Theses supervised by Prof. Dr. Zeki Yahyaoğlu
11 theses · Karadeniz Technical University
Sarıçam (pinus sylvestris l.), anadolu karaçamı (pinus nigra arn. subsp. pallasiana (lamb.) holmboe) ve toros sedirinde (cedrus libani a. rich.) don stresi üzerine bir araştırma
Sarıçam (Pinus sylvestris L.), Anadolu Karaçamı (Pinus nigra Arn. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe) ve Toros Sedirine (Cedrus libani A. Rich.) ait fidanlarda dona dayanıklılık testi gerçekleştirilmiştir. Yapılan dona dayanıklılık testlerinde bitkiler 16 saat süreyle 3 farklı donma sıcaklığına ( -150C, -250C ve -450C) maruz bırakılmışlardır.-25°C don uyguladığımızda Toros sedirinde ve -45°C don uyguladığımızda Anadolu Karaçamında önemli zarar olmuşken, bu sıcaklık kademesinde Sarıçamda önemli bir zarar görülmemiştir.Fidanların iğne yapraklarında oluşan zararlar, iyon sızıntısı ve klorofil floresans analizleri ile belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, don zararının iyon sızıntısı ve klorofil floresans' a (Fv/FM) etkisinin olduğunu ve bu iki parametre arasında kuvvetli bir ilişkinin bulunduğunu göstermiştir.
Uludağ göknarı (Abies nordmanniana subsp. bornmülleriana Mattf.) populasyonlarında genetik çeşitliliğin yapılanması
Genetik çeşitlilik; bir türün gen havuzundaki kalıtsal bilgilerin zenginliğidir. Tür içi genetik çeşitliliğin yüksekliği, değişen çevre şartlarına uyum açısından bir güvencedir, türün adaptasyon potansiyelini belirler ve ekosistem stabilitesinin önemli bir parçasıdır. Genetik çeşitlilik, aynı zamanda ıslah çalışmaları için şekillenecek bir hammaddedir. Bu nedenle, genetik çeşitlilik ile ilgili araştırmalar, orman ağaçları ıslahı programlarında öncelikli çalışma konuları arasındadır. Ancak Uludağ Göknarı hakkında bu güne kadar yapılmış az sayıda çalışma bulunmakta olup, türün tüm yayılış alanını kapsayacak ve bundan sonra yapılacak araştırmalara altlık oluşturacak düzeyde kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır.Bu çalışmada Uludağ Göknarında genetik çeşitliliğin morfolojik karakterlere dayalı olarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma ile Uludağ göknarının tohum, fidecik ve fidan özellikleri popülasyonlar arası düzeyde belirlenmiş, böylece bu türün genetik çeşitliliğin yapılanması, temel morfolojik özellikleri, coğrafi varyasyonları ve optimal yayılış alanları ile ekstrem yayılış alanlarında yetişen bireyler arasındaki morfolojik farklılıklar ortaya konulmuştur.Elde edilen verilerle, SPSS istatistik programı ile varyans analizi yapılarak, gerek tohum gerekse fidana ilişkin ölçülen karakterler bakımından populasyonlar arasında genetik varyasyonların olduğu belirlenmiştir. Korelasyon analizi ile karakterler arasında anlamlı ilişkilerin olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında faktör analizi ile belirlenen varyasyonun, daha az değişken kullanılarak ortaya koyulma imkanları, penrose analizi ile populasyonların birbirine olan mesafe değerleri tespit edilmiştir.
