Theses supervised by Prof. Dr. Türkan Argon
23 theses · Bolu Abant İzzet Baysal University
Öğretmenlerin kültürel değer algıları ve örgütsel politika algıları arasındaki ilişkide sosyal kimliğinin aracı rolü
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin kültürel değer algıları ve örgütsel politika algıları arasındaki ilişkide sosyal kimliklerinin aracı rolünün araştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, araştırma açıklayıcı ilişkisel araştırma modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Düzce ili merkez ve ilçelerindeki kamuya bağlı eğitim kurumlarında çalışmakta olan 976 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Bireysel Kültürel Değerler Ölçeği, Örgütsel Politika Algısı Ölçeği ve Öğretmenlerin Sosyal Kimlik Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, 2021-2022 eğitim öğretim yılında araştırmacı tarafından toplanmış ve verilerin analizinde açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, betimleyici istatistikler, yapısal eşitlik modeli ve bootstrapping işlemi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar, öğretmenlerin bireysel kültürel değer algılarının örgütsel politika algılarını negatif yönde, sosyal kimlik algılarını ise pozitif yönde ve anlamlı şekilde açıkladığını gösterirken; sosyal kimlik algılarının da örgütsel politika algılarını negatif yönde ve anlamlı olarak açıkladığını ortaya koymuştur. Ayrıca araştırmada, öğretmenlerin kültürel değer algıları ile örgütsel politika algıları arasındaki ilişkide sosyal kimlik algılarının kısmi aracılık rolü oynadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bootstrapping işlemi ile elde sonuçlar da bu dolaylı etkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular ilgili alanyazın doğrultusunda tartışılmış, gelecek araştırmalara ve uygulamaya yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Örgütsel dedikodu ve sinerjiye yönelik lise öğretmenlerinin görüşleri
Bu araştırmanın amacı, Bolu merkez ilçe devlet okullarında görev yapan lise öğretmenlerinin örgütsel dedikodu ve örgütsel sinerjiye yönelik görüşleri arasındaki ilişkiyi incelemek, ve görüşlerin kişisel değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini saptamaktır. Araştırma, ilişkisel tarama modeliyle uygulanmış, veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, Örgütsel Sinerji Ölçeği ve Örgütsel Dedikodu Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS programıyla analiz edilmiş, verilere ilişkin frekans, ortalama, yüzde, standart sapma, Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Rho korelasyon testleri yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar şunlardır: Öğretmenlerin örgütsel dedikoduya ilişkin görüşleri alt boyutlarından haberdar olma ve ilişkileri geliştirmede "katılmıyorum", örgütsel zarar alt boyutunda ise "katılıyorum" düzeyindedir. Öğretmenlerin örgütsel sinerjiye yönelik görüşleri hem ölçek toplamında, hem de alt boyutlarında "sık sık" düzeyindedir. Öğretmenlerin örgütsel dedikoduya ilişkin görüşleri kişisel değişkenler açısından; cinsiyet, eğitim durumu, branş, medeni durum ve öğretmenlerin çalıştıkları okullardaki öğretmen sayısı değişkenlerine göre anlamlı fark ortaya çıkarmamıştır. Buna karşın hem kıdem hem de sendika üyeliği değişkenleri öğretmen görüşlerinde örgütsel zarar boyutunda anlamlı fark ortaya çıkarmıştır. Öğretmenlerin örgütsel sinerjiye ilişkin görüşleri kişisel değişkenler açısından değerlendirildiğinde bütünleşme boyutunda cinsiyet, branş, medeni durum ve sendika değişkenlerinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Strateji boyutunda branş, mesleki kıdem ve sendika değişkenleri; güncellenme ve güçlenme boyutunda ise medeni durum, mesleki kıdem ve sendika değişkenleri anlamlı fark ortaya çıkarmıştır. Toplam ölçekteki görüşlerde ise branş ve sendika değişkenlerinde anlamlı fark göstermiştir. Öğretmenlerin örgütsel dedikoduya yönelik görüşleriyle örgütsel sinerjiye yönelik görüşleri arasında negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Buna göre, eğitim kurumlarında örgütsel dedikodu arttıkça, örgütsel sinerjinin azalma gösterdiği söylenebilir.
Öğretmenlerin temel psikolojik ihtiyaçları ile okul yaşam kalitesi arasındaki ilişkide yönetici desteğinin düzenleyici etkisi
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin temel psikolojik ihtiyaçları, okul yaşam kalitesi arasındaki ilişkide yönetici desteğinin düzenleyici etkisi araştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile desenlenmiş ve ilişkisel nedenleri test eden yaklaşımlardan biri olan Hayes'in (2017) düzenleyici etki analiz yöntemi (Model-1) kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evreni 2020/2021 eğitim öğretim yılında Düzce ili merkez ve ilçelerindeki kamuya bağlı ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki okullarda farklı branşlarda görev yapan öğretmenlerden, basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 2099 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği", "Yönetici Desteği Ölçeği" ve "Öğretmenlerin Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler betimleyici istatistikler, Hayes (2017) tarafından geliştirilen makro eklentisi (Process Makro) ile analiz edilmiştir. Araştırmanın düzenleyici etki hipotezlerine yönelik sonuçlarda öğretmenlerin temel psikolojik ihtiyaçları ile okul yaşam kalitesi arasındaki ilişkide yönetici desteği algısının düzenleyici etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Öz Belirleme Kuramı, Temel Psikolojik İhtiyaçlar, Okul Yaşam Kalitesi, Yönetici Desteği, Düzenleyici Etki
Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı öğrencilerinin sınıf yönetimi yeterlikleri ve akademik erteleme eğilimleri
Bu araştırmanın amacı pedagojik formasyon eğitimi sertifika programı öğrencilerinin sınıf yönetimi yeterlikleri ile akademik erteleme eğilimleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın çalışma evrenini 2022-2023 takvim yılında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesinde formasyon eğitimi alan 419 öğrenci oluşturmuştur. Belirlenen evrenden 377 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplanmasında; kişisel bilgi formu, Sınıf Yönetimi Yeterlikleri ve Akademik Erteleme Eğilimi Ölçekleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerde aritmetik ortalama ve standart sapma, kişisel değişkenlerde Kolmogorov – Smirnov testi, t, ANOVA, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H, ilişki analizinde Spearman Rho korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğrencilerin sınıf yönetimi yeterlikleri "yeterliyim" ve akademik erteleme eğilimleri "çoğunlukla yanlış" düzeyindedir. Sınıf yönetimi yeterliklerinin davranış yönetimi alt boyutu "orta düzeyde" ile ölçek toplamından ve diğer alt boyutlardan farklılaşmıştır. Öğrencilerin sınıf yönetim yeterlikleri cinsiyete göre toplamda farklılık göstermezken davranış yönetimi alt boyutunda farklılaşmış, yaşa göre bir farklılık göstermezken, alana göre farklılaşmıştır. Mezun olunan liseye göre ölçek toplamında ve davranış yönetimi alt boyutunda farklılaşmıştır. Akademik erteleme eğilimi cinsiyet, yaş ve alana göre farklılaşırken mezun olunan liseye göre farklılaşmamıştır. Akademik erteleme ile sınıf yönetimi yeterlik ölçeği toplam puanları ve alt boyutlarından fiziksel düzen yönetimi, öğretimin yönetimi, zaman yönetimi, ilişki yönetimi alt boyutları arasında "negatif yönde, orta düzeyde anlamlı" bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Akademik erteleme ölçeği toplam puanı ile sınıf yönetimi yeterlik ölçeği alt boyutlarından davranış yönetimi alt boyutu arasında ise "pozitif yönde düşük düzeyde" anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Sınıf Yönetimi Yeterlikleri, Akademik Erteleme Eğilimi, Formasyon Öğrencisi
Öğretmenlerin okul iklimi algıları ve iş tatmini algıları arasındaki ilişkide öğretmen duyarlılığı ve işe angaje olmanın ardışık aracılık rolü
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin okul iklimi algıları ile iş tatmini algıları arasındaki ilişkide öğretmen duyarlılığı ve işe angaje olmanın aracılık rollerinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, araştırmada açıklayıcı ilişkisel araştırma modeli benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini, 2023-2024 eğitim öğretim yılında Bolu il merkezi ve ilçelerindeki kamuya bağlı okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde çalışmakta olan 1019 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmen Duyarlılığı Ölçeği" ile birlikte "Okul İklimi Algısı Ölçeği", "İşe Angaje Olma Ölçeği" ve "İş Tatmini Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, korelasyon analizleri, regresyon analizleri, yapısal eşitlik modellemesi (YEM) ve bootstrapping işlemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, okul iklimi algısının öğretmenlerin iş tatmini üzerinde doğrudan anlamlı ve pozitif bir etkisinin olduğunu göstermiştir. Ayrıca okul iklimi algılarının öğretmen duyarlılığını olumlu yönde yordadığı, öğretmen duyarlılığının da iş tatmini üzerinde pozitif yönde etkisinin olduğu belirlenmiştir. İşe angaje olmanın, öğretmen duyarlılığı ile iş tatmini arasındaki ilişkide anlamlı bir aracılık rolüne sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca okul ikliminin, işe angaje olma üzerinde de anlamlı ve pozitif etkisi bulunmuştur. Öğretmen duyarlılığının alt boyutlarının (öğrenci odaklı duyarlılık, mesleki duyarlılık, kurumsal duyarlılık ile toplumsal ve çevresel duyarlılık) okul iklimi ile iş tatmini arasındaki ilişkide farklı seviyelerde aracılık ettiği ortaya konmuştur. Araştırmanın hipotezleri kapsamında test edilen modelde, okul ikliminin iş tatminini hem doğrudan hem de öğretmen duyarlılığı ve işe angaje olmanın ardışık aracılığıyla dolaylı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, okul yöneticileri ve politika yapıcıların okul iklimini geliştirici yöndeki çabalarını artırmalarının, öğretmenlerin işe angaje olmalarını ve duyarlılıklarını destekleyerek iş tatminlerini artıracağı vurgulanmaktadır. Elde edilen bulgulara dayanarak, eğitim kurumlarında öğretmenlerin okul iklimi, öğretmen duyarlılığı, işe angaje olma ve iş tatminlerini artıracak uygulama ve politikaların geliştirilerek hayata geçirilmesi önerilmektedir.
