Theses supervised by Prof. Dr. Zekiye Yenen
11 theses · Yıldız Technical University
Konut alanı yapılanmasında doğal iklimlendirme
Varlığın bütünlüğünü oluşturan doğa ve çevre insan ile her zaman karşılıklı bir etkileşim içinde olmuştur. Bu etkileşim geçen zamanla birlikte değişim ve gelişim göstermek durumunda kalmıştır. Günümüzde doğaya verilen zararın farkedilmesi ile mimarlık ve kentsel tasarım yeniden tanımlanır hale gelmiştir. Çözüm arayışları içinde sağlıklı kentsel çevre için bina ve yakın çevresi ölçeğinde yaşanabilir mekânlar oluşturulması ana hedefler arasında bulunmaktadır. Ancak, son günlerdeki kentsel tasarım projelerinde iki çeşit problem ile karşılaşılmaktadır. Bunlardan biri, sürdürülebilirlik kavramının, ölçülebilir standartları kullanmak yerine, yaşam alanları yokoluyor gibi soyut kavramlar ile ele alınarak, mekâna uyarlanabilecek somut çözümler ile konuya yaklaşılmaması, diğeri farklı coğrafi bölgelerde standart çözüm ve uygulamaların ele alınmasıdır. Bu yüzden, gerek akademik ortamda gerek uygulama ortamında yeni analiz yöntemleri ve ölçülebilir metotlar düşünülmektedir. Yeşil bina değerlendirme sistemlerinin amaçları içerisindeki daha düşük karbon salınımına neden olan ekolojik yapı malzemelerinin seçilmesi konunun somuta indirgenmesinde yapı ölçeğinde geliştirilen metotlar arasında en önemlilerindendir. Soyut kavramlar ise içerik ve sınırlar belirlenerek, çevresel planlama hukuku başlığı altında kentsel gelişme politikaları olarak benimsenmektedir. Çalışmada, türlü analiz ve değerlendirme yöntemlerinin en yaygınlarından olan LEED ve BREEAM* yöntemlerinin kentsel tasarım ölçeğinde ele alınması hedeflenmiştir. Çalışma ile sözkonusu sistemlerin fayda ve uygulanabilirliğinin sürdürülebilirlik kavramı üzerinden değerlendirilmesi, mevcut yerleşim alanlarının çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılıp tasarımlarda çevresel faydaların öne çıkarılması ve yaşamın sürdürülebilir yapı ve yerleşim alanlarında teşvik edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında, mevcut imar planları gözönünde bulundurularak, Kadıköy Yarımadası'ndan seçilen örnek alanda enerji sakınımı kentsel tasarım ölçeğinde (doğal yapı verileri, yöneliş, yapı adası ve sokak ölçeğinde yapılararası ilişkiler …) incelenmektedir. Örnek alanın enerji sakınımı bağlamında değerlendirilmesinin ardından, doğal enerji kaynaklarının kullanımı konusunda konut alanlarında yapı adaları ölçeğinde öneriler geliştirilmesi hedeflenmektedir. Bu çalışma ile ülkemizde henüz kentsel tasarım ölçeğinde sınırlı çalışılmakta olan enerji sakınımı bağlamında farkındalık geliştirilmesi ve imar yönetmeliklerine katkıda bulunulması amaçlanmaktadır.
Mekan organizasyonu ve biçim kavramlarının Tarihi yarımada örneğinde incelenmesi
Çalısmanın anahtar sözcükleri ?mekan?, ?mekan organizasyonu?, ?biçim? kavramlarıdır. Çalısma bütününde, kentsel tasarım perspektifinde, mekan, mekan organizasyonu ve biçim kavramları, kavramsal ve kuramsal açıdan tanımlanmıstır. Çalısma süresince edinilen kavramsal ve kuramsal temeli mekansal sisteme oturtabilmek, örnekleyebilmek adına sahip oldugu mekansal zenginlik, tarihsel deneyim ve geçirdigi degisim ve dönüsüm nedeniyle örnek alan olarak Tarihi Yarımada seçilmistir. Tarihi Yarımada, üçüncü boyutta mekan, biçim ve mekan organizasyonu kavramlarının kavramsal ve kuramsal tanımlamalarına örnekler içermenin yanısıra sahip oldugu tarihi kültürel degerleri ile kentsel mekanı dördüncü boyutta (zaman) ele alma imkanı da tanımaktadır. ?Mekan? , ?mekan organizasyonu? ve ?biçim? konulannda yayınlanmıs yerli yabancı birçok kaynak taranarak hazırlanan ve kavramsal ve kuramsal çerçevede ele alınan çalısma ile - Tarihi Yarımada örnegi dolayısıyla- çok çesitli açılımları olan ve genis perspektifte ele alınması gereken ?mekan organizasyonu ve biçim? konularında yapılacak çalısmalar için bir baslangıç kaynagı olusturulması amaçlanmıstır. Tez çalısması kapsamında Tarihi Yarımada bütününde yapılacak müdahalelerde kentsel tasarım bilim alanı araç olarak seçilmis, yapılan degerlendirmelerde kentsel tasarımın kuramsal yaklasımı aracılıgı ile noktasal ölçekten, üst ölçege kadar genis perspektifte, alana yapılacak her tür ve ölçekteki müdahaleden alanın bütününün etkilenecegi ortaya konmustur.
