Airline transport
127 theses under this subject heading
Havayolu yolcu taşımacılığında rekabet: Türkiye örneği
Ulaşım ağının önemli bir parçası olan havayolu taşımacılığı sektörü gelişen teknolojinin de etkisiyle sürekli büyüyen ve kendini yenileyen bir sektör olmuştur. Bu sektör dünyadaki birçok ülkenin birbiriyle bağlantısını sağlayarak küresel ekonominin oluşmasında önemli bir rol oynamıştır. Sektör dünya ekonomisine doğrudan katkılarının yanı sıra dolaylı katkılarıyla da ön plan çıkmış ve turizm gibi başka sektörleri için de kilit unsur olmuştur. Dünyada havayolu taşımacılığının liberalleşmesi ile birlikte havayolu yolcu taşımacılığı küresel bir misyon kazanmış ve serbestleşmenin ardından artan firma sayısı sektörün rekabetle tanışmasına imkân tanımıştır. Küresel düzeyde yaşanan bu serbestleşme, Türkiye' de de 1983 yılında yayınlanan kanunla birlikte başlamıştır. Devam eden süreçte fiyat kısıtlamalarının kaldırılması ve yapılan düzenlemeler yeni firmaların sektöre girişini kolaylaştırmıştır. Öte yandan 2003 yılında THY'nin kamu payının düşürülmesi piyasalardaki rekabetin daha adil bir şekilde yürütülmesini sağlamıştır. Ayrıca serbest piyasa koşullarına göre firmalar kendi fiyatlarını belirleyebilir konuma gelmiştir. Tüm bu gelişmeler dünyada olduğu gibi Türk Havayolu taşımacılığı sektöründe de rekabeti yoğunlaştırmıştır. Bu çalışmada da Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe rekabetin ölçümlenmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda, dünyada havayolu taşımacılığının başladığı ve geldiği noktaya değinilmiş, Türkiye ayağı detaylı olarak incelenmiştir. Havayolu taşımacılığında talep, talep esnekliğinin ölçülmesi ve talebi etkileyen; fiyat, gelir, ikame ürünler ve sektöre özgü talebin belirleyicileri; demografik, coğrafi faktörler de ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Yapı davranış performans (SCP) yaklaşımı ile sektörün yapısı, fiyatlama ve üretim stratejileri gibi firma davranışları ve sektörün performansı anlatılmıştır. Rekabet analizi amprik bir çalışmayla yapılmış ve bu doğrultuda firmaların her bir piyasadaki paylarının dağılımını ölçümleyebilmek için Herfindahl – Hirschman endeksi kullanılmıştır. Veri setinde literatüre uygunluk açısından şehir çiftleri piyasa olarak kabul edilmiş ve bu piyasaların yoğunlukları HHI ile endeksi hesaplanmıştır. Amprik analiz, şehir çiftleri piyasalarının, piyasa yapılarının doğal bir oligopol olduğuna ve her hava yolu piyasasında bir veya iki firmanın üstünlüğünün bulunduğunu kanıtlamıştır. Piyasanın nüfus yoğunluğunun havayolu şirketlerinin söz konusu piyasaya giriş kararını etkilediği görülmüştür.
Türkiye hava kargo taşımacılığı sektöründe havayolu seçim kriterlerinin analitik hiyerarşi yöntemi ile incelenmesi
Hava kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren hava kargo acentelerinin amacı, kargoların en hızlı şekilde ve en düşük maliyetle, doğru zamanda ve doğru yere ulaştırılmasını sağlayacak havayolunun seçimini yapmaktır. Kısacası hava kargo acenteleri "Kargo gönderim sürecinde hangi havayolunu seçmeliyim?" sorusuna yanıt aramaktadır. Bu bağlamda havayolu seçimini etkileyen kriterleri belirlemek ve önem derecelerini hesaplamak büyük önem taşımaktadır. Ayrıca hava kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren havayollarının, seçim kriterlerinin önem derecesine göre stratejiler belirlemesi sürdürebilirlik ve rekabet gücünün artırılabilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, hava kargo taşımacılığı sektöründe havayolu seçimini etkileyen kriterleri belirlemek, bu kriterlerin önem derecesini hesaplamak ve hesaplanan önem derecelerini dikkate alarak belirlenen dört havayolu işletmesinin karşılaştırılmasını çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan Analitik Hiyerarşi Süreci yöntemi ile gerçekleştirmektir. Bununla birlikte analiz sonucunda Türkiye hava kargo taşımacılığı sektöründe en rekabetçi havayolu belirlenmiş olacaktır. Yöntem olarak AHP'nin kullanılmasının nedeni, kurulacak olan hiyerarşinin çok kriterli olması ve kriterlerin önem derecesinin hesaplanmasında ikili karşılaştırmaların uzman kişiler tarafından yapılmasının uygun görülmesidir. Veriler anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Anket hava kargo acentelerinde üst düzey yönetici konumunda olan kişilere uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hava Kargo Taşımacılığı, Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP),Havayolu Seçim Kriterleri, Rekabet Gücü, Hava Kargo Acenteleri
Havayolu yolcu ve bagaj kabul bölümünün analizi ve hizmet kalitesi algısına etki eden faktörlerin araştırılması
Yolcuların havalimanı terminaline girdiklerinden itibaren havayolu sorumluluğunda aldıkları hizmetlerin başında yolcu ve bagaj kabul (check-in) hizmeti gelmektedir. Bu adımdan itibaren havayolu hizmet kalitesi yolcu perspektifinden değerlendirilmeye başlanmaktadır. Havalimanı terminali içerisinde yolcunun en fazla beklediği süreç ise check-in hizmetidir. Hizmet süreçlerinde müşterileri ne kadar az beklerler ise o kadar fazla memnuniyet düzeyi o kadar fazla olmaktadır. Diğer bir yandan check-in hizmetlerinde bekleme davranışının yanı sıra yolcuların hizmet kalitesini nasıl değerlendirdiği önem taşımaktadır. Araştırmada ortak kullanım kontuar check-in kuyruk sistemleri benzetim yöntemi ile incelenmiştir. Kuyruk sistemi parametreleri ele alındıktan sonra yolcuların check-in hizmetlerinde kalite algısını şekillendiren bileşenlerin ne olduğu araştırılmıştır. Daha sonra yolcuların algıladıkları kuyrukta bekleme süreleri ile gerçek süreler arasında fark olup olmadığı ve bu durumun genel memnuniyet düzeyi ile hizmet kalitesi bileşenleri üzerine olan muhtemel etkileri incelenmiştir. Araştırma kapsamında benzetim modelinin yer aldığı bölüm için 2015 Mart ayında İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan veri toplanmıştır. Devamında yer alan bölümler için ise Antalya Uluslararası Havalimanı'nda 11-14 Eylül 2015 tarihleri arasında 412 yolcuyla anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmada check-in kuyruğundaki hizmetin ve bekleme davranışının hem somut olgulara dayanan hem de algısal tarafları hizmet kalitesi bağlamında detaylı bir şekilde ele alınmıştır.