Yöneticilerin nöroliderlik ve insan kaynakları yönetimi yeterliliklerine yönelik öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı, öğretmen görüşleri doğrultusunda okul yöneticilerinin nöroliderlik yeterlilikleri ve insan kaynakları yönetimi yeterliliklerini belirleyerek, aralarındaki ilişkiyi tespit etmek ve öğretmen görüşlerinin kişisel değişkenlerine göre anlamlı fark gösterip göstermediğini ortaya koymaktır. Araştırma Bolu ili merkez ilçeye bağlı resmi ilkokullarda görev yapan 406 öğretmen üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Nöroliderlik Ölçeği" ve "Yöneticilerin İnsan Kaynakları Yönetimi Yeterlilikleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada Nöroliderlik Ölçeği'nin Türkçe'ye uyarlama çalışmaları yapılmıştır. Verilerin analizinde ilkokul öğretmenlerinin okul yöneticilerine ilişkin nöroliderlik yeterlilikleri ve insan kaynakları yönetim yeterlilikleri görüşlerinin belirlenmesinde aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri incelenmiştir. Kişisel değişkenlere göre nöroliderlik ve insan kaynakları yönetimi yeterliliklerine yönelik öğretmen görüşleri arasında farkın anlamlı olup olmadığı belirlenirken normal dağılım göstermediğinden non-parametrik testlerden Mann Wihtney-U Testi ve Kruskal Wallis Testi kullanılmıştır. Nöroliderlik ve insan kaynakları yönetimi arasındaki ilişkiler belirlenirken ise Spearman Rho Sıralama Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Yapılan analiz sonuçları p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Öğretmenlerin yönetici nöroliderlik yeterliliklerine ilişkin görüşleri tüm alt boyutlarda "katılıyorum" düzeyinde bulunmuştur. İnsan kaynakları yönetim yeterliliklerine ilişkin öğretmen görüşleri ise insan kaynağının tanınması ve çözümlenmesi alt boyutunda "kararsızım" düzeyinde iken diğer alt boyutlarda ve ölçek toplamında "katılıyorum" düzeyinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. xvii Cinsiyet değişkenine göre, yönetici nöroliderlik yeterliliklerine ilişkin öğretmen görüşleri; ilişkisellik ve adalet alt boyutlarında anlamlı farklılık gösterirken; statü, netlik ve özerklik alt boyutlarına göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Liderlikle ilgili seminere katılma durumu değişkenine göre ise öğretmen görüşleri; statü ve özerklik alt boyutlarında anlamlı farklılık gösterirken; netlik, ilişkisellik ve adalet alt boyutlarında anlamlı farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Yaş değişkenine göre öğretmen görüşleri; ilişkisellik alt boyutunda anlamlı farklılık gösterirken; statü, netlik, özerklik ve adalet alt boyutlarında anlamlı faklılık göstermemiştir. Yönetici yaşı değişkenine göre ise öğretmen görüşlerinin; nöroliderliğin tüm alt boyutlarında anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Yönetici cinsiyeti, medeni durum, eğitim durumu, çalışılan okul sayısı, hizmet süresi, İKY seminerine katılım değişkenlerinin yönetici nöroliderlik yeterliliklerine ilişkin öğretmen görüşlerini farklılaştırmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yönetici cinsiyeti değişkenine göre yöneticilerin insan kaynakları yönetimi yeterliliklerine ilişkin öğretmen görüşleri; insan ilişkileri ve çalışan memnuniyeti alt boyutunda anlamlı faklılık gösterirken, insan kaynakları yönetim yeterliliklerinin diğer alt boyutlarında anlamlı farklılık göstermemiştir. Medeni durum değişkenine göre ise öğretmen görüşleri; insan kaynaklarının ödüllendirilmesi ve değerlendirilmesi alt boyutunda anlamlı bir farklılık gösterirken, insan kaynakları yönetiminin diğer alt boyutlarında anlamlı bir faklılık göstermemiştir. Yönetici yaşı değişkenine göre öğretmen görüşlerinin; insan kaynakları yönetim yeterliliklerinin tüm alt boyutlarında anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet, yaş, eğitim durumu, çalışılan okul sayısı, kurumdaki hizmet süresi, İKY seminerine ve liderlik seminerine katılım değişkenlerine göre ise yöneticilerin insan kaynakları yönetimi yeterliliklerine ilişkin öğretmen görüşlerinin anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Nöroliderlik ve insan kaynakları yönetimi ölçekleri arasında tüm alt boyutlarda ve toplam puanlarda oldukça yüksek ilişkilerin bulunduğu tespit edilmiştir. Ölçekler arasındaki ilişkiler değerlendirildiğinde en yüksek ilişki İKY toplamı ile statü ve ilişkisellik alt boyutları arasında olduğu belirlenmiştir.
Profesyonel öğrenme topluluğu, psikolojik sahiplenme ve bağlamsal performans arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, okullarda profesyonel öğrenme topluluğu olma durumuna, psikolojik sahiplenmeye ve bağlamsal performansa ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemek, görüşleri arasında anlamlı ilişki olup olmadığını tespit ederek birbirleri arasındaki etki düzeyini ortaya çıkarmak ve profesyonel öğrenme topluluğunun psikolojik sahiplenme ve bağlamsal performans arasında aracı rolünün olup olmadığını incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evren üzerinde yürütülmüştür. Araştırma evrenini 2017-2018 eğitim öğretim yılında Bolu ili merkez ilçe 18 lisede görev yapan 844 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Profesyonel Öğrenme Topluluğu Ölçeği ile Türkçeye uyarlaması yapılan Psikolojik Sahiplenme ve Bağlamsal Performans ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ve uyarlaması yapılan Bağlamsal Performans ve Psikolojik Sahiplenme Ölçekleri ile Profesyonel Öğrenme Topluluğu Ölçeğinin yapı geçerliliğini test etmek için Doğrulayıcı ve Açımlayıcı Faktör Analizleri kullanılmıştır. Analizler SPSS 22.0 paket programı ve Lisrel 9.1 programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın birinci alt problemi kapsamında verilerin ortalamaları ve standart sapmaları heaplanmıştır. İkinci alt problem kapsamında bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın üçüncü ve dördüncü alt problemlerin yanıtlanması amacıyla Pearson Korelasyon katsayısı kullanılmış ve basit doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırmanın son alt problemi olan profesyonel öğrenme topluluğunun psikolojik sahiplenme ve bağlamsal performans arasında aracı rolü için aracılık etkisi analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulardan hareketle ulaşılan sonuçlar Profesyonel Öğrenme Topluluğu Ölçeği ile alt boyutlarına ilişkin öğretmen görüşlerinin "katılıyorum" düzeyinde olduğunu göstermiştir. Psikolojik sahiplenme ölçeğine ilişkin görüşlerinin ortalaması kısmen katılıyorum düzeyinde iken alt boyutlarına ilişkin görüşlerinin ortalaması "katılıyorum", bölgecilik alt boyutu ölçeğin geneli ve diğer alt boyutlarından farklı olarak "kısmen katılmıyorum" düzeyinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bağlamsal performans ölçeğinin toplamı ile kişiler arası ilişkileri kolaylaştırma ve kendini işe adama alt boyutlarına ilişkin görüşlerinin olası/muhtemel düzeyde olduğu görülmüştür. Lise öğretmenlerinin profesyonel öğrenme topluluğu ve psikolojik sahiplenme görüşleri ile profesyonel öğrenme topluluğu ve bağlamsal performans görüşleri arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Psikolojik sahiplenme ve bağlamsal performans görüşleri arasında ve bağlamsal performans ile psikolojik sahiplenmenin bölgecilik dışındaki tüm alt boyutları arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Yapılan üç regresyon analizi sonucundan ilkinde psikolojik sahiplenme ölçek puanları profesyonel öğrenme topluluğu ölçek puanlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmüş, psikolojik sahiplenme ölçek puanları profesyonel öğrenme topluluğu ölçek puanlarındaki toplam varyansın yaklaşık olarak %10'unu açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır. İkincisinde Profesyonel öğrenme topluluğu ölçek puanları bağlamsal performans ölçek puanlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmüş, profesyonel öğrenme topluluğu ölçek puanları bağlamsal performans ölçek puanlarındaki toplam varyansın yaklaşık olarak %12'sini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır. Üçüncüsünde psikolojik sahiplenme ölçek puanları bağlamsal performans ölçek puanlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmüş, psikolojik sahiplenme ölçek puanları bağlamsal performans ölçek puanlarındaki toplam varyansın yaklaşık olarak %24'ünü açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada profesyonel öğrenme topluluğunun psikolojik sahiplenme ve bağlamsal performans arasında düşük düzeyde aracı etkiye sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Profesyonel öğrenme topluluğu, psikolojik sahiplenme, bağlamsal performans, öğretmen.
