Rhythm
57 theses under this subject heading
الإيقاع في ديوان حروف على جدران مدينةللشاعر أبزر عباس
The study has always stopped at (Rhythm in a collection of letters on the walls of a city), from which the musical axis and its entity were taken, to separate its parts and techniques, because this aspect of poetry represents its spirit and identity after its meaning. The importance of the study lies in two aspects, the first is to stand at texts that the public loved on social networking sites, and to know the composition of these poems musically that helps other poets to build on this form. The research was built on a preamble. Rhythm was dealt with as a general concept, defining its types and their relationship to each other. Then it moved to the first chapter in which it studied the external rhythm in the Diwan poems. Then it moved to the second chapter to study rhyme, its types and limits, and then moved to the third chapter to study the types of internal rhythms. The research reached results that can be summarized In that the poet is looking for a sea of riddles for liberation and wants free poetry in it, and that it is not organized on seas that are not in circulation, and that the rhyme is the one that dominates his rhymes, and the rhyme for Hazbar is not the center and does not represent only a musical episode that is not one of the poet's priorities. Keywords: (rhythm, weights, Abzar Abbas)
Ritim ve dans öğretiminde proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ve sunuş yaklaşımının öğrencilerin eleştirel düşünme, karar verme ve akademik öz-yeterlik algıları üzerindeki etkisi
Amaç: Çalışmanın amacı, proje tabanlı öğrenme yaklaşımının üniversite öğrencilerinin eleştirel düşünme, karar verme ve akademik öz-yeterlilik algısı düzelerine olan etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, Marmaris Turizm Meslek Yüksekokulunun, Turizm Animasyon Programı Ritim ve Dans Eğitimi dersini alan 36 birinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Çalışma, ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak tasarlanmıştır. Öğrencilerin yarısı deney grubunu diğer yarısı kontrol grubuna rastgele olarak atanmıştır. Deneysel süreç 8 hafta her ders 150 dak olarak planlamıştır. Deneysel müdahalede, kontrol grubunda dersler komut stili ile deney grubunda ise proje tabanlı öğrenme yaklaşımına göre işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak, Eleştirel Düşünme Ölçeği, Karar Verme Ölçeği ve Akademik Öz-Yeterlik Algısı Ölçeği ön-test son-test olarak kullanılmıştır. Demografik bilgi formu da katılımcılar ile ilgili demografik bilgileri ortaya koymak için katılımcılara uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 24.0 programı kullanılmıştır. Üç set halinde tasarlanan denenceleri test ederken çeşitli analiz teknikleri kullanılmıştır. Kontrol grubuna yönelik ön-test son-test karşılaştırmaları ile deney grubuna yönelik ön-test son-test karşılaştırmalarında bağımlı gruplar t-test ve Wilcoxon işaretli sıra testi kullanılmıştır. Deney grubu ile kontrol grubu son-test puan karşılaştırmalarında ise bağımsız gruplar t-test analizi ile Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Sonuç: Analiz sonuçları, proje tabanlı öğrenme yaklaşımına göre tasarlanmış öğretim uygulamalarının öğrencilerin eleştirel düşünme ve alt boyutları (katılım, bilişsel olgunluk, yenilikçilik), öz yeterlilik ve alt boyutları (sosyal statü, bilişsel uygulama, teknik beceriler) karar verme (öz saygı) puanlarına istatiski olarak anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Proje Tabanlı Öğrenme, Ritim Ve Dans Dersi, Üniversite Öğrencisi, Eleştirel Düşünme, Öz Yeterlilik, Karar Verme.
Pedagojik bir yenilik: Temel cimnastik becerilerinin araştırmaya dayalı öğretim modeliyle kazandırılması hakkında beden eğitimi öğretmenlerinin görüşleri
Amaç: Bu çalışmada, ortaokul öğrencilerine temel cimnastik becerilerinin araştırmaya dayalı öğretim modeli (ADÖM) ile kazandırılması sonucu oluşan pedagojik yeniliğe yönelik beden eğitimi öğretmenlerinin görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya katılan beden eğitimi öğretmenleri derslerini bu model temelinde yürütmüş ve davranış değişikliğini ritim eğitimiyle sağlamışlardır. Gereç ve Yöntem: Araştırmada nitel veri tekniklerinden "Katılımcı Eylem Araştırması" kullanılmıştır. Araştırmaya 2019-2020 eğitim öğretim yılında MEB Şehzadeler İlçe Müdürlüğüne bağlı 4 ortaokulda görev yapan 5 beden eğitimi ve spor öğretmeni katılmıştır. Örneklemin belirlenmesinde "maksimum çeşitlilik örnekleme" tekniği kullanılmıştır. Araştırma iki aşamada gerçekleşmiştir; eğitimci eğitimi ve okullarda eğitim şeklindedir. Eğitimci eğitimi pilot süreç ve ana süreç şeklinde gerçekleştirilmiştir. Öğretmenler beden eğitimi ve spor dersi dahilinde ADÖM ile temel cimnastik becerilerini ritim aracılığı ile 6 hafta (2 saat) süre ile öğretim yapmışlardır. Araştırmanın verileri odak grup görüşmesi, yüz yüze görüşme, ders sonrası değerlendirme görüşmeleri ve gözlemler aracılığıyla toplanmıştır. Veriler betimsel ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Bulgular: Odak Grup Görüşmesi verilerinden Öğretmenlerin Yeterlilikleri, Öğretmenlerin Alan Bilgisi İhtiyaçları, Ders Sonrası Öğretmen Analizi verilerinden Ders Hedeflerine Ulaşabilme, İstendik Çıktılar, Öğrenme Ortamında Olumsuzluklar ve Yüz Yüze Görüşme verilerinden Motivasyon Kaynakları, İçerik ve Modelin Öğrenciye Etkisi temalarına ulaşılmıştır. Sonuçlar: Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin ADÖM ile 5. Sınıf öğrencilerine temel cimnastik becerilerini ritim aracılığıyla kazandırılmasına ilişkin yapılan çalışmalar konusunda görüşlerinin olumlu olduğu söylenebilir. Ancak katılımcılar yeni yöntem ya da model konusunda bilgilerinin olmadığı, dersin süresinin az olması, okulun fiziki şartlarının yetersiz olması ve araç gereç eksikliği konularında sıkıntı yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Buna dayalı olarak model tabanlı eğitim uygulamalarının yaygınlaşmasının gereği ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Araştırmaya Dayalı Öğretim Modeli, Beden Eğitimi ve Spor Dersi, Ritim, Cimnastik Temel Becerisi.
Temel cimnastik eğitiminde müzikli koordinasyon çalışmalarının çocuklarda denge performansına ve ritim becerilerine etkisi
Amaç: Bu araştırmanın amacı temel cimnastik eğitiminde müzikli koordinasyon çalışmalarının çocuklarda denge performansına ve ritim becerilerine etkisinin incelenmesidir. Gereç ve yöntem: Ön test-son test kontrol gruplu deneysel desende yürütülen bu çalışma Manisa Spil Spor Merkezi'nin cimnastik salonunda, ön test-son test ölçüm haftaları da dahil olmak üzere 11 hafta süre ile, yaşları 9-12 arasında değişen ve en fazla 2 yıl cimnastik eğitimi almış 10 kişilik deney grubu ve 10 kişilik kontrol grubuyla gerçekleştirilmiştir. Denge skorları Y-denge testi ile, ritim ölçümleri Ritmik Yetkinlik Analiz Testi ile ölçülmüştür. Bulgular: Ölçümlerin dışında kalan dokuz haftalık çalışmalar sonucunda hem deney hem de kontrol gruplarının ön test-son test ritim ölçümleri ve denge skorları arasında anlamlı fark elde edilmiştir. Gruplar arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır. Sonuçlar: Müzikli koordinasyon çalışmalarının standart cimnastik programı doğrultusunda denge ve ritim gelişimi açısından benzer sonuçlar verdiği ancak standart programdan daha etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Fakat müziğin, insan üzerinde psikolojik ve motivasyonel faydalarının olduğu birçok çalışmayla kanıtlandığı için sporun içerisinde çeşitli şekillerde kullanılıp yaygınlaştırılmalıdır. Anahtar kelimeler: Temel cimnastik, müzik, ritim, denge, koordinasyon.
Helesa geleneği bağlamında sözel ve ritmik unsurların Türk halk kültürü içindeki önemi (Sinop ili örneği)
miyet'ten önce var olmuş bir gelenek olan Helesa geleneği, İslamiyet'in kabulü ile değişikliklere uğrayarak günümüze kadar gelmiş bir gelenektir. Osmanlı döneminden itibaren gelenekler aracılığıyla varlığını sürdürmeye çalışan maniler Helesa Geleneğinde de istenileni anlatma açısından odak noktası olmuştur. Bu sebepten manilerin daha detaylı incelenmesi, Türk kültürü ile ilişki kurularak yeni bilgiler edinilmesi açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Sinop ilinde ortaya çıkmış ve varlığını halen sürdürmekte olan Helesa geleneğinin uygulanışı esnasında icra edilen manilerin incelenerek Türk kültürü içindeki önemine dair bilgiler elde etmektir. Bu araştırma nitel yöntemle desenlenmiş, betimsel bir alan araştırmasıdır. Araştırmada nitel araştırma deseni olarak durum çalışması kullanılmıştır. Bu bağlamda, veriler literatür tarama ve görüşme yöntemi ile elde edilmiştir. Araştırma sonucunda Helesa geleneğinin, topluma yardımlaşmayı ve birlik beraberliği aşıladığı, maniler aracılığı ile yardımlaşma ve birlik duygusunun nesilden nesile aktarımının sağlandığı ortaya çıkmıştır.
Lisans düzeyinde mesleki müzik eğitimi veren kurumlarda ritim öğretim yöntemlerinin kullanılma durumları
Bu araştırmanın temel amacı, müzik eğitiminde mevcut ritim öğretim yöntemlerinin incelenmesi ve bu yöntemlerin işitme dersi veren öğretim elemanları tarafından kullanım durumlarının saptanmasıdır. Araştırmada, tarama modeline dayalı betimsel yöntem kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme yönteminden yararlanılmış ve Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Müzik Öğretmenliği Bilim Dalı, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Orkestra Şefliği ve Kompozisyon Anasanat Dalı, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi?nde işitme derslerine giren öğretim elemanlarıyla görüşülmüştür. Araştırma sonucunda, 18 öğretim elemanının tamamının ritim öğretim yöntemlerinin gerekliliği hakkında hemfikir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fakat, yöntemlerin öğretim elemanları tarafından tanınırlığının ve derslerinde kullanılma durumlarının oldukça düşük olduğu sonucuna varılabilmektedir. 14 yöntemden ikisi (geleneksel yöntem ve tafatefe) öğretim elemanlarının %50?si tarafından çok iyi düzeyde tanınmaktadır. Diğer yöntemler %60 oranında ?hiç? tanınmamaktadır. Sonuç olarak, adı geçen üniversitelerde ağırlıklı olarak ?klasik sayma? yöntemlerinin kullanıldığı belirlenmiştir. ?Tafatefe? ve ?Geleneksel? ritim öğretim yöntemlerinin en fazla tanınan yöntemler olduğu tespit edilmiştir. Ritim öğretim yöntemlerinin, %86,8 oranı ile işitme derslerinde kullanılmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bâkî'nin ses dünyası
Sabahattin Küçük tarafından yayınlanan Bâkî Divanı üzerine yapılan bu çalışma, şairin ritim ve ahengi sağlama yollarını gösteren bir üslup çalışmasıdır. Çalışmada belagat ilminin ahenk konusundaki tespitleri dikkate alınmıştır. Ses incelemesinde fonetikten faydalanılmıştır. Modern yöntemlerin metin çözümleme konusuna yönelik farklı dikkatlerinden istifade edilmiştir. Divan şairlerinin nasıl söylediği yani üsluplarını oluşturan özellik ve ögelerin neler olduğu araştırılırsa, onların ne söyledikleri de daha açık seçik olarak anlaşılır. Divan şairlerinin vezni kullanışı, imale ve medlerin ses sanatı olarak işlevi, ahenk ögeleri, kafiye seçimi, rediflerin çağrışım ögesi olarak ele alınışı, beyitleri oluşturan paralel ve simetrik söz yapıları, kısa ve eksiltili anlatımlar, türlü tekrarlar ve bunların anlama kattığı değerler, sözdizimi gibi şiir dilini oluşturan ögeler ve başka yazınsal değerler üzerinde durmak, onları eserlerinin sanat yönünü açık olarak ortaya koyacaktır. Kaynaklarda büyük bir ses şairi olduğu vurgulanan Bâkî?nin şiirlerindeki ritim ve ahengi ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada şairin şiirleri ses, kelime ve kelime grubu tekrarları, vezin ve kafiye kullanımları yönüyle incelenmiştir. Şair vezin, kafiye, sıralama, söz dizimi, cümle yapısı ve tekrarlar yoluyla ritmi sağlamış; seslenmeye dayalı sanatlar, tekrarlar, aliterasyon, asonans ve paralelizm ile ahengi elde etmiştir. Bâkî ses-muhteva ilişkisini başarıyla sağlamıştır. Onun şiirlerinde ahengi sağlayan unsurlar yalnızca estetik bir değer olarak değil, aynı zamanda anlamı destekleyen ve muhtevayı yansıtan bir şekilde kullanılmıştır. Bâkî birbiri ile uyumlu sesleri kullanmayı seven bir şairdir. Onun şiiri baştan sona bir uyumdur. Beyitlerde bir anlam derinliği olmasa da uyum hemen dikkati çekmektedir. O, türlü ahenk yolları ile belirgin kılmak, dikkati çekmek, pekiştirmek, vurgulamak, yansıtmak, çağrıştırmak istemiştir. Şiirlerinde ritmik yapıyı da sağlam bir şekilde kurmuştur. Bir mısrasında ?Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş? diyen şair kendisinden bize hoş bir sada bırakmış, şiirlerini Türkçenin sesiyle taçlandırmıştır. Anahtar Sözcükler 1. Ahenk 2. Ritim 3. Ses 4. Tekrarlar 5. Armoni
Ortaokul öğrencilerinde 12 haftalık ritim eğitimi çalışmasının özgüven gelişimi ve problem çözme becerisi üzerine etkisi
Yapılan araştırma Ortaokul Öğrencilerinde 12 haftalık ritim eğitimi çalışmasının özgüven gelişimi ve problem çözme becerisi üzerine etkisinin olup olmadığını tespit etmek amacı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ortaokul öğrencilerinin Özgüven Düzeyleri ve Problem Çözme Becerilerini ölçmek üzere araştırmacı tarafından geliştirilen demografik özelliklerin sorulduğu kişisel bilgi formu, Akın (2007) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Özgüven ölçeği ve Serin ve ark. (2010) tarafından geliştirilen Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri kullanılmıştır. 33 madde ve iki alt boyuttan oluşan Özgüven ölçeğinin güvenirlik katsayısı ölçeğin tamamında .83, iç öz güven alt boyutunda.83 ve dış öz güven alt boyutunda .85'tir. Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri (ÇPÇE) ise, "Problem Becerisine Güven" i ifede eden 12 maddeden, "Öz Denetim" 'i ifaden eden 7 maddeden ve "Kaçınma"yı ifade eden 5 maddeden olmak üzere 24 madde ve 3 alt boyuttan oluşmaktadır. Her iki ölçekte 5 li likert tipindedir. Araştırmaya Sakarya ilinde eğitim gören 159 erkek 126 kız öğrenciden oluşan toplam 285 ortaokul öğrencisi gönüllülük esaslı katılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilere 12 hafta boyunca ritim eğitimi programı uygulanmıştır. Yarı deneysel olarak kurgulanan çalışmada, ölçekler program başlamadan önce ve 12 hafta sonnunda tekrar uygulanarak ön test ve son test verileri elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Yapılan normallik analizleri sonucunda normal dağılım gösterdiği tespit edilen verilere parametrik testler uygulanmıştır. İki ölçeği ilişkisinin tespitinde Pearson Corelation testi kullanılırken, deşikenler açısından yapılan testlerde T-Testi ve Tek Yönlü Varyans analizlerine başvurulmuştur. Yapılan testler sonucunda uygulanan programın son testleri lehine anlamlı sonuçlara rastlanmıştır. Değişkenler açısından önemli farklılıklar gözlemlenmezken Elde edilen veriler ışığında ritim eğitimi programının ortaokul öğrencilerinde özgüvenleri ve problem çözme becerileri üzerine olumlu katkılar sağladığı söylenebilir.
Müzik eserlerinde ritmik analiz için yöntem önerisi: Silifke yöresi örneği
Teknolojinin, müzik teorisi dahil her bilimsel alan ile temas halinde oluşu yadsınamaz bir gerçektir. Uluslararası literatür incelendiğinde, bilgisayar yazılımları ile yapılan müzikal analiz çalışmalarının özellikle son yıllarda ivme kazandığı, geliştirilen yeni yazılımların farklı veri tiplerine ulaşmayı mümkün kıldığı anlaşılmaktadır. Ülkemiz özelinde ise Türk Halk Müziği eserlerine yönelik yazılım destekli analiz çalışması sayısının yok denecek kadar az olduğu görülmektedir. Bu çalışmada, Silifke yöresine ait olduğu tespit edilen 51 müzik eseri, Visual Basic for Applications programlama dilinde yazılan bir Microsoft Excel makrosu ile ritmik yönden analiz edilmiştir. Çalışmanın amacı, yörenin karakteristik ritmik yapısını ortaya çıkarmak olarak belirlenmiştir. Yöreye ait eserlerin notaları TRT repertuarı ve yayınlanmış makalelerden edinilmiştir. Analiz öncesinde verilerin dönüştürülmesi için "tartımların sayısal karşılıkları" başlığıyla oluşturulan çizelge esas alınmıştır. Analiz süreci, eserlerde kullanılan tartım adetlerini saptama ve tekrar eden ritmik yapıların tespiti amacıyla yapılan iki farklı işlemle gerçekleşmiştir. Araştırmanın devamında klasik yöntemler ile eserlerin ölçü işaretlerine göre dağılımı ve tempo bilgilerine ulaşılmıştır. Bulgular başlığı altında, elde edilen verilere dayanarak her eser kendi içinde yorumlanmıştır. Son bölümde, Silifke yöresi müzik eserlerinde sık tekrar eden ritmik yapılar başta olmak üzere; eserlerde kullanılan tartım tipleri, tempo bilgisi ve eserlerin ölçüsüne göre yüzdelik dağılımı bulgularından faydalanarak tüm yöre eserlerine genellenen çıkarımlarda bulunulmuştur. Bununla birlikte VBA programlama dili ile Türk Halk Müziği eserlerinin ritmik yönden analiz edilebildiği ve bu sayede belirli bir yöre özelindeki eserlerde tekrar eden ritmik yapıları tespit etmenin mümkün olduğu ortaya konulmuştur. Sonuç olarak elde edilen veriler yoluyla belirli bir yöreye ait müzik eserlerinin –bu çalışma özelinde ritmik- karakteristik yapısının ortaya çıkarıldığı görülmüştür.
Resimde ses, müzikte renk ilişkisi
`Resimde Ses, Müzikte Renk İlişkisi' adlı tezin amacı, 19. ve 20. yüzyıl resim sanatında görülen sürecin, müzik üzerinden okunması, sanatçılar ve eserlerinin incelenmesi ile birlikte, sanata, ses, hareket, tını, armoni, ritim ve renk ilişkisi üzerinden bir odaklanma gerçekleştirmekti. Birinci bölümde müzik ile ilgili kısa bilgilere değinilmiş ve belli başlı kavramların teknik bilgileri verilmiştir. Ses, doğa, hareket, ton, armoni ve ritmin müzikteki yeri ve insan üzerindeki etkilerinden bahsedilmiştir. Müziğin duygu boyutu bilimsel açıklamalarla desteklenmiştir. Ses bir hareket ürünüdür ve sessizlik olduğu anda ortaya çıkmaktadır. Maddeden arınmış tek sanat olarak karşımıza çıkan müzik sadece seste beden bulmaktadır. Ses müzikte bir dil olarak ifade kazanmakta ve bu dil tercüme edilemezliği ile bilinmektedir. Ses, müziğin temel öğesi, ritim de özüdür. Ve müziğin insan üzerindeki etkisinin en önemli faktörü müzikteki ritimdir. Renklerde aynı şekilde insanları etkilemiştir. Ses ve renk ilişkisi bir uyum içerisinde bütünün parçalarını oluşturmaktadır.Sanat tarihinde gerçekleşmiş olan bu iki sanatın bütünlüğünden söz edilmekte, örnekler verilerek önemi pekiştirilmektedir. 19. yüzyılda Romantizm akımı ile başlayan bu ilişki, 20 yüzyılda daha da yoğunlaşmaktadır. Sadece resim sanatı olarak bakılmamış, aynı zamanda müzik sanatı ile ilgili bilgilerde paylaşılmıştır. Örneğin, 19 yüzyıl müzik sanatında Franz Liszt ve Modest Mussorsky resimden yola çıkarak beste yapmışlardır. Resim sanatında Kandinsky ve Klee sanatlarında ses ve renk bütünlüğünü konu olarak ele almışlar ve yaşadıkları dönemdeki bestecilerin etkisi altında çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Daha sonra özellikle 1960 sonrasında gelişen sanat ortamında farklı disiplinlerinde kullanıldığı bir bütünlük oluşturulmuştur. Sanatçı ve eserleri üzerinden gidilen incelemeler sonucunda müziğin resim sanatını hem algı hem de duygu açısından değiştirdiği görülmektedir. Örneğin, besteci Cage'in yapmış olduğu performanslar o dönem için yeni bir çığır açmıştır.Tezin son bölümünde müziğin resimdeki kavramsallığı, imge olarak algılanması ve alımlanması sonucunda gerçekleştirilen çalışmalar söz konusudur. Çalışmalar üç farklı disiplin olan tuval resmi, fotoğraf ve videodan yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Renk-renksizlik, ses-sessizlik, çizgi, yatay ve dikeylik üzerine gidilen çalışmalarda sadece sanattaki müzik sorgulanmamış, müziğe ve sanata nasıl bakıldığının önemi de açık bir şekilde belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler:1.Müzik2.Hareket3.Renk4.Çizgi5.Ritim
Müzikli ritim çalışmaları ile yapılan taekwondo eğitiminin çocukların teknik ve motorik gelişimlerine etkisi
Bu araştırmanın amacı; müzikli ritim çalışmaları ile yapılan taekwondo eğitiminin çocukların teknik ve motorik gelişimlerine olan etkilerini incelemektir. Bu amaçla, daha önce hiç taekwondo deneyimi olmayan 14'ü kız, 14'ü erkek olmak üzere toplam 28 öğrencinin araştırmaya gönüllü katılımı sağlandı. Bu 28 öğrenciden 7'si kız, 6'sı erkek olmak üzere toplam 13 kişilik deney grubu ve 7'si kız, 8'i erkek olmak üzere toplam 15 kişilik kontrol grubu oluşturuldu. Katılımcıların 12 hafta süren eğitim süreçlerinde; kontrol grubuna, klasik taekwondo antrenmanı yaptırılırken, deney grubuna ise; aynı antrenman programına ilave olarak, antrenman içinde çeşitli tempolarda (50-200 bpm) müzikli ritim çalışmaları yaptırıldı. Bu ritim çalışmaları öğrenme, uygulama ve pekiştirme aşamalarında, hareketin tüm parçalarının ritim eşliğinde söylenmesi, canlandırılması, uygulanması ve tekrar edilmesi yoluyla yapıldı. Araştırmanın ön test ve son test aşamalarında motorik performansların tespit edilmesi amacıyla; sürat için 20 metre sürat testi; denge için flamingo denge testi; sıçrama performansı için dikey sıçrama, tek ayak-çift ayak yatay sıçrama ve beşli sıçrama (penta jump) testi; esneklik için otur uzan, spagat ve sırt kaşıma testi; kuvvet için 30 saniye mekik ve 30 saniye şınav testi; çabukluk için İllinois çabukluk testi; anaerobik güç için dikey sıçrama testi ve dayanıklılık için multistage shuttle run kullanıldı. Araştırma sonunda sporcuların taekwondoya ait teknik gelişimleri, poomse uygulaması (poomsae taegeuk sam jang) ile; teorik bilgi ve hakimiyetleri, teorik teknik bilgi formu ile belirlendi. Verilerin istatistiksel analizi için SPSS 23.0 istatistik programı kullanıldı ve anlamlılık düzeyi olarak p<0,05 değeri alındı. Araştırmadan elde edilen bulgular, deney grubu katılımcılarının göstermiş olduğu gelişim düzeyi ile kontrol grubu katılımcılarının göstermiş olduğu gelişim düzeyi arasında, deney grubu lehine belirgin bir fark olduğunu gösterdi. Sonuç olarak, spor eğitiminde ritim ve müziğin doğru şekilde kullanılması, sporcuların psikomotor, bilişsel ve duyuşsal gelişimlerine katkıda bulunarak, performans gelişimlerini önemli derecede hızlandırmaktadır.
Şeyhülislam Yahya Divanı'nda ahenk unsurları
Divan şiirinde ses ve söz tekrarları, ritim, kafiye ve redifler ahenk unsurlarının başında geliyor. 17. yüzyılda yaşamış, gazel sahasında söz sahibi olan Şeyhülislam Yahya, klasik şiir geleneğine damga vurmuştur. Bu çalışmamızda Şeyhülislam Yahya Divanı?ndaki ahenk unsurlarını tespit etmeye çalıştık. Yaptığımız bu çalışma bir bakıma üslûp çalışması olduğundan daha çok yapısal eleştiri yöntemleri ve stilistik kuralların kesiştiği bir alanda durmaktadır. Bu alanda maalesef çok kapsamlı bir araştırma yapıldığını söyleyemeyiz. Biz, bu çalışmamızda Divan?daki ahenk unsurlarını söz ve ses tekrarları ile sağlanan ahenk ve ritim olarak üç ana başlık altında inceledik.Şeyhülislam Yahya?nın, kullandığı nazım şekillerinde - özellikle gazellerinde - dile hakim olduğu yapmacıksız, sade ve basit bir üslûp ile Türkçeyi başarıyla kullandığı görülmektedir. Şeyhülislam Yahya?da ahenk kuru bir ses topluluğundan ibaret değildir. Anlamla sesin bir potada eritilerek armoninin yakalandığı aşikârdır. Şeyhülislam Yahya, ?neyi anlattığın değil nasıl anlattığın? önemli olduğu bir şiir geleneğine iz bırakmış bir şairdir. Anahtar Kelimeler: Şeyhülislam Yahya, ses ve söz tekrarları, ritim, ahenk
Ritim, hareket ve şarkı öğretimi temelli müzik eğitiminin 7-11 yaş grubu çocuk yuvası öğrencilerinin sosyal gelişimleri üzerine etkisi (Afyonkarahisar ili örneği)
Bu araştırma; ritim, hareket ve şarkı öğretimi temelli müzik eğitimi alan 7-11 yaş grubu çocuk yuvası öğrencilerinin sosyal gelişimlerini incelemek ve bu çocuklar üzerinde oluşan davranış değişikliklerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma; Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü'nden alınan izinle gerçekleştirilmiştir.Araştırma öncesinde, 7-11 yaş grubu çocuk yuvası öğrencilerine verilecek müzik eğitim programının oluşturulması ve eğitmenlerin bu programı gerçekleştirmek üzere kendilerini geliştirmeleri için, çağdaş müzik öğretim yaklaşımlarından biri olan ?Orff-Schulwerk? yöntemi konusunda yurtiçi-yurtdışı kurslara katılımlarının sağlandığı ve benzer çalışmaların incelendiği bir hazırlık süreci geçirilmiştir.Araştırmanın evrenini, Afyonkarahisar İli Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı çocuk yuvaları, örneklemini ise, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar ili Bolvadin ilçesi Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı Bolvadin Mehmet Akif Ersoy Çocuk Yuvası 7-11 yaş grubu çocukları arasından deney ve kontrol grupları için rastgele seçilen 40 öğrenci oluşturmuştur.Elde edilen verilerin istatistiksel analizi; SPSS paket programı kullanılarak ?Bağımsız Örneklemler t Testi?, ?Eşli Örneklemler t Testi?, ?Wilcoxon İşaretli Sıra Sayılar Testi? ve ?İşaret Testi? kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada istatistiksel verileri desteklemek ve çocuk yuvası öğrencileri hakkında daha detaylı bilgi edinebilmek amacıyla görüşmeler yapılmış, burada da ?Yapılandırılmış Görüşme Modeli? kullanılmıştır.Araştırmada, Avcıoğlu tarafından hazırlanıp geliştirilen ?Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği?nin ?Temel Beceriler, İlişkiyi Başlatma Becerileri, Grupla İş Yapma Becerileri, Kendini Kontrol Etme Becerileri, Sonuçları Kabul Etme Becerileri? başlıkları altındaki beş alt ölçeği alınarak, 40 öğrencinin her biri için müzik eğitimi öncesi ve sonrasında çocukların yuvadaki bakıcı anneleri tarafından doldurulmuştur. Ayrıca, öğrencilerin müzik yaşamını öğrenebilmek amacıyla ?Öğrenci Tanıma Formu? hazırlanmış ve bu form da ön test aşamasında öğrencilerin yuvadaki bakıcı anneleri tarafından doldurulmuştur.Uygulanan ön test aşamasından sonra deney grubu öğrencilerine (20 öğrenciye) üç ay boyunca pazar günleri, üç saat süreyle ritim, hareket ve şarkı öğretimi temelli müzik eğitimi verilmiş, müzikli oyunlar oynanmış; cumartesi günleri de beğeni eğitimi adı altında ek dersler konulmuştur. Kontrol grubunu oluşturan öğrencilere müzik eğitimi ve ek dersler verilmemiş, bu öğrenciler yuva ve okuldaki genel eğitimlerine devam etmişlerdir.Üç aylık eğitimin sonunda, biri Bolvadin'de biri de Afyonkarahisar'da olmak üzere iki gösteri gerçekleştirilmiş ve ikinci gösteri sonrasında deney-kontrol grupları için son testler uygulanmıştır.Elde edilen verilerin işlenmesi ve yapılan görüşmeler sonucunda; ritim, hareket ve şarkı öğretimi temelli müzik eğitimi alan öğrencilerin, bu müzik eğitimini almayan öğrencilere göre ?uygun iletişim becerileri kullanma, sırasını bekleme, özgüven duygusu geliştirme, sonuçları kabul etme? sosyal davranışlarında daha fazla geliştikleri saptanmış ve elde edilen sonuçlara dayanarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Müzik Eğitimi, Orff-Schulwerk, Korunmaya Muhtaç Çocuk, Sosyal Gelişim.
Geleneksel Türk halk müziğinde ritim kalıplarının görülme sıklığı ile nota okuma hataları arasındaki ilişki
Bu araştırmada, Geleneksel Türk Halk Müziği'nde ritim kalıplarının kullanım sıklıkları arttıkça, okuma kolaylığının da artacağı hipotezinden yola çıkılarak, TRT arşivinde bulunan 4/4'lük ölçü anahtarına sahip 510 adet türküde görülen ritim kalıpları, görülme sıklıklarına göre incelenmiş, incelenen kalıplar görülme sıklığı çok olandan az olana doğru sıralanmıştır. 510 türkü içinden rastgele seçilen 4 adet türkü Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı 2008-2009 eğitim öğretim döneminde Geleneksel Türk Halk Müziği derisi alan öğrencilere okutulmuş ve ses kaydı alınmıştır. Alınan kayıt Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Müzik Öğretmenliği Bilim Dalında Geleneksel Türk Halk Müziği konulu tez çalışması yapanlardan oluşturulan 3 kişilik değerlendirme kurulu tarafından dinlenmiş, okumadaki hata oranları saptanmıştır. Araştırmanın sonucunda, görülme sıklığı çok olan ritim kalıplarında hata oranının düşük, görülme sıklığı az olan ritim kalıplarında ise yüksek olduğu saptamıştır. Elde edilen bulgular ışığında Geleneksel Türk Halk Müziği eğitimine, içinde görülme sıklığı çok olan ritim kalıplarına sahip türkülerden başlanmasının doğru olacağı, seviye ilerledikçe görülme sıklığı az olan türkülere geçilmesinin daha uygun olacağı- sonucuna varılmıştır.
Ankara il merkezindeki anasınıflarında görev yapan öğretmenlerin müzik eğitiminde yaşadıkları sorunların incelenmesi
Bu araştırma, Ankara il merkezindeki anasınıflarında görev yapan öğretmenlerin, müzik eğitimi uygulamalarını ve karşılaştıkları sorunları saptamak amacıyla planlanmıştır. Araştırmaya tabakalı rasgele örnekleme yöntemi ile seçilen 166 okuldan toplam 212 öğretmen dahil edilmiştir. Veriler anket aracılığıyla toplanmıştır. Anket, literatür taraması sonucunda geliştirilmiş ve alanında uzman 7 öğretim elamanının görüşlerine sunulmuştur. Alınan öneriler doğrultusunda ankete son şekli verilmiştir. Öğretmenlere ait demografik özellikler frekans ve yüzde dağılımı şeklinde tablolarda verilmiştir. Araştırmanın alt amaçlarına ilişkin değişkenlere verilen yanıtların frekans ve yüzde dağılımları hesaplanmış ve önem sırasına göre değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler ağırlıklı toplamlar yardımı ile yapılmış olup ağırlığına göre tercih edilen cevaplar sıralanmış ve tablolarda yer almıştır. Elde edilen veriler incelendiğinde; Öğretmenlerin % 80, 2' sinin müzik eğitimini mesleki eğitim sırasında aldığı, % 80, 7' sinin müzik eğitimi konusunda hizmet içi eğitime ihtiyaç duyduğu, % 57,1' inin etkinlikler sırasında çalgı kullanmadığı, % 57, 6' sının sınıfında orijinal çalgı bulunmadığı, % 55,7' sinde de sınıfında her çocuğa yetecek kadar çalgı bulunmadığı saptanmıştır. Öğretmenlerin müzikli hikaye çalışmalarını 1. öncelikle yaptırmadıkları, % 37, 5' inin yaratıcı dans çalışmalarında ise 1. öncelikle çocuklardan müzik eşliğinde nesne, hayvan?vs. varlıkları taklit ederek yaratıcı dans etmelerini desteklediklerini belirtmiştir. Öğretmenlerin % 35,2' sinin ritim çalışmalarında 1. öncelikli olarak ritmi verdiği ve çocukların bu ritimle yürümesini, koşmasını, zıplamasını istediği bulunmuştur. Bunun yanı sıra öğretmenler, ses dinleme ve ayırt etme çalışmaları, ritim çalışmaları ve yaratıcı dans çalışmaları sırasında 1. öncelikle herhangi bir sorun yaşamadıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenler şarkı seçilen ise; 1. sırada sözlerinin basit ve anlaşılır olmasına dikkat etmektedirler. Öğretmenler şarkı öğretiminde 1. sırada şarkıyı bölüm bölüm çocuklara söyleyip katılmalarını beklemektedirler. Öğretmenlerin müzik eğitimi konusundaki iş doyum düzeylerine bakıldığında orta düzeyde olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, öğretmenlerin müzik eğitiminde sadece bilgi sahibi oldukları konuları uyguladıkları ancak bu bilgilerin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Dolayısı ile müzik eğitiminin içeriği konusunda öğretmenlerin tekrar hizmet içi eğitime almaları gerektiği saptanmıştır.
İlkokul 3. sınıf öğrencilerinin dinlediği metni anlamasında müzikal nüans ve ritmik yapıların etkisi
Bu çalışmada müziğin bazı dinamiklerini dinleme metinleri içerisinde kullanarak, öğrencilerin dinledikleri metinleri anlamasını kolaylaştırmak ve karşı tarafa dinletmek amaçlanmıştır. Bu amaçla dinleme metinlerinde müzikal nüans ve ritmik yapılar kullanılmıştır. Bu araştırmanın, akademik eğitim hayatımızın büyük bir kısmını kaplayan dinleme eylemini çeşitleyerek öğrencilere daha kolay yollar sunması açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Ankara ili Gölbaşı ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Atatürk İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören 78 üçüncü sınıf öğrencisi üzerinde yapılmıştır. Bu araştırmada yarı deneysel desenlerin içerisinde bulunan eşleştirilmiş desen öntest-sontest model kullanılmıştır. Araştırmada deney ve kontrol gruplarına öntest olarak Bulut ve Karasakaloğlu (2012) tarafından geliştirilen "Dinleme-Anlama Başarı Testi" uygulanmıştır. Daha sonra müzikal dinamiklerle yeniden yapılandırılmış olan metinler deney grubuna uygulanırken, kontrol grubuna uygulanan metinlerde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Araştırma birer hafta arayla yapılmış ve 7 hafta sürmüştür. Çalışmada verilerin analizinde SPSS 23. (IBM) paket program kullanılmıştır. Bağımlı değişkenler arasındaki farkın saptanmasında "Paired Sample t Test" bağımsız değişkenler arasındaki farkın tespitinde ise "Independent Sample t Test" kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; dinleme metinlerinde müzikal nüans ve ritmik yapıların kullanılması istatistiki olarak anlamlı çıkmamıştır fakat deney grubu öntest-sontest puan farkları arasında gözle görülür bir artışın olduğu gözlenmiştir. Ayrıca metinlerde kullanılan ritmik yapıların nüanslara nazaran daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır fakat nüansların da öğrencileri olumsuz etkilemediği gözlenmiştir.
Mimaride ritmin geleneksel Urfa sokaklarında temel tasar öge ve ilkeleri bakımından gündelik yaşam bağlamında değerlendirilmesi
Ritimler insan hayatını çeşitli alanlarda etkilediği gibi insanın yaşamının geçtiği mekanları da etkilemektedir. Böylelikle mimariye de değinen ritimler, gündelik hayatın izlerini de mimariye aktarmaktadır. Özellikle sokak mimarisi kamusal bir alanda bulunmasından dolayı gündelik hayat ritimlerinin daha açık görüldüğü mekanlardır. Böylelikle sokak mimarisi gündelik hayatın somutlaşması ve kimlik kazanmasına olanak sağlamaktadır. Bu çalışmada geleneksel Urfa sokaklarındaki mimari ritimlerin oluşma biçimlerini; mekânsal, cephesel, biçimsel, simgesel ve malzeme üzerinden ortaya çıkarmak, amaçlanmıştır. Çalışmanın bir diğer amacı ise sokaklarda yer alan mimari öğelerin kamusal ve özel alan eşiklerinin belirlenmesindeki rollerinin ritimler üzerinden irdelenmesidir. İlk olarak konuyla alakalı literatür taraması yapılarak çalışmanın zemini oluşturulmuştur. Literatür taramalarının sonucunda geleneksel Urfa evleri hakkında çalışmaların çok olmasına karşın Urfa sokakları hakkında çalışmaların az olduğu sadece özel alana yönelik çalışmaların yapıldığı ve kamusal alan mimarisi hakkında detaylı çalışılmaların olmadığı görülmüştür. Bu açıdan bakıldığında çalışmanın literatüre katkı sunacağı düşünülmektedir. Çalışmada ritim geleneksek Urfa sokaklarında temel tasar ilke-öğeleri ve Henri Lefebvre okumaları üzerinden gündelik hayat bağlamında iki aşamalı olarak incelenmiştir. Çalışma alanıyla ilgili 2D çizim, fotoğraflama ve kolaj gibi tekniklerden yararlanarak elde edilen mimari ritim hakkındaki veriler tasarı ilke-öğeleri ve gündelik hayat bağlamındaki incelemede kullanılmıştır. Mimarlığın tasarlama ve değerleme süreci hakkında yapılan tartışmalara kent-mimari-sokak dokusu bağlamında ışık tutan bu çalışma ileride yapılacak olan akademik çalışmalara ve alanın tarihi özelliğe sahip olması bakımından ise restorasyon çalışmalarına kaynak oluşturmaktadır. Geleneksel Urfa sokaklarının sadece evlere ulaşmak için kullanılan bir araç olmadığı, sokakların kendine ait bir kimliğinin olduğu, gündelik hayat ve sokak biçimlerinin analizleri sonucunda ulaşılmıştır. Mimari elemanların hem gündelik hayat ritimleri hem de tasar öğe ve ilkelerinin birlikte barındırmaktadır. Böylelikle sokak mimarisinin tek bir veriye göre şekillenmediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ritim, Sokak, Tasar İlke-Öğeleri, Gündelik Hayat
Mecami'ül Edeb'in şiirde ahenk kavramı açısından incelenmesi
ÖZET GİRİŞ - Bizde Arapça uzun yıllar ilim dili olarak rağbet görmüştür. Bu sebepten 19. Asır belagat kitaplarında özellikle Arapça'nın hemen ardından Farsça'nın etkisi büyük ölçüde dikkatleri çeker. Bununla birlikte bu yüzyılda Batıyla resmî anlamda temasların başlaması, eğitim sisteminde ki batılı mânâda gelişen değişiklikler belagat kitaplarına da etki etmiştir. Batıdaki rhetorique sistemi edebiyatımızda yerini bulmaya başlamıştır. Re- caizâde Mahmud Ekrem'in Tâlim-i Edebiyat adlı eseriyle bizdeki Batılı edebiyat anlayışı sistemleştirilmiş olur. Mebâni'l - İnşâ'da Batı Edebiyatı rhetorique'i âdeta Türkçe'ye adapte edilmiştir. Mecâmiü'l - Edeb eskiye sıkıca bağlı kalmakla birlikte Batıyı da benimsediğini örnekleriyle aksetti ren bir kitaptır. I. BÖLÜM- İstilahât-ı Edebiyye'de nazım ve nesir için öncelikle belîğ olması gerektiği fikri esastır. Şiiri edebiyatın en güzel parçası olarak gören Muallim Naci her manzum sözün şiir olamayacağını belirtir. Şiir mutlaka manzum olacaktır, görüşü söz konusu değildir. Şiir hem manzum hem de mensur olabilip derken tabiat itibariyle manzum şiire daha fazla meyledildiğini belirtir. Bunun sebebi nazımdaki âhenktir. Kâfiye ise bu hususta cazibeyi artıran unsurdur. Sözün varoluşundan beri şiirin de var olduğu görüşündedir. Cevdet Paşa'nın Belâgat-ı Osmâniyye'sinde şiir, hayâllerden oluşmuş bir terkib olarak görülür. Şiirin nazım ve nesir olabileceğini fakat Arapların vezinli ve kafiyeli söz dışında kümuhayyel olsa bile nesir saydıklarını söyler. Bu tip nesirlerde ise bediî sanatların varlığına değinir. Mecâmiü'l - Edeb 'de bir çok hususta Muallim Naci'nin fikirlerine riâyet edilmiştir. A. Cevdet Paşa'nın eserine de sık sık atıflarda bulunarak fikir birliği bildirilmiştir. Mehmed Rifat'in nesirde, nazımda ve şiirde dol durma sözlere karşı olduğu görülür. Kötü, laubali sözlere, kaba, soğuk tâbirlere, alışılmışın dışındaki sözlere edebiyatta yer verilmemesinden yanadır. Sözün akıcı olması, telaffuza dikkat edilmesi maksadın açık ve düzgün ifade edilmesini belirtmesi yanında boşuna tekrarların güzellikle yapılması durumunda ahengi sağlayabileceğini söyler. M. Rifat, şiiri hayâl gücüyle yazılan vezinli ve kafiyeli sözden ibaret görür. Şiirin birtakım tabii doğuşları açığa çıkaran, hisleri tahrik eden sözlerden husüsi bir zevk meydana getireceğini söyler. Ona göre nesirle de hisler tahrik edilebilir; ancak şiir vezinli ve kafiyeli olmalıdır. Nesirle nazmı burada ayırır. II. BÖLÜM - Bu bölüm, sâdece Mecâmiü'l - Edeb'le ilgilidir. Ahenk bahsi etraflıca ele alınır. Ahenk, üslûbun esâsı olarak belirtilir. Sözlerin dizilmesinden ortaya çıkan bu işitme zevki âheng-i müfred, âheng-i kelâmî ve âheng-i tasviriyye olmak üzere üç kısımda incelenir. Vezin bahsinde "aruz"a büyük ölçüde yer verir. Bir kelâmın manzum olup olmadığını tamamıyla bildiren ilme, aruz der. Arapların kullandıkları aruzun Türkçe'ye tamamen uymaması, uysa bile güzel olmaması sebebiyle on dört bahrin alındığını bildirerek bunlarla ilgili örnekler verir.Ona göre kafiye, aynı cinsten, tekrar edilen harflerin, hareket ve dur günlükte beraber olması ve farklılaşmasıdır. Mürekkeb ve mücerred olmak üzere aslında iki çeşit kâfiyenin olduğunu belirtir ve örneklerle açıklar. Bazı mühim kâfiyeleri cinslerine göre ayırır ve örnekler verir. (Elif, bâ, tâ,... vb.) Revî harfinden sonra tekrar eden zamir, edat veya bir kelimeye değişik adlar verir. Eğer tekrar eden kelime ise ona redif der. "Vasi u şâygân", tekrar eden zamir veya edat; kâfiye olan kelimeden önce aynen tekrar eden kelime ise "hicâb"dır. Itnab, cinas ve seci bahislerini, armoni kısmına almayı uygun bulduk. Ayrıca armoni ve armoniyi sağlayan asonans, alliterasyondan bahsedilmemiştir. III. BÖLÜM - Giriş, I. ve II. bölümde ifâde edilenlerin kısaca değerlendirilmesi yapılmıştır.
Dil ve müziğin tartımsal açıdan karşılaştırılması: Ulvi Cemal Erkin'in "Sinfonietta" adlı eseri
Dil-müzik ekseninde yapılan bu çalışmada, dil ve müziğin karşılaştırılabilecek başlıkları açıklanmış daha sonra bu karşılaştırma alanlarından tezimizin ana hatlarını oluşturan ritim ve tartım olguları ele alınmıştır. Dil ve müzik ilişkisinin tartımsal açıdan sahip olduğu özellikler incelendikten sonra bir dili anadili olarak kullanan bestecinin eserlerinde o dilin tartımsal özelliklerinin yer alacağı tezi ortaya konmuştur. Yapılmış olan çalışmaların ve literatür taramalarının sonucunda Türkiye'de bu tür çalışmaların çok az sayıda olduğu görülmüştür. Türkiye Türkçesinin tartımsal kimliği ortaya konduktan sonra Ulvi Cemal Erkin'nin "Sinfonietta"sı örnek olarak verilmiş ve niceliksel karşılaştırma yöntemi ile tartımsal analizleri yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda bir dili anadili olarak kullanan bestecinin eserlerinde o dilin tartımsal yapı özelliklerine rastlandığı görülmüştür.
Beşinci kuşak ve sonrası Türk bestecilerinin çoksesli koro eserlerinin ritmik ve melodik yönden incelenmesi
Bu çalışma, çağdaş Türk bestecilerinin ürettikleri özgün eserlerin ritmik ve melodik açıdan dilini anlamayı hedeflemektedir. Araştırmanın amaçları arasında eserin metnin, melodi ve ritim ile besteci tarafından nasıl ilişkilendirildiği konusu da yer almaktadır. Bu bağlamda, bu çalışmada, çağdaş Türk bestecilerinin çokseli koro eserlerinde melodik ve ritmik yönden kullandıkları teknikler ve sistemler üzerine incelemeler yapılmıştır.Araştırmanın örnekleminde, çalışma evreninden seçilmiş 6 çoksesli koro eseri bulunmaktadır.Eserlerin melodik ve ritmik açıdan incelenmesinde kullanılan yöntem, John D. White?ın Mikro analiz yöntemidir. Söz konusu mikro analiz yöntemi, yukarıda sözü geçen eserlerde araştırmanın amacına uyarlanarak kullanılmıştır.Yapılan analizlerin sonucunda elde edilen verilerin, bestecilere, yorumculara ve araştırmacılara yararlar sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Çağdaş Türk Bestecileri, Çağdaş Türk Koro Müziği, John D.White? ın Mikro analiz yöntemi, Melodi ve Ritim.
İşbirlikli öğrenmenin ilkokul 4.sınıf müzik dersinde öğrencilerin ritim becerileri ve özyeterlilik algıları üzerine etkileri
Araştırmada, işbirlikli öğrenmenin ilkokul 4. sınıf müzik dersinde öğrencilerin ritim becerileri ve özyeterlik algıları üzerindeki etkilerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmada yarı deneme modellerinden ön test son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Araştırma 2014-2015 öğretim yılı bahar döneminde İzmir ili Menemen ilçesinde bir ilkokulda 22 deney grubu ve 22 kontrol grubu öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Ritmik Özyeterlik Ölçeği", "Ritmik Başarı Testi", "Ritim Becerileri Gözlem Formu" ve "Ritmik Özyeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma 10 hafta sürmüş, ritmik özyeterlik ölçeği, ritim becerileri gözlem formu ve ritmik başarı testi ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 15 programı ile çözümlenmiş, çarpıklık-basıklık istatistiği, ilişkili örneklemler için t- testi, ilişkisiz örneklemler için t- testi uygulanmıştır. Araştırma sonunda, işbirlikli öğrenme yöntemi tekniklerinden "Birlikte Öğrenme Tekniğinin" uygulandığı deney grubu ve 2006-2007 Müzik Dersi Öğretim Programı'nda yer alan öğretim yöntemlerinin uygulandığı kontrol grubu son test ritmik başarı testi puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Deney ve kontrol grubunun ritmik özyeterlik ölçeği son test puanları arasında, deney grubu lehine olumlu yönde ve anlamlı düzeyde bir fark bulunmuştur. Deney grubundaki öğrencilerin ritim becerileri gözlem formundan aldıkları ön test ve son test puanları arasındaki fark anlamlı olup, işbirlikli öğrenme yönteminin ritim becerilerinin uygulama boyutunda da etkili bir yöntem olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, işbirlikli öğrenme yönteminin, müzik dersi öğretim programındaki ritim becerilerine ait kazanımların hem teorik hem de uygulama boyutlarını kavramada hem de ritmik özyeterliklerini arttırmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu yüzden müzik dersinin işlenmesinde işbirlikli öğrenme yönteminden daha çok yararlanılması önerilmektedir.
Ritme dayalı müzik öğretim programının, öğrencilerin akış deneyimleri, müzik dersi başarıları ve müzik dersine yönelik tutumları üzerindeki etkileri
Bu araştırmanın amacı, ritme dayalı müzik öğretim programının öğrencilerin akış deneyimleri, müzik dersindeki başarıları ve müzik dersine yönelik tutumları üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada kontrol gruplu, ön test-son test deney deseni kullanılmıştır. Buna göre; araştırmada deney ve kontrol grupları yansız atama yolu ile oluşturulmuştur Araştırmanın çalışma grubunu 2011- 2012 eğitim-öğretim yılında Antalya ili Kepez ilçesindeki Emekevler İlköğretim Okulu 3. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma iki grup üzerinde gerçekleştirilmiştir. Yansız atama yoluyla denk olduğu görülen sınıflardan 3B sınıfı deney grubu (n=22), 3A sınıfı da kontrol grubu (n=23) olarak belirlenmiştir. Her iki grubun müzik dersleri araştırmacı tarafından işlenmiştir. Deney grubuna ritme dayalı uygulamaları içeren İlköğretim 3. Sınıf Müzik Dersi işlenmiştir. Kontrol grubuna ise İlköğretim 3. Sınıf Müzik Öğretmen Kılavuz kitabındaki planlamaya birebir uyumlu olarak ders yapılmıştır. Uygulamalar 7 hafta boyunca devam etmiştir. Her iki gruba da uygulamaların başında ve sonunda Müzik Dersi Tutum Ölçeği (Özmenteş, 2005) uygulanmıştır. Ayrıca her oturumda öğrenciler iki gözlemci tarafından müzik dersi başarıları açısından gözlemlenmiştir. Her oturum sonrasında öğrenciler ve ilgili sınıfların öğretmenleri öğrencilerin deneyimleri hakkında günlük yazmışlardır. Araştırmadan elde edilen nicel verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistik ve t testinden, nitel verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; Deney ve kontrol gruplarında yer alan öğrencilerin uygulamalar sonrasında akış deneyimleri (t=,-52, p>.05) ile müzik dersine ilişkin tutum düzeyleri (t=-1,350, p>.05) anlamlı farklılıklar göstermemiştir. Öğretmen ve öğrencilerin yazdıkları günlüklerin içerik analizi ile incelenmesi sonucu elde edilen verilere göre akış deneyimi yaşandığını gösteren ifadelerin toplam frekansı, deney grubu öğrenci günlüklerinde 422, kontrol grubu öğrenci günlüklerinde ise 410?dur. Öğretmen günlüklerinde akış deneyimi yaşandığını gösteren ifadelerin frekanslarının toplamı 16, kontrol grubu öğretmen günlüklerinde ise 14?tür. Her iki grubun öğretmen günlüklerinde de can sıkıntısı ve ilgisizlik yaşandığını gösteren herhangi bir veriye rastlanmamıştır. Kaygı yaşandığını gösteren ifadelerin toplam frekansı, deney grubu öğretmen günlüklerinde 3, kontrol grubu öğretmen günlüklerinde ise 1?dir. Anahtar Kelimeler: Müzik, Eğitim, Ritim, Akış Deneyimleri
Ritim uygulama dersi öğretim programları ve ders kaynaklarının incelenmesi
Bu çalışma ritim uygulama dersi öğretim programlarının ve ders kaynaklarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler tarama, literatür taraması ve nitel araştırma yöntemi ile elde edilmiştir. Örneklem grubunu: Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda bu dersi veren eğitimcilerin yararlandıkları 2 kitap ve üniversite seviyesinde eğitim veren müzik bölümlerine ait 12 adet ritim uygulama dersinin anlatıldığı kaynaklar oluşturmaktadır. Temel olarak, ritim uygulama dersi öğretim programları ile bu programların hazırlanmasında öğreticilerin önemli gördükleri kaynakların incelenmesini sağlayan bu çalışmanın sonucunda, ritim uygulama dersinde kullanılan kaynakların ortak noktalarına değinilmiştir. Bu kaynakların içerdiği konular ile ritim uygulama dersi ile ilgili farklı tanımlar da incelenmiştir. Bu çalışma Afyon Kocatepe Üniversitesi Türk Sanat Müziği bölümünde ritim uygulama dersinin hangi kaynaklarla işlendiğini detaylı bir şekilde ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Erzincan yöresi halk oyunları ezgilerinin ritimsel yönden incelenmesi
Bu araştırma, Erzincan yöresi halk kültürü içerisinde canlılığını koruyarak süregelmiş halk oyunları eserlerinin ritim kalıplarının belirlenmesi ve incelenmesini kapsamaktadır. Bu doğrultuda tespit edilen eserlerin kayıt altına alınıp kalıcı hale getirilerek geleceğe aktarılması araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Erzincan yöresi halk oyunları ezgilerinin ritimsel yönden incelenmesini konu edinen bu araştırmada tarama modeli esas alınarak değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırmada genel olarak veriler, literatür tarama yöntemi ve alanda kaynak kişilerle yapılan görüşmeler ile elde edilmiştir. Ek olarak, araştırma konusu çerçevesinde Erzincan yöresinde oynanan halk oyunlarına yönelik bilgi edinmek ve yapılacak olan müzikal incelemeye katkı sağlamak amacıyla önceden belirlenen kaynak kişilerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya konu olan Erzincan yöresinde oynanan halk oyunlarına ait toplam 27 adet eser tespit edilmiştir. Tespit edilen bu eserlerin ezgi ve ritim notaları ayrı olarak notaya alınmış ve alınan ritim notaları üzerinden eserlerin ritim kalıpları incelenmiştir.