Ardahan University
Institute

Institute of Graduate Studies

Ardahan University

237

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Tez
Master'sOpen AccessTR

Spor lisesi öğrencilerinin dijital teknolojiye yönelik tutumlarının incelenmesi

Teknolojinin günümüzde hayatın her alanını kolaylaştırdığı bir gerçektir. Spor alanındaki eğitimcilerin, yöneticilerin, sporcuların ve öğrencilerin bu gerçeğin farkında olması ve gelişen teknolojiye uyum sağlaması ülkemiz sporu adına önemlidir. Ülkemizin çeşitli illerinde gelecekte sporun birçok kademesinde görev alacak spor insanlarını yetiştiren Spor Lisesi öğrencilerinin gelişen dijital teknoloji farkındalığının oluşturulması ve olumlu yönde geliştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca Spor Lisesi öğrencilerinin dijital teknoloji kullanım sıklıklarını ve düzeylerini tespit etmek gerekli düzenlemelerin yapılmasında yol gösterecektir. Bu nedenle araştırmamızda Türkiye'deki Spor Lisesi öğrencilerinin dijital teknolojiye yönelik tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma evrenini Spor Liselerinde eğitim gören öğrenciler oluştururken örneklem grubunu ise 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Türkiye'deki 6 bölgenin, 11 il ve 14 Spor Lisesinde öğrenim gören 1564'ü erkek ve 651'i kadın toplam 2215 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada Cabı (2016) tarafından geliştirilen 8 faktörlü 39 maddeden oluşan 5'li likert tipinde "Dijital Teknolojiye Yönelik Tutum Ölçeği" (DTYTÖ) ve araştırmacı tarafından oluşturulan 18 maddelik "Kişisel Bilgi Formu" veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Bu araştırmada betimsel araştırma modellerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Spor Lisesinde eğitim gören öğrencilerin DTYTÖ puan ortalamalarından yola çıkarak, dijital teknolojiye yönelik tutumlarının orta düzeyde olduğu ve ölçeğin alt boyutlarında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Bu farklılıklara göre erkek öğrencilerin tutum düzeylerinin kadın öğrencilere göre daha yüksek olduğu, aile gelir düzeyi attıkça teknolojiye yönelik tutumların da arttığı, kardeş sayısı arttıkça teknolojiye yönelik tutumun azaldığı gözlenmiştir. Teknoloji eğitimi alan öğrencilerin tutum düzeylerinin teknoloji eğitimi almayan öğrencilere kıyasla daha yüksek olduğu, evinde bilgisayarı olan öğrencilerin teknolojiye yönelik tutumlarının bilgisayara sahip olmayan öğrencilerinkinden daha yüksek olduğu, akıllı telefona sahip olan öğrencilerin tutumlarının akıllı telefona sahip olmayan öğrencilerin tutumlarından daha yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bilgisayar ve internet kullanım süresi arttıkça teknolojiye yönelik tutumunda aynı doğrultuda arttığı, lisanslı sporcu olan öğrencilerin ortalamaların lisanslı sporcu olmayan öğrencilere kıyasla daha yüksek olduğu, spor yapma süresi attıkça teknolojiye yönelik tutumunda aynı doğrultuda arttığı ve Spor Lisesi öğrencilerinin dijital teknolojiyi en çok sosyal medyaya girmek amacıyla kullandığı, en az ise ders çalışma amacı ile kullandıkları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve spor, Dijital teknoloji, Tutum, Teknolojik tutum, Spor Lisesi öğrencisi

Lise öğrencileriSayısal teknolojiSpor+3
İsmail Vural
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi Türk hikâyesinde (1935-1950) ahlak anlayışı ve değerler inşası