Rekabet gerilimini etkileyen unsurlar üzerine Türkiye iç hat havayolu taşımacılığı pazarında bir uygulama
Rakip analizi, pazar içerisinde yer alan firmaların her birinin farklı kaynak donatımlarına sahip olduğu ve rekabet halinde olunan pazarların da farklı özellikler gösterdiği varsayımlarından hareketle oluşturulmuş bir analiz aracıdır. Buna göre, pazar içerisinde yer alan firmaların kaynakları ve firmaların rekabet halinde olduğu pazarlar da kendi içerisinde farklılıklar gösterecektir. İşte bu noktadan hareketle bu araştırma rekabet edilen pazarların benzerlik derecesini ölçen pazar ortaklığı ile kaynakların benzerlik derecesini ölçen kaynak benzerliğinin firmaların rekabet algılarında etkili olup olmadığını Türkiye iç hatlar havayolu taşımacılığı pazarında yer alan firmalar üzerinde test etmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla söz konusu bağlam içerisinde rekabet dinamikleri alanının sunmuş olduğu varsayımların ülkemiz iç hatlar havayolu pazarında işlerlik durumunun ortaya konması hedeflenmektedir. Rakip analizi her bir firmanın gözünden ayrı ayrı yapılmaktadır. Böylelikle firmaların birbirlerine bakış açıları farklılık gösterecektir. Bu bağlamda, firmalar arasındaki rekabetin simetrik bir görünümde olmadığını savunan rekabet asimetrisinin iç hatlar havayolu pazarında yer alan firmalar arasında var olup olmadığının ortaya konması da çalışmanın amaçları arasındadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma iç ve dış paydaşlara uygulanan birincil veriler (anket) ve otoriteler tarafından sağlanan ikincil verilerden yararlanılarak oluşturulmuştur. Sonuç olarak algılanan rekabet gerilimi ile pazar ortaklığı, kaynak benzerliği, piyasa yoğunlaşması ve rekabet asimetrisi arasında anlamlı ilişkiler bulunmuş ve rekabet geriliminin farklı boyutları altında gerilimi açıklayan farklı modeller elde edilmiştir.
Havayolu şirketi kuruluşu ve gelişimi için parametrik modelleme
Havayolu endüstrisi büyük sermaye gerektirir, kar oranı düşüktür, ekonomik ve siyasi krizlerden kolayca etkilenir. Geçtiğimiz on yıllık süreçte birçok havayolu şirketi iflas etmiş ve zor durumdaki bazı havayolları da diğer havayolları tarafından satın alınmıştır. Gerçekleşen iflasların ana nedenlerinden birisi, beklenen çıktı miktarlarına göre girdilerin uygun şekilde planlanmamasıdır. Filo ve personel planlaması için çeşitli hesaplama yöntemleri bulunmaktadır. Aynı zamanda havacılık düzenlemelerinden kaynaklanan kısıtlar da vardır. Havayolu yönetimleri bu yöntemleri ve kısıtları kullanarak planlama kararlarını verirler. Ancak havayolu taşımacılığı çok boyutlu etkileşimlerin olduğu dinamik bir endüstridir. Sadece geleneksel üretim planlama yöntemleri kullanılarak doğru stratejik kararlar almak zordur. Sektörde aynı işi yapan birçok havayolu vardır. Bu havayolları benzer kararlar alırlar ve bu kararlar operasyon sonuçlarına dönüşerek veri tabanlarına kayıt edilirler. Belirli bir havayolu kümesinin geçmişte kullandıkları girdiler ve karşılığında elde ettikleri çıktılar veri olarak toplanmıştır. Bu veriler eğri uydurma regresyon analizini içeren parametrik yöntemler ile analiz edilerek bir karar destek modeli oluşturulmuştur. Dünyadaki otuz büyük havayolunun on bir yıllık (2002-2012) dönemdeki verileri parametrik yöntemlerle analiz edilmiştir. Elde edilen kararlı fonksiyonlar havayolu şirketlerinin kuruluş ve gelişiminde faydalı olabilecek karar destek sistemi için hazırlanan modelde kullanılmıştır. Ortaya çıkarılan model havayolunun kuruluş ve gelişiminde geleneksel personel ve filo planlama yöntemlerinin yanında sektördeki genel endüstri eğilimlerine göre bir karşılaştırma, düzeltme veya doğrulama aracı olarak kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Havayolu, havayolu kuruluş ve gelişimi, parametrik modelleme, eğri uydurma, regresyon analizi, filo ve personel planlama
Havacılıkta örgütsel sessizlik: Havaaracı bakım personelinin raporlamada bulunmamalarının nedenleri üzerine bir araştırma
Yeni nesil emniyet yönetim yaklaşımları havacılık emniyet performansının sürekli artırılması esasına dayanmaktadır. Emniyet performansının sürekli artırılabilmesi ise örgütlerin yeni nesil emniyet yönetimindeki en temel araç olan Emniyet Yönetim Sistemini (EYS) kullanarak, öneylemci ve kestirimci bir yaklaşım sergilemesi ile mümkün olabilmektedir. EYS'nin başarılı bir şekilde uygulanması için zamanında, nitelikli ve zengin bir veri setine ihtiyaç duyulmaktadır. Emniyete ilişkin veri ve bilgilerin önemli bir kaynağı ise işgörenlerin yapmış olduğu gönüllü raporlamalardır. Ancak işgörenlerin, emniyetin sağlanması için çok kıymetli olan emniyetsiz olayları, sebeplerini ve risk azaltıcı önlemleri yeterince ve gönüllü olarak raporlamadıkları düşünülmektedir. Örgütlerin başarıya ulaşmalarının önündeki en büyük engel olarak görülen ve işgörenlerin örgütlerinde karşılaştıkları sorunlara ilişkin duygu, düşünce ve fikirlerini dile getirmekten kaçınmaları olarak ifade edilen örgütsel sessizlik, havacılık örgütlerinde karşımıza gönüllü raporlamadan kaçınma olarak çıkmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı, havacılık örgütlerinde işgörenlerin hangi faktörlerden dolayı gördükleri emniyetsiz olaylar/durumlar karşısında ya da emniyeti arttırıcı önerileri dile getirme konusunda sessiz kalarak gönüllü raporlamada bulunmadıklarının nedenlerini boyutlar halinde ortaya koymaktır. Bu kapsamda çalışma, havacılık emniyetinin sağlanmasında kilit rol üstlenen havaaracı bakım kuruluşlarındaki işgörenler ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında araştırmanın problemine ve araştırma sorularına uygun olarak bir veri toplama aracı geliştirilmiştir. 483 işgörenden elde edilen verilerin önce geçerlilik ve güvenirlilik analizleri yapılmıştır. Sonrasında açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılarak havacılıkta gönüllü raporlamamanın nedenlerine ilişkin yapı test edilmiştir. Sonuç olarak işgörenlerin, ilişkisel ve prososyal sessizlik, umursamazlık yaklaşımına dayalı sessizlik, boyun eğmeye ve kabullenmeye dayalı sessizlik ve korkuya ve korunmaya dayalı sessizlik faktörlerine bağlı olarak gönüllü raporlamada bulunmadıkları tespit edilmiştir.
