Maritime

56 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

İlk dönem İslâm tarihinde denizcilik ve deniz seferleri

Hz. Osman döneminde ivme kazanan denizcilik faaliyetlerinin ilk denemeleri, Hz. Peygamber döneminde başlamıştır. Kıbrıs Adası'nın fethi, bazı adalara düzenlenen askerî seferler ve Zâtüssavârî Muharebesi (Direkler Savaşı) bu faaliyetleri zirveye çıkarmakla kalmamış; aynı zamanda İstanbul seferlerinin zeminini hazırlamış, ancak bazı doğal nedenlerden dolayı İstanbul fethi gerçekleşmemiştir. Bu yoğun askerî hareketlilik esnasında ticarî aktivite hızlanmış, bölgede Bizans İmparatorluğu'nun tekelinde olan askerî ve ticarî hâkimiyet, Müslümanların eline geçmiştir. Arap Körfezi'ne yakın yerlere kurulan Basra ve kûfe ordugâh şehirleri, kısa zamanda büyük ticaret merkezlerine dönüşmüş, dünya ticaretinde önemli merkezler kabul edilen Hindistan ve Çin ile ekonomik bağ kurulmuştur. Böylece Uzak Doğu'nun kıymetli madenleri, köleleri, ipek kumaşları ve baharatları batıya; batının fildişi, inci, köle ve hurma gibi batıya has gıda maddeleri Uzak Doğu'ya ihraç edilmiştir. Müslümanlar bunu gerçekleştirirken teknolojisini transfer ettikleri Bizans ve Hint gemilerini geliştirerek bu gemileri kendi kültürel yapılarına uyarlamakla kalmamış, sonraki dönem denizciliğine büyük katkı sunmuştur. Buna rağmen Akdeniz Havzası'nda fethedilen adaların Müslümanlar tarafından iskân edilmemesi, zamanla gelişen denizcilik teknolojisine ayak uyduramama, tersanelerin zamanında uygun şekilde ıslah edilememesi ve denizciliğe duyulan ilginin azalması gibi sebeplerle Müslümanlar, denizlerdeki hâkimiyetlerini kaybetmiştir. Araştırmanın amacı, İslâm tarihinde ilk donanmanın ortaya çıkışı ve çıkış sebebi olurken; araştırmanın kapsamı ise, Hz. Peygamber, Râşit Halifeler ve Emevî Devleti'nin yıkılışıyla sınırlandırılmıştır. Araştırmada toplanan veriler; sentezlenerek rivayetçi, öğretici ve neden-nasılcı yöntemler kullanılarak sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İslâm Tarihi, Hz. Peygamber, Hulefâ-yi Râşidîn, Emevîler, Donanma, Seyrüsefer, Denizcilik, Ticaret.

Deniz ticaretiDenizcilikDonanma+6
Mustafa Çavuşoğlu
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin uluslararası deniz ticari taşımacılığı politikasının stratejik yönetim modellemesi ile belirlenmesi

Bu çalışmada uluslararası deniz ticari taşımacılığı, Türkiye'nin bu sektördeki yeri ve bu analizlerden yararlanarak Türkiye'nin denizcilik politikasının oluşturulması tüm boyutlarıyla incelenmektedir. Türkiye'nin sektördeki konumu sebep ve sonuçlarıyla irdelenmekte ve bu sebeple üç tarafı denizlerle çevrili, gelişmekte olan bir ekonomiye sahip olan Türkiye'nin bu sektörde gelişebilmesi ve dünyada önemli bir konuma gelebilmesi için çeşitli hedefler saptanmaktadır. Bu hedefler denizcilik politikasını belirlemek için stratejik yönetim modellemesi ile oluşturulmuştur. Çalışma yedi ana bölümden ve bu bölümlere bağlı alt bölümlerden ve başlıklardan oluşmaktadır. Deniz ticari taşımacılığının uluslararası alandaki konumu ve gelişimi ile; Türkiye'nin deniz ticari taşımacılığı gelişimi, mevcut durumu ve diğer ülkelerle karşılaştırılması, analizlerle ve istatistiksel verilerle desteklenmektedir. Bu veriler sayesinde de stratejik yönetim modellemesi oluşturulmuş ve Türkiye'nin denizcilik politikası belirlenmiştir. Birinci bölüm giriş bölümü olup, çalışmaya ana hatlarıyla bir giriş yapılmış ve çalışmanın öneminden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, konuyla alakalı daha önce yapılan benzer çalışmalara değinilmektedir. Üçüncü bölümde uluslararası deniz ticari taşımacılığından bahsedilmekte, taşımacılık ve taşımacılık çeşitleri incelenmektedir. Uluslararası deniz ticari taşımacılığını etkileyen gemiler, bayrak unsuru, limanlar, terminaller ve denizcilik piyasaları gibi konulardan söz edilmektedir. Ton ve tonaj kavramları açıklanmakta ve uluslararası deniz ticari taşımacılığının önemi, fonksiyonları ve tarihsel gelişimi ana hatlarıyla verilmektedir. Son olarak da, uluslararası deniz ticari taşımacılığının günümüzdeki mevcut durumu analiz ve istatistiklerle yansıtılmaktadır. Dördüncü bölümde, Türkiye'nin deniz ticari taşımacılığı incelenmektedir. Türkiye'deki deniz ticari taşımacılığının tarihsel gelişimi anlatılmakta; Osmanlı dönemi, Cumhuriyet dönemi ve 2000'li yıllardan sonraki dönemler ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Tarihsel gelişimden sonra da Türkiye'deki deniz ticari taşımacılığının mevcut durumundan bahsedilmekte ve bu konumu etkileyen çeşitli unsurlardan söz edilmektedir. Bu unsurlarla ilgili analiz ve istatistiksel verilerden yararlanılmaktadır. Beşinci bölümde, Türkiye'nin uluslararası deniz ticari taşımacılığında dünyadaki ve çevresindeki bazı ülkelerle karşılaştırılması yapılmaktadır. Bu bölümde, çok çeşitli analizler ve istatistiksel yöntemler kullanılmakta ve yapılan karşılaştırmalar sonucunda Türkiye'nin sektördeki konumu gözler önüne serilmektedir. Altıncı bölümde, strateji kavramından ve stratejik yönetim modellemesinden bahsedilmektedir. Daha önceki bölümlerde tespit edilen hususların yardımıyla Türkiye'nin uluslararası deniz ticari taşımacılığı politikası, stratejik yönetim modeli ile oluşturulmakta ve bu modelden yararlanarak çeşitli analiz ve değerlendirmeler yapılmaktadır. Yedinci bölümünde ise; çalışma sonucunda elde edilen bulgular ve sonuçlardan bahsedilmektedir. Bunlardan yararlanarak da, Türkiye'nin denizcilik poitikasının belirlenmesi için çeşitli tavsiyelerde bulunulmaktadır.