Yenilikçi okul ve örgüt iklimine ilişkin öğretmen görüşleri (Bolu ili örneği)
Bu araştırmanın amacı Bolu ili Merkez ilçe ortaokul öğretmenlerinin yenilikçi okul ve örgüt iklimine yönelik görüşlerini belirleyerek, görüşler arasında anlamlı ilişki olup olmadığını tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin yenilikçi okul ve örgüt iklimi ile ilgili görüşleri belirlenmiş, öğretmenlerin yenilikçi okul ve örgüt iklimi ile ilgili görüşleri arasındaki ilişki incelenmiştir. İlişkisel tarama modelinde yürütülmüş olan araştırmanın çalışma evrenini 2017-2018 eğitim öğretim yılında Bolu ili Merkez ilçe ortaokullarında görev yapan 306 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, okulların yenilikçilik düzeylerini (kapasitelerini) ölçmeyi hedefleyen Aslan ve Kesik (2016) tarafından geliştirilen "Yenilikçi Okul Ölçeği" ve örgütsel iklimi belirlemeye ilişkin Yılmaz ve Altınkurt (2013) tarafından Türkçeye uyarlanmış "Örgütsel İklim Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracından elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS 20 programından yararlanılarak çözümlenmiştir. Ölçeklerden elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama (X ̅), yüzde (%), standart sapma (Ss), frekans (f), Mann-Whitney U testi, Kruskall-Wallis H testi ve Spearman Rho korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmada fark ve ilişkilerin anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, yenilikçi okula yönelik öğretmen görüşlerinin ölçek genelinde "bazen" düzeyindeyken, alt boyutlar olan yönetsel destek ve yenilikçi atmosferde "çoğu zaman", örgütsel engellerde "nadiren" düzeyindedir. Öğretmenlerin örgüt iklimine yönelik görüşleri ise toplam ölçek ve destekleyici müdür davranışı boyutunda "genellikle olur", emredici ve kısıtlayıcı müdür davranışı boyutlarında "bazen olur" düzeyindedir. Öğretmenlerin cinsiyet değişkeni, örgütsel iklimin kısıtlayıcı müdür davranışında; yaş değişkeni, yenilikçi okulun yenilikçilik atmosferi alt boyutunda fark oluşturmuştur. Öğrenim durumu değişkeni, yenilikçi okulun örgütsel engeller boyutu ile örgüt ikliminin destekleyici müdür davranışı ve ölçek genelinde fark oluştururken; branş değişkeni, yenilikçi okulun tamamı, örgüt ikliminin destekleyici müdür davranışı ve ölçek toplamında fark meydana getirmiştir. Yöneticinin yöneticilik süresi, yenilikçi okulun örgütsel engeller, örgüt ikliminin destekleyici müdür davranışı, emredici müdür davranışı ve toplam ölçekte anlamlı fark ortaya çıkarmıştır. Öğretmenlerin yenilikçi okula ilişkin görüşleri ile örgüt iklimine yönelik görüşleri arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki ortaya koymuştur. Alt boyutlar arasında da orta ve düşük düzeyde, pozitif ve negatif yönlü ilişkiler tespit edilmiştir.
Sınıf öğretmenlerinin örgütsel adalet ve duygusal emek düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Bolu merkez ilçe devlet okullarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin örgütsel adalet ve duygusal emek davranışlarına yönelik algıları arasındaki ilişkiyi incelemek, algılar arasında anlamlı ilişki olup olmadığını belirlemek ve kişisel değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini tespit etmektir. İlişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma evrenini 2015- 2016 eğitim öğretim yılında Bolu merkez ilçe devlet okullarında görev yapan 380 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin tamamına ulaşılmış, dönen ölçeklerden 270'i veri olarak kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, Duygusal Emek ve Örgütsel Adalet Ölçekleri kullanılmıştır. Araştırma verileri SPSS programı ile çözümlenmiş, verilerle ilgili frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, Man Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Rho Korelasyon analizleri yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, sınıf öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları "katılıyorum" düzeyindeyken, toplam duygusal emek davranış düzeyine ilişkin algıları " çoğu zaman", alt boyutları olan yüzeysel rol yapmada "bazen", derinden rol yapmada "çoğu zaman", doğal duygularda ise "her zaman" düzeyindedir. Öğretmenler doğal duygular boyutunda duygu düzenlemesini istendik düzeyde yapmaktadırlar. Cinsiyet, eğitim durumu ve sendikaya üye olma değişkenleri öğretmenlerin örgütsel adalete yönelik algılarında anlamlı fark ortaya çıkarmamıştır. Bununla birlikte kıdem değişkeni öğretmenlerin örgütsel adalet algılarını anlamlı olarak etkilerken, kıdemi arttıkça örgütsel adalet algılarının arttığı görülmektedir. Öğretmenler arasında en düşük adalet algısına 1-10 yıl kıdem grubu öğretmenlerinin algısına sahip olduğu görülmektedir. Eğitim durumu ve sendikaya üye olma değişkenleri öğretmenlerin duygusal emek davranışlarında hem toplamda hem de alt boyutlardan yüzeysel rol yapma, derinden rol yapma ve doğal duygulara yönelik algılarında anlamlı fark ortaya çıkarmamıştır. Bununla birlikte kıdem değişkeni öğretmenlerin derinden rol yapma ve yüzeysel rol yapma davranışlarına yönelik algılarını anlamlı olarak etkilemezken, doğal duygular ve toplam duygusal emek davranışına yönelik algılarını anlamlı olarak etkilediği görülmektedir. Doğal duygular ve toplam duygusal emek davranışında tespit edilen anlamlı farklılık 21 yıl ve üstü kıdeme sahip öğretmenlerin lehine olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin örgütsel adalet ve toplam duygusal emek ile alt boyutları olan yüzeysel rol yapma, derinden rol yapma algıları arasında düşük düzeyde pozitif yönlü, örgütsel adalet ve doğal duygulara yönelik algıları arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı olarak ilişkiler tespit edilmiştir.
