Decision making

499 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü doğrultusunda profilleme ve otomatik karar alma

Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü md. 22'de otomatik kararlar ve profilleme faaliyetleri için özel bir hüküm sevk edilmiş; kişisel verileri, ilgili hükümde belirtilen koşulları sağlayan otomatik kararlar ve profilleme faaliyetleri kapsamında işlenen ilgili kişilere özel bir hak tanınmıştır. Hakkın hukuki niteliği ve şartları tartışmalıdır. Çalışmamızda, öncelikle kişisel verilerin korunması alanında ilgili hak bakımından önem arz eden hukuki ve teknik kavramlar kısaca ele alındıktan sonra, hakkın hukuki niteliği ve şartlarına yönelik tartışmalar ele alınmış; veri sahibi ilgili kişilerin konu ile ilgili diğer hakları ve veri sorumlusunun yükümlülükleri incelenmiştir. Bu hak, ülkemiz veri koruma mevzuatının temel düzenlemesi olan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 'İlgili Kişinin Hakları' başlıklı 11. maddesinin, ülkemizde henüz kapsamlı bir çalışmaya konu edilmediği söylenebilecek olan, (g) bendinde düzenlenen "İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme" hakkı ile benzerlik taşısa da, çalışmamızın son kısmında iki düzenlemenin farklılıkları ve bu farklılıkların sonuçlarına yer verilmiş; ülkemiz mevzuatının GVKT ile uyumlaştırılması amacına hizmet edebilecek önerilerde bulunulmuştur.

Avrupa BirliğiAvrupa Profil Belirleme GridiGenel Veri Koruma Tüzüğü+5
Neslihan Kavak Güven
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda veriye dayalı karar alma

Bu çalışmanın amacı okullarda veriye dayalı karar almaya yönelik öğretmen ve yöneticilerin algılarını ölçmektir. 2020-2021 eğitim öğretim yılında Van ili merkez ilçelerindeki (Edremit, İpekyolu, Tuşba) farklı okul kademelerinde görev yapan 392 öğretmen ve yöneticinin katılımı ile yapılan araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırma kapsamında verilerin toplanması için geliştirilen Okullarda Veriye Dayalı Karar Alma (OVEDKA) Ölçeği kullanılmıştır. OVEDKA Ölçeği, AFA ve DFA sonuçlarından elde edilen güvenilir ve geçerlik kanıtlarına sahip 3 faktörlü 23 maddeli yapıya sahip bir ölçme aracıdır. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistikler, t-testi ve tek yönlü varyans ‎analizi (ANOVA) tekniklerinden yararlanılmıştır ve anlamlı farklılığın kaynağının tespit edilmesinde ise Scheffe ‎testi kullanılmıştır. Katılımcıların veri toplama ve saklama, veriye dayalı kültür ve okullarında veriye dayalı karar almaya yönelik algı düzeylerinin orta-yüksek aralığında iken, verilerin analiz ve yorumlanmasında ise orta düzeyde olduğu; okullarda verilerin toplanması ve saklanması boyutunda 4-6 yıl kıdeme sahip katılımcıların 10 yıl ve üzeri kıdeme sahip olanlara göre verileri daha fazla toplayıp sakladığı; mevcut okuldaki hizmet süresi değişkeni açısından katılımcıların okullarda veriye dayalı karar almaya yönelik benzer algılara sahip olduğu; okul kademesi değişkeni açısından verilerin analiz ve yorumlanması ile veriye dayalı kültür boyutlarında lise kademesinde çalışan katılımcılarda daha olumsuz bir algı tespit edilirken okullarda veriye dayalı karar almaya yönelik genel algıların ise ilkokul kademesinde daha olumlu olduğu; öğrenim durumu değişkeni açısından verilerin toplanması ve saklanması ile veriye dayalı kültür boyutlarında ve OVEDKA Ölçeği genelinde lisans mezunu katılımcıların daha olumlu algılara sahip olduğu tespit edilmiştir.

Eğitim kurumlarıEğitim yönetimiKarar verme+3
Barzan Batuk
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin kararlarına dayanak oluşturan etik yaklaşımlar

Bu araştırmanın amacı: 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Siirt merkez ve ilçelerinde farklı kademelerde görev yapan okul müdürlerinin kararlarına dayanak oluşturan etik yaklaşımlar bağlamında incelemektir. Böylelikle okul müdürleri çeşitli olaylar karşısında karar verirken hangi etik yaklaşımları öne çıkardığını belirlemek hedeflenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Siirt merkez ve ilçelerinde görev yapmakta olan 12 okul müdürü oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan katılımcıların seçiminde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Siirt'te görev yapan okul müdürleriyle ile görüşme yapılmış ve veriler ses kaydı ile kayıt altına alınmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış form kullanılarak üç adet açık uçlu soruya ve hazırlanan her bir sorunun altında sonda sorulara yer verilmiştir. Ardından 5 senaryo hazırlanmış ve okul müdürlerine "Siz bu durum karşısında hangisini tercih ederdiniz?" sorusu yöneltilmiştir. Katılımcılarla yapılan görüşmelerdeki ses kayıtları deşifre edilerek betimsel analiz yaklaşımına göre temalandırılmıştır. Bulgularda;. Teleolojik yaklaşımda öne çıkan temel unsurlar; öğrenci ihtiyaçları ve öğrenciye yüksek yarar, okulun genel kültür ve iklimi, pozitif ayrımcılık, bölgenin ihtiyaçları, öğretmenlerin ve velilerin motivasyonu olmuştur. Deontolojik yaklaşımda öne çıkarılan başlıca unsurlar; yasalara uygunluk ve yönetmelikler, göreve uygunluk, soruşturma yoluna başvurma, problemi araştırma ve analiz etme, kural ve kanunlara başvurma, disiplin, mevzuat, müdahale etmeme, kabullenme, göz yumma olarak belirlenmiştir. Erdem yaklaşımında öne çıkarılan unsurlar; paydaşlarla işbirliği ve paydaş kişilerin görüşleri, disiplin, eğitim-öğretim, ortak paydada buluşma, dürüstlük, açık sözlü ve öz güvenli olmak, samimiyet ve saygı olduğu ortaya konulmuştur. Adalet yaklaşımında öne çıkarılan unsurlar; objektif olmak, adaletli olmak, eşit davranmak, taviz vermeme, hakkaniyetli olmaya çalışma olarak ele alınmıştır. Sezgisel yaklaşımda öne çıkarılan unsur ise sezgiler olarak ifade edilmiştir. Sonuç olarak okul müdürlerinin karar verirken olaylar karşısında farklı etik yaklaşımları kullandığını, en sık tercih edilen yaklaşımların sırasıyla; teleolojik, deontolojik, erdem ve adalete dayalı yaklaşım, en az tercih edilen yaklaşımın sezgisel yaklaşım olduğu görülmüştür.

EtikKarar vermeOkul yöneticileri
Hayriye Demir
Siirt University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Reggio Emilia temelli proje çalışmalarında okul öncesi dönem çocuklarının karar verme süreçlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönem çocuklarının Reggio Emilia Yaklaşımı temelli proje çalışmaları yoluyla karar verme süreçlerindeki gelişimini incelemektir. İşbirlikçi eylem araştırması yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunda, bir okul öncesi öğretmeni ve 14 çocuk yer almıştır. Veriler iki eylem planı geliştirilerek dört ay süre boyunca toplanmıştır. Araştırmada veriler görüşme, gözlem, günlük, öz değerlendirme formları ile "Karar verme becerileri değerlendirme aracı-çocuk ve ebeveyn formları" kullanılarak toplanmıştır. Nitel veriler, içerik analizi tekniğiyle, nicel veriler ise wilcoxon analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, çocukların karar verme becerilerinin geliştiği, çocukların karar verme süreçlerinin "Amaç oluşturma", "Seçenek belirleme/ var olan seçenekleri göz önüne alma", "Oluşturulan/var olan seçeneklerden birini seçme" ve "Sonucu değerlendirme" aşamalarıyla projelerde yinelemeli olarak ortaya çıktığı görülmüştür. Bununla birlikte çocukların sürecin sonuna doğru amaç oluşturmada daha başarılı oldukları, daha az öğretmen desteğine ihtiyaç duydukları, daha çok sayıda seçenek geliştirebildikleri ve geliştirdikleri seçeneklerde tahmin yolunun kullanımı dışında geçmiş deneyimlerden faydalanma ve analojiyi kullanma şeklindeki farklı yolları kullandıkları görülmüştür. Ayrıca, çocukların sürecin sonuna doğru seçim işlemine daha aktif katıldıkları, bireysel seçimlerde kararsız kalma, önerileni seçme ve yardım isteme yerine bağımsız karar verme davranışlarını gösterdikleri, ortak seçimlerde ise arkadaşlarının söylediklerine uyma veya karşı çıkma davranışları yerine sayışmaca, ikna etme ve oylama yapma şeklinde daha demokratik davranışlar gösterdikleri görülmüştür. Öğretmenin uygulama sürecinde ise çocukların karar verme süreçlerini destekleme ve Reggio Emilia Yaklaşımı temelli proje çalışmalarını uygulama davranışlarının geliştiği görülmüştür. Anahtar sözcükler: okul öncesi eğitim, reggio emilia yaklaşımı, düşünme becerileri, karar verme süreci, proje

Düşünme becerileriKarar vermeKarar verme süreci+5
Tuğba Aydemir Özalp
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici karar verme tarzları, dürtüsel davranış, materyalizm ve yaşam doyumu: Efsane Cuma örneği

İnsanlığın varlığı kadar eskiye dayanan tüketim olgusu, tarihsel süreçte insanoğlunun gelişip dönüşmesiyle birlikte "istek ve ihtiyaçların karşılanması" tanımının ötesinde konumlanarak bireylerin yaşamında belirleyici bir rol üstlenmektedir. Pek çok faaliyeti tüketim kapsamında gerçekleşmekte olan bireyin tüketime yönelik davranışlarını anlamak yaşamın sağlıklı yönetilebilmesi açısından önemlidir. Bu çalışma, tüketici davranışlarını etkileyen faktörlerden tüketici karar verme tarzları, dürtüsel davranış, materyalizm ve yaşam doyumu ile Amerika'da başlayıp tüm dünya ile birlikte ülkemizde de popüler hale gelen bir indirim kampanyası olan Efsane Cuma (Black Friday) arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma evreni Ticaret Bakanlığı merkez teşkilatı personelidir. Araştırma verileri katılımcıların demografik özellikleri ve 2020 yılı Efsane Cuma alışverişlerine yönelik sorularla birlikte Tüketici Karar Verme Tarzları Ölçeği, UPPS Dürtüsel Davranış Ölçeği, Materyalist Değerler Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeğini içeren araştırma formu aracılığıyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma, minimum, maksimum, sıklık, yüzde ve birikimli yüzde), güvenirlik analizi (Cronbach's Alfa), fark analizi (Mann–Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri) ve ilişki analizi (Spearman korelasyon testi) uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, tüketici karar verme tarzları ve materyalizmin Efsane Cuma harcama tutarına göre farklılaştığı ancak dürtüsel davranış ve yaşam doyumunun Efsane Cuma harcama tutarlarına göre değişmediği sonucuna ulaşılmıştır. Tüketici karar verme tarzları ile materyalizm arasında; yaşam doyumu ile dürtüsel davranış ve materyalizm arasında anlamlı ilişkiler bulgulanmıştır. Bununla birlikte, tüketici karar verme tarzları ile yaşam doyumu arasında, aynı zamanda da dürtüsel davranış ile materyalizm arasında anlamlı ilişki tespit edilmemiştir. Araştırmada ayrıca, tüketici karar verme tarzları, dürtüsel davranış, materyalizm ve yaşam doyumunun demografik değişkenlerden yaş, cinsiyet ve gelir düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, materyalizm yaşa göre farklılaşmakta; dürtüsel davranış, materyalizm ve yaşam doyumu cinsiyete göre farklılaşmaktadır. Diğer taraftan tüketici karar verme tarzları, dürtüsel davranış, materyalizm ve yaşam doyumu gelir düzeyine göre değişmemektedir.

Dürtüsel davranışKarar vermeMateryalizm+5
Derya Karşı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Specifying the boundaries of gray zone in diagnostic tests with information criteria

The decision-making process in medicine is a crucial subject due to the classification of subjects as healthy or diseased. Mostly, it concludes with binary outcomes, such as whether the person has a condition or not. The various information from subjects is taken, such as the complaints, family history, symptoms, or laboratory tests (known as diagnostic tests) to rule-in or rule-out the disease. Due to their advantages such as being cost-effective or rapid, even if some diagnostic tests cannot perfectly discriminate subjects they are commonly used in clinics. One method for assessing quantitative diagnostic tests to diagnose subjects is to specify an optimal cut-off point. Yet, this may cause issues on quantitative diagnostic tests with a single cut-off value as the distributions of diseased and healthy subjects overlap. Forcing the subjects in this overlapped area one of the classes causes the false negative or false positive rates. To deal with this issue, there are some approaches called a gray zone or middle inconclusive area in which subjects are classified diseased, non-diseased, and neither diseased nor non-diseased. In this thesis, we aim to propose a new solution to find the boundaries of the gray zone based on the information theory approach. We intend to compare and evaluate the performance of this proposed solution against existing methods ("grey zone" and "uncertain interval" approaches). The proposed algorithm was based on joint entropy. In the simulation scenarios, we considered effect size, sample size, the homogeneity of variance and prevalence of the disease. To compare the results of the proposed methods with existing algorithms, the length of the gray zone was examined under the condition of fixed area under the receiver operating curve in out of the gray zone. In simulations, the suggested approach mostly produced the lowest gray zone length with equal variances. In some simulation scenarios, it outperformed for unequal variances. However, it has the benefit that the suggested algorithm has no previous knowledge.

AlgorithmsKnowledgeGray zone+3
Ebru Öztürk
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Örtük bilgi ve örtük bilginin doğal karar verme sürecinde kullanımı: bir alan araştırması

Bu doktora tezinin konusu örtük bilgi ve örtük bilginin doğal karar verme sürecinde kullanımıdır. Çalışmada, örtük bilgi unsurlarının (meslekî yetenek, meslekî bilgi ve meslekî tecrübenin) varlığının farkındalığı, özellikleri ve kaynakları meslekî tecrübe, yaş, cinsiyet ve coğrafi bölgelere göre farklılık gösterip göstermediği yönüyle araştırılmış; örtük bilgi, mesleğe özgü bir düşünme biçimi olarak ve bilgi aşama sırası (BAS) kapsamında incelenmiş; doğal karar verme sürecinde örtük bilginin nasıl kullanıldığı (zaman baskısı ve yüksek risk altında vb.) araştırılmıştır. Araştırma için hazırlanan soru kâğıdına Türkiye'de 7 coğrafi bölgeden (40 il) 505 veteriner hekim tarafından katılım sağlanmış ve Ankara'da (Türkiye) 39 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda; örtük bilgi varlığının farkındalığına ilişkin görüşler arasında cinsiyet, yaş ve meslekî tecrübe yönüyle sayımsal olarak anlamlı bir fark bulunmamış (p > 0,05); örtük bilgi unsurlarından meslekî bilginin sözle anlatılmasının zor olmasına ilişkin görüşler arasında cinsiyet değişkenine göre sayımsal olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p < 0,05). Doğal karar verme sürecinde örtük bilginin, karar sürecinde eksik bilginin tamamlanması; deneyime dayalı karar verilmesi; yüksek riskten ziyade zaman baskısı altında karar alınması; mevcut bilgiler (belirtik ve örtük) birbiriyle çelişik olduğunda bir izleme kararı verilmesi gerektiğinde kullandığı görülmüştür. Araştırma bulguları ışığında, örtük bilginin özellikler temelinde yeni bir tanım önerisi yapılmış; belirtik ve örtük özellikte adımlar içeren yeni bir bilgi aşama sırası (BAS) önerilerek bilgi dağı (BD) eğretilemesiyle (metaforuyla) açıklanmış ve ters bilgi aşama sırası (TEBAS) olarak çözümlenmiştir. Ayrıca gelecekteki çalışmalar için yeni araştırma önerileri sunulmuştur.

Açık bilgiBilgiBilgi hiyerarşisi+5
Çağnur Handan Kurtuluş
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetimde karar verme stillerinin örgüt kültürüne etkisi

Yönetim bilimi insanlığın ortaya çıkışından beri insanların bilinçli veya bilinçsiz olarak kullandığı bir disiplindir. Yönetimin olmazsa olmazı olan karar verme, alternatifler arasından tercih yapmaktır. Karar verme stili, karar vericinin karar verirken benimsediği yaklaşımıdır. Yöneticilerin karar verme stilleri örgütün dış ve iç paydaşlarını etkilemektedir. Bu araştırmamızda karar verme stillerinin örgüt kültürü üzerindeki etkileri incelenmektedir.Bu çalışma Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) İstanbul şubesi ve Genç Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (Genç TÜMSİAD) üyesi 30 işletmede, 195 kişi ile yapılan anket çalışması ile gerçekleşmiştir.Araştırma nicel araştırma yöntemi kapsamında dizayn edilmiştir. Araştırmada nicel araştırma modellerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda ilk olarak yönetimde karar verme stillerinin örgüt kültürü üzerinde etkisinin olduğu bulgularla desteklenmiştir. Bunun yanında karar verme stilinin alt boyutları ile örgüt kültürünün alt boyutları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir.

Karar vermeKarar verme stilleriKültür+2
Barbaros Hayrettin Topal
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of business intelligence on strategic decision making

Business intelligence is an important issue to collect and bring the data together that decision making is depended on. Managers in today's organizations are still to know how to apply Business intelligence (BI) in Strategic Decision Making. The main aim of this study is to explore the impact of business intelligence on strategic decision making. Business intelligence is not only a tool or a product or a system, it's described as a new approach in the organizational architecture that is based on the speed of analyzing information to make the accurate strategic decision in a less time with high quality. Strategic decision making could be defined as gradual and interdependent, which is formed by a variety of impacts contextual to the past events arising in present-day conditions and finally the future views. A quantitative method was applied to carry out this research with primary and secondary data collected. Using questionnaires applied at four communication companies in Iraq, experienced top level managers and those in middle management are the focus of this research. SPSS software was used to analyze the results. Results show that business intelligence has a great impact on strategic decision making and improved the efficiency and effectiveness of strategic decision making. The relation of business intelligence parts and decision making were positive which means that business intelligence tools, BIS infrastructure flexibility and BI use could be able to improve the efficiency of strategic decision making. Managers still have to use more managerial tools for their decisions to be strongly affected by business intelligence. This explains why managers have been advised in many areas on how to manage their companies by keeping in mind that business intelligence has an impact on strategic decision making.

Decision makingDecision making strategiesStrategic decision+3
Sangar Abdulkareem Hasan Hasan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme sürecinde çok uluslu şirketlerde karar alma ve kontrol; Japon şirketleri örneği

Küreselleşme, dünya genelinde son dönemlerde yaşanan gelişmelerle ilerlemeleri ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu gelişmeler siyasi, ekonomik, teknolojik, sosyal ve kültürel boyutları da kapsadığı için küreselleşmenin anlaşılması ve tanımlanması görecelik kazanır. Küreselleşmenin sonuçlarıyla ilgili olarak tek bir olgudan bahsetmek imkansızdır. Bu anlamda küreselleşmenin geniş çaplı bir kavram olduğu görülmektedir. Küreselleşmeyle beraber gelişen uluslararası ticaret ile birlikte kurumlar, piyasalar, risk yönetimi ve araçların sürekli değişen bir yapı olmuştur. Bu yapı içerisinde uluslararası ticarette ulusal ve uluslararası düzenlemelerle karmaşık bir süreç içine girmiştir. Günümüzde işletme yönetimi literatüründe Japonya'nın etkisinin önemli olduğu görülmektedir. Özellikle de şirketlerinde karar alma yöntemleri ve personel politikası alanında Japon teknikleriyle ilgili yapılan çalışmalar yadsınamaz sayıdadır. Bu çalışmanın konusu küreselleşme sürecinde çok uluslu şirketlerde karar alma ve kontrol; Japon şirketleri örneği olarak belirlenmiştir. Öncelikli olarak küreselleşme olgusuna değinilmiştir. Ardından çok uluslu şirketlerin önemi taranmıştır. Son olarak Japon şirketlerinde karar alma yönetim ve personel politikası konusu ele alınmıştır.

DenetimJaponyaKarar verme+7
Beycan Pado
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

The role of emotion in decision- making for employee selection

The current study aims to identify the role of emotions on IAU decision makers and how these emotions influence their ability to decide effectively on selecting the academic staff for the university and to achieve organizational goals. It aims at identifying the different variables and competencies needed for effective decision-making. The study will examine those scales' effects on and the decision-making style of managers in IAU. This study also aims at identifying the differences between respondents as attributed to their personal and professional traits "gender, age, academic qualifications, and years of experience". The current study adapted internationally accepted measurement tools such as the Emotion Regulation Questionnaire which was used for measuring emotions and modified to fit the purpose of this research. It was composed of six scales which are; non-acceptance of emotional responses, difficulty engaging in goal-directed behavior, control difficulties, emotional awareness, access to emotion regulation strategies, and emotional clarity. The results of this study supported the hypothesized relationships of the existence of significant relationship between emotions of decision makers and their decision-making style. The relationship has been proved to be existed at all scales and subscales of the emotion field. A significantly negative relationship has been also proved to be existed between emotions and decision-making style. The results also proved that there are no significant differences among respondents attributed to their personal and professional traits as gender, age, academic qualifications, and years of experience. The research has presented some recommendations concerning the application of grey relational analysis at the workplace for selecting employees for job vacancies and some other recommendations for future research. The recommendations include increasing awareness of the emotional context in the workplace and its importance and application in the decision-making process. It also recommends the design and implementation of appropriate training programs for decision makers on how to consider and apply the grey relational analysis in their selection between alternatives. The research also recommends developing tools to measure the level of emotions and inter and intra personal skills and incorporate them into the recruitment of potential decision makers.

EmotionEmotional effectGrey relational analysis+6
Haneen Ja Far Kamel Dwek
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Ranking OECD countries with multi criteria decision making approach by using research and development indicators

Research and Development (R & D) is one of the most critical areas in which both institutions and countries are concerned. Through its indicators, countries can measure the extent of their progress and development, in addation to know which areas need more attention at present and in the future. Organization for Economic Co-operation and Development (OECD) countries consider as the most developed, economicl development and interest in research and development as a basic field to demonstrate the progress and raise it among other countries. Therefore, the research aims to find the ranking of these countries according research and development (R & D) indicators and determine Turkey's position among them. Besides to check the potential correlation between the OECD countries ranking by R & D indicators and both of Human Development index (HDI) and ICT Development Index (IDI) as an important world wide indexes related to R & D field. The multi-criteria decision making (MCDM) is suggested to be a viable method to achieve this goal, due to its ability to deal with several number of criteria (indicators) and large data. In this thesis three different MCDM techniques (tools) which are Multi Attribute Utility Theory (MAUT), Analytic Hierarchy Process (AHP) and Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution (TOPSIS) were introduced and applied. Through this thesis, a series of procedures were conducted and the results determined under some limitations and scenarios. Four scenarios (assumptions) were presented to make the final ranking for 38 of OECD countries, which are: MAUT with equal weights, MAUT with AHP weights, TOPSIS with equal weights and finally TOPSIS with AHP weights. Among these scenarios, the results shown that Korea and Japan were in the top three places in all scenarios, Turky's position came late in the ranking at all scenarios, there is a sufficient positive correlation between the OECD countries ranking by R & D indicators and both of HDI and IDI and it shown also MAUT method is the strongest technique that describe the correlation better than other methods. The research presented several recommendations through the extracted results for concerning countries and suggestions for future researchers. The recommandations includes continue at the same pace of develping and caring about R&D fileds for the xvi high ranked countries, allocate more of GDP for spending on R&D filed especially in Turkey, and enhance the field of R & D by do workshops and conferances related to this subject. And for future researches, there is a possibility to use another MCDM methods to make a ranking, also may use another fields indicators to make the ranking depending on it with different data values.

Analytical hierarchy methodResearch-developmentDecision making+5
Anas Alattar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Effective decision making process and its impact on strategic planning process: A case study of Nigerian oil industry

This study sought to establish the impact of effective decision making process (EDMP) on strategic planning process (SPP). The purpose was to establish if the dimensions of EDMP which are Decision making Comprehensiveness, Extensiveness and Speed have any impact on the measures of SPP which are Strategic analysis, strategic choice and strategy implementation. This gave rise to nine hypothesis stated in their null form that there is no significant relationship between the dimensions of EDMP and the measures of SPP. The study was carried out on the Nigerian oil industry and data was generated from 250 respondents of 25 small and medium scale enterprises in Port Harcourt. Data generated was subjected to statistical analysis using the Spearman's rank order correlation technique; aided by the Statistical Package for Social Sciences (SPSS) version 21.0. The analysis revealed that there is a strong positive and significant relationship between the dimensions of EDPM and the measures of SPP. Based on the analysis, it was concluded that there exist, a positive and significant impact of the dimensions of EDMP, on the measures of SPP. It was recommended that small and medium scale enterprises should endeavour to pay special attention to the present and future implications of their decision making process to the growth and success of their business as this will enable them come up with reliable strategic plans that will drive their actions towards achieving set objectives.

EffectivenessSmall and Medium Sized FirmsDecision making+6
Stanley Chıedozıe Nwosu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul yönetici ve öğretmenlerinin karar verme stratejileri ile iş doyumları arasındaki ilişki

Bu araştırma ilkokul yönetici ve öğretmenlerinin karar verme stratejileri ile iş doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın verileri; 2015–2016 eğitim öğretim yılında İstanbul İli Sultanbeyli İlçesinde bulunan ilkokullarda çalışan yönetici ve öğretmenlere uygulanan "Kişisel Bilgi Formu", "Karar stratejileri ölçeği" ve "İş doyumu Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmaya 214 kişi katılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22:0 paket programında frekans dağılımı, Bağımsız t Testi, Anova, Mann Whitney u testi ve Pearson testleri ile analiz edilmiştir. İstatistik analizler sonucunda; Örneklemi oluşturan yönetici ve öğretmenlerin karar verme stratejileri ölçeği puanlarının cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu ve unvan değişkenine göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yönetici ve öğretmenlerin karar verme stratejileri ölçeği puanlarının yaş değişkenine göre grupların aritmetik ortalamaları arasında kararsızlık alt boyutunda anlamlı bir farklılık bulunurken, diğer alt boyutlarda anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. söz konusu farklılığın 30-40 yaş arasındaki grupla 41 yaş ve üzeri grup arasında olduğu görülmüştür. 30-40 yaş arasındaki grup en yüksek kararsızlık yaşamaktadır. En düşük kararsızlık ise 41 yaş ve üzeri olan grupta görülmüştür. Kıdem değişkenine göre grupların aritmetik ortalamaları arasında içtepkisel karar verme alt boyutu ile kararsızlık alt boyutunda anlamlı bir farklılık bulunurken, diğer alt boyutlarda anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Söz konusu farklılığın içtepkisel alt boyutunda 1-5 yıl kıdeme sahip olanlar ile 6-10 yıl kıdeme sahip olanlar rasında olduğu görülmüştür. 6-10 yıl kıdem sahip olanlar en yüksek oranda içtepkisel karar vermektedirler. Karasızlık alt boyutunda ise anlamlı farklılığın 6-10 yıl kıdeme sahip olanlar ile 11 yıl ve üzeri kıdeme sahip olanlar arasında olduğu görülmüştür. 6-10 yıl kıdeme sahip olanlar en yüksek oranda kararsızlık yaşamaktadırlar. Örneklemi oluşturan yönetici ve öğretmenlerin iş doyumu ölçeği puanlarının cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, unvan kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Karar verme stratejileri ile iş doyumu ölçeği arasında içsel doyum ile dışsal doyum ve toplam iş doyumu arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu ancak karar verme stratejileri ile arasında anlamlı bir ilişkinin bulunmadığı, dışsal doyumunda karar verme stratejileri ile anlamlı bir ilişkisinin bulunmadığı, mantıklı karar vermek ile kararsızlık arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu, içtepkisel karar verme ile karasızlık arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu, bağımlı karar verme ile karasızlık arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu görülmüştür.

EğitimEğitim yönetimiKarar verme+6
Akif Güner
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Reklamlarda karar vermeyi tetikleyen bilinçaltı unsurlar

Algı yönetimi 2. Dünya savaşından bu yana sık sık kullanılan bir yöntem olduğu söylenebilir. Kimi zaman savaşlarda kimi zaman pazarlama stratejisi olarak kullanılmaktadır. İnsanların karar verme duyularını tetikleyen bilinçaltı unsurları geçmişten günümüze yiyecek, içecek sektörü gibi büyük firmalar sayesinde reklamlarla birlikte göz önünde bulunmaktadır. Bu firmaların yürütmekte olduğu pazarlama stratejilerinde reklamda satın almayı etkileyen algı yönetimine yer verip vermedikleri araştırılmıştır. Bu durumda insanların bilinçlenmesi ve bu büyük firmaların yapmış olduğu stratejilere bu çalışmada cevap aranmıştır. Bu çalışmanın amacı insanlar için bilinçli tüketimi sağlamak amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın ardından markaların değil ihtiyaca göre kişisel iradesi ile ürünleri satın almayı tüketicinin bilinçlenmesini sağlamaktır. Algı yönetimi özellikle 20. Yüzyıl ve ikinci dünya savaşından sonra sık sık kullanılmaya başlanmıştır. Fakat herhangi bir kanıtlanmış etkisi bulunmamasına ragmen reklamlarda, dizilerde, filmlerde kullanılmaya başlanmıştır. Reklamlarda kullanımı ise rusların yapmış olduğu kola iç, mısır ye deneyinden sonra reklam sektöründe kullanımı artmaya başladığını söylenebilir. Yapılan araştırmalarda bilinçaltı mesajların kadın, erkek, çocuk, ses imgeleri üzerinde nasıl durulduğunu ve bu imgeleri kullanarak bilinç süzgecimizi geçip tüketicinin kendi iradesi ile değil, reklamların bizlere sunmuş olduğu şekilde kendi irademiz dışında alınan kararları olduğu görülmüştür. Bu çalışmada insanların bilinçli tüketimi arttırmak hedeflenmektedir. Bu amaca ulaşmak için; "Reklamlar algılarla oynar", "algı yönetimi ile ürün yerine markaların satın alınması sağlanmaktadır"; hipotezlerinden yola çıkarak; sektör temsilcileri ile görüşme yapılmıştır. Ayrıca insanların ürünler yerine markaları tercih ettiği hipotezinden yola çıkılarak ürün analizi yapılmıştır. Bu çalışma için nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada elde edilen veriler sektör analizi ve ürün analizi olarak iki şekilde toplanmıştır. Veri toplama yöntemi olarak örneklemi tesadüfi yöntemle seçilen bir gruba ürün analizi için anket uygulanırken, sektör analizi için ise; sektör temsilcilerinden oluşan diğer grup ile görüşme (mülakat) yöntemi kullanılmıştır. Hangi içecek olduğu bilinmeden uygulanan kırmızı ve mavi kaplı tadım testinde bazı tüketiciler kırmızı kaplı ürünü seçerken bazıları ise mavi kaplı ürünü tercih etmiştir. Markalar bu algı yönetimini güçlü bir şekilde kullanarak ihtiyaç dışı ürünlerin evimize girdiğini söyleyebiliriz. Bu çalışmada bulunan ürün analizinde tanınan mavi ambalajlı gazlı içecek markasını söyleyen tüketiciler olsada genel olarak tanınan kırmızı ambalajlı gazlı içecek markasını tercih edildiği görülmektedir. Bu çalışmanın sektör analizi kısmında ise mülakat ile gerçekleştirtiğimiz görüşmelerde reklamlarda algı yönetiminin bulunduğu ve hedef kitleye göre kadın, erkek, çocuk, müzik, renk imgelerinin kullanımı gerçekleştiğini ve bu imgeler kullanılarak tüketicinin algılarının değiştiğini söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: Subliminal Mesajlar, Bilinçaltı Mesajlar, Reklamda Algı Yönetimi, Alışkanlıklar, Tüketici Yönelimleri

Algı yönetimiAlışkanlıklarBilinçaltı+3
Cüneyt Gök
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Role of big data analytics in managing and orienting media organizations; Case study - Arabic media organization in Istanbul

In this thesis a discussion about the role of Big Data analytics results in managing and orienting media organizations is been conducted, in the last decade a new term appeared on the surface of technology and business world "Big Data", Leading organizations and companies in various sectors of technology and business have begun to take an interest in this term and research to benefit more from it in developing their business and decision making process, at the end of last century business field by its organizations and leaders was the first to invest and motivate scientist to improve and develop the internet, because they believed that the internet will increase their opportunities in the business world, nowadays the same leaders and organizations mentality are motivating and pushing up scientist to improve and develop Big Data analytics, more talks in recent years about AI (artificial intelligent) IOT (internet of thing) ML (machine learning) and more new terms like CHATBOTS that will lead business for a new era. This data revolution gives many opportunities for managers and decision-makers, at the same time they face the challenges of dealing with the data expanding, so the relation between Big Data and orienting and leading organization is one of the most important topics to be studied and discussed these days. The study focused on managing and directing organizations and decision making depending on the Big Data analytics especially in media industry organizations, for this purpose Arabic media organizations have been chosen, two news platform (press) and two TV channels, four of them have offices in Istanbul, there main followers and audience is Arabs in the Arabic world. The media industry identified in general and concentrate on management process in that industry, what is the main decisions usually made by the managers and decision makers? and how could Big Data affect those decisions like hiring employees, budgeting changes, focusing on specific subjects,and making some readers personas to write for them, data gathered from social media accounts and the main website for media organizations is the main source of data in this study, in some cases the analytics and the results need to take in consideration few public data like population, also some online analytic tools and software's that used by the organizations to analyze data taking into consideration the analytic tools by social media platforms itself. As a conclusion the study argues that there is an increasing role of using analytics results to improve decision making in media organizations, but it's still not the main factor in decision making process, also the intuition and experience is very basic features for decision making and still the main factor of decision making, but if the facts and insights using Big Data analysis added, the decision maker will increase the accuracy of his decisions. The study indicates the important effect of the Big Data in guiding the decisions of organizations and their positive role in the development of production and increase the efficiency and profits of these organizations. Keywords: Big Data, analysis, internet, social media, management, decision making, AI, IOT, ML.

Big dataDecision makingMachine learning+7
Ashraf Yousef Othman Ahmad
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde narsisistik kişilik özelliklerinin duygu stilleri ve karar verme stillerini yordama düzeyi

Bu araştırmanın amacı, ergenlerde narsisistik kişilik özelliklerinin duygu stilleri ve karar verme stilleri açısından yordanıp yordanmadığını belirlemektir. Araştırmaya; İstanbul ve Kırklareli ilinde öğrenim gören 211'i kadın ve 137' si erkek olmak üzere toplam 348 üniversite öğrencisi katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak; Duygu Stilleri Ölçeği, Melbourne Karar Verme Ölçeği, Narsistik Kişilik Envanteri ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin demografik özellikleri (cinsiyet, yaş, bölüm, yaşamlarını geçirdikleri yer, kardeş sayısı, kardeş sırası, algılanan ebeveyn tutumu) değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, ergenlerin cinsiyetleri, kardeş sıraları, yaşadığı yer değişkenleri açısından duygu stillerinde anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Kardeş sayıları farklı olan ergenlerin bastırma ve tolere etme duygu stillerinde bir farklılık görülmezken, ayarlama duygu stilinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Algılanan ebeveyn tutumu açısından incelendiğinde, bastırma duygu stilinde ilgisiz ve ihmalkar, ayarlama ve tolere stillerinde ise demokratik ve ve ilgili ebeveyn tutumları en fazla puanları almıştır. Cinsiyet, kardeş sayıları, kardeş sıraları ve yaşamlarını geçirdikleri yer değişkenleri açısından ergenlerin karar verme stilleri puan ortalamaları arasında anlamlı düzeyde bir farklılaşma bulunmamaktadır. Algılanan ebeveyn tutumu değişkeni açısından ergenlerin karar verme stillerinden "kaçıngan", "erteleyici" ve "panik" karar verme stillerinde anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır. Diğer taraftan karar vermede "öz saygı" ile " dikkatli" karar verme stillerinde ebeveyn tutumunu "ihmalkâr ve ilgisiz" olarak algılayan ergenlerin diğer tüm ebeveyn tutumuna sahip ergenlere göre anlamlı düzeyde düşük çıkmıştır. Narsistik kişilik özelliği, "bastırma" duygu stilini ve "ayarlama" duygu stilini istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yordamaktadır. Diğer taraftan narsistik kişilik özelliği "tolere" duygu stilini ise anlamlı düzeyde yordamadığı bulunmuştur. Narsistik kişilik özelliği, karar vermede " öz saygı" ve " panik" karar verme stilini anlamlı olarak yordamaktadır. Diğer taraftan narsistik kişilik özelliği, " dikkatli", "kaçıngan" ve "erteleyici" karar verme stillerini ise anlamlı düzeyde yordamadığı bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Narsisistik kişilik, Duygu stilleri, Karar verme stilleri

Duygu stilleriErgenlerKarar verme+4
Canan Ertürk
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik ortamlarda olumsuz değerlendirilme korkusunun karar verme stratejileri üzerindeki etkisi

Bu çalışmada akademik ortamlarda olumsuz değerlendirilme korkusunun karar verme stratejileri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmaya İstanbul Arel Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan ön lisans, lisans ve lisansüstü seviyesinden 100 erkek, 100 kadın olmak üzere toplam 200 üniversite öğrencisi katılmıştır. Akademik ortamlarda olumsuz değerlendirilme korkusunu değerlendirmek için Akademik Ortamlarda Olumsuz Değerlendirilme Korkusu ölçeği uygulanmıştır. Karar verme stratejileri ise Karar Stratejileri ölçeği ile değerlendirilmiştir. Araştırmada ölçeklerden elde edilen verilerin istatistiksel analizinde IBM SPSS Statistics 20 paket programı kullanılmış olup, bağımsız örneklem t-testi, Pearson korelasyon analizi ve regresyon analizinden faydalanılmıştır. Akademik ortamlarda olumsuz değerlendirilme korkusu ve karar verme stratejileri arasında yapılan korelasyon analizi sonucuna göre içtepisel karar verme, bağımlı karar verme ve kararsızlık boyutunda pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte akademik ortamlarda olumsuz değerlendirilme korkusu alt boyutlarından akademik ortamlarda davranışsal olumsuz değerlendirilme korkusu ve akademik ortamlarda bilişsel olumsuz değerlendirilme korkusu ile oluşturulan model mantıklı karar, bağımlı karar ve kararsızlık değişkenlerini anlamlı bir şekilde etkilerken, içtepisel karar değişkenini anlamlı bir şekilde etkilememektedir. Anahtar Kelimeler: Olumsuz Değerlendirilme Korkusu, Karar, Karar Verme Stratejileri

Karar vermeKarar verme stratejileriLisansüstü öğrenciler+2
Ali Kerem Kunt
İstanbul Arel University
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisi: Üst yönetimin stratejik karar sürecinin aracılık etkisi

Bu çalışmanın amacı, üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisini incelemektir. Çalışmada, üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisiyle ilişkisinde aracı rolü oynayabilecek etmenlerde araştırılmıştır. Üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisinde üst yönetimin stratejik karar alma sürecinin aracı değişken olarak rol oynayabileceği öngörülmüş ve bu değişkenin etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmanın uygulama kısmı, Türkiye'de Sağlık sektöründe modern ve teknolojik altyapıya sahip, Uluslararası JCI (Sağlık Hizmetlerinde Kalite Standardı) akreditasyonu ve TS EN 15189 Tıbbi Laboratuvarlar akreditasyonuna sahip, EBNM (Avrupa Nükleer Tıp Birliği) ve UEMS (Avrupa Tıp Uzmanları Birliği) tarafından da belgelendirilmiş olarak sağlık alanında ulusal ve uluslararası standartlarda hastane ve klinik ortamında yaklaşık 20.000 kişilik konusunda uzman çalışanı ile sağlık hizmetleri veren, Branş ve Genel Hastane işletmeciliği alanında lider konumda olan iki büyük Türk markasının Türkiye ve yurt dışı sağlık işletmelerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede söz konusu sağlık işletmelerinin Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyeleri, İcra Kurulu Başkanı, İcra Kurulu Üyeleri ve diğer Üst Yönetim kademelerinde görev yapan yöneticilerin düşünce ve algıları temel alınmış ve bu kişilere anket uygulanmıştır. Araştırmada bu iki büyük markanın 67 sağlık işletmesinin tamamına ulaşılmış ve bu işletmelerde üst yönetim kadrolarında çalışan 148 kişilik üst yönetim kadrosundan alınan cevaplar araştırmaya dahil edilmiştir. Bu çalışmanın literatüre kuramsal ve uygulamada katkısı bulunmaktadır. Çalışmanın kuramsal katkısı, üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisinin bütüncül bir modelde incelenmesi, bu ilişkide yeni bir aracı değişkenin önerilmesi ve bu alandaki boşluğu doldurmasıdır. Çalışmanın uygulamadaki katkısı ise, üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisinin Türkiye'de ilk kez test edilmiş olmasıdır.

BüyümeBüyüme stratejileriKarar verme+3
Bülent Demir
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletme yöneticilerinin karar alma tarzlarının kriz yönetimine etkileri: Sanayi işletmelerinde bir araştırma

Bu çalışma, özel sektörde faaliyet gösteren sanayi işletmelerinde görevli yöneticilerin karar alma tarzlarının kriz yönetimine etkilerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Örgütler, çoğu zaman biri bitmeden diğeri başlayan krizlerle karşı karşıya kalabilmekte ve iyi yönetilemeyen krizler örgütlere büyük zararlar verebilmektedir. Çalışmamızda kriz yönetimi kriz öncesi, kriz anı ve kriz sonrası süreçleri ele alınmış ve bu süreçlerdeki yönetim faaliyetleri üzerine yöneticilerin karar alma tarzlarının etkileri incelenmiştir. Yukarıda anlatılanlar doğrultusunda çalışmanın literatürde bir eksikliğe katkı sağlayacağı ve bu açıdan önem arz edebileceği söylenebilir. Ayrıca araştırma sonuçları, yöneticilerin kriz öncesi, kriz anı ve kriz sonrasındaki karar alma tarzlarının krizi yönetme aşamasındaki önemininin altını çizecek ve bu bağlamda sanayi işletmelerindeki yöneticilere ve çalışanlara konunun duyarlılığını hatırlatacaktır. Yapılan analizler sonucunda, yöneticilerin karar alma tarzlarının kriz yönetimine etkileri olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, kriz yönetiminin çıktılarının da (kriz öncesi, kriz anı ve kriz sonrası) yöneticilerin karar alma tarzlarına göre değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda, örgütsel çıktıları olumlu ve olumsuz yönde etkileyen karar alma tarzları belirlenmiştir. Etkin bir yöneticinin karar alma tarzlarını nelerin oluşturduğu, kriz yönetimi konusunda yürütülen kriz öncesi ve kriz anı faaliyetleri incelenmiş, kriz sonrası sonuçları ve öğrenimler konusunda saptamalar yapılmıştır. Bu çalışma literatüre kuramsal ve uygulama bağlamında katkı sunmaktadır. Çalışmanın teorik katkısı, yönetici karar alma tarzlarının kriz yönetimine olan etkilerinin bir modelde incelenmesi, sözkonusu ilişkilere yeni aracı değişkenlerin önerilmesi ve bu alandaki boşluğun doldurmasıdır. Çalışmanın uygulamaya getirdiği katkı ise, karar alma tarzlarının kriz yönetimi süreçlerine olan etkisinin geniş bir kapsamla ve birarada Türkiye'de ilk kez test edilmiş olmasıdır.

Endüstri işletmeleriKarar vermeKriz+3
Doğan Uzun
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Muhasebe bilgi sisteminin; işletme kararlarına, işletme yönetiminin etkinliğine ve muhasebe çalışanlarının performansına etkisi

Muhasebe bilgi sistemi; yönetim, finansman, pazarlama gibi birçok bilgi sistemlerinden derlediği bilgiler sayesinde işletme bölümlerinde denetimi ve kontrolü sağlayabilmektedir. Karar vericiler, işletmelere özgün olarak muhasebe bilgi sisteminden yararlanarak daha sağlıklı karar verebilmektirler. İşletmelerde meydana gelen finansal nitelikteki verileri anlamı kılan, ayrıca fayda maliyet analizine olanak sağlayan da muhasebe bilgi sistemidir. Bilgi sistemleri kapsamında işletme yönetimi açısından biri muhasebe bilgi sistemleri olmaktadır. Muhasebe bilgi sistemleri, işletmelerin etkinliğinin ve verimliliğinin artmasında önemli bir rol oynamaktadır. İşletmeler, sürekliliği sağlamayı ve kar elde etmeyi amaçlamaktadır. Muhasebe bilgi sistemlerinin temeli; işletmelerde bölümler arasında koordinasyonu sağlayarak toplanan bilgileri de işletmede bulunan birimler ile ortak bir yapıda kullanmaktadırlar. İşletmelerin amaçlarını gerçekleştirebilmeleri amacı ile içinde bulunulan rekabet şartlarına en iyi şekilde uyum sağlayabilmesi gerekmektedir. Yoğun rekabet ortamında üretilen bilgilerin önemini anlayarak bilgi sistemlerini ve teknolojilerini kullanabilen işletmeler daha da başarılı olabilmektedir. Güvenilir, zamanlı ve doğru bir şekilde bilgileri kullanabilen işletmeler, rekabet üstünlüğü sağlama açısından daha başarılı olmaktadırlar. Bu araştırmanın evrenini İstanbul genelinde faaliyet gösteren 1067 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir oluşturmuştur. Belge Sistemi ile Raporlama Sistemi arasındaki ilişki için yapılan korelasyon analizi sonucunda; İşletme yönetimine getirdiği yenilikler ile yönetsel kararların etkinliğine katkısı arasında pozitif yönlü yüksek düzey ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.

Karar vermeMuhasebeMuhasebe bilgi sistemleri+5
Mehmet Şirin Yakut
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Women empowerment through micro-entrepreneurship development in rural areas of Pakistan

Socio cultural and economic structures subordinate women to men in rural areas of Pakistan. Such oppressive structures can be changed by empowering women, and micro entrepreneurship is the key to achieve those goals. Women's empowerment is to stand against the patriarchy and break up the limitations in society. The present study is an attempt to investigate the economic, social, decision making, and legal empowerment of women through women's micro-entrepreneurship in rural areas of Pakistan. Women micro-entrepreneurs of the district Ghizer, Gilgit Baltistan are taken as a sample for the study. The study is significant because it attempts to measure and explore women's empowerment through micro-entrepreneurship development in rural areas of Pakistan. Furthermore, there is very scant coverage of Pakistan in women's empowerment through micro-entrepreneurship development research. The study is cross-sectional and exploratory in nature. The sample is comprised of 150 microentrepreneurs. Women's empowerment through micro-entrepreneurship is taken as a predictor variable while socio economic, decision making, and legal empowerment is taken as criterion. Indicators such as freedom to use earnings, contribution in financial matters, control over assets, quality of living standards, freedom of mobility, awareness, and freedom of decision making are used to measure women's empowerment. Quantitative data was collected through a self-administered structured questionnaire. The data was analyzed using a statistical package for social sciences (SPSS) version 25. Descriptive and multiple linear regression analysis was adopted for the final output. Quantitative data was analyzed using simple descriptive statistical procedures involving cross-tabulations and frequency distributions. KMO and Bartlett's test, ANOVA test, and multiple other tests were used to check the feasibility of the model. The results of the study revealed that women were empowered economically through micro-entrepreneurship, but they are lagging behind in the areas of legal empowerment, social empowerment, and decision-making empowerment. Keywords: Decision making empowerment, Legal empowerment, Microenterprises, Micro-entrepreneurship, Socio-Economic empowerment, Women's empowerment.

Economic empowermentEntrepreneurshipWoman entrepreneurship+5
Nılufer Ajaıb
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of consumer decision making styles on organic food purchase intention during CVID-19

This study aimed to profile consumer decision making styles (CDMSs) in the context of organic food and to examine the effect of CDMSs on organic food purchase intention (OFPI) of Turkish people during Covid-19. Furthermore, having healthy nutrition counseling, was investigated both in terms of CDMSs and OFPI during Covid-19. Consumer styles inventory (CSI) by Sproles and Kendall (1986) was adapted in the context of organic food with two more styles, health and environmental consciousness added to the study. The results, in which 369 people participated, showed that eight of the ten factors evaluated in total were validated by this study. When the effect of these eight factors on the intention to buy organic food was examined, seven factors were determined as effective: Perfectionism/High Quality Consciousness, Brand Consciousness, Confusion By Over Choice, Recreational/Hedonistic Shopping Consciousness, Impulsiveness, Health Consciousness and Environmental Consciousness. On the other hand, while Environmental Consciousness was found to be positively effective for having healthy nutrition counseling, Habitual/Brand Loyal Consciousness was found to be negatively effective. Additionally, having healthy nutrition counseling was found to be positively influencing OFPI during Covid-19.

COVID 19Decision makingOrganic products+5
Zeynep Yeni Erol
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Marka kişiliğinin karar verme tarzları üzerine etkisi; Otomotiv sektörü üzerine bir araştırma

Tüketicilerin karar verme davranışını etkileyen en önemli faktörlerden biri markadır. Her tüketicinin fikir sahibi olduğu bir ürün, hizmet veya marka vardır. Ayrıca her markanın kendine ait bir kişiliği de vardır. Bu kişilik özelliklerine göre kişiler kendilerine yakın hissettikleri markayı seçerler. Ancak firmalar tüketicinin ilgili markayı seçerken hangi karar verme tarzına göre seçim yaptığını çok iyi bilmesi gerekir. Tüketiciler yaptıkları seçimlerde karar vermelerine etkili olan unsurlar sadece ihtiyaçları doğrultusunda satın alma eğilimleri olan rasyonel davranış tarzı değil aynı zamanda sezgisel, bağımlı, spontane ve kaçınmacı eğilimler de gösterebilirler. Bu bağlamda satın alma noktasında karar vermeye sebep olan etken bu tarzlar sayesinde tüketicilerin satın alma niyetinin ne yönde olacağı belirlenmektedir. Bu çalışmada marka kişiliği kavramının işletmeler için ne kadar önemli olduğu ve tüketicilerin de karar verme anında sergilemiş oldukları tarzlar üzerinde durulmuştur. Dolayısıyla bu iki değişken arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışma rastgele örneklem yöntemiyle seçilen otomobil markaları hakkında bilgi sahibi olan 455 tüketiciye uygulanmış ve anket sonuçlarından elde edilen veriler SPSS 22 programında analiz edilip yorumlanmıştır.

Karar vermeKarar verme yöntemleriMarka kişiliği+3
Merve Ayyıldız
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects