Theses supervised by Prof. Dr. Sevgi Paydaş Kargı

13 theses · Çukurova University

DoctorateOpen AccessTR

Bazı yerli kayısı genotiplerinin fenolojik, morfolojik ve pomolojik özellikleri ile genetik ilişkilerinin ve kendine uyuşmazlık durumlarının moleküler yöntemlerle belirlenmesi

Kayısı yetiştiriciliğinde uzun yıllar tohumla çoğaltmanın yapılması nedeniyle Anadolu'da geniş genetik kaynaklar oluşmuştur. 1974 yılında Malatya Meyvecilik Araştırma Enstitüsü'nde bir Kayısı Gen Kaynakları Parseli oluşturulmuş ve ülkemizdeki önemli yerli ve yabancı kayısı çeşit ve tipleri bu parselde toplanmıştır.Yürütülen çalışma ile bu gen kaynağında bulunan, ülkemizin önemli bazı yerli kayısı çeşit ve tiplerinden 94 tanesinde fenolojik, morfolojik ve pomolojik özellikler belirlenmiş ve uluslar arası UPOV kriterleri değerlendirmeye alınmıştır. UPOV'a göre, Ağerik meyve kabuğunda tüylülük olmayan tek genotip olarak belirlenmiştir. Elde edilen veriler ile Alkaya, GÜ-52 ve çok geç olgunlaşan Levent gibi kayısılar tescil ettirilebilecek konuma ulaştırılmıştır.Çalışmada toplam 96 genotipte de ISSR, RAPD ve SSR yöntemleri kullanılarak kayısıların moleküler düzeyde parmak izleri, genetik farklılıkları ve akrabalık durumları ile kendiyle uyuşma durumları belirlenmiştir. Bu yöntemler içinde en yüksek polimorfizm oranına %98 ile SSR'da rastlanırken, bunu %88 ile ISSR ve %77 ile RAPD yöntemleri izlemiştir. ISSR tekniğinden 145'i polimorfik toplam 164 bant, RAPD tekniğinde 99'u polimorfik toplam 130 adet bant, SSR'da ise 83'ü polimorfik toplam 84 bant elde edilmiştir. Çalışmada 16 adet SSR, 20'şer adette ISSR ve RAPD primeri kullanılmıştır. SRc-R ve SRc-F primer çiftleri ise kendine verimlilik allelinin belirlenmesinde kullanılmış, 33 kayısıda Sc alleli olduğu saptanmıştır. Hacıhaliloğlu, Kabaaşı, Çataloğlu, Soğancı, Hasanbey gibi ülkemizin önemli kayısılarında Sc (kendine verimlilik) alleli bulunmadığı görülmüştür.

KayısıRAPD
Kadir Uğurtan Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ve mersin ekolojik koşullarında yetişen mersin bitkisi (Myrtus communis L.)'nde bazı bitkisel ve pomolojik özellikler ile yaprak uçucu yağ bileşenlerinin belirlenmesi

Bu araştırmada Adana ve Mersin ekolojik koşullarında yetişen mersin bitkisinin bazı bitkisel ve pomolojik özellikleri ile yaprak uçucu yağ bileşenleri belirlenmiştir. Mersin bitkisinde meyve ağırlığı, meyve boyu, meyve eni, suda çözünebilir kuru madde, yaprak boyu, yaprak eni, çiçek çapı, stamen sayısı gibi özellikleri sırasıyla 0.2-2.01 g, 7.52-16.73 mm, 5.52-14.74 mm, % 11.57-29.13, 28.20-53.61 mm, 7.47-20.86 mm, 19.58-29.70 mm, 129-264 adet olarak saptanmıştır.Mersin bitkisinin taze yapraklarından hidrodistilasyon yöntemiyle clevenger cihazı kullanılarak 2 saat süreyle elde edilen uçucu yağlar HS/ SPME/GC/MS tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Bu analizler sonucunda 146 bileşik bulunmuştur. Alpha-pinene ve eucalyptol ana bileşenler olarak belirlenmiştir.

