Theses supervised by Prof. Dr. Turgay Seçkin

12 theses · İnönü University

Master'sOpen AccessTR

Hyperıcum perforatum L. (sarı kantaron) bitkisinin fitokimyasal profili ve farmakolojik potansiyelinin değerlendirilmesi

Bu tez çalışmasında, tıbbi aromatik bitki olan Hypericum perforatum L. uçucu bileşenlerinin kimyasal içeriği ve bileşenlerin tedavi edici potansiyelleri incelendi. Bu kapsamda bitki örnekleri üç farklı yöreden temin edildi. Yöntem olarak hidrodestilasyon (Clevenger aparatı) ve ekstraksiyon (Soxhlet sistemi) kullanılarak uçucu yağ elde edildi. Elde edilen yağın kimyasal bileşenleri, GC-MS ile analiz edildi. Tanımlanan bileşiklerin terapötik açıdan önemi, literatür verileriyle karşılaştırılarak değerlendirildi. Ayrıca, kimyasal yapı özelliklerinin belirlenmesi için FTIR analizleri yapılarak; bitkinin elementel bileşiminin tespiti amacıyla SEM-EDX elementel iz analizleri kullanıldı. GC-MS analiz verilerine göre majör bileşenler; alfa pinen (%34,85-2,59), germakren D (%21,23-14,57), spatulenol (%8,75-2,53), oktan-2-metil (%8,67-1,38), nonan-3-metil (%7,53-0,58), beta pinen (%7,23-1,87), gama murolen (%5,80-0,41), beta karyofilen (%10,27-2,17), delta kadinen (%6,98-1,24), siklosativen (%5,22), bisiklogermakren (%5,03-3,52), seyşellen (%5,06), siklododekan (%8,19-1,92), alfa desen (%7,95), palmitik asit (%10,94-5,63), elaidik asit (%32,80-4,42), linoleik asit (%39,72-4,72), oleik asit (%52,23-0,49), n-tetrakosan (%10,14-5,63), oktaetilen glikol (%5,19-2,42), (Z)-9,17-oktadekadienal (6,78) ve etil oleat (%11,70) olarak tanımlandı. Hidrodestilasyon yöntemiyle terpen bileşiklerinin, ekstraksiyon yöntemiyle ise yağ asitlerinin yoğun olduğu gözlendi. Bitkilerin toprak üstü kısımlarının hidrodestilasyon ile seskiterpen ve seskiterpenoid, ekstraksiyon ile alifatik hidrokarbon ve yağ asitlerinin; tohum kısımlarının ise hidrodestilasyon ile monoterpen, ekstraksiyon ile yağ asitleri bileşenlerinin baskın olduğu saptandı. FTIR analiz verilerine göre yöresel değişim, moleküller arasında büyük bir farklılık göstermedi. Bitki ve tohumları SEM-EDAX ile analiz edilmiş, %97'ye yakın C ve O elementleri, %3 civarında K, P, Ca, Mg, S, Si, Na ve Al elementleri gözlendi. Analiz verilerine göre elde ettiğimiz element, bileşen ve moleküllerin, literatürde cilt iyileştirici, ilaç etken maddeleri ve bazı hastalıkların tedavilerinde kullanıldığı görüldü.

FTIRUçucu yağlar
Hatice Güler
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Manyetik nano parçacıkların kontrollü sentezi ve yüzey modifikasyonu ile polimerleşme tepkimelerinde kullanılması