Uçuş-içi yiyecek içecek hizmetinin müşteri memnuniyetine etkisi
Rekabetin üst seviyede olduğu hava yolu endüstrisinde havayolu firmaları kendilerini pazarda farklı bir yerde konumlandırmak ve rekabet avantajını ele geçirmek adına çeşitli pazarlama araçları kullanmaktadırlar. Müşteriler uçak seyahatini sıradan bir yolculuk olarak değil, sürecin içindeki bütün özellikleriyle komple bir deneyim olarak görmektedirler ve bu deneyimin en akılda kalan parçası aldıkları yiyecek içecek hizmetidir. Bu çalışma uçuş-içi yiyecek içecek hizmetinin yolcuların memnuniyeti üzerindeki etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sivil havacılık, havayolları ve catering, uçuş içi yiyecek içecek hizmeti konuları incelenmiş. İkinci bölümde ise müşteri memnuniyeti ve servis kalitesi konularına değinilmiş. Son olarak üçüncü bölümde uluslararası uçuş yapmış yolcuların üzerinde gerçekleştirilen uygulama ve sonuçlarına ait veriler sunulmuştur. Çalışma ile uçuş içi yiyecek içecek hizmetinin müşteri memnuniyeti üzerine etkisi olduğu ve çeşitli değişkenlerin bu etkinin derecesini etkilediği tespit edilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Catering, Uçuş-içi Hizmet, Yiyecek İçecek Servisi,Müşteri Memnuniyet
Hava yolu yolcu taşımacılığı hizmet kalitesinin müşteri tatmini ve ağızdan ağıza iletişim üzerindeki etkisi: COVID-19 pandemi döneminde bir araştırma
COVID-19 pandemisi insan sağlığının yanı sıra dünyada birçok sektörü etkilemiştir. Hava yolu taşımacılığı, sokağa çıkma sınırlamaları ve ülkeler arası geçişlerin durdurulmasıyla başlayan yolculuk sayılarındaki azalmalarla birlikte bu etkinin en fazla hissedildiği sektörler arasında yer almıştır. İlerleyen dönemlerde aşının bulunması ve hızlı bir şekilde uygulamaya geçilmesi dünyada birçok ülkede yeni normal olarak adlandırılan bir dönemin başlamasını sağlamıştır. Bu dönemde uygulamaya konulan tedbirler kapsamında yolcuların hava yollarının hizmet kalitesi hakkındaki değerlendirmelerini ve bundan duydukları memnuniyeti etkileyen faktörleri araştırmak mühim bir konu haline gelmiştir. Bu bağlamda ilgili literatür incelendiğinde COVID-19 pandemi döneminde bu konudaki çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı hava yolu yolcularının COVID-19 pandemi döneminde hava yolu hizmet kalitesine yönelik algılarını etkileyen faktörleri ve bunların müşteri tatmini üzerindeki etkisini, müşteri tatmininin ise ağızdan ağıza iletişim üzerindeki etkisini tespit etmektir. Araştırma verileri kartopu örnekleme yöntemiyle Türkiye genelinde toplanmıştır. Verilerin toplanmasında çevrimiçi anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada toplanan verilerin analizinde yapısal eşitlik modellemesi (YEM) analizi kullanılmıştır. Analiz sonucunda hava yolu fiziksel umsurlarına ilişkin hizmet kalitesi algısı ve hava yolu ve alanı ortak unsurlarına ilişkin hizmet kalitesi algısının hava yolu genel hizmet kalitesi algısı ve havaalanı genel hizmet kalitesi algısı üzerinde; hava yolu genel hizmet kalitesi algısı ve havaalanı genel hizmet kalitesi algısının müşteri tatmini ve ağızdan ağıza iletişim üzerinde; müşteri tatmininin ağızdan ağıza iletişim üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur.
Türkiye'de hava kargo taşımacılığının gelişimi ve OECD ülkeleri ile Türkiye karşılaştırması
Hava kargo taşımacılığı dünyada son yıllarda önemi artan bir sektör olmuş, dünya ticaretinin önemli ve ayrılmaz bir unsuru haline gelmiştir. Hava kargo taşımaları, dünya ticaretinin miktar yönünden nispeten küçük bir yüzdesini temsil etse de tutar yönünden yaklaşık %40'ını oluşturmaktadır. Hava kargo taşımacılığı; ticaret, tedarik zinciri, rekabet ve genişleyen pazarlama alanlarında beklentilerin karşılamasında işletmelere güvenlik ve hız avantajı sağlayarak, iş ve endüstrilerin büyümesi için hayati bir rol üstlenmektedir. Aynı zamanda ülkelerin kalkınmasında doğrudan, dolaylı ve katalitik etkilere sahiptir. Bu çalışmada Türkiye ve OECD grubu ülkelerinin hava kargo taşımacılığı sektörü karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda Türk hava kargo sektörünün OECD ülkelerinde göre 2000-2019 yılları arasında önemli bir gelişme kat ettiği, dünya ticaretindeki rolünün arttığı, yakın ve orta vadede önemli fırsatların olduğu görülmüştür. Türk hava kargo sektörünün önündeki en önemli fırsat coğrafi olarak merkezi bir konumunda olmasıdır. Dünya hava kargo taşımacılığının ve trafiğinin yaklaşık %60'tan fazlasının Avrupa-Asya-Güney Asya hattında gerçekleşmesi Türkiye için değerli bir potansiyel olarak görülmektedir. Türkiye'nin hem bölgesel hem de küresel olarak hava kargo sektöründe gelişme gösterebilmesi ve rakebet edebilmesi için coğrafi konuma yönelik yatırımlar yapması ve politikalar geliştirmesi önerilebilir. Bu kapsamda konvansiyonel lojistik operasyonları ile hava kargo sektörü arasındaki entegrasyonun sağlanması ve tüm modlarda lojistik üs olma yolunda çalışmaların yapılması önerilmektedir.
Hava yolu taşımacılığında hizmet kalitesi Esenboğa Havalimanı örneği
Sivil havacılık sektörünün gelişmeye başlaması ve insanların ulusal-uluslararası dolaşımda havayollarına olan ilgilerinin artmasıyla tüketici boyutunda hizmet kalitesi beklentileri de artmıştır. Sivil havacılık pek çok bileşenden meydana gelen büyük bir endüstridir. Sivil havacılıkta hizmet kalitesinin en önemli unsurlarından birisi olan havalimanı hizmet kalitesi diğer tüm bileşenler üzerinde etkilidir. Literatür incelendiğinde, hava yolculuğu hizmet kalitesine yönelik çalışmaların genellikle hava yolu şirketleri ekseninde yapıldığı görülmektedir. Ancak uçuşların başlangıç ve bitiş noktasında yer alan havalimanlarında verilen hizmet kalitesinin, genel hizmet kalitesi algısı üzerinde temel belirleyicilerden birisi olmasına rağmen, bu konunun yeterince üzerinde durulmamıştır. Bu çalışmanın amacı hava yolu taşımacılığında hizmet kalitesinin incelenmesidir. Hizmet kalitesi algısının hiçbir boyutunun katılımcıların eğitim düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği, ancak hizmet yenilik ölçeğinin katılımcıların eğitim durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca hizmet kalitesi ve hizmet yenilik algısının sadece empati boyutunun katılımcıların yaş gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Hizmet yenilik ölçeğinin de katılımcıların yaş durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Bunun yanı sıra yılda beş veya daha fazla sıklıkla uçuş gerçekleştiren katılımcıların, nispeten daha az sıklıkla uçuş gerçekleştiren katılımcılardan daha yüksek düzeyde hizmet yenilik algısına sahip oldukları görülmüştür. Son olarak katılımcıların tam hizmet sunan hava yolu şirketlerine yönelik hizmet kalitesi algı düzeylerinin, düşük maliyetli hava yolu şirketlerine yönelik hizmet kalitesi algı düzeylerinden daha yüksek olduğu görülmektedir.
