Informal employment
55 theses under this subject heading
Iraklı ve Suriyeli sığınmacıların istihdam alanında karşılaştıkları sorunları farklı değişkenler üzerinden sorunsallaştırmak: Samsun örneği
Irak'ta ve Suriye'de yaşanan iç karışıklıklardan dolayı can güvenlikleri ve huzurlu yaşam ortamı kalmayan Suriyeliler ve Iraklılar, huzurlu ve güvenli yaşam alanı bulmak umuduyla yaşadıkları yerlerden göç etmek durumunda kalmışlardır. Ortak kültür ve din, tanıdıklarının ve akrabalarının Türkiye'de olması nedenleriyle Suriyelilerin ve Iraklıların Türkiye'ye gelmelerinde etkili olmuştur. Türkiye'ye gelen Suriyelilerin ve Iraklıların bazıları sığınmacı statüsündedir. Yaşamlarını devam ettirmek için çalışmak zorunda olan Suriyeli ve Iraklı sığınmacılar, istihdam alanında birçok sorunla karşılaşmışlardır. Bu grup sığınmacıların istihdam alanında yaşadıkları sorunların başında çalışma koşulları ve iş paydaşlarıyla ilişkileri gelmektedir. Bu çalışma kapsamında, sığınmacı çalışanların istihdam alanında kayıt dışı olmaları, sosyal güvencelere sahip olmamaları, ağır işlerde ve sağlıksız koşullarda çalışmaları, uzun mesai saatlerine tabi tutulmalarına, yerli halkın tercih etmediği vasıfsız işleri yapmak zorunda bırakılmaları, tehlikeli işlerde çalışmak durumunda olmaları gibi sorunlar irdelenmiştir. Bunun yanında dışlanma, ötekileştirilme, hakaret ve ayrımcılığa uğrama, istendik düzeyde Türkçe bilmeme gibi sorunlarda iş yeri paydaşları ve müşterilerle yaşadıkları sorunlar olarak yine bu çalışmayla incelenmiştir. Bu tezde yürütülen saha çalışmasında, yorumlayıcı yaklaşım kapsamında nitel araştırma yönteminin durumsal araştırma deseninden yararlanılmıştır. Verilerin toplanmasında mülakat tekniği kullanılmıştır. İçerik analizi üzerinden veriler yorumlanmıştır.
Türkiye'de Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yapısı ve kayıt dışı istihdamın incelenmesi
Türkiye'de sosyal güvenliğin nasıl başladığı, sosyal güvenlik kurumlarının 2006 yılında tek çatı dahilinde birleşmeden önce nasıl örgütlendiklerine değinilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Türkiye'de bulunan en önemli sosyal güvenlik örgütüdür. Sosyal güvenlik alanındaki en önemli örgüt olması aktif ve pasif sigortalıların sayısının 34 milyon kişiyi aşmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca genel sağlık sigortası yönünden neredeyse Türkiye'de ikamet eden herkes genel sağlık sigortası kapsamındadır. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 4. maddesi sigortalı sayılanlar başlığı altında yer alan 4/a, 4/b ve 4/c çalışanlarından oluşan kişiler aktif sigortalı olarak kabul edilmekte bu kişiler adına prim tahakkuk ve tahsili yapılmaktadır. Diğer yandan Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelir ve aylık alan kişiler ile bu kişilerin hak sahiplerini oluşturan kimseler ise pasif sigortalı olarak tanımlanmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun aktif ve pasif sigortalılara sağladığı kısa vadeli sigorta kolları, uzun vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortasından kaynaklanan haklardan oluşmaktadır. Kayıt dışı ekonominin bir dalını oluşturan kayıt dışı istihdam; sosyal güvenlik ve vergi politikalarının etkin ve verimli yürütülmemesine neden olmaktadır. Çünkü verimli, etkin bir sosyal güvenlik ve vergi politikası üretilmesi için doğru istatistiki verilere ulaşılması gerekirken kayıt dışı istihdam olgusu bunu engellemektedir. İncelememizde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yapısı üzerinde durmamızda en önemli etken 5018 sayılı kanunun ekli 4 sayılı cetvelinde yer alan sosyal güvenlik kurumlar arasında en büyük ve etkili kurum olmasından kaynaklanmaktadır. Eğer Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yapısı uygun bir şekilde ortaya konursa ülkemizin en büyük bütçe kalemlerinden birini oluşturan bu kurumda yaşanan eksiklikler daha iyi anlaşılacaktır. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, kayıt dışı istihdamla mücadelede en etkin kurum olması ve daha etkin mücadele etmesi adına çalışmamız ortaya konmuştur.
Türkiye'de kayıtdışı ekonomi ve eğitim düzeyi ilişkisi
Kayıtdışı ekonomi, oldukça geniş bir faaliyet alanını kapsamakta ve çeşitli şekillerde adlandırılmaktadır. Kayıtdışı ekonominin ölçülmesi de oldukça zordur. Ancak Türkiye'de boyutlarının yüksek olduğu bilinmektedir. Nedenleri açısından ekonomik, mali, siyasi ve idari, ahlaki ve psikolojik olmak üzere dört grupta toplanabilir. Söz konusu nedenler ve bu nedenlerin etkisi ülkeden ülkeye farklılaşmaktadır. Türkiye açısından da nedenlerin ağırlıklarının farklılaştığı görülür. Etkileri konusunda olumlu ve olumsuz görüşler ileri sürülmüştür. Ancak olumsuz etkileri daha fazla ve akla yatkındır. Kayıtdışı ekonominin sayılan nedenlerden arındırılabilmesi için önerilebilecek bir faktör ise eğitimdir.Türkiye'de temel eğitim göstergeleri özellikle son dönemde olumlu bir görüntü sergilemektedir. Eğitim yatırımları, okullaşma oranları, okuryazar oranı, öğretmen ve mezun sayısındaki artışla birlikte eğitimde kalitenin de arttığı görülmektedir. Bu durum genç nüfusa sahip olan ülkemiz adına umut vericidir. Çünkü eğitim hem kişisel hem de toplumsal faydalara sahiptir. Faydaları açısından eğitim, gelir dağılımındaki adaletsizliği, doğurganlığı, suç oranlarını ve işsizliği düşürür; aynı zamanda ekonomik büyümeyi sağlar. Sayılan bu faydalar, kayıtdışı ekonominin birçok nedeni ile ilişki içindedir. Diğer yandan eğitim düzeyindeki artış ile birlikte hem kayıtdışı istihdam hem de yeraltı ekonomisinde faaliyet gösteren kişi sayısı düşmektedir.Sonuç olarak, eğitim yatırımlarında ve kalitesinde oluşturulabilecek bir artış, kayıtdışı ekonominin boyutlarını azaltacak, işgücünün daha verimli alanlarda çalışmasına ve daha iyi bir hayat standardına sahip olmasına yol açabilecektir.
Kayıt dışı istihdamla mücadelede sosyal güvenlik prim teşviklerinin etkisi
Kayıt dışı ekonominin işgücü piyasasındaki bir görünümü olan kayıt dışı istihdamın ekonomik, sosyal, mali ve idari birçok nedeni bulunmaktadır. Kayıt dışı istihdam, çalışanların hiç bildirilmemesi, gün sayılarının eksik bildirilmesi ve prime esas kazançlarının eksik bildirilmesi olarak üç şekilde karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde son yıllarda sosyal güvenlik sistemimizde yapılan reformlarla kayıt dışı istihdamla mücadeleye verilen önem artmıştır. Kayıt dışı istihdamın en önemli nedenlerinden biri olan ekonomik nedenlerin etkisini azaltmak için sosyal güvenlik prim teşvikleri devreye konulmuştur. Kayıt dışı istihdamla mücadelede sosyal güvenlik prim teşviklerinin etkisi İstanbul Gaziosmanpaşa'da yapılan anket çalışmasında elde edilen veriler ışığında analiz edilmiştir. Analiz sonucunda; sosyal güvenlik prim teşvikleri hakkında bilgi sahibi olan işverenlerin bilgi sahibi olmayan işverenlere göre, sosyal güvenlik prim teşviklerinden faydalanan işverenlerin ise faydalanmayan işverenlere göre daha az kayıt dışı istihdama yöneldikleri tespit edilmiştir.