Ahlak ve değer kavramı insanlık tarihi ile başlayan köklü bir konudur. Bu nedenle birçok bilim dalının üzerinde durduğu, günümüzde de önemle üzerinde çalışmalar yürütülen bir konudur. Ahlak ve değer kavramları bireysel ve toplumsal huzuru sağlamak için bireyin iyi insan olma yollarını sorgular. Böylelikle dünyayı daha yaşanabilir kılma hedeflenir. Ahlak ve değerlerin birçok aktarım yolu vardır. Bunlardan güçlü bir yol hiç şüphesiz edebiyattır. Edebiyat büyülü diliyle insanların duygularına dokunabilen, onları etkileyen, dönüştüren, değiştiren önemli bir sanat dalıdır. Buradan yola çıkarak ülkemizin yeni bir toplumsal sosyolojik kurulumunun gerçekleştiği Cumhuriyetin 1935-1950 yılları arasında 23 yazarın basılı 51 hikâye kitabında 753 hikâyede değerler inşası ve dönemin ahlak anlayışı incelendi. Hikâyelerin 608'inde çeşitli değerlere vurgu yapıldığı tespit edildi. Hikâyeler önceden belirlenen yedi kök değer başlığı altındaki toplam 52 değer hedef alınarak incelendi. Dönemin hikâyelerinde aile kurumu ile ilgili değerler, kültürel kimliği korumak/yanlış batılılaşmaya karşı çıkmak, helal kazanç, vefa ve sadakat, duyarlı olmak, güvenilir olmak, adalet değeri, barış değeri, sorumluluk sahibi olmak, dini duyguların istismar edilmemesi değerleri dönemin ortak olarak üzerinde en çok durduğu değerlerdir. Hikâyelerin büyük bir kısmında değerlerin; ders vererek eğitme, değerin farkındalığını sağlama, bilinçlendirme, yeni sosyal durumu/yasayı benimsetme yaklaşımlarıyla topluma aktarma hedefi taşıdığı söylenebilir. Hikâyelerde devlet yönetimi ve idari makamlar da toplumun dışlanma, güven, haklarının korunması gibi değerler üzerinden uyarılır. Hikâyelerde edebi dilin etkileyiciliği göz ardı edilmeden değerlerin ele alındığı görülür. Hikâyelerde ahlaki anlayış olarak geleneksel ders verici ve hümanist ahlakın ahlaki sorunun betimlenmesi ilkesine dayanan tavrıyla karşılaşırız. Geleneksel ahlak anlayışının giderek azalan bir eğilimle daha az hikâyede karşımıza çıktığı söylenebilir. Dönemin hikâyelerinde ağırlıklı olarak hümanist bir tavırla kişilerin ahlaki sorun üzerinde kendilerinin düşünüp çıkarımlar yapması böylelikle değeri içselleştirmesinin hedeflendiği anlaşılır. Dönemin hikâyelerde mizahi dilin sıklıkla kullanılmış olduğunu görürüz. Bu durum hikâyelerin daha küçük yaş grupları ve genç kuşakla daha etkin bir buluşma zemini oluşturabileceğini gösterir. Hikâyelerin günümüzde çocuğa görelik ilkeleri göz önünde bulundurularak küçük yaş gruplarından itibaren yaşayan edebiyatın içine daha sık dâhil edilmesi verimli olacaktır. Aksi durumda sadece yetişkinlerin tercihlerine ve edebiyat araştırmalarının içine hapsedilmeyecek kadar geçerliliğini koruyan değer vurgularının aktarım yolu fırsatı kaçırılmış olacaktır. Tez, incelenen eserler yoluyla dönemin hikâyelerinin belirlenmesi, değerlerin tanınması, kavratılması, hikâyelerin ahlaki eğilimlerinin belirlenmesi konularında Türk Edebiyatına ve Türkçe Eğitimine katkı sağlayacak niteliktedir.

AhlakAhlaki değerlerCumhuriyet Dönemi+4
Çare Tufaner
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Demirtaş Ceyhun'un öykü ve romanlarında yapı ve izlek