DenizcilikEkonomiStrateji+1
Alperen Erdoğan
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz Hakimiyeti Teorisi çerçevesinde XVI. yüzyıl Osmanlı deniz gücünün analizi

Bu çalışmamızda Deniz Hakimiyeti Teorisi Çerçevesinde, XVI. Yüzyıl Osmanlı Deniz Gücü'nü, Akdeniz ve Hint Deniz Yolları özelinde analizi edecektir. Bu yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun deniz gücü alanında Deniz Hakimiyeti Teorisi'nin temel varsayımlarına uygun bir şekilde hareket edilip edilmediği konusu üzerine değerlendirmelerde bulunulacaktır. XVI. Yüzyıl Osmanlı Deniz Gücünü analiz edilir iken, Deniz Hakimiyeti Teorisi'nin temel varsayımlarından ve uygulama alanlarından yararlanılacaktır. Çünkü doğası itibari ile bu teori XX. yüzyıl başlarında ortaya çıkmıştır. Bundan dolayı bu teoriyi oluşturan deniz gücü araçları, değişim ve dönüşüme uğramışlardır. Dolayısıyla teorinin temel varsayımlarını ve uygulama alanlarını XVI. yüzyıl deniz koşullarına uygun bir şekilde analiz etmeye çalışılacaktır. Bu çalışmanın ana konusu, XVI. yüzyılda Akdeniz ve Hint Okyanusu'nda gerçekleşen Osmanlı deniz savaşlarının Deniz Hakimiyeti Teorisi çerçevesinde analizi olacaktır. Bu çerçevede ilk bölümde deniz hakimiyetinin kavramsallaşma süreci ve XVI. yüzyıl dünya deniz gücü analiz edilecektir. İkinci bölümde ise Deniz Hakimiyeti Teorisi çerçevesinde XVI. yüzyıl Osmanlı deniz gücü detaylı bir şekilde analizi yapılacaktır. Bu analiz yapılır iken birinci bölümde ele alınan Deniz Hakimiyeti Teorisi çerçevesinde deniz gücü ve unsurları açısından değerlendirilecektir. Böylece XVI. yüzyıl Osmanlı deniz gücünün Deniz Hakimiyeti Teorisi çerçevesinde başarılı bir deniz gücü olup olmadığı analiz edilecektir. Anahtar Kelimeler: Deniz Hakimiyeti, Deniz Gücü, Deniz Gücü Araçları, Osmanlı İmparatorluğu, Deniz Savaşları ve Deniz Seferleri.

16. yüzyılDeniz Hakimiyeti TeorisiDeniz güvenliği+4
Furkan Duman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gemlik limanlarının lojistik performansının Türkiye'nin uluslararası ticaretteki yerine katkısı

Küreselleşme, 21. asrın başından itibaren ülkeleri ve toplumları derinden etkileyen bir olgudur. Küreselleşme ile birlikte dünyamız klasik deyimle küçülmüş adeta evrensel köy haline gelmiştir. Bunula birlikte, uluslararası sınırların ortadan kalktığı, yeni Dünya evrensel köy tabiri ile ifade edilmektedir. Küreselleşme neticesindeki bilgi teknolojileri ile kurumlar ve bireyler çok etkin ve hızlı iletişim sayesinde mal, hizmet ve bilgi paylaşımı imkanına sahiptir. Küreselleşmenin getirdiği pazar bütünleşmesi ile de ülkelerin yakınlaşmasına zemin hazırlamıştır. Bu yakınlaşma taşımacılık hizmetlerinin hareketlenmesine ve lojistik faaliyetlerin etkinliğinin önemini ortaya çıkarmıştır. Küresel ekonomik değerlerin devamını sağlayan günümüzün en önemli kavramı lojistik olarak görülmektedir. Evrensel köy haline gelen dünyada yeni yüzyılın öne çıkan üç faaliyet alanından birisi de lojistik olarak gösterilmektedir. Dünyadaki ticari etkinliklerin hammadde temini ile ürün elde edilmesi aşaması ve bu ürünlerin dünya pazarlarında yer edinmesindeki en önemli faaliyet alanı lojistiktir. Küresel ekonomik faaliyetlerin yegâne sonucu olan ürün ya da hizmetlerin müşteriye ulaşması ve müşteri memnuniyeti ile üretimin ya da hizmetin devamını sağlayan nedenlerdir. Lojistik, müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere her türlü ürünün, servis hizmetinin ve bilgi akışının, başlangıç noktasından tüketildiği son noktaya kadar olan tedarik zinciri içindeki hareketinin etkili ve verimli bir şekilde planlanması, uygulanması, taşınması, depolanması ve kontrol altında tutulması olarak tanımlanabilir. Lojistik sektörü, insanların günlük yaşantılarını devam ettirirken farkında olmadıkları, ancak yaşantılarını devam ettirmek için ihtiyaç duydukları hemen hemen her şeyin ihtiyaç sahibine ulaşmasında çok önemli olmakla beraber, her alanda hayatı kolaylaştırmaktadır. Bu kadar geniş bir yelpazede hizmet sunan lojistik sektörünün, özellikle dış ticaret açısından önemi büyüktür. Türkiye küresel ekonominin lojistik ayağını kullanabilmesi, jeopolitik ve jeostratejik konumundan tam olarak faydalanabilmesi durumunda çok büyük ekonomik kazanım elde edilebilecektir. Bu çalışma ile lojistik sektöründe sunulan hizmetlerde ortaya çıkan gelişmelerin, Türkiye'nin ihracatı üzerinde iyileştirici bir etkisinin olup olmadığı ve ihracata dayalı ekonomik büyüme ile lojistik sektöründe ortaya çıkan gelişmeler arasında bir bağlantının olup olmadığı ortaya konulmak istenilmektedir. Türkiye coğrafi konum, genç ve dinamik nüfusuyla lojistik sektörünün dünyadaki merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip ender ülkelerden birisindir. Bu artılarını kullanabilmesi ise lojistik üs olma potansiyeli ile sektörel önderliğe erişmesini mümkün hale getirebilir. Günümüzde dünya ekonomik değerlerinin en önemli ayağı ise lojistik alanındaki denizcilik faaliyetlerini oluşturmaktadır. Dünyanın dörtte üçünün sularla kaplı olması, ticaretin denizaşırı ülkelere kayması, yüksek hacimli yük taşıma kapasitesi ve maliyetinin diğer taşıma türlerine göre düşüklüğü gibi nedenlere bağlı olarak küresel ticaretin yükünü denizler tarafından taşınmaktadır. Denizcilik faaliyetlerinin en yoğun kilit noktasını ise, limanlar meydana getirmektedir. Türkiye üç tarafı denizlerle ile çevrili bir ülke ve 8333 km. uzunluğundaki kıyı şeridi ile Avrasya kavşağında bulunan Anadolu toprakları sayesinde coğrafi ve jeostratejik avantajları yüksek bir konumdadır. Bursa, bir ticaret merkezi durumundaki konumu ve Marmara iç denizinin Gemlik limanlarını kapı olarak kullanması dolayısıyla bu yetkinliğe sahip bulunmaktadır. Bu çalışmada uluslararası lojistik sistemi kapsamında çerçevesinde de Gemlik limanlarının nitelikleri bunları hangi aşamada karşılamak kapasitesine sahip olduğunu tespit etmek amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Türkiye'nin uluslararası ticarette Gemlik limanlarının ihracat ve ithalat anlamında lojistik performansını ortaya çıkarmaktır. Gemlik limanlarının Türkiye ekonomisindeki yerini değerlendirmektir. Marmara Denizi'nin lojistik üssü olarak görülen Gemlik limanlarının jeopolitik ve jeostratejik olarak denizyolu lojistiğinin mevcut durumunu ortaya çıkarmaktadır. Küresel rekabet; şirketlerin ürünlerini ve hizmetlerini müşteri tatminini üzerine hareket ederek hız ve zaman esaslı bir hale getirmiştir. Günümüz piyasa şartlarında üretim maliyetleri ile istenilen kalite yaklaşık aynı seviyeler de bulunmaktadır. Buradaki farkı ortaya çıkaran kavram lojistik hizmetlerinin yönetimiyle belirlenmektedir. Dış ticarette lojistik sektörü, olmazsa olmaz unsurdur. İthal edilen veya ihraç edilen tüm ürünler lojistik hizmetlere mutlaka konu olmaktadır. Dolayısıyla dış ticaret ve lojistik, özellikle de taşımacılık arasında bir ilişki olduğu ve bu ilişkinin de dolaylı olarak ekonomik büyümeyi etkilediği bu çalışmanın temel varsayımıdır. Kullanılan verilerin karşılaştırılması ve değerlendirilmesi neticesinde Gemlik limanlarının potansiyel varlığının istenilen değerlerin altında bulunduğu gerçek potansiyelinin ortaya çıkarılması için ihtiyaç duyulan yatırım desteklerinin kamusal ve özel kuruluşlar tarafından koordineli bir şekilde çözümlemelerinin yapılıp hazırlıkların kazan-kazan esaslı bir zihinsel birliktelik içinde hareket edilemesi ile mümkün olacağı öngörülmektedir.

