Mobile application
117 theses under this subject heading
Mobil bilgi servisleri adına yapılan SMS reklam/tanıtımlarının tüketici tutumuna etkisini belirleyen bir araştırma
Akıllı telefonların gelişmesiyle MMS, Wap, Mobil Uygulamalar, IVR vb. mobil pazarlama mecralarının kullanımında artış meydana gelmiştir. Türkiye'de akıllı telefon kullanım oranı her geçen sene artmaktadır. Buna rağmen işletmeler yaygın bir tüketici kitlesine ulaşmak için halen en çok kullanılan mobil pazarlama mecralarından birisi olan SMS reklam/tanıtımlarını kullanmaya devam etmektedir. Mobil bilgi servisleri ise, kullanıcılar için fayda sağlayan bilgilerin; cep telefonu aracılığıyla kullanıcılara SMS ile gönderilmesidir. Araştırmada bir web sitesine yüklenen anket ölçeği ile kullanıcıların mobil bilgi servisleri ve SMS reklam/tanıtımlarına yönelik tüketici tutumlarının bilgisayar ortamında belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda; kullanıcıların SMS reklam/tanıtımları ile ilgili yasal düzenlemelere ihtiyaç duydukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca; SMS reklam/tanıtımlarının işletmelere yarattığı maliyetin % 20'si atıldır. Mobil pazarlama ekosisteminin yeni mobil bilgi servisleri geliştirmeye devam etmesi gerekmektedir. Mobil bilgi servisleri konusunda yurt dışındaki çalışmaların takip edilmesi önem arz etmektedir ve yurt dışında başarılı olmuş birçok mobil bilgi servisi ülkemize de uyarlanabilir. Anahtar Kelimeler: Mobil Pazarlama, Mobil Bilgi Servisleri, Mobil Reklam,SMS
Bilişsel davranışçı terapi temelli kilo kontrolü mobil "Bİ'KİLO" uygulamasının geliştirilmesi ve etkililiğinin sınanması
mSağlık uygulamaları mesafe, damgalanma, uzmana erişim zorlukları gibi tedaviye erişimdeki engellerin aşılmasını kolaylaştırabilir ve maliyet etkinliği sağlayabilir. Artan morbidite ve mortalite oranları ile ilişkili olan fazla kilo ve obezitenin birçok ruhsal yönünün ve ilişkili alanların değerlendirilmesi tedavide önemlidir. Bu çalışmanın amacı mobil kilo kontrolü uygulaması Bi'Kilo'nun etkinliğinin obeziteyle ilişkili 4 temel alanda sınanmasıdır. Bu çalışma, TÜBİTAK 1001- Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı tarafından 122S049 proje numarası ile desteklenmiştir. Fazla kilolu ve obezitesi olan 77 yetişkin Bi'Kilo mobil uygulamasının tüm içeriklerine erişim sağlayabilen çalışma grubu ve yalnızca psikoeğitim içeriklerine erişim sağlayan kontrol gruplarına randomize edilmiş, antropometrik ölçümleri yapılmış, leptin, ghrelin ve HOMA-IR değerleri ölçülmüş, katılımcılara yeme tutum ve davranışlarını ölçen ölçekler ve beş nörobilişsel test uygulanmıştır. Çalışmayı 33 katılımcı tamamlamıştır. Çalışmamızda Bi'Kilo mobil uygulamasının kullanımıyla çalışma grubununda vücut kitle indeksi, kilo, duygusal yeme davranışında azalma, farkındalık ve odaklanma davranışında artma olduğu bulunmuştur. Çalışma sonunda geliştirilen Bi'Kilo mobil uygulaması Türkçe, BDT temelli olarak geliştirilmiş ve etkinliği randomize kontrollü bir çalışma ile değerlendirilen ilk mobil uygulamadır. Gelecekteki araştırmalarda mSağlık uygulamalarının tasarımında rehberli uygulama tasarımı kullanılması, kişiselleştirme ve motivasyon unsurlarının arttırılması, yeme bağımlılığının ayrıca değerlendirilmesi, fiziksel aktivite içeriklerinin arttırılması, kullanıcı profillerinin tanımlanarak bu profillere özgün içeriklerin oluşturulması etkinlikte artış sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: kilo kontrolü, mobil sağlık, bilişsel davranışçı terapi, obezite
Üriner inkontinanslı kadınların inkontinans semptomları, kegel egzersiz uyumu, sağlık inancı ve yaşam kalitesi üzerine mobil aplikasyonun etkisi
Amaç: İlk aşama "İnkontinansla Savaşım" isimli mobil aplikasyonun geliştirilmesi, kullanılabilirlik ve uygulanabilirliğinin değerlendirilmesini, ikinci aşama ise Sağlık İnanç Modeli'ne (SİM) göre geliştirilen mobil aplikasyonun üriner inkontinanslı (Üİ) kadınların inkontinans semptomları, kegel egzersiz uyumu, Üİ ve kegel egzersizlerine yönelik sağlık inancı ve yaşam kalitesi üzerine etkisini değerlendirmeyi ve SİM'ne temellendirilmiş eğitim kitapçığı ile verilen sağlık eğitimi ile karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışmanın ilk aşaması metodolojik, ikinci aşaması randomize kontrollü tam deneysel tasarımda yürütülmüştür. Çalışmanın ikinci aşaması iki ayrı grupta 96 hasta üzerinde yürütülmüştür. Ölçümler başlangıçta, 6. hafta ve 12. haftada gerçekleştirilmiştir. İkinci aşamada müdahale olarak, çalışma grubunda mobil aplikasyon ile, kontrol grubunda ise SİM'ne temellendirilmiş eğitim kitapçığıyla verilen sağlık eğitimi ile desteklenen kegel egzersizleri gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Geliştirilen mobil aplikasyonun kullanılabilirliği ve memnuniyet düzeyi yüksektir. Her iki müdahalede de Üİ semptomlarını ve inkontinans şiddet indeksini azaltmada etkilidir, ancak kontrol grubu daha belirgin iyileşme göstermiştir. Her iki müdahale de egzersiz uyumu ve sağlık inançlarında olumlu değişimler sağlamıştır. Her iki grupta da Üİ'ın günlük yaşam, yaşam kalitesi, ürogenital distres, irritatif semptomlar, stres semptomları, obstrüktif/rahatsız edici veya işeme güçlüğü oluşturan semptomlar ve inkontinans üzerindeki etkisinde zaman içinde anlamlı düşüşler gözlenmiştir. Sonuç: Üİ semptomlarının yönetiminde her iki müdahalenin de etkin olduğu ve yaşam kalitesini artırdığı sonucuna varılmıştır. Her iki müdahale de egzersiz uyumunu teşvik ederek Üİ semptomlarının hafifletilmesine katkıda bulunmuş, sağlık inançlarında olumlu değişimler sağlamıştır. Anahtar kelimeler: İnkontinans, sağlık inancı, kegel egzersizi, yaşam kalitesi, mobil aplikasyon
Sergilerde ziyaretçi dolaşımının düzenlenmesine yönelik bir android uygulaması önerisi
Sergi tasarımı pek çok farklı değişkenin bir arada yorumlanmasını gerektiren, çok bilinmeyenli bir problem çözme sürecidir. Sergi tasarımı sürecinde ziyaretçilerin dolaşım davranışlarının anlaşılması ve bu bilginin tasarım kararlarını yönlendirmesi sonucunda ziyaretçi memnuniyeti artırılabilir. Bu çalışma kapsamında sergi düzenlenmesinde tasarımcıya karar verme sürecinde destek olması amacıyla Google Android Platformu üzerinde taşınabilir aygıtlarda çalışacak bir uygulama geliştirilmiştir. Söz konusu uygulama literatür taraması sonucunda oluşturulmuş 20 tasarım kriteri ve bu kriterler için geri bildirim aracı olarak geliştirilmiş 33 görseli kapsamaktadır. Kullanıcı tasarım sürecinin çeşitli aşamalarında uygulama ara yüzü ile bu görsellere ulaşabilir ve üzerinde çalıştığı sergi düzenlemesinin hata ve eksikliklerini giderebilir. Söz konusu 20 tasarım kriteri şu 7 ana başlığı kapsamaktadır: (1) serginin hedef kitlesini anlamak; (2) sergi alanının planlanması; (3) sergi elemanları arasındaki ilişkiler; (4) ziyaretçi dolaşımının planlanması; (5) ziyaretçi dolaşımının sürekliliği; (6) ziyaretçilerin zaman ve dikkat sınırlılıkları; (7) çıkış ve geri dönüş davranışları. Bu tez çalışmasında geliştirilen bu uygulamanın etkinliği farklı tasarım branşlarından 48 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen bir deney ile irdelenmiştir. Örneklem, deney ve kontrol gruplarına bölünmüş ve her bir katılımcıdan verilen sergi alanını planlanması istenmiştir. Bu süreçte deney grubu geliştirilmiş olan android uygulamasını kullanırken kontrol grubu ise yazılı tasarım kriterlerinden faydalanmıştır. Bulgular, tez kapsamında geliştirilmiş olan android uygulamasının tasarımcıya, sergi düzenlenmesi sürecinde pek çok konuda fayda sağladığına işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Google Android, Mobil Uygulamalar, Sergi Tasarımı, Ziyaretçi Davranışları.
Sağlık okuryazarlık düzeyinin E-Sağlık uygulamalarına kullanımına etkisi
Bu çalışma, Yozgat il merkezindeki kamu kurumlarında çalışan ve doğrudan halka hizmet veren sağlık çalışanları haricindeki kamu çalışanları arasında sağlık okuryazarlığı düzeyinin e-sağlık uygulamaları kullanım düzeyine etkisini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma kesitsel türde olup 2021 yılında yapılmıştır. Veriler Google formlar üzerinden toplanmıştır. Veri formları olarak sosyo-demografik özellikler, E-sağlık uygulamaları kullanımı ile ilgili sorular ve Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği Türkçe versiyonu kısa formu (ASOY-TR-16) kullanılmıştır. Çalışmaya il merkezindeki devlet kurumlarında görev yapan 476 kamu personeli katılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ki-kare testi, t-testi, ANOVA ve multinominal lojistik regresyon kullanılmıştır. Araştırmaya katılanların %64,3'ü erkek, %74,9'ü evli, %45,3'ü 30-39 yaş grubunda ve %60,9'u lisans mezunudur. Araştırma grubundaki kişilerin sağlık-okur yazarlık (SOY) düzeyinin %21,5'inin yetersiz, %41,3'ünün problemli ve %37,2'sinin ise yeterli düzeyde olduğu görülmüştür. En fazla kullanılan E-sağlık uygulamasının %84,9 ile E-Nabız olduğu, bunu %64,3 ile Hayat Eve Sığar (HES) ve Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) olduğu, en düşük ise hastanelerin kendi online sistemleri (%29,1) olduğu görülmüştür. E-Nabız uygulamasının, katılımcıların %35,3'ü 1-3 tane menüsünü, %38,6'sı 4-6 tane ve %26,1'i 7-11 tane menüsünü kullanmaktadır. E-Devlet SGK uygulamasının sağlıkla ilgili menülerinden hiçbirini kullanmayanların oranı %46,8, bir tanesini kullananların oranı %27,9 ve 2 ve daha fazlasını kullananların oranı ise %25,3'tür. SOY düzeyine göre E-Nabız ve E-Devlet SGK uygulamalarını kullanma durumu istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır (p>0,05). Kamu çalışanlarının büyük bir çoğunluğu E-nabız, yaklaşık 2/3'ü HES ve MHRS uygulamasını kullanmaktadır. Araştırmaya katılanların yarıdan azının sağlık-okuryazarlık düzeyi yeterli olup, E-Sağlık uygulamaları kullanma üzerine etkisi önemli bulunmamıştır.
Taşınabilir iletişim ortamlarında hareketli ve etkileşimli infografikler
Bilgi, çağlar boyunca insanoğlunun en temel ihtiyaçlarından birisi olmuştur. Gelişen iletişim teknolojileri ile birlikte bilgi genişleyerek her yerde ve herkese ulaşabilmektedir. Gün içinde yüzlerce bilgi ve mesajla karşı karşıya kalan bizler için, nitelikli ve anlaşılır bilgi büyük önem taşımaktadır. Bilgiyi nitelikli kılan farklı değişkenler vardır. Ancak bilginin anlaşılır ve akılda kalıcı olmasını sağlayan, bilginin evrensel tasarım ölçütleri dahilinde görselleştirilmesinden geçmektedir. İçinde bulunduğumuz çağın önemli uzmanlık alanlarından biri olan bilgilendirme tasarımının bu anlamda rolü oldukça önemlidir. Bilgilendirme tasarımının genel olarak en çok tercih edilen görselleştirme biçimi de infografikler olmaktadır. Bilginin görsellikle sunumu olarak infografikler uzun yıllar boyunca kitap, dergi, gazete, afiş vb gibi sabit ortamlarda yer almıştır. Ancak gelişen iletişim teknolojileri ile birlikte artık taşınabilir ortamlar olan akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlarda da hareketli ve etkileşimli bir biçimde yer almaktadırlar. Tez çalışmasının ilk bölümünde iletişim ve etkileşim kavramları ele alınmıştır. İkinci bölümde taşınabilir iletişim ortamlarının gelişimi ve günümüzdeki kullanımları araştırılmıştır.Tez çalışmasının üçüncü bölümünde ise önemli bir tasarım disiplini olarak bilgilendirme tasarımı, tanımı, tarihçesi, grafik tasarımla olan ilişkisi ve üretim alanları başlıkları dahilinde incelenmiştir. Tez çalışmasının dördüncü bölümünde infografiklerin tanımı, çeşitleri, günümüzde kullanılan biçimleri ve infografik tasarımında faydalanılan tasarım ilkeleri araştırılmıştır. Beşinci bölümde ise güncel örnekler üzerinden sabit, hareketli ve etkileşimli infografik örnekleri incelenmiştir. Tez çalışmasının altıncı ve son bölümünde de araştırma dahilinde elde edilen bilgiler doğrultusunda tablet bilgisayarlarda yer alacak ve bünyesinde hareketli ve etkileşimli infografikler barındıran örnek bir mobil uygulama tasarlanmıştır.
Restoranlarda kullanılan mobil uygulamalar: Bir mobil uygulama önerisi ve uygulamaya yönelik tutumların belirlenmesi
Günümüzde mobil uygulamaların hemen her endüstride olduğu gibi yiyecek içecek endüstrisinde de kullanımında yoğun bir artış olduğu görülmektedir. Uygulama mağazalarına her geçen gün farklı hizmetler sunan yeni uygulamalar eklenmektedir. Bu çalışmada tüm restoran işletmeleri ve müşterilerine hitap edebilecek, çok işlevli bir uygulama modeli geliştirilerek, kullanıcıların modele yönelik tutumlarının anlaşılması ve yorumlanması amaçlanmıştır. Çalışmada restoranlarda kullanılan mobil uygulama literatüründen faydalanılarak yeni bir uygulama modeli geliştirilmiştir. Restoran yöneticilerinin ve müşterilerin modele yönelik tutumlarının belirlenmesinde amaçlı örnekleme tekniği kullanılmıştır. Nitel yöntemlerden görüşme tekniğiyle veri toplanmış ve betimsel analiz gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde yiyecek içecek endüstrisi ve restoranlarda kullanılan mobil uygulamalara yer verilmiştir. İkinci bölümde geliştirilen mobil uygulama modeli sunulmuştur. Üçüncü bölümde restoran yöneticileri ve müşterilerinin tutumlarını anlamak üzere yapılan çalışmaya yer verilmiştir. Çalışmanın sonucunda katılımcıların model önerisi yönelik olumlu tutumlarının olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca katılımcıların restoranlarda kullanılan mobil uygulamalara yönelik değerlendirmeleri ve beklentileri belirlenmiştir.
Mobil müşteri ilişkileri yönetiminin satın alma tercihi ve müşteri sadakati üzerine etkileri
Bu araştırmada mobil müşteri ilişkileri yönetiminin, müşteri sadakati ve satın alma tercihi üzerinde etkisinin ne düzeyde olduğu araştırılmıştır. Ayrıca bu etki düzeyinin, araştırma örneklemindeki kullanıcıların demografik özelliklerine bağlı olarak farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymak da araştırmanın amaçları arasındadır. Araştırma 30220 kişi ile çok geniş bir örneklemde yapılmıştır. Araştırma evrenini mobil müşteri ilişkileri yönetimi uygulayan, Gloria Jean's Coffees Türkiye işletmesinin mobil müşterileri oluşturmaktadır. Araştırmada deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler, SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında, üç'er aylık zaman dilimlerinden oluşan t0, t1 t2, t3 zaman dilimlerinde, bir yıl boyunca veri toplanmıştır. Araştırmada t1 zaman diliminde sadece deney grubu müşterilerine promosyon müdahalesinde bulunulmuş, kontrol grubu müşterilerine hiçbir müdahale yapılmamıştır. t0 ve t1 zaman dilimlerindeki veriler, ilişkili örneklemler için t testi ile karşılaştırılarak mobil müşteri ilişkileri yönetiminin satın alma tercihi üzerine etkileri analiz edilmiştir. t1, t2 ve t3 zaman dilimlerindeki verilerse, tekrarlı ölçümler ANOVA testi ile karşılaştırılarak mobil müşteri ilişkileri yönetiminin müşteri sadakati üzerine etkileri analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, mobil müşteri ilişkileri yönetiminin, satın alma tercihi ve müşteri sadakatine pozitif etkisi olabileceği kabul edilmektedir.
Dijital çağda allerjik rinit tanılı hasta takibi
Aim: In this study, it was aimed to evaluate scores by comparing the QoL functions in patients who received AIT before and after using of the mobile application. Also it was aimed to evaluate the application Material and Method: SFAR and RQLQ scales were applied. Application was explained to the patients and they were asked to use it regularly. The VAS of the application were recorded and compared with SFAR and RQLQ. 6 months later, RQLQ was renewed and the differences of scores were compared. The satisfaction of the patients with the using of MASK-air was determined with the evaluation questionnaire. Results: The mean duration of immunotherapy application of the patients was calculated as 21.8 months ± 15.28. SFAR mean total symptom score was 13.3 ± 1.5. All RQLQ scores were found to be associated with SFAR scores, except for restricted activities (p <0.05). All VAS scores except VAS dyspnea were found to be significantly correlated with SFAR. RQLQ scores were found to be the highest in AIT patients at 1 year and less. The increase in quality of life and symptom reduction were found to be significantly higher in those treated at 1 year or less. A significant decrease was observed in the restricted activity scores and non-nasal non-ocular symptom scores of those who used MASK-air every day compared to others (p = 0.05, p = 0.02). Conclusion: MASK-air can be used by physicians in the process of determining the AR management. It's correlated with reliable and valid scales.
Bariatrik cerrahi geçiren hastalarda e-mobil eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin öz-bakım gücü, beden imajı ve yaşam kalitesi üzerine etkisi
Bu araştırma bariatrik cerrahi geçiren hastalarda, e-mobil eğitim ve danışmanlık hizmetinin öz bakım gücü, beden imajı ve yaşam kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla randomize kontrollü girişimsel olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Isparta Şehir Hastanesi Obezite Merkezinde, örneklem seçim kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmaya gönüllü 51 (26 uygulama, 25 kontrol) hasta oluşturmuştur. Uygulama grubundaki hastalara, ameliyat öncesinden başlanarak 3 ay boyunca bariatrik cerrahiye özgü geliştirilen mobil uygulama ile e-mobil eğitim ve danışmanlık hizmeti verilmiştir. Araştırmanın verileri literatür doğrultusunda hazırlanan Kişisel bilgi formu, Öz Bakım Gücü, Beden İmajı, Moorehead Ardelt Yaşam Kalitesi II (MA-II) Ölçekleri kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra Ki-Kare, Bağımsız Örneklem T testi, Tekrarlı Ölçümlerde ANOVA, Mann-Whitney U ve Friedman testi kullanılmıştır. Uygulama ve kontrol grubu hastalarının süreçlere göre Öz Bakım Gücü, Beden İmajı, MA-II ve BKİ puan ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Gruplar arasında ameliyat öncesi, 1, 2 ve 3.ay Öz Bakım Gücü, Beden İmajı ve MA-II ölçeği puan ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Gruplar arasında 1., 2.ve 3.ay BKİ ortalamaları açısından uygulama grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Elde edilen bulgular bariatrik cerrahi uygulanan hastalara verilen e-mobil eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin BKİ ölçümlerinde etkili olduğunu ancak öz bakım gücü, beden imajı ve yaşam kalitesi üzerinde etkili olmadığını göstermiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda bariatrik cerrahi sonrası etkin kilo kaybı için mobil sağlık uygulamalarının kullanılması önerilebilir. Ayrıca bariatrik cerrahiye özgü geliştirilen e-mobil uygulamanın etkisini değerlendirmek için daha uzun süren araştırmaların yapılması önerilebilir.
Doğum sonu dönemde verilen hemşirelik bakımının ve e-mobil eğitimin doğum sonu fiziksel semptom ve emzirme özyeterliliğe etkisi
Daha soBu araştırma doğum sonu dönemde verilen hemşirelik bakımının ve e-mobil eğitimin doğum sonu fiziksel semptom ve emzirme özyeterliliğe etkisini belirlemek amacıyla randomize kontrollü girişimsel olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya Türkiye'nin güneyinde bir ilde bulunan devlet hastanesinde vajinal yolla doğum yapan ve örneklem seçim kriterlerine uyan 75 (25 evde bakım, 25 kontrol ve 25 e-mobil eğitim) kadın alınmıştır. Evde bakım grubundaki kadınlara 8 kez ev ziyareti, e-mobil eğitim grubundaki kadınlara postpartum 1. günden başlanarak doğum sonu bakıma özgü geliştirilen mobil uygulama ile e-mobil eğitim hizmeti verilmiştir. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Postpartum Fiziksel Semptom Şiddeti Ölçeği ve Emzirme Öz-Yeterlilik Ölçeği (EÖYÖ) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, ANOVA, Wilcoxon test, Kruskal-Wallis H test ve Bonferroni düzeltmesi kullanılmıştır. Evde bakım, e-mobil eğitim ve kontrol grubundaki kadınların doğum sonu 3. gün, 1.hafta, 2.hafta, 3.hafta, 4.hafta, 5.hafta, 6.hafta ve 7.haftada gruplar arasında Postpartum Fiziksel Semptom Şiddeti Ölçeği ve EÖYÖ toplam puan ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir(p<0,05). Yapılan tüm görüşmelerde evde bakım grubunun Postpartum Fiziksel Semptom Şiddeti Ölçeği toplam puan ortalamalarının en düşük ve EÖYÖ toplam puan ortalamalarının en yüksek olduğu bulunmuştur. Son görüşmede Postpartum Fiziksel Semptom Şiddeti Ölçeği ile EÖYÖ toplam puan ortalamaları arasında sadece e-mobil eğitim grubundaki kadınlarda istatistiksel olarak anlamlılıkolduğu bulunmuştur (p<0,05). Çalışmada doğum sonu dönemde verilen hemşirelik bakımı ve e-mobil eğitim hizmetlerinin postpartum fiziksel semptomları azalttığı ve emzirme öz-yeterliliği arttırdığıbulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda postpartum fiziksel semptomları azaltmak ve emzirme öz-yeterliliği artırmak için evde bakım ve mobil sağlık uygulamalarının kullanılması önerilebilir. Ayrıca doğum sonu bakıma özgü geliştirilen e-mobil uygulamanın etkisini değerlendirmek için daha uzun süren araştırmaların yapılması önerilebilir. nra doldurulacaktır
Mobil uygulamalarda tatmin, kullanıma devam etme ve tavsiye etme niyetini etkileyen öncüllerin incelenmesi
Günümüzde akıllı telefonların yaygınlaşması ile gündelik yaşam alışkanlıkları hızla değişmeye başlamıştır. Mobil uygulamalar akıllı telefon kullanımında olmazsa olmaz bir noktaya gelmiş ve tüketiciler için yeni bir ürün olarak hayatımıza girmiştir. Mobil uygulamalar hem bir ürün olarak hem de yeni bir pazarlama iletişim mecrası olarak görülmektedir. Bu nedenle mobil uygulama bağlamında tüketici davranışlarının daha iyi anlaşılması kaçınılmaz olmaktadır. Bu çalışmada mobil uygulamalarda tatmin, kullanıma devam etme ve tavsiye etme niyetini etkileyen öncüllerin incelenmesi amacıyla kavramsal bir model oluşturulmuştur. Türkiye genelinde 516 mobil uygulama kullanıcısıyla gerçekleştirilen saha çalışmasından elde edilen sonuçlara yer verilmiştir. Çalışmanın sonucunda öngörülen hipotezleri destekleyici sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Mobil uygulamalar, tatmin, optimal deneyimler, sosyal etkiler.
Antrenörlerin egzersiz danışmanlığı alan bireylere yönelik kullandıkları mobil destekli bilgi takip sisteminin geliştirilmesi
Bu çalışma, antrenörlerin egzersiz danışmanlığı alan bireylere yönelik yapmış oldukları antrenman programlarının, kayıtlarının düzenli bir şekilde tutulduğu, antrenörlerin not defteri şeklinde ifade edebileceğimiz bir mobil uygulama geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini Türkiye'deki antrenörler örneklemini, Adana ilinde farklı spor salonlarında çalışan 40 antrenör kadın 14 (%35) yaş x̄=28,21± 5,83 yıl ve erkek 26 (%65) yaş x̄=29,11±6,08 yıl oluşturmaktadır. Uygulama geliştirme sürecinde Android Studio 4.0.1 programı kullanılmıştır. Android işletim sistemi kullanıcılarına yönelik olarak tasarlanmıştır. Bu çalışmada tasarım ve geliştirme araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tasarım modeli olan ADDIE Modeli'nin Analiz, Tasarım, Geliştirme, Uygulama ve Değerlendirme basamakları baz alınarak geliştirilmiştir. Uygulamayı kullanan antrenörlere 'Mobil Uygulama Kullanılabilirlik Ölçeği', 'Mobil Uygulama Kullanma İsteklilik Ölçeği', 'Mobil Uygulama Kullanma Sadakati Ölçeği' uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıp dağılmadıklarını tespit etmek için Shapiro-Wilk testi uygulanmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken katılımcıların demografik özelliklerinde betimsel istatistikler kullanılmış yüzde, frekans ve ortalama değerleri alınmıştır. Antrenörlere uygulanan Mobil Uygulama Kullanılabilirlik, Mobil Uygulama Kullanma İsteklilik ve Mobil Uygulama Kullanma Sadakat ölçeklerine ait değişkenlerin değerlendirilmesinde Cronbach Alfa, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis testi, Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Sonuçlar p<0.05 ve altındaki değerler istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Katılımcıların; Mobil Uygulama Kullanılabilirlik (x̄=5,87±,81), Mobil Uygulama Kullanma İsteklilik (x̄=5,28±,85), Mobil Uygulama Sadakat (x̄=6,13± ,98) düzeyleri üzerine toplanan veriler incelendiğinde yüksek ortalamaya sahip olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak antrenörlerin not defteri şeklinde tabir edebileceğimiz mobil uygulama için çalışmaya katılan antrenörler; Geliştirilen mobil uygulamanın 'kullanılabilirliğinin' olumlu yönde, mobil uygulamayı kullanmaya istekliliklerinin pozitif yönde olduğu ve mobil uygulamayı kullanmaya devam etme eğilimi gösterdikleri sonucuna varılmıştır.
Üniversite öğrencilerinin psikolojik iyilik halini belırlemek için bir mobil uygulama geliştirilmesi
Üniversite öğrencilerinin psikolojik sağlığı, akademik başarılarını ve genel sağlıklarını derinden etkilemektedir. Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin ruhsal durumlarını değerlendirmek için geliştirilen mobil sağlık uygulamalarının etkililiğini, güvenliğini, kullanılabilirliğini ve özgül ihtiyaçlara duyarlılığını incelemektedir. Akademik baskı, sosyal stres ve uyku eksikliği gibi öğrencilerin karşılaştığı zorluklara dikkat çeken araştırma, mobil uygulamaların bu tür sorunlara hızlı ve ekonomik bir çözüm sunduğunu vurgulamaktadır. Öğrencilere özel olarak tasarlanmış uygulamaların, genel sağlık uygulamalarına kıyasla daha etkili olduğu bulunmuştur. Özellikle COVID-19 pandemisi bağlamında, bu uygulamaların önemi daha da artmıştır. Ancak, çalışma aynı zamanda kişisel verilerin korunması ve güvenlik gibi potansiyel engelleri de belirlemektedir, geliştiricilerin ve sağlık hizmeti sağlayıcılarının uygun önlemleri alması gerektiğini vurgulamaktadır. Yapay zekâ ve yeni teknolojilerin entegrasyonunun, bu uygulamaların etkililiğini ve kullanıcı dostu olmasını daha da artırabileceği üzerinde durulmaktadır. Sonuç olarak, bu araştırma, üniversite öğrencilerinin psikolojik sağlığını değerlendirmek ve desteklemek amacıyla mobil uygulamaların paha biçilmez bir araç olduğunu vurgularken, aynı zamanda etkililik, güvenlik ve kullanım kolaylığını sağlamak için sürekli araştırma ve geliştirmeye olan devam eden ihtiyacı da vurgulamaktadır
Algoritma eğitimi için bir mobil uygulama tasarımı ve gerçekleştirilmesi
Teknolojik gelişmeler sayesinde mobil cihaz kullanımı yaygınlaştı. Bu kullanım oranlarının artmasıyla ortaya çıkan mobil öğrenme, kullanıcıların internetteki kaynaklara, zaman ve mekândan bağımsız olarak mobil internet veya kablosuz bağlantılar aracılığıyla erişmelerine olanak tanımaktadır. Algoritma kelimesi yaygın olarak, bilgisayar mühendisliği bilim dalı içerisinde bulunan programlama dilleri ile bir yazılım yapmanın aşamalarını tanımlamak için kullanılmaktadır. Ancak, belirli bir problemin bir plan dahilinde çözüm yolunun belirlenmesi işlemine de algoritma ismi verilebilir. Bu bakış açısıyla aslında tüm mühendislik dalları içerisinde de geçmektedir. Bu nedenle algoritma eğitimi gerek bilgisayar mühendisliği gerekse de diğer mühendislik dalları için temel ve çok önemli bir konudur. Algoritma mantığını tam olarak oturtamayan bir mühendisin, meslek hayatı içerisinde bir problemin çözüm aşamalarını sağlıklı bir şekilde planlayıp gerçekleştirmesi ve sonuca ulaştırması çok zor olmaktadır. Algoritmanın önemi ve birçok kullanıcının, mobil cihazlarının her yerde yanlarında olması nedeniyle, IOS platformu için algoritma eğitimini desteklemek amacıyla bir uygulama geliştirme fikri ortaya çıkmıştır. Bu çalışma ile temel algoritma eğitiminde kullanılmak üzere IOS ile çalışan mobil cihaz kullanan kişilere yönelik bir uygulama geliştirilmesi amaçlanmıştır. Uygulama yerel platform kullanılarak geliştirilmiştir. Uygulamada temel algoritma konularının anlatıldığı ve soruların bulunduğu iki ana menü bulunmaktadır. Sorular ise çoktan seçmeli, doğru/yanlış ve akış diyagramı oluşturma olmak üzere üç tipte tasarlanmıştır. Kullanıcıların bu uygulama sayesinde bir akış diyagramını baştan sona oluşturabilmesi sağlanmıştır. Bu diyagramları, sürükle-bırak yöntemi ile oluşturabilmektedirler. Veritabanı içerisinde tanımlı soru ve cevaplara göre kendi yaptığı çözümleri kontrol ederek doğru ve yanlışlarını görebilme imkânları da bulunmaktadır. Bilgisayar mühendisliği lisans öğrencilerine kullandırılan uygulamanın, öğrencilerin başarısına olumlu etki yaptığı görülmüştür.
Markaların mobil uygulamaları kapsamında teknolojikabul modelinin kullanım niyeti üzerine etkisi
Teknolojik gelişmenin büyük bir hızla devam ettiği günümüz koşullarında markaların geliştirdiği mobil uygulamalar sayesinde tüketiciler alışverişlerini daha hızlı ve kolay bir şekilde yapabilmektedirler. Bu araştırmanın amacı markaların mobil uygulamaları kapsamında teknoloji kabul modelinin kullanma niyeti üzerine etkisini belirlemektir. Ayrıca bu araştırmada, teknoloji kabul modeli faktörlerinin ve kullanma niyeti algılarının bireylerin demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği açıklanmaya çalışılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak anket tekniği kullanılmıştır. Veriler sosyal medya kullanıcılarından ulaşılan 315 tüketiciden toplanmıştır. Araştırmada 278 anket analize tabi tutulmuştur. Araştırma doğrultusunda elde edilen veriler Faktör Analizi, T-testi, Anova ve Regresyon gibi çeşitli analizlere tabi tutulmuştur. Ulaşılan sonuçlara göre yaş, eğitim düzeyi, gelir gibi demografik değişkenlere göre tüketicilerin mobil uygulamaları kullanma niyeti algılarında farklılık görülmektedir. Ayrıca tüketicilerin alışkanlık ve davranış niyeti algılarının kullanma niyeti üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Hedonik motivasyon ve çaba beklentisi algılarının tüketicilerin mobil uygulama kullanım niyeti üzerinde bir etkisi bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçları 278 katılımcının verdiği yanıtlarla sınırlıdır.
Siber zorbalık konusunun mobil platformlar üzerinde incelenmesi
Sanal âlemde son yıllarda güvenlik ve şiddet ekseninden farklı olarak yeni bir problem ortaya çıkmıştır. Siber zorbalık adıyla bilinen bu problem; kişilerin iletişim kurabildikleri, birbirleri hakkında paylaşım yapabildikleri ve kısacası etkileşimin olduğu her alanda görülmektedir. Birçok platformda görülen siber zorbalık faaliyetleri son zamanlarda mobil platformlar üzerinde daha fazla etkili olmaktadır. Bu tez çalışmasının temel amacı mobil cihazlarda ortaya çıkan siber zorbalık faaliyetlerinin her yönüyle incelenmesi ve mobil uygulamalar sebebiyle yayılan siber zorbalığa karşı yeni bir ölçeğin sunulmasıdır. Bu çalışma siber zorbalık olgusunu temel alarak hazırlanmıştır. Siber zorbalık kelime manasıyla incelenerek toplumda kullanımları ve benzer çağrışımları ele alınmıştır. Siber zorbalığın türleri, eylemleri ve kullanım şekilleri en geniş haliyle araştırılarak çalışma içerisinde aktarılmıştır. Son yıllarda siber zorbalık faaliyetlerinin görüldüğü platformlar incelenerek bir kıyaslama yapılmıştır. Kıyaslama sonunda siber zorbalık eylemlerinin sık yaşandığı dijital oyunlar, sosyal medya uygulamaları ve mobil cihazlar ayrıntılı incelenmiştir. Ayrıca mobil platformların içerisine, diğer siber zorbalık platformlarının aktarılmasıyla, siber zorbalık eylemlerinin değişimi gözlemlenmiştir. Bu tez çalışmasıyla beraber daha önce araştırmalarda sık karşılaşılmayan mobil cihazların siber zorbalığa etkisi anlatılmıştır. Mobil cihazların ilk şekli olan cep telefonları ile araştırma başlamış, günümüzde mobil cihazların son haliyle karşılaştırmalar sunulmuştur. Mobil cihazlarda siber zorbalığın görülme şekli olan siber zorbalık kapsamında yapılan telefon görüşmeleri, metin mesajları, uygunsuz resimler ve aşağılayıcı videolar aktarılarak, mobil cihazlarda görülen siber zorbalık şekillerinin diğer platformlardan farkları incelenmiştir. Yapılan bu çalışmayla mobil uygulamalar üzerinden siber zorbalık ölçeği geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçekle siber zorbalıkta etkili olan mobil uygulama özellikleri keşfedilmiştir. Çevrimiçi özellikler, kullanım amaçları, mobil içerik derecelendirmeleri ve kullanıcıya sunulan bazı özellikler birtakım puanlama sistemi oluşturularak ve veri setinde bulunan mobil uygulamalara siber zorbalık puanı oluşturulmuştur.47145 adet mobil uygulama kullanılan ölçekte, uygulamalara sınıflandırma uygulanarak siber zorbalık düzeyleri belirlenmiştir. Mobil uygulamalar 3 düzeyde siber zorbalık düzeyleri gösterilmiştir. Bu düzeyler düşük siber zorbalık düzeyi, orta siber zorbalık düzeyi, yüksek düzey siber zorbalık şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca siber zorbalık düzeyi yüksek olan uygulamaların insanlar tarafından sık kullanılan; mobil chat uygulamaları, mobil sosyal medya uygulamaları ve mobil oyunlar olduğu tespit edilmiştir.
Mobil öğrenme araştırmaları ve uygulamalarına ilişkin bir meta analiz çalışması
Günümüzde hızlı bir şekilde gelişen mobil cihazlar yaşam şeklimizi etkilediği gibi öğrenme biçimlerimizi de etkilemektedir. Mobil öğrenme, bu yüzyılın ve geleceğin öğrenme ihtiyaçlarını karşılayacak öğrenme biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde bilgi çok hızlı bir şekilde üretilmekte ve bilgiye çok hızlı bir şekilde erişim sağlanabilmektedir. Bu da mobil cihazlar ve öğrenme arasındaki etkileşimi kaçınılmaz hale getirmektedir. Günümüzde karşılaştığımız yoğun teknolojiler eğitim alanını da etkileyerek mobil öğrenmeyi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkarmıştır. Ayrıca eğitimin süreklilik arz eden yapısı hayat boyu öğrenme kavramının önemini her geçen gün arttırmaktadır. Bu noktada mobil öğrenme de hayat boyu öğrenme sürecinde bireylere büyük destek sağlamaktadır. Mobil öğrenme, bireyler için yer-zaman sınırlılığını ortadan kaldırarak bireysel ihtiyaçlara cevap veren, iletişim imkânı sağlayan, iş verimini arttıran ve mobil cihazlar aracılığıyla gerçekleşen öğrenme ortamıdır. Mobil öğrenme, hem öğrencinin akademik anlamda başarısını arttırmayı hem de gelişen teknoloji becerilerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Bu durumlar göz önüne alındığında gelişen dünyaya uyum sağlayabilmek için "teknolojiyi nasıl daha etkili/verimli kullanabiliriz?" sorusunun cevabını yanıtlamamız gerekmektedir. Bu çalışmada mobil öğrenme araştırmaları ve uygulamalarına ilişkin bir meta analiz çalışması yapılarak mobil öğrenme ile ilgili yapılmış birbirinden bağımsız, çalışmaların sonuçları birleştirilerek elde edilen sonuçların istatiksel analizinin yapılması amaçlanmıştır. 2008-2018 yılları arasında mobil öğrenme ile ilgili yayınlanmış çalışmalar ERIC, Science Direct, Yök Tez Merkezi ve Google Akademik veri tabanlarından "mobil öğrenme", "m-öğrenme", "eğitim teknolojisi", "mobil öğrenme ve uzaktan eğitim", "eğitimde teknoloji kullanımı" , "meta analiz" gibi anahtar kelimeler kullanılarak yapılmıştır. Son yıllarda ortaya çıkan teknolojik gelişmelere bağlı olarak son on yılda konu ile ilgili yapılan çalışmaların fazla olması dikkat çekmiştir. Bu nedenle 2008-2018 yılları arasındaki çalışmalarda akademik başarı ve tutum değişkenleri ele alınarak araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırmaya toplam 30 çalışma dâhil edilmiş olup bunların 16'sı akademik başarı değişkeni açısından, 14'ü ise tutum değişkeni açısından incelenmiştir. İncelenen çalışmaların örneklem büyüklüğü, ortalama ve standart sapma değerleri ele alınarak etki büyüklük değerleri elde edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda akademik başarıya yönelik sabit etki büyüklüğü 0,581, rastgele etki büyüklüğü 0,607 ve tutuma yönelik sabit etki büyüklüğü 0,346, rastgele etki büyüklüğü ise 0,529 olarak bulunmuştur. Elde edilen değerler incelendiğinde mobil öğrenmenin akademik başarı ve tutum üzerinde olumlu yönde büyük ölçüde etkisi olduğu gözlemlenmiştir.
Ölçme ve değerlendirme dersinde mobil destekli öğretim durumları modelinin öğretmen adaylarının akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi
Bu çalışmanın amacı, öğretim durumları modeli ilkelerine uygun olarak hazırlanmış mobil destekli bir öğrenme sürecinin öğrencilerin akademik başarılarına ve tutumlarına etkisini incelemektir. Mobil cihazlar ile desteklenen öğrenme ortamı ile yapılandırılan Gagné'nin öğretim ilkeleri göz önünde bulundurularak eğitimde ölçme ve değerlendirme dersinde uygulanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu öğrenim gören 113 pedagojik formasyon öğrencisi oluşturmuştur. Buna göre deney grubu 58 ve kontrol grubu 55 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmada çoktan seçmeli akademik başarı testi, ölçme değerlendirme dersine, m-öğrenmeye ve öğretmenlik mesleğine karşı tutum ölçekleri öntest-sontest olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde, frekans, bağımsız gruplar t-testi, bağımlı gruplar t-testi, iki faktörlü kovaryans analizi (ANCOVA) ve iki faktörlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, mobil destekli öğretim durumları modeli akademik başarı puanları, derse yönelik tutumları ve m-öğrenmeye yönelik tutumları arasında anlamlı bir fark oluşturmamıştır. Gagné'nin öğretim etkinlikleri modeline dayalı mobil destekli öğrenme ortamlarında deney grubunda öğretmenlik mesleğine yönelik tutum açısından anlamlı bir artış görülmektedir. Araştırmada; akıllı sınıflarda kullanılan mobil destekli öğretim durumları modelinin öğrencilerin akademik başarılarına, derse ve m-öğrenmeye yönelik tutumlarına etkisi bulunmamış olup öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarına etki ettiği görülmüştür.
İlkokul ikinci sınıf öğrencilerinin yabancı dil öğreniminde mobil uygulama kullanımlarının incelenmesi
Yabancı dil öğretimi birçok ülkenin eğitim politikası içinde önemle üzerinde durulan ve küçük yaştan itibaren eğitim programlarına dâhil edilmesi gereken bir alan olarak görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, yabancı dil öğreniminde erken yaşta kullanılan mobil uygulamaların öğrencilerin İngilizce dersindeki akademik başarılarına ve tutumlarına etkisini incelemektir. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemine dayalı olarak yarı deneysel çalışma deseni ve nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Malatya ilinde yer alan bir özel okulun ikinci sınıflarında öğrenim gören toplam 87 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubu seçilirken kolay ulaşılabilir/uygun örnekleme yöntemi esas alınmıştır. Çalışma kapsamında öğrenciler, Deney-1, Deney-2 ve Kontrol gruplarına ayrılmıştır. Buna göre, Deney-1 grubundaki öğrencilere yüz-yüze sınıf ortamında İngilizce dersleri anlatılmış ve ebeveynlerin gözetimi altında "Duolingo" mobil uygulaması; Deney-2 grubundakilere ise yüz-yüze sınıf ortamında İngilizce dersleri anlatılmış ve ebeveynlerin gözetimi altında "Memrise" mobil uygulaması kullandırılmıştır. Kontrol grubuna ise hiçbir müdahale yapılmaksızın İngilizce dersleri olağan şekilde işlenmiştir. Ayrıca çalışma sonunda kullanılan mobil uygulamalar ile ilgili Deney-1 ve Deney-2 grubunun öğrencilerinin ve velilerin görüşleri alınmıştır. Çalışmada her üç gruba Akademik Başarı Testi (ABT), öntest ve sontest olarak ayrı ayrı uygulanmıştır. Daha sonra her üç gruba da sontest olarak İlköğretim İngilizce Dersine Yönelik Tutum Ölçeği (İDYTÖ) ayrı ayrı uygulanmıştır. Araştırma sonunda elde edilen veriler düzenli olarak elektronik ortama aktarılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, Deney-1 ve Deney-2 grupları için hazırlanmış içeriklerin Kontrol grubuna göre öğrencilerin İngilizce başarısı ve tutum düzeyini arttığı tespit edilmiştir. Grupların birbirlerine göre kıyaslanması sonucu ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda Deney-2 grubunun Deney-1 ve Kontrol gruplarına göre dersin akademik başarısında, Deney-1 grubunun ise Deney-2 ve Kontrol gruplarına göre öğrencilerin tutumlarında daha yüksek puana sahip oldukların sonucuna varılmıştır. Özetle, hem test sonuçlarına hem de görüşme sonuçlarına göre "Memrise" mobil uygulamasının dört beceriyi de (dinleme, konuşma, okuma ve yazma) geliştirecek şekilde tasarlanmış yapısı ile akademik becerileri geliştirmede daha başarılı olduğu, "Duolingo" mobil uygulamasının ise ödüllendirme, kazandırma özellikleri sayesinde öğrencilerde olumlu tutum geliştirmede etkili olduğu ancak bu farkın öğrenci başarısına yeterince yansımadığı görülmüştür. Araştırma genel olarak mobil uygulamaların kullanılması ile erken yaşta yabancı dil öğreniminin daha verimli hale getireceğini ortaya koymuştur. Ayrıca yabancı dil öğreniminde mobil uygulama geliştiricileri için, erken yaşta yabancı dil öğrenecekler için bu çalışmanın önemli olduğu düşünülmektedir.
Sözlüksel benzeşim yöntemi ile android tabanlı duygu analizi uygulaması
Bu çalışmada, Android tabanlı mobil cihazlarda sözlüksel benzeşim yöntemiyle duygu analizi yapan bir mobil uygulama gerçekleştirilmiştir. Duygu analizi sözlüksel benzeşim yönteminde kullanılan duygu sözlüğü, kapsamayı üst anlam (hypernym), kapsanmayı alt anlam (hyponym), aynı seviyede olmayı eş düzeylik (coordinate) olarak ifade eden, bunlara benzer ilişkiler içeren WordNet sözcük veri tabanı ve Resnik WordNet benzerlik ölçümü yöntemi kullanılarak geliştirilmiştir. Google, Yandex gibi sözlük uygulamalarıyla İngilizce sözcükler Türkçeye çevrilmiştir. Olumlu, olumsuz olarak etiketlenmiş film ve otel yorumları ile veri setleri oluşturulmuştur. Duygu sözlüğü ve veri setleri ile duygu analizi yapılmıştır. Duygu analizinde veri setleri, normal ve etkisiz kelimesiz formlarıyla kullanılmıştır. Duygu analizi sonuçları doğruluk ve F-Ölçütü başarım ölçütleriyle değerlendirilmiştir. Duygu analizinde yaklaşık %56 oranında başarı sağlanmıştır. Duygu sözlüğünün oluşturulma, duygu analizinde kullanılma sürecinde Java platform ve kütüphaneleri kullanılmıştır. Türkçe duygu sözlüğü ile Android Studio platformunda duygu analizi Android mobil uygulaması geliştirilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin bilişsel gelişimine yönelik dijital zeka oyunları platformunun geliştirilmesi
Bu tez çalışmasında ortaokul öğrencilerinin öğrenme sürecindeki zorlukları ve odaklanma eksikliklerini gidermek amacıyla bir mobil uygulama geliştirildi. Hedef kitle olarak 11-14 yaş aralığındaki ortaokul öğrencileri seçilmiştir. Tez kapsamında yapılan araştırmalar, bu yaş grubunun oyunsallık düzeyinin yüksek olduğunu, ancak duygusal zekâ düzeylerinin düşük olduğunu göstermektedir. Çalışmada, oyunsallığın arttırılmasının çocuklarda duygusal zekâ gelişimine olumlu katkı sağlayabileceği be-lirlenmiştir. Bu doğrultuda geliştirilen platform, öğrencilerin bilişsel ve duygusal ze-kalarını geliştirmeye yönelik sudoku, eşleştirme, XOX, yapboz, sayı tahmin oyunu gibi çeşitli oyunlar içermektedir. Bu oyunlar öğrencilerin problem çözme, stratejik düşünme ve hafıza becerilerini geliştirmeye yöneliktir. Geliştirilen uygulama, Android tabanlı olup Play Store'da yayınlanmıştır. Sonuç olarak bu tez çalışması ortaokul öğ-rencilerinin öğrenme sürecini destekleyici ve geliştirmeye yönelik ücretsiz dijital bir platform sunarak, oyunsallığın bilişsel ve duygusal gelişim üzerindeki olumlu etkilerini ortaya çıkararak desteklemesi amaçlanmıştır.
Kitlesel bireyselleştirmede mobil tasarım uygulamasının tüketici davranışı üzerine etkisi
Kitlesel bireyselleştirme, tüketicilerin benzersiz istek ve ihtiyaçlarına cevap vermeyi ve bu doğrultuda tüketicilere bireyselleştirilmiş ürün ve hizmet sunmayı amaçlamaktadır. Kitlesel bireyselleştirmeyi tüketicilerle etkileşimli bir şekilde uygulamak için günümüzde çeşitli dijital platformlar kullanılmaktadır. Tüketicilerin her an yanında bulunduğu ve sık sık kullandıkları mobil cihazlar bunlardan bir tanesidir. Bu çalışmada tüketicilerin mobil cihazlar üzerinde kendi pastasını kişiselleştirebileceği bir mobil uygulama geliştirilmiştir. Geliştirilen mobil uygulama Isparta'nın Yalvaç ilçesinde özel sektörde faaliyet gösteren bir işletmede kullanıma sunulmuştur. Kullanılan mobil pasta tasarım uygulamasının, tüketiciler tarafından kullanım niyeti ve davranışına etki eden faktörleri belirlemek amacıyla Birleştirilmiş Teknoloji Kabul ve Kullanım Modeli kullanılarak tüketicilere anket çalışması yapılmıştır. Yapılan anket çalışması neticesinde mobil tasarım uygulamasını kullanan tüketicilerin, uygulamayı kullanma niyeti üzerinde performans beklentisi ve çaba beklentisi, kullanım davranışı üzerinde ise kullanım niyeti ve kolaylaştırıcı şartların olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Tüketici hukuku kapsamında mobil uygulama son kullanıcı lisans sözleşmelerinde genel işlem koşulları
Tezin konusu; mobil uygulamaların edinilmesi esnasında mobil uygulama geliştiricisi ile son kullanıcı arasında akdedilen mobil uygulama son kullanıcı lisans sözleşmesinin tanımı, şekli, hukuki niteliği ve bu sözleşmelerde yer alan genel işlem koşullarının denetimidir. Çalışmanın ilk bölümünde mobil uygulamaların hukuki niteliği açıklandıktan sonra ikinci bölümde mobil uygulama son kullanıcı sözleşmelerinin özellikleri ve tarafların sözleşmeden doğan borçları incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise mobil uygulama son kullanıcı lisans sözleşmelerinde yer alan genel işlem koşulları ve haksız şartların denetimi detaylı olarak incelenmiştir ve bu denetimlerden geçemeyen sözleşme hükümlerine uygulanabilecek yaptırımlar konuyla ilgili doktrinde ileri sürülen görüşler ile birlikte tartışılmıştır. Ayrıca bu çalışmadaki tüm bu inceleme ve değerlendirmeler tüketici hukuku kapsamında gerçekleştirilmiştir.