Medical SpecialtyOpen Access

Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 2011-2020 yılları arasında duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi ve/veya yüzünde sabit iz varlığı açısından rapor düzenlenen olguların değerlendirilmesi

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Mustafa Karagöz

Abstract (TR)

Çalışmamızda, Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 10 yıllık (2011-2020) süreçte, cezayı ağırlaştıran faktörler arasında bulunan, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi ve/veya yüzünde sabit iz açısından değerlendirilerek rapor düzenlenen adli olgular retrospektif olarak araştırılmıştır. Olgular, yaş, cinsiyet, başvuru yılı, gönderilen yer, gönderen makam, olaydan muayeneye kadar geçen süre, hastanede kalış süresi, olay türü, duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi ve/veya yüzünde sabit iz oluşturabilecek nitelikteki bulgu ve lezyonların değerlendirilmesi, yaşamsal tehlike varlığı, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olup olmadığı, kemik kırık/çıkıkları olup olmadığı ve hayati fonksiyonlarına etkisi, yüzde sabit iz niteliğinde bulgu olup olmadığı, duyu veya organ zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı, bunu oluşturan durumların özelliklerinin ortaya konması yönleriyle değerlendirilmiştir.Çalışmamızda, toplam 4056 olgunun 3100 (%76,4) tanesinin erkek, 956 (%23,6) tanesinin kadın olduğu, yaş gruplarına göre bakıldığında en çok olgunun 1055 (%26) olguyla 21-30 yaş grubu aralığında olduğu, saptanmıştır. 18 yaş altı olgular tüm olguların %16,5'ini (n=670), 65 yaş üstü olgular ise %2,8'ini (n=113) oluşturmaktadır. İstenilen hususlarda rapor düzenlenen olgular içerinde 729 (%18) olguda yaralanmanın yaşamsal tehlike oluşturduğu, 2153 (%53,1) olguda yaralanmanın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, bulunmuştur. Tüm olgular içerisinde 2766 (%68,2) olguda kemik kırık/çıkığı saptanmazken, 593 (%14,6) olguda bir kemikte kırık/çıkık, 697 (%17,2) olguda ise birden fazla kemikte kırık/çıkık olduğu, bulunmuştur. Toplamda 1290 (%31,8) olguda saptanan kemik kırık/çıkıklarının hayat fonksiyonlarını 130 (%10,1) olguda hafif, 514 (%39,8) olguda orta, 646 olguda (%50,1) ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu, saptanmıştır. Olgular olay türüne göre değerlendirildiğinde, en sık rastlanan olay türlerinin sırasıyla; 1058 (%26,1) olguda ile darp, 972 (%24,0) olguda araç dışı trafik kazaları, 702 (%17,3) olguda araç içi trafik kazaları, 387 (%9,5) olguda kesici delici alet yaralanmaları ve 204 (%5) olguyla ateşli silah yaralanmaları olduğu, bulunmuştur. Trafik kazalarına araç dışı, araç içi ve niteliği belirtilmeyen şekilde ayrım yapılmaksızın değerlendirildiğinde ise, en sık rastlanan olay türünün, toplamda 1746 olgu (%43,1) ile (ADTK 972, AİTK 702, niteliği belirtilmeyen TK 72 olgu) trafik kazaları olduğu, söylenebilir. Çalışmamızda iş kazalarının, tüm olguların 304'nü (%7,5) oluşturduğu, belirlenmiştir. Çalışmamızda, tüm olguların 1572'sinde (%38,8) yüz bölgesinde yaralanma meydana geldiği, saptanmıştır. Yüzde yaralanması bulunan olguların 235'inde (%14,9) yüzdeki yaralanmanın, yüzde sabit ize neden olduğu saptanmıştır. Olgulardan 3'ünde ise, olay anında yüzde yaralanma olmamasına rağmen, ilerleyen süreçte olayla ilişkili yapılan işlem, tedavi ve/veya ameliyatların, iyileşme sürecini takiben yüzde sabit izle sonuçlandığı, anlaşılmıştır. Yüzde sabit iz konusunda değerlendirme yapılan olgular içerisinde; bir olgudan birden fazla durumun görülmesi mümkün olduğu göz önüne alınarak, 143 olguda yara sonrası nedbe dokusunun, 33 olguda yüz bölgesinde travmaya bağlı yapılan ameliyat izlerinin, 32 olguda yüz bölgesindeki kemik kırık/çıkıklarına bağlı asimetrik görünümün, 32 olguda doku bütünlüğünün yitirilmesinin, 13 olguda göz içi lezyona bağlı asimetrik görünümün, 6 olguda diş kırığının, 6 olguda yanık skarlarına bağlı görünümün, 3 olguda sinir paralizisinin yüzde sabit iz oluşturduğu kanaatine varıldığı, saptanmıştır. Çalışmamızda, hiçbir olguya "yaralanmanın yüzde sürekli değişikliğe neden olduğu" şeklinde sonuç verilmediği, belirlenmiştir. Çalışmamızda, travmanın duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi açısından değerlendirildiği 3897 olgu içerisinde; 220 (%5,6) olguda travmanın duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu, 306 (%7,9) olguda travmanın duyu veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu, 3356 (%86,1) olguda travmanın duyu veya organ birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı, 15 (%0,4) olguda İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan görüş alınmasının uygun olacağı şeklinde adli rapor düzenlendiği, saptanmıştır. Duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması olarak rapor düzenlenen olgular (n=220) içerisinde bir olguda birden fazla durumun sürekli zayıflama oluşturabileceği de göz önüne alınarak bu duruma neden olan faktörlerin değerlendirilmesinde; 154 (%66,4) olgu eklem hareket açıklıklarındaki kısıtlılık, 30 (%12,9) olgu ampütasyon/kemiğin çıkarılması, 24 (%10,3) olgu duyu işlevinin bozulması, 18 (%7,8) olgu nörolojik sekel, 4 (%1,7) olgu organ çıkarılması, 2 (%0,9) olgu diğer nedenlere (1 olgu solunum fonksiyon, 1 olgu kardiyak fonksiyon kaybına) bağlı "travmanın duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu" şeklinde rapor düzenlendiği, anlaşılmıştır. Duyu veya organ işlevinin yitirildiği şeklinde rapor düzenlenen olgular (n=306) içerisinde bir olguda birden fazla durumun yitimi oluşturabileceği de göz önüne alınarak, bu duruma neden olan faktörlerin değerlendirilmesinde; 113 (%35,9) olgu duyu işlevinin bozulması, 75 (%23,8) olgu organ çıkarılması, 51 (%16,2) olgu nörolojik sekel, 45 (%14,3) olgu ampütasyon/kemiğin çıkarılması, 30 (%9,5) olgu eklem hareket açıklıklarındaki kısıtlılık, 1 (%0,3) olgu diğer nedenlerden (erektil disfonksiyon) dolayı "travmanın duyu veya organ işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu" şeklinde adli rapor düzenlendiği, kayıtlıdır. Çalışmamızda, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi ve/veya yüzünde sabit iz açısından değerlendirilerek rapor düzenlenen adli olguların özellikleri ortaya konulmuş, ulusal ve uluslararası kaynaklar ile karşılaştırılmış olup, çalışmamızın gelecekte bu konu ile ilgili yapılacak çalışmalara yardımcı olacağı düşünülmüştür.

Author

Dr. Okan Kılınç

How to Cite

Okan Kılınç (Tıpta Uzmanlık Tezi). Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 2011-2020 yılları arasında duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi ve/veya yüzünde sabit iz varlığı açısından rapor düzenlenen olguların değerlendirilmesi, 2022, Akdeniz University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University