Theses supervised by Prof. Dr. Zeynep Özer

11 theses · Akdeniz University

Master'sOpen AccessTR

Kemoterapi alan kanser hastalarında mental iyi oluş ve özbakım davranışlarının belirlenmesi

Amaç: Bu araştırma, kemoterapi alan kanser hastalarında mental iyi oluş ve özbakım davranışlarının belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Yöntem: Araştırma, Eylül 2023- Mayıs 2025 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Prof.Dr.Mustafa Samur Tıbbi Onkoloji Kemoterapi Ünitesinde kemoterapi tedavisi alan 370 kanser tanılı birey ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama formları olarak Kişisel Bilgi Formu, Warwick-Edinburgh Mental İyi Oluş Ölçeği ve Özbakım Davranışları Ölçeği kullanılarak yüzyüze toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde SAS 9.4 paket programı kullanılmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistikler, Pearson korelasyon analizi, t testi, Ki-Kare testi, regresyon ve one way anova kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan bireylerin %55.1'inin kadın, %63.5'inin ilköğretim mezunu, %83.2'sinin evli, %23.5'inin akciğer kanseri ve yaş ortalamalarının 58.9±12.40 olduğu belirlenmiştir. Bireylerin mental iyi oluş puan ortalamalarının 45.11±6.19, özbakım davranışları puan ortalamalarının 71.16±9.78 olduğu, mental iyi oluş ve özbakım davranışları düzeylerinin orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Mental iyi oluş ve özbakım davranışları arasında pozitif yönde, orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bireylerin mental iyi oluş düzeyinde eğitim seviyesi, ekonomik durumu, eşlik eden hastalıkları ve bakım ihtiyacının, özbakım davranışları düzeyinde ise yaş, cinsiyet, eğitim seviyesi, ekonomik durumu, eşlik eden hastalıkları, hastalık süresi, kür sayısı gibi değişkenlerin etkili olduğu saptanmıştır. Sonuç: Kemoterapi alan kanser hastalarının orta düzeyde mental iyi oluş ve özbakım davranışları düzeylerine sahip olduğu, mental iyi oluş ve özbakım davranışları arasında pozitif bir ilişki saptandığı sonucuna ulaşılmıştır. Mental iyi oluş ve özbakım davranışları düzeylerinin belirlenmesi ve geliştirilmesine yönelik hemşirelik girişimlerinin planlanması ve bu alanda çalışmaların artırılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kanser, Hemşirelik, Mental İyi Oluş, Özbakım Davranışları

Nihal Pekşen
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatörlü hastalara yönelik geliştirilen mobil eğitim programı ve telefonla izlemin şok anksiyetesi, cihaz kabulü ve öz etkililiğe etkisi

Amaç: Bu araştırma implante edilebilir kardiyoverter defibrilatörlü (ICD) hastalara yönelik geliştirilen mobil eğitim programı ve telefonla izlemin; şok anksiyetesi, cihaz kabulü ve öz etkililiğe etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Çalışma iki aşamalı tek kör ve randomize kontrollü bir çalışma olarak planlanmıştır. İlk aşamada mobil ICD eğitim programı (M-ICDEP) geliştirilmiş, ikinci aşamada ise 88 ICD'li hasta ile M-ICDEP'in etkinliği değerlendirilmiştir. Araştırma verileri M-ICDEP aracılığıyla, Kişisel Bilgi Formu, Florida Şok Anksiyete Ölçeği, Florida Hasta Kabullenme Ölçeği ve ICD İmplantasyonundan Sonra Öz Etkililik ve Sonuç Beklentileri Ölçekleri ve Şoklama Yönetimi Kontrol Formu kullanılarak toplanmıştır. Girişim ve kontrol grubundaki hastalar üç ay boyunca M-ICDEP'i kullanmışlardır. Kontrol grubu M-ICDEP'in yalnızca genel bilgi içeren kısa iki sayfalık kısa bilgilendirme bölümüne ulaşırken, girişim grubu ise tüm bölümlerine ulaşabilmiştir. Girişim grubundaki hastalara iki, beş ve sekizinci haftalarda telefonla izlem yapılmıştır. Veriler girişim öncesinde ön test ve üçüncü ayda son test olmak üzere iki defa toplanmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistiksel analizler, Mann-Whitney U Testi, Wilcoxon İşaretli sıralar testi, korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Girişim grubundaki hastaların kontrol grubundaki hastalara oranla şok anksiyetesi düzeylerinin azaldığı, cihaz kabullenme ve öz etkililik ile sonuç beklentileri düzeylerinin ise arttığı görülmüştür (p<0.001). Şok anksiyetesi ile cihaz kabulü ve öz etkililik arasında negatif yönde anlamlı güçlü bir ilişki olduğu (p<0.01), cihaz kabulü ile de şok anksiyetesi negatif yönde (p<0.01), öz etkililik arasında pozitif yönde anlamlı güçlü bir ilişki olduğu (p<0.01) belirlenmiştir. Sonuç: Araştırma sonuçları ICD'li hastalara yönelik geliştirilen M-ICDEP ve telefonla izlemin hastaların şok anksiyetesi düzeylerini azalttığını, cihaz kabulü ve öz etkililik düzeylerini ise olumlu yönde etkileyerek artırdığını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Cihaz kabulü, hemşirelik, implante edilebilir kardiyoverter defibrilatör, öz etkililik, şok anksiyetesi

