Beliefs

432 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Bertrand Russell'da inanç ve delil ilişkisi

Biz bu çalışmada, Russell'ın inanç ve delil ilişkisine yönelik görüşlerini inceledik. İnançlarımızın temelinde ne olması gerektiği, hem epistemolojinin hem de Tanrı inancı bağlamında din felsefesinin önemli problemlerinden olagelmiştir. Özellikle Tanrı inancının ve dini inanç sistemlerinin delile ihtiyaç duyup duymadığı ve bu delillendirmeyi ne ölçüde sağladığına yönelik tartışmayı, Russell'ın görüşleri çerçevesinde ele almaya çalıştık. Çalışmanın birinci bölümünde din felsefesinde inanç ve delil ilişkisine yönelik temel yaklaşımları; delilcilik, reform epistemolojisi, imancılık ve eleştirel akılcılık başlıkları altında ele alarak konu hakkında genel bir çerçeve çizmeye çalıştık. Bu bölümde Tanrı inancının temelinde ne olması gerektiğine dair görüşleri ele aldık. İkinci bölümde ise; asıl konumuz olan Russell'ın inanç ve delil ilişkisine yaklaşımını ele aldık. Öncelikle inanç ve delil kavramlarına yer vererek Russell'ın inançlarımızı değerlendirmek için öne sürdüğü kriterlerden bahsettik. Daha sonra Tanrı'nın varlığına dair teizm tarafından ileri sürülen deliller hakkında bilgi vererek bu delillerin Russell'ın kriterlerini ne ölçüde karşılayabildiği meselesini tartıştık. Son olarak Russell'ın agnostisizm düşüncesi hakkında bilgi vererek gerekçelerini açıklamaya çalıştık.

DelilTanrıİnançlar
Asiye Bozyikıt
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Halk inanışlarında dinin etkisi; Çorum ili örneği

Halk inanışları; halk arasında dinî kökenli olan veya olmayan ancak doğru olduğu halkın büyük kısmı tarafından kabul edilen ve bu kabul doğrultusunda uygulamalara dönüşen inanışlardan oluşmaktadır. Tarih boyunca bu inanışlar, insanları etkilemiş ve hayatları üzerinde büyük rol almıştır. Halk inanışları nesilden nesile aktarılan hal, hareket, tavır, davranış biçimlerini durumlu öğrenme ile yaşam biçimimizdeki düşünce yapımızın büyük bölümünü oluşturmaktadır. Halk inanışları genel olarak çok eski dönemlerden beri var olmakta ve hale devam etmektedir. Bu inanışların dini bakımdan etkisinin değerlendirilmesinin yapılması din-insan ilişkilerinin tarihsel gelişimini ve bu inanışları daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Çorum yöresinde Hititlerden, Eski Türklerden ve İslamiyet'in kabulunden sonra da oluşan gelenek, görenek, kültür ve inançlarının yansımalarının etkileri şu anki yaşayan insanlar üzerinde olduğu görülmektedir. Bu çalışmada, Çorum halkı tarafından benimsenip özümsenen halk inanışlarının ve uygulamaları bu çalışmada tespit edilmiş, bu inanışlara ve uygulamalara dini etkinin değerlendirilmesiyle Türklerin İslamiyet'e geçişinden sonra çoğu inanış ve uygulamaları Çorum halkının etkin bir şekilde yaşadığı görülmektedir.

DinDini davranışlarHalk bilimi+3
Feyza Nur Yıldız
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının mesleklerine yönelik inançlarının incelenmesi

Bu çalışmada Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim görmekte olan beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının beden eğitimi ve spor öğretmenliği mesleğine yönelik inançlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiş olup elde edilen veriler "Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Mesleğine Yönelik İnanç Ölçeği" ve kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. Ölçek 7'li likert tipindedir. 'Meslek aşkı' ile 'Beden eğitimi ve sporun değeri' şeklinde iki alt boyuttan ve on iki maddeden oluşmaktadır. Araştırmaya 2019-2020 eğitim öğretim yılında Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinin Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi Bölümünde öğrenim gören 211 öğrenci katılmıştır. Sonuç olarak, cinsiyet, sınıf düzeyi değişkenlerinde beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının mesleklerine yönelik inanç düzeyleri arasında istatistiksel anlamda fark varken; diğer değişkenlerde (akademik başarı, en uzun süre yaşanılan yer, gelir, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba çalışma durumu, lisanslı sporcu olma durumu ve spor dalı) mesleki inanç düzeyleri arasında fark yoktur.

Aday öğretmenlerSporSpor eğitimi+2
Seçil Yılmaz
Hitit University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Rüya ile ilgili inanç ve tutumların davranış üzerine etkisi

Bu araştırmada rüyaların bireyin dinî ve dinden bağımsız davranışları üzerindeki etkisi ile rüyayla bağlantılı inanç, davranış ve uygulamalar incelenmiştir. Çalışmanın amacı rüyaların bireyin günlük yaşamına, psikolojik durumuna ve dinî hayatına ne ölçüde ve nasıl etki ettiğini anlamak, rüya fenomeninin günümüzde nasıl algılandığını ve anlamlandırıldığını açıklamaya çalışmaktır. Çalışma hem teorik hem alan araştırmasından oluşan iki boyutlu nitel bir araştırmadır. Teorik bölümde dokümantasyon yöntemi ile elde edilmiş olan rüya ile ilgili veriler sistematik bir şekilde sunulmuştur. Uygulama kısmında ise veriler tarama yöntemi ile elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı-yapılandırılmış mülakat formu kullanılmıştır. Rastlantısal örneklem, amaçlı örneklem ve kartopu örneklem yöntemleri ile Çorum'da ikamet eden 18 yaş ve üzeri farklı sosyo-kültürel ve dinî geçmişi olan, farklı meslek gruplarından, farklı gelir ve eğitim düzeyine sahip 59 katılımcı ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analiz ile yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda, katılımcıların genelinin sık olarak rüya gördükleri, gördükleri rüyalar üzerine düşündükleri, rüyayı yorumlamaya çalıştıkları, bazen yorumlaması için güvendikleri kişilerle paylaştıkları ancak rüyaların etkisinin genel olarak kısa sürdüğü, katılımcıların günlük hayatını, rutinini, dinî hayatını ve hayatıyla ilgili aldığı basit ya da önemli herhangi bir kararı etkilemediği tespit edilmiştir. Rüyanın karara etkisi konusunda dindarlık ya da eğitim seviyesi değil kişinin rüyaya yaklaşımının şekillendirici olduğu saptanmıştır. Katılımcıların büyük çoğunluğunun rüyadan sonra uyguladığı herhangi bir ritüelin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bireyin sekülerleştikçe rüyaya verdiği önemin ve yüklediği anlamın azaldığı tespit edilmiştir. Bu katılımcıların, daha dindarken Tanrı'dan mesaj olarak nitelendirdikleri rüyalara artık daha rasyonel ya da bilimsel açıklamalar getirmeye çalıştıkları gözlenmiştir. Rüyaya yüzyıllardır atfedilen dinî değerin azaldığı görülmüştür. Rüyanın dinden ve doğaüstü güçlerden bağımsız, tamamen kişinin bilinçdışından kaynaklı olduğu inancı ve/veya bilgisi yaygın görüş hâline gelmektedir. Buna rağmen, konunun özündeki belirsizlik, gizem ve/veya bazı rüyaların açıklanamaması rüyaların kutsalla olan bağının kesin olarak reddedilmesini zorlaştıran bir unsur olarak ulaşılan sonuçlar arasındadır.