Capparis ovata desf. (kapari) nın fidanlık tekniği ve Artvin yöresinde plantasyon denemeleri
Capparis ovata Desf. (Kapari), Artvin yöresinde 200-1000 m yükseltiler arasında doğal olarak yetişmektedir. Kapari, erozyon kontrolünü sağlama, çiçek tomurcuklan, sürgün ucu ve meyvelerinin çok yönlü değerlendirilmesi gibi nedenlerle, Artvin gibi kırsal alanlarda halkın gelir düzeyini yükseltmede önem taşımaktadır. Son yıllarda turşusuna karşı uluslararası ticarette artan talepler kapari yetiştiriciliğini gündeme getirmiştir. Bu çalışmada, Capparis ovata fidanının üretilmesi ve üretildikten sonra araziye aktarılarak gelişmelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ancak tohumlarının çimlenme engelinin olması, fidan üretiminde zorluklarla karşılaşılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle çalışmada sera ve açık alan koşullarında, tohumun çimlenme engelini gideren soğuk katlama, sonbahar ekimi ve bazı kimyasal yöntemler kullanılarak en iyi yöntem bulunmaya çalışılmıştır. Uygulanan yöntemler içinde en iyi çimlenme 60 gün katlamaya alındıktan sonra sera ortamında (% 65.13) ekilen tohumlarda belirlenmiştir. Uygulanan kimyasal yöntemlerden 20 dakika H2SO4 ile birlikte % 0.2 KNCVte 8 saat bekletilen tohumlarda % 49.70 oranında çimlenme sağlanmıştır. Elde edilen fidanlar arazide farklı yörelere dikilerek fidanların gelişmesi araştırılmıştır. Arazi denemelerinde erozyon sahalarına dikilen fidanların gelişmesinde ilkbahar yağışlarının önemli olduğu, ilk yıl ölçümlerinde fidanların kurak dönemi atlatamadığı, ikinci yıl ilkbahar yağışlarının iyi olmasıyla birlikte kalan fidanların ilk yıla göre daha iyi geliştiği gözlenmiştir. Sulama yapılan deneme alanında (Yusufeli- 1) ilk yıl ortalama 38.2 cm, ikinci yıl 56.1 cm sürgün boy büyümesi belirlenirken, sulama yapılmayan en iyi deneme alanında (Pamukçular-2, 3. yineleme) ise ilk yıl 6.3 cm, ikinci yıl (Pamukçular- 1, 2. yineleme) 1 1.5 cm ortalama sürgün boy büyümesi elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Capparis ovata Desf, Fidanlık, Çimlenme, Plantasyon, Fidan Gelişimi, Sulama
Doğu Karadeniz bölgesinde tesis edilen Avrupa ladini (Picea abies (L.) karst.) orijin denemelerinin on yıllık sonuçlarının değerlendirilmesi
Doğu Karadeniz yöresinin asli ağaç türü olan doğu ladini ( Picea orientalis ( L. ) Link. ) ormanlarının %70-75'inin suni gençleştirmeye obje olması; bu alanlarda hızlı büyüme yaparak, gençleştirmede büyük sorun olan diri örtüye karşı mücadele verebilen Avrupa ladini ( Picea abies ( L. ) Karst. )'ni akla getirmektedir. Ayrıca doğu ladinine oranla iki kat daha fazla ürün vermesi ve ekolojik koşulları doğu ladini ile benzer olan Picea abies ((L.) Karst. Orijin Denemeleri sonucunda; değişik ülkelerden BRD, DDR, ROM, ROMy ÇEK ve FRA ) temin edilen herbir orijinin yetişme mu hitlerine göre adaptasyon kabiliyetleri belirlenerek, uygulamada a- ğaçlandırma ve suni gençleştirme.çalışmalarında faydalanılması amaç - lanmıştır. Orijinlerin boy büyümesi üzerinde, orijinin genotipi kadar yetişme muhitinin etkisi olduğundan farklı yükseltilerde seçilen deneme alanlarında 13. yaş sonunda; ( fidanlık yaşı + arazi yaşı ) Araklı deneme alanında 122/72, Kapuköy deneme alanında 78/71, Yeniköy deneme alanında 87/71, Devrik saha deneme alanında 24/72 ve Sürmene deneme alanında ise 128/72 no'lu orijinler en iyi gelişmeyi göstermişlerdir. Deneme alanları arasında, orijinlerin boylanmaları yönünden de önemli derecede farklılık tesbit edilmiştir. Deneme alanları arasında en fazla boylama Kapuköy 'de tesbit edilmiş olup, bunu takiben Yeniköy, Devrik saha, Araklı ve Sürmene deneme alanlarında boylanma bakımından iyiden kötüye doğru bir sıralanış tesbit edilmiştir. Orijin denemelerinin 13. yıldaki sonuçlarına göre; Doğu Karadeniz yöresinin 250-1500 m'leri arasında seçilen deneme alanları nın temsil ettiği yetişme muhiti ağaçlandırmalarında %10-15 oranında 122/72, 78/71, 87/71, 24/72 ve 128/72 no'lu orijinlerin kullanımı önerilebilir. IV
Dormansi döneminden verimlilik dönemine geçiş sürecinde Türkiye'de yetiştirilen çaylarda (Camellia sinensis (L.) kuntze) polifenol oksidaz enzimi seviyesindeki değişme
Bu çalışmada,, çayın dormansi (uyku) döneminden., vegeta- tif (verimlilik) dönemine geçiş, sürecini oluşturan Mart, Nisan ve Mayıs ayları süresince pol i fenol oksidaz enzimi (PFO) aktivitesinin değişimi incelenmiştir. Altı çeşit çay tipi üzerinde yapılan PFO aktivite analizleri neticesinde, söz konusu aylar süresince bütün tiplerde PFO aktivitesinin düzenli olarak arttığı göz lenmiştir. Yapılan istatistiksel me todlardan Korelasyon katsayısı analiz neticesinde PFO aktivitesinin Mart. Nisan ve mayıs ayları süresince değişimş düzenli bir şekilde olduğu.çok yüksek oranda bulunan korelasyon katsayısı ile ortaya konmuştur. Diğer yönden yine PFO aktivite sonuçlarına iki yönlü varyans analizi tatbik edilerek tiplerin ve ayların kendi içlerindeki ilişkilere bakılmıştır: Ayrıca bu iki faktörün birbirleriyle olan etkileşimlerine de bakılmıştır.
Doğu Karadeniz'de tesis edilen Avrupa ladini (Picea abies L. Karst.) orijin denemelrinin onbeş yıllık sonuçlarının değerlendirilmesi
ÖZET Doğu Karadeniz Bölgesinin asli ağaç türü olan Doğu ladini (Picea orientalis (L. ) Link.) ormanlarımızın % 70-75.i ağaçlandırma objesidir. Türkiye' de odun hammaddesi ihtiyacının her geçen gün artması, ülke genelinde bu tür alanların hızlı gelişen türlerle ağaçlandırılmasını zorunlu kılmaktadır. Hızlı gelişen tür ağaçlandırmalarında ise getirilecek türün veya orijinlerin seçiminde "Tesis yeteneği" ve "Tesis değeri" faktörleri esas alınmaktadır. Bu amaçla Doğu ladini (Picea orientalis (L.) Link.)nden gençlikte yaklaşık olarak 2 kat daha hızlı büyüme yapması, ekolojik istekleri bakımından Doğu ladinine benzemesi, Avrupa ladini (Picea abies (L.) Karst.)' nin özellikle gençleştirme ve ağaçlandırma çalışmalarında başlıca sorun teşkil eden diri örtüye karşı mücadelesinin kolay olması ve bu mücadelenin 4-5 yıl kadar yarı yarıya sürmesi, yöredeki bu alanların Avrupa ladini ( Picea abies (L.) Karst.) ile ağaçlandırılabi lir olmasına dikkati çekmektedir. Bu sebeple, Picea abies (L.) Karst.'a ait orijin denemeleri yapılmış ve araştırma sonunda. Doğu ve Batı Almanya (Birleşik Almanya), Romanya, Çekoslavakya ve Fransa'dan temin edilen her bir orijinin yetişme muhitlerine göre adaptasyon kabiliyetleri belirlenmiş ve bu orijinlerden uygulamada ağaçlandırma çalışmalarında faydalanılması amaçlanmıştır. Bu amacın gerçekleştirilmesi için deneme alanları düzeyinde, orijinler arasında boy büyümesi yönünden genetik farklılıkların ortaya konması maksadıyla Varyas Analizleri ve Duncan Testleri yapılmıştır. 