Theses supervised by Prof. Dr. Tayyip Duman

12 theses · Gazi University

Master'sOpen AccessTR

Lise tarih dersi kitaplarında yer alan milli kimlik kavramının içerik analizi: 1939-1950

Bu araştırmada, 1939?1950 yıllarını kapsayan dönemde devletin milli kimlik temellerinin nasıl kurgulandığı, bu doğrultuda milli kültürün Türk kimliğinin nasıl bir yapıda olması istendiği ve bunun yeni nesle nasıl aktarılma istendiğini araştırmak çalışmanın temel amacıdır. Araştırmada milli değer kavramlarının açık seçik ve sıkça kullanılabileceği bir ders olması bakımından, tarih dersi inceleme alanı olarak seçilmiştir.Çalışmanın kavramsal çerçevesinde; geçmişten günümüze tarih anlayışı ve tarih eğitimi dönemler itibariyle ele alınarak kimlik çeşitleri ve milli kimlik anlayışı incelenmiştir. Değer ve değerler kavramları hakkında bilgi verilerek milli değer olarak ele alınabilecek kavramlar belirlenmiştir. Çalışmada araştırma yöntemi olarak tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini; Türkiye'de 1939?1950 yılları arasında liselerde okutulan 1?2 ve 3. sınıf tarih ders kitapları oluşturmuştur. Veriler literatür taraması sonucu elde edilerek içerik analizi yöntemi ile veriler nicel ve nitel olarak değerlendirilmiştir.

Ders kitaplarıEğitim tarihiMilli kimlik+5
Berrin Kübra Daloğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin, ilköğretim okullarında kutlanan/anılan belirli gün ve haftalara ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi: Ankara ili örneği

Araştırma sonucu ulaşılan verileri şu şekilde özetleyebiliriz.Sınıf öğretmenlerinin belirli gün ve haftaların amaçlarını gerçekleştirme düzeyinin önemlilik derecesine göre kıyaslandığında düşük olduğu görülmektedir. Amaçlarını gerçekleştirme düzeylerinin düşük olmasının sebepleri ise; okul idaresinin belirli gün ve hafta etkinliklerine gerekli desteği vermesine rağmen, öğretmen ilgi ve yeteneklerini yeteri kadar tanımaması, okulun maddi ve fiziki imkânlarının bu etkinlikler için yeterli olmaması, öğretmenler arası ve okullar arası işbirliği yetersizliği, veli ilgisizliği, sivil toplum kuruluşlarının yeterli desteği vermemesi, öğretmenlerin kendilerini yeterli manada yetiştirmemesi, plan ve uygulamada yeterli özenin gösterilmemesi veya öğretmenlerin belirli gün ve haftaların gerekliliğine yönelik inancının olmaması ve angarya olarak görmesi olarak gösterilebilir.Belirli gün ve haftaların sayısının azaltılması, kutlama etkinliklerinin sıradanlıktan kurtulması, veli ve öğrencilerin dikkatini çeken, akıcı bir sunumun olduğu, öğrencilerin aktif katılımının sağlanacağı, coşkulu ve eğlenceli etkinliklerin düzenlenmesi, öğretmenlerin belirli gün ve haftalarla ilgili kendilerini yetiştirmesi, Sivil toplum kuruluşları ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının okullara yeterli desteği vermesi ve öğrencilerin ilgisini çekecek etkinliklere yer verilerek etkin ve verimli kutlanması belirli gün ve haftaların amacına ulaşmada etkili olacağı söylenebilir.

Ders dışı etkinliklerKutlamalarSınıf öğretmenleri+3
Hüseyin Çevik
Gazi University
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerinin değerlendirilmesi: Afyonkarahisar ili örneği

