Preeklampsi etiyopatogenezinde antimülleriyan hormon ve ilişkili miRNA'ların rolü
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Pınar Solmaz Hasdemir
Abstract (TR)
Amaç: Preeklampsi gebelikte en sık görülen komplikasyonlardan olup maternal ve perinatal morbidite ile mortalitenin en önemli nedenidir. Preeklampsi etiyopatogenezinin aydınlatılabilmesi, hastalığı önleyebilmek ve tedavi yöntemleri geliştirebilmek bakımından önemli bir adım olup hem maternal hem de perinatal sağlığa önemli katkıları olacaktır. Çalışmamızda preeklampsi etiyopatogenezinde fetal cinsiyet ve AMH, AMHIIR, VEGF ve microRNA-26, microRNA-126, microRNA-155 ile microRNA-210'un rolünün araştırılması hedeflenmiştir. Yöntem: Çalışmaya 20 preeklampsi, 20 kontrol grubu hastası olmak üzere toplam 40 hasta dahil edildi. Hem maternal serumda hem de plasentada preeklampsi etiyopatogenezinde oldukça önemli olduğu düşünülen miR-26, miR-126, miR-210, miR-155 miRNA'ların ifade düzeyleri qPCR yöntemi kullanılarak belirlendi. Ayrıca plasenta örneklerinde AMH, AMHIIR, VEGF genlerinin ifade düzeyleri hem immünohistokimyasal hem de qPCR yöntemleri ile tespit edildi. Bulgular: İmmnohistokimyasal değerlendirmede, AMH primer antikor ve AMH reseptör ve VEGF antikor immünreaktivitesinin preeklampsi grubu sinsityotrofoblast hücrelerinde azaldığı; endotel hücrelerin VEGF primer antikoru immünreaktivitesinin preeklampsi grubunda anlamlı olarak azaldığı, VEGF'nin plasenta ekstra embriyonik mezoderm bölgesinde ekspresyonunun kontrol ve preeklampsi grubunda anlamlı farkı olduğu tespit edildi. Plasental dokudan elde edilen örneklerde yapılan qPCR analizlerinde, AMH ve AMHIIR mRNA gen ifadesinin preeklampsi grubunda anlamlı olarak artmış olduğu; VEGF mRNA gen ifadesinin preeklampsi grubunda anlamlı olarak azalmış olduğu gösterildi. Serum ve plasentadan alınan örneklerde miRNA'lar için yapılan qPCR analizleri sonucunda; preeklampsi grubunda miR-26 ifadesinin serum örneklerinde anlamlı olarak artış gösterdiği, plasenta örneklerinde ise anlamlı olarak azaldığı; miR-126 ifadesinin serumda anlamlı olarak azaldığı ancak plasental ifadesinde anlamlı fark olmadığı; miR-155 ile miR-210 ifadesinin ise hem serum hem plasenta örneklerinde anlamlı olarak artış gösterdiği tespit edildi. Sonuç: Çalışmamızda preeklampsi etiyopatogenezi ile ilişkili olduğu düşünülen çeşitli moleküller hem serum hem plasentada incelenmiştir. Elde ettiğimiz veriler doğrultusunda preeklampsi hastalarının serum ifadelerinde anlamlı farklılık saptanan miRNA moleküllerinin, preeklampsinin erken tanınması için bir belirteç olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca plasental doku örneklerinden izole edilip ifadeleri değerlendirilen hem AMH, AMHIIR, VEGF mRNA genlerinin hem de miRNA'ların preeklampsi etiyopatogenezi ile ilişkili moleküller oldukları düşünülmektedir. Çalıştığımız moleküllerle ilgili literatürde farklı görüşler olduğu, ancak yeni moleküller olmaları ve bu sebeple kısıtlı literatür verisi elde edilebilmesi nedeniyle daha fazla ve geniş kapsamlı araştırmalara ihtiyaç olduğu anlaşılmaktadır.
Author
Didem Çırak
How to Cite
Didem Çırak (Tıpta Uzmanlık Tezi). Preeklampsi etiyopatogenezinde antimülleriyan hormon ve ilişkili miRNA'ların rolü, 2021, Manisa Celal Bayar University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Manisa Celal Bayar University
- Çokkültürcü sosyal hizmet bağlamında ezidi mülteci gençlerin sosyal bütünleşme sürecinin incelenmesi(2016)
- Türkiye'nin Adalar (Ege) denizi güvenliği meselesi(2007)
- Türkiye'de sürdürülebilir büyüme kaynakları açısından orta gelir tuzağı sorunu(2023)
- Fitness merkezi yöneticilerinin krize karşı örgütsel tepkilerine göre liderlik stillerinin incelenmesi: Covid-19 salgını vakası(2023)
- Yeşil lojistik kapsamında çevre etkinlik VZA yöntemleri ile AB ülkeleri ve Türkiye'nin lojistik-çevre etkileşimli performanslarının değerlendirilmesi(2023)
- Çerkes kültüründe gündelik hayat ve kadın(2023)