Öğretmenlerin okul yöneticilerinin yönetim becerileri ve algı yönetimine ilişkin görüşleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, Ankara ili Mamak ilçesi Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilkokullarda görevli öğretmenlerin yöneticilerin yönetim becerileri ile algı yönetimine yönelik görüşleri arasındaki ilişkileri değerlendirmektir. Araştırmanın çalışma evrenini 2017-2018 eğitim öğretim yılında, Ankara ili Mamak ilçesinde görev yapan 574 ilkokul öğretmeni oluşturmaktadır. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan araştırmada veri toplama aracı olarak "Yönetici Yönetim Becerileri Ölçeği" ve "Yönetici Algı Yönetimi Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında çözümlenmiştir. Veri dağılımı normal dağılım olmadığı için araştırmada ortalama standart sapma, Kruskal Wallis, Man Whitney-U ve kolerasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yöneticilerin yönetim becerilerine ve algı yönetimlerine "her zaman" şeklinde görüş bildirdikleri belirlenmiştir. Ölçeklerin geneline yönelik öğretmen görüşleri arasında yüksek düzeyde, pozitif yönlü anlamlı ilişki çıkmıştır. Ayrıca kişisel değişkenler açısından bazı öğretmen görüşlerinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Algı Yönetimi, Eğitim Yönetimi, Eğitim Yönetimi Becerileri
Yükseköğretimde örgütsel körlük ve örgütsel sürdürülebilirlik arasındaki ilişkide örgütsel dayanıklılığın aracı rolü
Bu çalışmanın amacı Sakarya Üniversitesi'nde görev yapan akademisyenlerin görüşlerine göre örgütsel körlük, örgütsel dayanıklılık ve örgütsel sürdürülebilirlik arasındaki yapısal ilişkiyi sınayan bir yapısal eşitlik modeli geliştirmektir. Bu model ile örgütsel körlük ve örgütsel sürdürülebilirlik arasındaki ilişkide örgütsel dayanıklılığın aracılık etkisi ele alınmıştır. Bu sebeple bu çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modeli ile desenlenmiş ve ilişkisel nedenleri test eden yaklaşımlardan biri olan yapısal eşitlik modellemesi tiplerinden yapısal regresyon modeli kullanılmıştır. Böylelikle oluşturulan modelle ilk olarak "H0: Örgütsel körlük örgütsel dayanıklılığı doğrudan açıklamamaktadır. H1: Örgütsel körlük örgütsel dayanıklılığı doğrudan açıklamaktadır."; ikinci olarak "H0: Örgütsel körlük örgütsel sürdürülebilirliği doğrudan açıklamamaktadır. H1: Örgütsel körlük örgütsel sürdürülebilirliği doğrudan açıklamaktadır."; üçüncü olarak "H0: Örgütsel dayanıklılık örgütsel sürdürülebilirliği doğrudan açıklamamaktadır. H1: Örgütsel dayanıklılık örgütsel sürdürülebilirliği doğrudan açıklamaktadır." ve dördüncü olarak ise "H0: Örgütsel körlük örgütsel dayanıklılık aracılığıyla örgütsel sürdürülebilirliği dolaylı olarak açıklamamaktadır. H1: Örgütsel körlük örgütsel dayanıklılık aracılığıyla örgütsel sürdürülebilirliği dolaylı olarak açıklamaktadır." hipotezleri test edilmiştir. Bu çalışmada Türkiye Mükemmellikte Süreklilik Ödülünü alan üniversitelerden veri toplamak amaçlanmıştır. Bu amaçla birlikte, bütünsel anlamda ilgili ödüle sahip tek üniversitenin Sakarya Üniversitesi olmasından dolayı bu çalışmanın evrenini Sakarya Üniversitesinde çalışan 2003 akademisyen oluşturmaktadır. Bu evrenden yapısal eşitlik modeli ilkelerine göre seçilen 322 akademisyen ise bu çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu örneklemden veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen "Örgütsel Sürdürülebilirlik Ölçeği" ile araştırmacı tarafından eğitim örgütüne uyarlaması yapılan "Örgütsel Dayanıklılık Ölçeği" ve "Örgütsel Körlük Ölçeği" kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda bu ölçme araçları yoluyla elde edilen verilerin normallik, doğrusallık, uç değerler, çoklu doğrusal bağlantı ve örneklem hacmi açısından yapısal eşitlik modelinin varsayımlarını karşıladığı görülmüş ve kurulan yapısal eşitlik modeli test edilmiştir. Yapısal regresyon analizi sonucunda kurulan modelin kabul edilebilir ve mükemmel düzeyde uyum değerlerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, örgütsel körlük bağımsız değişkeninin örgütsel dayanıklılık bağımlı değişkenini doğrudan, örgütsel sürdürülebilirlik bağımlı değişkenini ise hem doğrudan hem de dolaylı olarak etkilediği görülürken; örgütsel dayanıklılık bağımsız değişkeninin de örgütsel sürdürülebilirlik bağımlı değişkenini doğrudan etkilediği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra modelde, örgütsel körlük ve örgütsel dayanıklılık değişkenlerinin yönetsel sürdürülebilirlik, ekonomik sürdürülebilirlik, sosyal sürdürülebilirlik, kültürel sürdürülebilirlik ve çevresel sürdürülebilirlik alt boyutları üzerinde de dolaylı etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Her bir yapısal eşitlik için hesaplanan etki büyüklüklerine bakıldığında, örgütsel körlük bağımsız değişkeninin örgütsel dayanıklılık ve örgütsel sürdürülebilirlik üzerinde geniş düzeyde etkiye sahip olurken; örgütsel dayanıklılık bağımsız değişkeninin örgütsel sürdürülebilirlik üzerinde benzer biçimde geniş düzeyde bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, örgütsel körlük ve örgütsel dayanıklılık değişkenlerinin de birlikte örgütsel sürdürülebilirlik değişkeni üzerinde geniş düzeyde bir etkiye sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Son olarak H0 hipotezinin istatistiksel açıdan gerçekten reddedilme durumunu test etmek için yapılan güç analizi sonucunda çalışmanın gücünün oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir.
Öğrenme çevikliği, öğretmen kalitesi ve öğretmenin okulda kalma tutumuna ilişkin öğretmen görüşleri
Araştırmanın amacı, öğretmenlerin öğrenme çevikliğine, öğretmen kalitesine ve okulda kalma tutumlarına yönelik görüşlerini belirleyerek, öğrenme çevikliği ve öğretmen kalitesinin öğretmenlerin okulda kalma tutumlarına etkisini tespit etmektir. Bununla birlikte öğretmenlerin kişisel değişkenlerine göre görüşlerinde anlamlı fark olup olmadığı ortaya konulmuştur. Korelasyonel tarama modeli ile yürütülen araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Sakarya ili Adapazarı ilçesindeki (n=138) resmi ve özel ilkokul, ortaokul ve lisede görevli (n=3896) öğretmenlerden tabakalı-basit tesadüfî örnekleme yöntemi ile belirlenen 1218 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu" ile araştırmacı tarafından Türk kültürüne uyarlanan "Öğrenme Çevikliği Ölçeği", "Öğretmen Kalitesi Ölçeği" ve "Öğretmenin Okulda Kalma Tutumu Ölçeği" kullanılmıştır. Bu üç ölçeğin Türk kültürüne uyarlaması ile geçerlik ve güvenirlik çalışmaları kapsamında Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. Analizler için SPSS for Mac OS 22.0 ve LISREL 8.7 programları kullanılmıştır. Araştırmada çarpıklık ve basıklık değerleri incelenerek verilerin normal dağılım gösterdiği kabul edilmiş, parametrik analizlere başvurulmuştur. Katılımcıların dağılımını belirlemede frekans (f) ve yüzde (%) kullanılmıştır. Birinci alt problemde betimsel istatistiklerden aritmetik ortalama ve standart sapma (SS) kullanılmış, ikinci alt problemde öğretmenlerin görüşlerinin kişisel değişkenlere (cinsiyet, medeni durum, kurum türü, okul türü, branş, mesleki kıdem, okuldaki çalışma süresi, mezun olunan fakülte, sendika üyeliği ve maaş memnuniyeti) göre anlamlı fark olup olmadığını ortaya koyabilmek için iki grup karşılaştırmasında bağımsız örneklem t Testi, ikiden fazla grup karşılaştırmasında tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi uygulanmıştır. Üçüncü alt problemde öğretmenlerin görüşlerinin arasındaki ilişkilerin belirlenmesi için Pearson Korelasyon Analizi, dördüncü alt problemde basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Analizler için SPSS for Mac OS 22.0 programı kullanılmış, anlamlılık düzeyi p=,05 kabul edilmiştir. Araştırmanın bulgularından hareketle ortaya çıkan sonuçlar kısaca özetlenmiştir. Öğretmenlerin genel öğrenme çevikliği ile alt boyutları ile ilgili görüşleri "sık sık" düzeyinde, ancak değişim çevikliği alt boyutu ile ilgili görüşleri "ara sıra" düzeyindedir. Öğrenme çevikliği alt boyutlarından insan ilişkileri çevikliği en yüksek ortalamaya sahip iken; değişim çevikliği en düşük ortalamaya sahiptir. Öğretmenlerin öğretmen kalitesine dair görüşleri "her zaman" düzeyindedir. Öğretmen kalitesi alt boyutlarından öğretmen liderliği boyutunun ortalaması diğer boyutlardan daha yüksek iken, öğretim uygulaması alt boyutu yüksek düzeydedir. Öğretmenlerin okulda kalma tutumlarına dair görüşleri "katılıyorum" düzeyindedir. Öğretmenlerin genel öğrenme çevikliği ve tüm alt boyutlarına yönelik görüşleri medeni durum, okul türü, mezun olunan fakülte, sendika üyesi olma ve maaşlarından memnuniyetleri değişkenlerine göre anlamlı fark göstermemiş; cinsiyet, kurum türü, branş, mesleki kıdem ve okuldaki çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı fark göstermiştir. Öğretmenlerin okulda kalma tutumlarına yönelik görüşleri cinsiyet, medeni durum, okul türü, branş, mesleki kıdem, okuldaki çalışma süreleri ve mezun oldukları fakülte değişkenlerine göre anlamlı fark oluşturmamış; kurum türü, sendika üyeliği ve maaş memnuniyeti değişkenlerine göre anlamlı fark oluşturmuştur. Öğretmenlerin öğretmen kalitesine yönelik görüşlerinde tüm kişisel değişkenlerine göre anlamlı farklar ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin ölçeklere yönelik görüşleri arasında pozitif yönlü orta ve düşük düzeyli ilişkiler mevcuttur. Öğrenme çevikliği ve öğretmen kalitesi ölçek puanları, okulda kalma ölçek puanlarının anlamlı bir yordayıcısı olarak görülmektedir. Araştırmada bulunan sonuçlara göre uygulamaya, araştırmacı ve politika yapıcılara yönelik öneriler geliştirilmiştir.
