Türkiye'de sivil bürokratik elitlerin dönüşümü (1960-1980)
2009
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Kemal Görmez
Abstract (TR)
Bu tez, Türkiye'de sivil bürokratik elitlerin yirmi yıllık bir dönemde geçirdiği dönüşümü açıklamaya çalışmaktadır. Çalışma bu dönüşümü siyasal, hukuki, ekonomik, bürokratik ve ideolojik yönleriyle incelemiştir. Tezin kronolojik sınırlarını oluşturan 1960-1980 arası dönemi başlatan 27 Mayıs, Türkiye'de bürokrasi, ordu ve aydınların oluşturduğu tarihsel ittifakın geçmiş on yılın politik çizgisine gösterdiği tepkinin bir sonucu olarak görülebilir. Bu tepki, aynı zamanda bürokratik yönetim geleneğinin bir müdahalesidir.Türkiye'de 1960 yılı ile birlikte yeni bir dönemin başladığını söylemek mümkündür. Bu dönemde; siyasal olarak çoğulculuk-zayıf bir yürütme düşüncesinin de etkisiyle-ekonomik olarak planlı kalkınma ile yakın ilişkili ithal ikameci sanayileşme, bürokratik olarak da kontrolcü, merkeziyetçi, planlamacı ve seçkinci bir anlayış etkisini göstermiştir. Yeni anayasanın felsefesini bunlar etkilemiş, dolayısıyla geleneksel bürokratik görüşler 1961 Anayasası'na da yansımıştır. Diğer bir deyişle seçkinci ve vesayetçi eğilimlerin kendini belli ettiği bu dönemin bir ürünü olan yeni anayasa ile hukuk sistemine bürokratik kontrol mekanizmaları yerleştirilmiştir. Özellikle planlı kalkınma süreci sadece ekonomik yönüyle değil söz konusu mekanizmalar açısından da anlamlıdır. Anayasanın çift karakterli yönü olsa da bürokratik yönünün hakim konumda olduğunu söylemek mümkündür. 1960-1971 arası dönem söz konusu ittifakın seçkinci/bürokratik görüşleri çerçevesinde şekillenmiştir. Bu dönemde sivil bürokrasi, özerklik ve hukuki teminat gibi unsurlara kavuşmuş, hatta idari reform araştırmalarına da (MEHTAP) girişilmiştir. 1960 sonrası aydınlar yani üniversite de geniş bir özerkliğe sahip olmuştur. Bu tarihle birlikte aydın kesim, ?eylem? yönünü belirginleştirmiş ve iktidar formülleri üzerine yoğunlaşmıştır. Aydınların öncülüğünde gelişen ?Yön Hareketi?nin ?yeni devletçilik? ve ?hızlı kalkınma? vb söylemlerini bu tür formüller bağlamında iktidar arayışı olarak görmek gerekir. Bu adımlar, bürokrat-aydın kesimin kendi içinde değişimci ve statükocu olarak ayrışmasına da sebep olmuştur. 12 Mart'a kadar geçen on yılın öngörülemeyen toplumsal gelişmeleri karşısında; bir yanda bürokratik elitlerin ideolojik çözülmeleri başlamış diğer yanda ise hayata geçirilen formül işlemez hale gelmiştir.12 Mart, bürokratik elitlerin 1960'lardaki ittifakının artık sürdürülemeyeceğini tescil eden bir tarih olmuştur. Muhtıra, geçmişte olduğu gibi ?merkez?i temsil eden bürokratik elitlerin ?devleti kurtarma? misyonunun bir uzantısı olarak görülmüştür. 27 Mayıs sonrası atılan adımların benzerleri 12 Mart sonrası da atılmıştır. Ancak artık aydınlar bu süreçte yoktur. Bürokratik elitizmin bir ürünü olarak da nitelenebilecek olan partilerüstü teknokrat kabineleri, devletin yıkıldığına dair güçlü bir inancın da etkisiyle devlet, toplum, ekonomi, hukuk, eğitim ve toprak alanlarında reformlar hedeflemiş, ancak bunların büyük bir kısmı hedef olmaktan öteye geçememiştir. Bununla birlikte 12 Mart sonrası, sivil bürokrasinin özerkliğine son verilmiş, idari reform çalışmaları tekrar başlatılmış ve merkeziyetçi yapıyı güçlendirecek tedbirler alınmıştır.1960-1980 yılları arasında sivil bürokratik elitler, yaşanan sosyal ve ekonomik değişim süreciyle de ilişkili olarak iktidar üzerinde gitgide zayıflayan nüfuzunu iyice kaybetmiştir. Sivil bürokrasi ve aydınlar yirmi yıllık dönemin sonunda eski gücü ve prestijinden uzaklaşmıştır. Planlı kalkınma anlayışı da bürokrasinin gerileyişine çare olamamıştır. DPT, söz konusu dönemin sonlarına gelindiğinde değişimin sürükleyici gücü olamayacağını göstermiştir. Buna karşılık sanayi burjuvazisi, 1970'lerden sonra siyasal iktidar denklemine dahil olmuştur. Bu dönemde; bürokratik elitlerin geçmişte sıkı sıkıya bağlı olduğu ilkelerin bir kısmı önemini yitirmiş, ancak bürokratik yönetim geleneği aşınmalara rağmen kendini görece muhafaza etmeyi başarmıştır. Seçkinci anlayışın bürokratik gelenekle yakın ilişkisi düşünüldüğünde bu anlayışın izlerinin de benzer bir konumda olduğu söylenebilir. Bununla birlikte incelenen yirmi yıllık döneme bakıldığında, sivil bürokratik elitlerin geçirdiği dönüşümün izleri görülebilmektedir. Özellikle 1980'li yıllar söz konusu dönüşümün daha somut olarak izlenebildiği yeni bir dönem olacaktır.Anahtar Sözcükler1. Bürokrasi2. Elit3. Elitizm4. Bürokratik Elit5. Türk Bürokrasisi
Author
Dr. Özgür Önder
Institution
How to Cite
Özgür Önder (Doktora Tezi). Türkiye'de sivil bürokratik elitlerin dönüşümü (1960-1980), 2009, Gazi University, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Gazi University
- Türkiye petrol ve gaz sondaj sahası iş kazaları analiz ve modellemesi(2021)
- Experimental development of the interfacial bond-slip model between textile reinforced mortar strips and masonry walls(2025)
- Yarıiletken nem sensörlerinin geliştirilmesi(2021)
- Bilgisayar destekli ve doğrudan strateji öğretimimin okuduğunu anlamaya etkisi(2021)
- Gerçek hayattaki geometri örneklerinin sosyal bir öğrenme ortamı aracılığıyla paylaşımı: Bir durum çalışması(2021)
- Ud çalgısının mikrofonlama teknikleri, equalizer kullanımı ve sampler üretimi açısından müzik eğitimine katkılarının araştırılması(2021)