Bu çalışmada, öncelikle manyetik nanopartiküller, boyut ve yapı kontrollü olarak sentezlendi. Bu tezin ana amacı manyetik nanopartiküllerin fonksiyonalitesini arttırmak ve aglomerasyonu engellemektir.Yüzey fonksiyonel nanopartiküller polimerleşme tepkimelerinde başlatıcı olarak kullanıldı.Ferrit yapıları olarak Fe3O4, CoFe2O4, NiFe2O4, ZnFe2O4 ve jeotit tercih edildi. Daha sonra bu yapılar üzerinde yüzey fonksiyonel gruplar sol-jel reaksiyonu ile sağlandı. Çalışmanın son aşamasında hazırlanmış olan yüzey fonksiyonel ferrit yapıları kontrollü ATRP yöntemi ile hibrit bileşiklere dönüştürüldü. Polimer yapısı olarak ise poli(metilmetakrilat) ve poli(vinilprolidon) tercih edildi.Elde edilen parçacıkların termal özellikleri TGA ve DTA analizleri ile belirlendi. SEM, EDX, XRD ve FT-IR teknikleri kullanılarak da nanopartiküllerin boyut, bilesim ve yapısal özellikleri incelendi. Manyetik karakterizasyon için VSM tekniği kullanıldı.Anahtar Kelimeler; Manyetik nanopartikül, yüzey modifikasyonu, ATRP.

Aysel Bayrak
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Polibenzoksazinlerin sentezi ve sol-jel uygulamaları

Bu çalışmanın amacı, polibenzoksazinleri sentezlemek ve farklı oranlarda tetraetil ortotitanat içeren sol-jel hibrit polimerleri hazırlamak ve bu polimerleri ısısal olarak incelemek ve bunları ileri uygulamalar için öncü olarak kullanmaktır. Bu çalışmada öncelikle bisfenol-A, paraformaldehit ve 1,2-diaminoetan, 1,4-diaminobütan, 1,6-diaminohekzan, 1,8-diaminooktan, 1,10-diaminodekan ve 1,12-diaminododekan kullanılarak farklı polibenzoksazinler kondenzasyon polimerizasyonu ile çözücü varlığında sentezlendi. Sentez kloroform içinde ve oda sıcaklığında gerçekleştirildi. Daha sonra bu polimerler 120 °C ve 240 °C sıcaklıkta işlendikten sonra halka açılma tepkimesi sonucu çapraz bağlı polimerler elde edildi. 1,12-diaminododekan kullanılarak sentezlenen polimerler hacimce dört eşit parçaya ayrıldı. Son olarak bu polimerlere hidroklorik asit ortamında hacimce %1, %3, %5 ve %10 oranında tetraetilortotitanat (TEOT) eklendi ve hibrit polimerler sol-jel yöntemi ile hazırlandı. Eklenen hidroklorik asit hacimce TEOT ile eşdeğer miktarda tercih edildi. ANAHTAR KELİMELER: Benzoksazin, polibenzoksazin, sol-jel hibrit.

Büşra Aksoy
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Zwitteriyonik hibrit poliüretan sentezi ve özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı biyomedikal uygulamalar için uygun antibakteriyel ve antifouling özelliklere sahip hibrit poliüretan yapıların sentezi ve yapısal özelliklerinin incelenmesidir. Bu hedefler doğrultusunda öncelikle polietilen glikol 8000 (PEG 8000), 2,2-bis(hidroksimetil) propiyonik asit (DMPA), trietilamin (TEA) ve 3- aminopropil trietoksisilan (APTES) kullanarak iki farklı izosiyanat ile iki farklı yapıda hibrit poliüretanlar sentezlenmiştir. Daha sonra bu poliüretan yapıları üzerine %5, %10, %15 ve %20 olacak şekilde 1,3-propan sulton (1,3-PS) modifikasyonları yapılmıştır. Bu sayede sekiz farklı yapıda zwitteriyonik hibrit poliüretan yapısı elde edilmiştir. Sentezlenen poliüretanlar fourier dönüşüm infrared spektroskopisi (FTIR), x-ışınları difraktometresi (XRD) ve elementel analizleri ile karakterize edilmiştir. Termal özellikleri diferansiyel termal analiz (DTA), termogravimetrik analiz cihazı (TGA) ve diferansiyel taramalı kalorimetre cihazı (DSC) ile belirlenmiştir. Yüzey özellikleri ise taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve enerji dağılımlı x-ışını analizörü (EDX) ile incelenmiştir. Sentezlenen yapıların gerçekleştirilen modifikasyona bağlı olarak kükürt içeriklerindeki artış tespit edilmiştir. Ayrıca yarın kristalin formasyondaki poliüretan yapısı modifikasyonla beraber amorf formasyona dönüşüm sağlamıştır. Ayrıca film özellikleride bu dönüşümle birlikte iyileşme gözlemmiştir.

