Küresel değişime karşı türkiye çayırlarının iyileşme kapasitesi (rezilyansı) – Manisa örneklemi
2016
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Emin Uğurlu
Abstract (TR)
Yarı-doğal çayırlar, doğal otsu vejetasyonun baskın olduğu, karbon depolama, yüksek kalitede hayvan yemi üretimi ve polinasyon gibi önemli görevlerin bulunduğu alanlardır. İnsanlık yararına önemli işlevlerin gerçekleştirilmesiyle birlikte küresel değişimin farklı etkilerine maruz kalırlar. İklim değişimi küresel değişimin en önemli unsurlarından birisidir. Küresel olarak sera gazlarının artmasından dolayı sıcaklık ve kuraklık gibi ekstrem hava olaylarının sayısı ve sıklığı artmaktadır. İklimdeki bu değişimler bitki türlerini ve dolayısıyla bitki kommunitelerini etkileyebilmektedir. Bu şekilde zarar gören kommunitelere egzotik türler giriş yaparak istilacılığa sebep olabilmektedir. İklim değişimi ve istilacılık ile birlikte arazi kullanımı küresel değişiminin bir diğer önemli yönüdür. Çayırlarda uygulanan kesme seviyelerindeki farklılıklar, biyoçeşitlilik ve primer üretim ile birlikte ekosistem süreci ve dengesi üzerinde önemli bir rol oynamaktadır. Çayırlar kuraklık gibi ekstrem hava olaylarına karşı direnç gösteremeyerek kısa dönemli etkilenmeler gibi tepkiler verebilmektedir. Bununla birlikte kuraklık gibi ekstrem hava olaylarından dolayı oluşan bozulmalara karşı eski haline dönebilmeleri için iyileşebilme kapasiteleri bulunabilmektedir. Türkiye çayırları için kuraklığa karşı gösterilen direnç ve iyileşme kapasitesinin belirlenmesine yönelik daha önce yapılan bir çalışma bulunmamaktadır. Çayırlar birçok farklı türden oluşmaktadır. Biyoçeşitlilik ve ekoloji araştırmalarında tür zenginliği en uygulanabilir ve temsil kabiliyeti yüksek ölçüm yöntemidir. Bunun yanında farklı örneklik alan teknikleri bulunmakta ve aralarındaki bu farklılıkların daha iyi anlaşılması gerekmektedir. Tez çalışmasının iki temel amacı bulunmaktadır. Birincisi, iklim değişimi (kuraklık), istilacılık ve arazi kullanımının Türkiye'de bulunan yarı-doğal çayır sistemi üzerindeki etkilerini belirlemektir. İkincisi, çayırlık alanda farklı örneklik alan tekniklerinin tür zenginliği hesaplamaları üzerindeki etkisini belirlemektir. Arazi çalışması 2013-2015 yılları arasında Celal Bayar Üniversitesi kampüsünde bulunan yarı-doğal çayır sistemi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Kuraklık manipülasyonu plastik seralar kullanılarak birinci büyüme sezonunun (2013) 2/5 ile 3/5 arasındaki zaman diliminde uygulanmıştır. İstilacılığın belirlenmesi için Senecio inaequidens DC. and Lupinus polyphyllus Lindl. istilacı türlerinin kuraklık manipülasyonu sonrası plantasyonu yapılmıştır. Bunun yanında birbirinden farklı yirmi istilacı türün tohumları araziye ekilerek istilacılık test edilmiştir. Arazi kullanımı etkisini belirlemek için kontrol grubu ile birlikte 3 cm ve 10 cm kesme yükseklikleri kullanılarak test edilmiştir. İkinci amaç için farklı örneklik alan teknilerinin tür zenginliği hesaplamaları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Burada örneklik alan biçimlerinin (kare, dikdörtgen (1:4) ve ince dikdörtgen (1:16)) ve örneklik alan dağılımının (altblok, blok ve tüm alan) tür zenginliği üzerindeki etkisi 2688 adet örneklik alan kullanılarak test edilmiştir. Analizler kuraklık, istilacılık ve arazi kullanımını test etmek için örtüş, tür zenginliği ve toprak üstü biyokütle verileri kullanılarak yapılmıştır. Genel olarak örtüş verileri diğer parametrelere göre daha anlamlı sonuçlar ortaya koymuştur. Tür zenginliği ve biyokütle sonuçlarına göre, kuraklık, istilacılık ve arazi kullanımı tek faktör ve birleşik faktör olarak uygulandığında fonksiyonel gruplar bazında çayır sistemini etkilememiştir. Örtüş sonuçlarına göre kuraklık tek faktör olarak legümenlerin örtüş miktarını artırmış ama diğer grubunun miktarını azaltmıştır. Bununla birlikte diğer grubundaki azalma takip eden yıl iyileşme göstermiştir. Kuraklık ve istilacılık birlikte uygulandığında graminoidlerin örtüş miktarını olumlu yönde etkilemiştir. Senecio inaequidens DC. ve Lupinus polyphyllus Lindl. istilacı türleri arazi alanında iyi bir gelişim gösterememiştir. Benzer durum tohumdan ekilen diğer yirmi farklı istilacı tür için de tespit edilmiştir. Bu türlerin çoğunluğu ekildikten sonraki ilk iki hafta boyunca çimlenme başarısı göstermiş fakat daha sonra çiçeklenme başarısı gösteremeyerek ölmüştür. Örneklik alan tekniklerinin tür zenginliği üzerindeki etkisi bakımından kare ile dikdörtgen (1:4) biçimli örneklik alanlardaki tür zenginliği birbirinden az farkla ayrılmakta ve diktörtgenin uzamasıyla (1:16) birlikte tür zenginliği anlamlı derecede artmaktadır. Buna ek olarak, örneklik alan dağılımı biçiminden daha önemli olup dağılımın gerçekleştiği alan en önemli faktördür. Sonuç olarak, kuraklık legümenler ve diğer grubu üzerinde örtüş miktarı bakımından az bir etkiye sahip olmakla birlikte bu etki kuraklıktan sonraki yıl görülmemiştir. İstilacılık ve arazi kullanımı tek ve birleşik faktör olarak örtüş, tür zenginliği ve biyokütle bakımından çayır sistemi üzerinde bir etkiye yol açmamıştır. Bundan dolayı çayır sistemi dirençli ve iyileşebilen bir yapıda olup kommunite dengesini korumaktadır.
Author
Dr. Behlül Güler
Institution
How to Cite
Behlül Güler (Doktora Tezi). Küresel değişime karşı türkiye çayırlarının iyileşme kapasitesi (rezilyansı) – Manisa örneklemi, 2016, Manisa Celal Bayar University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Manisa Celal Bayar University
- Türkiye'de sürdürülebilir büyüme kaynakları açısından orta gelir tuzağı sorunu(2023)
- Yeşil lojistik kapsamında çevre etkinlik VZA yöntemleri ile AB ülkeleri ve Türkiye'nin lojistik-çevre etkileşimli performanslarının değerlendirilmesi(2023)
- Çerkes kültüründe gündelik hayat ve kadın(2023)
- Kurumsal sürdürülebilirlik anlayışı ve uygulamaları: Türkiye'nin en değerli markalarının sürdürülebilirlik raporlarının incelenmesi(2023)
- Çizgelerde eş bütünlük değerinin incelenmesi(2023)
- Yenilenebilir enerji, ekonomik büyüme ve rüzgar enerjisine ilişkin bir inceleme: Seçilmiş OECD ülkeleri örneği(2023)