The effect of airlines frequent flyer programs on loyalty and satisfaction
Intense and global competitive environment has led airline companies to create loyal customers in order to maintain their existence and gain competitive advantage. In this direction, airline companies develop strategies to increase their service quality in order to understand the demands and needs of their customers and to create customer satisfaction. By developing various strategies such as advertising, increasing product quality, creating price competition, providing customer loyalty, increasing market shares, providing better customer service, offering e-commerce convenience and branding, airline companies are able to both respond to the changing demands and needs of their customers and remain competitive. aims to dominate. Providing customer loyalty, which is one of these competitive strategies, and frequent flyer programs created by airlines for this purpose are the subject of the study. In this study, the effect of frequent flyer programs on customer loyalty and satisfaction was tried to be examined. The effectiveness of the strategies of airline companies to ensure customer satisfaction in creating customer loyalty has been analyzed with the results obtained from the surveys applied to frequent flyer passengers. In the study, the mediating role of airline customer satisfaction on airline loyalty was measured by linear regression analysis and it was concluded that airline loyalty was a statistically significant and positive predictor of airline satisfaction.
Gelir yönetiminde dinamik kapasite yönetimi simülasyonu ve bir hava yolu şirketinde uygulanması
Hava taşımacılığı, işlevi ve cirosu ile dünyada önemli ekonomik sektörlerden biridir. İnsanların uzun mesafelerde rahat ve diğer ulaşım olanaklarına göre daha kısa sürede seyahat etmelerine olanak vermesinin yanı sıra, iki ülke arasındaki ticaretin, turizmin, siyasi ilişkilerin gelişmesinde de önemli bir rol üstlenmektedir.Tezin ilk kısmında giriş yapıldıktan sonra ikinci kısmında hava taşımacılığı sektörünün özellikleri, tarihçesi, dünyada ve ülkemizde hava taşımacılığından bahsedilmektedir.Üçüncü bölümde, gelir yönetimi kavramından genel olarak bahsedilmekte ve örnekler ile bu kavram açıklanmaya çalışılmaktadır.Tezin dördüncü kısmında ise havayollarının en temel 3 çekirdek fonksiyonu açıklanarak genel işleyiş hakkında bilgi verilmektedir. Sürecin başladığı Üretim Planlama'nın temel aşamaları ile hava yolu uçuş tarifesinin nasıl ortaya çıktığı ve ortaya çıkan ürünün operasyonel hangi birimler tarafından icra edildiği anlatılmaktadır. Müşteri segmentasyonu ve ücretlendirme gibi Gelir Yönetimi ve Pazarlamanın sorumluluklarını daha detaylı olarak anlatmak için bu konular beşinci kısımda ayrıca işlenmektedir. Hava yollarında Pazarlama ve Gelir Yönetiminin tarihçesi ile mevcut durumda kullanılan tekniklerin zaman içersinde nasıl geliştiği, pazar bölümlemeden ve ücret farklılaştırmadan bu bölümde bahsedilmektedir.Hava yollarının aynı uçuşta, aynı kabin için çok geniş bir yelpazede yolcularından ücret tahsil etmesi, A.B.D.'deki serbestleşmeden ve düşük maliyetli hava yolu şirketlerinin sektöre girmesinden sonra çok alışıldık bir uygulamadır. Tezin altıncı kısmında hava yollarının toplam gelirlerini maksimize etmek amacıyla kullandıkları gelir yönetiminin tanımı ve firmalarda nasıl kullanıldığı ile kavramları açıklanmaktadır.Yedinci bölümde hava yolunun gelirini artırmak için zaman içerisinde değişen yolcu talebine göre dinamik kapasite yönetimi tekniğini nasıl kullandığı açıklanmakta ve teknik tanımlanmaktadır.Sekizinci bölümde ise tezin uygulama kısmına geçilmekte ve simülasyonda kullanılacak temel model açıklanmakta, modelin bir hava yolunda uygulanması sürecinden bahsedilmektedir.Son bölümde ise uygulamanın sonuçları ortaya konmakta ve çıkan sonuçlar yorumlanmaktadır.
Uluslararası lojistikte taşımacılık faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkileri
Uluslararası lojistik insanlık için çok önemli bir noktada konumlanmaktadır. Yaşam var olduğu sürece, üretim ve tüketim de var olacaktır. İnsan istek ve ihtiyaçlarının, malzemelerin, hammaddelerin taşınması, insan ulaşımının sağlanması, yüklerin veya insanların istenilen yerde istenilen zamanda olabilmesi Lojistik biliminin faaliyet konusudur. Bu faaliyetler ulusal yapılabileceği gibi uluslararası boyutta da gerçekleştirilebilmektedir. Günümüzde malların taşınması işlemi taşımacılık olarak adlandırılırken, insanların taşınması işlemi ulaştırma olarak adlandırılmaktadır. Sürdürülebilirlik ortaya çıktığı zamandan günümüze kadar pek çok farklı alanda birlikte kullanılmıştır. Tanımlamak gerekirse Sürdürülebilirlik kısaca günümüz faaliyetlerinin gerçekleştirilirken kaynakların tüketilmemesi, geleceğin de varlığını sürdürebilmesi için ihtiyaç duyabileceği kaynakları tüketmemek olarak tanımlanabilmektedir. Sürdürülebilirliğin uygulanabilirliği, kaynakların tüketilmemesine ve kullanılan kaynakların yerine konulabilmesine bağlıdır. Doğa kendi içerisinde bir bütün halinde çalışan bir ekosisteme sahiptir. Bu ekosistemde tüm canlı ve cansız varlıklar birlikte bulunmaktadır. Her biri birbiri ile bağlantılı ve birbirleri için önemi büyüktür. Bu durum bir zincirin halkaları gibi düşünülebilir. Bu canlılardan bir tanesinin yok olması demek, zincirin halkalarından birinin yok olmasına, etkileşimde bulunduğu diğer canlıların varlığını olumsuz yönde etkileyebilecek, hatta yok olmasına neden olabilecektir. Sürdürülebilirlikle ilişkili olan bir diğer husus çevre kirliliğidir. Ekologlara göre çevre kirliliği aşırı yapılaşmanın, sanayileşmenin ve ulaşım araçlarındaki artışla