15 yıllık sonuçlara göre; Devrik Saha deneme alanında 17, 10 ve 21 sıra nolu orijinlerin, Yeniköy deneme alanında 20, 4, 19, 3 ve 17 sıra nolu orijinlerin (22 sıra nolu orijinde kabul edilebilir), Kapuköy deneme alanında 15, 4 ve 7 sıra nolu orijinlerin. Sürmene deneme alanında ise 19, 16, 12, 15, 7, 10 ve 20 sıra nolu orijinlerin her aşamada en iyi büyüyen orijinler olarak yer aldığı ve iyi bir adaptasyon özelliği gösterdikleri tesbit edilmiştir. Deneme alanları bir bütün olarak düşünüldüğünde de orijinler arasında en üstün büyümeyi 19, 15 ve 3 sıra nolu orijinler yapmışlardır. Basit Varyans Analizi ile orijinler arasındaki genetik farklılıklar, Çoğul Varyans Analizi ile de yetişme muhiti farklılıkları belirlenmiştir. Bu sonuç lara göre, orijinlerin yetişme muhiti faktörleri isteklerine en uygun düşen deneme alanı Kapuköy deneme alanıdır. Yeniköy, Devrik Saha ve Sürmene deneme alanları sırasıyla bu deneme alanını takip etmektedir. Orijin denemelerinin 15 yıllık sonuçları dikkate alındığında. Doğu Karadeniz yöresinde 750-1600 m.* ler arasında yapılacak olan ağaçlandırmalarda adaptasyon yete neği en iyi olan türlerin veya orijinlerin % 10-15 oranında kullanılması önerilebilir. VI
Doğu ladini (Picea orientalis (L) link.) populasyonlarında genetik yapının izoenzim analizleri ile belirlenmesi
ÖZET Doğu Ladini (Picea orientalis (L) Link. ) Populasyonlannda Genetik Yapının tzoenzim Analizleri ile Belirlenmesi Bu çalışma, Doğu Ladininin bölgedeki genetik varyasyonlarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bunun için yayılış alanını temsilen seçilen toplam 26 farklı deneme alanından tohum elde edilmiştir. Analizlerde tohumların kuru endosperm! kullanılmıştır. Analizler Ashton & Braden ayırma sistemine göre LAP ve GOT enzimleri ile gerçekleştirilmiştir. Analizler sonucunda tüm populasyonlarda LAP enziminde, LAP-A ve LAP-B olmak üzere iki enzim gen lokusunda toplam 6 allel tipi, GOT enziminde ise GOT-A, GOT-B ve GOT-C olamak üzere üç enzim gen lokusunda toplam 8 allel tipi belirlenmiştir. LAP enziminde gerek allel frekansları gerekse populasyon içi varyasyon değerleri bakımından yükseklik kademeleri ve güzergahlar arasında önemli bir fark bulunamamış, buna karşılık GOT enziminde sadece güzergahlar arasında bazı allel frekansları bakımından farklılıklar ortaya çıkmıştır. Tüm populasyonlarda belirlenen ortalama allel sayısı 10.8, her lokustaki ortalama allel miktarı 2.17 ve polimorfik lokus yüzdesi % 76.15 'tir. Populasyonlar arasında belirlenen ortalama genetik mesafe değeri ise 0.1759 'dur. Buna göre Doğu Ladini populasyonlannın genetik bakımından beklenenden daha yüksek oranda zengin bir varyasyona sahip olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler : Genetik Çeşitlilik, Populasyon, Elektroforesis, Izoenzim, Gen İşaretleri, Doğu Ladini, Endosperm, Allel, Loci VI
Ardanuç Orman İşletmesi'ndeki sarıçam (Pinus sylvestris L.) ağaçlandırılmaların değerlendirilmesi
Bu çalışmada, Artvin- Ardanuç yöresinde 1984 yılında dikilen sarıçam (Pinus sylvestris) ağaçlandırmaları değerlendirilmiştir. Araştırma alanının büyüklüğü 95 ha. olup 30 adet deneme alanında çalışmalar sürdürülmüştür. Deneme alanlarının büyüklüğü ise 225 m2 dir ve her deneme alanında 72 adet sarıçam fidanı bulunmaktadır. Bu fidanların boyları, çapları (duo) ve son yıllık boy artımları ölçülmüş, deneme alanlarındaki fidanların yaşama yüzdeleri belirlenmiştir. Tamamlamalar üzerinde de ölçümler yapılmış fakat yapılan istatistiksel analizlere dahil edilmemiştir. Ayrıca deneme alanlarında bakı, eğim, yükselti ve toprak derinliği gibi fizyografık özellikler belirlenmiştir. Edafik özelliklerin saptanması amacıyla deneme alanlarında toprak profilleri açılmış, 0-20 cm ve 20-50 cm derinliklerden toprak örnekleri alınmıştır. Toprak analizleri sonucunda toprak tekstürü ve pH değerleri tespit edilmiştir. Yapılan Varyans Analizi ve Korelasyon Analizi sonuçlarına göre fidan boyu ve fidan çapı (dı.30) üzerinde % 95 güven düzeyinde toprak derinliği, bakı, eğim, yükselti, toprağın pH'sı ve toprak tekstürü gibi fizyografık ve edafik faktörlerle, arazi hazırlığı etkili çıkmıştır. Fidanların yaşama yüzdesi üzerinde ise % 95 güvenle toprak derinliği, bakı ve arazi hazırlığı etkili bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Sarıçam (Pinus sylvestris), ağaçlandırma, yaşama yüzdesi, fizyografık ve edafik faktörler VI
Doğu Karadeniz bölgesinde kivi yetiştiriciliğinin araştırılması ve kivi fidanı üretimi
ÖZET Bu çalışmada, Ordu-Sarp arasında kurulmuş olan kivi bahçeleri değerlendirilmiştir. Doğu Karadeniz Bölgesindeki 40 adet kivi bahçesinde çalışmalar yapılmıştır. Bahçeler 20-6000 m2 arasında olup, 50-150 adet kivi asması bulunmaktadır. Bahçelerin bakı, eğim, rakım gibi fîzyografik özellikleri belirlenmiştir. Tesisin verim üzerine etkisi önemli olduğu için tesis malzemesi, tesis şekli, tesis yüksekliği, tesis aralığı ve uzanış yönü saptanmıştır. Kivi bitkileri dioik oldukları için erkek ve dişi bireyler farklıdır. Bu nedenle fidanların sayısı, erkek ve dişi bireylerin dağılımı, fidan yaşı, fidanın temin edildiği yer / yıl, aralık-mesafe, dikim tekniği, meyve verimi ve yaşama yüzdeleri belirlenmiştir. Toprak analizleri sonucunda toprak tekstürü ve pH değerleri tesbit edilmiştir. Yomra, Pelitli ve Kendirli'den alman kivi çelikleri köklendirme amacıyla 0. 1, 0.3, 0.5 mg/lt IB A hormonları ile muamele edilerek 3 tekerrürlü 3 sıra olarak dikilmiştir. 3 sıra da kontrol grubu bulunmaktadır. Köklendirme ortamı olarak orman toprağı+dere kumu+perlit kullanılmış olup, en iyi hangi hormon dozunda sonuç alındığı araştırılmıştır. Zafanos ve Rize orijinli meyvelerden alınan tohumlar Kasım ve Nisan aylarında ekim yapılarak çimlenme zamanı ve tohumla yetiştirilen fidanların kök durumları araştırılmıştır. Tohumla ve çelikle üretilen fidanların kök durumları, kök boğazı çapı (KBÇ) ve kök sayıları IBA hormonunun farklı dozlarına göre Varyans analizi ile karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kivi (Actinidia chinensis), Çelik, Tohum, Kivi Bahçesi
