Organizational commitment
818 theses under this subject heading
Örgütsel sosyalleşmenin işten ayrılma niyetine etkisinde örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlığın aracılık rolü: Havacılık sektöründe bir araştırma
İşe alım ve iş geliştirme süreçlerinde, bireylerin, işten ayrılma niyetlerinin azaltılması ve örgüte bağlı kalarak örgütün gelişimine gönüllü katkılar sunması beklenmektedir. Örgüte yeni katılan bireylerin, belirsizlik ortamından kurtarılıp bireyler arasındaki etkileşim hızlandırılarak bireyin örgüte uyumu sağlanabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, örgütsel sosyalleşmenin işten ayrılma niyeti üzerine etkisi ve bu etkide örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlığı aracılığının tespit edilmesidir. Demografik değişkenlerin kavramlar üzerinde etkisi ve bir farklılık olup olmadığı da incelenmiştir. Kavramların ve demografik değişkenlerin bu ilişkilerdeki etkileşimleri de incelenmiştir. Araştırmanın evreni Türk sivil havacılık sektöründe yer alan kamu ve özel işletmelerde görev yapan uçuş ve yer personelinden oluşmaktadır. Amaca bağlı olarak oluşturulan model, yapısal eşitlik modeli ile test edilmiş, aracılık analizi Baron ve Kenny'nin (1986) modeliyle yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, örgütsel sosyalleşmenin örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık üzerindeki etkisi pozitif anlamlı çıkmakla beraber işten ayrılma niyeti üzerinde negatif etkisi tespit edilememiştir. Buna karşın örgütsel sosyalleşmenin işten ayrılma niyeti üzerinde örgütsel bağlılığın aracılık etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan etkileşim analizi sonucuna göre uçuş personelinde örgütsel sosyalleşmenin örgütsel bağlılığa ve örgütsel vatandaşlığa etkisinin yer personeline göre daha hızlı artmakta olduğu görülmüştür.
İşyeri nezaketsizliği ile örgütsel bağlılık ilişkisinde algılanan yönetici desteğinin aracılık rolü: Hizmet sektörü örneği
Hizmet sektörü işletmelerinin başarısında çalışan-çalışan ilişkilerinin niteliği ile çalışan-yönetici ilişkilerinin niteliği önemlidir. İlişkilerin kalitesi, öncelikle çalışan performansı ve sonrasında da işletme performansı üzerinde doğrudan etkilidir. İşletmelerde çalışan ilişkilerinin niteliğini etkileyen faktörlerden birisi de işyeri nezaketsizliğidir. İşyeri nezaketsizliği, işyerlerindeki sosyal etkileşimlerde zarar verme niyeti olan ve saldırı içeren düşük yoğunluklu davranışlardır. İşyeri nezaketsizliğinin, iş tatmini, örgütsel bağlılık, işten ayrılma niyeti gibi sonuçları söz konusudur. Bunun yanında, işyeri nezaketsizliğinin olumsuz etkilerini azaltan bazı değişkenler de söz konusudur. Bu öneminden dolayı bu tez çalışmasında, işyeri nezaketsizliği ile örgütsel bağlılık ilişkisinde algılanan yönetici desteğinin aracılık rolü incelenmiştir. Tez çalışması, insan ilişkilerinin daha yoğun yaşandığı hizmet sektörü işletmeleri olan otel işletmelerinden veri toplanarak gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, Muğla ilindeki 36 otelin 323 çalışanından anket tekniği ile veri toplanmıştır. Tez çalışmasında, "işyeri nezaketsizliği", "örgütsel bağlılık" ve "algılanan yönetici desteği" ölçmek için geçerliliği ve güvenilirliği sağlanmış ölçeklerden yararlanılmıştır. Tez çalışmasında, değişkenleri arası etkileşimi test etmek için öncelikle basit ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Sonrasında ise, aracılık etkisi PROCESS analizi ile doğrulanmıştır. Çalışmanın sonunda, işyeri nezaketsizliğinin örgütsel bağlılık ve algılanan yönetici desteği üzerinde negatif ve anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Algılanan yönetici desteğinin ise, örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi pozitif ve anlamlıdır. Bununla birlikte, algılanan yönetici desteğinin değişkenler arası ilişkide tam aracılık etkisi olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda akademisyenlere ve otel yöneticilerine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İşyeri Nezaketsizliği, Örgütsel Bağlılık, Algılanan Yönetici Desteği, Otel Çalışanları
The relationship between leadership styles and organizational commitment among employees of ngos working in the Ethiopian-Somali region
The present study investigates the relationship between leadership styles and organizational commitment among employees working at NGOs in the Ethiopian Somali Region. An explanatory sequential mixed method has been used to disclose the dominant style and corresponding employees' organizational commitments. The responses from quantitative survey of 136 employees and supervisors working in 17 different NGOs and in-depth interviews held with 7 leaders have been used to illustrate results. The quantitative data were analyzed by using the SPSS 21 version software. Summaries of demographic characteristics and descriptive states of main variables of the study were obtained and then presented. Moreover, the researcher examined the directions and strengths the association among the study variables through correlation analyses with leadership styles representing the independent variables and employees' organizational commitment as a dependent variable. The qualitative data were examined through content analyses of the responses provided by the participants of the in-depth interviews and results obtained thereafter were presented in the form of direct quotation and explanatory interpretations. Employees in these organizations tend to perceive that their respective leaders were displaying more of transactional and laissez-faire than transformational behaviors. The preponderance of evidences from both quantitative survey and qualitative in-depth interviews establish the connection between the leadership styles and organizational commitment among employees working in these NGOs. Keywords: Transactional, transformational, laissez-faire leadership styles, employees' organizational commitments, NGOs, Ethiopian-Somali region.
