Antalya'da 2011-2020 yılları arasında otopsisi yapılan karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı ölümlerin değerlendirilmesi
2022
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Atılgan
Abstract (TR)
Çalışmamızda Antalya'da 2011-2020 yılları arasında otopsisi yapılan CO zehirlenmesine bağlı ölümlerle ilgili veriler (olguların sosyo-demografik özellikleri, ay ve mevsime göre dağılımları), ölümün orijini (kaza, intihar, cinayet), otopsi bulguları, otopsi yapılma sıklığı, histopatolojik inceleme ve toksikolojik analiz sonuçları gibi veriler değerlendirilerek; daha önce yapılan çalışmalarla karşılaştırmak, çalışmada adli tıp uzmanları açısından üzerinde durulması gereken noktalar, CO zehirlenmesi sonucu meydana gelen ölümleri azaltmak için alınabilecek önlemler ve yapılabilecek hukuki ve toplumsal düzenlemelere dikkat çekmek amaçlanmıştır. Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nde 01.01.2011- 31.12.2020 tarihleri arasındaki 10 yıllık süreçte yapılan 8649 otopsi olgusu incelenmiş olup CO zehirlenmesi sonucu ölen 105 olgu tespit edilmiştir. Olgular; yaş, cinsiyet, boy, kilo, meslek, uyruk, ölümün meydana geldiği zaman (yıl, mevsim, ay ve gün), olayın orijini, olayın meydana geldiği şehir ve yer, COHb değeri, hastalık öyküsü, otopsi bulguları, toksikolojik analiz sonuçları, başka travmatik bulgu varlığı yönlerinden incelenmiştir. Çalışmamızda elde edilen verilere göre; CO zehirlenmesi nedeniyle ölüm sonrası Antalya'da otopsi yapılan 105 olguda erkek/kadın oranı 1,83 (E/K:68/37), olguların yaş ortalamasının 51,8 olduğu (min:1, max:95, SD:25,4), erkek olgularda yaş ortalamasının 51,6 (min:2, max:91, SD:23,7) ve kadın olgularda yaş ortalamasının 52,2 (min:1, max:95, SD:28,6) olduğu tespit edilmiştir. Olguların yaş aralıklarına göre dağılımına bakıldığında; en fazla olgunun 70-79 yaş (n:20, %19) ve 50-59 yaş (n:14, %13,3) aralıklarında olduğu görülmüştür. Olguların çoğunluğu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı (n:98, %93,3) olup, yabancı uyruklu 7 olgu içerisinde 5 olgunun Suriyeli olduğu (%4,8) saptanmıştır. CO zehirlenmesi nedeniyle otopsisi yapılan olgulardan Ocak (n:30, %28,6), Aralık (n:15, %14,3) ve Şubat (n:14, %13,3) ile kış aylarında en fazla olgu gözlenirken, Temmuz ve Eylül aylarında olgu saptanmadığı, 2 (%1,9) olgu Haziranda ve 3 (%2,9) olgu ise Mayıs aylarında görülmüştür. CO zehirlenmesinden ölen olgularda, olayın meydana geldiği günlere bakıldığında, ölümlerin en sık salı günlerinde (n:18, %17,2) gerçekleştiği, bunu sırasıyla perşembe (n:16, %15,2), pazartesi (n:15, %14,3) ve çarşamba (n:15, %14,3) günlerinin takip ettiği, en az ise cumartesi günlerinde (n:9, %8,6) gerçekleştiği saptanmıştır. Olgulardan 6'sında (%5,7) ise olayın meydana geldiği gün bilgisine ulaşılamamıştır. Günlere göre dağılımda, günler arası ve hafta içi hafta sonu günleri arasında istatistiksel farklılık tespit edilmemiştir. CO zehirlenmesi olgularının meydana geldiği yerlere bakıldığında; en sık evlerde (n:75, %71,4) olduğu saptanmıştır. Olguların orijine göre dağılımı incelendiğinde; orijinin 85 (%80,9) olguda kaza, 3 olguda (%2,9) intihar olduğu tespit edilmiştir. Çalışmamızda CO zehirlenmesi sonucu ölen olgulardan cinayet orijinli olgu saptanmamış olup 17 (%16,2) olguda ise orijin ile ilgili herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. Olgular CO kaynağı bakımından değerlendirildiğinde; en sık kaynağın soba (n:32, %30,5) olduğu saptanmıştır. Olayın orijinine göre olgularda tespit edilen CO kaynağına bakıldığında; tespit edilen 3 intihar olgusunun hepsinde CO kaynağının mangal kömürü olduğu saptanmıştır. CO kaynağı ve orijin ile ilgili veriye ulaşılamayan olgular dışlandığında ve CO kaynakları mangal kömürü ve diğerleri şeklinde gruplandırıldığında olguların orijine göre CO kaynağının dağılımı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p:0,000). Olayın meydana geldiği mevsime göre CO kaynağı incelendiğinde; kış mevsiminde meydana gelen toplam 59 olgudan 23'ünde CO kaynağının soba olduğu, 26 olguda soba dışında bir CO kaynağı saptanmıştır, 10 olguda ise CO kaynağı ile ilgili herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. Kış mevsimi dışında diğer mevsimlerde meydana gelen toplam 46 olgudan ise sadece 9 tanesinde CO kaynağının soba olduğu, 31 olguda soba dışında başka bir CO kaynağı tespit edilmiş olduğu, 6 olguda ise CO kaynağı ile ilgili herhangi bir veri elde edilememiştir. Olgularda tespit edilen COHb değerleri incelendiğinde; 1 olgunun COHb değeri teknik nedenlerden dolayı tespit edilememiş olup diğer 104 olgu içerisinde, minimum değer %15,4, maksimum değer %84,3 olup ortalama COHb değeri %56,5 (SD:16,07) olarak saptanmıştır. Cinsiyete göre COHb değerleri değerlendirildiğinde; kadınlarda %17,4-%76,4 arasında değişmekte olup ortalama COHb değeri %52,6 (SD:15,60) olarak saptanmıştır. Erkeklerde COHb değerleri %15,4-%84,3 arasında tespit edilmiş ve erkeklerdeki ortalama COHb değeri de %58,6 (SD:16,04) bulunmuştur. Olgularda tespit edilen COHb değerleri belirli aralıklara ayrılıp gruplandırıldığında en yüksek olgu sayısının 36 olgu ile %61-70 COHb değeri aralığında, en düşük olgu sayısının ise 4'er olgu ile %10-20 ve %81 ve üzeri COHb değeri aralığında olduğu dikkat çekmektedir. CO zehirlenmesi sonucu ölen olgularda, olguların ölüm yerine göre dağılımı incelendiğinde en yüksek ölüm yeri oranının 93 (%88,6) olgu ile olay yeri olduğu, 7 (%6,7) olgunun hastanede öldüğü tespit edilmiş olup 5 (%4,7) olgunun ölüm yeri ile ilgili herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. Çalışmamızda olguların ölü lekelerine göre dağılımı incelendiğinde 80 (%76,2) olguda ölü lekelerinin olduğu, 19 olguda ileri derecede vücut yanığından, 6 olguda çürümeden dolayı olmak üzere toplam 25(%23,8) olguda ise ölü lekesi durumunun değerlendirilemediği saptanmıştır. Olguların ölü lekelerinin rengine göre dağılımında; ölü lekelerinin en fazla oranda açık kırmızı-pembe/kiraz kırmızısı (n:68, %64,8) renkte olduğu, hafif açık kırmızı renkte 3 (%2,9) olgunun, diğer renklerde de 9 (%8,5) olgunun tespit edildiği saptanmıştır. Olgular otopsi sırasında solunum yolunda tespit edilen özelliklere göre incelendiğinde; en yüksek oranda (n:28, %26,7) duman isi tespit edilmiş olup 13 (%12,4) olguda solunum yolunda herhangi bir özellik saptanmamıştır. Olgular otopsi sırasında özefagusta tespit edilen özelliklere göre incelendiğinde; en yüksek oranda (n:14, %13,3) duman isi tespit edilmiş olup 73 (%69,5) olguda özefagusta herhangi bir özellik saptanmamıştır. Olgular kronik hastalık(kalp-damar hastalığı, akciğer hastalığı diyabet, hipertansiyon, kanser vs) durumuna göre değerlendirildiğinde 51 (%48,6) olguda kronik hastalık durumu ile ilgili herhangi bir veriye ulaşılamamış olup, 31 (%29,5) olguda kronik hastalık olmadığı, 23 (%21,9) olguda ise kronik hastalık olduğu tespit edilmiştir. Kronik hastalık durumu ile ilgili herhangi bir veriye ulaşılamayan 51 olgu değerlendirme dışı bırakılarak, olgulardan kronik hastalık durumları bilinenler COHb düzeylerine göre incelendiğinde; herhangi bir kronik hastalığı olmayan 31 olgunun ortalama COHb değeri %60,1, kronik hastalığı bulunan 23 olgunun ortalama COHb değeri ise %50,6 olarak tespit edilmiştir. Kronik hastalık durumuna göre ortalama COHb değerlerinde tespit edilen farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. Olguların yaş gruplarına göre COHb değerlerini karşılaştırdığımızda en yüksek ortalama COHb değerinin %68,4 ile 20-29 yaş grubunda, en düşük ortalama COHb değerinin ise %42,4 ile 90 yaş üzeri grupta olduğu tespit edilmiştir. Olguların yaşı ile COHb değeri arasında istatistiksel olarak ters orantı tespit edilmiş olup yaş arttıkça COHb değerinin azaldığı, yaş azaldıkça da COHb değerinin arttığı saptanmıştır. CO zehirlenmesi sonucu ölen kişilerde tespit edilen COHb değerinin yaş arttıkça düşük, yaş azaldıkça yüksek tespit edilmesi ileri yaşta artan kronik hastalıklar ile ortalama COHb değerinin gençlere göre daha düşük olabilmesi ve CO'e olan duyarlılığın artmasına bağlanmaktadır. CO zehirlenmelerinde çoklu ölüm olaylarının görülmesi; barınma amaçlı kullanılan ev, çadır gibi kapalı ortamlarda birden fazla kişinin bulunabileceği, CO'in renksiz, kokusuz ve irritan olmayan bir gaz olması ve maruziyetin özellikle uyku sırasında daha fazla olduğu göz önüne alındığında, bu sonucun beklenen bir durum olduğu düşünülmektedir. Kiraz kırmızısı ölü lekelerinin bazı olgularda görüldüğü ancak ölü lekelerinin kiraz kırmızısı renk olmadığı olgularla da karşılaşılabildiği anlaşılmaktadır. Bu yüzden CO zehirlenmesinden şüphelenilen her olguda COHb tayini mutlaka yapılmalıdır. CO zehirlenmesi olgularının büyük bir kısmında orijinin önlenebilir nitelikte kazalar olduğu, ölüme neden olan CO kaynaklarına bakıldığında büyük bir kısmının kömür sobaları olduğu görülmektedir. CO kaynağı olabilecek ısınma ve ısıtma aletlerinin düzenli kontrolü ve bakımı yapılarak, bacaların, kullanılan yakıtların, havalandırma sisteminin standartlara uygunluğunun sağlanması ve toplumun bu konudaki farkındalığının eğitimlerle artırılması ile bu önemli sağlık sorununun azaltılabileceği düşünülmektedir. Konutlarda ve kamusal alanlarda CO maruziyetini önlemek için CO sensörleri kullanılabileceği, bunun da yasal mevzuatlarla zorunlu hale getirilerek mevcut kazaların en aza indirebileceği kanaatindeyiz.
Author
Dr. Mehmet Ali Yıldız
How to Cite
Mehmet Ali Yıldız (Tıpta Uzmanlık Tezi). Antalya'da 2011-2020 yılları arasında otopsisi yapılan karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı ölümlerin değerlendirilmesi, 2022, Akdeniz University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Migrenli hastalarda transkranial ultrasonografi yoluyla beyin dokusu değişikliklerinin incelenmesi ve depresyonla ilişkisi(2023)