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde (KOBİ) kayıt dışı istihdam sorunu: Aydın ili örneği
Çalışanların sarf ettikleri emeğin gün veya kazanç (ücret) olarak ilgili kamu kurum ve kuruluşlara eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi şeklinde görülen ve işsizlik, gelir yetersizliği, enflasyon, istihdam üzerindeki mali yüklerin fazlalığı, denetimlerin yeterli ve etkin olmaması, hızlı nüfus artışı, eğitim seviyesinin düşük olması, göç, gibi sosyal, ekonomik ve idari birçok nedeni olan kayıt dışı istihdamın; çalışanların sosyal güvenceden ve yasaların koruyucu hükümlerinden mahrum kalması, sosyal güvenlik kurumunun sunduğu sağlık hizmetlerinden yararlanamaması, iş sağlığı ve güvenliğinden mahrum kalarak kötü çalışma şartlarında ve yetersiz ücretlerle çalışmak zorunda kalması, işverenler arasında haksız rekabete yol açması, kayıtlı istihdamda yer alan işletmeleri kayıt dışılığa yönlendirebilmesi, devletlerin gelir kaybı yaşaması, kamu hizmetlerinin aksaması, sunulan hizmet kalitesinin düşmesi ve mali dengeyi bozması gibi olumsuz etkileri bulunmaktadır. Kayıt dışı istihdam en yoğun Küçük ve Orta Ölçekli İşletme (KOBİ)'lerde görülmektedir. Türkiye'de faaliyet gösteren işletmeler incelendiği zaman toplam işletmelerin yaklaşık %99'nu KOBİ'ler oluşturmaktadır. KOBİ'ler arasında kayıt dışı istihdam ise en fazla mikro işletmelerde (on kişiden az çalışanın olduğu işletmeler) görülmektedir. Türkiye'de 2000'li yıllarda %50 civarında olan kayıt dışı istihdam oranı yapılan çalışmaların etkisiyle günümüzde %31 civarına düşmüş olmakla birlikte, mikro işletmelerde bu oran hala %56'dır. Bu çalışmanın iki amacı bulunmaktadır. Birinci amacı; Aydın İlinde faaliyet gösteren mikro işletmelerde kayıt dışı istihdamın mevcut durumunu, nedenlerini ve boyutlarını ortaya koymaktır. Çalışmanın ikinci amacı ise; sigortalılık tespitine yönelik denetim yapılan işletmelerle yapılmayan işletmeler arasında ve istihdam teşviklerinden haberdar olan işletmelerle söz konusu teşviklerden haberdar olmayan işletmeler arasında kayıt dışı istihdam oranları bakımından fark bulunup bulunmadığını araştırmaktır. Araştırma amaçlarına ulaşmak için; Aydın'da tarım dışında faaliyet gösteren 104 mikro işletme ve 270 çalışanı kapsayan alan araştırması yapılmıştır. Alan araştırması kapsamında nicel (anket) ve nitel (mülakat) araştırma yöntemleri (karma yöntem) bir arada kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; çalışanların %22,6'sının kayıt dışı çalıştığı, çalışanlar açısından kayıt dışı istihdamın en önemli nedeninin %47,8 ile işsizlik, işletmeler açısından ise %44,2 ile sigorta primleri ve vergilerin yüksekliği olduğu, kayıt dışı istihdamın kadınlarda, 55 ve üzeri yaş grubunda, eğitim seviyesi düşük olanlarda, yarı zamanlı çalışanlarda, 2.000 TL'nin altında ücret alanlarda ve ücret dışı gelir/aylık ya da burs alanlarda daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda ayrıca; işletmelerin %39,4'ünün kayıt dışı işçi çalıştırdığı, kayıt dışı istihdamın %65,3 ile en fazla yiyecek – içecek (kafe, lokanta v.b) sektöründe görüldüğü, sigortalılık tespitine yönelik denetim yapılmış işletmelerin denetim yapılmamış işletmelerden %19,2, istihdam teşviklerinden haberdar olan işletmelerin söz konusu teşviklerden haberdar olmayan işletmelerden %31,2 daha az kayıt dışı işçi çalıştırdığı tespit edilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Kayıt Dışı İstihdam, Sosyal Güvenlik, Denetim
Türkiye'deki kayıt dışı istihdamın soysal güvenlik sistemimize getirmiş olduğu yükler ve son yıllarda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanan işveren teşviklerinin kayıt dışı istihdamı azaltmadaki rolü
Kayıtdışı istihdamın dünyada bir çok ülkenin sosyal güvenlik sistemini tehdit ettiği gibi ülkemiz içinde büyük bir risk oluşturmaktadır. Kayıtdışı istihdamı artıcı nedenlere bakıldığında en önemlilerinden birinin sosyal güvenlik primlerinin yüksek oluşudur. Son yıllarda sosyal güvenlik primlerinin işveren üzerindeki maliyetini azaltmak için kayıtlı çalışan işverenlerin primlerin bir kısmı hazine tarafından ödenmeye başlanmıştır. Kayıtdışı istihdamda çalışanlar incelendiğinde okuma yazma oranının düşük olduğu tarım işçileri, kadın çalışanlar ve çocuk yaşta çalıştırılanların daha fazla olduğu, eğitim seviyesinin yükseldikçe kayıtdışı çalışmanın azaldığı görülmektedir.
Türkiye'de kayıt dışı ekonominin işçi perspektifinde nedenleri, boyutları ve sonuçları üzerine bir inceleme
Kayıt dışı ekonomi, en basit ifadesiyle gelir yaratan ve kamu otoritesinden gizlenen faaliyetler bütünü olarak tanımlanmakta olup, bir ülkede ekonomik göstergelerin gerçekleri doğru yansıtmamasına ve dolayısıyla hatalı ekonomik politikaların uygulanmasına neden olan faktörlerin başında gelmektedir. Kayıt dışı ekonomi, günümüzde sadece gelişmekte olan ülkeler açısından değil aynı zamanda gelişmiş ülkeler açısından da karşı karşıya kalınan en önemli sorunlardan birisidir. Nitekim Türkiye'de ekonomik faaliyetlerin önemli bir kısmının kayıt dışı olarak gerçekleştirildiği genel olarak kabul edilmektedir. Ülke ekonomileri açısından yarattığı olumsuz etki, kayıt dışı ekonomi olgusu ile mücadeleyi ve tedbirler alınmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'de Kayıt dışı Ekonominin İşçi Perspektifinde Nedenleri, Boyutları ve Sonuçları ile ilgili bilgilere yer verilerek Türkiye'de kayıt dışı ekonomiyi azaltmaya yönelik çözüm önerileri üzerinde durulmuştur. Kayıt dışı ekonomi, ekonomik canlılığı beraberinde getirmektedir. Kayıt dışılığın ekonomi ve toplum üzerinde olumlu ve olumsuz olmak üzere birçok etkisi bulunmaktadır. İşsizlik, istihdam, kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almada en önemli araçlar arasında vergi politikaları ilk sıralarda yer almaktadır.Uygulamada kullanılan on sorudan oluşan görüşme formu oluşturularak Türkiye'de kayıt dışı ekonominin olumlu ve olumsuz etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kayıt dışı ekonomi, nedenleri, boyutları ve sonuçları.
