Rhythm
72 theses under this subject heading
Yaren geleneği bağlamında Simav yöresine ait sarı ve mor Zeybekler'in incelenmesi
Bu çalışma Haliç Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Musikisi Ana Sanat Dalı Tezli Yüksek Lisans programı tez çalışması için yapılmıştır. Yaren geleneği bağlamı içine giren, Simav Sarı ve Mor Zeybekler Yareni için yakın zamanda yapılan kaynakların yetersiz olmasından ve yaren geleneği içindeki yerini araştırmak için hazırlanmıştır. Yaren geleneğinin temelinin Orta Asya' ya dayandığı ve Anadolu'da erkek sohbet toplantıları başlığı altında varlığını sürdürmekte olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Anadolu'da bu sohbet toplantıları yaşatıldığı yöreye ve yöre özelliğine göre isim almışlardır. Yapılan araştırmalar sonucunda Simav'da bu toplantılara yaren denildiği bilgisine ulaşılmış ve yörede yaren kavramının kardeşlik olarak kullanıldığı görülmüştür. Bu çalışma günümüzde yaşatıldığı hali ile Simav Sarı ve Mor Zeybekler Yaren Geleneğini anlatmaktadır. Alan araştırması yapılarak çalışmada günümüzde icra edilen şekli ile eserler notaya alınıp, makam ve ritim analizleri yapılmıştır. Çalışma nitel bir araştırma olup gözlem ve görüşme metotları ile oluşturulmuştur. Çalışmanın sonuç bölümünde ise Türk Kültürünün ve Türk halk müziğinin temel taşlarından olan Simav Sarı ve Mor Zeybekler Yareninin kuruluş tarihinden bu yana hiçbir değişiklik göstermediği, Türk Milli Kültür anlayışının olduğu gibi yaşatıp devamlılığını sağladığı, Yaren geleneğinin günümüzdeki yaşatılma durumu ile yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yaren, Kültür, Türk halk müziği,
Gümüşhane ilinde tespit edilen ortak oyun havalarının asma davul çalım tekniğine göre notasyon yazılımı
"Gümüşhane İlinde Tespit Edilen Ortak Oyun Havalarının Asma Davul Çalım Tekniğine Göre Notasyon Yazılımı" adlı yüksek lisans tezinde, Anadolu'nun hemen her ilinde, ilçesinde, köyünde icra edilen iki önemli sazın, davul ve zurnanın birlikte çalım geleneği dikkate alınarak ve bu konuda sınırlanan alan olarak Gümüşhane ilinin de tespit edilen ortak oyun havalarının kendine has ritmik yapılarını içeren ortak oyun havalarının ezgileri seçilmiştir. Birinci bölümde, ülke kültürümüzün temel yapısında önemli bir yere sahip olan halk oyunları anlatılırken, araştırma yapılan Gümüşhane ilinin örf, adet ve geleneklerini, mahalli sanatçı ve yöre halkından bireyler ile ne şekilde görüşmeler yapılarak tespit edildiği aktarılmıştır. Bölümde incelenecek olan ezgilerin hangi kaynaklardan tespit edildiği ve çalışma alanın nasıl sınırlandırıldığına değinilmiştir. İkinci bölümde, araştırmanın yapıldığı Gümüşhane ilinin birçok uygarlığa da ev sahipliği yapmış tarihi, coğrafi konumu ve ilin içinde bulunduğu Kelkit vadisinin Gümüşhane ili ile bağlantısı anlatılmıştır. Gümüşhane ilinin sosyoekonomik yapısı ve kültürüne yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Gümüşhane ilinde, ilçe merkezlerinde, köylerinde tespit edilen ortak oyun havaları aktarılmıştır. Bu oyun havalarının icra ortamları ve biçimleri, içerisin de yer aldıkları Türk halk oyunlarının halay, horon ve bar türleri başlıkları altında yöresel özellikleri ile sunulmuştur. Dördüncü bölümde, çalışmada tespit edilen ortak oyun havalarının icrasında kullanılan davul ve zurna enstrümanları yöredeki yapı ve özellikleri ile ayrı başlıklar altında ele alınarak incelenmiştir. Beşinci bölümde, temel amaçlarından biri olan asma davul enstrümanının daha önce yapılan tezler ve çalışmalarda çıkan seslerin nasıl notaya alındığı ve bunların arasında hangi yöntemin benimsenerek tezimize uygun hale getirildiği sunulmuş olup. Asma davul çalgısının notasyonun da gösterilecek olan sesler tek tek ele alınmıştır. Altıncı bölümde, tespit edilen ortak oyun havalarının asma davul çalım yöntemine göre notasyon yazılımı yer almıştır. Bu ezgiler belli başlıkları altında toparlanmış ve tablolar oluşturularak gösterilmiştir. Yörede yapılan çalışmalar doğrultusunda sınırlandırılıp incelenen kayıtlar üzerinden belirlenen ve temel amaç olan Gümüşhane ilinde ortak oynana halk oyunlarının ezgileri, asma davul sazı ile icra özellikleri eserlerin tempoları belirtilerek aktarılmıştır. Sonuç bölümünde, bütün başlıkların içeriğinde incelenen ve açıklanan tüm veriler, genel çıkarımlara varılarak bütün olarak sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane ili, Halk Oyunları, Asma Davul, Ritim Notasyonu
Türk halk müziği ritmik yapılarının bendir ile icrasında dizüstü çalım tekniği
"Türk Halk Müziği Ritmik Yapılarının Bendir ile İcrasında Dizüstü Çalım Tekniği" adlı yüksek lisans tezinde, Türk Halk Müziği (THM) ritimlerinin bendir ile icrası ve eğitimi konusundaki eksiklikler ve yanlışlıkların olduğu, yöresel usul özelliklerinin yeterli olarak öğretilmediği ve buna bağlı olarak unutulmaya ve kaybolmaya başladığı saptanmıştır. Bu yöresel usul özelliklerinin ve ritim kalıplarının yaşatılması ve sonraki kuşaklara aktarılması gerekmektedir. Bu çalışmada, Türk Halk Müziği ritimlerinin notaya alınması ve eğitimde kullanılabilir bir kaynak haline getirilmesi amaçlanmaktadır. Birinci bölümde, çalışmanın yapılış nedenleri ve amacı açıklanmaktadır. THM ritmik yapılarındaki yöresel özellik ve farklılıkların önemine değinilmiştir. Konu ile ilgili yapılan alan araştırmalarında ve icracılar ile yapılan görüşmelerde, gelenekte icra edilen ritim kalıpları verilerinin, hangi yöntem ve teknikler ile toplandığı anlatılmıştır. İkinci bölümde, ritim konusu ile ilgili tanım ve terimlere yer verilmiştir. Bendir çalgısının nota yazımında kullanılacak olan, vurmalı çalgılarda kullanılan terim ve işaretler, örnek şekiller verilerek anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, Türk Halk Müziği ' inde kullanılan vurmalı çalgılar tanıtılmıştır. Bu çalışmanın konusu olan, THM vurmalı çalgılarından bendir çalgısının yapısal özellikleri, çalgıyı oluşturan parçalar ve çalgının yapımı ile ilgili detaylı bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde, çalgının tutuş ve vuruş biçimleri, bendir çalgısı için kullanılan usul notası yazılışı, örneklerle detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Çalgı üzerindeki kontrolü ve hakimiyeti arttırmak için gerekli olan, teknik alıştırmalar verilmiştir. Beşinci bölümde, iki zamanlı ana usulden, otuzlu karma usule kadar THM ritmik yapıları anlatılmıştır. Bu ritmik kalıplardaki yöresel farklılık ve özellikler, türkü örnekleri ve ritim notaları verilerek gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Halk Müziği, Ritim, Bendir, Teknik
TRT Türk Halk Müziği repertuvarında bulunan sözsüz oyun havalarında ağırlıklı olarak kullanılan tartım öğelerinin tespiti ve kelime düzüm ilişkisi analizi
T.C. Haliç Üniversitesi Lisansüstü Enstitüsü Türk Musikisi Ana Sanat Dalı Yüksek Lisans Programı Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, TRT Türk Halk Müziği sözsüz oyun havaları repertuvarından tespit edilen ve şehir isimleriyle tanımlanan tartım öğelerinin, kelimeler ile vuruşlara bölünerek ritmik okuma da kolaylık sağlamasını amaçlamaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde araştırmanın problemi ve amacı anlatılmıştır. İkinci bölümde, genel bilgilere yer verilmiştir. Türk Halk Müziğinde usuller ve çeşitlerinden bahsedilmiştir. Nota süre değerleri, vuruş, tartım ve düzüm gibi müzik terimlerinin tanımlamaları şekiller ve açıklamalarla desteklenmiştir. Ülkemizde ve dünyada kullanılan ritmik okuma yöntemlerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde, çalışmanın gereç ve yönteminden bahsedilmiştir. Bulgular kısmında ise TRT Türk Halk Müziği sözsüz oyun havası repertuvarında bulunan 688 adet eserin incelenmesi sonucunda tespit edilen tartım öğelerinin vuruş işaretleriyle kelime bölünmelerini şekiller ile gösterilmektedir. Tespit edilen tartım öğeleri şehir isimleri ile tanımlanmıştır. Tanımlanan tartım öğeleri eser içerisindeki görülme sıklığı sayısal veriler ışığında tespit edilerek yazılmıştır. Sonuç kısmında ise, elde edilen bilgi ve bulgular ışığında tartım öğelerinin eser içerisinde en fazla hangi usulde görüldüğü, hangi usulde kaç eserin tespit edildiği tablolar halinde verilerek gösterilmiştir. Göz hareketlerinin tartım öğelerini daha hızlı tarayarak deşifre edebilmesi için, duyum ile süre değerlerinin iliştirilmesi yerine, kelime düzümleri oluşturularak vuruş okları yardımıyla süre değerlerine bölünerek daha rahat deşifre edilebilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda karmaşık görülen tartım öğelerinin deşifresinde kolaylık sağlayacağı sonucuna varılmıştır.
Vsevolod Meyerhold'un biyomekanik oyunculuk yönteminin ritim anlayışı üzerinden incelenmesi
Bu çalışma, Vsevolod Meyerhold'un geliştirdiği biyomekanik oyunculuk sistemini, ritim kavramı ekseninde incelemeyi amaçlamaktadır. 20. yüzyıl tiyatro tarihinin önemli figürlerinden biri olan Meyerhold, oyunculuğu yalnızca psikolojik çözümleme temelli bir sanat dalı olarak değil, aynı zamanda fiziksel disiplin ve ritmik organizasyon üzerinden yapılandırılabilir bir alan olarak tanımlamıştır. Meyerhold'un biyomekanik sistemi, oyuncunun bedensel hareketlerinin ritmik döngüler içerisinde yapılandırılması gerektiğini savunur. Bu bağlamda çalışmada, ritmin Meyerhold'un sistemindeki yeri teorik ve uygulamalı boyutlarıyla analiz edilmiştir. Çalışmada, biyomekanik sistemin temel kavramları açıklanmış; ritmin oyuncunun jestleri, zamanlaması ve sahne içi koordinasyonuyla olan ilişkisi değerlendirilmiştir. Meyerhold'un yaklaşımı, Stanislavski'nin psikolojik gerçekçiliği ile karşılaştırılarak ritme dayalı fiziksel performans anlayışının özgün yönleri ortaya konmuştur. Ayrıca çalışmada, Emile Jaques-Dalcroze'un eurhythmics yöntemi ve Johannes Itten'in Bauhaus'taki ritim merkezli sanat pedagojisiyle Meyerhold'un biyomekaniği arasındaki paralellikler de tartışılmıştır. Tez sonucunda, ritmin yalnızca yardımcı bir öğe değil; oyunculuk pedagojisinin merkezinde yer alan kurucu bir yapı olduğu ortaya konmuştur. Ritim, oyuncunun bedensel farkındalığını artırmakta, sahnede uyumlu grup performansı yaratmakta ve estetik ifadenin sürekliliğini sağlamaktadır. Meyerhold'un sistemi, modern fiziksel tiyatro anlayışı ve oyuncu eğitiminde bugün hâlâ geçerliliğini koruyan bir temel sunmaktadır.
Kerkük yöresi halk ezgilerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Halkın felsefesini ve hayata bakış tarzını yansıtan müzik, çalışmamıza konu olacak olan Halk Ezgileri ile çok özel bir form kazanmıştır. Konu olarak insan sevgisi, hasret, acı, arzu, yakarma ve isyan gibi duyguların yanı sıra kahramanlık, fedakârlık ve ölüm gibi temaların da işlendiği Kırık Havalarda çok defa iyimserlik havası hâkimdir. Bu çalışma da Kerkük Halk Ezgilerine makam, ölçü sayısı ve toplam ölçü uzunluğu bakımından içerik analizi yapılmış ve halk ezgileri incelenmiştir. Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde araştırmanın problem durumu, araştırmanın amacı ve önemi, problem cümlesi, sınırlılıklar ve araştırmanın tanımları bulunmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünde; Türkiye' de yapılan, bu araştırmaya benzer çalışmalara yer verilmiş ve araştırmanın önemi bir kez daha vurgulanmıştır. Üçüncü bölümde araştırmanın yöntemine dair bilgiler yer almakta olup evren örneklem, veri toplama araçlarından bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde araştırmanın bulguları problem cümlelerindeki sırasına göre verilmiş ve tablolar yorumlanmıştır. Araştırmanın beşinci bölümünde ise araştırmanın sonuçları ve sonuçlara yönelik bulgular yer almaktadır. Araştırmanın bir kaynak olarak kullanılabileceği düşüncesiyle araştırmada yer alan halk ezgilerinin notaları ekte verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kerkük Yöresi, Makam, Ritim, Halk Ezgileri
Güzel Sanatlar liseleri piyano eğitiminde aksak ritimlerin kullanımı ve başlangıç düzeyi aksak ritimli etüt ve alıştırma önerileri: Van ili örneği
Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, Türkiye'deki Güzel Sanatlar Liseleri piyano eğitiminde kullanılmak üzere başlangıç düzeyi aksak ritimli etüt ve alıştırmalar yazılmış ve piyano eğitimcilerinin görüşlerine sunulmuştur. Piyano, müzik eğitimi veren bütün kurumlarda ortak çalgı olarak öğretilmekte ayrıca müzik teorisi, armoni gibi derslerde de kullanılmaktadır. Bu çalışmada Güzel Sanatlar Liseleri piyano kitaplarında aksak ritimlerin kullanımı incelenmiştir. Aksak ritimler, çağdaş çok sesli Türk müziği bestecileri tarafından da kullanılan Türk müziğinin en karakteristik özelliklerinden birisidir. Birçok besteci aksak ritimleri yazdıkları eserleriyle repertuvara kazandırmışlardır. Bu konuda araştırmacı özellikle başlangıç seviyesinde aksak ritimde eser ve etüt sayısının azlığını fark ederek Türk müziğinde önemli bir yere sahip olan aksak ritimler üzerine bir çalışma disiplini oluşturmaya çalışmıştır. Aksak ritimlerin öğretilmesini kolaylaştıracak etüt ve eserlerin yazılması amacıyla, buna yönelik ön çalışma egzersizleri ve etütler hazırlanmıştır. Bu etütler Van Tuşba Güzel Sanatlar Lisesinde görev yapan dört piyano öğretmenin görüşlerine sunulmuştur. Öğretmenlerin önerileri doğrultusunda, bu etütlere öncü olacak en temel düzeyde alıştırmalar yazılmıştır. Araştırmacı tarafından alıştırmalar, çeşitli ritmik kombinasyonlar kullanılarak çeşitlendirilmiş ve öğretmenlerin görüşlerine sunulmuştur. Elde edilen veriler sonucunda, eğitimciler hem öğrencilikleri sırasında hem de öğrencileri ile çalışırken düzeylerine uygun aksak ritimli eser ve etüt bulmakta sıkıntı yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca aksak ritimli etüt veya eserler çalışılırken zorlandıkları bazı noktalar olduğunu ve bu noktalara yönelik etüt ve alıştırmaların gerekli olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca, Güzel Sanatlar Liseleri piyano ders kitaplarında aksak ritimli eser ve etütleri, sayı ve içerik olarak yeterli bulmadıklarını belirtmişlerdir. Eğitimciler, bu tezin konusu olan ve araştırmacı tarafından piyano için yazılan etüt ve alıştırmaların başlangıç seviyesinde, teknik olarak ve kullanılabilirlik açısından uygun olduğu konusunda görüş bildirmişlerdir.
Gomidas Vartabed'in halk ezgileri repertuvarından 14. cilt 6.kitaptaki ezgilerin çekirdek analizi yöntemiyle makamsal özellikleri açısından incelenmesi
Halk şarkılarının derleme çalışmaları, on dokuzuncu yüzyılda Osmanlıda ve Avrupa'da yükselen Ulusalcılık ve Batılılaşma hareketiyle yakından ilgilidir. Besteci, şarkıcı, derlemeci, öğretmen, koro şefi ve din adamı Gomidas Vartabed, on dokuzuncu yüzyılın sonunda Anadolu'da halk ezgilerini derleyen ilk müzik araştırmacısıdır. Gomidas'ın müzik araştırmaları on dokuzuncu yüzyılda başlayan folklor hareketini ve müzik anlayışını yansıtması açısından önemlidir. Ermeni ulusal müziğinin kurucusu kabul edilen Gomidas'ın Ermeni müziğinin yanında Anadolu'da yaşayan farklı halkların kültürel mirasını ortaya çıkarmak için yaptığı çalışmaların büyük bir gayret sonucu ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Anadolu müzik tarihinde yapılmış bu en eski yazılı derleme çalışmasıyla Gomidas'ı etnomüzikoloji disiplini açısından bir öncü olarak görmek mümkündür. Bu çalışmada, Gomidas Vartabed'in Türkçe, Kürtçe, Ermenice Derlemelerin yer aldığı derleme kitabından seçilmiş parçalar, makamsal özellikleri açısından incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde Anadolu Ermenilerine dair tarihsel süreç, Hıristiyanlıkla tanışmaları, Ermeni dini müziği ve Kilise müziğinde Batılılaşma etkileri, müzik gelenekleri, Âşıklık geleneği ile ilişkisi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Gomidas'ın hayatı, besteci ve derlemeci yönlerine bakış, müzik eğitimi, derleme çalışmaları, Ermeni geleneksel müziği ve milliyetçilikle ilişkisi, folklor hareketindeki yeri üzerinde durulmuştur. Son bölümde Gomidas'ın 14. Cilt 6. Kitap olarak numaralandırılmış derleme çalışmasındaki eserler, "ezgi çekirdeği" temelli makam analizi ile incelenmiştir. Analiz edilecek eserler, ezgi hareketlerine uygun olarak tespit edilen makam ailesine uyumlu bir tercihle yeniden yazılmış, ezgi çekirdekleri ortaya konmuştur. Anahtar Sözcükler: Gomidas, Ezgi çekirdeği, analiz, makam, ritim
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde müzik ve ritim aracılığı ile dil öğretimi
Bu çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğrenen bireylerde telaffuz, motivasyon gibi konulardaki eksikliklerin ritim ve müziğin bir malzeme olarak derste kullanılması yoluyla geliştirilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca çoklu zekâ kuramına göre her bireyde farklı zekâ türü ön plana çıkabileceği düşünüldüğünden çeşitli zekâ türlerinin gelişimini desteklemektedir. Müziksel zekâ türü ön plana çıkan bir öğrencinin yabancı dil olarak Türkçe öğrenirken müzik ve ritim sayesinde hem motivasyon olarak daha yüksek bir seviyede derse katılım sağlaması hem de telaffuz becerisinde artış olduğu gözlemlenmiştir. Maarif Vakfı ve Milli Eğitim Bakanlığının yayınladığı yabancı dil olarak Türkçe öğretimi programları incelenmiş ve sonrasında yapılan uygulama derslerinde müzik ve ritmik öğelerin materyal olarak kullanılması ile birlikte öğrencilerin dört temel becerinin yanında telaffuz ve kelime öğrenimi gibi becerilerin de geliştiği görülmüştür. Müzik ve ritmin dolaylı ve direkt olarak yabancı dil olarak Türkçe öğretimi derslerinde becerilerin gelişiminin yanı sıra aynı zamanda motivasyon anlamında da katkılarının yüksek seviyede olduğu ortaya konulmuştur.
Influence of the linguistic multi-competence on Turkish efl teachers' pronunciation of stress-timed rhythm in English
Linguistic multi-competence holds that the knowledge of more than one language in the L2 user's mind results in an overall system in which there is a constant state of inter-connectedness between cross-language components. The aim of this study is to investigate the influence of linguistic multi-competence on L2 speech rhythm through acoustic analysis. The study design comprised the criteria of L2 evidence, (outer) baselines, multiple-language evidence, and total system. The study was conducted online via audio-conferencing. The study group consisted of seven multi-competent Turkish EFL teachers, who have successively acquired English as their L2. Across three elicitation methods, read and spontaneous speech samples were collected from the multi-competent participants for both English and Turkish. The speech data, segmented by the researcher, were analysed using Praat, measuring rhythm metrics ΔC and %V, as well as articulation rate. The acoustic analysis has yielded that the type of rhythm in Turkish speech differs from that of English, highlighting rhythm as a language-specific property that needs to be accommodated in L2 acquisition. Furthermore, it was revealed that even highly proficient non-native teachers of English bear traces of their L1 in L2 speech rhythm, which could denote that it is nearly impossible to constrain the effects of knowing multiple languages in speech production. It was accordingly concluded that rhythm, affected by the idiosyncratic state of bi/multilingual cognition, is a suprasegmental feature that needs to be integrated into the L2 user's multi-competence as part of an inter-connected meaning-making system.
Müzikte ritim çalışmalarıyla bütünleştirilmiş gross duygu düzenleme modeli'nin öğrenci hemşirelerin öfke ifadesi ve tarzlarına etkisi
Giriş: Bir meslek üyesi olma yolunda üniversitede okuyan hemşirelik öğrencilerinde öfkeyi işlevsel düzenleyebilme konusu giderek önem kazanmaktadır. Öfkeyi düzenlemede bilişsel-davranışçı yaklaşımların ve müziğin bu yaş grubunda etkili araçlar olarak kullanılabildiği bilinmektedir. Müziğin ritim bileşeni ile duygusal düzenleme süreçlerini bilişsel-davranışçı bir temelde inceleyen Gross Duygu Düzenleme Modeli'nin bütünleştirilmesi ve psikiyatri hemşireliği uzmanlığında düzenli ve kolaylıkla ulaşabilecek yeni girişimsel araçların geliştirilmesi önemli görülmüştür. Araştırma sonuçları, müzikte ritim çalışmalarıyla bütünleştirilmiş Gross Duygu Düzenleme Modeli girişimlerinin öğrenci hemşirelerde işlevsel öfke düzenlenmesi için kullanımı açısından sonraki çalışmalara örnek olacaktır. Amaç: Araştırma, müzikte ritim bileşeninin Gross Duygu Düzenleme Modeli ile bütünleştirilerek yürütülecek öfke düzenleme programının, öfke duygusu açısından risk altında olduğu taramalarla belirlenen öğrenci hemşirelerde öfke ifadesi ve öfke tarzları üzerindeki etkisinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Gereç ve yöntem: Araştırma üç kontrol gruplu ve tek körlü randomize deneysel tiptedir. E.Ü. Hemşirelik Fakültesi'nde okuyan ve Sürekli Öfke-Öfke İfadesi Tarzları Ölçeği (SÖÖİTÖ) ile Sürekli Öfke puanları ortalamanın üzerinde saptanan üçüncü sınıf öğrencileri araştırmanın hedef grubunu oluşturmuştur (N=67). Araştırma verileri örneklem koşullarını yerine getiren 38 öğrenciden sağlanmıştır. Veriler SÖÖİTÖ ve alanyazın doğrultusunda geliştirilen 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılarak; ön-son ve izlem ölçümleriyle toplanmıştır. Müzikal ritim girişimleri ile bütünleştirilmiş Gross Duygu Düzenleme Modelli girişim programı, ön uygulama yapılmasının ardından beş oturumda tamamlanmıştır. Müzikal ritim girişimlerinin yer aldığı oturumlar bir uzmanla yürütülmüştür. Veri analizinde tek yönlü ve tekrarlı varyans analizleri (4x3 Faktöriyel Anova) kullanılmıştır. İstatistiksel önemlilik düzeyi p˂0.05, etki büyüklüğü ε2 ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın etik izinleri alınmıştır. Bulgular: Araştırmada farklı zamanlardaki farklı girişimsel uygulamaların SÖÖİTÖ puanları üzerindeki etkisi incelendiğinde, Sürekli Öfke(F(6-68): 22,639, p<0.05), Öfke Kontrol(F(6-68): 9,024, p˂0.05), Öfke Dışa (F(6-68): 15,865, p˂0.05) ve Öfke İçte (F(6-68): 10,888, p˂0.05) boyutları açısından gruplararası anlamlı farklılık bulunmuştur. Geliştirilen girişim programı, öfkenin tüm boyutlarında etkili olumlu değişiklikler yaratmıştır. İleri incelemelerde değişikliğin Sürekli Öfke, Öfke Kontrol ve Öfke Dışa boyutlarında girişim grubu; Öfke İçte boyutunda ise ritim uygulamalarının yapılmadığı bilişsel-davranışçı kontrol grubu lehine olduğu görülmüştür (p<0.05). Araştırmanın etki gücü grupxzaman etkileşiminde güçlü ve çok güçlü olarak belirlenmiştir. Sonuç: Araştırma kapsamında müzikte ritim çalışmalarıyla bütünleştirilmiş Gross Duygu Düzenleme Modeli girişimler; öğrencilerin öfke yaşama eğilimleri ve öfkeyi uygunsuz dışa yansıtma davranışlarını diğer yöntemlere oranla daha etkili şekilde azaltırken, öfke duygusunun kontrol edilme becerisini de geliştiren en etkili girişim olmuştur. Bütünleştirilmiş girişimler öfkenin içe döndürülmesi eğilimini olumlu şekilde azaltmasına rağmen, ortaya çıkardığı etki bilişsel-davranışçı olarak sunulan girişimlerin gerisinde kalmıştır. Sonuç olarak bulgular müzikte ritim çalışmalarıyla bütünleştirilmiş Gross Duygu Düzenleme Modeli girişimlerinin kısa ve uzun dönemde öfkenin her boyutunda etkili şekilde kullanılabileceğini göstermektedir. Bu girişim aracının; duygunun şiddeti, kontrolü ve dışa vurumu açısından öncelikli olarak tercih edilebilir etkide ve benzer girişimsel örneklerine göre daha güçlü bir özellik taşıdığı görülmüştür. İşlevsel öfke düzenlenmesinin kazandırılmasını hedefleyen araştırmacı ve uygulamacıların; hem fiziksel boşalımın sağlanacağı ritim uygulamalarına hem de Gross Model temelli bilişsel-davranışçı yeniden yapılanmayı sağlayacak yaklaşımlara yer verecek girişimler planlaması önerilmektedir.
Uşak-Eşme Takmak köyü gelenekleri bağlamında kadın halk oyunlarının müzik ve ritim analizleri
Halk bilgisi ürünleri, mensubu olduğu toplumun özünü yansıtmaktadır. Bu ürünlerle ilgili yapılacak her türlü derleme, araştırma, inceleme ve sınıflandırma çalışmaları, ait olduğu toplumun gelişmesine yardım edecek ve kuşaktan kuşağa aktarılmasında katkı sağlayacaktır.Uşak-Eşme Takmak Köyü Gelenekleri Bağlamında Kadın Oyunlarının Müzik ve Ritim Analizleri adlı bu tez çalışması, Uşak, Eşme Takmak Köyü geleneklerinde, geçmişten günümüze müzik, oyun uygulamalarını, yöre folklorunu ve halk bilgisi ürünlerini ortaya koymaya çalışan ilk lisansüstü tez çalışmasıdır. Takmak Köyü'nün geleneksel kadın halk oyunlarına ait analizler, bilimsel yöntem ve teknikler ışığında incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bilgilerin somut bir şekilde ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Tez çalışma konusunu oluşturan Uşak, Eşme Takmak Köyü'nün sosyo-kültürel ürünleri içinde yer alan kadın halk oyunlarının ritim ve müzik analizlerinin yapılarak, nelerden oluştuğu yerinde tespit edilmiştir. Bu bağlamda halk bilgisi derleme ve inceleme yöntemleri ile yazılı kaynakların yanı sıra katılımlı gözlem ve derinlemesine mülakat teknikleri kullanılarak kaynak kişilerden yararlanılmıştır. Araştırma konusuyla ilgili daha önceden, belgelere dayalı sistematik bir çalışmanın yapılmamış olması sebebiyle bu lisansüstü tezin yörede yapılacak diğer çalışmalara kaynaklık edebileceği öngörülmektedir.
Müzikal deneyim: Müzikal süreç, duygu ve anlam
This thesis aims to indicate the crucial link between musical processes and the emotions and meaning we get. Every musical experience arises from the expectations, which are shaped through listening. The expectations in the listener can be formed through harmonic, rhythmic or dynamic processes in a piece of music. More, each musical style and musical form compromise different compositional possibilities and an experienced listener is affected by the tendencies. The way those expectations in the listeners fulfilled and actualised is the reason we have musical emotions and also meanings associated. Through listening to a piece of music one can feel the tension and resolution, and other more complicated feelings. Those are the keys lead to musical experiences and also musical appreciation. By giving examples and presenting central claims regarding the issue, this thesis will defend the existence of musical emotions due to musical expectations and the way they are satisfied through musical processes.
6-12 yaş orta- ağır zihinsel geriliği olan çocuklarda ses, ritim ve hareket uygulamaları
Bu araştırma, 6- 12 yaş orta- ağır zihinsel geriliği olan çocukların eğitiminde ses, ritim ve hareket uygulamalarını esas alarak 25 (yirmi beş) dersten oluşan bir model sunmayı amaçlamıştır. Bu dersler MEB tarafından Özel Eğitim ve Uygulama Okulları için hazırlanmış Müzik dersi müfredatına uygun bir biçimde yapılandırılmıştır. Araştırmanın güvenirliği 'Katılımlı- Katılımsız Gözleme Dayalı Nitel Değerlendirme Formları', 'Yapılandırılmamış Görüşme' ve 'Anket' verileri ile desteklenmiştir. Sonuç olarak, araştırma dâhilinde önerilen uygulamaların orta- ağır zihinsel geriliği olan çocukların bilişsel, duyuşsal ve psikomotor gelişimleri ile kişilik gelişimi ve dil ve konuşma sorunlarına fayda sağlayabileceği kaydedilmiştir.
Ritme dayalı müzik etkinlikleri aracılığıyla okul öncesi dönem çocukların sosyal duygusal becerilerinin desteklenmesi
Bu araştırmanın amacı ritme dayalı müzik etkinlikleri aracılığıyla okul öncesi dönem çocukların sosyal duygusal becerilerinin desteklenmesidir. Çalışmada, "karma yöntem" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda "yarı deneysel desen", nitel boyutunda ise "durum çalışması" kullanılmıştır. Çalışma grubunu, okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 24 deney 24 kontrol olmak üzere 48 çocuk oluşturmuştur. Araştırmanın nicel boyutunda, "Duygu Düzenleme", "Sosyal Yetkinlik ve Davranış Değerlendirme-30 (SYDD-30)" "Baş- Ayak Parmakları- Dizler- Omuzlar (BADO)" ölçekleri tüm gruplara ön test ve son test olmak üzere kullanılmıştır. Ayrıca deney grubunda yer alan çocuklara eğitim bittikten iki ay sonra izleme testi yapılmıştır. Nitel boyutunda ise araştırmacı tarafından geliştirilen "Çocuk Görüşme Soruları", "Öğretmen Görüşme Soruları" ve "Alan Notları" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında hazırlanan etkinlikler, deney grubunda yer alan çocuklara sekiz hafta süresince haftada üç gün yüz yüze uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan çocuklar ise okul öncesi eğitim programına devam etmişlerdir. Gruplar arası ön test ve son test puanları arasındaki farka, Mann-Whitney U veya t Testi ile bakılmıştır. Deney ve kontrol grubunda yer alan çocukların ön test- son test puan farklılığına Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile bakılmıştır. Araştırmanın nitel verileri için, sorulan sorulara çocuklar tarafından verilen yanıtların betimsel analizi yapılmıştır. Bulgular, öğretmen görüşmesi ve alan notları ile desteklenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, deney ve kontrol grubu çocukların, Duygu Düzenleme, SYDD-30 ve BADO ölçekleri ön test puanlarında anlamlı farklılık görülmezken, son test puanlarında SYDD-30 alt boyutu olan anksiyete-içe dönüklük puanı dışında deney grubu lehine anlamlı farklılık görülmüştür. Deney grubunda yer alan çocukların, müziksel bilgilerinde ve sosyal duygusal becerilere yönelik yanıtlarında artış olmuştur.
Rethinking rhythm in language and music: Can duration prime rhythm in metrical speech?
Rhythmic qualities of languages have been explored and discussed primarily in relation to the much-debated proposal of rhythm classes. Moreover, research on linguistic rhythm has been led by two premises: isochrony and stress. Predominated by a limited set of languages, research in this area fell short of examining remaining languages in compatible ways. The present study aims at taking an alternative approach by building its hypotheses in a language-specific way. As native speakers' perception of linguistic rhythm becomes most evident in their metrical speech, Turkish poetic meters were examined to identify possible constituents of rhythm in Turkish. Based on a poetic meter that creates rhythmicality through an organization of closed and open syllables, this study examines phonemic duration between vowels of subsequent syllables as such a candidate. Experiment 1 explores the ways in which musical primes with long- and short-interval pulses can prime metrical structure in bisyllabic and trisyllabic linguistic stimuli. Results suggest primes with solely durational contrasts cannot prime the hypothetical durational relationships in linguistic stimuli but can prime syllable number under certain conditions. However, primes with intensity accents were successful in priming syllable number and syllable structure in bisyllabic nonwords, although independently. Experiment 2 examines whether priming syllable number and duration can be differentiated and yields null results. Taken together, results lean towards an understanding of rhythm in Turkish that is based on syllable number while not also rejecting a duration-based alternative.
In search of a syntactic relationship between rhythm and language
Linguistic and musical syntax have been shown to rely on shared resources (Patel, 2003). In this study, we investigate the effect of an accompanying rhythm, another hierarchical domain, on sentence processing accuracy and speed. Two experiments were conducted to inspect the possible existence of shared processing of linguistic and rhythmic syntax. In the first experiment, sentences were manipulated to yield two levels of complexity: subject and object relative clauses. Rhythm was manipulated by using structured rhythms: sL, ssL, sssL, and sLL pulse sequences where "s" stands for a shorter inter-stimulus interval and L for a longer one. The s:L duration ratio was 1:2 (150ms:300ms). An isochronous (sssss..) control condition was also included. In the critical condition, the upbeat (s) that is heard right at the relative clause was presented 50 ms earlier. The dependent measure was participants' correct response rates and response times on the subsequent comprehension questions. The second experiment was identical to the first experiment with the exception that distorted rhythms were replaced with random beats to eliminate any structure in that condition. It was hypothesized that the rhythmic deviation in Experiment 1 would create competition of syntactical processing resources and hence decrease linguistic comprehension performance. In Experiment 2, we expected the random but not the structured rhythm condition to debilitate semantic processing of the sentences due to a complete "disconnectedness" between rhythmic and linguistic syntax. All the findings were null. There was no main effect of sentence and rhythm and interaction between the two in either of the experiments. This may indicate that rhythm and harmony rely on a different mechanism.
Pronunciation problems of Turkish students: Suprasegmental features
Language is an important means of communication between people. Although both speaker and listener use the same language, there are sometimes communication breakdowns. In such cases, the language becomes unintelligible especially students who are learning a foreign language have some problems due to pronunciation differences when they talk to a native speaker. When pronunciation lessons are considered, it is thought that the segmental features are problematic for students. However, the main factor affecting intelligibility is the suprasegmental features of pronunciation such as stress, rhythm, and intonation. The study attempted to determine whether the pronunciations of Turkish students are intelligible for native speakers and to take an inventory of the students' pronunciation problems. There were 20 first year students from Anadolu University Education Faculty English Teaching Department participated into this study. While they were speaking spontaneously on some topics, they were recorded. These speech samples were listened by 4 British and 6 American English teachers and by this way a pronunciation problem inventory was prepared. Based on the results of the study, problems of suprasegmental features such as stress rhythm, and intonation are found to be problematic for Turkish students. Among these problems, failure to blend well, to make smooth transitions between words or syllables is rated as problematic by 70.5% of the informants; stress on wrong syllable of words of more than one syllable is rated as problematic by 58% of the informants; unnatural intonation at the end of statements is rated as problematic by 54% of the informants; unnatural intonation in general questions is rated as problematic by 30.5% of the informants; improper division of sentences into thought groups is rated as problematic by 26.6% of the informants; Improper sentence stress is rated as problematic by 25% of the informants; and unnatural intonation in special questions;and unnatural intonation in direct address are rated as problematic by 10% of the informants. Therefore, it is important to teach pronunciation, especially suprasegmentals in schools.
Çağdaş seramik sanatında ritim
Sanat ve tasarımın temelini oluşturan nokta, çizgi, doku, renk gibi öğeler; armoni, zıtlık, tekrar, hareket, ritim gibi ilkeler dahilinde kurgulanmaktadır. Bu araştırmada, temel tasarım ilkelerinden olan ritim ve ritmin özelliklerine yer verilmiş, ayrıca ritim tekrar eden hareketin düzeni olarak tanımlanmıştır. İşitsel ve görsel algıya bağlı olarak algılanan ve estetik ifade ilkesi olan ritim, eserler üzerinde daha kolay tanımlanabilmesi için; çizgisel-dokusal ritim, biçimsel ritim, renk ritmi, ölçü-aralık ritmi olarak dört alt başlığa ayrılmış ve tüm ritimleri bir arada içeren polyritmik yapılan olarak sınıflandırılmıştır. Ayrıca görsel algı ile oluşan ritmin insanlar üzerindeki etkisi, duygu değişimi, kinestetik empatiden bahsedilmiştir. Çalışmanın bir sonraki bölümünde sanatın tanımı ve sınıflandırması yapılmış, sanatın alt başlıklarında ritim tanımlarına yer verilmiştir. Plastik sanatların altında yer alan seramik sanatında ritim; eserde dinamik, hareketli ve dengeli bir duruş sağlarken, gözün eser üzerindeki gezintisini kolaylaştıran ve eseri okumada yardımcı olan bir role sahip olduğu belirtilmiştir. Endüstriyel seramik ve çağdaş seramik sanatı olarak iki alt başlık altında incelenen seramik sanatı ritim ilkesiyle birlikte açıklanmıştır. Özellikle çağdaş seramik sanatında önemli yere sahip olan sanatçılar ve eserlerine yer verilmiş ve eserlerin ritimsel açıklamaları yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde yapılan araştırmalar sonucu edinilen bilgi ve tecrübe ile kişisel çalışmalara yer verilmiş, ritmin görsel ifadesi anlatılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler Ritim, Tekrar, Hareket, Seramik, Sanat
Evaluation of adults' body mass index according to their chronotypes
The circadian rhythm, also known as the daily cyclic system, has created different chronotypes, known as different rhythm preferences, that vary from person to person, depending on many factors such as age, gender, genetics and working life. It is also seen as the mechanism underlying important health problems such as obesity which is the one of the biggest problems in developed and developing countries. This thesis study was conducted with 80 adults who applied to Dietitian Zeynep Ezgi Özkan Nutrition and Diet Counseling Center in Tekirdağ between March 2019 and July 2019 in order to examine the relationship between chronotypes and body mass indexes of adult individuals. Morningness-Eveningness Questionnaire was used to determine participants' chronotype. The data were collected using a structured form containing the socio-demographic information of the participants, their nutritional habits and anthropometric measurements. As a result of the study, the body mass index, waist circumference, fat ratio and age values of morning type participants were higher than those of intermediate and evening type participants. A significant relationship was found between chronotypes and age mean. There was no statistically significant relationship between chronotype and main meal, and snack. It was found that those who had a snack after dinner were mostly in the evening type participants. In conclusion, an individual's chronotype can lead to the development of obesity risk factors.
Modern sanatta biçim bozma ve ritim anlayışı
Yapılan araştırmada ele alınan biçim, deformasyon ve ritim kavramlarının sanat tarihinin başlangıcından günümüze kadar geçen süreçte gelişiminin analiz edildiği görülmüştür. Biçim bozmanın tarihsel süreci araştırılırken modern sanata ne gibi katkıları olduğu örneklemelerle belirtilmiştir. Sanatta deformasyon anlayışı 20. yüzyılda tam anlamıyla kabul görmüş, dönemin psikolojik durumu bağlamında sanatçıların kendi içlerine kapanmaları sonucunda doğadan uzaklaşıp kendi iç dünyalarını yansıttıkları görülmüştür. Sanatçılar resmettikleri nesneyi göründüğü gibi değil, nesneye yeni bir anlam ve ifade katarak aktarmışlardır. Ritmin temelleri üzerine kavramlar örneklerle birlikte incelenmiştir. Son olarak, Azize Seçil Güç'ün resimlerindeki biçim bozma ve ritim anlayışı incelenmiştir.
Ritim eğitimi ve dans dersi alan ve almayan spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin iletişim becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ritim eğitimi ve dans dersi alan ve almayan spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin iletişim becerilerinin incelenmesidir. Aynı zamanda katılımcıların iletişim becerileri onların cinsiyetlerine, yaşlarına, aylık gelir düzeylerine, bölümlerine, sınıflarına, ailede dans ile ilgilenen biri var mı, sorusuna verdikleri cevaplara göre karşılaştırılmıştır. Araştırmanın evreninin İzmir ilinde bulunan Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi ve Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde Ritim Eğitimi ve Dans Eğitimi alan ve almayan öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklem gurubunu ise aynı üniversitede ritim eğitimi ve dans dersi alan ve almayan, spor yöneticiliği bölümü, rekreasyon bölümü, beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü ve antrenörlük bölümü 1,2,3 ve 4'üncü sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Bu araştırmanın veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve Korkut Owen ve Bugay tarafından geliştirilen 'iletişim becerileri ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın bütün verilerinin analizinde SPSS 28.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini ölçmek adına Shapiro-Wilk testi uygulanmıştır. Çalışmada normal dağılım göstermemiş verilerin analizinde; ikili grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi, üç ve daha fazla grubun karşılaştırılmasında Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi ölçmek için Spearman testi uygulanmıştır. Katılımcılardan ritim eğitimi ve dans dersi alanların iletişim ilkeleri ve temel becerileri puanları, kendi ifade etme puanları, iletişim kurmaya isteklilik puanları, etkin dinleme, sözel olmayan iletişim puanları almayanlardan daha yüksek olarak belirlenmiştir. Aynı zamanda katılımcılardan ritim eğitimi ve dans dersi alanların genel iletişim becerileri puanları, almayanlardan daha yüksek olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dans, Ritim, Ritim Eğitimi, Dans Eğitimi, İletişim Becerileri.
Orff eğitiminin 7-8 yaş kız sporcularda artistik cimnastik temel hareketler üzerine etkisi
Bu araştırma orff eğitiminin 7-8 yaş kız sporcularda artistik cimnastik temel hareketler üzerine etkisinin olup olmadığını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya daha önce herhangi bir yarışma tecrübesi olmayan 7-8 yaş (7.46 ± 0.52) aralığında 13 kız sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporcuların yaşı 18'den küçük olduğu için ailelerine bilgi verilmiş gönüllüğün esas olduğu belirtilerek onam formu imzaları istenmiştir. Sporcuların ilk olarak boy ölçümleri (127.46 ± 4.89) ve ağırlıkları (30.23 ± 5.33) alınarak vücut kitle endeksleri belirlenerek bir deney grubu oluşturulmuştur. Bu deney gurubu sporcuları rutin olarak Pazartesi ve Cuma günleri 1 saat boyunca cimnastik antrenmanlarına devam etmişlerdir. Orff eğitimi için 8 hafta boyunca Salı ve Perşembe günleri eğitimi vermek için alanda uzmanlaşmış bir eğitmen tarafından 30 dakika boyunca deney gurubuna orff eğitimi verilmiştir. Araştırmaya başlamadan önce ön testler için sporculardan okullar arası artistik cimnastik minik b serisini yapmaları istenmiştir. Sporcuların serisini profosyonel olarak yarışmalarda görev alan bir bölge hakemi değerlendirmiştir. Seriyi değerlendirmek için 7-8 yaş artistik cimnastik hakem ölçeği kullanılmıştır. Sporculara toplamda 8 hafta boyunca haftada 2 gün 30 dk orff eğitimi verilmiştir. 8 hafta sonucunda sporculara son testleri yapılmıştır. Araştırmada, nicel araştırma tekniklerinden olan deneysel yöntem ön-son test kontrol grup deseni kullanılmıştır. Elde edilen bulgular literatür ile karşılaştırılmıştır. İstatistik için IBM SPSS Statistics 21 paket programı kullanılmıştır deney gurubunun sayısı 30'un altında olmasından dolayı parametrik testlerden wilcoxon testi kullanılmıştır Çalışma sonucunda 7-8 yaş cimnastikçiler de 8 hafta sonunda orff eğitiminin artistik cimnastik temel hareketler üzerine etkisi pozitif olarak anlamlı etkisi bulunmuştur. Hakem ölçeğinde bulunan D puanı, E kesinti puanı, E başlangıç puanı, Tarafsız kesinti puanları arasında ön test ve son testler açısından anlamlı bir fark bulunmuştur(p=0,05). Hakem ölçeğinde bu notlara göre belirlenen son not olarak hesaplanan ve sporcunun başarılı olup olmadığını değerlendiren son not puanı arasında da pozitif açıdan anlamlı bir fark bulunmuştur(p=0,05). Bu sonuçlarla orff eğitiminin 7-8 yaş kız sporcularda artistik cimnastik temel hareketler üzerine etkisi olduğu söylenebilmektedir
Türkiye'de ilköğretim II. kademe müzik ders kitaplarında yer alan okul şarkılarının ritmik yapı açısından incelenmesi ve besteci görüşleri
Bu araştırma Türkiye'de ilköğretim okulları (II. Kademe) müzik ders kitaplarında yer alan okul şarkılarının ritmik yapı ilkelerine uygunluk durumlarının saptanması amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla Türkiye'deki ilköğretim okulları II. kademede 2018 yılından itibaren kullanılan müzik ders kitaplarında yer alan ve söz müziği Türk besteciler tarafından oluşturulmuş okul şarkıları ritmik uyum bakımından incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda belirlenen okul şarkıları ritmik yapı açısından çok uygun, uygun, düzeltilmeli ve uygun değil olarak gruplanmıştır. Ayrıca ritmik uyum açısından düzeltmeler gerektiren ve uygun olmayan okul şarkılarına doğru örnekler verilmiştir. Araştırmada bestecilerin şarkı besteleme konusundaki görüşlerinin belirlenebilmesi amacı ile uzman görüşleri alınarak yarı yapılandırılmış görüşme soruları hazırlanmıştır. Yapılan görüşmeler içerik analiz yöntemi ile çözümlenmiş, kodlar ve temalar belirlenmiştir. Sonuç olarak ilköğretim II. kademe müzik ders kitaplarında yer alan okul şarkılarının neredeyse yarısının ritmik yapı açısından düzeltilmesi gereken bölümlerinin olduğu ya da uygun olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca yapılan görüşmeler ile prozodi konusunun çocuk şarkısı bestecileri tarafından çok önemsendiği görülmüştür. Prozodi/ritmik uyum konusundaki sorunların Türk çocuk şarkısı bestecilerinin Türkçe'yi çok iyi bilmeleri ve dile hâkim olmalarıyla giderilebileceği ayrıca şarkı bestelemede eğitim müziği besteleme tekniklerinin iyi bilinmesi ve uygulanması bunun yanı sıra müzik öğretmenlerinin ve adaylarının bu konuda bilgilendirilmesi önerilmektedir.