Mesleki ve teknik anadolu lisesi öğretmenlerinin işle bütünleşme ve yöneticilerin liderlik davranışlarına yönelik görüşleri
Bu araştırma, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenlerinin işle bütünleşme ve yöneticilerin liderlik davranışlarına yönelik görüşleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Bolu merkez ilçesinde bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak İşle Bütünleşme Ölçeği ve Liderlik Davranışları Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler üzerinde ortalama, standart sapma, Man Whitney U, Kruskal Wallis H ve Sperman Rho korelasyon analizler yapılmıştır. Araştırma sonuçları şu şekildedir: Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenlerinin işle bütünleşmeye ilişkin görüşleri hem İşle Bütünleşme Ölçeği genelinde hem de alt boyutlar olan fiziksel, duygusal ve bilişsel bütünleşmede "katılıyorum" düzeyindedir. Öğretmenlerin yöneticilerin liderlik davranışlarına yönelik görüşleri toplam ölçekte ve ilgisiz liderlik ve otokratik liderlik alt boyutlarında "nadiren" düzeyindeyken, demokratik liderlikte "çoğunlukla" düzeyindedir. Öğretmenlerin kişisel özellikleri (cinsiyet, eğitim düzeyi, branş, kıdem) işle bütünleşmeye yönelik görüşlerinde anlamlı fark ortaya çıkarmamıştır. Buna karşın eğitim düzeyleri ve branşları, yöneticilerin liderlik davranışlarına yönelik görüşlerinde bazı alt boyutlarda ve toplamda anlamlı fark ortaya çıkarmıştır. Öğretmenlerin işle bütünleşmeleri ölçek geneli ve alt boyutlarda, yöneticilerin demokratik liderlikleri ile küçük düzeyde, pozitif yönlü; ilgisiz liderlikte çok düşük düzeyde negatif yönlü ilişki ortaya çıkarmıştır. Araştırma önerilerinden bazıları şunlardır: öğretmenlerin işleri dışında da birlikteliğini sağlayacak sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere ağırlık verilmesi ve okul yöneticilerinin bu etkinliklere katılımının sağlanması, öğretmenlerin öncelikli görevi olan eğitim faaliyetlerinin yönetsel, evrak, kırtasiye işleri ile fazla meşgul edilmemesi, eğitim sisteminde şu an yöneticilik görevinde bulunanlara mahalli, merkezi ya da uzaktan eğitim gibi yöntemlerle liderlik tutumlarını geliştirecek eğitimlerin düzenlenmesi.
Kolektif öğretmen yeterliliğinin öğretmenlerin yapısal güçlendirilme ile ilişkisine yönelik öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı, Düzce ili merkez ilçe ilkokul ve ortaokullarında görev yapan öğretmenlerin kolektif yeterlik ve yapısal güçlendirilmelerine yönelik görüşlerini tespit ederek, görüşleri arasında anlamlı ilişki olup olmadığını belirlemektir. Araştırmada ayrıca öğretmenlerin kişisel değişkenlerinin görüşleri üzerinde anlamlı fark oluşturup oluşturmadığı ortaya konulmuştur. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma evrenini 2018–2019 eğitim-öğretim yılında Düzce ili merkez ilçede bulunan ilkokul ve ortaokullarda görev yapan 776 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin tamamına ulaşılmış, 399'u araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Kolektif Öğretmen Yeterliği Ölçeği ve Öğretmenlerin Yapısal Güçlendirilmesi Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verileri SPSS programı ile çözümlenmiş, verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, Man Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Rho Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin kolektif yeterliğe yönelik görüşleri ölçeğin genelinde ve alt boyutlar olan öğretim stratejilerine yönelik kolektif yeterlik ve öğrenci disiplinine yönelik kolektif yeterlikte "çok" düzeyindedir. Öğretmenlerin yapısal güçlendirilmelerine ilişkin görüşleri ölçeğin geneli ve alt boyutlar olan karara katılımı destekleyici ortam, hesap verebilir ortam, kolaylaştırıcı okul ortamı ve özerkliği destekleyici ortamda "katılıyorum" düzeyindeyken, mesleki gelişimi destekleyici ortamda "biraz katılıyorum" düzeyindedir.Öğretmenlerin kişisel değişkenlerinden cinsiyet, yaş, medeni durum değişkenleri öğretmenlerin kolektif yeterliğine yönelik görüşlerinde ölçek genelinde ve alt boyutlarda anlamlı fark ortaya çıkarmamıştır. Kıdem değişkeni 11-15 yıl arası kıdeme sahip olan öğretmenler lehine anlamlı fark göstermiştir. Öğretmenlerin yapısal güçlendirilmelerine yönelik görüşleri yaş ve medeni durum değişkenlerine göre ölçek genelinde ve alt boyutlarında anlamlı fark ortaya çıkarmamıştır. Cinsiyet değişkeni ise ölçek geneli ile hesap verebilir ortam, karara katılımı destekleyici ortam alt boyutlarında kadınlar lehine anlamlı fark ortaya çıkarmıştır. Kıdem değişkeni ise ölçek geneli ile hesap verebilir ortam, özerkliği destekleyici ortam alt boyutlarında anlamlı 11-15 yıl kıdeme sahip olanlar aleyhine anlamlı fark göstermiştir. Kolektif öğretmen yeterliği ile öğretmenlerin yapısal güçlendirilmesi ölçeklerine yönelik öğretmen görüşleri arasında orta düzeyde, pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Ölçeklerin alt boyutları arasında da benzer ilişkiler ortaya çıkmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda öğretmenlerin yapısal güçlendirilmesinin mesleki gelişim alt boyutunda görüşlerinin ''biraz katılıyorum'' düzeyinde olması nedeniyle, yöneticilerin öğretmenlerinin kendilerini geliştirmeleri adına desteklemeleri, öğretmenlerine entelektüel olarak gelişecekleri okul ortamı sunmaları, başarılı olan öğretmenlerin motive edilmesi önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kolektif öğretmen yeterliği, öğretmenlerin yapısal güçlendirilmesi, ilkokul ve ortaokul.
İnformal ilişkiler ve bilgi yönetimine ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı; Bolu ili merkez ilçe liselerinde görev yapan öğretmenlerin informal ilişkiler ve bilgi yönetimine yönelik görüşlerini tespit ederek görüşleri arasında anlamlı ilişki olup olmadığını tespit etmektir. İlişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma evrenini 2018- 2019 eğitim öğretim yılında Bolu merkez ilçesinde liselerde görev yapan 891 öğretmen oluşturmaktadır. 412'si araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, Bilgi Yönetimi Ölçeği ve İnformal İlişkiler Ölçeği kullanılmıştır. Okuldaki kıdem ve okuldaki öğretmen sayısı değişkenleri tüm ölçekler ve alt boyutlarında anlamlı fark yaratmıştır. Okuldaki kıdem değişkenine göre; 11-15 yıl arası okulda görev yapan öğretmenlerin; okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre ise; 51-75 arası öğretmenin görev yaptığı okullardaki öğretmenlerin informal ilişki ve bilgi yönetimine yönelik görüşlerinin daha yüksek düzeyde olduğu bulunmuştur. İnformal ilişkiler ölçeği ve bilgi yönetimi ölçeği ve ölçeklerin alt boyutları incelendiğinde; bütün ölçekler ve alt boyutlarında pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Söz konusu ilişkiler informal ilişki ölçeği ve bilgi yönetimi ölçeği arasında yüksek, alt boyutlar arasında ise orta düzeyedir. En yüksek ilişki bilgi yönetimi ölçeği ile informal ilişki ölçeğinin kurum içi alt boyutunda iken en düşük ilişki ise kurum dışı ve kullanılması alt boyutları arasında bulunmaktadır. Sonuç olarak öğretmenlerin kurum içinde informal ilişki düzeylerini artırmak için ortam ve zaman sağlanmasının, kurum dışı ilişki kopukluğunu telafi etmek için ise çeşitli aktivitelerden yaralanılmasının okul başarısını artırmada ve mutlu bir çalışma ortamına sahip olmada büyük bir etkiye sahip olacağı düşünülebilir. Başarı söz konusu olduğunda ise bilgi yönetimi konusunda sürece dahil tüm unsurlardan üst düzeyde yarar sağlayabilmek için okullarda temele oturtulmalı, bu sürecin eğitim kurumları ile etkileşimli olan herkesin süreç hakkında yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır.