Bu araştırmanın amacı, öğretmen, öğretmen adayı ve gözlemci görüşlerine göre sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerine sahip olma düzeylerini belirlemektir. Sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerine sahip olma düzeylerini belirlemeye yönelik olan bu araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma evrenini, 2011-2012 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar şehir merkezindeki 2si özel 47si resmi olmak üzere 49 ilköğretim okulunda görev yapan toplam 543 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. 543 sınıf öğretmeninden 151 öğretmene anket geliştirildikten sonra ön uygulama yapılmıştır. Kalan 392 öğretmene ise esas uygulama yapılmıştır. Evrenin tamamına ulaşılması mümkün olduğundan örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Bununla birlikte Afyon Kocatepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalında öğrenim gören toplam 200 üçüncü ve dördüncü sınıf öğretmen adayları da araştırmanın çalışma evrenine dâhil edilmiştir. Araştırmada verilerin toplanılmasında nicel ve nitel veri toplama tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmada, iki farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Bu araçlardan birincisi araştırmacı tarafından geliştirilen ve sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerine sahip olma düzeylerini belirlemeye yönelik olan Sınıf Yönetimi Öğretmen Anketi dir. İkinci veri toplama aracı ise anket dikkate alınarak araştırmacı tarafından hazırlanmış ve öğretmenlerin mevcut sınıf yönetimi becerilerini ortaya koymaya yönelik Öğretmen Gözlem Formu dur. Anket 6 alt boyuttan ve 46 sınıf yönetimine ilişkin davranış ifadesinden, gözlem formu ise yine 6 alt boyuttan ve 20 sınıf yönetimine ilişkin davranış ifadesinden oluşmuştur. Araştırmanın verileri, ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenlerine ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalında öğrenim gören 3. ve 4. sınıf öğretmen adaylarına anket uygulanarak ve ayrıca sınıf öğretmenleri, araştırmacı tarafından gözlemlenerek elde edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, SPSS 15.0 for Windows paket programı ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzdeliklerden yararlanılmıştır. Bunun dışında verilerin analizinde, ikili gruplarda parametrik olmayan testlerden Mann -Whitney U Testi, ikiden fazla gruplarda ise Kruskal-Wallis H Testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise Wilcoxon İşaret Testinden yararlanılmıştır. Öğretmen ve öğretmen adaylarının görüşlerine göre, sınıf yönetimi becerilerine sahip olma düzeyleri açısından, öğretmenlerin en yüksek ortalamaya sahip oldukları alt boyutun İletişim alt boyutu olduğu, gözlem sonucuna göre ise Zaman Yönetimi alt boyutu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin en düşük ortalamaya sahip oldukları alt boyutun ise öğretmen ve öğretmen adaylarının görüşlerine ve gözlem sonucuna göre Sınıfın Fiziksel Düzeni alt boyutu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf yönetimi becerileri genel olarak değerlendirildiğinde, öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerine sahip olma düzeylerinin öğretmen görüşlerine ve gözlem sonucuna göre Her zaman düzeyinde olduğu, öğretmen adaylarının görüşlerine göre ise Ara sıra düzeyinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerine sahip olma düzeyleri cinsiyetlerine, mesleki kıdemlerine ve okutulan sınıf düzeylerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken; mezun olunan okula ve sınıf mevcuduna göre ise anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sınıf Öğretmeni, Sınıf Yönetimi, Sınıf Yönetimi Becerisi.

Aslı Yüksel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Emniyet Genel Müdürlüğü merkez teşkilatının hizmet içi eğitim faaliyetlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Teşkilatının hizmet içi eğitim faaliyetlerinin değerlendirilmesidir.Yapılan çalışma ile Emniyet Genel Müdürlüğünün personelini Türkiye'nin gelişen şartlarına göre hazırlayıp hazırlamadığı araştırılmaya çalışılmıştır. Bilindiği gibi eğitim, sürekli bir yenilenmedir ve bu yenilenmenin hayat boyu devam etmesi gerekir. Aksi takdirde, birey bazında kişilerin, örgüt bazında kuruluşların, makro planda ise devletlerin hayatiyetlerini devam ettirmesi güç görünmektedir. Bu nedenle eğitim, zamanın şartlarını iyi anlama, okuma, karar verme ve uygulama açısından hem bireyler hem de örgütler/toplumlar adına önem arz etmektedir.Okul eğitimi ile bireyler kendilerini, hem toplum hem de meslekleri/kariyerleri için hazırlamaya çalışırlar. Bireylerin eğitimi okulu bitirip meslek sahibi olduklarında eğitim süreci devam etmektedir. Zamanın değişen ve gelişen şartlarına göre mesleğin gereklerini yerine getirebilmek için meslek içi eğitim veya günümüz deyimiyle hizmet içi eğitim devam etmek zorundadır. Hizmet içi eğitim ile kişiler kendileri yeniledikleri gibi, örgütleri oluşturan kişilerin yenilenmesiyle örgütler de yenilenmiş olmakta ve zamanın gerektirdiği koşullarla gerektiği gibi mücadele edebilmektedir.Bu çerçevede, Emniyet Genel Müdürlüğünün hizmet içi eğitim kursları değerlendirilmeye tabi tutulmuştur. Çalışmanın gayesi, verilen kursların hem sayı hem de içerik olarak zamanın gelişen şartlarına cevap verip vermediğini araştırmaktır. Araştırmada iki ayrı soruya cevap aranmıştır. Birincisinde, Emniyet Genel Müdürlüğünün 1995-2011 yılları arasında düzenlediği hizmet içi eğitim faaliyetleri sayı ve içerik yönünden; ikincisinde ise 2011 yılında düzenlenen hizmet içi eğitim kursları, katılımcıların gözüyle değerlendirilmeye çalışılmıştır.1995-2011 yılları arasında verilen hizmet içi eğitim kursları sayısal olarak incelendiğinde, kursların yıllara göre artış gösterdiği görülmüştür. Bu artış, Emniyet Genel Müdürlüğünün personelini zamanın şartlarına karşı hazırlamak ve yenilemek istediği şeklinde değerlendirilmiştir. Örneğin, bilgisayar teknolojisinin hayatımıza girmesiyle bilgisayar kursları, Ceza Muhakemeleri Usul Kanununun (CMUK) değişmesiyle kanuni mevzuatı tanıtmaya yönelik kurslar, kapkaç olaylarının artmasıyla birlikte de kapkaç suçlarını önlemeye yönelik kursların arttığı görülmüştür. İhtiyaç duyulan alanlarda hizmet içi eğitim kurslarının yoğunlaşması ve bu kursların yıllar içerisinde artarak çeşitlenmesi, Emniyet Genel Müdürlüğünün personelini değişen ve gelişen şartlara hazırlamaya çalıştığı şeklinde değerlendirilmiştir. Diğer taraftan, 2011 yılında uygulanan hizmet içi eğitim kurslarının kursiyerler tarafından değerlendirilmesine yönelik hazırlanan ve uygulanan anket sonuçlarına çalışmada yer verilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, kursiyerlerin hizmet içi eğitim kurslarını bilgi, içerik ve eğiticiler yönüyle olumlu değerlendirdiği anlaşılmıştır.Özet olarak, yapılan çalışma ile Emniyet Genel Müdürlüğünün düzenlemiş olduğu hizmet içi eğitim kurslarının, hem sayı hem de içerik olarak arttığı, düzenlenen hizmet içi eğitim faaliyetlerinin personeli zamanın gelişen ve değişen şartlarına göresürekli yenilemeyi hedeflediği ve hizmet içi eğitim faaliyetlerini alan personelin bu kursları amaç, içerik ve eğiticileri yönünden yeterli bulduğu anlaşılmıştır.