beraber artmaktadır. Artan çevre kirliliği, doğal felaketler, küresel ısınma gibi pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle bu çalışmanın konusu olan Lojistik Faaliyetlerin Çevresel Etkilerinin incelenmesi, sürdürülebilirlik kapsamında ele alınması ve lojistiğin alt unsuru olan taşımacılık sektörünün araştırılması büyük önem taşımaktadır. Lojistiğin sürdürülebilir bir sisteme dönüştürülebilmesi için sadece çevre değil, sosyal ve ekonomik yönlerinin de sürdürülebilir bir bakış açısı ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Taşımacılık sektöründe sürdürülebilir bir sistemin geliştirilebilmesi için, uygun taşıma modunun seçilmesi büyük önem taşımaktadır. Böylece yakıt tüketiminin minimuma indirilerek karbon salınımının azaltılması sağlanacaktır. Lojistikte kullanılacak taşıma araçlarının periyodik bakımlarının gerçekleştirilmesi, doğru taşıma modlarının seçilerek taşıma trafiğinin azaltılması sürdürülebilir lojistik faaliyetlerinin bazıları olarak sıralanabilmektedir. Lojistiğin sürdürülebilir bir şekilde çalıştırılması sadece taşımacılık alanında yapılacak iyileştirmelerle kalmayıp, lojistikte kullanılacak depolama hizmetlerinin de sürdürülebilir bir lojistik çerçevesinde gerekli düzenlemelerinin yapılması gerekmektedir. Stok maliyetlerinin düşürülmesi, sera gazlarının azaltılması ile doğru orantılı olacaktır. Stokların azaltılması muhafaza edilen hammaddelerin veya malzemelerin ısıtılma ve soğultulma işlemlerinin azaltılmasını, depolama maliyetlerinin düşürülmesini, enerji tüketiminin azaltılmasını sağlayacaktır. Çalışma kapsamında uluslararası taşımacılık faaliyetlerinin çevreye verdiği zararlar emisyon değerleri üzerinden incelenmektedir. Sera gazları atmosferde birikerek küresel ısınmayı tetikleyen gazlardır. Bu gazlar içerisinde en tehlikeli sera gazı miktar bakımından en fazla olan karbondioksit gazı olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle çalışmada karbon emisyonları değerleri esas alınmıştır. Günümüzde artan çevre sorunları, küresel ısınma, iklim değişiklikleri, nesli tükenen hayvanlar düşünüldüğünde, bu ve bu gibi konuların araştırılması konunun önemini ve ciddiyetini anlatmaktadır. Uluslararası lojistik faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkisi ekonometrik analizler aracılığıyla test edilmektedir. Araştırma modelinin temeli Çevresel Kuznets Eğrisine dayanmaktadır ve lojistiğin çevre üzerindeki etkisi panel veri yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Çalışma taşımacılık türleri hakkında oldukça kapsamlı bilgiler vermekte, taşımacılık türlerinin emisyon değerleri üzerinden yeni taşıma modellerinin uygulanabilmesi açısından fikir vermektedir. Uluslararası lojistiğin karbon emisyonları üzerinden çevresel etkilerinin incelenmesi konusu, alanında yazılmış ilk tez olması bu çalışmanın önemini vurgulamakta ve literatüre katkı sağlaması açısından önemlidir.
Ekip kaynak yönetimi uygulamaları üzerinde toplumsal kültür ve örgütsel kültürün etkileri: Türk sivil havayolu firmalarında bir araştırma
İncelenen sivil havayolu kaza ve kırımları, kazaların oluşumunda % 60 ila % 80 gibi yüksek oranlarda insan faktörünün etkili olduğunu göstermektedir. İnsan faktörüne bağlı hataların nerelerde olduğuna ilişkin arayışlar, hataların büyük oranda kurallara uyum, stres ve yorgunluk, iletişim, takım ve liderlikle ilgili olduğuna işaret etmektedir. Bu faktörler Ekip Kaynak Yönetimi (EKY) altında toplanmaktadır. Yapılan araştırmalar da, EKY uygulamalarının farklı faktörlerden etkilenebileceğini göstermektedir. Özellikle kültürel değer, anlayış ve uygulamaların uçuş ekibinin tutum ve davranışları üzerinde yaygın etkisi olabileceğine ilişkin bulgu ve görüşler bulunmaktadır Bu çalışma sivil havayolu kazalarının önlenmesi amacıyla oluşturulan EKY prensiplerinin Türk sivil havayolu sektöründe toplumsal kültür ve örgüt kültürü ile olan ilişkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada Türk sivil havayolu sektöründe faaliyette bulunan 5 firma incelenmiştir. Çalışmanın istatistiksel analiz sonuçları EKY prensiplerinin toplumsal kültüre oranla örgüt kültüründen daha fazla etkilendiğini göstermektedir. Bunların yanında elde edilen diğer sonuçlar EKY'nin örgüt içinde başladığını Türk sivil havayolu sektöründe faaliyette bulunan firmaların örgüt kültürlerinin iyi analiz edilmesinin, EKY açısından gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi için gerekli olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Ekip kaynak yönetimi, toplumsal kültür, örgüt kültürü.
Türkiye'de hava yolu taşımacılığı ve iktisadi değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi
Küreselleşme kişilerin, firmaların ve ülkelerin sosyal ve ekonomik beklentileri değişmeye başlamakta ve bu değişimler ulaştırma sektörünün önemi giderek artmaktadır. Bu çalışmada ulaştırma alt sistemlerinden biri olan hava yolu kargo taşımacılığı ile sektör üzerinde etkili olduğu düşünülen iktisadi değişkenler arasındaki ilişki Granger nedenselliği tespit edilmeye çalışılmıştır. 1960 - 2016 yılları arası Türkiye'deki hava yolu kargo taşımacılığı, büyüme, hava yolu yolcu taşımacılığı, ithalat, ihracat, havaalanı sayısı, petrol varil fiyatı ve döviz alış fiyatı (ABD Doları) verileri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki nedensellik tespit edilmeden önce ADF ve PP birim kök testleri ve en küçük kareler yöntemi ile regresyon analizi yapılmıştır. Granger nedensellik testi sonucunda ekonomik büyümeden hava yolu kargo taşımacılığına, ekonomik büyümeden hava yolu yolcu taşımacılığına ve hava yolu yolcu taşımacılığından hava yolu kargo taşımacılığına doğru tek yönlü Granger nedensellik tespit edilmiştir.
