Jump

82 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sporcularda Mcconnell bantlama tekniğinin diz kinematiği ve tek bacak sıçrama performansı üzerine anlık etkileri

Patellofemoral ağrı sendromu (PFAS), tüm diz kaynaklı problemlerin %20-40'ını oluşturan ve toplumda yaygın görülen sendromdur. PFAS, sporcularda görüldüğü takdirde yapılan spora ara vermeye veya sporu bırakmaya kadar gidebilecek bir rahatsızlıktır. PFAS'ın etiyolojisi tam bilinmemekle beraber, VM ve VL kaslarının kuvvet ve ateşleme oranlarındaki farktan kaynaklı çömelme ve sıçrama gibi hareketlerde patellanın normalden daha fazla laterale kayması bu sendromun ana sebeplerinden biri olarak gösterilmektedir. Bu çalışmanın amacı, PFAS yönünden asemptomatik ancak patellasında lateral yönde 0.5 cm ve üzerinde kayması olan sporcularda McConnell patellar bantlama tekniğinin tek bacak squat sıçrama performansına ve diz kinematikleri üzerine akut etkisini incelemektir. Bu amaçla on sporcunun bantlı ve bantsız tek bacak squat sıçrama performansında dikey yer tepki kuvvetleri (Kistler, BioWare), kas aktivasyonu (Noraxon Ultium, MR3) ve dizin kinematik verileri (Vicon, Nexus) senkronize bir şekilde toplanmıştır. Bantlamanın dikey sıçrama yüksekliğinde anlamlı bir değişime neden olmadığı, itme evresinde maksimum diz fleksiyon açısında yüksek düzeyde, iniş evresinde orta düzeyde etki büyüklüğüne sahip olduğu görülmektedir. İtme ve iniş evresinde dikey yer tepki kuvvetlerinde durumlar arasında anlamlı bir fark görülmezken iniş evresinde bantın dikey yer tepki kuvvetine orta düzeyde etki büyüklüğüne sahip olduğu bulunmuştur. İleride yapılacak çalışmalarda PFAS yönünden semptomatik olan sporcuların incelenmesi bantlamanın dikey sıçrama performansına etkisini daha net ortaya koyacaktır.

BiyomekanikDiz eklemiElektromiyografi+7
Orhun Alp Harbili
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Basketbolcularda süreye bağlı foam roller kullanımının dikey sıçrama performansına etkilerinin incelenmesi

Foam roller'ın (köpük silindir) kas eklem yapısı üzerine etkileri( gerginlik, sakatlanma,kas kuvveti, gecikmeli kas ağrısı) bir çok çalışmada yer almıştır. Süreye bağlı köpük uygulamalarının sıçrama performansı üzerine etkileri ile ilgili çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışmada Basketbolcularda süreye bağlı foam roller kullanımın dikey sıçrama performansına etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma evrenini İstanbul Göktürk beldesi Fenerbahçe basketbol okulunda oynayan 150 sporcu oluşturmaktadır, örneklemi ise aynı kulüpte basketbol oynayan 35 erkek sporcu oluşturmaktadır. Sporcuların fiziksel özelliklerinden boy uzunluğu ölçümü için boy skalası, vücut ağırlığı için Tanita marka tartı aleti(0.01gr) kullanılmış olup patlayıcı güç ölçümleri için ise surgent jump testi uygulanmıştır. Katılımcıların fiziksel ölçümleri (boy, vücut ağırlığı) alındıktan sonra ise sıçrama testi yapılmıştır. Testten 3 dk sonra; önce sağ bacak daha sonra sol bacak; calf, quadriceps femoris ve İliotibial bant bölgeleri olmak üzere her bir kas üzerine ayrı ayrı 1 dk süre ile köpük silindir uygulaması yapılmış olup, köpük silindir uygulaması biter bitmez sıçrama testi tekrar edilmiştir. Bir hafta sonra uygulanan testler tekrar edilmiş olup; her bölgeye foam roller uygulama süresi 3 dakikaya çıkarılmıştır. Normallik testi yapıldıktan sonra normal dağılım gösteren verilerin değerlendirilmesinde; ikili karşılaştırmalarda t test, ikiden fazla karşılaştırmalarda Anova test kullanılmıştır. Normal dağılım göstermeyenlerde ikili karşılaştırmalarda Mann Whitney-U Test, kullanılmıştır. Değerlendirmeler p<0,05 güven aralığında yapılmıştır. Foam rollerın uygulandığı 3 dakika ve 9 dakika foam roller sıçrama puanları incelendiğinde 3 dakika foam roller sıçrama ort puanlarının aritmetik ortalaması X = 41.94 iken 9 dakika foam roller sıçrama aritmetik ortalamasının X = 44.28 olduğu görülmektedir. 3 dk ve 9 dk foam roller ortalamaları arasındaki artış 2.34 puandır. Bu farkın anlamlı olup olmadığına yönelik yapılan "Bağımlı Örneklem T Testi" (Paired- Samples T Testi) sonucunda farkın anlamlı olduğu görülmektedir (t= -2.140, p<0.05). Bu sonuç foam roller kullanımının uygulandığı deney grubundaki sporcuların sıçramasında bir artış olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Foam Roller, Dikey sıçrama, Basketbol

BasketbolBasketbolcularDikey sıçrama+5
Berke Çakmak
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Elit genç erkek yüzücülerde squat sıçrama yüksekliği ile grab start çıkış performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı elit genç erkek yüzücülerde squat sıçrama yüksekliği ile grab start çıkış performansı arasındaki ilişki incelenerek sporcuya sıçrama yüksekliğini arttırıcı çalışmalar yaptırarak, depar çıkış performansını arttırıp müsabakalarda daha iyi sonuç almasını hedeflemektedir. Çalışmaya Fenerbahçe Spor Kulübünde lisanslı yüzücü olan, yaş ortalaması 15,50 ± 0,71 yıl, boy ortalaması 180,20 ± 3,61 cm, ağırlık ortalaması 69,67 ± 6,29 kg 15 erkek sporcu katılmıştır. Katılan sporcuların kendi yaş gruplarında Türkiye Yüzme Şampiyonaları'na katılan ve derece alan sporculardan seçilmesine özen gösterilmiştir. Çalışma, Fenerbahçe Spor Kulübü Yüzme Şubesi yüzme havuzunda (25m) gerçekleşmiştir. Ölçümler sporcuların performans verimliliklerinin en üst düzey olduğu haftada Türkiye Şampiyonasının hemen ardından yapılmıştır ve iki gün sürmüştür. Önce sporcuların boy ve ağırlık ölçümleri Bosch lazermetre ve Techfit TF 1052 Dijital Kare Cam Baskül Terazi ile kayıt altına alınmıştır. Iphone 6s akıllı telefonu içerisine yüklenmiş My Jump 2 uygulaması ile her bir sporcuya squat sıçrama yapmaları istenmiş ve sıçrama yüksekliği kayıt altına alınmıştır. Sonrasında sporcunun depar çıkış ve 15 m sprint mesafesini görecek şekilde GoPro Hero 3+ kamera yerleştirip her bir sporcunun depar çıkışı yaparak 15 m sprint serbest yüzmesi istenmiştir. Bu kayıt üzerinden start anından, ellerin suya giriş anına kadar olan mesafe GoPro Hero 3+ aksiyon kamerası ile çekilmiştir. Elde edilen videoların Kinovea video analiz programına aktarılarak X ve Z Ekseninde vektörel ortalamaları hesaplanmıştır. Kinovea video analiz programı ile bu mesafeyi kat ettiği süre de kayıt altına alınmıştır. Toplanan veriler SPSS 16,0 programında değerlendirilmek için Spearman korelasyon analizi yapılmıştır (P < 0,05). Yaptığımız çalışmada sporcuların dikey sıçrama performansı ve grab start depar performansı arasında pozitif ilişki olduğu görülmüştür (P<0,05). Sonuç olarak patlayıcı gücü iyi olan sporcunun grab start çıkış süresinin kısaldığı fakat mesafeyi etkilemediği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yüzme, performans, dikey sıçrama, grab çıkış

Dikey sıçramaSporSpor performansı+4
Mete Mengütay
Haliç University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Elit voleybolcularda iki farklı ısınmanın sıçrama performansına etkisi

Bu çalışmanın amacı, voleybolda klasik ısınma ve kısa süreli yüksek şrddetli ısınma protokollerinin sıçrama performansına etkisinin değerlendirilmesidir. Araştırmaya, 15 Elit ve 15 Sub-Elit toplam 30 kadın (yaş: 26,53±3,71 yıl; boy:1,82±0,09 m; krlogram: 70,32±9,34 kg) voleybol oyuncusu gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma, ön-son test yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Tüm sporcular ölçüme iki kez gelmiş ve ölçümler arası 2 gün dinlenme verilmiştir. Katılımcıların ısınma öncesi sıçrama yükseklikleri kaydedilmrştir. Daha sonra klasik voleybol ısınması (protokol-1) ve kısa süreli yüksek şrddetli ısınma (ptorokol-2) metotları uygulanmış ve her protokol sonrası 3 dikey sıçrama yaptırılmış ve en yüksek değer kaydedilmrştir. Değişken puanlarının Elit ve Sub-Elit gruplarından en az birinde normal dağılım göstermediği durumlarda Mann Whrtney U testi; her iki grupta da normal dağılım gösterdiği durumlarda bağımsız iki örneklem t testi kullanılmıştır. Elit grupta protokol-2 sıçrama performansı, protokol-1 sıçrama performansından anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p>0,05). Sub-Elit grupta da protokol-2 sıçrama performansı, protokol-1 sıçrama performansından anlamlı düzeyde daha yüksektir. Aynı zamanda, katılımcıların protokol -2 sıçrama performansı, protokol-1 ve başlangıç sıçrama performansından anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p>0,05). Çalışmada üç ayrı sıçrama testi; başlangıç ısınmadan yapılan sıçrama, klasik voleybol ısınması sonrasında yapılan sıçrama (protokol 1)ve kısa süreli yüksek şiddetli ısınmadan sonra yapılan sıçrama (protokol 2)performansları arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Çalışmamızın, en önemli sonucu protokol-2'nin sıçrama performansı üzerindeki etkisi daha fazladır. Protokol-2' de kullanılan egzersizlerin diğer ısınma protokolüne göre nöromüsküler sistemi uyararak sıçrama performansını etkileyen uzama-kısalma döngüsünü aktive ederek kas kuvvetinin hızlıca güce dönüştürmesine olanak sağladığı düşünülmektedir.

SporSpor performansıSporcular+4
Polen Ünver
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Genç voleybol ve basketbol oyuncularında çok yönlü sıçrama kuvveti ve alt ekstremite pasif hareket aralığının karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı; genç voleybol ve basketbol oyuncularının çok yönlü sıçrama kuvveti ile alt ekstremite pasif eklem hareket aralığının karşılaştırılmasıdır. Araştırmada profesyonel alt yapıda oynayan 31 basketbol (yaş ortalaması: 16.23±1.08 yıl; boy ortalaması: 193.32±8.21cm; vücut ağırlığı ortalaması: 84.71±11.52kg), 25 voleybol oyuncusu (yaş ortalaması: 16.8±0.9 yıl; boy ortalaması: 193.52±6.88cm; vücut ağırlığı ortalaması: 80.72±8.41kg olmak üzere) ile, toplam 56 sporcu gönüllü olarak katıldı. Sporcuların sıçrama kuvveti için, dikey düzlemde; counter movement jump, drop jump (derinlik sıçraması) ve squat jump, yatay düzlemde; single leg triple hop test kullanıldı. Alt ekstremite pasif eklem hareket açıklığı, gonyometre ile derece cinsinden ölçüldü. Veriler, IBM SPSS Statistics 24 programında değerlendirildi. Normallik dağılımında, Shapiro Wilk test kullanıldı. Normal dağılım görüldüğünden ötürü, ikili karşılaştırmalarda bağımsız örneklem T test uygulanırken, korelasyon için Pearson korelasyon testi uygulandı. Veriler, p<0.05 güven aralığında değerlendirildi. Sonuç olarak, independent T test verileri sonucu voleybol ve basketbol oyuncularında sadece drop jump testinde sıçrama kuvveti (N) ve sertlik (kN/m) te anlamlı farklılık gözlenirken, dikey düzlem ve yatay düzlemde uygulanan diğer sıçrama testleri ile pasif eklem aralıkları arasında istatistiksel olarak farklılık görülmedi. Pasif sol ve sağ ve alt ekstremite eklem açıklığı ortalamaları incelendiğinde, sadece pasif diz fleksiyonunda kalça ekstansiyonunda anlamlı farklılık gözlemlenmektedir. Pearson korelasyon testleri sonucunda ise basketbolcular için özellikle diz fleksiyonunda pasif kalça fleksiyonunda ilişki görülürken voleybolcularda ise diz fleksiyonunda pasif kalça abdüksiyonunda ilişki görülmüştür. Pasif eklem açıklığının sıçramaya etkisi olduğu görülmektedir.

Alt ekstremiteBasketbolBasketbolcular+6
Aybars Ünel
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Genç erkek futbolcularda farklı iki dikey sıçrama testi ile sprint ve yön değişim zamanı arasındaki ilişki

Güç üretiminin hızlanma, maksimum hız ve çeviklik nitelikleri için bir temel sağladığına inanılmaktadır. Bu çalışma ile genç futbolcularda, dikey sıçrama performansları ile ivmelenme, maksimal hız ve yön değişim performansları arasındaki ilişki incelendi. Çalışmaya, Uşak ilinde farklı amatör kulüplerde futbol oynayan, düzenli antrenman yapan, gönüllü 77 sağlıklı erkek sporcu katıldı. Katılımcıların sıçrama performansları, Aktif Sıçrama (AS) ve Skuat Sıçrama (SS) testleri ile hız değerleri, 10 m ve 30 m testleri ve çeviklik değerleri, 505 çeviklik ve T-test ile belirlendi. Tüm parametreler arasındaki ilişki Pearson Korelasyon Analizi ile değerlendirildi. Sporcuların AS ve SS ile 505 Çeviklik test değerleri arasında negatif yönde zayıf bir korelasyon olduğu tespit edildi (p=0.00). Anaerobik güç ile çeviklik performansları değerlendirildiğinde, Aktif Gmaks ile Skuat Gmaks ve T-test değerleri arasında negatif yönde zayıf bir korelasyon tespit edilirken, 505 Çeviklik testi değerleri arasında ise negatif yönde orta bir korelasyon tespit edildi (p=0.00). AS ile 10 m ivmelenme testi ve 30 m maksimal hız değerleri arasında negatif yönde orta bir korelasyon olduğu tespit edilirken (p=0.00), SS ile 10 m ivmelenme testi arasında negatif yönde zayıf bir korelasyon (p=0.01), 30 m maksimal hız testi arasında ise negatif yönde orta bir korelasyon olduğu tespit edildi (p=0.00). Anaerobik güç ile hız testleri arasındaki ilişki incelendiğinde, Aktif Gmaks ile 10 m ivmelenme testi arasında negatif yönde zayıf bir korelasyon (p=0.01), Skuat Gmaks ile 10 m ivmelenme testi arasında negatif yönde zayıf bir korelasyon (p=0.03) olduğu tespit edildi. Aktif Gmaks ve Skuat Gmaks ile 30 m maksimal hız testi değerleri arasında ise negatif yönde orta bir korelasyon olduğu bulundu (p=0.00). Sporcuların 10 m ivmelenme test değerleri ile 505 Çeviklik test ve T-test değerleri arasında negatif yönde orta bir korelasyon, 30 m maksimal hız testi değerleri ile 505 Çeviklik testi ve T-test değerleri arasında ise negatif yönde orta-güçlü bir korelasyon olduğu tespit edildi (p=0.00). Sonuç olarak, bu çalışma amatör futbolcularda gücün hız yeteneği üzerinde olumlu etkileri olabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Futbol, çeviklik, güç, yön değişimi, doğrusal hız

FutbolGüçHız+2
Ramazan Yitik
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Derinlik sıçraması sırasında gerilme kısalma döngüsünü etkileyen faktörlerin incelenmesi

Gerilme kısalma döngüsü, derinlik sıçraması testi sırasında elde edilen yerde kalış süresi eşik değerine göre; hızlı (<250ms) ve yavaş (>250 ms) gerilme kısalma döngüsü olmak üzere, ikiye ayrılarak incelenmektedir. Ancak literatürde, yerde kalış süresi üzerinden yapılan bu sınıflamada, 250 ms olarak ifade edilen bu norm değerinin nasıl elde edildiği ve bu norm değerini hangi değişkenlerin nasıl etkilediği ile ilgili sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, yerde kalış süresinin; (1) kuvvet, zaman, güç ve kuvvet-zaman etkileşimi değişkenleri ile kas-tendon mekanik özellikleri değişkenlerinden hangileri ile etkileşimde olduğunu belirlemek ve (2) elde edilen bulgulardan yola çıkarak, 250ms'den farklı yerde kalış süresi eşik değerleri elde edilip edilemeyeceğini araştırmaktır. Kuvvet, zaman, güç ve kuvvet-zaman etkileşimi olan değişkenler optimal düşüş yüksekliğinden gerçekleştirilen derinlik sıçraması (KİSTLER 9260AA6 model, İsviçre) sırasında elde edilmiştir. Yerde kalış süresini etkilediği düşünülen kas-tendon mekanik özelliklerine ilişkin değişkenler ise elastografi (Siemens Acuson S3000) yöntemi ile değerlendirilmiştir. Antrenmanlılığın çalışma sonuçlarını etkilememesi için, çalışmaya, en az 1 yıldır antrenmansız ve/veya haftada en fazla 6 saat egzersiz yapan 46 erkek (yaş: 22,02±1,41 yıl; boy: 179,93±7,04 cm; v. ağırlığı: 76,39±1,11 kg), gönüllü olarak katılmıştır. Değişkenler ile yerde kalış süresi değerleri arasındaki ilişki düzeylerine Pearson (r) ve Spearman korelasyon testi (rho) ile bakılmıştır. Yerde kalış süresi ile etkileşimde olduğu düşünülen değişkenler kullanılarak belirlenen sınıflandırma için, regresyon ağacı yöntemi ile analiz yapılmış ve en düşük RMSEA değerinin olduğu yerde kalış süresi eşik değerleri gruplandırmalar için baz alınmıştır. Araştırma grubu belirlenen eşik değerlerine göre yeniden gruplandırılmıştır. Değişkenler ile gruplar arası farklarının değerlendirmesinde tek yönlü ANOVA, Welch ANOVA, ve Kruskal-Wallis testi uygulanmıştır. Bu çalışmada güven aralığı %95 kabul edilmiştir. Çalışma bulgularına göre, yerde kalış süresi ile kuvvet, zaman, güç ve kuvvet-zaman etkileşimi olan değişkenler ve kas-tendon mekanik özellikleri değişkenleri arasında anlamlı korelasyon düzeyleri bulunmuştur (p<0.05). RStudio ile sınıflandırma ve regresyon ağacı yöntemine göre yapılan analiz sonucunda en düşük RMSEA değerine sahip, Reaktif kuvvet indeksi değeri dikkate alınmış ve analiz sonucunda karşılık gelen yerde kalış süresini eşik değeri belirlenmiştir (YKS<188 ms, 188≤YKS<222 ve YKS≥222 ms). Gruplar arası karşılaştırmalara göre, kuvvet, zaman, güç değişkenleri ile Aşil Tendonu uzunluğunun en az iki grupta farklı olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, 250 ms'nin tek başına bir eşik olarak kullanılması yerine birden fazla eşik değer ile incelenebilir olduğu ortaya çıkmıştır. Farklı popülasyonlarda uygun eşik değerlerin belirlenerek incelenmesi önerilmektedir.

Aşil tendonuElastografiKas kuvveti+3
Evrim Ünver
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter bireylerde kinetik zincir egzersizlerinin dikey sıçrama üzerine akut etkisi

Bu çalışma, spor geçmişi olmayan yetişkinlerde uygulanan açık ve kapalı kinetik zincir egzersizlerinin kişilerde akut sıçrama Kuvvet, Hız, Güç, İtiş Mesafesi, Sıçrama Yüksekliği (cm) Sıçrama Süresi (sn) üzerine etkilerinin belirlenmesi ve iki antrenman programının birbiri ile arasındaki farklılıkların ortaya çıkması amaçlanarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya CY Performance Fitness merkezinde egzersiz yapan yaşları 36-47 olan kadın (8) ve erkek (9) toplam 17 kişi katılmıştır. Çalışmaya katılanlara Tanita cihazı ile vücut analizi, bruce testi ve eller serbest sıçrama testi uygulanmıştır. Antrenman programı olarak Trap Bar Squat, Lunge Walk, Deadlift ve Smith Machine Squat, Leg Press, Leg Extensıon, Leg Curl egzersizleri yaptırılmıştır. Çalışmaya katılanlara açık ve kapalı kinetik zincir antrenmanı sonrasında counter movement jump (CMJ) eller serbest sıçrama testi uygulanmıştır. Katılımcıların Kadınlar Yaş (yıl) 41,13±4,25 erkekler Yaş (yıl) 42,78±4,29 yaş ortalamasına, kadınlar 59,83±6,57 Vücut ağırlığı (kg) ortalamasına erkekler 92,21±9,03 Vücut ağırlığı (kg) ortalaması ile gönüllü olarak katılım sağlamışlardır. Çalışmada nicel araştırma deseninde zayıf deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma istatistiği One Way Anova yapılmıştır. Sonuç yapılan test ve bulgular neticesinde her iki grup incelendiğinde tüm parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Antrenman süresinin kısa olması kişilerin kuvvet ve güç gelişimleri için yeterli sürede olmadığı bu sebep dolayısıyla testlerde anlamlı farklılık olmadığı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Spor, fiziksel aktivite, gelişmiş teknoloji, obezite, kalp rahatsızlıkları.

Dikey sıçramaEgzersizFiziksel aktivite+7
Yağmur Can Kurt
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kız ve erkek çocukların olgunlaşma ve antrenman düzeylerine göre gerilme kısalma döngüsünün incelenmesi

MAVİLİ C. Kız ve Erkek Çocukların Olgunlaşma ve Antrenman Düzeylerine Göre Gerilme Kısalma Döngüsünün İncelenmesi. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Spor Bilimleri ve Teknolojisi Programı Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2021. Bu çalışma, çocuk ve ergenlerin biyolojik olgunlaşma ve antrenman yapma durumlarına göre, gerilme kısalma döngüsünün (GKD) incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Çalışmaya 141 erkek, 120 kız (Yaş: 13,1±2,0 ve 12,7±2,6 yıl, Boy: 12,7±2,6 ve 154,1±12,6 cm, Vücut Ağırlığı: 59,6±17,2 ve 51,0±12,8 kg) olmak üzere toplam 261 katılımcı katılmıştır. Katılımcılar cinsiyet farkı göz önüne alınarak, düzenli antrenman (Erkek n=65, Kız n=59) yapan ve yapmayan (Erkek n=76, Kız n=61) olmak üzere 2 gruba ayrılmışlardır. Katılımcılar, çalışmaya haftalık antrenman ve etkinliklere katılım sürelerine göre gruplandırılmışlardır.Antropometrik ölçümlerin ardındankatılımcıların biyolojik olgunlaşma durumları Mirwald yöntemi ile hesaplanmıştır. Biyolojik olgunlaşma durumları 'zirve boy uzama hızı (ZBUH)' belirlenmiş olup 3 dönemde incelenmiştir (ZBUH öncesi n=87, ZBUH sırası n=70, ZBUH sonrası n=104). GKD ölçümü için, katılımcılara 20 metre sürat testi ve derinlik sıçraması (DS) testi yaptırılmıştır. Derinlik sıçraması testine, 20 cm yükseklikten başlamış ve yükseklik, 5 cm arttırılarak devam etmiştir. Katılımcıların en yüksek reaktif kuvvet indeksi (RKİ) verisinin elde edildiği yükseklik, optimal düşüş yüksekliği (ODY) olarak belirlenmiştir. Derinlik sıçraması testinde, yerde kalış süresi (YKS), sıçrama yüksekliği (SY) ve reaktif kuvvet indeksi (RKİ) değerleri alınmıştır. Katılımcılar iki deneme yapmış, en iyi derece kayıt altına alınmıştır. Elde edilen veriler üç yönlü varyans analizi (ANOVA) ile değerlendirilmiştir. Sonuçlarda farklılık bulunması halinde farklılığı yaratan grupların araştırılmasında Tukey çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Bu çalışma için istatistiksel anlamlılık düzeyi, p<0.05 olarak belirlenmiştir. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda, 0-5 metre (p<0.05), 5 – 10 metre ve 0 – 20 metre süresinde (p<0.001); antrenman, cinsiyet ve olgunlaşma etkileşimlerinde anlamlı farklılıklar görülmüştür. Derinlik sıçraması testi, YKS parametresinde, antrenman ve olgunlaşma etkileşimlerinde (p<0.05); SY parametresinde; antrenman, cinsiyet ve olgunlaşma etkileşimlerinde (p<0.001); RKİ parametresinde; antrenman ve olgunlaşma etkileşimlerinde (p<0.001) ve cinsiyette (p<0.05) gruplar arasında anlamlı farklılıklar görülmüştür. Sonuç olarak GKD; daha fazla olgunlaşmış sporcular tarafından daha etkili kullanabilmektedir. Antrenman faktörü, GKD'yi olumlu etkilemekte ve cinsiyet farklılığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler; Gerilme kısalma döngüsü, sıçrama, sürat, olgunlaşma hızı, cinsiyet, antrenman etkisi, çocuk ve spor

AntrenmanCinsiyetErgenler+6
Caner Mavili
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel ve amatör taekwondo sporcularında kassal kuvvet, denge ve sıçrama performanslarının araştırılması

Bu çalışma, yaşları 14-18 arasında profesyonel (n:19) ve amatör taekwondo (n:19) sporcularının birbirleriyle ve sedanter bireylerle (n:14) diz izokinetik kassal kuvvet ve endurans, dinamik denge ve dikey sıçrama performansını araştırmak amacıyla yapıldı. Diz kassal kuvvet ve enduransı konsantrik/konsantrik modda 600/sn ve 1200/sn açısal hızlarda ISOMED2000 izokinetik sistem ile dikey sıçrama performansları ve alt ekstremite reaksiyon zamanı OPTOJUMP cihazı ile ve dinamik dengeleri Y Denge testi ile değerlendirildi. İzokinetik kassal kuvvet testi sonuçlarına göre 60°/sn açısal hızda profesyonel grubun dominant ve dominant olmayan bacak quadriceps kası ve dominant taraf hamstring kası tepe torku en yüksekti (p<0,05). 120°/sn açısal hızda profesyonel grupta dominant olmayan taraf quadriceps kasının tepe torku anlamlı derecede yüksek bulundu. 600/sn ve 1200/sn açısal hızlarda dominant bacağın H/Q tepe tork oranı açısından gruplar arasında fark yoktu (p>0,05). Amatör grupta 60°/sn açısal hızda dominant olmayan bacak H/Q tepe tork oranı daha yüksekti (p<0,05). Profesyonel ve amatör sporcular arasında dinamik denge testi değerleri bakımından anlamlı fark bulunmazken kontrol grubundan daha yüksekti (p<0,05). Profesyonel grubun dikey sıçrama performansı amatör ve kontrol grubundan anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p<0,05). Gruplar arasında reaksiyon zamanı açısından anlamlı fark yoktu (p>0,05). Sonuç olarak profesyonel ve amatör taekwondo sporcuların performanslarını arttırmak ve yaralanmaları önlemek için antrenman programlarının; dayanıklılık, dinamik denge ve tepki süresi egzersizlerini içermesi gerekmektedir.

DengeKas kuvvetiSpor+3
Tuğçe Yıldırır
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kompleks antrenman potansiyasyonunun reaktif kuvvet indeksi parametreleri üzerine etkisi

Bu çalışmada, kompleks antrenman potansiyasyonunun reaktif kuvvet indeksi parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada en az 2 yıl ağırlık antrenman geçmişine sahip, vücut ağırlığının en az 1,5 katı yarım squat egzersizi yapabilen, rekreasyonel olarak aktif 10 erkek katılımcı (Yaş:25 ± 2,53 yıl , Boy: 186,81 ± 8,46 cm, VA:84,68 ± 8,02 kg) yer almıştır. Katılımcılar, laboratuvara iki ölçüm gününde gelmişlerdir. Ölçüm günleri arasında en az 48 saat verilmiştir. İlk ölçüm gününde, katılımcıların antropometrik ölçümleri, 1 Tekrar Maksimum (TM) yarım squat değerleri ve optimal düşüş yükseklikleri belirlenmiştir. İkinci ölçüm gününde, katılımcılardan standart ısınma protokolünü takiben, kompleks antrenman protokolü uygulamaları istenmiştir. Kompleks antrenman protokolü, 3 set 1 TM %90'ı ile 3 tekrar yarım squat ile 5 adet maksimal dikey sıçramadan oluşturulmuştur. 3. setin devamındaki 15. sn, 2., 4., 8., 12. ve 16. ölçüm dakikalarında ilk gün belirlenen optimal düşüş yüksekliğinden derinlik sıçramaları gerçekleştirilmiştir. Bu sıçramalar sonunda sıçrama yüksekliği, yerde kalış süresi ve reaktif kuvvet indeksi değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen verilerin parametrik varsayımlarının yerine geldiği anlaşılmıştır (p>0.05). Değişkenlerin ölçüm zamanlarına göre farkının incelenmesi amacıyla tekrarlı ölçümlerde ANOVA testi yapılmıştır. Bu çalışmada güven aralığı 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, kompleks antrenman potansiyasyonu ile sıçrama yüksekliği arasında 4. ölçüm dakikasında istatistiksel olarak negatif yönde anlamlı bir fark vardır (p<0,05). Kompleks antrenman potansiyasyonu ile yerde kalış süresi arasında 15.saniyede istatistiksel olarak negatif yönde anlamlı bir farklılık vardır (p<0,05). Kompleks antrenman potansiyasyonu ile reaktif kuvvet indeksi arasında 15.saniye, 2.dakika, 4.dakika, 12.dakika ve 16. ölçüm dakikalarında negatif yönde anlamlı bir fark vardır (p<0,05). Bu çalışmanın sonucunda, kompleks antrenman potansiyasyonun reaktif kuvvet indeksi parametreleri üzerine olumlu bir etkisinin olmadığı gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: PAP, kompleks antrenman, potansiyasyon, sıçrama yüksekliği, reaktif kuvvet indeksi, yerde kalış süresi.

AntrenmanKas kuvvetiSpor+2
Onur Çoban
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ön diz ağrısı olan adölesan voleybol oyuncularında gluteal kas aktivasyon programının sıçrama performansı üzerine akut etkisi

Bu çalışmanın amacı, ön diz ağrısı (ÖDA) olan adölesan voleybol oyuncularında gluteal kas aktivasyon programının sıçrama performansına etkisini araştırmaktı. Çalışmaya, ÖDA bulunan, 14-18 yaş arası 20 kadın voleybol oyuncusu dahil edildi. Dikey sıçrama yüksekliği "Optojump" (Microgate, İtalya) ile, kalça ekstansiyon, abdüksiyon ve eksternal rotasyon güç üretim oranı ve tepe güce ulaşma süresi el dinamometresi (Lafayette Instruments) ile değerlendirildi. Gluteal kas aktivasyon programı EMG çalışmalarına göre midye egzersizi, yana adım alma, unilateral köprü kurma, diz ekstansiyonda kalça ekstansiyonu ve diz fleksiyonda kalça ekstansiyonu olmak üzere gluteus maksimus ve medius kaslarını yüksek oranda aktive edip tensor fasya lata kasını düşük oranda aktive eden egzersizlerden oluşturuldu. İlk ölçümler alındıktan bir hafta sonra gluteal aktivasyon programı uygulandı ve programın hemen ardından ikinci ölçümler alındı. Çalışma sonucunda, gluteal kas aktivasyon programı öncesi ve sonrasında dikey sıçrama yüksekliklerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Kalça ekstansiyon, abdüksiyon ve eksternal rotasyonunda güç üretim oranı ve tepe güce ulaşma süresinde de anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). ÖDA olan adölesan voleybol oyuncularında düşük yoğunlukta gluteal kas aktivasyon programı sıçrama performansı üzerinde etki göstermemiştir. Kas aktivasyon programlarının sıçrama performansı üzerine etkilerini uzun süreli takiple ve daha geniş örneklem büyüklüğünde inceleyen çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Ön diz ağrısı, adölesan, voleybol, kas kuvveti, sıçrama

DizDiz eklemiErgenler+5
Mustafa Onur Seyrek
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Plyometrik sıçramalardaki yere uygulanan kuvvetlerin belirlenmesi ve dünya atletizm federasyonu performans puanlarının değerlendirilmesi

Plyometrik egzersizler performansı geliştirmek amacıyla bir çok spor branşında yaygın olarak kullanılan bir egzersiz türüdür. Plyometrik egzersizlerin sportif performansı geliştirdiği bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı üç farklı plyometrik sıçrama egzersizi esnasında oluşan yere uygulanan kuvvet değerlerini tespit etmek ve bunları sportif performans puan gruplarına göre incelemektir. Araştırmanın yöntemi, deneysel araştırma yöntemidir. Araştırmada İzmir ve Aydın illerindeki atletizm branşında aktif faaliyet gösteren 18 ve üzeri yaş aralığındaki 15 sporcu analiz edilmiştir. Yapılan çalışmada durarak uzun atlama, dikey sıçrama ve derinlik sıçraması olarak üç farklı sıçrama egzersizi ile yere uygulanan kuvvet incelenmiş ve ortaya çıkan sonuçların Dünya Atletizm Federasyonu Performans Değerlendirme Puanlama Sistemine göre katılımcıların daha önceki müsabakalarda elde etmiş oldukları en iyi performans puanları gruplandırılarak analiz edilmiştir. Ölçümler sırasında yere uygulan kuvvetin tespiti için platform tipi yük hücreleri ve biopac veri analiz sistemi kullanılmıştır. Sonuçlar incelendiğinde ve atletik performans puan grupları ele alındığında dikey sıçrama kuvvet değerleri, derinlik sıçraması kuvvet değerleri ve durarak uzun atlama kuvvet değerleri arasında anlamlı farklılık saptanmıştır (p< 0,05). Plyometrik egzersizler esnasında oluşan yere uygulanan kuvvet değerleri ile sporcuların atletizm performansına yönelik başarılarına ilişkin farklılıklar bu çalışma ile açıklanmıştır ve plyometrik egzersizlerin antrenörler tarafından takip edilmesi gereken bir parametre olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler; kuvvet, sıçrama, performans, plyometrik

Bireysel sporlarDikey sıçramaKas kuvveti+4
Ali Murat Şimşek
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karbonhidrat ve kafein kombinasyonunu ağızda çalkalamanın tekrarlı sıçrama performansına etkisi

Spor bilimlerinde son dönemlerin merak edilen konulardan biri, sportif performans üzerinde karbonhidrat (KH) ve kafeinin (KAF) 'ağızda çalkalama' yöntemi ile ergojenik etkileri gelmektedir. Bu yöntemin dil ve ağız boşluğundaki kemoreseptörleri harekete geçirmesi ile, beyindeki motor aktivitenin ödül, motivasyon ve regülasyonunda yer alan merkezlerin uyarılması sonucunda oluştuğu düşünülmektedir. Literatürde "ağızda KH çalkalama" ve "ağızda KAF çalkalama" yöntemiyle ilgili özellikle anaerobik performans üzerinde az sayıda çalışma bulunmaktadır ve tekrarlı sıçrama performansı üzerine etkisine bakılan bir çalışma yoktur. Bu çalışmanın amacı, antrene sporcularda ağızda sadece KH (%6,4 maltodekstrin çözeltisi), sadece KAF (%1,2 kafein çözeltisi), KH (%6,4) ve KAF (%1,2) kombinasyonu çözeltisini ağızda çalkalamanın tekrarlanan sıçrama performansı üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Bu laboratuvar çalışması tekrarlı, tek kör, plasebo-kontrollü ve çaprazlama dizaynına sahiptir. Ulusal ve uluslararası düzeyde güç sporlarında yarışmacı 8 erkek katılımcı (yaş ort 22,3 yıl) çalışmaya gönüllü olarak katılmıştır. Sporcular en az 24 saat ara ile sabah 08.00-11.00 arasında uyum seansı ve test seansları olmak üzere toplam 5 kere gece açlığı ile laboratuvara gelmiştir. KH, KAF, plasebo (sakarin) veya KH+KAF kombinasyonu solüsyonundan oluşan 25 ml'lik 4 farklı çözeltiden biri 10 saniye ağızda çalkalanmış, ardından 5 dk arayla 2 kez 30 saniyelik tekrarlı dikey sıçrama testi gerçekleştirilmiştir. Farklı uygulama seanslarındaki tekrarlı sıçrama testlerine ait doruk güç çıktısı, dikey sıçrama yüksekliği (H), kalp atım hızı, kan laktat düzeyi (LA), yorgunluk indeksi (Yİ) ve algılanan zorluk derecesi (AZD) karşılaştırıldı. Hmin, Hort, AZD'de KAF, KH ve KH+KAF uygulamalarında; Yİ'nde ise KAF ve KH uygulamalarında iki ölçüm arasında anlamlılık bulundu (p<0,05). 4 × 2 (Uygulama × Sıçrama Serisi) tekrarlı ölçümlerde iki yönlü ANOVA sonuçları anlamlı bir etkileşimin olmadığını gösterdi. Elde edilen sonuçlar, KAF, KH ve KH+KAF ağızda çalkalama yöntemlerinin ardışık gerçekleştirilen tekrarlı sıçrama performansına olumlu etkisinin olmadığını gösterdi.

Dikey sıçramaKafeinKas kuvveti+4
Hatice Nilay Karuk
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişim grubu basketbolcularında, fonksiyonel hareket tarama testi sonuçlarına göre planlanan 16 haftalık düzeltici egzersizlerin sıçrama ve denge yetilerine etkisi

Çalışmamızın amacı, gelişim grubu basketbolcularında, fonksiyonel hareket tarama testi sonuçlarına göre planlanan düzeltici egzersizlerin 16 hafta sonunda sporcuların sıçrama ve denge yetilerine olan etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya yaş ortalamaları 13,5±0.522 yıl olan 25 gelişim grubu lisanslı basketbol sporcusu gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmaya katılan sporcular en az 3 yıl haftanın 3 gün günde 90 dakika, düzenli olarak basketbol antrenmanı yapmışlardır. Araştırmamıza katılan sporcular, kontrol ve deney grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubunda olan sporcular (n=16), basketbolun gerektirdiği teknik-taktik, sürat ve çabukluk antrenmanı dışında, haftada 3 gün, Fonksiyonel Hareket Tarama Testi sonuçlarına göre planlanan düzeltici egzersizleri uygulanmış, kontrol grubundaki sporcular ise bu süre içerisinde planlanan antrenmanlarına devam etmişlerdir. Sporcuların yaş, spor yaşı, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ile biyomotor yetilerinin ölçümleri, çalışmanın başında ön, 8. ara ve 16. haftanın sonunda son test olarak kaydedilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi ve değerlendirilmesi ortalama, standart sapma gibi tanımlayıcı özellikler SPSS versiyon 20.0 kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Kontrol ve deney gurupları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar olup olmadığını tespit etmek için İndependent Samples T-Test, kontrol ve deney gruplarına uygulanan testler arasında farklılık olup olmadığını belirlemek için ise, Paired Samples T-Testi uygulanmıştır ve p<0,01 ile p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Çalışmanın başında ve sonunda uygulanan testler sonucunda, gruplar arasında yaş, spor yaşı, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ölçümlerinde anlamlı farklılıklar görülmezken (p>0,05), 16 hafta sonunda testlerde, deney grubundaki sporcuların biyomotor yetileri arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0,01) (p<0,05). Sonuç olarak 13-14 yaşlarında, düzenli olarak yapılan basketbol antrenmanları ile birlikte Fonksiyonel Hareket Tarama Testi sonuçlarına göre planlanan düzeltici egzersizleri yapan gelişim grubu basketbolcularının sıçrama ve belirli denge yetilerinin kontrol grubundaki, düzeltici egzersizler yapmayan basketbolcuların sıçrama ve denge yetilerinden istatistiksel olarak farklı olduğu bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Fonksiyonel Hareket Tarama Testi, Düzeltici Egzersiz, Sıçrama, Denge

BasketbolBasketbolcularDenge+5
Tolga Titiz
Ege University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Erkek voleybolcularda cluster set (kümeleme) yöntemi uygulanan kuvvet antrenmanlarının çeviklik ve dikey sıçrama performansına etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, erkek voleybolcuların kuvvet antrenmanlarında uygulanan (haftada 3 gün – 6 hafta) geleneksel yöntem ile cluster set (kümeleme) yönteminin çeviklik ve dikey sıçrama performansına olan etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 Türkiye Erkekler Voleybol Liginde yer alan sporcular oluştururken, örneklemini ise, araştırmaya gönüllü olarak katılan 28 erkek voleybolcu oluşturmaktadır. Araştırmamıza katılan sporcular, kontrol (n=14) ve deney grubu (n=14) olarak kontrollü randomize bir şekilde iki gruba ayrıldı. Deney grubundaki sporculara haftalık olağan voleybol teknik antrenmanlarına ek, 6 hafta boyunca haftada 3 gün cluster set yöntemiyle kuvvet antrenmanları uygulandı. Kontrol grubundaki sporculara ise haftalık olağan voleybol teknik antrenmanlarına ek ve 6 hafta boyunca haftada 3 gün kuvvet antrenmanlarında geleneksel antrenman yöntemi uygulandı. Sporcuların antropometrik ve biyomotor yetilerinin ölçümleri olan dikey sıçrama ve çeviklik performansları, ön test ve son test olarak ölçüldü. Verilerin istatistiksel analizi ve değerlendirilmesinde SPSS 18.0 paket programı kullanıldı. Çalışmada anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlendi. Deney ve kontrol gruplarının fiziksel özellikleri (yaş, boy, kilo ve vücut kitle endeksi), dikey sıçrama ve T-test çeviklik değişkenlerine ait tanımlayıcı istatistikler yapıldı. Değişkenlerin normal dağılıma uyup uymadığını sınamak için Shapiro-Wilk Testi uygulandı. Grup içinde ön test ile son test arasındaki farklılığı sınamak amacıyla normal dağılıma uyan değişkenler için Eşleştirilmiş t-Testi, uymayan değişkenler için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testlerinden yararlanıldı. Gruplar arası farklılıklar; normal dağılıma uygun olan değişkenler için Bağımsız Örneklem t-Testi ile, normal dağılıma uygun olmayanlar için Mann Whitney U Testi ile sınandı. Antrenmanın etkisini değerlendirmek amacıyla dikey sıçrama ve T-test çeviklik ön test - son test arasındaki değişim baz alındı. Araştırmada 6 haftalık farklı kuvvet antrenmanlarından sonra her iki grupta da kendi içerisinde çeviklik ve dikey sıçrama parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı artışlar olduğu tespit edildi. Gruplar arası ortalama farklar incelendiğinde, dikey sıçrama değişkeni için, deney grubunun kontrol grubuna göre daha yüksek bir eğimle artış gösterdiği (p<0.01), dolayısıyla Cluster çalışma grubuna uygulanan antrenman programının geleneksel antrenman programına göre dikey sıçramaya daha fazla katkı sağladığı söylenebilir. T-test çeviklik değerlerinin her iki grup için de ön teste göre son testte süre bazında gelişim gösterdiği, deney grubundaki daha büyük bir eğilimle performans sürelerinin azaldığı görüldü.(P<0.01) Cluster çalışma grubuna uygulanan antrenman programının geleneksel antrenman programına göre çevikliğe daha fazla katkı sağladığı söylenebilir. Sonuç olarak, cluster set kuvvet antrenman yönteminin uygulanmasıyla geleneksel antrenman yöntemine göre dikey sıçrama ve çeviklik performanslarında daha olumlu etkiler sağlanabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Cluster set yöntemi, Geleneksel yöntem, Voleybol, Kuvvet.

AntrenmanKümeleme yöntemiSpor+5
Merve Cin
Ege University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Genç kadın basketbolcularda çoklu sprint, çeviklik ve dikey sıçrama testlerinin şut performansına etkisi

Bu çalışmanın amacı, basketboldaki çoklu yön değiştirme, çoklu sprint ve dikey sıçrama aktivitelerinin ardından oluşan yorgunluğun, şut performansına olan etkisini incelemektir. Araştırma, 40 kız basketbolcunun (20 sporcu 15 yaşında, 20 sporcu 16 yaşında) katılımıyla yapılmıştır. Sporcuların antropometrik ölçümleri yapıldıktan sonra ilk test – son test şeklinde yapılan bu çalışma da önce basketbola özgü şut testine yapılmıştır. Basketboldaki üç sayılık atış çizgisi etrafında 5 bölgeden (Sol köşe, sol forvet, orta, sağ forvet, sağ köşe) 2'şer atış ile toplamda 10 tane atış ile şut testi yapılmıştır. Çıkan sonucun ardından ikinci test günü çoklu sprint testi, üçüncü gün çoklu dikey testi ve son gün ise çoklu çeviklik testi uygulanmıştır. Testlerin her birinden sonra da basketbola özgü olan şut testi tekrarlanmıştır. Algılanan zorluk derecesine ve yorgunluk indeksine bakılarak fiziksel performans testlerinin şut performansına etkisi incelenmiştir. Sporcuların yaş ortalaması 15,5±0,5, boyları 177±0,6 cm, kiloları 63,89±7,65 kg, vücut kitle indeksi 20,35±1,86 olan 40 kız basketbolcu katılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları, çoklu sprint ve çoklu çeviklik testleri sonrasında anlamlı düzeyde yorgunluğun oluşmadığını göstermektedir. Çoklu dikey sıçrama testinde ise %3.68'lik bir azalma ile 0.01 düzeyinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Çoklu çeviklik testi sonrasında şut isabetinde yüzde 7.48'lik, çoklu sprint testi sonrasında yüzde 3'lük ve çoklu dikey sıçrama testi sonrasında ise %1.64'lük bir azalma gözlenmiştir. Sadece çoklu çeviklik testi'nin şut isabet oranına düşük seviyede etkisi görülmektedir. Çoklu sıçrama testi sonrasında anlamlı düzeyde yorgunluk gözlenirken çoklu çeviklik testi sonrasında 3 sayılık isabet oranı belirgin şekilde düşmüştür. Tekrarlı yön değiştirme ve manevra ile 3 sayılık atışın ana bileşeni olan dikey sıçramalara ihtiyaç duyan mücadeleyi takiben şut isabetinin azalabileceği dikkate alınmalıdır.

BasketbolBasketbolcularSpor+6
Tolgahan Ulaş
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolculara uygulanan geleneksel ısınma ile FIFA 11+ ısınma programlarının sürat, çeviklik, sıçrama ve hamstring kas kuvveti üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı futbolculara uygulanan geleneksel ısınma programı ile FIFA 11+ ısınma programının sürat çeviklik, sıçrama ve Hamstring (H) kas kuvvet değişkenleri üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya geleneksel ısınma programı uygulayan Geleneksel Isınma Grubu (GIG) katılımcıları (n=18, 18.50±1.26) ve FIFA 11+ ısınma programı uygulayan FIFA 11+ Isınma Grubu (FIG) katılımcıları (n= 21, 17.69±1.37) olmak üzere toplam 39 futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Futbolcuların sürat, çeviklik, sıçrama, hamstring kas kuvveti değerleri çalışmanın başlangıcında ve 8 haftalık eğitimin sonrasında olmak üzere 2 kez ölçüldü. Katılımcıların 20 ve 30 metre sürat becerileri fotosel, çeviklik becerileri T çeviklik testi, dikey sıçrama becerileri vertical jump ve H kas kuvvet değerleri H Board ile belirlenmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistik olarak aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Verilerin normallik analizi için shapirowilk testi ile değerlendirilmiş ve verilerin normal dağılmadığı belirlenmiştir. Futbolcuların sürat çeviklik, sıçrama ve hamstring kas kuvvet değerlerinin ön test-son test sonuçları arasındaki farkın belirlemesinde nonparametrik testlerden Wilcoxon testi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analiz sonuçlarına göre FIFA 11 + ısınma egzersizleri uygulayan FIG katılımcılarının 20m ve 30m sürat, çeviklik, dikey sıçrama, sol ve sağ bacak H kası Pik Tork (PT) kuvveti, sol ve sağ bacak ortalama H kas gücü, sol ve sağ bacak H kas kuvveti arasındaki fark (BLF) parametrelerinin testlerinin ön test son değerleri arasında son test lehine anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. FIG katılımcılarında yüzdesel gelişimin ise 20 metre testinde %0,65, 30 metre testinde %3,04, çeviklik testinde %1, dikey sıçrama testinde %0,56 olduğu; H kas kuvvetine yönelik testlerde ise sağ bacakta (PT) %11,07, sol bacakta (PT) %23,05 olduğu; Ortalama Güç değerlerinde sol bacakta %9,22, sağ bacakta %14,28 olduğu; Bilateral fark değerlerinde ise %475,85 gelişme olduğu belirlenmiştir. Çalışmamızda yer alan GIG katılımcılarının çeviklik ve dikey sıçrama değerleri arasında ön test lehine; sol ve sağ bacak H kası Pik Tork (PT) değerlerinde ise son test lehine anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. GIG katılımcılarının yüzdesel gelişim değerlerinin ise 20 ve 30 metrede %0 olduğu, çeviklik testinde -%3,76 olduğu; dikey sıçrama testinde -%4,82 olduğu; H kas kuvvet testinde ise Pik Tork değerlerinde sağ bacakta %12,66, sol bacakta %10,83 olduğu; Ortalama Güç değerlerinde sol bacakta %4,56, sağ bacakta iii %7.27 olduğu; Bilateral fark değerlerinde ise %0,44 oranında bir gelişme olduğu belirlenmiştir. Sporcularda yaralanmaların önlenmesi ve atletik performans gelişimlerinin sağlanmak istenmesi durumunda antrenmanlarda önce FIFA tarafından geliştirilen FIFA 11 ısınma egzersizlerinin uygulanması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Futbol, Isınma, FIFA 11+, Hamstring, Kuvvet, Sürat, Çeviklik

FutbolFutbolcularIsınma+6
Hakan Yaycıoğlu
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lisanslı futbolcularda lumbal ve sakroiliak spinal manipülasyonun esneklik ve sıçrama performansına anlık etkisinin karşılaştırılması

Performansın mesleki başarıda büyük rol oynadığı profesyonel spor hayatında, fiziksel performansın madde kullanılmadan geliştirilmesine yönelik çeşitli araştırmalar yapılmaktadır. Bu çalışmada disfonksiyonel segmente uygulanan kayropraktik lumbal ve sakroiliak manipülasyon tekniklerinin profesyonel futbolcularda, esneklik ve sıçrama performanslarına anlık etkileri karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Sağlıklı, asemptomatik, 18-35 yaş arasında (ortalama=24,98±3,79), 45 profesyonel (ortalama=7,89±4,65 yıl futbol yaşı) erkek futbolcu randomize olarak lumbal manipülasyon yapılan (LMG, n=15), SIE manipülasyon yapılan (SMG, n=15) ve uygulama yapılmayan grup (KG, n=15) olarak 3 gruba ayrıldı. Antropometrik ölçümlerin ardından değişkenleri test ederken esneklik V-Sit Reach test ile, sıçrama performansı dikey sıçrama testi ve yatay sıçrama testi ile ölçülerek 3 parametre belirlendi. Uygulamalar kayropraktik değerlendirme ile tespit edilen lumbal omurga ve SIE'lerdeki disfonksiyonel segmentlere uygulandı. Testler LMG, SMG'ye uygulamaların hemen öncesi ve sonrası uygulanırken KG'de diğerlerinin uygulama süresi kadar boş zaman bırakılarak ön ve son test olarak uygulandı. Seçilen bu çalışma grubunda, uygulanan kayropraktik tekniklerinin ikisi için de seçilen parametreler üzerinde istatiksel olarak anlamlı farklılık oluşturduğu görüldü. (p<0.05) En büyük fark dikey sıçrama üzerinde görüldü. (p= 0,001) Uygulama tekniklerinin istatistiki olarak birbirlerine üstünlüğü bulunmadı. Bu çalışma grubu için lehinde sonuçlar alınan lumbal ve SIE kayropraktik manipülasyon tekniklerinin, özellikle alt ekstremite ağırlıklı spor dallarından biri olan profesyonel futbolda, fiziksel performansın iyileştirilmesi için yararlanılabilecek umut verici bir yaklaşım olabileceği düşünülmektedir.

Dikey sıçramaEsneklikFutbolcular+4
Beyza Dönmez
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Erkek voleybolcularda L3 seviyesine uygulanan spinal manipülasyon ve mobilizasyon tekniklerinin sıçrama, çabukluk ve sprint hızına anlık etkilerinin karşılaştırılması

Sporcuların performans kaygısı ve müsabaka stresi nedeniyle performans düşüklüğünün önlenmesi adına L3 segmentine uygulanacak olan manipülasyon ve mobilizasyon tedavilerinin sportif performansa olan etkisini araştırmak amaçlanmaktadır. Çalışmaya 18-25 yaş aralığında 60 kişi katıldı. Randomize olarak manipülasyon grubu, mobilizasyon grubu ve kontrol grubu olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Katılımcılar gerekli ısınma programını gerçekleştirdikten sonra gruplarına uygun olarak manipülasyon veya mobilizasyon yapıldı. Ölçümlerin öncesinde ve sonrasında anlık olarak kalça eklem hareket açıklığı, lomber bölge eklem hareket açıklığı, T – Testi süresi (saniye), 10 metre sprint süresi (saniye), dikey sıçrama (cm), yatay sıçrama (cm) ölçüldü. Çalışmada anlamlılık p<0,05 olarak değerlendirildi. Katılımcıların yaşı ve boyu açısından gruplar arasında anlamlılık bulunmamaktadır (p>0.05). Vücut kitle indeksi ve kilo ortalaması en yüksek olan grup ise mobilizasyon grubudur (p=0,05). Grup içinde yapılan karşılaştırmada dikey sıçrama, kalça fleksiyonu, kalça ekstansiyonu ve kalça addüksiyonu dışındaki veriler istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0.05). Gruplar arası karşılaştırma yapıldığında ise kalça fleksiyonu, kalça addüksiyonu, kalça internal rotasyonu ve lomber lateral fleksiyon dışındaki veriler istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0.05). Gruplar arası verileri karşılaştırdığımızda manipülasyon grubunun diğer uygulamalara ve kontrol grubuna kıyasla daha üstün olduğu görüldü. Özellikle müsabaka öncesi yapılan uygulamaların sporcu açısından en iyi faydayı sağlayacağı görüşündeyiz. Anahtar Kelimeler: Spinal manipülasyon, spinal mobilizasyon, sportif performans

ErkeklerManipülasyon-kayropraktikSpinal manipülasyon+6
İlker Can Büyükkırlı
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Genç bayan voleybolcularda sekiz haftalık pliometrik antrenmanın kas kuvveti, sıçrama performansı, denge ve çeviklik üzerine etkisi

Voleybolcularda uygulanan pliometrik antrenman yöntemi ve etkisi yaygın bir şekilde araştırılmaktadır. Bu çalışmada genç kadın voleybolcularda 8 haftalık pliometrik antrenmanın etkisi ve antrenman sonrasındaki kuvvet değerleri incelenmiştir. Çalışmaya 15-18 yaş aralığında (n=16) en az iki yıldır bu sporu yapan genç kadın voleybolcu katılmıştır. Sporculara 8 hafta pliometrik antrenman öncesi, sonrası ve antrenmandan sonra takip eden haftalardaki gelişim (1.2.3.4. hafta) çeşitli sıçrama, atlama ve denge testleri yapılarak değerlendirilmiştir. Uygulanan 8 hafta antrenman sonrasında yapılan ölçümler sonucunda, antrenman öncesi ölçümlere göre, durarak uzun atlama, sağ-sol bacak durarak uzun atlama, adapte edilmiş T- drill testinde anlamlı düzeyde negatif yönde düşüş tespit edilmiştir (p<0.05). Bununla birlikte, üç adım sıçrama ve squat sıçramadaki antrenman sonrasındaki gelişim anlamlı düzeyde değildi (p>0.05). Buna karşın, çoklu sıçrama ve yıldız denge testi sağ-sol bacakta antrenman sonrası gelişim anlamlı düzeyde yükseliş tespit edilmiştir (p<0.05). Flamingo denge testi antrenman öncesi ve sonrası değerler karşılaştırıldığında anlamlı bir değişiklik gözlemlenmedi. Antrenman sonrası ile antrenmandan bırakıldıktan sonraki haftalar arasında oluşan değeler karşılaştırıldığında ise genel olarak tüm testlerin değerleri 3. 4.haftadadan sonra anlamlı düzeyde düşmeye başladığı gözlemlendi. Sonuç olarak 8 haftalık pliometrik antrenmanın genç kadın voleybolcularda çoklu sıçrama ve dinamik denge gelişimine anlamlı olarak katkı sağladığı, statik dengeyi pozitif yönde geliştirmediği; diğer sıçrama özelliklerine anlamlı olmasa da bir gelişim katarken, atlama özelliklerini negatif etkilediğini ve antrenmanı bıraktıktan sonra 3. ve 4. Haftalarda ise bu değerlerin daha da düştüğü ve sporculara olumlu yönde katkı sağlamadığı yorumu yapılabilir.

AntrenmanKadın voleybolcularKas kuvveti+7
Muhammet Şahin
Balıkesir University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Elit U19 futbolcularda hamstring kuvvetinin dikey sıçrama, sprint, koşu tabanlı anaerobik sprint testi(RAST) performansları üzerine etkisi

Bu çalışmada elit U19 futbolcularda hamstring kuvvetinin dikey sıçrama, sprint, koşu tabanlı anaerobik sprint testi (rast) performansları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kesitsel bir çalışma olup veriler tarama modeli ile elde edilmiştir. Genel tarama yöntemlerinden bağıntısal tarama modeli U19 elit futbolculara uygulanmış̧ olup örneklem üzerinde değişken/değişkenler arasında etkileşim olup olmadığı, olduysa ne düzeyde olduğu amacıyla durum tespiti yapılmıştır.Çalışmanın örneklemi ise Balıkesirspor U19, Bucaspor U19 ve Göztepe U19 aktif elit futbol oynayan 19 yaşındaki 86 futbolcudan oluşmaktadır. Bu çalışmaya, antrenman yaşı iki yıl ve üstünde olan sporcular dahil edilmiştir. Bir takımın ölçümü aynı gün içinde sırası ile; yaş, boy, vücut ağırlığı, hamstring kuvvet ölçümü, 5-10-15-20-30 metre sürat, dikey sıçrama ve tekrarlı sprint testi (rast) şeklinde uygulanmıştır. Her bir performans testi öncesinde 10 dk dinlenme süresi verilmiştir. Deneklerin ölçüm protokollerine alışmaları için her test protokolünde iki deneme tekrarı yapılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, Prone açı sağ-sol ayak ortalama kuvveti ile 30 derece açı sağ-sol ayak ortalama kuvveti arasında pozitif ve yüksek düzeyde anlamlı ilişki olduğu (r=0,735; p<0,05) görülmektedir. Prone açı sağ-sol ayak ortalama kuvveti ile maksimum anaerobik güç arasında (r=0,448; p<0,05), minimum anaerobik güç arasında (r=0,366; p<0,05), ortalama anaerobik güç arasında (r=0,448; p<0,05) pozitif ve orta düzeyde, prone açı sağ-sol ayak ortalama kuvveti ile yorgunluk indeksi arasında (r=0,237; p<0,05) pozitif ve düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu bulunmaktadır. Prone açı sağ-sol ayak ortalama ve 30 derece açı sağ-sol ayak ortalama kuvvet düzeylerinin dikey sıçrama (sj) yüksekliği üzerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etkisi olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Prone açı sağ-sol ayak ortalama ve 30 derece açı sağ-sol ayak ortalama kuvvet düzeylerinin dikey sıçrama (cmj) yüksekliği üzerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etkisi olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). 5 metre sprint derecesi üzerinde prone açı sağ-sol ayak ortalama kuvvet düzeyinin %5,5 etkisi olduğu (r2=0,055; p<0,05), 30 derece açı sağ-sol ayak ortalama kuvvet düzeyinin etkisinin %8,5 olduğu (r2=0,085; p<0,05) ve bu etkilerin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Prone açı sağ-sol ayak ortalama ve 30 derece açı sağ-sol ayak ortalama kuvvet düzeylerinin 10-15-20 metre sprint derecesi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etkisi olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). 30 metre sprint derecesi üzerinde prone açı sağ-sol ayak ortalama kuvvet düzeyinin %12 etkisi olduğu (r2=0,120; p<0,05), 30 derece açı sağ-sol ayak ortalama kuvvet düzeyinin etkisinin %8,1 olduğu (r2=0,081; p<0,05) ve bu etkilerin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Futbol için önemli olan bu parametrelere antrenman planlamasında antrenörlerin yer vermesi oldukça önemlidir. Böylelikle futbol müsabakalarının temposu arttırılarak seyir zevki ve mücadele gücü yüksek futbolcuları kazanmış oluruz. Anahtar Kelimeler: Futbol, Hamstring Kas Kuvveti, Dikey Sıçrama, Sprint, Koşu Tabanlı Anaerobik Sprint Testi

FutbolFutbolcularKas kuvveti+6
Cihan Erdil
Balıkesir University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Saha temelli sıçrama testleri ile izokinetik kas kuvveti arasındaki ilişkinin incelenmesi

Spor alanlarında yaygın olarak kullanılan saha testleri ile laboratuvar testleri arasındaki ilişki araştırmacılar ve antrenörler tarafından merak konusu olmuştur. Bu çalışmada, 20-30 yaş aralığı (n=10) lisanslı futbolcularda saha temelli sıçrama testleri ile izokinetik kas kuvvet parametreleri arasındaki ilişki düzeylerindeki değerler incelenmiştir. Katılımcılara, çift ve dominant tek bacak dikey sıçrama, durarak uzun atlama, pentajump sıçrama testleri ve dominant bacak diz ekstansör ve fleksörler için 60o/sn ve 240o/sn açısal hızlarda, 6 ve 20 tekrarlı izokinetik kas kuvvet testleri uygulandı. Sıçrama testleri sonuçlarıyla izokinetik kas kuvvet özelliklerinden, Pik Tork (PT Nm), Relative Pik Tork (PT/Kg), Pik iş (J) ve Pik güç (Watt) arasındaki ilişki değerlendirildi. 60o/sn açısal hızda fleksör kas kuvvet özelliklerinde PT ve PG değerleri ile dikey sıçrama dominant adım arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.05). 60o/sn açısal hız ekstansör kas kuvveti PG değerleri ile dikey sıçrama dominant adım arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.05). 240o/sn açısal hız fleksör kas kuvvet özelliklerinden PT, Relative PT ve PG değerleri ile dikey sıçrama dominant adım arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.05). Diğer sıçramalı testler ve laboratuvar testi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir (p>0.05). Sonuç olarak, izokinetik testlerde açısal hız artıkça saha temelli sıçramalı testler arasındaki anlamlılık ilişkisi artmıştır. Fleksör kas kuvvet özellikleri ekstansör kas kuvvet özelliklerine göre dominat tek bacak dikey sıçrama testinde korelasyon değeri daha yüksekti.

Kas kuvvetiSporSporcular+2
Oktay Erkanlı
Balıkesir University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kafein alımı ve ağızda çalkalanmasının kadın sporcularda kuvvet ve dikey sıçrama performansına etkisi

Kafein alımı ve ağızda çalkalanmasının fiziksel performans üzerinde etkilerine dair çeşitli sonuçlar literatürde bulunmaktadır. Bunun yanında her iki kafein takviye formunun kombine kullanılıp kuvvet ve dikey sıçrama performansının incelendiği çalışma bulunmamaktadır. Ayrıca kadın sporcular üzerine yapılan çalışmaların sayısı oldukça azdır. Bu araştırmanın amacı, farklı kafein tüketim sıklıklarına sahip kadın sporcularda 3 mg/kg kafein alımı, 300 mg kafein çalkalanması ve her ikisinin kombine edilmesinin kuvvet ve dikey sıçrama performansı üzerine etkilerinin incelenmesidir. Araştırmaya toplam 35 kadın sporcu katılmıştır. Katılımcılar kafein tüketim sıklıklarına göre 2 gruba ayrılarak toplam 5 test gününe katılım sağlamışlardır: hiçbir alım ve çalkalanma olmayan kontrol denemesi, plasebo alımı ve plasebo çalkalama, kafein alımı ve plasebo çalkalama, plasebo alımı ve kafein çalkalama, kafein alımı ve kafein çalkalama. Katılımcılar kafein alımlarının ardından 60 dakikalık bekleme süresi sonrasında her test denemesi öncesi ağızda 10 saniye kafein çalkalaması yapılmıştır. Test denemeleri 2 el-pençe, 2 sırt-bacak ve 1 dikey sıçrama (eller belde 15 saniye tekrarlı) şeklinde yapılmıştır. Ayrıca test protokolü sonunda katılımcılara algılanan zorluk dereceleri ve solüsyon tahminleri sorulmuştur. Sonuç olarak kafein alımının, çalkalanmasının ve her ikisinin kombine edilmesinin kuvvet performansı ve algılanan zorluk derecesi üzerinde anlamlı etkileri görülmemiş ancak kafein alımının dikey sıçrama performansında zirve güç çıktısını artırdığı; kombine denemesinin ise maksimal sıçrama yüksekliği, zirve güç çıktısı ve yorgunluk indeksini artırdığı ortaya çıkmıştır. Katılımcıların normal hayatlarındaki kafein tüketim sıklıklarının, kafeinin ergojenik etkisini bu çalışma özelinde etkilemediği görülmüştür.

AğızDikey sıçramaGıda takviyesi+7
Muhammed Uygar Sertkaya
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00

Related subjects