Mobile application
151 theses under this subject heading
Kullanıcı deneyiminin başlangıcı: Çocuk kullanıcıların mobil uygulamalar ve arayüz tasarımlarına ilişkin algı, tutum ve beklentileri
Günümüzde teknolojinin gelişmesi, mobil cihazların ve dijital teknolojilerin hayatımızda daha fazla yer alması ile çok sayıda mobil uygulama farklı platformlarda karşımıza çıkmakta, ürün kullanıcı ilişkisi farklı yönleriyle ve başta kullanıcı deneyimi başlığı altında pek çok yönüyle araştırılmaktadır. Bu mobil uygulamaların önemli kullanıcı gruplarından birini de çocuklar oluşturmaktadır. Kullanıcı deneyimi çalışmaları çocuk kullanıcılar üzerine yoğunlaşsa da dijital ürünlerin çocuklar tarafından nasıl algılandığı, arayüz tasarımının görsel – duyumsal özelliklerini ne tür değerler ve anlamlarla bağdaştırdıklarına ilişkin kapsamlı çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmada, çocuk kullanıcılara yönelik tasarlanmış çeşitli kategorilerden mobil uygulamalar algılanan değer, estetik gibi kavramlar açısından ilk izlenim aşamasında incelenmiş, gözlemsel çalışmalarla çocuk kullanıcıların arayüz tasarımını bütünsel olarak veya bileşenler bazında ne tür anlamlar ve değerlerle ilişkilendirdiği araştırılmıştır. Çocuk katılımcıların yaş grupları arası ayrımları keskin bir şekilde fark ettiği, eski-yeni algısının hızlı bir biçimde değiştiği ve arayüz elemanları ile uygulamanın ilk izleniminin katılımcıların cinsiyet rollerine ilişkin çıkarım yapmalarında da etkili olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Mobil Uygulamalar, Algılanan Değer, Çocuk Kullanıcılar, Kullanıcı Deneyimi, İlk İzlenim
Türkiye mobil uygulama pazarında tahmin yöntemleri uygulamaları
Mobil uygulamalar tüm dünyada ve Türkiye'de son yıllarda gittikçe büyüyen birer pazar haline gelmiştir. Teknolojinin hayatımızdaki kullanım alanının artmasıyla birlikte gelecekte daha da büyümesi beklenmektedir. Bu büyüyen pazarın dinamiklerini anlamak hem kullanıcılar hem uygulama sahipleri açısından önem taşımaktadır. Farklı kategorilerdeki mobil uygulamaların değişkenleri incelendiğinde farklı örüntülere sahip olduğu görülmektedir. Kullanıcıların davranışlarının değişkenlik gösterdiği bu ortamda hangi parametrelerin nasıl modellenip nasıl yorumlanacağı sorusu akla gelmektedir. Bu çalışma kapsamında, e-ticaret, e-scooter ve sosyal medya kategorilerinden olmak üzere 5 farklı mobil uygulamanın 2016-2022 yılları arasında aylık indirme ve aylık aktif kullanıcı sayısı zaman serisi verileri Otoregresif Modeller kullanılarak araştırılmıştır. Modeller sonucunda e-ticaret ve e-scooter uygulamaları için GARCH(1,1); sosyal medya uygulamaları için ARMA(1,1) modelinin en uygun olduğu görülmüştür. Farklı mobil uygulamaların gösterdiği örüntüler en uygun modeller kullanılarak tahmin edilmiştir. Sonuçta, mobil uygulama pazarının dinamiklerini anlamak konusunda hem pazara yeni giren hem de mevcut pazarda faaliyet gösteren uygulamalara ışık tutulmuştur. Zaman serileri üzerinden yapılan sayısal analizlerle farklı kategorilere ilişkin içgörüler sunulmuş ve interdisipliner bir bakış açısı ile yorumlanmıştır. Pazara hem bütünsel hem detaylandırılmış bir şekilde yaklaşılmıştır.
Mobil bankacılık kullanım niyetlerinin incelenmesi (Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi örneği)
Teknolojik gelişmeler ve müşteri tercihlerindeki değişikliklerin sonucu olarak artan rekabet, bankaların varlıklarını korumak ve rekabet avantajı elde etmek için yeni stratejiler geliştirmelerine yol açmıştır. Bu durum dolayısıyla günümüz rekabet piyasasında ayakta kalmak isteyen bankaların mobil bankacılık uygulamalarını müşterilerinin hizmetine sunmasına sebep olmuştur. Bu çalışma, Teknoloji Kabul Modeli (TAM) ve Planlı Davranış Teorisi'ni (TPB) temel alarak mobil bankacılığın benimsenmesine ilişkin anlayışımızı genişletmeyi amaçlamaktadır. Bu sebeple araştırma kapsamında birincil veri Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi'nde öğrenim gören lisans öğrencilerinden toplanmıştır. Çevrimiçi anket yöntemiyle nihai olarak 310 veri elde edilmiştir. Veriler frekans analizleri, tanımlayıcı istatistikler, faktör ve güvenilirlik analizleri, korelasyon ve regresyon analizleri ve fark testleri ile incelenmiştir. Bulgular, mobil bankacılık kullanım niyetinin mobil bankacılığa yönelik tutum ile kolaylık ve kullanışlılıktan etkilendiğini göstermiştir. Tutumun en büyük yordayıcısı kolaylık ve kullanışlılıktır. Algılanan risk, algılanan güveni ve kolaylık ve kullanışlılığı olumsuz etkilerken, algılanan güven değişkeni kolaylık ve kullanışlılığı ve tutumu olumlu olarak etkilemektedir. Demografik faktörlere bakıldığında algılanan risk ve algılanan güven değişkenlerinin öğrencilerin yaş grupları, okudukları fakülte ve bölüm, öğrencilerin okulda geçirdikleri yıl ve sınıfları ve öğrencilerin gelir seviyeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği ancak kadın ve erkek öğrenciler arasında istatistiksel olarak bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır.
EcoSnap: A mobile application for enhancing governance and addressing environmental issues in smart cities
With the increasing population and urbanization, urban planning has become a complex and challenging task. In recent years, the concept of smart cities has emerged as a potential solution to these challenges by integrating technology into urban planning. Participatory Planning Geographic Information System (PPGIS) is one such technology that involves the public in the planning process by providing them with a platform to share their opinions and ideas. PPGIS, coupled with mobile applications, can enhance public participation by allowing citizens to provide feedback on the go. This thesis aims to investigate the use of PPGIS mobile applications in urban planning for smart cities. The study provides a platform for citizens to report on issues around them and track progress. This platform allows users to interact with each other and collaborate in solving problems. The application is designed to be user-friendly and accessible to a wide range of users. The study will also evaluate the effectiveness of the implementation in facilitating citizen participation and its impact on city planning outcomes. The research will use a mixed-methods approach, including a literature review, case studies, surveys, and interviews with stakeholders, to explore the potential benefits and limitations of PPGIS mobile applications in urban planning for smart cities. The findings of this study will provide valuable insights into the use of PPGIS mobile applications in urban planning for smart cities and inform the development of future urban planning policies and strategies.
