DoctorateOpen Access

Aterosklerozda bir risk faktörü olarak total homosistein düzeylerinin önemi

1999
0 views
0 downloads
Advisor: Prof.dr. Bolkan Şimşek

Abstract (TR)

Çalışmamızda koroner kalp hastalığı bulunan, 68 kişiden oluşan hasta grubunun ve herhangi bir koroner kalp hastalığı ve aterosklerotik bulgusu bulunmayan 42 sağlıklı bireyden oluşan kontrol grubunun plazma total homosistein, sistein ve sisteinilgiisin düzeyleri ile serum folik asit, vitamin B12, total kolesterol, HDL-kolesterol, LDL-Koiesterol, VLDL, trigliserit, total protein, albumin ve kreatinin düzeyleri ölçüldü, tiyol bileşiklerini oluşturan homosistein, sistein ve sisteinilgiisin düzeylerinde cinsiyet, yaş, menapoz, sigara ve alkol gibi parametrelere bağlı olarak meydana gelen değişiklikler incelendi. Total tiyol bileşiklerinin folik asit ve vitamin B12 düzeyleri ile olan korelasyonu ve ayrıca diğer parametrelerle olan korelasyonu yapıldı. Hasta grubu ortalama plazma total homosistein düzeyleri 16.32±0.64 urnol/L olarak saptandı ve kontrol grubu total homosistein düzeyleri (9.23±0.70) ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu. Hasta grubu total sistein düzeyleri (254.61 ±8.09 u.M) kontrollere göre (187.10±7.68 u.M) anlamlı derecede yüksek bulunurken, sisteinilgiisin bakımından anlamlı bir fark bulunamadı. Total homosistein düzeyleri ile total sistein düzeyleri arasındaki pozitif korelasyon hasta grubunda %53 düzeylerinde iken, kontrol grubunda %56 düzeyinde bulundu. Homosistein ile sisteinilgiisin arasında ve sistein ile sisteinilgiisin arasında pozitif korelasyon sadece hasta grubunda gözlendi. Normalin üzerinde ve en yüksek homosistein ile sistein düzeyleri kararlı angina grubunda bulunurken, sisteinilgiisin düzeyleri bu grupta normal düzeyde idi. En düşük homosistein, sistein ve sisteinilgiisin düzeyleri ise kararsız angina grubunda saptandı. Ancak hasta gruplarında total tiyol bileşikleri ortalama değerleri arasındaki farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Hem82 hastalarda hem de kontrollerde yaş ilerledikçe homosistein konsantrasyonlarının arttığı saptandı. Çalışmamızda yer alan hasta grubunun büyük çoğunluğunu postmenapozal kadınlar oluşturması nedeniyle cinsiyete göre yapılan değerlendirmede total tiyol bileşikleri bakımından kadın ve erkekler arasında anlamlı bir farklılık bulunmadı. Çalışmamızda sigara kullanımına bağlı olarak total plazma homosistein ve diğer tiyol bileşiklerinin düzeyleri değerlendirildiğinde; hem hasta grubunda hem de kontrol grubunda sigara kullanan, sigara kullanmayan ve sigarayı bırakmış kişilerin total tiyol bileşiklerinin düzeyleri birbirleriyle kıyaslandığında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlenmedi. Çalışmamızda hasta ve kontrol grubunun folik asit ve vitamin B12 düzeyleri normal sınırlar içerisinde bulunup, bu iki vitamin yönünden hasta ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadı. Homosistein, sistein ve sisteinilglisin düzeyleri ile folik asit ve vitamin B12 arasındaki korelasyon incelendiğinde, hem hasta hem de kontrol grubunda anlamlı bir korelasyon gözlenmedi. Vitamin B12 düzeyleri düşük olan hasta grubunun sistein ve sisteinilglisin düzeyleri, vitamin B12 düzeyleri normal olan hasta grubuna kıyasla anlamlı derecede yüksek bulundu. Hasta grubu kreatinin, trigliserit ve VLDL düzeyleri normal sınırlar içerisinde ancak kontrollere kıyasla anlamlı derecede yüksek bulundu. Hasta grubunun kontrol grubuna kıyasla daha düşük total protein ve albumin düzeylerine sahip olduğu gözlendi.

Author

Dr. Yeşim Özkan

How to Cite

Yeşim Özkan (Doktora Tezi). Aterosklerozda bir risk faktörü olarak total homosistein düzeylerinin önemi, 1999, Gazi University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gazi University