Antienfektif ajanlarHibrit malzemelerPoliüretan+1
Özlem Sadık
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek yapışma özellikli, paketleme endüstrisinde kullanılacak pearlize bopp film kaplamaların geliştirilmesi

Pearlize BOPP filmler özellikle gıda endüstrisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak bu film yapılarında gıdaların daha uzun süreli muhafaza edilebilmesi için gaz ve nem geçirgenliğinin ayarlanması ve kontrolü amacı ile farklı kaplamalar yaygın olarak gerçekleştirilmektedir. Özellikle polimerik kaplamalar biotoksite, gıdalarla olan uyumu ve zamanla degradasyon problemleri içerdiğinden dolayı sol jel yapılı kaplamalar daha avantajlı olarak görülmektedir. Bu tez kapsamında da düşük yoğunluklu ve opak görünümlü pearlize film yapılarına Ormocer yapılı kaplamalar film aplikatör ile uygulanmıştır. Tez kapsamında üç farklı kaplama yapısı tercih edilmiş olup bunlar Si-O-Si temelli kaplamalar, Ti-O-Ti temelli kaplamalar, Zr-O-Zr temelli kaplamalardır. Si-O-Si temelli kaplamalar pearlize BOPP film üzerine TEOS kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ti-O-Ti temelli kaplamalar TEOT ve TEOS birarada kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın üçüncü aşamasında ise Zr-O-Zr temelli kaplamalar TEOS ve zirkonyum propoksit kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen film yapıları öncelikle FTIR spektrumları sayesinde yapısal olarak doğrulanmıştır. Daha sonra yüzey morjolojileri ve filmlerin yüzeydeki homojen dağılımları SEM analizleri ile gerçekleştirilmiştir. Yüzey morfolojilerinin detaylı analizleri Atomik kuvvet mikroskobu ile incelenmiştir. Ayrıca elde edilen Ormocer yapılı kaplamaların film dış morfolojisindeki değişiklikler optik mikroskop vasıtası ile detaylı olarak incelenmiştir. Tüm bu analizler sonrasında film yüzeylerindeki 1000 – 1100 cm-1'de görülen Si-O-Si piki ikinci ve üçüncü aşamalardaki film yüzeylerinde bulunan yaklaşık 450 cm-1'deki Ti-O ve Zr-O pikleri yüzeyde gerçekleşen Ormocer kaplamaların varlığını ispatlamaktadır. Ayrıca SEM ve AFM analizlerinde yüzey pürüzlülüklerindeki belirgin artışlar yüzeydeki film yapısının homojen ve transparan bir şekilde gerçekleştiğini göstermektedir. Optik mikroskop analizlerinde de kaplamalar esnasında belirgin bir çatlamanın bulunmadığı ve filmin opsiyonel olarak kullanılabilir bir film yapısı olduğunu göstermektedir.

Mehmet Hayri Genç
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bor temelli silan yapıların tekstil yüzeylerine uygulanması ve karakterizasyonu