Bursa-GemlikDeniz yolu taşımacılığıDenizcilik+5
Süleyman Altınok
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nin son döneminde yaşamış bir Türk denizcisi Saffet Bey'in hayatı, eserleri ve tarihçiliği

Saffet Bey Osmanlı denizcilik tarihine önemli katkılar sağlayan bir Türk denizcisidir. Yazdığı eserlerle tarihimize değerli katkılarda bulunmuştur. Saffet Bey, döneminin aydınları gibi kendi imkânları dâhilinde Osmanlı'nın içinde bulunduğu duruma kayıtsız kalmayıp, sorunların çözümüne eleştirel düşünce yapısıyla katkı sağlamaya çalışmıştır. Aydın olma kimliğinin yanı sıra bir asker olması nedeniyle Osmanlı içindeki bazı olumsuz durumlara bizzat şahit olmuştur. Bu durum onu, sorunları hem yaşayan hem de yazan bir aydın konumuna getirmiştir. Bu çalışma kapsamında Saffet Bey'in eserlerini incelediğimizde birçok alana değindiğini görmekteyiz. Bu alanların en önemlisi de eğitim alanı olup, içinde bulunulduğu durumun eğitimdeki nizam ve intizam eksikliğinden kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Birçok Türk aydını gibi Saffet Bey de Osmanlı'nın içinde bulunduğu koşullardan nasıl çıkması gerektiğine kafa yormuştur. Bu nedenle Saffet Bey'i kendi döneminin koşuları içinde değerlendirmek onu anlamanın en iyi yoludur.

BiyografiDenizcilikDenizcilik tarihi+5
İbrahim Sönmez
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaçağ Türk denizciliği ve Ege-Akdeniz adalarının fethi

Anadolu'da yaşayan topluluklar ister istemez denizcilikle ilgilenmek zorundaydı. Dolayısıyla deniz toplulukların ekonomik ve siyasi yaşamlarım etkileyen en önemli unsurlardan biri olmuştur. 1071 Malazgirt zaferiyle Anadolu'yu yurt edinmeye başlayan, Türkler de denizciliğin önemini kavramışlardı. Bu doğrultuda denizcilik ile ilgili faaliyetlerini devlet politikasına paralel tutan ve geliştiren Türkler Çaka Bey ve Süleyman Şah olmuştur. Ancak yeni gelişmekte olan Türk denizciliği batı dünyasının gerçekleştirdiği Haçlı Seferleri sonucu yaklaşık 200 yıl duraklama dönemi geçirmiştir. Bu duraklama dönemi sonucu doğu, 1300'lerin başında Anadolu Beyliklerinin ortaya çıkması ile beraber Türk denizciliği yeniden gelişerek ve batıya rakip olarak ortaya çıkmıştır. Nihayet 14. yüzyılda Anadolu Beyliklerinin çoğunu hakimiyeti altına alan Osmanlı Devleti bundan sonra Türk denizciliğini büyük bir güç haline getirmiştir.

Beylikler DönemiDenizcilikSelçuklular Dönemi+1
Mert Pelindağ
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz ticareti hukukunda otonom gemiler

Günümüzde, denizcilik sektöründe giderek artan teknolojik gelişmeler, otonom gemiler ile geleneksel gemilerin denizlerde birlikte seyretmeye başlayacakları bir çağın arifesinde olunduğu önermesini haklı çıkarıyor gibi görünmektedir. Buna karşılık, gerek ulusal gerekse uluslararası düzenlemeler gemide insan unsuru dikkate alınarak tasarlandığından, otonom gemilerin kullanılmaya başlanması pek çok tartışmayı da beraberinde getirecektir. Bu çalışmada, hem uzaktan kumandalı (MASS-3) hem de tamamen otonom gemilerin (MASS-4) yürürlükteki ulusal ve uluslararası hukuk düzenlemeleri kapsamında değerlendirilmesine yer verilmiştir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, otonom gemi kavramı ve otonom gemi projeleri açıklanmış; ardından otonom gemilerin ulusal ve uluslararası düzenlemeler kapsamında gemi niteliği ve Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) bağlama limanı, gemi sicili, kılavuzluk ve donatanın gemi adamlarının kusurlu ve hukuka aykırı fiillerinden sorumluluğu konularının bu tür gemi operasyonları bağlamında değerlendirilmesi yapılmıştır. İkinci bölümde, otonom gemilerde taşıyanın gemiyi sefere elverişli halde bulundurma yükümlülüğü Lahey/Lahey-Visby Kuralları (LK/LVK), Hamburg Kuralları, Rotterdam Kuralları ve TTK kapsamında değerlendirilmiştir. Bu bölümde, öncelikle sefere elverişlilik kavramı, bunun unsurları ve taşıyanın sefere elverişli gemi temin etme yükümlülüğü etraflıca incelenmiştir. Ardından, bahsi geçen sözleşmeler ve TTK'nın ilgili hükümleri kapsamında, otonom gemilerde taşıyanın denize, yola ve yüke elverişli gemi bulundurma borcu tartışılmıştır. Üçüncü bölümde, otonom gemi operasyonlarına ilk bakışta engel niteliğinde gözüken; BMDHS, MARPOL 73/78, SOLAS, COLREGS ve STCW sözleşmelerinin ilgili hükümleri, öğretideki farklı görüşler ve Uluslararası Denizcilik Komisyonu (CMI) çalışmaları çerçevesinde incelenmiştir. Tüm bunlar dikkate alındığında, bahsi geçen sözleşmelerde yer alan hükümlerin otonom gemi operasyonlarını kapsar şekilde geniş yorumlanması mı yoksa özel olarak bu tür gemilere uygulanmak üzere bir Otonom Gemi Kodu'nun ihdasının mı daha isabetli olacağına ilişkin bir değerlendirmeye yer verilmiştir.

Deniz hukukuDenizcilikGemiler+4
Mustafa Yılmaz
Ankara Social Science University
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Şehrîzâde Mehmed Saîd Efendi'nin Tuhfe-i Mustafâviyye fî Beyân-ı Kapudanân-ı Devlet-i Aliyyesi'nin transkripsiyon ve değerlendirilmesi

Osmanlı denizcilik tarihi, Osmanlı tarihinin en önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır. Osmanlı denizcilik tarihinin ise lokomotifi kaptanıderyalardır. Nitekim kaptanıderyalar denizcilik faaliyetlerinin merkezinde olup, faaliyetleri yöneten kişilerdir. Denizlerdeki ilerlemeler kaptanıderyaların başarılarına bağlıdır. Bu çalışmada kaptanıderyaların hayatını anlatan, Şehrîzâde Mehmed Saîd Efendi'nin Tuhfe-i Mustafâviyye fî Beyân-ı Kapudanân-ı Devlet-i Aliyye adındaki eserinin transkripsiyon ve değerlendirmesi yapılmıştır. Eser'de kuruluşundan 1704 yılına kadarki tüm Osmanlı kaptanıderyalarının hayatları anlatılmaktadır. Kaptanıderyaların hayatları anlatılırken dönemlerindeki denizlerde yaşanan olaylar da detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Dolayısıyla eserde kaptanıderyaların hayatlarıyla beraber Osmanlı denizcilik tarihi ile ilgili önemli bilgiler de bulunmaktadır. Bu eserle ilgili yapılan değerlendirmede Osmanlı öncesi İslam Devletleri ve Osmanlı Devleti'nde denizcilik faaliyetleri genel hatlarıyla anlatılmıştır. Ayrıca Şehrîzâde Mehmed Saîd Efendi'nin hayatı ve eserleri, eserin biçimsel özellikleri anlatılmış ve eser özetlenmiştir.

DenizcilikDenizcilik tarihiKaptanıderya+2
Davut Adlığ
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Selçukluları ve Anadolu Beylikleri döneminde Türk denizcilik faaliyetleri

ÖZET Münasebette bulundukları ve mücâdele ettikleri devletlere nispetle daha geç amanlarda denizlerle tanışan ve ondan istifâde etme başlayan Türkler, çok kısa ayılabilecek bir süre içinde bu yeni sahaya da intibak etmişler ve kendilerini kabul ettirerek başarılı olmuşlardır, Bilinen ilk büyük Türk denizcisi unvanına sahip olan Çaka Bey, İzmir'i ele geçirmiş ve burada kurduğu donanma ile Bizans Bevleti'ne karşı başarılı deniz savaşları rapmış, kendisine hedef olarak Bizans tahtım seçmiş ve hattâ imparator sanını almak suretiyle Bizans tahtı içirt hazırlıklar yapmaya başlamıştır. Fakat onun kayınpederi ve müttefiki I. Kılıç arslan tarafından öldürülmesi Türk denizcilik tarihi için talihsiz bir hâdise olmuştur Anadolu Selçuklu Devleti'nde denizcilik faaliyetleri Ebu'l-Kâsun ile başlar. O Bizans'a karşı bir tersane inşâ ettirerek denizden de mücâdele etmeyi denemiştir. Genel olarak sakıldığında Türkiye Selçuklu Devleti bir kara devleti hüviyetindedir. Onlar denizleri fethettikleri denize kıyısı olan şehirleri korumak için veya yeni şehirler fethetmek için kullanmışlardır, Alâeddin Keykûbâd zamanında deniz aşırı bir sefer neticesinde fethedilen Suğdak.şehrini hariç tutarsak, Türkiye Selçukluları'nın denizcilik faaliyetleri sınırlı -ölçüler içinde kalmıştır. Türkiye Selçukluları denizleri, askerî bir saha olmaktan ziyâde ticarî bir kaynak olarak görmüşler, hattâ dış politikalarını buna göre organize etmişlerdir..Fetihlere dikkat edildiği vakit başlıca amacın limanlara ulaşmak olduğu görülür. Ayrıca onlar, deniz aşın ülkelerle yapılan ticarete özel bir önem vermişler ve bunu ikili antlaşmalarla garanti altına almışlardır. Anadolu Beylikleri dönemi Türkler'in denizcilik faaliyetlerinin tarih boyunca belki de en faal olduğu dönemdir. Zira özellikle Batı Anadolu Beylikleri, bulundukları coğrafyanın da etkisiyle, kara ordularından ziyâde kendilerine ait tersaneler inşa ederek donanmalar oluşturmuşlar, Bizans'a ve bölgede faaliyet gösteren Latinler'e karşı başarılı bir şekilde mücâdele etmişlerdir. Karadeniz sahilinde ortaya çıkan beylikler de kendi hâkimiyet sahalarım -başarılı bir şekilde kontrol etmişler, onlar da Bizans ve Latinîer'e karşı başarılı bir şekilde savaşmışlardır.Anadolu Beylikleri zamanında da Türkiye Selçukluları zamanında olduğu gibi Anadolu ticarî önemini korumuş, mezkûr beylikler zamanında önemli ticaret antlaşmaları imzalanmış, Anadolu bir ithalat ve ihracat merkezi haline gelmiştir, Nihayet Batı Anadolu Beylikleri sahibi olduklar! deniz kuvvetlerini ve bilgilerini Osmanlı 'Beyliği'ne ilhak olduktan sonra bu beyliğe aktarmışlar, böylece Osmanlı Beyliğî'nin denizlerde çok kısa bir süre içerisinde başarılı olmasının ve hâkimiyet tesis etmesinin müsebbibi olmuşlardır.

Anadolu SelçuklularıBeylikler DönemiDeniz kuvvetleri+7
Burak Gani Erol
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

II. Meşrutiyetten I. Dünya Savaşına Osmanlı Devleti'nde deniz ticareti (1908-1914)

II. Meşrutiyet'ten I. Dünya Savaşı'na kadar olan süreçte en önemli siyasal aktör İttihat ve Terakki Cemiyeti idi. Cemiyet bu süreçte milli bir ticaret filosu oluşturmak için çaba gösterdi. Ancak bu süreçte meydana getirilen deniz ticaret filosu, ihtiyacı karşılamaktan uzaktı. Bu nedenle yabancılar, Osmanlı sahillerinde ticarî alandaki etkinliklerini devam ettirdiler. Osmanlı deniz ticaretinde Almanya'nın payı giderek arttı.Bu çalışmada, II. Meşrutiyet'ten I. Dünya Savaşı'na kadar olan süreçte Osmanlı Deniz Ticareti ele alındı. Limanların yapımı, deniz ticareti ve bu deniz ticaretinin liman kentlerine etkisi üzerinde duruldu. Bu süreçte izlenen milli iktisat politikası bağlamında Osmanlı ticaret filosunu arttığı, liman işçilerinin yaptığı boykotların döneme damgasını vurduğu, deniz ticaretinde Almanların payının giderek arttığı, ikinci derecede önemli liman kentlerine limanlar yapıldığı, dönemin sonlarında kapitülasyonların kaldırıldığı görüldü. Ancak tüm bu çabalar sonucu milli bir ticaret filosu oluşturulamadığı ve kabotaja geçilemediği görüldü.

Deniz ticaretiDeniz yolu taşımacılığıDenizcilik+3
Özlem Yıldız
Dokuz Eylül University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kimyasal tankerlerin operasyon etkinliğini belirleyen faktörlerin bir analizi

Kimyasal tanker işletmeciliği, operasyonlar sürecinde yaşanan problemler, kimyasal tankerlerin ve kimyasal yüklerin diğer gemilerden ve yük gruplarından farklı yönde oluşan operasyon ve taşıma gereklilikleri ve operasyonların her bir aşamasında emniyete yönelik gereksinimler de dikkate alındığında denizcilik sektöründe oldukça farklı bir konumda yer almaktadır. Bu farklı sektör dinamikleri düşünüldüğünde, kimyasal tanker operasyonlarındaki ana başarı faktörlerini belirlemenin ve değerlendirmenin büyük bir ihtiyaç olduğu görülmektedir. Limanlarda kimyasal tankerlerin geçirdikleri süre ve tank temizleme operasyonları için harcanan süre açısından ağırlıklı olarak değerlendirilen operasyonel etkinlik kavramı kimyasal tanker operasyonlarının ana başarı faktörlerinden birisi olarak değerlendirilmektedir. Operasyonel etkinliğin yanı sıra, diğer başarı faktörleri filo büyüklüğü ve filodaki gemilerin özellikleri, yapılan sözleşmeler ve çoklu taşımacılık olanakları olarak belirtilebilir. Bu faktörlerin geliştirilmesine yönelik gerçekleştirilebilecek her türlü aşama tanker taşımacılığının performansını olumlu yönde etkileyecektir. Bu sebepten dolayı, tanker operasyonlarının ana değişkenlerini de göz önüne alarak, tankerlerin operasyonel etkinliğini belirleyen ana bileşenlerin incelenmesi kimyasal tanker işletmeciliği alanında önemli bir ihtiyaç olarak görülmektedir. Bu çalışma ana olarak kimyasal tanker işletmeciliği çerçevesinde kimyasal tankerlerin operasyonel etkinliğini belirleyen faktörlerin ortaya çıkarılmasını amaçlamaktadır. Çalışma aynı zamanda, tank yıkama, yükleme/tahliye ve taşıma olarak belirtilen üç ana aşamadaki operasyonel etkinliği belirleyici faktörleri ortaya çıkarmayı da hedeflemektedir. Çalışmada nitel bir yaklaşım çerçevesinde İstanbul ve İzmir?de bulunan kimyasal tanker işletmeciliği yapan işletmelerdeki operasyon ve filo müdürleriyle yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Örneklemin belirlenmesindeki ana ölçüt operasyon ve filo müdürlerinin kimyasal tankerlerde belirli bir süre çalışmış olmalarıdır. Yapılandırılmış görüşme formu belirlenen alandaki literatürdeki değişkenler ve aynı zamanda araştırmacının operasyonel etkinliğe yönelik kendi değerlendirmesi sonucu elde edilen faktörlere bağlı olarak oluşturulmuştur. Görüşmeler sonucunda elde edilen bulgular içerik analizi ve betimsel analiz aracılığı ile tartışılmış, değerlendirilmiş ve gelecekteki çalışmalarda kullanılmak üzere ana değişkenler ortaya çıkartılmıştır. Deniz taşımacılığı alanında ana olarak limanların etkinlik ve verimliliklerine bağlı olarak gerçekleştirilen oldukça fazla bilimsel çalışma olmasına rağmen, tankerlerin ve özellikle de kimyasal tankerlerin operasyonel etkinliğine yönelik literatür oldukça kısıtlıdır. Bu alandaki çoğu çalışmanın mühendislik disiplini ağırlıklı operasyonel etkinliği hesaplamaya yönelik çalışmalardan oluştuğu göz önüne alındığında, kimyasal tankerler özelinde operasyonel etkinlik faktörlerinin incelenmesi ve gelecekteki çalışmalar için değişkenlerin ortaya çıkarılması çalışmanın literatüre ana katkısı olarak belirtilebilir. Bu çalışma kimyasal tankerlerin operasyonel etkinliğini belirleyen ana faktörlerin ortaya çıkarılmasını bu alanda önemli tecrübe sahibi uzmanlarla nitel görüşmeler aracılığıyla gerçekleştiren öncü bir çalışma niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: Operasyonel Etkinlik, Emniyet, Deniz Taşımacılığı, Kimyasal Tanker

Deniz işletmeciliğiDeniz yolu taşımacılığıDenizcilik+4
Cenk Sakar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Önde gelen petrol şirketlerinin tanker işleten gemi yönetim firmalarının personel seçim ölçütlerine etkilerinin analizi

Özel bir taşımacılık modu olan denizyolu taşımacılığı alt sektörü olan tanker taşımacılığı dünya ticareti için büyük önem taşımaktadır. Tankerler aracılığı ile taşınan petrol ve türevlerinin gelişen endüstrilerde önemli bir enerji kaynağı olduğu düşünüldüğünde taşınması da vazgeçilmez hale gelir. Petrol ve kimyasal taşımacılığı endüstriler için önemli olmakla birlikte, bu taşınan yükler yapıları ve özellikleri gereği çevre açısından büyük riskler taşımaktadır. Bu riskleri en aza indirmede tanker taşımacılığı yapan firmalar üzerinde bazı yaptırım ve dayatmalar mevcuttur. Bu noktada, dünya petrol endüstrisine yön veren aktörler içinde en önemlisi olan önde gelen petrol şirketleri (MOC - Major Oil Companies) tanker işletmesi yapan firmalar üzerinde bu dayatmaları yüksek oranda hissettirmektedir. Bir işletmenin en önemli unsuru olan insan faktörü üzerinde yapılacak olan yaptırım ve dayatmalar bu risklerin meydana gelme olasılığını en aza indiremede hayati önem taşımaktadır. Buradan hareketle, bu çalışma tanker işleten gemi yönetim firmalarının personel seçim ölçütlerinin belirlenmesinde MOC?ların etkilerinin neler olduğunu ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için Türkiye?de tanker işletmesi yapan ve en geniş filoya sahip 12 firma yöneticileri ile görüşmeler yapılmış ve elde edilen veriler nitel araştırma yöntemleri ile analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Personel, Tanker İşletmeciliği, Gemi, Yönetim, İnsan Kaynakları, MOC

Deniz yolu taşımacılığıDenizcilikGemi işletmeciliği+4
Remzi Fışkın
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Van gölü'nde gerçekleşen kazaların hata ağacı analizi ve denizcilik faaliyetleri

Denizcilik faaliyetleri dünya genelinde yoğun olarak gerçekleştirilmektedir. Bu faaliyetler gerçekleştirilirken çatışma, karaya oturma, su alma ve gemi içi kazalar olmak üzere çeşitli kazalar meydana gelmektedir. Meydana gelen kazaların nedenleri kaza raporlarıyla tespit edilip, kayıt altına alınarak ileride gerçekleşmesi muhtemel kazalar için önlemlerin alınmasını sağlamaktadır. İç sularda gerçekleştirilen denizcilik faaliyetleri bölgesel kaldığı ve iç sularda çalışan tekneler küçük boyut ya da küçük tonajlı olduğu için kaza kayıtları ve detaylı raporları nadir bulunmaktadır. Van Gölü, yüz ölçümü olarak Türkiye'nin en büyük gölü olmasına rağmen buradaki faaliyetler bölgesel nitelikte kalmıştır. Son zamanlarda yapılan denizcilik faaliyetlerini geliştirmeye yönelik çalışmalar ve bölgede kurulan kurum ya da kuruluşlarla göldeki faaliyetlerin kalitesi arttırılmaya çalışılsa da yeteri kadar başarı elde edilememiştir. Bu çalışmada, Van Gölü ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalar incelenmiş ve göldeki denizcilik faaliyetlerinin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla gölde gerçekleşen kazaların nedenleri anketler düzenlenerek belirlenmiştir. Belirlenen nedenler "hata ağacı" ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda dikkatsizlik, bilgi eksikliği, aşırı güven, kötü hava koşuları, iletişim cihazı eksikliği gibi etkenlerin kazalardaki temel nedenler olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen nedenlere göre kazaların azaltılması, tekne takiplerinin yapılması ve tekneler arası iletişim sisteminin sağlanması için önerilerde bulunulmuştur.

Deniz kazalarıDenizcilikHata ağacı analizi+1
Bayram Aslan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk donatan işletmelerinin klas kuruluşu seçimlerinde karar verme süreci analizi

Deniz ulaştırması diğer ulaştırma sistemlerine göre daha fazla belirsizliği içerisinde barındırmakta ve bu belirsizlikler gerek sefer, gerekse liman operasyonları esnasında birçok muhatara ve tehlikelere yol açmaktadır. Söz konusu risklerin azaltılması, can ve mal kayıplarının minimuma indirilmesi; ancak deniz ulaştırmasının temel birimi olan gemilerin fiziki durumlarının iyi olması ve eğitimli personel ile bakım-tutumlarının yapılmış olması ile mümkün olabilir. Gemilerin fiziki durumlarının belirlenmesi de, ancak gemilerde denetim ve incelemelerin yapılması; neticesinde bir derecelendirme ve sertifikasyon ile mümkün olmaktadır. Klas kuruluşları bu denetim ve incelemeleri yapan, derecelendirme ve sertifikasyonu gerçekleştiren kuruluşlardır. Günümüzde birçok klas kuruluşunun varlığı, donatan işletmeleri için en uygun klas kuruluşunun seçimi konusunda, daha geniş bir karar alanı sağlamaktadır. Türk donatan işletmelerinin, klas kuruluşu seçimlerinde göz önünde bulundurdukları kriterler ve bu kriterlere atfettikleri değerler, bu noktada önem kazanmaktadır. Türk denizcilik sektöründe faaliyet gösteren, sektör temsilcileri ile yapılan görüşmeler neticesinde bir Türk donatan işletmesinin klas kuruluşu seçerken göz önünde bulundurduğu veya bulundurabileceği kriterler belirlenmiştir. Belirlenen kriterlere göre hiyerarşi oluşturulmuş, çok kriterli karar verme yöntemlerinden Analitik Hiyerarşi Süreci yöntemi kullanılarak alternatifleri de içerisinde barındıran bir anket formu hazırlanmıştır. Anket uygulaması, Türk denizcilik sektöründe faaliyet gösteren, 18 Türk donatan işletmesinin çalışanı ile gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, Türk donatan işletmelerinin, klas kuruluşu seçimlerinde hangi kriterlere daha fazla önem verdikleri ve hangi klas kuruluşlarını daha fazla tercih ettikleri çalışmada ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Katılımcılar tarafından ?IACS üyesi olma? kriteri en önemli kriter olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Klas kuruluşları, Donatan İşletmeleri, Karar verme süreci, Analitik Hiyerarşi Süreci.

Analitik hiyerarşi süreciDenizcilikDenizcilik sektörü+6
Ali Yasin Kaya
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türk gemiadamlarında mesleki tatmin ile iş bırakma arasındaki ilişkinin incelenmesi

Gemiadamlarının denizlerde uzun yıllar çalışmaması, kısa sürede denizde çalışmayı bırakması denizcilik sektörünün önemli bir sorunudur. Mevcut sorunun kaynağının gemiadamının iş memnuniyetsizliği olduğu düşünülerek bir anket hazırlanmıştır. Anket soruları beşli Likert ölçeğine göre oluşturulmuştur. Yakın kıyısal sefer bölgesinde Türk bayraklı kuru yük gemilerinde çalışan Türk gemiadamlarının meslek tatmini ile iş bırakma arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla araştırmanın hipotezleri kurulmuştur. Anket verileri, SPSS programında ki-kare çapraz tabloları ile incelenmiştir. Soruların güvenirlik değeri incelenmiş ve yüksek derecede güvenilir olduğu belirlenmiştir. Kurulan hipotezlerin doğrulanıp doğrulanmadığı incelenmiştir.Yapılan çalışmada gemiadamının çalıştığı gemiden ayrılma isteği üzerinde yaptığı işin, aldığı ücretin, çalıştığı yerin fiziki şartlarının, kontrat süresinin, izin süresinin, sosyal güvence şartlarının, barındığı kamara koşullarının, yaşam mahallinin, beslenme şartlarının, emniyet şartlarının, gemi ve şirket yönetiminin oluşturduğu memnuniyetin etkili olduğu anlaşılmıştır. Buna karşın terfi imkanının, çalışma arkadaşlarının, haberleşme şartlarının ve yurt içi veya yurt dışı liman şehirlerini ziyaretlerinin oluşturduğu memnuniyetin ise etkili olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca gemiadamının denizde çalışmayı (mesleği) tamamen bırakma isteği üzerinde, yaptığı işin ve ailesine uzak olmasının oluşturduğu memnuniyet düzeyi etkili olurken, sevdiğine uzak olmasının ve mesleki koşullara bağlı memnuniyet düzeyinin ise etkili olmadığı tespit edilmiştir. Sunulan önerilerin ışığında alınacak tedbirlerin, gemiadamlarının iş memnuniyet düzeylerini yükselteceği ve gemiadamı eksikliği sorununa kalıcı bir çözüm bulacağı düşünülmektedir. İş memnuniyet düzeyleri yükselen gemiadamlarının gemiden ayrılma ve mesleği bırakma gibi düşüncelerden uzaklaşacağı ve meslekte daha uzun süre çalışacağı düşünülmektedir.

Denizcilikİş doyumu
Zeki Yaşar
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Periplus, Periegesis ve denizcilik yasaları özelinde Antikçağdan Ortaçağa Akdeniz denizcilik yazım geleneğine örnekler

İnsanların denizler özelindeki (bilinen) ilk faaliyetlerinin Prehistorik çağda başlangıcıyla birlikte, Akdeniz bu hareketliliğin merkezi ve etkileşim noktası olarak hızlı bir şekilde belirginlik kazanmış ve giderek diğer denizlere oranla ön plana çıkmaya başlamıştır. Antikçağdaki evrimiyle orantılı olarak, Akdeniz çeşitli uluslardan ya da kabilelerden birçok denizcinin farklı amaçlarla ve yine farklı rotalarda bir limandan başka bir limana sıklıkla yelken açtığı bir deniz haline gelmiştir. Zaman ilerledikçe, belirli aralıklarla gerçekleştirilen askeri ve siyasi deniz seferleri ile aralıksız sürdürülen ticari faaliyetler giderek artış göstermiş ve bu artış da denizciliğin antikçağ yaşamında bir gereklilik/zorunluluk olarak kimlik kazanmasını sağlamıştır. Bu gereklilik doğrultusunda, seyrü seferler gerçekleştirdikleri rotalar özelinde giderek yetkinlik ve tecrübe sahibi olmaya başlayan denizciler, edindikleri gözlemleri ve bilgi birikimlerini sözlü gelenekten yazılı belleğe aktarmaya başlamışlardır. Buradaki amaç başlarda tamamen pratik kaygılardan oluşmaktaydı; zira denizlerdeki zorluk ve tehlikelerin yazınsal veriler aracılığıyla tüm denizcilere bildirilmesine odaklanılıyordu. Bu amacın kapsamı süreçle birlikte ve gemicilerin ihtiyaçları özelinde genişletildi ve de farklı taleplere göre baştan uyarlandı. Öyle ki bu kapsamda denizlerin şekilleri, önemli akıntılar, seyredilebilir nehirler, kıyılarda yaşayan halklar, kıyı topografyası, sahildeki bitki ve hayvan popülasyonu ve gemiciler arasındaki kurallar-kaideler gibi farklı alanlarda da notlar tutulup kayıtlar alınmaya başlandı. Böylelikle de denizcilik ve gemicilikle ilgili oldukça kapsamlı ve bir o kadar da önemli bir denizcilik külliyatının Antikçağdaki temelleri atıldı ve Ortaçağ'a kadar da bu yazınsal miras gelişimini sürdürdü. Sunulmuş olan bilgiler ışığında, söz konusu bu çalışma da Akdeniz denizciliğiyle ilgili bilgi veren yazınsal mirası "Periplus, Periegesis ve Denizcilik Yasaları Özelinde Antikçağdan Ortaçağa Akdeniz Denizcilik Yazım Geleneğine Örnekler" başlığıyla ele almayı ve bu anabaşlık çatısı altında incelenen metinlerin denizcilik tarihi çalışmalarındaki işlevi ve konumu hakkında kapsayıcı bir değerlendirmede bulunmayı amaçlamaktadır. Bu değerlendirme özelinde, periplus (seyir kaydı-tutanağı), periegesis (seyahatname) ve Rhodos Denizcilik Yasaları başlıklarına sahip üç farklı metin gurubu tematik bir açıdan ele alınmaktadır. Bu metinlerin çevirisi ve değerlendirilmesi sonucunda da, antikçağ denizcilik tarihi çalışmalarının arkeolojik verilerle elde edilen materyal kültür kalıntıları dışında filolojik metinlerden elde edilen verilerle de desteklenebileceği görüşü ileri sürülmektedir. Diğer yandan da dört farklı metnin çevirisi çeşitli alanlarda çalışmalar sürdüren bilim insanlarının ve araştırmacıların kullanımına sunulmaktadır.

AkdenizDenizcilikDenizcilik tarihi
Erkan Kurul
Akdeniz University · Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası düzenlemeler ve Avrupa Birliği çerçevesinde Deniz İş Hukukunda gemi adamlarının çalışma süreleri

Çalışma süreleri, Avrupa Birliği sosyal politikası, Uluslararası Çalışma Örgütü ve Türk İş hukuku kapsamında, işçilerin yaşam ve çalışma koşullarını geliştirme hedefleri arasındadır.Çalışma sürelerine dair ilk düzenlemeler Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşmeleri ile yapılmıştır.Avrupa Birliğinde de benzer nitelikteki çalışma sürelerine dair yasal düzenlemeler vardır. Bunlardan en temel düzenleme 2003/88 sayılı Direktiftir. Direktif, gemi adamları, kara taşımacılığı, sivil hava taşımacılığı ve demir yolu taşımacılık sektörlerinde istihdam edilen mobil işçiler gibi meslek gruplarını kapsamamaktadır.Çalışma sürelerine ilişkin yasal düzenlemelerin temel amacı, iş sağlığı ve güvenliğinin korunmasıdır. Ancak daha zor ve tehlikeli olması nedeniyle gemi adamları bakımından hem ulusal hem de uluslararası alanda çalışma süreleri özel kanun ve yönetmelikler ile düzenlenmiştir.Bu çalışmada çalışma süreleri ve gemi adamlarının çalışma süreleri ulusal ve uluslararası yasal düzenlemeler ve Avrupa Birliği mevzuatı ışığında incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Çalışma Süresi, Gemi adamı, Gemi adamlarının çalışma süreleri

Avrupa BirliğiAvrupa Birliği hukukuDeniz hukuku+10
Esra Dündar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği uyum sürecinde liman devleti kontrolü kapsamında Türkiye'nin durum analizi

Günümüzde deniz ticaretinin önemli unsurundan biri olan Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Avrupa Birliği(AB) politikaları çerçevesinde Denizcilik ve Liman Devleti Kontrol sistemiyle ilgili standartlar ve şartlar belirlenerek, gemilerin bu şartlara uyumu ile denizel çevrenin deniz ulaşımı sebebiyle kirlenmesinin en aza indirilmesi, güvenli ve emniyetli deniz ulaşımı amaçlanmaktadır.Türkiye'nin AB üyeliği yolundaki hazırlık sürecinde AB denizcilik politikaları ve ilgili müktesebatına uyumu önem arzetmektedir.Türkiyede denizcilikle ilgili hedef ve politikaları belirleyen, gerekli düzenleme ve denetlemeleri yapan kamu otoritesi olan Denizcilik Müsteşarlığı, 2003 yılından günümüze kadar geçen zamanda AB uyum kapsamında uluslararası sözleşmelere taraf olunması, müktesebatın AB müktesebatıyla uyumlaştırılması yönünde çıkarılan kanun ve yönetmelikler ve yaptığı diğer çalışmalar ile Liman Devleti Kontrolüne ilişkin önemli bir ilerleme kaydetmiş olup, uyum için yapılacaklar konusunda da hedeflerini belirlemiş ve çalışmalarına devam etmektedir.Bu çalışmada Avrupa'daki deniz güvenliğine ve liman devleti kontrollerine değinilmiş, Türkiyenin Liman Devleti Kontrolü konusundaki çalışmaları,yaptıkları ve yapmayı hedefledikleri ele alınarak, Türkiyenin Liman Devleti Kontrolü kapsamında mevcut durumu ortaya konmuştur.

Avrupa BirliğiDenizcilik
Özge Ercan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de deniz ulaşım sektöründeki firmaların gemi yatırım stratejileri ve finansmanı; bir uygulama

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin, sahip olduğu bu coğrafi avantaj ile dünya deniz taşımacılığında söz sahibi bir konumda olması gerekir. Oysa; deniz ticaret filosu ağırlıklı olarak küçük tonajlı ve yaşlı gemilerden oluşan Türkiye, kendisinden beklenen konumun çok gerisindedir. Bu çalışmada, Türkiye'de deniz ulaşım sektöründeki firmaların gemi yatırım stratejileri hakkında mevcut durum ve gemi alımlarının finansmanında kaynak tahsisi aşamasında ne tür sorunların yaşandığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma, nitel araştırma teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Amaçlı örneklem belirleme yöntemi kullanılarak deniz ulaşım firmaları belirlenmiştir. Nitel araştırma veri toplama tekniklerinden "Görüşme" yöntemi ile veriler toplanmıştır. Bu veriler, NVivo 10 programı ile analiz edilmiştir. Çalışmada; kredi veren kuruluşlar olarak bankaların da konu hakkındaki uygulamalarını içeren bir bölüm bulunmaktadır. Yapılan çalışma neticesinde, Türkiye'de gemi alımlarının finansmanı için denizcilik sektörüne yeterli kaynak aktarımının sağlanamadığı, kredi kurumlarının konu hakkında yeterli uzmanlığa sahip olmadığı ve kamusal desteğin istenilen seviyede olmadığı gibi sonuçlara ulaşılmıştır.

Deniz ticaretiDeniz yolu taşımacılığıDeniz yolu taşımacılığı+6
Yusuf Ziya Şipal
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Marmara Bölgesindeki mevcut limanların küresel iklim değişiminin etkilerine karşı risk durumlarının ve hazırlık seviyelerinin incelenmesi

Bir ülkenin ekonomik büyüme ve kalkınmasında hayati öneme sahip olan limanlar küresel iklim değişiminden üzerine düşen payı almaktadır. Küresel iklim değişimi stratejik açıdan değerlendirildiğinde, tarım, sanayi, balıkçılık, hayvancılık gibi hayati öneme haiz diğer sektörlerde de olduğu gibi dünyanın farklı bölgelerindeki limanların küresel iklim değişiminin etkilerine adaptasyon sağlaması ve risk algısına yönelik gerekli tedbirlerin zamanında alınması üzerine yoğun çalışılması gereken önemli bir konudur. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Marmara Bölgesi'ndeki mevcut limanların küresel iklim değişimi etkilerine karşı risk durumlarına ve hazırlık seviyelerine yönelik risk algısı, iklim değişimi farkındalığı, iklim değişimi etkisi ve iklim değişimine uyum konularındaki eğilimlerinin yaş, cinsiyet, medeni durum ve eğitim seviyesine göre incelenmesidir. Araştırmanın amacına uygun olarak, 40 sorudan oluşan bir anket, söz konusu liman çalışanlarına uygulanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda genel çerçevede katılımcıların iklim değişimine yönelik algılarının yüksek düzeyde olduğu ve iklim değişimi hakkında endişeli oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca katılımcıların küresel iklim değişimine karşı risk algısı düzeyleri ve çalıştıkları limanın küresel iklim değişimine hazır olmasına yönelik düşüncelerinin, cinsiyetlerine ve eğitim düzeylerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği, diğer yandan 26-30 yaş aralığındaki katılımcıların çalıştıkları limanın küresel iklim değişimine hazır olmasına yönelik algı düzeylerinin diğer yaş gruplarına kıyasla daha yüksek çıktığı ve bekâr katılımcıların gelecekte çalıştığı işletmenin iklim değişiminin etkilerine karşı hazırlık seviyesinin yeterli olmadığı endişesinde olduğu tespit edilmiştir.

Deniz ticaretiDeniz yolu taşımacılığıDenizcilik+7
Mustafa Yüzügüleç
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Denizcilik işletmelerinde hizmet kalitesinin ölçümü: Hopa Limanı'nda bir uygulama

Günümüzde karayolu, havayolu, demiryolu, denizyolu ve boru hattı, taşımacılık sistemi içerisinde kullanılmaktadır. Bu taşımacılık türleri arasında en fazla ticari paya, denizyolu taşımacılığının sahip olduğu bilinmektedir. Denizyolu taşımacılığı; deniz araçları ile ulusal ve uluslararası sularda ziyaret ettikleri limanlar, aynı zamanda taşıma unsurlarının fabrikalardan terminallere oradan da dağıtım noktaları ve mevcut pazarlara ulaştırılma altyapısını oluşturan ağı ifade eden bir taşımacılık türüdür. Günümüzde dünya ticareti yaklaşık olarak % 90 oranında denizyolu ile gerçekleşmektedir. Denizcilik işletmelerinin ülke ekonomilerindeki yeri, artan rekabet ortamında işletmeleri avantajlı duruma getirmektedir. İşletmelerin gün geçtikçe artan rekabet ortamında hizmet kalitesine son derece önem vermeleri gerekmektedir. Kalite algısı yüksek olan denizcilik işletmelerinde hizmet kullanıcılarının memnuniyetinin artacağı ve memnuniyetin sadakate dönüşeceği düşünülmektedir. Öneminden ve bu düşünceden yola çıkılarak bu çalışmanın amacı, denizcilik işletmelerinde sunulan hizmetlerin kalitesinin, bu hizmetten yaralanan kullanıcıların memnuniyetlerini ve memnuniyetin sadakate olan etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, Hopa Limanı'ndan hizmet alan kullanıcılardan verilerin toplanabilmesi için yüz yüze anket tekniği tercih edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, memnuniyet üzerinde en etkili hizmet kalitesi değişkeninin süreç boyutu olduğu ve daha sonra sırasıyla sosyal sorumluluk, çıktı ve imaj boyutlarının etkili olduğu belirlenmiştir. Memnuniyet değişkeninin sadakat üzerindeki etkisinin de anlamlı olduğu tespit edilmiştir.

Artvin-HopaDeniz işletmeciliğiDenizcilik+5
Ahsen Kartal
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu ve Tersâne-i Amire

Osmanlı Devleti ise denizcilik konusunda Çaka Bey ve Aydınoğlu Umur Bey gibi denizci gaziler geleneğinden etkilenmiş ve bunu devam ettirmiştir. Bu dönemde bir yandan Anadolu Selçuklu ve Beylikler dönemindeki denizcilik tecrübesinden faydalanılmış diğer yandan ise kurulan ilişkilerle Venedik ve Ceneviz gibi denizci devletlerin bilgilerinden istifade edilmiştir. Osmanlı Devleti aldığı bu bilgileri kendi potasında eriterek denizcilik konusunda daha ileri adımlar atmıştır. Böylece XVI. yüzyıldan itibaren devlet sadece bir kara devleti değil, aynı zaman da bir deniz devleti haline gelmiştir. Bu güce ulaşmada hiç kuşkusuz devletin pek çok bölgesinde kurulmuş olan tersanelerin önemli bir yeri vardır. Bunlardan en önemlisi hiç şüphesiz Osmanlı denizcilik faaliyetinin merkezi olan Tersâne-i Âmire idi. Denizlerde güçlü olmak için gemileri hızlı bir şekilde inşa etmek ve sürekli olarak denizlerde boy göstermek gerekmiştir. Anadolu gemi yapımı için gerekli olan malzemelerin tedariki için zengin bir coğrafya idi. Özellikle Bolu Sancağı sahip olduğu geniş ormanlık alanları ile gemilerin inşası için gerekli kerestenin tedariki hususunda önemli bir yer tutmuştur. Bolu sancağı sadece tersanenin ana ihtiyacı olan kerestenin değil aynı zamanda, kömür, ham demir, katran ve üstüpü gibi diğer tersane malzemelerinin tedarikinde de önemli bir merkez olmuştur. Bunların yanında gemiler için büyük önem arz eden kürekçilerin büyük bir bölümü de bu bölgeden sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bolu, Tersâne-i Âmire, Denizcilik, Kereste

BoluDenizcilikDenizcilik tarihi+6
Mehmet Güngördü
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyılda Sinop Limanı ve Sinop Tersanesi

Osmanlı Devleti, XVIII. yüzyıla gelinceye kadar ülke içinde ve ülke dışında birçok sorunlarla mücadele etti. Bu sorunlar neticesinde ekonomik ve ticari faaliyetlerde olduğu kadar denizcilik alanında da gerilemeye başladı. XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin özellikle Rusya ile giriştiği mücadelelerde güçlü bir donanma ihtiyacı ortaya çıktı. Bu dönemde hem Sinop Limanı hem de Sinop Tersanesi Osmanlı Devleti için önemli bir konumdaydı. Sinop Limanı'nın ülkenin kuzey bölgelerine yakınlığı ve buradan yapılan asker, erzak ve mühimmat naklinin kolaylığı devlet tarafından tercih edilmesinde önemli rol oynadı. Hem Sinop'ta hem de Anadolu'nun çeşitli şehirlerinde üretilen ürünler buradan Kırım, Rusya, Rumeli ve Karadeniz'in diğer sahillerine aktarılmaktaydı. Sadece belirtilen yerlerden gelen mallar değil aynı zamanda Boyabat, Gerze, Akliman ve Küplüağzı gibi Sinop'un kazalarında yetiştirilen ürünler de ihraç edilmekteydi. İhraç ticaretinin devam ettiği Sinop Limanı'nda diğer taraftan da ithal ticaret gerçekleştirilmekteydi. Rumeli limanları (Makedonya, Selanik, Köstence, Dobruca, Varna vb.), Besarabya bölgesi, Rusya'ya bağlı Kırım ile Kefe limanları, Mısır, Fas ve Fransa gibi birçok şehirle alışveriş yapılarak ürünler alınmaktaydı. Ancak Osmanlı Devleti bu canlı ticaret ağındaki üstünlüğünü zamanla kaybetmeye başladı. Bu duruma sebebiyet veren en önemli etkenler arasında Osmanlı Devleti'nin Rusya ile yaşadığı çatışmalar, Rusya'ya karşı verdiği imtiyazlar ve gelişen teknolojik faaliyetleri yeterince takip edememesi söylenebilir. Bu olaylardan sonra XVIII. yüzyıla kadar Karadeniz transit ticaretinin merkezi durumunda olan Sinop Limanı XIX. yüzyılda önemini kaybetmeye başladı.

19. yüzyılDeniz ticaretiDenizcilik+7
Ayşegül Sarı
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Denizcilik tarihinin bir parçası olan denizaltılarının müzelerde sergilenmesi

Denizlerin gizleyici niteliğinden faydalanmayı hedefleyen ve bu mantıkla savaşlarda görevlendirilen denizaltıların ilk tasarımının 15. yüzyılda yapıldığı görülmektedir. Üretildiği ilk zamandan günümüze kadar geçen süreçte ise denizaltıların tasarımları, edinilen savaş ve eğitim deneyimleri doğrultusunda daha hızlı, daha sessiz ve daha hafif olmaları amaçlanarak geliştirilmiştir. Aktif görevlerini tamamlayan denizaltıların bir kısmı hurdaya ayrılırken, kurtarılabilen bir kısmının ise müzelerde sergilenmesi sağlanmıştır. Bu tez çalışmasında, denizcilik tarihinin bir parçası olan denizaltıların yurt dışında ve Türkiye'de bulunan müzelerde sergilenmesi ele alınmıştır. Literatür taramasına ek olarak yurt dışında ve Türkiye'de bulunan müzelerden elde edilen veriler bu çalışmanın kaynağını oluşturmuştur. Toplamda yurt dışından otuz bir adet, Türkiye'den dört adet müze örneği incelenmiştir. Denizaltıların savaş, sanayi, deniz, bilim ve teknoloji müzelerinde sergilendikleri tespit edilmiştir. Bu müzeler sergileme yöntemleri ve sergileme mekanları bakımından araştırılırken, müzelerin koleksiyonlarında yer alan denizaltıların her birinin tarihçesi hakkında bilgiler verilmiştir. Bu tez çalışması ile denizaltıların işlevleri, kullanım alanları ve bir müze objesi olma yolundaki ortak tarihleri hakkında sistematik bir bilgi dizini oluşturmak amaçlanmıştır. Bu sayede denizaltı müzeleri ve koleksiyonunda denizaltı bulunan müzeler araştırılarak milletlerin denizcilik mirasını kamuoyu ile paylaşmasını sağlayan bu önemli kurumlar, çağdaş müzecilik açısından incelenerek alana katkı sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Denizaltı, denizcilik, koleksiyon, sergileme, müze.

DenizaltıDenizcilikDenizcilik tarihi+4
Serra Çoruh
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects