Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Hakan Çelikkol
10 theses · Kütahya Dumlupınar University
Asimetrik enformasyonu azaltan bir uygulama olarak bilgi teknolojisi tabanlı ticaret bankacılığı faaliyetlerinin KOBİ'ler açısından değerlendirilmesi ve Kütahya ili saha araştırması
Finansal sistemin en ağırlıklı aracı kurumu olan bankalar fon arz edenler ve fontalep edenler arasında fon akışını sağlayarak ekonomide önemli bir işlevi yerinegetirmektedir. Bankaların en önemli müşteri grubu ise işletmelerdir. Türkiye'dekiişletmelerin %99'unun KOBİ olduğu düşünüldüğünde bankaların KOBİ'lerinihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetleri çeşitlendirmesi ve KOBİ'lerin bunlardanyeterince yararlanabilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla bazı bankalar, sınırlıfinansman olanakları ve yüksek kaynak maliyeti ile karşı karşıya kalan KOBİ'lerinfinansal çözüm ortağı olmak ve her türlü finansman ihtiyaçlarını karşılamak üzereticaret bankacılığı faaliyetleri içerisinde KOBİ'lere özel bir yer ayırmakta ve bufaaliyetlerini ?KOBİ bankacılığı? adı altında programlamaktadır.Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler her sektörü etkilediği gibibankacılık sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Bankalar bilgi teknolojilerinikullanmanın avantajlarından yararlanmak için, ürün ve hizmetlerini bilgi teknolojileritemelli dağıtım kanalları vasıtasıyla sunmaya başlamışlardır. Bilgi teknolojilerinikullanmanın bilgi asimetrisi kaynaklı sorunları azaltıcı etkisi de düşünüldüğünde,bankalar için yeni dönemin adı elektronik bankacılık olmuştur. Ticaret bankalarınınbilgi teknolojileri temelli dağıtım kanalları vasıtasıyla ürün ve hizmetlerini sunarakasimetrik bilgi sorununu azaltması kadar, müşterilerin özellikle de KOBİ'lerin buteknolojilere uyum sağlayıp etkili bir şekilde kullanabilmeleri de büyük önemtaşımaktadır. Ancak, araştırma sonunda KOBİ'lerin gelişen teknolojiye ayak uydurmasıve kullanabilmesinde önemli sorunların mevcut olduğu ve bu nedenle bilgiteknolojilerinin kullanımının asimetrik bilgi sorununu azaltıcı etkisinin istenilen şekildegerçekleşemediği görülmektedir.
Menkul kıymet aracı kurumlarında yatırım danışmanlığı faaliyetinde bulunan kişilerin yatırım eğilimleri
Finansal sistem içerisinde, bir tarafta gelirlerinin tamamını tüketmeyen, fon fazlasına sahip bir kesim, diğer tarafta fon ihtiyacı içerisinde olan bir kesim yer alır. Yapılan düzenlemelere rağmen yatırım kararlarının hammaddesi olan bilgiye tüm tarafların aynı hızda ve tam olarak ulaşması mümkün değildir. Finansal aracı kuruluşlar bu alanda tecrübe kazanmış ve uzmanlaşmış olmaları nedeniyle tasarruf sahipleri söz konusu uzman kuruluşların yardımından faydalanmaktadırlar. Piyasanın gerektirdiği söz konusu ihtiyaç nedeniyle yatırım danışmanlığı faaliyeti ortaya çıkmış ve profesyonel bir meslek olarak gelişme göstermiştir. Bireysel yatırımcılar, getirilerini en yüksek seviyeye çıkarabilmek için çeşitli stratejiler araştırmakta ve bunları başarılı bir biçimde uygulamaya çalışmaktadır. Bunu yaparken yatırım danışmanlığı faaliyetinde bulunan kişilerden karar alışlarında etkili danışmanlık bilgisi ve stratejileri edinerek uygulamaya geçerler. Bu araştırmada yatırımcılara yatırım danışmanlığı faaliyeti ile yön veren kişilerin kendi yatırımlarını nasıl ve ne yönde yaptıklarını, gelir, tüketim, tasarruf ve yatırım eğilimlerinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır.Çalışmada Türkiye'de menkul kıymet aracı kuruluşlarında yatırım danışmanlığı faaliyetinde bulunan Sermaye Piyasası faaliyetleri İleri Düzey Lisans Belgesine sahip olan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Lisanslama ve Sicil tutma sisteminde kayıtlı 1618 kişinin 2008 yılı itibariyle yatırım eğilimlerinin tespit edilmesine çalışılmıştır. Bu çalışma ile yatırımcılara yatırım danışmanlığı faaliyetinde bulunan kişilerin yatırım eğilimleri saptanacak ve bu sayede genel trendler, davranışlar ve fikirler ortaya çıkacak ve gelecekteki yatırımcılara fikir ve bakış açısı sunacaktır.Anahtar Kelimeler: Yatırım, Tasarruf, Eğilim, Yatırım Danışmanlığı, Aracı Kurum
Turizm işletmelerinde inovasyon: Türk turizminde inovatif yaklaşımlar ve model önerisi
Dünya çapında her sektörde olduğu gibi turizm sektöründe de değişim ve gelişmeler gerçekleşmektedir. Bu değişim ve gelişmeler turist tiplerinin ve beklentilerinin değişmesine ve bunun sonucunda turistik ürünlerinde çeşitlendirilmesine neden olmuştur. İnsanların gelirlerinin ve kendilerine ayırdıkları boş zamanın artmasından ve diğer etkenlerden dolayı farklı ürün ve hizmetlere olan talep gün geçtikçe artmaktadır.Günümüzde turizm denince deniz-güneş-kum üçlüsünün oluşturduğu klasik kitle turizminin yanında doğal ve kültürel çevreyi, eğlenceyi, macerayı da içine alan farklı turizm türleri de akla gelmektedir. Bu yüzden, ülke ve işletmeler değişen turistik talebe ve artan turist beklentilerine cevap verebilmek için mevcut kaynakları kullanarak farklı turistik ürünler oluşturarak turistik ürün çeşitlerini arttırmak zorundadırlar.Uluslaraarası turizm pazarında yaşanan yoğun rekabet işletmeleri müşterilerin isteklerine cevap verebilmeleri için bir değişim sürecine itmektedir. İşletmelerin piyasada varlıklarını devan ettirebilmeleri için sürekli yenilenme ve değişime uyum bir gereklilik haline gelmiştir. İşletmeler sadece fiyat rekabeti ile karşı karşıya değil aynı zamanda da ürün ve hizmet çeşitliliği alanında da rekabet ile karşı karşıyadırlar. Bu rekabetten üstün çıkabilmek ve rekabet avantajını elde edebilmek için işletmelerin ihtiyacı olan en önemli unsurlardan bir tanesi de inovasyondur.Bu çalışmada inovasyon kavramı hakkında bilgi verilecek, turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin inovasyon uygulamaları incelenecek ve Türk turizmi için bir model önerisi ortaya konmaya çalışılacaktır.Anahtar Kelimeler: Turizm, İnovasyon, Turizm İşletmeleri
Vadeli işlem ve opsiyon borsasında tarımsal ürünlere dayalı sözleşme geliştirilmesi
Rekabet koşullarının getirdiği riskler ekonomik birimleri etkilemektedir. Vadeli işlem piyasaları bu risklerin transferinde aracı rolü üstlenmekte olup, dünyada bu fonksiyonu yerine getirmek üzere kurulmuş, çeşitli ürünlerin işlem gördüğü çok sayıda borsa bulunmaktadır. Bu borsaların ülkemizdeki örneği olan Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasında dövize, faize, endekse ve emtiaya dayalı vadeli işlem sözleşmeleri işlem görmektedir.Vadeli işlemlere konu olacak dayanak ürünler belirlenirken bazı özellikler göz önünde bulundurulmaktadır. Bu çalışmada, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasında işlem görecek yeni ürünler belirlenirken göz önünde bulundurulması gereken kriterlerden hareketle, borsada işlem görme potansiyeline sahip yeni tarımsal ürünler tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde vadeli işlem piyasalarının gelişimi, vadeli işlem piyasalarında işlem yapılma amaçları, vadeli işlem piyasalarının özellikleri, fonksiyonları ve vadeli işlem piyasalarında işlem gören sözleşmeler hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde ayrıca Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası ile ilgili veriler ile dünyadaki önemli vadeli işlem piyasaları ve borsalarına da yer verilmiştir. İkinci bölümde, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasında yeni ürün geliştirmenin önemi, yeni tarımsal ürün geliştirmede önemli unsurlar, tarımsal ürünlere dayalı vadeli işlem piyasaları, vadeli işlemlere konu olacak yeni tarımsal ürünlerin seçilmesi ve yeni sözleşmelerin oluşturulması konularına yer verilmiştir. Son bölümde ise, üretim, tüketim, ihracat ve ithalat açısından ülkemiz için önemli tarımsal ürünler ele alınmış ve bu ürünlerin Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasında işlem görebilecek ürünler olup olmadığı, vadeli işlemlere konu olabilecek ürünlerin taşıması gereken özellikler bağlamında belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Vadeli İşlem Sözleşmesi, Vadeli İşlem Piyasaları, Tarımsal Ürünlere Dayalı Vadeli İşlem Sözleşmeleri.
2000 sonrası Türkiye' de yaşanan finansal krizlerin işletmelerin dış ticaret işlemleri (ithalat-ihracat-ödeme-tahsilât) üzerine etkileri ve Kütahya Porselen San. A.Ş. uygulaması
Krizler ülke içi kaynaklı olabildiği kadar diğer ülkelerde yaşanan krizler kaynaklı da olabilmektedir. Söz konusu kriz dönemlerinde işletmelerin dış ticaret işlemlerinde de bir takım farklılıklar meydana gelebilmektedir. Araştırmada bu farklıkların ithalat, ihracat, ödeme ve tahsilât şekilleri üzerindeki etkileri üzerinde durulacaktır. Özellikle 2000 sonrası dönemde Türkiye' nin yaşamış olduğu 2000 Kasım, 2001 Şubat ve 2008 krizlerinin dış ticaret üzerindeki değişimleri ele alınmıştır.Krizler işletmeleri her yönüyle etkileyebildiği gibi, sadece bir yönüyle de etkiyebilmektedir. Ancak ithalat ve ihracatın birbirini karşılama oranlarına bakıldığında Kütahya Porselen San. A.Ş. gibi ithalat bakiyesini ihracat bakiyesinden karşılayan işletmeler için kriz dönemleri diğer tüm işletmelerden farklı atlatılabilmektedir. Bu şekilde olan birçok işletme için de dış ticaret işlemleri farklılık gösterebilmektedir. Araştırmada bu değişimlere yer verilecektir.Anahtar Kelimeler: Kriz, Dış Ticaret İşlemleri, İthalat/İhracat, Ödeme/Tahsilât
Mesleki ve teknik eğitimde öğrenci uygulama becerilerinin arttırılması: AB Hayat Boyu Öğrenme Programı uygulamaları
Teknolojinin hızla geliştiği dünyada mesleki ve teknik eğitime büyük bir önem verilmeye başlanmıştır. Ülkemizde özellikle Cumhuriyetin ilanından sonra mesleki ve teknik eğitimde büyük atılımlar yapılmıştır.Avrupa Birliği ile ilişkilerin artmasıyla Avrupa'daki eğitim projelerine ülkemiz de katılmış, özellikle Leonardo da Vinci projelerinde Avrupa'daki çoğu ülkenin de önüne geçilmiştir. Uygulanan projelerde öğrenci, öğretmen, uzman ve yeni mezunlar mesleki olarak eğitilmekte ve projeler başarı ile sonuçlandırılmaktadır.Bu çalışma ile resmi olarak başarıyla uygulandığı görülen projelerin, pratikteki uygulamaları araştırılmıştır. Özellikle staj çalışması yapan öğrencilerin Türkiye ve Avrupa da yaptıkları uygulamaların verimliliği üzerinde durularak sanayinin ihtiyacı olan kalifiye elemanların nasıl yetiştirilmesi gerektiği ve ne çeşit uygulama becerilerle donatılması gerektiği üzerinde durulmuştur.