Consumer perception
147 theses under this subject heading
Gelincik şerbetinin tüketici beğenilirliğinin optimizasyonu ve biyoaktif bileşenlerinin belirlenmesi
İnsan beslenmesinde kullanılabilen, toksik olmayan ve sağlığa çeşitli yararları bulunan yenilebilir çiçekler dünyanın çeşitli bölgelerinde tüketilmektedir. Yenilebilir bir bitki olan gelincik (Papaver rhoeas), dünyanın çeşitli yerlerinde yetişmektedir. Kırmızı çiçekleriyle tanınan gelincik bitkisinin geleneksel olarak öksürük, boğaz ağrısı ve ateş gibi çeşitli sağlık problemlerinde kullanıldığı bildirilmektedir. Gelincik yapraklarından limon ve şeker kullanılarak gelincik şerbeti yapılmaktadır. Bu çalışmada Osmanlı kültüründe sıklıkla karşılaşılan içeceklerden biri olan gelincik şerbetinin tüketici beğenilirliğinin optimizasyonu ve biyoaktif bileşenlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Optimize bir gelincik şerbeti elde etmek için RSM (yüzey yanıt metodu) kullanılmıştır ve 15 farklı deneme noktası içeren deneme deseni oluşturulmuştur. Yapılan analizler sonucunda optimize gelincik şerbetinin içeriği ise 0,26 g kurutulmuş gelincik çiçeği, 4,29 sakkaroz ve 0,15 g sitrik asit olduğu bulunmuştur. 0., 10., 20. ve 30. günlerde renk tayini sonuçlarına bakıldığında b* değerleri 0., 10., 20. ve 30. günlerde sırasıyla 12,21±0,05; 11,12±0,20; 11,28±0,04 ve 11,54±0,03 olduğu ve 0. gün örneğine kıyasla 30. gün örneğinde b* değerinin anlamlı olarak azaldığı gözlemlenmiştir (p<0,05). 0., 10., 20. ve 30. günlerde optimize gelincik şerbeti örneklerinin duyusal analiz sonuçlarına bakıldığında tat sonuçlarının 0. günde 8,12±1,10, 10. günde 8,02±0,84, 20. günde 7,68±1,00 ve 30. günde 7,58±0,81 puan olduğu ve 30. günde 0. güne kıyasla yapılan duyusal analiz sonucunda tat sonuçlarının istatistiksel olarak anlamlı bir düzeyde azaldığı saptanmıştır (p<0,05). TPC, TFC, DPPH, CUPRAC ve TAC değerlerinin depolama süresi arttıkça azaldığı tespit edilmiştir. Fenolik içeriğine bakıldığında en yüksek miktarda gallik asit tespit edilmiştir. Tüm bu bulgular ile beğenilirliği yüksek aynı zamanda biyoaktif komponentler dolayısıyla da zengin içerikli ürün elde edilebileceği düşünülmektedir.
Sosyal medya pazarlama faaliyetlerine yönelik algıların marka denkliğine etkisinde marka güveninin düzenleyicilik rolü
Bu çalışmanın amacı, sosyal medya pazarlama faaliyetlerine yönelik algıların marka denkliğine etkisinde marka güveninin düzenleyici rolünü incelemektir. İlgili çalışmada tanımlayıcı araştırma yöntemi kullanılmıştır ve literatür taraması sonucunda ve araştırmaya uygun şekilde oluşturulan hipotezlerin test edilebilmesi için nicel araştırma uygulanmıştır. Çalışmanın amacına uygun şekilde geliştirilen hipotezleri değerlendirebilmek için birincil veri toplama yönteminin kullanılmasına karar verilmiştir. Anket formundaki veriler çevrimiçi ve yüz yüze anket yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın verileri, kadın ve erkek katılımcılarından oluşan 338 kişilik bir örneklem üzerinden elde edilmiştir. Sosyal medya pazarlama faaliyetlerine yönelik algıların marka denkliğine etkisinde marka güveninin düzenleyici rolü bulunmaktadır fakat olumsuz yönde düzenleyici etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda, sosyal medya pazarlama faaliyetleri değişkeni kulaktan kulağa iletişim ve bilgi paylaşımı olarak iki boyut altında toplanmıştır. İlgili boyutların da marka denkliği ile ilişkisinde marka güveninin olumsuz yönde düzenleyici etkisi bulunmaktadır. Diğer bir ifadeyle, marka güveni seviyesi artıkça, sosyal medya pazarlama faaliyetlerinin, kulaktan kulağa iletişimin ve bilgi paylaşımının marka denkliği üzerindeki olumlu etkisinin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Luxury fashion market in nigeria: the impact of consumers' socio-economic status on buying decisions
The purpose of the study is to investigate the relationship between socio economic status of consumers on their decision making of international luxury fashion brands and the effect of this socio economic status on their behavior, perception, purchase decision and social value dimension. The study describes the result obtained from a survey conducted on 182 respondents who either works or lives in Lagos or Abuja, Nigeria. About 50 percent of the respondents are within the working ages between the ages of 31 to 40 years. It could be deduced also from the result that many of the respondents are middle aged and in their active years Quantitative research approach method was adopted to gather information from respondents through questionnaires distributed online and hardcopies to explore the relationship between Nigerian consumers' behavior, consumers' perception, purchase decision and social value dimension of international luxury fashion brands and their socio economic status. Based on the factor analysis, consumers want to purchase luxury products that are not produced en masse, consumers buy a product because of its status and most consumers are interested in new products with status regardless of the price as long as the quality is superior to other brands. The results of the research indicate that socio-economic status of consumers has great influence on consumers' behavior, consumers' perception, consumers' purchase decision and social value dimension of international luxury fashion brands. Keywords: Consumers' Behavior, Consumers' Perception, Consumers' Purchase Decision, Luxury Products, and Socio Economic Status
Reklamlarda tüketici davranışlarını etkileme amacıyla kullanılan simgeler üzerine bir araştırma
Bu çalışmada reklamın öneminden bahsedilmiş, reklamın hedef aldığı kitlelerin dikkatini ürüne çekmek için kullanılan yöntemler ve bunların satın alma davranışına etkileri üzerinde durulmuştur.Tüketici davranışlarına yön veren, tüketicilerin algılamalarına ve tutumlarına etki eden etmenler ile pazarlamacıların bu doğrultuda kullandıkları temel imgeler ve o imgelerin reklama nasıl uyarlandığı çalışmada detaylıca incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada, 7 Mayıs 2016 Cumatesi, 8 Mayıs 2016 Pazar, 9 Mayıs 2016 Pazartesi ve 10 Mayıs 2016 Salı günleri ulusal televizyon kanallarında prime-time süreci çerçevesinde izlenilen reklamlarda kullanılan imgeler incelenmiştir. Bilgisayar aracılığıyla kayda alınan reklamlar bir aydan fazla zaman içinde incelenmiş ve elde edilen bulgulara göre önceden saptanan imgelerin yer aldığı reklamlardaki kullanımları ve söz konusu imgelerin hangi sektörlerin reklamları için kullanıldığı belirlenmiştir. İçerik analizi yapılarak, imgelerin yer aldığı reklamlar örneklerle çözümlenmeye çalışılmış ve tüketicinin dikkatini çekmek amacıyla kullanılan metotlar belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma sonunda, başvurulan imgelerin kullanım oranları çizelgeler halinde sunulmuştur.
Otel marka değerinin, otel ziyaretçilerinin marka sadakatine etkisi: Point Hotel Barbaros uygulama çalışması
Günümüzde ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda yaşanan gelişmeler işletmelerin piyasadaki durumunu yakından ilgilendiren konular olmaktadır. Piyasada yaşanan aşırı rekabet durumu, işletmelerin piyasadaki durumunu pazarlamadaki çabalarının verimliliğine göre değerlendirilmesi sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Bu değerlendirme sonucunda ise tüketicilerin işletmenin sunduğu ürün ve hizmetleri algılama biçimleri, davranış ve tutumları belirleyici konumda olmaktadır. Bu sebepten dolayı işletmeler zorunlu olarak bu değişimlere uymak, tüketicilere sundukları ürün ve hizmetlerin, tüketicilerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılayacak şekilde planlamak ve meydana getirmek durumundadırlar. Bunun yanında da ürün ve hizmetlerin tüketicilere sağladığı yararlara ek bir değer katmak durumundadırlar. İşletmelerin piyasada rekabet avantajı elde ederek hedeflerini gerçekleştirmesi doğrultusunda 'marka değeri ve marka sadakati' oluşturma stratejisi bu değişimlere uyum sağlamada önemli bir araç olabilir. Bu çalışmanın amacı hotel marka değerinin, hotel ziyaretçilerinin marka sadakatine etkisini tespit etmektir. Çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde otel işletmeleri, marka ve marka değeri, ikinci bölümde ise, marka sadakati kavramları incelenip açıklanmıştır. Araştırma bölümünde ise 200 kişi ile yapılan anketle oluşturulan veriler istatistiksel olarak değerlendirilmiş, marka değeri kavramının artması, ziyaretçilerde oluşan marka sadakati kavramını da pozitif yönde etkilediğini ve çok yüksek oranda arttığını göstermiştir. Anahtar kelimeler: Marka, Marka Değeri, Otel İşletmelerinde Marka Değeri, Marka Sadakati
Türkiye tarım makinaları sektörünün ulusal ve uluslararası konumu bağlamında marka algısının araştırılması
21. yy küreselleşmenin en hızlı ilerlediği ve teknolojinin neredeyse tüm hayatımıza girdiği bir dönem olarak adlandırılmaktadır. Bilişimden tutun da kültürel, sosyal ve ekonomik olarak her alanda teknolojinin artık zorunlu olduğu her sektörde modernleşmenin kaçınılmaz olduğu bir dönemdeyiz. Her ne kadar uzay çağına geçişimizi artık kabullenilse de bir nokta hiçbir canlı için vazgeçilmez bir kritik eşiktir: yiyecek. Tüm canlılar ne kadar teknolojinin esiri olursa olsun , beslenme kavramını hayatımızdan asla uzak tutamayız. Bu bağlamda ihtiyacımız olan yiyecek ve mahsulleri topraktan karşıladığımız için gerekli olan tarım işleme süreci yine günümüz dünyasına paralel mekanizasyonlarla yapılmaktadır. Yine teknolojinin gelişmesi ile birlikte daha modern yapılan tarım uygulamalarında kullanılan makine ve traktörler hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Buna istinaden tarımda önde gelen ülkemiz tarım uygulamaları ile birlikte pek çok üreticiyi barındırmakta ve tüm tarım uygulamaları için ihtiyaç olan makinaları sağlamaktadır. Sahip olduğu hammadde, ucuz işgücü, ucuz üretim gibi maliyet faktörlü ekonomik üstünlükler, coğrafi konum avantajı gibi nedenler uluslararası ticaretimize önemli oranda yön vermektedir. Bu noktada oluşan rekabetçilik, marka algısı, pazarlama stratejileri ticaret başarılarımızı doğrudan etkilemektedir. Bu da en nihayetinde ülke algısını ortaya çıkaracak ve uluslararası ticaret piyasasını bu çemberde şekillendirecektir.
Logo tasarımında marka algısı
Küreselleşme ile birlikte tüketim toplumuna dönüşmemiz daha çok marka ile karşılaşmamız gerçeğini doğurmuştur. Günlük yaşantımızda sık sık bu markaların logoları görsel veri olarak zihnimize hücum etmektedir. Zihnimiz bu görsel veriler ile iletişim halindedir. Kimi görsel verileri kabul eder benimseriz, bir kısmını reddederiz bazılarını da es geçeriz. Benimseyip kabul ettiklerimiz kendi imajımıza uyan veya arzuladığımız imajı bize verebildiğine inandığımız markalar ve bunların görsel sembolleridir. Markaların kendilerine özgü kimlikleri vardır. Bu kimlik ve markanın sahip olduğu imajı yansıtabilen bir logo, marka için büyük önem arz eder. İmaj etkisi görsel işaretin başarısıyla doğru orantılıdır. Markaların en büyük hedefi, tüketici zihnine yerleşip uzun yıllar marka bağlılığı yaratmaktır. Bunu başarmak için firmalar ve markalar görsel işaret,amblem ve hepsini içine alan logodan faydalanırlar. Tüketici ilk önce markanın logosuyla tanışır. Logo markanın görünen yüzü gibidir ayrıca görsel bir dildir. Ürün veya hizmeti logo, en sade biçimde anlatır. Tüketici kendi istek ve gereksinimlerini karşılayan markaya zamanla bağlanır. Alışveriş yapmak, bir şeyler yiyip içmek veya eğlenmek için birçok alternatif markaların da bulunduğu sistem içerisinde kendi markasını seçer. Çünkü kendi imajına uygun bir marka ile daha mutlu sonuçlar elde edeceğine inanır ve kısıtlı zamanda tanıdık bir logo çabuk karar vermesini sağlar. Rekabetin artması ve serbest piyasaya daha çok ürünün girmesi sonucunda firmalar markalaşma adına daha ciddi yatırımlar yapmaya başlamıştır. Başarılı bir markanın aynı zamanda başarılı bir logosu da olmalıdır. Grafik sanatçısına bu bağlamda büyük sorumluluklar düşmektedir. Grafik sanatçısı tasarlamış olduğu logo ile markanın ismini, imajını, sektörünü ve kimliğini belirler. Söz konusu logo marka veya firmayı beş, on belki de yüzyıl temsil edecektir.Bu çalışmanın amacı, farklı sektörden markaların logolarının grafik sanatı temel ilkelerinden yola çıkarak incelenmesi ve başarılı logoların özelliklerinin neler olduğunun tespit edilmesidir. Ayrıca Nike markasının görsel sembolünün farklı meslek ve eğitim düzeyindeki kişilerin nasıl algıladığı araştırılmıştır. Bu tespit ve anket verilerinden elde edilecek bilgilerin tasarımcıya yol gösterebileceği düşünülmüştür. Anahtar Sözcükler: Logo Tasarımı, Marka ve görsel sembol, Görsel Kimlik, Marka Algısı.
Algılanan hizmet deneyiminin müşteri memnuniyeti üzerine etkisi
Günümüzde her sektörde olduğu gibi yiyecek içecek sektöründe de pazardaki rekabetin hızla arttığı görülmektedir. Sunulan ürünlerin çeşitliliği, hızla değişen moda ve alışkanlıkların baskısı, zincir işletmelerin yaygınlaşması gibi nedenlerden dolayı rekabetin yoğun yaşandığı yiyecek içecek sektöründe işletmelerin başarılı ve kalıcı olmaları zorlaşmaktadır. Günümüzde iyi hizmet almak, hoş vakit geçirmek ve anılarında saklayabilecekleri güzel duygularla işletmeden ayrılmak hem müşteriler hem de işletmeler için önem arz etmektedir. Modern işletmelerin sunduğu rasyonel ve kalıplaşmış hizmetlerden sıkılan tüketiciler ürün ya da hizmeti değil, işletmelerin kendilerine yaşatacakları deneyime daha çok önem vermektedirler. Tüketici eğilim ve profilinin değişmesi, geleneksel ve modern pazarlama yöntemlerini yetersiz bırakmaktadır. Yeni tüketici profili, ürün veya hizmetlerin fonksiyonel değerinden çok bunların kendisine yaşatacağı deneyimi önemsemektedir. İlk defa 1982 yılında Holbrook ve Hirschmann tarafından ortaya konan deneyim kavramı Pine ve Gilmore tarafından 1998 yılında deneyim ekonomisi olarak ele alındı. 1999 yılında Schmitt tarafından tüketici deneyimleri deneyimsel pazarlama aracı olarak incelenmeye başlandı. Günümüzde pek çok işletme farkında olmadan deneyimsel pazarlama yöntemini uygulamaktadır. Bu çalışmada İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesislerinin ziyaretçilerine yaşatmış oldukları deneyimin müşteri memnuniyeti üzerine etkisine yönelik araştırma yapılmıştır. Bu kapsam da öncelikle hizmet deneyimi ve müşteri memnuniyeti kavramları üzerine literatür taraması yapılmıştır. Hizmet deneyiminin müşteri memnuniyeti üzerine etkisini analiz etmek için sosyal tesisleri ziyaret eden 385 kişiye yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Deneyim, Hizmet Deneyimi, Müşteri Memnuniyeti
Grafik tasarımda marka kimliği ve tüketici algısı
Tez çalışmasında grafik tasarımda marka kimliği ve tüketici algısının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda çalışmada ilk olarak marka kavramı, özellikleri, temel bileşenleri, tüketici türleri, bunların etkileri ele alınmıştır. Sonraki bölümde grafik tasarım anlatılmış, tasarım prensipleri, adımları, marka kişiliğinde grafik tasarımın etkisi belirtilmiştir. Sonrasında marka kimliği ve tüketici algısının grafik tasarım ile etkileşimi, marka kişiliği ve tüketici algısının gelişmesiyle grafik tasarımın yeni uygulama alanları ile değerlendirilmiştir. Markalaşma, çağımızda pazarların popüler kavramıdır. Genel anlamda marka, bir grup üreticinin mal ve hizmetlerini tanımlamak, tanıtmak ve farklılaştırmak için kullandıkları isim, terim, kelime, sembol, tasarım, işaret, şekil, renk veya bunların çeşitli bileşenleridir. Marka, geçmişi yüzyıllara dayanan ve üründen hizmete, işletmelerden kar amacı gütmeyen kurum ve ülkelere kadar uygulanabilen daha çağdaş bir kavram kazanmıştır. Markalar, günümüz pazarlarının tüketici algısında önemli bir unsurdur. Tüketici bilgisi ve güveni, markanın ve marka kimliğinin iki önemli unsuru iken, bu iki unsur aynı zamanda tüketici ile iyi ilişkiler kuran bir marka yaratmanın da temelini oluşturur. Marka kimliği, tüketicilerin çeşitli markaları birbirinden ayırt etmesini sağlayan kişilik özelliklerinin markalara yansıtılmasıyla oluşturulmaktadır. İster bir ürün markası ister bir kuruluş markası olsun, işletmenin markasının hangi kişilik özelliklerine sahip olacağına karar vermesi gerekir. Tasarımcıların marka kişiliğini oluştururken çok dikkatli olmaları gerekir. Çünkü bir markanın tüketicinin hayatındaki anlamı, markanın konumlandırılmasından ve oluşturduğu imajdan kaynaklanır ve markanın tüketicide yaratacağı imaj, marka kimliğine bağlıdır. Günümüzde marka kişiliği, belirli ürün ve hizmetlerin tercih edilmesinde önemli bir faktördür. Tüketicilerin çoğu markayı kendi imajı olarak algılar ve kendilerini o markaya bağımlı hissederler. İnsanlar ürün veya hizmetleri başkalarına tavsiye ederken, bilinçsizce markaları diğer tüketicilere tavsiye ederler ve bu onlar için bir önem simgesi olarak görülür. Bir markanın tüketicinin hayatındaki anlamı, markanın konumlandırılmasına ve yarattığı imaja bağlıdır. Markanın tüketicide yaratacağı imaj da marka kimliğine bağlıdır. Bu tezin temel amacı, marka kimliği hakkında genel bir literatür taraması yapmak ve tüketici üzerinde nasıl bir rol oynadığını ortaya koymaktır. Bu tez, marka kimliği konusunda genel bir literatür taraması yapmayı ve bunun tüketicileri nasıl etkilediğini görmeyi amaçlamaktadır.
Akıllı ev sistemlerinin benimsenmesini etkileyen faktörlerin tüketici algıları üzerinden analizi
Akıllı evler gelecekte tüketicilere günümüz standart evlerine göre daha güvenli, daha konforlu ve tasarruflu bir yaşam vaadetmektedir. Tüketicilere sağladığı faydaların yanı sıra akıllı ev sistemleri bir takım risk ve belirsizlikleri de beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada, Teknoloji Adaptasyon Modeli temel alınarak akıllı ev sistemlerine yönelik tutum ve tutumu etkileyen faktörleri ölçmek amacıyla yeni bir model kurgulanmıştır. Öne sürülen 19 hipotezden 17 tanesi desteklenmiş, 2 tanesi ise reddedilmiştir. Araştırma sonucunda sistemlerin birlikte çalışabilme yeteneklerinin sistem başarısı için yüksek önem taşıdığı ortaya çıkmıştır. Tüketicilerin, akıllı ev sistemlerinde özellikle güvenlik ve tasarruf faydalarını önemli bulduğu gözlemlenmiştir.
Lüks tüketim algısı ile içsel ve dışsal değerler arasındaki ilişki: Uşak ili örneği
Lüks, geçmişten günümüze tarihsel ve kültürel olayların etkisiyle farklı tanımlarla ifade edilmiş ve kişiden kişiye değişen bir olguya dönüşmüştür. Günümüzde ise, çağın getirdiği yenilikler ve toplumu oluşturan kuşakların farklı talepleri doğrultusunda yeni lüks olarak tanımlanan çok daha farklı bir lüks kavramı ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı lüks tüketim algısı ile içsel ve dışsal değerler arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Başka bir ifade ile tüketicilerin pazarda yer alan çeşitli sektörlerdeki lüks marka ve ürünlere olan mevcut marka bağlılıklarının tespit edilerek, kısa ve orta dönemde lüks tüketim tercihleri konusunda oluşacak durumun öngörülmesini amaçlanmaktadır. Bu amaçlarla çalışmada 18-65 yaş arasında ve Uşak'ta yaşayan 453 kişiye anket uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda yeni lüks algısı ve geleneksel lüks algısı ile içsel ve dışsal değerler arasında pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca tüketicilerin demografik özelliklerine göre yeni lüks algısı ve geleneksel lüks algısı farklılaştığı ortaya konmuştur.
Tipik ambalaj tasarımı ve tasarım farkındalık düzeyinin satın alma niyeti ve kalite algısına etkisi
Bu çalışmanın amacı, kolayda mallarda ambalaj tasarımlarımı elemanlarından renk ve şekil uyaranlarının tipik olup olmamasının tüketici satın alma niyeti ve kalite algısı üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu çalışmanın diğer bir amacı ise, tüketicilerin tasarım farkındalık düzeylerinin kolayda mallardaki tipik ve tipik olmayan ambalaj tercihiyle ilişkisini araştırmaktır. Bu çalışmada, kontrol gruplu son test tasarımlı kısmi deneysel bir araştırma yapılmıştır. Kolayda mal ambalajı olarak Türk kahvesi ambalajı tercih edilmiştir. Çalışma, benzer demografik özelliklere sahip 180 kişi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Ambalajın renk ve şekil elemanları manipüle edilmiş ve elde edilen üç farklı ambalaj tasarımı, kontrol grubu ve iki deney grubu olmak üzere üç farklı grup üzerinde test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, ambalaj unsurlarından tipik olmayan renk ve şekil faktörlerinin tüketici satın alma niyeti üzerinde bir farklılık oluşturmadığı ortaya çıkmıştır. Tipik olmayan bu unsurların, tüketicilerin kalite algılarında bir farklılık yarattığı da elde edilen sonuçlar arasındadır. Bu durum bize, tipik tasarımda olmayan ambalajların tüketiciler tarafından daha kalite algılansalar dahi bu algının tüketicilerin satın alma davranışı değiştirme riskini alacak kadar güçlü olmadığı yönündedir. Ambalaj tasarımdaki renk faktörünün mü yoksa şekil faktörünün mü tüketicinin satın alma davranışlarını ve kalite algılarını daha olumlu yönde etki edeceğine dair anlamlı bir sonuç elde edilememiştir.
Sosyal medya ve televizyon reklamlarına yönelik tüketici algı ve tutumlarının satın alma niyetine etkisi: Karşılaştırmalı bir analiz
Markalar hem sosyal medya mecralarından hem de geleneksel mecralardan biri olan televizyondan reklam kampanyalarını devam ettirmektedirler. Bu çalışma kapsamında, sosyal medya reklamlarına ve televizyon reklamlarına yönelik tüketicilerin algıları, tutumları ve satın alma niyetleri incelenmiştir. Reklamlara yönelik tüketici algılarının tespit edilmesi, bu algıların tutuma etkisi, tutumun da satın alma niyetine etkisini incelemek ve ortaya çıkan etkileri karşılaştırmak çalışmanın amacıdır. Araştırma verilerinin toplanması sırasında, reklama yönelik tüketici algılarını ölçmek amacıyla Wang, Sun, Lei ve Toncar tarafından oluşturulan ölçek, reklama yönelik tutumu ölçmek amacıyla Wang ve Sun tarafından oluşturulmuş ölçek ve tüketicilerin reklama yönelik satın alma niyetini ölçmek için de Spears ve Singh tarafından geliştirilen semantik farklılıklar ölçeği kullanılmıştır. Sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanan ve televizyon izleyen kişileri temsil etmesi için olasılık dışı örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve toplamda 401 kişiye ulaşılmıştır. Araştırma verilerinin analizi SPSS 21 ve AMOS 21 programları aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizlerde betimleyici analizler, güvenilirlik analizleri, doğrulayıcı faktör analizi ve Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, hem sosyal medya reklamlarına hem de televizyon reklamlarına yönelik tüketici algılarının tutumları kısmen etkilediği, tutumların da satın alma niyetine etki ettiği ortaya çıkmıştır. Tüketici algılamalarını oluşturan güvenilirlik boyutu televizyon reklamlarına yönelik tutumları etkilerken sosyal medya reklamlarına yönelik tutumlara etki etmemiştir; aynı şekilde bilgi vericilik boyutu sosyal medya reklamlarına yönelik tutumları etkilerken televizyon reklamlarına yönelik tutumlara etki etmemiştir. Hem sosyal medya hem de televizyon reklamlarına yönelik ortak algılamaları oluşturan üç boyutun (eğlence, ekonomiye fayda, değer yozlaşması) etki derecelerine bakıldığında, sosyal medya reklamlarına yönelik boyutların televizyon reklamlarına yönelik algıları oluşturan boyutlara göre tutumları daha fazla etkilediği ortaya çıkmıştır. Sosyal medya reklamlarına ve televizyon reklamlarına yönelik tutumların satın alma niyetine etki dereceleri de farklılık göstermektedir.
