Football
451 theses under this subject heading
Türk futbolunda alt yapı sorunsalı: Bir sistem arayışı
Bir futbol alt yapısı ve bu alt yapıdan istikrarlı şekilde yetişen futbolcuların eksikliği Türk futbolunun varoluşundan günümüze kadar gelmiş en büyük sorun olmuştur. Türkiye'nin çeşitli liglerinde ve seviyelerinde mücadele eden birçok futbol takımının dış transferlerle takım yapısı oluşturması ekonomik açıdan ciddi yük getirmektedir. Buna karşın, Avrupa futbolunda başarılar elde eden takımların alt yapılarının güçlü olduğu bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı, Barselona Futbol Kulübü, Liverpool Futbol Kulübü ve Ajax Futbol Kulüplerinin alt yapılarını, alt yapıdaki mevcut futbolcu sayıları, kulüp tarihinde yetiştirilen futbolcular, bu futbolcuların piyasa değerleri ve en yüksek piyasa değerleri, kulüp kariyerlerinde attıkları goller ve oynadıkları maç sayıları, kulüplerin alt yapıya antrenör seçimi, tesisler, diğer kurumlarla eğitim açısından iş birliği ölçütler açısından inceleyerek Türk futbolu için bir sistem önerisi sunmaktır. Araştırma kapsamında FC Barcelona, Liverpool FC ve Ajax FC takımlarının gençlik yapılanması ve alt yapı sistemleri incelenmiştir. Kulüplerin resmi internet sitelerinde, basında ve bilimsel çalışmalarda yer alan alt yapıya ilişkin bilgiler belirlenen ölçütlere göre incelenmiştir. İngiliz akademi modelinde akademi koordinatörlüğünün aldığı kararların tüm kulüpleri bağladığı, dört farklı kategoride akademiden sporcu yetiştirildiği tespit edilmiştir. Liverpool futbol kulübü sporcunun yanında antrenör yetiştirme sistemine de sahiptir. Alman modelinde ise oyuncuların performansını artırmak için akademi düzeyinde yabancı oyuncu transferi serbest bırakılmıştır. İspanya'da Barselona Futbol Kulübü özeline bakıldığında, tüm sporcuların "Barselona Kimliği" altında takip edildiği, eğitimlerinin her kademede desteklendiği görülmüştür. Bulgular doğrultusunda, Türkiye'deki çeşitli sistemlerde incelenerek "Türk Futbolcusu," "Türk Futbol Sistemi" ve "Türk Futbol Anlayışı" geliştirilmesine katkı sağlayacak bir sistem önerilirmiştir. Araştırmada, bir futbol alt yapısının iyi bir yönetim yapısına ihtiyacı olduğu, sporcu seçme ve yetiştirme sisteminin gerektiği, alt yapıya belli sayıda yabancı transferinin serbest bırakılmasının uygun olduğu, tesislerin yenilenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Farklı Avrupa liglerinde oynanan futbol müsabakalarında atılan gollerin teknik ve taktik analizi: Bundesliga, La Liga, Premier lig
Bu çalışma, Avrupa'nın en üst düzey ligleri olan: İngiltere Premier lig, İspanya La Liga, Almanya Bundesliga futbol takımlarının oynadığı müsabakalarda 2020-2021 sezonunda atılan gollerin teknik-taktik kriterlerinin analiz edilmesi amacıyla yapılmıştır. Bundesliga'da 65, La Liga'da 50, Premier ligde196 müsabakada atılan goller teknik ve taktik kriterler göz önüne alınarak analiz edilmiştir. 2020-2021 sezonu içerisindeki müsabakalarda atılan gollerin bölgelerini, golün oluş süresini, gol öncesi yapılan pas sayısını, duran toplardan atılan golleri(korner, serbest vuruş, penaltı), atılan gollerin müsabakanın bölümlerine göre dağılımını, gollerin ceza sahası içi ve dışı durumunu, oyuncuya çıkan kartları incelemeyi hedeflemiştir. Verilerin toplanması için S sport+ sitesinde kayıt altında bulunan maçlar, 'kağıt-kalem yöntemi' kullanılarak analiz edilmiştir.
Türkı̇ye süper lı̇gı̇'nı̇n marka değerı̇ üzerı̇ne bı̇r çalışma
Futbol, hem taraftarların yaklaşımı hem de futbol maçları için harcanan paranın büyüklüğü açısından popülerliğini her zaman sürdüren bir spor dalıdır. Bu spor dalı tüm dünyada popülerliğini sürdürmesine rağmen, kimi ülkeler spor kulüplerinin başarılı birer marka olmasını sağlayabilmiş ve bu alanda çeşitli başarılar elde edebilmiş; kimileri ise bir futbol markası olamamış ve bu alanda başarıya ulaşamamıştır. Futbol ekonomisi oranlarına bakıldığında, İngiltere Premier Ligi 4,27 Milyar Euro; Almanya Bundesliga 2,23 Milyar Euro değerindedir. Türkiye'deki futbol ekonomisi büyüklüğü ise, 1 Milyar Euro seviyesindedir. Seyirci sayıları incelendiğinde, Türkiye 8.427 izleyici ile dünyadaki izleme oranlarının gerisinde kalmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı; marka değeri, futbol maçlarını izleme kararı ve gelecekte futbol maçları izleme niyeti kavramları aracılığıyla Türkiye'de futbol sektörünü, izleyici davranışlarını ve markalaşma seviyesini analiz etmek ve ilgili çeşitli ilişkileri açığa çıkarmaktadır. Böylelikle, dünya sıralamalarında çeşitli yönlerden geride kalan ülkemiz futbolu hakkında detaylı bir araştırma yürütülmüştür. Araştırma kapsamında futbol izleyicisi davranışlarını analiz etmek üzere 20 derinlemesine mülakat gerçekleştirilmiş; marka değeri ve gelecekte futbol maçlarını izleme niyetini analiz etmek üzere ise, 401 anket uygulanmıştır. Araştırma bulguları detaylı bir şekilde sunulmuş; çalışmanın sonunda, bulgular neticesinde akademi ve iş dünyası için çeşitli çıkarımlarda bulunulmuştur.
Örgütsel değişim ve Türkiye Futbol Federasyonu'nda altı sigma yönetim modeli'nin uygulanabilirliği
Bu araştırmanın temel amacı Altı Sigma Yönetim Modelini ve Araçlarını Türkiye Futbol Federasyonu'nda uygulamaktır. Türkiye Futbol Federasyonu'nu en iyi temsil ettiği düşünülen Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın 2012 ve 2013 yıllarında yapmış olduğu 24 müsabaka araştırmanın örneklemi oluşturmaktadır. Araştırmada TÖAİK yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlemesi için IBM SPSS 18.0 for Windows, Minitab 17 ve Sigma Plot 13 istatistik paket programları kullanılmıştır. İstatistiksel teknikler olarak altı sigma araçlarından beyin fırtınası, balık kılçığı, ki-kare ilişki analizi, spearman korelasyon testi, çoklu uyum analizi, süreç yeterlilik analizi ve kontrol grafikleri kullanılmıştır. Elde edilen sayısal değerler p<0.01 ve p<0.05 anlamlılık seviyeleri ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda Türkiye A Milli Futbol Takımının müsabaka sonucu ile oyun sistemi (p=0.04), FİFA Dünya Sıralaması (p=0.02), şut olumlu oranı (p=0.03), I. bölgede savunma olumlu oranı (p=0.00) ve II. bölgede savunma olumlu oranı (p=0.00) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca oyun sistemi ile yenilen gol (p=0.01), oyun sistemi ile I. bölgede savunma olumlu oranı (p=0.02), I. bölgede savunma olumlu oranı ile yenilen gol (p=0.00), II. bölgede savunma olumlu oranı ile atılan gol (p=0.01), II.bölgede savunma olumlu oranı ile yenilen gol (p=0.02), merkez hücumlar olumlu oranı ile atılan gol (p=0.00), uzun pas olumlu oranı ile atılan gol (0.01), kısa pas olumlu oranı ile atılan gol (p=0.04), sarı kart ile yenilen gol (p=0.04) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Altı Sigma, Futbol, TÖAİK, Korelasyon.
Bursa birinci amatör ligindeki futbolcuların özyeterlik ve saldırganlık düzeylerinin incelenmesi
Öfkenin saldırganlığa dönüşmesi kişilere maddi ve manevi zararlar vermektedir. Bir spor dalı ile meşgul olmanın saldırgan davranışlar üzerinde etkisi olduğunu inceleyen pek çok araştırma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı; amatör futbolcuların özyeterlik inançlarının ve saldırganlık düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, 2012-2013 sezonunda Bursa ilinde amatör ligde futbol oynayan bireyler, örneklemini ise Bursa ili merkez ilçesinde 1. amatör liginde futbol oynayan 17-25 yaş arası, %33.3 17 yaş 37 kişi, %11.7 18 yaş 13 kişi, %9.0 19 yaş 10 kişi, %5.4 20 yaş 6 kişi, %8.1 21 yaş 9 kişi, %32.4 21 yaş ve üzeri 36 kişi olmak üzere, %9.9 1-2 yıldır spor yapan 11 kişi, %9.0 3-4 yıldır spor yapan 10 kişi, %18.0 5-6 yıldır spor yapan 20 kişi, %22.5 7-8 yıldır spor yapan 25 kişi, %40.5 8 yıl ve üzeri spor yapan 45 kişi olmak üzere 1-10 yıldır spor yapan, amatör futbolculardan oluşan 111 denek oluşturmaktadır. Yöntemsel olarak çalışma evreni, basit tesadüf güvenlik esasına bağlı alındı. Araştırmada Riggs ve arkadaşları tarafından geliştirilen (2002) "Özyeterlik İnancı" ve Kiper tarafından geliştirilen (1984) "Saldırganlık Envanteri" kullanılmıştır. Veriler SPSS 21 paket programı ile analiz edilmiştir. Analizde yapılan tüm çalışmalar 0.05 anlamlılık düzeyinde sınanmıştır. Bu çalışmada elde edilen veriler, Tanımlayıcı İstatistik, Korelasyon, Anova, Manova ve Regresyon Analizi ile incelenmiştir. Araştırma da özyeterliğin yıkıcı saldırganlık ve edilgen saldırganlık üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı, atılgan saldırganlık üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir etkisi olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda öz yeterliğin atılgan saldırganlık üzerinde olan etkisini incelemek için yapılan basit doğrusal regresyon analizinde öz yeterliğin atılgan saldırganlık üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir etkisi olduğu görülmüştür. (p=.001, p<.05). Diğer bir ifade ile örneklem grubuna yer alan futbolcuların öz yeterlik düzeyleri arttıkça atılgan saldırganlık düzeyleri düşmektedir. Anahtar Kelimeler: Saldırganlık, Öz Yeterlik, Futbol, Spor.
Futbolda erkeklik ve şiddet: Nefer taraftar grubu örneği
Bu çalışmanın amacı; futbol taraftarlarının (saha içi ve saha dışındaki futbol ile ilişkili faaliyetlerde) erkeklik kültürünün, gözlenen şiddet ile olan ilişkisini araştırmaktır. Araştırmanın örnekleminin oluşturulmasında yargısal örnekleme yöntemiyle Eskişehirspor taraftar gruplarından biri olan Nefer grubu seçilmiştir. Nefer taraftar grubuna üye taraftarlar arasında kolayda örnekleme yöntemiyle 348 taraftara internet ortamında Google Drive formları aracılığıyla ulaşılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, BEM Cinsiyet Rolü Envanteri ve Şiddet Kültürü Ölçeklerinden yararlanılmıştır. Verilerin bilgisayar ortamına aktarılması ve analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarının geçerlik ve güvenirlik analizleri için Açımlayıcı Faktör Analizi(AFA) yapılmış ve Cronbach alpha katsayıları hesaplanmıştır. Elde edilen verilerin analiz edilmesinde t-testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde; erkeklik kültürü ile şiddeti onaylama arasında ve şiddete maruz kalma ile şiddeti onaylama arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bunun yanında katılımcıların şiddeti onaylama düzeyleri yaş gruplarına ve eğitim durumlarına göre anlamlı şekilde farklılaştığı ortaya konulmuştur. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular, Türkiye'deki futbol ile ilintili şiddetin anlaşılması ve önlenmesi hususunda yararlı olabilecek teorik öngörülerin, pratik bulgular ile de desteklenebileceği sonucuna katkı sağlamıştır.
Farklı klasmanlardaki futbol hakemlerinin denge, propriosepsiyon ve fiziksel performans parametrelerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı; farklı klasmanlardaki futbol hakemlerinin propriosepsiyon ve denge değerleri ile bazı fiziksel performans değerlerinin ilişkilerinin incelenmesidir. Araştırmaya; Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı olarak hakemlik yapan 60 erkek futbol hakemi gönüllü olarak katılmıştır. Hakemler klasmanlarına göre 3 gruba (klasman hakemleri n=20, il hakemleri n=20, aday hakemler n=20 ayrılmıştır. Futbol hakemlerine; antropometri, propriosepsiyon (omuz eklemi 30°, 80°, 130°) denge, esneklik, sıçrama ve çeviklik testleri uygulanmıştır. Verilerin analizi için One Way Anova testi uygulanmıştır. Post hoc Tukey testi ile gruplar arası farkın hangi gruptan kaynaklandığı araştırılmıştır. Klasman hakemlerinin hakem ve yardımcı hakem arasındaki farkları Mann Whitney U testi ile incelenmiştir. Esneklik testi değeri klasman hakemleri için 27.43±10.95, il hakemleri için 28.40±7.64 ve aday hakemler için 34.85±6.05 olarak bulunmuştur. Aday hakemler, il hakemleri ve klasman hakemlerinden istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha esnek bulunmuştur (p=0.015*). Çeviklik testi değeri klasman hakemleri için 2.44±0.10, il hakemleri için 2.58±0.13 ve aday hakemler için 2.51±0.14 olarak bulunmuştur. Klasman hakemleri, il hakemlerinden istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha çevik bulunmuştur (p=0.004*). Boy uzunluğu ile yaş arasında (r=0.343**, p=0.007), vücut ağırlığı ile boy uzunluğu arasında (r=0.581**, p=0.000), vücut ağırlığı ile vücut kütle indeksi arasında (r=0.839**, p=0.000), vücut ağırlığı ile vücut yağ yüzdesi arasında (r=0.714**, p=0.000), vücut ağırlığı ile antrenman yaşı arasında (r=0.264*, p=0.042), vücut ağırlığı ile yaş arasında (r=0.394**, p=0.002), vücut kütle indeksi ile vücut yağ yüzdesi arasında (r=0.811**, p=0.000), antrenman yaşı ile kinestetik denge arasında (r=0.286* p=0.027), antrenman yaşı ile yaş arasında (r=0.702**, p=0.000) istatistiksel olarak pozitif yönlü ilişki vardır. Vücut ağırlığı ile esneklik arasında (r=-0.292*, p=0.024), vücut yağ yüzdesi ile esneklik arasında (r=-0.278*, p=0.032), yaş ile esneklik arasında (r=-0.409**, p=0.000) istatistiksel olarak negatif yönlü ilişki vardır. Sonuç olarak çeviklik ve reaksiyon egzersizlerinin daha çok uygulanması ve antrenman içeriğinin bir parçası olması sonucuna bağlı olarak klasman hakemlerinde daha iyi çeviklik sürelerine ulaşılmıştır. Propriosepsiyon yaralanmaları önleme programında etkili bir yöntemdir. Propriosepsiyon egzersizleri ile hakemin çevre kontrolü ve saha algısının da gelişebileceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Futbol hakemliği, propriosepsiyon, kinestetik denge, çeviklik.
Futbolda 3x3, 6x6 küçük alan oyunları ile 11x11 oyununun fiziksel kondisyona ve teknik parametrelere akut etkisi
Bu çalışmada 3x3, 6x6 küçük alan oyunları ile 11x11 oyun esnasındaki sürat, çeviklik, güç ve teknik testlerin akut etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 12 genç futbolcu (yaş 16,5±0,5 yıl, boy uzunluğu 175,16±4,74 cm, vücut ağırlığı 64,25±2,34 kg) katılmıştır. 3x3 ve 6x6 küçük alan oyunları (kalecili) 4 dakika oyun 4 dakika aktif dinlenme olacak şekilde 10 set oynanmıştır. 11x11 oyun ise her bir set 40 dakika olacak şekilde 2 set ve set arası 15 dakika ara verilerek oynanmıştır. 3 farklı oyun uygulamasının öncesinde, arasında ve sonrasında dört adet saha testi (30m sprint, uzun pas, çeviklik, yatay sıçrama) gerçekleştirilmiştir. Normallik testi olarak Shapiro-Wilk ve küreselliğin belirlenmesi için Mauchly's Sphericity testi kullanılmıştır. Parametrik varsayımların yerine gelmesi durumunda tekrarlı ölçümlerde Tek Yönlü Varyans Analizi ve takibinde Bonferroni Post-Hoc düzeltmesi, parametrik varsayımların yerine gelmemesi durumunda Freidman Tek yönlü Varyans Analizi ve takibinde Wilkoxon eşleştirilmiş iki örnek testi uygulanmıştır. 3x3 oyunlarda 6x6 ve 11x11 oyunlarına göre kalp atım hızı değerlerinin daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir (p<0,05). 6x6 ve 11x11 oyunlarda oyuncular daha çok kısa pas, uzun pas, kafa vuruşu ve top kazanma davranışları sergilemelerine karşın (p<0,05) 3x3 küçük alan oyunları esnasında şut, top sürme ve gol sayıları anlamlı bir şekilde daha yüksek oluşmuştur (p<0,05). 3x3 küçük alan oyunlarından sonra sürat ve çeviklikte önemli bir düşüş olurken (p<0,05), 6x6 küçük alan oyunlarından sonra yatay sıçrama performanslarında önemli değişiklikler gözlenmiştir (p<0,05). Bu çalışmanın sonuçları 3x3 küçük alan oyunlarının fiziksel kondisyon ve teknik gelişme açısından 6x6 küçük alan oyunlarından daha yüksek uyarıcı sağladığını ve genç futbolcuların eğitimi için tavsiye edilebileceğini göstermiştir.
Teksas Tribün Grubu taraftarları ve milliyetçilik ilişkisi üzerine bir inceleme
Bu araştırmanın genel amacı, Teksas Tribün Grubu alt kültürünün bir boyutunu oluşturan Teksas Tribün Grubu taraftarlarının milliyetçilik ile olan ilişkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Tribün Grubu taraftarlarının siyasi tutumları ve milliyetçilik eğilimleri aydınlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama yöntemlerinden faydalanılmıştır. Nicel veriler açık ve kapalı uçlu sorular ile milliyetçilik ölçeğinden yararlanılarak Teksas Tribün Grubu taraftarlarından toplanmıştır. Araştırma sonucunda Teksas Tribün Grubu'nun Türkçülük ve İslam merkezli milliyetçilik anlayışlarına sahip olan çoğunluğu genç, bekâr, eğitimli erkeklerden oluşan ve büyük bir kısmı Bursa'da doğmuş ve memleketini Bursa olarak belirten bireylerden oluştuğu belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre eğitim durumu, yaş, meslek ve siyasi tutumların milliyetçilik eğilimlerini belirleyici etkenlerden olduğu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Alt Kültür, Milliyetçilik, Teksas Tribün Grubu, Futbol, Taraftar.
Futbolda eril söylem ve bunun televizyon futbol tartışma programlarına yansıması: Yenilsen de Yensen de ve Beyaz Futbol örnekleri
"Futbolda eril söylem ve bunun Türkiye'deki futbol tartışma programlarına yansıması: Yenilsen de yensen de ve Beyaz futbol örnekleri" konulu Yüksek Lisans tez çalışmasında, erkekliğin inşasının ve kullanımının sporun en popüler dalı olan futbol'da nasıl geliştiği incelenmiştir. Futbol maçları öncesi veya sonrasında yayın yapan futbol tartışma programlarının, erkekliğin inşasına olan "desteği" bu çalışmada ele alınmıştır. Spor ve beden arasındaki ilişki sonucu kadının, erkeğin gerisinde kalması ve bu duruma spor programlarının etkisi incelenmiştir. Televizyonun, futbolu ilgi odağına almasıyla birlikte toplumdaki eril dilin futbola ve bu çalışmanın da ilgi odağı olan futbol tartışma programlarına yansıması ve çeşitli gelişmelerle birlikte kadınların da artık futbolda var olma mücadelesi bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Futbol, Futbol Tartışma Programları, Eril Söylem, Toplumsal Cinsiyet,Televizyon
Kadın futbolcularda antrenmanın algılanan stres, sporda güdülenme, sürekli öfke ve öfke tarzı düzeylerine etkisi
Bu çalışmanın amacı kadın futbolcularda antrenmanın algılanan stres, sporda güdülenme, sürekli öfke ve öfke ifade tarzı düzeylerine etkisini incelemektir. Araştırmaya 19'u birinci ligde, 19'u ise ikinci ligde oynayan toplamda 38 kadın futbolcu katılmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Stres Ölçeği, Sporda Güdülenme Ölçeği ve Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler hazırlık kampı antrenmanları öncesinde ve hazırlık kampı sonrası uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS 21 yazılımı kullanılmıştır, normallik düzeyine Kolmogorov-Smirnov, varyans eşitliğine ise Levene testi ile bakılmıştır, istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir, Paired Sample t, Independent Sample T, tek yönlü varyans analizi ANOVA ve post-hoc Scheffe testi uygulanmıştır. Lig değişkenine göre puan ortalamaları incelendiğinde yetersiz öz yeterlik algısı, içsel güdülenme, dışsal güdülenme, güdülenmeme, sürekli öfke, öfke dışa vurumu ve öfke kontrolü alt boyutlarında istatistiksel farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Birlikte yaşanılan kişi değişkenine göre puan ortalamaları incelendiğinde içsel güdülenme ve dışsal güdülenme alt boyutlarında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık görülmüştür (p<0,05). Spor deneyim yılı değişkenine göre puan ortalamaları incelendiğinde güdülenmeme ve öfke kontrolü alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Kadın futbolcularda hazırlık kampı antrenmanları öncesinde ve hazırlık kampı sonrasında algılanan stres düzeyi, sporda güdülenme düzeyi ve sürekli öfke ve öfke tarzı düzeyi puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Kadın futbolcularda hazırlık kampı antrenmanlarının algılanan stres, içsel güdülenme, dışsal güdülenme, güdülenmeme, sürekli öfke, öfke içe vurumu, öfke dışa vurumu ve öfke kontrolü düzeylerini etkilemediği sonucuna varılmıştır. Kadın futbolcuların hazırlık kamplarında spor psikoloğu bulundurulması önerilmektedir. Hazırlık kamplarında psikolog bulundurmayan takımların teknik heyeti psikolojik anlamda futbolcularına destek olmalıdırlar. Kadın futbolcuların stres düzeyleri, güdülenme durumları ve öfke düzeyleri ligin başlangıcında, devre arasında veya ikinci devre başında da kontrol edilmelidir. Benzer çalışmalar farklı lig düzeylerindeki veya değişik branşlardaki kadın sporcular ile yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Antrenman, Güdülenme, Kadın Futbolcu, Öfke, Stres
Adölesan dönemdeki futbolculara uygulanan core ve pliometrik antrenmanın motorik ve teknik beceriye etkisi
Çalışmamız, ergenlik döneminde olan ve düzenli futbol antrenmanı yapan erkek futbolcular üzerinde uygulanmıştır. Araştırmaya, core antrenman grubu (n:15), pliometrik antrenman grubu (n:15) ve kontrol grubu (n:15) olmak üzere toplamda üç grup ve 45 kişi katılmıştır. Çalışmaya başlamadan önce toplam 45 kişinin yaş, boy, ağırlık ve vücut yağ yüzdelerinden oluşan bilgi formları oluşturulmuştur. Vücut yağ yüzdeleri skinfold caliper ile vücudun biceps, triceps, scapula, subscapula, chest, spinailiaca, abdominal, thigh bölgelerinden deri kıvrım kalınlıkları alındı. Vücut yağ yüzdeleri "lange" formülüne göre hesaplandı. Çalışma grupları oluşturulurken spor yaşı ve antropometrik özellikler (BKİ, vücut yağ yüzdesi) göz önüne alınarak, değerleri birbirine yakın olan sporcuların birlikte grup olmalarına özen gösterilmiştir. Grupların motorik özelliklerini ölçmek amacıyla; dikey sıçrama, 20 metre sprint, illinois çeviklik, flamingo denge testi ve otur uzan esneklik test ölçekleri kullanılmıştır. Grupların futbol teknik becerilerini ölçmek amacıyla; slalom testi, top sektirme testi, hızlı pas ve kaleye şut testleri kullanılmıştır. Her üç grubun çalışmaya başlamadan önce ön testleri ve 8 haftalık çalışma sonrasında son testleri alınmıştır. Daha sonra ön-test ve son-test verileri karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, core ve pliometrik antrenmanın vücut yağ oranını azalttığı, kas kütlesi, anaerobik güç, motorik ve teknik beceri gelişimini sağladığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Biyomotor kapasite, Core antrenman, Futbol, Teknik kapasite
Özel sporcular futbol liginde takım başarısını etkileyen değişkenlerin müsabaka analizi programı ile incelenmesi
Futbolda sporcunun maçtaki performansını gözlemlemek ve gelişimlerini takip etmek büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle maç analizleri tüm dünyada aralıksız olarak yapılmaktadır. Ancak özel sporcuların maç performansı takibine yönelik kapsamlı çalışmalara literatürde rastlanmadı. Çalışmanın amacı Özel Sporcular Futbol Ligi takımlarından seçilecek Milli Takım oyuncularının yüksek performans sergilemesi için E-analiz ve Gephi programı ile elde edilen pas ağı analizi ve ağ haritasının önemini vurgulamaktır. Çalışmada tüm maçların video kaydı alındı, iki uzman tarafından incelenerek EAnalyze programına aktarıldı. Elde edilen bulgular Gephi programına işlenerek her maçın takım içi pas ağı haritası oluşturuldu. Yaş ortalaması 23,56±4,93(15-38) olan 59 özel sporcunun 47'si hafif, 5'i orta ve 7'si sınırlı engeli olduğu saptandı. E-Analiz programı sonuçlarına göre, maçlar genellikle hafif düzey zihinsel engelli (HDZE) oyuncular arasında gerçekleştiği gözlemleniş olup oyun içi değişkenlerin aynı düzey engel grubu özel sporcular arasında gerçekleşti. Başarılı takımlarda aynı engel grubu oyuncuların geniş pas ağ ve sıklık, isabetli pas ve hücum atakları fazladır. Mevki olarak HDZE oyuncular nerede konumlandıysa müsabaka o yönden devam etti. ODZE ve SDZE oyuncular mevkilerine göre oynamadıkları görüldü. Özel sporcuların başarılı olabilmeleri için fiziksel performansın yanı sıra özellikle takım içi pas ağını güçlendirme ve gelişimlerini sürdürebilme, iletişimi güçlendirmeleri için antreman programlarına kaynaştırma antrenmanları, pas antrenmanlarına hareketli driller eklenmesi gerektiği öngörülmektedir. Aynı düzey engel grubu özel sporcular arasındaki pas ağı sıklığı ve direk pas haritası incelendiğinde alt liglerde daha homojen takımlar kurulabilir. Bu takımlardan Milli Takım'a yüksek performanslı oyuncu seçilirken ise takımların E-analiz ve Gephi programı ile elde edilen pas ağı analizi ve ağ haritasına göre seçim yapılmasını öneriyoruz.
Sporda marka değer ve marka kişilik ilişkisi: Türk futbol taraftarı örneği
Bu çalışmada taraftarın favori sporcu ve teknik direktörün marka kişiliği algısıyla marka değer algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlandı. Marka değeri ölçmek için Spectator-Based Brand Equity in Professional Soccer ölçeğinin Türkçe uyarlaması, geçerlik ve güvenirlilik analizi yapıldı. 11 faktörden oluşan 29 maddeli 5'li likert tipi Seyirci Tabanlı Sporda Marka Değer Ölçeği'nin (STSMDÖ) Cronbach α değeri 0.893 idi. Galatasaray (GS), Fenerbahçe (FB), Beşiktaş (BJK) ve Trabsonspor (TS) taraftar evreninden taraftarlık düzeyi 3-5 olan 600 taraftar çalışmanın örneklemini oluşturdu. Taraftar Whatsapp gruplarına STSMDÖ ve favori sporcu ve teknik direktör Spor Marka Kişilik anketleri 2021/22 Spor Toto Süper Ligi (STSL) sonu ve 2022/23 STSL'nin ilk devre sonunda çevrimiçi uygulandı. Ön adı uyuşmayan, anketlere art arda 10 kez aynı cevabı veren 100 taraftarın verileri çalışma dışı bırakıldı. Elde edilen veriler SPSS (Versiyon 22. Inc Chicago, IL, USA) programı ile analizi edildi. Verilerin normal dağılım analizi için Kolmogorov Smirnov ve Shapiro Wilk testi uygulandı. Normal dağılan değişkenler ortalama±standart sapma (en küçük-en büyük), normal dağılmayan değişkenler ortanca ve çeyrekler aralığı (Q1-Q3) olarak sunuldu. Tekrarlı ölçümlerden elde edilen veriler Wilcoxon Testi, kategorik değişkenler arasındaki ilişki Spearman's Korelasyon analizi ile incelendi. İstatistiki anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgulara göre taraftarın yaş ortancası 31 (18-57) yaş ve taraftarlık düzey ortancası 5 (3-5) idi. GS, FB ve BJK taraftarının marka değer ve teknik direktörün marka kişiliği algısında sezonlar arası fark saptandı (p<0.05). Tüm kulüplerin taraftarının favori sporcu marka kişiliği algısında ise sezonlar arası fark saptanmadı (p>0.05). 2021/22 STSL sonrası GS, FB, BJK taraftarının marka değer algısıyla favori sporcunun marka kişiliği algısı arasında düşük ve orta, 2022/23 STSL'in ilk devre sonunda tüm kulüplerde orta düzeyde korelasyon saptandı (p<0.05). 2021/22 STSL sonrası GS, FB, BJK taraftarının marka değer algısıyla teknik direktör marka kişiliği algısı arasında çok düşük ve düşük; 2022/23 STSL'in ilk devre sonunda tüm kulüplerde orta düzeyde korelasyon saptandı (p<0.05). GS, FB ve BJK taraftarınnın marka değer algısında sezonlar arası fark olması lig sıralaması ve teknik direktör değişimi giibi olumsuz deneyimlerin yansıması olabilir. Bir sezonda yaşanan teknik direktör değişiklikleri sonrası yenilerin beklenen performansı gerçekleştirememesi, sonraki sezonda görev alan teknik direktörün beklenen başarıyı sergileyememesi teknik direktörün marka kişiliğiyle marka değer arasındaki ilişkinin değişimesinin nedeni olabilir. Olumsuzlukların giderilmesiyle taraftarın teknik direktör marka kişiliği algısıyla marka değer arasındaki korelasyon düzeyi artması bu görüşü desteklemektedir. GS ve FB'nin başarılı oyuncuları ulusal ve uluslararası arenada dikkat çekmesi, BJK taraftarının sporcuya bağlılığı, TS taraftarının favori sporcuları her iki sezonda da oynaması sezonlar arası favori sporcu marka kişiliğinde fark olmamasının nedenleri olabilir. Ancak taraftarın marka değer algısında favori sporcunu marka kişiliğinin etkisi olduğu ve deneyimlere bağlı bu etkinin değişmesi favori sporcunun marka değerde önemli olduğunu düşündürmektedir. Taraftarın favori sporcu marka kişiliği algısında sezonlar arasında fark olmamasına teknik direktörde olması taraftar için teknik direktörün daha önemli olduğunu düşündürmektedir. Sonuç olarak olumlu olumsuz deneyimler taraftarın marka değer algısını değiştirmektedir. Marka değeri oluşturan faktörlerin haricinde favori sporcu ve teknik direktörün marka kişiliğinin değişimde etkisi olabilir. Kulüplerin marka yöneticileri taraftarın marka değer algısında değişime neden olan tüm değişkenleri de göz önünde bulundurarak güçlü marka olmak için gerekli önlemleri almalı ve stratejiler geliştirmelidir. Özellikle olumlu olumsuz duyguların yaşandığı stadyumların mimari özelliklerinin tüm taraftara hitap edecek şekilde tasarlanması gerektiği düşünülmektedir. Çalışmanın önemli kısıtı taraftar tipolojisinin belirlenememesidir. Maç öncesi, sonrası stadyum ya da sosyal medya aracılığıyla farklı taraftar tiplerinde marka değere etki eden faktörlerin belirlenmesi geliştirilecek stratejileri daha etkili yapabilir. Bu nedenle kesin sonuçlar elde edebilmek için taraftar tiplerini analiz edebilecek uzmanlar ile daha fazla örneklemle yapılacak uzunlamasına çalışmalara ihtiyaç vardır.
Taraftarların futbolda şiddetin kaynağına ilişkin görüşleriyle sporda özdeşleşme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı taraftarların futbolda şiddetin kaynağına ilişkin görüşleriyle sporda özdeşleşme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu kapsamda verilerin elde edilmesi amacıyla katılımcılara ölçek ve demografik bilgilerini belirlemek amacıyla anket uygulanmıştır. Araştırmamıza 252'si erkek 31'i kadın olmak üzere 283 kişi katılım göstermiş ve sonuçlar SPSS programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar taraftar özdeşleşmesine ilişkin görüşlerin şiddet arasındaki bağlantının kurulmasına yönelik analiz edilmiştir. Toplanan veriler SPSS 22 paket programına kullanılarak analiz edildi. Katılımcıların cinsiyet, yaş, medeni durumu, eğitim gibi değişkenlere ait veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Verilerden alınan değerlerin normallik testleri için örneklem grubu 50'den büyük olduğu için Kolmogorov-Smirnov testi kullanılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için Tek-Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve İndepented t testi kullanılmıştır. Homojenliği sağlanan veriler Scheffe ve Hochberg GT2 testi ile homojenliği sağlamayan veriler ise Tamhane Post-Hoc çoklu karşılaştırma testi yapılmıştır. Ölçek alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek için veriler normal dağılım gösterdiğinden Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. İstatistiksel değerler %95 güven aralığında değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmanın bulgularına göre özdeşleme ile spor medyasından, hakem kararlarından, antrenör ve teknik direktörden ve sporcu davranışlarından kaynaklanan şiddet alt boyutları arasında pozitif zayıf bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Katılımcıların takımla özdeşleşmesi arttıkça spor medyasından, hakem kararlarından, antrenör ve teknik direktörden ve sporcu davranışlarından kaynaklanan şiddet artmaktadır. Özdeşleşme ile taraftar ve amigolardan kaynaklanan şiddet arasında bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05).
Futbolcularda post-aktivasyon performans artışı (PAPE) ve farklı toparlanma stratejilerinin akut performans üzerine etkileri
Bu çalışmanın amacı, futbolcularda post-aktivasyon performans artışı (Post-Activation Performance Enhancement; PAPE) sonrasında uygulanan farklı toparlanma stratejilerinin akut performans üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmaya düzenli olarak futbol antrenmanlarına katılan 18 erkek futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma, tek grup tekrarlı ölçümler deneysel deseninde gerçekleştirilmiş ve tüm katılımcılar farklı günlerde kontrol, PAPE + pasif dinlenme, PAPE + statik germe ve PAPE + dinamik germe olmak üzere dört farklı deneysel koşulu tamamlamıştır. Araştırmanın ilk aşamasında katılımcıların bir tekrar maksimum (1RM) kuvvet düzeyleri belirlenmiştir. Her deneysel oturumda standart ısınma sonrasında countermovement jump (CMJ), free jump (FJ), 10 m sprint, 30 m sprint ve Illinois çeviklik testlerinden oluşan ön test ölçümleri yapılmıştır. PAPE koşullarında katılımcılara %85 1RM yükünde barbell back squat egzersizi uygulanmış, ardından 5 dakikalık pasif dinlenme, statik germe veya dinamik germe protokolleri gerçekleştirilmiştir. Toparlanma süresinin ardından performans testleri tekrar uygulanmıştır. Elde edilen veriler tekrarlı ölçümler varyans analizi ile değerlendirilmiştir. Analiz sonuçları, toparlanma stratejilerinin 10 m sprint, 30 m sprint, CMJ, FJ ve çeviklik performansı üzerinde anlamlı etkiler oluşturduğunu göstermiştir (p<0,05). Dinamik germe protokolü özellikle 30 m sprint, CMJ, FJ ve çeviklik performansında en yüksek değerlerin elde edildiği uygulama olmuştur. Statik germe bazı performans değişkenlerinde pasif dinlenmeye göre daha olumlu sonuçlar ortaya koyarken, pasif dinlenme genel olarak daha düşük performans değerleri ile ilişkilendirilmiştir. Etki büyüklükleri incelendiğinde uygulamaların özellikle CMJ ve çeviklik performansı üzerinde büyük düzeyde etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, PAPE sonrasında uygulanan toparlanma stratejilerinin akut performans yanıtlarını etkilediği ve dinamik germe uygulamasının sprint, sıçrama ve çeviklik performansının geliştirilmesinde en etkili yöntem olduğu belirlenmiştir.
Futbolcularda pliometrik çalışmaların sıçrama, şut hızı ve izokinetik kuvvet üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı izokinetik kuvvet geliştirmeye yönelik yapılan pliometrik çalışmaların şut hızı üzerine etkisinin belirlenmesidir. Çalışmaya yaşlarının ortalaması 21.16 ± 2.91 yıl, boyları 176.50 ± 6.11, kilo 71.14±2.12,futbol yaşları 12.11 ± 2.58 yıl olan 18 amatör lig futbolcusu; yaşlarının ortalaması 20.88±3.16 yıl, boyları 177.35 ±6.19, kilo 71.43±2.04, futbol yaşları 13.55±2.43 yıl olan 18 amatör lig futbolcusu gönüllü olarak katılmıştır.İzokinetik cihazla (isomed2000) futbolcuların dominant ve dominant olmayan bacakları diz ekstansiyon ve fleksiyon kasılmasında (hareketinde) 600sn-1 ve 1800.sn-1 açısal hızlarda uygulanılan zirve torkları, ortalama güçleri belirlenmiştir, Futbolcuların şut hızları Cep radarıyla (pocket radar) belirlenmiştir. Futbolcuların çift bacak dikey sıçrama ve doğrusal sıçrama değerleri (mesafeleri),metre ve jump meter cihazıyla belirlenmiştir. Ölçümler arasında istatistiksel yönden anlamlı fark olup olmadığının belirlenmesi için paired-T testi uygulanmıştır. Deney ve Kontrol grubunundominant ve dominant olmayan bacak 600sn-1 ve 1800sn-1fleksiyon ve ekstansiyon zirve tork ve ortalama güç ölçümlerinde anlamlı gelişme görülmemiştir (p>0.05). Deney ve Kontrol grubunun dominant bacak şut hızı ölçümünde istatistiksel yönden anlamlı gelişme görülmemiştir (p>0.05).Kontrol grubundan farklı olarak deney grubunun çift bacak dikey sıçrama ve doğrusal sıçrama ölçümlerinde anlamlı gelişme görülmüştür (p<0.05).
Profesyonel futbolcularda kendi taraftarları ve rakip taraftarların yaptıkları kötü tezahüratın etkileri
Bu çalışma profesyonel futbolcuların kendi taraftarlarının ve karşı takımın taraftarlarının olumsuz tezahüratlarından etkilenip etkilenmediğini ölçmeyi amaçlamıştır. Araştırma grubunu Spor Toto Süper Ligi 2014-2015 sezonunda bulunan 10 farklı takımdan toplamda 226 profesyonel futbolcu oluşturmaktadır. Araştırmada Çepikkurt ve Erkuş tarafından 2004 yılında geliştirilen SLISBP (Scale on the Level of Influence of Supporter Booing on the Player) ve Türkçeleştirilmesi araştırmacı tarafından yapılan Profesyonel Futbolcuların Olumsuz Tezahürattan Etkilenme Düzeyleri Ölçeği kullanılmıştır. Öncelikle ölçeğin güvenirliliği ve geçerliliği test edilmiştir. Ölçeğin güvenilirliğini test etmek için Cronbach alfa skorlarına bakılmıştır. Daha sonra ölçeğin geçerliliği PCA (principal component analysis) ile test edilmiş ve futbolcuların kendi taraftarlarından etkilenmeleri ile karşı takımın taraftarlarından etkilenmeleri iki faktör olarak belirlenmiştir. Daha sonra futbolcuların kendi takımlarının taraftarlarının ve karşı takımın taraftarlarının olumsuz tezahüratlarından etkilenme skorları karşılaştırılmıştır. Ayrıca futbolcuların yaşları ve profesyonel oyunculukta geçirdikleri sene ile olumsuz tezahürattan etkilenmeleri arasındaki ilişki korelasyon ve regresyon analizi ile araştırılmıştır. Analizler SPSS 22 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda futbolcuların hem kendi taraftarlarının hem de karşı takımın taraftarlarının olumsuz tezahüratlarından etkilenme düzeyleri belirlenmiştir. Özellikle kendi takımlarının taraftarlarının olumsuz tezahüratlarından daha fazla etkilendikleri saptanmıştır. Ayrıca futbolcuların yaşları ve profesyonel oyunculukta geçirdikleri sene ile olumsuz tezahürattan etkilenme süreleri arasında pozitif ilişki bulunmuştur. Bu ilişki futbolcuların yaşları ve profesyonel futboldaki seneleri arttıkça olumsuz tezahürattan daha etkilenme düzeylerinin düştüğünü göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Futbol, Olumsuz Tezahürat, Taraftar
Türkiye'de kadın futbol liglerinde mücadele eden sporcuların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışma, 2015-2016 sezonunda "Türkiye Kadın Futbol Liglerinde Mücadele Eden Sporcuların Saldırganlık ve Sosyal Karşılaştırma Düzeylerinin İncelenmesi", amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini 2015-2016 sezonunda Kadın Futbol 1. Lig, 2. Lig ve 3. Ligde mücadele eden takımlardan 244 sporcu oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgilerinin belirlenmesi için kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde sosyal karşılaştırma, üçüncü bölümde ise saldırganlık ölçeği yer almaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi için SPSS 20 Windows paket programı kullanılmıştır. Katılımcıların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma puanlarının kadın futbolcuların bireysel ve ailesel faktörlerine göre değişip değişmediğini belirlemek amacıyla T testi ANOVA ve MANOVA analizlerine yer verilmiştir. Elde edilen anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında kaynaklandığını belirlemek amacıyla tamamlayıcı hesaplardan TUKEY testi kullanılmıştır. Çalışmada anlamlılık düzeyi P<0,5 olarak alınmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda sporcuların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma puanları ile bireysel ve ailesel faktörleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). Buna ek olarak; annenin eğitimi ve ailenin geliri ile sporcuların saldırganlık puanları arasında istatistiksel açıdan fark vardır. (P<0,001) Sonuç olarak; kadın futbolcularda ailesel faktörlerden annenin eğitimi ve aile geliri saldırganlık puanlarına etki etmekte, anne eğitimi yükseldikçe ve ailenin geliri arttıkça sporcuların saldırganlık düzeyleri artmaktadır.
Futbol antrenörlerinin ve takım kaptanlarının empatik, eleştirel düşünme yetenekleri ile takım liderliğinin çeşitli değişkenler göre incelenmesi
Bu araştırmada futbol antrenörlerinin ve takım kaptanlarının empatik, eleştirel düşünme yetenekleri ile takım liderliğinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın evreni; İzmir ilinde yaşamakta olan ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği İzmir şubesine kayıtlı antrenörler ile Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu kayıtlı amatör futbol takımlarının kaptanlarından oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini; İzmir İli merkez ve ilçelerinde yaşayan futbol antrenörleri (n=497) ve amatör futbol takımlarının kaptanlarından (n=189) oluşturmaktadır. Betimsel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada katılımcılara, kişisel bilgi formu, Empatik Eğilim Ölçeği, California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ve Takım Liderliği Özellikleri Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programıyla analiz edilmiştir. Katılımcılara ilişkin kişisel bilgilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında ise Tek Yönlü (Oneway) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi için Pearson Korelasyon Katsayısı Analizi yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, Futbol antrenörlerin ve takım kaptanlarının empatik eğilim düzeyleri, eleştirel düşünme yetenekleri ve takım liderliği düzeyleri arasındaki ilişkinin pozitif yönde anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor, Futbol, Antrenör, Takım Kaptanı, Empatik Eğilim, Eleştirel Düşünme, Liderlik.
Futbol seyircilerinin empatik eğilimleri ile sporda saldırganlık ve şiddet düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Şanlıurfa örneği)
Bu çalışmanın amacı futbol seyircilerinin empatik eğilimleri ile sporda saldırganlık ve şiddet düzeyleri arasında ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini, Şanlıurfa ilinde bulunan futbol seyircileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evrenden tesadüfi olarak seçilen, 18 yaş ve üzeri 285, toplam 312 futbol seyircisi katılımcıdan oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak geliştirilen kişisel demografik özelliklerini tespit etmek için bilgi formu kullanıldı. da Dökmen (1988) tarafından geliştirilen "Empatik Eğilim Ölçeği" envanteri kullanıldı. ''Sporda Seyirci Saldırganlığı ve Şiddet Ölçeği" Şanlı (2014) tarafından geliştirilen envanter kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların araştırmacı tarafından Araştırma problemlerine cevap bulmak için deneklere uygulanan anketler bilgisayar ortamında SPSS 15,0 ile girildi. Araştırma sonucunda Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının yaşa göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05).Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının spor yapma süresine göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının lisanslı sporcu olma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının alkol kullanma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanların cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının yaşa göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının spor yapma süresine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının lisanslı spor yapma şekline durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının alkol kullanma durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir ( p<0,05). Yapılan normallik sınamasında her iki ölçek puanlarının normal dağılım gösterdiği tespit edildiğinden t testi uygulanmıştır, takım algısı değişkenlerine göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi (OneWay ANOVA) testi uygulanmıştır. ANOVA testinde gruplar arasında anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi iki grup arasında olduğunu belirlemek amacıyla LSD Post Hoc testinden yararlanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla öncelikle Pearsonkorelasyon analizi yapılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p<0,05) olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Seyirci, Saldırganlık, Şiddet, Spor, Empati.
Futbol seyircilerinde saldırganlık, şiddet ve holiganizme yönelik davranışların önlenmesinde serbest zaman etkinliklerine katılım etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, futbol seyircilerinde saldırganlık, şiddet ve holiganizme yönelik davranışların önlenmesinde serbest zaman etkinliklerine katılım etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yapılan bu araştırmaya, Türkiye Futbol Federasyonu 2014/2015 sezonu Süleyman Seba Süper Liginde farklı coğrafi bölgelerden katılım sağlayan 13 futbol kulübünden 2625 futbol seyircisi katılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmada, seyircilerin saldırganlık ve şiddet düzeylerini belirlemek için Güçlü ve Şanlı (2013) tarafından geliştirilen ve 21 maddeden oluşan Sporda Seyirci Saldırganlığı ve Şiddet Ölçeği ve Witt ve Ellis tarafından 1985 yılında geliştirilip Türkçe uyarlaması Yerlisu Lapa ve Ağyar (2011) tarafından yapılan, 17 maddeden oluşan Serbest Zamanda Algılanan Özgürlük Ölçeği kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler Microsoft Office Excel programı kullanılarak bilgisayar ortamına aktarılmış ve verilerin analizi ve değişkenler arası karşılaştırmalarda SPSS 20.0 programından faydalanılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda katılımcıların cinsiyet, yaş, medeni durum, aylık ortalama gelir, sahip oldukları haftalık serbest zaman durumları ile sporda saldırganlık ve şiddet düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, katılımcıların cinsiyet yaş, medeni durum, sahip oldukları haftalık serbest zaman durumları ile serbest zamanda algılanan özgürlük düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılık bulunurken (p<0,05); katılımcıların aylık ortalama gelirleri ile serbest zamanda algılanan özgürlük düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Anahtar Kelimeler: Futbol, Serbest zaman, Saldırganlık, Şiddet, Holiganizm
Kadın futbolcular ile futsalcıların bazı fizyolojik ve motorik özelliklerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada "Kadın Futbolcular ile Futsalcıların Bazı Fizyolojik ve Motorik Özelliklerinin Karşılaştırılması" amaçlanmıştır. 2015-2016 sezonu TFF Kadınlar 1. Ligi'nde oynayan kadın futbolculara ve Ünilig'de dereceye giren takımlardaki kadın futsalcılara ölçümler uygulandı. Çalışma grubunu gönüllülük esasına göre katılan 30 kadın futbolcu (yaş ort. 20.60 ± 1.610 yıl, antrenman yaşı ort. 8.50 ± 1.676 yıl, boy uzunlukları ort. 161.47 ± 5.649 cm, vücut ağırlıkları ort. 54.91 ± 6.623 kg) ve 30 kadın futsalcı (yaş ort. 20.33 ± 1.918 yıl, antrenman yaşı ort. 8.37 ± 1.752 yıl, boy uzunlukları ort. 163.40 ± 5.393 cm, vücut ağırlıkları ort. 55.00 ± 4.906 kg), toplamda 60 sporcu oluşturdu. Sporcuların fiziksel, bazı fizyolojik ve motorik özelliklerini belirlemek için boy uzunluğu, vücut ağırlığı, deri kıvrım kalınlığı, VC, FVC, FEV1, esneklik, el pençe kuvveti, bacak kuvveti, 10 m - 30 m sürat koşusu, çeviklik, Yoyo-1, çoklu sıçrama testleri uygulandı. Verilerin düzenlenmesinde ve grafiklerin çizilmesinde MS Excel tablolama paket programı, istatistik analizler ve tabloların düzenlenmesinde SPSS 17 istatistik paket programı kullanıldı. İstatistiksel yöntem olarak çalışma sonunda elde edilen farklılıkları ortaya koymak için α=0.05 anlamlılık düzeyinde Independent Simples T- testi uygulandı. Sonuç olarak, kadın futsal oyuncuları ile futbol oyuncularının 10m-30m sürat koşusu testi ve çeviklik testi ölçüm değerlerinde (p<0.05) kadın futsal oyuncuları lehine, Yoyo-1 ve çoklu sıçrama testi ölçüm değerlerinde (p<0.05) kadın futbol oyuncuları lehine önemli bir fark olduğu bulundu. Anahtar Kelimeler: Kadın, Futbol, Futsal, Fizyolojik, Motorik Özellikler
Rekreatif amaçlı futbol oynayan lise öğrencilerini motive eden unsurlar ile benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Rekreatif amaçlı futbol oynayan lise öğrencilerini motive eden unsurlar ile benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi elde edilen bulguların değerlendirilmesidir. Çalışma evrenini Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda öğrenim gören 9-10-11.ve 12. Sınıf lise öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya öğrencilerden rastgele örneklem metodu kullanılarak belirlenen gönüllü 346 erkek öğrenci ve 304 kız öğrenci olmak üzere toplam 650 öğrenci katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgilerinin belirlenmesi için kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde ise Stanley Coopersmith tarafından 1986'da geliştirilen Coopersmith benlik saygısı ölçeği yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise Gill, Gross ve Huddleston tarafından 1983 yılında geliştirilen Spora Katılım Motivasyonu Ölçeği yer almaktadır. Araştırmada elde edilen bulguları analiz etmek için SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgilerinin dağılımlarını belirlemek için yüzde, frekans ve çapraz tabloluma yöntemleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki farkı belirlemek için t testi uygulandı. Anlamlı farklılığı belirlemede tek yönlü varyans analizi, ikinci derece testi olarak ise Tukey's HSD çoklu karşılaştırma testi uygulandı.. Çalışmada anlamlılık düzeyi P<0,5 olarak alınmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda katılımcıların rekreatif faaliyetlere katılım motivasyonları ile kişisel özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bunamamıştır (p>0,05). Sonuç olarak Katılımcı bireyler arasında benlik saygısı ve motivasyon düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Benlik Saygısı, Rekreatif, Futbol, Motivasyon, Boş Zaman