Emniyet Genel MüdürlüğüHizmet içi eğitimPolis teşkilatı
Bedri Ünal
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere sahip olma düzeylerinin değerlendirilmesi (Afyonkarahisar ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin eğitim-öğretimde planlama, uygulama ve değerlendirme boyutlarında yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere sahip olma düzeylerini belirlemektir. Bu bağlamda, sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere sahip olma düzeylerinin; cinsiyet, kıdem, mezun olunan okul türü, sınıf mevcudu ve sınıf düzeyi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğine bakılmaktadır.Araştırma, tarama modeli benimsenerek gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında nicel ve nitel veri toplama tekniklerinden yararlanılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında; anket, nitel verilerin toplanmasında ise, gözlem yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Afyonkarahisar İli merkez ilçesindeki ilköğretim okullarında görev yapan 390 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Bu öğretmenlerden, 50'si 6 farklı resmi ilköğretim okulunda görev yapan, nitel verilerin toplanması amacıyla gözlemlenen öğretmenlerden oluşmuştur.Araştırmada iki farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Bu araçlardan biri araştırmacı tarafından geliştirilen ?Yapılandırmacı Yaklaşımın Gerektirdiği Öğretmen Niteliklerini Belirleme Anketi?dir. Diğer veri toplama aracı ise, öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere sahip olma konusundaki mevcut durumlarını ortaya koyabilmek üzere araştırmacı tarafından geliştirilen ?Gözlem Formu?dur. Yapılandırmacı Yaklaşımın Gerektirdiği Öğretmen Niteliklerini Belirleme Anketi toplam 59 maddeden oluşmaktadır. Anketin Cronbach's Alpha değeri 0,96 olarak bulunmuştur. Yapılandırmacı Yaklaşımın Gerektirdiği Öğretmen Niteliklerini Belirleme Anketi temel alınarak uzman görüş ve önerileri doğrultusunda hazırlanan gözlem formu ise, 20 maddeden oluşmaktadır.Araştırma sonucunda, ulaşılan verilere göre, örneklemdeki sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere sahip oldukları ileri sürülebilir. Fakat gözlem sonuçlarına göre, öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere yeterince sahip olmadıkları söylenebilir. Sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere sahip olma düzeylerinin cinsiyetlerine, kıdemlerine, mezun olunan okul türüne, sınıf mevcuduna ve sınıf düzeyine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı ileri sürülebilir.Anahtar Kelimeler: Sınıf Öğretmeni, Yapılandırmacılık, Öğretmen Nitelikleri.

AfyonkarahisarMesleki yeterlilikNitelik+4
Nuray Kurtdede Fidan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşmenin eğitime yansımaları