Kent biçimi-ulaşım etkileşimine ilişkin (tarihsel ve güncel) yaklaşımlar ve İstanbul örneği
Gelismekte olan ülkelerde kentlesme ekonomik ve sosyal degisimin etkin bir egilimidir. Belli ihtiyaçları saglamak için olusan kentsel hareketlilik sorunu (ulasım), kentlerin yayılmasının ve nüfusun kentlesme oranındaki artısının kısmen kentlesmeye yansıması ile çogalmıstır. Gelisme yönünde yapılan müdahaleler dogayı tüketerek yapay çevreye dönüstürmektedir. Kent biçiminin -kentiçi ulasım teknolojisinin gelisimi kosutunda- kontrolsüz biçimlenisi sonucu karsıkarsıya kaldıgı bu durum; nüfus?erisilebilirlik iliskisi, kentin (sıçramalar yapamadan) yayılması, kentiçi toplu ulasımın yetersizligi, mesafeye bagımlı zaman-mekan iliskisi vb. sorunlar yaratmaktadır. Tezin amacı, kent biçiminin -özellikle ulasım sistemine baglı olarak- gelecekte alacagı biçimleri tartısmak, bu baglamda stanbul örneginde planlama eylemine veri olusturmaktır. Bu sonuca kentin ve içinde yer aldıgı çevrenin -ulasım sistemindeki gelismelere baglı olaraktarihsel süreç içinde nasıl etkilendiginin incelenmesi, günümüzdeki bazı dünya kentlerinin kent biçimlerinden çıkarımlar yapılması ve stanbul için -stratejik ve bütünsel bir yaklasımlagelecek senaryoları kurgulanması ile ulasılmıstır. Tez kapsamında kent biçiminin gelisimine iliskin tarihsel ve güncel yaklasımlar, ulasım faktörü (biçim-ulasım etkilesimi) çerçevesinde incelenmistir. Kent biçiminin yaya ölçeginden günümüz metropolüne kadar geçirdigi evreler çalısmada dünya kentlerinden örnekler esliginde ele alınmıstır. Gelecege yönelik daha duyarlı kurgular yapılması hedeflenmistir. Birinci bölümde amaç ve bu amaca ulasmak için olusturulan hipotez ve alt hipotezler belirtilmistir; kapsam, bölüm içerikleri, süreç ve yöntem açıklanmıstır. kinci bölümde kent biçimine iliskin tarihsel yaklasımlar ısıgında biçim ve kent biçiminin kavramsal tanımı, kent biçimine etki eden faktörler ve bunlardan kentiçi ulasım faktörü öne çıkarılarak kentsel fonksiyonların özelinde degerlendirmesi yapılmıstır. Ayrıca kamusal alan, kent biçimine iliskin modeller kuramsal ve kuram dısı olusumlar kentiçi ulasım baglamında incelenmistir. Kent biçimine iliskin olusumlar ve ütopyalar kentiçi ulasım ile iliskili olarak aktarılmıstır. Üçüncü bölümde kent biçimi-kentiçi ulasım iliskisi baglamında kent biçimine iliskin güncel yaklasımlar tartısılmıstır. Tarihsel süreç içinde ulasım ve gelisimi, kent biçimi ile ulasım iliskilendirilerek kentiçi ulasımının biçimin olusmasındaki mekansal etkisi üzerinde durulmustur; dünya kentlerinin gelisiminde biçimlerini etkileyen ulasım girdileri, karayolu, denizyolu ve raylı sistemlerin olusması ve havalimanlarının konumu tartısılmıstır. Kentiçi ulasım sistemleri ile öne çıkan kentler, biçimlerinin olusumunda önemli girdi olusturan gelismeler dikkate alınarak örneklenmistir. Dördüncü bölüm stanbul kent biçiminin olusumunda ulasımın etkisinin irdelenmesidir. Bu bölüme stanbul'un gelisiminde kent biçimini etkileyen ulasım girdileri ile baslanmıs, denizyolu sisteminin olusumu, raylı sistemin gündeme gelmesi ve karayolu sisteminin olusması ile tarihsel süreç içinde ele alınmıstır. Havalimanlarının konumu konusu kentiçi ulasımı etkileyen odaksal boyutu ile ele alınmıstır.Günümüze kadar yapılan plan çalısmaları ulasım iliskileri ile kentin biçimsel gelisimi baglamında incelenmistir. Besinci bölümde stanbul'un makroformu için kurgulanan ulasım bazlı gelecek senaryoları tartısılmıstır. Konulara kent bütününde bakmanın rasyonel bir yöntem oldugu kabulü ile davranılan bu tezde farklı degiskenler ve degismezler öngörülerek stanbul'un stratejik planlanması için faydalı verilere ulasılmıstır Anahtar kelimeler: Kent biçimi, kent makroformu, kentiçi ulasım, sehir planlama, stanbul
Kentsel imaj öğeleri bağlamında Haliç bölgesinin incelenmesi
?Kentsel İmaj Öğeleri Bağlamında Haliç Bölgesi'nin İncelenmesi? başlıklı bu çalışmanın konusu kentsel mekanlarda kentsel imaj öğelerinin kentsel tasarım ve çevre psikolojisi kapsamında incelenmesidir. Çalışmanın amacı yerel ve küresel değişimlerden en fazla etkilenen mekanlar olan kentlerin imaj öğelerini kentsel tasarım öğretisi çerçevesinde incelemektir. İncelemede kenti kullananların kentsel algısı da ele alınmaktadır. Çalışmada tarihi nitelikli yerleşmelerde kentsel imaj öğelerinin incelenmesi yoluyla yeni gelişecek kentsel mekanlarda kentsel tasarım açısından önemli olan bu konuya ilgililerin dikkatini çekmek hedeflenmiştir. Kent kimliğinin oluşumunda da etkili olan kentsel imaj öğeleri bilinci ile fiziksel ve sosyo-psikolojik olarak algılanan kentler ortaya çıkacak, böylece çevre psikolojisi bağlamında sahiplenilen ve benimsenen mekanlar oluşacaktır. Tarih boyunca yaşanan ve günümüzde de süregelen mekansal değişim ve gelişimlerin hızlı ve kontrolsüz nüfus artışı, denetimsiz büyüyen kentsel mekan, tarihi yapıları hiçe sayan sağlıksız yapılaşma gibi olumsuz sonuçları insan ve kent arasındaki ilişkilerin zayıflamasına neden olmaktadır. Sahip olduğu doğal ve kültürel özellikler ile dünyanın en önemli kentlerinden biri olan İstanbul sözü edilen kentsel değişim ve gelişimlerden en fazla etkilenen mekanlardandır. İstanbul'un coğrafi ve tarihi özelliklerinin birarada bulunması kentin özellikli bir kimliğe sahip olmasını getirmiştir. Haliç Bölgesi İstanbul tarihindeki önemi, sahip olduğu kültürel ve doğal özellikler ile İstanbul Metropoliten Alanı içerisinde önemli bir altbölgedir. Doğal yapısı ile taşıdığı kültürel, tarihi, sosyal değerler Haliç'in özel bir kimliğe sahip olmasını sağlamıştır. İstanbul'un en eski yerleşimlerinden olması, birçok kentsel imaj öğesinin birarada bulunması ve bölgede yaşanan değişim ve gelişimler tez çalışmasında örnek alan olarak Haliç Bölgesi'nin seçilmesinde etkili olmuştur. Haliç Bölgesi'nde günümüze kadar yapılan proje ve uygulamaların altbölgeyi bütüncül olarak ele almaması ve bu çalışmalarda kullanıcının bölgeyi algılaması konusuna yer verilmemesi giderilmesi gerekli bir eksiklik olarak düşünülmektedir. Parçacıl olarak uygulanan projeler birbirinden kopuk sonuçlar getirmektedir. Haliç'in temizlenmesi, tarihi sanayi yapılarının kültürel tesise dönüştürülmesi gibi projelerin bütüncül bir planlama anlayışıyla ve kullanıcının katılımıyla yapılması Haliç'in fiziksel olarak algılanabilir, sosyo-psikolojik olarak da sevilen ve benimsenen bir mekan haline dönüşmesini sağlayabilir. Haliç Bölgesi bütününde kentsel tasarım ve çevre psikolojisi kapsamında kentsel imaj öğelerinin incelendiği bu tez çalışmasının, bölgenin daha önce bu konu açısından ele alınmamasından dolayı gerekli olduğu düşünülmektedir. Çalışmada kullanıcının bölgeyi nasıl algıladığı da yapılan anket çalışmaları ve oluşturulan bilişsel haritalarla test edilmiş, böylece kullanıcıyı dikkate alan bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Beş bölümden oluşan çalışmanın giriş bölümünde çalışmanın amacı, kapsamı ve çalışmada kullanılan yöntem açıklanmıştır. İkinci bölümde kavramsal çerçeve oluşturulmuş, konuyla ilgili kavramlar ve kuramlar incelenmiştir. Bu bölümde ilk olarak kentsel çevrenin en önemli öğesi olan insan tarafından sürekli değişen ve biçimlenen mekan ve çevre kavramları ele alınmıştır. Kentlerin benimsenmesinde etkili olan kentsel imaj olgusu sadece görsel açıdan değil, kentin kimliği ve kullanıcı tarafından algılanabilirliği açısından da incelenmiştir. Bu nedenle bölümde algı, kentsel kimlik ve kentsel imaj kavramlarına yer verilmiştir. Kentsel imaj konusunda temel kuramsal yaklaşımlar olan ?Bilişsel Haritalar Kuramı? ve ?Kentsel İmaj Kuramı? tez konusu kapsamında incelenmiştir. Üçüncü bölümde örnek alan olarak seçilen Haliç Bölgesi'nin konumu, tarihsel gelişimi ele alınmıştır. Bölüm sonunda ?Kentsel İmaj Kuramı? bağlamında Haliç Bölgesi'nin imaj öğeleri şehir plancı gözüyle değerlendirilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde Haliç Bölgesi'nin kullanıcılar tarafından algılanması konusu irdelenmiştir. Bölgenin sahip olduğu imaj öğeleri ve kentsel kimliği bölgede ikamet edenlere, çalışanlara ve bölgeyi ziyaret edenlere uygulanan sorgulama ile araştırılmış, anket çalışması sonucunda