Organic farming

68 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

ACC deaminaz aktivitesi gösteren bitki gelişimini teşvik edici bakteri (PGBD) uygulamalarının tir buğdayında verim ve verim öğeleri üzerine etkisinin belirlenmesi

Buğday, en çok tüketilen, üretilen ve depolanan tahıl ürünlerinden biridir. Artan dünya nüfusuna paralel olarak buğday talebinin de arttığı ve artacağı tahmin edilmektedir. Çevre dostu olan bitki gelişimini teşvik edici bakteri (PGPB) uygulamalarının tir buğdayında bitki gelişimi, verim ve verim öğeleri üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla 2021-2022 yılında Bitlis iline ait Ahlat ilçesinde yürütülmüştür. Bakteri uygulamaları olarak PGPB etkinliği daha önce sera ve tarla koşullarında ortaya konulan fosfat çözücü ve azot bağlayıcı özellikte olan TV53D Brevibacillus choshinensis, KF57A Advenella kashmirensis ile KF63C Paenibacillus xylanilyticus, azot bağlayıcı özellikte KF3B Paenarthrobacter nitroguajacolicus ile KF58B Brevibacterium frigoritolerans olmak üzere 5 farklı bakteri uygulaması ile birlikte %50 ve %100 kimyasal gübre ve kontol olmak üzere 8 uygulama yer almış ve çalışmada bitkisel materyal olarak tir buğdayı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; bitki boyunun 69,1 ile 84,7 cm, başak boyunun 7,6 ile 9,6 cm, kardeş sayısının 2,7 ile 3,2 adet, nişasta oranının %65,6 ile 70,0 hasat indeksinin %10,5 ile 17,3 ve bin tane ağırlığının 48,9 ile 53,7 g arasında değiştiği belirlenmiştir. Çalışmada bakteri uygulamaları arasında bitki boyu ve metrekaredeki başak sayısı açısından önemli istatistiki farklılıkların bulunduğu belirlenmiş, incelenen diğer özellikler bakımından ise bakteri uygulamaları arasındaki farklılığın istatistiki önem düzeyinde olmadığı tespit edilmiştir. KF3B Paenarthrobacter nitroguajacolicus ve KF63C Paenibacillus xylanilyticus bakteri suşları diğer uygulamalara göre daha iyi sonuçlar verdiği belirlenmiştir Bakterileri uygulamalarının bitki büyüme paremetrelerini olumlu etkilediği, çevre dostu olması ve son yıllarda artan kimyasal gübre kullanımının önemli bir girdi maliyetine yol açması sebebi ile tir buğdayı üretiminde alternatif besin maddesi olarak kullanılabileceği önerilmektedir.

Organik tarımSürdürülebilir tarım
Ramazan Durmaz
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Consumers' behaviors inorganic product marketan empirical application

Interest in consuming organic products had remarkably increased since mid80's. Numerous researches and studies have been conducted on the reasons of consumers who prefer organically produced foods rather than conventionally produced ones. Conducted studies revealed that although the demand is increasing each year, organic agriculture occupies only a small percentage of global agriculture. This is surprising as organic agriculture does not only protect human health but also helps in preserving and conserving environment of our planet and ensures sustainability. The demand for organic products in our country is very low. While organically produced food industry is a profit promising branch of the economy, it is also a source of wellness for humans, animals and environment. Therefore, the reasons of consumers for not buying organically produced food must be studied carefully to raise the awareness on the benefits of these products as well as their effects on human health, animal welfare and environment. This thesis is focusing on why consumers are not willing to purchase organic foods? What is preventing them to purchase? Why are they still going for conventionally produced products in this era of scientific developments proving that conventional agriculture is harming human body and environment and also animals? Can modifications in the market or in the marketing of organically produced foods convince them to purchase? What can those modifications be? Can they be realized? This thesis will aim to find out answers to these questions.

Organic foodOrganic farmingOrganic products+3
Anda Elvan Ak
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon ekolojik koşullarında bazı hibrit atdişi mısır çeşitlerinin performansları

Araştırma, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Trabzon (Of ilçesi) ili iklim koşullarında 10 adet hibrit atdişi mısır çeşidinin verim performanslarını incelemek amacıyla 2015 yılında, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Araştırmada, çeşitlerin verim ve verim özellikleri arasındaki farklar istatistiksel olarak önemli olmuş, incelenen verim özelliklerinin en yüksek ve en düşük değerleri çeşitlere göre değişmiştir. Tane verimi 698.2.2-1113.3 kg/da arasında değişmiş, en yüksek tane verimi P1429 (1113.3 kg/da) ve P1547 (1019.7 kg/da) çeşitlerinde, en düşük tane verimi ise Bora (698.2 kg/da) çeşidinde belirlenmiştir. Korelasyon analiz sonuçlarına göre, mısırda tane verimi ile koçanda tane sayısı (r=0.832**), koçan ağırlığı (r=0.6789**) ve koçan boyu (r=0.555**) arasında önemli ve pozitif ilişkiler belirlenirken, tane verimi ile bitki boyu, koçan çapı, hektolitre ağırlığı ve bin tane ağırlığı arasında ilişkiler istatistiksel olarak önemli olmamıştır. Path analizine göre; mısırda tane verimine pozitif yönde direk etkisi en yüksek koçanda tane sayısı (p=0.970, %69.864) olurken, bunu sırasıyla 1000 tane ağırlığı (p=0.138, %45.274), koçan ağırlığı (p=0.132, %12.019) ve koçan boyu (p=0.068, %8.474) izlemiştir. Tane verimine bitki boyu (p=-0.022, %3.310), koçan çapı (p=-0.266, %25.571) ve hektolitre ağırlığı (p=-0.172, %17.500)'nın direk etkileri ise negatif olmuştur. Sonuç olarak; Trabzon (Of ilçesi) iklim koşullarında daha yüksek tane verimlerinden dolayı P1429 ve P1547 atdişi mısır çeşitleri önerilmektedir. Korelasyon ve path analizine göre; tane verimine birinci sırada koçanda tane sayısı önemli ve pozitif etki göstermiş, bunu koçan ağırlığı ve koçan boyu izlemiştir.

Hibrit tohumMısırMısır tohumu+6
İzzet Gür
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Organik tarımda kullanılabilir kompost üretiminde farklı biyokömür uygulamalarının etkisi

Bu tez çalışmasında meyve suyu işleme atığı olan nar kabuğunun 400 ºC sıcaklıkta pirolizi ile üretilmiş olan biyokömürün (BK) ve amino asit (AA), hümik asit (HA), nitrik asit (HNO3) ve potasyum hidroksit (KOH) ile modifikasyonu yapılmış modifikasyonlu biyokömürlerin kompostlaştırma işlemine etkileri incelenmiştir. Farklı biyokömür uygulamalarının kompostlama parameterelerine (sıcaklık, CO2, nem içeriği, organik madde içeriği, C, N, amonyum, nitrat ve toplam azot) ve NO2 ve NH3-N salınımları ile gerçekleşen N kayıplarına etkileri araştırılmıştır. Çalışmada kompost ham materyali olarak sığır gübresi (SG), tavuk gübresi (TG), saman (S) ve biyokömürler kullanılmıştır. Çalışmada uygulamalar; kompost (Kontrol), biyokömür (Kontrol biyokömür) (BK), amino asit modifikasyonlu biyokömür (AA-BK), hümik asit modifikasyonlu biyokömür (HA-BK), nitrik asit modifikasyonlu biyokömür (HNO-BK) ve potasyum hidroksit modifikasyonlu biyokömür (KOH-BK) uygulamalı kompost karışımları olarak isimlendirilmiştir. Her uygulamanın etkileri ikişer adet 100 l'lik paslanmaz çelik reaktörlerde, 33.27 gün süren bir çalışma ile belirlenmiştir. Tüm reaktörler 70 ºC sıcaklığa ulaşmıştır. AA-BK uygulaması 10 saat KOH-BK uygulması ise 25 saat 70 ºC sıcaklıkta kalarak sanitasyon şartını yerine getirmiştir. N2O sonuçlarına göre kompostlaştırma işlemiminin ilk günlerinde ve olgunlaşma evresinde N2O salınımları tüm karışımlarda artmıştır. Kompost karışımlarının başlangıç ve bitiş C/N oranları sırası ile 23-25 ve 14-18 aralığında tespit edilmiştir. En az amonyak salınımı KOH-BK uygulamasında gerçekleşmiştir ve kontrol kompost grubuna göre %5 daha az azot kaybetmiştir. Nitrat sonuçlarına göre en fazla nitrifikasyon KOH-BK uygulamasında gerçekleşmiştir. Analiz sonuçlarına göre KOH-BK uygulaması Kontrol uygulamasına göre 4 kat daha fazla NO3-N içermektedir.

AmonyakBiyokömürKompost+3
Barbaros Salih Kumbul
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı organik maddelerin bazı çilek çeşitlerinde fide verimi üzerine etkisi

2018 yılında Manisa ili Kula ilçesinin Seyitali Mahallesi'nde 682 metre rakımda yürütülen bu çalışma farklı organik gübreler kullanılarak yetiştirme ortamları (solucan gübresi, çiftlik gübresi, koyunyünü peleti, torf, tavuk gübresi ve bunların kombinasyonları) ve farklı çilek çeşidi (Albion, Monterey, Sabrina ve Rubygem) fideleri kullanılarak çilek yetiştiriciliğinde kaliteli ve sağlıklı fide elde etmek amacıyla yapılmıştır. Deneme boyunca yapılan tüm uygulamaların fide verim ve kalitesinde artışlar meydana getirdiği belirlenmiştir. Deneme sonunda birim alandan elde edilen fideler sayılmış, kalite sınıflarına ayrılmış, kök uzunlukları ve gövde çapları ölçülmüş, kök ve gövdede depolanan kuru madde oranları hesaplanmıştır. Değişik tarihlerde yapılan gözlemlerde parsellerdeki ana bitkilerin deneme süresince gelişme durumları, fidelerin tutma oranları, fidelerin kol verme tarihleri belirlenmiştir. Fide kalitesinde rol oynayan bu özellikler incelenmiş ve organik uygulamaların etkisi tespit edilmiştir. Gözlemler sonucu, torf uygulamasında çilek çeşitlerinde en yüksek tutma oranı görülmüştür. Çilek çeşitlerinde en yüksek tutma oranı Albion çeşidinde görülmüştür. İlk kol atma, tavuk gübresi uygulamasında görülmüştür. Çilek fidesi çeşitlerinin tamamının aynı tarihte tavuk gübresinde kol attığı belirlenmiştir. Birim alandan en fazla sayıda fide (270,67 adet/m²) II. Kalitede koyunyünü peleti uygulamasında Albion çeşidinden elde edilmiştir. Fide kalitesinde rol oynayan gövde ve kök uzunluğuna bakıldığında en uzun kök tavuk gübresi uygulamasında Albion çeşidinde ortaya çıkmıştır. Denemede çilek fidelerinde gövde kalınlıklarına bakıldığında koyunyünü peleti uygulamasında ekstra kalitede en yüksek değer 18.88 mm ile Albion çeşidinde görülmüştür.

Organik gübrelerOrganik tarımSolucan gübresi+2
Özgür Çavdar
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Şırnak yöresinde organik çilek yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması

Türkiye organik tarım konusunda son yıllarda hızlı bir ilerleme kaydedip, içinde bulunduğu koşullar ve iklim, tarımda çalışan nüfus sayısının fazlalığı, ürün çeşitliliği gibi birçok faktörle organik üretim yapmaya uygun bir ülke konumundadır. Ülkemizde organik çilek yetiştiriciliği alanındaki çalışmalar son 10 yılda artış göstermeye başlamıştır. Bu çalışma 2021 yılında Şırnak iline bağlı Beytüşşebap ilçesinde yapılmıştır. Çalışmanın amacı yöredeAlbion, Sweet Ann, Kabarla, Fortuna ve Festival olmak üzere 5 çilek çeşidinin ilçe şartlarında yetiştirilme imkânlarını araştırmak ve deneme sonuçlarına göre yüksek verim veren çilek çeşitlerini bölgede yaygınlaştırmaktır. Deneme alanı Beytüşşebap ilçesinde kurulmuş olup çilek fidelerinin dikildiği saksılar 4 tekerrür ve 2 lokasyonda denemeye tabi tutulmuştur. Deneme sonucunda veriler Duncan testine göre varyans analizleri yapılıp yorumlanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre birinci lokasyonda hasat süresi en uzun süren çeşit Albion (173 gün), en kısa süren çeşit festival (9 gün) olmuştur. İkinci lokasyon da hasat süresi en uzun süren çeşitSweet Ann (176 gün), en kısa süren çeşit Festival (11 gün) olmuştur. Saksı denemesi birinci lokasyon verim ortalaması en yüksek gelen çeşit Albion (52,25 g), en düşük gelen çeşit Fortuna (15,75 g) olmuştur. Saksı denemesi ikinci lokasyon verim ortalaması en yüksek gelen çeşit Albion (53,00 g), en düşük gelen Festival (12,66 g) çilek çeşidi olmuştur.

Meyve yetiştiriciliğiOrganik tarımÇilek+1
Enes Yigit
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ekolojik tarım ve küresel sürdürülebilir kalkınma hedefleri: OECD ülkelerinde bir uygulama

Bilinen en eski üretim yöntemlerinden olan tarımsal üretim, temel besin kaynaklarının temininde önemli bir yere sahiptir. Sanayi devrimiyle tarım sektörü hızlıca gelişmiş, "daha fazla insan için daha fazla üretim" prensibiyle yoğun kimyasal girdi kullanımına başlanmıştır. Ancak uzun dönemde, elde edilen ürün sayısını arttırmaya yönelik yöntemlerin zararları dikkat çekmiştir. Verimsizleşen toprak alanlarla birlikte, zarar gören doğal kaynaklara dair farkındalık artmış, çevre dostu, sürdürülebilir yöntem arayışları başlamıştır. Bozulan doğal dengenin ikamesi adına yapılan çalışmalarla, ekolojik tarım kavramı doğmuştur. Ekolojik tarım, toprak verimliliği ve gıda güvenliğini çevre dostu yöntemlerle sağlamaktadır ve dünya kaynaklarına zararlı maddelerden arındırılmış olmasıyla sürdürülebilir bir üretim modeli benimsemektedir. Sürdürülebilirlik çevresel anlamda, ekolojik sistemleri, işlevlerini ve üretkenliklerini idame ederek geleceğe taşıyabilme yetkinliğidir. Toplumların geleceği için kaynakların korunmasını konu edinmesi, sürdürülebilirliğin sosyal adalet, sağlık, işletme ve ekonomi alanlarını da içerdiğini gösterir. Birleşmiş Milletler sürdürülebilir gelecek inşası için Küresel Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini 17 hedef&169 alt hedef olarak 2015'te belirlemiştir. Yakından incelendiğinde kalkınmanın tek bir plan ve ülkede yapılacak değişikliklerle sağlanamayacağı, küresel boyutta çok disiplinli yaklaşımlarla gerçekleştirilebileceği görülmektedir. Temel ihtiyaçların temininde kullanılan kaynakların, korunarak yarınlara taşınabileceğini vurgulayan "sürdürülebilir kalkınma", ekonomik kalkınmanın doğa dostu yaklaşımlarla gerçekleştirilebileceğini benimsemektedir. Bakıldığında ekolojik tarım ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin birbirini destekler nitelikte olduğu görülmektedir. Bu paralelliğin elde edilen verilerle desteklenmesi amacıyla bu çalışmada tarım üretiminde etkinliğin değerlendirilmesinde sıklıkla başvurulan Veri Zarflama Analiziyle etkinlik ölçümü yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı, ekolojik tarım uygulamalarını sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde değerlendirerek, küresel kalkınmaya sunabilecekleri katkının vurgulanmasıdır. Bu vurgu yapılırken ekolojik tarımın temel prensipleri konusunda dünyadaki gelişmeler değerlendirilmiş, ardından etkin ve verimli üretim yapılıp yapılmadığı test edilmiştir. Çalışmada ekolojik tarımın ayrılmaz bir parçası olan organik tarım verilerinden OECD ülkelerinin 2007-2017 aralığında sahip olduğu organik üretim alanı, üretimdeki çiftçi sayısı ve satış verileri kullanılmıştır. Performans değerlendirilmesinde etkinlik ölçüm yöntemi olarak Veri Zarflama Analizi kullanılmıştır. Analiz sonucu skorları, aynı ülkelerin yıllar içerisindeki verimliliğinin ölçülmesi amacıyla, Malmquist toplam faktör verimliliği analizinde kullanılmıştır. Nihai değerler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle birlikte değerlendirilmiştir.

EkolojiKüreselleşmeOECD ülkeleri+4
Nesrin Özal
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ege bölgesi koşullarında üretilen organik hayvan yemlerinde farklı münavebe sistemlerinde oluşan potansiyel mikotoksijenik küflerin tanılanması

Mikotoksin, farklı küfler tarafından sentezlenen sekonder toksik bileşiklerdir. Mikotoksinler, gıda ve yemlerde bulunan insan ve hayvan sağlığını tehdit eden en tehlikeli kimyasal etkenlerdendir. Yem, yem hammaddeleri ve gıdalarda nem, ısı, oksijen ve süre gibi uygun şartlarda oluşabilmektedir. Küflerin ürettiği mikotoksinleri içeren gıdaları tüketen hayvan ve insanlarda subakut, akut ve özelikle de kronik zehirlenmelere ve ölümlere neden olmaktadırlar. Mikotoksinlerin çoğu Aspergillus , Penicillium ve Fusarium genusu üyeleri tarafından sentezlenmektedir. Bugün bilinen 300-400'den fazla mikotoksin olmasına rağmen aflatoksinler, okratoksinler, trikotesenler, zearalenonlar, patulin ve fumonisinler yem ve gıdalarda bulunarak, insan ve hayvan sağlığı için risk oluşturan mikotoksinlerin başında gelmektedirler. Yem ve yem ürünleri toksik küf gelişmesi ve mikotoksin oluşumu için hasat öncesinde, hasat sırasında ve sonrasında ısı ve rutubet gibi uygun şartlarda küflerin istilasına uğrayarak mikotoksinler ile kontamine olabilirler. Her yıl dünyada tahıl ve yağlı tohum üretiminin en az %1'i çürüme ve küflenme yüzünden kullanılamaz hale gelmekte ve %25'e yakın kısmı da farklı oranlarda mikotoksinlerle kirlenmektedirler. Çalışmamızın amacı; besin değeri yüksek, düşük maliyetli ve kalite yönünden en önemli belirleyici faktörlerden olan küf ve mikotoksin içermeyen organik yemleri üretmek amacıyla, toprak ve ürün örneklerinden potansiyel mikotoksin üreticisi fungal türlerin izolasyonu ve identifikasyonunu yapmaktır. Çalışmamızda; hasat öncesi ve sonrasında alınan toprak ve yem ürünleri kullanılmıştır. Alınan 48 adet toprak ve 32 adet ürün örneklerinden potansiyel mikotoksin üreticisi fungal türlerin izolasyonu için seyreltme esasına dayalı teknik kullanılmıştır. Uygun koşullardaki inkübasyonun ardından elde edilen Aspergillus, Penicillium, Alternaria ve Cladosporium genuslarına ait izolatlar fenotipik olarak tanılanmıştır. Fenotipik tanılama sonucunda 17 adet Aspergillus flavus, 24 adet Aspergillus amstelodami, 35 adet Aspergillus terreus, 12 adet Aspergillus japonicus, 1 adet Aspergillus ostianus, 1 adet Aspergillus versicolor, 23 adet Aspergillus ustus, 2 adet Aspergillus ochraceus, 35 adet Aspergillus niger, 1 adet Aspergillus clavatus, 3 adet Aspergillus wentii, 1 adet Aspergillus alliaceus, 2 adet Aspergillus awamori, 25 adet Aspergillus fumigatus ve Penicillium genusuna ait küfleden, 7 adet Penicillium purpurogenum, 16 adet Penicillium commune, 4 adet Penicillium oxalicum, 11 adet Penicillium citrinum, 1 adet Penicillium expansum, 5 adet Penicillium pinophilum , 4 adet Penicillium decumbens, 3 adet Penicillium verruculosum , 3 adet Penicillium chrysogenum , 1 adet Penicillium aurantiogrisesum, 1 adet Penicillium brevicompactum, 1 adet Penicillium glabrum, 1 adet Penicillium funicolusum ve 40 adet Alternaria genusuna ait tür ve 37 adet Clodosporium genusuna türlerine ait izolatı elde edilmiştir. Çalışmamız sonucunda elde edilen fungal izolatlar potansiyel mikotoksin üreticisi türlerdir. Mikotoksin üreticisi bu fungal türler hayvan yemlerini kontamine ederek insan ve hayvan sağlığını tehdit altına almaktadırlar. Mikotoksinlerin toksik ve karsinojenik özellikte olmaları nedeniyle, kontamine olmuş ürünlerin insan ve hayvanlar tarafından tüketilmesi geçmişten günümüze önemli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. DNA ve hücresel boyutta çok farklı etkiler göstererek kansere kadar gidebilen birçok hastalığa neden olan mikotoksinlerin etkilerinin minimuma indirilebilmesi toplum sağlığı açısından da büyük öneme sahiptir.

AspergillusHayvan yemleriKüf+3
Rasool Asnaasharı
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Mikrobiyal gübre olarak çeşitli Bacillus biyopreparatlarının optimum üretim koşulları ve performanslarının incelenmesi

Mikrobiyal gübre geliştirmeye yönelik yapılan çalışmalarımızda öncelikle, EÜ Biyomühendislik Bölümü Bakteri Kültür Koleksiyonu"ndan sağlanan 440 adet Bacillus sp. izolatının in vitro'da katı besiyerinde yapılan ön tarama ile inorganik fosfat çözebilme yetenekleri belirlenmiştir. Daha sonra fosfat çözücülüğü pozitif olarak değerlendirilen 51 izolatın sıvı besiyerinde çözebildikleri fosfat miktarları ölçülmüş ve indol-3-asetik asit (IAA) üretme kapasiteleri de belirlenmiştir. Çalışmada bu değerlendirmelerin yanı sıra çeşitli kaynaklardan simbiyotik olmayan yolla atmosferik azotu bağlayabilen Bacillus mikroorganizmalarının izolasyonu yapılmış ve elde edilen 25 izolatın azot tespit edebilme yeteneği asetilen indirgenme testi ile ortaya konmuştur. In vitro denemeler ile elde edilen kantitatif veriler ışığında (izolatların besin ortamında çözdükleri inorganik fosfat miktarı (ml-1), azot tespit edebilme yetenekleri ve ürettikleri IAA (µg ml-1) miktarına göre) altı farklı Bacillus izolatı seçilmiştir. Seçilen altı adet izolatın açık alanda tek yıllık fide dönemindeki bahçe bitkilerinde (domates, biber, patlıcan) bitki büyüme ve gelişme parametrelerine etkilerinin ortaya çıkarılması ve birbiriyle karşılaştırılabilmesi amacıyla açık alanda saksılarda performans denemesi gerçekleştirilmiştir. Seçilen izolatların ayrıca, in vitro'da bitki tohumlarında çimlenmeye olan etkileri de incelenmiştir. Bitkilerde yürütülen performans denemeleri sonucunda belirlenen mikrobiyal gübre olmaya aday özelliklere sahip izolatlardan birine (Bacillus subtilis EGE-B-24.4i) özgün olarak, çalkalamalı inkübatörde erlenlerde endospor formunda yüksek sayıda üretimin gerçekleştirilmesi için optimum üretim ortamı ve koşulları belirlenmiştir. Bu çalışmada yanıt yüzeyi yöntemi (RSM) ile endospor üretimini teşvik eden ekonomik ve organik tarımda kullanılmaya uygun içeriklere sahip bir üretim ortamı içeriği elde edilmiştir. Denemeler sonucunda elde edilen optimize edilmiş üretim ortamı ile Bacillus subtilis EGE-B-24.4i'de erlenlerde spor üretimi 3,12x1011 endospor/ml olarak belirlenmiştir. Maksimum endospor miktarını sağlamak amacıyla optimize edilen üretim ortamı kullanılarak 2 L'lik karıştımalı biyoreaktörde kesikli üretimler sonucu 400 rpm karıştırma hızı ve 2 vvm havalandırma hızı ile birlikte 8,5x1010 endospor/ml sonuç elde edilmiştir. Endospor derişiminin artırılması amacıyla optimize edilen üretim ortamındaki glukozun kesikli olarak derişik çözelti halinde beslendiği kesikli beslemeli üretimler sonucu 3,5x1011 endospor/ml sayıya ulaşılmıştır. Ölçek büyütme çalışmalarında, 30 litre kapasiteli karıştırmalı biyoreaktörde 20 litre çalışma hacminde optimize edilmiş üretim ortamı ile 400 rpm'de 300C'de kesikli üretimler sonrası 2,7x1011 endospor/ml spor sayısı elde edilmiştir. Santrifügasyon ile üretim sıvısından ayrılan 993 gram yaş biyokütle liyofilizasyon ile kurutularak toz haline getirilmiştir. Toz biyopreparatın gramında 5x1011 endospor/g belirlenmiştir. Çalışma sonunda in vitro'da bazı mikrobiyal gübre özellikleri ve bitkiler ile gerçekleştirilen performans denemeleri sonuçları değerlendirilerek mikrobiyal gübre olmaya aday 8 adet yerli Bacillus izolatının türleri moleküler identifikasyonla belirlenmiştir. Bu tez çalışması ile ülkemiz topraklarından izole edilmiş özgün yerli türlerden oluşan, büyük ölçekli üretime elverişli ve mikrobiyal gübre olarak etkinliği belirlenmiş biyopreparatların geliştirilmesi için önemli bir adım atılmıştır.

BacillusIAAOrganik tarım
Pınar Sözer Bahadır
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

The transformation of agricultural structures through government policies in Edirne province between 1939 and 1960

This thesis aims to deal with the period from the Second World War to the beginning of the 1960s, and analyze the transformation of agricultural structures in Edirne, a border province, which was situated near a battle fields and was an agricultural province due to its large size of fertile and irrigable lands. Similarly, this study analyses the agricultural transformations with the Second World War and the Marshall Plan that supervened. The thesis takes into consideration of the historical conditions of the time, international developments, and the domestic policy of Turkey and the geographical position of Edirne province. Edirne province has borders with both Greece and Bulgaria was influenced by the foreign policy of Turkish Republic. This influenced the socio-economic life of Edirne province. In this sense, the agricultural transformation of Edirne provinces and its socio-economic life indicates to what extent the government policies were influential in the agricultural sector. This thesis aims to explain the influence of historical conditions, agricultural politics and social life; and it emphasizes geographic features, the relations of production, and more importantly the roles of peasants in crop preferences and active participation in production process. Due to its proximity to Istanbul and Europe, the flat land structure, the Thracian People's demands for economic development government policies were influential. Edirne was a border province that experienced much more economic poverty than the average of Turkey during Second World War. Besides, Edirne was agricultural province which entered into a process of economic development with the commodification of agricultural structures and market oriented production and the Marshall Plan. As for the state, just as this thesis study aims to explain the transformation of agriculture in Edirne and its social influence, it highlights the agricultural transformation of Edirne province which reflected the developmental process of Turkish agriculture by taking into consideration of statistical comparisons with the average of Turkey.

State policiesTransformationEdirne+6
Okan Ceylan
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Organik tarım ve konvansiyonel tarımda sosyal öğrenme: Karşılaştırmalı bir analiz

Bu çalışmanın amacı, sosyal öğrenmenin organik tarım ve konvansiyonel tarım işletmelerinde öğrenme süreci içerisindeki önemini ortaya koymak ve karşılaştırmalı olarak analiz etmektir. Gaziantep merkez ve çevre ilçelerinden Basit Tesadüfi Örnekleme Yöntemine göre belirlenen 120 çiftçi ile yürütülen anket çalışması sonucu elde edilen birincil veriler bu çalışmanın ana materyalini oluşturmaktadır. Elde edilen bulgulara göre, konvansiyonel tarım yapan çiftçiler, organik tarım yapan meslektaşlarına göre üretim teknikleri ve stratejileri hakkında komşularıyla daha fazla iletişim halinde oldukları belirlenmiştir. Geleneksel bilgi kaynakları olarak, ağırlıklı olarak aile büyükleri ve deneyimli çiftçilerden öğrenme eğiliminde oldukları görülmüştür. Çiftçilerin çoğunluğu (%66.7) tarımsal üretimin izleyerek ve gözlemleyerek öğrenilebileceğini düşünmektedir. Köy toplantıları, tarımsal üretim sorunlarının tartışılması ve çözüm önerilerinin sunulması için önemli bir platform olarak görülmektedir. Bu çalışma, Gaziantep ilindeki organik ve konvansiyonel çiftçiler arasında bilgi edinme ve sosyal öğrenme süreçlerinde önemli farklılıklar olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular, organik tarım yapan çiftçilerin bilgiyi daha formal ve belki de daha modern kaynaklardan alma eğiliminde olabilecekleri varsayımını desteklemektedir. Çalışmanın sonuçları, yerel ve ulusal tarım politikalarının, çiftçilerin değişen bilgi ihtiyaçlarına uygun bir şekilde çeşitlenmiş ve dinamik bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini göstermektedir.

Organik tarım
Hakan Cento
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Organik tarımda ruhsatlı bazı fungisitlerin Neoscytalidium dimidiatum'a karşı etkinliklerinin araştırılması

Türkiye'nin en önemli kayısı üretim merkezi Malatya ili'dir ve yaklaşık 8 milyon kayısı ağacı varlığı ile toplam kayısı üretiminin %46.2'sini karşılamaktadır. Kayısının başkenti olan Malatya ili kuru kayısı ihracatının ise %80'ini karşılamaktadır. Neoscytalidium dimidiatum (Penz.) Crous & Slippers Malatya ili kayısı bahçelerinde ani sürgün kurumaları ve geriye doğru ölümlere sebep olmaktadır. Çalışmada ruhsatlı bir kimyasal mücadelesi olmayan patojen fungus Neoscytalidium dimidiatum organik tarımda kimyasal ve biyolojik mücadele olanaklarının invitro çalışmalarla saptanması amaçlanmıştır. N. dimidiatum Kale 4C izolatının miselyal gelişimine fungal biyokontrol ajanları Trichoderma viride ve Trichoderma harzianum, bakteriyel biyokontrol ajanları Bacillus amyloliquefaciens, Bacillus subtilis ve Pseudomonas fluorescens, organik tarımda kullanımına izin verilen Gülleci bulamacı, Bakır oksit, Bakır hidroksit, Bakır oksiklorür, Bordo bulamacı ve Çay ağacı yağı etkisi araştırılmıştır. Araştırmada biyolojik preparatlar içerisinde T. viride preparatının radyal gelişmeyi engelleme yüzdesi %81.71 olarak tespit edilmiştir. Kimyasal pestisitler içerisinde ise Gülleci bulamacı %1'lik doz da patojeni %86.85 engellemiştir. Sonuç olarak, Trichoderma türlerinin ve Gülleci bulamacının N. dimidiatum (Penz.) Crous & Slippers 'a karşı yüksek düzeyde etkinlik gösterdiği ilk kez bu çalışma ile ortaya konulmuştur. Elde edilen sonuçlar biyolojik aktiflerin ve Gülleci bulamacının hastalık etmenine karşı kullanılma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. ANAHTAR KELİMELER: Neoscytalidium, Kayısı, Organik tarım, Biyolojik kontrol, Trichoderma

Biyolojik mücadeleKayısıOrganik tarım+1
Münire Şahiner
Malatya Turgut Özal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye`de ekolojik tarım ürünlerinin pazarlanması ve Rapunzel Ltd. Şt.`de yapılan uygulama

YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ TÜRKİYE' DE EKOLOJİK TARIM ÜRÜNLERİNİN PAZARLANMASI VE RAPUNZEL LTD. ŞT'DE YAPILAN UYGULAMA Eren ÇAĞDAŞ İşletme Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül 2003 Danışman: Prof. Dr. Necdet TİMUR Ekolojik tarım, çevre korunmasına yönelik, tarımsal çevre kirliliğini önleyebilecek, insanlar üzerinde kimyasalların olumsuz etkilerini ortadan kaldırabilecek bir alternatif tarım yöntemidir. Günümüzde bütün dünya ülkelerinin üzerinde durduğu önemli konulardan biri tüketici sağlığı, diğeri ise çevre sorunlarıdır. Tüketici sağlığını ve çevreyi etkileyen önemli bir olgu da kimyasal girdilerin kullanıldığı konvansiyonel tarım ve ürünleridir. Konvansiyonel tarım ve tarım ürünlerinin artan olumsuz etkileri karşısında, ekolojik tarıma geçiş büyük bir önem kazanmıştır. Gelişmiş ülkelerde tüketicilerden ve çevre örgütlerinden gelen istekle ekolojik ürünlere talep başlamış, ekolojik tarıma geçilmiş ve ekolojik ürün pazarları oluşmuştur. Ekolojik tarım uygulamalarının ülkemize yabancı firmalar aracılığı ile girmesi sonucu, üretimi yapılan ekolojik ürün çeşitleri dış pazarların talebi doğrultusunda belirlenmektedir. Ancak son yıllarda Türk halkının sağlıklı ve güvenli beslenme konusunda göstermiş olduğu istek ekolojik tarım ürünlerinde iç pazarın oluşumuna olanak sağlamaktadır. Ekolojik tarım ürünlerinin önce üretilip sonra pazarlama şansı bulunmamaktadır. Talep edilen çeşitler, talep edilen miktarlarda ve belli şartlar altında üretilmektedir. Bu sistemin sonucu olarak yetiştirilen ekolojik tarım ürünlerinin üretim, ihracat ve iç pazardaki alım potansiyelini alıcı piyasalardaki talep belirlemektedir. Ekolojik tarım ürünleri konusunda Türk halkının bilgi sahibi olması ve bunun sonucu oluşacak talebin belirlenmesi, bu ürünlerin yurt içinde pazarlama olanaklarını ortaya çıkaracak ve bu ürünler için bir iç piyasa oluşturulması yönündeki çalışmaları yönlendirici bilgiler sağlayacaktır.

Organik tarımPazarlamaSWOT analizi+1
Eren Çağdaş
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Organik tarım sektörü potansiyeli: Aydın ili örneği

Günümüzde insan hayatı için en önemli taleplerden olan besin ihtiyacı ve besin ihtiyacının vazgeçilmez parçası olan temiz gıda sorunu giderek artmaktadır. Bununla beraber, üretimin her safhasında temiz çevre bilinci vazgeçilmez bir unsurdur. Bu yüzdendir ki organik gıda ürünlerine olan talep son yıllarda giderek artmaktadır. Organik tarım, dünyanın her yerinde tarım sektörünün bir kolu olarak değişen ve ilerleyen bir yere sahiptir. Organik tarım, temiz çevre sağlıklı gıda anlayışı çerçevesine tarımsal teknolojinin işlendiği tarımsal bir süreçtir. Dünyada artan nüfus ve buna bağlı artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılama talebi beraberinde metrekareye düşen üretim miktarındaki artışı ve kirlenen bir dünya oluşumunu tetiklemiştir. Bu sebeple tarım üreticileri son zamanlarda teknolojik unsurların gelişimine paralel olarak gelişen organik tarım sektörüne odaklanmıştır. Organik tarım dünyanın her yerinde gelişen ve değişen bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye, geniş ve temiz tarımsal girdileri ile organik tarımda gelişime açık ve dünyanın organik tarım sektöründe önde gelen ülkelerinden biridir. Türkiye geniş ve verimli tarım toprakları ve temiz su kaynakları olan bir ülkedir. Sürdürülebilir tarımsal faaliyetlerin devamını sağlamak gelecek nesillere temiz çevre ve sağlıklı gıda bırakmak için sürdürülebilir tarımsal faaliyetlerin temiz ve bilinçli üretilmesine bağlıdır. Her bireye sağlıklı gıda temiz çevre anlayışı ile organik tarımın geliştirilmesi ve genişletilmesi dünyanın her ülkesi ve bireyi için fayda sağlayacaktır. Türkiye'nin batı bölgesinde bulunan Aydın ili, Herodot'un söylediği rivayet edilen ''Gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü'' sözü gerek iklimi gerek bölgesel konumu açısından Aydın ilinin dünyanın en verimli yerlerinden biri olduğunu göstermektedir. Aydın ilinde organik tarımın varlığı Türkiye tarımının gelişim odağında lokomotif görevi görmektedir. Nitekim dünyada ve ülkemizde olduğu gibi Aydın ilinde de organik tarım girdi ve çıktılarında artış yaşanmıştır. Günümüzde tarımda gelişen teknolojilere bağlı olarak organik tarımın bütün canlı hayatı için sürdürülebilmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Bu çalışmada dünyada ve Türkiye'de organik tarımın genel durumu ardından Aydın ili için organik tarım potansiyeli incelenmiştir. Aydın ilinde organik tarımın betimsel görüntüsü belirlenmek istenmiştir. Bu nedenle bu çalışmanın, organik tarım sektörünün geleceğe bakışı açısından bir bilinç kalitesini oluşturması beklenmektedir. Bu amaçlar doğrultusunda organik tarıma ait gerçekçi veriler toplanmış excel programında sabit ve değişir endeks hesaplamaları ardından trend analizi yapılmış ve en son swot analizi yöntemi kullanılmıştır.

AydınOrganik tarımTarım+3
Ömer Faruk İpek
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Organik tarım koşullarında damla sulama yöntemi ile sulanan domates bitkisinin A sınıfı buharlaşma kaplarından yararlanarak sulama programının oluşturulması

2006?2007 yıllarında Gökçeada'da yürütülen bu araştırmada, organik tarım koşulları altında, damla sulamayla sulanan H?2274 domates çeşidinde açık su yüzeyi buharlaşmasından yararlanarak uygun sulama programının belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırma, şerit parseller bölünmüş bloklar deneme desenine göre 3 tekrarlamalı kurulmuştur. 5 farklı pan katsayısı (Kpc= 1,00; 0,75; 0,50; 0,25 ve 0,00) ve her kısıtlama düzeyi içerisinde de bitkilerin gelişim dönemlerinde uygulanacak farklı su artım düzeyleri uygulanmıştır.Konulara uygulanan sulama suyu miktarları 2006 yılında 370,57 ? 79,30 mm, bitki su tüketimleri 532,47 ? 248,01 mm ve 2007 yılında sulama suyu miktarları 359,80 ? 60,00 mm ve bitki su tüketimleri 479,93?162,63 mm arasında değişmiştir.Sonuçta, her iki yılda da sulama düzeylerinin meyve verimini etkilediği; en yüksek verimin ilk yıl Kpc3=0,75 konusundan 5858 kg/da; ikinci yıl yine aynı konuda 5302 kg/da olarak elde edildiği belirlenmiştir.

Damla sulama yöntemiDomatesOrganik tarım+1
Erdem Bahar
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ekolojik tarımda farklı gübre uygulamaları ile yetiştirilen bazı sebze bitkilerinin mineral madde içeriklerinin karşılaştırılması

Bu çalısmada, örtü altı ve açık arazide domates, patlıcan ,biber ve salatalık yetistiriciliğinde, organik gübreleme, çiftlik gübresiyle gübreleme ile mineral gübrelemenin ürün kalitesi arastırılmıstır. Arastırma bulgularına göre; verim ve meyvelerdeki bazı element içerikleri yönünden(Fe, Ca, Cu ,K ,Mn, Mg, Cr ve Zn) önemli bir farklılık görülmemistir. Sertlik, tad, aroma,parlaklık gibi kalite özellikleri yönünden mineral gübrelemenin etkisi fazla, kısa vade maliyeti daha düsüktür. Yetistirme dönemleri süresince hastalıklar açısından önemli bir problemle karsılasılmamıstır. Anahtar Kelimeler: Domates, patlıcan, biber, salatalık,organik tarım, gübre.

BiberDomatesGübreler+2
Yeşim Atalay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Sanal organizasyonlarda elektronik ticaret stratejileri

20'nci yüzyılın son çeyreğinde internet ve diğer teknoloji araçlarının yaygınlaşıp gelişmesi, organizasyonların ve işletmelerin yapılarında önemli değişimlere neden olmuştur. İşletmeler ve diğer organizasyonlar, teknolojinin tüm olanaklarından faydalanarak gelişmeyi tercih etmiş, bazı firmalar bir bölümlerini sanal hale getirip faaliyetlerini sürdürme kararı alırken, bazıları ise işletmenin yapısını tamamen sanal hale getirmiştir. Sanal organizasyonlar, bilgisayar teknolojilerin giderek gelişmesi ve 1980'lı yıllardan sonra internet kullanımının yaygınlaşması sonucu ortaya çıkan bir organizasyon yapıları olarak tanımlanabilir. 1990'lı yılların başlarında internetin yaygınlaşmasıyla birlikte işletmeler ticari faaliyetlerinde interneti kullanmaya başlamıştır. Günümüzde hem yurt dışında hem de Türkiye'de elektronik ticaret alanında büyümekte ve gelişmekte olan birçok firma bulunmaktadır. Son yıllarda, işletmeler ticari faaliyetlerinde elektronik ticareti ve elektronik ticaret araçlarını aktif olarak kullanmaya başlamıştır. Bu çalışmada, sanal organizasyonların organik ürün üreten ya da satan elektronik ticaret firmalar üzerindeki işleyişini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırma kapsamına, Türkiye'de faaliyet gösteren Makarna Lütfen, Bioorganik ve Marul.com firmaları dâhil edilmiştir. Nitel araştırma yönetimi kullanılan bu araştırmada, bulgular bu üç firmanın üst düzey yöneticileriyle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Türkiye'de faaliyet gösteren Makarna Lütfen, Bioorganik ve Marul.com firmalarının sanal organizasyon modelleri belirlenmiş ve elektronik ticareti etkin bir şekilde kullandıkları anlaşılmıştır. Çalışmaya dahil edilen üç firmada çalışan kişi sayısının 1-10 arasında olduğundan, firmalarda insan kaynaklar bölümü bulunmadığı ortaya çıkmıştır.

Elektronik ticaretOrganik tarımOrganik ürünler+4
Alkım Onar
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Organik tarım ve ekolojik inovasyon: Global Malmquist Luenberger Endeks yaklaşımı

Organik tarım, küresel dünyada sadece sektör olarak nitelendirilmekten ziyade teknoloji ile birleşerek, insani gıda ihtiyaçlarının karşılanmasında da önemli bir yöntem olarak kullanılmaya başlanmıştır. Çalışmanın içeriğinde öncelikle teknolojinin inovasyon haliyle bilimsel dünyaya kazandırılması ve daha sonrasında tarımın çevreyi koruyucu yöntemlerle geliştirilmesindeki önemi açıklanmıştır. Çalışmanın amacı ise organik tarımın ekolojik inovasyonlarla ilerleyerek verimlilikte artış sağladığını göstermek ve amonyak emisyonu salınımında azalış sağladığını uygulanan analiz yöntemi ile somut olarak ortaya koymaktır. Tarımın ekolojik inovasyonla birleşerek organik tarıma dönüşmesini ve amonyak emisyon oranını ile tüketim izlerini azaltıcı etki oluşturan girdileri analiz yöntemi ile göstermesi ise literatüre olan katkısıdır. Çalışmada organik tarım üzerinde uygulanan ekolojik inovasyonların ekonomik ve sosyal kalkınmadaki etkisi araştırılarak pozitif yönde bir ivme kazandırdığı görülmüştür. Avrupa Birliği'ne üye olan ülkelerin amonyak emisyon oranları da incelenerek analize dâhil edilmiş ve bu oranların azalması için organik tarım ve ekolojik inovasyonlar çözüm önerisi olarak sunulmuştur. Seçilen 25 ülkenin 2013-2020 yılları arasındaki verileri belirlenen değişkenlere göre alınmış ve Global Malmquist Luenberger Toplam Faktör Endeksi analiz yöntemi ile incelenmiştir. Araştırmaların sonucunda ise inovasyonlarla gelişen organik tarımın uygulandığı ülkelerde ekonomik büyümeye olumlu katkı sağlarken, güvenli gıda oluşumunu da gerçekleştirdiği görülmüştür. Gıda güvenliği, çevre koruması ve insan sağlığı gibi konulara odaklanarak organik tarımın sürdürülebilir döngü için gerekli olduğu ve tarım sektöründe önemli bir amaç ve yöntem olarak kabul edildiği kanaatine çalışmanın sonunda ulaşılmıştır.

Amonyak emisyonuEko inovasyonEkoloji+4
Gül Altay
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ekolojik tarımda kullanılabilecek bazı mineraller ve bunların mikoriza ve kompost ile aktive edilmesi üzerinde bir çalışma

Araştırmanın amacı, ekolojk tarımda kullanılan gübre kaynaklarının(kayaçlar, organik madde ve mikoriza) mısır ve üçgül bitkilerinin büyümesi ve besinelementleri alımı üzerine etkisinin belirlenmesidir. Araştırma, Ç.Ü. Ziraat FakültesiToprak Bölümünde sera koşullarında yürütülmüştür. Bu amaca yönelik olarakkompost, öğütülmüş glokonit, pirit, kaya fosfatı ve onların kombinasyonlarınınmikorizalı ve mikorizasız ortamda etkinlik düzeylerinin belirlenmesine çalışılmıştır.Deneme, doğal verimliliği düşük, kireçli Karaburun serisi toprağında yürütülmüştür.Deneme sonuçlarına göre kompost ve glokonit, pirit, kaya fosfatı ile bunlarınkombinasyonları mısır ve üçgül bitkisinin kuru madde üretimini ve besin elementlerialımını önemli derecede artırmıştır. Bu uygulamalar özellikle mikorizalı ortamdaönemli derecede farklılık göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Organik ve inorganik materyal, mikoriza, mısır, üçgül

KompostlamaMikorizaMısır+2
Aysun Genç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Ekolojik yöntemlerle yetiştirilen patlıcan ve biberde yabancı ot mücadele yöntemlerinin ve agroekolojik kriterlerin araştırılması

Bu çalışma, ekolojik tarım yöntemleriyle yetiştirilen patlıcan ve biberde yabancı ot kontrol yöntemlerinin yabancı otlanmaya olan etkisinin araştırılması ve yabancı otların kontrolünde mevcut mücadele yöntemlerine alternatif yöntemlerinin yabancı otlanmaya ve kültür bitkisi gelişimine etkilerinin araştırılması ile bu yöntemlerin ekolojik tarım yöntemleri içerisindeki yerinin belirlenmesi amacıyla planlanmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda 2005 ve 2006 yılında Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü Araştırma ve Uygulama Alanı'nda patlıcan ve biber bitkileriyle tarla denemeleri yürütülmüştür. Yapılan çalışmalar sonucunda ekolojik tarım yöntemleriyle açıkta yapılan patlıcan ve biber yetiştiriciliğinde yabancı ot kontrol mücadelesinde polietilen ve saman malç uygulamasının yabancı otların kontrol edilmesinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Yabancı ot kontrol yöntemlerinin patlıcan verimine etkisine bakıldığında en yüksek verim sırasıyla polietilen uygulamasından (3744 kg/da) ve saman uygulamasından (2745 kg/da) alınmıştır. Biberde ise en yüksek verimi polietilen uygulaması (2731 kg/da) verirken, bunu saman uygulaması (1858 kg/da) takip etmiştir.

Organik tarım
Sevinç Ateş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Dünyada ve Türkiye'de organik pamuk tarımı ve ekonomisi

Pamuk yetistiriciliginde yüksek miktarda kimyasal kullanımının ekosisteme, su kaynaklarına, hayvan ve insan varlıklarına zarar vermesi, dünya çapında artan bir ilgi ile organik pamuga karsı büyük bir talebi baslatmıstır. Türkiye organik pamuk üretimine önemli miktarda katkı saglayan bir ülke durumundadır. Organik pamuk yetistirilirken hiçbir sekilde kimyasal yapay gübre, pestisit ve defolyant kullanılmamaktadır. Bu sebeple, organik pamuk üretiminde, geleneksel pamuk üretimine kıyasla verim genellikle daha düsük, maliyet ise daha yüksektir. Genel olarak, organik pamugun üretim maliyeti %50 daha fazladır. Ancak satıs fiyatı da, geleneksel yolla üretilen pamuga göre ortalama %20-56 daha fazla oldugundan organik pamuk üretimi daha karlı olabilmektedir. Yüksek üretim maliyetleri nedeniyle organik elyaflar pahalılasmakta ise de, artan maliyetine ragmen bu ürüne yönelik artan bir talep mevcuttur. Bu çalısmada; dünyada ve Türkiye'de geleneksel ve organik yolla üretilen pamuk üretim, tüketim ve ticaretindeki gelismeler ile organik pamuk fiyat, maliyet ve pazar yapısı ve Türkiye'nin üretim potansiyeli incelenmistir. Anahtar Kelimeler: Organik pamuk, üretim maliyeti, pazarlama.

Organik tarım
Uğur Keskin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Adana ilinde organik tarım ürünleri tüketimi ve tüketici eğilimleri

Dünya'da ve ülkemizde organik ürünlerin üretimi, pazarlanması ve tüketiminin önemi her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmada Adana ili kentsel alanda yaşayan tüketicilerin organik tarım ürünleri tüketim yapısı ve tüketim eğilimleri incelenmiştir. Araştırma kapsamında veriler 451 kişi ile yapılan tüketici anketleri aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma alanındaki tüketiciler organik ürün tüketicisi olan ve olmayanlar olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Her iki gruba da anketler uygulanarak veriler toplanmıştır. Çalışmada elde edilen verilere çapraz tablolar, ki-kare analizi, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü ANOVA/Post Hoc Tukey testleri uygulanarak analizler yapılmış, sonuç ve öneriler oluşturulmuştur. Ayrıca Adana ili kentsel alandaki organik tarım ürünleri pazarının GZFT analizi yapılarak organik tarım ürünleri tüketimi ve pazarlamasının güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditler ortaya konmuştur.Elde edilen araştırma sonuçlarına göre bireylerin organik ürün tüketme ve tüketmeme nedenleri ortaya konulmuş ve gelecekte organik ürün tüketimine olumlu bakıp bakmadıkları belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda organik ürün tüketicilerinin toplam aylık gelir durumları, öğrenim seviyeleri, aylık gıda harcama tutarları ve medeni durumlarının organik ürün tüketimleri üzerine etkili olduğu belirlenmiştir. Organik ürün tüketmeyenlerin yarısından fazlası ise organik ürün fiyatlarının düşmesi, kolay bulunması ve organik ürün ile ilgili bilgi seviyelerinin artması durumunda, gelecekte organik ürün satın alma konusunda olumlu düşündüklerini belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Organik Gıda, Organik Ürün, Pazarlama, Tüketim, Tüketici Eğilimleri

Organik tarımPazarlamaTüketim
Arzu Sandallıoğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Nevşehir ili organik çilek yetiştiriciliğinde kullanılabilecek farklı gübre ve malç materyallerinin verim ve kalite özellikleri üzerine etkileri

Bu çalışmada Nevşehir ilinde, Ekoflora, Mog, Bio-One, Ferbanat L ve Bioplasma gübreleri ile siyah plastik, tekstil ve talaş malçlarının organik çilek yetiştiriciliği sisteminde Monterey, Albion, Aromas, Camarosa ve Sweet Charlie çilek çeşitlerinin fenolojik ve morfolojik özelliklerine, verim, kalite, bitki besin elementi alımı ve antioksidan özelliklerine etkisi belirlenmiştir. Araştırma 2011-2012 ve 2012-2013 yetiştirme sezonunda yürütülmüş ve çilek fideleri Mayıs ayının üçüncü haftasında dikilmiştir. Araştırma bulgularına göre, bitki başına toplam verimler bakımından her iki yılda da çeşitler ve uygulamaların ortalama değerleri arasında istatistiksel anlamda farklılık bulunmuştur. En yüksek değerler birinci deneme yılında çeşitlerden Monterey'de (700 g/bitki), malçlardan tekstil malçında (466 g/bitki) ve gübrelerden Bioplasma'da (469 g/bitki), ikinci deneme yılında ise Albion'da (740 g/bitki), tekstil malçında (507 g/bitki) ve Bioplasma'da (512 g/bitki) belirlenmiştir. Araştırma bulgularına göre, Monterey ve Albion çeşitleri meyve ağırlığı, meyve eni, SÇKM ve meyve sertliği bakımından, Bioplasma ve Bio-one gübreleri meyve eni ve meyve ağırlığı, Mog gübresi ise meyve sertliği bakımından diğer çeşit ve uygulamalara göre daha avantajlı bulunmuştur. Camarosa çeşidi askorbik asit, bitki boyu, bitki eni, kök uzunluğu ve yaprak sayısı, antioksidan kapasitesi ve toplam fenolik madde içeriği bakımından diğer çeşitlere göre daha başarılı sonuçlar vermiştir. Malç uygulamalarından tekstil malç uygulamasından, meyve eni, askorbik asit, bitki boyu, bitki eni, yaprak sayısı, kök uzunluğu ölçümlerinde yüksek değerler elde edilmiştir. Talaş malç ise meyve sertliği, toplam fenolik madde ve duyusal analiz parametreleri bakımından diğer uygulamalara göre daha üstün bulunmuştur.

GübrelerMalç uygulamasıOrganik tarım+1
Sevinç Şener
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin organik ürün dış satımının incelenmesi ve Manisa ili organik çekirdeksiz kuru üzüm örneği

Bu çalışmada organik çekirdeksiz kuru üzümün geleceğinin ve sürdürülebilirliğinin Manisa ilindeki üreticiler ve ihracatçılar açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya öncelikle organik tarıma yönelik genel bakış ile ilgili bilgi vererek başlanmış olup daha sonra dünyada, Türkiye'de ve Manisa ilinde organik çekirdeksiz kuru üzümün üretildiği alanı, ihracat hacmi ve gelecekteki yeri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Tespit ve değerlendirmeler yapılırken çeşitli makaleler, tezler, dergi ve gazeteler kaynak olarak kullanılmış ve ulusal ve uluslararası tarım kurumlarının verileri aracılığıyla organik ve konvansiyonel çekirdeksiz kuru üzüm üretim ve ihracatına dair veriler toplanarak genel bir değerlendirme ortaya çıkarılmıştır. Araştırmada Manisa ilindeki 33 adet organik çekirdeksiz kuru üzüm üreticisi ve 3 adet ihracatçı firmaya yönelik anket çalışması gerçekleştirilmiş olup, anket verilerine SPSS programı kullanılarak istatiksel testler uygulanmış ve hipotezler oluşturulmuştur. Elde edilen veriler sonucunda organik çekirdeksiz kuru üzümün gelecek vaat etmediği, çiftçilerin gerekli devlet desteği göremedikleri, mahsulün bedelinin temininde gecikmeler yaşadıkları, organik çekirdeksiz kuru üzümün konvansiyonel çekirdeksiz kuru üzümden fiyat açısından çok da farklı olmadığı, birçok çiftçinin organik üretici sertifikasını iptal ettiği ve etme aşamasında olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışmanın sonunda tüm bu durumlara çözüm sunabilmek adına değerlendirmeler yapılmış ve öneriler ortaya konmuştur.

ManisaOrganik gıdaOrganik tarım+4
Merve Yüceilli
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00

Related subjects