Hizmetler sektörü ticaretinin serbestleştirilmesi ve ekonomik büyüme üzerine etkileri: Havayolu taşımacılığı sektörü ve Türkiye
Hizmetler, başlı başına bir sektör olarak ülke hasılasına ve ekonomik büyümeye sağladığı katkının yansıra, ekonomik büyümeye ilişkin unsurlar üzerindeki etkileri açısından da önem arz etmektedir. Hizmetler sektörünün küresel ekonomi içerisinde giderek artan payı dikkat çekicidir. Sanayi, tarım ve hizmetler ayrımıyla ifade edilen üç sektörlü yapı içerisinde hizmetler sektörü payının küresel anlamda arttığı, yüksek gelirli ülkelerde hizmetler sektörü payının GSİYH'nın %70'i düzeyine ulaştığı görülmektedir. Hizmetler sektörü Dünya hasılası payının sanayi sektöründen çok daha yüksek olmasına karşın, mal ticareti hacmi tüm dönemlerde hizmetler ticareti hacminden daha yüksek olmuştur. Hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesi açısından var olan ticaret engellerinin yanı sıra; kültür ve dil farklılıkları gibi doğal engeller, hizmet sunumu için fiziki ya da kurumsal varlık gerekliliği, ülkeden ülkeye değişen standardizasyon farklılıkları gibi engeller de sözkonusudur. Bu nedenle, hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesi mal ticaretinin serbestleştirilmesinden daha karmaşık bir yapıdadır. Kendi istihdamı ve çıktı düzeyinin yanı sıra, ekonomilerin gelişmiş havayolu bağlantılarıyla küresel pazarlara, tedarik zincirlerine katılmasını sağlayarak uluslararası ticareti kolaylaştıran, yatırım kararları için belirleyici bir unsur olan ve özellikle turizm açısından çok önemli bir rol oynayan havayolu taşımacılığı, serbestleşmenin (deregülasyon) karakteristik bir özellik haline geldiği önemli bir hizmetler sektörü bileşenidir. Hava ulaştırma anlaşmaları ve ilgili düzenlemeler ile tesis edilen destinasyon, kapasite, sıklık ve tarife ayarlamaları kısıtlamalarının aşamalı olarak kaldırılmasını ifade eden havayolu taşımacılığında liberalizasyon (deregülasyon) süreci uluslararası hava ulaştırma anlaşmalarının yapısındaki değişim yoluyla yaygınlaşmış, Chicago Konvansiyonu sonrası uygulanan korumacı Bermuda I tipi anlaşmalar yerini açık pazar ve açık semalar anlaşmalarına bırakmış, ikili anlaşmaların yanı sıra çok taraflı anlaşmalar uygulanmaya başlamıştır. 1978'de ABD'de iç hatlar serbestleşmesiyle başlayan ve hızla dünya geneline yayılan serbestleşme süreci doğrultusunda, dünya genelinde havayolu yolcu sayısı ve kargo hacminde önemli artışlar gerçekleşmiştir. Havayolu yolcu ve kargo hacmindeki artışın farklı gelir grubundaki ülkelerde GSYİH üzerindeki etkisini ortaya koymak amacıyla, 1980-2015 dönemi havayolu yolcu sayısı, havayolu taşınan yük miktarı ve kişi başına GSYİH verileri kullanılmıştır. Yüksek gelir, üst orta gelir ve alt orta gelir grubu olmak üzere üç farklı gelir grubundaki 42 ülkede havayolu taşımacılığının ekonomik büyüme açısından etkileri Ortak Korelasyonlu Etkiler (CCE) yöntemi ile analiz edilmiştir. Panel veri analizi sonuçları; yüksek gelir grubu (YG), üst orta gelir grubu (ÜOG) ve alt orta gelir grubu (AOG) olmak üzere analize konu tüm ülke gruplarında havayolu yolcu ve kargo taşımacılığı hacmi ile GSYİH arasında anlamlı bir ilişkiye işaret etmektedir. Ülke grupları açısından havayolu yolcu hacminin ÜOG grubu ülkelerde GSYİH üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu, hava kargo hacminin ise YG grubundaki ülkelerede en yüksek etkiye sahip olduğu görülmektedir. AOG gurubunda ise havayolu kargo ve yolcu hacminin GSYİH üzerindeki etkilerinin birbirine yakın ve diğer gelir gruplarına nazaran daha düşük düzeyde olduğu gözlenmiştir. Çalışmada Türkiye'de havayolu taşımacılığı sektörüne ilişkin genel bir inceleme yapılmış ve havayolu taşımacılığında serbestleşmenin Türkiye'de ekonomik büyüme üzerine etkileri analiz edilmiştir. Bu analiz için, bir ilk olarak Türkiye'nin 1980-2015 dönemi yıllık bazda Havacılık Liberalizasyon İndeksi (HLİ) hesaplanmış ve hesaplanan indeks ile ilgili dönem kişi başına GSYİH verileri arasındaki ilişki ARDL sınır testi yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Analiz bulguları, hava taşımacılığında liberalizasyonun ekonomik büyüme üzerinde kısa dönemde etkisi bulunmadığına, uzun dönemde ise ekonomik büyüme üzerinde etkili olduğuna işaret etmektedir.
Pandemi sürecinin havayolu işletmelerinde görev yapan kabin memurlarının işgören devir hızına etkisi: Türkiye ve Avrupa hava sahası örneği
COVID-19'un neden olduğu son salgın, hava taşımacılığı hareketliliğini ve genel olarak havayolu endüstrisini küresel olarak etkiledi. Havayolu taşımacılığında, potansiyel olarak küresel havayolu endüstrisi üzerinde ciddi uzun vadeli etkilere yol açan çok sayıda kısıtlama uygulanmıştır. Ülkeler gümrük kapılarını kapatmış ve yabancıların giriş çıkışlarına kısıtlar getirmiştir. Bu çalışmada, hava taşımacılığı hareketliliği, havayolu endüstrisi ile ilişkili kaynaklardan elde edilen mevcut veriye dayalı olarak Avrupa ve Türkiye açısından analiz edilmiştir. Veri, salgının Avrupa ve Türkiye'de başlamasına ve daha sonra tam gelişimine karşılık gelen 2020 yılının Ocak-Ağustos ayları arasındaki belirli dönemlerde analiz edilmiştir. Kargo Trafiği Pandemiden çok fazla etkilenmemiş, hatta bazı durumlarda hastalıkla mücadelede tıbbi ekipman temini nedeniyle artmıştır. Yapılan istatistiksel araştırmalar doğrultusunda Avrupa ve Türkiye Hava Sahası kullanım oranlarında Covid-19 Pandemisinin 2020 yılı Ocak-Ağustos döneminde ortalama %70 düşüşe sebep olduğu ve bunun sonucu olarak da havayolu işletmelerinin yüzü olan kabin memurlarının istihdamlarında da büyük düşüşler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Havayolu İşletmeleri, Kabin memuru, Covid 19, İşgören devir hızı.