Mediha Sert Gökçebel
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Kanser hastalarında birey ve Aile öz yönetim kuramına temellendirilmiş yorgunluk öz yönetim programının yorgunluğa, günlük yaşam aktivitelerine ve iyilik haline etkisi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, kanser hastalarında Birey ve Aile Öz Yönetim Kuramına Temellendirilmiş Yorgunluk Öz Yönetim Programının yorgunluğa, günlük yaşam aktivitelerine ve iyilik haline etkisinin değerlendirilmesidir. Yöntem: Araştırma, randomize kontrollü tek kör deneysel bir çalışmadır. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi onkoloji kliniklerinde yatan ve örnekleme dahil edilme kriterlerine uyan 47 girişim, 47 kontrol grubu olmak üzere toplam 94 birey ile Kasım 2020-Nisan 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Çalışma verileri Kişisel Bilgi Formu, Kısa Yorgunluk Formu, Katz Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği, İyilik Hali Anketi (WBQ-22) kullanılarak alınmıştır. Girişim grubuna Birey ve Aile Öz Yönetim Kuramına Temellendirilmiş Yorgunluk Öz Yönetim Programı uygulanmıştır. Kontrol grubuna, herhangi bir girişim uygulanmamış, hastalar standart bakım ve tedavi almıştır. Bulgular: Girişim grubundaki hastaların kontrol grubuna göre yorgunluk puan ortalamalarının azaldığı ve aralarındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu p<0.05); günlük yaşam aktiviteleri puan ortalamalarının kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu ancak aralarında istatiksel olarak anlamlı fark olmadığı saptanmıştır (p>0.05). Girişim grubundaki hastaların depresyon ve anksiyete puan ortalamasının kontrol grubuna göre daha düşük olduğu; enerji, pozitif iyilik hali ve genel iyilik hali puan ortalamasının kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu ve pozitif iyilik hali hariç aralarındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu (p<0.05) saptanmıştır. Sonuç: Birey ve Aile Öz Yönetim Kuramına Temellendirilmiş Yorgunluk Öz Yönetim Programının kanser hastalarının yaşadığı yorgunluğun azaltılması ve iyilik halinin artırılmasında etkili olduğu ancak günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığının artırılmasında etkili olmadığı saptanmıştır. Hastaların yaşadığı yorgunluk yönetiminin sağlanması ve iyilik halinin artırılması için Birey ve Aile Öz Yönetim Kuramına temellendirilmiş Yorgunluk Öz Yönetim Programının uygulanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Birey ve Aile Öz Yönetim Kuramı, günlük yaşam aktiviteleri, hemşirelik, iyilik hali, yorgunluk

Günlük yaşam aktiviteleriHemşirelikKanser hastaları+5
Zeynep Karakuş
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kronik obstrüktif akciğer hastalarında dispne ve yorgunluğun öz etkililik düzeyine etkisi