Yerel yönetimlerde e-katılım: Türkiye büyükşehir belediyeleri mobil uygulamaları içerik analizi
Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki Büyükşehir Belediyelerinin mobil uygulamalarındaki e-katılım araçlarını tespit ederek bu platformlar aracılığıyla ne derece e-katılım sağlandığına yönelik bir analiz yapmaktır. Türkiye'deki mobil uygulamaya sahip 20 büyükşehir belediyesinin mobil uygulaması analize tabi tutulmuştur. Mobil uygulamalar aracılığıyla sağlanan e-katılım düzeyi farkındalık, danışma ve aktif katılım olmak üzere üç düzeyde analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda yalnızca İzmir Büyükşehir Belediyesinin mobil uygulaması aracılığıyla sunulan e-katılımın aktif katılım düzeyine ulaştığı, diğer uygulamalar aracılığıyla sunulan e-katılım düzeyinin farkındalık ve danışmadan öteye geçemediği tespit edilmiştir.
Hadoop ve mapreduce teknolojisi aracılığıyla gıda-tabanlı mobil uygulamaları için bir arama hizmeti
Özet. Son zamanlarda güvenli gıda tüketimi ve e-sağlık üzerine birçok mobil uygulama geliştirilmiştir. Sağlık bilinciyle hareket eden kullanıcılar, özellikle zararlı gıda ve katkı maddelerinden kaçınarak güvenli gıda tüketimi için bu tür uygulamaları son derece önemsemektedirler. Ancak bu tür uygulamaları destekleyen yapılandırılmış veya yapılandırılmamış verileri içeren kapsamlı bir veritabanı eksikliği bulunmaktadır. Bu makalede mobil uygulamalar için sağlıklı bir gıda tüketimi arama hizmeti sunan Hadoop ve MapReduce (MR) yaklaşımından yararlanan Mobile Apps Search Sevice (MSS) önerilmektedir. MSS, gıda ve gıda katkı maddeleri alanına yönelik hizmet sunmakta ve mobil kullanıcıların sorgularını ele alarak bilgi sunma hizmetini kapsamaktadır. MSS herhangi bir mobil uygulama arkasındaki bir işlem olarak çalışabilir. Çünkü MSS, bir arama motoru ile aynı mantıkla çalışır; mobil uygulamalarda tıklamalarla oluşan sorgulara yanıt aramak adına nihai kullanım için bağlantılı bilgileri kataloglar ve web kaynakları üzerinde ilerler. MSS'in tasarım ve geliştirmesi, sistem mimarisi, sorgu anlayışı, Hadoop-MapReduce Ortamında ve Action Script kullanımı ile vurgulanmaktadır. Makalenin içinde, bir örnek olay incelemesi ile MSS'in genel özellikleri ve mevcut faydaları ortaya konulmuştur.
The effect of color and shape of the application logo on online application buying behaviour of university students
Nowadays the globalization of mobile devices made easy the people's lifestyle and helping them in different – educational, entertainment, sport, banking, tourism sectors and other daily jobs. Mobile devices are connecting to different devices with various connections such as: WIFI, Bluetooth, GSM which help us to use them and collect database. The development of mobile devices caused to the production and proliferation of mobile applications. The powerful parameters of modern mobile devices can operate faster and richer mobile applications. The aim of the study is to determine if the color and design of mobile application logo affect the buying behavior of university students. In addition to it, to find if this influence differs according to demographic variances such as: gender, age, education and mobile application preference. The purpose of this study has been investigated through questionnaire. The universe of this research was taken the students in Istanbul. The questionnaire study was conducted among the students of Istanbul Aydin University and around 271 answers were collected. Moreover, collected data analyzed using the SPSS 21 program.
The acceptance of mobile travel applications: A research with the integration of technology acceptance model
This study named (The Acceptance of Mobile Travel Applications: A research with the integration of Technology Acceptance Model) deals with the evolution of commerce with behaviors of mobile consumers in tourism. The lifestyle of consumers leads to changes not only in terms of the consumption but also in terms of behavior and habit. It optimizes timetable by combining physical displacements and the use of different technologies, but also seeks moments of immobilize both physical and virtual. These examples illustrate the value of mobility to address the evolutions of consumer behavior to which researchers and marketing practitioners are now confronted. The applications offered by Smartphone's are representative of the ubiquitous paradigm. They allow to interact virtually (almost) everywhere and all the time and can influence the physical behavior of the consumer. The use of the Smartphone during the tourist's stay can be on those influences in the physical spatial behavior of the tourist. Considering that fact, there are relationships between physical and virtual behavior of the consumer. After identifying different uses of e-commerce in tourism and the impact of the mobile application, this study will examine the causes and consequences of mobile uses. Current work on the use of mobile services is still rare and has several limitations. This research is mainly based on the technology acceptance model and its derivatives. The researcher adapted a descriptive analytical approach which depends on data collection, analysis using SPSS, Stata and interpretation of the results to determine the hypothesized relationships, to show the influences of each variables to another, starting with the perceiving of ease of use the mobile services to perceiving trustworthiness, by the analysis the result of the relations, and how can affect the costumer behavior.
Hedonik ve faydacı güdülerin mobil uygulama kullanımına etkisi
Mobil uygulamalar iletişim, eğitim, eğlence, alışveriş, seyahat, sağlık gibi birçok farklı alanda hizmet vermektedirler. Mobil uygulamaların mal ve hizmetlerden farkı ve en önemli özellikleri zaman ve mekân kısıtlaması olmadan, gerekli şartların uygunluğuna göre (Mobil telefon, tablet, ağ bağlantısı vs.) kullanılabilir olmasıdır. Bu çalışmanın amacı mobil uygulama tercihinde tüketicilerin kişilik özelliklerinin mobil uygulama kullanımı ile ilişkisini belirlemek, kullanıcıların mobil uygulama kullanımına faydacı ve hedonik güdülerin etkisini, mobil uygulamalara yönelik algılanan faydayı ve algılanan kullanım kolaylığını, mobil uygulamalar ve kullanımına ilişkin kullanıcıların sahip oldukları bilgi ve ilgi düzeyini, kullanıma yönelik tutumu ve gerçekleşen kullanım arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu çalışmada öncelikle literatürde hedonik ve faydacı güdülerin ürün / hizmet tercihine etkisini inceleyen çalışmalar incelenmiş ve ardından söz konusu güdülerin mobil uygulama pazarlaması kapsamında kullanıcıların uygulama tercihlerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler anket yöntemi ile toplanmıştır. Soru formu dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, demografik değişkenlere ilişkin bilgiler; ikinci bölümde, mobil cihaz kullanıcılarının kullandıkları mobil uygulamalara yönelik bilgiler; üçüncü bölümde, hedonik ve faydacı güdüler ve mobil uygulamalar hakkında kullanıcıların bilgi düzeyini ölçmek için kullanılacak ifadeler; dördüncü bölümde ise, mobil uygulama kullanıcılarının mobil uygulamalardan algıladığı fayda ve kullanım kolaylığı, kullanımlarına yönelik tutumları, kullanım niyetleri ve gerçekleşen kullanım durumlarını ölçen sorular bulunmaktadır. Örneklem seçiminde kolayda örnekleme yöntemi uygulanmış ve 1050 veriye ulaşılmıştır. Yapılan çalışma neticesinde, mobil uygulama geliştiren / kullanan işletmelerin / kurumların, müşterilerinin / kullanıcıların uygulamalar ile ilgili düşünceleri hakkında bilgi sahibi olmasının, kullanıcıları eğlendirebilecek, boş zamanlarını hoş geçirmelerini sağlayacak ve bunların yanı sıra fayda sağlayabilecekleri uygulamalar geliştirmelerinin pazarlama stratejileri açısından önem arz ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mobil uygulamaların grafik arayüzlerindeki ikonların incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, günümüz mobil uygulamalarının arayüzlerinde kullanılan ikonların, uygulamanın kullanımına etkilerinin incelenmesidir. Günümüz mobil uygulamalarında kullanılan ikonlar; soyutlama, renk kullanımı, çözünürlük ve birbirleri ile olan uyumları yönleri ile incelenmiş, arayüzün anlaşılabilirliği, okunabilirliği ve evrenselliğine etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma; mobil uygulamalar, mobil arayüzler ve grafik tasarım yönü ile ikonlara yönelik literatür taramasından oluşan bölümlerle birlikte, seçilen mobil uygulamaların arayüzlerinde kullanılan ikonların incelendiği uygulama bölümünden oluşmaktadır. Mobil Uygulamalar bölümünde mobil cihazların tanımı, mobil işletim sistemleri ve mobil cihazlar üzerinde kullanılan uygulamaların özellikleri açıklanmıştır. Mobil Arayüzler bölümünde grafik arayüzün tanımı, grafik arayüzün öğeleri ve ana arayüz öğeleri açıklanmıştır. İkonlar bölümünde ikonların tanımı, türleri, önemi ve kullanıcı üzerindeki etkileri açıklanmıştır. Uygulama bölümünde, rastgele yöntemle seçilen Android ve IOS uygulamalarının arayüzleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İkon, mobil arayüz, mobil uygulama, grafik tasarım
Mobil uyumlu web site arayüzlerinde kullanılabilirlik
Mobil cihazlar, günümüzde internete erişimde en önemli yoldur. İnternetin giderek yaygınlaşması ve kablosuz teknolojilerin gelişmesi, "mobil" kavramını günlük yaşantımızda daha önemli hale getirirken, mobil internet teknolojisi ve akıllı telefonlar ile farklı bir dünyanın kapıları açılmıştır. Mobil cihazlar, günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesine rağmen, mobil kullanıcı arayüzü (UI) tasarım modelleri için standartlar henüz tam olarak belirlenebilmiş değildir. Mobil web site arayüz tasarımlarının büyük bölümü, masaüstü için hazırlanan web site modellerine dayanmaktadır. Ancak bu arayüzler, mobil ekranlara tam olarak uyum sağlayamamakta ve kullanıcılar açısından birtakım zorluklar oluşturmaktadır. Bu çalışmada, mobil web site tasarım kalıplarıyla ilgili mevcut çalışmalara genel bir bakış sağlayarak, mobil uyumlu web sitelerde en sık karşılaşılan tasarım ve kullanılabilirlik sorunlarına yönelik çözüm yolları araştırılmıştır. Araştırma kapsamında, duyarlı web sitelerde kullanılabilirlik kavramı detaylandırılarak; okunabilirlik, tıklanabilirlik ve gezinme eylemleri için daha iyi bir kullanıcı deneyimi geliştirmek amaçlanmaktadır. Konuyla bağlantılı noktalarda gerekli literatür taraması yapılarak, kullanılabilirlik kavramı ve kullanıcı odaklı arayüz tasarımının önemi vurgulanırken konuya ilişkin tanımlama ve görüşlere yer verilmiştir.
Okul öncesi özel eğitim çocuklarına yönelik mobil uygulamaların görsel iletişim tasarımı açısından incelenmesi
Bu tez çalışması, okul öncesi eğitim çağında olan özel gereksinimli çocuklara doğrudan öğretim yöntemiyle akademik öncesi becerilerin öğretileceği mobil uygulama tasarımı için yapılan araştırmayı içermektedir. Türkiye'deki özel eğitim hizmet ve uygulamalarına dair kapsamlı bir inceleme yapılmıştır. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Destek Eğitim Programları özel gereksinimi olan çocukların gelişim düzeyleri ve engel türleri dikkate alınarak hazırlanmış eğitim modülleri içermektedir. Tezde, mobil uygulama tasarımı, okul öncesi özel eğitime gereksinimi olan çocukları ekseninde ele alınmış ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı destek eğitim programlarındaki modüllerden yararlanarak okul öncesi özel eğitim öğrencilerine uygun, eğitsel mobil uygulamaya içeriği hazırlanmıştır. Mobil uygulamanın eğitici içeriği, bireysel eğitim programlarının basamaklarına uygun verilmiştir. Okul öncesi eğitimde kullanılan eğitici oyuncaklar incelenerek ve mevcut özel eğitim mobil uygulamaları görsel iletişim tasarımı açısından değerlendirilerek elde edilen bilgiler ışığında bir mobil uygulama çalışması yapılmıştır.
Oyunlaştırma temelli mobil uygulamalarda arayüz tasarımı
Oyun, insanı ve hatta bütün canlıları yaşama hazırlayan, belli beceri ve yetenekleri edinmesini sağlayan eğlenceli ve gönüllü bir eylemdir. Oyun unsurlarının kullanılarak motivasyonu artırma düşüncesiyle ortaya çıkan oyunlaştırma, iş, eğitim, sağlık, kişisel gelişim ve pazarlama gibi pek çok alanda kullanılmaktadır. İnsanların gerçek hayatlarında kilo verme, dil öğrenme, satış arttırma vb. birçok hedef doğrultusunda motivasyon sağlayarak harekete geçmesini ve davranış değişikliği kazanmasını sağlayan oyunlaştırma; özellikle akıllı telefon kullanımındaki artışla birlikte büyüyen mobil uygulama pazarında şirketlerin yeni tercihi olmaktadır. Oyunlaştırma, mobil uygulamalarda, kullanıcıların bağlılığını, motivasyonunu ve üretkenliğini artırmak amacıyla kullanılan bir tekniktir. Böylece kullanıcı için daha ilgi çekici ve daha eğlenceli bir deneyim süreci sağlanabilmektedir. Araştırmacıların ve akademisyenlerinde ilgisini çeken oyunlaştırma, pek çok araştırmanın ve çalışmanın konusu olmuştur. Bu çalışmanın amacı, kullanıcının etkileşimde bulunduğu arayüz tasarımının kullanılabilirliği ve edinilen deneyime, oyunlaştırmanın katkısı ve rolüne odaklanmaktır. Bu amaç doğrultusunda, oyunlaştırma kavramı ile ilgili unsurlar, modeller ve ilgili motivasyon teorileri detaylı olarak açıklanmış; nitelikli bir kullanıcı arayüz (UI) tasarımı için dikkate alınması gereken özellikler incelenmiştir. Oyunlaştırma kullanılan eğitim amaçlı mobil uygulamaların içlerinden kullanım oranı ve beğeni oranı yüksek uygulamalar seçilerek incelenmiş, oyunlaştırmanın arayüz tasarımının kullanılabilirliğine etkisi değerlendirilmiştir. Yapılan araştırmalar ve incelemeler doğrultusunda, oyunlaştırma unsurlarının kullanıldığı "Quistudy" adlı yeni bir mobil uygulama için arayüz tasarımı yapılmıştır. Uygulamanın kullanılabilirlik testleri yapılarak arayüz tasarımının başarı oranı ölçülmüştür. Böylece eğitim amaçlı mobil uygulamalarda oyunlaştırma kullanımının arayüz tasarımına etkisi ile arayüz tasarımının oyunlaştırma unsurlarının etkili kullanımına katkısı değerlendirilmiştir.
Teknoloji kabul modeli kapsamında tüketicilerin mobil (TV) uygulamalara karşı tutumlarının davranışsal niyetine etkisi
Bilişim teknolojilerinde yaşanılan hızlı gelişmeler ve kullanım maliyetlerinin makul bir seviyeye gelmesi nedeniyle, internet kullanım yoğunluğunun sabit bilgisayarlardan mobil iletişim cihazı olarak adlandırılan yeni nesil akıllı telefon ve tabletlere kaymasına neden olmuştur. Bununla birlikte mobil cihaz ve uygulamalarının kullanıcısına sağladığı imkanlar tüketicileri neredeyse günün tamamında mobil olma durumuna getirmiştir. Bu fırsatı gören işletme ve firmalar, pazar paylarını artırmak, yeni ve daha fazla tüketiciye ulaşmak adına farklı mobil pazarlama eylemlerine yönelmişlerdir. Bunlardan biri de video akış hizmeti sunan mobil uygulamalardır. Bu çalışma, akıllı telefon ve/veya tablet üzerinden mobil uygulama kullanan tüketicilerin Netflix, PuhuTV vb. video akış içerikli mobil (TV) uygulamalara yönelik tutumlarını ve bunun davranışsal niyetine olan etkilerini teknolojik kabul modeli kapsamında araştırılması ve bu konuda bir model oluşturma çalışması amaçlanmaktadır. Araştırma, çevrimiçi mağazalar (Google Play, Apple Store ve Windows Phone) üzerinden akıllı telefon ve tablet yoluyla, mobil (TV) uygulamaları indirip kullanan Kocaeli ilindeki 537 katılımcı ile gerçekleştirilmiş ve birincil verilere anket yöntemi kullanılarak ulaşılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS istatistiksel veri analizi paket programı ve AMOS yapısal eşitlik modeli analiz programı ile analiz edilerek ulaşılan bulgular değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın sonucuna göre, duygusal değer ve algılanan kullanım kolaylığı, mobil (TV) uygulamasının benimsenmesinde algılanan fayda üzerinde iki temel belirleyicidir. Mobil (TV) uygulama kullananların kullanmaya yönelik tutumu üzerinde kilit rol oynayan algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığına kıyasla daha fazla etkiye sahiptir. Tüketicilerin, mobil (TV) uygulama kullanmaya yönelik tutumlarının ise davranışsal niyeti üzerinde oldukça güçlü bir etki oluşturmaktadır. Araştırmada ayrıca, aracılık etkisiyle ilgili bulgular değerlendirilmiş, algılanan kullanım kolaylığı bağımsız değişkeni ile kullanmaya yönelik tutum bağımlı değişkeni arasında algılanan fayda değişkeninin, kısmi aracılık görevi yaptığı sonucuna ulaşılmıştır.
Sosyal bilgiler öğretim programına yönelik mobil artırılmış gerçeklik uygulamalarının öğretmen adaylarıyla geliştirilmesi: Bir eylem araştırması
Araştırmanın amacı; Sosyal bilgiler öğretim programına yönelik olarak ders kitabını, Mobil Artırılmış Gerçeklik etkinlikleri tasarlamak suretiyle yeniden yapılandırmak ve bu etkinlikleri mobil uygulama haline getirerek gerçekleştirilen artırılmış gerçeklik öğretiminin katılımcılar üzerindeki etkilerini saptamak ve konu hakkındaki görüşlerinin belirlemektir. Bu doğrultuda 7. sınıf sosyal bilgiler ders kitabı, katılımcı grubuyla araştırma çalışması boyunca yeniden yapılandırılmıştır. Bu amaca yönelik olarak 2018-2019 akademik yılının bahar döneminde bir devlet üniversitesinin sosyal bilgiler eğitimi bölümünde öğrenim gören 25 kadın, 21 erkek toplam 46 öğretmen adayı araştırmanın katılımcı grubunu oluşturmaktadır. Çalışma eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aşamasında; odak grup görüşmeleri, araştırmacı günlükleri, gözlemler, teknoloji entegrasyonu öz-yeterlik algısı ölçeği, dereceli puanlama anahtarları ve anlamsal farklılıklar ölçeği aracılığı ile veriler elde edilmiştir. Araştırma bir akademik dönemi kapsayan 14 hafta boyunca sürdürülmüştür. Verilerin analizine geçildiğinde, araştırmanın nitel boyutunda; odak grup görüşmeleri verilerinin analizi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmacı günlükleri ve gözlem notları ile gerekli teyitler sağlanarak nitel boyuta ilişkin bulgular elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde ise; Teknoloji Entegrasyonu Öz-Yeterlik Algısı Ölceği katılımcılara ön-test ve son-test olarak uygulanmış ve analiz aşamasında t-testi yapılmıştır. Dereceli Puanlama Anahtarları ile öğrencilerin performans ürünleri değerlendirilmiş, grup ve tüm katılımcılar dikkate alınarak karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Anlamsal Farklılıklar Ölçeğinde yüzde ve frekans analizi yapılarak katılımcıların çalışma hakkındaki duygusal tutumlarını ortaya çıkarmak hedeflenmiştir. Araştırma kapsamında değerlendirilen bulgulardan birtakım sonuçlar elde edilmiştir. Sonuç olarak: katılımcıların, MAG etkinlikleri gerçekleştirmek için hazırbulunuşluk düzeylerinin ve teknolojik bilgi altyapılarının yetersiz olduğu saptanmış bu sebeple AG uygulamalarını zor, komplike, dikkat gerektiren ve zaman açısından maliyetli bulmuşlardır. Diğer yandan programı kolaylaştırıcı, anlaşılır, farklı alanlarda kullanılabilir ve işlevsel olarak yorumlamışlardır. Katılımcılardan elde edilen görüşler neticesinde AG'nin mobil cihazlarda kullanılmasının; erişim kolaylığı ve etkin katılım sağlayacağı, ilgiyi arttıracağı, algıyı geliştireceği yorumlarına ulaşılmıştır. MAG'in eğitimde kullanılmasının; somutlaştırıcı olduğu, akademik başarıyı artıracağı, kalıcı öğrenme sağlayacağı ve işbirlikçi öğrenmeyi destekleyici olduğu ifadelerine ulaşılmıştır. MAG'in öğrenci açısından; keyif verici, ilgilerini artırıcı, güdüleyici, geliştirici, öğrenmeyi kolaylaştırıcı ve derse karşı olumsuz algıları kırabilecek bir yapıda olduğu görüşleri elde edilmiştir. MAG'in eğitimci açısından; mesleki olarak öğretmeni geliştirici olduğu, üretkenliği artırdığını, kişisel ve bilgisel donanımı desteklediğini, yaratıcılığı geliştirdiği, haz verici olduğu, eğitimciyi güdüleyici olduğu ve öğreticinin sosyal kalmasına yardım ettiği görüşlerine ulaşılmıştır. Diğer yandan öğrenciler birçok öğretim alanında da bu teknolojinin kullanılabileceğini belirtmişlerdir. Katılımcıların MAG çalışmaları değerlendirildiğinde genellikle "nitelikli" ürünler ortaya koymuşlardır. Sonuç olarak öğretmen adaylarına MAG etkinliklerinin öğretilebileceği ve yaratıcı ürünler elde edilebileceği söylenebilir. Diğer yandan katılımcı grubuna yapılan ön-test ve son-test neticesinde anlamlı bir fark ortaya çıkmadığı anlaşılmıştır Katılımcılar MAG etkinlikleri geliştirme tutumlarına bakıldığında duyuşsal açıdan, AG uygulamaları geliştirmeyi; eğlenceli, zor, karmaşık, sıradışı, yenilikçi, kafa karıştırıcı ve yorucu olarak nitelemişlerdir.
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Türkiye'deki seçilmiş alanların tanıtımı için illüstratif bir mobil uygulama arayüz tasarımı
Unesco'nun kurmuş olduğu Dünya Miras Komitesi, tarihi yapıları ve doğal alanları değerlendirerek bazılarını Dünya Mirası Listesi'ne dahil eder. Bu durum Dünya Mirası Alanlarını ülke tanıtımı ve turizmi için oldukça önemli hale getirir. Aynı doğrultuda bu alanların tanıtımı ve hedef kitlelerinin bu alanlar hakkında bilgi edinmesinin önemini artırmaktadır. Görsel kimlik yaratmanın en etkili grafik tasarım ögelerinden biri olan illüstrasyon tekniği kullanılarak dünya miraslarına ait ortak tema ile oluşturulan akılda kalıcı görsel kimlikler oluşturmak, gündelik hayatımızın parçası haline gelen ve hedef kitleye en kolay ulaşabilme yöntemlerinden biri olan mobil uygulama arayüzünü bir araya getirmek bu alanların tanıtımı açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı pek çoğu birbirinden farklı kurumsal kimlik ve illüstrasyon tasarımlarına sahip olan Türkiye'deki Dünya Mirası destinasyonların tek tema doğrultusunda tasarlanmış illüstrasyon koleksiyonunu aynı temada tasarlanan bilgilendirici illüstratif mobil uygulama altında toplanarak tanıtılmasını sağlamaktır. "Unesco Dünya Mirası Listesi'nde Yer Alan Türkiye'deki Seçilmiş Alanların Tanıtımı İçin İllüstratif Bir Mobil Uygulama Arayüz Tasarımı" başlıklı yüksek lisans tezi 4 bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci bölümünde dünya mirası kavramı ve öneminden bahsedilmiştir. Tezin ikinci bölümünde Unesco ve Dünya Miras Komitesi'ne ilişkin bilgilendirmeler yapılmıştır. Türkiye'de Unesco Dünya Mirası Listesinde yer alan destinasyonlar tanıtılmıştır. Tezin Üçüncü bölümünde ise mobil uygulamadan bahsedilerek bu doğrultuda illüstrasyonun mobil uygulama arayüzünde kullanımına ilişkin bilgiler ve örnekler verilmiştir. Tezin dördüncü bölümünde Unesco Dünya Mirası Listesi'ndeki Bazı dünya mirasları için hazırlanmış illüstrasyon koleksiyonunun dahil edildiği "KÖK" isimli tanıtıcı ve bilgilendirici illüstratif mobil uygulama arayüz tasarımı hazırlanmış ve uygulamanın teması, hedef kitlesi, illüstrasyonları, arayüzün bölümleri, kullanıcı akışları detaylı olarak anlatılmıştır. Anahtar Sözcükler: UNESCO, dünya mirası, illüstrasyon, mobil uygulama, arayüz tasarımı.
Vücut ağırlığını azaltmaya yönelik uzaktan beslenme tedavisine uyumun farklı besin tüketim günlüğü yöntemleri ile değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, pre-obez ve obez yetişkin bireylerde vücut ağırlığını azaltmaya yönelik uzaktan beslenme tedavisinde besin tüketimlerini ve fiziksel aktivitelerini kağıt günlüğe ve mobil uygulamaya kaydettiklerindeki diyete uyumları ve fiziksel aktivite seviyeleri üzerindeki etkisini değerlendirmek ve kağıt günlük ile mobil uygulamanın kullanılabilirliğini karşılaştırmaktır. Çalışmaya 19-65 yaş arası, BKİ'si 25,0-39,9 kg/m2 arası olan 39 birey katılmıştır (nE=8, nK=31). Bireyler toplamda 4 kez değerlendirilmiştir. İlk değerlendirmede (0. Hafta) bireylere anket uygulanmış ve uygun zayıflama diyeti hazırlanarak bir hafta süreyle bir kayıt tutmadan diyete uyum sağlamaları istenmiştir. İkinci değerlendirmede (1. hafta) bireylerden iki gün besin tüketim kaydı araştırmacı tarafından alınmıştır. Rastgele olacak şekilde üç hafta süreyle bazı bireylerden kağıt günlük, bazı bireylerden mobil uygulama kullanarak besin tüketimlerini ve fiziksel aktivite kayıtlarını kaydetmeleri istenmiştir. Üçüncü değerlendirmede (4. hafta), kağıt günlük kullanan bireylerden mobil uygulama, mobil uygulama kullanan bireylerden kağıt günlük kullanmaları istenerek günlük yöntemi değiştirilmiştir. Dördüncü değerlendirmede (7. hafta), kağıt günlük ve mobil uygulama kullanımının uygulanabilirliği değerlendirilmiştir. Ayrıca bireylerin antropometrik ölçümlerinin değerlendirilebilmesi için ilk değerlendirmede bireylere online eğitim verilmiştir ve her değerlendirmede bireyler antropometrik ölçümlerini almıştır. Çalışma sonunda bireylerin kağıt günlük ve mobil uygulama kullandıkları dönemdeki ağırlık, BKİ, bel ve kalça çevresi, bel/kalça oranı ölçümleri değişiminde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Enerji ve besin ögelerinden yalnızca A vitamini (p=0,040), riboflavin (p=0,042), B12 vitamini (p=0,037) ve sodyum (p=0,001) alımlarında anlamlı fark bulunmuştur. Ayrıca bireylerin bu dönemlerdeki aktivite sıklıkları (p=0,003) ve süreleri (p=0,001) arasında da anlamlı fark bulunmuştur. Bireylerin vücut ağırlığını azaltmaya yönelik uzaktan beslenme tedavisine uyumu mobil uygulama kullandıkları dönemde kağıt günlüğe göre daha fazla olduğu görülmüştür. Bireylerin kağıt günlük ve mobil uygulama kullandıkları dönemdeki enerji ve besin ögeleri alımları, fiziksel aktivite sıklık ve süreleri, ağırlık ve BKİ değişimleri arasında korelasyon gözlenmiştir. Bireyler çoğunlukla mobil uygulama kullanımını kolay (%79,5), zaman alıcı değil (%64,1), ulaşılabilir (%61,5), diyete uyum sağlamaya yardımcı (%66,6) olarak değerlendirmiştir. Sonuç olarak diyete uyumu takip etmek için mobil uygulamalar kağıt günlüğe alternatif olabilir. Ancak kağıt günlük ve mobil uygulamaların diyete uyumdaki ve fiziksel aktivite durumlarındaki etkilerinin doğrulanabilmesi için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.
Yetişkin bireylerde diyet ve fiziksel aktivite mobil uygulama kullanımının değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, yetişkin kullanıcıların diyet ve fiziksel aktivite mobil uygulamalarının kullanımından nasıl etkilendiklerini, mobil uygulamaları nasıl algıladıklarını belirlemek ve uygulama kullanımının beslenme ve fiziksel aktivitedeki değişiklikler ile ilişkisini araştırmaktır. Çalışmaya 18 – 65 yaş arası, 301 kişi (138 mobil uygulama kullanıcısı ve 163 kullanıcı olmayan) katılmıştır. Bireylerin genel özellikleri, kendi kendine bildirilen davranış değişiklikleri, uygulama kullanımıyla ilişkili algılanan etkililiği ve mobil uygulamaların kullanılabilirliğine yönelik görüşleri anket aracılığıyla değerlendirilmiştir. Qing Wang ve ark. (2016) çalışmasında odak grup tartışmalarından ve yalnızca mobil diyet ve fiziksel aktivite uygulamalarına odaklanarak geliştirilen ve güvenilirliği yapılmış olan anket, sorumlu araştırmacının yazılı izni alınıp, Brislin ve ark. (1973) tarafından önerilen yöntem kullanılarak türkçeye uyarlanıp kullanılmıştır. Kullanıcılar 4 bölümden oluşan anketin tamamını, kullanıcı olmayanlar 1., 2., ve 4. bölümleri yanıtlamıştır. Bireylerin yaş ortalaması 36,1±10,91 yıldır. Mobil uygulama kullanıcıları ile kullanıcı olmayanların beden kütle indeksi (BKİ) sınıfları arasında önemli bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Kullanıcıların yarısından fazlası, mobil uygulamaları sağlıklı beslenmelerini ve aktivitelerini kolaylaştırmada etkili bulmuştur. Mobil diyet uygulaması kullanıcılarının yarısından fazlası, mobil diyet uygulamalarının daha az yağlı süt ürünleri (%69,6) ve daha az işlenmiş et ürünleri (%72,8), daha fazla meyve ve sebze (%73,9), daha az fast-food (%76,1) yemelerine, daha sağlıklı besin ürünleri seçmelerine (%80,4) ve daha az şekerli içecek (%80,4) içmelerine yardımcı olmada etkili olduğunu düşünmüştür. Mobil diyet uygulaması kullanıcılarının çoğu, mobil diyet uygulamalarını, belirli diyetlere (%78,3) ve televizyon, kitap veya internetten sağlıklı besin seçimlerini öğrenmeye (%84,8) kıyasla etkili bulmuştur. Mobil fiziksel aktivite uygulaması kullanıcılarının çoğu, mobil fiziksel aktivite uygulamalarının, egzersize ayrılan zamanı artırmalarına (%86,9), daha sık egzersiz yapmalarına (%87,8) ve egzersizlerin yoğunluğunu artırmalarına (%85,0) ve aktiviteleri çeşitlendirmelerine (%85,0) etkili bir şekilde yardımcı olduğunu düşünmüştür. Mobil fiziksel aktivite uygulaması kullanıcılarının çoğu, mobil fiziksel aktivite uygulamalarını, kişisel eğitmenlere danışmaya (%72,9), spor merkezlerine gitmeye (%73,8) ve bireysel egzersiz kurslarına (%69,1) kıyasla etkili bulmuştur. Hem diyet hem de fiziksel aktivite mobil uygulamalarını kullananlar, sadece mobil fiziksel aktivite uygulamasını kullananlara göre egzersizin zamanını, sıklığını, yoğunluğunu, çeşitliliğini artırmada uygulamaları daha etkili algılamıştır (p<0,05). Diyet ve fiziksel aktivite mobil uygulamaları, uzun süre kullanıldıklarında, kısa süreli kullanıma göre daha etkili algılanmıştır (p<0,05). Mobil uygulama kullanmaya bağlılık, kullanıcıların algısını etkilememiştir (p>0,05). Genel olarak, hem diyet hem de fiziksel aktivite mobil uygulaması kullananların, bazı beslenme ve fiziksel aktivite davranışlarını yapma ve sürdürme olasılığı kullanmayanlara göre daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Sadece mobil fiziksel aktivite uygulamalarını kullananların, son 12 ayda, genel fiziksel aktivitelerinin artma olasılığı, kullanmayanlara göre daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Sonuçlar, sağlığı iyileştirmek için diyet ve fiziksel aktivite mobil uygulamalarının potansiyelini göstermiştir. Ancak bildirilen etkilerin güçlü yönlerinin doğrulanması için algılanan değişiklikler yerine gerçek besin tüketimini ve fiziksel aktivite değişikliklerini içeren mobil uygulama verilerini kullanan randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Algılanan etkililik, beslenme, mobil diyet uygulamaları, mobil fiziksel aktivite uygulamaları
Alzheimerlı bireylerde bilişsel iletişim bozukluğuna yönelik mobil uyumlu yazılımın geliştirilmesi
Bu çalışmada, Alzheimer hastalığı (AH) olan bireylerde bilişsel iletişim bozukluğuna yönelik yazılımın geliştirilmesi ve bu yazılımın AH'li bireylerin bilişsel iletişim becerilerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Çalışma; uygulamanın geliştirilmesi, bireylerin değerlendirilmesi ve uygulamaya yönelik eğitim verilmesi, evde uygulamanın kullanılması ve tekrar değerlendirilmesi olmak üzere 4 aşamada tamamlanmıştır. Çalışmaya kriterleri sağlayan 32 birey dahil edilmiştir. Randomizasyon ile bu bireyler çalışma ve kontrol gruplarına ayrılmıştır. Her grup; 6 hafif evre, 6 orta evre ve 4 ileri evre olmak üzere toplam 16 katılımcıdan oluşmuştur. Geliştirilen yazılım tabletlere yüklenerek çalışma grubundaki katılımcılara verilmiştir. Kontrol grubundaki katılımcıların sadece farmakolojik tedavilerini almaları; çalışma grubundakilerin ise hem farmakolojik tedavilerini almaları hem de geliştirilen uygulamayı kullanmaları istenmiştir. Uygulama kullanımı öncesi ve sonrası tüm katılımcılar Mini Mental Test (MMT) ve Afazi Dil Değerlendirme Testi (ADD) ile değerlendirilmiştir. Uygulama kullanımı sonrası çalışma grubundaki katılımcıların bakım verenlerine uygulamaya yönelik anket yapılmıştır. Değerlendirme sonuçlarına göre ileri evre bile olsa çalışma grubundaki bireylerin ADD ve MMT sonuçlarına göre bilişsel iletişim becerilerinde olumlu yönde gelişme olmuştur ve anket sonuçları da bu bulguları desteklemiştir. Uygulamanın en fazla fayda sağladığı alanların ADD'de dilbilgisi, MMT'de ise oryantasyon olduğu görülmüştür. Kontrol grubundaki tüm evrelerdeki bireylerde hızlı bilişsel düşüş olmadığı saptanmıştır. Bu çalışma ile Türkçe, AH'nin her evresinde kullanılabilen ve bütüncül bilişsel iletişim müdahale programını içeren, ileri evre AH'li bireyler için alternatif ve destekleyici iletişim sunan yazılım geliştirilmiştir. Geliştirilen yazılımın AH'li bireylerin bilişsel iletişim becerileri üzerindeki etkililiği de gösterilmiştir.
Sporculara yönelik beslenme eğitimi modülleri oluşturma: "M-öğrenme" uygulama örneği
Beslenme, sporcu performansında önemli bir rol oynamaktadır. Sporcuların doğru beslenme uygulamalarını gerçekleştirmesi için sporculara özel profesyonel rehberlere ihtiyaç vardır. Bu çalışmada, güncel spor beslenmesi bilgilerini içeren eğitim modüllerinin oluşturulması, sporcu beslenmesi eğitimine yönelik olarak mobil uygulama geliştirilmesi, mobil uygulamanın sporcuların beslenme bilgi düzeyine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada sağlıklı besin seçimi, yarışma ve antrenman öncesi, sırası, sonrası beslenme, sporcularda görülen yeme davranışı bozuklukları, sporcu beslenmesine özel yemek tarifleri, sporcularda sıvı tüketimi, beslenmenin peryodlanması, ağırlık yönetimi, yaralanmalardan sonra beslenme, yolculuklarda beslenme, besinsel ergojenik destekler, spor besinleri vb. konularında modüller geliştirilmiştir. Geliştirilen modüllerde; besin derecelendirilmesi, tabak modeli, rol model, karar ağacı, infografik, hedef belirleme, vaka çalışması, trans teorik model, vaka çalışması, probleme dayalı öğrenme, sağlık inanç modeli gibi eğitim modelleri/teorileri yöntemleri kullanılmıştır. Pilot uygulama olarak deney grubundaki sporculara SporBes adlı mobil uygulama aracılığıyla spor beslenmesi eğitimi verilmiştir. Kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Çalışmaya 19'u deney grubunda (%63,2'si erkek, %36,8'i kadın), 20'si kontrol grubunda (%75'i erkek, %25'i kadın) toplam 39 sporcu dahil edilmiştir. Deney grubunun medyan yaşı 29 yıl iken kontrol grubunun 25.3 yıldır. Sporcuların ön test spor beslenmesi bilgi düzeyi puanı; kontrol ve deney grubunda sırasıyla 34,5±23,7; 32,1±18,9 puan, son test puanları 37,0±24,9; 54,7±15,3 puandır. Mobil uygulama aracılığı ile spor beslenmesi eğitimi sonrasında deney grubunun bilgi düzeyi 22,6±23,9 puan artmıştır (p<0,01). Sporcuların spor beslenmesi bilgi düzeyini artırmada mobil öğrenme yöntemi etkili bulunmuştur. Sporcu beslenmesi eğitiminde; doğru, bilimsel, ulaşılabilir, ekonomik, teknoloji temelli, çeşitli öğrenme yöntemlerini ve davranış değiştirme stratejilerini içeren mobil uygulamalar tercih edilebilir.
Obez bireylere yönelik mobil tabanlı hasta eğitiminin bilgi düzeylerine ve sağlık davranışlarına etkisi
Sağlık açısından risk oluşturan anormal veya aşırı yağ birikimi olup 30'un üzeri beden kitle indeksi (BKİ)'ne sahip bireyler "obez" olarak kabul edilmektedir. 2021 yılı itibarıyla DSÖ tarafından küresel bir hastalık olarak kabul edilen obezitenin görülme sıklığı, ülkemizde ve diğer dünya ülkelerinde gün geçtikçe artmakta ve her yıl milyonlarca insanın ölümüne neden olmaktadır. Obezite bireyi fizyolojik, psikolojik, sosyal ve çevresel olarak etkilemektedir. Böylece obez bireylerin yaşam kalitesi olumsuz yönde etkilenmekte ve yaşam süreleri kısalmaktadır. Obez bireylerin bilgi düzeylerinin arttırılması, sağlık sorunlarının en aza indirilmesinde amacıyla sağlık davranışları kazanması ve böylece yaşam kalitelerinin en iyi şekilde sürdürülmesinde iyi bir hemşirelik bakımı ve hasta eğitimi önem taşımaktadır. Günümüzde yaşanan teknolojik değişme ve gelişmeler, hasta eğitiminde farklı teknolojilerin kullanılmasını gündeme getirmiştir. Bu teknolojilerin en önemlilerinden biri, mobil teknolojilerdir. Bu araştırma ile obez bireylere yönelik mobil tabanlı hasta eğitiminin, hasta bireylerin bilgi düzeylerine ve sağlık davranışlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında; obez bireylere özgü mobil hasta eğitimi içeriği hazırlanarak, uygulamanın tasarımının yapılmış, sonrasında obez bireylerin obezite hakkında bilgi düzeyinin ve sağlık davranışlarının değerlendirilmesi, 1. ve 3. ay izlemleri yapılmıştır. Araştırma randomize kontrollü deneysel araştırma tasarımındadır. Araştırma T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyabet ve Obezite Merkezinde yapılmıştır. Merkeze başvuran obez bireylerden girişim (30 kişi) ve kontrol grubu (30 kişi) oluşturularak veriler toplanmıştır. Çalışmada mobil ve yüz yüze eğitim alan katılımcıların bilgi düzeyleri ve sağlık davranışları karşılaştırılarak mobil uygulamanın değerlendirilmesi yapılmıştır. Obez bireylere yönelik mobil tabanlı hasta eğitim yazılımı "ADDİE" yöntemi doğrultusunda yapılmıştır. Araştırma 5 aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada, Mobil Tabanlı Obezite Eğitimi geliştirilmiştir. Yetişkin eğitimi ilkeleri temel alınarak, bilişsel, duyuşsal ve psikomotor hedef davranışlara göre içerik oluşturularak ilgi çekici metin, animasyon, video ve görseller kullanılmıştır. Tasarım planına göre eğitimde kullanılacak içerik, literatür, uzman görüşleri ve hasta geri bildirimleri doğrultusunda hazırlanan tüm öğeler dikkate alınarak mobil uygulama yazılımı yapılmıştır. Mobil uygulama tasarımcısı ile ortak çalışma yapılarak bu aşama tamamlanmıştır. Geribildirimler doğrultusunda gerekli düzenlemeler yapılan Mobil Tabanlı Obezite Eğitiminin, 5 katılımcı ile pilot uygulaması gerçekleştirilmiştir. İkinci aşamada, tüm katılımcılara Bilgi Formu ve Mobil Öğrenme Hazırbulunuşluk Ölçeği uygulanarak girişim ve kontrol grupları belirlenmiştir. Üçüncü aşamada; girişim ve kontrol grubuna eğitim öncesinde Obezite Bilgi Testi, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği uygulanarak Hasta İzlem Formu'na klinik ve laboratuvar bulguları kaydedilmiştir. Dördüncü aşamada; Girişim grubundaki hastaların telefonlarına mobil tabanlı hasta eğitimi uygulaması yüklenerek, uygulamayı nasıl kullanacakları bire bir anlatılmıştır. Kontrol grubundaki hastalara araştırmacı tarafında aynı içerikle yüz yüze eğitim yapılmıştır. Eğitimler tamamlandıktan sonra Obezite Bilgi Testi uygulanmıştır. Beşinci aşamada ise; eğitimden 3 ay sonra her iki gruba Obezite Bilgi Testi, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği ve Hasta İzlem Formu, sadece girişim grubuna Mobil Öğrenme Uygulaması Değerlendirme Ölçeği uygulanmıştır. Tüm aşamalarda toplanan verilerin analizi yapılmıştır. Çalışmada sonuç olarak yüz yüze ve mobil eğitim öncesinde ve sonrasında istatistiksel olarak gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Girişim ve kontrol grubundaki bilgi düzeyi ve sağlık davranışları benzer düzeyde sonuçlanmıştır. Mobil hasta eğitimi uygulamasının geliştirilerek sağlık hizmeti sunan kurumlarda kullanılması ve e-sağlık hizmetleri ile entegre edilmesi önerilmektedir.
İletim ve sensörinöral işitme kaybı arasındaki ayırımın telefon temelli weber uygulamasıyla gözlenmesi
Bu çalışmanın amacı iletim tipi ve sensörinöral işitme kaybı arasındaki farklılıklar ve tanımlamada geleneksel diyapazon Weber testi ile akıllı telefon tabanlı bir Weber testinin doğruluğunu karşılaştırmaktır. Tek taraflı işitme kaybı kaydedilen acil servise başvuran 60 hasta dahil edildi. Onlardan açık bir akıllı telefonu alınlarına bastırmaları istendi ve akıllı telefon tabanlı bir titreşim uygulaması aracılığıyla Weber testi yapmaları istendi. Sonuçlar TFWT(tuning fork weber test) ile karşılaştırıldı. 26 birey sensörinöral kayıp 34 birey iletim tipi işitme kaybı ile tanımlandı. 55 bireyde TFWT ile SPWT uyuştu. TFWT'nin hassaslığı ve özgüllüğü sırasıyla %84,6 ve %94,1 idi. SPWT'nin hassaslığı ve özgüllüğü %76,9 ve %97,1'di. SPWT iletim tipi işitme kaybının tanımlanmasında yardımcı olmak ve gerektiğinde teşhis ve tedavinin sağlanmasını potansiyel olarak hızlandırmak için 512 HZ diyapazon yokluğunda yardımcı olarak hizmet edebilir.
Kültürel anlatılarda amazon kadını: Hareketli bir çizgi roman uygulaması
Çocuklardan yetişkinlere büyük bir kesime hitap eden çizgi romanlar, hayali bir dünyanın içinde sonsuz güçlere sahip erkek egemen ağırlıklı süper kahramanlarla yaratılmaktadır. Fakat çizgi romanlarda yaratılan kadın karakterlerin azlığı ya da nesneleştirme gibi unsurlara maruz kalarak meydana getirilmesi bu kadın karakterlerin bir popüler kültür ürününe dönüşmesini sağlamaktadır. Dünyadaki örnekler araştırıldığında özellikle çizgi romanlarda süper kahraman olarak estetik anlamda seksi ve güzel, genç kız ve kadın karakterler bulunurken, Türkiye'deki çizgi romanlarda savaşçı ve güçlü kadın imgesinin ele alındığı karakterlerden yaratılan bir çizgi roman uygulaması yer almamaktadır. Bu yüzden tezin kapsamı Türk kültüründe yer alan kadın tiplerinden yola çıkılarak "Amazon Kadınları" ile sınırlandırılmıştır. Ayrıca sanatta yeterlik tezi kapsamında oluşturulan bu uygulama yapılırken gerek çizilen illüstrasyonlarda gerekse çizgi romanın senaryosunda geleneksel bir anlayış yerine modern bir yaklaşımın ele alınmasından dolayı günümüz yeni kadın hareketlerinde yaşanan "Dördüncü Dalga Feminizmi" bağlamında tez araştırması sosyolojik bir incelemeyi de gerekli kılmıştır. Sonuç olarak bu çalışmada, kültürel anlatı mitlerinden hareketle erkek gücünün ağırlıklı olduğu ve kadının geri planda kaldığı karakterler yerine yükselen dördüncü dalga feminizminin etkisiyle güçlü, lider kadın karakterlerin yer aldığı amazon kadınlarından yola çıkarak oluşturulmuş hareketli bir çizgi roman uygulaması yaratılmıştır. Bu nedenle yaratılan hareketli çizgi roman uygulaması kuramsal olarak anlatılan bilgilere dayanarak kadın karakterlerden oluşan hareketli bir çizgi roman oluşturulmasını destekler niteliktedir. Anahtar Sözcükler: Amazon Kadınları, kültürel anlatı, çizgi roman, dördüncü dalga feminizm, hareketli çizgi roman, mobil uygulama.
Meme kanserli kadınlarda e- mobil eğitimin yaşam kalitesine etkisi
Amaç: Bu çalışma; adjuvan endokrin hormon tedavisi alan meme kanseri tanılı kadınlara verilen e- mobil eğitimin yaşam kalitesine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Çalışma, randomize kontrollü bir çalışma olarak Ocak 2018- Temmuz 2018 tarihleri arasında Balıkesir il merkezinde bir devlet hastanesinin Tıbbi Onkoloji Polikliniği' nde yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini basit rastgele randomizasyon yöntemi ile belirlenen uygulama grubu 31 hasta ve kontrol grubu 33 hasta olmak üzere araştırmaya dahil edilme ölçütlerine uygun toplam 64 hasta oluşturmuştur. Veriler Hasta Tanıtıcı Bilgi Formu, FACT-ES Yaşam Kalitesi Ölçeği ve NCCN Distres Termometresi ölçüm araçları kullanılmıştır. Araştırma verileri çalışmanın başladığı ilk bir hafta içinde ve 12 hafta sonunda olmak üzere iki kez yüz yüze görüşme/telefon görüşmesi ile toplanmıştır. Uygulama grubu hastalara üç ay boyunca mobil uygulama ile; meme kanseri tanımı, tedavi süreci, adjuvan endokrin hormon tedavisi sırasında yaşanan semptomlar ve yönetimi, yeterli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve stresle baş etme yöntemlerine ilişkin bilgiler içeren e-mobil eğitim verilmiş, 15 günde bir telefon görüşmeleri ile hastaların izlemi devam etmiştir. Bu süreçte kontrol grubu hastaların da standart bakım almaları sağlanmıştır. Çalışma sonunda; uygulama grubuna verilen e-mobil eğitimin basılı materyali (kitapçık) kontrol grubu hastalara verilmiştir. Çalışmanın yürütülebilmesi için gerekli etik izinler alınmıştır. Bulgular: Mobil uygulama ile e-mobil eğitim verilen uygulama grubu hastaların e-mobil eğitim sonrası yaşam kalitesi toplam puan ortalaması kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek, distres puan ortalamaları düşük bulunmuştur (p<0.05). E- mobil eğitim ve danışmanlık verilen uygulama grubundaki hastaların yaşam kalitesi alt boyutları; fiziksel iyilik, duygusal iyilik ve endokrin semptom puan ortalamaları kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p<0.05). E- mobil eğitim ve danışmanlık verilen uygulama grubundaki hastalar ile kontrol grubundaki hastaların eğitim sonrası sosyal/aile iyilik alt boyut puan ortalamaları arasında fark bulunmamıştır. Sonuç: Çalışma sonucunda; hemşirelerin gelişen teknolojileri kullanarak, yenilikçi ve erişim kolaylığı sağlayan mobil uygulama ile adjuvan endokrin hormon tedavisi alan meme kanseri tanılı kadınların hastalık sürecini ve semptomlarını yönetmek ve tedavinin yan etkileri ile baş etmelerini sağlamak için verdikleri e-mobil eğitim ve danışmanlığın yaşam kalitelerini arttırdığı sonucuna varılmıştır. Çalışmamızın; hemşirelik bakım sürecine mobil uygulamaların dahil edilmesine ve kanser hastaları için destek tedavisinin iyileştirilmesine bir fırsat sunacağı öngörülmektedir. Bu çalışmanın; onkoloji alanında mobil uygulamaya dayalı destekleyici kanser bakımının yararlarını ileriye dönük olarak araştıracak olan gelecekteki çalışmalara temel oluşturacağı öngörülmektedir.