Small and Medium Sized Firms
401 theses under this subject heading
KOBİ'lerin finansal sorunları ve çözüm önerileri: Şirvan şehrinde bir araştırma
Bu tez çalışmasında amaç, KOBİ'lerde karşılaşılan finansal sorunların araştırılması ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin getirilmesidir. Belirtilen amaç doğrultusunda çalışma Tarama (Survey) araştırması olarak Azerbaycan'ın Şirvan kentinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri nitel veri toplama yöntemlerinden olan anket ile toplanıp, verilerin analizinde SPSS istatistiki paket programından yararlanılmıştır. Küçük ve Orta Ölçekli işletmeler (KOBİ), ülkelerin ekonomik olarak kalkınmalarında ve büyümelerindeki sürdürülebilirliğin sağlanmasında önemli bir yere sahiptir. Bu kapsamda KOBİ'lerde büyüme, gelişme ve teşviklerin sağlanması ülkelerin ekonomisinde canlılığın sağlanmasında önemli bir faktördür. Fakat bu noktada, günümüz koşullarında KOBİ'ler pek çok sebepten dolayı düzenli olarak çalışamamakta ve dolayısıyla ülke ekonomisine sınırlı katkıda bulunmaktadır (Hacıevliyagil, 2016: 32). KOBİ'lerin yüzleştiği sorunların başında finansal sorunlar gelmektedir. Bu sorunlar arasında, finans dünyasında yaşanan gelişmelerin yakın olarak takip edilememesi, oto finansman imkanlarındaki kısıtlamalar, kredi alışlarında yaşanan teminat problemleri, alınan kredilerin düşük geri ödemelerinin yüksek maliyet getirmesi sayılabilmektedir. Böyle sorunlar yaşanması, KOBİ'lerin finansal yapılarının güçlenmesini etkilerken rekabet düzeylerinin de azalmasına sebep olmaktadır (Kutlu ve Demirci, 2007: 187). Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, KOBİ'lere ilişkin literatür taramasına, ikinci bölümde KOBİ'lerde yaşanan finansman sorunlarına ve son bölümde ise, Azerbaycan'ın Şirvan kentinde bir uygulamaya yer verilmiştir.
The effect of smes' performance indicator of business turnover as a dimension of economic growth: Borama case
This study examines the effect of SMEs' performance indicators on business turnover as a dimension of economic growth, in a manner which SMEs can improve their performance for effective contribution to economy Borama city such as utilization local production and social economic condition improvement. Challenges hinder SMEs performance also examines in this study, SMEs in Borama face militating problems while government and other related institutions giving no attention also there is no clear SMEs policy. Financial problem and lack of government support become the main problem blocks SMEs potentials for improving their performance and their contribution to economy in Borama. For that reason, the study used to uncover the effect of SMEs performance indicator on business turnover as a dimension of economic growth in Borama, Primary data gathered from the responses of 211 SMEs operating in Borama. Descriptive statistics conducted to realize demographic characteristics of the main variables, SMEs performance, source of their finance and challenges they face. Further, the researcher investigates the direction and the strengths the relationship between the main variables of the study through regression and correlation analyses. The result of both regression and correlation analysis indicates that SMEs performance indicator of business turnover portrayed negative effect on profitability of the business and Entrepreneurship. Investment, employment and infrastructural development followed SMEs establishment show positive influence SMEs performance indicator of business turnover. Therefore, based on the result of the study, government should give more attention development and support of SMEs in Borama and the country as well. Keywords: SMEs, SME performance, Economic growth, Turnover.
Dijital pazarlamanın küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin uluslararası ticaretlerine etkisi ve Türkiye örneği
Dijital pazarlama, işletme ve müşterileri arasında bağlantı kurmak için doğrudan tepkiler bileşimini ve aynı zamanda doğrudan olmayan pazarlama unsurlarını ve çeşitli modern teknolojileri kullanır. Bu pazarlama türü ayrıca dünya çapındaki internet ağını kullanarak yeni girişimler çekme, yeni pazarlama, müşteri tanımlama ve onlarla ilişkiler kurma, mevcut işletmeyi işletme ve marka tanıtma gibi şirketlerin yaptığı çok çeşitli etkinlikleri içerir Bu araştırma, Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli şirketlerin işlerini ve ürünlerini tanıtmak için dijital medya kaynaklarını ne derece yoğunlukta kullandığını incelemektedir. Ayrıca bu araştırma farklı pazarlama yöntemlerinin kullanımını ve bu işletmelerin şirket büyüklüğü, yıllık gelir ve diğer önemli parametreler açısından mevcut araçları nasıl kullandıklarını incelemektedir. Literatürde, yöneticilere ve işletme sahiplerine şirketlerinin dijital çevrimiçi olarak nasıl temsil edildiği konusunda yapılan bir araştırmaya göre, bazı iş alanlarında dijital pazarlama stratejileri halihazırda uygulanmış olsa da daha geleneksel şirketler hala eğilimi ve teknolojiyi yakalayamamıştır. Bu nedenle hem yerel hem de küresel pazarda rekabet gücünü sürdürmek için bu boşlukların nasıl çözülebileceğini ve girişimcilerin bu sorunları nasıl anlayabileceklerini ve bunlarla nasıl yüzleşebileceklerini belirlemek önemlidir. Çalışmanın konusunu, Türkiye'deki uluslararası ticaret yapan KOBİ'lerin, dijital pazarlama araçlarının kullanımlarının onların satışları üzerindeki etkileri oluşturmaktadır. Kullanımların ve etkilerin belirlenmesi amacıyla elde edilen veriler, Türkiye'de KOBİ tanımına giren 28 işletme sahibi ya da yöneticilere uygulanan Yapılandırılmış mülakat formu sonucunda elde edilmiştir. Bu çalışma toplamda üç bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölümler kavramsal çerçevenin verilmesi amacı ile literatür taramasından oluşmaktadır. Bu iki bölümde dijital pazarlama ve Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli işletmelere genel bakış ele alınmaktadır. Toplanan verilerin analizi, dijital pazarlama araçlarının kullanım dereceleri ile satışlar üzerindeki etkileri arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Çalışma sonuçlarından KOBİ'ler için uygun dijital pazarlama tekniklerinin olmamasının KOBİ'lerin dijital pazarlama tekniklerini benimsemesini engelleyen en büyük sorun olduğu bulunmuştur. Ayrıca dijital pazarlama araçlarının kullanımının, pazarlama bölümü bulunma durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılık göstermediği tespit edilmiştir.
Government incentives and employment in SMEs, an econometric analysis on Turkey's manufacturing industry
From internal regional development to gaining strength in international competition, government incentives are fiscal policy tools that countries implement for many purposes. Turkey changed the focus of incentive programs in 2012 from a sectoral perspective to vanquishing regional disparities. This change brings about opportunities for new studies that could be made on the country's regions and sub-sectors. Most of the studies in the literature on the relationship between incentives and regional development deal with the data of developed countries. Studies on developing countries generally analyze the effects of public support on overall employment in the economy. Therefore, there is a gap in the literature for micro studies based on regional and sectoral differences. This study aims to add to the literature a micro data analysis on Turkish manufacturing SMEs to narrow the mentioned gap. When the performance of Turkey's new incentive program is inspected, the first thing to notice is that the Turkish manufacturing SMEs are struggling to create jobs with the help of state support. Furthermore, the objective of balancing inequalities among firms seems to be far away from being accomplished when a basic inspection is made on enterprises' yearly employment changes based on their regions and sizes. We conducted empirical analyses to obtain a more detailed picture of the relationship between firms' employment and government incentives. The dataset used in our analyses comes from the study of an independent research firm in which Turkish manufacturing SMEs were surveyed. The study's sampling is made on 10 063 respondent firms based on their sectors and regions. In addition to the variables derived from the survey study, we obtained variables from the database published by TurkStat to control for the effects of regional differences. We applied the OLS and for possible endogeneity problems IV approach to analyze the relationship between variables. Our OLS results showed a significantly positive relationship between general incentives and firms' employment. In the IV approach, we found higher coefficients between the variables. We could not find consistently significant results in OLS and IV approaches for employment incentives' effects on SMEs' employment. Lastly, our findings based on firms' sizes revealed that SMEs with 1 to 19 employees employ more people than SMEs with 20 and more employees. Additional factors that we found to be significantly effective on SME employment are firm-level characteristics: age of the firm, the capacity utilization rate of the firm, innovation, machinery level, and information technologies level of the firm.
Türkiye de küçük ve orta boy işletmelerde muhasebe bilgi sistemi temelinde bulut bilişim kullanım ve uygulanabilirliğinin teknoloji kabul modeli yaklaşımıyla belirlenmesi
Günümüzde gelişen teknoloji ve giderek artan rekabet, işletmelerin kendi sektöründeki teknolojik gelişmeleri takip etme zorunluluğunu getirmiştir. Bilgi teknolojisi alanındaki sürekli olarak artan gelişmeler teknoloji kullanımını çok önemli bir hâle getirmekte ve işletmeleri bu gelişmelerden yararlanmaya zorlamaktadır. Bu kullanım ve erişim kolaylığı sağlayan teknolojilerin başında bulut bilişim teknolojisi gelmektedir. Bulut bilişim bilgi, yazılım ve donanımın çevrimiçi kullanımı fikrinin temelinde yükselen günümüzün ve geleceğin en önemli girişimidir. İşletmeler için günümüz rekabet ortamında muhasebe sistemlerini düşük maliyetle, ileri teknolojik imkânlarla, uzaktan sürekli gözlemleyebileceği, güvenilir bir yapıda oluşturmak ve yürütmek temel amaç hâline gelmiştir. Bunun sonucunda bulut bilişim teknolojisi kullanan muhasebe yazılımları artık bulut muhasebe olarak adlandırılmaktadır. Bulut muhasebe, bulut bilişim tabanlı muhasebe sistemlerini kullanan işletmelerin hizmet sağlayıcılardan hesaplama, depolama ve bağlantı kaynaklarını ihtiyaçları kadar satın alıp, kendilerinin yönetebileceği ortam üzerinde kullanabilecek hizmetlere sahip olabilmeleridir. Muhasebe işlemlerini güvenilir bir şekilde yürütmek ve geliştirilmiş teknolojiyle verilere hızlı ve kolay bir şekilde erişmek önemlidir. Bu beklentileri ve ihtiyaçları tam olarak karşılayabilmek için muhasebe sisteminde bulut teknolojisi devreye girmiştir. Kullanıcılar, bulut teknolojisini kullanarak bir bulut hizmet sağlayıcısı aracılığıyla çevrimiçi muhasebe uygulamalarına günümüzde mobil akıllı telefon ya da tabletler yardımıyla kolaylıkla erişebilir. Böylece, kişisel bilgisayarlara ekstra bir yazılım indirmeye gerek kalmadan, internet bağlantısı olan herhangi bir yerden muhasebe verilerine erişmek mümkündür. Bu çalışmanın amacı, muhasebe departmanı çalışanlarının bilgiye erişim, bilgilerin kolay takibi, zaman ve maliyet tasarrufu gibi avantajlar sağlayan bulut teknolojisinin muhasebe uygulamaları üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Çalışmanın diğer bir amacı ise KOBİ muhasebe departmanı çalışanlarının kullanıma yönelik tutum ve kullanma niyetleri üzerinde etkili olan değişkenlerin teknoloji kabul modeli ve planlı davranış teorisi çerçevesinde oluşturulan bütünleşik modelle incelemektir. Anahtar Kelimeler: Bulut Bilişim, Muhasebe Bilgi Sistemi, Bulut Muhasebe, Teknoloji Kabul Modeli
Asimetrik enformasyonu azaltan bir uygulama olarak bilgi teknolojisi tabanlı ticaret bankacılığı faaliyetlerinin KOBİ'ler açısından değerlendirilmesi ve Kütahya ili saha araştırması
Finansal sistemin en ağırlıklı aracı kurumu olan bankalar fon arz edenler ve fontalep edenler arasında fon akışını sağlayarak ekonomide önemli bir işlevi yerinegetirmektedir. Bankaların en önemli müşteri grubu ise işletmelerdir. Türkiye'dekiişletmelerin %99'unun KOBİ olduğu düşünüldüğünde bankaların KOBİ'lerinihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetleri çeşitlendirmesi ve KOBİ'lerin bunlardanyeterince yararlanabilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla bazı bankalar, sınırlıfinansman olanakları ve yüksek kaynak maliyeti ile karşı karşıya kalan KOBİ'lerinfinansal çözüm ortağı olmak ve her türlü finansman ihtiyaçlarını karşılamak üzereticaret bankacılığı faaliyetleri içerisinde KOBİ'lere özel bir yer ayırmakta ve bufaaliyetlerini ?KOBİ bankacılığı? adı altında programlamaktadır.Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler her sektörü etkilediği gibibankacılık sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Bankalar bilgi teknolojilerinikullanmanın avantajlarından yararlanmak için, ürün ve hizmetlerini bilgi teknolojileritemelli dağıtım kanalları vasıtasıyla sunmaya başlamışlardır. Bilgi teknolojilerinikullanmanın bilgi asimetrisi kaynaklı sorunları azaltıcı etkisi de düşünüldüğünde,bankalar için yeni dönemin adı elektronik bankacılık olmuştur. Ticaret bankalarınınbilgi teknolojileri temelli dağıtım kanalları vasıtasıyla ürün ve hizmetlerini sunarakasimetrik bilgi sorununu azaltması kadar, müşterilerin özellikle de KOBİ'lerin buteknolojilere uyum sağlayıp etkili bir şekilde kullanabilmeleri de büyük önemtaşımaktadır. Ancak, araştırma sonunda KOBİ'lerin gelişen teknolojiye ayak uydurmasıve kullanabilmesinde önemli sorunların mevcut olduğu ve bu nedenle bilgiteknolojilerinin kullanımının asimetrik bilgi sorununu azaltıcı etkisinin istenilen şekildegerçekleşemediği görülmektedir.
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde (KOBİ) toplam kalite yönetimi (TKY) kritik faktörlerinin örgütsel performans üzerine etkileri: İzmir ilindeki gıda işletmelerinde bir uygulama
Günümüzde hayata dair her şey teknoloji, globalleşme ve bilgi toplumu kavramlarından etkilenmekte, değişmekte ve gelişmektedir. Değişim rüzgârı, bilgi çağının gereği olarak, insanı merkez alan bir yönetim anlayışı olan ?Toplam Kalite Yönetimi? felsefesinin doğuşuna zemin hazırlamıştır.Şiddetli rekabet şartları, işletmelerde müşteri tatminini sağlayan temel unsur olarak kalite iyileştirmeyi ön plana çıkarmıştır. Esnek yapılarıyla, değişken müşteri ihtiyaçlarını karşılamaları bakımından büyük öneme sahip olan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ)'de, bu yarışın bir sonucu olarak Toplam Kalite Yönetimi (TKY) uygulamalarını benimsemeye başlamışlardır.TKY'ye ilişkin kritik faktörlere önem veren ve bunları bünyesinde taşıyan KOBİ'ler üretim ve hizmette kaliteyi yakalayacak, kaliteli ürün ve hizmet bulan müşteriler tercihlerini o işletmelerden yana kullanacak, müşteri sadakati yakalanacak, satışlar artacak ve diğer işletmelere göre rekabet avantajı elde edilecektir. Bu bağlamda KOBİ'lerin, TKY'ye ilişkin başarı faktörlerini ne ölçüde taşıdıkları ile örgütsel performans arasında sıkı bir bağ vardır.Bu çalışma teorik ve uygulama olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Teorik kısmın ilk bölümünde kısaca KOBİ'ler ve tüm yönleriyle toplam kalite yönetimi kavramı ile Toplam Kalite Yönetiminin kritik faktörleri ele alınmış, ikinci bölümde performans ve örgütsel performans kavramları açıklanmıştır. Uygulama kısmında da, İzmir ilinde bulunan ve toplam kalite anlayışını benimsemiş 100 adet restoran işletmesinin yöneticisine anket yöntemi uygulanmıştır. Sorulan sorularla toplam kalite yönetiminin, örgütsel performansı etkileyip-etkilemediği, şayet etkilediyse ne yönde etkilediği analiz edilmiş, sonuçlar tablolar halinde değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: KOBİ'ler, Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, Performans, Örgütsel Performans.
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelere sağlanan devlet teşvik belgelerinin üretim ve istihdam üzerindeki etkisi Türkiye uygulaması-
KOBİ'ler esnek yapıları ve üstlenmiş oldukları roller nedeniyle birçok araştırmacı tarafından incelenmeye alınmıştır. Çalışmaların genelinde KOBİ'lerin finansman sorununa değinilmiş ve çözüm yolları üretilmeye çalışılmıştır.Devletler ekonomik sosyal ve bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi, bölgeler arasındaki refah düzeyindeki farklılıkların giderilebilmesi, dış ticarette rekabetin arttırılabilmesi, ekonomik büyümenin sağlanması ve işsizliğin azaltılması için teşvik tedbirleri uygulamaktadır.Bu çalışmada devlet tarafından verilen teşvik belgelerinin üretim ve istihdam üzerindeki etkileri incelenmiş ve 2000 ? 2009 yılları arasındaki Devlet Teşvik Belgeleri ile verilmesi amaçlanan Yatırım Teşvik Miktarı ve yaratılan İstihdam Sayıları, GSYİH ve İstihdam verilerine ulaşılarak korelasyon analizi tekniği ile aralarındaki ilişki açıklanmaya çalışılmıştır.Birinci bölümde, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler ve Yatırım Teşvik Belgesi kavramları üzerinde durulmuş, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin tarihi gelişimi üzerinde durulmuş KOBİ'lerin ekonomi içindeki yerine değinilmiştir. İkinci Bölümde, yatırım, istihdam ve GSYİH kavramları üzerinde durulmuş ve birbirleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Üçüncü bölümde, Hazine, Türkiye İstatistik Kurumu, OECD, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın resmi internet sayfaları üzerinde yer alan veri sayfalarından sağlanan Yatırım Teşvik Belgesi, İstihdam, GSYİH verileri açıklanmaya çalışılmış, SPSS Programı üzerinde analiz edilerek aralarındaki ilişki incelenmeye çalışılmıştır. Son bölümde çalışma sırasında karşılaşılan sorunlar ile analiz sonuçları açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla, KOBİ, İstihdam, Yatırım Teşvik Belgesi
KOBİ'lerin Basel II farkındalığı
Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de faaliyet gösteren işletmelerin yaklaşık %99' unu KOBİ'ler oluşturmaktadır. Türkiye'deki KOBİ'lerin öz sermaye yapılarının zayıflığı ve idari yapılarındaki düzensizlikler finansman sorunlarının temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle ekonomik istikrarın sağlanması, enflasyonun ve kredi maliyetlerinin düşürülmesi ve finansal yapı içerisinde banka kaynaklarının artırılması, KOBİ'lerin finansman sorunlarının çözümü açısından önemlidir.Finansal piyasalarda yaşanan hızlı gelişmeler, KOBİ'lerin mali ve idari açıdan kendilerini güçlendirmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Finansal piyasaların getirdiği belkide en önemli yenilik Basel II düzenlemeleridir. Basel II düzenlemeleri finansal kurumları olduğu kadar bu kurumlarla kredi ilişkisi içinde olan özel sektör firmalarıda etkilemektedir. Basel II Sermaye yeterliliğine göre iyi şekilde finanse edilmiş, iyi yönetilen, gerekli tüm bilgileri doğru, zamanlı, güvenilir ve gerçeği yansıtır bir şekilde hazırlayan KOBİ'ler en iyi dereceyi alarak, finans kurumlarından düşük maliyetle kredilendirilme imkanına sahip olacaktır.Bu çalışmada KOBİ'lerin finansman sorunları ve Basel II düzenlemelerinin KOBİ'lerin finansman sorunlarına ne gibi çözümler getirdiğini ortaya koyarak KOBİ'lerin yapması gerekenleri tartışılacaktır.Anahtar Kelimeler: KOBİ, BASEL II, KOBİ'lerin Finansman Sorunları.
Karar destek teknolojilerinin farkındalığı üzerine Kahramanmaraş ili KOBİ'lerinde bir araştırma
Bu tez çalışmasında, KOBİ niteliğindeki işletmelerin karar destek teknolojileri farkındalığı ölçülmüştür. Bu amaçla birincil veri toplamak için KOBİ niteliğindeki işletmelerde bir anket çalışması yapılmıştır. Ankete katılan işletmelerin çoğunluğu, 12 yıldan uzun süredir faaliyet gösteren, yıllık cirosu 1 milyon TL'den az olan ticaret işletmeleridir. Anketi cevaplayanlar 40 yaşın altında, ilk ve orta öğretim mezunu 7 yıldan daha uzun süredir çalışan işletme sahipleridir. Anketlerin değerlendirilmesinde değişkenlerin aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzde frekans değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca katılımcıların cevaplarının ortalamaları ile onların sektör ve yönetim yapıları arasında önemli farklılıklar olup olmadığının analizleri tekyönlü ANOVA Testleri ile yapılmıştır. Böylece KOBİ'lerde karar destek teknolojilerinin varlığından ve faydalanma düzeylerinden farkındalıklarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Elde ettiğimiz sonuçları göre KOBİ'lerin, donanım teknolojilerine yatırım yaptıkları ancak bu donanımlarda kullanılacak uygulama yazılımlarına sahip olmadıkları görülmektedir. Diğer taraftan karar destek teknolojileri yönetim faaliyetleri aile dışındaki kişiler tarafından yürütülen işletmelerde ve üretim işletmelerinde daha çok kullanılmaktadır. Böylece bu teknolojilerin farkındalığının bu işletmelerde daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz.Anahtar Kelimeler: KOBİ, Teknoloji, Karar Destek
Türkiye ve Avrupa Birliğinde KOBİ'lerin finansal ve teknolojik politikalarının karşılaştırılması
Türkiye-AB/AT ilişkileri konusu, ülkemiz gündeminin ilk sıralarını işgal etmeye devam etmektedir. Avrupa Topluluğu'na Yunanistan'la birlikte ilk tam üyelik başvurusunu yapan ülke olan Türkiye, ne yazık ki hedefe henüz ulaşamamıştır. Kendisinden sonra harekete geçen çok sayıda ülke üye olmuş veya üyeliğini garanti altına almış olmasına rağmen, Türkiye-AB ilişkilerinin kaderi hala tartışılmaktadır. Bu tartışma B gündeminde de önemli bir yer tutmaktadır.AT'nin kuruluş gayelerinden en önemlisi ekonomik gücün artırılması düşüncesidir. Bir araya gelen Avrupa ülkeleri, korumacı politikaları, bir yana bırakıp, ticareti liberalleştirerek bu amaca ulaşabileceklerini düşünmüşlerdir. Diğer yandan, ABD ve Japonya'dan oluşan iki süper güce karşı durabilmek için de birleşmek, bütünleşmek gerekli idi. Ancak bu şekilde, bu ülkelere karşı rekabette kuvvetli hale gelinebilecekti.Avrupa Topluluğu ekonomik bütünleşmenin bugün geldiği noktaya, çeşitli aşamalardan geçilerek ulaşılmıştır. ?Gümrük Birliği?nden ?ortak Pazar?a geçilmiş, oradan da ?tek para?nın yürürlüğe sokulmasıyla ?parasal birlik? gerçekleştirilmiştir. Bu şekilde AT: ekonomi, para, maliye politikalarının uyumlaştırılması yolunda önemli mesafeler kat etmiştir.Toplam beş bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde KOBİ ile ilgili açıklamalar yapılmış, ikinci bölümde Avrupa Birliğinde KOBİ'lere yönelik teknoloji politikalarına değinilmiş, üçüncü bölümde Avrupa Birliğinde küçük ve orta ölçekli işletmeler konusunda genel bilgilere yer verilmiş, dördüncü bölümde Türkiye'de küçük ve orta ölçekli işletmeler konusuna değinilmiş ve beşinci bölümde ise küçük işletmelerin sorunları ve çözüm önerileri üzerinde durulmuştur.Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, KOBİ, Finansal ve Teknoloji Politikaları, Parasal Birlik, Küçük İşletmeler
KOBİ TFRS setinin muhasebe meslek mensupları tarafından uygulanabilirliği üzerine bir araştırma
Dünya ekonomisinin her geçen gün daha fazla küreselleşmesiyle birlikte faaliyet gösteren işletmelerin farklı muhasebe uygulamalarıyla karşı karşıya kalmaları istenmeyen bir durum oluşturmuştur. Bu durumu ortadan kaldırmak ve muhasebe uygulamalarında tekdüzeliğin sağlanması için muhasebede standartlaşmaya gidilmesi amacıyla birçok ülkede çalışmalar yapılmıştır. Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde UFRS tüm yönleriyle uygulanmaktadır. Avrupa Birliği, hisse senetleri borsada işlem gören firmaların finansal tablolarını 2005 yılı itibariyle UFRS'ye göre hazırlama zorunluluğu getirmiştir. Türkiye de AB'ye üye olma sürecinde olan bir ülke olduğu için muhasebe sistemini UFRS'ye göre hazırlamakta ve uygulamaktadır.KOBİ'ler ülke ekonomileri için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler ve uluslararası arenadaki önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bunun neticesinde KOBİ'ler için ayrı bir standartlaşmaya gidilmesi fikri ortaya çıkmıştır. 9 Temmuz 2009 tarihi itibariyle KOBİ'ler için muhasebe standartları yayınlanmış olup uygulama tarihi ülkelerin tercihine bırakılmıştır. KOBİ TFRS'nin, Türkiye'de faaliyette bulunan KOBİ'ler için küresel arenada anlaşılabilir finansal tablo üretilmesini sağlayacağı ve uluslararası ticaretin gelişmesini sağlayarak denetimi kolaylaştıracağı düşünülmektedir.KOBİ'ler ülke ekonomilerinde önemli bir yer tutmaktadır ve muhasebe meslek mensuplarının en çok muhatap olduğu firmalar KOBİ'lerdir. Bu çalışma, muhasebe uygulamalarının mevcut durumu, UFRS'lerin bugünkü durumu ve KOBİ TFRS'nin uygulanabilirliğine ilişkin ülkemizde faaliyette bulunan meslek mensuplarının bakış açılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada, muhasebe mesleği ve mesleğin gelişmesi ile ilgili etkenler, KOBİ'ler ve ülke ekonomileri açısından KOBİ'lerin önemi, UFRS'lerin tanımı, gerekliliği, Dünya'da UFRS uygulamaları ve Türkiye'deki uygulamalara etkileri ve KOBİ TFRS setinin hazırlanması ile tam setten farklılıkları ele alınmıştır. KOBİ TFRS'nin uygulanabilirliğinin ölçülmesi amacıyla Kütahya SMM Odası'na bağlı meslek mensuplarına mevcut durum, UFRS ve KOBİ TFRS konularını içeren anket uygulanarak düşünceleri alınmıştır.Anahtar Kelimeler: KOBİ TFRS, KOBİ TFRS'nin Uygulanabilirliği, Muhasebe Mesleği, Muhasebe Meslek Mensupları.
KOBİ'ler için Türkiye finansal raporlama standartları: Bankaların görüşleri üzerine bir araştırma
Son yıllarda, küreselleşme, teknolojik gelişmeler, internet ve elektronik ticaret, bilgi yönetimi gibi konular dünyada yaşanan en önemli gelişmelerdir. Bu gelişmeler sonucunda, işletmelerin uluslararası faaliyetlerinin artması ve sermayenin de küreselleşmesiyle birlikte, aynı dilde konuşma ihtiyacı doğmuş ve bu durum birçok sorunu beraberinde getirmiştir. Karşılaşılan sorunların önüne geçmek ve ortak bir muhasebe dili geliştirmek amacıyla birçok ülkenin katılımıyla UMS (IAS) ve UFRS (IFRS) yayınlanmıştır. UFRS?ler; muhasebe uygulamalarında tekdüzeliğin sağlanması ve tüm kesimler tarafından anlaşılabilir muhasebe bilgisi üretilmesini sağlamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Avrupa Birliği (AB), hisse senetleri borsada işlem gören firmaların konsolide finansal tablolarını 2005 yılından itibaren UFRS?ye göre hazırlama zorunluluğu getirmiştir. AB?ye üye olma sürecinde olan ülkemiz de muhasebe sistemini AB doğrultusunda hazırlamakta ve uygulamaktadır. UFRS?lerin bütün dünyada ilgi görmesi ve ülke uygulamalarında tekdüzeliği sağlaması sebebiyle KOBİ?ler için de özel bazı çalışmaların yapılması gereksinimi ortaya çıkmıştır. Nitekim KOBİ?ler ülke ekonomileri için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler ve uluslararası alandaki önemleri de gün geçtikçe artmaktadır. Nihayetinde, 2009 yılında KOBİ?ler için muhasebe standartları yayınlanmış ve uygulama tarihleri ülkelerin tercihine bırakılmıştır. Böylece bütün dünyada KOBİ?ler de aynı standartları uygulayacak ve düzenleyecekleri finansal tablolar kıyaslanabilir olacaktır. Bunun da güven unsurunu artıracağı ve ticaretin gelişmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Ülkemizdeki KOBİ?ler için muhasebe bilgisi daha çok, devlete ödenen verginin hesaplanması, kredi kuruluşlarından kaynak temini ve işletme yöneticilerine bilgi sağlaması amacıyla kullanılmaktadır. En önemli kullanım alanı ise kredi kuruluşlarından kaynak teminidir. Ülkemizde KOBİ?lerin en sık muhatap olduğu kredi kuruluşları ise bankalardır. Bu çalışma, ülkemizdeki mevcut muhasebe uygulamalarının durumu, KOBİ TFRS?lerin uygulanabilirliği ve uygulanması durumunda ortaya çıkacak olası etkilere ilişkin ülkemizde faaliyette bulunan bankaların görüşlerini almak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada, KOBİ?ler, KOBİ?lerin ülke ekonomileri için önemi, avantaj ve dezavantajları ile yaşadıkları sorunlar, bankalar, Türk bankacılık sistemi, Türk bankacılığının gelişimi ve KOBİ ? Banka ilişkisi ile bu ilişkide muhasebenin rolü ve önemi ele alınmıştır. Kayseri?de faaliyet gösteren bankalara, mevcut durum ve KOBİ TFRS konularını içeren anket uygulanarak görüşleri alınmıştır.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin bağımsız denetime yaklaşımlarını etkileyen faktörler üzerine bir araştırma
ÖZET KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİN BAĞIMSIZ DENETİME YAKLAŞIMLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA GÜNGÖRMÜŞ, Ali Haydar Doktora Tezi, İşletme Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Prof. Dr. Hüseyin ERGİN Haziran, 2014, 187 sayfa Son yıllarda dünya ticari hayatındaki hızlı değişim ile birlikte işletmeler artık uluslararası hale gelmektedir. İşletmelerin çok farklı ülkelerde faaliyet göstermesi muhasebe ve denetim alanında ortak bir dilin geliştirmesi zorunlu hale getirmiştir. Bu sürecin sonunda "Uluslararası Muhasebe Standartları"(UMS) ve "Uluslararası Denetim standartları"(UDS) ile dünya ölçeğinde bir tekdüzelik hayata geçirilmiştir. Ülkemizde Yeni Türk Ticaret Kanun'u (TTK) ile bu tekdüzeliğe ayak uydurma noktasında Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) için belirli kriterler çerçevesinde bağımsız denetim ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Bu gelişmeler olurken Türkiye'deki KOBİ'lerin bağımsız denetime bakış açılarını etkileyen faktörlerin bilinmesi ve sürecin bu bilgiler ışığında yönetilmesi önem arz etmektedir. Araştırmamızın temel amacı KOBİ'lerin bağımsız denetime yaklaşımlarını etkileyen faktörlerin ortaya konulmasıdır. KOBİ'lerin bağımsız denetiminde yer alan tüm tarafların görüşleri önemli olmakla birlikte çalışmamız, bağımsız denetimin işletmede yapılmasına karar veren üst düzey yöneticilerin görüşleri üzerine odaklanmıştır. KOBİ'lerin bağımsız denetime yaklaşımını etkileyen faktörler üzerine Türkiye'de şuana kadar bir araştırma yapılmamıştır. Çalışmamız bu alanda yapılan ilk araştırma olma özeliği taşımaktadır. Özellikle son dönemde yeni TTK ile sermaye şirketleri için uygulanması öngörülen bağımsız denetime işletme yöneticilerinin bakışını görmek açısından bu çalışma önem arz edecektir. Yurt dışında ise bağımsız denetime yönelik işletmelerin bilinçli olması ve konuyu benimsemiş olmaları nedeniyle üzerinde çok fazla çalışma yapılmadığı gözlemlenmiştir. Çalışmada araştırmanın veri toplama sistemi olarak anket yöntemi seçilmiştir. Çalışma evreni olarak İstanbul ilindeki KOBİ'ler seçilmiştir. İstanbul ilini seçmemizdeki amaç bu ilde yapılan çalışma sonuçlarının bize Türkiye genelinde bir bilgi verecek olmasıdır. Bağımsız denetimi etkileyen tüm faktörlerin çalışmada yer almasının güçlüğünden dolayı araştırma kapsam olarak sınırlandırılmıştır. Çalışmada dört ana faktör üzerinden inceleme yapılmış ve sonuçlar ortaya konulmuştur. Çalışma sonucunda: Kurumsal yönetim düzeyi yüksek olan, iç denetim sistemini etkin olarak kullanan, muhasebe bilgi sisteminin kalitesi yüksek olan ve bir büyüme stratejisi benimsemiş işletmeler bağımsız denetime olumlu yaklaşmaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Küçük ve Orta Ölçekli İşletme, Bağımsız Denetim, Kurumsal Yönetim, Muhasebe Bilgi Sistemi.
KOBİ'lerde iç girişimciliği etkileyen faktörler üzerine yapılan ampirik bir çalışma: Konya örneği
Son yıllarda işletmeler yenilik yapmak için sürekli çaba harcamakta ve bu yeniliği meydana getirebilmek için değişik teknikler ortaya koymaktadır. 1980'lerden bu yana daha çok kullanılan ve firma içerisindeki girişimcilik kavramını açıklayan iç girişimcilik kavramı da bunlardan biridir. İç girişimciliğin rutin olmayan faaliyetlerle yenilik yapılması, firma içinde değer yaratılması ve çalışanların şirkete bağlılıklarının artırılmasının sağlanmasında büyük etkileri olduğu ileri sürülmektedir. Bu sebeple iç girişimcilik, küçük ve orta ölçekli işletmeler için son derece önemli olmaktadır. Çalışmanın temel amacı, iç girişimcilik kavramını, iç girişimcilik boyutlarını ve iç girişimciliğin önündeki engelleri geniş bir biçimde açıklamaktır. Ayrıca bu çalışma, Konya ilinde faaliyet gösteren KOBİ'lerin iç girişimciliğe bakış açılarını iç girişimcilik boyutlarıyla irdeleyerek iç girişimciliği etkileyen faktörlerin firma performansı üzerindeki etkilerini incelemektedir. Anahtar Kelimeler: İç Girişimcilik, İç Girişimciliği Etkileyen Faktörler, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler
Pazar yönlülük, işletmeler arası işbirliği ve girişimci yönlülüğün KOBİ'lerde inovasyonu arttırmaya etkisi: Ampirik bir yaklaşım
Günümüzün şiddetli rekabet ortamında, işletmelerin rekabet avantajı elde ederek pazar payını ve kârlılığını koruyabilmesi üstün müşteri değeri sunulmasını gerektirmektedir. Bu açıdan işletmeler sürekli olarak müşterilere yeni değerler sunmaya yönelik çabalar göstermelidir. Kapsamı açısından inovasyon da tüm çeşitleri ile birlikte müşteriler için değer oluşturmanın önemli bir aracı olarak ele alınmaktadır. Dolayısıyla işletmelerdeki inovasyonun arttırılması için inovasyon çeşitleri açısından inovasyonu etkileyen faktörlerin belirlenmesi önemli bir yol gösterici olacaktır. Bu çalışmada da inovasyon çeşitleri açısından KOBİ'lerde inovasyonu arttırmaya yönelik model önerisi geliştirilmiştir. Bu model; bağımsız değişkenler olarak, inovasyon konusundaki çalışmalarda sıkça etkisi vurgulan pazar yönlülük ve girişimci yönlülük ile KOBİ'lerin bazı yetersizliklerini çözmede etkili olacağı düşünülen işletmeler arası işbirliği değişkenlerini kapsamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, inovasyon kavramı açıklanmış ve KOBİ'ler açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. İkinci bölümde, pazar yönlülük, girişimci yönlülük ve işletmeler arası işbirliği kavramları açıklanmıştır. Ayrıca bu bölümde kavramlar arası ilişkilere yer verilerek yine KOBİ'ler açısından değerlendirme yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise Ankara'da bulunan Ostim sektörel kümelerine üye olan işletmelerden elde edilen anket verileri analiz edilerek yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Süreç İnovasyonu, Ürün İnovasyonu, Organizasyonel İnovasyon, Pazarlama İnovasyonu, Pazar Yönlülük, Girişimci Yönlülük, İşletmeler Arası İşbirliği, Küme/Kümelenme
Küçük ve orta ölçekli işletmelerde sratejik yönetim
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin ekonomiye yaptıkları katkının daha da arttırılması ve varlıkların sürdürebilmeleri bulundukları ekonomik ortamla uyumlu uyumlu faaliyet gösterebilmelerine bağlıdır, küçük ve ortaölçekli işletmelerin çevreye uyum sağlama faaliyetlerini gerçekmeştirebilmesi için kullanabilecekleri yöntemlerden biri de stratejik yönetim düşüncesidir. Stratejik yönetim düşüncesi genel yönetim sürecinden farklı bir süreç olmayıp işletmeyi daha çok gelecek ve çevre konularıyla ilgili bir halde faaliyetlerini sürdürmesini amaçlayan bir yönetim düşüncesidir. Stratejik yönetim düşüncesi, işletmelerin mevcut ekonomik ortama uyum sağlamalarını, gelecek ile ilgili konularda eksik bilgi ile karar almaşım ve rekabet gücünü arttırmaya yönelik daha çok büyük işletmelerce uygulanan bir yönetim düşüncesidir. Değişime uyum sağlamaya müsait yapılarıyla küçük ve ortaölçekli işletmeler daha çok büyük işletmeler tarafından kullanılan bu yönetim düşüncesini uygulamada büyük işletmeler nazaran daha başarılı olacakları ve uygulamak zorunda oldukları açıktır. Yaptığımız teorik araştırmalar sonucu ülkemizdeki küçük ve orta ölçekli işletmelerde hemen hemen uygulanmayan stratejik yönetim düşüncesinin, bu işletmelerin mevcut ekonomik ortama uyum sağlama ve gelecek ile ilgili beklentilerini gerçekleştirebilmesi açısından uygulanması büyük önem taşımaktadır.
Kobi'lerin küreselleşmesinde e-ticaretin rolü ve van ilinde bir uygulama
Son yıllarda bilgi ve iletisim teknolojilerinde yasanan hızlı gelismeler ekonomik, toplumsal ve siyasal dogrultuda çok boyutlu degisim-dönüsüm sürecini baslatmıs, toplumun tüm kesimlerinde, günlük hayatın her alanında bilgisayar kullanımının çagın geregi oldugu suurunu olusturmustur. Ekonomik gelisme, rekabet üstünlügü ve toplumsal refahın saglanmasında, elektronik ticaret stratejik bir önem kazanmıstır ve küresel isletmecilikte vazgeçilmezler arasına girmistir. Bu tezin amaçları; genis kapsamlı bir uygulamaya ve detaylı bir arastırmaya dayanarak elde edilen bilgiler ısıgında KOB'lerin e-ticaret konusundaki faaliyetlerinin tespit edilmesi, e-ticareti ne derecede aktif bir sekilde kullandıklarının degerlendirilmesi, verimlilik ve karlılıgın maksimizasyonu için hangi seviyeye gelinmesi gerektigine küresel bir bakıs açısıyla yaklasmaktır. Küresel pazarın gün geçtikçe agırlasan rekabet kosullarına uyum saglayıp dünya pazarında önemli bir yer sahibi olmak artık e-ticareti kullanmaksızın mümkün degildir. Bu noktada; KOB'ler rekabet güçlerini arttırmak ve küresel rekabette eriyip kaybolmamak için hızla gelisen bilgi ve iletisim teknolojilerini takip etmek durumundadırlar. Tezin genel yapısı bir tümdengelim anlayısı içindedir. Bu dogrultuda; dört bölümden olusan tezin birinci bölümünde öncelikle KOB'ler hakkında genel bilgi, ikinci bölümünde KOB'lerin dünyadaki durumu, üçüncü bölümünde küresellesme kavramı, eticaretin genel tanımı, KOB'lerin küresellesmesinde e-ticaretin rolü ve önemi hakkında çıkarımlar ve düsünceler, tezin son olarak uygulamaya dayalı dördüncü bölümünde ise, isletmelerin elektronik ticarete geçis süreci üzerine Van'da yapılmıs olan bir arastırma ve bu arastırmadan elde edilen sonuçlar bulunmaktadır.
Finansal okuryazarlık düzeyinin ölçülmesi: Isparta ili örneği
Bu çalışmada Isparta ilinde faaliyet gösteren KOBİ'lerin finansal okuryazarlık düzeyleri ölçülmeye çalışılmış olup aynı zamanda KOBİ'lerin demografik özelliklerinin finansal okuryazarlık düzeyleri üzerinde etkili olup olmadığı analiz edilmiştir. Çalışmada T-testi ve Anova analizinden faydalanılmış ve elde edilen sonuçlar tablolar halinde gösterilerek yorumlanmıştır. Çalışmaya 312 erkek 65 kadın olmak üzere toplamda 377 KOBİ sahibi ve yöneticisi dâhil olmuştur. Verilerin analizinde çeşitli istatistik programları kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda Isparta ilinde faaliyet gösteren KOBİ sahipleri ve yöneticilerin finansal okuryazarlık düzeyleri ile yaş, eğitim durumu, işletmede çalışılan süre, pozisyon, aylık gelir, işletme kuruluş yılı, işletmenin hukuki yapısı ve işletmede çalışan sayısı arasında anlamlı farklılık olduğu cinsiyet ile arasında ise anlamlı farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Lean structuring in a sme with model factory
Today, many companies are trying to reduce their costs and establish more efficient systems due to the demands of their customers, such as high quality, low price, speed, and production of personalized products. In this context, learning factories (known as Model Factory in Türkiye), which have examples in different locations and names worldwide, were also established in Türkiye and aimed to support SMEs in this great race. This study aims to create and maintain a lean structure from scratch within the scope of the "Learn-Transform Program" of Model Factories in a company operating in the textile sector and develop company-specific applications. The study's learning model consisting of 22 modules, which includes topics such as 5S, Lean Occupational Health and Safety, and Competence Management, is based on the Gaziantep Model Factory. Based on the presented model, a learning model that forecasts employee retention using artificial neural networks has been developed to reduce the employee turnover rate. A cand company-specific performance evaluation system and company-specific reward systems have been developed. In addition to these processes, it was observed that there was a 25.3% increase in participation in autonomous maintenance processes, a decrease of up to 45% in loss of workforce due to absenteeism, and an improvement of more than 22% in the value stream.
Türkiye'deki küçük ve orta boy işletmelerde toplam kalite anlayışının geliştirilmesi üzerine bir araştırma
ÖZET TÜRKİYE'DEKİ KÜÇÜK VE ORTA BOY İŞLETMELERDE TOPLAM KALİTE ANLAYIŞININ GELİŞTİRİLMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Ebru Gür Yüksek Lisans Tezi İşletme Ana bilim Dalı Danışman : Doç.Dr. Azim Öztürk Eylül, 1998, 113 sayfa Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin (KOBİ'lerin) gerek sosyal,kültürel gerek ekonomik ve politik yönden önemi tüm dünyada,gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de giderek artmaktadır. Özellikle Gümrük Birliğinin gerçekleşmesi sonrasında,KOBİ'lerin daha farklı düzeyde ele alınmaları gerektiği ortaya çıkmıştır. Özellikle küreselleşmenin etkisi ile dışa açılma zorunluluğu yaşayan KOBİ'ler değişime hızla adapte olmak zorundadır. Şu an için rekabetten olumsuz etkilenecek gibi görünen KOBİ'ler,finansman sorunları, yönetim tarzının fonksiyonel ve profesyonellikten uzak olması,sistemsizlik, verimsizlik, mesleki ve genel eğitimin yeterli olmaması gibi yapısal sorunlar yaşamaktadırlar. Günümüzde çağdaş yönetim tarzları içinde en fazla kabul görmekte olan Toplam Kalite Yönetim Anlayışı, giderek daha da yaygınlaşmakta ve uygulama alanı bulmaktadır. Toplam Kalite Yönetimi işletme politikalarını destekleyen kalite standartlarının belirlendiği,bu standartların tüm çalışanlar tarafından benimsendiği,kalitede sürekliliğin sağlandığı ve devamlı geliştirilen kalite sistemlerine sahip bir yönetim biçimidir. Yapılan bu çalışmada ülkemizdeki KOBİ'lerin mevcut olan yönetim ve üretim sorunları genel bir çerçevede incelenerek,bu sorunlara Toplam Kalite Anlayışı ile nasıl çözüm getirileceğine dair öneriler ve çözüm alternatifleri geliştirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kalite,Toplam Kalite,KOBİ, Toplam Kalite Kontrol
Küçük ve orta ölçekli işletmelere sağlanan devlet desteği üzerine bir araştırma
KOBİ yöneticilerinin stres düzeyi performans ve iş tatmini arasındaki ilişki: Adana'daki KOBİ'lerde bir araştırma
Yönetici olsun ya da olmasın tüm insanlar günlük yaşamın artık vazgeçilmezi olan stresle karşı karşıyadır. Stres, organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan kızgınlık, sıkıntı, endişe, üzüntü, gerilim gibi nitelendirilebilen bir tepkidir. îş hayatından yansıyan stresler ve bunların sonuçlan doğrudan veya dolaylı olarak gerçekte tüm insanları ilgilendirmektedir. Çünkü, stresin işletmelerde çalışanları uzun veya kısa dönemde etkileyerek bir işletmenin verimliliğini olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle yönetim bilimcileri de stres konusuyla yakından ilgilenmekte ve bu konuda pek çok araştırma yapmaktadırlar. Bir işletmenin başarısında yöneticinin payının çok büyük olduğu bilinmektedir. Çünkü, kaynaklan yöneten ve onların etkin, verimli şekilde kullanılmasını sağlayan yöneticidir. KOBİ'lerin de ülke ekonomisine olan faydalan düşünüldüğünde, KOBÎ yöneticilerinin performansları ve iş tatminlerinin önemi anlaşılabilmektedir. Bundan hareketle, bu çalışmada ülke açısından önem taşıyan KOBİ yöneticilerinin stres düzeyi, performansı ve iş tatmini arasındaki ilişki araştırılmıştır. Konu ile ilgili teorik çalışmalardan sonra, anket metodu kullanılarak 100 KOBİ yöneticisinin stres düzeyi, performansı ve iş tatmini ile ilgili bilgiler toplanmıştır. SPSS programı kullanılarak anket sonuçlan sınıflandırılmış, kodlanmış ve ANOVA yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen verilerden yararlanarak yapılan analizler sonucunda, araştırmaya katılan yöneticilerin stres düzeyi ile performansı arasında, stres düzeyi ile iş tatmini arasında ve iş tatmini ile performansı arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Stres, KOBİ, performans, iş tatmini
Türk KOBİ'lerinin Avrupa Birliği'ndeki destek ve teşviklerden yararlanma olanakları
ÖZET TÜRK KOBİLERİNİN AVRUPA BİRLİĞİNDEKİ DESTEK VE TEŞVİKLERDEN YARARLANMA İMKANLARI Esma YOLLU Yüksek Lisans Tezi, İşletme Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Hatice DÜZAKIN Temmuz, 2004, 131 sayfa Avrupa Birliği'nde KOBİ'ler hem birlik bazında hem de ülkelerin rekabeti bozmayacak şekildeki politikaları kapsamında pek çok destekten yararlanmaktadır. Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne giriş süreci ile birlikte Türk KOBİ'lerinin rekabet gücünü artırmak amacıyla Avrupa Birliği Politikaları'nın yansıması olarak pek çok yeni destek ve teşvik uygulamaya konulmuştur. Türkiye konumu ve Avrupa Birliği ile ilişkileri doğrultusunda pek çok program ve ekonomik ve sosyal amaçlı fonlardan, hibe ve kredilerden yararlanabilmektedir. Özellikle Helsinki zirvesi ile ülkemizin Birliğe adaylık sürecinin başlaması, pek çok politika, fon ve programa katılımı mümkün kılmıştır. Bunların pek çoğu doğrudan ve dolaylı olarak KOBİ'lerin faydalanmasına olanak tanımaktadır. Bu çalışmada, Avrupa Birliği ve Türkiye'de KOBİ'lere sağlanan destekler ve Türk KOBİ'lerinin AB desteklerinden yararlanma koşullan ve katılım aşamasında ülkemizin durumu araştırılmıştır. Çalışma temel olarak üç bölümde incelenebilir. İlk bölüm, Türkiye'deki KOBİ'lere sağlanan destek ve teşvikleri, politika öngörülerini içermektedir. İkinci bölümde AB 'deki KOBİ destek ve teşvikleri incelenmiştir. Avrupa Birliği politika ve programlarından Türk KOBİ'lerinin yararlanma olanaklarını araştıran üçüncü bölüm ise, çalışmayı tamamlayıcı ve ayırıcı niteliktedir. Anahtar Kelimeler; KOBİ. Avrupa Birliği, Avrupa Birliği Programları, Destek ve Teşvikler.