Çalışmanın birinci bölümünde mesleki ve teknik eğitim geçmişten günümüze durumu ve aynı zamanda mesleki ve teknik eğitim için hazırlanmış büyük projeler incelenmiş, ikinci bölümde Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik programları incelenmiş ve üçüncü bölümde "Öğrenci uygulama Becerilerinin Arttırılmasında Leonardo da Vinci Projelerinin Değerlendirilmesine Yönelik bir Uygulama" yapılmıştır.Çalışma nitel araştırmanın veri toplama yöntemlerinden odak grup görüşmesi ile yapılmıştır. Odak grup görüşmesi yapılan öğrenciler hem yurt içinde hem de yurt dışında staj çalışması yapmış öğrencilerden seçilmiştir. Ulusal Ajans tarafından olumlu sonuç verilen bu projelerin pratikteki verimi, katılımcıların bakış açısından incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği Projeleri, Leonardo da Vinci Projeleri, Mesleki ve Teknik Eğitim, Odak Grup, Staj, Ulusal Ajans
Türkiye elektrik spot ve vadeli işlem piyasaları arasındaki nedensellik ilişkisinin analizi
Elektrik enerjisi gelişen teknoloji ile birlikte hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Elektriğe duyulan ihtiyaç giderek artarken, bu ihtiyacın karşılanabilmesi için sektörün büyümesi de kaçınılmaz olmaktadır. Yatırımların sektöre çekilebilmesi için güven veren, sağlıklı işleyen bir piyasa yapısı ayrıca önem arz etmektedir. Bu nedenle piyasanın gelişimi adına dünyada ve Türkiye'de pek çok adım atılmakta, köklü değişimler yaşanmaktadır. Türkiye'de Elektrik Piyasası Kanunu ile başlayan ve elektrik piyasasının şeffaf, güvenilir, rekabete dayalı ve diğer ülkelerin elektrik piyasaları ile entegre bir elektrik piyasasının oluşturulması hedeflenen süreçte her ne kadar ilerleme kaydedilse de henüz istenilen noktaya ulaşılamamıştır. Bu nedenle Türkiye'deki elektrik spot ve vadeli işlem piyasalarının gerçek fiyatları tam anlamıyla yansıtamadığı düşünülmektedir. Piyasanın daha serbest ve daha güvenilir olabilmesi adına Türkiye Enerji Borsası kurulmasına ve ilk etapta bu borsada elektrik ticaretinin yapılmasına karar verilmiştir. Türkiye Enerji Borsası'nın faaliyete başlamasından sonra piyasalara güven duyulması, her iki piyasanın derinliğinin artması ve böylece daha gerçekçi fiyat oluşması beklenmektedir. Çalışmada, öncelikle elektrik piyasa yapısının nasıl işlediği, piyasada ne gibi değişimler yaşandığı araştırılmış, daha sonra önemli elektrik piyasa yapılanmalarından, Türkiye'deki mevcut piyasalardan ve bu piyasalardaki fiyat oluşumlarından söz edilmiştir. Bu kapsamda, Türkiye'deki elektrik spot ve vadeli işlem piyasaları arasındaki nedensellik ilişkisi Granger nedensellik testi ile incelenmiştir. TEİAŞ PMUM'da belirlenen Kısıtsız Piyasa Takas Fiyatı'nın günlük ortalaması spot veri olarak, Borsa İstanbul'da işlem gören en yakın vadeli Baz Yük Elektrik Vadeli İşlem Sözleşmesi'nin uzlaşma fiyatı da vadeli fiyat olarak kullanılmıştır. Zaman serisi verilerinin analiz için uygunluğu Augmented Dickey Fuller birim kök testi ile test edildikten sonra yapılan Granger nedensellik testi ile çift yönlü nedensellik ilişkisinin varlığı tespit edilmiştir. Bu sonuca göre her iki piyasa birbirinden etkilenmektedir. Teoride, vadeli işlem piyasalarında oluşan fiyatların spot fiyatlarla ilgi öncü gösterge olması ve böylece risk yönetimine katkı sağlaması savının, mevcut yapı itibariyle Türkiye Elektrik Piyasası için geçerli olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Elektrik Enerjisi, Elektrik Piyasaları, Elektrik Spot ve Vadeli Piyasaları, Granger Nedensellik Testi.
Türev finansal ürünlerin vergilendirilmesi ve Türkiye örneği
1970'lerden sonra piyasalar hızlı bir değişim süreci içerisine girmiştir. Bu dönemde ulusal ve uluslararası mali piyasalar üzerindeki sınırlamalar azalırken eş za manii olarak ulusal piyasalar ve uluslar arası gelişmelerden daha da fazla etkilenmeye başlamışlardır. Özellikler Bretton Woods sisteminin yıkılışı piyasalardaki dalgalanmaları art tırmış bu gelişme ise finans piyasalarında para ve faiz oram dalgalanmalarım da berabe rinde getirmiştir. Bu gelişme ise piyasa aktörlerini riskten korunma arayışlarına itmiş neticede çalışmamızın konusunu oluşturan türev finansal ürünler çeşitlenerek gelişmeye başlamıştır. Türev finansal ürün mal fiyatlarına, dövize, faize ve borsa endeksine dayalı finansal ürünlerdir. Bu ürünler organize borsalarda işlem görebildikleri gibi bankalarla müşterileri arasında da işlem görebilen ürünlerdir. Forward, futures, opsiyon ve swap işlemleri en çok bilinen türev ürünleridir. Başlangıçta riskten korunma aracı olarak ortaya çıkmışlarsa da zaman içinde kar elde etme ve kar fırsatları yaratma amacma(spekülatif) yönelik olarak da kullanılmaya başlanmışlardır. Ülkemizde ise geçmişleri oldukça yenidir.Daha çok bankalar tarafından kullanılmaktadırlar. Yeni olmaları hukuki boyutları ve vergi hukuku açısından bazı tartışmaları beraberinde getirmektedir. Özellikler bu alanda yasal ve vergisel alanda önemli boşluklar bulunmaktadır. Vergi mevzuatımızda swap, future ve forward sözleşmeleri ile yapılan işlemler arbitraj işlemi kabul edilmekte bu nedenle de vergisel açıdan istisna kapsamına alınmaktadırlar. Bu nedenle de önemli miktarda vergi ziyaı oluşmaktadır.
İşletmelerin ağ-bilgi sistemlerinde bilgi güvenliğinin yönetimi ve bir uygulama
ÖZET Bilişim çağına ve bilgi toplumuna geçiş süreci ile birlikte "değişimin değişmezliği" temel ilkesi paralelinde organizasyonlar faaliyetlerini sayısal ortama taşımışlardır. Bu gelişim sürecinin kaçınılmaz bir etkisi olarak tüm kurum ve kuruluşlar için bilgisayar ağı yapılanmasıyla birlikte intranet veya internet ortamlarında bilgi paylaşımı zorunlu hale gelmiştir. Elbetteki bu zaruret, bilgiye erişim, bilgiyi işleme, çabuk karar alabilme ve çabuk sonuca varabilme konularında her seviyedeki kurum ve kuruluşlara yüksek fayda sağlamakla birlikte, bilgi güvenliği ihlallerini ve bu konuda alınması gereken önlemleri ve organizasyon yapılanmalarında bir güvenlik yönetimini de gündeme getirmiştir. Yapılan tez çalışmasında bilgi güvenliği yönetiminin esasları, önemi ve hangi konuları kapsaması gerektiği üzerinde durularak, kapsamlı bir bilgi güvenliği yönetim yapısı oluşturulmaya çalışılmıştır. Bölüm 1, ağ sistemleri, ağ sistemlerinin güvenliği, işletmelerin karşılaşacakları tehditler ve alınacak önlemler üzerine yoğunlaşmıştır. Bu bölümde bilgi güvenliğinin teknik kısmı öne çıkmaktadır. Bölüm IIde ise ağ bilgi güvenliği, yönetimsel açıdan incelenmiş ve bilgi güvenliği yönetim modellerini kapsayan konular açıklanmaya çalışılmıştır. İşletmelerin ağ yapılarındaki bilgi güvenliğinin yönetiminin uygulaması, bilgi ağ yapılanmasında önemli bir birikime ve altyapıya sahip olan NATO sistemleri üzerinde yapılmıştır. Uygulama esnasında konu ile ilgili uluslararası standartlar esas alınmıştır.
Yönetim kademelerinin tüketim eğilimlerine etkisi ve Kütahya ilinde faaliyet gösteren bankalarda bir uygulama
Bu arastırmada; yönetim kademelerinin, yöneticilerin tüketim egilimleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıstır. Bu amaç dogrultusunda, bankaların degisik yönetim kademelerinde görev yapan yöneticilerin tüketim egilimleri, satın alma karar süreci ısıgında incelenmis ve yönetim kademeleri bakımından karsılastırılmıstır. Arastırma, Kütahya ilinde faaliyet gösteren özel ve resmi bankaların müdür, müdür yardımcısı, servis yetkilisi/sef ve müsteri temsilcilerinin gıda, giyim ve elektronik&bilgisayar ürün grupları için tüketim egilimlerini kapsamaktadır. Arastırma kapsamında, satın alma karar sürecine yönelik 14, gider ve tasarruf miktarlarına yönelik 7 ve plansız (içtepkisel) satın alma egilimine yönelik 3 olmak üzere toplam 24 adet hipotez kurulmustur. Arastırmanın amacı dogrultusunda ihtiyaç duyulan verilen toplanması amacıyla toplam 41 maddeden meydana gelen bir anket hazırlanmıstır. Yapılan güvenilirlik analizinde Cronbach Alpha degeri 0,74 olarak hesaplanmıs ve anketin arastırmada kullanılmasına karar verilmistir. Anket, Kütahya ilinde faaliyet gösteren 15 banka subesinde görev yapan 7 müdür, 19 müdür yardımcısı, 28 servis yetkilisi/sef ve 14 müsteri temsilcisi olmak üzere toplam 68 banka yöneticisi üzerinde uygulanmıstır. Arastırmanın hipotezlerini test etmek amacıyla ?Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA)? teknigi kullanılmıstır. Kabul edilen hipotezler dogrultusunda, gruplar arası farklılıkları belirlemek amacıyla ?Tukey Testleri? uygulanmıstır. Arastırmada kurulan toplam 24 adet hipotezin 19 adedi reddedilmis ve 5 adedi kabul edilmistir. Arastırma bulguları, banka yönetim kademelerinin, yöneticilerin gıda ve giyim harcamaları ile tasarruf miktarları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etkili oldugunu göstermistir. Arastırma bulguları ayrıca, banka yöneticilerinin gıda ve giyim ürünlerini plansız satın alma egilimlerinin, yönetim kademelerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılastıgını göstermistir.