Betula medwediewii reg. ve Zelkova carpini folia (Pall.) C. Koch. subsp Yomraensis Anşin and gerçek türlerinin doku kültürü teknikleri ile üretilmesi
ÖZET Bu çalışmada, populasyonlarının kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış endemik türler olmaları ve birey sayısı az, üretim materyali temini güç olan Betula medwediewii ve Zelkova carpinifolia subsp. Yomraensis taksonlarının doku kültü tekniği ile üretimi amaçlanmıştır. B. medwediewii' de vejetasyon dönemi içinde 6 farklı ortetin kuzey ve güneye bakan taraflarından alınan koltuk tomurcuklan ile çalışılmıştır. Her ortetten alman 40 adet örnek 4 mg/1 BAP dozunun kullanıldığı WPM ortamında kültüre alınmıştır. Kültür aşılama işleminden 2, 6 ve 10 hafta sonra yapılan gözlemlerle, klonlar ve eksplantın alındığı yönlerin eksplantların yaşama yüzdeleri, kallus ve sürgün oluşturma durumları üzerine etkileri araştırılmıştır. 6 hafta sonunda oluşan uzun sürgünler 2 mg/1 NAA dozu içeren WPM ortamında köklendirmeye alınmışlar ve 4 hafta sonunda köklenmişlerdir. Vejetasyon dönemi dışında genç bir ortetten alınan eksplantlar ise farklı BAP+NAA dozlarından oluşan 8 farklı WPM ortamında kültüre alınmışlardır. En iyi gelişme 4 mg/1 BAP dozunun kullanıldığı NAA bulunmayan ortamda elde edilmiştir. Diğer ortamlarda gelişme meydana gelmemiştir. Z carpinifolia subsp. Yomraensis' 'den alman eksplantlar Zeatin, BAP, IAA ve IBA doz ve kombinasyonlarından oluşan MS ve WPM ortamlarında kültüre alınmışlardır. Z carpinifolia subsp. Yomraensis'te kallus oluşumu sağlanmış, sürgün gelişimi sağlanamamıştır. Anahtar Kelimeler; B. medwediewii, Z. carpinifolia subsp. Yomraensis, Doku Kültürü, Mikrovejetatif üretim V
Niksar Orman İşletmesindeki karaçam, kızılçam, sarıçam ağaçlandırmalarının değerlendirilmesi
Bu çalışmada, Niksar yöresinde 1982 yılında dikilen Karaçam, Kızılcam ve Sarıçam ağaçlandırmaları değerlendirilmiştir, araştırma alanının büyüklüğü 196 ha. olup 54 deneme alanında çalışmalar sürdürülmüştür. Deneme alanlarının büyüklüğü ise 225 ve 400 m2 ve her deneme alanında 64 adet fidan bulunmaktadır, bu fidanların boylan, çaplan, deneme alanlarındaki fidanların yaşama yüzdeleri belirlenmiştir. Tamamlamalar üzerinde de ölçümler yapılmış fakat istatistiksel analizlere dahil edilmemiştir. Ayrıca deneme alanlarında bakı, eğim, yükselti ve toprak derinliği gibi fizyografik özellikler belirlenmiştir. Edafik özelliklerin saptanması amacıyla deneme alanlarında toprak profilleri açılmış, 0-20 cm. ve 20-50 cm derinliklerden toprak örnekleri alınmıştır. Toprak analizleri sonucunda toprak tekstürü, pH, organik madde ve CaCÛ3 değerleri tespit edilmiştir. Yapılan Varyans Analizi ve Korelasyon Analizi sonuçlarına göre fidan boyu ve fidan çapı üzerinde, toprak derinliği, bakı, eğim, yükselti, toprağın pH'sı, organik maddesi ve CaCC>3 gibi fizyografik ve edafik faktörlerin %95 güven düzeyinde etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Fidanlann yaşama yüzdesi üzerinde ise %95 güvenle toprak derinliği, bakı ve toprağın organik maddesi ve CaCÜ3 etkili bulunmuştur.Anahtar Kelimeler : Karaçam, Kızılcam, Sarıçam, Ağaçlandırma, Yaşama Yüzdesi, Fizyografik ve Edafik Faktörler.