Demirtaş Ceyhun, Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyatı'nda roman, öykü, çocuk kitabı, deneme, inceleme, gezi yazısı, anı türlerindeki eserleriyle var olur. Yazın hayatında öyküyle başlayan yazar, ilk öykülerini 1955 yılında çeşitli dergilerde yayımlanmıştır. Yeni Ufuklar, Mavi, Pazar Postası gibi dergilerde ve Günlük, Milliyet, Cumhuriyet, Politika gibi gazetelerde de çeşitli yazılar yazmıştır. Demirtaş Ceyhun'un ilk öykü kitabı "Tanrıgillerden Biri" 1961 yılında okurla buluşur. Yazar "Çamasan" adlı öykü kitabıyla 1973 yılında Sait Faik Hikâye Ödülü'nü alır. "Apartman" adlı öykü kitabıyla 1975 yılında TDK Ödülü'nü kazanır. Roman türündeki eserlerini ise 1970 yılında yayımlar. İlk romanı "Asya" 1970 yılında yayımlanır ve "Asya" romanıyla 1970 TRT Roman Ödülü'nü almıştır. Demirtaş Ceyhun toplamda 3 roman ve 6 öykü kitabı yazmıştır. Yazar 1987 yılında "Ayı İzi (Eylül Öyküleri)" öykü kitabını yayımladıktan sonra öykü ve roman türünde eser kaleme almaz. İlk dönem edebi eserlerini insanın iç dünyası ve toplum içindeki bunaltıları gibi bireysel konular etrafında şekillendirir. "Tanrıgillerden Biri "nde yer alan öykülerde bireyden hareket ederek bunaltı, huzursuzluk, kaçış ve cinsel sorunları yoğun olarak irdeler. Daha sonra toplumsal konuları da izlek olarak işlediği eserler ortaya koyar. Öykü ve romanlarında Anadolu insanının yalnızlığı, yoksulluğu, çaresizliği, feodalitenin getirdiği sorunlar ve birtakım uyumsuzlukları anlatmaktadır. Köyden kente göç ve bu göç sonucunda meydana gelen sorunlar, kentleşme olgusu ve kent insanının bunalımı, insan hakları ve insanların yaşam mücadelesi, toplumun kültürel ve ekonomik yapısı gibi konular üzerinde odaklanmaktadır. Yazar, gerçek hayatında yaşadığı sıkıntılarını öykü ve romanla-rına yansıtır. Eserlerinde insani sorunları merkeze alarak gerçekçi ve sorgulayıcı bir çizgide ortaya koyar. Çalışmamızda Demirtaş Ceyhun'un öykü ve romanlarını, öykü ve roman tekniği ve izleksel kurgu bağlamında incelenecektir. Yazarın öykü ve roman dünyasıyla ilgili çözümlemelere gidilecektir. Bu çalışmalar neticesinde yazarın öykü ve romanları yapısal teknik, izleksel kurgu gibi unsurlarla irdelenecektir. Anahtar Sözcükler: Toplum, Roman, Öykü, Yapı ve İzlek, Demirtaş Ceyhun

Ceyhun, DemirtaşHikayeRoman+5
Ömer Apuhan
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Orhan Mithat Barbaros'un hayatı eserleri sanatı

Orhan Mithat Barbaros, yazdığı hikâye ve romanlarıyla Milli Edebiyat Dönemi içerisinde yer alır. Buna karşılık literatürde pek de söz edilmez. Bu çalışmada edebiyat tarihlerinde bahsedilmeyen Orhan Mithat'ın roman ve hikâyeleri yapı ve izleksel kurgu açısından incelenir. Böylece literatürdeki söz konusu boşluk doldurulur. Çalışma üç bölümden oluşur. Birinci bölümünde, Orhan Mithat Barbaros'un hayatına ayrılır. İkinci bölümlerde yazarın eserleri ve edebi şahsiyeti üzerinde durulur. Çalışmanın üçüncü bölümünde, Orhan Mithat Barbaros'un Latin alfabesine aktarılan Şişli Hayatı ve Aşk İhtiyacı eserleriyle beraber Osmanlı Türkçesinde kalan diğer 6 eseri yapı ve izlek bakımından incelenir. Eserler üzerinde yapılan incelemelerin yanı sıra kurmaca yapıyı oluşturmaya yardımcı olan siyaset, psikoloji, sosyal, felsefe ve tarih gibi disiplinlerin edebi metinlerdeki görünümleri de değerlendirme bağlamına katılır. Bireylerde görülen aşk, cinsellik, özseverlik, kendini gerçekleştirme, nefret gibi izleklerle beraber yanlış Batılılaşma, yozlaşma gibi sosyal izleklere de değinilerek değerlendirme yapılır. Sonuç kısmında Orhan Mithat Barbaros'un avukatlıktan yazın hayatına geçerken yaptığı atılımlara ve yazar ile bu çalışma alanıyla ilgili kaynakçalara yer verilir. Anahtar Sözcükler: Milli Edebiyat Dönemi, roman, hikâye, sosyal ve bireysel konular, Orhan Mithat Barbaros

Barbaros, Orhan MithatBiyografiHikaye+4
Sümeyye Aydin
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
10
DoctorateOpen AccessTR

Kazak masalları üzerine bir değerlendirme

Kazak folkloru ve dünyadaki etnik kimliklere mahsus halk edebiyatının en zengin ürünlerinden biri olan masal, Kazak etnik kimliği açısından XIX. yüzyılın ikinci döneminde Rus dilinde ve Ruslar tarafından yapılan çalışmalarda yerini almaya başlamıştır. O dönemlerde Kazakistan, Rusya etkisi altında olduğu için çoğu araştırmalar Rus dilinde ve Rus bilim adamları tarafından yapılmıştır. 1860 yıllarından itibaren Kazak halk edebiyatı araştırmaları yazıya geçirilmeye başlandı. Yazıya geçirilen halk edebiyatı araştırmalarıyla beraber, 1860-1880 yıllarında Ş. Valihanov, I. Altınsarin, A. Kunanbayev, V. Radloff, G. Potanin ve İ. Berezin sayesinde Kazak folklorunda önemli gelişmeler sağlanmıştır. Rus halk bilimciler tarafından yapılan ilk çalışmalarda ve araştırmalarda Kazak Halkının ve göçebe kültürün etkileri masallarda görülür. Kazak halkının ağzında yüzyıllardır değişmeden bugüne kadar saklanmış, dönüştürülmüş ve kendi yaşantılarına göre değiştirilmiş olan anlatılar, masallar, destanlar ve öyküler, Kazak halkbiliminin hazinesini teşkil etmektedir. Masallar, çocukları merhamete, adalete, iyiliğe, doğruluğa ve kendi hayatının kahramanı olmayı öğretir. Onlar masal dinleyince kendi hayaller dünyasında kendi masallarını yaratmaya başlar ve herkese iyilik yapan ideal bir tip olarak kahraman olmaya çalışırlar. Bu yüzden masallar çocukların gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Aslında masallardan daha zengin olan bir folklor ürünü yoktur. Fakat Kazak masallarının bilimsel açıdan toplanması ve araştırılması, çeşitli teoriler bakımından incelenmesi oldukça zayıftır. Bundan ötürü tezimizde Kazak halk edebiyatındaki masallara dair Psikoanalitik kuram ele alınarak değerlendirmeye tabii tutulmak üzerine kurulmuştur. Bu tür bir çalışma Kazak masalları üzerine yapılan ilk çalışmadır ve bu açıdan da oldukça önemlidir. Çocukluğumuzdan beri dinlediğimiz ve sevdiğimiz masalların sadece sanat eseri olarak değil, anlatıldıkları sosyal çevre ve şartlarla birlikte kültürel bir değer olarak ortaya konulması şüphesiz Kazak halkına ve literatürüne, sözlü kültür ortamında bir katkı sağlayacak ve geleneği canlı olarak ifşa etmesine katkı sağlayacaktır. Çalışmamıza katkı olarak Kazak masalları hakkında yapılan bütün akademik çalışmalar eklenmiş, netice itibariyle elli tane Kazak halk masalı özenle ve türlerine göre seçilerek onların orijinal metinleri Türkiye Türkçesine aktarılıp, epizotları, arketipsel ve psikoanalitik çerçevesi incelenmiş olup bu alanda ilk olma özelliği taşımaktadır. Bu yüzden psikoanalitik alanına, Kazak halk masallarıyla ilgili olarak önemli bir katkıda bulunmayı düşündük. Tezin hazırlanış amacı da budur. Anahtar Sözcükler Folklor, Masal, Kazak Halkı, Kazak Halk Bilimi, Rusya, Arketip, Psikoanalitik

ArketipHalk bilimiKazak edebiyatı+4
Dınara Ashımova
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kazak Türklerinin halk kültüründe geçiş dönemleri

Bir milletin varlığı, kültürel zenginliklerine olan bağlılığına ve bu zenginliklerin ne kadar yaşatıldığına dayalıdır. Gelenek, görenek, töre, örf ve âdetleri, inanç ve uygulamaları, yaşam biçimleri, giyim-kuşamları, mutfağı vb. ile bir kültürel hazine durumunda olan Kazak Türkleri, bu zenginliklerini nesilden nesile devam ettirerek varlığını sürdürmektedirler. Kazak Türk halkının yüzyıllardır uyguladığı sosyal yardımlaşma ve dayanışma sisteminin yaşam tarzı ve geleneklerine yansıdığı iyi bilinmektedir. Kazak Türk halkı, bu gelenek ve göreneklerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için gerekli unsurları ve pratikleri korumaya çalışmaktadır. Bunların yanısıra ulusun ruhani zenginliğinde hala korunmuş olan tarihi, etno-kültürel ve sosyal değerler de yerini almaktadır. Çalışmamızda elde edilen veriler doğrultusunda Kazak Türk kültüründe bazı ritüeller, Şamanizmin ve ilahi inançların bolluğuna da yansır. Ritüelleri, halkın ulusal kimliğinden hariç tutmak imkânsızdır. Bu doğrultuda geçiş dönemlerinde gelenek ve göreneklerin sürekliliği ve korunurluğu görülmektedir. Çalışmamızın ana konusu; Kazakistan civarında bulunan bölge insanlarının geçiş dönemleri olan doğum, sünnet, evlenme ve ölüm konuları hakkında derlemeler yapmak ve onları tasnif ederek, değerlendirmektir. Tarih ve kültür açısından oldukça zengin birikime sahip olan Kazak Türk kültürünün, bu zengin içeriklerinin devamının sağlanması ve yeni kuşaklara aktarılması açısından oldukça önem arz etmektedir. Kazak Türk halkının her bireyinin yaşamında bu izleri görmek mümkündür. Çalışmada incelenen bu süreç, doğumdan ölüme kadar devam etmektedir. Dolayısıyla halk edebiyatında görülen bu ilişki sürekli ilerleyen bir gelenekler örüntüsüdür. Kazak Türk toplumun örf, adet, töre, batıl inanç ve gelenek görenekleri belli bir amaç doğrultusunda gerçekleştirilir ve bu düşünceler şarkı ve şiirlerle dile getirilir. Bu yüzden, Kazak toplumunun düşüncelerini, inançlarını ve kültürel değerlerini ortaya sermek amacıyla yaptığımız bu çalışma, bu konu alanına önemli bir katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Geçiş dönemi, Doğum, Ölüm, Evlenme İnanış, Gelenek, Kültür

DoğumEvlilikGelenekler+7
Gulzana Nauanova
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ardahan Posof ilçesi mutfak kültürünün geçmişten günümüze değişim ve dönüşüm süreçlerinin halk bilimi açısından incelenmesi

Bu çalışmada, Posof mutfağının "Türk Mutfağı" içerisindeki yeri ve önemi, geçmişten bugüne geçirmiş olduğu değişim ve dönüşüm süreçleri incelenmiştir. Sosyal, ekonomik, teknolojik ve siyasal gelişmelerden etkilenen mutfak kültürüne ait değerlerin kaybolmadan kayda geçirilmesine, mutfak kültüründeki bu zenginliğin kalıcı hale getirilerek gelecek kuşaklara aktarımına fayda sağlanması amaçlanmaktadır. Bölgede yaşayan ve örneklemlerin tamamının kadınlardan oluşturulduğu kişilerle çalışma yapılmıştır. Yazılı ve internet taraması yapılarak kaynaklar toparlanmış, Ardahan Üniversitesi Merkez Kütüphanesinden de gerekli olan yazılı kaynaklar temin edilmiştir. Çalışmaya başlanılmadan önce yapılan taramalarda Posof ilçesinin mutfak kültürü ile ilgili detaylı bir çalışmanın yapılmamış olması araştırma konusunun belirlenmesinde fazla etkili olmuştur. "Yüz Yüze Görüşme Yöntemi"nin "Doğal Ortam" da uygulandığı çalışmada fotoğraf makinesi ve kalem-kağıt yardımıyla görsel ve işitsel malzemeler kayıt altına alınmıştır. Halkbilimi bağlamında incelenen halk mutfağı çalışmasında, yiyeceklerin hazırlanması ve depolanması, yemek çeşitleri, mutfakta kullanılan araç ve gereçler, pişirme yöntemleri, yemeklerin sunumu, mutfak mimarisi ve törensel yemekler araştırılmıştır. Sonuç olarak bölgede değişmeye başlamış kültürün varlığı incelenmiş geleneksel kültür ve modern kültürün bölgeye yansıyan değişim bulguları çalışmada belirtilmiştir. Anahtar Sözcükler: Posof, Kültür, Mutfak, Yemek, Teknoloji, Değişim, Dönüşüm, Türk Mutfağı, Geleneksel, Modern

Ardahan-PosofHalk bilimiMutfak+4
Sedan Çakmak
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurmaca karakterin sözcüksel kişiliği: Nuri Bilge Ceylan'ın Kış Uykusu filmi başkişisi Aydın'ın Neo pi-r bağlamında incelenmesi

Bu çalışma, Nuri Bilge Ceylan'ın Kış Uykusu filmindeki Aydın isimli kurmaca karakterin ayırt edici kişilik özelliklerini Neo pi-r aracılığıyla sistemli olarak ölçmeyi ve ilgili sözcüklerden oluşan kavram alanında sınıflandırmayı amaçlamaktadır. Neo pi-r anketine katılan ve bu ankette yer alan 240 önermeyi temel alarak Aydın'ı Kış Uykusu'nun kurgu dili üzerinden çözümleyen 11 katılımcının 'karakter oluşturma/ karakter eleştirisi' konularında bilgili ve tecrübeli olmaları tercih edilmiştir. Aydın'ın kişilik özellikleriyle ilgili değişkenleri sınıflandırmak üzere seçilen Neo pi-r envanteri uyarınca görüş bildiren katılımcıların sağladığı anket sonuçlarının yorumlanabilmesi için amaca uygun istatistiksel veri analizi yöntemleri kullanılmıştır. Bu analiz yöntemleri; Kendall-W uyum analizi, ortalama değerlerin güven aralığı hesaplaması, tekrarlı ölçüm Anova analizi ve Neo pi-r kişilik faktörü ve alt boyutları puanlarının korelasyon grafikleri olarak sıralanabilir. Neo pi-r envanterinin içerdiği kişilik faktörleri ve alt boyutların ilgili sıfatlarla oluşan kavram alanları Türkçe yayımlanmış kurmaca eserlerden seçilen sözcelerle örneklendirilmiştir. Her faktörün düşük ve yüksek puanlı aralıklarına karşılık olabilecek kurgu dili verileri ayrıca bu alt ve üst sınırı temsil edebilecek kurmaca karakter örnekleriyle de gösterilmiştir. Çalışma sonucunda kurmaca karakter Aydın'ın sözcüksel kişiliğinin konsensüs yoluyla ölçülebileceği ve ilgili kavram alanında sınıflandırılabileceği gözlenmiştir. Bu sınıflandırmada katılımcıların ikili korelasyonlarının yüksek düzeyde uyumlu olduğu (p˃0,8); toplu sonuç ortalamaları uyumunun ise düşük düzeyde kaldığı (p<0,8) gözlenmiştir. Buna göre Kış Uykusu başkişisi Aydın'ın toplu değerlendirmede ayırt edici kişilik özelliklerinin Nuri Bilge Ceylan tarafından sezgiselliğe en açık olarak kurgulandığı; ikili korelasyonlarda özellikle karakter oluşturma / karakter eleştirisi konusunda tecrübesi bulunan katılımcıların işaretlediği kavram alanlarına göre ise objektif dilsel verilerin var olduğu düşünülmüştür. Toplu değerlendirme ortalamaları sonucunda Aydın'ın sözcüksel kişiliği; faktörler bazında Duygusal Dengesizlik 58,63, Dışadönüklük 29, 97, Açıklık 56,21, Sorumluluk 48,47 ve Geçimlilik 28,07 puanları ile ölçülmüştür. Aydın'ın sözcüksel kişiliğinin ilgili istatistiksel analizler sonucu işaretlendiği kavram alanına dâhil olan sözce bütüncelerinde Cibakaya 2.3 dizin programı ile sıklık taraması da yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar üzerinden Aydın'ın izleyici için ifade edebileceği anlamlar kış, izolasyon ve yalnızlık temaları bağlamında okunmuştur. Aydın'ın ayırt edici kişilik özelliklerine dair katılımcıların özgün yorumları çalışmanın tartışma ve sonuç bölümlerinde açıklanmıştır.

Ceylan, Nuri BilgeFilmKarakter+3
Eda Gül Roidi
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

6360 sayılı Kanun'un büyükşehir ilçe belediyelerinin idari ve mali özerklikleri üzerine etkileri: Erzurum büyükşehir ilçe belediyeleri örneğinde bir araştırma

Ülkemizde yerel yönetimleri ilgilendiren birçok yasal düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Bu yasal düzenlemeler ile birlikte yerel yönetimlerin idari ve mali yapılarının güçlendirilmesi amaçlanmıştır. Avrupa Yerel Özerklik Şartı'nda da ifadesi bulunan yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliklerinin güçlendirilmesi Türkiye'nin başlıca yönetim sorunlarından birisi olarak göze çarpmaktadır. 2012 yılında kabul edilen 6360 Sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la birlikte büyükşehir belediyelerinde önemli değişimler yaşanmıştır. Yaşanan bu değişimin ilçe belediyelerine olumlu veya olumsuz etkisi tezde anlatılmaya çalışılmıştır. Tez konusunu; merkezi ve yerel yönetim kavramları, Osmanlı'da yerel yönetimler, Türkiye'de büyükşehir belediyelerinin kuruluş ve gelişim süreçleri, kamu yönetimi ve yerel yönetimler açısından önemli kavramlar olan; yetki, görev ve kaynak paylaşımı, özerklik kavramı ve anılan yasa ile birlikte, büyükşehir ve büyükşehir ilçe belediyeleri arasındaki kaynak paylaşımında, yetki ve görev paylaşımında meydana gelen değişiklikler ve yasanın ilçe belediyelerinin idari ve mali özerklikleri üzerinde yarattığı etkiler oluşturmaktadır.

BelediyelerErzurumKanunlar 6360 sayılı+3
Muhammet Esen
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de uygulanan büyükbaş hayvancılık teşvik ve destekleme politikalarının yerel kalkınma üzerindeki etkisi: Ardahan ili üzerine bir araştırma

Ardahan, 1923 yılında il olmasının ardından 1926 yılında Kars'a bağlı bir ilçe yapılmıştır. Ardahan, 1992 yılında tekrar vilayet konumuna yükseltilmesine rağmen, Türkiye'nin sosyo-ekonomik açıdan en az gelişmiş illerinden birisi olarak kalmıştır. Bunun yanı sıra tarım ve hayvancılık alanındaki destekleme politikalarından en az faydalanan iller arasındadır. İlin en önemli sorunlarından bazıları göç, GSMH'dan aldığı payın düşüklüğü ve sanayi/imalat sektörünün gelişmemiş olmasıdır. Ayrıca tarım ve hayvancılığın modernizasyonunun sağlanamaması da önemli bir sorun teşkil etmektedir. Bu çerçevede, kırsal nüfusu fazla olan Ardahan'da sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması bakımından hayvancılığın geliştirilmesi ve modernizasyonu önemli bir paya sahiptir. Özellikle büyükbaş hayvancılığın yaygın olduğu Ardahan, yüksek bir potansiyele sahip olmasına rağmen hayvancılığın modernizasyonu bakımından yeterince imkâna sahip değildir. Avrupa Birliği uyum sürecinde olan Türkiye, tarım ve hayvancılığı modern ve organik yöntemlerle geliştirmeyi amaçlayan IPARD (Katılım Öncesi Yardım Aracı Kırsal Kalkınma) gibi kırsal kalkınma programlarını uygulamaya geçirmiştir. Bu çerçevede, Ardahan özelinde TKDK, Ardahan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, SERKA, Ziraat Bankası Ardahan Şubesi, Ardahan Tarım Kredi Kooperatifi, Ardahan İŞKUR Müdürlüğü ile diğer kamu kurum ve kuruluşları çiftçilere hibe, teşvik, fon ve destekleme sağlamaktadır. Bu çalışmada, nicel araştırma yöntemi kullanılarak Ardahan ili örneğinde çiftçilerin devlet tarafından sağlanan hibe, teşvik, fon ve desteklere yönelik düşünceleri değerlendirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular, çiftçilerin sağlanan hibe, teşvik, fon ve desteklerden büyük oranda memnun olduklarını göstermiştir. Buna rağmen, Ardahan ilinde hayvancılık hibe, teşvik ve desteklerine yönelik en önemli sorunlar; yem fiyatlarının yüksek olması ve et entegre tesisi olmayışı olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kırsal Kalkınma, Büyükbaş Hayvancılık, Hayvancılık Teşvik ve Hibeleri, Ardahan

ArdahanBüyükbaş hayvanlarDestekleme politikaları+5
Ertaç Çelik
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2021
00