Bu tez çalışmasında antipatajonik özellikleri güçlendirilmiş tekstil materyalleri geliştirmek için fonksiyonel silan analogları geliştirildi ve kumaş yüzey modifikasyonları sağlandı. Sol-jel tekniği kullanılarak farklı kumaş türleri üzerine antipatojenik yüzey kaplamaları geliştirildi. Bu yüzey kaplamaları sonucunda elde edilen modifiye tekstil yüzeylerinin antipatojenik ve antibakteriyel özellikleri incelendi. Günümüzde fonksiyonel tekstil yapıları gerek işlevselliği gerekse katma değeri yüksek statü taşıdığı için hem medikal açıdan hem de endüstri açısından önem arz etmektedir. Özellikle pek çok tekstil kuruluşu işlevselliği arttırılmış tekstil ürünleri geliştirmek için Ar-Ge faaliyeti yürütmektedir. Bu nedenle tekstil yüzey modifikasyonları önemli olup gelecekte kullanılacak tekstil materyalinin gelişmesine katkı sunacaktır. Bu tez çalışmasında fonksiyonel hale getirilmiş tekstil yüzeylerini elde etmek için 2 ana aşamada ortaya konulmuştur. Birinci aşamada Anti bakteriyel özelliğe sahip tekstil malzemeleri geliştirmek için fonksiyonel silan analogları geliştirildi ve kumaş yüzey modifikasyonları sağlandı. Sol-jel tekniği kullanarak farklı kumaş türleri üzerine Bor temelli antibakteriyel yüzey kaplamaları geliştirildi. İkinci aşamada ise TEOS kullanılarak, Kolemanit ve Üleksit Bor mineralleri ile kumaş yüzey modifikasyonları geliştirildi. Her iki aşamada da elde edilen yapılar fourier transform infrared spektroskopisi, SEM, optik mikroskop gibi tekniklerle aydınlatılmıştır. Ayrıca yüzey kaplamaları, sıvı temas açısı, kumaş mekanik özellikleri ve termal analiz yöntemleri ile incelendi. Ayrıca elde edilen kumaşların antibakteriyel etkinliği de belirlendi. Çalışma kapsamında özellikle selüloz yapısına sahip kumaş grubu üzerine silan grubu dahil edilmesi ile FTIR spektroskopisinde 1000-1100 cm-1 Si-O-Si grubuna ait pik görüldü. Bor katkılı yapılarda ise 1365 cm-1 de bor oksijen pikleri görüldü. Gerek bor gerek silisyum kaplı kumaş yapılarında termal özelliklerinde yaklaşık 50 oC bir termal artış belirlendi. Tekstil yapılarının mekanik özellikleri de arttı ve antibakteriyel fonksiyonel özellikler kazandırılğı belirlendi. Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel Tekstiller, Sol-Jel Kaplama, Bor Minerali, Yüzey Modifikasyonu

Ayşegül Dirier
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Fonksiyonel Poliimidlerin Hazırlanması ve Fizikokimyasal Özelliklerinin Optimize Edilmesi

Bu çalışmanın amacı, işlevsel gruplar içeren monomer tasarımlarından yola çıkarak fonksiyonel poliimidlerin elde edilmesi ve post modifikasyon yöntemleri ile hidrofilik yüzeyli hale getirilmesidir. Poliimidlerin yüzeylerinin fonksiyonel hale getirilebilmesi için klorometilasyon ile yan grup aktif hale getirildi. Bu nedenle, Kapton formülüne bağlı kalarak sentezlenen poliimid yapılar klorometilasyon, SnCl4, CHCl3, paraformaldehit ve trimetilklorosilan ile uç grup aktif hale getirilmiştir. Klorlanmış poliimid yapılar üzerine dopamin, umbelliferon grupları bağlanarak yapısal ve fizikokimyasal değişimler analiz edilmiştir. Yan grup modifiye poliimid kullanılarak hazırlanan polimerlerin yüzey özellikleri taramalı elektron mikroskopu (SEM) ve atomik kuvvet mikroskopu (AFM) teknikleri ile araştırılarak hidrofilik yüzeye uygun kontrollü polimerler elde edildi. Diğer bir yaklaşımda ise dopamin ve umbelliferon monomeri kullanılarak potansiyel grupların bağlanabileceği cis-diol yapılar polimerik zincir üzerine eklendi. Sentezlenen poliimidlerin ve yüzey fonksiyonelleştirilmiş poliimidlerin yapıları termal analiz yöntemleri ile olan diferansiyel taramalı kalorimetre (DSC) ve termogravimetrik analiz (TGA) ile incelendi ve yapısal değişimler gözlendi. Tezin ana konusu olan klorofonksiyonel poliimidlerin sentezi ve fizikokimyasal özellikleri olduğundan, tepkime koşulları değiştirilerek polimerlerin yapısal ve fizikokimyasal özellikleri optimize edildi.

Ümmü Merve Türker
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Medikal uygulamalar için selüloz jeli üretimi

Bu çalışma kapsamında tekstil endüstrisinde önemli bir problem olan üretim atıklarının yeniden üretime dahil edilmesi ve katma değeri yüksek bir medikal ürüne dönüştürülmesi amaçlanmıştır. Yapısal olarak büyük oranda selüloz içeren tekstil endüstri atıklarından sürdürülebilir kaynakların kullanılması çerçevesinde, biyobozunur ve pek çok biyomedikal uygulamada kullanılabilecek yenilikçi yapılarının sentezlenmesi temel amaç olarak saptanmıştır. Özellikle günümüzde ilaç taşıyıcı sistemler, yara örtü malzemeleri, doku ve hücre destek materyalleri gibi biyomedikal uygulamalarda kullanılabilecek selüloz temeli jeller sentezlenecektir. Bu yapılarda yüksek biyouyumluluk söz konusu olacağından hazırlanacak olan selüloz temelli jellerin sensör, enzim immobilizasyon matrisi, ilaç taşıyıcı sistem ve yara örtü malzemesi olarak kullanılabilirlikleri araştırıldı. Sentezlenen bu yapıların biyouyumluluk ve biyobozunurluk özellikleri incelendi. Çalışma kapsamında sentezi düşünülen selüloz temelli yapıları içeren sistemler diğer polimerlere göre daha çevre dostu ve biyouyumlu özellikler gösterdi. Çalışmada elde edilecek yapılarda özellikle yapısal biyouyumluluğu arttırmak ve yüzey etkisini sağlamak için yüzey modifikasyonları gerçekleştirildi. Yüzey modifikasyon işlemlerinde iyonik sıvılar ve diğer azeotropik çözeltiler yanında bakır tuzları da denendi. Elde edilen selüloz jellerin analizleri FTIR, NMR ve elementel analiz teknikleri ile yapıldı. Termal özellikleri DTA, TGA ve DSC teknikleri ile incelendi. Yüzey analizleri AFM, sıvı temas açısı ve SEM teknikleri ile sağladı. Sentezlenen polimerik yapıların öncelikle biyouyumlulukları in vitro olarak MCF 5 hücreleri ile tespit edildikten sonra farklı uygulama alanları olarak yara örtü malzemesi uygulanabilirliği test edildi. Yüzey modifiye edilmiş yapı olarak ise doku iskelesi ve ilaç taşıyıcı olarak uygulanabilirliği gösterildi.

Antibakteriyel ajanlarBiyomalzemelerHam pamuklu ürün+1
Pınar Durmaz
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Fonksiyonel hibrit malzemeler

Bu tezin amacı fonksiyonel hibrit malzemeler hazırlamak için yeni metotlar geliştirmek ve değişik ölçeklerle multifonksiyonel malzemeler hazırlamaktır. Bu amaçla ilk olarak krizotil, silika-jel ve cam elyaf anorganik matrikslerin yüzey işlevlendirilmesi sol-jel tekniği kullanılarak yapıldı. Yüzey işlendirilmesi farklı silanlı bileşikler kullanılarak gerçekleştirildi. Melamin temelli dendrimerler sol- jel tekniği kullanılarak convergent ve divetgent yöntemleriyle modifiye materyallere kovalent bağlarla bağlandı. Bu yaklaşımlarla yeni ürünler elde edildi.Sentezin her basamağı Fourier Transform İnfrared Spektrofotometresi (FT-IR), Termal Gravimetrik Analiz(TGA) ve Diferansiyel Termal Analiz(DTA) ile kaydedildi. Sentezlenen malzemeler Kolon Kromotoğrafisi yöntemi ile saflaştırıldı ve malzemelerin saflığı TLC yöntemi ile kontrol edildi. Materyallerin yapısı 1H- and 13C-NMR ile açıklandı.Convergent yöntemi, dendrimerin silika- jel üzerine bağlanmadan önce çözelti fazında sentezlenmesine dayanmaktadır. Dendrimer yapısında kusurlar olmaksızın farklı jenerasyondaki dendrimerler kullanılarak kompozit materyaller hazırlanılabilir Divergen yöntemi ile sentezlenen kompozitlerde organik kısım yüzdesi artmaktadır. Bu yöntemde eksik dallanmalardan kaynaklanan yapısal bozukluklar meydana gelmektedir. Divergent yöntemi ile sentezlenen malzemeler convergent yöntemi ile sentezlenen homojen bir yapıya sahip olan malzemelere göre sudan atrazin uzaklaştırmada daha etkindir

Dendrimerler
Ayber Yıldırım
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Hibrid poliamid nanokompozitlerin poss temelli nanomalzemeler ile hazırlanması ve fizikokimyasal tanımlanması

HİBRİD POLİAMİD NANOKOMPOZİTLERİN POSS TEMELLİ NANOMALZEMELERDE HAZIRLANMASI VE FİZİKOKİMYASAL TANIMLANMASINilüfer Kıvılcım (Kiğılı)İnönü ÜniversitesiFen Bilimleri EnstitüsüKimya Anabilim Dalıxiv+ 146 sayfa2008Danışman: Prof.Dr. Turgay SEÇKİNSol-jel işlemi, hibrit anorganik-organik ağ yapıların hazırlanmasında kullanılmıştır. Fonksiyonel alkoksi silan temelli seramer yapılar, uyumlu poliamitler ile ve sekiz fonksiyonlu polihedralsilseskioksan (POSS) ile hazırlanmıştır. Anorganik ve organik yapılar arasında kovalent bağ oluşmasına rağmen, sonuçta elde edilen malzemeler ağ yapılı olup seramik yapı ile güçlendirilmiş polimerik zincirlerden oluşmuştur. Malzemelerin bu özelliği dolgu maddesi içeren elastomerlere benzemektedir. Bu çalışma da ana kurgu anorganik katkı miktarı ile polimerin son özelliğinin değişimi üzerinedir. Sol-jel prosesi ile yeni poliamitler Ti(OiPr)4 ve Zr(OBu)4 kullanılarak hazırlanmıştır. Bu yöntemin dayandığı temel L-lysine ile işlevsellik kazanan alkoksi silanların çok yüksek yoğunluklu hibrit ağ yapısı hazırlanmasında kullanılmasıdır. Bir başka yaklaşımda ise, farklı killer kullanılarak poliamit-kil hibrit malzemeleri de hazırlanmıştır. Isıl kararlılık kil miktarının artması ile artmıştır, ayrıca, saf halde interkale olan yapılar elde edilememiş, onun yerine daha çok karışık yapılar elde edilmiştir. Çalışmanın son aşamasında ise, krizotil yüzeyi g-propiltrietoksisilan ile modifiye edilerek poliamid yüzeye kovalent bağlarla bağlanmıştır. Bu yeni sistemlerle hazırlanan poliamidlerin yapısal analizleri, diferansiyel ısıl analiz (DTA), diferansiyel taramalı kalorimetre (DSC) , termogravimetrik analiz (TGA), electron mikroskopu (SEM, X-ışınları difraksiyonu (XRD) ve diğer bilinen teknikler ile yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: POSS, Poliamid, Tabakalı killer, Yüzey modifikasyon, Sol-jel kimyası, Nanomalzemeler, Nanokompozitler

Nilüfer Kıvılcım Kiğılı
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Poliimidler üzerine click kimyası uygulamaları