Uçucu bileşenler
Hülya Yıldırım
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı dozlarda kalsiyum uygulamalarının bazı çilek çeşitlerinde meyve verim ve kalite kriterleri ile yapraklardaki besin element konsantrasyonları etkileri

Bu çalışma, farklı dozlarda kalsiyum nitrat (Ca(NO3)2) uygulamalarının, farklı meyve et sertliğine sahip beş çilek (Sevgi, Ebru, Kaşka, Osmanlı, Camaosa) çeşidinde; verim, meyve kalitesi ile yapraklardaki makro ve mikro besin element içerikleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla, 2012 - 2013 yetiştirme sezonunda yürütülmüştür. Denemede kontrol (su), 1. doz (150 ml/100 l), 2. doz (300 ml /100 l) ve 3. doz (450 ml/100 l) olmak üzere birer hafta ara ile yapraklardan uygulamalar yapılmıştır. Yapılan uygulamaların, bitki başına verim, pazarlanabilir meyve miktarının toplam verimdeki payı, yaprakların bakır (Cu) konsatrasyonu üzerine bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Meyve et sertliği bazı aylarda farklı uygulamalardan etkilenmiş gibi gözükmekle birlikte, farklılığın temel nedeninin çeşitler olduğu belirlenmiştir. Denemede incelenen pek çok kriter arasındaki farklılığın nedeni, çeşitlerden kaynaklanmaktadır. Farklı dozlarda kalsiyum nitrat uygulamalarının, yetiştirme sezonu boyunca, yapraklardaki bitki besin elementleri üzerine farklı etkiler yaptığı belirlenmiştir. Genel olarak artan dozlarda Ca(NO3)2 uygulamaları, yaprağın N, Ca konsantrasyonu üzerine olumlu etki yapmıştır. Diğer makro element içerikleri ise farklı Ca(NO3)2 dozlarından etkilenmemiştir. İncelenen bütün aylarda makro element içerikleri arasındaki farklar çeşitlerden ve mevsimsel değişimlerden kaynaklanmıştır. Yapraklardaki demir (Fe) elementi, aylar ilerledikçe önemli düzeyde azalmıştır. Yetiştirme sezonu boyunca, bitkilerdeki Mangan (Mn) ve Çinko (Zn) element içeriklerindeki değişimler, aylar ve çeşitlerden kaynaklanmıştır.

Mehmet Ali Sarıdaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kendine uyuşmaz aurora kayısı çeşidine uygun tozlayıcıların belirlenmesi

Erkenci sofralık kayısı yetiştiriciliğinde Mersin, Adana, Antalya ve Hatay illeri ön plana çıkmaktadır. Bu illerimizde özellikle 2004 yılından itibaren özel fidancılık şirketleri tarafından yurtdışından Aurora fidanları getirilerek kayısı bahçeleri kurulmaya başlanmıştır. Fakat uygun tozlayıcı kullanılmadığından dolayı üreticiler verim düşüklüğünden şikayet etmektedirler. Bu çalışma ile daha önceki çalışmalarda kendine uyuşmaz olduğu belirlenen kayısı çeşidine uygun tozlayıcı belirlenmesi amaçlanmıştır. Aurora kayısı çeşidine uygun tozlayıcı veya tozlayıcıların belirlenmesi amacıyla bazı yabancı ve yerli kayısı çeşitleriyle yabancı tozlama yapılmıştır. Değişik çeşitlerle yapılan yabancı tozlama neticesinde, meyve tutma oranları ve bazı meyve kalite özellikleri incelenmiştir. Bu çalışma sonucunda Aurora kayısı çeşidine en uygun tozlayıcı olarak meyve tutumu bakımından Ninfa, Pisana, Bulida, Çağrıbey ve Precoce de Colomer kayısı çeşitleri ön plana çıkmıştır. Meyve kalite kriterlerinden meyve ağırlığı bakımından Şahinbey, Palsteyn, Precoce de Tyrinthe, Feriana, Precoce de Colomer ve Bulida çeşitleri; suda çözünebilir toplam kuru madde miktarı bakımından Antonio Errani, Şahinbey, Precoce de Tyrinthe, Bebeco, Precoce de Colomer, Pisana ve Ninfa çeşitleri tozlayıcı olarak ön plana çıkmıştır.