Duygusal işçilik ve iş yaşamında yalnızlığa yönelik öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı; orta öğretim kurumları öğretmenlerinin duygusal işçilikle, iş yaşamında yalnızlık düzeylerine yönelik görüşlerini belirleyerek görüşleri arasında anlamlı ilişki var mı yok mu ortaya çıkarmak ve öğretmen görüşlerinin kişisel değişkenlere göre anlamlı fark gösterip göstermediğini tespit etmektir. İlişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma evrenini 2015- 2016 eğitim öğretim yılında Bolu merkez ilçe ortaöğretim kurumlarında görev yapan 791 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin tamamına ulaşılmış 449'u veri olarak kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Duygusal İşçilik Ölçeği ve İş Yaşamında Yalnızlık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verileri SPSS programı ile çözümlenmiş, verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Rho korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; Öğretmenlerin duygusal işçiliğe ilişkin görüşleri hem toplam ölçekte ve hem de alt boyutları olan otomatik duygusal düzenleme, duygusal sapma ve derinden rol yapmada "kısmen tanımlanıyor" düzeyindedir. Öğretmenlerin iş yaşamında yalnızlığa ilişkin görüşleri toplam ölçeğe yönelik "biraz uygun" düzeyindeyken alt boyutlarında xv duygusal yoksunlukta "uygun değil", sosyal arkadaşlık boyutunda "uygun" düzeyindedir. Öğretmenlerin kişisel değişkenleri doğrultusunda; duygusal işçilik ve iş yaşamında yalnızlığa ilişkin görüşleri şu şekildedir. Eğitim durumu, okul türü, yaş ve şu an bulundukları okullarda çalışma süreleri öğretmenlerin duygusal işçiliğe yönelik görüşlerinde anlamlı bir fark oluşturmamıştır. Diğer bir ifadeyle öğretmenlerin; lisans ya da lisansüstü eğitime sahip olması, çalıştığı okulun türü, yaşı, şu an bulundukları okulda çalışma süreleri duygusal işçiliğe yönelik görüşlerinde etkili değişkenler olmayıp, öğretmen görüşleri benzerdir. Bununla birlikte cinsiyet değişkeni duygusal işçiliğe ilişkin duygusal sapma alt boyutunda, medeni durum toplamda ve duygusal sapma alt boyutunda, çalışılan kurum türü duygusal sapma alt boyutunda anlamlı fark oluşturmuştur. Cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, okul türü, kıdem ve şu an bulundukları okullarda çalışma süreleri öğretmenlerin iş yaşamında yalnızlığa ilişkin görüşlerinde anlamlı fark oluşturmamıştır. Diğer bir ifade ile öğretmenlerin; kadın ya da erkek, lisans ya da lisansüstü, çalıştığı okul türü, sahip oldukları kıdem, şu an bulundukları okulda çalışma süreleri iş yaşamında yalnızlığa ilişkin görüşlerinde etkili değişkenler olmayıp, öğretmen görüşleri benzerdir. Bununla birlikte yaş değişkeni iş yaşamında yalnızlığa ilişkin toplamda, çalışılan kurum türü toplamda ve duygusal yoksunluk alt boyutunda, branş değişkeni ise sosyal arkadaşlık alt boyutunda anlamlı fark oluşturmuştur. İş yaşamında yalnızlığın duygusal yoksunluk alt boyutu, duygusal işçiliğin otomatik duygusal düzenleme ve toplamı ile negatif, derinden rol yapma boyutu ile pozitif yönlü düşük düzeyde ilişki ortaya çıkarmıştır. İş yaşamında yalnızlığın sosyal arkadaşlık alt boyutu duyusal işçiliğin otomatik duyusal düzenleme, derinden rol yapma ve toplam görüşlerle düşük düzeyde pozitif yönlü ilişki bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim kurumları, Duygusal İşçilik, İş Yaşamında Yalnızlık, Öğretmen.
Mesleki profesyonellik ile öğretmen liderliğine yönelik öğretmen algıları arasındaki ilişki
Araştırmanın amacı; öğretmenlerin mesleki profesyonellik algıları ile öğretmen liderlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin mesleki profesyonellik düzeyi ile öğretmen liderliğine yönelik algıları belirlenmiş, öğretmenlerin mesleki profesyonellik düzeyi algıları ile öğretmen liderliğine yönelik algıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca araştırmada öğretmenlerin çeşitli değişkenlerinin söz konusu algıları üzerinde anlamlı fark oluşturup oluşturmadığı belirlenmiştir. Araştırma, ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüş olup, Düzce ili Akçakoca ilçesindeki resmi ilkokul, ortaokul ve liselerde çalışmakta olan öğretmenler üzerinde yürütülmüştür. Araştırma evrenini bu okullarda 2016-2017 eğitim öğretim yılında görev yapan 462 öğretmen oluşturmuş, öğretmenlerin tamamına ulaşılmış, 440 öğretmenden geri bildirim alınmıştır. Veriler kişisel bilgi formu, Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelliği Ölçeği ve Öğretmen Liderliği Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS-22 paket programında çözümlenmiş, verilerin analizinde frekans, yüzde, Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve Sperman Rho korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; Öğretmenlerin mesleki profesyonellik düzeylerine yönelik algıları, ölçeğin genelinde ve alt boyutlar olan duygusal emek, kuruma katkı ve kişisel gelişim alt boyutunda "yüksek" düzeyde, mesleki duyarlık alt boyutunda ise "oldukça yüksek" düzeyde olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların öğretmen liderliği davranışlarına yönelik beklentilerinin (gereklilik), sergileme derecelerine göre ölçeğin toplamında ve tüm alt boyutlarda daha yüksek olduğu görülmektedir. Kurumsal gelişme alt boyutunda öğretmenlerin beklenti ve sergileme algıları "sık sık" düzeyinde; mesleki gelişim alt boyutunda hem beklenti hem de sergilenme algısı sık sık düzeyine işaret etmektedir. Meslektaşlarla iş birliği boyutunda ise beklenti düzeyi "her zaman" düzeyindeyken sergilenme derecesi "sık sık" düzeyindedir. Ölçeğin toplamında ise beklenti düzeyi "her zaman", sergilenme durumu ise "sık sık" seviyesinde gerçekleşmektedir. Öğretmenlerinin mesleki profesyonellik algıları kişisel değişkenlerden, cinsiyet, görev yapılan kurum türü, branş, mezun olunan okul değişkenlerinde anlamlı farklar ortaya çıkarırken, kıdem değişkeninde anlamlı fark ortaya çıkarmamıştır. Öğretmenlerin öğretmen liderliğine yönelik algıları ise kişisel değişkenlere göre, liderlik davranışlarının hem gerekliliği hem de sergilenme boyutunda cinsiyet, kurum türü, kıdem ve mezun olunan okul değişkenlerinde anlamlı farklar ortaya çıkarken, branş değişkeni açısından anlamlı ortaya çıkarmamıştır. Öğretmenlerin mesleki profesyonellik algı düzeyleri ile öğretmen liderliğine yönelik davranışların gerekliliği ve sergilenmesine ilişkin algıları arasında orta düzeyde, pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda, öğretmenlerin mesleki gelişimlerini destekleyecek hizmetiçi eğitim ağının oluşturulması, öğretmenlerin liderlik davranışlarını sergilemelerini destekleyen okul kültürünün yaratılması ve öğretmenlerin lisansüstü eğitim almaları konusunda teşvik edilmelerine yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Mesleki profesyonellik, öğretmen liderliği, öğretmen
Algılanan yönetici desteği ve iş yaşamında yalnızlığa yönelik öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı; lise öğretmenlerinin algıladıkları yönetici desteği ve iş yaşamında yalnızlık düzeylerine yönelik görüşlerini belirleyerek görüşleri arasında anlamlı ilişki olup olmadığını tespit etmek ve öğretmen görüşlerinin demografik değişkenlere göre anlamlı fark gösterip göstermediğini belirlemektir. İlişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma evrenini 2016-2017 eğitim öğretim yılında Bolu ili merkez ilçe liselerinde görev yapan 426 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Algılanan Yönetici Desteği Ölçeği ve İş Yaşamında Yalnızlık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verileri SPSS 15 programı ile çözümlenmiş, verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, Mann Whitney-U, Kruskal Wallis ve Spearman Rho korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; Öğretmenlerin algıladıkları yönetici desteğine ilişkin görüşlerinin toplamda "katılıyorum" düzeyindeyken, iş yaşamında yalnızlık durumlarına dair görüşleri incelendiğinde toplamda "biraz uygun"; duygusal yoksunluk alt boyutunda "uygun değil"; sosyal arkadaşlık boyutunda ise "uygun" düzeyindedir. Öğretmenlerin demografik değişkenler doğrultusunda; algılana yönetici desteği