Turist rehberlerinin tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin mesleki bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisi
Turist rehberi; yerli ve yabancı turistlere yol gösteren, tur programı kapsamında ziyaret edilen yerler hakkında uygun dilde doğru bilgiler aktaran, ülke ya da bölge hakkında turistlerin en doğru şekilde sosyal, ekonomik ve kültürel izlenimler edinmesini sağlayan kişidir. Turist rehberlerinin işlevlerini etkili biçimde yerine getirebilmesi mesleki bağlılık düzeylerinin yüksek, tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin düşük olmasına bağlıdır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren eylemli (çalışma kartı bulunan) turist rehberlerinin tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin mesleki bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisinin ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda tabakalı örneklemede orantılı dağıtım yöntemi ile belirlenen 370 eylemli turist rehberine yüzyüze ve internet ortamında (email ve sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla) anket uygulanmıştır. Araştırmanın betimsel istatistikleri ve değişkenler arası ilişkiler SPSS 22.00 programıyla analiz edilmiş; ölçeklerin doğrulayıcı faktör analizleri ve yapısal eşitlik modellemesi ile kurgulanan Yol Analizi AMOS 22.00 programıyla gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda turist rehberlerinin mesleki bağlılık ve ekonomik kaygı düzeylerinin yüksek, tükenmişlik düzeylerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Turist rehberlerinin mesleki bağlılık ile tükenmişlik düzeyleri arasında negatif yönlü, tükenmişlik ile ekonomik kaygı düzeyleri arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişkinin bulunduğu görülmüş, ekonomik kaygı düzeyinin mesleki bağlılık ve boyutlarından yalnızca devam bağlılığını düşük düzeyde pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Turist rehberi, Mesleki bağlılık, Tükenmişlik, Ekonomik kaygı,Türkiye
Bireysel etik değerlerin örgütsel bağlılık kapsamında whistleblowing (bilgi sızdırma) davranışı üzerindeki etkisi
Bu çalışmada her geçen gün önemi ve etkisi artan bireysel etik değerlerin, karşılaşılan etik ve/veya kanun dışı olayların ortaya çıkarılması olarak özetlenebilen whistleblowing davranışları üzerindeki etkisinin, çalışanların örgüte karşı duyduğu bağlılık ilişkisi bağlamında araştırma yapılmıştır. Çalışmada öncelikle literatür taraması yapılarak bireysel etik, örgütsel bağlılık ve whistleblowing konularına ilişkin bilgi verilmiş ve daha sonra bu kapsamda uygulama yapılmıştır. Uygulama Ankara'da güvenlik sektöründe faaliyet gösteren bir örgütte anket yöntemi ile yapılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerini, bireysel etik değerlerini, örgütsel bağlılık düzeylerini ve whistleblowing davranışlarını belirleyebilmek adına 4 bölümden oluşan 48 adet soru yöneltilmiştir. Yapılan araştırma sonucu elde edilen veriler istatistiksel olarak SPSS Statistics 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, bireysel etik değerlerin örgütsel bağlılık ile pozitif yönde doğrusal olarak ilişkili olduğu, bireysel etik değerlerin örgütsel bağlılığı anlamlı olarak etkilediği, bireysel etik değerlerin çalışanların whistleblowing davranışını anlamlı bir şekilde etkilediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca örgütsel bağlılık ve whistleblowing'in ilişkili olduğu ve çalışanların örgütsel bağlılığa sahip olmaması durumunda, yine de bireysel etik değerlerin tek başına whistleblowing'i etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Bireysel etik , Örgütsel Bağlılık, Whistleblowing, Bilgi sızdırma İngilizce terimler: Individual ethics, Individual ethical values organizational commitment
Kurum kültürünün benimsenmesinin örgütsel bağlılık düzeyine olan rolünün değerlendirilmesi: Eskişehir ilinde bir özel okulda uygulama
Günümüz dünyasında her şey hızlı bir değişim yaşamaktadır. Bu değişim teknolojiden toplumsal hayata her alanda kendini göstermektedir. Özellikle küreselleşmenin hızlı bir şekilde gerçekleşmesi yönetim sektöründe de yeni bakış açılarının gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Kurumların bu yeni dönemdeki yönetim anlayışlarının çekirdeğini "önce insan" felsefesi oluşturmuştur. Kurumlarına yüksek düzeyde bağlılık duyan çalışanlar kurumun işleyişine olumlu yönde katkıda bulunmaktadırlar. Bu bağlılığın yaratılmasında en önemli faktörlerden biri de kurum kültürünün çalışanlarca benimsenmesidir. Bu noktadan hareketle çalışmanın ilk bölümünde kurum kültürü ve örgütsel bağlılık kavramlarının derinlemesine incelenmesini içeren bir alanyazın taraması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın uygulama kısmında ise kurum kültürünün benimsenmesinin örgütsel bağlılık düzeyine olan rolünün değerlendirilmesi amacıyla Eskişehir ilinde bir özel okulda çalışan 56 katılımcı ile anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; kurum kültürü benimsenme düzeyi arttıkça örgütsel bağlılık düzeyinde de artış olacağı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra uygulama yapılan kurumdaki kurum kültürü benimsenme düzeyi yüksek, örgütsel bağlılık düzeyleri ise ılımlı düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır.
360 derece performans değerleme sisteminin örgütsel bağlılık üzerindeki etkilerinin belirlenmesine yönelik bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, 360 derece performans değerleme sisteminin, örgütsel bağlılık üzerindeki etkilerinin belirlenmesidir. 360 derece performans değerleme sistemi, tek yönetici değerlendirmesi esasına dayanan geleneksel performans değerleme modellerinden farklı olarak çok yönlü değerlendirme ve geribildirimin sağlandığı çağdaş bir uygulamadır. Örgütsel bağlılık ise çalışanların, kurumlarına karşı hissettikleri aidiyet duygusunu ifade etmektedir. Tezin ana konusunu 360 derece performans değerleme sistemi ve örgütsel bağlılık oluşturmaktadır.Bu bağlamda birinci bölümde, performans değerleme sistemi üzerinde durulmuş, ikinci bölümde, 360 derece performans değerleme sistemine ayrıntılı olarak değinilmiştir. Üçüncü bölümde, örgütsel bağlılık konusu ve 360 derece performans değerleme sisteminin örgütsel bağlılıkla ilişkisi anlatılmıştır. Dördüncü ve son bölümde ise 360 derece performans değerleme sisteminin uygulandığı Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü' ndeki 600 çalışan üzerinde yapılan anket çalışmasının yorumları yer almaktadır. Ankette kullanılan 360 derece performans değerleme ölçeği, literatürde genel kabul görmüş olan ve bu sistemi sekiz temel yetenek alanında ölçen sorulardan oluşmaktadır. Örgütsel bağlılık soruları ise Allen ve Meyer tarafından geliştirilen ve üç türde incelenen örgütsel bağlılık ölçeği sorularından alınmıştır.Ortaya çıkan sonuçlar literatür taraması ile elde edilen bilgiler doğrultusunda çeşitli istatistiksel yöntemlerle analiz edilerek yorumlanmış, 360 derece performans değerleme sisteminin örgütsel bağlılığı arttırdığı belirlenmiştir.Anahtar Sözcükler: Performans Değerleme Sistemi, 360 Derece Performans Değerleme Sistemi, Örgütsel Bağlılık.