önemli veriler elde edilmiştir. Sonuç ve değerlendirme bölümünde tez bütününde kavramsal bölümler ve diğer gelişme bölümleri karşılıklı ilişkiler kurularak değerlendirilmiş ve bu çalışmadan çıkarımlar elde edilmiştir. Kentsel imaj kavramı geleneksel yerleşmelerin çağdaş koşullara uyumunda ya da yeni gelişen yerleşim alanlarında kentsel tasarım açısından önemli bir konudur. Niteliksiz ve kimliksiz mekanlar yerine fiziksel olarak algılanan, sosyo-psikolojik olarak sevilen ve benimsenen mekanlar kent ve kullanıcı ilişkisini güçlendirecektir. Günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek mekanlar üretmek, bunu yaparken de geçmişe sahip çıkmak kent kimliğinin ve imajının korunmasında temel amaç olmalıdır. Bu düşüncelerden hareketle, tez çalışmasında örnek alan olarak Haliç Bölgesi'nin incelenmesinin bu konuda yapılacak çalışmalara altlık oluşturacağı düşünülmektedir. Haliç'in kıyıları, yamaçları, vadileri, akarsuları ve akarsu havzaları ile bir bütün olarak ele alınan çalışma tanımlı bir altbölgeyi kapsadığından bu bölge ile ilgili yapılacak her türlü çalışmaya kaynak olabilecektir. Farklı dinamiklerin etkisiyle sürekli gelişen ve değişen Haliç Bölgesi'nin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek gerekmekte, bu noktada uygulamalar tam katılım sağlanarak yapılmalıdır. Çalışmanın; kullanıcının bölgeyi nasıl algıladığının araştırılması ve bölgenin fiziksel olduğu kadar sosyo-psikolojik açıdan da ele alınması yönleriyle çok yönlü ve özgün olduğu düşünülmektedir. Anahtar sözcükler; Kent kimliği, algı-algılama, kentsel imaj, Haliç Bölgesi, kentsel imaj öğeleri
Kamusal alanda sanat ve kentsel mekana etkileri İstanbul'da heykel uygulamaları irdelemesi
Kentsel mekanlar kamusal alanlar olarak toplumsal hayat ve bireyin varolusu açısından çok önemlidir. Bu önem kamusal alanın toplumların sosyal ve günlük yasam pratiklerinin ana fiziksel - islevsel platformunu meydana getirmesinden ve de bunun estetik düzeyini olusturan içerigin toplumların ve kentlerin yasam kalitesinin düzeyi anlamında belirleyici olmasından ileri gelmektedir. Bu açıdan degerlendirildigi zaman kentsel mekanlar toplumdaki farklı gruplarca kamusal alanların olusturulması ve denetlenmesi adına yapılan iktidar çatısmasının sekillendigi ve somutlastıgı alanlardır. Bu iliski kentsel mekanların tasarım, üretim veya dönüsümleri süreçlerinin temelini olusturmaktadır. Bu dogrultuda bakıldıgı zaman, ister kentsel tasarım, planlama veya kent mimarisi ile ilgili pratikler adına, ister kentsel mekanların gösterge anlamlarının analizi açısından ele alınsın, mekanın kimligini olusturan bu bagıntıları karsılıklı olarak degerlendirmek ve anlamak bu etkileri toplum yararına yönlendirmek açısından önemlidir. Sanat fiziksel estetigin ulastıgı en üst seviyedeki yaratım olarak kamusal alanda uygulandıgında içerigini olusturan gerçek toplumsal gücünü bulur. Bu güç kentin sanat ile olan karsılıklı olumlu etkilesiminden meydana gelmektedir. Kamusal içerigi ile sanat anlam boyutunu derinlestirirken, kent mekanı da sanat ile yüksek bir estetik düzeye ve güçlü bir toplumsal simgeye kavusur. Bu açıdan kamusal alanda sanatın kentsel mekan ile ne sekilde bulusacagı hem mekansal parametreler açısından hem de üretilecek eserin içerigini olusturacak olan etkiler anlamında dikkatle ele alınmayı gerektirir. Öte yandan kamusal sanatın özgürce üretilmesi ve iyi kurgulanmasının kentsel mekanlara etkisi hem fiziksel estetik hem de sosyolojik anlamları açısından yüksek seviyede olacaktır. Bu süreç kentsel mekanda konumlandırılmıs bir sanat eserinden, sanatsal düzeyde kurgulanmıs bir kentsel mekan pratiginin genis aralıgı içinde bir yer alabilir. Kamusal alanda sanatın kentsel mekana etkilerinin evrensel düzeyde degerlendirilmesine kosut olarak yerel düzeyde Cumhuriyet Dönemi Türkiye'sinde en basta gelen kamusal sanat olan heykel sanatı ele alınmıs ve stanbul içinde farklı zamanlarda farklı alanlara yapılmıs altı adet uygulamanın analizi ile somut olarak degerlendirilmistir. Anahtar Kelimeler: Kamusal alan, kentsel mekan, sanat, heykel.