Amaç: Bu araştırma, kronik obstrüktif akciğer hastalarında dispne ve yorgunluğun öz etkililik düzeylerine etkisinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Yöntem: Araştırma, Ekim 2021- Ekim 2022 tarihleri arasında T.C. Sağlık Bakanlığı Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Kepez Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları servisinde yatan 204 KOAH tanılı hasta ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, mMRC Dispne Ölçeği, Dispne-12 Ölçeği, KOAH ve Astım Yorgunluk Ölçeği ve KOAH Öz Etkililik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için SAS version 9.4 programı kullanılmıştır. Araştırmanın ölçümle belirlenen nicel değişkenleri için tanımlayıcı istatistikler olarak ortalama ve standart sapma, sayımla belirlenen nitel değişkenler için ise tanımlayıcı istatistikler sayı ve yüzde şeklinde gösterilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan KOAH tanılı hastaların %62.7'sinin erkek, %63.7'sinin 66 yaş ve üzerinde, %34.8'inin ilköğretim mezunu, %51'inin 5 yıldan az ve %35.8'inin ise GOLD II evresinde KOAH tanısına sahip olduğu belirlenmiştir. Hastaların %63.7'sinin mMRC Dispne düzeylerinin ağır ve çok ağır şiddetinde, Dispne- 12 Ölçeği puan ortalamalarının 24.1±8.13, KOAH-Astım Yorgunluk Ölçeği puan ortalamalarının 64.2±16.27 olduğu, dispne ve yorgunluk düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır. KOAH Öz Etkililik Ölçeği puan ortalamalarının 2.2±0.85 olduğu ve hastaların öz etkililik düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Dispne ve yorgunluk düzeyleri arasında pozitif yönlü, güçlü bir ilişki varken öz etkililik ile dispne ve yorgunluk düzeyleri arasında negatif yönlü, güçlü bir ilişki olduğu saptanmıştır (p<0.05). Dispne ve yorgunluğun öz etkililik düzeyine negatif yönde etkisinin olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Araştırmamıza katılan KOAH tanılı hastaların dispne ve yorgunluk düzeylerinde artışın öz etkililik düzeylerinde azalmaya neden olduğu belirlenmiştir. KOAH tanısına sahip hastaların öz etkililik düzeylerinin geliştirilmesi için dispne ve yorgunluk düzeylerinin azaltılmasına yönelik uygun hemşirelik girişimlerinin planlanması ve bu alanda araştırmaların artırılması önerilmektedir.

Akciğer hastalıklarıAkciğer hastalıkları-obstrüktifDispnea+4
Gizem Eroğlu
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Periton diyalizi uygulanan hastalarda öz-bakim eksikliği kuramına temellendirilmiş web tabanlı eğitimin öz-bakim gücüne, öz-yeterliliğe ve algılanan sosyal destek üzerine etkisi

Amaç: Bu araştırma, periton diyalizi uygulanan hastalarda Öz-bakım Eksikliği Kuramına temellendirilmiş web tabanlı eğitimin öz-bakım gücüne, öz-yeterliliğe ve algılanan sosyal destek üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Randomize kontrollü tek kör deneysel nitelikteki bu araştırma, Mayıs 2019-Aralık 2019 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Periton Diyalizi Ünitesinde tedavi gören, örnekleme dahil edilme kriterlerine uyan 33 girişim, 33 kontrol grubu olmak üzere toplam 66 hasta ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında Hasta Bilgi Formu, Orem'in Öz-bakım Gereksinimlerine Göre Veri Toplama Formu, Öz-bakım Gücü Ölçeği, Genel Öz-yeterlilik Ölçeği, Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılmıştır. Girişim grubundaki hastalara öz-bakım eksikliği kuramına temellendirilerek hazırlanan web sitesi ile üç ay boyunca web tabanlı eğitim verilmiştir. Ölçek verileri web tabanlı eğitim öncesi ve sonrası toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizleri SAS 9.4 paket programı ile yapılmıştır. Bulgular: Araştırmada, girişim ve kontrol grubundaki hastaların sosyo-demografik ve hastalık özellikleri açısından gruplar arasında anlamlı bir fark olmadığı ve her iki grubun homojen olduğu bulunmuştur. Web tabanlı eğitim sonrası girişim grubu hastalarında kontrol grubuna göre öz-bakım gücü, öz-yeterlilik ve algılanan sosyal desteğin uygulama sonrası arttığı görülmüştür (p<0.05). Öz-bakım gücü, öz-yeterlilik ve algılanan sosyal destek düzeyi arasında pozitif yönde güçlü bir korelasyon olduğu saptanmıştır. Sonuç: Öz-bakım eksikliği kuramına temellendirilmiş web tabanlı eğitimin periton diyalizi uygulanan hastalarda Öz-bakım gücünü, öz-yeterliliği ve algılanan sosyal desteği arttırdığı ve öz-bakım gücü arttıkça öz-yeterlik ve algılanan sosyal desteğin olumlu bir şekilde etkilendiği saptanmıştır.Araştırma kapsamında oluşturulan web sitesinin hasta eğitimlerinde kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Algılanan Sosyal Destek, Hemşirelik, Öz-bakım Gücü, Öz-yeterlilik, Web Tabanlı Eğitim

Algılanan sosyal destekDiyalizHemşirelik+6
Hatice Ceylan
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Watson insan bakım kuramına temellendirilmiş motivasyonel görüşmenin ve eğitimin hemodiyaliz uygulanan bireylerin tedaviye uyumuna, memnuniyetine ve yaşam kalitesine etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırma, hemodiyaliz uygulanan bireylerde Watson İnsan Bakım Kuramı'na temellendirilmiş motivasyonel görüşme ve eğitimin tedaviye uyuma, memnuniyete ve yaşam kalitesine etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma randomize kontrollü tek kör deneysel nitelikte olup Nisan 2019-2020 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesinde hemodiyaliz uygulanan, örnekleme dahil edilme kriterlerine uyan 32 girişim, 28 kontrol grubu olmak üzere toplam 60 birey ile gerçekleştirilmiştir. Veriler Hasta Bilgi Formu, Hemodiyaliz Hastalarında Sıvı Kontrol Ölçeği, Hemodiyaliz Hastalarının Diyet Davranış Ölçeği, Modifiye Morisky Uyum Ölçeği, Hemodiyaliz Seansı Katılım Formu, Watson İyileştirme Süreçlerine Göre Hasta Memnuniyeti Değerlendirme Formu, Motivasyonel Görüşme Değerlendirme Formu, Böbrek Hastalığı Yaşam Kalitesi-36 Ölçeği ile toplanmıştır. Girişim grubuna dört ay süreyle ayda bir kez 15 dakika Watson İnsan Bakım Kuramı'na temellendirilmiş motivasyonel görüşme, ilk motivasyonel görüşmede tek oturum eğitim uygulanmış ve eğitim kitapçığı verilmiştir. Kontrol grubundaki bireyler hemodiyaliz ünitesinde rutin hemodiyaliz tedavisi ve hemşirelik bakımı almaya devam etmişlerdir. Verilerin istatistiksel analizi SPSS 25.0 paket programı ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Watson İnsan Bakım Kuramı'na temellendirilmiş motivasyonel görüşme ve eğitim sonrası, girişim grubundaki bireylerde kontrol grubuna göre sıvı kısıtlamasına, diyet ve ilaç yönetimine uyumunun ve günlük yaşam etkileri alt boyutunda yaşam kalitesinin uygulama sonrası arttığı görülmüştür (p<0.05). Girişim grubundaki bireylerin uygulanan bakımdan ve motivasyonel görüşmeden memnuniyet duyduğu saptanmıştır. Sıvı kısıtlaması, diyet, ilaç yönetimi ve yaşam kalitesi arasında anlamlı bir korelasyon olduğu bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Watson İnsan Bakım Kuramı'na temellendirilmiş motivasyonel görüşme ve eğitimin, hemodiyaliz uygulanan bireylerin tedaviye uyumunu, memnuniyetini ve yaşam kalitesini artırdığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: hasta memnuniyeti, motivasyonel görüşme, uyum, yaşam kalitesi, Watson İnsan Bakım Kuramı

Hasta memnuniyetiMotivasyonel görüşmeRenal diyaliz+2
Şefika Tuğba Yangöz
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Hemodiyaliz ve periton diyalizi hastalarında beden imajı ile depresyon düzeylerinin belirlenmesi

Amaç: Bu çalışma, hemodiyaliz ve periton diyalizi hastalarında beden imajı ile depresyon düzeylerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Yöntem: Araştırma Mayıs 2019-Temmuz 2020 tarihlerinde Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Antalya Atatürk Devlet Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesi ve Periton Diyalizi Ünitesi'nde takip ve tedavisi devam eden, araştırmaya dahil edilme kriterlerine uygun 180 hasta ile gerçekleştirilmiştir. Verilerinin toplanmasında, Hasta Bilgi Formu, Beden İmajı Ölçeği ve Beck Depresyon Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SAS 9.4 paket programı kullanılmıştır. Veriler Shapiro-Wilk, Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan hemodiyaliz ve periton diyalizi hastalarının beden imajı puan ortalaması yüksek ve depresyon düzeyinin orta şiddette olduğu belirlenmiştir. Hastaların diyalize bağlı yaşadıkları değişikliklerin beden imajı ve depresyon düzeylerini etkilediği, hemodiyaliz hastaların da fistül varlığı depresyon düzeyini ve diyalize bağlı komplikasyon gelişmesi de beden imajı düzeyini etkilediği saptanmıştır. Periton diyalizi hastalarının ciltte kuruluk yaşaması, tırnaklarda incelme ve kırılma olması beden imajı düzeyini etkilediği, kısıtlılık yaşayan hastaların beden imajı ve depresyon düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. 60 yaş üstündeki hastaların beden imajı düzeylerinin yüksek olduğu, hemodiyalize 37 aydan daha fazla girenlerin depresyona daha yatkın olduğu ve kronik hastalık olarak osteoporozun depresyon düzeyini etkilediği bu durumların ise istatistiksel açıdan anlamlı olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Çalışmada, beden imajında değişim olmasının hastaların beden imajlarını ve depresyon düzeylerini etkilediği saptanmıştır. Hemodiyaliz ve periton diyalizi hastalarının beden imajı düzeylerinin değerlendirilmesi ve hastaların psikososyal açıdan desteklenerek beden imajı algılarının iyileştirilmesi ve depresyon düzeylerinin azaltılmasına yönelik uygun girişimlerin planlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: beden imajı, depresyon, hemodiyaliz, hemşirelik, periton diyalizi

Beden imajıBöbrek yetmezliği-kronikDepresyon+5
Adile Büşra Özdeş
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
10
DoctorateOpen AccessTR

Miyokard infarktüsü geçiren hastalara uygulanan Roy uyum modeline temellendirilmiş eğitimin ve telefonla izlemin yaşam kalitesi, öz-yeterlik ve uyum düzeylerine etkisi

Amaç: Bu çalışma miyokard enfarktüsü geçiren hastalara uygulanan Roy Uyum Modeli'ne temellendirilmiş eğitim ve telefonla izlemin yaşam kalitesi, öz-yeterlik ve uyum düzeylerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Randomize kontrollü tek kör deneysel nitelikteki bu çalışma Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinde miyokard enfarktüsü tanısı ile tedavi gören, örnekleme dahil edilme kriterlerine uyan 33 girişim, 33 kontrol grubu olmak üzere toplam 66 hasta ile Nisan 2016-Ağustos 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında Roy Uyum Modeline temellendirilmiş Kişisel Bilgi Formu, Genel Öz Yeterlik Ölçeği, Başetme ve Uyum Süreci Ölçeği, Morisky Uyum Ölçeği ve yaşam kalitesini belirlemek için Miyokard Enfarktüsü Boyutsal Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Girişim grubundaki hastalara eğitim planı doğrultusunda geliştirilen eğitim kitapçığı ile eğitim verilmiş, taburculuk sonrası 1,3 ve 8. haftalarda "Telefonla İzlem ve Görüşme Basamakları" rehberi doğrultusunda izlem yapılmıştır. Ölçek verileri girişim öncesi ve taburculuğun 3. ayında toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizleri SAS 9.4 paket programında yapılmıştır. Bulgular: Girişim grubu hastalarında kontrol grubuna göre yaşam kalitesi ölçeği puan ortalamalarının azaldığı, Öz Yeterlik ve Başetme Uyum Süreci Ölçeği puan ortalamalarının uygulama sonrası arttığı görülmüştür. Başetme ve uyum süreci ile genel öz yeterlik arasında pozitif yönde güçlü bir korelasyon, yaşam kalitesi ölçeği ile arasında negatif yönde orta düzeyde bir korelasyon olduğu, öz yeterliği etkileyen değişkenin büyük ölçüde başetme ve uyum süreci olduğu saptanmıştır. Sonuç: Araştırma sonuçları Roy Uyum Modeline temellendirilmiş eğitim ve telefonla izlemin miyokard enfarktüsü geçiren hastaların yaşam kalitesi, öz yeterlik ve uyum düzeylerini arttırdığını ve baş etme uyum süreci arttıkça genel öz yeterlik ve yaşam kalitesinin de olumlu yönde etkilendiğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: eğitim ve telefonla izlem, miyokard enfarktüsü, öz yeterlik, Roy Uyum Modeli, yaşam kalitesi

Hasta eğitimiHasta takibiHasta uyumu+6
Selma Turan Kavradım
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatörü olan hastalarda ölüm kaygısı ve uyku kalitesi

Amaç: Bu çalışma implante edilebilir kardiyoverter defibrilatörü (ICD) olan hastaların yaşadığı ölüm kaygısı ve uyku kalitesi düzeylerinin belirlenmesi ve ölüm kaygısı ile uyku kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Yöntem: Araştırma Eylül 2018-Şubat 2019 tarihlerinde Akdeniz Üniversitesi Kardiyoloji Polikliniği'ne rutin pil kontrolü için gelen, araştırmaya dahil edilme kriterlerine uygun, 88 ICD hastası ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında, Hasta Bilgi Formu, Templer Ölüm Kaygısı Ölçeği (ÖKÖ) ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SAS 9.4 paket programı kullanılmıştır. Veriler t-testi, ki-kare, Shapiro-Wilk, Mann-Whitney U testi ve varyasyon analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan 50 yaş altındaki kadın hastaların ölüm kaygısı ve uyku kalitesi düzeylerinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu, ekonomik durumu kötü olan hastaların ise uyku kalitesi düzeylerinin daha düşük ve bu durumun istatistiksel açıdan ileri düzeyde anlamlı olduğu belirlenmiştir. Şoklama deneyiminin ölüm kaygısını anlamlı derecede artırdığı, uyku kalitesi düzeylerini anlamlı derecede azalttığı, ICD'ye ilişkin yaşanan kaygı ve sorunların ise ölüm kaygısı düzeylerini anlamlı olarak artırdığı saptanmıştır. Ölüm kaygısı düzeylerinin artması ile uyku kalitesi düzeylerinin düştüğü, fakat bu durumun istatistiksel açıdan anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Sonuç: Çalışmada, hastaların cihazla ilişkili yaşadıkları sorun ve kaygıların şoklamayı tetikleyebileceği ve bu durumun hastaların kaygı düzeylerini daha da artırabileceği saptanmıştır. Hastaların psikososyal açıdan desteklenmesi ve kaygı düzeylerini azaltmaya ve uyku kalitesini artırmaya yönelik uygun girişimlerin planlanması önerilmektedir.

DefibrilatörlerDefibrilatörler-implante edilebilirHastalar+4
Mediha Sert
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Web tabanlı eğitimin ve telefonla izlemin kalp yetersizliği olan hastaların semptom yönetimine ve yaşam kalitesine etkisi

Amaç: Bu çalışma web tabanlı eğitimin ve telefonla izlemin kalp yetersizliği olan hastaların semptom yönetimine ve yaşam kalitesine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Çalışma Nisan 2018 ile Temmuz 2019 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Kliniği'nde kalp yetersizliği olan 32 girişim ve 32 kontrol grubu olmak üzere toplam 64 hasta ile yapılmıştır. Verilerin toplanmasında Hasta Bilgi Formu, Sol Ventrikül Disfonksiyon Ölçeği, Memorial Semptom Değerlendirme Skalası-Kalp Yetersizliği, Web Sitesi Analizi ve Ölçümü Envanteri kullanılmıştır. Girişim grubundaki hastalara web tabanlı eğitim verilmiş, taburcu olduktan sonra birinci, dördüncü, sekizinci ve 12. haftalarda telefonla izlem yapılmıştır. Ölçek verileri hasta hastaneden taburcu olmadan önce ve taburculuğun üçüncü ayında toplanmıştır. Bulgular: Taburculuk sonrası üçüncü ayda girişim ve kontrol grubunda yer alan hastaların semptom yükü puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05). Hastaların yaşam kalitesi incelendiğinde girişim ve kontrol grubundaki hastaların puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu (p<0.05), semptom yükü azaldıkça yaşam kalitesinin arttığı belirlenmiştir. Bel çevresi, sistolik kan basıncı, hastaneye tekrarlı yatış durumu değişkenlerinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Çalışmada web tabanlı eğitimin ve telefonla izlemin hastaların yaşam kalitesini arttırdığı, semptom yükünü ve hastaneye tekrarlı yatışları azalttığı, bel çevresi ve sistolik kan basıncını olumlu yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda web tabanlı eğitim ve telefonla izlem, kalp yetersizliği olan hastaların taburculuk sonrası izleminde uygun bir yöntem olarak kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: hemşirelik, kalp yetersizliği, web tabanlı eğitim ve telefonla izlem, semptom değerlendirme, yaşam kalitesi

Belirti ve semptomlarHasta eğitimiHasta takibi+7
Emine İlaslan
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2019
10
DoctorateOpen AccessTR

Kemoterapi uygulanan kolorektal kanserli hastalarda orem öz bakım eksikliği kuramına temellendirilmiş eğitimin ve telefonla izlemin öz bakım gücü, kaygı, yalnızlık ve iyilik haline etkisi

Amaç: Bu araştırma, kemoterapi uygulanan kolorektal kanserli hastalarda Orem Öz Bakım Eksikliği kuramına temellendirilmiş eğitimin ve telefonla izlemin öz bakım gücü, kaygı, yalnızlık ve iyilik haline etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Randomize kontrolü deneysel nitelikteki bu araştırma Akdeniz Üniversitesi Gündüz Kemoterapi Ünitesinde kemoterapi uygulanan ve araştırma kriterlerine uyan 24 girişim, 23 kontrol grubu olmak üzere toplam 47 hasta ile Nisan 2016-Mart 2017 tarihleri arasında yapılmıştır. Verilerinin toplanmasında, Hasta Bilgi Formu, Öz Bakım Davranışları Formu, Nightingale Semptom Değerlendirme Ölçeği, Öz Bakım Gücü Ölçeği, UCLA Yalnızlık Ölçeği III ve Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri kullanılmıştır. Girişim grubundaki hastalara kemoterapi tedavisi öncesinde Orem'in Öz Bakım Eksikliği kuramına dayalı olarak, ortaya çıkabilecek semptomlara karşı öz bakım davranışlarını da içeren bireysel bir eğitim yapılmış ve eğitim kitapçığı verilmiştir. Hastalar birinci, ikinci ve üçüncü kür tedaviyi aldıktan 2-5 gün sonra telefonla izlem yapılmıştır. Birinci ve üçüncü kür sonunda ölçekler uygulanmış olup hastanın sormak istediği sorular varsa cevaplandırılmış ve eğitim desteği gereken konular yüz yüze görüşme yöntemi ile ele alınmıştır. Bulgular: Kolorektal kanser hastalarının her iki ölçümde de en çok uyguladıkları öz bakım davranışlarının "Bulantı giderici ilaç alma", "Gün içinde dinlenme periyotları planlama" ve "Günde 8-10 bardak sıvı alma" olduğu belirlenmiştir. Girişim grubu hastalarında kontrol grubuna göre anlamlı olarak öz bakım gücü, genel iyilik hali ve alt boyutları olan fiziksel iyilik hali, sosyal iyilik hali ve psikolojik iyilik halinin arttığı, durumluk-sürekli kaygı ve yalnızlığın azaldığı görülmüştür. Sonuç: Araştırma sonuçları, Orem Öz Bakım Eksikliği kuramına temellendirilmiş eğitim ve telefonla izlemin kemoterapi uygulanan kolorektal kanser hastalarında öz bakım gücü ve iyilik halini arttırırken kaygı ve yalnızlığı azalttığını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim ve telefonla izlem, hemşirelik, kolorektal kanser, kemoterapi, Orem'in Öz Bakım Eksikliği Kuramı

AnksiyeteHasta eğitimiHemşirelik+7
Çiğdem Ökten
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2017
00

Other supervisors