Mustafa Bircan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Kahramanmaraş florasından klon seleksiyonu yoluyla elde edilen bazı yabani erik türlerinin kayısıya anaçlık özelliklerinin araştırılması

Bu çalışma, Kahramanmaraş'ta Doğu Akdeniz Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nün bahçe ve laboratuvarlarında 2011-2015 yılları arasında yürütülmüştür. Araştırmada, Kahramanmaraş doğal ortamından seleksiyon ıslahı metodu kullanılarak Prunus spinosa, Prunus domestica ve Prunus divaricata erik türlerinde anaç özelliği gösteren adaylar selekte edilmiştir. Her türden tartılı derecelendirme metoduna göre en yüksek performans gösteren üçer adet anaç adayı seçilerek, üç adet kayısı çeşidi (Hacıhaliloğlu, Kabaaşı ve Hasanbey) ile aşılanmıştır. Elde edilen anaç/kalem kombinasyonlarında bitkilerin morfolojik gelişimleri, besin maddesi iletimleri ve aşı uyuşma durumları belirlenmeye çalışılmıştır. Kontrol anacı Myrobolan 29C'nin üzerine aşılı çeşitlerin fidan boyu değeri, 181.66 cm ile diğer anaçlardan yüksek bulunmuştur. Genel olarak seçilmiş anaçların Kontrol anaçlarına göre oldukça bodur bir gelişme gösterdikleri dikkat çekici olmuştur. Seçilmiş anaçlar arasında fidan boyu değerleri bakımından Prunus spinosa'ya ait SP-1 (71.22 cm), SP-2 (79.27 cm) ve SP-3 (63.83 cm) en bodur gelişme gösteren anaçlar olmuşlardır. Prunus spinosa anaçlarının üzerine aşılı kayısı fidanlarında Kontrol anaçlarına göre ortalama % 30-35 oranında daha bodur bir gelişme sağlandığı saptanmıştır. Anaçlar üzerine aşılı kayısı çeşitlerinin yapraklarında yapılan analizlerde; seçilmiş anaçların, üzerlerine aşılı kayısı çeşitlerine ilettikleri besin maddesi miktarlarının referans değerler arasında olduğu belirlenmiştir. Oluşturulan kombinasyonlarda, bitkilerin makro ve mikro besin elementi eksiklikleri göstermedikleri saptanmıştır. Histolojik incelemelerde, kombinasyonların pek çoğunda anaç ve kaleme ait iletim demetlerinde tam bir kaynaşmanın meydana geldiği gözlenmiştir. Sadece DO-2, SP-1, SP-3 ve Dİ-3 anaçlarının, Kabaaşı çeşidiyle oluşturulan kombinasyonlarında aşı uyuşmazlığı olabileceği kanısına varılmıştır. Genel olarak DO-1, DO-2, DO-3, SP-1 ve SP-2 anaçları, arazi koşullarında diğer anaçlara göre daha iyi performans göstermişlerdir.

Remzi Uğur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Seçilmiş üstün özellikli melez çilek genotiplerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma Çukurova Üniversitesi Bahçe Bitkileri bölümüne ait laboratuvarlar ve İspanyol tipi seraların bulunduğu arazide 2016-2017 yetiştirme sezonunda yapılmıştır. Melezleme ıslahı programında; anne olarak 'Rubygem', 'Festival' ve 'Amiga' ile tozlayıcı olarak 'Sevgi', 'Kaşka' ve 'Ebru' çeşitlerinin melezlenmesiyle üstün özellik 8 melez çilek genotipi elde edilmiştir. Bu üstün özellikli genotipler, verim, meyve et sertliği, lezzet, meyve ağırlığı, ilk çiçeklenme tarihi, ilk hasat tarihi ve meyve dış renk (h ve L) özelliklerine göre seçilmiştir. Bu tez çalışmasının amacı üstün özellikli 8 melez çilek genotipi ile bunların ebeveynlerinin verim ve kalite parametrelerinin değerlendirilmesidir. Seçilmiş melez genotipler ve ebeveynlerde; aylık ve toplam bitki başına meyve verimi ile meyve boyutları (en, boy), meyve kalite sınıflandırılması ve pazarlanabilir meyve miktarı, meyve rengi (L, a, b, C, Hue), meyve et sertliği, Suda Çözünebilir Toplam Kuru Madde Miktarı (SÇKM), asit miktarı, SÇKM/Asit oranı, lezzet ve pH gibi meyve kalite özellikleri belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre verim ve en önemli bazı kalite parametreleri dikkate alınarak tartılı derecelendirme yapılmıştır. En yüksek puanı ana ebeveyn çeşitler alırken, seçilmiş melez bireylerden 291 no'lu genotip söz konusu çeşitleri izlemiştir. Meyve et sertliği bakımından melez genotiplerin ana ebeveynlerden daha düşük değerler ortaya koydukları belirlenmiştir. Melez bireylerden 291 no'lu genotip her ne kadar tat ve meyve et sertliği açısından ebeveynlerinden biraz daha düşük değerler ortaya koymuş olsa da verim bakımından ebeveynlerinden üstün olduğu saptanmıştır. Önemli bir tat kriteri olan SÇKM/Asit oranı bakımından yine 291 (23.8) no'lu genotip, 25.6 değerine sahip olan 'Rubygem' den sonra en iyi sonuç alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Çilek, Islah, Verim, Meyve Kalite Kriterleri

Şule Hilal Attar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Değişik dozlarda humik asit uygulamalarının çileklerde meyve verim ve bazı kalite kriterleri üzerine etkileri

Araştırma, 2012-2013 yetiştiricilik döneminde, Kahramanmaraş İli Onikişubat İlçesi Dönüklü Mahallesi'ndeki bir çiftçi bahçesi ile Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (Üskim)'ne ait laboratuvarlarda yürütülmüştür. Denemede Kabarla ve Sweet Ann çilek çeşitlerine 0 ml/da (su), 200 ml/da, 400ml/da, 600 ml/da ve 800 ml/da dozlarında humik asit uygulamalarının meyve verim ve bazı kalite kriterleri ile yapraklardaki makro ve mikro besin element içerikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Yapılan humik asit uygulamalarının meyve ağırlığı, pazarlanabilir meyve miktarı, SÇKM, titre edilebilir asit miktarı, pH ve şekerler üzerine etkisi olmadığı gözlemlenmiştir. Uygulamaların bitki başına verim değeri üzerine olumsuz etki yaptığı saptanmıştır. Humik asit uygulamalarının yapraktaki bitki besin elementi konsantrasyonları üzerine farklı etkiler yaptığı gözlemlenmiştir. Uygulamalar sonucunda yaprak N‚ P‚ K‚ Mg‚ Cu‚ Zn ve Mn miktarları olumlu etkilenirken‚ P, Ca, Fe ve Zn değerleri bu uygulamalardan olumsuz etkilenmiştir.

Merve Bandırma
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dört yerli-iki yabancı kayısı çeşidinin karşılıklı melezlenmesiyle elde edilen genotiplerin fenolojik ve pomolojik karakterizasyonu

Çalışmada Kabaaşı, Hacıhaliloğlu, Çataloğlu ve Hasanbey'den oluşan 4 yerli; Luizet ve P. Colomer'den oluşan 2 yabancı çeşitle yapılan resiprokal melezlemeden elde edilen genotiplerin pomolojik ve fenolojik özellikleri araştırılmıştır. Araştırma 2009-2010 yetiştirme sezonunda 2 yıl olarak Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'ne ait uygulama bahçesi ve laboratuarlarında yürütülmüştür. Genotip ve ebeveynlerde 2 yıl boyunca; meyve eni, boyu, yüksekliği, ağırlığı, çekirdek ağırlığı, et/çekirdek oranı, meyve et sertliği, suda çözünebilir toplam kuru madde oranı ve pH gibi pomolojik özellikleri ile tomurcuk kabarması, ilk çiçeklenme, tam çiçeklenme, çiçeklenme sonu, meyve olgunlaşma tarihi ve yaprak dökümü gibi fenolojik özellikler incelenmiştir. 2009 yılında yapılan tartılı derecelendirmeye göre en yüksek puanı alan 23-9, 19-17 ve 26-1 No'lu genotiplerin çeşit adayı olabilecekleri belirlenmiştir. 2010 yılında genotiplerle birlikte bunların ebeveynleri de incelenmiştir. Tartılı derecelendirmede en yüksek puanı Kabaaşı çeşidi almıştır. Kabaaşı'dan sonra Luizet X Kabaaşı, Kabaaşı X Luizet melezlemesinden elde edilen 11-12, 12-2, 1-23, 11-9 ve 11-24 numaralı genotiplerin tartılı derecelendirmede en yüksek puanları aldıkları dikkati çekmiştir. Söz konusu sıralamada yerli çeşitlerden Hacıhaliloğlu 7'nci, Hasanbey 17'nci ve Çataloğlu 63'üncü sırada yer almışlardır. Bu sonuçlar, melezleme sonucunda çeşit adayı olarak seçilmiş genotiplerde kalite bakımından önemli ilerlemelerin olduğunu göstermektedir. Bundan sonraki aşamada seçilmiş 8 kayısı çeşit adayı üzerindeki çalışmalara devam edilmesi gerekmektedir.

Mesut Cem Karaca
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Seçilmiş melez çilek genotipleri ve ebeveynlerinin sürgün ucu ile çoğaltım performanslarının belirlenmesi

Bu çalışmada, ıslah çalışmalarının son aşamasındaki ümitvar 4 çilek çeşit adayı (289, 291, 299 ve 302) ile bunların ebeveynleri olan 'Rubygem' ve 'Kaşka' çeşitlerinin sürgün ucu yöntemi ile çoğaltılmaları ve köklendirilmeleri üzerine, farklı hormonlar ve bunların dozlarının etkileri araştırılmıştır. Araştırmada, Murashige ve Skoog (MS) besin ortamına 0.75 mg L-1 ve 1.50 mg L-1 oranlarında ilave edilen 6-Benzylaminopurine (BAP) ve Thidiazuron (TDZ) ile oluşturulan, beş farklı besin ortamı kombinasyonu test edilmiştir. Tüm besin ortamlarında standart olarak, 30 g L-1 sakkaroz ve 8 g L-1 agar kullanılmıştır. Çalışmada; kararma oranı, enfeksiyon oranı, sürgün sayısı/eksplant, köklenme oranı, kök sayısı/sürgün ve kök uzunluğu parametreleri incelenmiştir. Çalışma sonucunda, mikroçoğaltımda genel olarak TDZ'nin, BAP'a göre daha etkili olduğu, ancak sonuçların genotiplere göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Birinci alt kültürde, '299' No'lu haricindeki genotiplerde eksplant başına sürgün sayısının en fazla ve yaklaşık 3-4 adet olarak 1.50 mg L-1 TDZ ile 5. ortamdan elde edildiği dikkati çekmiştir. Aynı parametre için ikinci alt kültürde 1.50 mg L-1 TDZ, '289' No'lu genotip ve 'Kaşka' çeşidinin sırasıyla 6.0 adet ve 4.5 adet sürgün elde edilmesini sağlamıştır. Buna karşın aynı alt kültürde 'Rubygem' ve '299' No'lu genotipte, 0.75 mg L-1 BAP, TDZ'ye göre daha iyi sonuçlar vermiştir. Köklenme parametrelerinde ise, genel olarak hormon içermeyen MS ortamının yeterli olduğu tespit edilmiştir.

Yusuf Tahir Yüceol
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı erik anaçlarının ın vitro koşullarda çoğaltılabilme olanaklarının araştırılması

Bu çalışmanın amacı; seleksiyon ıslahıyla elde edilmiş anaç adayı bazı yabani erik genotiplerinin in vitro koşullarda sürgün ucu kültürü ile üretilebilme olanaklarının araştırılmasıdır. Çalışmada materyal olarak, Kahramanmaraş'tan selekte edilen ve çelikle çoğaltma denemelerinde olumlu sonuçlar veren Prunus spinosa, Prunus domestica, Prunus divaricata ile Prunus cerasifera'ya ait birer adet olmak üzere toplam 4 adet seçilmiş klon anaç adayı genotip ile kontrol olarak standart anaçlardan Myrobolan 29C ve GF 677 kullanılmıştır. Steril bitki elde etmek için seçilmiş genotiplerin taze sürgünlerinin ekimi Murashige and Skoog (MS) besi ortamına yapılmıştır. Rejenerasyon için; dört farklı hormonun değişik konsantrasyonları ile oluşturulan 5 farklı ortam kullanılmıştır. Söz konusu ortamlar, büyüme düzenleyicilerden Thidiazuron (TDZ) (0, 1, 1.5 mg/l), 6-Benzilaminopürin (BAP) (0, 1, 1.5 mg/l), Giberellik asit (GA3) (0.2 mg/l) ve Indol-3-Butirik Asid (IBA) (0.2 mg/l)'in farklı doz ve kombinasyonlarından oluşturulmuştur. Araştırmada iki alt kültürde de bitki gelişme düzeyi, eksplant başına düşen sürgün sayısı, enfeksiyon oranı gibi parametreler incelenmiştir. Daha sonra, rejenere olmuş eksplantlardan alınan in vitro bitkiler TDZ (0.1 mg/l), BAP (0.1 mg/l) ve IBA (1 mg/l)'nın farklı kombinasyonlarıyla oluşturulmuş iki farklı köklendirme ortamına alınarak köklenme oranları belirlenmiştir. Genel olarak; 3 numaralı ortam ile KLDİ-47 No'lu genotipin sürgün sayısı ve bitki gelişim oranı bakımından daha iyi sonuçlar verdikleri görülmüştür. Genotiplerin ortam seçiciliği tespit edilmiştir. Çalışmada, köklenme oranlarının oldukça düşük olduğu dikkati çekmiştir. Anahtar Kelimeler: Erik, anaç, TDZ, BAP, sürgün ucu

Nebi Kamışlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Düziçi (Osmaniye)'nde sulanan ve sulanmayan Gemlik zeytin çeşidine yapraktan yapılan gübre uygulamalarının meyve verim ve kalitesi ile zeytinyağı içeriğine etkileri

Bu çalışma, Gemlik zeytin çeşidinde çiçeklenme öncesi ve sonrası dönemlerde, sulama yapılan ve yapılmayan ağaçlarda, farklı mineral (KNO3+H3BO3+ZnSO4 ve Üre+MgSO4,) ve organomineral gübrelerin (Raykat Growth, Raykat Start ve Fitomare) yapraktan uygulanmasının ağaç başına verim ve meyve kalite kriterleri ile zeytinyağı içeriğine etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yapılan çalışmada gübreleme ve sulama uygulamalarının ağaç başına verim ve 100 tane ağırlığında etkili olduğu; meyve et ağırlığı, meyve et/çekirdek oranında sadece sulamanın etkili olduğu belirlenmiştir. Genel olarak farklı uygulama dönemlerinin bazı parametreler üzerine etkisinin olmadığı belirlenmiştir. En yüksek değerler, sulama yapılan koşullarda, ağaç başına verimde Raykat Growth organomineral gübre uygulamasında (49.7 kg/ağaç), 100 tane ağırlığında ise Üre+MgSO4 gübre uygulamasında (402.7g/meyve) belirlenmiştir. Toplam yağ analizinde sulamanın ve gübrelemenin etkili olduğu, sulama yapılmayan ağaçlarda yağ oranının daha fazla olduğu gözlenmiştir. Ancak sulanan koşullarda ağaç başına verim değeri arttığı için yağ içeriği artan verim değeriyle sulamalı koşulda toplamda daha yüksek olmaktadır. Toplam yağ verimi %7.29-24.8 arasında değişmiş olup, en yüksek değer (%24.8) Raykat Growth organomineral gübreden alınmıştır. Zeytinlerden alınan yağ örneklerinde 11 farklı yağ asidi (miristik, palmitik, palmitoleik, heptadekonaik, stearik, oleik, linoleik, linolenik, Cis-8.11.14-Eicosatrien, trikosenik ve lignoserik asit) belirlenmiştir.

Bursa-GemlikOrganik gübrelerSulama+2
Olcay Çelik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Turunçgil budama atığından üretilen biyokömürün çileklerde verim ile pomolojik ve fizyolojik özellikler üzerine etkileri

Çalışmada turunçgil budama atığından üretilen biyokömür uygulamasının (%0 - %1 biyokömür) Sabrina ve Fortuna çilek çeşidi ile 33, 36 ve 112 No'lu seçilmiş melez çilek genotiplerinde meyve verim ve kalite kriterleri ile yapraklardaki bazı bitki besin element içerikleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışma 2020-2021 yetiştirme sezonunda İspanyol tipi yüksek tünel altına yerleştirilen 3 litrelik saksılarda ve Çukurova Üniversitesi Bahçe Bitkileri Bölüm laboratuvarlarında yürütülmüştür. Biyokömür uygulamaları meyve eninde, meyve boyunda, titre edilebilir asit içeriğinde, suda çözünebilir toplam kuru madde miktarında, pH değerinde, meyve dış renk hue0, "a" ve "C" değerlerinde olumlu etkileri yapmış ve uygulamalar arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Bitki başına toplam verimde, meyve sayısında, meyve ağırlığında, meyve et sertliğinde, meyve dış renk "b" değerinde ise uygulamanın istatistiksel olarak önemli olmadığı bulunmuştur. Biyokömür uygulamalarının yapraklarda belirlenen makro ve mikro besin element konsantrasyonları üzerine etkileri incelendiğinde; K, Mg, Fe, Zn düzeylerinde biyokömür uygulamasının olumlu etki yaptığı ve uygulamalar arasındaki farkın istatistiksel olarak önemli bulunduğu sonucuna varılmış olup, N, Mn ve Cu düzeylerinde ise uygulamalar arasındaki fark istatistiksel olarak önemsiz olmuştur.

BiyokömürMeyve kalitesiTurunçgiller+2
Gülşah Selcen Keskinaslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çileklerde farklı tuz konsantrasyonlarının verim, pomolojik ve fizyolojik özellikler üzerine etkileri

Bu çalışma, 2020-2021 yetiştiricilik döneminde Çukurova Üniversitesi Bahçe Bitkileri bölümüne ait İspanyol tipi yüksek tünelde ve laboratuvarlarda yürütülmüştür. Bu çalışmada önceki yıllarda yapılan melezleme çalışmaları sonucunda olumlu bulunan 112, 36 No'lu çilek genotipleri ile Fortuna çeşidi kullanılmıştır. Denemede kontrol (tuz uygulaması yapılmayan su) ve 4 farklı tuz konsantrasyonu (%25-%50-%75-%100) uygulamaları yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; yüksek dozdaki tuz uygulamaları verimi olumsuz yönde etkilemiştir. Yoğun tuz birikiminin toprakta bulunan bitki besin elementlerinin bitkiye taşınmasını azalttığı ve uzun süre tuzlu toprağa maruz kalan bitkilerin canlı kalma oranlarının düştüğü belirlenmiştir. Bununla birlikte genel olarak yapılan tuz uygulamalarından 112 ve 36 No'lu genotiplerin ticari bir çeşit olan Fortuna'ya göre daha az etkilendikleri dikkati çekmiştir.

Meyve kalitesiTuzVerim+1
Rojbin Kamar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00

Other supervisors