Boğaziçi'nde siluet ve siluetin belirlenmesinde fotogrametri
?Bogaziçi'nde Siluet ve Siluetin Belirlenmesinde Fotogrametrik Yöntem? adlı tezin konusu, silueti biçimlendiren etmenler kapsamında Bogaziçi siluetinin gelisimi, Bogaziçi siluetinin tespitinde fotogrametrik yöntem ve bu yöntemin sagladıgı olanaklar çerçevesinde Bogaziçi siluetinin korunmasına yönelik olarak yapılacakların belirlenmesi üzerinedir. Çalısmanın amacı; Bogaziçi silueti üzerinde süreç içinde yasanmıs degisimlerin çözümlenmesiyle günümüzde varlıgını sürdüren kültürel degerlerin korunması ve yeniden canlandırılması için teknik anlamda ve planlama yoluyla yapılması gerekenler üzerine bir arastırma yapmaktır. Çalısmanın hedefi, Bogaziçi siluetinin olusum sürecini tarif etmek ve bu süreçten günümüze kalanların korunması için fotogrametrinin saglamıs oldugu olanakları, fotogrametrik yöntemle siluetin belirlenmesi asamasında dikkat edilmesi gereken konuları tespit etmektir. Ayrıca günümüzde Bogaziçi'nde yasa ve planlarla tanımlanmıs olan mevcut bölge sınırları (öngörünüm, gerigörünüm ve etkilenme Bölgesi sınırları) ile siluet hattının kıyaslaması yapılarak planlama çalısmalarında siluet çizgisinin kullanımının önemi ortaya konacaktır. ?Bogaziçi'nde Siluet, Siluetin Belirlenmesinde Fotogrametrik Yöntem? adlı çalısmanın içerigi altı bölümden olusmaktadır. lk bölümde; yapılan çalısmanın amacı, kapsam ve yönteminden bahsedilmektedir. Çalısmanın ikinci bölümünde; tezin kavramsal çerçevesi olusturulmus ve siluet, siluetin olusumunda etkili olan faktörler, fotogrametri, fotogrametrik yöntemlerle siluetin belirlenmesine iliskin olarak tanımlamalar yapılmıstır. Çalısmanın üçüncü bölümünde siluetin degisiminde etkili olan süreç ve faktörler Bogaziçi mekanı özelinde incelenmis; dogal, sosyo-kültürel, mekansal ve mekanı yönlendiren faktörler çerçevesinde Bogaziçi'nde siluetin gelisimi ele alınmıstır. Bu kapsamda Bogaziçi'nde dogal etkenler incelenirken yeryüzü sekilleri, iklim ve bitki örtüsü ele alınmıstır. Sosyo-kültürel etkenler içinde nüfus gelisimi, sosyal ve kültürel yapıdaki degisimler incelenmistir. Mekansal Etkenler; konut, çalısma alanları gelisimi ve ulasım gelisimi baslıkları altında ele alınmıstır. Mekanı yönlendiren etkenler kapsamında, planlama ve yasal düzenlemelerin gelisiminin Bogaziçi silueti üzerindeki etkileri ortaya konmustur. Çalısmanın degerlendirme bölümü niteligindeki dördüncü bölümünde; günümüze kadar Bogaziçi siluetini etkileyen unsurların mekanı nasıl biçimlendirdigine iliskin teknik anlamda yardımcı olacak fotogrametri disiplininin tarihi çevreyi korumada sagladıgı olanaklardan ve fotogrametrik yöntemlerle siluetin belirlenmesi sırasında dikkat edilmesi gereken unsurlardan bahsedilmektedir. Bu bölümde ayrıca Bogaziçi'nde kentlesme baskısı altında kalan dogal ve tarihi degerlerin fotogrametrik yöntemlerle degisiminin incelenmesi ve planlama çalısmalarına altlık olması açısından sagladıgı olanaklara deginilmis, (bundan sonraki süreç içinde) Bogaziçi'nin kimligini yansıtan siluette yer alan dogal ve tarihi degerlerin muhafaza edilebilmesi için planlama ve mevzuatta yapılması gerekenlere dair bazı degerlendirme ve önerilere yer verilmistir. Çalısmanın altıncı bölümü, Bogaziçi siluetini etkileyen sürecin ve bu süreci durdurmaya yönelik sonuç ve önerilerin yapılan incelemeler dogrultusunda özetlendigi bölümdür. Sonuç bölümünde yapılan çalısmalar ve degerlendirmeler sonucunda stanbul'da koruma anlayısının gelisimi sürecinde çesitli tarihi, kültürel, dogal peyzaj ögelerinin muhafaza edilmesi için yasal, yönetsel ve planlama kapsamında önemli faaliyetler gerçeklestigi görülmektedir. Fakat bu peyzajı yansıtan siluetin korunma olasılıgının, kültürel peyzaj mekanı Bogaziçi özelinde kısıtlı kaldıgı görülmektedir. Siluetin korunması için yasal vb. araçlar kadar teknik anlamda siluetin belirlenmesinde önemli bir veri saglayan fotogrametrinin de rolü önemlidir. Bogaziçi'nde günümüzde geçerliligini koruyan plan ve yasaların da bu veriler dogrultusunda güncellenmesi, alanda gerçeklesen plansız gelismelere yapılacak müdahaleler, Bogaziçi siluetinin korunması ve tarihi, dogal yapıya verilen zararların giderilebilmesi için önem tasımaktadır. Böylelikle, Bogaziçi siluetinin korunması için belirlenen amaçlar ve öneriler dogrultusunda yapılacak uygulamalar tarihi ve dogal kimligi canlı tutacaktır. Anahtar Kelimeler: Bogaziçi, siluet, fotogrametri
Kentsel mekan algısında yapay aydınlatmanın kullanımı ve kent imajı ile ilişkilendirilmesi
Mekanı deneyimlemek genel hatları ile gündüz mekan kurgusu üzerinden geliştirilen yaklaşımları içermektedir. Ancak kentlerin gece ve gündüz yaşayan yapılar olduğu gerçeği gözönünde bulundurulduğunda gün ışığına ek olarak yapay aydınlatma kavramının da bu kurgu içerisinde ötelenmiş bir şekilde yer aldığı farkedilmiştir. Gece kentlerin anlaşılabilir kılınması, zihinlerde tanımlanması, mekansal organizasyonun yaratılması yapay aydınlatma ile sözkonusu olabilmektedir.?Kentsel Mekan Algısında Yapay Aydınlatmanın Kullanımı ve Kent İmajı ile İlişkilendirilmesi? adlı bu çalışma, kentsel ölçekli yapay aydınlatmanın, mekansal algı üzerindeki etkilerini, kentsel imaj odaklı incelemektedir. Çalışmanın amacı, kentsel aydınlatma tasarımı süreci için, kentsel mekanlarda gece aktiviteleri üzerinde etkili olabilecek değişkenleri tanımlayarak bir analiz çerçevesi oluşturmaktır.Çalışma alanı olarak belirlenen Beyoğlu Bölgesi; gece ayrışık bir mekan olan Galata Kulesi ve çevresi, gece işlevsiz bir mekan olan Kıyı Bölgesi (Sali Pazarı ve Perşembe Pazarı), hem gece hem gündüz dinamik bir mekan olan İstiklal Caddesi ve Çevresi olaraküç alt bölgeye ayrılmaktadır. Çalışma alanının seçilmesinde İstanbul'un stratejik bir parçası olan Beyoğlu bölgesinin karma ve dinamik yapısı etkili olmuştur.Araştırmanın yaklaşımı kentsel mekan algısı üzerinedir ve bu yaklaşım algılama sürecinin yaya hareketleri ile olan ilişkisini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, Mekan Sentaksı (Space Syntax) temel mekansal analiz yöntemi olarak kullanılmıştır. Mekan sentaksı yöntemi ile elde edilen aks haritaları, tüm değişkenleri bütünleştirmek için bir altlık olarak kullanılmıştır. Yaya hareket dokusu bağımlı değişken; kentsel imaj öğeleri, gece arazi kullanım dokusu, aydınlık düzeyleri ve bütünleşme değerleri bağımsız değişkenler olarak alınmıştır.İstanbul Beyoğlu Bölgesi'nin gece yaya hareketleri ve bütünleşme değerleri, aydınlık düzeyi değerleri, akslara göre imaj öğelerinin dağılımı, gece arazi kullanım dokusu arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için lineer regresyon analizi uygulanmıştır. Sonuçlar değişkenler arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermiştir (Uyumlaştırılmış R Kare: 0.50-0.70). Beyoğlu Bölgesinde sokak aydınlatmalarının gece yaya hareketleri üzerinde etkili olabilecek faktörlerden biri olduğu çalışmanın sonucudur.Bu çalışma kentsel aydınlatma master planının geliştirilmesi için bir analiz yöntemi olarak tanımlanabilir. Sonuç olarak; araştırmanın bulguları, 2010 Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul'un gece yüzünün ön plana çıkartılmasında önemli bir girdi olarak değerlendirilebilir.Anahtar Kelimeler: Kentsel mekan algısı, kent imajı, yapay aydınlatma, mekan sentaksı
Kentsel mekanda iletişim ve iletişim teknolojilerinin gelişimi perspektifinde kentsel kamusal mekan tasarımına bakış
Kentsel kamusal mekanlar ilk yerleşmelerden günümüze kadar insanlar arası iletişim ve etkileşim alanı olarak gelişmiştir. Ancak 1990'lı yıllarda teknoloji sayesinde hayatımıza aktarılan yeni iletişim biçimleri ile kentsel kamusal mekanın bu niteliği zayıflamaktadır. İletişim teknolojileri, insanlara sanal mekanda farklı bir hareket alanı kazandırmakla birlikte insanların kent içindeki hareketliliğini de değiştirmektedir. Bu süreçte işlevsel niteliği önem kazanan kentler, özel mekan ve ulaşım fonksiyonları odağında biçimlenmekte, farklı iletişim biçimlerini benimseyerek gelişen yeni nesil ise kent ve toplumdan uzak bir gelecek riski taşımaktadır. Bu noktada, kentsel kamusal mekanların toplumun değişen yüzüne uyum sağlaması gerekmektedir.Tezin amacı, hızla gelişmekte olan yeni iletişim biçimlerine koşut olarak, kentsel kamusal mekanın anlamını sorgulamak ve tasarımı üzerine bakış açısı geliştirmektir. Çalışmada kentsel mekan kavramı ?fiziksel iletişim? odaklı incelenmiş, yeni gelişen iletişim biçimlerinin mevcut ve tasarlanan yapısına bağlı olarak, kentsel yaşam ve mekan üzerindeki değişim ve değişim potansiyelleri ortaya koyulmuştur.Bu kavramsal çerçeveye dayanarak, Büyükdere caddesi ve yakın çevresi örnek çalışma alanı olarak değerlendirilmiştir. İstanbul'da üç ilçenin kesişim alanında bulunan çalışma alanı bir merkezi iş alanı ve çevresindeki konut alanlarından oluşmaktadır. Çalışma alanı, ?iletişim ve etkileşim? kavramları çerçevesinde fiziksel ve sosyal açıdan incelenmiştir. Fiziksel açıdan, arazi kullanım, araç ? yaya hareketliliği, kentsel doku ve ölçek gibi çeşitli analizlere bağlı olarak kentsel kamusal mekan kurgusunun ?toplumsal iletişime uygunluğu?, sosyal açıdan ise yapılan anket ve gözlem çalışmalarına dayanarak ?insanların yeni gelişen iletişim biçimleri ile ilişkisi? incelenmiştir. Ortaya çıkan senteze göre, kentsel kamusal mekanların yetersizliği ve değişen iletişim biçimleri karşısında kentsel tasarımın anahtar rolü belirginleşmiş, bu çerçevede çalışma alanında öne çıkan değişkenlere göre öneriler sunulmuştur.Bu çalışma hızla bireyselleşen, özelleşen, ayrışan bir dünyada gelecek adına yapılacak planlama ve tasarım çalışmalarında ?iletişim? alt başlığının önemine dikkat çekmektedir.Anahtar kelimeler: İletişim, kentsel mekan, iletişim teknolojileri, kentsel kamusal mekan.
Kent biçiminin köprüler etkisinde değişiminin incelenmesi, Floransa örneği
Sosyal, ekonomik ve fiziksel tabakaların tüm kendine özgü niteliklerinin üstüste oturmasıyla oluşan kentler, bu sebeple karmaşık, insan faktörü sebebiyle de yaşayan, devingen organizmalardır. Günümüzde (tümüyle bağımsız) bir bilim alanı olarak kente dair çok sayıda çalışmaya çerçeve teşkil eden şehircilik içinde tartışmasız bir karmaşa barındıran kent mekanizmasını çözümlemeyi, ancak diğer bilim dallarında olduğu gibi, konuyu başlıklara ayırarak başarır. Bu doğrultuda öne çıkan şehircilik alt bilim dallarından biri, şehirlerin tarihsel gelişim süreçlerini irdeleyen ?şehircilik tarihi?dir.Şehrin çözümlenmeyi bekleyen diğer bir yüzü ise, kendi içinde oldukça fazla katmandan oluşan fiziksel yapısıdır. Genel olarak makroform ve arazi kullanış olarak ikiye ayrılan fiziksel yapı, ikinci ayrımda makroform başlığı altında sınırlar ve büyüklük, arazi kullanış başlığı altında ise fonksiyon alanları ve ulaşım yüzeyleri olarak daha alt gruplara ayrılır. Araç yolları, yaya yolları ve otoparklar ile biraraya gelerek ulaşım yüzeylerini oluşturan köprü ve geçitler, daha önce çok defa birbirinden farklı açılardan, fakat yoğun olarak örnekler üzerinden mimari bakış açısıyla ele alınmış; sosyal, fiziksel ve ekonomik gerekçe ve etkileri büyük ölçüde geri planda kalmış öğelerdir.Bu tez kapsamında köprü ve kent makroformunun etkileşimi, kavramsal ve tarihsel açıdan karşılaştırmalı bir yöntemle ele alınarak, bu konuda bütüncül bakış açısı ile üretilmiş bir yayın hazırlanması, bu konuda yapılacak diğer çalışmalar için bir yöntem denemesinin oluşturulması hedeflenmiştir.Kent makroformu ve köprü arasındaki etkileşimin incelendiği bu tez çalışmasında, teorik incelemenin pratik düzlemde devamı İtalya'nın Floransa kentinde gerçekleştirilmiştir. Floransa'nın makroform gelişimi, kentin tarihi ve güncel haritaları üzerinden incelenerek, köprüler ve makroform gelişiminin etkileşimi ortaya konulmuştur.Floransa'nın tarihsel gelişimi üzerinde fiziksel, sosyal ve ekonomik çerçevelerde yapılan çalışma sonucunda, su kenarı kentlerinde yer alan köprülerin yapılması ile kent biçimlerinin değişiminin birbiriyle ilişkili süreçler olduğu, yapılan köprülerin nehir kenarında kurulan kentlerde, kent biçimini tamamlayıcı bir rol üstlendiğini belirtmek mümkündür.Anahtar Kelimeler: makroform / kent biçimi, köprü, Floransa, kentin gelişme süreci / biçim değişimi
Planlamada görsel ifade teknikleri
Bilginin grafik temsilinin geçmişi en erken dönemlerdeki haritacılık ve görsel betimlemenin tarihine dayanır. Baskı ve yeniden üretim teknolojisi, matematiksel teori ve pratiği, deneysel gözlem yapma ve kaydetme konularındaki gelişmeler grafiğin kullanım alanının genişlemesini, aynı zamanda içerik ve biçimde yeni ilerlemelerin kaydedilmesini sağlamıştır. 19. yüzyılda istatistiksel düşüncenin yükselişi ve çeşitli konularda verilerin toplanmasının yaygınlaşması görselleştirmenin evrimi diye tanımlanabilecek busürecin gelişimini etkileyen faktörlerdendir. En basit tanımıyla bilginin imajlarla ifade edilmesi olan görselleştirme; görsel düşünme ve görsel iletişim kavramları ile ilişkilidir. Görsel düşünmenin çözümlemesini yapmak için insan zihninin görsel bilgiyi nasıl işlediğini anlamak gereklidir. İnsan, görsel algı becerilerini; uzamsal akıl yürütme (spatial reasoning), örüntü tanıma (pattern recognition) ve büyük resimle düşünme gibi özelliklerle çalışacak duruma getirir. Bu sebeple görselleştirmedekavrama (cognition) ve insanın görsel algı becerilerinin kullanılmasını sağlayacak temsil ve sunum özelliklerinin belirlenmesi gerekliliği büyük önem taşır. Kavramayı güçlendirmek