Hava yolları ile seyahat eden yolcuların memnuniyeti üzerine Gaziantep ili'nde alan araştırması
Küreselleşen Dünyamızda teknolojinin gelişmesi ile beraber birçok sektör de olduğu gibi, havacılık sektörü de olumlu etkilenerek gelişimini devam ettirmektedir. Havayolu ile seyahat denince artık sadece yolcunun bir yerden alınarak başka bir yere taşınması şeklindeki hizmet anlayışı değişikliğe uğrayarak gelişmeye devam etmektedir. Bu gelişim Havacılık sektöründe hizmetlerin çeşitlenmesi ile beraber yolcu yani müşteri memnuniyetinin de ön plana çıkmasını sağlamıştır. Havayolları yolcularının memnuniyetini sağlamak için yolcularına yönelik vermiş olduğu hizmetleri sürekli geliştirmekle kalmayarak kalitesini de yükseltmek durumundadır. Bu araştırma ile Türkiye'nin nüfus yoğunluğu açısından 6. Büyük şehri olan Gaziantep'teki yolcu profilinin tespit edilmesinin dışında, Gaziantep ilinde havayolu ile seyahat eden yolculara uygulanan anket ile yolcuların demografik durumları ile Uçuş öncesi alınan hizmetler, Uçuş esnasında alınan hizmetler ve uçuş sonrası alınan hizmetlerle ilgili olarak hizmet karşılaştırmalarının yapılarak yolcuların memnuniyetleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Günümüzde rekabet ortamının da etkisi ile birçok havayolu kampanyalar düzenleyerek çok ekonomik bilet satışları yapmaktadır. Yolcular istedikleri takdirde bu kampanyaları takip ederek oldukça ucuza bilet alabildikleri gibi son dakika satışa açık kalan birkaç koltuktan birini almak için oldukça yüksek ücretler de ödeyebilmektedir. Bu sebeple çok çeşitli ücret uygulamaları nedeni ile yolcuların ücret dışında bilet satın alma kararlarını verirken nelere dikkat ettikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma ile havayolu işletmelerini yakından ilgilendirecek sonuçlar ortaya konularak hava yollarına da önerilerde bulunulmuştur.
Havayolu yolcu taşımacılığında çevreci yaklaşımların deneyimsel tatmin ve tekrar satın alma niyeti üzerinde etkisi
Havayolu kullanımının artması beraberinde çevresel kaygıların ön plana çıkmasına da yol açmıştır. Çevresel anlamda olumsuz etkilerine ilişkin bilgilerin gün geçtikçe daha fazla bilinmesi bu alanda faaliyet gösteren firmalar açısından tüketici tercihlerinde ortaya çıkan çevreci yaklaşımlara geçişin artış göstermesi bu alandaki sürdürülebilirlik ve rekabeti önemli derecede etkilemektedir. Bu açıdan ele alındığında araştırmada yolcuların havayolu taşımacılığının neden olduğu çevresel etkilere karşı algıları ve daha çevreci faaliyetlere ilişkin çevreci yaklaşımları benimseyen firmaları seçimindeki tercihleri üzerindeki belirleyicilerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Yolcuların çevre duyarlılıkları temel alınarak bu konuda yapılan çalışmalarda kullanılan ölçümler ve sürdürülebilirliği yönündeki gereklilikler açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmada, İngilizce'den Türkçe'ye çevirilen ve geliştirilen anket Gaziantep Havalimanı'nda seyahat eden 530 yolcuya uygulanmıştır. Elde edilen verilere ilişkin demografik dağılımlar, faktör ve korelasyon analizleri SPSS 21 paket programı aracılığı ile alt değişkenler arasındaki ilişkiler ise SmartPLS paket programı ile Yapısal Eşitlik Modeli kurularak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde, algılanan çevreci değer ve kurumsal çevreci imajın, çevreci deneyimsel tatmin üzerinde ve etkileşim kalitesinin ise tekrar satın alma niyeti üzerinde en güçlü belirleyici etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Ayrıca çevreci deneyimsel tatminin tekrar satın alma niyetini pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği bulgusuna ulaşılmıştır.
Hava yolu hizmet kalitesinin yolcu memnuniyeti, sadakati ve tekrar satın alma davranışı üzerindeki etkisi
Günümüzde havacılık sektörü sunmuş olduğu hizmetler sebebiyle en çok tercih edilen taşımacılık haline gelmiştir. Sunulan hizmetlerin özellikleri, fiyatları ve teknolojileri arasındaki benzerlik, havayolu işletmeleri açısından önem taşımaktadır. Bu bağlamda müşterilerin değişen beklentilerini karşılamak ve sadık bir müşteri kitlesi oluşturmak zorlaştırmaktadır. Hava yolu işletmelerinin bu değişen pazarı anlaması ve çeşitlilik gösteren müşteri beklentilere cevap vermesi ancak sağlayacakları hizmet kalitesine bağlı olarak müşteri memnuniyeti sonucu olacaktır. Bu çalışmada hava yolu işletmelerinin müşterilerine sundukları hizmet kalitesi etkisinde sağlayacakları yolcu memnuniyetinin yaratacağı müşteri sadakati ve bunun tekrar satın alma davranışlarında oluşturacağı etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada son 2 yılda Adıyaman ili havalimanından hava yolu taşımacılığı ile yolculuk yapmış 400 adet yolcu ile anket çalışması yapılmıştır. Özellikle son yıllarda bilinçlenen tüketicinin satın alma kararının değişkenlik göstermesi, hizmet kalitesine yönelik beklentilerinin değişmesi, pazar yapısını değiştirmiş ve bunun neticesinde işletmenin tercih edilmesi için tüketicinin istek ve ihtiyaçlarını anlayıp memnun etmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda tüketicinin satın alma davranışını etkileyen faktörlerin ve algılanan hizmet kalitesinin havayolu işletmesi seçimine etkisinin ne olduğunun bilinmesi algılanan hizmet kalitesinin boyutlarının ve satın alma davranışını etkileyen faktörlerin boyutlarının analiz edilmesi işletmelerin rekabet avantajı yakalamasını sağlayacaktır. Hava yolu firmalarının algılanan hizmet kalitesi, yolcu memnuniyetini arttırması, müşteri sadakati oluşturmaları ile tekrar satın alma davranışlarını göstermesi analiz edilmiştir. Anahtar kelimeler; Havayolu İşletmeleri, Hizmet Kalitesi, Yolcu memnuniyeti, Müşteri Sadakati, Tekrar Satın Alma
Finansal stratejilerin finansal performansa etkisi: Havayolu yolcu taşıma şirketlerinde bir araştırma
Bu tezin amacı, işletmeler açısından finansal stratejinin önemine vurgu yaparak, havayolu yolcu taşıma şirketlerinin belirledikleri finansal stratejilerin, finansal performanslarına etkisini veri zarflama analizi tekniği ile ölçmektir. Bu temel amacın yanında, havayolu taşıma şirketlerinin mali açıdan mevcut durumlarını analiz etme ve finansal strateji tercihlerinde dikkat ettikleri hususları irdeleme şeklinde alt amaçlar da yer almaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda nitel bir araştırma yapılmıştır. Araştırmayla ilgili veriler yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiştir.Görüşme verileri betimsel analiz tekniği ile, işletmelerin mali tablolarından elde edilen veriler ise DEAP v2.1 (Data Envelopment Analysis Program) yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, havayolu yolcu taşıma işletmelerinin finansal strateji olarak, hedge (korunma) yöntemini uygulama, temel faaliyete yönelerek ek hizmetleri (yiyecek-içecek vb.) ekstra ücret karşılığında sunma, uygun maliyetli uçak alma ve türev ürünlerden yararlanma şeklindeki maliyet stratejilerini uyguladıkları tespit edilmiştir. Bununla birlikte havayolu yolcu taşıma işletmelerinin maliyet yönetimi, ek gelir sağlama ve satış artırma şeklindeki kârlılık stratejilerini önemsedikleri belirlenmiştir. Öte yandan DEAP ile incelemeye alınan yedi işletmeden üçünün etkin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, etkin olmayan firmaların etkin hale gelebilmeleri için gerekli potansiyel iyileştirme oranları tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Finans, Strateji, Finansal Performans, Veri Zarflama Analizi, Havayolu Yolcu Taşıma İşletmeleri.
Web tabanlı pazarlama yapan havayolu yolcu taşıma işletmelerinin etik davranışları üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, web tabanlı pazarlama yapan havayolu yolcu taşıma işletmelerinin etik davranışlarının havayolu tüketicileri açısından, pazarlama karması unsurlarına göre incelemektir. Web tabanlı pazarlama yapan havayolu yolcu taşıma işletmelerinin etik davranışları; ürün etiği, fiyat etiği, tutundurma etiği ve dağıtım etiği olarak dört farklı boyuttan oluşmaktadır. Çalışmanın kapsamına, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Kayseri Havaalanı seyahat etmek üzere hazır bulunan 326 ve internet üzerinden katılan 134 havayolu tüketicisi dâhil edilmiştir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırma amacına uygun sonuçları elde etmek için analizlerde kullanılan veriyi sağlayan ve toplam 29 sorudan oluşan bir anket formu kullanılmıştır. Gerek katılımcılarla yüz yüze görüşerek gerekse çevrimiçi anket formu aracılığı ile elde edilen veriler, sosyal bilimlerde veri analizi yapmak için kullanılan `IBM SPSS Statistics 19' bilgisayar programı ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, web tabanlı pazarlama yapan havayolu yolcu taşıma işletmelerinin pazarlama faaliyetlerinde genel olarak etik ilkelere uyduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, aynı havayolu ile uçuş sıklığının, havayolu tüketicilerini sık uçtukları havayolunun sadık müşterisi haline getirdiği belirlenmiştir.Anahtar Sözcükler: Web Tabanlı Pazarlama Etiği, Havayolu Yolcu Taşıma İşletmeleri, İnternet Kullanıcıları, Havayolu Tüketicileri
Havayolu yolcu haklarına ilişkin yasal düzenlemeler ve uygulamaların yolcular tarafından değerlendirilmesi: İstanbul Atatürk Havalimanında bir araştırma
Bugün insan ve yük taşıyan havayolu şirketleri teknolojik gelişmelere paralel olarak sunduğu konfor ve hız ile seyahatçiler açısından daha çok tercih edilmektedir. Bununla birlikte geçmişten bugüne kadar hava yollarında yaşanan çeşitli sıkıntılar (uçuş iptalleri, gecikmeler, ertelemeler, bagaj kaybı, yaralanma ve ölümle sonuçlanan kazlar vb) yolcular için maddi ve manevi birçok kayıplara neden olmuştur. Son yıllarda ABD ve Batı Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş toplumlarda tüketici hakları kapsamında getirilen düzenlemeler havayolu ile seyahat eden yolcuları da kapsayıcı boyutlara ulaşmıştır. Ulusal ve uluslararası boyutu olan havayolu şirketlerinin sorumlulukları ve yolcu hakları ülkelerin imza attığı anlaşmalarla belirlendiği söylenebilir. Çünkü dünyada ilk defa 1929 tarihli Varşova Konvansiyonu 1999 yılına kadar havayolu taşımacılığında uygulanmıştır. İmza atan ülkelerin içinde Türkiye'nin de bulunduğu Montreal Sözleşmesi havayolu taşımalarında geçerli olan bir antlaşma niteliğindedir. AB'nin (Regulation EC 261/2004) sayılı düzenlemesi havayolu yolcularının haklarını düzenlemektedir. Türkiye'de 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu olsa da bu konuda eksikliklerinin olduğu görülmektedir. Türkiye bu eksikliğini AB'nin söz konusu düzenlemesinin benzerini Türkçeye uyarlayarak Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bünyesinde bir yönetmelikle giderme yoluna gitmiştir. Türkiye'de 3 Aralık 2011 tarihli 28131 sayılı Resmi Gazete 'de yayınlanan ve 1 Ocak 2012'de yürürlüğe giren "Havayolu ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik" (Shy-Yolcu, 2012) çerçevesinde ele alınan söz konusu yönetmelik bu çalışma için de temel referans olarak kabul edilecektir. Bu tez çalışmasında; getirilen yasal düzenlemelerle havayolu ile seyahat eden yolculara ne tür haklar sağlandığı ve havayolu şirketlerinin sorumluluklarının neler olduğu araştırılmaktadır.
Türkiye'de kara yolu, demir yolu ve deniz yolu taşımacılığının ekonomik büyümeye etkisi: Ampirik bir uygulama
Lojistiğin faaliyet alanlarından biri olan taşımacılık, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçasını oluşturan, ekonomik ve sosyal yönden var olabilmeyi mümkün kılan, ülkeye değer katan bir sistemdir. Lojistik sektörünün önemi büyüme potansiyelinin oldukça yüksek olduğu Türkiye'de de giderek artmaktadır. Bu nedenle çalışmada lojistik sektörünün temelini oluşturan taşımacılık faaliyeti üzerinde durulmuş ve Türkiye'de yük taşımacılığının ekonomik büyüme üzerine etkisinin açıklanması amaçlanmıştır. Çalışma geniş bir zaman aralığının yani 40 dönemin ele alınmış olması, çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılarak tek bir mod üzerinden inceleme yerine üç farklı taşıma modunun bir arada incelenmesi yönleriyle yapılan çalışmalardan farklılık göstermekte olup literatüre sağlayacağı katkı açısından önem arz etmektedir. Yük taşımacılığının ekonomik büyüme arasındaki ilişkisi 1980-2019 dönemi yıllık veri ele alınarak çoklu regresyon analizi ile incelenmiştir. Ekonometrik analizde bağımsız değişken olarak kara yolu, demir yolu ve deniz yolu taşıma modu ile yapılan yük taşımacılık miktarı (km-ton), ekonomik büyüme bağımlı değişkeni için ise kişi başı GSYİH (milyar ABD doları) verisi kullanılmıştır. Çalışmada ilk olarak lojistik kavramının tanımı, kapsamı, lojistiğin temel ilkeleri, lojistik performans endeksi, Türkiye'de lojistik sektörünün gelişimi ve lojistikte taşıma modları ele alınmıştır. Daha sonra ekonomik büyüme kavramı, ekonomik büyüme modelleri ve dış ticaret-taşımacılık-ekonomik büyüme ilişkisi ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise ampirik bulgulara ve sonuçlarına yer verilmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda yük taşımacılığı ile ekonomik büyüme arasında pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Yük taşımacılığında meydana gelen bir birimlik artışın ekonomik büyümeyi sırasıyla; kara yolu yük taşımacılığı için yaklaşık %23 (0.2260), demir yolu yük taşımacılığı için yaklaşık %11(0.1121), deniz yolu yük taşımacılığı için ise yaklaşık %5(0.04685) oranında arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Kara yolu, demir yolu ve deniz yolu ile yapılan yük taşımacılığının tamamında meydana gelen bir birimlik artışın ise ekonomik büyümeyi yaklaşık %37 (0.3712) oranında arttığı sonucuna ulaşılmıştır.