Küreselleşme süreci ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerinin tümünü dönüşüme uğratırken, bu dönüşüm süreci endüstri toplumundan bilgi toplumuna geçiş olarak adlandırılmaktadır. Neo liberal politikaların yaygınlaştığı bu süreçte eğitim alanında yerelleşme, özelleştirme, öğretim programlarının değişimi, çok kültürlülük ve yeni istihdam politikalarını içeren bir dizi dönüşüm yaşanmaktadır.Küreselleşme, dünyadaki sosyal, kültürel ve ekonomik yapıyı büyük bir hızla değişime uğratmıştır. Hızla ilerleyen teknoloji dünyayı daha küçük bir yer haline getirmiştir. İkinci Paylaşım savaşından sonra uygulanan ?Sosyal Devlet-Refah Devleti? anlayışı yerini, Kapitalizmin 1970'lerde yaşadığı yapısal krizin sonucu olarak ortaya çıkan, krizden kurtulmanın ilacı olarak etkin biçimde sunulan neo-liberal küreselleşme politikalarına bırakmıştır. Özellikle 1980'li yıllardan sonra bu politikaların asıl hedefi devletin ekonomi içindeki payının azaltılması olmuştur. Eğitim, sağlık gibi toplumun yapısını etkileyen sektörlerden devletin çekilmesi neo-liberal politikaların temel öngörüsü halini almıştır. Anayasal bir hak olan eğitim, sağlık gibi kamu hizmetleri de bu süreçte dönüşüme uğramıştır. Eğitim kamunun sunduğu bir hizmet olmaktan çıkarak ihtiyaç sahiplerinin gelirleri ölçüsünde satın alabildiği bir metaya dönüşmüştür. GATS gibi antlaşmalar da bu süreç pekiştirmiştir. Bu dönüşümün bir sonucu olarak, devlet tarafından özel sektörden satın alınan eğitim hizmetlerinin miktarı devlet bütçesinin içinde düzenli olarak artmaktadır. Bu çerçevede eğitimin özelleştirilmesi günümüzde yönetişim söylemiyle hayata geçmektedir. Küreselleşme sürecinin ideolojisini oluşturan neo liberalizm ise, iktisadi, siyasi, kültürel yapı ve süreçlere damgasını vuran bir dönüşümü ifade etmektedir.Çalışmanın baslıca amacını, neo liberal küreselleşme sürecinde; eğitim sisteminin nasıl dönüşüme uğradığını gösterme çabası oluşturmaktadır.Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Küreselleşme Eğitim İlişkisi

EğitimKüreselleşmeNeo-liberalizm
Halil İbrahim İlhan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 1. kademe 1?3 sınıf hayat bilgisi dersinde yer alan okul heyecanım temasının kazanımlarının gerçekleşme düzeyine ilişkin öğretmen görüşleri(Balıkesir ili örneği)

Araştırmada, ilköğretim 1. kademe 1?3 sınıf hayat bilgisi dersinde yer alan ?okul heyecanım? temasının kazanımlarının gerçekleşme düzeyine ilişkin öğretmen görüşlerinin neler olduğu incelenmiştir.Araştırmanın örneklemini 2007?2008 öğretim yılında Balıkesir il merkezinde ilköğretim okulunda görev yapan 1. ve 3. Sınıfı okutan 168 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Betimsel yöntemin (survey) kullanıldığı çalışmada, araştırma için gerekli bilgiler anket tarama yöntemiyle toplanmış ve araştırma ankete dayalı bir biçimde yürütülmüştür. Anketin maddeleri Hayat Bilgisi Ders Kitabı ve Öğretim Programı hakkında yapılan kaynak taramasından sonra oluşturulmuştur. Yapılan bu çalışmalar sonucunda elde edilen veriler, bilgisayarda SPSS 12,0 istatistik programı yardımıyla frekans, yüzde, ortalama, t ve f testi teknikleri kullanılarak çözümlenmiştir. Anlamlılık testlerinde ?:0,05 düzeyi esas alınmıştır.Araştırmanın sonunda şu sonuçlara ulaşılmıştır,?Araştırmanın 1. alt problem kendi içinde 4 alt probleme ayrılmıştır. Bu dört alt problemden elde edilen bulgular incelendiğinde; ankete katılan 1. Sınıf öğretmenlerinin büyük bir çoğunluğu ?bazen? seçeneğini seçerek okul heyecanım temasının kazanımlarının gerçekleşme düzeyine ilişkin görüşlerini belirtmişlerdir. Bu bulgular ile öğretmenler, öğrencilerin kazanımları yeterli düzeyde ve sıklıkta göstermediklerini ortaya koymuşlardır.?Araştırmanın 2. alt problemi kendi içinde 4 alt probleme ayrılmıştır. Bu 4 alt problemden elde edilen bulgular incelendiğinde ise; 3.sınıf öğretmenlerinin, okul heyecanım temasının kazanımlarının gerçekleşme düzeyine ilişkin görüşlerini ?her zaman? seçeneği seçerek belirttiği görülmüştür. Bu bulgular ile öğretmenler, öğrencilerin ankette bulunan kazanımları yeterli düzeyde gerçekleştirdikleri sonucunu ortaya koymuşlardır.?Araştırmanın 3. alt probleminde elde edilen bulgulara göre, okul heyecanım temasının kazanımlarının gerçekleşmesine ilişkin olarak 1. Sınıf öğretmenleri ?bazen?, 3.sınıf öğretmenleri ise ?her zaman? düzeyinde görüş belirtmişler ve bu görüşler arasındaki farklılık anlamlı bulunmuştur

Suavi Türkeş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Mitat Enç'in hayatı ve eğitim anlayışı

Bu tez çalışmasında, özel eğitim alanının Türkiye'deki önemli ismi Mitat Enç'ın hayatı, eserleri, bilim adamı kişiliği, eğitim ve özel eğitim ile ilgili görüş ve teklifleri incelenmiştir.Mitat Enç; araştırmacı, bilim adamı, eğitimci ve idareci olarak Türkiye'de özel eğitim sahasında önemli bir yere sahiptir. Bu durum gerek bilimsel, idarî veya başka amaçlarla düzenlenen sempozyum, panel ve toplantılarda yaptığı konuşmalar, katıldığı müzakereler, sunduğu pratik öneriler, yazdığı makale ve kitaplarında ortaya koyduğu fikir, eleştiri, bilimsel-metodik değerlendirme ve sonuçlar; gerekse de idarî üst makamlara diğer uzmanlarla beraber sunduğu değerlendirme ve teklifler incelendiğinde açıkça görülmektedir.Bu araştırmanın genel amacı, Mitat Enç'in eğitimsel görüş ve uygulamalarını incelemek, dönemin eğitimsel görüş ve uygulamaları içerisinde değerlendirmektir.Mitat Enç'in yaşantısı ve uygulamaları günümüz uygulamalarını yönlendiren eğitimde karar verme durumunda olanlara bir ölçüde yardımcı olabilmesi açısından önemlidir.Bu tez çalışmasında bu kapsamda gerçekleştirilmeye çalışılmış ve başarılı olduğu takdirde bundan sonraki çalışmalara ışık tutması amaçlanmıştır.Bu araştırma geçmişe yönelik bir çalışmadır. Araştırma amaçlarına uygun olarak veriler elde etmek için genel tarama yöntemlerinden tarihsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmada, alan yazın taraması yapılarak Mitat Enç'in hayatı ve eğitim görüşü belirlenmeye çalışılmıştır.Bu çerçevede mevcut veriler incelenerek Mitat Enç'in kendi düşünceleri ve yazdıkları da ele alınarak bir senteze ulaşılmıştır.

Eğitim tarihi
A. Tolga Küçükahmet
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet döneminde Deniz Harp Okulu'nun tarihsel gelişimi

Araştırmada Türk Ordusuna deniz subayı yetiştiren Deniz Harp Okulu'nun tarihçesi anlatılmış, eğitim ve öğretim programlarındaki değişiklikler göz önünde bulundurularak; idari yapı ve yönetim, eğitim ve öğretim, öğretim elemanları ve öğrenci seçimine değinilmiştir. Ayrıca 2006?2007 eğitim ve öğretim yılı ana başlığı altında; eğitim ve öğretiminin amacı, öğrenci kaynakları, akademik yönetim, eğitim ve öğretim programları, yabancı dil öğretiminde izlene yöntem, eğitim yardımcıları olarak laboratuarların neler olduğu, okutulan mühendislik dalları, yaz dönemi faaliyetleri, sınav ve değerlendirme yöntemleri, öğretim elemanlarının nitelikleri, beden eğitimi ve spor faaliyetlerinden bahsedilmiştir. Son olarak Deniz Harp Okulu'nun deniz subayı eğitimindeki yeri ve önemi anlatılmıştır. Araştırmanın çalışma konusunu Deniz Harp Okulu oluşturmaktadır. Araştırma belge incelemesine dayalı bir araştırmadır. Bu nedenle bilgiler, tarama yöntemi ile sağlanarak elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda Türk denizciliğinin gelişmesinin ne kadar önemli olduğu ve bunun içinde Deniz Harp Okulunun oynadığı rol ve önemi vurgulanmıştır. Deniz Harp Okulu'nda verilen eğitimin tarihsel temellere dayanarak çağın gerekleri ve mesleki ihtiyaçları kapsayacak şekilde günceliğinin korunması, akademik programın yenileştirmek ve geliştirmek için diğer yüksek öğretim kurumları ile ortak çalışmalar yapılması gibi çözüm önerileri getirilmiştir.

Cemil Yücer
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de eğitim sendikaları ve etkinliklerinin değerlendirilmesi

Bu araştırma Türkiye' de mevcut eğitim iş kolu sendikaları, bu sendikaların eğitimin temel sorunlarına ilişkin görüşleri, yapılan faaliyet ve etkinliklerin değerlendirilmesi ve öğretmenlerin sendikalara ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini, beş eğitim işkolu sendikası (Türk Üniversite-Sen, Eğitim- Bir, Eğitim-Sen, Demokratik Eğitim-Sen ve Tem-Sen) ve Ankara ili sekiz merkez ilçe içinde bulunan ilköğretim okulu öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışma evreninde mevcut eğitim sendikaları arasından bir örneklem seçimine gidilmediğinden örneklemi; beş eğitim sendikası oluşturmaktadır. Öğretmenlerin eğitim sendikalarına yönelik düşüncelerini belirlemek için, kademeli örneklem tekniği kullanılarak; Ankara ili merkez ilçelerinden Sincan, Mamak, Keçiören ve Çankaya ilçelerinde görev yapan toplam 143 öğretmen seçilmiştir. Araştırma verileri, varolan durumu belirleyen eğitim işkolu sendikalarının tüzüklerinden, yayınlarından, bültenlerinden, basın açıklamalarından, bildirilerinden ve sendika yöneticilerinin görüşlerinden yararlanılarak, öğretmenlerin sendikalara ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla da, Kurt (1994) tarafından geliştirilen, ancak araştırmacı tarafından konuya uyarlanan anket aracılığıyla toplanmıştır. Anket iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölüm, kişisel bilgileri, ikinci bölüm ise, öğretmenlerin sendikalara ilişkin görüşlerini saptayıcı sorulan içermiştir. Öğretmenlerin, anketteki maddelere verdikleri cevapların yüzde ve frekansı alınmıştır. Öğretmenlerin sendikalara ilişkin görüşlerinde cinsiyete, medeni duruma ve mesleki kıdeme göre, anlamlı bir fark olup olmadığını ortaya koymak için "Kay Kare ( x2 )" testi yapılmıştır. Ayrıca kay kare testinin uygulanmasında 2x2' lik çapraz tablolarda serbestlik derecesinin (sd=l), belirtilen koşulu sağlamadığıdurumlarda "Fisher Tam Olasılık Testi" sonuçlan dikkate alınmıştır. Anlamlı bir fark olup olmadığı.05 düzeyinde test edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar kısaca şöyledir: 1. 1990 yılında ilk öğretmen sendikasının kurulmasından sonra, yediye yükselen eğitim işkolu sendikaları, 25.6.2001 tarihinde 4688 sayılı "Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu" nun çıkmasından sonra beşe düşmüştür. Bunlar, Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Bir, Eğitim-Sen, Demokrat Eğitim-Sen ve Tem-Sen'dir. Öğretim Elemanları Sendikası, yasanın çıkmasından sonra Eğitim-Sen ile birleşme, Türkiye Öğretim Elemanları Sendikası ise, faaliyetlerini dernek olarak yürütme karan almıştır. 2. Uzun uğraşılar sonucu çıkarılan Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu, memurlara sendika kurma hakkı ve toplu görüşme hakkı tanırken, bu yasada grev hakkından ise söz edilmemiştir. Mevcut Eğitim işkolu Sendikaları grevli, toplu sözleşmeli ve memura siyaset yapma hakkı tanıyan bir yasa istemektedir. 3. Eğitim sendikaları, okullarda "Norm Kadro" uygulamasının ve ilköğretimin sekiz yıla çıkarılmasını desteklemekle beraber, uygulamalardan doğan problemlerin biran önce giderilmesini istemektedir. 4. Eğitim işkolu sendikaları, öğretmenlik mesleğinin kazançlı ve ayrıcalıklı bir meslek haline getirilmesini ve öğretmen yetiştirme işine gereken önemin verilmesini istemektedir. 5. Erkek öğretmenler, kadınlara göre sendikalara daha fazla oranda üye olmaktadır. 6. Öğretmenler, öğretmen sendikalarına grev ve toplu sözleşme hakkının tanınmasını istemektedir.7. Sendikaların daha çok siyasal nitelikli faaliyetlerde bulunması görüşü, öğretmenler tarafından sendikalara üye olunmama nedenleri arasında, ilk sırada yer almaktadır. 8. Sendikaların düzenlemiş oldukları etkinliklere katılma durumunda, kıdemi 1 1-20 yıl olanlar çok sık, 21 yıl ve üzeri olanlar ara sıra katıldığını, kıdemi 10 yıl ve az olanlar hiç katılmadıklarını ifade etmişlerdir. 9. Öğretmenler eğitim işkolunda kurulmuş sendikalardan, yalnızca öğretmenlerin üye olabildiği dört sendikayı tanımakta, diğerlerini ise tanımamaktadır.

EğitimEğitim sendikalarıSendikacılık+1
Esma Baş Aldatmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk milli eğitim sisteminin duyuşsal amaçlarının ilköğretim II.kademede gerçekleşme derecesinin değerlendirilmesi