Kurumsal iletişim kampanyalarının marka algısı üzerindeki etkisi
Günümüzde hızla gelişen ve değişen dünya, rekabet ortamını da yaratmaktadır. Rekabet koşullarında kurumların farklılaşmak için kurumsal iletişim kampanyalarına ihtiyaçları vardır. Bu farklılaşma çabaları ise markalaşmayı ortaya çıkarmaktadır. Kurumsal iletişim kampanyaları gerçekleştiren belediyeler markalaşma yönünde adımlar atmaktadır. Belediyeler yaptıkları bu çalışmalarla halkın yaşam kalitesini arttırmakta, istihdam olanaklarını geliştirebilmekte aynı zamanda halkın zihnindeki imajlarını pozitif yönde etkilemektedir. Yerel bir yönetim birimi olan belediyeler halka ile iç içe olan, halka hizmet sunan ve halka en yakın olan kamu kuruşlarıdır. Belediyeler varlıklarını sürdürebilmek, halkın güvenini kazanabilmek, halka maddi ve manevi fayda sağlayabilmek için kampanyalar yapmaktadır. Belediyelerin halk tarafından olumlu algılanması ve desteklenmesi kampanyaların en temel amaçlarıdır. Bu doğrultudan halktan kopmadan, onların ihtiyaç ve gereksinimlerini karşılamak adına zaman zaman etkili kampanyalar geliştirilmektedir. Bu çalışmada İzmir kentindeki 30 ilçe belediyesi çalışmanın evreni olarak belirlenmiştir. Yoğun çalışma koşulları ve kampanya dönemlerinden dolayı 6 ilçe belediyesi örneklem olarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı örneklem olarak belirlenen 6 belediyenin yürüttüğü kurumsal iletişim kampanyalarının bu ilçelerde yaşayan insanların zihinde oluşturduğu algıyı ölçmektir. Görüşme yapılan belediyeler ve bu ilçelerde yaşayan halktan kurumsal iletişim kampanyalarına yönelik bilgiler alınmış ve bu belediyelerin marka algıları tespit edilmiştir. Çalışma da belediyelerin halkla ilişkiler ve basın yayın müdürü ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Örneklem olarak alınan her ilçeden 5 katılımcı ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Bu çalışmada derinlemesine görüşme yönteminin seçilmesinin amacı bu yöntemin insanların görüş paralelliği ya da farklılığının saptanabilmesine ve buna göre karşılaştırmalar yapılabilmesine imkan vermesidir. Görüşme sırasında sorulan sorular dışında farklı bilgiler elde edilebilmesi de yöntemin tercih edilme sebeplerindendir. Bu yöntem ile kurumsal iletişim kampanyalarına karşı olan algı ve tutumlar ortaya konulmuş ve araştırma problemleri yorumlanmıştır. Elde edilen verilerin analiz ve değerlendirme sonuçlarına göre kurumsal iletişim kampanyalarının belediyelerin marka algısına etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışma öneriler ile sonlandırılmıştır.
Tüketicilerin coğrafi işaretli tarımsal ürünlere yönelik marka değeri algılarının demografik özelliklere göre incelenmesi: İstanbul ilinde bir araştırma
Bu tez çalışmasında İstanbul ilinde yaşayan, coğrafi işaretli tarımsal ürünler konusunda bilgi sahibi olan ve en az bir defa coğrafi işaretli tarımsal ürün deneyimlemiş olan bireyler özelinde, tüketicilerin coğrafi işaretli tarımsal ürünlere yönelik marka değeri algılarının demografik özelliklerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında İstanbul ilinde yaşayan, coğrafi işaretli tarımsal ürünler konusunda bilgi sahibi olan ve en az bir defa coğrafi işaretli tarımsal ürün deneyimlemiş olan 216 kişilik örneklem grubuyla 5 Eylül 2022 ve 30 Kasım 2022 tarihleri arasında online bir anket yapılmıştır. Çalışmada nicel araştırma tekniğinden yararlanılmıştır. Ankette katılımcıların demografik profilini saptamaya yönelik 6 soru ile Aaker (1996) tarafından geliştirilip Yoo ve Dunthu (2001) tarafından revize edilen ve 14 ifadeden meydana gelen Marka Değeri Ölçeği yer almaktadır. Veri analizi için SPSS-22 programı kullanılmıştır. Gerçekleştirilen analizler neticesinde, katılımcıların coğrafi işaretli tarımsal ürünlere ilişkin marka değeri algılarının pozitif yönde ve ortalama düzeyin biraz üstünde olduğu; ayrıca yaş grubu ile eğitim durumu açısından katılımcıların marka değeri algılarının kısmen farklılaştığı; cinsiyet, medeni durum, aylık gelir durumu ve çalışma durumu açısından ise değişkenlerde anlamlı bir farklılık olmadığı bulguları elde edilmiştir.
Coğrafi işaretli ürün algısının tüketici satın alma tercihine etkisinde marka değeri ve sosyal faktörlerin aracılık rolü üzerine bir araştırma
Günümüzde coğrafi işaret tesciline sahip olan bir ürün, belli bir tüketici kitlesini hedef alan özel bir üretim olmasından kaynaklı, tüketici tarafından daha çok tercih edilir duruma gelmiştir. Tüketici, tercihlerini daha çok marka değeri kazanan ürünlerden yana yaparak üründen elde edecekleri faydayı en üst düzeye çıkarmaya çalışmaktadır. Bunun yanında tüketicinin bir ürünü satın alma davranışı pazarlamadaki en önemli sosyo-kültürel yapı taşlarından olan referans grupları ardından roller ve statü ile açıklanabilmektedir. Bu nedenlerden dolayı bu çalışmada öncellikle coğrafi işaretli ürün algısının satın alma tercihi üzerindeki direk etkisi ve referans grupları, roller ve statü, marka değeri boyutlarının aracılığı ile dolaylı etkisi olan bir modeli geliştirmek amaçlanmıştır. Ayrıca coğrafi işaretli ürün algısının roller ve statü, referans grupları ve marka değerinin boyutları üzerinde ayrı ayrı etkileri tespit edilmesi hedeflenmiştir. Bunun dışında, roller ve statü, referans grupları ve marka değerinin alt boyutlarının coğrafi işaretli ürün algısı ile satın alma tercihi arasındaki aracılık etkisinin test edilebilmesi amaçlanmıştır. Kavramsal modeli test edebilmek için bu çalışmada nicel bir yöntem uygulanmıştır. Çalışma kapsamında analiz edilebilmesi için 384 adet farklı cinsiyetlerden 18-60 yaş aralığında olan tüketici kitlesinden yüz yüze anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Çalışmanın sonuçları coğrafi işaretli ürün algısının satın alma tercihi üzerindeki toplam etkisinin anlamlı olduğunu göstermektedir. Ayrıca çalışmanın sonuçları coğrafi işaretli ürün algısının roller-statü ve marka değerinin bir alt boyutu olan marka sadakati üzerinde anlamlı etkisi olduğunu göstermektedir. Ek olarak, bu çalışma roller ve statünün, marka değerinin bir alt boyutu olan marka çağrışımlarının coğrafi işaretli ürün algısı ile satın alma tercihi arasındaki ilişki üzerinde aracılık ettiğini göstermektedir. Bu çalışma, tüketicilerin coğrafi işaretli ürünler üzerindeki algılarının belirlenmesi ve tüketicinin satın alma tercihini arttırmak amacıyla önemli sonuçlar sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Coğrafi işaret, Tüketici Satın Alma Tercihi, Marka Değeri, Roller ve Statü, Referans Grupları
Temizlik ürünleri firmalarının satış tutundurma faaliyetleri kapsamında televizyon ve internet reklamlarıyla tüketiciyi etkileme çabaları
Tarihte ticaretin başlamasıyla insanlar kendi aralarında sahip oldukları mal ve hizmetleri pazarlamanın yollarını aramışlardır. Bu arayış zamanla insanların zihninde reklam fikrini oluşturmuştur. Araştırmacılar tarafından yapılan araştırmalar sonucunda reklam tarihinin çok eski dönemlere dayandığı ortaya çıkmıştır. İnsanların tarih boyunca yaptığı teknolojik araştırmalar sonucunda bulunan teknolojik aletlerle birlikte reklam kavramı da yeni bir boyut kazanmış ve reklamcılık bir meslek haline gelmiştir. Matbaanın icadıyla başlayan bu süreç sonrasında radyo ve televizyonun icadıyla sesli ve görsel bir hale gelmiş ve reklamın çok daha fazla kitleye ulaşmasına aracılık etmiştir. Bilgisayarın icadıyla birlikte internetin insan hayatına girmesiyle reklamlar artık sanal medya denilen internet ortamında yayınlanma başlanmıştır. Yapılan bu çalışmada yaygın olarak kullanılan televizyon ve internet reklamlarının, tüketicilerin satın alma davranışları üzerindeki etkilerinin demografik değişkenlere göre incelenmesi hedeflenmiştir. Bu bağlamda araştırma Trabzon ili Ortahisar ilçesi Karadeniz Teknik Üniversitesi (K.T.Ü.) Farabi Hastanesi bünyesinde çalışan 210 çalışanın katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri anket yardımıyla elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular katılımcıların ankete vermiş olduğu cevaplar ile sınırlıdır. Bu araştırmadan elde edilen bulgulara göre temizlik ürünleri firmalarının televizyon ve internet reklamlarıyla satış tutundurma faaliyetleri demografik değişkenlere göre kısmen anlamlılık ifade etmektedir. Televizyon reklamlarının satış tutundurmadaki etki düzeyi cinsiyete göre anlamlı olması sonucu dikkat çekicidir. Bu durum erkeklerin temizlik ürünleri seçiminde televizyon reklamlarından etkilendiğini göstermektedir. İnternet reklamlarının satış tutundurmadaki etki düzeyi hane kişi sayısına göre anlamlı farklılık göstermektedir sonucu ise hanede yaşayanların sayısının önemine vurgu yapmaktadır. İnternet reklamlarının satış tutundurmadaki etki düzeyi gelire göre göre anlamlı farklılık göstermektedir sonucu ise katılımcıların internet reklamlarından birebir etkilendiği sonucunu göstermektedir. Bu durum katılımcıların temizlik ürünleri seçiminde internet reklamların önemini vurgulamaktadır. Tüm bu bulgular ışığında gelecekteki çalışmalar farklı sektörlerde araştırma problemlerine cevap aramak için yapılandırılabilir.
Turistlerin sosyal medya kullanım ve algılarının belirlenmesi: Konaklama işletmeleri üzerine bir araştırma
Sosyal medya diğer sektörlerde olduğu gibi konaklama işletmeleri için de çok önemli bir pazarlama ve tanıtım aracıdır. Bu nedenle, konaklama işletmelerinin sosyal medyada olmaları kendileri ve tüketiciler açısından büyük öneme sahiptir. Çalışmanın temel amacı, turizm tüketicilerinin konaklama işletmelerine karşı tutumları üzerine etkilerini değerlendirmek ve sosyal medya sitelerine yönelik algılarının ne düzeyde olduğunu belirlemek çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmanın evrenini; Aydın Kuşadası'na konaklama işletmelerinde tatil amacı ile gelen yerli turistler oluştururken, örneklemini ise; Kuşadası'nda kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 447 yerli turist oluşturmaktadır. Çalışma verileri üç bölümden oluşturulan anket yöntemiyle elde edilmiştir. Birinci bölümde katılımcıların demografik bilgilerinin tespiti yapılırken, ikinci bölümde, turizm tüketicilerine sosyal medya kullanım ölçeği ve üçüncü bölümde ise, turizm tüketicilerinin sosyal paylaşım sitelerine ilişkin algıları anketi ölçülmeye çalışılmıştır. Konaklama işletmelerinde sosyal medya kullanımı ve turizm tüketicilerinin sosyal medya sitelerine yönelik algıları tespit etmeye yönelik ölçek 5'li likert kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22 programından yararlanılmıştır. Çalışmaya katılan katılımcıların kişisel bilgilerinin dağılımları hesaplanmıştır. Çalışma verileri doğrultusunda yapılması uygun görülen testlerin belirlenmesi için normallik sınaması yapılmıştır. Turizm Tüketicilerinin Sosyal Paylaşım Sitelerine İlişkin Algıları anketi verileri için normallik analizi ve bu testin sonucunda skewness (çarpıklık) ve kurtosis (basıklık) değerleri incelenmiştir. Sonuç olarak; konaklama işletmelerinde sosyal medya kullanımı ve yerli turistlerin sosyal medya sitelerine yönelik algılarını tespit etmek için yapılan çalışmada, katılımcıların, cinsiyet, yaş ve sosyal medya kullanım süreleri değişkenlerine göre anlamlı farklılık tespit edilirken, gelir düzeyi ve eğitim değişkeni arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Ayrıca tüketicilerin sosyal medya platformları kullanarak reklam, bilgi edinme ve konaklama işletmeleri hakkında yorum yapmak, dolayısıyla sosyal ağları bir tüketim kanalı olarak kullandıkları görülmektedir.