ve iş yaşamında yalnızlığa ilişkin görüşleri şu şekildedir: Öğretmenlerin yönetici destek algıları yaş, medeni durum, öğrenim durumu ve kıdem yılı değişkenlerine göre anlamlı fark göstermemektedir. Diğer bir ifadeyle öğretmenlerin; yaşları, evli ya da bekâr olmaları, lisan ya da lisansüstü mezunu olmaları ve kıdem yılları yönetici destek algılarında etkili değişkenler olmayıp, öğretmen görüşleri benzerdir. Bunun yanında öğretmenlerin yönetici destek algıları cinsiyet değişkenine göre anlamlı fark göstermiş olup, erkek öğretmenler kadınlara göre yönetici desteğini daha fazla algılamaktadırlar. Öğretmenlerim iş yaşamında yalnızlığa ilişkin görüşleri toplamda cinsiyet, yaş, öğrenim durumu ve kıdem yılı değişkenlerine göre anlamlı fark oluşturmazken, medeni durum değişkenine yönelik anlamlı fark oluşturmuştur. Diğer bir ifadeyle öğretmenlerin kadın ya da erkek olmaları, yaşları, lisans ya da lisansüstü mezunu olmaları ve kıdem yılları iş yaşamında yalnızlığa ilişkin görüşlerinde etkili değişkenler değilken, öğretmen görüşleri benzerken, evli ya da bekâr olmaları farklı düşünmelerine neden olmuştur. Evli olan öğretmenler diğerlerine göre kendilerini iş yaşamında daha fazla yalnız hissetmektedir. İş yaşamında yalnızlığın duygusal yoksunluk alt boyutuna ilişkin öğretmen görüşleri cinsiyet ve öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı fark oluşturmazken, yaş, medeni durum ve öğrenim durumu değişkenleri anlamlı fark oluşturmuştur. Diğer bir ifade ile cinsiyet ve öğrenim durumu öğretmenlerin duygusal yoksunluğuna yönelik görüşlerinde etkili değişkenler değilken; yaşları, medeni durumları ve kıdemleri etkili olup öğretmenlerin farklı düşünmelerine neden olmuştur. Yaş değişkeni açısından diğerlerine göre yaşı ileri olanlar, evli öğretmenler ve yaşa parelel olarak kıdemi daha fazla olan öğretmenler iş yaşamında daha fazla duygusal yoksunluk yaşamaktadırlar. İş yaşamında yalnızlığın sosyal arkadaşlık alt boyutunda ise öğretmen görüşleri yaş, medeni durum, öğrenim durumu ve kıdem yılı değişkenlerine göre anlamlı fark göstermezken, cinsiyet değişkenine göre kadın öğretmenler lehine anlamlı fark göstermektedir. Diğer bir ifade ile yaş, medeni durum, öğrenim durumu ve kıdemleri öğretmenlerin sosyal arkadaşlığa yönelik görüşlerinde etkili değişkenler değilken, cinsiyet öğretmen görüşlerinin birbirinden farklılaşmasına neden olmuştur. Kadın öğretmenler erkek öğretmenler göre daha fazla sosyal arkadaşlık kurmakta bu boyutta daha az yalnızlık yaşamaktadırlar. Öğretmen görüşlerine göre algılanan yönetici desteği ile iş yaşamında yalnızlığın duygusal yoksunluk alt boyutu arasında düşük düzeyde negatif yönlü, sosyal arkadaşlık alt boyutu ile orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Bununla birlikte öğretmenlerin algıladıkları yönetici desteği ile iş yaşamında yalnızlığın toplamına yönelik görüşler arasında anlamlı ilişki ortaya çıkmamıştır.
Özel eğitim ve rehabilitasyon kurum çalışanlarının örgütsel sinizm ile iş doyumuna yönelik görüşleri
Bu araştırmanın amacı özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarında çalışanların iş doyumu ile örgütsel sinizm ilişkin görüşlerini tespit ederek, görüşleri arasında bir ilişki olup olmadığını, çalışan görüşlerinin kişisel değişkenlere göre anlamlı bir fark ortaya koyup koymadığını belirlemektir. Araştırma, tarama modellerinden ilişkisel tarama modeliyle yapılmıştır. Bu araştırmanın çalışma evrenini 2016 yılı İstanbul ili Ümraniye ilçesindeki özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarında çalışanlar oluşturmaktadır. Özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarında toplam 184 kişi çalışmaktadır. Araştırmaya 135 çalışan gönüllü olarak katkı sunmuştur. Araştırmada kişisel bilgi formu, Minnesota İş Doyumu Ölçeği ve Örgütsel Sinizm Ölçeği kullanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, Mann-Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Rho korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde dilen bilgiler ışığında, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde çalışanların iş doyumu düzeyi "İşimle ilgili Karasızım" düzeyindedir. İş doyumu ölçeğinin alt boyutlarına bakoldığında içsel etken boyutu "İşimden Hoşnudum" iken dışsal etken boyutu "İşimle İlgili Kararsızım" düzeyindedir. Araştırmaya katılan çalışanların örgütsel sinizme ilişkin görüşlerine bakıldığında "Kararsızım" düzeyindedir. Örgütsel sinizm alt boyutlarına bakıldığında en yüksek ortalama "Çalışanların Kararları Uygulamaya Katılımı" boyutunda, en düşük ortalama "Okula Karşı Olumsuz Tutum" boyutundadır. İş doyumu ile örgütsel sinizme ilişkin çalışan görüşleri kişisel değişkenlere göre bakıldığında iş doyumu ile örgütsel sinizm ölçekleri toplam puanları ve iki ölçeğin alt boyutları ile kişisel değişkenler (cinsiyet, eğitim durumu, branş ve yaş) arasında anlamlı fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İş doyumu ve örgütsel sinizme ilişkin özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarında çalışan görüşleri açısından toplam ölçek puanları arasında anlamlı ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İş doyumu, örgütsel sinizm, özel eğitim, rehabilitasyon merkezi
Yabancı diller yüksek okulu hazırlık bölümü öğrencilerinin yükseköğretimde hizmet kalitesi ve üniversiteye güven algıları
Araştırmanın amacı Abant İzzet Baysal Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Hazırlık Bölümü'ndeki öğrencilerin yükseköğretimin hizmet kalitesine ve üniversiteye güvene yönelik algılarını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda öğrencilerin yükseköğretimde hizmet kalitesi ve üniversiteye güven algıları belirlenmiş, öğrencilerin yükseköğretimin hizmet kalitesi algıları ile üniversiteye güven algıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu araştırma ilişkisel tarama modelinde yapılmış olup, Araştırmanın evreni 2015-2016 eğitim öğretim yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Hazırlık Bölümü'nde öğrenim gören 638 öğrenci oluşturmuş, öğrencinin tamamına ulaşılmış, 394 katılımcı ile araştırma sonuçlandırılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Güven Ölçeği ve Yüksek Öğretimde Hizmet Kalitesi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde doğrulayıcı faktör analizi, Cronbach-α, Mann-Whitney U testi, ANOVA, Kruskal-Wallis testi ve Spearman-Rho yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin yükseköğretim hizmet kalitesine ilişkin algılarının ve alt boyutlarda kurumun idari yönü, kurumun akademik yönü ve erişilebilirlikte orta üzeri düzeyde, kurumun imajı, kurumun sunduğu diploma programları ve kurumun fiziki imkanları alt boyutlarında ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin üniversiteye güven algısının, alt boyutlarda itimat edilirlik, ilgililik ve açıklıkta orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin yüksek öğretimin hizmet kalitesi algılarının kişisel değişkenlerden cinsiyet, öğrencilerin doğdukları bölge, ailelerinin gelir düzeyi, yaş, bölüm, fakülte türü ve mezun olunan okul türünde anlamlı bir fark bulunmamış, sadece bölüme isteyerek gelip gelmeme durumunda anlamlı fark bulunmuştur. Öğrencilerin üniversiteye güven algılarının kişisel değişkenlerden cinsiyet, ailelerinin gelir düzeyi, bölüm, fakülte türü ve mezun olunan okul türünde anlamlı fark bulunmamış, öğrencilerin doğdukları bölge, yaş ve bölüme isteyerek gelip gelmeme durumunda anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin yükseköğretimde hizmet kalitesi algıları ile üniversiteye güven algıları arasında orta düzeyde, pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
İlkokul öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik ile mesleki değerlerini yansıtma düzeyleri