DavranışDin psikolojisiPsikoloji+5
Fatma Nur Bedir
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

William Kingdon Clifford ve William James bağlamında dini inancın rasyonelliği

Dini inancın rasyonelliği sorunu, din felsefesinin temel konularındandır. Hangi gerekçe türünün rasyonellik ölçütünü karşıladığı konu ile ilgili tartışmaların özünü oluşturmaktadır. Katı akılcı bakış açısı rasyonellik ölçütünü epistemik gerekçe olarak belirlerken bazı fideist ve pragmatist bakış açılarına göre epistemik olmayan gerekçeler de rasyonelliğin ölçütü olarak değerlendirilebilir. Bu bağlamda katı akılcı ve agnostik delilci William Kingdon Clifford ve pragmatik iman anlayışına sahip William James'in din felsefelerinin karşılaştırılması bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Karşılaştırmada W. K. Clifford'ın "İnanç Ahlakı" makalesi ile cevabı ve eleştirisi niteliğindeki W. James'in "İnanma İradesi" makalesi temel alınmıştır. "Herkes için, her zaman, her yerde yetersiz delile dayanarak inanmak yanlıştır" şeklindeki Clifford ilkesi, İnanç Ahlakı'nın ana iddiasını özetler. W. K. Clifford'a göre rasyonel inanç, kişinin o inanç önermesi ile ilgili pozitif ve negatif delilleri araştırarak elde ettiği toplam delilin işaret ettiğine uygun olarak edindiği inançtır. İnancın doğruluk değeri ile ilgili şüpheleri bastırarak ya da sübjektif faktörlere dayanarak elde edilen inançlar ise epistemik açıdan kusurlu olduğundan rasyonel değildir. Dini inançların da delilci ilkenin talep ettiği epistemik standardı karşılaması gerektiği savunusu olarak İnanç Ahlakı, delilci meydan okumanın temel metinleri arasında yer alır. W. K. Clifford'a göre dini inançlar delilsel destekten yoksundur. Vahyin temellendirilmesi insan tecrübesini aştığından mümkün değildir. Ayrıca toplumsal boyutta yol açtığı olumlu sonuçları da dini öğretilerin rasyonelliğinin delili olarak değerlendirilemez. W. James'in İnanma İradesi, İnanç Ahlakı'nın "inancını deliline denk tut; inancı destekleyen yeterli delil yoksa önermeye inanma" normatif buyruğuna karşı inanmamanın rasyonel olmadığı savunusudur. W. James'e göre hipotez epistemik denklik ya da belirsizliğe sahip ve kişi hakiki tercih ile karşı karşıya ise tutkusal doğasına dayanarak tercihte bulunma hakkına sahiptir. Dini inançlar, var oluşsal teleolojik anlamlar içerirler. Evreni bir ilahın sanatı olarak betimleyerek var olan her şeyin ilahi düzen içinde bir amacı olduğunu varsayarlar. Hayatın anlamı arayışının her kategorisi, Tanrı inancı ile anlam kazanır. Bu işlevlerinden dolayı, W. James dini inançları hakiki tercihler olarak tanımlamakta haklıdır. Zira inanç, W. K. Clifford'ın savunduğu gibi sadece epistemik gerekçelere dayanmamaktadır; epistemik olmayan gerekçeler ya da sübjektif faktörler de tasdikte önemli rol oynar. Anahtar Kavramlar: İnanç, rasyonellik, İnanç Ahlakı, İnanma İradesi

Clifford, WilliamDin felsefesiDini iman+3
Gülşen Yaylı
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İskilip ilçe merkezi ve çevresindeki dini ziyaret yerleri

Birçok uygarlığa ev sahipliği yapan ve zengin bir tarihi kültüre sahip olan İskilip, geleneksel kültürüne olan bağlılığı ve halk inanışlarının devamlılığını sürdürdüğü kadim bir ilçedir. Din sosyolojisinin araştırma konularından olan ve günümüzde etkisini sürdürmeye devam eden ziyaret fenomeninde, İslam öncesi Türk inanç kültürünün yanı sıra İslami motiflerle birleşmiş halk dindarlığının etkileri ve bu etkiler sonucunda yapılan uygulamaların yansımaları görülmeye devam etmektedir. İskilip merkezi ve köyleri ile sınırlandırılan çalışmamız İskilip yöresinde bulunan dini ziyaret yerlerini, halk tarafından ziyaret edilen bu yerlerin kutsalla olan bağlantısını ve ziyaret edilme nedenlerini bunun sonucunda ise İskilip yöresinde bulunan bireylerin sahip olduğu inanç yapısını konu almaktadır. Bu çalışmada, İskilip merkezi ve köylerinde kutsal olduğu düşüncesi ile ziyaret edilen türbe, mezar, ağaç, su, tepe vb. kutsal mekânlar tespit edilmiştir. Kutsal kabul edilen bu yerlerdeki mekânların bazılarının kutsallığı devam etmekte olup ziyaretlerle birlikte çeşitli ritüeller yapılırken bazılarının ise zamanla önemini kaybettiği ve unutulmaya yüz tuttuğu görülmektedir. Çalışmamız giriş kısmıyla devam eden iki bölümden ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Araştırmanın giriş bölümünde, araştırmanın konusu, amacı, önemi ve metodolojisinden bahsedilmiştir. Birinci bölümde ziyaret konusunun kutsallığı sebebiyle dinî bir kavram olarak kutsal anlayışı, ziyaret fenomeni ve ziyaret fenomeninde teorik yaklaşımlar ele alınmıştır. İkinci bölümde İskilip'in tarihi ve coğrafi durumundan bahsedilerek İskilip merkezi ve köylerinde bulunan dini ziyaret yerleri tespit edilmiş, saha çalışmasının gereği olarak bu ziyaret yerlerine gidilerek bizzat incelenmiş, fotoğraflanmış ve kaynak kişilerle görüşmeler yapılmıştır. Yapılan görüşmeler objektif bir şekilde yorumlanmıştır. Türbe, mezar, su, ağaç vb. ziyaret yerlerinin özellikleri ziyaret edilme nedenleriyle anlatılmıştır. Sonuç kısmında ise araştırmalarımız neticesinde ulaşılan bilgilerin bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Din sosyolojisi yöntem ve teknikleri esas alınarak yapılan çalışmamız hem kaynaklara dayalı teorik kısımdan hem de saha da incelemeye dayalı alan araştırmasından oluşmaktadır. Çalışmamızın teorik kısmı ile ilgili, kitaplar makaleler, ansiklopediler, yüksek lisans ve doktora tezleri gibi çeşitli kaynaklar incelenmiş olup kütüphaneler ve internetten de yararlanılmıştır. Saha çalışmasına dayalı alan araştırmada yerinde gözlem ve tespit, kaynak kişilerle mülakat, dolaysız gözlem gibi teknikler kullanılmıştır. Son olarak elde edilen bilgiler nesnel bir tutumla değerlendirilmiştir.

CamilerDin sosyolojisiDini değerler+7
Hafize Öztürk
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının mesleki inançlarının incelenmesi: Şırnak Üniversitesi örneği

Bu çalışmanın amacı, Şırnak Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda öğrenim görmekte olan Beden Eğitimi ve Spor öğretmeni adaylarının Beden Eğitimi ve Spor öğretmenliği mesleğine yönelik inançlarının incelenmesidir. Araştırmanın yapılabilmesi için gerekli Etik Kurulu İzni Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulundan yazılı olarak alınmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak katılan öğrencilere bilgilendirilmiş gönüllü olur formu imzalatılmıştır. Elde edilen verilerin istatiksel analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiş olup elde edilen veriler Fan, Keating, Liu, Zhou, Shangguan ve Knipe (2018) tarafından oluşturulan; Doğru, Kamuk ve Yılmaz (2019) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Beden Eğitimi ve Spor öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine dair inançlarını ölçmeye yönelik olarak geliştirilmiş olan "Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Mesleğine Yönelik İnanç Ölçeği" ve kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. Ölçek 7'li likert tipindedir. 'Meslek Aşkı' ile 'Beden Eğitimi ve Sporun Değeri' şeklinde iki alt boyuttan ve on iki maddeden oluşmaktadır. Araştırmaya 2021-2022 eğitim öğretim yılında Şırnak Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nun Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümünde öğrenim gören 130 (41 kadın ve 89 erkek) öğrenci katılmıştır. Sonuç olarak, Beden Eğitimi ve Spor öğretmeni adaylarının mesleki inançları ile sınıf düzeyi, akademik başarı, en uzun süre yaşanılan yerleşim birimi, ailenin ortalama gelir düzeyi, anne eğitim düzeyi, anne ve babanın çalışma durumu, lisanslı sporcu olma durumu ve yapılan spor dalı sınıfı değişkenleri arasında anlamlı fark yoktur fakat Beden Eğitimi ve Spor öğretmeni adaylarının mesleki inançları ile cinsiyet (beden eğitimi ve sporun değeri boyutunda) ve baba eğitim durumu (meslek aşkı boyutunda) arasında anlamlı fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerBeden eğitimiSpor eğitimi+3
Okan Karakütük
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının mesleki inançlarının incelenmesi: Gaziantep Üniversitesi örneği

FİLİZ, Volkan. "Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Adaylarının Mesleki İnançlarının İncelenmesi: Gaziantep Üniversitesi Örneği'', (Yüksek Lisans), Çorum, 2022. Bu çalışmanın amacı, Gaziantep Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim görmekte olan beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının beden eğitimi ve spor öğretmenliği mesleğine yönelik inançlarının incelenmesidir. Araştırmanın yapılabilmesi için gerekli Etik Kurulu İzni Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulundan alınmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak katılan öğrencilere bilgilendirilmiş gönüllü olur formu imzalatılmıştır. Elde edilen verilerin istatiksel analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırma, betimsel yöntemlerden olan ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiş olup elde edilen veriler Fan, Keating, Liu, Zhou, Shangguan ve Knipe (2018) tarafından oluşturulan; Doğru, Kamuk ve Yılmaz (2019) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine dair inançlarını ölçmeye yönelik olarak geliştirilmiş olan "Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Mesleğine Yönelik İnanç Ölçeği" ve kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. Ölçek, 7'li likert tipindedir. "Meslek Aşkı" (6 madde) ve "Beden Eğitimi ve Sporun Değeri" (6 madde) olmak üzere 2 alt boyuttan ve on iki maddeden meydana gelmektedir. Araştırmaya 2021-2022 eğitim öğretim yılında Gaziantep Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinin Beden Eğitimi ve Spor Bölümünde öğrenim görmekte olan 143 (64 kadın ve 79 erkek) öğrenci katılmıştır. Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının mesleki inançları ile cinsiyet, sınıf düzeyi, akademik başarı, en uzun süre yaşanılan yerleşim birimi, ailenin ortalama gelir düzeyi, anne ve babanın eğitim düzeyi, anne ve babanın çalışma durumu, lisanslı sporcu olma durumu ve yapılan spor dalı sınıfı değişkenleri arasında anlamlı fark yoktur. Beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının mesleki inançlarının tespit edilmesi öğretmen adaylarının meslek hayatlarına başladıklarında nasıl bir öğretmen olacakları sorusu hakkında fikirler vermektedir. Bu nedenle beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının mesleki inançlarının incelenmesi önem arz etmektedir.

Aday öğretmenlerBeden eğitimiMesleki inanç+2
Volkan Filiz
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Gençlerin Tanrı algısı bağlamında yaşadıkları inanç sorunları ve kendi çözüm önerileri

Tanrı algısı, insanın hayata bakışını, kişiliğini, anlam arayışını, mutluluğunu olumlu veya olumsuz yönde etkileyen önemli faktörlerden biridir ve insanın dine karşı tutumunu, pozisyonunu ve bakış açısını belirleyen en önemli temel düşünce ve kurucu unsurdur. Gençler benimsediği Tanrı inancının inceliklerini zihinsel olarak kavramak ve bunları yaşanan hayat ile bağdaştırmak isterler. Bu sebeple hayat felsefesinin temelini oluşturan Tanrı inancını, soru süzgecinden geçirmektedirler. Bu aşamada zaman zaman bazı şüpheler ve buna bağlı olarak sorunlar yaşayabilmektedirler. İnanç söz konusu olunca yaşanan problemler ne sadece Tanrı algısı bağlamında yaşanan sorunlardır ne de bu sorunları sadece üniversite gençleri yaşamaktadır. Ancak bilimsel derinlik oluşturabilme hassasiyetiyle çalışmamız Tanrı algısı ve gençlik kavramlarıyla sınırlandırılmıştır. Tanrı algıları, bu algılara bağlı olarak gelişen inanç yönelimleri ve bu yönelimlerin toplumda sorun olarak algılanması ile ilgili literatür incelendiğinde sorunu bizzat yaşayan baş aktörler olan gençlerin sorunlara çözüm üretme aşamasında yapılan çalışmalardan uzak tutulmaları bir eksiklik olarak gözlenmiştir. Bu durum araştırmamızın yapılmasına ilham vermiştir. Sorun tespit aşamasında fikirlerine başvurulan gençlerin çözüm aşamalarında dışarıda tutulmaları ülkemizde de benimsenen bir yaklaşım olan öğrenci merkezli eğitim yaklaşımının kabul gördüğü ortamlar açısından sıkıntılı bir durumdur. Amacımız gençleri toplumdaki her türlü yozlaşmanın kaynağı olarak görüp, değersizleştirme alışkanlığından vazgeçilmesi gerektiği kaygısıyla, onların görüşlerinin de önemli olduğu ve Tanrı algıları bağlamında yaşadıkları inanç sorunlarını çözmede aktif, istekli ve başarılı olabilecekleri yönündeki tezimizle literatüre katkı sunmaktır. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın teorik kısmını oluşturan birinci ve ikinci bölümünde gençlik dönemi gelişim alanları, inanç kavramı, gençlik dönemi inanç eğitimi, gençlerin Tanrı algıları ve Tanrı algılarına bağlı olarak yaşadıkları inanç sorunları sebepleriyle ve yönelimleriyle birlikte ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, Tanrı Algısına Bağlı Olarak Yaşanan İnanç Sorunlarını Çözme Ölçeği (TAİSÇÖ) güvenilirlik ve geçerlilik analizleri yapılarak ölçek geliştirilmiştir. İstatistiksel değerlendirmede iç tutarlılık katsayısı, madde-toplam puan korelasyon katsayıları, açıklayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yakınsak geçerlilik analizi hesaplanmıştır. Doğrulayıcı faktör analizinde 28 maddelik versiyonun yeterli uyum gösterdiği, iç tutarlılık analizinde Cronbach's alpha kaysayısının 0,935 olduğu saptanmıştır. Ölçek teolojik ve manevi çözümler, kolektif (yardımlı) çözümler, dışsal/çevresel çözümler ve bilişsel/akılcı çözümler olmak üzere dört faktörlü bir yapıya sahiptir. Çalışmanın son bölümünde ise Ondokuzmayıs ve Samsun Üniversitelerinde lisans ve lisansüstü düzeyinde eğitim gören 586 öğrenciye yüz yüze anket uygulanmıştır. Cevaplayıcıların Tanrı algısı bağlamında yaşanan inanç sorunlarını çözme, Tanrı algısı ve sosyo-demografik özellikleri arasındaki ilişkiler ortaya konulmuştur.

Din felsefesiGençlerTanrı+4
Çiğdem Can Kaynak
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerine verilen ruhsal hastalıklara yönelik eğitimin inanca ve sosyal mesafeye etkisi

Çalışma ergenlere verilen ruhsal hastalıklara yönelik eğitimin, ergenlerin ruhsal hastalıklara yönelik inancına ve sosyal mesafelerine etkisini araştırmak amacı ile yarı deneysel ön test-son test kontrol gruplu desen etkisinde planlanmıştır. Araştırma Afyon Dazkırı İlçe Merkezi'nde bulunan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı dört lisede yapılmıştır. Araştırmanın uygulama kısmı 2014-2015 öğretim yılında bahar yarıyılında bu liselerde öğrenim gören araştırmaya katılmayı kabul eden öğrencilerle yürütülmüştür. Çalışmaya alınacak öğrencileri belirlemek amacıyla; Dazkırı ilçesinde öğrenim gören 727 lise öğrencisine Ruhsal Hastalıklara Yönelik İnanç ölçeği ve Sosyal Mesafe ölçeği uygulanmıştır. Ölçeklerden yüksek puan alan 154 öğrenci ile çalışmaya devam edilmiştir. Bu öğrencilerin belirlenmesinde ruhsal hastalıklara yönelik inanç ölçeği puanının yüksekliğine dikkat edilmiştir. Bu öğrenciler basit rastgele tesadüfi örneklem yöntemine göre 78 girişim ve 76 kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Girişim grubuna ruhsal hastalıklara yönelik verilen eğitime olumlu katkı sağladığı bilinen "Akıl Oyunları" ve "Biz, siz, onlar" filmleri seyrettirilerek ve haftada iki toplamda on saatten oluşan ders anlatımlı ve tartışmalı olarak planlanan ruhsal hastalıklara yönelik bir damgalama eğitimi verilmiştir. Eğitim sonrası girişim ve kontrol grubu karşılaştırılarak eğitimin etkinliği değerlendirilmiş ve önerilerde bulunulmuştur. Etik olarak girişim ve kontrol grubuna eğitimin bitiminden bir ay sonra anketler tekrar uygulanmış ve ardından girişim grubuna verilen eğitimin aynısı kontrol grubuna ve eğitime katılmak isteyen öğrencilere de bir oturum şeklinde verilmiştir. Araştırma bulguları incelendiğinde, damgalama eğitiminin öğrencilerin ruhsal hastalığa yönelik inanç ve sosyal mesafe algılarını olumlu yönde değiştirdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Damgalama eğitimi verilen öğrencilerin ruhsal hastalığa yönelik inanç ve sosyal mesafe algıları damgalama eğitimi verilmeyen öğrencilere göre daha olumlu yönde değişmiştir. Ergenlere verilen eğitimler ruhsal hastalığa karşı olan tutumda pozitif yönde etkili olmuştur(p<0,05). Anahtar Kelimeler: Eğitim, Ergen, İnanç, Ruhsal Hastalık, Sosyal Mesafe

ErgenlerLise öğrencileriPsiko-eğitim programı+3
Hatice Çalık Koyak
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Alevîlerin dinî inanç ve yaşantıları (Kocaeli Ballar Köyü örneği)

Bu çalışma, "Alevîlerin Dinî İnanç ve Yaşantıları (Kocaeli Ballar Köyü Örneği)" başlığı altında Alevîlikle ilgili inançlar, ibadetler, dinî kurum, örf ve âdetler üzerine yapılan bir alan araştırmasıdır. Yapmış olduğumuz bu çalışma, sahada yapılan derleme ve incelemeler neticesinde elde edilen bilgilerden meydana gelmektedir. Çalışmamız, giriş ve üç bölümden meydana gelmektedir. Giriş bölümünde yaptığımız çalışmanın amacı ve hedefi belirtilmiştir. Birinci bölümde, araştırma alanı ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Ballar Köyü Alevîlerinin temel inanç yapıları ve ibadetleri/erkânları tespit edilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise Ballar Köyü Alevîlerinin dinî kurumları ve örf âdetleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın sonuç kısmında ise çalışmamızın öne çıkan kısımlarına değinip ele aldığımız konulardan çalışmada ulaşılan sonuç belirtilip genel bir değerlendirme yapılmıştır.

AlevilerDini imanDinler tarihi+7
Fatih Arslan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları ile eleştirel düşünme eğilimi ve bilimin doğası inanışları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Günümüz toplumunda eleştirel ve bilimsel düşünen bireyler yetiştirmek önemli hale gelmiştir. Bu bireyleri yetiştirecek olan öğretmenlerin benimsedikleri eğitim felsefelerini, eleştirel düşünceyi ve bilimin doğasını nasıl anlamlandırdıklarını bilmek atılması gereken önemli adımlardan biridir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları ile eleştirel düşünme eğilimi ve bilimin doğası inanışları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Mevcut araştırma, Bursa merkezde Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde görev yapan toplam 411 ilkokul ve ortaokul öğretmeni katılımcı ile nicel araştırma deseni içinde ilişkisel tarama modelinde oluşturulmuştur. Veri toplama araçları olarak; "Eğitim İnançları Ölçeği", "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği", "Bilimin Doğası İnanışları Ölçeği" kullanılmıştır. Ek olarak katılımcılara ait bilgi edinmek amacıyla demografik bilgiler formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel istatistikler, Mann Whitney U, Kruskall Wallis H, Pearson korelasyonu ve çoklu doğrusal regresyon testleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular neticesinde; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançlarında en fazla benimsedikleri felsefe varoluşçuluk en az benimsedikleri eğitim felsefesi ise esasicilik olmuştur. ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ve alt boyutları düzeylerinin iyi seviyede, bilimin doğası inanışları ve alt boyutu düzeylerini ise ortalamanın üzerinde olduğu görülmüştür. En fazla puan yaratıcılık ve hayal gücü alt boyutundan elde edilirken en düşük puan sosyokültürel etki boyutundan elde edilmiştir. Araştırma kapsamında eğitim inançları alt boyutlarında, eleştirel düşünme eğilimlerinde ve bilimin doğası inanışlarında anlamlı farklılık oluşturan değişkenler belirlenmiştir. İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları esasicilik alt boyutuyla eleştirel düşünme eğilimleri arasında negatif düşük düzeyde ilişki tespit edilirken, diğer eğitim inançları boyutlarında pozitif düşük düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Öğretmenlerinin eğitim inançları daimicilik alt boyutuyla bilimin doğası inanışları ve bazı alt boyutları arasında negatif düşük düzeyde ilişki tespit edilirken, diğer alt boyutlarda hem pozitif hem de negatif düşük düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Eğitim inançlarının, eleştirel düşünme eğilimleri ve bilimin doğası inanışlarını anlamlı şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. İlerlemecilik, varoluşçuluk, esasicilik eleştirel düşünme eğiliminin önemli yordayıcıları iken; ilerlemecilik ve daimicilik bilimin doğası inanışlarının önemli yordayıcıları olmuştur. Araştırma kapsamında daha geniş gruplarla ve farklı ölçeklerle yeni çalışmaların yapılması önerileri getirilmiştir. Anahtar sözcükler: Bilimin doğası inanışları, eğitim felsefesi, eleştirel düşünme, ilköğretim

Bilimin doğasıEleştirel düşünceEğitim felsefesi+3
Mestan Boyacı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kentlileşme sürecinde sosyo-kültürel ve dini değişme: Bursa Belenören köylüleri örneği

Kentler, binlerce yıldır insanlık tarihinin önemli bir parçasıdır. Ancak 19. yüzyıl itibariyle kentler, önemli bir problem haline gelmiştir. Başta Sanayi Devrimi ve Fransız İhtilali olmak üzere yaşanan önemli olaylar, hızlı sosyal değişimlere sebep olmuştur. Kırsal bölgelerden ve kentlerin çeperlerinden kent merkezine yönelen yoğun göçler; bir yandan kentleri şekillendirirken diğer yandan kentler yaşanan toplumsal değişim üzerinde belirleyici olmuştur. Türkiye'de de özellikle 1970'li yıllarla birlikte kırdan kente doğru yoğun göçler yaşanmıştır. Bu süreç başta sosyal, ekonomik, kültürel ve dini olmak üzere pek çok değişime sebep olmuştur. Çalışmamız, Türkiye'deki kentlileşme sürecinde yaşanan sosyal, kültürel ve dini değişimi üç nesil üzerinde görmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, Bursa'nın Keles ilçesine bağlı Belenören köylüsü olan 13 aileden toplam 42 katılımcıyla yapılan derinlemesine görüşmelerle şekillenmiştir. Katılımcı ailelerin ilk nesilleri, kentle ilişkiler kurmaya başlayarak kentlileşme sürecini başlatmışlardır. İkinci ve üçüncü nesilde ise kentle bütünleşme büyük oranda tamamlanmıştır. Bu süreçte yaşanan sosyal, kültürel ve dini değişimi görebilmek adına her ailenin üç nesliyle de görüşmeler yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde; sosyal değişme, dini değişme, kent, kentleşme, kentlileşme ve göçe dair kavramsal ve kuramsal bir çerçeve sunulmuştur. İkinci bölümde ise katılımcılara dair kişisel ve demografik bilgilere yer verilmiştir. Ayrıca katılımcıların sosyo-kültürel ve dini değişimlerinde etkili olan unsurlar ile katılımcıların kente göç süreçlerinin nasıl şekillendiği ele alınmıştır. Son olarak katılımcıların dindarlık düzeyleri inanç, ibadet, tecrübe, bilgi ve etkileme boyutları üzerinden ele alınmıştır. Üçüncü bölümde kentlileşme sürecinde; bir takım dini pratiklerde, kadın-erkek ilişkilerinde, aile yapısında ve düğün merasimlerinde bir değişim olup olmadığı varsa bu değişimin seyri anlaşılmaya çalışılmıştır. Nikahsız birliktelikler, flört, aile reisliği, akraba evliliği gibi bir dizi hususa bu kapsamda yer verilmiştir. Ayrıca katılımcıların dini otorite olarak gördükleri kişi, kurum ve kaynaklar ele alınarak kentlileşme sürecindeki seyir üç nesil üzerinden görülmeye çalışılmıştır. Dini otorite konusu kapsamında katılımcıların, dini gruplara nasıl baktıkları, anılan grupları dini bir otorite olarak görüp görmedikleri üzerinde durulmuştur. Kentler, kır toplumlarının aksine, farklı kültüre, inanca, dile ve yaşam tarzına sahip insanları bir araya getiren heterojen bir toplum yapısına sahiptir. Çalışmamızda kentlileşme sürecinde katılımcıların farklılıklarla karşılaşma durumları ve farklılıklar karşısında takındıkları tutumlar ele alınmıştır.

Bursa-KelesBursa-Keles-BelenörenDin sosyolojisi+5
Muhammet Talha Sağlam
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muğla-Menteşe beldesi halkbilimi ürünlerinde eski Türk inançlarının izleri

İnançlar, başlangıçtan bu yana insanların, dolayısıyla toplumların yaşayış biçimlerine hükmedip, onları yönlendirmişlerdir. Toplumların, günümüze kadar gelen süreç içerisinde yaşadıkları tarihî, coğrafî, siyasî, dinî, değişim ve etkileşimlere rağmen bu inançlar, girdikleri toplumların hayatlarında varlıklarını hep korumuşlardır. Bunlar, karşımıza bazen fonksiyonları değişmiş, bazen çeşitlenmiş, bazen de hâlâ asıllarını koruyor olarak çıkarlar.Bu çalışmada, Muğla'nın Kavaklıdere İlçesi'ne bağlı Menteşe Beldesi'nde, eski Türk inançlarının izleri araştırılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, Menteşe'nin tarihî, coğrafî ve sosyo-kültürel yapısı hakkında bilgi verildi. İkinci bölümde, Türklerin geleneksel dininin ne olabileceği üzerinde duruldu; üçüncü bölümde de eski Türk dini olarak benimsenen Gök Tanrı Dini'yle, bu dinin unsurları ve bu unsurların yöredeki izleri tahlil edildi. Dördüncü bölümde, evlenme, doğum, ad verme; nişan, düğün, ölüm gibi geçiş törenleri üzerinde durularak, yöre kültürünün eski Türk kültürüyle olan ilişkileri tespit edildi.Bu araştırmanın sonucunda, Menteşe yöresi halk kültüründe, Orta Asya'ya ve Anadolu'ya ait inanç ve kültür izleri görülmüştür. Bütün bu izler, İslâmi bir kimlikle bugünkü Menteşe halk kültürünü oluşturmuştur.Bu çalışma sırasında, benden manevi desteklerini esirgemeyen ablalarım Menzil ve Firdevs ÖZKAN'a, araştırmanın oluşmasına yardımcı olan kaynak kişilere, yönlendirmeleri ile yol gösteren teşvik ve yardımlarını esirgemeyen değerli hocam Prof. Dr. Ali TORUN'a teşekkür etmeyi bir borç bilirim.Anahtar Kelimeler: Eski Türk İnançları, Geçiş Dönemleri, Halk Kültürü, Menteşe, Yöre

GeleneklerHalk bilimiMuğla-Menteşe+1
Hatice Özkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Tavşanlı'da eski Türk inançlarının izleri

Toplumlar, tarih sahnesinde izler bırakırken birçok unsurla yolları kesişmiş, bazen kesişen yolları takip etmişler bazense bu yolların kisvesine bürünmüşlerdir. Zamanın, insan ve toplum yaşamına mecburî kıldığı bu kesişmeler, sosyal, siyasî, coğrafî gibi ana etkenlerin yanı sıra akrabalık ve ticaret gibi yan etkenlerle pekişmiştir. Türkler de pek çok toplum gibi tarihî süreç içerisinde farklı inanışların, dinlerin ve kültürlerin etkisi altına girmiş, bu unsurları kendi kalıtsal özellikleriyle etkilemiş aynı zamanda da etkilenmiştir. Genel olarak; bakıldığında ise; Türklerde, diğer kültürlerle etkileşim olmasına rağmen Türklüğe ait asıl inanış ögeleri değişmemiş sadece yüzeysel bazı etkilerle zenginleşmiştir. Bu durum ise; Türk kültürünün sağlam temellere sahip olduğunu ve etkileşimlerin, değişimden çok, kültürün zenginleşmesine yardımcı olduğunu göstermektedir.Çalışmamızın birinci bölümünde; Tavşanlı'nın; tarihî, coğrafî, kültürel, ekonomik, iklimsel ve sosyal yapısı hakkında bilgi verilmektedir. Bundaki maksadımız, çalışmamızın ana konusuna geçmeden önce çalışma yaptığımız alan hakkında bilgi sahibi olmamızdır. Çalışmamızın ikinci bölümünde; tarih boyunca Türklerin etkileşim içinde bulunduğu dinler ve bu dinlerin Türk kültüründeki silinmez izleri tespit edilmeye çalışıldı. Üçüncü bölümde ise; Türklerin belki de binlerce yıl benimsediği ve halen de çoğu Türk topluluğunda farklı kimliklerle yaşatılan, Gök Tanrı Dini'nin izlerinin geçmişten günümüze hem ülkemizde hem de yörede tespitine çalışılmıştır.Dördüncü bölümümüzde ise; insan hayatının geçiş dönemleri; evlenme, doğum, ad alma, nişan, düğün ve ölüm gibi insanî, aynı zamanda da sosyolojik olaylara yer verilerek, kısmen de bu olayların tahlillerine çalışılmıştır.Genel itibarıyla; çalışmamız, yöredeki inanışları tespite çalışmış, tarihten günümüze kadar uzanan köprüye yeni ilmekler kazandırmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma sonucunda görülmüştür ki: Türkler; hareketli mizaçlarıyla pek çok kültür dairesinin sınırlarını aşmış ve kültürlerinin etkilenmesinden daha fazla, diğer kültürleri etkilemişlerdir. Tüm bunları yaparken de benliklerinden ve kalıtsal özelliklerinden ödün vermeden, kimliklerini koruyarak yapmışlardır. Çalışmamızın sonucunda, elde ettiğimiz verilere de dayanarak yukarıda belirttiğimiz görüşlere ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Eski Türk, İnanç, Tavşanlı.

Gök TanrıHalk bilimiHalk inançları+4
İbrahim Etem Yücel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya Aydoğdu Köyü folkloru

Halk bilimi alanında derleme, toplumların sahip oldukları kültürel değerlerin ortaya çıkarılmasında ve kayda geçirilmesinde kullanılan önemli yöntemlerden biridir. Bu yöntem Aydoğdu Köyü Folkloru isimli çalışmanın yöntemi olarak kullanılmıştır.Araştırmamızda çalışma sahamız olan Aydoğdu Köyünün günlük yaşamında ortaya çıkan gelenek-görenek ve inanç yapıları incelemeye tabi tutulmuştur. Köy halkının bireyleriyle yüz yüze görüşmeler yapılarak ve derleme yönteminin kuralları, sınıflamaları ve sınırlamalarının rehberliğinde çalışma sahasının çözümlemesi yapılmaya çalışılmıştır.Derleme çalışmaları yok olmaya yüz tutmuş maddi ve manevi değerlerin kayıt altına alınarak yaşatılması açısında son derece önemli bir konum işgal etmektedir.Anahtar Kelimeler: Gelenek- Görenek, Folklor, Derleme, Kültür.

GeleneklerHalk bilimiKültür+2
Yasemin Domaç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Bilecik ili Söğüt ilçesi Küre köyü folkloru

Türk kültürünün kadim ve köklü geçmişinden bugüne kadar var olan gelenek yapılarını, bu geleneklerin çeşitli etkenlerle olan bağını, değişim süreçlerini ve kültür içindeki rol ve etkilerini araştırmak, yakın tarihteki ya da modern zamanlardaki değişmelerin getirdiği sonuçlarla ortadan kalkan halk kültürü ürünlerini tespit ederek incelemek halkbiliminin temelini oluşturur. Bu çalışma, Osmanlı'nın kuruluşuna ve Milli Mücadele ile elde edilen kurtuluşa beşiklik etmiş olan Bilecik ilinin; Söğüt ilçesine bağlı, (2014 yılı içerisinde belde olmaktan çıkan) Küre köyünün halk bilimi unsurlarını konu almaktadır. Çalışma, Küre köyünün anonim halk ürünlerini, gelenek ve görenekleri ile kültürel yapısını konu edinmekte ve incelemektedir. Halk bilimi açısından, toplum hayatının olağan akışı içinde, kültür unsurlarını incelemeye yönelik olarak önemli bir yere sahip olan "derleme", bu çalışmanın yöntemini oluşturmaktadır. Bu derlemede Küre köyünün, Türk Halk Kültürü kapsamında geleneğe bağlı yapısını ortaya koyup değerlendirmeye çalıştık. Bu araştırmayı yapmaktaki temel amacımız, modern zamanların kültürün yaşatılmasına yönelik etkisi, sosyal ve ekonomik gelişmeler ve hızla gelişen teknoloji karşısında; geleneksel yapısı zedelenmiş ve bazı gelenekleri sosyal ve kültürel hayatında unutulma noktasına gelmiş olan Küre köyünün, bir hazine kıymetine sahip olan kültürel değerlerinin, tamamıyla yok olmadan derlenip yazıya geçirilmesi ve Türklüğe hizmete küçük bir katkı bağlamında, bu kültür mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamaktır. Anahtar Kelimeler: Bilecik, Söğüt Folkloru, Halk Ġnançları, Küre Folkloru.

Bilecik-SöğütBilecik-Söğüt-KüreGelenekler+2
Erkan Çakıcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık inanç model temelli eğitim ve motivasyonel görüşmenin annelerin HPV aşısına ilişkin bilgi, inanç ve tutumlarına etkisi

Sağlık İnanç Modeli (SİM) çerçevesinde yapılan eğitim ve motivasyonel görüşmeler ile annelerin Human Papilloma Virüs (HPV) aşılanmasına yönelik bilgi, inanç ve tutumlarını arttırmayı amaçlayan çalışma; ön-ara-son test randomize kontrollü deneysel olarak yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini, lisede okuyan kız öğrencisi olan (31 deney, 32 kontrol) 63 anne oluşturmuştur. Araştırmada veriler, "Demografik ve Tanımlayıcı Özellikler Bilgi Formu", "HPV ve Aşılanmasına İlişkin Sağlık İnanç Modeli Ölçeği (HBMS-HPVV)" ve "HPV Bilgi Ölçeği (HPV-BÖ)" ile toplanmıştır. Deney grubundaki annelere 3 kez SİM temelli motivasyonel görüşme yapılmış ve ikinci telefon görüşmesi öncesi eğitim broşürü verilmiştir. Her iki gruba ön-test dahil toplam 4 ölçüm yapılmıştır. Grup ve zaman ölçümlerine göre HBMS-HPVV yarar, duyarlılık, ciddiyet algısı ve ölçek toplam puan ortalamalarında grup*zaman etkileşimde anlamlı bir farklılık saptanmıştır (p<0.05). Grup ve zaman ölçümlerine göre HPV-BÖ toplam ve alt boyut puan ortalamalarında grup*zaman etkileşimde anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Çalışma sonunda deney grubundan 24, kontrol grubundan ise 5 anne kızına HPV aşısı yaptırma kararını vermiştir. Motivasyonel görüşmeler, annelerin HPV aşısına ilişkin bilgi ve inancını arttırarak, aşı yaptırma kararını vermesinde etkili olmuştur.

AnnelerBilgiMotivasyonel görüşme+5
Yasemin Ateşeyan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Musibet inanç ilikisi: İstanbul Fatih'te yaşayan Suriyeliler örneği

Bu çalışmanın amacı musibet ile inanç ilişkisini kelâmi açıdan incelemektir. Araştırma görüşme tekniği ve nitel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden fenomoloji deseni marifetiyle yapılmıştır. Bu çalışmada kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 15 erkek, 10 kadın olmak üzere 25 kişi oluşturmuştur. Araştırmada katılımcılara ilişkin verileri toplama aracı olarak görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu katılımcıların musibetlerin inanca etkisi konusundaki görüşlerini belirlemeye dönük 5 temel soru (13 alt soru) içermiştir. Araştırmanın verileri, İstanbul Fatih'te yaşayan Suriyeli mültecilerle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Toplanan veriler elektronik ortamda kayıt altına alınarak sözel ve sayısal işlemler yapılabilmesi için ön çözümlemeye tabi tutulmuştur. Araştırma, katılımcıların yaşamış olduğu musibetleri anlamlandırma ve bu musibetlerin inanç dünyalarına etkileri konularında yoğunlaşmıştır. Katılımcılar acı ve ıstırapları ibret ve imtihan vasıtası olarak değerlendirmiş, bu türlü acıların mükellef olan ve olmayan kişilerin başına gelebildiğini, bu tip musibetlerin bazı yönleriyle faydalı olacağını belirtmiş, bu çerçevede kelâm ekollerinin görüşlerine benzer görüşleri ortaya koymuşlardır. Ayrıca katılımcıların dini başa çıkma yöntemlerinden olan negatif yöntemler yerine pozitif yöntemleri tercih ettikleri tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, maruz kaldıkları musibetler karşısında yaşadıkları gerginliklerin üstesinden gelebilmek için katılımcıların dini değerlerden yardım almaya çalıştıkları anlaşılmıştır. Sonuç olarak yaşanan musibetlerin katılımcıların inanç dünyalarını menfi yönde değil müspet yönde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Kelâm, Musibet, İnanç.

KelamKur'an-ı KerimMusibet+5
Abdülhalim Kazan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı mezar taşları etrafında gelişen kültür, medeniyet ve inanç dünyası üzerine bir inceleme: Eyüp örneği

Türk milleti tarihin hemen her döneminde mezar ve mezar taşı mimarisine önem göstererek mezarlıklarını titizlikle düzenlemiştir. İnşa edildiği dönemin zihniyetini yansıtan mezar taşları; devrin kültür, medeniyet ve inançlarını gösteren önemli kaynaklardandır. Birbirlerinden farklı dönemlerde oluşturulmuş mezar taşlarında, tarihsel değişim ve dönüşüm süreci izlendiğinde atalarımızın Müslümanlığı kabulünden önceki mezar gelenekleri, İslâmiyet'e geçiş ile birlikte terk edilmemiş, İslâmi gelenekle birleşip pekişen, zengin bir mezar geleneği oluşturulduğu gözlemlenmektedir. Bu durumun en somut örneklerini bünyesinde barındıran Osmanlı devletinin klasik dönemlerine gelindiğinde son derece olgun ve kültürel yoğunluğu yüksek mezarlıklar oluşturulmuştur. Bu durumun neticesinde Osmanlı toplumu, mezar bölgelerini medeniyet bahçelerine dönüştürmüştür. Bu denli zengin mezar geleneğinin arkasında yatan en temel etmenin Allah'a ve ebedi dünyaya kavuşma isteğidir. Bu kavuşma hasretiyle beraber ölüm son olmaktan çıkmış hakiki ve kalıcı olan dünyaya giriş kapısı niteliğini almıştır. Bu nedenlerden dolayı Osmanlı mezar taşlarında ölümün soğutucu ürpertisi yok edilerek gerek içerik gerekse şekilsel işleme ve motifleriyle mezarlıklarımız, kültürel ve inançsal değerleri yansıtan son derece canlı mekânlara bürünmüştür. Bu mekânların en güzel örneklerinden biri olarak Eyüp Sultan Hazretlerinin ebedi ev sahipliğini yaptığı İstanbul-Eyüp ilçesini göstermek mümkündür. Eyüp Hazretlerine yakın olabilmek adına Osmanlı toplumu buraya gömülmeyi arzu etmiş ve bunun sonucunda Eyüp, oldukça zengin ve kültürel çeşitliliğe sahip bir mezarlıklar bölgesi konumuna ulaşmıştır. Bu çalışma kapsamında İstanbul-Eyüp bölgesinde yer alan Osmanlı mezar taşları vasıtasıyla Osmanlı devletine medeniyet özelliği katan; yüksek kültür, düşünüş ve toplumsal yaşayış örnekleri sunularak ecdadımızın ölüme karşı tutumu, inanç dünyası, insana verdiği değer ve dünya anlayışı hakkında fikir sahibi olunacaktır.

KültürMedeniyetMezar taşları+6
Onur Çetin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Emziren annelerin anne sütü bankacılığına ilişkin inanç ve görüşleri: nitel bir çalışma

Emzirmeyi destekleyen tüm programlara rağmen bebeklerin altı ay boyunca sadece anne sütü ile beslenmesi tüm toplumlarda istenilen seviyede değildir. Çeşitli nedenlerle anne sütüyle beslenemeyen bebeklere mama ile besleme yapılmaktadır. Ancak mama anne sütünün yerini alamaz. Bu nedenle anne sütü bankacılığı, bebeklerin anne sütünden mahrum kalmamaları adına çözüm kaynağı olmuştur. Avrupa'da 281 adet aktif, 18 adet açılması planlanan anne sütü bankası bulunmasına rağmen Türkiye'de dini inançlardan dolayı süt bankası bulunmamaktadır. Bu nedenle çalışmamız, emziren annelerin anne sütü bankacılığına ilişkin inanç ve görüşlerini belirlemek amacıyla nitel tasarımda yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Gaziantep Sağlıkçılar Aile Sağlığı Merkezine başvuran kadınlar oluşturmuştur. Örneklemi ise amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen 30 anne oluşturmuştur. Veriler, tanıtıcı özellikler formu, erişkinlerin anne sütü ile ilgili algı ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Çalışmanın etik kurul ve kurum izinleri alınmıştır. Veriler MAXQDA nitel araştırmalar programı ile analiz edilmiştir. Çalışmamızda annelerin tamamına yakınının anne sütü bankacılığı hakkında detaylı bilgilerinin olmadığı, süt bankacılığını dinen sakıncalı buldukları, süt kardeşlerin dinen evlenmelerinin yasak olduğunu, ihtiyaç halinde sütannelik yapabileceklerini ifade ettikleri, yarısından fazlasının kendi bebeklerinin sütannesinin olmasını istemedikleri, yarısının ise sadece anne ve bebeğin bilgileri verildiği takdirde bu bankaları kullanabilecekleri ve eğer zor durumda kalırlarsa sadece yakın çevrelerinden sütanne talep edecekleri saptanmıştır. Sonuç olarak, emziren anneler süt bankasının güzel bir uygulama olduğunu fakat dinen sakıncalı olduğunu ifade etmişlerdir. Eğer sütler karıştırılmazsa, annenin ve bebeğin bilgileri ailelere verilirse, bebeklerin cinsiyeti aynı olursa, temizlik ve hijyen konusuna dikkat edilirse bu bankalara süt bağışında bulunabilecekleri ve ihtiyaç halinde süt alıp kullanabilecekleri saptanmıştır.

Anne sütüAnne sütü bankacılığıAnneler+3
Emine Karacan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bulgaristan göçmenlerinin dini inanç ve uygulamaları üzerine sosyolojik bir alan araştırması: Hatay-Erzin'de yaşayan göçmenler örneği

Bu çalışmanın amacı göçmenlerin dini tutumlarında belirleyici olan etnik kalıtsallığın halk dindarlığı üzerindeki tezahürlerini dini inanç ve tutumlar üzerinden ele almaktır. Çalışmada örneklem olarak daha önce üzerine yapılmış sosyolojik bir çalışma bulunmayan, Hatay'ın Erzin ilçesindeki iki muhacir köy seçilmiştir. Birinci bölümde Erzin ilçesinin tarihi, coğrafi konumu ve demografik yapısıyla ilgili bilgiler verilmiştir. Bununla birlikte muhacir köylerindeki dini yapı ve örgütlenme, köylerdeki dini hayatın görünürlüğü, dinî inanç ve uygulamalar ele alınmıştır. Çalışma nitel bir alan araştırmasına dayanmaktadır. Veriler katılımcı gözlem yapılarak toplanmıştır. İkinci bölümde bir toplumun dini ve kültürel bağlarını en açık şekilde görebileceğimiz, bireylerin ait olduğu muhacir alt kültürünü benimseyen topluluk ile bütünleşmesini sağlayan geçiş dönemi ritüelleri üzerinde durulmuştur. Ardından geçiş dönemi ritüellerinde görülen halk inanç ve uygulamalarına geniş bir biçimde yer verilmiş ve bu uygulamaların yeni nesil üzerinde etkilerinin niçin devam ettiği veya etmediği konusu incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre Hatay'ın Erzin ilçesinde yaşayan Bulgaristan göçmenlerinin Türkiye'nin diğer bölgelerinde yaşayan Bulgaristan göçmenlerine göre daha dindar tutumlar sergiledikleri görülmüştür. Bu durumun en temel nedeni milli ve dini kimliklerine yapılan baskı sonucunda göç etmiş olmalarıdır. Yapılan baskılara karşı muhacirlerin verdiği tepki göçmenlerin Muhacir- Müslüman- Türk sentezinde bir kimlik benimsemelerinde etkili olmuştur. İkinci bölümde yer alan geçiş dönemi ritüelleriyle ilgili bulgular bazı ritüellerin yeni nesilde uygulamadan kalktığını göstermektedir. Geçiş dönemi ritüellerindeki bazı halk inanç ve uygulamaları ortadan kalkmıştır. Bu durumda yeni neslin kitabi din konusunda daha çok bilinçlenmesiyle birlikte toplumda yaşanan sosyal değişimlerin etkili olduğu tespit edilmiştir.

BulgaristanDin sosyolojisiDini davranışlar+6
İclal Algül
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnsanın anlam ve mutluluk arayışında inancın rolü

Bu çalışmada, insanın anlam ve mutluluk arayışı, Logoterapi ve anlam arayışı, Logoterapi ve teoloji, nihaî anlam arayışında inanç ve dinin rolü konuları ele alınıp araştırılmıştır. İnsanın anlam arayışı ve anlamsızlık, mutluluk arayışı ve mutsuzluk ile ilgili konulara dair görüşler incelenmiş olup, anlam-anlamsızlık ve mutluluk-mutsuzluk olgularının yapısal niteliklerine açıklama getirilmiştir. Logoterapinin, anlam arayışındaki insana sunduğu yanıtlar ve teolojiye bakışı ele alınmıştır. Tanrı inancı, dinî inanç ve ebedîyet inancının, insanın anlam-nihaî anlam arayışındaki rolü araştırılıp incelenmiştir. Logoterapinin, bir psikoterapi ekolü olarak bulduğu tekniklerle ve sunduğu yanıtlarla, insanın anlam arayışına katkıda bulunduğu saptanmıştır. Tanrı inancı, dinî inanç ve ebedîyet inancının, anlam ve nihaî anlam arayışındaki inanan insana, nihaî bir dünya görüşü ve kalıcı anlamlar sunarak rehberlik ettiği ve destek olduğu sonucuna varılmıştır.

Anlam arayışıDin psikolojisiLogoterapi+6
Arzu Öztan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Türklerde Tanrı algısı

Tanrı algısı insanlığın varoluşundan bu yana tartışılan ve tartışılmaya devam edileceği düşünülen bir olgudur. İnsanoğlu yaratılışı merak ederken bir taraftan da kendini nasıl ve kimin yarattığını sorgulamıştır. Türk toplumları tarihin çok eski dönemlerinden bu yana bu olguyu sormuş ve kendi kültürü içerisinde bu olguya cevap aramıştır. Tarihi dönem içerisinde pek çok inanç sistemi ile karşılaşmış ve bu inançları kültürel yapılarında barındırmışlardır. İnancın temel ögesi olarak Tanrı olgusu görülmüş ve Tanrıya ulaşma yolları onu algılayış biçimleri oluşmaya başlamıştır. Tarihin belirli dönemlerinde yazılı kaynaklar vasıtası ile ulaşabildiğimiz eski Türklere ait inanç sistemleri bizlere Türklerin kültür yapısı inançları ve dünya görüşleri hakkında hakkında önemli bilgiler vermektedir. İnanç ile örf adetlerinin de bir arada yaşadığı bu ananelerin bir inanç gibi kutsal sayıldığı görülmüştür. Eski Türklerin dini inançları hakkında bilgi verdiğimiz çalışmamızda inanç sistemleri ve bu inanç sistemlerini algılayış şekilleri incelenmiştir. Yazılı kaynak ile kanıtlanamayan fakat inanç doğrultusunda kutsal sayılan kültler üzerinde durulmuştur. İnsanoğlunun gelişim düzeyi düşünüldüğünde somut bir tanrıdan soyut bir tanrıya geçiş süreci değerlendirilmiş bu doğrultuda eski Türk inanç sistemi içerisinde somut Tanrı ve soyut Tanrı algısı verilmeye çalışılmıştır. Eski Türklerin çok tanrılı mı ya da tek tanrılı mı olduğu konusu değerlendirilmiştir. Şamanist Türk Toplulukları ve inançları incelenerek onların eski Türklerin inanç sistemleri içerisindeki yeri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Şamanizm olgusu ve bu olgunun eski Türk inanç sistemindeki yeri verilmiştir. Günümüz Türk toplumlarında Şamanizm'e bakış ortaya konulmaya çalışılmıştır.

DinDin algısıDin anlayışı+6
Fatma Süral
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects