Problem solving

423 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Basketbol klasman hakemlerinin iletişim becerilerinin problem çözme süreçleri üzerine etkisinin incelenmesi

Basketbol tasarlandığı günden bu yana yapılan değişikliklerle beraber şimdiki halini alarak büyük bir kitleye hitap etmektedir. Bu spor dalı saha içerisinde oyuncu, antrenör ve idarecilerle, saha dışında da seyirciler açısından düşünüldüğünde basketbol hakemlerinin bir müsabakayı kontrol edebilmesi, herkese güven veren bir tutum oluşturması ve bunun yanında da iyi bir yönetim sergileyebilmesi kişilerle kuracağı iyi ve kaliteli bir iletişimle sağlanabilir. Bunun yanında müsabakalarda görev alan basketbol hakemlerinin iletişim becerilerinin yanında müsabaka öncesi, müsabaka sırasında ve müsabaka sonunda ortaya çıkabilecek problemleri çözmedeki yetenekleri de son derece önemlidir. Bu araştırmada basketbol klasman hakemlerinin iletişim becerilerinin problem çözme becerileri üzerinde etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2019-2020 sezonunda aktif görev alan basketbol klasman hakemlerinden 186 hakem oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada İletişim Becerileri Ölçeği (Korkut Owen ve Bugay, 2014), Problem Çözme Ölçeği (Heppner ve Petersen, 1982; Akt: Şahin, Şahin ve Heppner, 1993) ve Kişisel Bilgi Formu yer almaktadır. Araştırmada kullanılan iletişim becerisi ölçeğinin yüksek derecede güvenilir olduğu (,909) ve problem çözme ölçeğinin ise güvenilir düzeyde olduğu görülmüştür (,746). Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 22 programı kullanılmıştır. Verilerin frekansları alındıktan sonra sırasıyla sıklık, normallik, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırmaya katılan hakemlerin demografik bilgileri ile iletişim becerileri ve problem çözme becerileri arasında ilişkiler aranmıştır. Araştırmaya katılan basketbol hakemlerinin iletişim becerileri ve problem çözme becerileri arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Basketbol hakemlerinin iletişim becerisi ve problem çözme ölçeklerinin tüm alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve olumlu bir ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç olarak; araştırmaya katılan basketbol hakemlerinin problem çözme ve iletişim becerileri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiş ve her iki ölçeğin tüm alt boyutları arasında anlamlı ve olumlu bir ilişki olduğu görülmüştür. Hakemlerin iletişim becerileri arttıkça problem çözme becerileri de buna paralel olarak artmaktadır. Anahtar Kelimeler:Hakem, Basketbol Hakemliği, İletişim Becerisi, Problem Çözme

BasketbolHakemler-sporProblem çözme+2
Aygün Akgül
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin matematiksel üstbiliş farkındalıkları, problem çözmeye yönelik tutumları ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin matematiksel üstbiliş farkındalıkları, problem çözmeye yönelik tutumları ve problem çözme becerilerini incelemek ve aralarındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca 7. sınıf öğrencilerinin matematiksel üstbiliş farkındalıkları, problem çözmeye yönelik tutumları ve problem çözme becerileri cinsiyet, anne-baba eğitim durumu ve matematik başarısı değişkenleri açısından incelenmiştir. Araştırma, 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında Muğla ilinin Menteşe, Dalaman ve Fethiye ilçelerinde ortaokul 7. sınıfta öğrenim gören 269 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin, matematiksel üstbiliş farkındalık düzeylerini belirlemek için Kaplan ve Duran (2016) tarafından geliştirilmiş olan, "Matematiksel Üstbiliş Farkındalığı Ölçeği", problem çözmeye yönelik tutumlarını belirlemek için Çanakçı (2008) tarafından ortaokul öğrencileri için geliştirilen "Matematik Problemi Çözme Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin problem çözme beceri düzeylerini belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanan problem çözme beceri testi, problem çözme beceri testinin puanlandırılmasında ise Gündüz Sefer (2006) tarafından problem çözme becerisini ölçmek için geliştirilen "Dereceli Puanlama Anahtarı" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 istatistik paket programıyla değerlendirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmış, verilerin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda 7. sınıf öğrencilerinin matematiksel üstbilişsel farkındalıklarının yüksek, problem çözmeye yönelik tutumlarının olumlu, problem çözme berilerinin ise orta düzeyin üstünde olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda sadece matematik başarısı değişkeninin öğrencilerin matematiksel üstbiliş farkındalıkları, problem çözmeye yönelik tutumları ve problem çözme becerilerinde anlamlı fark oluşturduğu görülmüştür. Ayrıca problem çözmeye yönelik tutumun ve problem çözme becerisinin matematiksel üstbiliş farkındalığının anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilişüstü farkındalıkMatematik eğitimiMatematik öğretimi+7
İpek Zorbozan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik ortaöğretim öğrencilerinin problem çözme ve eleştirel düşünme becerileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma, mesleki ve teknik ortaöğretim öğrencilerinin problem çözme ve eleştirel düşünme becerileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, İstanbul'daki mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler ile bu okullarda görev yapan öğretmenlerden oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemine bakıldığında, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı 1. Dönem, İstanbul Anadolu Yakasında bulunan Kadıköy TML ve Anadolu TML Lisesi, Ataşehir Dr. Nureddin Erk Perihan Erk Teknik Lisesi ve Kadıköy Anadolu Meslek Lisesinde okuyan öğrenciler ile burada görev yapan öğretmenler oluşmaktadır. Örneklem içerisinde 9., 10., 11. ve 12. sınıflarda okuyan toplamda 186 öğrenci ve 86 öğretmen yer almıştır. Araştırmada veri toplama aracı ise, Yaman (2006) tarafından hazırlanan "Problem Çözme Becerisi Envanteri" ve Özdemir (2005) tarafından geliştirilen "Eleştirel Düşünme Becerisi Envanteri" kullanılmıştır. Ölçme araçları hem öğrenci hem de öğretmenlere uygulanmıştır. Toplanan verilerin analiz aşamasında aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi ile korelasyon tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinden elde edilen bulgular, kendi görüşlerine göre; öğrencilerin problem çözme becerisine sahip olduklarını ortaya koymuştur. Ayrıca kendi görüşlerine göre; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisine sahip oldukları konusunda emin olamadıkları sonucu çıkmıştır. Öğretmenlerin görüşlerine göre, öğrencilerin problem çözme becerilerinde yeterli olmadıkları söylenebilir. Buna ek olarak öğretmenlerin, öğrencilerin eleştirel düşünme becerisi sahip olmaları konusunda kararsız kaldıkları sonucuna varılmıştır. Problem çözme beceri düzeylerine ilişkin olarak öğretmen ve öğrenci görüşleri karşılaştırıldığında aralarında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Öğrencilerin eleştirel düşünme beceri düzeylerine ilişkin olarak öğretmen ve öğrenci görüşleri karşılaştırıldığında aralarında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna varılmıştı. Ayrıca problem çözme eleştirel düşünme becerilerinin, akademik başarıyı olan etkisi kuvvetli olduğu yönündedir.

Akademik başarıEleştirel düşünceMesleki eğitim+5
Cansu Şahin Kölemen
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
10
Master'sOpen AccessTR

Şemaya dayalı öğretim stratejisinin zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin matematikte sözel problem çözme becerilerine etkililiği

Bu çalışmada şemaya dayalı öğretim stratejisinin zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin matematikte sözel problemleri çözme becerilerini kazanmaları ve sürdürmeleri üzerindeki etkililiği araştırılmıştır. Araştırmada sözel problem tiplerinden değişim türü problemler kullanılmıştır. Araştırmada ayrıca, strateji kullanımının farklı kişilere ne düzeyde genellendiği ve şemaya dayalı öğretim stratejisinin sözel problem çözmede kullanımına yönelik öğretmen görüşleri belirlenmiştir. Araştırma Sivas ilinde hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan üç öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada tek denekli araştırma modellerinden denekler arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma; başlama düzeyi, öğretim, günlük yoklama, toplu yoklama, izleme ve genelleme oturumlarından oluşmaktadır. Araştırmada hem gözlemciler arası güvenirlik hem de uygulama güvenirliği verileri toplanmıştır. Araştırmada şemaya dayalı öğretim stratejisin sözel problem çözmedeki etkililiği grafiksel analiz yoluyla değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları; şemaya dayalı öğretim stratejisinin bütün öğrencilerin matematikte sözel problemi çözme performanslarını artırdığını, bu artışın öğretimin sona ermesinden beş, on ve on beş gün sonra da sürdüğünü göstermiştir. Ayrıca zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin matematik problemi çözmede şemaya dayalı öğretim stratejisi kullanımını farklı kişilere genelleyebildikleri belirlenmiştir. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçlar ise, matematik problemi çözmede şemaya dayalı öğretim stratejisinin kullanımına yönelik öğretmen görüşlerinin olumlu yönde olduğunu gösterir niteliktedir.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiProblem çözme+6
Kadriye Baki
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin çok çözümlü problemlerde kullandıkları stratejilerinin belirlenmesi ve matematiksel yaratıcılıklarının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı öğrencilerin çok çözümlü problemlerde kullandıkları çözüm stratejilerinin belirlenmesi ve öğrencilerdeki matematiksel yaratıcılığın çok çözümlü problemler aracılığıyla değerlendirilmesidir. Araştırmada verilerin toplanması, çözümlenmesi ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın uygulaması, 2013-2014 öğretim yılında, bir devlet üniversitesinin İlköğretim Matematik Öğretmenliği 1. sınıfına devam eden 76 öğrenci üzerinde iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada öğrencilere çok çözümlü 4 problem verilmiş, her bir probleme otuz dakika süre verilerek öğrencilerden bulabildikleri kadar çok çözüm yoluyla problemleri çözmeleri istenmiştir. İkinci aşama ise birinci aşamada çok çözüm yolu bulamayan öğrenciler üzerinde gerçekleştirilen klinik görüşmeleri kapsamaktadır. Bu görüşmeler ile öğrencilerin düşüncelerine dayalı olarak çok çözüm yolu bulamama nedenlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çok çözümlü problemler aracılığıyla öğrencilerin matematiksel yaratıcılıklarının değerlendirilmesinde Leikin (2009)' in, esneklik, akıcılık ve orijinallik ölçütlerinin kullanıldığı analiz yöntemi benimsenmiştir.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiProblem çözme+4
Tuğba Yulet Yılmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Problem çözme eğitiminin otizm spektrum bozukluğu olan çocuk annelerinin problem çözme becerileri ve bazı psikolojik değişkenler üzerindeki etkisi

Araştırmanın temel amacı, "problem çözme eğitiminin otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip annelerin problem çözme beceri düzeyleri ile aile stresi, stres belirtileri, durumluk ve sürekli kaygı, depresyon gibi bazı psikolojik değişkenler üzerindeki etkisini" belirlemektir. Çalışma doğrultusunda, otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip anneler için problem çözme becerileri eğitimi vermek için, sosyal problem çözmede beş boyutlu yaklaşıma dayalı, 8 oturumluk bir psiko-eğitsel program hazırlanmıştır. Programı değerlendirmek için 11 otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip anne ile maraton grup şeklinde gerçekleştirilen pilot uygulama gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama sonrasında, gerekli düzeltmeler yapılarak programa son hali verilmiştir. Araştırma, 2 X 3 karışık desende, ön test, son test ve izleme ölçümlü kontrol gruplu olmak üzere yarı deneysel desen şeklinde desenlenmiştir. Araştırma örneklemi uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmaya katılım gönüllülük esasına dayanmaktadır. Araştırmaya, Muğla ilinde yaşayan, otizm spektrum bozukluğu tanılı çocuğa sahip 11 kontrol grubu ve 10 deney grubu olmak üzere toplam 21 anne katılmıştır. Program psiko-eğitsel grup çalışması şeklinde uygulanmıştır. 8 oturum süren program, haftada bir olmak üzere, 45+45 dakikalık oturumlar halinde gerçekleştirilmiştir. Ön test, son test ve izleme ölçümlerinde veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu, problem çözme becerisini ölçmek için "Problem Çözme Becerileri Envanteri Kısa Formu", aile stresini ölçmek için "Aile Stresini Değerlendirme Ölçeği", stres belirtilerini değerlendirmek amacı ile "Stres Belirtileri Ölçeği", durumluk ve sürekli kaygı düzeyini değerlendirmek için "Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği" ve depresyon düzeyini değerlendirmek için "Zung Depresyon Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçekler, iki ay süren uygulamadan önce ve sonra ön test-son test olarak annelere uygulanmıştır. Ayrıca, annelerden programa yönelik memnuniyet düzeylerini ölçmek için de veri toplanmıştır. Son test ölçümlerinin yapılmasından bir ay sonra, hem kontrol hem de deney grubundan alınan izleme ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, grupların tüm ölçeklerden aldıkları puanlar ilişkisiz örneklemler için t- testi ile karşılaştırılmış ve grupların, tüm ölçeklerde, başlangıç düzeyinde eşit olduğu sonucuna varılmıştır. Tüm ölçeklerden elde edilen puanlar üzerinde, karışık ölçümler için iki faktörlü varyans analizi gerçekleştirilmiş ve zaman X grup ortak etkisi anlamlı bulunan değerlerde, karşılaştırma için Bonferonni testi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıların memnuniyetini belirlemeye yönelik verileri ise yüzdelik değerleri hesaplanarak analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip anneler için hazırlanan psiko-eğitsel programın, tamamlayan annelerin problem çözme becerisi, aile stresi, stres belirtileri, durumluk ve sürekli kaygı düzeyleri üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmaya katılan annelerin problem çözme beceri düzeyleri anlamlı ölçüde artmış, stres belirtileri, durumluk kaygı düzeyleri uygulama sonrası yapılan ölçümlerde, aile stresi ve sürekli kaygı düzeyleri ise izleme ölçümlerinde, başlangıç düzeyine göre anlamlı olarak azalmıştır. Çalışmaya katılan annelerin depresyon düzeylerinde ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Kontrol grubundaki annelerin, tüm ölçeklerde ve tüm ölçümlerde anlamlı bir değişme bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Ebeveynler, otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip anneler, psiko-eğitim, problem çözme, yaşam becerileri,

Anne eğitimiEğitimOtistik bozukluklar+7
Deniz Tekin Ersan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan bireylere sözel matematik problemi çözme becerisinin kazandırılmasında şema yaklaşımının etkililiği

Sözel matematik problemlerini çözme becerisinin gelişimsel yetersizliği olan bireylere öğretilmesi, bu bireylerin neden-sonuç ilişkisini kavramaları açısından önemlidir. Bu araştırmanın amacı, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan bireylere sözel matematik problemi çözme becerisinin kazandırılmasında ve sürdürülmesinde şema yaklaşımının etkililiğini belirlemektir. Araştırmada sonuç miktarı bilinmeyen karşılaştırma türündeki sözel matematik problemleri kullanılmıştır. Çalışmada deneklerin sözel matematik problemi çözme becerisini, uygulama sona erdikten sonraki koruma düzeylerinin ve bu beceriyi farklı türdeki matematik problemlerine genellemeleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi de amaçlanmıştır. Ayrıca, deneklerin annelerinin ve öğretmenlerinin çalışmanın sosyal geçerliğine ilişkin görüşleri değerlendirilmiştir. Araştırmaya Eskişehir ilinde OSB olan dokuz, 11 ve 14 yaşlarındaki üç birey katılmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden denekler arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Şema yaklaşımının sözel matematik problemlerinin öğretimindeki etkililiği grafiksel analiz yoluyla incelenmiştir. Araştırmanın bulgularına bakıldığında, şema yaklaşımıyla öğretimin deneklerin sözel matematik problemi çözme performanslarını arttırdığı görülmektedir. Bu artışın bütün denekler için öğretim sona erdikten bir, üç ve beş hafta sonra da devam ettiği görülmektedir. Ayrıca, iki denek sonuç miktarı bilinmeyen karşılaştırma türündeki sözel matematik problemlerini çözme becerisini, fark miktarı bilinmeyen karşılaştırma türündeki sözel matematik problemlerini çözme becerisine genelleyebilmiştir. Deneklerin anneleri ve sınıf öğretmenlerinden toplanan sosyal geçerlik bulgularına bakıldığında, her iki grubun da şema yaklaşımının sözel matematik problemi çözme becerisinin öğretiminde kullanımına yönelik görüşlerinin olumlu olduğu görülmektedir.

MatematikOtistik bozukluklarProblem çözme+6
Caner Kasap
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin geometri problemlerindeki matematiksel düşünme süreçlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin geometri problemlerine ait özelleştirme ve genelleme süreçlerini incelemektir. Genelleme yapabilmenin yanı sıra öğrencilerin genellemeye ulaşmalarını sağlayacak stratejilerine de dikkat edilmiştir. Araştırmada verilerin toplanması, çözümlenmesi ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. 2014-2015 öğretim yılı Eskişehir ilinde yer alan üç devlet okulunda öğrenim gören toplam sekiz öğrenci ile gerçekleştirilen araştırmanın verileri klinik görüşme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Öğrencilere genellemeye ulaşmaları beklenen beş geometrik problem verilmiş, öğrencilerden çözümlerini gerçekleştirdikten sonra farklı stratejiler kullanarak aynı genellemeye ulaşmaları istenmiştir. Veriler tematik olarak analiz edilmiştir. Araştırma sürecinde elde edilen veriler sorular bazında analiz edilmiş ve her bir soru matematiksel düşünme süreçleri bağlamında özel olarak incelenmiştir. Bulgular ise bu süreçler için belirlenen tema ve alt temalar şeklinde görselleştirilmiş, öğrencilerin genellemeye ulaşabilmek için ürettikleri stratejiler ve bu stratejilerin hangilerinin sonunda tıkanma yaşadıkları belirlenerek tablolar ile sunulmuştur. Araştırmanın sonucunda farklı problem durumlarında öğrencilerin genelleme yapabilme durumlarının değiştiği gözlemlenmiştir. Özelleştirme sürecinde yapılması gereken işlemleri başarılı bir şekilde gerçekleştiren ancak genelleme sürecinde zorluk yaşayan öğrencilerin genel olarak beklenen genellemeye ulaşabildikleri tespit edilmiştir. Sözel olarak genellemeyi ifade edebilen ya da problemlere geometrik olarak açıklama yapabilen öğrencilerden bazılarının ulaştıkları genellemeleri cebirsel olarak ifade etmekte zorlandıkları dikkat çekmiştir. Yüksek başarı düzeyine sahip öğrencilerin veriler arasında ilişki ararken birden fazla strateji üreterek farklı şekillerde beklenen genellemeye ulaşabildikleri saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Matematik eğitimi, matematiksel düşünme, özelleştirme, genelleme, genelleme stratejileri, geometri problemleri, problem çözme

GeometriMatematikMatematik dersi+5
Duygu Yıldırım
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematik okuryazarlığının problem çözmede sistematik çeşitleme ile desteklenmesinin öğretim deneyi yoluyla incelenmesi

Bu araştırmada çeşitlemelerle problem çözme etkinliklerini içeren bir öğrenme ortamında sekizinci sınıf öğrencilerinin "problem çözme" ve "muhakeme ve argüman" yeterliliklerinin desteklenmesi yoluyla "matematik okuryazarlığı" becerilerinin ve problem çözme sürecindeki düşünme yollarının incelenmesi ve desteklenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden öğretim deneyi yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcılarının çalışma öncesindeki bilgi ve yeterliliklerini saptamak amacıyla 237 öğrenciye açık uçlu bir veri toplama aracı uygulanmıştır. Açık uçlu veri toplama aracıyla toplanan verilerin nitel betimsel analizi sonucunda muhakeme ve argüman yeterlilikleri açısından farklı düzeylerde oldukları düşünülen yedi öğrenciyle öğretim deneyi yürütülmüştür. Araştırma sonuçları öğrencilerin üst düzey muhakeme becerilerini yansıtmakta zorlandığını ve kendi muhakemelerine güvenmediklerini ortaya koymuştur. Bununla birlikte öğrencilerin problem çözmedeki düşünme yollarının en az istendik olandan daha istendik olana doğru gelişim ve değişim gösterdiği ve matematik okuryazarlığı performanslarının geliştiği görülmüştür. Araştırma sonucunda en zayıf öğrencinin dahi ikinci düzeydeki matematik okuryazarlığı maddelerini yanıtlayabildiği görülmüştür. Entelektüel ihtiyaç, matematiksel bilgiler, matematiğe ilişkin inançlar ve tutum gibi faktörlerin öğrencilerin düşünme yollarını ve matematik okuryazarlığı performanslarını etkilediği görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Sistematik çeşitleme, DNR çerçevesi, Düşünme yolları, Matematik okuryazarlığı, PISA.

DeneylerMatematikMatematik eğitimi+7
Fatma Kızıltoprak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının dinamik geometri yazılımı kullanarak geometrik yer problemlerini çözüm süreçlerinin ve bu süreçlere ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim matematik öğretmen adaylarının dinamik bir geometri yazılımı kullanarak geometrik yer problemlerini çözme süreçlerini incelemektir. Çalışma nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'deki orta büyüklükte bir Üniversite'nin, İlköğretim Matematik Öğretmenliği Programı'nda öğrenim gören ve ?Alan Seçmeli (AS) - Geometri Öğretimi? dersini alan, 36 son sınıf öğretmen adayı oluşturmuştur.10 haftalık çalışma sürecinde öğretmen adaylarına dinamik bir yazılım olan Cabri yazılımı öğretilerek geometrik yer problemlerinin çözümü gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ilk beş haftasında Cabri yazılımı tanıtılmış ve yazılımın kullanımı ile ilgili çeşitli etkinlikler yapılmıştır. Ayrıca geometrik yer konusundan bahsedilmiş ve bazı geometrik yer problemleri yazılım kullanılarak çözülmüştür. Araştırmanın 6.-9. haftaları arasında ise, öğretmen adayları kâğıt-kalem ve yazılımı kullanarak toplamda 6 geometrik yer problemini çözmüşlerdir. Araştırmacı bu süreçte rehber konumunda olup problemlerin çözümü esnasında adayları gözlemlemiştir. Ayrıca, 2 ve 10. haftalarda 6 öğretmen adayıyla görüşmeler yapılmıştır.Araştırmanın verileri, ?Araştırmacı Günlüğü Notları?, ?Cevap Kâğıtları?, ?Katılımcı Raporları?, ?Ekran Görüntüleri? ve ?Yarı yapılandırılmış Görüşmeler? olmak üzere farklı veri toplama araçlarıyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel analiz teknikleri birlikte kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının problemleri kâğıt üzerinde çözerken çeşitli hatalar yaptıkları belirlenmiştir. Yazılımla çözüm aşamasına gelindiğinde öğretmen adaylarının yazılımın gerektirdiği matematiksel bilgiyi kullanmakta sıkıntılar yaşadıkları ancak uygulamanın sonlarına doğru bu sıkıntıları aşmaya başladıkları görülmüştür. Bu iki süreç kıyaslandığında ise, adaylar yazılımla çözüm esnasında kâğıt kalemden farklı olarak hipotez kurma, kurdukları hipotezleri test etme, genelleme yapma fırsatı bulmuşlardır. Bunun yanı sıra, yapılan uygulamayla öğretmen adaylarının bu tür problemleri kâğıt-kalem kullanarak çözüm süreçlerinde matematiksel bilgiyi kullanma, bağımlı-bağımsız noktayı belirleme, zihinde canlandırma ve doğru tahminlerde bulunma gibi noktalarda katkı sağladığı tespit edilmiştir. Öğretmen adayları avantajlarını ve dezavantajlarını göz önünde tutarak Cabri gibi DGY'lerin geometrik yer konusu ve ilköğretim geometri öğretiminde kullanımı konusunda olumlu görüş belirtmişlerdir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerBilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğretim+9
Kübra Açıkgül
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının stratejik planlarında belirttikleri zayıf yönler ve bunların giderilmesine ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın iki amacı vardır. Araştırmanın birinci amacı, ilköğretim okullarının stratejik planlarında belirttikleri zayıf yönleri ortaya çıkarmak; ikinci amacı, bu zayıf yönlerin giderilebilmesi için ilköğretim okullarında görevli yönetici ve öğretmenlerin çözüm önerilerini almaktır. Araştırmanın birinci aşamasında, Malatya Merkeze bağlı 39 ilköğretim okulunun stratejik planlarının GZFT(Güçlü, Zayıf, Fırsat, Tehdit) analizlerinde belirtilen zayıf yönler incelenmiştir. Bu okullar Malatya kent merkezindeki okulların %43?ünü oluşturmaktadır. Okulların stratejik planlarının incelenmesinde tarama yöntemi ve belge döküman inceleme tekniği kullanılmıştır. Hazırlanan tarama listelerinde tekrar edilen maddeler ve bunların sıklığı tespit edilmiştir. Araştırmanın birinci aşamasının bulgularına göre; okul fiziki yapısının eski olması ve bakıma ihtiyaç duyması, okul fiziki yapısının ve bahçesinin yetersizliği, çok amaçlı salonun bulunmaması, okul kütüphanesinin yetersizliği, ders araç-gereç ve teknolojik cihazların yetersizliği, sosyal, kültürel, eğitsel ve sportif faaliyetlerin istenen seviyede olmaması, okul hizmetlisinin nicelik ve nitelik açısından yetersizliği, okul veli işbirliğinin istenen düzeyde olmaması en çok vurgulanan zayıf yönler olarak saptanmıştır.Araştırmanın ikinci aşamasında, alan yazın incelenerek ve uzman görüşleri alınarak tespit edilen zayıf yönler beş temaya ayrılmıştır. İlköğretim okullarının fiziki yapıları(1), ilköğretim okullarında kullanılan ders araç ve gereçleri(2), ilköğretim okullarında düzenlenen sosyal, kültürel, eğitsel ve sportif faaliyetler(3), ilköğretim okullarının insan kaynakları(4) ve ilköğretim okullarının okul çevre ilişkileri(5), başlıklı temalardan oluşan zayıf yönler soru haline getirilerek, yönetici ve öğretmenlere bu zayıf yönlerin, zayıf yönler olup olmadığı sorulmuş ve bu zayıf yönlerin giderilebilmesi için çözüm önerisi istenmiştir. 70 yönetici, 240 öğretmen olmak üzere, toplam 310 kişi açık uçlu anket sorularına çözüm önerilerini yazmıştır. Katılımcıların belirtmiş oldukları çözüm önerilerinde tekrar edilen maddeler ve bunların sıklığı tespit edilmiştir.Araştırmanın ikinci aşamasının bulgularına göre; ilköğretim okullarında görevli yönetici ve öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu, stratejik planlarda belirtilen zayıf yönlerin, ilköğretim okullarının zayıf yönleri olduğunu doğrulamış ve bu zayıf yönlerin giderilmesi için çözüm önerisi belirtmiştir. Buna göre en çok tekrarlanan çözüm önerileri şöyledir; okul fiziki yapısının yeterli ve etkili olması için; okula ayrılan alan daha büyük olmalı, kapalı spor salonu yapılmalı, yeni bina ? ek bina yapılmalı, ders araç ve gereçlerinin yeterli ve etkili olması için; ders araç ve gereci ilgili kurumlar tarafından temin edilmeli - yeterli olmalı, okullara bütçe ayrılmalı, sosyal kültürel, eğitsel ve sportif faaliyetler için; fiziki alanlar uygun hale getirilmeli, velilere yönelik bilinçlendirme faaliyetleri düzenlenerek veli desteği sağlanmalı, öğrenciler motive edilerek başarılı öğrenciler ödüllendirilmeli, öğretmenler istekli, duyarlı olmalı ve faaliyetin önemine inanmalı, insan kaynağının yeterli ve etkili olması için; personel arasında işbirliği ve dayanışma olmalı, insan kaynağı ihtiyacı hizmet alımı yoluyla giderilmeli, ihtiyaç tespiti ve gerekli atamalar yapılmalı, görev dağılımı eşit ve adil yapılmalı, hizmet içi eğitimlerin sayısı ve niteliği artırılmalı, yönetici ve öğretmen atamalarında ölçme yöntemi etkili hale getirilmeli, amaca dönük ve donanımlı personel istihdam edilmeli, okul personeli işini sevmeli, özverili, sorumluluk sahibi, kendini geliştirme isteği ve fedakâr olmalı, okul çevre ilişkilerinin yeterli ve etkili olabilmesi için; velilere ve çevreye yönelik kurs, seminer vb. etkinlikler düzenlenmeli, çeşitli kurum ve kuruluşlar ziyaret edilmeli, ilişkiler güçlendirilmeli, okul veli işbirliği artırılmalı, ilişkiler planlı ve devamlı olmalıdır. Ülkemizde ve tüm dünyada ilköğretim okullarında ve eğitimin her kademesinde her zaman bir takım sorunlar ve eksiklikler olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Burada önemli olan bu sorunları veya eksiklikleri nasıl algıladığımız ve bunların giderilebilmesi için yapabileceklerimizdir. Bu sorunların veya zayıf yönlerin farkında olmamız, bunların giderilebilmesi adına sahip olabileceğimiz en önemli güçtür. Böyle bir farkındalığın olması ve bu amaçla stratejiler geliştirilmesi zayıf yönlerin ileride örgütün güçlü yönleri olarak ortaya çıkmasını sağlayabilir. Bu sorunları veya zayıf yönleri algılayış biçimlerimiz ve bu nedenle çözüm önerilerimiz farklı olabilir. Birimizin ak dediğine bir diğeri kara diyebilir. Sorunların veya zayıf yönlerin giderilebilmesi adına aynı şeyleri söylememiz mümkün değildir. Ancak eğitim alanında çalışan yönetici ve öğretmenlerin çoğunluğun bu konularda neler söylediğine ve yapılan bilimsel çalışmaların önerilerine kulak vermek gerekmektedir. Anahtar Kelimler: Okulların stratejik planları, GZFT(SWOT) analizi, okulların zayıf yönleri, yöneticilerin ve öğretmenlerinin çözüm önerileri.

Eğitim yönetimiProblem çözmeSWOT analizi+6
Ferhat Han
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet bağımlılığı ile fiziksel uygunluk düzeyleri ve problem çözme becerisi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; ortaokul ve lise öğrencilerinin fiziksel uygunluk düzeyleri ile internet bağımlılığı ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Çalışmaya, Nevşehir Özel Doğa Koleji'nde öğrenim görmekte olan öğrencilerden, katılıma gönüllü olan 197 öğrenci (98 erkek ve 99 kız) iştirak etmiştir. Deneklerin fiziksel uygunluk düzeyleri EUROFIT test bataryası ile, internet kullanım düzeyleri Balta ve Horzum'un (2008) geliştirdiği "İnternet Bağımlılığı" ölçeği ile ve problem çözme becerileri de travers uygulaması ile ölçülmüştür. Çalışmanın yapılabilmesi için gerekli Etik Kurul izni Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu'ndan ve kurum izni Doğa Koleji'nden yazılı olarak alınmıştır. Katılımcıların velilerinden bilgilendirilmiş veli olur formunu imzalamaları istenmiştir. Elde edilen verilerin normal dağılıma uygunluğunun test edilmesi için Kolmogorov-Smirnov testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerin yapılabilmesi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmış; betimleyici istatistikler ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde tabloları şeklinde verilmiştir. Gruplar arasındaki farkların incelenmesi için bağımsız örneklem t testi ile Fischer's Exact testi, değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesi için ise Pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatiksel olarak analiz edilmesi sonucunda, internet bağımlılığı puanlarının cinsiyete farklılık göstermediği bulunmuştur. Okul düzeylerine göre internet bağımlılığı puanları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Deneklerin travers testi süreleri ile fiziksel uygunluk unsurları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Erkek deneklerin problem çözme becerilerinin, kızların problem çözme becerilerinden daha iyi olduğu bulunmuştur. Erkek deneklerin internet bağımlılığı puanları ile travers testi süresi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmamasına karşın, kızlarda negatif yönlü ve istatiksel olarak anlamlı bir ilişkinin var olduğu saptanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında, deneklerin internet bağımlılığı puanlarının fiziksel uygunluk düzeylerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farka neden olmadığı, kız öğrencilerin internet bağımlılığı puanlarının artmasına bağlı olarak, travers sürelerinde azalma gerçekleştiği bulunmuştur. Bu sonucun, erkek ve kız öğrencilerin internet bağımlılığı puanlarının benzer olmasına karşın, farklı odak noktalarına sahip olmaları nedeniyle ortaya çıkmış olabileceği değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın daha fazla katılımcı ile tekrar edilmesinin, bu çalışmadan elde edilen bulguların test edilmesi ve literatüre katkı sağlama açısından faydalı olacağı değerlendirilmektedir.

BağımlılıkFiziksel uygunlukFiziksel uygunluk testi+5
Volkan Çetinkaya
Hitit University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul sporları il temsilcilerinin problem çözme beceri düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmada Türkiye' nin 81 ilinde görev yapan okul sporları il temsilcilerinin problem çözme beceri düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında 81 ilde görev yapan 81 okul sporları il temsilcisi katılmıştır. Türkiye Okul Sporları Federasyonundan ve Etik kuruldan gerekli izinler alındıktan sonra veri toplama sürecine başlanılmıştır. Katılımcılara araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ile Çam ve Tümkaya (2007) tarafından geliştirilen "Kişilerarası Problem Çözme Envanteri" (KPÇE) uygulanmıştır. Kişiler arası problem envanteri 5 alt boyuttan oluşmaktadır. Boyutları; probleme olumsuz yaklaşma, yapıcı problem çözme, kendine güvensizlik, sorumluluk almama ve ısrarcı-sebatkar yaklaşımdır. Elde edilen veriler analiz edildiğinde okul sporları il temsilcilerinin yaş değişkeni, görev yapılan bölge değişkeni, il temsilcilik yılı değişkeni, yaptıkları yıllık faaliyet sayısı değişkeni ve yaşadıkları en büyük problem değişkenine göre ölçek alt boyutları ve toplam problem çözme beceri düzeyi açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ancak, okul sporları il temsilcilerinin ilgilenilen spor branşı değişkenine göre; probleme olumsuz yaklaşma alt boyutu, yapıcı problem çözme alt boyutu, ısrarcı sebatkar yaklaşım alt boyutu ve problem çözme toplam verilerinde anlamlı bir farklılık bulunamazken, kendine güvensizlik ve sorumluluk almama alt boyutunda anlamlı fark bulunmuştur. Yine okul sporları il temsilcilerinin yıllık yaptıkları toplantı sayısı değişkenine göre probleme olumsuz yaklaşma alt boyutu, kendine güvensizlik alt boyutu, sorumluluk almama alt boyutu ve toplam problem çözme beceri düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunamazken yapıcı problem çözme ve ısrarcı sebatkar yaklaşım alt boyutlarında anlamlı fark bulunmuştur. Sonuç olarak, bireysel sporla ilgilenen il temsilcilerinin problem çözme beceri düzeyleri, takım sporu yapan ve spor yapmayan temsilcilere göre daha yüksek bulunmuştur. Yine yılda 2-3 kez toplantı yapan il temsilcilerinin problem çözme beceri düzeyleri, yılda 1-2 kez toplantı yapan ve 5 ve üzeri toplantı yapan il temsilcilerine göre daha yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: İl Temsilcisi, Okul Sporları, Problem Çözme.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiOkul sporları+2
Sözer Çoban
Hitit University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Klinik olmayan ergen örnekleminde depresif belirtilerin bilişsel yatkınlık faktörleri ve sosyal-çevresel yatkınlık faktörleri açısından incelenmesi

Bu çalışmada depresyon için yatkınlık/risk oluşturan fonksiyonel olmayan tutumlar, bilişsel esneklik, sosyal sorun çözme becerisi, otobiyografik bellek tarzı, algılanan sosyal destek ve olumsuz yaşam olayları değişkenlerinin depresif belirtiler ile ilişkilerinin incelenmesi, bu ilişkilerin cinsiyet açısından karşılaştırılması ve diyatez-stres modelinin test edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Aydın ilinin Efeler ilçesine bağlı devlet liselerinde eğitim gören 706 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, Çocuklar İçin Depresyon Ölçeği (ÇDÖ), Olumsuz Yaşam Olayları Listesi (OYO), Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ASDÖ), Fonksiyonel Olmayan Tutumlar Ölçeği'nin Kısa Formu (FOTÖ), Gözden Geçirilmiş Sosyal Sorun Çözme Envanteri (SSÇE), Bilişsel Esneklik Envanteri (BEE) ve Minimum Yönergeli Otobiyografik Bellek Testi (OBT) ölçekleri ile toplanmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre, ÇDÖ ile OYO, FOTÖ ve genellenmiş otobiyografik bellek pozitif; ASDÖ, SSÇE ve BEE negatif ilişkili bulunmuştur. Depresif belirtilerin toplam varyansının kadınlarda sırasıyla SSÇE, ASDÖ, FOTÖ, OYO ve BEE tarafından açıklandığı; erkeklerde ise, sırasıyla SSÇE, ASDÖ, FOTÖ, Genellenmiş OBT ve BEE tarafından açıklandığı bulgulanmıştır. OYO'nun stres; diğer değişkenlerin yatkınlık faktörü olarak Pearson ki-kare testiyle incelenmesi sonucunda; kadınlarda olumsuz yaşam olayının fazla olduğu koşullara düşük düzeyde sorun çözme becerisi, sosyal destek ve bilişsel esneklik ile yüksek düzeyde fonksiyonel olmayan tutumların eşlik etmesi depresyon riskini arttırmaktadır. Erkeklerde ise, yoğun olumsuz yaşam olaylarına eşlik eden düşük düzeydeki sosyal destek, sorun çözme becerisi ve bilişsel esneklik faktörlerinin depresyon riskini arttırdığı tespit edilmiştir. Bulgular alanyazın ışığında ve sınırlılıkları göz önünde bulundurularak tartışılmıştır.

BilişBiliş bozukluklarıBilişsel esneklik+7
Sinem Öztürk Dursun
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Spor federasyonlarında görev yapan üst düzey yöneticilerin problem çözme becerilerinin araştırılması

Bu araştırma; spor federasyonlarının merkez teşkilatında çalışan personellerin, problem çözme beceri düzeylerini tespit ederek, kişisel özelliklere göre bunların farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Betimsel bir nitelikte olan bu araştırmanın örneklemini, 2016 yılında 56 farklı özerk spor federasyonların merkez teşkilatında çalışan 21 Başkan, 28 As Başkan, 37 Genel Sekreter olmak üzere toplam 86 personele anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak personelin problem çözme becerilerini belirlemek için 1982 yılında Heppner ve Peterson tarafından geliştirilen ve 1993 yılında Şahin tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Problem Çözme Envanteri" ve personelin kişisel özelliklerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS 16.0 istatistik paket program kullanılmıştır.Verilerin analizinde SPSS programından yararlanılarak frekans dağılımları oluşturulmuş, Bağımsız Gruplar t- testi, Tek Yön Anova testlerinden LSD ve ve Tukey Post Hoc analizleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; Spor federasyonlarında görev yapan üst düzey yöneticilerin, problem çözme envanterinden (PÇE) aldıkları puanların; eğitim durumuna ve medeni hal değişkenine göre farklılaştığı, yaş, cinsiyet, meslekteki çalışma yılı, federasyondaki çalıma yılı, statü değişkenine göre farklılaşmadığı görülmüştür (p<0,05). Anahtar kelimeler: Spor federasyonları, yönetim, spor, sosyal beceri, problem çözme

Problem çözmeProblem çözme becerisiSosyal beceri+5
Gülnihal Işıklı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Elit atletlerin problem çözme becerilerinin stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı elit atletlerin stresle başa çıkma ve problem çözme becerilerinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, Mersin, Kütahya, Kırıkkale, Gaziantep, Aksaray, Ankara illerinde bulunan elit atletler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi 113 kız,115 erkek toplam 228 katılımcıdan oluşmaktadır. Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak Heppner ve Peterson (1982) tarafından geliştirilen, Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından Türkçe'ye uyarlanıp güvenirlik ve geçerlik çalışmaları yapılan'' Problem Çözme Envanteri'' yer almaktadır. Diğer bir veri toplama aracı olarak Folkman ve Lazarus(1980) tarafından geliştirilen ve Şahin ve Durak(1995) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ''Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği'' kullanıldı. Ayrıca, katılımcıların demografik özelliklerini tespit etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanıldı. Araştırma problemlerine cevap bulmak için deneklere uygulanan anketler bilgisayar ortamına SPSS 15.0 ile girildi. Araştırma sonucunda; atletlerin problem çözme becerilerine ait puanların yaş gruplarına göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Aceleci yaklaşım problem çözme beceri puanlarının branşa göre anlamlı farklılık gösterdiği bulgusu elde edildi(F=2,679;p<0,05). Kaçınan yaklaşım problem çözme beceri puanlarının branşa göre anlamlı farklılık gösterdiği bulgusu elde edildi(F=3,052;p<0,05). Düşünen değerlendirici, kendine güvenli ve planlı yaklaşım problem çözme beceri puanlarının branşa göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Problem çözme becerilerine ait puanların atletizmle uğraşma süresine göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Problem çözme becerilerine ait puanların ailede lisanslı sporcu olması durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Problem çözme becerilerine ait puanların ailede lisanslı sporcunun yakınlık derecesine göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Stresle başa çıkma tarzlarına ait puanların cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Stresle başa çıkma tarzlarına ait puanların yaş gruplarına göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Stresle başa çıkma tarzlarına ait puanların branşa göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Stresle başa çıkma tarzlarına ait puanların cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Stresle başa çıkma tarzlarına ait puanların atletizmle uğraşma süresine göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Stresle başa çıkma tarzlarına ait puanların atletizmde en iyi dereceye göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edildi(p>0,05). Anahtar Kelimeler: Problem Çözme, Stresle Başa Çıkma, Elit Atlet.

AtletizmAtletlerProblem çözme+5
Arzu Berk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan okul yöneticilerinin karar verme stilleri ve problem çözme beceri düzeylerinin incelenmesi

Bu tez çalışmasının amacı, spor yapan ve yapmayan okul yöneticilerinin karar verme stilleri ve problem çözme beceri düzeylerinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, çalışma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın evreni 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bursa ilinde görev yapan 2334 okul yöneticisinden oluşmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise bu evren içerisinden çalışmaya katılan 358 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Tez çalışmasının verilerini toplamak amacıyla, uzman görüşlerine başvurularak hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, uluslararası geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış olan ölçeklerden Problem Çözme Ölçeği (PÇÖ) ve Melbourne Karar Verme Ölçeği (MKVÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS programı kullanılarak yapılmış olup, analizlerde anlam düzeyi α=0.05 olarak alınmıştır. PÇÖ ve MKVÖ'den elde edilen toplam ve alt ölçek puanlarının normal dağılıma uygunluğu Shapiro Wilk testi ile incelenmiştir. Ölçek puanlarının normal dağılıma uygunluk göstermesi durumunda, ortalama ve standart sapma; normal dağılıma uygunluk göstermemesi durumunda ise medyan, minimum ve maksimum değerleriyle birlikte verilmiştir. Ölçeklerin güvenirliği, Cronbach's alfa katsayısı kullanılarak değerlendirilmiştir. Ölçek puanlarının gruplar arasında yapılan karşılaştırmalarında iki grup olması ve normal dağılıma uygunluk gözlenmemesi durumunda Mann Whitney U, grup sayısının iki gruptan fazla olması ve normal dağılıma uygunluk gözlenmemesi durumunda ise Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Kruskal Wallis testi sonrasında genel anlamlılık bulunması durumunda alt grup analizler Dunn-Boenferroni testi kullanılarak yürütülmüştür. Kategorik değişkenler gruplar arasında Ki-Kare Testi, Fisher'ın kesin Ki-Kare Testi ve Fisher Exact test kullanılarak karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak; araştırmaya katılan okul yöneticilerinin yöneticilik eğitimi alıp almama ve okul türü değişkenlerine göre spor yapan ve yapmayan okul yöneticileri arasında farklılık bulunamamıştır. Sporcu geçmişi değişkenine göre, lisanslı olarak spor yapan ve yapmayan okul yöneticileri arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Öz saygı alt ölçeğine göre; cinsiyet, mezun olunan bölüm, yöneticilik eğitimi alıp almama, spora bakış açısı, ilk ve ortaöğretim yıllarında spor yapıp yapmama durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılığın olmadığı gözlemlenmiştir. Problem çözme beceri algısına göre; cinsiyet, yöneticilik eğitimi alıp alamama, spora bakış açısı, ilk ve ortaöğretim yıllarında spor yapıp yapmama durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ayrıca, katılımcıların problem çözme beceri algısına bakıldığında, spor yapan ve yapmayan gruplar arasında anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Buna rağmen spor yapan grupta olan katılımcıların problem çözme ölçeğinin alt ölçeklerinden olan istendik-olumlu yaklaşım biçimlerini ölçen alt ölçekleri daha fazla kullandıkları tespit edilmiştir. Spor yapmayan grupta olan okul yöneticilerinin ise etkisiz-olumsuz yaklaşım biçimlerini daha fazla kullandıkları belirlenmiştir. Öte yandan, katılımcılar arasında spor yapma sıklığı yüksek olan okul yöneticilerinin karar vermede öz saygı, dikkatli karar verme ve problem çözme beceri algılarının daha yüksek olduğu, ayrıca spor yapan okul yöneticilerinin dikkatli karar verme stilini kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Karar vermeKarar verme stilleriOkul yöneticileri+3
Murat Deniz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Altıncı sınıf öğrencilerinin cebirsel problemleri matematiksel modellemeyi kullanarak çözme becerilerinin incelenmesi

Matematiksel modelleme, gerçek hayat durumlarının işleyişi ve yapısını anlamlandırmak için matematiğin sembolik diline aktarılarak ifade edilmesi sürecidir. Bu araştırmanın amacı, ortaokul altıncı sınıf matematik dersi öğretim programı cebir konusuna yönelik kazanımlara göre ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin cebirsel problemleri çözme durumlarında, konuya ilişkin uygun matematiksel model oluşturabilme becerilerini incelemektir. Aynı zamanda oluşturdukları bu matematiksel modeli çözme suretiyle sonuçlandırmalarındaki başarı seviyelerini belirlemek ve yapılan hataları tespit etmektir. Araştırma 2018-2019 öğretim yılı Bursa ili Osmangazi ilçesinde yer alan iki devlet ortaokulunun altıncı sınıfa devam eden öğrenciler arasından tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak seçilen 174 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı kapsamında cebirsel problemleri kapsayan 8 adet açık uçlu sorudan oluşan problem testi uygulanılmıştır. Veri sonuçları doğrultusunda öğrencilerin cebirsel problemlere göre denklemleri kurabilme ve çözebilme becerileri incelenerek, yapılan hata türünü saptamak için doküman analizi yöntemine başvurulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin en çok denklem kurma aşamasında güçlük çektikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin verilenle istenen arasında bağ kuramakta zorlandıkları, varsayımda bulunma seviyelerinin düşük olduğu, gereksiz ya da hatalı çizimler yaptıkları ve buldukları sonuçları genellemekte zorlandıkları sonuçlarına varılmıştır. Öğrencilerin cebirsel problemlerle ilgili matematiksel model oluşturabilme ve matematiksel modeli kullanarak sonuca ulaşma becerilerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Ayrıca ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin problem durumuna uygun model oluştururken ve çözerken birtakım hata türlerini yaptıkları tespit edilmiştir.

CebirMatematik eğitimiMatematik öğretimi+5
Volkan Baştürk
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Boksörlerin özgüvenlerinin problem çözme becerisine etkisi

Bu araştırma, farklı yaş kategorilerinde aktif boks yaşantısını sürdüren boksörlerin özgüven düzeyleri ve problem çözme becerileri ile özgüven düzeyleri ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Çalışmada öğrencilerin demografik değişkenler açısından farklılıkları incelenmiştir. Çalışma 2019-2020 eğitim öğretim yılında TÜRKİYE genelinde aktif boks yaşamını sürdüren 201 erkek, 39 bayan olmak üzere toplam 240 boksör üzerinde gönüllülük esasına dayalı olarak uygulanmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için, araştırmacılar tarafından katılımcıların kişisel bilgilerinin ve dağılımlarının belirlenmesi için hazırlanan 8 soruluk kişisel bilgi formunun yanı sıra (Akın, 2007) tarafından geliştirilen 33 maddelik Öz Güven Ölçeği ve Türkçe'ye uyarlaması Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından yapılan Problem Çözme Envanteri (PÇE) kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 22.0 programından yararlanılmıştır. Sonuç olarak, araştırma grubunda yer alan boksörlerin eğitim değişkeni açısından özgüven düzeyleri, lisansüstü eğitime sahip sporcular lehine anlamlı bulunmuştur. Spor yaşı açısında ise14 yıl ve üzeri spor yapanların özgüven düzeyleri 3yıl ve daha az spor yapan boksörlerden yüksek bulunmuştur. Problem çözme becerilerinde ise sıklet arttıkça boksörlerin problem çözme becerileri arttığı tespit edilmiştir. Kilo düşme sorunu bulunmayan sporcuların problem çözme becerilerinin arttığı düşünülmektedir. Bunun yanı sıra katılımcıların özgüven düzeyleri arttıkça, problem çözme becerilerinin de arttığı görülmektedir. Dolayısıyla sporcularının özgüven düzeylerinin problem çözme becerilerini pozitif yönde etkilediği görülmektedir. Kilo düşme ile uğraşmanın gelişim çağında olan çocukların problem çözme becerilerinin gelişmesinde önemli bir etken olduğu söylenebilir.

BoksBoksörlerProblem çözme+4
Aydoğan Aydın
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Doktor-yöneticilerin yönetsel becerilerinin çalışanların iş tatmini üzerindeki etkileri: Sağlık işletmelerine yönelik bir araştırma

Bu çalışma, Bursa ilinde faaliyet gösteren bir özel hastane işletmesinin çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Doktor-yöneticilerin yönetsel becerileri hakkında çıkarımlarda bulunularak, söz konusu becerilerin çalışanların iş tatmini üzerindeki etkileri ölçümlenmiştir. Doktor-yöneticilerin yönetsel becerilerinin değerlendirilmesinde astlarının görüş ve önerilerine başvurulmuştur. Çalışma online anket yöntemi ile gerçekleştirilmiş olup, anket hastanede görev yapan 297 çalışan üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada karar alma, problem çözme, liderlik ve iş tatmini olmak üzere 4 ayrı ölçek kullanılmıştır. Araştırma bulguları doktor-yöneticilerin karar alma, problem çözme ve liderlik becerilerinin çalışanların iş tatmini üzerinde etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

Doktor yöneticiKarar vermeLiderlik+7
Merve Şengül Ergüder
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul müdürlerinin sorun çözme yeterliklerinin yetenek yönetimi bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada bir devlet ortaokulundaki yöneticilerin yaşadığı sorunlar belirlenmiş, belirlenen sorunların çözümü için yetenek yönetimi uygulamaları doğrultusunda tasarım gerçekleştirilerek okul müdürünün yetenek yönetimi bağlamında sorun çözme yeterliklerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemleri çatısı altında bulunan tasarım tabanlı araştırma modeli ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak görüşme, gözlem ve doküman incelemesi kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre okulda 6 kategoride toplam 24 sorun alanı tespit edilmiştir. Bu sorunların çözümü için yetenek yönetimi yaklaşımına göre misyon, vizyon ve temel değerler belirleme çalışması yapılarak, yetenek yönetimi aşamalarının uygulanmasına başlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okulda yaşanan sorunların çözümünde en çok kullanılan yetenek yönetimi aşamalarının; hedef ve strateji belirleme, kilit pozisyonları belirleme, gerekli yetkinlikleri belirleme, yetenekleri seçme ve yerleştirme; en az kullanılan aşamaların ise; eğitim ve geliştirme, performans yönetimi ve elde tutma ve bağlılık olduğu görülmüştür. Okul yönetiminde yaşanan sorunların çözümünde yetenek yönetimi yaklaşımının kullanılabilirliğinin %61,3 olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın bir diğer sonucuna göre yetenek yönetimi bağlamında okul müdürünün 28 yeterliğe sahip olması gerektiği belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Yetenek, Yetenek yönetimi, Yönetici yeterlilikleri

Okul yöneticileriOrtaokullarProblem çözme+5
Süleyman Akar
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Erken çocukluk dönemi çocuklarının problem çözme becerileri ile sayı ve işlem kavramlarına ilişkin başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma; okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden erken çocukluk dönemi çocuklarının problem çözme becerileri ile sayı ve işlem kavramlarına ilişkin başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmada cinsiyete, yaşa, okul öncesi eğitim alma durumuna, anne çalışma durumuna, anne-baba eğitim düzeyine bağlı olarak çocukların problem çözme becerileri ile sayı ve işlem kavramlarına ilişkin başarılarının değişip değişmediği araştırılmıştır. Bu araştırma ilişkisel tarama modelinde nicel bir çalışma olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Bursa ili Kestel ilçesi Milli Eğitim Bakanlığına bağlı anasınıflarında öğrenim görmekte olan 91 çocuk (47 kız; 44 erkek) oluşturmaktadır. Bu araştırmada araştırmacı tarafından oluşturulan 'Kişisel Bilgi Formu', Oğuz ve Köksal-Akyol (2015) tarafından geliştirilen 'Problem Çözme Becerisi Ölçeği' Aktaş-Arnas, Gül ve Sığırtmaç (2003) tarafından geliştirilen '48-86 Ay Çocuklar İçin Sayı ve İşlem Kavramları Testi' uygulanmıştır. İstatistiksel analizlerin yapılabilmesi için öncelikle ölçek verilerinin Kolmogorov Smirnov Normallik Testi ile normallik değerlerine bakılmıştır. Normal dağılım gösteren verilerin analizinde T-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Normal dağılım göstermeyen verilerin analizinde ise Mann Whitney-U Testi ve Kruskal Wallis-H Testi kullanılmıştır. Problem çözme becerileri ile sayı ve işlem kavramı başarıları arasındaki ilişki de, Pearson Korelasyon Analizi ile incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; erken çocukluk dönemi çocuklarının problem çözme becerilerinin ortalamanın altında olduğu; sayı ve işlem kavramı başarılarının ise ortalamanın üzerinde olduğu belirlenmiştir. Erken çocukluk dönemi çocuklarının problem çözme becerileri ile sayı ve işlem kavramı başarıları puanları arasında düşük düzeyde pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Araştırmanın sonucuna göre problem çözme becerileri cinsiyet, annenin çalışma durumu, anne-baba eğitim durumu değişkenlerine göre farklılık göstermezken, yaş ve okul öncesi eğitim alma durumu değişkenlerine göre farklılık göstermektedir. Sayı ve işlem kavramı başarıları ise cinsiyet, annenin çalışma durumu, anne-baba eğitim durumu, yaş ve okul öncesi eğitim alma durumu değişkenlerine göre farklılık göstermemektedir. Anahtar sözcükler: Okul öncesi eğitim, erken çocukluk dönemi, problem çözme becerileri, sayı ve işlem kavramı başarıları.

Erken çocuk eğitimiOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+7
Elfide Mutlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin günlük yaşamlarındaki problemlerini çözmeye ilişkin karar verme becerilerini ölçmeye yönelik bir ölçek geliştirme çalışması

Ill ÖZET İLKÖĞRETİM 4. VE 5. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN GÜNLÜK YAŞAMLARINDAKİ PROBLEMLERİNİ ÇÖZMEYE İLİŞKİN KARAR VERME BECERİLERİNİ ÖLÇMEYE YÖNELİK BİR ÖLÇEK GELİŞTİRME ÇALIŞMASI Elif KARAKAŞ (GÜNAL) Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Ahmet DOĞANAY Eylül, 1999, 64 sayfa Bu betimsel araştırmanın amacı, ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerini kapsayan yaş grubunun günlük yaşamlarında karşılaştıkları problemlerini çözmeye ilişkin, karar verme becerilerini ölçmeye yönelik bir ölçek geliştirmektir. Ayrıca geliştirilen ölçme aracının, cinsiyet ve okulun bulunduğu çevrenin ekonomik özellikleri açısından değerlendirmesini yapmaktır. Araştırma 1998- 1999 eğitim- öğretim yılında Adana ili Seyhan ve Yüreğir ilçelerindeki merkez okullarında gerçekleştirilmiştir. Bu okullar Adana Milli Eğitim Müdürlüğü' nden alınan bilgiler doğrultusunda belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini Anadolu İlköğretim, Hürriyet ilköğretim, Yavuzlar İlköğretim, Mimar Sinan ilköğretim, Emine Sapmaz İlköğretim, Kasım Sacide Ener ilköğretim, Özel Akdeniz ve Özel Gönen Okulları' nın 4. ve 5. sınıflarında okuyan 658 öğrenci oluşturmuştur. Geliştirilen ölçme aracının kapsam geçerliğini belirlemek amacıyla önce uzman görüşüne sunulmuş, daha sonra pilot uygulama yapılmıştır. Temel bileşenleri ortaya çıkarmak için, faktör analizi yapılmıştır. Maddelerin alt ve üst grupları ayırt edip etmediğini değerlendirmek amacıyla da t- testi analizindenIV yararlanılmıştır. Ölçeğin güvenirlik çalışması aşamasında iç tutarlığı değerlendirmek amacıyla Cronbach Alpha değerine bakılmıştır. Yapılan bu analizler sonunda geliştirilen ölçme aracı, 17 madde ve 4 alt ölçek olarak elde edilmiştir. Ölçme aracına göre, öğrencilerin karar verme becerilerinde, cinsiyet ve okulun bulunduğu çevrenin ekonomik durumuna göre, ölçek kapsamına giren maddeler ve faktörlere göre farklılıklar gözlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Karar Verme, Karar Verme Süreci, İlköğretimde Karar Verme, Karar Verme Beceri Testleri, Ölçek Geliştirme.

Karar vermeProblem çözmeÖlçme-değerlendirme+2
Elif Karakaş Günal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
DoctorateOpen AccessEN

An Ownership approach to teacher development: A constructivist view

The purpose of this action research study is twofold: i) to develop in the teachers a heightened understanding of themselves as teachers and their own situations so as to find solutions to the problems that they identify; ii) ii) to develop in the researcher an understanding of how to design and conduct teacher development courses by engaging in the same process as teachers. To achieve the above mentioned aims, it focuses on the following exploratory research questions: i) Does involvement in an action research cycle help teachers become aware of their own strengths and weaknesses as EFL teachers?; ii) What are the factors (regarding the approach employed and the environment created by the teacher development unit) that affect teacher development?; iii) What is the structure and content of the teachers' personal theories regarding the features that lead to teacher development?; iv) Do changes occur in the content of the teachers' personal theories regarding the features that lead to teacher development?; v) Do changes occur in the structure of the teachers' personal theories regarding the features that lead to teacher development?; vi) What is the nature of the teachers' construction of self and ideal self as teacher in relation to different types of teachers they know?VI The data of the study were collected through Repertory grids, Interviews, Diaries, and Questionnaires. Repertory grid data obtained from the teachers were subjected to FOCUS and Exchange grid analyses using the Rep Grid 2 computer programme. Reflections done in Interviews, diaries, and questionnaires were subjected to content analysis. The conclusions drawn from the study were as follows: i) an action research study helps teachers become aware of their strengths and weaknesses as teachers; ii) teachers learn best through personal experience, problem-solving, and discussion rather being told what to do and how to do it; iii) work-shop-oriented approach adopted in teacher development activities contribute to the up-take of the new information as it creates an open and cooperative environment for learning; iv) teachers gain new perspectives on practice by being involved in writing tasks (e.g., diary keeping, project writing); v) skills of Cooperative Development lay in the teachers the grounds to go through the cycles of action research easily; vi) personal theories are idiosyncratic and they are hierarchically and thematically organised; vii) teachers go through a change process within which they elaborate and/or clarify their existing constructs in light of the new experiences they are involved in; viii) teachers' content of personal theories change only a small degree with regards to the new meanings they attach to the already existing labels; ix) teachers' structure of personal theories change significantly in light of the new experiences they gain. Key Words; Teacher Development, Problem-Solving Approach to Learning, Action Research, Change, Repertory Grid Technique

DevelopmentAuthorityProblem solving+1
Hülya Yumru
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00

Related subjects