Decision making

430 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Kişilik özelliklerinin iş yerinde sosyal cesaret davranışına etkisinde kararlara katılmaya yönelik tutum ve karar vermeyi erteleme davranışının aracılık rolü

Örgütlerin başarı düzeyleri, çalışanların verimliliğinin yanı sıra çalışanların örgütte gördükleri sorunları dile getirebilmesine, inisiyatif alabilmesine ve kararlara katılabilmelerine de bağlıdır. Bu düşünceden hareketle kişilik özelliklerinin iş yerinde sosyal cesaret davranışına etkisinde kararlara katılmaya yönelik tutum ve karar vermeyi erteleme davranışının aracılık rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma evreni değişkenler bağlamında eğitim faaliyetlerinde kararlarını kendileri veren ve cesaret davranışı göstermesi beklenen öğretmenler seçilmiştir. Örneklem grubu ise uygulamanın yapıldığı tarih itibariyle Çorum'da bulunan lise düzeyinde görev yapan öğretmenler olarak belirlenmiştir. Anket uygulaması sonucunda 556 katılımcıdan elde edilen veriler istatistiki olarak incelemeye alınmıştır. Anket uygulaması sonrasında elde edilen veriler, öncelikle analizlere uygunluk açısından test edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın temel hipotezlerini analiz edebilmek için öngörülen varsayımlar test edilmiştir. Ardından ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Araştırma verilerinin ve ölçeklerinin analizlerde kullanılabilecek yeterliliklere sahip olduğu anlaşıldıktan sonra analizlere başlanmıştır. Betimleyici analizler SPSS programı aracılığıyla yapılmıştır. Çalışmanın temel hipotezlerini test etmek için kurulan yapısal eşitlik modelleri ise AMOS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda öğretmenlerin kişilik özelliklerinin (sorumluluk, dışa dönüklük, deneyime açıklık, nevrotiklik) iş yerinde sosyal cesaret davranışı üzerinde etkisi olduğu ve kararlara katılmaya yönelik tutum ve karar vermeyi erteleme davranışının bu etki üzerinde aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan kararlara katılmaya yönelik tutumun erteleme davranışı üzerinde ve erteleme davranışının sosyal cesaret üzerinde negatif ve anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda cesur insanların rol model alınma durumu olduğu için bu kişiler, daha göz önünde bulunan ve ekip çalışması gereken işlerde görevlendirilebilir. Karar vermenin bir beceri işi olduğunu düşünecek olursak, karar verme becerilerinin geliştirilmesi için çalışmalar yapılabilir. Erteleme davranışının kronik hale gelmemesi için örgüt içi kontrol sistemleri oluşturulabilir. Ulaşılan sonuçların ve yapılan önerilerin üniversitelerdeki yöneticilere ve bundan sonra yapılacak benzer çalışmalarda araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

CesaretErtelemeKarar verme+5
Emre Uysal
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor yöneticilerinin kişilik özelliklerinin karar verme stilleri üzerine etkileri

Bu çalışmanın amacı, spor yöneticilerinin kişilik özelliklerinin karar verme stilleri üzerinde etkisini incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmanın evreni Gençlik ve Spor Bakanlığında görev yapan spor yöneticilerini kapsamaktadır. Örneklem grubunu ise kolayda örnekleme yöntemiyle seçilmiş merkez ve taşra teşkilatında görev yapan toplam 286 spor yöneticisi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Gosling ve ark., (2003) tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Atak (2013) tarafından yapılan "On-maddeli Kişilik Ölçeği", Mann ve ark. (1998), tarafından geliştirilen ve Deniz (2004) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan "Melbourne Karar Verme Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanmış "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans, parametrik testlerden bağımsız örneklemler için t-testi, bağımsız örneklemler için tek yönlü varyans analizi (anova), ilişkilerin kuvvetini ve yönünü tespit etmek için pearson korelasyon ve bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisini belirlemek için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kişilik ölçeğinin alt boyutları ile demografik bilgiler arasında anlamlı düzeyde farklılık olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Karar verme stilinin alt boyutlarından medeni durum, asta sahip olma durumu, yaş değişkeni, aylık gelir, toplam mesleki deneyim ve spor yöneticiliği deneyim durumuna göre anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Spor yöneticilerinin karar verme stillerinin mezun olunan program durumu değişkenine göre panik karar verme stili alt boyutunda ve karar verme öz saygı toplam puanında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Panik karar verme stili alt boyutunda eğitim durumu ve görev durumu değişkenine göre anlamlı bir fark olduğu görülmektedir (p<0,05). Spor yöneticilerinin yumuşak başlılık özelliğinin karar verme özsaygı ölçeği toplam puanı üzerinde anlamlı düzeyde etkisi olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak kişilik özelliklerinin karar verme stilleri üzerinde değişik ölçülerde etkileri olduğu söylenebilir.

Benlik saygısıKarar vermeKarar verme stilleri+4
Şeref Eroğlu
Hitit University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The transparency factor in Turkish foreign policy during the Second World War

Turkey's ability to stay out of the Second World War is one of the most impressive accomplishments in diplomatic history. Pressured for help bythe ?allies? and threatened by the adverseries, Turkey was under constant duress. However Turks escaped from the destruction of the war while receiving credits and supplies from both sides.The consensus is that Turks used their critical geo-political location as a bargaining chip, playing one side against the other. Even though such argument is succesful in many respects, one significant factor deserves more attention. It is the argument of this thesis that transparency (the ability of states to recognize what others are doing) was that factor leaving less room for possible misperceptions and miscalculations.Turkish polity was not faction ridden but stable. Turkish decision makers were few, homogenious, authoritarian and hierarchical bunch. İnönü?s total grip of the country was unchallanged. There was no other centers of power or ideological factions that could be manipulated. Thus Turkish actions and intentions were easier to analyse by foreigners. Turkish polity was transparent.Turkish decision makers also made efforts to be transparent. They affectively comminicated. In addition to official contacts, Turks used strickly controlled media to expose their intentions. During their manevours, they tried to reduce perception of surprize. They were carefull limiting their commitments and took precautions against upsetting any interested powers. At many turning points, Turkish manevours were well expected by their counterparts thus miscalculations and overreactions were prevented.The transparent structure also helped. The decisive victory of Germany in Western Europe or inadequacy of Turkish military capabilities did not leave room for miscalculation. The Turks were also able to read interantional structure correctly. The Impossibility of Balkan solidarity and Soviet intentions were correctly calculated by Turks.Having benign and transparent intentions does not avoid war. If thought to be essential, Turkey could have been attacked by Germany, Russia or even by England. If Turkey did not have an extremely important geopolitical position she could have easily been a bargaining chip that could be sacrificed. Had Turkey not managed to put together a large army or did not have a difficult and costly terrain to invade the outcome could have been very much different. The argument of this thesis does not deny that structural factors are the prime determinants. However reducing the likelyhood of miscalculation, transparency played a major part in the outcome of Turkish Foreign Policy during the Second World War.

DiplomacyWorld War IIDecision making+2
Bülent Oğuz Mavioğlu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Üst Kademe Teorisi bağlamında yöneticilerin bireysel değerlerinin stratejik karar verme sürecine etkisini anlamaya yönelik bir araştırma

Üst kademe teorisi, yönetici özelliklerinin stratejik seçimlere olan etkisini konu edinmiştir. Yöneticileri stratejik seçimleri etkileyebilecek aktörler olarak konumlandıran üst kademe teorisine göre stratejik seçimler, yönetici özelliklerinin bir yansımasıdır. Bu çalışmada, bahsi geçen yönetici özelliklerinden biri olan bireysel değerler ele alınmıştır. Bireysel değerlerin stratejik kararları ve stratejik karar verme sürecini nasıl etkilediğinin ve yönetsel takdir alanının rolünün anlaşılması amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında teknoloji işletmelerinde görev yapan üst kademe yöneticiler ile görüşmeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler tümevarımsal içerik yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, yöneticilerin bireysel değerleri bağlamında stratejik kararlar verdikleri, bireysel değerlerinin stratejik kararları üzerindeki rolünü önemsedikleri ancak diğer taraftan da stratejik karar verme sürecini rasyonel ve kapsamlı yürütmek için de çaba gösterdikleri yönündedir. Aynı zamanda, yöneticilerin sahip oldukları yönetsel takdir alanını bireysel değerlerini stratejik seçimlere yansıtmak için bir fırsat olarak gördükleri anlaşılmıştır. Bulguların, davranışsal strateji ve üst kademe teorisi yazınına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

DeğerlerKarar vermeKarar verme süreci+3
Ceyda Kavurmacı Aytaç
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan okul yöneticilerinin karar verme stilleri ve problem çözme beceri düzeylerinin incelenmesi

Bu tez çalışmasının amacı, spor yapan ve yapmayan okul yöneticilerinin karar verme stilleri ve problem çözme beceri düzeylerinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, çalışma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın evreni 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bursa ilinde görev yapan 2334 okul yöneticisinden oluşmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise bu evren içerisinden çalışmaya katılan 358 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Tez çalışmasının verilerini toplamak amacıyla, uzman görüşlerine başvurularak hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, uluslararası geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış olan ölçeklerden Problem Çözme Ölçeği (PÇÖ) ve Melbourne Karar Verme Ölçeği (MKVÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS programı kullanılarak yapılmış olup, analizlerde anlam düzeyi α=0.05 olarak alınmıştır. PÇÖ ve MKVÖ'den elde edilen toplam ve alt ölçek puanlarının normal dağılıma uygunluğu Shapiro Wilk testi ile incelenmiştir. Ölçek puanlarının normal dağılıma uygunluk göstermesi durumunda, ortalama ve standart sapma; normal dağılıma uygunluk göstermemesi durumunda ise medyan, minimum ve maksimum değerleriyle birlikte verilmiştir. Ölçeklerin güvenirliği, Cronbach's alfa katsayısı kullanılarak değerlendirilmiştir. Ölçek puanlarının gruplar arasında yapılan karşılaştırmalarında iki grup olması ve normal dağılıma uygunluk gözlenmemesi durumunda Mann Whitney U, grup sayısının iki gruptan fazla olması ve normal dağılıma uygunluk gözlenmemesi durumunda ise Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Kruskal Wallis testi sonrasında genel anlamlılık bulunması durumunda alt grup analizler Dunn-Boenferroni testi kullanılarak yürütülmüştür. Kategorik değişkenler gruplar arasında Ki-Kare Testi, Fisher'ın kesin Ki-Kare Testi ve Fisher Exact test kullanılarak karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak; araştırmaya katılan okul yöneticilerinin yöneticilik eğitimi alıp almama ve okul türü değişkenlerine göre spor yapan ve yapmayan okul yöneticileri arasında farklılık bulunamamıştır. Sporcu geçmişi değişkenine göre, lisanslı olarak spor yapan ve yapmayan okul yöneticileri arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Öz saygı alt ölçeğine göre; cinsiyet, mezun olunan bölüm, yöneticilik eğitimi alıp almama, spora bakış açısı, ilk ve ortaöğretim yıllarında spor yapıp yapmama durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılığın olmadığı gözlemlenmiştir. Problem çözme beceri algısına göre; cinsiyet, yöneticilik eğitimi alıp alamama, spora bakış açısı, ilk ve ortaöğretim yıllarında spor yapıp yapmama durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ayrıca, katılımcıların problem çözme beceri algısına bakıldığında, spor yapan ve yapmayan gruplar arasında anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Buna rağmen spor yapan grupta olan katılımcıların problem çözme ölçeğinin alt ölçeklerinden olan istendik-olumlu yaklaşım biçimlerini ölçen alt ölçekleri daha fazla kullandıkları tespit edilmiştir. Spor yapmayan grupta olan okul yöneticilerinin ise etkisiz-olumsuz yaklaşım biçimlerini daha fazla kullandıkları belirlenmiştir. Öte yandan, katılımcılar arasında spor yapma sıklığı yüksek olan okul yöneticilerinin karar vermede öz saygı, dikkatli karar verme ve problem çözme beceri algılarının daha yüksek olduğu, ayrıca spor yapan okul yöneticilerinin dikkatli karar verme stilini kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Karar vermeKarar verme stilleriOkul yöneticileri+3
Murat Deniz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Transatlantik güvenlik mimarisi bağlamında Türkiye'nin karar alma mekanizmalarının analizi; 1 Mart Tezkeresi örneği

İkinci Dünya Savaşı sonrasında iki zıt ideolojiye sahip olan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) arasındaki mücadele sonucu başlayan Soğuk Savaş, iki büyük savunma örgütünün doğuşuna sahne olmuştur. SSCB öncülüğünde 1955 yılında kurulan Varşova Paktı'nın aksine, ABD öncülüğünde 1949 yılında kurulan NATO Soğuk Savaş'tan galip çıkarak, varlığını Soğuk Savaş sonrasında da sürdürmeye devam etmiştir. Birçok Batı Avrupalı devletin ve Türkiye'nin de içinde yer aldığı NATO, Soğuk Savaş sonrası dönemde yeni tehdit algılamaları çerçevesinde yeni roller edinerek, savunma örgütünden güvenlik örgütüne dönüşmüştür.Soğuk Savaş'ın ardından ABD'ye bağımlılığı azalan ve ekonomik gücünü, dış politika ve güvenlik alanıyla bütünleştirip, uluslararası sistemde daha etkin olmayı hedefleyen AB üyeleri, Soğuk Savaş döneminde NATO'nun Avrupa ayağının güçlendirilmesi amacıyla kurulan Batı Avrupa Birliği'ni AGSP'ye dönüştürmüş, böylelikle Avrupa'da ayrı bir güvenlik yapılanmasına gidilmiştir.Bu yapılanma NATO'nun kurucusu ve lideri olan ABD'yi endişeye sevk etmiştir. Özellikle 11 Eylül 2001'de Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon'a yapılan saldırıların ardından ulusal güvenlik stratejisini değiştiren ABD'nin, NATO'yu kendi çıkarları doğrultusunda kullanma girişimi, AB üyesi bazı devletlerin tepkisiyle karşılanmış ve Irak Savaşı'yla NATO içerisindeki çatlak derinleşmeye başlamıştır.Irak Savaş'ında Türkiye, savaşa karşı AB'nin öncü güçleri Fransa ve Almanya yanında yer almıştır. Bu tezde, ABD dış politikasını dönüşüme zorlayan transatlantik çatlağın, 1 Mart Tezkeresi özelinde Türk dış politikası karar alma sürecine etkisi ortaya konulacaktır.Bu tezin yazımında entelektüel birikimiyle yol gösteren değerli danışmanım Doç. Dr. Hüsamettin İnaç'a, tez yazım sürecinde desteğini esirgemeyen arkadaşım Serdar Ülbayi'ye ve yaşamım boyunca, sevgi ve fedakârlıkla birlikte emek veren babam Yusuf Güngör'e ve annem Saniye Güngör'e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.Anahtar Kelimeler: Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikaları, Karar alma, NATO, Soğuk savaş, Tezkere.

1 Mart 2003 TezkeresiAmerika Birleşik DevletleriAvrupa Güvenlik ve Savunma Politikaları+5
Hayriye Güngör
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Politik karar alma sürecinde oylama gücü ve makroekonomik göstergeler üzerindeki etkisi

Ekonomi ve politika arasındaki ilişki kendisini en net şekilde hükümetlerin ekonomi politikalarında gösterir. Bu politikalar ve ekonomiye etkileri her zaman ekonomistlerin ve politika bilimcilerin yoğun ilgisini çekmiştir. Bu yoğun ilgi politikaları belirleyen hükümetlerin oluştuğu demokratik iklimle ekonomi arasındaki ilişkiyi ilgi çeker hale getirmiştir. Ancak demokrasi ile ekonomik değişkenler arasındaki ilişki gerek teorik gerekse uygulamalı olarak kesin bir şekilde tanımlanamadığı için, alana ilişkin araştırmalar demokratik iklimden ziyade mevcut politik sistemin istikrarı temelinde irdelenmektedir. Politik istikrarsızlık içinde öne çıkan faktörlere bağlı olarak politik istikrarsızlık göstergelerinin oluşturulması iki farklı ölçüte bağlı kalarak yapılmaktadır. Bu ölçütler meclis dışı politik istikrarsızlık ölçütü ve meclis temelli politik istikrarsızlık ölçütüdür. Politik istikrarsızlık ile ekonomik performans arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalar, özellikle ekonomik büyüme, enflasyon ve istihdam üzerinde politik istikrarın etkisinin varlığına işaret etmektedir. Bu tezin amacı politik istikrarsızlık literatüründe yer alan ampirik araştırmalardaki değişkenlere yeni bir değişken ekleyerek, makroekonomik değişkenler ile oylama gücü arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Oylama gücü, politik karar alma sürecinde iktidardaki partilerin veya muhalefetteki partilerin herhangi bir kararı almada sahip oldukları gücü ifade eder. Karar mekanizmalarında partilerin birbirine karşı sahip oldukları gücü ifade eden oylama gücü, yönetilenlerin seçimler yoluyla millet meclislerine gönderdiği politik partilerin birbirlerine göre sahip oldukları göreli güçtür. Tezimizde oylama gücünün politik istikrarsızlık değişkeni olarak kullanılabileceğini gösterdikten sonra, bu gücün 47 ülkenin 1987-2009 döneminde gerçekleşen seçim sonuçları temelinde oluşturulan Normalize Edilmiş Banzhaf İndeksi değerleri ile politik istikrarsızlık literatüründe de en çok kullanılan makroekonomik değişkenlerden enflasyon, istihdam ve ekonomik büyüme üzerindeki etkileri analiz edilmektedir. Oylama gücü indeks değerlerinin makro ekonomik değişkenler üzerindeki etkisi panel veri yöntemi ile test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre üç ekonomik değişken (enflasyon, büyüme ve istihdam) üzerinde oylama güç değerleri etkilidir. Hem basit hem de nitelikli çoğunluk kuralı altında hükümeti kuran partinin ve koalisyonu oluşturan partilerin toplam güç indeks değerleri istatistiksel olarak büyüme ve istihdam üzerinde pozitif anlamlı bir etkiye sahipken, enflasyon üzerinde istatistiksel olarak anlamlı negatif bir etkiye sahiptir. Basit ve nitelikli çoğunluk kuralı altında ana muhalefet partilerinin oylama güç indeksi ile enflasyon arasında doğru orantılı bir etki varken, büyüme ve istihdam ile negatif ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Güç indeksi, Basit çoğunluk kuralı, Nitelikli çoğunluk kuralı, panel veri analizi, politik istikrarsızlık, demokrasi, oylama gücü, normalize edilmiş Banzhaf indeksi

DemokrasiEkonomiEkonomi politikaları+6
Ceyhun Haydaroğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Atış branşlarında yarışmalara katılan üst seviye atış sporcularının karar verme becerilerinin performansa olan etkisinin incelenmesi

Çetinkaya, E. Atış Branşlarında Yarışmalara Katılan Üst Seviye Atış Sporcularının Karar Verme Becerilerinin Performansa Olan Etkisinin İncelenmesi. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı Bu çalışmada, Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonuna bağlı kulüplerde üst seviyede atış sporu yapan katılımcıların farklı yaş, cinsiyet, eğitim durumu, medeni durumu, yarışmalara katılım durumu, kategori durumlarının Atış Karar Verme Ölçeğine göre karar verme becerilerinin performansa olan etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. 2013 Ocak Havalı Silahlar Federasyon Kupası ve Şubat 2013 Türkiye Havalı Silahlar Kış Kupası?nda farklı yaş gruplarında yarışan kadın ve erkek atıcılara atış karar verme becerilerini belirlemek için Tennessee Üniversitesi 4-H Yaşam Yetenekleri Geliştirme Sistemi tarafından geliştirilmiş olan Atış Karar Verme Ölçeği ve demografik özelliklerini belirlemek için oluşturulan sorular envantere bu ölçek dışında eklenmiştir. Araştırmada 184 atıcının anket verileri değerlendirmeye alınmıştır. Katılımcılar, cinsiyet durumlarına göre %43,48 kadın, %56,52erkek katılmıştır. Medeni durumlarına göre %16,85?inin evli, %83,15?inin bekar olduğu; eğitim durumlarına göre %30,43?ünün Lise, %63,59?unun Üniversite, %5,98?inin Lisans üstü eğitime sahip oldukları; antrenman yaşı durumlarına göre %50?sinin 1-4 yıl arası, %34,24?ünün 5-9 yıl arası, %7,07?sinin 10-15 yıl arası, %4,35?inin 15-20 yıl arası, %4,35?ininde 20 yıl ve daha fazla süre ile atıcılık sporu yaptığı; Dünya Şampiyonalarına katılım durumlarına göre %5,98?inin katıldığı, %94,02?sinin katılmadığı; Avrupa Şampiyonalarına katılım durumlarına göre %13,04?ünün katıldığı, %86,96?sının katılmadığı; Türkiye Müsabakalarına katılım durumuna göre %81,52?sinin katıldığı, %18,48?inin katılmadığı ve okul müsabakalarına katılma durumlarına göre %38,04?ünün katıldığı, %61,96?sının da okullar arası müsabakalara katılmadığı tespit edilmiştir. Araştırmada atıcıların sahip oldukları genel özelliklerine (Kategori, Medeni Durum, Eğitim Durumu ve Yarışmalara Katılım) göre atıcıların karar verme becerileri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını tespit etmek amacı ile iki değişkenin olduğu gruplarda Bağımsız Örneklem t-testi, 3 ve daha fazla değişkenin olduğu grupta One-Way ANOVA testlerinden faydalanılmış ve çoklu gruplardaki gruplar arası anlamlılık düzeylerini belirlemek için Tukey HSD testinden faydalanılmış ve anlamlılık düzeyi ?=0.05 olarak kabul edilmiştir. Cinsiyet, kategori, medeni durum, yarışmalara katılım durumları verilerine Bağımsız Örneklem t-testi (p>0,05), eğitim durumu verilerine ise One Way Anova testi (p>0,05) uygulanmıştır. Cinsiyet, yarışmalara katılım ve eğitim durumu değişkenlerine göre karar verme becerileri arasındaki farkın anlamlı olmadığı görülmüştür. Yarıştıkları kategoriler ve medeni durum değişkenlerine göre ise karar verme becerileri arasındaki farkın anlamlı ve manidar olduğu tespit edilmiştir.

AtıcılıkKarar vermeSpor+2
Elvan Çetinkaya
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal kaynak planlaması ve işletme maliyetleri ile yönetime stratejik kararlar alma açısından katkıları üzerine örnek bir imalat sanayi işletmesi çalışması

Ekonomideki hızlı değişimler, işletmelerin de yapısında değişikliklere neden olmuş ve işletmelerin daha kurumsal hale gelmeleri için adım atmalarına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle, özellikle üretim işletmeleri faaliyetlerini yürütürken hem standardize edilmiş bir iş akış süreci tasarımının gerçekleşmesi, hem de bağlanma ve bilgi maliyetlerinin azaltılması suretiyle işletme performansının artırılmasına yönelik yeni arayışlara girmiştir. Teknolojinin hızla gelişmesi ve dünyanın küreselleşmesi, Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) Sistemlerini ekonomik alanda bir ihtiyaç olarak ortaya çıkarmıştır. Bu aşamada ERP, gerek maliyetlerin azaltılması gerekse stratejik karar alma noktasında yönetime sağlayabileceği kolaylıklarla firma performansının yükseltilmesine olumlu katkılar sunabilecek önemli bir araçtır. Çalışmanın birinci bölümünde geçmişten günümüze tarım ve sanayi devrimi ile başlayıp, bilgi teknolojileriyle devam eden sürecin gelişimi ve bu süreç içerisinde her bir aşamaya ait temel kavramlar açıklanmıştır. İkinci bölümünde ERP'den beklentiler, maliyet ve işletme performansına etkileri ve ERP'deki yeni yaklaşımlar literatür incelemesi eşliğinde sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise örnek bir işletme üzerinde yürütülen uygulama çalışmasına yer verilmektedir. Söz konusu firma bir imalat sanayi işletmesi olup; firmanın ERP'ye geçiş süreci ve ERP'nin firmada yarattığı finansal ve finansal olmayan etkiler incelenerek analiz edilmiştir. Gerçekleştirilen uygulama çalışması ERP'nin amaç değil bir araç olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizmektedir. Öyle ki, literatürdeki mevcut algının tersine, profesyonel bir ekip tarafından belli bir plan ve proje yönetimi dahilinde ERP uygulamasının gerçekleştirilmesi halinde; kurumsallaşmasını tamamlamayan işletmelerde dahî olumlu sonuçların alınabileceği görülmüştür. Böylece yönetim tarafından alınacak kararlar doğrultusunda, uygulama alanlarında (personel politikası, teşkilat yapısı, yatırım kararı vb.) yapılacak değişikliklerle, ERP'nin işletmelerde yeni bir dönüşüm sürecini beraberinde getirebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler:Kurumsal Kaynak Planlama (ERP), Örtük Bilgi, Kurumsallaşma.

Karar vermeKurumsal kaynak planlamasıKurumsallaşma+6
İsmail Işıktaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetimin karar verme boyutunda cari değer muhasebesi verilerinin kullanılması

Ill ÖZET Enflasyon tüm dünya ülkelerini ve bu ülkelerdeki hemen hemen tüm ekonomik birimleri olumsuz olarak etkilemektedir. İşletmeler, enflasyonun olumsuz etkilerine en çok maruz kalan ekonomik birimlerdir. İşletmelerde de muhasebeciler; fiyatların sürekli artış gösterdiği bir ekonomik ortamda geleneksel yöntemlerle, yöneticilerin isabetli finansal kararlar almasında karar destek sistemi olma misyonunu yerine getirememektedir. Değer ölçüsü olarak kullandığı para biriminin değerinin, zaman içersinde değişmediği varsayımına dayanan ve bu varsayımdan hareketle, işletmelerin mali durumunu ve faaliyet sonuçlarını gösteren finansal tablolar hazırlayan geleneksel muhasebe sistemi, artık enflasyonun cari olduğu günümüz koşullarında yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle bilgi kullanıcılarının isabetli kararlar almaşım sağlayacak, homojen mali tablolar üretebilecek ve doğru bilginin yamsıra faydalı bilgiyi de sunabilecek bir muhasebe sistemine ihtiyaç vardır. Bu muhasebe sistemi, enflasyonun süreklilik kazandığı günümüz koşullarında geleneksel muhasebenin yerine geçecek olan enflasyon muhasebesidir. Enflasyon muhasebesi, fiyatlar genel seviyesi muhasebesi, yenileme maliyeti muhasebesi, cari değer muhasebesi ve karma(entegre) muhasebe olmak üzere dört yöntemden oluşmaktadır. Bu çalışmada ölçü birimi olarak paramn nominal değerini esas alan, değerleme esası olarak cari değerlere dayalı değerlemeyi kabul eden ve işletmenin sermayesini üretim gücü olarak korumayı amaçlayan cari değer muhasebesi yöntemi incelenecektir.

Cari işlemlerEnflasyonEnflasyon muhasebesi+4
Ali Altınbay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe bilgilerinin stratejik karar alma fonksiyonunda kullanılması ve Ege Seramik Sanayi ve Ticaret A.Ş.`de bir uygulamai

HI ÖZET Yönetim, temelde bir karar sürecidir. İşletme yönetiminin planlama, örgütleme, yürütme ve kontrol fonksiyonlarının ana öğesi karar almadır. Stratejik karar alma ise, devamlı çevresel incelemelerin ışığında, işletmenin genel amaçlarını saptama, amaçlara ulaştıracak üretim veya faaliyet konulan ile pazarları araştırma ve seçme İle ilgilidir. Kararın tutarlı olması, seçeneklerin tümünün belirlenmesine, bunlarla ilgili tüm bilgilerin sağlanabilmesine bağlıdır. Yönetim fonksiyonlarının yürütülmesi sırasında yöneticilerin alacakları kararlara ilişkin bilgiler ise, yönetim muhasebesi tarafından sağlanmaktadır. Küresel pazarlara yönelik rekabetçi eğilimler bugünkü yönetim muhasebesi sistemini yetersiz kılmıştır. Bu nedenle yönetim muhasebesi, işletme içine dönük bilgiler yanında rekabet üstünlüğünü yakalamaya yönelik bilgileri de sağlamak zorundadır. Yönetim muhasebesi tekniklerinin stratejik yönetime uygun bir şekilde geliştirilerek kullanılmasıyla birlikte, özellikle işletme ile dış çevre arasındaki etkileşimin değerlendirilmesine ve işletmenin stratejik kararlarının alınmasına "Stratejik Yönetim Muhasebesi" yardımcı olmaktadır. Günümüzde işletmelerin kısa ve uzun vadeli hedeflerine ulaşabilmeleri belirlenecek iyi bir fiyat politikasının varlığını zorunlu kılmaktadır. Bu doğrultuda maliyet bilgileri yönetimde karar aracı olarak değerli katkılar sağlamaktadır.

Karar vermeMuhasebeStratejik karar+4
Tansel Çetinoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim sistemlerinin yönetimin karar alma sürecine etkileri ve bir uygulama

ÖZET Günümüz dünyasında hızlı teknolojik gelişim, sınır tanımayan rekabet ve küreselleşme sonucu, bilgi ve bilginin elde edilme hızı işletmeler için sahip olunmak istenilen en önemli değer haline gelmiştir. Bu gelişim 21. yüzyılın ilk yıllarının bilgi çağı haline gelmesini sağlamıştır. Değişim ve çağa ayak uydurabilmenin zorunluluğunu görerek bunu bir yaşam felsefesi olarak benimseyen işletmeler, bilginin elde edilmesinin ve işlenmesinin önemini kavrayarak çalışmalarını bu yöne kanalize etmeye çalışmaktadırlar. Bu tez kapsamında bilginin ihtiyacı ve özellikleri evresinden hareket ederek Bilişim Sistemleri'nin işletmeye kazandırılması ve verilerin bu sistemlerde işleme tabi tutularak elde edilen bilginin karar almaya katkılarının olup olmadığı incelenmeye çalışılmıştır. Ayrıca uygulama çalışmasında bu sistemin uygulanırlığı analiz edilip işletmeye sağladığı olanaklar ve sakıncaları ortaya konulmaya çalışılmıştır. İşletmelerin küreselleşme olgusu sayesinde ülke sınırlarını aşmasında bilişim sistemlerinin önemi çok fazladır. Ülkemizdeki işletmeler rekabet güçlerini artırmak amacıyla bu konuya önem vermek durumundadırlar.

Bilişim sistemleriKarar vermeKarar verme süreci+4
Arif Köylü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi teknolojilerindeki gelişmelerde organizasyonel öğrenme, etkin karar alma ve yeniliğe etkisi

Bu çalışmanın en temel amacı işletmelerde bilgi teknolojilerinin kullanımının örgütsel yenilik üzerindeki etkilerinin araştırılmasıdır. Ancak bu çalışmada bilgi teknolojilerinin kullanımının öncelikle organizasyonel öğrenme ve etkin karar alma konuları üzerindeki etkileri ortaya konulmuştur. Yenilik yaratma çabaları ise bu konular temel alınarak incelenmiştir. Çalışmanın verileri bir anket yolu ile ülkemizde özel sektörde üretim alanında faaliyet gösteren ve en çok tanınan 51 işletmeden toplanmıştır. Çalışmanın hipotezlerini analiz etmek için korelasyon, /-testi ve çoklu regresyon testleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, bilgi teknolojilerinin etkin kullanımının üretim sektöründeki işletmelerde öncelikle organizasyonel öğrenme ve etkin karar almayı olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Buna bağlı olarak bilgi tabanlı organizasyonel öğrenme ve etkin karar almanın ise yenilik yaratma çabalan ve örgütsel performans ile anlamlı bir ilişki içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Sadece sesli posta ve e-ticaret uygulamalarının organizasyonel öğrenme ve etkin karar almayı olumu olarak desteklemediğini ancak yenilik çabalarını kısmi olarak desteklediği çalışmanın başka bir bulgusudur. Bu bulgular ışığında, salt teknoloji transferinin bir işletme için tek başına hiç bir şey ifade etmediği görülmektedir. Ancak, bilgi teknolojilerinin sağladığı imkanlardan faydalanarak örgüt içinde organizasyonel öğrenme ortamı yaratan ve yine bilgi temelli bir ortamdan yararlanarak etkin ve hızlı karar alabilen işletmeler bu teknoloji transferini yeniliğe dönüştürebilecektir.VI ABSTRACT The principal aim of this study is to research the effects of the use of information technology on organizational innovation. However, in this study, the effects of the use of information technology on organizational learning and decision making are mainly put forth for consideration. Efforts to achieve in innovations are studied by taking these issues into consideration. Data for the study has been picked up from the most known 5 1 businesses to have activity in private sector and production. To analyse the hypoteses of the study; correlation, t-test and poly regression tests have been used. The findings of this study indicate that the active use of information technologies has a beneficial influence mainly on organizational learning and effective decision making in the businesses being active in production. In relation to this, it is brought up that information based organizational learning and decision making are meaningly in touch with the efforts to supply innovations and organizational performance. Another finding of the study is that by only itself, vocalic mail and e- business applications can not support organizational learning and decision making,but can partially support the efforts to supply innovations. In the light of these findings, it can easily be seen that only technology transfer itself isn't worth for the business, but, by utilizing the benefits obtained from opportunities provided by information techologies, the businesses that may be able to create organizational learning atmosphere in the organization and, by utilizing an environment of information based, those that may be able to make decisions effectively and rapidly will be succeed in transforming the technology transfer into innovation.

Bilgi teknolojisiEtkinlikKarar verme+7
Abdullah Erdoğan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim teknolojilerinin işletmelerde iletişim ve karar alma faaliyetlerine etkileri: Kütahya ilinde faaliyet gösteren banka şubelerinde bir uygulama

Bilgisayar teknolojisindeki gelismeler 1950'lerden bu yana isletmeleri hemen her düzeyde farklı sekillerde etkilemistir. Bilisim teknolojilerinin organizasyonlarda kullanılması, organizasyonların görünümünü çarpıcı bir sekilde degistirmistir. Örgüt kültürü ve isletme stratejilerinin, organizasyonlarda bilisim teknolojilerinin kullanımını sekillendirmesine ragmen BT'nin etkileri organizasyonlar üzerinde daha güçlüdür. Bilisim teknolojileri organizasyonların stratejik tercihlerini önemli derecede etkilemekte ve organizasyonlar için fırsatlar ve degerler yaratmaktadır. Yöneticiler isletmelerin birçok faaliyeti için bu fırsat ve degerlere ihtiyaç duyarlar. Bilisim teknolojileri aynı zamanda önemli derecede rutin hale gelmis, isletme stratejileri olarak bilinen ve yönetim süreçlerini destekleyen alana da hızla girmistir. Böylece, karar alma ve iletisim süreçlerini de etkilemistir. Metodolojide, hazırlanan anket yöntemi kullanılmıstır. Kütahya'da faaliyet gösteren 9 banka subesinde uygulanan ankete toplam 51 kisi katılmıstır. Bu analiz ve degerlendirme sonucunda, bankalarda bilisim teknolojilerinin kullanımının karar alma ve iletisim faaliyetlerini etkiledigi ortaya konmustur.

BankalarBilişim teknolojisiKarar verme+1
Sevil Bozbay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal ve beşeri sermayenin karar verme davranışı ile ilişkisi: Bilişim sektöründe görgül bir araştırma

Bireyler karşılaştıkları problemlere çözüm bulmak için hem deneyimlerinden hem de sosyal ilişkilerinden faydalanarak kendileri açısından en etkin kararı vermeye çalışırlar. Benzer şekilde, yöneticiler de kendi sosyal ve beşeri birikimlerinden faydalanarak organizasyonları için doğru tercihler yapma ve etkin kararlara ulaşma amacı güderler. Literatürde karar verme davranışında sosyal ve beşeri etkiye ait daha önceki çalışmalara bakıldığında, karar veren kişinin sahip olduğu bilgi ve birikim (tecrübe); kararın rasyonalitesi ve rasyonel karar tercihleri; sınırlı seçenekler arasından en etkin karar tercihleri gibi karar davranışlarının kendisine odaklanıldığı görülmektedir. Sosyal ve beşeri sermaye konuları hakkındaki literatür de bu kavramların farklı acılardan ele alındığını göstermektedir. Sosyal sermayenin ekonomik hayata etkisi, sahip olunan beşeri ve sosyal ilişkilerin bilgiye erişim ve yeni bilgi yaratmadaki rolü, ve bu tur ilişkilerin boyut, yön, nitelik gibi çeşitli yönleriyle çalışılması incelenen konular arasındadır. Bu çalışmanın amacı, hızlı ve değişken bir sektör olarak bilinen bilişim sektöründeki üst düzey yöneticilerin, karar verme davranışlarındaki sosyal ve beşeri sermaye etkisini anlamaya çalışmak ve karşılaşılan çeşitli durumlarda yöneticilerin karar tercihlerini ortaya çıkarmaktır. Yöneticilerin karar vermesi gereken durumlar, rutin ve rutin olmayan, sorun türleri için programlanmış veya programlanmamış, karar türü açısından da kurumsal – stratejik, yönetsel – operasyonel kararlar olarak ve sosyal sermayenin boyutları açısından içsel – dışsal, yatay – dikey, mikro – makro, güçlü – zayıf ilişki şeklinde tanımlanmaktadır. Beşeri sermaye ise, bireyin (yöneticilerin) tecrübe ve deneyimleri ile sahip oldukları yetenekler olarak betimlenmektedir. Bu araştırmada, karar verme davranışında sosyal ve beşeri sermaye etkilerinin incelenmesi amacıyla nicel bir çalışma yapılmış ve ilgili ağ düzeneğinde aktörlerin merkezilik konumları (merkezde veya merkezden uzakta olmaları) belirlenmiştir. Daha sonra ise karar davranışlarındaki tercihleri derinlemesine analiz yapabilmek amacıyla yarı – yapılandırılmış görüşme tekniği aracılığıyla nitel bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu çalışma ile gündelik hayatta sık sık karşılaşılan ekonomik hayattaki sosyal ilişkilerin karar davranışına etkisini daha iyi anlamlandırmak ve literatüre katkı sağlamak amaçlanmıştır. Ayrıca yeni araştırmacılar için karar verme davranışında yerleşik ilişkilerin sınırları belirlenmiş, değişkenlerini daha iyi izole etmeleri ve karar verme davranışına ilişkin modeller geliştirebilmelerine yardımcı olmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal sermaye, beşeri sermaye, karar verme, sosyal ağlar, bilişim sektörü

Beşeri sermayeBilişim sektörüKarar verme+2
Doğan Demir
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Doktor-yöneticilerin yönetsel becerilerinin çalışanların iş tatmini üzerindeki etkileri: Sağlık işletmelerine yönelik bir araştırma

Bu çalışma, Bursa ilinde faaliyet gösteren bir özel hastane işletmesinin çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Doktor-yöneticilerin yönetsel becerileri hakkında çıkarımlarda bulunularak, söz konusu becerilerin çalışanların iş tatmini üzerindeki etkileri ölçümlenmiştir. Doktor-yöneticilerin yönetsel becerilerinin değerlendirilmesinde astlarının görüş ve önerilerine başvurulmuştur. Çalışma online anket yöntemi ile gerçekleştirilmiş olup, anket hastanede görev yapan 297 çalışan üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada karar alma, problem çözme, liderlik ve iş tatmini olmak üzere 4 ayrı ölçek kullanılmıştır. Araştırma bulguları doktor-yöneticilerin karar alma, problem çözme ve liderlik becerilerinin çalışanların iş tatmini üzerinde etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

Doktor yöneticiKarar vermeLiderlik+7
Merve Şengül Ergüder
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Cebirsel yapılarda nötrosofik üçlü kümelerin modüller üzerindeki etkileri

Bu tez, genel olarak bir nötrosofik üçlü kümenin değişmeli R halkası üzerinde oluşturduğu nötrosofik üçlü modül yapısıyla ilgilidir. Bu tezde nötrosofik üçlü küme üzerinde modül yapısı kurmak amaçlanmıştır. Daha sonra nötrosofik üçlü alt modül, nötrosofik üçlü bölüm modül ve nötrosofik üçlü modül homomorfizmaları tanım ve teoremleri örnekler ile verilmiştir. Bu tez altı bölümden oluşmaktadır. Tezin giriş bölümünde nötrosofik yapı teorisinin tarihi gelişim süreci verilmiştir. İkinci bölümde ise nötrosofik üçlü modüller hakkında gerekli ön bilgiler derlenmiştir. Üçüncü bölümde genişletilmiş nötrosofik üçlü grup, alt grup, koset, normal alt grup ve faktör grup konuları üzerine çalışılmıştır. Bu çalışmaya ek olarak genişletilmiş nötrosofik üçlü görüntü, genişletilmiş nötrosofik üçlü çekirdek ve genişletilmiş nötrosofik üçlü ters görüntü tanımlarına yer verilmiştir. Dördüncü bölümde nötrosofik üçlü modüller konusu ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ayrıca nötrosofik üçlü R-modül yapısı zincir koşullarında kullanılan artan zincir koşulu (ACC) ve azalan zincir koşulu (DCC) tanımları verilmiştir. Beşinci bölümde klasik mantığa belirsizlik durumu dahil edilerek nötrosofik karar ağacı modeline örnek verilmiştir. Son olarak altıncı bölümde ise tezde elde edilen sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Çalışmalar sonucunda nötrosofik üçlü cebir yapısı, klasik cebir yapısından farklı olduğu gözlemlenmiştir.

HomomorfizmaKarar vermeNötrosofik kümeler+1
Mehmet Çelik
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üst düzey tenisçi ve yüzücülerin reaksiyon zamanları iz sürme performans düzeyleri ve karar verme stillerinin karşılaştırılması

Bu çalışma, üst düzey tenisçi ve yüzücülerin görsel ve işitsel reaksiyon zamanları, iz sürme performans düzeyleri ve karar verme stillerinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 37 tenisçi ile 27 yüzücü toplam 64 erkek katılımcı gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcıların işitsel ve görsel reaksiyon zamanlarını ölçmek için bilgisayar tabanlı bir program ile MP36 Biopacsystem, iz sürme performanslarını belirlemek için A ve B iz sürme testi, karar verme stillerini belirlemek için Melbourne Karar Verme Ölçeği I-II (MKVÖ I-II) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS "22.0" paket programında sürekli değişkenlerin normal dağılıma uygunluk gösterip göstermediği Kolmogorov-Simirnov testi ile test edilmiştir. Sürekli değişkenlerin gruplar arası karşılaştırılmasında bağımsız t testi kullanılmıştır. Parametreler arasında ilişki olup olmadığı Pearson korelasyon katsayıları ile incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, tenisçiler ve yüzücüler arasında yapılan karşılaştırmada; tenisçilerin görsel reaksiyon zamanı fix interval, görsel reaksiyon zaman raslantısal interval ve işitsel reaksiyon zaman fix interval ortalama değerleri yüzücülere göre istatistiksel düzeyde anlamlı bir farklılık bulunmuştur (sırasıyla p<0.001, p<0.01). Tenisçilerin iz sürme testi A bölümünde, ortalama değerleri yüzücülere göre istatistiksel düzeyde anlamlı bir farklılık bulunmuştur p<0.05). Yüzücü ve tenisçilerin karar verme stilinde elde edilen en düşük ortalama değer tenisçilerde "erteleyici karar verme" stili alt boyutunda iken yüzücülerde ise "kaçıngan karar verme stili" alt boyutunda elde edilmiştir. Karar verme stillerinde en yüksek ortalama değer tenisçi ve yüzücü için "dikkatli karar verme stili" nde elde edilmiştir. Sonuç olarak tenisçilerin görsel ve işitsel reaksiyon zamanı ortalamaları ve iz sürme A testi performanslarının yüzücülere göre daha kısa olduğu, tenisçi ve yüzücülerin karar verme stillerinden en fazla "erteleyici ve kaçıngan karar verme stili"ni en az "dikkatli karar verme stili" ni tercih ettiklerini söylenebilir.

Algısal karar vermeBasit reaksiyon zamanıKarar verme+7
Günaydın Kırcı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

The moderating role of cryptocurrency investment on the effect of shortcuts and biases in the investor's decision

Decision-making behavior has been studied with different approaches. Studies examining this topic have often focused on how to make the best decision. These studies investigated the decision-making process and how the processes are affected in different situations in which the decision-maker is involved while examining the decision-making behavior. In studies investigating the effects of psychological factors on decision-making, it has been observed how the decision-maker is affected by cognitive characteristics. In this study, the effect of cognitive factors affecting the decision-making process on the decision-maker's behavior was examined. Also, the moderating role of cryptocurrency investment on these effects has been studied. A face-to-face survey was conducted with 589 investors across Turkey. The obtained data were analyzed with structural equation modeling, chi-square, and t-test. In the analysis results, it was observed that while anchoring and representativeness biases were effective in investor decisions, availability and herd effect biases were not effective in investor decisions. Cryptocurrency investment has a moderating effect on anchoring and representativeness biases. Also, no relationship was found between the demographic characteristics of the investors and their decision-making behavior.

Cognitive StrategiesCognitive biasBlockchain+7
Emre Öztosun
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu politikalarında davranışsal iktisat yaklaşımı: Gaziantep örneği

Günümüzde seçeneklerin artması ve ekonomik belirsizliklerle birlikte bireylerin karar verme süreçlerinin daha karmaşık hale gelmesi rasyonellikten uzak kararlar verilmesine neden olmaktadır. Geleneksel iktisat düşüncesinde kabul gören tam rasyonellik kavramı ise günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. Bireylerin rasyonellikten uzak karar vermesinde sadece seçeneklerin çok ve karmaşık olması değil, zihinsel, sosyal ve psikolojik olarak birçok faktörün etkisi mevcuttur. Uygulanacak olan kamu politikalarında bireylerle iş birliği içinde ve davranışlarını doğru şekilde analiz ederek politikalar tasarlanması gerekmektedir. Parasal teşvikler ve kısıtlayıcı önlemler kullanılarak uygulanan kamu politikası araçları bireylerin davranışlarında kısa süreli etkilere sebep olmakta ve bireyler belirli bir süre sonra alışık oldukları davranışlara geri dönmektedir. Bu sebeple, ekonomi, eğitim, çevre ve enerjiye kadar hayatın her alanında kendisine yer bulan davranışsal içgörüler kullanılarak uygulanan politikalar daha uzun vadeli çözüm önerileri sunmaktadır. Bu çalışmada, Gaziantep ilinde yaşayan bireylerin davranışsal kamu politikalarına yönelik davranışlarını incelemek için 539 adet katılımcıya ulaşılmıştır. Elde edilen veriler, non paremetrik testlerden, Mann-Whitney U Testi, Kruskal-Wallis H Testi ve bağımlı değişkenlerin birbirleri ile arasındaki ilişkiyi tespit etmek için Spearman'ın Sıralama Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, bireylerin rasyonellikten uzak seçimlerde bulunduğu tespit edilmiştir. Dürtme yöntemleri kullanılarak bireylerin lehine olacak şekilde özgürlüklerine müdahale etmeden tasarlanacak olan davranışsal kamu politikalarının hem bireylere hem de uzun vadede ekonomik büyümeye katkı sağlayacağı konusunda önerilerde bulunulmuştur.

Davranışsal ekonomiEkonomi politikalarıGaziantep+4
Perihan Tabur
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İş kazasına sebep olan riskler bağlamında sektörlerin bulanık çok kriterli karar verme yaklaşımları ile değerlendirilmesi

Sanayi devrimi ile başlayan ve bugüne kadar devam eden üretim ve hizmet süreçlerinde karşılaşılan iş kazaları ne yazık ki günümüzde de tamamen önlenememektedir. İş kazalarının nedenlerine bakıldığı zaman çevresel koşullardan ve çalışandan kaynaklı nedenlerin toplam iş kazaları içerisinde anlamlı bir yer tuttuğu görülmektedir. Bu da göstermektedir ki aslında alınabilecek basit önlemler veya uyulacak kurallarla mevcutta karşı karşıya kalınan birçok iş kazası elimine edilebilir ya da en azından etkisi en az seviyeye indirilebilir niteliktedir. Ancak son yıllarda yaşanan ve birçok insanın hayatını kaybetmesine neden olan iş kazalarına bakıldığı zaman sektörden sektöre söz konusu iş kazalarının farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle bazı sektörlerde ciddi ölüm veya yaralanma ile sonuçlanabilecek çıktılara sebep olan iş kazası risklerinin başka bir sektörde aynı düzeyde tehlike oluşturup oluşturmadığı sorusu bu çalışmanın ana çıkış noktalarından birini oluşturmaktadır. Hazırlanan bu tez çalışması kapsamında öncelikle iş kazası kavramı ve iş kazasının nedenleri ele alınmış, daha sonra ise iş kazalarına neden olarak risk faktörleri kapsamlı literatür taraması ve uzman görüşleri doğrultusunda ortaya konmuştur. Bu risk faktörlerinin tanımlanmasının ardından Türkiye'de meydana gelen iş kazalarının sektörlere göre dağılımı incelenerek hangi sektörlere odaklanılması gerektiğine karar verilmiştir. Belirlenen iş kazası risklerinin sektörler bazında etkileri ve sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanan son kısımda ise birden fazla risk faktörünün etkisini analiz etmeye imkan veren Bulanık Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden faydalanılarak değerlendirme yapılmıştır. Elde edilen çıktılara bakıldığı zaman seçilen sektörler bağlamında İş kazasına sebep olan risklerden en çok etkilenen sektörün inşaat sektörü olduğu bunu sırasıyla metal / imalat ve madencilik sektörlerinin takip ettiği tespit edilmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciBulanık TOPSISBulanık analitik hiyerarşi süreci+7
Esra Yıldızbaşı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya pazarlama aktivitelerine yönelik tutumun ve çevrimiçi karar verme tarzlarının satın alma niyetine etkisi

Sosyal medya pazarlaması, işletmelerin hedef kitle bağlantı kurmasını kolaylaştıran dijital pazarlama stratejisidir. Bu stratejiye yönelik tutumlar ve tüketicilerin karar verme tarzları, çevrim içi alışverişlerde çok fazla çeşitlilik göstermektedir. Bu çalışma, sosyal medya pazarlama aktivitelerine yönelik tutum ve çevrim içi karar verme tarzlarının satın alma niyeti üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, çevrim içi pazaryerleri üzerinden alışveriş yapan 395 katılımcıdan veri toplanmıştır. Toplanan demografik veriler fark testleri ile önerilen hipotezler ise yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, katılımcıların cinsiyetlerine, eğitim düzeylerine göre sosyal medya pazarlama aktivitelerinin boyutları arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bunun yanında, sosyal medya pazarlama aktivitelerine yönelik tutumlardan; etkileşim, bilgilendirme, kişiselleştirme, trend olma ve ağızdan ağıza pazarlama faktörleri tüketici satın alma niyetine pozitif ve anlamlı olarak etki etmiştir. Ayrıca, çevrim içi tüketici karar verme tarzlarından; markaya, modaya ve web sitesi içeriğine duyarlılıklar, tüketicilerin satın alma niyetini pozitif ve anlamlı olarak etkilemiştir. Bu doğrultuda çalışma bu alanda araştırma yapacak araştırmacılara yol gösterici olmakta, pazarlama uzmanlarına ise tüketici deneyimlerini ve karar verme süreçlerini daha iyi anlamaları konusunda önemli bilgiler sunmaktadır.

Karar vermePazarlamaSatın alma niyeti+4
Nihal Bülbül
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde Karar Verme Ölçeği`nin (Adolescent decision making questionnaire) uyarlama çalışması

ÖZET ERGENLERDE KARAR VERME ÖLÇEĞİ'NİN (ADOLESCENT DECISION MAKING QUESTIONNAIRE) UYARLAMA ÇALIŞMASI Oğuzhan ÇOLAKKADIOĞLU Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Doç. Dr. S. Sonay GÜÇRAY Eylül, 2003, 124 sayfa Bu araştırma; Karar vermede öz-saygı ve karar verme stillerini belirlemek amacıyla Mann, Harmoni ve Beswick (1989) tarafından geliştirilmiş olan Ergenlerde Karar Verme Ölçeğim (EKVÖ) Türk kültürüne uyarlamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 13-15 yaşlan arasındaki 1332 kız, 1457 erkek olmak üzere toplam 2789 öğrenciden toplanan veriler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada ilk önce EKVÖ'nün Türkçe'ye çevirisi gerçekleştirilmiş, yapılan çeviri, dil bilim uzmanlarınca değerlendirilmiş, geri çeviri yöntemi aracılığı ile orijinal formla eşdeğerliği sınanmıştır. EKVÖ'nün yapı geçerliği için faktör analizi, benzer ölçeklerle korelasyonlarım incelemek için ölçüt bağıntılı geçerliği, madde ve güvenirlik analizleri için Cronbach alfa ve test tekrar güvenirliği incelenmiştir. Varimaks dönüştürme yöntemi ile yapılan açıklayıcı faktör analizinde EKVÖ'nün orijinalinde olduğu gibi beş faktörden oluştuğu ve 30 maddenin orijinal İngilizce formda yer aldıkları faktörlere yüklendikleri görülmüştür. Ölçüt bağıntılı geçerlik için EKVÖ'nün Çocuklar için Depresyon ölçeği (Kovacs, 1980), Çocuklar için Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (Speilberger, 1973) ve Öz-Saygı Envanteri (Coopersmith, 1967) ile olan ilişkisi incelenmiştir. EKVÖ'nün uyumlu stilleri ile ÇDÖ arasında negatif yönde, ÖSE arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulurken, ÇDSKE ile bir ilişki bulunmamıştır. EKVÖ'nün uyumsuz stilleri ile ÇDÖ arasında pozitif yönde, ÖSE arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. EKVÖ'nün uyumsuz stillerinden panik ile ÇDSKE arasında pozitif yönde bir ilişki bulunurken diğer uyumsuz karar verme stilleri arasında bir ilişki bulunmamıştır. Madde ve güvenirlik analizlerinde alt ölçeklerin Cronbach alfa11 değerleri, madde-toplam puan korelasyonları ve test tekrar test güvenirlik katsayılarının yüksek olduğu görülmüştür. EKVÖ ile ilgili yapılan istatiksel analizler, EKVÖ'nün ergenlerde karar vermede öz-saygı ve karar verme stillerini ölçmede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Ergenlerde karar verme, karar verme stilleri, karar verme ölçekleri

ErgenlerKarar vermeÖlçekler
Oğuzhan Çolakkadıoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessEN

Reflecting on teaching: Interactive thoughts and decisions of experienced and novice EFL teachers

ABSTRACT REFLECTING ON TEACHING: INTERACTIVE THOUGHTS AND DECISIONS OF EXPERIENCED AND NOVICE EFL TEACHERS EBRU ŞİRE Ph. D. Dissertation, English Language Teaching Department. Supervisor: Profc Dr. F. özden EKMEKÇİ May 2004, 361 pages This study is mainly concerned with the instructional decisions EFL teachers make in the class (Le., interactive decisions). It aims to contribute to our understanding of what teachers are thinking about when they make a particular interactive instructional decision. The ultimate purpose is to investigate and compare the interactive thinking and decision making process of experienced and novice teachers. The underlying assumption is that teachers' behavior is guided by their reason based thoughts, judgments, and decisions. Therefore, the study adopts a cognitive and interpretative approach. Four novice and four experienced EFL teachers participated in the study. The data were collected through videotaping procedure, stimulated recall technique, semi- structured interviews, lesson plans, classroom maps, and snakes. The study was conducted at YADIM (Le., Center for Foreign Languages), Çukurova University. In the study, each teacher was videotaped three times in her regular classes, and then she was invited to comment on her in-class behaviors and interactive decisions at the stimulated recall interviews. The findings were analyzed and interpreted both quantitatively and qualitatively.The results indicate that the complexity of teachers' thinking process change in regard to their expertise level. In line with this finding, the interactive decision making process of the experienced teachers is seen to be much more complicated than that of the novices in the study. Moreover, the experienced teachers are observed to employ a wider set of instructional actions in response to the student performance cues. However, both the experienced teachers and the novices are able to recognize student performance cues they observe in the class. Another finding indicates that the novice teachers are much more concerned with the classroom management related issues especially with student off task behavior and develop a good repertoire of coping strategies to deal with such behaviors. In addition, interactive decision making models are proposed for both the experienced and novice teachers throughout the study. The results of the study suggest some significant implications not only for in- service teacher training programs but also for pre-service teacher training programs. Besides, the study also covers some methodological and theoretical implications for future research. KEYWORDS: Interactive Decision Experienced Teacher Novice Teacher Stimulated Recall Technique Student Performance Cue

Interactive decision makingDecision makingDecision making process+4
Ebru Şire
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00

Related subjects