bilginin (information); düşünce(thoughts), sezgi (insights) ve bilinen bilgiye (knowledge) dönüşme işleminde etkinlik ve verimliliği artırmakla ilgilidir. Görselleştirmenin alanlarından biri olan coğrafi görselleştirme kent planlamasının her zaman büyük bir parçasını oluşturmuştur. Coğrafi görselleştirme; bilgi görselleştirme (information visualization), kartografya, görüntü analizi ve coğrafi bilgi sistemleri yaklaşımlarını biraraya getirerek; coğrafi mekansal verinin görsel araştırması, analizi, sentezi ve sunumu için teori, yöntem ve araçlar geliştirir. Planlama disiplini bu yöntem ve araçları herkesin anlayacağı ifade teknikleri aracılığıyla kullanır. Bu tez bu denli önemli bir iletişim aracı olan görsel ifade tekniklerinin kentsel planlamadaki önemi üzerine kurgulanmıştır. Tez kapsamında görselleştirme kavramı, tarihsel süreçteki evrimi, etkileşim içine girdiği disiplinler ve onlarla birlikte gelişimi incelenmektedir. Planlamanın tarihsel süreçte kullandığı görsel ifade teknikleri değişen planlama paradigmaları çerçevesinde ele alınmaktadır. Lefebvre'in mekanın üretimini onunla açıkladığı 'trialectic' terorisi; görselleştirme ve planlama arasında birbirini karşılıklı etkileyen ve değiştiren ilişkinin temelini oluşturmaktadır. Tez çalışması grafik ifade yöntemleri ve planlama-görselleştirme işbirliğine örnek gösterilen çalışmalarla son bulmaktadır. Anahtar kelimeler:görselleştirme, görsel algılama, ifade teknikleri, kentsel planlama, grafik tasarım
Sürdürülebilir kentsel çevreler konusunda geliştirilen yaklaşımlarda kent peyzajı
Günümüzün en önemli şehircilik konusu kentlerin sağlıklı, verimli ve etkin enerji kullanabilen yerleşmeler olarak çevreci yaklaşımlar ışığında yeniden düzenlenmesidir. İklim değişikliği, doğal kaynakların hızlı tüketimi, susuzluk, küresel ısınma ve çevre kirliliği gibi sorunlar sağlıklı bir çevre için çözüm stratejileri üretmeyi gerektirmektedir. Bu konuda uluslararası alanda birçok çalışma yapılmaktadır. Tüm bu kapsamda sürdürülebilirlik, enerji verimliliği, yaşam kalitesi konuları yapı ölçeğinden kent ölçeğine kadar çeşitli akımlara konu olmaktadır. Yüksek lisans tezi çalışması sırasında kent peyzajının; kentlerin doğal ve tarihi peyzaj bileşenlerinin -sosyal ve kültürel özelliklerinin ışığında- sürdürülebilir kentsel tasarım yaklaşımlarındaki önemi, gerekliliği ve gerektirdiklerinin saptanması ve bu konuda çözüm odaklı yaklaşımlar araştırılmış, kentlerde nüfus ve kentleşme baskısının kaldırılabilmesi, yaşanabilir kentlerin devamlılığının sağlanabilmesi için gelişen yeni planlama yaklaşımları incelenmiştir. Tezde; bu girişimlerin olumlu etkileri ile bunların kentsel çevre için geliştirilen stratejilere entegre edilmesi ve bütüncül öneriler geliştirilmiştir. Bu kapsamda, kentsel peyzaj tanımı yapılarak sürdürülebilir kentlerin gerektirdiği sürdürülebilir kentsel yaklaşımların çıkış sebebi ve kentlerin başlıca sorunu olan iklim değişikliği, nüfus ve çevre konuları ele alınmıştır. Bu yaklaşımlar çalışmada doku ölçeğinde ve kent ölçeğinde incelenmekte, kentsel peyzajın sürdürülebilirliğinin sağlanması konusunda; kentsel peyzajın önemi ile kentte sürdürülebilirlik ve peyzaj ilişkisi irdelenmekte, problemler, eksiklikler, ilişkiler belirtilmekte, devamında kent ölçeğinde yapılabileceklere değinilmektedir. Öğrenilenler; Ankara kentinin gelişim sürecinde sürdürülebilirlik bağlamında öngörülen belirli bazı göstergelerle incelenmekte, özellikle Ankara'nın yeşil alan sisteminin mevcut durumu, planlarla gelişimi -bu doğrultuda- ele alınarak kritik edilmektedir. Çıkarımlar; sürdürülebilirliğin sağlanmasında elde edilen bulgular ile yorumlanmaya çalışılmaktadır.