İlköğretim okullarının örgüt tipi ile öğretmenlerin örgütsel bağlılığı arasındaki ilişki
Bu araştırmanın üç temel amacı bulunmaktadır. Araştırmanın birinci amacı, araştırmaya katılan öğretmenlerin görev yaptıkları okulun baskın olan örgüt tipini belirlemek ve okul örgütlerinin tipini bağımsız değişkenler açısından incelemektir. Araştırmanın ikinci amacı, öğretmenlerin örgütsel bağlılığının ne düzeyde olduğunu belirlemek ve öğretmenlerin örgütsel bağlılıklarını bağımsız değişkenler açısından incelemektir. Araştırmanın üçüncü amacı, okul örgüt tipi ile öğretmenlerin örgütsel bağlılığı arasındaki ilişkiyi belirlemektir.Araştırma hem ilişkisel hem de tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Malatya ili şehir merkezinde bulunan resmi ilköğretim okullarında görev yapan 3286 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 624 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen "Örgüt Tipi Ölçeği" ve Üstüner(2009) tarafından geliştirilen "Öğretmenler İçin Örgütsel Bağlılık Ölçeği" ile toplanmıştır. Örgüt Tipi Ölçeği bürokratik, destekleyici ve yenilikçi boyutlardan oluşmaktadır.Araştırmada elde edilen veriler analiz edilirken, öncelikle betimsel istatistik hesaplamaları yapılmıştır. Öğretmenlerin okullarının örgüt tipine ve örgütsel bağlılıklarına ilişkin algılarının cinsiyet ve branş değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için t-testi; kıdem, okuldaki öğrenci sayısı ve okuldaki öğretmen sayısı değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek içinANOVA testi yapılmıştır. ANOVA testi sonucunda anlamlı farkın belirlendiği durumlarda, farkın hangi grup ya da gruplardan kaynaklandığını belirlemek için Scheffe ve Dunnet C testi uygulanmıştır. Ayrıca anlamlı farklılık bulunan gruplar için etki büyüklüğü eta-kare korelasyon katsayısı (?²) değerleri hesaplanmıştır. Bürokratik, destekleyici ve yenilikçi örgüt tipinin örgütsel bağlılığı anlamlı bir şekilde yordayıp yordamadığını belirlemek için çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır.Yapılan betimsel istatistikler sonucunda, araştırmanın yapıldığı 24 okuldan 22'sinin baskın örgüt tipinin bürokratik, 1 okulun baskın örgüt tipinin hem bürokratik hem yenilikçi olduğu, 1 okulun baskın örgüt tipinin yenilikçi örgüt tipi olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin örgütsel bağlılığı "orta düzeyde" dir.Cinsiyet değişkenine göre yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin görev yaptıkları okullarının örgüt tipine ilişkin algıları bürokratik, destekleyici ve yenilikçi boyutlarda farklılaşmadığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel bağlılığı da cinsiyet değişkenine göre farklılık göstermemektedir.Branş değişkenine ilişkin yapılan analizler sonucunda; araştırmaya katılan öğretmenlerin görev yaptıkları okullarının örgüt tipine ilişkin algılarının bürokratik boyutta istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Destekleyici ve yenilikçi boyutta öğretmenlerin görev yaptıkları okullarının örgüt tipine ilişkin algılarının farklılaştığı belirlenmiştir. Branş değişkeni ile öğretmenlerin örgütsel bağlılığı arasında anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir.Kıdem değişkenine ilişkin yapılan analizler sonucunda; öğretmenlerin okullarının örgüt tipine ilişkin algılarının bürokratik, destekleyici ve yenilikçi boyutlarda anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Anlamlı farklılığın çıktığı bürokratik, destekleyici ve yenilikçi boyutlar için yapılan etki büyüklüğü istatistikleri sonucunda ortaya çıkan anlamlı farklılığın küçük etki büyüklüğüne sahip olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel bağlılığının kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Örgütsel bağlılık için hesaplanan etki büyüklüğü değerinin küçük etki düzeyinde olduğu belirlenmiştir.Okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre yapılan analizler sonucunda; öğretmenlerin okullarının örgüt tipine ilişkin algılarının bürokratik, destekleyici veyenilikçi boyutlarda farklılık göstermediği belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel bağlılığının ise okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir.Okuldaki öğrenci sayısı değişkenine göre yapılan analizler sonucunda; öğretmenlerin okullarının örgüt tipine ilişkin algılarının bürokratik, destekleyici ve yenilikçi boyutlarda farklılaşmadığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel bağlılığının okuldaki öğrenci sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir.Bürokratik, destekleyici ve yenilikçi örgüt tipi ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda; yenikçi ve destekleyici örgüt tipinin örgütsel bağlılığının anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Bürokratik örgüt tipinin örgütsel bağlılık üzerinde önemli bir etkiye sahip olmadığı belirlenmiştir. Standardize edilmiş regresyon katsayılarına göre yordayıcı değişkenlerin örgütsel bağlılık üzerindeki göreli önem sırası; yenilikçi örgüt tipi, destekleyici örgüt tipi ve bürokratik örgüt tipidir.Anahtar Kelimler: Örgüt tipi, bürokratik okul, destekleyici okul, yenilikçi okul, örgütsel bağlılık.
Kariyer gelişim sürecinin örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisinin yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmesi
İş dünyasındaki sürekli rekabet ve değişim ortamına ayak uydurarak başarıya ulaşmak isteyen örgütler için nitelikli çalışanlara sahip olmak büyük önem taşımaktadır. Nitelikli çalışanları kazanma ve bu çalışanların örgütte devamlılıklarını sağlamada ise kariyer gelişim süreci önemli bir etken olmaktadır. Çalışanlar kendi gelişimlerine katkı sağlayan örgütlerde daha yüksek performans göstermekte ve örgütten ayrılmayı düşünmemektedir. Dolayısıyla çalışanlara kariyer gelişimi olanaklarının sunulması, hem örgütler hem de çalışanlar için çeşitli kazanımlar sağlamaktadır. Bu çalışmada havacılık sektörü çalışanlarının kariyer gelişim süreci ele alınarak örgütlerin sunduğu kariyer gelişimi hizmetlerinin, çalışanların kariyerlerine olan bağlılıkları ile kariyer hedeflerine varma yolunda elde ettiklerinden memnuniyet düzeylerinin örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Literatürden yararlanılarak oluşturulan ölçüm aracı, Türkiye'de A Grubu Çalışma Ruhsatına sahip havacılıkta yer hizmetleri kuruluşlarında çalışanlar üzerinde uygulanmıştır. Üç kuruluşun birlikte faaliyet gösterdiği illerden İstanbul, Ankara, Muğla ve Adana uygulamanın gerçekleştirildiği iller olmuştur. Araştırmaya katılmayı kabul eden ve anketi alan 600 personelden 317'si anketi doldurularak geri verilmiştir. Dağıtılan anketlerden geri dönüş oranı %52,83'tür. Anketlerden 307 tanesi geçerli olarak kabul edilmiştir. Yapılan faktör ve yapısal eşitlik modellemesi analizleri sonucunda kariyer gelişimi olanaklarının sunulmasının çalışanların örgüte olan bağlılıklarını ve kariyerlerinden memnuniyet düzeylerini arttırma yönünde etkisi olduğu tespit edilmiş, ancak işten ayrılma niyetini azaltma yönünde bir etki tespit edilememiştir. Kariyerine bağlı olan çalışanlar için de örgüt tarafından sunulan kariyer gelişimi olanaklarının önemli olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Kariyer Gelişimi, Örgütsel Bağlılık, İşten Ayrılma Niyeti
Sosyo-demografik değişkenlere göre din görevlilerinin örgütsel bağlılık düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmada 2019 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı'nda çalışan imam hatip, müezzin kayyım ve Kur'an kursu öğreticilerinin örgütsel aidiyet düzeylerini çeşitli değişkenler ile aralarındaki anlamlılık düzeylerini belirlemek ve hangi durumlarda eksiklik olduğunu ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmada Meyer ve Allen (2004) tarafından geliştirilmiş örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Nicel ölçüm aracı olan anket tekniği uygulanmıştır. Anketimiz 7 coğrafi bölgemizin nüfus bakımından en büyük illeri olan İstanbul, Ankara, Antalya, Gaziantep, Van, İzmir ve Samsun illerinde gerçekleştirilmiştir. Ankete İmam Hatip, Müezzin Kayyım ve Kur'an Kursu öğreticisi unvanlarında aktif olarak görev yapan 2434 personel ankete katılmış olup 98 anket çeşitli nedenlerle geçersiz sayılarak toplam 2336 anket duygusal, devam ve normatif bağlılık kategorilerinde değerlendirmeye alınmıştır. Örgütsel bağlılık düzeyi demografik özellikler bakımından cinsiyet, yaş, unvan, kurumda çalışma süresi, bulunduğu unvandaki hizmet süresi, gelir durumu, eğitim durumu açısından farklılık gösterip göstermediği de bu araştırma kapsamında incelenmiştir. Araştırma sonucunda örgütsel bağlılığın cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği, araştırmaya katılanların duygusal bağlılık düzeyleri yaş gruplarına göre incelendiğinde yaş arttıkça örgütsel bağlılığında arttığı ortaya çıkmıştır. Eğitim seviyesindeki artışla birlikte örgütsel bağlılık düzeyinde de azalma meydana geldiği, gelir düzeyi artan bireylerinde duygusal bağlılıklarının alt gelir gruplarında yer alanlardan yüksek olduğu görülmüştür. Hizmet süresi 21 yıl ve üzeri olan çalışanların örgütsel bağlılık düzeylerinin ise arttığı gözlemlenmiştir. Genel olarak araştırmamızda örgütsel bağlılık kendi içinde üç ayrı kategoride analiz edilmiş olup duygusal ve normatif bağlılık düzeylerinin yüksek ancak devam bağlılığının ise orta düzeyde olduğu ortaya çıkmış, bireylerin örgütsel bağlılık düzeylerinin ise yüksek olduğu görülmüştür.
Gençlik ve Spor İl müdürlüğü çalışanlarının örgütsel bağlılık düzeyleri ile mobbinge maruz kalma durumlarının incelenmesi (Çorum)
Bu çalışmada Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Çalışanlarının Örgütsel Bağlılık Düzeyleri İle Mobbinge Maruz Kalma Durumlarının İncelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 290 Çorum İl Müdürlüğü personelinin gönüllü katılımı ile yapılmıştır. Bilgi toplama araç ve tekniklerinden "anket tekniği", ile "basit tesadüfî örnekleme" metodu kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından oluşturulan demografik bilgileri içeren 'Kişisel Bilgi Formu', ikinci bölümde Mobbing Ölçeği (Vol. Mob. Scale) ve "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" (Organizational Commitment Questionnaire – OCQ ) kullanılmıştır. Verilerin normallik dağılımı ShapiroWilk testi, bağımsız iki grup karşılaştırmaları, veri normal dağılmadığı için Mann Whitney U testi ve bağımsız üç veya daha fazla grup karşılaştırmaları, veri normal dağılmadığı için Kruskal Wallis testi ile yapılmıştır. Kruskal Wallis testi sonrası farklı olan grupları belirlemek için Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U Posthoc çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Sayısal değişkenler arasındaki ilişkiler veri dağılımına uygun olarak Spearmans korelasyon katsayısı ile araştırılmış, ölçekler arasındaki neden sonuç ilişkisini belirlemek amacıyla Regresyon analizi kullanılmıştır. İstatistiki anlamlılık düzeyi için p>0,005 olarak kabul edilmiştir. Kurulan regresyon modellemesinde mobbing düzeyinin artmasının örgütsel bağlılık oranını düşürdüğüne ulaşılmıştır (r= 0,356; p<0,001). Ayrıca demografik bilgilere göre mobbing düzeyleri ve örgütsel bağlılık durumları incelendiğinde çalışanların çalışma kademelerine ve çalışma birimlerine göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilirken (p<0,05); cinsiyet, görev durumları, çalışma yılları, eğitim düzeyleri ve medeni durumlarına göre ise anlamlı fark olmadığı bulunmuştur (p>0,005). Anahtar Kelimeler: Gençlik ve Spor, Mobbing, Örgütsel Bağlılık.
İşle bütünleşmenin pozitif ses çıkartma davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracılık rolü
Bu tez çalışmasında, işle bütünleşmenin pozitif ses çıkartma davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracılık rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışanların örgütsel faaliyetlere katkı sağlamak üzere fikirlerini açıklayabilmesi ve diğer fikirler hakkında düşüncelerini söyleyebilmesi hem örgüt performansını hem de çalışan motivasyonunu önemli derecede etkilemektedir. Örgüt içerisinde çalışanların örgüt yararını gözeterek düşüncelerini paylaşabilmesi, yaratıcı fikirlerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. İşiyle bütünleşen kişiler ise enerjilerini işlerine aktararak çalıştıkları için başarılı sonuçlara ulaşma arzusu taşırlar. Bu nedenle pozitif ses çıkartma davranışı sergilemeleri beklenebilir. Bu düşünceden hareketle araştırma değişkenleri bağlamında en etkin sonuçlara entelektüel sermayenin yoğun olduğu örgütlerden ulaşılabileceği düşünülmüş ve çalışmanın uygulaması üniversitelerde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubu ise uygulamanın yapıldığı tarih itibariyle Türkiye'de bulunan 129 devlet üniversitesi ve 78 vakıf üniversitesi bünyesinde görev yapan akademisyenler olarak belirlenmiştir. Anket uygulaması sonucunda 452 katılımcıdan elde edilen veriler istatistiki olarak incelemeye alınmıştır. Anket uygulaması sonrasında elde edilen veriler, öncelikle analizlere uygunluk açısından test edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın temel hipotezlerini analiz edebilmek için öngörülen varsayımlar test edilmiştir. Ardından ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik analizlere yapılmıştır. Araştırma verilerinin ve ölçeklerinin analizlerde kullanılabilecek yeterliliklere sahip olduğu anlaşıldıktan sonra analizlere başlanmıştır. Betimleyici analizler SPSS programı aracılığıyla yapılmıştır. Çalışmanın temel hipotezlerini test etmek için kurulan yapısal eşitlik modelleri ise LISREL programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda akademisyenlerin işle bütünleşmelerinin pozitif ses çıkartma davranışları üzerinde etkisi olduğu ve örgütsel bağlılığın bu etki üzerinde aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan işle bütünleşmenin örgütsel bağlılık üzerinde ve örgütsel bağlılığın pozitif ses çıkartma davranışı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda akademisyenlerin kişisel gelişimlerini desteklemek için yeterli düzeyde fon ayrılarak araştırmalara katılmaları teşvik edilebilir. Ayrıca eğitim ve idari alanda yapılacak görevlendirmelerde akademisyenlerin görüşleri alınarak kararlara katılımları sağlanabilir. Ulaşılan sonuçların ve yapılan önerilerin üniversitelerdeki yöneticilere ve bundan sonra yapılacak benzer çalışmalarda araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kavramlar: Bütünleşme, İşle Bütünleşme, Ses Çıkartma Davranışı, Seslilik, Örgütsel Bağlılık
Okul müdürlerinin liderlik stillerinin öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve iş tatminlerine etkisi
İnsanın ekonomi, siyaset, eğitim gibi yaşamının her alanında liderlik söz konusudur ve lideri olmayan bir toplumsal yapı ve organizasyon bulunmamaktadır. Eğitimin en aktif örgütü olan okul yöneticilerinin liderlik stilleri, tüm paydaşlarla birlikte en çok etkileşimde bulundukları öğretmenlerin örgüte bağlılıklarını ve iş tatmin düzeylerini olumlu ya da olumsuz yönde değiştirmektedir. Bu araştırmanın amacı okul müdürlerinin liderlik stillerinin öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve iş tatminlerine olan etkilerini betimsel tarama modeliyle tespit etmektir. Araştırma, Çorum merkezi sınavlı veya sınavsız ortaöğretim düzeyi okul müdürleri ile bu okullarda görev yapan 1206 öğretmen üzerinde yürütülmüştür. Google form aracılığı ile çoklu faktör liderlik ölçeği, örgütsel bağlılık ölçeği ve iş tatmini ölçeği uygulanmıştır. Toplanan veriler Python programlama dili ile analiz edilmiş, öğretmenlerin demografik özelliklerinin oransal dağılım değerlerinin grafiksel gösterimi yapılmıştır. Hipotezlere ilişkin normallik sınamalarında veri sayısı 353 olduğu için Kolmogorov-Simirnov test sonucundan yararlanılmıştır. Demografik değişkenlere göre hangi gruplar arasında anlamlı farklılıklar olduğunu belirlemek üzere Mann Whitney-U testi uygulanmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi ile liderlik stillerinin hem örgütsel bağlılık hem de iş tatmini üzerinde genel ölçekte anlamlı ve pozitif etkilere sahip olduğu tespit edilmiştir. Ancak alt boyutlar kapsamında serbest bırakıcı liderlik ve sürdürümcü liderlik tipleri ile iş tatmini ve örgütsel bağlılık arasında negatif bir ilişki bulunmuştur. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır, birinci bölümde yönetim, yönetim yaklaşımları, örgüt, örgütsel bağlılık, iş tatmini kavramlarının, ikinci bölümde liderlik yaklaşımları ve liderlik stillerinin kuramsal çerçevesi çizilmiştir. Üçüncü bölümde ise hipotezler, verilerin analizleri ve bulgular incelenmiştir.
İşveren markasının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinin belirlenmesine yönelik üretim sektöründe bir araştırma
Sanayi toplumunda beden gücü önemli iken, bilgi toplumunda nitelikli, bilgili işgücünün önemi artmıştır ve insan kaynağına duyulan ihtiyaç daha önemli hale gelmiştir. İşletmeler de beden gücü yanında yetenekli, nitelikli insanlara ihtiyaç duyar hale gelmiştir. İşletmeler de yetenekli işgücünü bünyesine çekmek için toplumda belirli imaj yaratma çabasına girişmişlerdir. Böylelikle insan kaynakları alanında yeni bir kavram olan işveren markası kavramı ortaya çıkmıştır. İşveren markası sayesinde işletmeler çekicilik yaratarak potansiyel nitelikli işgörenleri kendine çekmekte, mevcut işgörenleri ise örgütsel bağlılık yaratarak elde tutmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda bu çalışmada, işveren markasının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde işveren markası, ikinci bölümünde örgütsel bağlılık ve işveren markası ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar, son bölümünde ise üretim sektöründe gerçekleştirilmiş araştırmaya yer verilmiştir. Çalışma Kütahya'da seramik sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın çalışanlarının katılımıyla yapılmıştır. Çalışanlara demografik özellikler, işveren markası ve örgütsel bağlılık ile ilgili ifadelerin yer aldığı anket uygulaması yapılmıştır. Çalışmada bağımlı değişken ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiler regresyon ve korelasyon analizleriyle ortaya konulmuştur. SPSS 13 programı aracılığıyla frekans, faktör, güvenirlik analizleri ile işveren markasının örgütsel bağlılığa etkisini ve iki kavram arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgulara göre, işveren markası ile örgütsel bağlılık arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu saptanmıştır.
İçsel pazarlamanın örgütsel bağlılığa etkisinin incelenmesi; Bankacılık sektöründe bir uygulama
Bu çalışma, içsel pazarlama kavramını ve içsel pazarlama faaliyetlerinin çalışanların yani iç müşterilerin örgütlerine bağlılıklarına etkisini incelemek için hazırlanmıştır. Bu çalışmanın birinci bölümünde, son yıllarda, yöntemleri ve kapsamı gittikçe gelişmekte olan içsel pazarlama kavramına, uygulama alanları, etkilendiği ve etkilediği hususlar detaylı bir şekilde incelenerek yer verilmiştir. İkinci bölümde ise, bireylerin çalıştıkları işletmelerin ya da mensubu oldukları örgütlerin amaçlarını tam olarak benimseyip, kendisiyle birlikte örgütünün de başarılı olması adına çaba gösterme isteği taşıyarak, çalışmalarına manevi bir bağ ile devam etmeleri anlamına gelen örgütsel bağlılık kavramı anlatılmıştır. Bu çalışmanın amacı, içsel pazarlamanın örgütsel bağlılık üzerindeki etkisini araştırmayı temel alarak, Uşak ilinde, bankacılık sektöründe faaliyet gösteren tüm kamu ve özel banka çalışanlarının örgütsel bağlılığında, içsel pazarlamanın etkisinin incelemektir. Araştırmada anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ise içsel pazarlama faaliyetlerinin örgütsel bağlılık üzerinde etkisinin olduğu gözlemlenmektedir. Anahtar Kelimeler: İçsel Pazarlama, Örgütsel Bağlılık, Bankacılık Sektörü
Risk alma eğiliminin örgütsel bağlılık ile ilişkisi ve bu ilişkiyi belirlemeye yönelik bir uygulama
Bu çalışmada, gündelik ve iş hayatının her alanında bir gereksinim haline gelmiş ve gelecek olan risk alma eğilimi kavramı ile bugünün modern örgüt yapıları içerisinde her zaman saygınlığını korumuş ve arttırmış olan örgütsel bağlılık konusu araştırılmıştır. Risk alma eğilimi durumu ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir uygulama yapılmıştır. Ayrıca risk alma eğiliminin alt boyutları ile örgütsel bağlılığın alt boyutları arasındaki ilişki incelenmiş, bu alt boyutların demografik değişkenlerle arasında fark olup olmadığı da araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmanın örneklemi Kütahya İli Gediz İlçesi Organize Sanayi Bölgesinde yer alan 6 sektörde faaliyet gösteren 8 firmada çalışan 343 iş görendir. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS istatistik paket programında analiz edilmiştir. Veriler güvenilirlik analizi, frekans analizi, korelasyon analizi, T-testi, varyans analizleri ile değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre risk alma eğiliminde olan iş görenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri arttığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Risk Alma Eğilimi, Örgütsel Bağlılık, Duygusal Bağlılık, Devam Bağlılığı, Normatif Bağlılık.
Investigation of organizational commitment, professional stress and other energy levels according to the appointment procedures of physical education teachers
The study is to examine the levels of organizational commitment, commitment to the profession and altruism of physical education and sports teachers who work in private schools and have been assigned to public schools by different methods. The relational screening method, which is among the quantitative research methods, was used in the research. The universe of the study, physical education and sports lesson teachers working in the city of Istanbul; The sample consists of 618 physical education and sports teachers working in various districts of Istanbul. Within the scope of the study, the personal information form prepared by the researcher, the Organizational Commitment Scale developed by Allen and Mayer in 1990 and adapted to Turkish by Güney Çetin Gürkan (2006), the Altruism Scale developed by Ersanlı and Doğru Çabuker (2015) and Lovibond and Lovibond (2015). Stress Scale developed by Akın and Çetin (2007) was developed by Turkish. IBM SPSS 25.0 package program was used in the analysis of the data obtained. In statistical analysis, Independent Sample T test and Mann Whitney U test were used in paired comparisons, ANOVA and Kruskal Wallis test in multiple comparisons, and Logistic Regression analysis was used to examine whether there was a relationship between variables. As a result of the analysis, when looking at the relationship between appointment procedures and occupational stress, it is seen that transfer between institutions and appointment has an effect on professional stress. When the analysis results of the relationship between appointment methods and levels of self-sacrifice were evaluated, it was seen that assigning millikten had an effect on self-sacrifice and altruism. It was concluded that there is no significant relationship between the methods of appointment and organizational commitment. Key Words: Physical Education Teachers, Appointment Procedures, Organizational Commitment, Occupational Stress, Dedication, Altruism RA DOLDURULACAKTIR
Merkezi spor yönetiminde çalışanların kişilik özellikleri ile iş değerlerinin örgüte bağlılık düzeylerine göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Merkezi spor yönetimi'nde (Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı Spor Genel Müdürlüğü) çalışanların kişilik özellikleri ile iş değerlerini ortaya koyarak merkezi spor yönetimi'nde çalışanlar arasında örgüte bağlılık düzeylerine göre incelenmesidir. Çalışmaya spor genel müdürlüğü çalışanlarından 282 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından katılımcıların kişisel bilgilerine ulaşabilmek için hazırlanmış olan ''Kişisel Bilgi Formu'', John, Donahue ve Kentle tarafından 1991 yılında geliştirilen ve Alkan tarafından 2007 yılında dilimize uyarlanmış "Beş Faktör Kişilik Ölçeği'', Kaya tarafından 2010 yılında hazırlanmış "İş Değerleri Ölçeği" ve Allen ve Meyer tarafından 1990 yılında geliştirilen Türkçe uyarlamasını Yıldırım tarafından yapıldığı "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek Yönlü (One Way) Anova Testi kullanılmıştır. Anova Testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe Testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve hiyerarşik regresyon analizi uygulanmıştır. Hiyerarşik regresyon analizi ile bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerine etkilerinde determinasyon katsayısındaki (R2) değişim ile neden- sonuç ilişkisinin gücü ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında, %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak Kişilik özelliklerine algılanan iş değerleri alt boyutları eklenerek çıkan sonuçlar doğrultusunda dışadönüklük, sorumluluk, geçimlilik, gelişime açıklık, duygusal dengesizlik, işin anlamlılığı ve yararlılığı, insani ilişkiler, iş ortamı, özerklik ile örgüte bağlılık alt boyutlarının genel sonuçları arasında neden-sonuç ilişkisini belirlemek üzere yapılan regresyon analizi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (f=14,730; p=0,000<0.05). Diğer bir ifade ile çalışanların kişilik özellikleri ve iş değerlerinin örgüte bağlılıkta önemli bir faktör olduğu saptanmıştır.
İçsel pazarlamanın, örgütsel bağlılık ve iş ahlakı üzerine etkisi
İçsel pazarlama, çalışanın bir iç müşteri olarak benimsenmesi durumunda, işletmeler etkin ve kaliteli hizmet sunabilmektedir. Çalışanın istek ve ihtiyaçlarının karşılanması, motivasyon arttırılması asıl amaç olan dış müşteri üzerinde etkili olmasını sağlamaktadır. Öte yandan örgütsel bağlılık ve iş ahlakı, laiki ile uygulanmış olan içsel pazarlama felsefesi çerçevesinde kabul ve yön bulmaktadır. Bu çalışma ile en üst düzeyden en alt düzeye kadar tüm otel çalışanlara içsel pazarlama, örgütsel bağlılık ve iş ahlakı ile ilgili yüz yüze anket çalışması uygulanmıştır. Ölçeklerin güvenirlik katsayıları SPSS 23.0 paket programıyla belirlenirken, geçerlik belirleme amaçlı yapılan doğrulayıcı faktör analizi için Mplus programı kullanılmıştır. Ölçeklerin geçerlik-güvenirlik analizlerinin yapılasının ardından alt problemler çerçevesinde yapısal eşitlik modeli çalışması yürütülmüştür. Güral Premier Tekirova Otelinde gerçekleştirilen araştırmanın sonucunda elde edilen tüm değerler incelendiğinde, araştırmanın bağımsız değişkeni olan içsel pazarlamanın örgütsel bağlılık ve iş ahlakı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönlü ve oldukça yüksek bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Ahlakı, İçsel Pazarlama, Örgütsel Bağlılık.
İçsel pazarlama yaklaşımının örgütsel bağlılık üzerine etkisinin değerlendirilmesi: Sağlık işletmelerine yönelik bir uygulama
Günümüzde sağlık işletmelerinde sağlık hizmet sunumlarının daha etkin ve verimli yürümesi, kalitenin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve çalışan örgütsel bağlılığının sağlanması etkin içsel pazarlama çalışmasına bağlı bulunmaktadır. Etkili içsel pazarlama sağlık sektöründe yaşanan çok hızlı bilişim ve teknolojik gelişmeler, hastaların taleplerinde görülen farklılıklar, kaynakların ayrımında kullanılan vb. tür gelişmeler, sağlık çalışanlarının daha zor ve karmaşık görevleri ile karşı karşıya kalmaları sonucu geliştirilen bir yaklaşım biçimidir. Bu tez çalışmasında; sağlık sektöründe görev yapan sağlık çalışanlarının içsel pazarlama yaklaşımının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi konusunda görüş düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma'nın evrenini Balıkesir İlinde T.C. Sağlık Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyette bulunan Balıkesir Devlet Hastanesi ve Özel Sevgi Hastanesi'nde çalışan 450 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini 262 sağlık oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Ankette çıkan sonuçların analizi için SPSS programlarından yararlanılmıştır. Veri analizinde frekans, yüzde değerler, t testi ve anova istatistiksel yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, sağlık çalışanlarının kadın (%82,1), 35-45 yaş arası (%34,7), evli (%68,3), Önlisans (%45,0), toplam mesleki deneyimi 1-4 yıl (%28,4), diğer servislerde çalışan (18,7) ve hemşire (%71,8) oldukları tespit edilmiştir. Yine çalışmada sağlık çalışanlarının örgütsel bağlılık algı düzeylerinin eğitim durumu, içsel pazarlama algı düzeylerinin deneyim süresi, içsel pazarlama ve örgütsel bağlılık algı düzeylerinin çalıştıkları birim gruplarına göre anlamlı farklılık gösterdiği, içsel pazarlama ile örgütsel Bağlılık arasındaki ilişkinin anlamlı olmasından hareketle içsel pazarlamanın örgütsel bağlılığa anlamlı bir katkı yaptığı söylenebilir.
Örgütsel bağlılık ve üretkenlik karşıtı davranış ilişkisine yönelik akademisyenler üzerine bir inceleme
Bu çalışmada; örgütlerin son zamanlarda sıklıkla karşılaştığı sorunlardan biri olan üretkenlik karşıtı davranışların örgütsel bağlılık ile olan ilişkisinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Örgütsel bağlılık boyutlarından duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif bağlılığın, üretkenlik karşıtı davranış boyutlarından; kötüye kullanma, üretimden sapma, sabotaj, hırsızlık ve geri çekilme boyutları ile olan ilişkisi tek tek incelenmiştir. Ayrıca, katılımcıların demografik özelliklerinin, örgütsel bağlılık düzeyi ile üretkenlik karşıtı davranış sergileme sıklıkları bakımından farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Çalışma, Dumlupınar Üniversitesinde görev yapan 219 akademik personelin katılımıyla gerçekleşmiştir. Çalışmada değişkenler arası ilişkileri tespit etmek için korelasyon analizi yapılmıştır. Ayrıca katılımcıların demografik özelliklerinin örgütsel bağlılık ve alt boyutları ile üretkenlik karşıtı davranış ve alt boyutlarına ilişkin farklılık oluşturup oluşturmadığını tespit etmek için Kruskall-wallis H ve Mann-Whitney U testleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, duygusal bağlılık ve normatif bağlılık boyutlarının, geri çekilme ve kötüye kullanma boyutları ile aralarında istatistiksel anlamda negatif yönlü ve anlamlı ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca devam bağlılığı boyutunun; geri çekilme, kötüye kullanma ve hırsızlık boyutları ile arasında istatistiksel anlamda negatif yönlü ve anlamlı bir ilişkinin bulunduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akademik Personel, Dumlupınar Üniversitesi, Örgütsel Bağlılık, Üretkenlik Karşıtı Davranış
Gerçekleşen bir örgütsel değişim karşısında örgütsel bağlılığın sonuçlarının incelenmesi üzerine bir saha araştırması
Günümüzde küreselleşme nedeniyle yaşanan hızlı gelişmeler insan hayatını ve dolayısıyla da toplumu etkisi altına almıştır. Her şey hızla değişmekte, her gün bir diğerinden farklı olmaktadır. Yaşanan bu hızlı değişimden örgütler de etkilenerek bütün unsurlarıyla değişime maruz kalmış bulunmaktadır. Artık örgütlerin ayakta kalabilmeleri, örgütsel anlamda değişerek değişime ayak uydurabilmelerine bağlı hale gelmiştir. İşgörenlerin örgütsel bağlılığın sağlanması ve işten ayrılma niyetlerinin azaltılması için işlerini ve örgütlerini sevmeleri, maddi ve manevi anlamda tatmin olmalarını ve memnuniyet düzeylerinin yükseltilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı da gerçekleşen bir örgütsel değişimin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Tez dört ana bölümden meydana gelmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde örgütsel değişim kavramı ikinci bölümde örgütsel bağlılık kavramı açıklanarak bu alanda yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde örgütsel değişimin örgütsel bağlılık üzerine etkileri ilişkilendirilmiştir. Son bölümde ise literatür taraması sonucu elde edilen bilgiler doğrultusunda bir kamu kurumu işgörenlerine anket tekniği kullanarak uygulama yapılmıştır. Söz konusu anket formlarından elde edilen veriler SPSS 24.0 programına kaydedilerek örgütsel değişimin örgütsel bağlılık üzerine etkileri analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Rekabet, Örgütsel değiĢim, Örgütsel bağlılık
Atipik istihdamda örgüt iklimi ve örgütsel bağlılık ilişkisi
Son yıllarda küreselleşme, teknolojik gelişmeler, artan rekabet ve hızla değişen dünya düzeni örgütlerin yapısında ve yönetim anlayışlarında önemli değişimleri beraberinde getirmektedir. Ekonomik sınırların tümüyle ortadan kalktığı dünya pazarlarında yoğun rekabet baskıları, örgütlerin faaliyetlerinde sürekli yenilik yapmalarını, gelişmeleri takip etmelerini ve bu gelişmelere uyum sağlamalarını zorunlu kılmaktadır. Son otuz yılın ekonomik yeniden yapılanma süreci, işgücü piyasalarında önemli değişimleri beraberinde getirmekte, esnek istihdam biçimlerine diğer bir ifadeyle ?atipik istihdama? neden olmaktadır. Yoğun rekabet baskısı altındaki örgütleri geleceğe taşımada etkin rol oynayan, örgütün hedef ve değerlerini benimseyen, örgüt için beklentilerin üstünde çaba sarf eden nitelikli işgörenlere olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Atipik istihdam biçimiyle çalışan işgörenlerin, örgütsel başarıdaki katkılarının belirlenmesi bu işgörenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin bilinmesiyle mümkündür.Örgütsel bağlılık, çalışanın örgüt ile ilişkisini niteleyen psikolojik bir durumdur ve örgüte üyeliğinin devamı konusunda büyük bir etkiye sahiptir. Örgüt üyelerinin çoğunluğunca algılanabilen ve örgüte belirli bir kimlik kazandıran örgütsel iklim kavramı örgütte insan davranışını açıklamada oldukça önemli bir değişken olup, iş tatmini, performans, örgütsel bağlılık ve iş bırakma gibi örgüt için çeşitli sonuçlar doğuran davranışların nedenlerindendir. Bu nedenle, araştırmada, atipik istihdam biçimiyle çalışan işgörenlerin örgüt iklimi algısı ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın verileri, İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne bağlı kuruluşlarda, atipik istihdam türlerinden olan taşeron uygulaması ile istihdam edilen bakım elemanlarına, uygulanan anket yöntemi ile sağlanmıştır. Uygulanan istatistiksel analiz ve testler sonucunda elde edilen bulgulardan hareketle, örgüt iklimi ile örgütsel bağlılık arasında pozitif ilişki belirlenmiştir.
Değişim sürecinde örgütsel bağlılığı etkileyen faktörlerin incelenmesi: Bir uygulama
Değişimler örgütün temel faktörü olan insanın örgütsel bağlılığını, değişimin yönetimine göre farklı şekillerde etkiler. Değişimlerin insan faktörünün örgüte bağlılığını yükseltecek, devam ya da normatif bağlılığı, duygusal bir bağlılığa dönüştürerek, nitelikli bireylerle örgüt amaçlarının gerçekleştirilmesi için daha uzun müddet birlikteliği sağlayacak şekilde yönetilmesi gerekir. Aksi halde değişim, bireylerin örgütsel bağlılığını olumsuz olarak etkiler, bireylerin direnç göstermelerine daha da ötesi örgütten kopmalarına neden olur.Örgütlerin en önemli yönetsel amaçlarından biri, yüksek oranda örgütsel bağlılığa ulaşmaktır. Örgütsel bağlılığı yüksek olan bireylerin, bağlılığı olmayan bireylere göre, örgüte ve üretime katılımları da yüksek olmakta ve örgüt içerisinde daha iyi bir performans gösterdikleri görülmektedir. Ayrıca örgütsel bağlılığı yüksek olan bireyler, örgütün diğer üyeleri ile iyi ilişkiler kurmakta ve tatmin düzeyleri daha yüksek olmaktadır. Bu nedenle, çalışanların örgütsel bağlılığını tespit edebilmek örgütler için çok önemli kabul edilmektedirDeğişim sürecinde bireylerin örgütsel bağlılıklarının yükseltilmesi için değişimin gerekçelerinin bireylere anlatılması, fikirlerinin alınması, açık olunması ya da onların da değişim sürecine katılmalarının sağlanması çok önemlidir.Değişim sürecinde örgütsel bağlılığın seramik sektöründe araştırıldığı bu çalışma, Eskişehir ve Bilecik illeri örnekleminde gerçekleştirilmiş ve bu illerde seramik sektöründe çalışanların örgütsel bağlılıkları değişim orijininde araştırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Değişim, Değişim Süreci, Faktör, Örgüt, Örgütsel Bağlılık.