Bu tezin amacı, farklı polimer zincirleri aşılanmış fırça tipi polyimide filmlerin hazırlanması ve aydınlatılmasıdır. Klik tepkimesi bu tip fırça tipi polimerlerin hazırlanmasında başarılı olarak kullanıldı. Öncelikle, polyimide yüzey modifikasyonu, trimetilklorosilan ve çözgen olarak kloroform kullanılarak, klorometilasyon tepkimesi ile gerçekleştirildi. Daha sonar klorometil fonksiyonel polyimide yüzey azid fonksiyonel poliimidin hazırlanmasında kullanıldı. Aynı zamanda, polistiren, poli(metil metakrilat), poli(vinilprolidon), poli(metil akrilat) ve bu polimerlerin blok kopolimerleri gibi cliklenebilir polimerler, azid fonksiyonel poliimid yüzeye bağlanmak için ATRP tekniği ile sentezlendi ve bu kliklenebilir polimerler poliimid yüzeye bağlandı. Hazırlanan poliimidler ve kliklenebilir polimerler, FTIR, GPC, AFM ve SEM-EDX teknikleriyle yapısal olarak karakterize edildi., bozunma başlangıç sıcaklığı(ITD) ve yüzde kalıntı miktarı gibi diğer termal özellikler, aynı zamanda DSC, DTA ve TGA teknikleriyle belirlendi. Fırça tipi poliimidlerin, kliklenmiş polimer türüyle ilgili olan sıvı temas açısı, yüzey topolojisi, Tg ve termal kararlılık gibi fiziksel özellikler araştırılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Kapton, click kimyası, fırça tipi polimer, kontrollü polimerizasyon.

Sema Vural
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Olivetol temelli sol jel kaplamalar ile su tutmayan tekstil yüzeylerinin eldesi ve morfolojik özelliklerinin araştırılması

Dünya genelinde hızla büyüyen ve stratejik önemi giderek artan tekstil endüstrisi, insanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren ve gelecekte de varlığını devam ettirecek temel sektörlerden biri olmuştur. Bu endüstride, çok işlevli tekstil yapılarına olan ihtiyaç her geçen gün artmış; aynı anda birden fazla özelliği bünyesinde barındırabilen yenilikçi çözümler geliştirilmesi sektörün başlıca hedefleri arasında yer almıştır. Yanmazlık, antibakteriyel özellik, kir tutmama ve kırışmama gibi fonksiyonların aynı tekstil yapısında sağlanması bu doğrultudaki temel gerekliliklerden biri olmuştur. Bu çalışmada, moleküler hidrofobite özellikleri taşıyan yapılar kullanılarak, sol-jel kaplama yöntemiyle tekstil kumaş yüzeylerinde su ve yağ tutmayan, aynı zamanda termal özellikleri iyileştirilmiş kaplamalar elde edilmiştir. Suprem, interlok, ribana ve lacoste gibi kumaşlar, ham pamuk yapılı olmaları nedeniyle yüksek oranda hidroksil grubu içermekte ve bu da onların oldukça hidrofilik karakter göstermelerine neden olmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu kumaş yapılarına farklı oranlarda olivetol grubu içeren kaplamalar uygulanmış ve böylece yüzeyin hidrofilik karakteri azaltılmaya çalışılmıştır.Çalışmada yalnızca su ve yağ itici özellikler değil, aynı zamanda uygulanan sol-jel kaplama yöntemiyle kumaşların termal dayanım özellikleri de artırılmıştır. Ayrıca, kaplamalarda kullanılan hidrofob yan gruplar içeren olivetol temelli moleküler ünitelerin oranı değiştirilerek, kumaş özellikleriyle olivetol miktarı arasındaki korelasyon da analiz edilmiştir.Elde edilen olivetol temelli yüzey kaplamaları, yapısal olarak FTIR spektroskopisi ve X-ışını spektroskopisi (XRD) ile detaylı biçimde incelenmiştir. Kullanılan kumaşlar interlok, ribana, lacoste ve süprem gibi pamuk esaslı yapılar olmuştur. Kaplamaların yüzey morfolojisi ve kalınlığı ise SEM, AFM ve optik mikroskopi ile değerlendirilmiştir. Ayrıca, uygulanan sol-jel kaplamaların kumaşların termal özelliklerine etkisi TGA, DTA ve DSC analizleri ile ortaya konulmuştur. Su iticilik özellikleri sıvı temas açısı ölçümleri ile belirlenmiş ve olivetol miktarı ile kaplama kalınlığına bağlı olarak yüzeyin hidrofobik karakteri analiz edilmiştir.

Gökhan Kürçe
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00

Other supervisors