Bu araştırmanın amacı; ilkokul da görev yapan öğretmenlerin bireysel yenilikçilik ile mesleki değerlerini yansıtma düzeylerini belirleyerek görüşleri arasında anlamlı ilişkinin olup olmadığını ortaya çıkarmak ve öğretmen görüşlerinin kişisel değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymaktır. İlişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılında Bolu merkez ilçesinde ilköğretim kurumlarında görev yapan 529 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin tamamına ulaşılmış, dönen ölçeklerden 350'si veri olarak kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, Bireysel Yenilikçilik ve Öğretmen Mesleki Değerler Ölçekleri kullanılmıştır. Araştırma verileri SPSS programı ile çözümlenmiş, verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, Man Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Rho Korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; Öğretmenlerin bireysel yenilikçilikten almış olduğu puanlar "yüksek düzeyde yenilikçi" olduklarını göstermiştir. Öğretmenler bireysel yenilikçilik kategorilerinden en çok "öncü" ve "sorgulayıcı" kategorilerinde yer almışlardır. Öğretmenlerin bireysel yenilikçilik ile ilgili görüşleri incelendiğinde toplamda ve fikir önderliği, deneyime açıklık, risk alma alt boyutlarında "katılıyorum" değişime direnç boyutunda ise "ortadayım" düzeyindedir. Öğretmenlerin, mesleki değerlerini yansıtma düzeylerine ilişkin görüşleri ölçeğin toplamında orta seviyenin üzerindedir. Ölçek toplamında ve alt boyutlardan işbirliğine açıklık, kişisel ve toplumsal sorumluluk boyutlarında "kendilerini yansıttığı", farklılıklara saygı duyma boyutunda kendilerini "tamamen yansıttığı", şiddete karşı olma alt boyutunda ise kendilerini "kısmen yansıttığı" şeklindedir. Öğretmenlerin kişisel değişkenleri doğrultusunda bireysel yenilikçilik ve mesleki değerlerine ilişkin elde edilen sonuçlar ise cinsiyet, yaş, kıdem, çalışan sayısı, branş, öğrenim durumu değişkenlerinin öğretmenlerin bireysel yenilikçiliğe yönelik görüşlerinde anlamlı fark oluşturmamıştır. Diğer bir ifadeyle öğretmenlerin kadın ya da erkek, yaşları, kıdemleri, branşları, çalıştıkları çalışan sayısı ve lisans yada lisansüstü eğitime sahip olmaları öğretmenlerin, bireysel yenilikçiliğe ilişkin görüşlerinde etkili değişkenler değildir. Bununla birlikte cinsiyet değişkeni bireysel yenilikçiliğin deneyime açıklık ve risk alma alt boyutlarında, branş değişkeninde ise risk alma boyutunda anlamlı fark oluşturmuştur. Öğretmenlerin cinsiyet, yaş, kıdem, çalışan sayısı, öğrenim durumu değişkenleri öğretmenlerin mesleki değerlerine yönelik görüşlerinde anlamlı bir fark oluşturmamıştır. Diğer bir ifadeyle öğretmenlerin kadın ya da erkek, yaşları, kıdemleri, branşları, çalıştıkları okuldaki çalışan sayısı ve lisans ya da lisansüstü eğitime sahip olmaları mesleki değerlerine ilişkin görüşlerinde etkili değişkenler değildir. Bununla birlikte branş değişkeni hem toplamda hem de kişisel ve toplumsal sorumluluk ve işbirliğine açıklık alt boyutunda anlamlı fark oluşturmuştur. Bireysel yenilikçiliğin, mesleki değerlerin geneli ile işbirliğine açıklık boyutu arasında düşük düzeyde pozitif yönlü, farklılıklara saygı duyma, kişisel ve toplumsal sorumluluk boyutlarında orta düzeyde pozitif yönlü, şiddete karşı olma boyutunda ise orta düzeyde negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Mesleki değerler ile fikir önderliği, deneyime açıklık boyutları arasında orta düzeyde pozitif ilişki, risk alma boyutuyla ise düşük düzeyde pozitif bir ilişki, değişime direnç boyutunda ise düşük düzeyde negatif bir ilişki saptanmıştır. Değişime direnç alt boyutuyla farklılıklara saygı duyma boyutu arasında düşük düzeyde negatif yönlü, şiddete karşı olma boyutuyla ise orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olup, fikir önderliği boyutuyla farklılıklara saygı duyma, kişisel ve toplumsal sorumluluk işbirliğine açıklık boyutları arasında orta düzeyde pozitif yönlü, deneyime açıklık boyutuyla farklılıklara saygı duyma, kişisel ve toplumsal sorumluluk işbirliğine açıklık boyutları arasında orta düzeyde pozitif yönlü, risk alma ile farklılıklara saygı duyma, kişisel ve toplumsal sorumluluk işbirliğine açıklık boyutları arasında düşük düzeyde düzey de pozitif yönlü ilişki bulunmuştur.
İlkokullarda görev yapan öğretmenlerin stratejik planlama ile okul kültürüne yönelik algıları
Araştırmanın amacı; Bolu ili merkez ilçedeki resmi ilkokullarda görev yapmakta olan öğretmenlerin stratejik planlama ve okul kültürüne yönelik algıları ve algıları arasında anlamlı ilişki olup olmadığını belirlemektir. Ayrıca öğretmenlerin kişisel özelliklerine göre, stratejik planlama ve okul kültürüne yönelik algıları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olup olmadığını saptamaktır. İlişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen araştırmanın çalışma evrenini, 2015-2016 öğretim yılında Bolu il merkezindeki resmi ilkokullarda görev yapan 412 öğretmenin tamamı oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda 326 öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmada ölçme aracı olarak Stratejik Planlama Algısı Ölçeği, Stratejik Planlama Uygulamalarını Değerlendirme Ölçeği ve Okul Kültürü Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, standart sapma, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis ve Spearman Rho korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin stratejik planlamaya, stratejik planlama uygulamalarını değerlendirmeye ve okul kültürüne yönelik algıları çok katılıyorum düzeyindedir. Öğretmenlerin stratejik planlama algısı ve okul kültürü algısına yönelik görüşleri arasında pozitif yönde orta düzeyde ve anlamlı ilişki bulunmaktadır. Kişisel değişkenlerden, stratejik planlama çalışmalarına katılma, yaş, mezuniyet ve kıdem değişkenlerine göre öğretmenlerin stratejik planlama, stratejik planlama uygulamalarını değerlendirme ve okul kültürüne yönelik görüşlerinin anlamlı farka sahip olduğu görülmüştür. Okullarda hazırlanan stratejik planın kalıcı, etkili ve sürdürülebilir olması için okul kültürünün güçlendirilmesi önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Stratejik Planlama, Okul Kültürü, İlkokul Öğretmenleri.
Yönetici inovasyon yeterliliği ve okul kültürü ilişkisi (Bolu ili örneği)
Bu araştırmanın amacı; ortaokul yöneticilerinin inovasyon yeterliliklerinin okul kültürüne etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin, okul yöneticilerinin inovasyon yeterlilikleri ile okul kültürüne yönelik görüşleri belirlenmiş, yöneticilerin inovasyon yeterliliği ile okul kültürü arasındaki ilişki incelenmiştir. İlişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen araştırmanın evrenini 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Bolu merkez ilçede ortaokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Evren kapsamında 31 ortaokulda 528 branş öğretmenine ulaşılmıştır. Veriler kişisel bilgi formu, Yönetici İnovasyon Yeterliliği Ölçeği ve Örgüt Kültürü Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS programında çözümlenmiş, Verilerin analizinde frekans, yüzde, Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Rho korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin yönetici inovasyon yeterliliğine ilişkin toplamda görüşleri 'katılıyorum' düzeyindedir. Yönetici inovasyon yeterliliği ölçeğinin alt boyutlarına ilişkin puanlar incelendiğinde ise en yüksek ortalama 'okul içi iletişim' boyutunda, en düşük ortalama 'liderlik' boyutundadır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin okul kültürüne yönelik görüşleri "katılıyorum" düzeyindedir. Okul kültürü ölçeğinin alt boyutlarına ilişkin ortalamalar incelendiğinde ise en yüksek puan 'görev kültürü' boyutunda, en düşük puan ise 'bürokratik kültür' boyutundadır. Yönetici inovasyon yeterliliği ve okul kültürüne ilişkin öğretmen görüşleri kişisel değişkenlere göre incelendiğinde ve toplam ölçek ve alt boyutlara ilişkin puanlarda cinsiyet ve öğretim şekline göre anlamlı farklılık ortaya çıkmamıştır. Okul kültürü ölçeği yaş ve kıdem değişkenlerinde farklılaşırken, yönetici inovasyon yeterliliği ölçeğinde sadece kıdem değişkeninde farklılık göstermiştir. Yönetici inovasyon yeterliliği ile okul kültürüne ilişkin öğretmen görüşleri açısından toplam ölçekler arasında ve ölçeklerin alt boyutlarında orta ve yüksek düzeyde, pozitif yönlü, çeşitli ilişkiler ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Yönetici, Örgüt Kültürü, İnovasyon, İnovasyon Yeterliliği.