Duyusal pazarlama unsurlarından tat duyusunun ve marka algısının tüketici fiyat ve kalite algılarına etkisi
Bu çalışma, duyusal pazarlama unsurlarından biri olan tat duyusunun, tüketici fiyat, kalite ve marka algıları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, Pamukkale Üniversitesi öğrencileri üzerinde üç aşamalı deneysel bir yöntem uygulanmıştır. İlk aşamada ürünlerin gerçek marka bilgileri sunularak test edilmiş, ikinci aşamada ürünler kör tadım yöntemiyle değerlendirilmiş, üçüncü aşamada ise ambalaj manipülasyonu yapılmıştır. Her deney grubunda farklı katılımcılar yer almış ve deneyler birbirinden bağımsız olarak analiz edilmiştir. Bulgular, tat duyusunun ve tüketici marka algısının, tüketici fiyat algısı ve tüketici kalite algısı üzerinde anlamlı etkiler yarattığını; özellikle ambalaj ve marka bilgisi gibi görsel uyaranların, tat algısıyla birleştiğinde fiyat tahminleri ve kalite değerlendirmeleri üzerinde belirleyici olduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçları, duyusal pazarlamanın tüketici davranışlarını şekillendirme potansiyelini vurgulamakta ve pazarlama stratejilerinin çok duyulu bir yaklaşımla tasarlanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Tüketicilerin satış geliştirme araçlarına yönelik algılarını etkileyen faktörlerin düzenleyici odaklar kuramıyla açıklanması
Geleneksel marketlerde tüketicilerin dikkatini çekmesi için uygulanan bir alana bir bedava, fiyat indirimleri, hediyeli ürünler ve örnek ürün dağıtımları çok sık uygulanan satış geliştirme araçlarıdır. Bu tür uygulamalar zaman ve personel ihtiyacı gibi birtakım maliyetleri beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla satış geliştirme araçlarının en verimli şekilde kullanılması önem arz etmektedir. Günümüzde düzenleyici odaklar kuramı az sayıda çalışmalarla pazarlama alanında da kullanılmaya başlanmıştır. Tüketicilerin market reyonlarında uygulanan satış geliştirme araçlarına yönelik algılarının düzenleyici odaklar kuramıyla açıklanması ve düzenleyici odaklar, hedonik değer algısı, faydacı değer algısı, ekonomik satın alım ve kalite satın alım boyutları dikkate alındığında tüketicilerin örtük sınıfların belirlenmesi market yöneticilerine birtakım faydalar sağlayacaktır. Örtük sınıfı analiziyle tüketicilerin yönelimci ve kaçınmacı odak gruplarına göre sınıflandırılması hangi tür tüketicilerin hangi satış geliştirme araçlarına yönelebileceğini tahmin etme olanağı sağlamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı; düzenleyici odaklar boyutlarının, hedonik ve faydacı değer algı boyutlarının, satın alma eğilimi boyutlarını oluşturan ekonomik ve kaliteli satın alma boyutları üzerindeki etkisinin tespit edilmesidir. Çalışmanın bir diğer amacı, yönelimci odak, kaçınmacı odak, faydacı değer algısı, hedonik değer algısı, ekonomik alım ve kaliteli alım boyutları dikkate alındığında örtük sınıfların mevcut olup olmadığının belirlenmesidir. Yapısal Eşitlik Modeli analiz sonuçları, düzenleyici odak boyutlarından kaçınmacı odak boyutunun faydacı değer boyutu, hedonik değer boyutu ve kaliteli satın alım boyutu üzerinde istatistikî olarak anlamlı bir etkinin olduğunu; ancak ekonomik alım boyutu üzerinde etkisinin olmadığını işaret etmektedir. Yönelimci odak boyutunun hedonik değer boyutu ve kaliteli satın alım boyutu üzerinde istatistikî olarak anlamlı bir etkinin olduğunu; ancak faydacı değer boyutu ve ekonomik alım boyutu üzerinde etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Analiz sonucunda hedonik değer boyutunun ekonomik ve kaliteli satın alım boyutu üzerinde etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Faydacı değer boyutunun ekonomik ve kaliteli satın alım boyutu üzerinde istatistikî olarak anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara dayanarak kaçınmacı odak boyutunun faydacı değer boyutu aracılığıyla kaliteli satın alım ve ekonomik alım boyutunu etkilediğini söylemek mümkündür. Ayrıca örtük sınıf analizi sonucunda, temizlik ürünlerinde fiyat indirimi, bir alana bir bedava ve hediye ürün verme satış geliştirme araçları, şarküteri ürünlerinde fiyat indirimi ve bir alana bir bedava satış geliştirme araçları, temel gıda ürünlerinde fiyat indirimi, bir alana bir bedava ve hediye ürün verme satış geliştirme araçları, kozmetik ürünlerinde fiyat indirimi, bir alana bir bedava, hediye ürün verme ve örnek ürün dağıtımı satış geliştirme araçları uygulanması durumunda satış geliştirme araçlarına duyarlı örtük sınıfların yer aldığını söylemek mümkündür.
Consumer acceptance of wearable technology devices: A cross-cultural study in Turkey and Germany
With the rapid change in technology worldwide, products such as wearable technology devices tend to have an uprising trend that comes with wider variety nowadays. Consumers, however, are not necessarily adaptive in their nature and their perception is shaped by many factors. The aim of this research is to investigate the consumer acceptance of wearable technology devices. For this purpose, a research instrument was developed through which data was collected from German and Turkish university students. The study extends the widely used technology acceptance model with the introduction of new variables. The overall results provide validation to previous literature while introducing new factors for consumer acceptance of technology products, wearable technology devices and smartwatches, specifically. Importance of this research comes from the innovative and promising nature of the wearable technology devices concept, the lack of work on smartwatches in the literature as well as the cross-cultural nature of the study.
Tüketicilerin algılarına göre tarımsal kooperatiflerin güvenilir gıdaya erişimdeki rolü
Çalışmanın amacı tüketicilerin tarımsal kooperatifler hakkındaki bilgisi ve algısının ortaya konulmasıdır. Araştırma, keşfedici ve kesitsel bir araştırma niteliğindedir. Araştırmada tarımsal kooperatifler ve güvenilir gıda ile ilgili yazın incelenmiş, Adana ve Mersin illerinde bulunan, gıda tüketicileri arasından kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 150 katılımcıya anket tekniği uygulanarak toplanan veriler analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde keşfedici faktör analizi (KFA), bağımsız t-testi ve tek yön ANOVA analizi kullanılmıştır. Araştırma ile tüketicilerin tarımsal kooperatifler hakkında bilgi seviyesinin ne olduğu, güvenilir gıda kavramı hakkında bilgi seviyesinin ne olduğu, tarımsal kooperatifler hakkında düşüncelerinin neler olduğu, tüketicilerin güvenilir gıda konusunda düşüncelerinin neler olduğu gibi soruların cevabını bulmak amaçlanmıştır.
Tüketicilerin lüks tüketim algılarının marka tercihlerine etkisi
Küreselleşme ve kitle üretiminin giderek artmasıyla beraber, toplumsal değerler de büyük ölçüde değişerek tüketim kültürü yaygın bir hale gelmiştir. Zaman içinde değişen tüketim olgusu, bireylerin yalnızca fiziksel gereksinimleri için değil aynı zamanda psikolojik, sosyal ve kültürel gereksinimlerini de karşılayan sembolik ve hazcı bir tüketime dönüşmüştür. Özellikle son yıllarda gittikçe artan ve gözle görülür bir biçimde değişime uğrayan tüketim kültürünün etkisiyle birlikte lüks tüketim de dikkat çeken bir konu haline gelmiştir. Bu noktada tüketicilerin hayat şekillerine büyük ölçüde yansıyan lüks kavramı büyük önem taşımaktadır. Tüketicilerin lüks tüketim algılarının marka tercihi üzerindeki etkisi araştırma konusunu oluşturmaktadır. Günümüzde meydana gelen gelişmelere bağlı olarak değişim gösteren lüks kavramı, tüketicilerin lüks tüketime olan algılarının da değişiklik göstermesine yol açmıştır. Bu nedenle tüketicilerin marka tercihini şekillendiren unsurlar araştırılırken öncelikle lüksü ve lüks tüketimi algılayış biçimlerinin incelenmesi önem arz etmektedir. Bu amaçla çalışmada lüks kavramının tüketicilere ne ifade ettiği, nasıl algılandığı bunun marka tercihine etkisinin ne yönde olduğu sorgulanmıştır. Lüks tüketicileri zaman içinde değişim göstermekte ve ekonomik açıdan lüks sektörü hızla büyümektedir. Bu sebeple araştırmanın lüks sektöründe yer alanlar için yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Literatüre kavramsal anlamda katkıda bulunmayı amaçlayan bu çalışmada 1980-1999 yılları arasında doğan ve Y Kuşağı olarak adlandırılan tüketicilerin lüks tüketim olgusunu nasıl algıladıklarını belirlemek ve lüks tüketim algılarının marka tercihine olan etkilerini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Yapılan literatür taraması sonucunda elde edilen bilgiler ışığında, Y Kuşağı tüketicilerinin örneklemi oluşturduğu bir anket çalışması yapılarak veriler elde edilmiştir. Araştırma modeli doğrultusunda veriler analiz edilerek bulgular ortaya konulmuştur. Araştırma modelinde üç araştırma hipotezi bulunmaktadır. Bunlardan ilki tüketicilerin lüks tüketim algılarının marka tercihi üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığını araştırmaktır. Yapılan analiz sonuçlarına göre anlamlı bir etkisinin olduğu saptanmıştır. İkinci araştırma hipotezi de lüks tüketim algısı alt boyutlarının marka tercihi üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığını araştırmaktır. Lüks tüketim algısının tüm alt boyutları incelendiğinde üstün kalite, az veya eşsiz, kişisel geçmişi olan, ihtiyaç olmayan ve prestij boyutlarının marka tercihi üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak estetik veya çoklu duyu boyutu ile marka tercihi arasında istatistiksel olarak anlamlılık tespit edilmemiştir. Araştırmada yer alan üçüncü araştırma hipotezi ise lüks tüketim algısı alt boyutlarının marka tercihi alt boyutları üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığının incelenmesidir. Marka tercihi altında yer alan altı alt boyut üzerine analizler gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak lüks tüketim algısı alt boyut puanlarının moda bilinci, enderlik-statü, referans grubu, sosyal medya, rol model ve deneyim alt boyutları değerlendirildiğinde, modelin ileri düzeyde anlamlı olduğu bulunmuştur.
Tüketicilerin kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarını algılaması
Son yıllarda kurumsal sosyal sorumluluk, ülkemizde ve dünyada isletmeler ve aynı zamanda tüketiciler için önemli bir konu haline gelmistir. Sirketlerin sahip oldukları sosyal sorumluluk bilincinin ve uyguladıkları sosyal sorumluluk kampanyalarının tüketici davranıslarını etkiledigi gözlenmektedir. Tüketicilerin,sorumlu yönetim anlayısına sahip ve sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunan sirketlere yönelik gelistirdikleri olumlu tutumlar, isletmeleri bu konuda daha fazla arastırma yapmaya ve sosyal sorumluluk uygulamalarına daha fazla agırlık vermeye itmistir.Sosyal sorumluluk faaliyetleri gerçeklestiren sorumlu isletmeler,tüketicilerin ve çalısanların haklarına saygı gösteren, çevreyi koruyan ve toplumsal sorunlara duyarlı bir izlenim uyandırmaktadır. Bu durum isletmelere rekabet avantajı saglamaktadır.