Valproik asit ile oluşturulan rat otizm modelinde tedavi yöntemlerinin etkinliklerinin karşılaştırılması
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Mine Dosay Akbulut
Abstract (TR)
Otizm spektrum bozukluğu (OSB); sosyal becerilerde, öğrenme becerilerinde, dil becerilerinde gerileme ve ardışık anlamsız tekrar hareketleri ile karakterize nörogelişimsel bir bozukluktur. Otizm prevalansı ülkeler ve eyaletlere göre değişiklik göstermekle (% 0.5-5) birlikte, dünya genelinde görülme sıklığında, hızlı ve dramatik bir artış görülmektedir. Bu çalışmada VPA ile indükleme metodu ile sıçanlarda RAT deney hayvanı otizm modellemesi gerçekleştirilmiştir. Çalışma ile hastalık grubunda otizmde görülen davranış bozukluklarının meydana gelip gelmediği, beyinde meydana gelen nöroimmünopatolojik değişikliklerin, beyin dokusunda IL1β, IL6, TNFα, GPX, MDA, ve CASP3 düzeyelerinin, CC2D1A ve CASP3 gen ekspresyonları (RT-PCR) ile otizm arasındaki ilişkilerin belirlenmesi ve elde edilen verilerin kontrol grubu ile istatistiksel olarak karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bunlara ilaveten modern tıp tedavilerinde kullanılan fingolimod, suramin, ve N-asetil sistein ile alternatif ve tamamlayıcı tıp tedavilerinde kullanılan kurkumin, resveratrolün otizmde görülen davranış bozukluklar üzerine iyileştirici etkilerinin olup olmadığının, ve ayrıca CC2D1A ve CASP3 gen ekspresyon seviyeleri üzerine olan etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada kullanılan toplam 30 adet dişi sıçanlardan 25'ine otizm modellemesi için VPA indüksiyonu uygulanmış iken, 5'ine VPA indüksiyonu uygulanmamıştır. Yirmibeş adet anne sıçanlardan doğan otistik bebek sıçanlardan 48'i hastalık grubunu, 5 adet sağlıklı anne sıçanlardan doğan 8 bebek sıçanlar ise sağlıklı kontrol grubunu oluşturmuştur. Hastalık Grubunu oluşturan, yavru sıçanlar (48), herbiri 8'er adet yavru sıçanlar içeren 6 alt gruba ayrılmıştır ki; bunlardan beşi tedavi grubunu; biri ise hastalık (tedavi) kontrol grubunu oluşturmuştur. Beş tedavi gruplarının her birine, beş ajanlardan birisi verilmiştir. Hastalık (tedavi) kontrol grubuna hiçbir ajan verilmemiştir. Hastalık grubu ile tedavi gruplarından elde edilen veriler kendilerine ait kontrol gruplarından elde edilen veriler ile karşılaştırılmış ve istatistiksel analizler yapılmıştır. Kognitif fonkisyonları değerlendirmek için Water Maze Davranış testi uygulanarak skorlanmıştır. Sakrifikasyon işlemi sonrası elde edilen beyin doku materyallerinden ELISA yöntemi ile IL1β, IL6, TNFα GPX, MDA, ve CASP3 düzeyleri ölçülmüştür. Beyin dokularından RT-PCR yöntemi ile CC2D1A ve CASP3 gen ekspresyon düzeyleri belirlenmiştir. Beyin dokularından elde edilen materyallerden hazırlanan ve hematoksilen eozin (H&E) ile boyanan slaytların histopatolojik mikroskobik incelemeleri yapılmıştır. Hastalık Grubu ile Kontrol grubu Davranış test sonuçları istatistiksel olarak anlamlı farklı bulunmuştur (p<0,05). Davranış bozukluklarının iyileştirici etkilerine ait fingolimod, suramin, kurkumin, ve resveratrol tedavi grupları sonuçları ile tedavi kontrol grubu sonuçları birbirleri ile kaşılaştırıldığında, tedavi gruplarının dördünde de istatistiksel anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Suramin verilmesi davranış testleri üzerine istatistiksel anlamlı fark olacak derecede olumsuz etki oluşturmuştur. N-Asetil sistein tedavi grubu ile tedavi kontrol grubu sonuçlarında istatiksel anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Histopatolojik incelemelerde beyinde kramatolizis, fokal glial hücre infiltrasyonu, nöronofaji alanları, nöronal vakuolizasyonlar, nöroenflamasyon belirlenmiştir. Beyinde görülen histopatolojik anormal bulguların iyileştirici etkilerine ait fingolimod, suramin, ve N-asetil sistein, kurkumin ve reseveratrol tedavi grupları, ile hastalık (tedavi) kontrol grupları sonuçlarının karşılaştırmasında; bütün tedavi grupları istatisiksel anlamlı farklı bulunmuştur. Beyinde görülen histopatolojik anormallikler için en güçlü iyileştirici etkinin fingolimod tedavi grubunda olduğu belirlenmiştir. Tedavi grupları ile tedavi kontrol gruplarından elde edilen bütün ELISA ölçüm sonuçları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; fingolimod tedavi grubu ile tedavi kontrol grubu sonuçlarında sadece GPX (p<0.05) ve CASP3 (p<0.05) test sonuçları, fingolimod tedavi grubunda istatistiksel anlamlı farklı olarak bulunmuştur. Genetik, epigenetik, ve çevresel faktörlerin otizmin etiyopatogenezi ile ilişkili olduğu bildirilmiştir. Genetik faktörlerden CC2D1A geni, çift kıvrımlı ve C2 domain içeren protein 1A geni olup; bir serotonin reseptör 1A (HTR1A) ekspresyon baskılayıcısı olarak tanımlanmıştır. Maalesef CASP3 gen ekspresyonuna ait anlamlı sonuçlar elde edilememiştir. Hastalık grubu ile kontrol grubu CC2D1A gen eskpresyon seviyesi sonuçları birbirleri ile kaşılaştırıldığında istatistiksel anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Tedavi gruplarında CC2D1A gen ekspresyonu baskılama etkisi açısından tedavi kontrol grubu ile kaşılaştırdığımızda fingolimodun (p<0,05) kurkumin (p<0,05) ve resveratrol (p<0,05) tedavi gruplarında istatistiksel anlamlı farklar bulunmuş iken; suramin (p>0,05) ve N-asetil sistein (p>0,05) tedavi gruplarında istatiksel anlamlı farklar bulunmamıştır. Bütün tedavi grupları içinde, fingolimodun CC2D1A gen ekspresyonu baskılamada en güçlü etkiye sahip olduğu kurkumin ve resveratrolün ise sırası ile aynı etkiye sahip oldukları bulunmuştur. Otistik beyinde farklı nörö-immünopatolojik değişiklikler meydana gelmektedir. Çalışmadan; otistik davranış bozuklukları gelişimi ve gen ekspresyonlarının, beyinde meydana gelen bu patolojik değişiklikler ile tetiklendiği sonucu çıkarılabilir. Ayrıca aşağıdaki sonuçlar da elde edilmiştir; 1. Modern tıp tedavilerinde kullanılan fingolimod ile tamamlayıcı ve alternatif tıp tedavilerinde kullanılan kurkumin ve resveratrolün; otizm ile ilişkili oduğu bulunan CC2D1A gen eskpresyon seviyelerini baskılayıcı etkilerinin olduğu, fingolimodun represyonda en güçlü etkiye sahip olduğu, fingolimod ile resveratrolün otistik bozuklukların iyileştirilmesinde en etkili iki ajan oldukları, 2. Suramin verilmesinin davranış bozukluklarını olumsuz olarak etkilediği, 3. CC2D1A gen eskpresyon seviyesinin kiritk öneme sahip olduğu, ve hipo veya hiper ekspresyonun otizm sürecinde negatif sonuçları tetiklediği Sonuçlarına ulaşılmıştır.
Author
Dr. Recep Keşli
Institution
How to Cite
Recep Keşli (Doktora Tezi). Valproik asit ile oluşturulan rat otizm modelinde tedavi yöntemlerinin etkinliklerinin karşılaştırılması, 2021, Afyon Kocatepe University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Afyon Kocatepe University
- SURFACE ACCURACY MEASUREMENTS OF A FOLDABLE COMPOSITE REFLECTOR(2012)
- Türkiye endemiği Thermopsis turcica'da farklı gelişim evrelerindeki çiçeklerin karşılaştırmalı proteomik analizleri(2016)
- Yöneticiye duyulan güven ile çalışma yaşam kalitesinin işten ayrılma niyetine etkisi: Afyonkarahisar'daki 5 yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma(2016)
- Pasch geometri üzerine(2017)
- Çember koruyan dönüşümlerin karakterizasyonu üzerine(2017)
- Oxadiazon ve pendimethalin herbisitlerinin muhtemel genotoksik etkileririnin komet ve mikronükleus test sistemleriyle araştırılması(2017)