Bu araştırmada, ilköğretim okulları 8. sınıf öğrencilerinin ilköğretim okullarıgenel hedeflerinde belirtilen değerlere ulaşma düzeyleri öğrenci ve öğretmengörüşlerine göre değerlendirilmiş ve öğretmenlerin değer eğitimi konusundakigörüşleri alınmıştır. Öğrenci değerlerini ölçmek amacıyla, araştırmacı tarafındangeliştirilen geleneksel değerler ölçeği, demokratik değerler ölçeği, çalışma-işdeğerleri ölçeği, bilimsel değerler ölçeği ve temel değerler ölçeği kullanılmıştır.Öğretmenlerin öğrenci değerleri ve değer öğretimine ilişkin görüşlerini almak içinise, öğretmen ölçeği geliştirilmiştir.Araştırmanın evrenini, Ankara ili merkez ilçelerinde öğrenim görenilköğretim 8.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde ise 2002-2003 öğretim yılında 8.sınıfta bulunan 360 öğrenci ve bu okullarda görevli 44öğretmen yer almıştır.Araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekler yoluyla toplanan veriler SPSSpaket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamına alınan öğretmenve öğrencilerin kişisel bilgileri, öğretmenlerin değer öğretimiyle ilgili görüşleri vedeğer eğitiminde kullandıkları etkinliklerin anlamlandırılmasında frekans ve yüzdekullanılmıştır. Öğrenci değerlerinin belirlenmesinde, aritmetik ortalama ve standartsapma, ikili karşılaştırmaların yapılmasında t-testi ve üçlü karşılaştırmalarınyapılmasında ise tek yönlü varyans (ANOVA) kullanılmıştır. Katılımcıların görüşleriarasında anlamlı farklılık olup olmadığı 0.05 seviyesinde test edilmiştir.Araştırmada aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir.1. Öğrencilerin cinsiyetleri onların geleneksel değerlere, çalışma-işdeğerlerine, bilimsel değerlere ulaşma düzeylerinde farklılığa neden olmamaktadır.2. Araştırma kapsamındaki kız öğrenciler, demokratik değerlere ve temeldeğerlere erkek öğrencilere göre daha üst düzeyde ulaşmışlardır.3. Öğrencilerin sosyo-ekonomik düzeyleri, onların demokratik değerlere,bilimsel değerlere ve temel değerlere ulaşma düzeylerinde farklılığa nedenolmamaktadır.4. Öğrencilerin sosyo-ekonomik düzeyleri, geleneksel değerler ve çalışma-işdeğerlerine ulaşma düzeylerinde farklılığa neden olmuştur. Üst SED'den gelenöğrenciler alt ve orta SED'den gelen öğrencilere göre geleneksel değerlere daha altdüzeyde ulaşmışlardır. Çalışma-iş değerlerinde ise, alt SED'den gelen öğrencilerindiğer düzeylerde bulunan öğrencilere göre daha alt düzeyde oldukları görülmüştür.5. Öğretmenlerin öğrenci değerlerine ilişkin puanları, öğrencilerin değerölçeklerinden aldıkları puanlardan daha düşüktür.6. Araştırma kapsamına alınan ilköğretim okullarında görevli öğretmenler,değer öğretiminde çoğunlukla öğretmenin merkezde olduğu ve sözel iletişime dayalıetkinlikler kullanmaktadırlar.7. Araştırma kapsamına alınan öğretmenler, okulda verilen değerlerin aile veçevrede yeterince pekiştirilmediğini, okul ve aile arasında işbirliği olmadığını veokul ile ailede verilen değerlerin çatışabildiğini belirtmişlerdir.

Duyuşsal davranışlarDuyuşsal hedeflerDuyuşsal kavramlar+5
Oktay Akbaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Planlı kalkınma döneminde (1963-2002) mesleki teknik eğitim (gelişmeler, uygulamalar, sorunlar)

Bu araştırma, Plânlı Kalkınma Döneminde (1963-2002) Meslekî ve Teknik Eğitimdeki gelişmeler, uygulamalar ve sorunları ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Mesleki ve teknik eğitim sistemi ile ilgili uygulamaları, gelişmeleri ve sorunları ortaya koymak amacıyla, bu dönemde hazırlanan kalkınma planları, hükümet programlan ve milli eğitim şuraları taranmış ve okul, öğrenci, öğretmen sayılarındaki sayısal gelişmeler ile bu okullarda uygulanan programlar belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca günümüzdeki uygulamaları ve sorunları ortaya koymak amacıyla meslekî ve teknik eğitim kurumlarında çalışan yönetici ve öğretmenlere, meslek liselerinde öğrenim gören öğrenciler, bu kurumlarda uygulanan programlar, programlarda yer alan derslerin içerikleri, öğretmenlerin durumu, okulların fizikî alt yapısı ve mali konulara ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla anket uygulanmıştır. Anket; Ankara İli, Merkez İlçelerindeki mesleki ve teknik eğitim kurumlarında çalışan 150 yönetici ve öğretmene uygulanmıştır. 150 yönetici ve öğretmenin 50'si erkek teknik öğretim okullarında, 50'si ticaret ve turizm öğretimi okullarında, 50'si de kız teknik öğretim okullarında çalışmaktadır. Araştırmada kullanılan veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen anket aracılığıyla toplanmıştır. Anket iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; yönetici ve öğretmenlerle ilgili kişisel bilgiler, ikinci bölümde ise; mesleki ve teknik eğitim okullarında öğrenim gören öğrenci, bu okullarda uygulanan programlar, programlarda yer alan derslerin içerikleri, öğretmenlerin sayısal durumu ve hizmet içi eğitim faaliyetleri ile okulların fizikî alt yapısı ve malî konulara ilişkin bilgiler yer almaktadır. Yönetici ve öğretmenlerin, anketteki maddelere verdiği cevapların yüzde ve frekansları alınmış, aritmetik ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Açık uçlu sorularında frekans ve yüzde değerleri hesaplanmış ve ayrı ayrıIV değerlendirilmiştir. Ticaret ve Turizm Öğretimi, Kız Teknik Öğretim, Erkek Teknik Öğretim okullarında çalışan yönetici ve öğretmenlerin görüşleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını belirlemek için varyans analizi "F-testi" yapılmış ve 0,05 düzeyinde test edilmiştir. Hangi gruplar arasında anlamlı bir farklılık olduğunu ortaya koymak amacıyla "t-testi" kullanılmıştır. Ankette beşli likert tipi ölçek kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar kısaca şöyledir. 1. Araştırmaya katılan yönetici ve öğretmenler; Meslek liselerini başarılı öğrencilerin tercih etmediğini, velilerin öğrencilerin eğitim-öğretim sorunları ile yalandan ilgili olmadıklarım, bu okulları öğrencilerin kendi isteklerinden ziyade ailelerinin etkisi ile tercih ettiklerini, öğrencilerin bu okulların amacının öncelikle meslek edindirme olduğunu kısmen bilerek geldiklerini, bölüm seçerken öğrencilere öğretmenler tarafından kısmen yönlendirme yapıldığım, öğrencilerin meslek dallarım ve iş alanlarım yeterince tanımadan meslek seçimi yaptıklarını, bu okulları tercih eden öğrencilerin sosyo-ekonomik düzeylerinin orta sınıfın altında olduğunu ve bu öğrencilerin mezun olduktan sonra işe yerleştirme ve izleme birimleri tarafından takip edildiğine kısmen katıldıklarım belirtmektedirler. 2. Öğrenci yetersizliğinden dolayı kapanan bölümleri; ticaret ve turizm öğretimi okullarında çalışan yönetici ve öğretmenler; Bankacılık ve Mahalli İdareler, kız teknik öğretim okullarında çalışan yönetici ve öğretmenler; El Sanatları, Nakış, Ev Yönetimi, erkek teknik öğretimde çalışan yönetici ve öğretmenler; Alt Yapı, Makine, Döşeme, Üst Yapı, Mobilya ve Dekorasyon olduğunu belirtmiştir. 3. Öğrencilerden ve velilerden talep olduğu halde açılamayan bölümleri; ticaret ve turizm öğretim okullarında çalışan yönetici ve öğretmenler, Bilgisayarlı Muhasebe ve Bilgisayar Programcılığı, erkek teknik öğretim okullarında çalışan yönetici ve öğretmenler, CNC, Hidrolik, Pnömatik ve Bilgisayar, kız teknik öğretim okullarında çalışan yönetici ve öğretmenler, Bilgisayar, Kuaförlük, Gıda Kontrol ve Analizi, Çocuk Gelişimi, Ağırlama ve Gıda, Grafik ve Serigrafi olaraksıralamışlardır. Bu bölümlerin açılamama nedenlerini; öğretmen, fiziki mekan, donanım yetersizliği ve bürokratik engeller olarak belirtmektedirler. 4. Okullarda en çok talep gören bölümleri; ticaret ve turizm öğretimi okullarında çalışan yönetici ve öğretmenler, Muhasebe, Bilgiişlem ve Büro Hizmetleri, erkek teknik öğretim okullarında çalışan yönetici ve öğretmenler, Bilgisayar, Elektronik ve Elektrik, kız teknik öğretim okullarında çalışan yönetici ve öğretmenler, Çocuk Gelişimi, Bilgisayar ve Kuaförlük olarak belirtmiştir. 5. Yönetici ve öğretmenler "programda yer alan derslerin içerik açısından meslek dallarının amaçlarını gerçekleştirecek nitelikte olduğuna, derslerin içeriklerinin iş hayatının gerekleri doğrultusunda yenilendiğine ve programlar hazırlarken yerel özelliklerin de dikkate alındığına" kısmen katılmaktadır. 6. "Çalıştığımız okulda öğretmen açığı var" diyen 29 (% 19,3) yönetici ve öğretmenden; % 7,3 'ü kültür dersi, % 4'ü meslek dersi, % 8'i ise hem kültür hem de meslek dersi öğretmen açığı olduğunu belirtmiştir. 7. Yönetici ve öğretmenler "bu okullarda görev yapan öğretmenlerin istemeleri durumunda ya da dönüşümlü olarak hizmet içi eğitim faaliyetlerine katılabildiklerini ve bu okulların dershane, atölye ve laboratuar yönünden yeterli kapasiteye sahip olduğunu " kısmen katılmaktadır. 8. Yönetici ve öğretmenler, "bakanlıktan gelen mali kaynakların ihtiyaçları karşılayacak yeterlikte olduğuna" katılmamaktadır.

EğitimEğitim planlamasıEğitim tarihi+4
Hayriye Argün
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2003
00

Other supervisors