İktisat teorisi çerçevesinde 1990'dan günümüze istihdam stratejileri ile Avrupa Birliği istihdam stratejilerinin karşılaştırmalı analizi
İşsizlik kavramı 1929 Dünya Ekonomik Buhranı'ndan sonra ortaya çıkmış olup, gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkede önemli bir sorun haline gelmiştir. Ülkelerin ekonomik, kültürel ve siyasal durumları yaşamakta oldukları zorluklar, verdikleri mücadeleler ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Oluşan bu farklılıklar ülkeleri kendilerine özgü istihdam politikaları oluşturmaya ve gerekli önlemleri almaya yöneltmektedir. Bu çalışmada 1990'dan günümüze kadar olan yıllarda gerçekleşen işsizlik oranları ve bu oranlara neden olan faktörler, Türkiye ve Avrupa Birliği ayrıştırması yapılarak incelenecektir. Çalışmada ilk olarak işsizlik ve istihdam kavramları ile ilgili temel bilgilere yer verilmiş, Türkiye'deki işgücü piyasası özellikleri araştırılmıştır. Devamında Türkiye ve Avrupa Birliği'nde uygulanan istihdam politikalarının karşılaştırılması yapılmıştır. Genç işsizlik oranlarının dünyanın tümünde büyük bir paya sahip olmasından dolayı bu konuya ayrıca yer verilmiştir. En son olarak da Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinde işsizliğin yapısına göre sınıflandırılması sayısal tablolar şeklinde karşılaştırılıp Türkiye'de işsizliği etkileyen başlıca değişkenler ekonometrik analiz yöntemleriyle test edilmiştir. Ulaşılan sonuçlar sonuç kısmında yorumlanmıştır. Bu çalışmada ki amaç Türkiye'nin işsizlik yapısı ile bunu meydana getiren nedenleri AB ülkeleri ile karşılaştırarak ve işsizlik sorununun Türkiye'nin önünde bir engel olarak görülmemesi gerektiğini, istihdama yönelik uygun politikalarla bu sorunun üstesinden gelinebileceğinin mümkün olduğunu göstermektir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de uygulanmakta olan istihdam politikaları ile AB istihdam politikalarının karşılaştırılması ve AB'ye uyumu analiz edilecektir. Anahtar Kelimeler: İstihdam, Ekonomik Büyüme, Avrupa Birliği İstihdam Stratejileri, Türkiye İstihdam Stratejileri
Kayıt dışı çalıştırılan meslek lisesi öğrencilerinin akademik başarılarının ekonomik açıdan incelenmesi: Şanlıurfa ili suruç ilçesi örneği
Bu tez çalışmasında kayıt dışı çalıştırılan meslek lisesi öğrencilerinin akademik başarıları ekonomik açıdan incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini Şanlıurfa ili Suruç ilçesinde bulunan resmi nitelikteki Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde öğrenim görmekte olan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada bu öğrencilere ait nicel ve nitel bazı verileri toplamaya yönelik özel geliştirilen bir anket kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS Statistics 17.0 ve Microsoft Office Excel programları kullanılarak tablo, grafik ve istatistiki testlerle analiz edilmiştir. Öğrencilerin akademik başarıları incelenirken kayıt dışı çalışmanın okul genel not ortalaması, başarı belgesi alma, sorumlu geçilen ders sayısı, ortalama ile geçilen ders sayısı ve sınıf tekrarı yapma durumu üzerindeki etkisi Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testleri ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre; okulların açık olduğu dönemlerde tarım başta olmak üzere çeşitli sektörlerde genellikle aileleri tarafından kayıt dışı çalıştırılan öğrencilerin akademik başarılarının olumsuz etkilendiği yapılan analizlerle istatistiksel olarak ortaya konulmuştur. Bölgenin sosyo-ekonomik koşulları göz önüne alındığında, okul yerine çalışmayı tercih eden bu kesimin katlandıkları fırsat maliyetinin ve beşeri sermayelerinden ödün vermelerinin bölge ekonomisini olumsuz etkilediği düşünülmektedir. Bu çocukların, okul bittikten sonra da takip edilerek toplumdaki statülerinin nasıl şekilleneceğinin belirlenmesi, ülke ekonomisine etkilerinin ortaya konulması açısından önemli olacaktır.
Kayıt dışı istihdam ile mücadelede sosyal güvenlik denetimlerinin analizi
Türkiye'deki başlıca sosyo-ekonomik sorunlardan biri olan kayıt dışı istihdam, aktif nüfus (15- 64 yaş aralığı) içeresinde olup, çalışma hayatında bizzat yer alan fakat herhangi bir sigorta koluna tabi olmayanların oluşturduğu istihdam türüdür. Bu istihdam türü, işçi acısından olumsuz sonuçlar doğururken işveren açısından da tespit edilmesi halinde ağır idari para cezalarına sebebiyet vermektedir. Modern sosyal güvenlik sistemlerinde aktif ve kayıtlı olarak çalışan nüfus, sistemden aylık bağlanan nüfusun finansmanını olumsuz etkilemektedir. Dolayısı ile kayıt dışı çalışan kesim, sosyal güvenlik sisteminin finansmanına balta vurmaktadır. İşverenlerin kayıt dışı istihdam ettikleri işçilerin tespiti sosyal güvenlik denetimleri ile mümkündür. Çalışmanın amacı, kayıt dışı istihdam ile mücadele kapsamında sosyal güvenlik denetimlerin ne derecede etkili olduğunu ortaya koymaktır. Çalışmada Yalova ilinde sosyal güvenlik denetmenleri tarafından tutulan 1012 denetim raporu incelenmiştir. Konusu kayıt dışı istihdam olan 326 adet denetim raporundan ise 100 adet denetim raporunun sonuçları analiz edilerek alan araştırması yapılmıştır. Tez çalışmasında elde edilen bulgulara göre çalışan sayısının 0 ila 10 işçi olduğu iş yerlerinde kayıt dışı çalışmanın daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Buna göre kayıtlı çalışan sayısı yüksek olduğu iş yerlerinde kayıt dışı çalıştırma eğilimi azalmakta olduğu düşünülmektedir. Denetimlerin en fazla yapıldığı sektör imalat sektörü iken kayıt kayıt dışı çalışmaya en sık rastlanan sektör ise inşaat sektörü olduğu tespit edilmiştir. İnşaat sektöründe günlük yevmiye karşılığı kayıt dışı çalışmaların diğer sektörlere göre daha fazla olduğu düşünülmektedir. Kayıt dışı çalıştığı tespit edilen 117 işçiden 39'u yabancı uyruklu çalışandır. Kayıt dışı çalışan işçilerin üçte birinden fazlasının yabancı uyruklu olması dikkat çekici bir husustur. Kayıt dışı istihdam edilenlerin yaş aralığına bakıldığında en fazla 20-24 yaş aralığında ve 40 yaş üstünde çalışana rastlanılmıştır. Genç işsizliğin yüksek olduğu ülkemizde iş deneyimi olmayan gençlerin kayıt dışı çalışmaya diğer yaş guruplarından daha meyilli olduğu düşünülmektedir. Aynı şekilde 40 yaş üstü bireylerin iş bulmakta zorlanmaları ve emekli olanların ise maaşlarının kesileceğini düşünmeleri onları kayıt dışılığa itmektedir. Çalışmada kayıt dışı istihdam edilen işçilerden %81'i denetim günü ise başladıklarını beyan ederken sadece %21'i denetim tarihinden önce işe başladıklarını beyan etmiştir. Denetimlerde %81 gibi büyük bir oranda ayını gün işe başlamış olması hayatın olağana akışına uygun değildir. İşçilerin işverenin ceza almasından ve işlerini kaybetmekten çekindiğinden bu yönde beyanda bulundukları düşünülmektedir. Çalışmada şikâyet ve ihbarların en fazla yapıldığı iletişim kanalı ALO 170 olduğu tespit edilmiş ve yapılan ihbarın %60'ı isimsiz ihbar şeklinde olup yine işçilerin işverenden çekindikleri düşünülmektedir. Çalışmada, yapılan şikâyet ve ihbarlara Kuruma bildirildiği tarihten itibaren ilk 3 ayda denetime çıkılması halinde kayıt dışı isitihdam oranının %61, ilk 6 ayda denetime çıkıldığında %37, 9 ay ve üzerinde çıkılmasında ise %7 oranında kayıt dışı istihdam ile karşılaştığı görülmüştür. Buradan hareketle şikâyet/ ihbarlara ne kadar kısa sürede denetim yapılırsa kayıt dışı çalışmayı tespit etme hızı da o derecede artacaktır.
Türkiye'de 2001'den günümüze kayıt dışı ekonominin Sosyal Güvenlik Kurumu açıkları üzerindeki etkilerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasının amacı kayıt dışı istihdamın sosyal güvenlik açıkları üzerindeki etkisini ortaya koymaktır.Tez çalışmasının birinci bölümünde kayıt dışı ekonomi kavramı, kayıt dışı ekonominin tanımı, nedenleri, etkileri ve boyutları incelenmiştir.İkinci bölümde sosyal güvenlik kavramı, sosyal güvenliğin tanımı, amacı, yapısı ve finansmanı ile sosyal güvenlik açıkları ve bu açıkların nedenleri tüm boyutları ile incelenmiştir.Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise, kayıt dışı istihdamın sosyal güvenlik ile ilişkisi dikkate alınarak, SGK' nın 2001 ile 2010 yılları arasında gelir gider dengesi açıkları incelendikten sonra bahsedilen yıllarda kayıt dışı istihdamın sosyal güvenlik açıkları üzerindeki etkileri incelenmiştir. TÜİK' in verilerine göre 2001 yılından 2010 yılına kadar kayıt dışı istihdam rakamları incelenmiş ve bu rakamlar üzerinden kişiler asgari ücret düzeyinden sosyal sigortaya dahil edilerek sosyal güvenlik kurumunun açıkları tekrar değerlendirilmiştir. Son olarak kayıt dışı istihdam ile mücadelede alınması gereken önlemler ifade edilmiştir.
Turizm işletmelerinde kayıtdışı istihdam ile mücadelede etkin denetim (iş etüdü yönteminin uygulanabilirliği)
Kayıt dışı istihdam; büyüklüğü ve çeşitliliği nedeniyle akademik, sosyal ve siyasi çevrelerin kendisine olan ilgilerini sıcak tutmakta ve gündeme geldiği her zaman ?mücadele? kavramı ile birlikte anılmaktadır. Küresel bir gerçeklik haline gelmiş bu sorun, ülkemiz açısından tek bir kurumun sorumluluğuyla yada salt denetim gibi tekbir politikayla önlenebilecek bir sorun değildir. Bu nedenle sorunu belirleyici sosyal ve ekonomik problemler çözülmeli, toplumsal bilinç düzeyi yükseltilmelidir. Bununla birlikte mücadelede denetim önemli bir enstrümandır ve etkinliği tartışılan mevcut denetim sistemimiz yetersiz kalmaktadır. Etkin bir denetimden bahsedebilmek için; denetim stratejisi, yaptırımların caydırıcılığı ve hesap verilebilirlik konuları gözden geçirilmeli ve mücadele için sürdürülebilir bir yapı kurulmalıdır.Denetimlerin etkinliği, asgari işçilik incelemelerinin yoğunlaşmasıyla sağlanabilecektir. Bu inceleme türü salt bir denetim faaliyeti değildir, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle beraber getirilen rehberlik anlayışı ve uzlaşma müesseseleriyle birlikte bir sürece dönüşmüştür. Bu süreç içersinde gerçekleştirilen; bilgilendirme, risk analizi, denetim rehberleri ve denetimlerin risk oranı yüksek bölge ve faaliyet alanlarında yoğunlaşması uygulamaları, denetimlerden etkin sonuçlar alınmasına imkan tanıyacaktır.Denetimlerde; kayıt dışılığa yönelmeyi tespit etmekten daha önemlisi ise kayıt dışılığı ölçebilme sorunudur. Kayıt dışı istihdam, işin yürütümü için gerekli olan ve bildirilmesi gereken çalışma ile bildirilen çalışma arasındaki farktır ve ölçülmesi gerekli olduğu kadar zor olan bir aralığı ifade etmektedir. Bu noktada İnsan Kaynakları Yönetiminin optimal çalışan sayısının belirlenmesi amacıyla kullandığı iş etüdü çalışmalarının, işin yürütümü için yeterli asgari işçilik miktarının hesaplanması konusunda bir yöntem olarak kullanılabileceği kanaatindeyiz. Çünkü, iş etüdü çalışmalarında kullanılan teknikler; görev tabloları, iş sürelerinin hesaplanması ve çalışan sayısının belirlenmesi, işin yürütümü için yeterli asgari işçilik miktarının hesaplanması için duyulan ihtiyaçlara cevap vermektedir.Bu yöntemin kullanıldığı otel işletmeleri asgari işçilik incelemelerine ait tespitlerin değerlendirilmesi, çarpıcı sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmada, kayıt dışı istihdam ile mücadelede tepkisel denetimler yerine denetimde öncelikli alanlarda yoğunlaşan denetimlerin gerekliliğine yer verilmiştir. Üstelik hem kayıt dışı istihdam farkı hesaplanabilmiş hem de denetimin yönlendirici etkisi görülebilmiştir.
Kayıt dışı istihdamla mücadele kamu politika ve stratejileri
?Kayıt Dışı İstihdamla Mücadelede Kamu Politika ve Stratejileri? adlı çalışmanın konusunu kayıt dışı ekonominin çalışma hayatına yansıyan yüzü olan kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı istihdamla mücadelede izlenmesi önerilen kamu politika ve stratejileri oluşturmaktadır.İşleyişi, nedenleri ve sonuçları bakımından son derece kapsamlı ve karmaşık bir olgu olması nedeniyle bütün unsurlarını kavrayan genel kabul görmüş bir tanımı bulunmayan kayıt dışı ekonomiyi özetle, bilinen istatistiksel yöntemlerle saptanamayan ve GSMH hesaplarına geçmeyen, yasalar çerçevesinde ya da yasalara aykırı olarak yapılan ve ilgili kamu kuruluşlarının tamamen veya kısmen bilgisi dışında bırakılan gelir getirici ekonomik faaliyetlerin tümü olarak tanımlamak mümkündür. Kayıt dışı ekonomi nedeniyle; GSMH, istihdam, fiyatlar genel seviyesi, bütçe rakamlarının doğru olarak belirlenememesi; etkin ve doğru politikalar ile gerekli önlemlerin alınıp uygulanamamasına, uygulamaların başarısızlığına, kaynakların yanlış yönlendirilmesine neden olmaktadır. Diğer yandan, devlet büyük miktarlarda mali kayba uğramakta; haksız rekabet avantajı sağlamakta ve kayıt altında faaliyette bulunanlar, yaygın kayıt dışılığı gördükçe devlet otoritesine olan güvenlerini kaybetmekte; ayrıca, kayıt dışı ekonomi büyüdükçe kayıtlı ekonomi küçülmekte ve devletin gelirleri azalmaktadır.Kayıt dışı istihdam ise; çalışanların ilgili kamu otoritelerine hiç bildirilmemesi veya eksik bildirilmesi nedeniyle vergi ve sosyal güvenlik primleri vb. gibi yasal yükümlülüklerden kaçınılması ve herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışılması veya çalıştırılması şeklinde genel bir tanıma sahiptir.Kayıt dışı istihdam yalnızca gelişmekte olan ülkelerin değil gelişmiş ülkelerin de sorunudur. AB Ülkeleri'nde kayıt dışı çalışma oranı % 11'i bulmaktadır.Gelişmekte olan diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de kayıt dışı ekonomi ve kayıt dışı istihdam önemli bir ekonomik gerçekliktir. Türkiye'de kayıt dışı istihdamın büyüklüğü, işgücü piyasasını etkileyen temel faktörlerden bir tanesidir. Türkiye'de Ocak 2011 verilerine göre toplam istihdam edilenlerin % 40,9'u herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı değildir.Kayıt dışı istihdam hem çalışanlar, hem devlet hem de işverenler açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bir takım işverenlerin istihdam ettikleri kişileri kayıt dışı çalıştırmak suretiyle, kanunların kendilerine yüklemiş olduğu sorumluluktan kaçarken, diğer işverenlerde bu haksız rekabet koşulları nedeniyle, ekonomik açıdan olumsuz etkilenmektedir. Devlet açısından olaya bakıldığında da devletin kayıt dışı çalışma nedeniyle ciddi şekilde vergi ve sigorta primi kaybına uğradığı, kayıt dışı çalışanlara sosyal yardımlar yapmak durumunda kaldığı görülmektedir. Kayıt dışı çalışanlar açısından ise en önemli sonucu, insanlar için çok önemli olan sosyal güvenlik güvencesinden yoksun olarak hayatlarını sürdürmeleridir. Özellikle, yabancı kaçak işçiler ve çocuk işçiler açısından kayıt dışı sektörde sağlıksız ve kötü işyeri koşulları hakimdir.Kayıt dışı istihdamla mücadele edilmesi ve kayda alınması ile; sosyal güvenlik kuruluşlarının prim gelirleri artacak ve prim gelirlerinin artışıyla birlikte emekli aylıklarında göreceli reel artışlar sağlanabilecek, sosyal güvenlik kuruluşlarınca sağlanan sağlık ve sair sosyal sigorta hizmetlerinde kalite yükselebilecek, kayıtlı işletmeler üzerinde ağırlaşmış bulunan mali yükler azalabilecek, işçilerin ve işletmelerin ödedikleri sosyal güvenlik prim oranları giderek düşecek, kayıt dışı işletmelerin lehine işleyen rekabet koşulları yasal yükümlülüklerini yerine getiren, vergisini ödeyen kayıtlı işletmelerin lehine dönüşmeye başlayacak, çocuk işçilerin sayısı azalacak, kadınların, engellilerin ve diğer istismara açık grupların istihdam koşulları giderek düzelecek ve ekonomik planlanmalar daha gerçekçi verilere dayanılarak yapılabilecektir.Bu çalışma kapsamında yöntem olarak sistem yaklaşımına uygun bir yol izlenmiştir. Kayıt dışı istihdam bir sistem olarak ele alınmış ve gelir dağılımındaki adaletsizlik, işsizlik, yoksulluk ve sosyal güvenlik sistemindeki sorunlar vb. unsurlar da bu sistemin parçaları olarak değerlendirilmiş ve bu parçaları birbirine bağlayan süreçler ve bu süreçlerin özellikleri ele alınmıştır. Kayıt dışı istihdam sorununu anlamak, bu sorunu kontrol etmek ve çözüme kavuşturmak için bu alt sistemler ve bunlar arasındaki etkileşim bütün yönleriyle analiz edilmiştir.Açık sistem yaklaşımının amaçlarına uygun olarak çevresiyle karşılıklı etkileşimde bulunan, çevresinden girdi alan ve çevresinde meydana gelen değişmelere göre iç bünyesinde değişiklikler yapan bir model oluşturulmuştur. Ülkemizde kayıt dışı istihdamla mücadele amacıyla yapılan çalışmaların genel bir değerlendirmesi yapılarak, şimdiye kadar izlenen politikaların temelini oluşturan faktörler ve bu faktörlerin önem dereceleri tespit edilmiştir.Çalışmanın kapsamına, kayıt dışı ekonominin çeşitleri ve nedenleri ile kayıt dışı ekonominin çalışma hayatına yansıyan yüzü olan kayıt dışı istihdamın ekonomik ve toplumsal hayata etkileri, kayıt dışı ekonominin faaliyet alanları ve kayıt dışı istihdamla mücadelede izlenen ve izlenmesi savunulan kamu politika ve stratejileri girmektedir.Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kayıt dışı ekonominin kavramsal çerçevesi ve genel görünümü ele alınmıştır. İkinci bölümde; kayıt dışı istihdam, nedenleri, kayıt dışı istihdamın ortaya çıkış şekilleri, bazı ülkelerdeki kayıt dışı istihdamın yapısı, kayıt dışı istihdamın faydalı olduğu ileri sürülen yanları ile kayıt dışı istihdamın kayda alınmasının etkileri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde; AB ülkelerinde; kayıt dışı istihdamla mücadelede uygulanan politikalar, alınan tedbirler ve yürütülen faaliyetler incelenmiş ve elde edilen sonuçlar analiz edilmiştir. Dördüncü bölümde; Türkiye'de kayıt dışı istihdamın yapısı ve boyutları, Türkiye'de kayıt dışı istihdamın yoğunlaştığı çalışan grupları ile kayıt dışı istihdamın sonuçları analiz edilmiştir. Beşinci bölümde ise; Türkiye'de kayıt dışı istihdamın kayıt altına alınmasında etkili olabilecek araçlar ve bu alandaki yasal düzenlemeler tartışılarak yapılması önerilen çalışmaların yol haritası hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır.Sonuç bölümü; çalışmanın genel olarak vardığı noktaları ortaya koyduktan sonra; savunulan tezlerin nasıl hayata geçirilebileceğini ve elde edilmesi beklenen sonuçların kamu politikalarını belirleyen ve uygulayanlara bu çerçevede oluşturulacak stratejilerin temel dayanaklarını ve toplumun ilgili kesimlerine etkilerini değerlendirmektedir.Bu çalışmada birtakım varsayımlarda bulunulmuş ve bu varsayımlara dayalı olarak kayıt dışı istihdamla etkin bir şekilde mücadele edebilmek için ne tür politika ve stratejilerin oluşturulması gerektiği üzerinde durulmuş olup söz konusu varsayımlar ile politika ve stratejiler ana başlıklar itibariyle şu şekilde ortaya konulmuştur:a) İşgücü üzerindeki ağır mali yüklerin kayıt dışı istihdamı oluşturan sistemin en önemli parçalarından birisi olduğu kabul edilmektedir. Vergi ile sigorta primlerinde indirime gidilmesi halinde kayıtlı istihdamın göreceli olarak artacağı öngörüldüğünden sigortalı ve işveren üzerindeki istihdamla ilgili mali yükümlülükler azaltılmalı, sektörlere ve yapılan işlere göre farklı mali yükümlülükler olmalıdır. Dolayısıyla, iş gücünün maliyetini artırıcı unsur yaratan ve rekabet gücünü azaltan vergi ve sigorta oranları ekonomik konjonktüre göre orta ve uzun vadede esnekleştirilmelidir.b) Kayıt dışı istihdamı oluşturan sistemin diğer bir önemli nedeni de etkin ve caydırıcı denetimin sağlanamamasıdır. İşyerlerinde denetimin etkin hale getirilmesi ve bilinçlendirici bir uygulama ile kayıt dışı istihdamın azaltılacağı düşünülmektedir. Bu sebeple, etkin bir denetim mekanizmasının kurulması ve bu amaçla özellikle ihbar ve şikayetlere anında el konulup denetimin caydırıcılığının arttırılması ve vatandaşın sosyal güvenlik kurumlarına olan güveninin sağlanması amacıyla yerinde denetim yapan denetim elemanı sayısının arttırılması gerekmektedir. Ayrıca sektörel bazda ve yıllık programlı denetimlere geçilmesi, diğer yandan yeni denetim stratejilerinin geliştirilmesine imkan tanınması gerekmektedir.c) Kayıt dışı istihdamla mücadelede, toplumsal uzlaşmaya ve hareket birlikteliğine dayalı bir uygulama stratejisinin tam olarak geliştirilemediği anlaşılmaktadır. Açık sistem yaklaşımına uygun olarak çevresinden girdi alan ve çevresinde meydana gelen değişmelere göre değişiklikler yapan bir modelin geliştirilmesi durumunda başarıya ulaşılabilecektir. Kayıt dışı istihdamla mücadele stratejisi; katılımcılık, genellik, hedeflere göre planlı uygulamalar ve alan çalışmaları ilkeleri esas alınarak belirlenmelidir.d) Teorik olarak öngörülen, birbirinden ayrık ve bir uygulama stratejisine dayanmayan çözüm önerilerinin, kayıt dışı istihdamı oluşturan sistemi tam olarak analiz edememeleri nedeniyle pratikte bu sorunu çözmeye yeterli olmadığı düşünülmektedir.Kayıt dışı istihdamla mücadelede kamu politika ve stratejilerinin; istihdam üzerindeki yük ve yükümlülüklerin azaltılması, etkin ve koordineli bir kamu yönetimi, etkin ve caydırıcı bir denetim sistemi, yaygın bir eğitim ve bilinçlendirme kampanyası, ilgili tüm kesimlerle birlikte hareket ve toplumsal mutabakat, politikanın uygulanmasından sorumlu özel birimlerin kurulması ve tüm bu politika araçlarının belirlenmiş bir politika uygulama zamanında eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi eksenlerinde oluşturulması, hedeflenen sonuçlara ulaşılabilmesi için zorunludur.
Türkiye'de kayıt dışı istihdamın boyutu ve kayıt dışı istihdamı önlemeye yönelik politikaların irdelenmesi
Kayıt dışı istihdam, kayıt dışı ekonominin çalışma hayatına yansımasıyla ortaya çıkan önemli bir sorun olup, çalışma hayatını düzenleyen hukuk kurallarına uyulmaksızın kayıt ve beyan dışı işçi çalıştırılması şeklinde ortaya çıkmaktadır Kayıt dışı istihdam sadece gelişmekte olan ülkelerin değil gelişmiş ülkelerin de temel ekonomik sorunlarından birisidir. Kısa dönemde işsizliği ve yoksulluğu azaltması, belirli kesimlere gelir imkanı sağlaması gibi olumlu sonuçları olmakla birlikte, kayıt dışı istihdam uzun dönemde kamu gelirlerini azaltması, haksız rekabete yol açması, kaynak dağılımı bozması gibi nedenlerle ülkelerin sosyo-ekonomik istikrarını tehdit edici olumsuz etkileri de bulunmaktadır. Kayıt dışı ekonomideki faaliyetlerden kaynaklanan mali kayıplar ve kayıt dışılığın olumsuz ekonomik ve sosyal etkileri nedeniyle birçok ülke kayıt dışı istihdamı azaltmaya çalışmaktadır. Bu kapsamda sadece denetime dayalı mücadele yerine kayıt dışı çalışmaya neden olan sorunları ortadan kaldırmaya yönelik politikalarda uygulanmalıdır. Böylece sadece bir politikaya ağırlık vermek yerine karma politika yaklaşımı ile birçok politika eş zamanlı olarak planlı, sistematik ve kararlı şekilde uygulanarak, bir yandan sosyal güvenlik primleri, vergiler, istihdamla ilgili bürokratik süreçler azaltılırken, bir yandan da kayıt dışı istihdama yönelik denetim ve yaptırımlar artırılmalıdır. Anahtar Kelimeler: İstihdam, Kayıt Dışı Ekonomi, Kayıt Dışı İstihdam.
Sosyal sigortada kayıt dışılıkla mücadele
Günümüzde sosyal sigortada kayıt dışılık kavramı nedenleri, etkileri ve sonuçları itibariyle çeşitli unsurları içeren, gelişmiş ve gelişmekte olan bütün ülkelere zarar veren, bu sebeple mücadele edilmesi gereken sosyo - ekonomik bir sorundur. Sosyal sigortada kayıt dışılık sadece sosyal güvenlik sistemini olumsuz etkilememekte, ekonomik yapı, sosyal yapı başta olmak üzere hayatın tüm ünitelerinde etkilerini hissettirmektedir.Soysal sigortada kayıt dışılık, hizmet akdine istinaden çalıştırılan kişilerin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildiriminin ya hiç yapılmaması ya da çalıştığı gün veya aldığı ücretinin eksik bildirilmesi olarak tanımlanabilir. Sosyal sigortada kayıt dışılık niteliği itibariyle üstesinden gelinmesi zor bir sorundur. Üstesinden gelmek bir tarafa hesaplanması dahi aynı derecede imkansız görünmektedir. Bu kadar zor bir şekilde mücadele edilen ve ülkemizin bugünkü ekonomik tablosuna etkin bir şekilde yansıyan kayıt dışı istihdam ülkemizin en başta gelen problemlerinden biridir ve her ülke bu sorunla baş edebilmek için kendi ekonomik ve sosyal yapısına uygun çözümler aramaktadır.Bu çalışmada sosyal sigortada kayıt dışılık tanımlanmış, unsurları, nedenleri, sonuçları, boyutları, etkileri ve çeşitleri incelenmiştir. Ancak çalışmanın asıl amacını oluşturan, sosyal sigortada kayıt dışılığı oluşturan nedenler ve sosyal sigortada kayıt dışılığı kayıtlı hale getirebilmek için alınması gereken önlemler konusunda, özgün yaklaşımla tespitler yapılmaya çalışılmış ve çözüm önerileri sunulmuştur. Bu çalışma ile sosyal sigortada kayıt dışılık kavramı sebep sonuç ilişkisi içerisinde daha iyi anlaşılmış olacaktır.
Kayıt dışı ekonominin etkileri : Türkiye'den bir uygulama
Günümüzde kayıt dışı ekonomi yalnızca gelişmekte olan ülkelerin değil gelişmiş ülkelerin de karşı karşıya kaldığı büyük problemlerden bir tanesidir. Nitekim Türkiye'de söz konusu birçok ekonomik faaliyetin kayıt altında olmadığı sıklıkla tartışılmaktadır. Bu çalışmada kayıt dışı ekonominin etkilerinin madeni yağ sektöründe incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda sektörde söz sahibi olan sanayiciler ve kayıt dışı ekonomi konusunda uzman olan vergi denetmenleri ile derinlemesine görüşme tekniği kullanılmış ve kullanılan teknik sonucunda oluşan bulgular sektörde çalışan kişilere anket çalışması ile yeniden test edilmiştir. Elde edilen derinlemesine görüşme verileri, içerik ve betimsel analiz yöntemleri ile çözümlenirken, anket verileri de tanımlayıcı analiz teknikleri kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda madeni yağ sektöründeki kayıt dışılığın gerekçeleri olarak öncelikle yüksek vergi oranları sonrasında vergi bilincinin düşük olması ortaya çıkmakta olup önerilen önlemler arasında denetimin artması gerekliliği ön planda yer almaktadır.
Kayıt dışı istihdamın mali etkileri
176 ÖZET Kayıtdışı ekonomi genel olarak, kamu otoritelerinin denetimi ve bilgisi dışında kalan her türlü ekonomik işlemler olarak tanımlanmaktadır. Kayıtdışı ekonominin çalışma hayatına yansıması, ilgili sosyal güvenlik yasalarına aykırı olarak işçi çalıştırılması olarak karşımıza çıkmaktadır. Kamu kurumlarının resmi istatistikleri kullanılarak yapılan hesaplamaya göre, ülkemizde 1998-2002 döneminde 5.8 milyon ile 6.5 milyon arasında kişi kayıtdışı çalışmaktadır. Kayıtdışı istihdam, hem çalışan kişilerin sosyal güvenceden yoksun kalmalarına, hem de kamu kurumlarının büyük miktarda sigorta prim ve vergi gelirlerinden mahrum kalmalarına neden olmaktadır. Kayıtdışı istihdam, çalışan kişilerin çalışmasının ilgili kamu kurumlarına hiç bildirilmemesi, çalışmalarının ücret veya gün sayısı olarak eksik bildirilmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kişilerinin çalışmalarının kamu kurumlarına hiç bildirilmemesi durumunda hesaplanan toplam mali kayıp 2002 yılı için 11.5 Katrilyonu bulmaktadır. Bu tutar yaklaşık olarak 7.2 Milyar $'a tekabül etmektedir. KKBG'nin çok yüksek olduğu ve IMF ile yapılan müzakerelerde beklenen kredi tutarları ile karşılaştırıldığında bu rakamın önemi ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, çalışan kişilerin gerçek ücretleri üzerinden değil de asgari ücret üzerinden kamu kurumlarına bildirilmeleri, yüksek tutarlarda sigorta primi ve vergi kaybına neden olmaktadır. 2001 yılı için 6.7 Katrilyon sigorta primi ve vergi kaybı hesaplanmıştır. İstihdamın maliyetinin AB standartlarından yüksek olması ve kayıtdışı istihdamın denetiminin etkin olmaması kayıtdışı istihdamın en önemli nedenleri arasında sayılır. Çalışmamızın amacı, kayıtdışı istihdamın devlete maliyetini hesaplayıp bu olgu ile mücadele etme gereğini ortaya koymaktır. Çünkü önemi ve177 maliyeti kavranmayan bir olgu ile mücadele etmek başarısızlıktan öteye gidemez. Bu amaç doğrultusunda çalışmamızın kapsamı üç bölüm olarak belirlenmiştir. Çalışmamızın teorik altyapısını oluşturan birinci bölümde kay ıtd ışı ekonomi ile ilgili genel bilgiler, kayıtdışı istihdamın türleri, nedenleri, rakamsal boyutu ve AB ülkelerindeki genel durum konularına değinilmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde kayıtdışı istihdamın neden olduğu sigorta primi kaybı ve vergi kaybı tutarları hesaplanmış, makroekonomik büyüklüklerle karşılaştırmalar yapılmış, bu konuda son yıllarda yapılan düzenlemelerle denetim sistemi üzerinde durulmuştur. Çalışmamızın son bölümünde ise kayıtdışı istihdamla mücadelede karşılaşılan sorunlar ve alınabilecek önlemler konuları irdelenmiş, özellikle istihdamın maliyetinin düşürülmesi ve denetim sisteminin yeniden yapılandırılması modelleri ortaya tartışmaya açılmıştır.
Yoksulluk ve kayıt dışı ekonomi arasındaki ilişki
Günümüzde yer altı ekonomisi problemine yaygın bir biçimde bilhassa az gelişmiş ekonomilerde rastlanmaktadır ve aynı zamanda yeraltı ekonomisi belli bir boyutta gelişmekte olan ekonomilerinde problemidir. Yer altı ekonomisi devletler için vergi gelir kaybına yol açması nedeniyle ve formel sektörde yer alan firmalar ile adaletsiz bir rekabet yaratması nedeniyle bir sorundur. Yer altı ekonomisine yol açan ekonomik ve demografik faktörler arasında adaletsiz vergi oranları, gelir dağılımı adaletsizliği, nüfus artışı ve kırdan kente göçü sayabiliriz. Yer altı ekonomisinin diğer belirleyicilerinin yanında yoksulluk yer altı ekonomisinin en hayati belirleyicilerinden biridir. Ayrıca yeraltı ekonomisi ekonomik ve siyasi belirsizliğin yoğun olduğu ekonomilerde daha fazla gözlenmektedir. Bu çalışmada yoksulluğun enformel sektör üzerindeki etkisi panel data çerçevesinde analiz edilecektir. Bu bağlamda bir ekonomide yoksulluk seviyesindeki artışın yer altı ekonomisini arttıracağı hipotezini test etmekteyiz. Panel veri analizlerinden elde edilen tahmin sonuçları yoksulluk ile yer altı ekonomisi arasında aynı yönlü istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğunu ortaya koymaktadır, yani yoksulluk seviyesindeki bir azalış yeraltı ekonomisini azaltmaktadır.
Terör örgütlerinin yasa dışı finansman kaynakları ve PKK terör örgütü örneği
Kayıt dışı ekonomide yasa dışı ekonomik faaliyet, terör örgütlerinin finans kaynağı temin etmesinde önemli yer almaktadır. Terör örgütlerinin bu finans kaynakları sonucunda ise ülke ekonomileri zarar gördüğü gibi güvenliklerini de olumsuz etkilemektedir. PKK terör örgütü, Türkiye ve Irak'ta göstermiş olduğu yasa dışı ekonomik faaliyetten rant elde etmekte ve bu faaliyetten finans kaynağı sağlamaktadır. Ancak yasa dışı finans kaynaklarının olumsuz etkisi, Irak ve Türkiye'de farklılık göstermektedir. Bu doğrultuda Ülke yöneticileri tarafından izlenen politikalar, sorunu çözmeye yönelik kalıcı önlemlerin alınmasına engel teşkil etmektedir.Ayrıca bu tez'de literatür taraması ve saha araştırmasına bu doğrultuda yer verilmiştir.
Türkiye'de kayıt dışı istihdamla mücadelede uygulanan politikalar ve yürütülen faaliyetler
Kayıt dışı ekonomi ve kayıt dışı istihdam olgularının dünya ekonomileri açısından oluşturduğu olumsuz etkiler yüzünden, söz konusu olgu ile birtakım önlemler alınarak mücadeleyi zorunlu hale getirmiştir. Diğer taraftan, pek çok ülke gibi ülkemizin de son yıllarda karşılaştığı ekonomik problemlerin en başında kamunun gelir gider dengesinin sağlanamaması, kayıt dışı ekonomi ve istihdamla mücadeleyi öncelikler arasına aldırmıştır. Kayıt dışı ekonomi ve istihdamla mücadelede olabilmek için etkin bir inceleme ve denetim sisteminin oluşturulması şarttır. Bu çalışma, Türkiye'de kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında yapılan çalışmaları, uygulanan politikaları ve yürütülen faaliyetleri tespit edip alternatif çözüm önerileri sunma amacını taşımaktadır. Bu çerçevede son yıllarda Türkiye'de kayıt dışı istihdamla mücadelede geliştirilen stratejileri analiz ederek, söz konusu stratejilerin kayıt dışı istihdamla mücadelede ne kadar etkin olduğu sorusuna cevap aranacak ve kayıt dışı istihdamla mücadele için yeni çözüm önerileri ortaya konacaktır.
Kayıt dışı ekonomi ve istihdamın yönetim organizasyon açısından sorunları
Kayıt dışı ekonomi, ekonomide hiçbir yasal belgede adı geçmeyen, kayıt altına alınmayan kayıtlı ekonominin dışında gelişen yasa dışı, kayıt altına alınmayan faaliyetlerin bütünüdür. Gelişmekte olan ülkelerde ekonomik yapının en büyük sebeplerinden biri olarak meydana gelen kayıt dışı ekonomi ve istihdam, ülkelerin reel satın alma güçlerine göre değişiklik göstermektedir. Bu sebeple kayıt dışı ekonominin ülkelerde uygulanması ve politikaların önemi ülkelerdeki gelişmişlik düzeylerine göre değişecek ve gelişmekte olan ülkelerde daha önem taşıyacaktır. Çalışmamızda anlatıldığı gibi kayıt dışı ekonominin olumlu yönleri olduğu gibi olumsuz yönleri de bulunmaktadır. Kayıt dışı ekonominin etkilerinin uzun vadede çok kalıcı olduğu ve alınacak önlemlerin uzun vadeli olarak hesaplanması gerektiği yapılan çalışmalar ile ortaya konmuştur. Kayıt dışı ekonominin ülke ekonomisine etkisi özellikle mali alanda oluşacak enflasyon ve işsizlik gibi kavramların ortaya çıkararak ülkede spekülatif hareketlere sebep olmaktadır. Kayıt dışı ekonominin artması ülkede vergi gelirlerinin azalmasına ve bu da kamusal hizmetlerdeki azalışa sebep olacaktır Kayıt dışı ekonominin azalmasında ve hatta yok edilmesinde vatandaş kadar devletin rolü de önemlidir. Ayrıca yapılacak çalışmalarla kayıt dışı ekonominin olumsuz yönleri ortaya konarak çeşitli çalışmalarla bu konuda uygulanacak politikalar ortaya konmalıdır. Bu çalışma da kayıt dışı ekonomi kavramı, sebepleri ve kayıt dışı ekonomiyi önleme ve bu konuda yapılabilecek politikaları ortaya koymaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler : Kayıt dışı ekonomi ve istihdam
Kayıt dışı istihdamın azaltılmasında gelir vergisinin rolü ve etkinliği
Kamu otoritesinin bilgisi dışında gerçekleşen faaliyetler bütününe genel anlamıyla kayıt dışı ekonomi denilmektedir. Bu tür faaliyetler bünyesinde kayıt dışı istihdam olgusunu barındırmaktadır. Nitekim çalışma gücüne sahip kişiler kendi isteklerine bağlı olarak veya istekleri dışında yasal mevzuatın dışında kalabilmektedirler. Bu durum ise bünyesinde birdizi mali, iktisadi ve sosyal sorunları barındırmaktadır. Bu tür sorunların başında kayıt dışı istihdam edilenlerin sosyal güvenlik haklarından yeterince yararlanamamaları gelmektedir. Ayrıca devlet açısından vergi ve sigorta pirimi kayıplarından dolayı mali sıkıntılar da ortaya çıkmaktadır. Ekonomik açıdan ise haksız rekabete neden olan ve ürün standardizasyonunda sıkıntılara yol açan bir ekonomi yapı söz konusu olmaktadır.Kayıt dışı istihdamın varlığı açısından vergisel yüklerin önemli nedenlerden biri olduğu belirtilebilir. Yani devlet kayıtlı çalışan bireyler üzerine ağır vergisel yükler uyguladığı zaman hem çalışan hem de işveren açısından ciddi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Böyle bir durumda işveren kayıt dışı istihdamı tercih edebilmekte ve çalışan ise vergisel yükten kurtulma çabasından dolayı kayıt dışı kalma yolunu seçebilecektir. Dolayısıyla devletin vergi yüklerini dengeli şekilde dağıtan bir gelir vergisi sistemini oluşturması ve çalışma arzusunu teşvik etmesi gerekmektedir.Bu çalışmada kayıt dışı ekonomi ve kayıt dışı istihdam kavramları üzerinde durulmuş, bunların nedenleri ve etkileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca çeşitli ülkelerdeki gelir vergisi düzenlemelerinin kayıt dışı istihdamı önleme açısından ne şekilde düzenlendiği ortaya konulmaya çalışılmış ve ülkemizdeki gelir vergisi açısından yapılan düzenlemeler hakkında bilgilere yer verilmiştir. Sonuçta ise kayıt dışı istihdamın azaltılması amacıyla Türk Gelir Vergisi Sisteminin ne şekilde düzenlenmesi gerektiğine yönelik öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kayıt dışı istihdam, Kayıt dışı Ekonomi, Gelir Vergisi, Türk Gelir Vergisi Sistemi
Türkiye'de kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı istihdamın önlenmesine yönelik düzenlemeler
Kayıt dışı istihdam, kayıt dışı ekonominin çalışma hayatına yansıyan kısmı olmakla birlikte küresel anlamda tüm toplumları etkileyen önemli bir sorundur. Dünya'da özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yoğunlukla bu sorun ile karşılaşılsa da gelişmiş ülkelerde de bu sorun kendisini göstermektedir. Bu sorunun meydana çıkması elbette ki ülkelerin sosyal ve ekonomik yapıları ile doğru orantılıdır. Kayıt dışı istihdam, ülkemizde çok ciddi ve üzerinde önemle durulan bir problemdir. Bu istihdam tipi, özellikle tarım sektöründe yoğun görülmekle birlikte diğer sektörlerde de ciddi oranlarda karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde bu sorunun ortaya çıkması birçok nedeni içerisinde barındırmaktadır. Bu nedenler genel anlamda toplumsal, ekonomik ve siyasi nedenler olarak ele alınmaktadır. Bu nedenler, toplumumuzun sosyal ve ekonomik durumunu ortaya koymaktadır. Ülkemizde kayıt dışı çalışanlar, başka bir ifade ile hiçbir sosyal güvencesi bulunmadan çalışanlar bir gelir elde etmek amacıyla; güvencesiz, kötü çalışma koşullarında, uzun saatler boyunca, iş sağlığı ve güvenliğinden yoksun, düşük ücretlerle ve yeri geldiğinde karın tokluğuna çalışmaktadırlar. Özellikle vasıfsız iş gücü, işsiz kalması sonucunda kayıt dışı istihdama yönelmekte, bu durumda kendisini geliştirme fırsatı bulamamakta ve bu durum bir kısır döngü haline gelmektedir. Ayrıca, ülkemizde kadınlar ve çocuklar gibi özel koruma altına alınması gereken kesim de, yüksek oranlarla kötü koşullar altında kayıt dışı istihdam edilmektedir. Bu durum, toplumsal anlamda ciddi bir problemdir. Ülkemizde kayıt dışılığın önlenmesi yönünde birçok çalışma yapılmaktadır. İşsizliği azaltmak ve kayıtlı istihdamı arttırmak ülkemizin başlıca gündem maddelerini oluşturmaktadır. Bu amaçla, ülkemizde birçok düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda hem hükümet programları dahilinde, hem oluşturulan yasal düzenlemelerle hem de yapılan birçok faaliyetle bu sorun ile özellikle mücadele edilmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yapısı ve kayıt dışı istihdam
Kayıt dışı ekonomi, yasal çerçevede oluşturulan kurallara uyulmadan yapılan ekonomik faaliyetler manasına gelmektedir. Kayıt dışı ekonominin önde gelen unsuru kayıt dışı istihdamdır. Ülkelerin ekonomik yapısına göre değişkenlik gösteren kayıt dışı istihdam daha çok; vergi yükü, nüfus artışı, işsizlik gibi ekonomik ve idarenin uyguladığı politikalar sebebiyle yaşam alanı bulmaktadır. İş verenlerin aylık pirim hizmetlerini eksik bildirmesi ya da hiç bildirmemesi yollarıyla oluşan bu kayıt dışı istihdamı engellemek için ülkemizde mücadele veren Sosyal Güvenlik Kurumudur. Kayıt dışı istihdam sorununun önüne geçmek için yasal ve idari önlemler alınmakta, kayıtlı istihdama teşvikler yapılmakta, özellikle 4447, 4857, 5084, 5510 ve 5921 sayılı kanunlarla Sosyal Güvenlik Kurumu'nun aktif ve pasif sigortalılara sağladığı kısa ve uzun vadeli sigorta kollarıyla bunu sağlamaya çalışmaktadır. Çalışmada Dünya'da ve Türkiye'de sosyal güvenliğin hangi aşamalarla başladığı ve günümüze kadar geçen süreçte nasıl revize edildiği ortaya konulmuştur. Kayıt dışı istihdamın özellikle 2006'dan sonraki durumu, sebepleri ve sonuçları ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Güvenlik Kurumu, Kayıt Dışı İstihdam, İstihdam Teşvikleri, Sosyal Sigortalar Kurumu, BAĞ-KUR.