Theses supervised by Prof. Dr. Süleyman Doğan

10 theses · Ege University, Gazi University

Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin siber zorbalık ve siber mağduriyet düzeylerinin problemli internet kullanım düzeyleri ve demografik değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin problemli internet kullanım düzeyinin siber zorbalık ve siber mağduriyet düzeylerini yordama gücünü belirlemek; cinsiyet, sınıf düzeyi, anne ve babanın eğitim düzeyi ve ailenin gelir düzeyine göre öğrencilerin siber zorbalık düzeyi ve siber mağduriyet düzeyinde bir değişim olup olmadığını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Ege Üniversitesinin farklı fakültelerinde öğrenim gören 863 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Yenilenmiş Siber Zorbalık Envanteri, Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde, Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi ve Çok Değişkenli Varyans Analizinin (MANOVA) parametrik olmayan versiyonu olan Kruskall Wallis-H tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları, siber zorbalık ve siber mağduriyetin üniversite öğrencileri arasında yaygın bir problem olduğunu ortaya koymuştur. Öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet düzeyleri cinsiyet ve ailenin gelir düzeyine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterirken sınıf düzeyi ve babanın eğitim düzeyine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermemektedir. Annenin eğitim düzeyine göre ise siber zorbalık düzeyleri anlamlı düzeyde farklılık gösterirken siber mağduriyet düzeyleri göstermemektedir. Buna ek olarak, problemli internet kullanımının alt ölçekleri olan sosyal fayda ve internetin olumsuz sonuçları siber zorbalık ve siber mağduriyeti yordarken diğer alt ölçek olan aşırı kullanım yordamamaktadır. Bulgular, ilgili alanyazın temelinde tartışılmış ve bazı öneriler sunulmuştur.

Demografik değişkenlerMağduriyetProblem davranış+5
Mesut Gönültaş
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin utangaçlık düzeylerinin yordanması

ÖZET Bu araştırmada, lise öğrencilerinin utangaçlık düzeyleri cinsiyet, sınıf düzeyi, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu, algılanan gelir durumu, algılanan anne baba tutumu, algılanan basan durumu, özsaygı ve yalnızlık değişkenleri açısından yordanmıştır. Araştırma, Ankara il merkezindeki altı resmi genel lisenin 9., 10. ve 11. sınıflarında eğitim gören 353'ü kız ve 336'sı erkek olmak üzere toplam 689 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada, öğrencilerin utangaçlık düzeyleri "Utangaçlık ölçeği", özsaygı düzeyleri "Coopersmith Benlik Saygısı Envanteri" ve yalnızlık düzeyleri de "UÇLA Yalnızlık ölçeği" ile belirlenmiştir. Utangaçlık ölçeğinin lise öğrencilerine yönelik geçerlik ve güvenirlik çalışmaları araştırmacı tarafından yapılmıştır. Ayrıca, öğrencilerin kişisel niteliklerine ilişkin bilgiler ise araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Araştırmada, öğrencilerin utangaçlık düzeyleri "aşamalı çoklu regresyon" (Stepwise Multiple Regression) analizi yöntemi ile yordanmıştır. öğrencilerin, utangaçlık düzeylerinin yordanmasına ilişkin yapılan aşamalı çoklu regresyon analizinde özsaygı, yalnızlık, annenin eğitim durumuna ilişkin Dummy 3 ve algılanan gelir durumu değişkenlerinin önemli yordayıcılar olarak yer aldığı görülmüştür, öğrencilerin utangaçlık puanlarındaki varyansın % 20.2 'sini özsaygının, % 3.9'unu yalnızlığın, % 1.2'sini annenin eğitim durumuna ilişkin Dummy 3 değişkeninin, % 0.6'sını algılanan gelir durumu açıklamıştır. Ayrıca analize giren bu dört değişkenin utangaçlık puanlarındaki varyansın toplam % 25. 9 'unu açıkladığı saptanmıştır. Sonuç olarak, araştırma bulguları utangaçlığın en önemli yordayıcısının özsaygı olduğunu, bunu ikinci önemli yordayıcı olarak yalnızlığın, daha sonra daannenin eğitim durumu ile algılanan gelir durumu değişkenlerinin izlediğini göstermektedir.

Lise öğrencileriUtangaçlıkYalnızlık+1
Serap Gökçe
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal kaygıyla başa çıkma programının lise öğrencilerinin sosyal kaygı düzeylerine etkisi

Bu araştırmada, sosyal kaygıyla başaçıkma programının lise öğrencilerinin sosyal kaygı düzeylerine etkisi incelenmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni, öğrencilerin sosyal kaygı düzeyidir. Bağımsız değişkeni ise araştırmacı tarafından hazırlanan 10 oturumluk "Sosyal Kaygıyla Başa Çıkma Programı" dır. Araştırmanın evrenini Ankara İlindeki lise öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise Sincan Fatih Teknik Endüstri Meslek Lisesinden tesadüfi yöntemle seçilen 54 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmada sosyal kaygıyı ölçmek amacıyla "Sosyal Durumlarda Kendini Değerlendirme Envanteri" kullanılmıştır. Uygulamaya başlamadan önce Sosyal Durumlarda Kendini Değerlendirme Envanteri için önce 93 öğrenci üzerinde benzer ölçek yardımı ile geçerlik çalışması, daha sonra yine 93 öğrenciye yapılan test tekrar test uygulaması ile güvenirlik çalışması yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin çözümlenmesi amacıyla tekrarlanmış ölçümler için varyans analizinin özel bir türü olan Split-Plot (3x2'lik) desen kullanılmıştır. Anlamlılık kontrolü için hata payı.05 olarak alınmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, sosyal kaygıyla başa çıkma programının uygulandığı deney grubunun sosyal kaygı düzeyinde anlamlı derecede azalma olmuştur. Hiçbir uygulama yapılmayan kontrol grubu ve etkileşim grubu olarak planlanıp yürütülen plasebo grubunun sosyal kaygı düzeyinde anlamlı bir değişiklik olmamıştır. Bu da, sosyal beceri temelli bilişsel davranışçı grup programlarının sosyal kaygıyla başa çıkmada olumlu sonuçlar verdiğini göstermiştir.

Başa çıkmaLise öğrencileriSosyal kaygı+1
Azra Koçak
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin sosyal destek ve yalnızlık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada, lise öğrencilerinin sosyal destek düzeyleri yalnızlık düzeylerine ve bazı kişisel özelliklerine göre incelenmiştir. Ayrıca, lise öğrencilerinin sosyal destek düzeyleri cinsiyet, akademik basan durumları, anne ve babalarının eğitim durumları, ailelerinin gelir durumları, ana-baba tutumları, arkadaşlık ilişkileri ve kardeşleriyle ilişkileri gibi bağımsız değişkenlere göre irdelenmiştir. Bu araştırmanın evrenini, Ankara il merkezinde bulunan Cumhuriyet Lisesi, Mustafa Kemal Lisesi ve Gülveren Lisesi'nde kayıtlı olan öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise, yine aynı liselerin değişik bölüm ve sınıflarında okuyan tesadüfi yöntem ile seçilen 375 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma verileri üç veri toplama aracı ile toplanmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni olan sosyal destek düzeyini belirlemek için "Algılanan Sosyal Destek Ölçeği"; yalnızlık düzeyini belirlemek için "UÇLA Yalnızlık Ölçeği"; diğer bağımsız değişkenler için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda yalnızlık düzeyi ile sosyal destek düzeyi arasındaki ilişki regresyon analizi ile incelenmiştir. Algılanan Sosyal Destek Ölçeği'nden elde edilen puanlar ile öğrencilerin kişisel niteliklerine göre grupların ortalamaları arasındaki farkların tespiti için ikili gruplarda bağımsız gruplar için "t-testi"; ikiden fazla gruplarda "f testi (Tek Yönlü Varyans Analizi)" kullanılmıştır. Tek yönlü varyans analizi sonucunda çıkan "F" değerinin anlamlı olması durumunda bu farkın hangi grupların ortalamaları arasında olduğunu belirlemek için "Scheffe Testi" uygulanmıştır. Gruplar arasındaki farkın anlamlılık kontrolü için hata payı 0,05 olarak alınmıştır. Bu araştırmanın sonuçlarına göre, öğrencilerin sosyal destek düzeylerinin annelerinin ve babalarının eğitim durumlarına ve ailelerinin gelir durumlarına göre değişmediği bulunmuştur. Öğrencilerin yalnızlık düzeyleri ile sosyal destek düzeyleri arasında negatif yönde doğrusal bir ilişki bulunmaktadır. Öğrencilerin cinsiyetlerine göre sosyal destek düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuş ve kız öğrencilerin sosyal destek düzeylerinin erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Akademik basan durumlannı iyi olarak algılayan öğrencilerin ASDÖpuanlarının ortalaması, akademik basan durumlarım orta ve zayıf olarak algılayan öğrencilerin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Akademik basan durumlannı orta ve zayıf olarak algılayan öğrencilerin ASDÖ puanlarının ortalamalan arasında ise anlamlı bir fark bulunmamıştır.Otoriter ve koruyucu tutuma sahip ailelerden gelen öğrencilerin sosyal destek puanlarının ortalamalan arasında anlamlı fark görülmezken, demokratik tutuma sahip ailelerden gelen öğrencilerin sosyal destek puanlarının ortalaması, otoriter ve koruyucu ailelerden gelen öğrencilerin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Arkadaşlık ilişkilerinden memnun olanlann ASDÖ puanlarının ortalaması arkadaşlık ilişkilerinden kısmen memnun olan ya da hiç memnun olmayan öğrencilerin ortalamalanndan anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Arkadaşlanyla ilişkilerinden kısmen memnun olan öğrencilerle hiç memnun olmayan öğrencilerin ASDÖ puanlannın ortalamalan arasında ise anlamlı düzeyde fark bulunmamıştır. Kardeşleriyle ilişkilerinden memnun olan öğrencilerin ASDÖ puanlannın ortalaması, kardeşleriyle ilişkilerinden memnun olmayan. öğrencilerin ortalamalanndan anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Kardeşleriyle ilişkilerinden kısmen memnun olan öğrencilerle memnun olmayan öğrencilerin ASDÖ puanlannın ortalamalan arasında ise anlamlı düzeyde fark bulunmamıştır.

Lise öğrencileriSosyal destekYalnızlık+1
Nuray Erdeğer
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin çocukluklarına dönük olarak algıladıkları ebeveyn kabul-reddi ile yetişkinlikteki psikolojik uyumları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı; üniversite öğrencilerinin çocukluklarına dönük olarak algıladıkları ebeveyn kabul-reddi ile yetişkinlikteki psikolojik uyumları arasındaki ilişkide ruminasyon, affetme ve algılanan sosyal desteğin aracı rolünü açıklamaya yönelik bir model geliştirmek ve geliştirilen yapısal model üzerinde cinsiyetin farklılaştırıcı rolünü incelemektir. Araştırma örneklemi Pamukkale Üniversitesi'nin dört farklı fakültesinde öğrenim gören 588 (% 51.7 kız, % 48.3 erkek) üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak; Ebeveyn Kabul-Reddi Ölçeği, Kişilik Değerlendirme Ölçeği, Ruminasyon Ölçeği, Heartland Affetme Ölçeği ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılmıştır. Yapısal eşitlik modeli çerçevesinde ulaşılan bulgular; üniversite öğrencilerinin çocukluklarına dönük olarak algıladıkları ebeveyn kabul-reddi ile yetişkinlikteki psikolojik uyumları arasındaki ilişkide ruminasyon, affetme ve algılanan sosyal desteğin tam aracılık rolü üstlendiğini göstermiştir. Cinsiyetin farklılaştırıcı rolüne ilişkin yürütülen çoklu grup analizinde ulaşılan bulgular da ruminasyon, affetme ve algılanan sosyal destek değişkenlerine ilişkin aracılık modelinin hem kız hem de erkek örneklemleri açısından doğrulandığını göstermiştir. Çalışma kapsamında ulaşılan bulgular alanyazın çerçevesinde tartışılmış ve gelecekteki çalışmalara yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ebeveyn Kabul-Reddi, Psikolojik Uyum, Ruminasyon, Affetme, Algılanan Sosyal Destek, Yapısal Eşitlik Modellemesi.

Algılanan sosyal destekEbeveyn kabul veya reddiEğitim psikolojisi+5
Turgut Türkdoğan
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin algıladıkları ebeveyn kabul–reddi ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma Ebeveyn Kabul-Red Kuramı üzerine temellendirilmiştir. Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerinin algıladıkları ebeveyn kabul-red puanları kontrol edildiğinde, psikolojk uyum ve benlik saygısı düzeylerinin akademik başarı düzeylerini yordama gücünü ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini İzmir ili üç merkez ilçesindeki (Bornova, Buca, Karşıyaka) 6 (altı) anadolu lisesinde 2013-2014 eğitim-öğretim yılında 9., 10,. ve 11. sınıflarda öğrenim gören 737 (%60,1'i kız, %39,9'u erkek) öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak öğrencilerin demografik özelliklerine ilişkin bilgi almak için Bireysel Bilgi Formu, anne babalarından algıladıkları kabul veya reddi değerlendirmek amacıyla Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği (EKRÖ), genel psikolojik uyum düzeylerini belirlemek için Kişilik Değerlendirme Ölçeği (KİDÖ), benlik saygısı düzeylerini saptamak amacıyla Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği (CBÖ) ve akademik başarı düzeylerini belirlemek için lise müdürlüklerinden alınan akademik başarı ortalamaları kullanılmıştır. Hiyerarşik regresyon analizi sonucuna ulaşılan bulgular, lise öğrencilerinin algıladıkları ebeveyn kabul-reddi puanları kontrol edildiğinde, psikolojik uyum ve benlik saygısı düzeylerinin akademik başarı düzeylerini anlamlı düzeyde yordadığını ortaya koymuştur. Bulgular ayrıntılı olarak incelendiğinde; lise öğrencilerinin annelerini saldırgan olarak, babalarını saldırgan ve ihmalkar olarak algılamalarının akademik başarı düzeylerini düşürdüğü bulunmuştur. Lise öğrencilerinin anne-babalarından algıladıları kabul-red puanlarının psikolojik uyum ve benlik saygısı düzeyleri ile ilişkili olduğu bulunurken, düşmanlık-saldırganlıklarının, olumsuz özdeğerlendirmelerinin ve bağımlılık düzeylerinin artmasının akademik başarı düzeylerini düşürdüğü; genel, ev-aile, okul-akademik benlik saygısı düzeylerinin artmasının akademik başarı düzeylerini yükselttiği; duygusal tepkisizlik, duygusal tutarsızlık, dünya görüşü, sosyal benlik saygısı düzeylerinin ise akademik başarı düzeyleri ile ilişkili olmadığı bulunmuştur. Araştırma kapsamında ulaşılan bulgular alanyazın çerçevesinde tartışılmış ve gelecekteki çalışmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Akademik başarıBaşarıBenlik saygısı+4
Selcan Yavuz
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Boşanmış kadınlarda psikolojik sağlamlığı açıklamaya yönelik bir model geliştirme

Bu araştırmanın amacı, boşanmış kadınlarda psikolojik sağlamlığı açıklamaya yönelik bir model geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda, duygu odaklı ve problem odaklı başa çıkma tarzlarının benlik saygısı ve sosyal destek aracılığıyla psikolojik sağlamlıkla ilişkisi incelenmiştir. Ayrıca kurulan modelin boşanmanın üzerinden geçen süreye göre farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir ve 304 boşanmış kadından oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Ego-Sağlamlığı Ölçeği (ESÖ), Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÇTÖ), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ) – Kısa Form, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu (KBF) kullanılmıştır. Araştırma kapsamında kullanılan ölçme araçlarının doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Verilerin analizi Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın bulguları, boşanmış kadınlarda sosyal destek ve benlik saygısı ile psikolojik sağlamlık arasında pozitif yönde doğrudan bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Bunun yanında, duygu odaklı başa çıkma ve psikolojik sağlamlığın benlik saygısı aracılığıyla ilişkili olduğu görülmüştür. Ayrıca problem odaklı başa çıkma ve psikolojik sağlamlığın hem sosyal destek hem de benlik saygısı aracılığıyla ilişkili olduğu bulunmuştur. Son olarak, modelde yer alan değişkenler arasındaki ilişkilerin boşanmanın üzerinden geçen süreye göre farklılaştığı saptanmıştır. Boşanmanın üzerinden geçen sürenin daha az olduğu grupta, benlik saygısı ve psikolojik sağlamlık arasındaki doğrudan ilişki istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bulunmazken, diğer tüm doğrudan ilişkiler istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bulunmuştur. Ayrıca problem odaklı başa çıkma değişkeninin psikolojik sağlamlık değişkeni ile arasında olan, sosyal destek değişkeninin aracılık yaptığı dolaylı ilişki istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bulunmuşken duygu odaklı başa çıkma değişkeninin psikolojik sağlamlık değişkeni ile arasında olan, benlik saygısı değişkeninin aracılık yaptığı ve problem odaklı başa çıkma değişkeni ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide benlik saygısının aracılık yaptığı dolaylı ilişkiler istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bulunmamıştır. Diğer bir ifadeyle, benlik saygısı ile psikolojik sağlamlık arasındaki hem doğrudan hem de dolaylı ilişkiler anlamlı düzeyde bulunmamıştır. Boşanmanın üzerinden geçen sürenin daha çok olduğu grupta ise sosyal destek ve psikolojik sağlamlık arasındaki ve problem odaklı başa çıkma ile sosyal destek arasındaki ilişkiler anlamlı düzeyde bulunmamışken, diğer tüm doğrudan ilişkiler anlamlı düzeyde bulunmuştur. Bununla birlikte, duygu odaklı başa çıkma değişkeni ile psikolojik sağlamlık değişkeni arasındaki ilişkide, benlik saygısı değişkeninin aracılık yaptığı dolaylı ilişki ve problem odaklı başa çıkma ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide, benlik saygısının aracılık yaptığı dolaylı ilişki istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bulunmuşken, problem odaklı başa çıkma değişkeni ile psikolojik sağlamlık değişkeni arasındaki ilişkide, sosyal destek değişkeninin aracılık yaptığı dolaylı ilişki istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bulunmamıştır.

Benlik saygısıBoşanmaBoşanmış kadınlar+2
Yağmur Soylu
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin engelli çocuğa sahip annelerin psikolojik iyi oluşlarının başa çıkma tarzları, aile gereksinimleri ve sosyal destek değişkenleriyle modellenmesi

Bu araştırmanın amacı, zihinsel engelli çocuğa sahip annelerin psikolojik iyi oluşlarını, stresle başa çıkma tutumları, aile gereksinimleri ve algılanan sosyal destek değişkenleriyle açıklamaya yönelik yapısal bir model geliştirmektir. Araştırma örneklemini İzmir ilinde yaşayan ve yaş aralığı 15-25 olan 365 zihinsel engelli çocuğun anneleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (Diener ve diğ., 2010), Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (Folkman ve Lazarus, 1985), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (Zimet ve diğ., 1988) ve Aile Gereksinimleri Belirleme Aracı (Bailey ve Simeonsson, 1988) kullanılmıştır. Yapılan yapısal eşitlik modeli analizinde, psikolojik iyi oluş ile problem odaklı baş etme ve algılanan sosyal desteğin pozitif yönde, duygu odaklı baş etme ve aile gereksinimlerinin ise negatif yönde ilişkili olduğu bulunmuştur. Buna ek olarak, algılanan sosyal desteğin, problem odaklı baş etme ve aile gereksinimleri değişkenleri ile psikolojik iyi oluş arasında aracılık rolü üstlendiği görülmüştür. Bulgular literatür temelinde tartışılmış ve hem uygulayıcılara hem de araştırmacılara yönelik bazı öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: psikolojik iyi oluş, başa çıkma tarzları, aile gereksinimleri, algılanan sosyal destek, yapısal eşitlik modellemesi.

Aile gereksinimleriAlgılanan sosyal destekAna-çocuk etkileşimi+7
Demet Vural Yüzbaşı
Ege University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin okula bağlanma düzeylerinin okul yaşam kalitesi, algılanan sosyal destek ve akademik öz yeterlik açısından yordanması

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin okula bağlanma düzeylerinin; algılanan sosyal destek, okul yaşam kalitesi ve akademik öz yeterlik değişkenlerine göre yordanmasıdır. Araştırmanın örneklemini 632 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak Okula Bağlanma Ölçeği (OBÖ), Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ASDÖ-R), Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği (OYKÖ) ve Akademik Öz Yeterlik Ölçeği (AÖÖ) kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan Algılanan Sosyal Destek Ölçeği'nin 5. sınıflar için geçerlik ve güvenirlik çalışması tez kapsamında gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde aşamalı çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda; okul yaşam kalitesi, algılanan sosyal destek ve akademik öz yeterlik değişkenlerinin birlikte okula bağlanma düzeyinin %51.9'unu açıkladığı, yani okula bağlanmayı anlamlı olarak yordadığı bulunmuştur. Ayrıca algılanan sosyal destek, okul yaşam kalitesi ve akademik öz yeterlik değişkenlerinin her birinin, ayrı ayrı okula bağlanma değişkeninin yordanmasına anlamlı olarak katkıda bulunduğu saptanmıştır. Bu araştırma, alanyazınında okula bağlanmanın söz konusu üç değişken tarafından yordandığını ortaya koyan ilk çalışmadır. Okul ortamında görülen birçok problemli davranışla ilişkili olan okula bağlanmanın incelenmesi gereken önemli bir değişken olduğu açıktır. Söz konusu problemli davranışların önlenmesi için öğrencilerin okula bağlanma düzeyleri ile ilişkili olan değişkenlerin belirlenmesi önem arz etmektedir. Bulgular, alanyazınındaki araştırmaların sonuçları ışığında tartışılmış ve ileride yapılacak araştırmalara ve uygulayıcılara yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur.

Akademik öz yeterlilikBağlılıkOkul bağlılığı+6
Esma Bolat Güdücü
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

"Bireyle psikolojik danışma uygulaması" dersinde grup süpervizyonu sürecinin incelenmesi: Bir durum çalışması

Bu araştırmanın amacı, "Bireyle Psikolojik Danışma Uygulaması" dersi kapsamında grup süpervizyonu sürecinin nasıl yürütüldüğünün, hem süpervizörlerin hem de psikolojik danışman adaylarının (PDA) süreçteki deneyimleri aracılığıyla tanımlanması ve süpervizör ve psikolojik danışman adaylarına göre grup süpervizyonu sürecinin etkili ve etkisiz yanlarının neler olduğunun saptanmasıdır. Durum çalışması deseninin kullanıldığı bu araştırmada analiz birimi, "Bireyle Psikolojik Danışma Uygulaması" dersi kapsamındaki süpervizyon süreci olarak belirlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları, 16 psikolojik danışman adayı ve dört süpervizörden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu, çevrimiçi günlükler, Süpervizyon Ölçeği ve süpervizyon formları kullanılmıştır. Veri toplama işlemi yaklaşık 14 hafta süren süpervizyon süreci boyunca devam etmiştir. İçerik analizi sonucunda ulaşılan bulgular, grup süpervizyonunun; a) süpervizyonu yapılandırma aşaması, b) süpervizyonda uygulamaya hazırlık aşaması, c) süpervizyonda uygulama aşaması ve d) süpervizyonda sonlandırma aşaması olarak dört aşamadan ibaret olduğunu ortaya koymuştur. Her aşama için odaklar, psikolojik danışman adaylarının ve süpervizörlerin rolü, kullanılan süpervizyon teknikleri, değerlendirme süreci ve süpervizyon ilişkisi gibi boyutlar tanımlanmıştır. Araştırmanın bulgularından bir diğeri de katılımcıların grup süpervizyonuna ilişkin genel değerlendirmeleridir. Sonuçlar katılımcılara göre farklılık göstermekle birlikte, süpervizyonda etkisiz bulunan unsurlar; süpervizyon oturumunun uzun sürmesi, zamanın etkili kullanılmaması/sürenin yetmemesi, geribildirimlerin gecikmeli verilmesi, sözel aktarımın etkili kullanılmaması, süpervizörün olumsuz geribildirim vermesi, grupta PDA'ların birbirine geribildirim vermemesi ve danışan sayısının fazla olması şeklindedir. Katılımcıların etkili bulduğu unsurlar ise süpervizyonda rol oynamaların kullanılması, geribildirim alınması, süpervizörle güvenli bir ilişki kurulması, süpervizörün videoları süpervizyon oturumundan önce izlemesi ve süpervizyon grubunun homojen olması şeklindedir. Psikolojik danışman adaylarının Süpervizyon Ölçeği'nden aldığı puanlar da süpervizyondan duydukları memnuniyeti ortaya koymuştur. Psikolojik danışman adaylarının süpervizyondan duydukları memnuniyette özellikle süpervizyon ilişkisinin unsurlarının etkili olduğu görülmektedir. Sonuçlara göre süpervizyon; PDA'ların öz yeterliliğini artırmış, kişisel farkındalık kazanmalarına, mesleğin etkililiğinin farkına varmalarına ve mesleki kimlik kazanmalarına destek olmuştur. Süpervizyonun daha etkili yürütülmesi için katılımcıların sunduğu öneriler ise rol oynama tekniğinin kullanımının artırılması, video kayıtlarının süpervizyon oturumlarında izlenmesi, daha az danışanla çalışıp her psikolojik danışma oturumunun deşifresinin yapılması, uzun sürmesi nedeniyle süpervizyonun iki farklı günde yapılması, gruptaki psikolojik danışman adayı sayısının azaltılması ve grupta zaman kullanımının yapılandırılması, uygulamaların yürütüldüğü psikolojik danışma odalarında kayıt imkânlarının bulunması, süpervizyonun iki dönem devam etmesi ve kavramsallaştırma ile ilgili ayrı bilgilendirme yapılması şeklindedir. Söz konusu bulgular, ilgili literatür ışığında tartışılmış, süpervizörlere ve araştırmacılara birtakım öneriler sunulmuştur.

Psikolojik danışma
Melike Koçyiğit Özyiğit
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors