Individual sports
58 theses under this subject heading
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri ile etkili iletişim becerilerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN DUYGUSAL ZEKA DÜZEYLERİ İLE ETKİLİ İLETİŞİM BECERİLERİNİN BAZI DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ Yılmaz S. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi Programı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2024. Amaç: Bu çalışma kapsamında spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin duygusal zekâ düzeyleri ile etkili iletişim kurma becerilerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi yapılmıştır. Materyal ve Method: Araştırmada nicel araştırma yaklaşımlarından biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi, evreni Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde olan 339 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi Seçkisiz Örnekleme Yöntemlerinden Basit Seçkisiz Örnekleme Yöntemi ile belirlenmiştir. Veriler kişisel bilgi formu, Schutte duygusal zekâ ölçeği ve etkili iletişim becerileri ölçeği ile elde edilen verilerin analizinde uygun olan programdan faydalanılmıştır. Bulgular: Duygusal zekâ ve etkili iletişim becerileri arasında; yaşa, sınıfa, cinsiyete ve gelir durumuna göre anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Schutte duygusal zekâ ölçeğinin, iyimserlik/ruh halinin düzenlenmesi ve duyguların değerlendirilmesi alt boyutları ile etkili iletişim becerileri ölçeğinin; egoyu geliştirici dil, etkin dinleme, kendini tanıma/açma, empati ve ben dilini kullanma alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Duygusal zekânın; etkin dinleme, kendini tanıma/açma ve ben dilini kullanmada pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Duyguların kullanımı ile etkin dinleme, kendini tanıma/açma ve ben dilini kullanma arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç: Spor faaliyetleri kapsamında sporcuların duygusal zekâ seviyeleri ile etkili iletişim becerilerinin ilişki düzeyleri; spor fakültesi öğrencilerinin akademik çalışmalarında, sosyal becerilerinde ve aynı zamanda katılacağı sporsal organizasyonlarda başarılı olmalarına büyük katkı sağlayacaktır. Yapılan pek çok çalışmada bahsi geçmekte olan iki niteliğin bireylerin başarısını pek çok açıdan etkilediği gözlemlenmektedir. Anahtar Kelimeler: Başarı, Duygusal Zekâ, Empati, Etkili İletişim, Spor.
Geleneksel sokak oyunlarının 9-10 yaş çocukların dikkat gelişimi üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; 9-10 yaş çocuklara uygulanan 8 haftalık geleneksel sokak oyunlarının dikkat gelişimi düzeylerindeki değişime etkisinin incelenmesidir. Bu amaca uygun olarak D2 dikkat testi ve kişisel bilgi formu, Mersin şehrinin Tarsus ilçesinde bulunan Özel Kıvılcım İlkokulunda okuyan 20 deney, 20 kontrol grubu olmak üzere 40 kişiye uygulanmıştır. Deneysel model olarak deney kontrol gruplu öntest-sontest deseni iki aşamada uygulanmıştır. Araştırmada yöntem olarak nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların yaş ve cinsiyet olmak üzere demografik bilgileri alınmıştır. Araştırmada elde edilen bütün veriler kayıt altına alınarak SPSS 25 IBM (statistical package for the social sciences) paket programı yardımıyla değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde verilerin normallik dağılım testleri yapılmış olup, veriler ortalama ve standart sapmalar verilerek özetlenmiştir. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği shapiro wilk normallik testi ile tespit edilmiştir. Deney ve kontrol gurubu arasındaki farklılık için T testi kullanılmıştır. Grup içi karşılaştırmalarda ise paired sample t testi kullanılmıştır. Bu çalışmada hata düzeyi p>0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmamızda elde edilen verilere bakıldığında deney ve kontrol grubunun ön ve son testleri karşılaştırdığında, deney grubu lehine psiko-motor hızı (TN), sürdürülen dikkat (TN-E), odaklanmış dikkat (CP) değişkenlerinde anlamlı farklar elde edilmiştir (p<0.05). Bu bağlamda çalışmamızda 9-10 yaş çocuklara uyguladığımız 8 hafta 32 saatlik geleneksel sokak oyunlarının, çocukların dikkat gelişimi üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu görülmüştür.
Bireysel ve takım sporlarıyla uğraşan sporcuların çeşitli değişkenlere göre yalnızlık düzeylerinin incelenmesi.
Bu çalışmanın amacı bireysel ve takım sporlarıyla uğraşan sporcuların çeşitli değişkenlere göre yalnızlık düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmaya 2016 – 2017 sezonunda aktif olarak voleybol, basketbol, hentbol, badminton, masa tenisi ve taekwando branşıyla uğraşan, uygun örnekleme yöntemiyle seçilen ve çalışmada gönüllü olarak yer alan 600 sporcu katılmıştır. Veri toplama aracı olara araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu ile 1978 yılında Russel, Peplau ve Ferguson tarafından geliştirilmiş olan ve Türkiye'de geçerlilik ve güvenirlik çalışması Demir (1989) tarafından yapılarak Türkçeye uyarlanmış olan UCLA Yalnızlık ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgilerinin dağılımlarının belirlenmesi için yüzde (%) ve frekans yöntemleri; verilerin normal dağılıma sahip olup olmadığının belirlenmesi için Kolmogorov-Smirnov normallik testi uygulanmış ve bunun neticesinde verilerin non-parametrik test koşullarına uygun olduğunun anlaşılmasından sonra anlamlı farklılıkların belirlenmesi için Mann-Whitney U ve Kruskall Wallis testleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre cinsiyet, yaş, refah düzeyi ve boş zaman sürelerinini yeterliğine göre katılımcıların yalnızlık düzeylerinde anlamlı bir farklılık ortaya çıkmazken (p>0.05), katılımcıların boş zamanlarını değerlendirme güçlüğü çekme durumları, spor branşları ve branşlarının takım sporu ya da bireysel spor olmasına göre ise anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, aktif sporla uğraşan bireylerde boş zaman değerlendirme güçlüğü çekmenin, uğraşılan spor branşının ve uğraşılan spor branşının takım ya da bireysel spor branşı olmasının yalnızlık düzeyini etkileyen değişkenler olduğu fakat cinsiyet, yaş, refah düzeyi ve boş zaman sürelerinin yeterliklerinin aktif sporcularda yalnızlık düzeylerini etkileyen değişkenler olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yalnızlık, Spor, Bireysel Sporlar, Takım Sporları
12 haftalık eksantrik-pliometrik antrenman programının genç güreşçilerin vücut kompozisyonu, anaerobik performans, bacak kuvveti ve vücut yağ yüzdeleri üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; 12 Haftalık Eksantrik-Pliometrik Antrenman Programının Genç Güreşçilerin Anaerobik Performans, Bacak kuvveti, Vücut Kompozisyonu ve Vücut Yağ Yüzdelerinin araştırılmasıdır. Bu araştırmada 15-19 yaş grubu 15'i denek, 15'i kontrol grubu olmak üzere 30 güreşçi çalışma evreni olarak belirlendi. Denek ve Kontrol grubu güreşçiler çalışmaya gönüllü olarak katıldı. Ölçümlere katılan denek ve kontrol grubu sporcuların antrenman programlarına bağlı olarak fizyolojik ve fiziksel parametrelerinin başarı oranlarında ki değişkenleri incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmaya konu olan sporculardan demografik özellikler olarak Adı, Soyadı, D.tarihi, Boyu, Kilo, Yağ Ölçümleri (Biceps, Triceps, Subscabula, Subrailiac, Abdominal, Uyluk, Baldır, Göğüs), Çevre Ölçümleri (Baş, Omuz, Göğüs, Kol, Ön-kol, Karın, Kalça, Uyluk, Baldır), Ölçümlerde skinfold, kayan kaliper ve mezura kullanılmıştır. Durarak Uzun Atlama(cm). Dikey Sıçrama, El Pençe Kuvveti, Bacak kuvveti, Kalp atım sayısı, 20m. sürat koşusu, Vücut yağ yüzdelerinin hesaplanmasında Durnin Womerseley formülü uygulandı. Elde edilen veriler SPSS 17,00 programıyla Denek ve Kontrol grubu sporcular arasındaki farklılıkları belirlemede α=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız iki grup için t-test uygulanmıştır. Ayrıca deneklerden alınan ölçümlerin standart sapmaları ve ortalamaları analiz edilerek değerlendirilmiştir. Sonuçların anlamlılık derecesi P<0,05-0,01 seviyelerinde kabul edilmiştir. Yapılan çalışmada antrenman sonrası Pliometrik antrenman programının güreşçilerin vücut kompozisyonlarında vücut yağ yüzdelerinin denek grubu lehine anlamlı derecede farklılıklar ortaya koyduğunu göstermiştir. Test sonuçları, denek ve kontrol grubu güreşçilerde antrenman programına bağlı olarak grupların fiziksel p<0.05 patlayıcı güç p<0.05 ve vücut yağ yüzdeleri arasında p<0.05 önemli farklar olduğunu gösterdi. Bu çalışmada elde edilen bulgular; antrenman programlarının genç güreşçilerin patlayıcı güç, kuvvet ve vücut yağ yüzdeleri üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Anahtar kelimeler: Güreş, Antrenman, Vücut yağ oranı, Performans
Bireysel ve takım sporları ile uğraşan sporcularda aktif ve pasif ısınmanın anaerobik güç üzerine etkisi
Bu çalışma, bireysel ve takım sporları ile uğraşan sporcularda aktif ve pasif ısınmanın anaerobik güç üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmamıza, bireysel ve takım sporları ile uğraşan 24 erkek sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Gönüllerin yaş, boy, kilo ve alt ve üst ekstremite anaerobik güç ölçümleri alınmıştır. Sporculara ısınmasız (kontrol), aktif ısınmalı ve masaj ile pasif ısınmalı 3 farklı protokol uygulanmıştır. Uygulamalar arasında 24 saat dinlenme verilmiştir. Her uygulanmanın ardından alt ve üst ekstremite için anaerobik güç testi Wingate protokolü ile uygulanmıştır. Alt ekstremite için Monark 894E, üst ekstremite için Monark 891E kefeli bisiklet ergometreleri kullanılmıştır. Isınma uygulamaları arasındaki farkın analizi için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi ve farklılığın hangi grup uygulamasında olduğunun belirlenmesi için Post-Hoc LSD düzeltme testi kullanıldı. Elde ettiğimiz veriler doğrultusunda, sporcuların kontrol, pasif ve aktif ısınma uygulamalarında ölçülen alt ve üst ekstremite anaerobik güç testinde anaerobik güç, rölatif anaerobik güç, anaerobik kapasite ve relatif anaerobik kapasite değerlerinde aktif ısınma uygulaması ile kontrol uygulaması arasında aktif ısınma uygulaması lehine anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0.05). Sonuç olarak üç farklı ısınma protokolünün alt ve üst ekstremite anaerobik güç parametrelerine etkisi incelendiğinde; hiç ısınma yapılmayan ve pasif ısınma yapılan uygulamalara göre aktif ısınmanın yer aldığı ısınma protokolünün anaerobik gücü olumlu yönde etkilediği söylenebilir.
Takım ve bireysel spor ile uğraşan sporcuların spora katılım motivasyonlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; Motivasyonun temel problemi davranışa neyin sebep olduğu sorusu ile ortaya çıkmaktadır. Bu soru ile davranışın nasıl başladığına, nasıl devam ettiğine, nasıl değiştiğine ve olası sonuçlarına cevap aranmaktadır. Bu çalışmada Yozgat ili merkez ilçesinde Takım ve bireysel spor ile uğraşan sporcuların spora katılım motivasyonlarının incelenerek, sporda motivasyon çalışma alanlarına alaka duyan akademisyen ve uygulamacılara katkı sağlamak amacı ile yapılmıştır. Araştırmanın Evrenini Yozgat İl'inde bulunan Takım ve bireysel spor ile uğraşan Sporcu öğrenciler arasından rastgele (tesadüfi yol ile) seçilen 189 kadın 247 erkek toplam 436 sporcu gönüllü olarak katılan sporcular oluşturmaktadır. Yozgat ilinin sunduğu koşullar itibariyle Bireysel ve takım sporuyla uğraşan sporculara (Güreş,Hentbol, taekwondo, box,okçuluk,judo, cimnastik, voleybol, basketbol, futbol vb.) ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Verilerin toplanmasında Willis (1982) tarafından geliştirilen Türkiye'deki geçerlilik ve güvenilirlik çalışması da Tiryaki ve Gödelek tarafından yapılan (1997) "Spora Özgü Başarı Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Düzenlenen verilerin istatistiksel analizinde IBM SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. İlk olarak verilerin dağılımına bakılmıştır ve verilerin normal dağıldığı görülmüştür. Bu sebeple parametrik testler kullanılmıştır. Katılımcıların spora katılım motivasyonlarının cinsiyet, spor branşı, ailede sporla uğraşan bireylerin varlığı durumları açısından anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığı belirleyebilmek için t testi kullanılmıştır. Katılımcıların spora katılım motivasyonlarının yaş, spor yapma yılı, anne- baba eğitim düzeyi, anne-baba mesleği, aile gelir düzeyi ve spor branşına ile ilgili gelecek planı değişkenleri açısından farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Anova testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Takım ve bireysel spor ile uğraşan sporcuların spora katılım motivasyonlarını incelemeye ve bununla beraber spora katılım motivasyonlarının çeşitli demografik değişkenler açısından istatistiksel olarak anlamlı farklar olduğu tespit edilmiştir.
Savunma ve dövüş sporları yapan sporcular ile diğer bireysel sporları yapan sporcuların saldırganlık düzeylerinin incelenmesi
Şiddet ve saldırganlık sporda son zamanlarda çok konuşulur hale gelmiştir. Bu bağlamda özellikle savunma ve dövüş sporları yapan sporcuların saldırganlık düzeyleri ilgi çekici bir durum halini almıştır. Bu araştırmanın evrenini Türkiye'deki savunma ve dövüş sporu yapan sporcular, örneklemi ise 295 erkek 355 kadın olmak üzere 650 bireysel spor, savunma ve dövüş sporu yapan sporcu oluşturmuştur. Araştırmada Kiper (1984) tarafından geliştirmiş olan saldırganlık ölçeği uygulanmıştır. Verilerin normallik durumlarına bakılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde yüzde, frekans, Independent Sample T testi ve One Way Anova testleri kullanılmıştır. Cinsiyet, spor branşı, yaş, spor yapma yılı, eğitim durumu, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Cinsiyete göre değerlendirildiğinde; erkeklerin kadınlara göre Edilgen saldırganlık ve genel saldırganlık eğilimlerin daha yüksek, savunma ve dövüş sporu yapanların diğer bireysel sporları yapanlardan daha yüksek ortalama sahip olduğu bulunmuştur. Sporcuların yaşa göre saldırganlık durumları incelendiğinde sonuçların gençlerin lehine olduğu sonucu bulunmuştur. Elde edilen verilerde sporcuların spor yapma yılına göre değerlendirildiğinde yıkıcı, edilgen, genel saldırganlık düzeylerinde anlamlı sonuçlar elde edilmiştir (p<0.05). Sporcuların eğitim durumları, anne baba eğitim durumlarına göre saldırganlık düzeyleri incelendiğinde yıkıcı, edilgen, genel saldırganlık ve atılganlık düzeylerinde anlamlı sonuçlar elde edilmiştir (p<0.05).
Bireysel spor ve takım sporu yapan sporcuların çoklu zekâ ve kinestetik zekâ türünün incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, bireysel spor ve takım sporu ile ilgilenen sporcularda, uğraştıkları spor dallarının çoklu zekâ kuramlarından olan kinestetik zekâları üzerindeki etkisini ve aralarındaki farkını araştırmaktır. Araştırmada yer alan sporcular kız bireysel, kız takım, erkek bireysel ve erkek takım sporcusu olmak üzere 4 gruptur. Yaş aralıkları 10 ile 20 yaş arasındadır. Yozgat Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından kayıt ve lisans altına alınmış sporculardır. Araştırma grubunu oluşturan sporcular; Basketbol, Futbol, Hentbol, Voleybol, Atletizm, Badminton, Okçuluk, Cimnastik, Judo, Güreş, Taekwondo, Yüzme branşlarıyla uğraşmaktadır. 300 bireysel, 283 takım sporcusu olmak üzere 583 kişidir. Katılımcılardan, cinsiyet, yaş, doğum yeri, kiminle ikamet ettiği, branş, sportif başarı derecesi, milli sporculuk durumu, anne-baba eğitim düzeyi, ailenin sportif geçmişi bilgilerini elde etmek amacıyla sosyo-demografik bilgi formunu ve 80 sorudan oluşan "Çoklu Zekâ Alanlarını Değerlendirme Ölçeği" ni doldurmaları istenmiştir ve 8 zekâ alanına göre sonuçlar belirlenmiştir. Bulunan sonuçlarda bireysel spor yapan ve takım sporu yapan sporcuların çoklu zekâ alanları arasında anlamlı farklılık olup olmadığına bakılmıştır. Ayrıca bireysel spor yapan sporcuların ve takım sporu yapan sporcuların kendi içlerinde cinsiyetlerine göre ve milli sporculuk durumlarına göre aralarında anlamlı fark olup olmadığına bakılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 24.0 paket programına işlenerek analiz işlemleri bu program aracılığı ile işlenmiştir. Normallik durumunun belirlenmesi için normal dağılım eğrilerine, Kolmogorov-Smirnov testi sonuçlarına bakılmıştır. Çalışmadan ortaya çıkan sonuca göre; sporcuların çoklu zekâ alanları arasında ilgilendikleri spor dallarına (takım sporu, bireysel spor) ve cinsiyetlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar vardır. Buradan yola çıkarak; bu çalışmada elde edilen sonuçlar ile ileriki zamanlarda yapılacak daha kapsamlı çalışmalardan elde edilecek sonuçların benzer çıkması durumunda "çoklu zekâ alanları" olgusu çocukları spor branşlarına yönlendirmede ya da sporda yetenek seçimi yaparken kullanılabilecek kriterlerden birisi haline gelebilir. Anahtar Kelimeler: Spor, Çoklu Zekâ Alanları, Bireysel Spor, Takım Sporu.
Tri set antrenman metodunun plazma Mir-1, Mir-128a, Mir-133 ve Mir-206 seviyeleri üzerine etkisinin incelenmesi
Amaç: Hipertrofi gelişimi yapılan kuvvet çalışmaları kadar genetik ile ilişkilidir. Son zamanlardaki çalışmalar mikro RNA'ların etkilerine odaklanmaktadır. Bu çalışmanın amacı hipertrofi gelişimi sağlayan Tri set antrenman protokolü ile plazma Mir-1, Mir-128a, Mir-133 ve Mir-206 arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan 26 gönüllü katılmıştır. Katılımcıların fiziksel aktivite seviyesini ölçmek için Tegner Aktivite Skalası kullanıldı ve katılımcıların ağırlık antrenmanı geçmişleri not edildi. İlk seansta Squat, Dead Lift ve Leg Press hareketlerinin 12 tekrar maksimum testi yapıldı. İkinci seansta katılımcıların boy, kilo ve diğer antropometrik ölçümleri yapılmış ve antrenman protokolünü uygulatmadan önce kan alındı. Üçüncü seansta antrenman protokolü uygulandı ve dördüncü seansta antrenman sonrası kanları alındı. Katılımcılardan alınan kan örneği verileriyle Paired Sample T-Test ve Pearson korelasyon analizi yapıldı. Bulgular: Antrenman öncesi ve sonrası arasında mir-1, mir 128a ve mir-206'ın ekspresyon (salınım) seviyelerinde artışlar oluştu, bununla beraber bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı değildi (P<0,05). Antrenman öncesi ve sonrası ekspresyon seviyelerinin korelasyon analizine göre mir-1 için r= 0,760 düzeyinde ve mir-128a için r= 0,737 düzeyinde ilişki bulundu. Öte yandan mir-206 için antrenman öncesi ve sonrası ekspresyon seviyelerinin ilişkisi anlamsızdı (r= 0,260). Sonuçlar: Tri set antrenman metodu mir-1, mir-128a miRNA seviyesini artırmaktadır. Buda bu iki miRNA'nın hipertrofi gelişiminde önemli bir etkisi olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: miRNA, Tri set antrenman, Hipertrofi, Direnç antrenmanı
Gelişim çağındaki taekwondocuların kilo ve boy kategorilerine göre organize edilen yarışmalardaki BMI ve başarı performanslarının karşılaştırılması
Amaç: Bu çalışmanın amacı, 10 farklı sıklette kilo kategorilerine göre dizayn edilen 2019 Dünya Taekwondo Şampiyonası ve 2019 Avrupa Taekwondo Başkanlık Kupası ile 10 farklı sıklette boy kategorilerine göre dizayn edilen 2020 Türkiye Uluslararası Taekwondo Açık Turnuvasındaki kız ve erkek müsabık taekvadocuların BMI ve turnuvalardaki başarılı olma durumlarının karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, kilo kategorilerine göre gerçekleştirilen 2019 Dünya Taekwondo Şampiyonası ve 2019 Avrupa Taekwondo Başkanlık Kupası ile boy kategorilerine göre dizayn edilen 2020 Türkiye Uluslararası Taekwondo Açık Turnuvasında müsabakalara katılan 12-14 yaş aralığındaki kız ve erkek müsabık taekwondoculardan oluşmuştur. Müsabakalardan bir gün önce taekwondocuların boy ve kilo ölçümleri yapılmış ve BMI değerleri hesaplanmıştır. 2019 Dünya Taekwondo Şampiyonası ve 2019 Avrupa Taekwondo Başkanlık Kupasında kızlar; -29, -33, -37, -41, -44, -47, -51, -55, -59 ve +59 kg; erkekler ise -33, -37, -41, -45, -49, -53, -57, -61, -65 ve +65 kg sıkletlerinde müsabakalara katılmışlardır. 2020 Türkiye Uluslararası Taekwondo Açık Turnuvasında ise sıkletler, her bir kilo kategorilerine göre hesaplanan sağlıklı BMI değerlerine denk gelen boy kategori aralıkları gözönüne alınarak oluşturulmuştur. Buna göre kızlar; 144, 148, 152, 156, 160, 164, 168, 172, 176 ve +176 cm sıkletlerinde erkekler ise 148, 152, 156, 160, 164, 168, 172, 176, 180 ve +180 cm sıkletlerinde müsabakalarda yer almışlardır. Bulgular: X nolu kategorideki erkeklerde boy sıkletinin kilo sıkletine göre daha başarılı olduğu saptanmıştır (p<0,05). I, IX ve X nolu kategorideki erkeklerin boy sıkletinde (p<0,05); III, IV, V, VI ve VII nolu kategorilerdeki erkeklerin ise kilo sıkletinde BMI normalliğinin daha yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,05). Kızlarda ise I, II, III, IX ve X nolu kategorilerde boy sıkletinde (p<0,05); VI ve VII nolu kategorilerde ise kilo sıkletlerinde BMI normalliğinin daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,05). Sonuçlar: Kilo ve boy kategorilerine göre dizayn edilen turnuvalarda taekwondocuların başarılı olma durumları arasında bir fark yokken BMI normalliği açısından ağır ve hafif sıkletlerde boy kategorisinin daha sağlıklı olduğu tespit edilmiştir. Resmi turnuvaların boy kategorilerine göre organize edilebileceği ortaya konmuştur.
Takım ve bireysel sporla uğraşan antrenörlerin kendi duygularını yönetme beceri düzeylerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı; takım ve bireysel spor antrenörlerinin, kendi duygularını yönetme beceri düzeylerinin belirlenmesi ve aralarında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık olup olmadığının karşılaştırılmasıdır. Bu tez çalışmasında `Tarama Modeli` kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Adana, Gaziantep, Hatay, Mersin, Osmaniye'deki 70 takım sporu antrenörü ve 87 bireysel spor antrenörü olmak üzere toplam 157 antrenör oluşturmaktadır. Çalışmada yer alan antrenörlerin 103'ü erkek, 54'ü kadındır. Araştırmada veri toplamak amacı ile "Duyguları Yönetme Becerileri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS 25 istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Yapılan normallik testi sonucunda, araştırma sorularına ait değişkenlerin analizinde non-parametrik testlerden Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar; bireysel branş antrenörlerinin cinsiyet değişkeninde Başa Çıkma alt boyutunda (p=0,03<0,05) ve sosyo-ekonomik durum değişkeninde Duyguları Sözel Olarak İfade Etme alt boyutunda (p=0,04<0,05), takım branş antrenörlerinde ise yaş değişkeninde Başa Çıkma alt boyutunda (p=0,05=0,05), branş değişkeninde Öfke Yönetimi alt boyutunda (p=0,01<0,05) ve sosyo-ekonomik durum değişkeninde Başa Çıkma alt boyutunda (p=0,02<0,05) istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu çalışmadan elde edilen diğer sonuçlar; takım spor branşı antrenörlerinin duyguları yönetme becerisine ait ortalamasının, bireysel spor branşı antrenörlerinden yüksek olduğu, antrenörlerin genelinde ve bireysel branş antrenörlerinin yaş ile duyguları yönetme beceri düzeylerinin paralel bir şekilde artmakta olduğu, antrenörlerin genelinde evli olmanın, duygu yönetiminde daha becerikli olmayı sağladığı, antrenörlerin sosyo-ekonomik seviyesinin artması ile duyguları yönetme becerilerinin de arttığı sonuçları ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Antrenör, Duygu Yönetimi, Takım ve Bireysel Spor Branşları. .
Spor yapma durumlarına göre 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinin internet bağımlılık düzeylerinin ve sosyal beceri düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi (Kırşehir il örneği)
Bu çalışmanın amacı spor yapma durumlarına göre lise öğrencilerinin (10,11 ve 12. Sınıf düzeyleri) internet bağımlılık düzeylerini ve sosyal beceri düzeylerini bazı değişkenlere göre incelemektir. Çalışmaya Kırşehir ilinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı merkez ve ilçelerde öğrenim gören 421 öğrenci kolayda örnekleme yöntemiyle dahil edilmiştir. Katılımcıların kişisel bilgilerini belirlemek için araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu, internet bağımlılık düzeylerini belirlemek için İnternet Bağımlılık Ölçeği (İBÖ) ve sosyal beceri düzeylerini belirlemek amacıyla Sosyal Beceri Envanteri Kısa Formu (SBE) kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde parametrik testler kullanılmıştır. Bu amaç doğrultusunda ikili değişkenler ile SBE ve İBÖ'nin analizinde bağımsız t-testi, üç ve daha fazla değişkenlerin analizinde ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) teknikleri kullanılmıştır. Bununla birlikte Post Hoc LSD testi ile anlamlı farklılığın kaynağı belirlenmiştir. Bağımsız t-testi sonuçlarında anlamlı farklılığın etki büyüklüğünü hesaplamak için n2 etki büyüklüğü katsayısı kullanılmıştır. Lise öğrencilerinin sosyal beceri düzeylerinin yordanmasında ise internet bağımlılıklarına etkilerini belirlemek amacıyla basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Lise öğrencilerinin İBÖ ve SBE'de yer alan maddeler için verdikleri cevaplar beşli likert tipinde olup değerlendirme ölçeği grup değer aralığının tespitinde; a = Ranj / Yapılacak Grup Sayısı formülü kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda, araştırmaya katılan lise öğrencilerinin internet bağımlılık düzeyi ortalaması "Nadiren" düzeyinde belirlenmiştir (x=34.82). Araştırmaya katılan lise öğrencilerinin sosyal beceri düzeyi ortalamalarının (x=3.09) olduğu ve bu ortalamanın "benim gibi" düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Çalışmamızda spor lisesi ve anadolu lisesi öğrencilerinin meslek lisesi öğrencilerine kıyasla sosyal beceri düzeylerinin daha yüksek olduğu (F(2:418):3.543; p<0.05), spor yapmayan öğrencilerin (𝑥̅ =40,92), spor yapan öğrencilere (𝑥̅ =29,84) kıyasla internet bağımlılık düzeylerinin daha yüksek olduğu, spor yapan öğrencilerin (𝑥̅ =3,17) spor yapmayan öğrencilere (𝑥̅ =2,99) göre sosyal beceri düzeylerinin daha yüksek olduğu, 1-3 yıl spor yaşı olan öğrencilerin (𝑥̅ =33,24) 5-8 yıl spor yaşı olan öğrencilere (𝑥̅ =27.19) kıyasla internet bağımlılık düzeylerinin daha yüksek olduğu ve katılımcıların verdikleri yanıtlar incelendiğinde; katılımcıların internet bağımlılığı ile sosyal beceri düzeylerinde negatif yönlü orta düzeyde bir ilişkinin olduğu(r: -0,462; p<0,001), internet bağımlılığı artıkça sosyal beceri düzeyinin düştüğü, genel olarak sosyal beceri toplam varyansının %21,3'ünün öğrencilerin internet bağımlılığı tarafından açıklandığı ve internet bağımlılığının sosyal beceri düzeyini negatif yönde güçlü bir şekilde etkilediği sonuçları ortaya çıkmıştır. Haziran 2023, 81 Sayfa Anahtar Kelimeler: Spor, Beden Eğitimi, Sosyal Beceri, İnternet Bağımlılığı.
Takım sporu ve bireysel spor yapan sporcuların batıl inanç düzeylerinin başarı motivasyonuna olan etkisinin incelenmesi
Amaç:Bu araştırmada takım sporu ve bireysel spor yapan sporcuların batıl inanç düzeylerinin başarı motivasyonuna etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evreni Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerini kapsamaktadır. Maliyet ve ulaşılabilirlik unsurları da göz önüne alınarak araştırmanın örneklemini Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden oluşturulmuştur. Çalışmada kullanılan ölçme aracının katılımcılara uygulanması için en uygun zamanlar belirlenerek katılımcılara Google Drive üzerinden ulaşılmış ve katılımda gönüllülük esas alınmıştır. Toplamda (n=223) kişiye ulaşılmış olup 223 form değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada ilgili verilerin toplanması için kullanılmış olan anket üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgiler formu, ikinci bölümde Sporda Batıl İnanç ve Davranış Envanteri, üçüncü bölümde Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği (Sports-Specific Motive Scale) oluşturulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak istatistiksel analiz yapılmıştır.Bulgular: Sporda Batıl İnanç ve Davranışları ile Spora Özgü Başarı Motivasyon düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmektedir sonucuna ulaşılmıştır. Sporda Batıl İnanç Davranışı Ölçeği ile katılımcıların; branş ve spor geçmişi değişkenleri arasında yapılan Manova analizi sonucu istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmüştür (p<0.05). Serbest Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği ile katılımcıların boy uzunluğu (cm), branş, spor geçmişi değişkenleri arasında yapılan Manova analizi sonucu istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir (p<0.05). Katılımcıların Sporda Batıl İnanç ve Davranış düzeyleri dua etme boyutu dışında ölçek toplamı ve tüm alt boyutlarda düşük düzeyde olduğu görülürken, dua etme alt boyutunun orta düzeyde olduğu görülmektedir. Spora Özgü Başarı Motivasyon düzeyleri ise ölçek toplamı ve Güç Gösterme Güdüsü alt boyutunda yüksek düzeydeyken, Başarıya Yaklaşma Güdüsü ve Başarısızlıktan Kaçınma Güdüsü alt boyutlarında orta düzeyde olduğu görülmektedir.Sonuç: Yapmış olduğumuz bu çalışma sonucunda Sporda Batıl İnanç ve Davranışları ile Spora Özgü Başarı Motivasyonun düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmüştür. Sporda Batıl İnanç Davranışı ile Branş değişkeni Uğurlu Sayılan Nesneler alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir. Sporda Batıl İnanç Davranışı ile Spor Geçmişi değişkeni arasında yapılan analizi sonucu Ölçek toplamı Giyim ve Görünüş, Uğurlu Sayılan Nesneler, Takım Davranımları ve Dua Etme alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir. Spora Özgü Başarı Motivasyonu ile branş değişkeni arasında yapılan analizi sonucu sadece Güç Gösterme Güdüsü alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir. Spora Özgü Başarı Motivasyonu ile Spor Geçmişi değişkeni arasında yapılan analizi sonucu sadece Başarısızlıktan Kaçınma alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir.
Okçularda mental stres ve kaygı durumunun posturel stabilite ve atış başarısı üzerine etkisinin salınım analizi ile değerlendirilmesi
Amaç: Bu çalışmada çocuk sporcularda kaygı durumları ile ilişkili olarak, stres durumunda performanslarının nasıl etkilendiğini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Manisa ilinde Gençlik Spor Kulübüne kayıtlı ve ailesinin onam verdiği 11-14 yaş arası 22 (6 kız, 16 erkek) lisanslı okçu ile çalışma planlandı. Katılımcıların kaygı durumlarını ve stres anındaki kaygı durumlarını ölçmek için "Anksiyete Duyarlık İndeksi-3" (ADİ-3) ve "Durumluk-Sürekli Anksiyete Envanteri" (DSAE) ölçeğinin çocuk versiyonu kullanıldı. Stres oluşturmak için "Trier Social Stres Test" çocuk versiyonun aritmetik bölümü kullanıldı. Stres belirteci olarak dakikadaki kalp atım sayısı veri olarak kabul edildi. Katılımcılara pedobarografi cihazı ile hem stres uygulamadan önce yapılan hem de stres uyguladıktan sonra yapılan ok atışları öncesi statik postural kontrol değerlendirmesi yapıldı. Performansı değerlendirmek için stres öncesi ve sonrası olmak üzere iki kez, 18 metreden hedefe 10 ok atışı yaptırıldı. Atışlar sırasında göğüse takılan sensör ile (Polar RS400) anlık kalp atım sayısı kaydedildi. Çalışma sonucu elde edilen veriler "SPSS for Windows 15 programında" değerlendirildi. Bulgular: Çalışmada genel kaygı durumunun atış başarısı ile ters yönlü korelasyon gösterdiği gözlendi; stres sonrası atış puanlarının ADİ-3 toplam puanı (r:-0,513; p=0,021) ve sosyal alt grup puanı ile (r:-0,634; p=0,003) ve DSAE sürekli kısmında ölçülen kaygı durumu ile (r:-0,458; p=0,042) anlamlı ilişkili olduğu saptandı. Stres uygulaması ile kalp atım hızında anlamlı artış ve postural kontrolde anlamlı bozulma tespit edilmediği gibi, stres öncesi ve stres sonrası atış başarısı arasında da anlamlı fark saptanmadı. Sonuçlar: 11-14 yaş grubu çocuklarda genel kaygı durumu arttıkça, stres uyaranı karşısında atış başarısının olumsuz yönde etkilendiği gösterildi
Takım ve bireysel spor yapan lisanslı sporcuların mükemmeliyetçilik ile zihinsel dayanıklılıklarının karşılaştırılması: Adana ili örneği
Bu çalışma, takım ve bireysel spor yapan lisanslı sporcuların zihinsel dayanıklılık ve mükemmeliyetçilik durumlarını karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evrenini, Adana ilinde bulunan takım ve bireysel spor kulüplerindeki lisanslı sporcular oluşturmaktadır. Çalışmaya gönüllü olarak takım sporları ve bireysel spor yapan 207 kadın 399 erkek toplam 606 sporcu katılmıştır. Katılımcıların futbol (n=167), basketbol (n=163), tenis (n=136) ve atletizm (n=140) spor branşlarında olduğu saptanmıştır. Çalışmada katılımcıların zihinsel dayanıklılık durumunun tespiti için Madrigal, Hamill ve Gill (2013) 'in oluşturduğu ve Erdoğan (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan "Zihinsel Dayanıklılık Ölçeği (ZDÖ)", Frost, Marten, & Lahart (1990) tarafından geliştirilen, Özbay ve Mısırlı Taşdemir (2003) tarafından Türkçeye uyarlanan "Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'' ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin normallik dağılımını belirlemek amacıyla Kolmogorov-Smirnov testi uygulanmıştır. Çalışmada verilerin çözümlenmesinde cinsiyet ve medeni durum değişkenine göre Mann-Whitney U; yaş, eğitim durumu, spor branşı ve spor yapma yılı değişkenlerine göre, Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Elde edinilen verilere göre mükemmeliyetçiliğin cinsiyete göre anlamlı olarak farklılaşma, zihinsel dayanıklılık da ise anlamlı bir farklılık olmadığı bulunmuştur. Zihinsel dayanıklılığın yaş değişkenine göre sadece 18-21 yaşları ve 34 yaş ve üstü yaşlar arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülürken, mükemmeliyetçiliğin yaş değişkenine göre incelenmesinde ise aralarında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Sonuç olarak takım ve bireysel spor yapan sporcuların bireysel özellikleri mükemmeliyetçi düzeylerini ve zihinsel dayanıklılık durumlarını belirlemede rol oynadığı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Takım Sporları, Bireysel Sporlar, Mükemmeliyetçilik, Zihinsel Dayanıklılık
Rüzgâr sörfü ve uçurtma sörfü sporcularının fonksiyonel performanslarının karşılaştırılması
Amaç: Rüzgâr sörfü ve uçurtma sörfü sporcuları üzerinde performans analizi yaparak, fonksiyonel performansları üzerinde incelemelerde ve değerlendirmelerde bulunmak. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, rüzgâr sörfü ve uçurtma sörfü sporcuları arasındaki fonksiyonel performans beceri ölçümü yapmak üzere tasarlanmış akut ve deneysel bir alan çalışmasıdır. 18-41 yaş arası ileri seviye 13 erkek rüzgâr sörfü ve 12 erkek uçurtma sörfü sporcusunun katıldığı çalışmada uygulanan ölçüm yöntemleri vücut kompozisyon ölçümleri, izometrik kuvvet dinamometre ölçümleri, derinlik sıçrama testi-reaksiyon hızı ölçüm yöntemi, Y denge testi ölçümü, FHG testidir. Elde edilen veriler SPSS 23 paket program kullanılarak istatistiksel olarak karşılaştırılmış iki grup arasındaki istatistiksel farklılıkları gözlemlemek için Man Withney U testi uygulanmıştır. Anlamlılık değeri p<0,05 olarak alınmıştır. Bulgular: Bu çalışmada yapılan fonksiyonel performans test veri analizleri sonucunda rüzgâr sörfü ve uçurtma sörfü sporcuları arasında vücut kompozisyonu ölçümleri, Y denge testi ve derinlik sıçrama testi-reaksiyon hızı ölçümü bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0.05). Ancak iki branş arasında rüzgâr sörfü sporcularında daha iyi olan sörf yaşı farkına (p<0.05) rağmen uçurtma sörfü sporcularının izometrik bacak kuvvet değerlerinin, FHG 6. testi omuz fonksiyonu hareketi ve ayrıca FHG testi toplam skor sonuçları bakımından iki branş arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlara göre rüzgâr sörfü ve uçurtma sörfü sporcuları arasında fonksiyonel performans analizi bakımından iki branş arasında anlamlı farklılıklar olduğu bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Rüzgâr Sörfü, Uçurtma Sörfü, FHG, Reaksiyon Hızı, İzometrik Kuvvet, Y denge Testi, Fonksiyonel Performans testleri.
Takım ve ferdi sporcuların güdülenme düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma, takım ve bireysel sporlar ile uğraşan sporcuların güdülenme düzeylerinin incelenmesi amacı ile tasarlanan tanımlayıcı bir çalışmadır. Bu amaç doğrultusunda sporcuların güdülenmelerinde cinsiyet, spor ile profesyonel olarak geçirilen süre, yaş, eğitim durumu, gelir düzeyi, branş statüsü gibi değişkenlerin etkilerine de bakılmıştır. Araştırma evreni Gaziantep ilindeki spor hayatı aktif şekilde devam eden profesyonel sporcular arasından rastgele seçilen 512 sporcu ile oluşturulmuştur. Erdem tarafından 2008 yılında Türkçe'ye uyarlaması yapılan Sporda Güdülenme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel analizleri için SPSS 22 istatistik paket programı kullanılmıştır. Öncelikle verilerin normal dağılıma uygunluğu değerlendirilmiş olup veriler normal dağılım (Skewness-Kurtosis değerleri -2, +2 aralığında) gösterdiği için parametrik testler uygulanmıştır. Çoklu grupların karşılaştırılmasında tek yönlü ANOVA analizi, ikili grupların karşılaştırılmasında bağımsız değişkenlerde t testi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak p<0.05 alınmıştır. Yapılan analiz sonucunda; ferdi ve takım sporcularının genel olarak güdülenme düzeylerinin yüksek olduğu, uyaran yaşamaya yönelik iç güdülenme durumları açısından takım sporcularının daha yüksek bir güdülenmeye sahip oldukları, erkeklerin dışsal güdülenme faktörlerine daha fazla ilgi duydukları ve uğraştıkları spor dalı ile daha fazla özdeşleştikleri, evli sporcuların bekârlardan daha fazla güdülendikleri, yaş ve spor yılı açısından ise üst grupların daha yüksek güdülenmeye sahip oldukları, gelir durumu düşük olanların güdülenme düzeylerinin daha yüksek olduğu, yine aynı şekilde milli sporcuların daha yüksek güdülenmeye sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Takım Sporları, Ferdi Sporlar, Güdülenme
Bireysel ve takım sporcularının tepkisellik ve sportmenlik davranışlarının incelenmesi (Elazığ ili örneği)
Bu araştırmada bireysel ve Takım Sporcularının Tepkisellik ve Sportmenlik Davranışlarının İncelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini 2018–2019 sezonu Elazığ İlinde yer alan bireysel ve takım sporları ile ilgilenen sporcular yer alırken örneklemini ise bireysel ve takım sporları ile ilgilenen lisanslı sporcular arasından tesadüfi yöntemle seçilmiş 381 sporcu birey oluşturmuştur. Araştırmada bireysel ve takım sporcularının empati düzeyleri Davis tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Engeler tarafından yapılan Kişilerarası Tepkisellik İndeksi ve Fair Play anlayışları ise Vallerand ve ark.tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Balçıkanlı tarafından yapılan Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS 24 paket programı kullanılıp elde edilen verilerin yorumlanmasında demografik bilgiler için frekans ve yüzde, normallik analizi sonuçlarına göre parametrik olan testlerden, ikili karşılaştırmalar için t-testi ve çoklu karşılaştırmalar için ise anova testi uygulanmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin % 52.2 sinin erkek, % 74.5 inin lisans düzeyinde bir eğitim seviyesine sahip olduğu, % 45.4 ünün 18-22 yaş aralığında, % 48.0 inin 1-5 yıllık bir spor geçmişinde ve % 52.0 sinin ise takım sporlarıyla uğraştığı görülmüştür. Sonuç olarak çalışmaya katılan bireylerin cinsiyet değişkenine göre bayanların sosyal normlara uyum noktasında daha baskın oldukları, bireysel sporlar ile uğraşan bireylerin daha çok empati yaptıkları, yüksek lisans eğitim seviyesine sahip sporcuların rakibe saygı noktasında daha dikkatli oldukları tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Bireysel Sporlar, Takım Sporları, Empati, Sportmenlik
Bireysel,takım ve raket sporları yapan lise öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, Trabzon'un Ortahisar ilçesinde olan liselerde öğrenim görmekte olan ve okullarının bireysel, takım ve raket spor faaliyetlerine katılan lise öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Trabzon ili Ortahisar ilçesine bağlı belirlenen 17 farklı lisede öğrenim gören ve okulun spor faaliyetlerine katılan 284'ü kız, 414'ü erkek olmak üzere toplam 698 öğrenci oluşturmaktadır. Bu sporculardan 288'i erkek, 156'sı kız olmak üzere 444'ü takım sporları, 76'sı erkek, 48'i kız olmak üzere 124'ü bireysel sporlar ve 50'si erkek, 80'i kız olmak üzere 130'u raket sporları yapmaktadır. Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak İpek İlter Kiper tarafından geliştirilen "Saldırganlık Envanteri" ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verileri bilgisayar ortamına aktarmada ve grafikleri çizmede Windows için Microsoft Excel 2007, istatistiki analizde SPSS 22.0 paket programı ve tezin yazımında ise Windows için Microsoft 2007 Ofis paket programı kullanılmıştır. Elde edilen verilere öncelikli olarak Saphiro-Wilk normallik testi uygulandı. Test sonucunda normal dağılıma sahip veriler için α= 0.05 önemlilik düzeyinde bağımsız iki grup için t-test (independent sample t-test) uygulandı, normal bir dağılıma sahip olmayan veriler için ise eş değer non parametrik testler olarak Mann Whitney U testi ve Kruskal-Wallis testleri uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, lise öğrencilerinin cinsiyete göre yıkıcı ve edilgen saldırganlık alt boyutları (p<0.05), lise öğrencilerinin lise türüne göre atılganlık alt boyutu (p<0.05), lise öğrencilerinin spor yapma yılına göre yıkıcı ve edilgen saldırganlık alt boyutları (p<0.05), lise öğrencilerinin anne eğitim düzeyine göre yıkıcı saldırganlık alt boyutunda anlamlı bir farklılık vardır (p<0.05). Lise öğrencilerinin yaşa, spor türüne, baba eğitim düzeyine ve aile gelir düzeyine göre tüm alt boyutları arasında (p>0.05), lise öğrencilerinin cinsiyete göre atılganlık alt boyutunda (p>0.05), lise öğrencilerinin lise türüne göre yıkıcı ve edilgen saldırganlık alt boyutlarında (p>0.05), lise öğrencilerinin spor yapma yılına göre atılganlık alt boyutunda (p>0.05), lise öğrencilerinin anne eğitim düzeyine göre edilgen saldırganlık ve atılganlık alt boyutlarında anlamlı bir farklılık yoktur (p>0.05). Anahtar Kelimeler: Spor, Saldırganlık, Atılganlık, Lise öğrencisi
Judo sporunun kinestetik zekâ ve yaşam becerileri üzerine etkilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, judo sporunun kinestetik zekâ ve yaşam becerileri üzerine etkilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Çalışma verileri Türkiye Yıldızlar Judo Şampiyonasında toplanmıştır. Çalışmada veri toplama araçları olarak "Çoklu Zekâ Alanları Değerlendirme Ölçeği" içerisinde yer alan "Kinestetik Zekâ Alanları Değerlendirme Ölçeği" ile "Sporun Yaşam Becerilerine Etkisi Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizi, Statical Package For Social Sciences programı ile yapılmıştır. Veriler, frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, temel belirleyici teknikler ile analiz edilmiştir. Ayrıca iki bağımsız grubun verilerinin karşılaştırılmasında t testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; Judo sporunu yapan sporcuların yaş değişkenine göre yaşam becerileri ölçeğinden aldıkları ortalama puanlar anlamlı bir etkiye sahiptir. Judo sporunu yapan sporcuların kinestestik zekâ ölçeğinden aldıkları ortalama puanlar uluslararası başarı kazanma durumuna göre anlamlı bir farklılık ortaya koymuştur. Sporcuların kinestestik zekâ ve yaşam becerileri ölçeğinden aldıkları ortalama puanlar hem haftalık antrenman saati hem de haftalık antrenman gününe göre anlamlı bir farklılık göstermiştir. Sosyal etkinliklere katılmak, yaşam becerisi üzerinde anlamlı bir etkiye sahiptir. Katılımcıların kinestetik zekâları ve yaşam becerileri arasında orta düzeyde pozitif yönde istatistiksel açıdan anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Haftada 21 saat ve 7 gün antrenman yapan katılımcıların kinestetik zekâları ve yaşam becerileri; haftada 4-20 saat ve 3-6 gün arasında antrenman yapan katılımcılara kıyasla daha gelişmiştir ve aradaki bu fark istatistiksel açıdan manidardır. Katılımcıların yaşam becerileri ve kinestetik zekâları; cinsiyet, boy, kilo, judo yapma yılı, milli olması, ulusal başarıları, sosyal etkinliklere katılımı, sanal ortamda ve TV başında geçirdiği süre, baba-anne eğitim durumu ve akademik başarı düzeylerine göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Sonuç olarak; judo sporu bireylerin kinestetik zekâ ve yaşam becerileri üzerine olumlu katkı sağladığı söylenebilir. Bunun yanında bu katkının çeşitli faktörlere göre değişkenlik gösterebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Judo, Kinestetik Zekâ, Spor, Yaşam Becerileri
Spor tesisi yeterliliğinin sporcuların mükemmel performansları ile ilişkisinin incelenmesi
Bu tez çalışması spor yapan bireylerde "Spor Tesisi Yeterliliğinin Sporcuların Mükemmel Performansları İle İlişkisini İncelemesi" amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evreni Antalya il merkezinde aktif spor yapan takım ve bireysel spor yapan sporculardan oluşmaktadır. Örneklem grubu ise Antalya genelinden toplamda n=313; 94 kadın ve 219 erkek sporcu oluşturmaktadır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde bir araştırma olup, envanter yöntemiyle korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubuna anket olarak Çetin ve Karaçam (2020) geliştirdiği "Spor Tesisi Yeterliliği Envanteri" ve Esentaş, Güzel, Yavaş Tez (2020)'in Türkçeye uyarlamış olduğu "Sporda Mükemmel Performans Envanteri" kullanılmıştır. Anketler etik kurul onayı ve ilgili üniversite yönetimlerinden izin alındıktan sonra, araştırmacı tarafından örneklem grubuna konu hakkında kısa bir bilgilendirme yapılarak gönüllülük esasına göre doldurulmuştur. İstatistiki sonuçlara göre, spor yeterliliğinin sporcuların mükemmel performansları arasında negatif ve pozitif yönde ilişkisi bulunmasına rağmen, sadece Sporda Mükemmel Performans Envanteri alt boyutu olan diğerlerine yönelik performans mükemmeliyetçilik ile doğrusal ilişkiye sahip olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak, spor tesisi yeterliliğinin sporda mükemmel performansı olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Spor tesisi yeterliliği, mükemmellik, spor, performans.
Okçuluk sporu yapan bireylerde spor karakterleri ve özgüven duygularının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, okçuluk sporu yapan bireylerin spor karakteri ve özgüven düzeylerini çeşitli demografik değişkenler açısından incelemektir. Araştırmada cinsiyet, yaş, millilik durumu ve yay kategorisi gibi faktörlerin bu değişkenler üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Çalışmanın örneklemini farklı yaş ve cinsiyet gruplarından oluşan toplam 186 katılımcı oluşturmuştur. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Spor Karakter Ölçeği ve Özgüven Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Ölçeklerin güvenirlik analizleri Cronbach Alfa katsayısı ile yapılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Demografik bilgilerin ve ölçek maddelerine verilen yanıtların değerlendirilmesinde betimleyici istatistikler (aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde dağılımı) kullanılmıştır. Normal dağılım varsayımı, çarpıklık ve basıklık (Skewness ve Kurtosis) değerleriyle kontrol edilmiştir. Normalliği sağlamayan verilerde ikili gruplar için Mann-Whitney U testi, çoklu gruplar için Kruskal-Wallis testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, spor karakteri ile özgüven düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Ancak bazı alt boyutlarda demografik değişkenlere göre anlamlı farklılıklar tespit edilememiştir. Sonuç olarak, okçuluk sporunun bireylerin karakter gelişimi, özgüven düzeyi ve sosyal becerilerine katkı sağlayan önemli bir etken olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Okçuluk, Spor Karakteri, Özgüven
Ticari rekreasyon işletmelerinde sürdürülebilir proje başarı faktörlerinin belirlenmesi
Ticari rekreasyon işletmeleri gerçekleştirecekleri her projede sürdürülebilir kalmayı hedefleyerek başarıya ulaşmayı amaçlamaktadır. Ancak sadece kendi bilgi ve deneyimleri ile bunu başarmaları çok zordur. Hedeflerin doğru noktaya ulaşabilmesi ve ticari rekreasyon işletmelerinin başarılı olabilmesi için iyi bir plan ve strateji mutlak koşuldur. Alan yazında ticari rekreasyon işletmelerine ait spesifik başarı faktörlerinin belirlenmemiş olması, işletmelerin bilimsel olarak desteklenememesine sebep olmaktadır. Bu bağlamada araştırmanın amacı ticari rekreasyon işletmelerinde sürdürülebilir proje başarı faktörlerini belirlemektir. Araştırmanın modeli durum çalışmasıdır. Araştırmanın evrenini ticari rekreasyon hizmeti sunan işletmelerin yöneticileri ve çalışanları oluşturmaktadır. Ölçüte dayalı örnekleme ve kartopu örnekleme tekniği ile dokuz farklı ticari rekreasyon hizmet organizasyonundan en az birini sağlayan işletmelerin yöneticileri ve personelleri örnekleme dahil edilmiştir. Görüşme sorularının hazırlanmasında lawshe tekniği, veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme, analiz için ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonucunda 58 kod ortaya çıkarılmış ve planlama, sorunlar, çözüm önerileri, analiz ortamları, sürdürülebilirlik uygulamaları, rekabetin zorlukları, sürdürülebilirlik stratejileri, rekabet stratejileri, sürdürülebilirlik ve inovasyon avantajları ve yönetici bakış açısı olmak üzere 10 temaya ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, ticari rekreasyon işletmelerinde sürdürülebilir proje başarı faktörleri; planlama aşamasında kilit noktalara dikkat etmek, oluşabilecek sorunlara çözüm üretmek, rekabetin güç durumlarını göz önünde bulundurmak, rekabet stratejilerini belirlemek, sürdürülebilir rekabet avantajı uygulamalarının oluşmasını sağlamak ve sürdürülebilirlik stratejileri oluşturmak olarak belirlenmiştir. Tüm bu unsurların birlikte uygulanması, işletmenin sürdürülebilir proje üretmesinde başarılı olmasını sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: Ticari Rekreasyon, Proje, Başarı, Rekabet, Sürdürülebilirlik
Ticari rekreasyon işletmelerinde giyilebilir teknoloji ürünlerinin inovasyona etkisi
Giyilebilir teknoloji ürünlerinin gün geçtikçe yaygınlaşması ve tüketicilerin deneyimleme istekleri işletmeleri de giyilebilir teknoloji hizmeti vermeye yönlendirmiştir. Ticari rekreasyon işletmeleri, giyilebilir teknolojileri aktivitelerinde, giyilebilir teknoloji ürünleri kullanırken inovasyon hareketine de uyum sağlamak zorunda kalmışlardır. Alan yazında ticari rekreasyon işletmelerinde inovasyon yaparak giyilebilir teknoloji kullanımının işletmeye olan katkılarının bilinmemesi, işletmenin hem ulusal hem uluslararası sektörde geride kalmalarına sebep olmaktadır. Bu bağlamda ticari rekreasyon işletmesi olarak giyilebilir teknoloji ürünü kullanan işletmelerin, giyilebilir teknoloji ürünlerinin inovasyona olan etkilerinin belirlenmesi elzemdir. İşletmelerin inovasyon yapması, teknolojiye ve güncele uyum sağlayabilmesi rakiplere karşı üstünlük sağlamanın yanı sıra maddi ve manevi başarıyı da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle araştırmanın amacı; giyilebilir teknoloji kullanımının inovasyona olan etkisini belirlemek olmuştur. Araştırmanın modeli durum çalışmasıdır. Araştırmanın evrenini ticari rekreasyon işletmesinde giyilebilir teknoloji hizmeti veren işletmelerin sahipleri, yöneticileri ve personellerinden oluşturmaktadır. Ölçüte dayalı örnekleme ve kartopu örnekleme tekniği ile toplamda on sekiz işletme yöneticileri, sahipleri ve personelleri örnekleme dahil edilmiştir. Görüşme sorularının hazırlanmasında lawshe tekniği, veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme, verilerin analizi için ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonucunda 52 kod ortaya çıkarılmış ve rekreatif doyum, işletmeler arası farklar, Türkiye'de giyilebilir teknoloji kullanımı, inovasyonel çıktılar, giyilebilir teknoloji üstünlükleri, eksiklikler, uygulanabilecek teknolojiler olmak üzere 7 temaya ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Ticari rekreasyon işletmesi, Giyilebilir teknoloji, İnovasyon, Rekabet.