Artvin Çoruh University
Discipline

Department of Mathematics and Science

Artvin Çoruh University

183

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin derste kullandıkları soruların matematiksel yeterlik seviyelerinin incelenmesi

Bu çalışma, ortaokul matematik öğretmenlerinin 8. sınıf matematik öğretim programında yer alan alt öğrenme alanlarının her birine ilişkin derste kullandığı soruların matematiksel yeterlik (Turner, Blum ve Niss, 2015) açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışmanın verilerini öğretmenlerin görüşme formlarında belirttikleri alt öğrenme alanlarına ait derste kullandıkları sorular ve öğretmenlerle yapılan görüşmeler oluşturmaktadır. Çalışmaya, Osmaniye ilinde görev yapmakta olan 30 ortaokul matematik öğretmeni katılmıştır. Bu 30 öğretmenin derste kullandıkları sorular incelenmiş ve 9 öğretmen ile daha sonra yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Öğretmenlerin kullandığı sorular iletişim yeterliği, strateji geliştirme yeterliği, matematikselleştirme yeterliği, gösterim yeterliği, sembolleri, işlemleri ve formal dili kullanma yeterliği ile akıl yürütme ve tartışma yeterliği açısından incelenerek bu soruların bu yeterliklere ait seviye düzeyleri belirlenmiştir. Çalışmanın bulguları göstermektedir ki, her yetkinliğin 0, 1, 2 ve 3 düzeyinde seviyelendirildiği madde analiz şemasına göre ortaokul matematik öğretmenlerinin alt öğrenme alanlarına ait ders içinde kullandığı soruların yeterlik seviyelerinin genel olarak 0. ve 1. düzey seviyesinde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin soru seviyelerini belirlerken sınıf seviyelerini göz önünde bulundurdukları ve yüksek seviyedeki soruları çok az tercih ettikleri görülmüştür. Derste kullandığı soruların yeterlik seviyelerinin farkında olan bir öğretmenin derste öğrenci seviyesine uygun sorular kullanarak öğrencilerin matematik yapmasına imkân sağlamasının matematik öğretimi açısından önemli olduğu söylenebilir.

Halil Koca
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 8. sınıf dna ve genetik kod ünitesine yönelik STEM etkinliklerinin öğrencilerin kavramsal anlamaları üzerine etkisi

STEM eğitimine yönelik etkinliklerin akademik başarı, tutum, motivasyon ve 21. Yüzyıl becerileri değişkenleri üzerindeki olumlu etkileri, öğretim programlarının entegrasyonunda yol gösterici bir etkiye sahiptir. STEM eğitiminin kavramsal anlama değişkeni üzerindeki etkilerinin görece daha az araştırılmış olması araştırmanın iskeletini oluşturmaktadır. Bu çalışmada, literatürde kavram yanılgılarının sıklıkla görüldüğü fen bilimleri dersi 8. Sınıf öğretim programında yer alan DNA ve genetik kod ünitesine yönelik STEM etkinliklerinin öğrencilerin kavramsal anlamaları üzerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. 2022-2023 eğitim-öğretim yılı içerisinde gerçekleştirilen çalışma Adana ili Seyhan ilçesinde bir devlet ortaokulunda 8. Sınıfta öğrenim gören 58 öğrenci (30 deney, 28 kontrol grubu) ile yapılmıştır. Kontrol grubunda mevcut programın ön gördüğü stratejilere uygun şekilde MEB ders kitabındaki etkinlikler uygulanırken deney grubunda 5E modeline göre hazırlanmış STEM etkinlikleri uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen 2 aşamalı DNA ve Genetik Kod Ünitesi Kavramsal Anlama Testi (DNAGKAT) kullanılmıştır. DNAGKAT'ten elde edilen (Testin geneli ve alt boyutlar) verilerin normallik analizleri Shapiro-wilk testi ile analiz edilmiştir. Normal dağılım gösteren verilerin analizinde t-testler, normal dağılım göstermeyen verilerin analizinde Mann Whitney U testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; deney grubu öğrencilerinin DNAGKAT ön test ve son test puanları karşılaştırıldığında, testin genelinden ve DNA, kalıtım, mutasyon-modifikasyon-adaptasyon ve biyoteknoloji alt boyutlarından elde edilen puanları arasında son test lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Kontrol grubu öğrencilerinin DNAGKAT ön test ve son test puanları karşılaştırıldığında, testin genelinden ve DNA, kalıtım ve mutasyon-modifikasyon-adaptasyon alt boyutlarından elde edilen puanları arasında son test lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin DNAGKAT son test puanları karşılaştırıldığında, testin genelinden ve DNA, kalıtım ve mutasyon-modifikasyon-adaptasyon alt boyutlarından elde edilen puanları arasında anlamlı bir fark bulunamazken biyoteknoloji alt boyutundan elde edilen puanları arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir.

Zeynep Çalışkan Dikici
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yer bilimi eğitimi verilen 7. sınıf öğrencilerinin yer bilimi konularındaki kavramsal anlamalarının ve sürdürülebilir çevre bilinci düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, yer bilimi eğitimi ile 7. sınıf öğrencilerinin yer bilimi konuları ile ilgili kavramsal anlamalarının ve sürdürülebilir çevre bilinci düzeylerinin incelenmesidir. Yer bilimi konuları; Dünya'nın yapısı ve oluşumu, Dünya'nın katmanları, mineraller ve kayaçlar, fosiller, toprak, plaka tektoniği, jeolojik zaman ve yıkıcı doğa olayları olarak sınıflandırılmıştır. Çalışmada karma yöntemler araştırma desenlerinden iç içe gömülü desen kullanılmıştır. İç içe desende nicel veri, temel desen olan durum çalışmasının içerisine iç içe geçirilmiştir. Çalışmaya katılan öğrencilere Milli Eğitim Bakanlığınca önerilen, sorgulamaya dayalı öğretim modeline uygun olarak hazırlanan ders planları uygulanmıştır. Çalışma grubu bir devlet okulundaki 7. sınıf öğrencilerinden uygun örnekleme yoluyla seçilmiş 31 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplamak amacı ile nicel ve nitel veri toplama teknikleri kullanılmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak; "Sürdürülebilir Çevre Bilinci Anketi (SÇBA)" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Yer Bilimi Kavram Başarı Testi (YBKBT)" çalışma grubuna ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Nicel veri toplama araçları çalışma grubuna ön test olarak uygulandıktan sonra çalışma grubu içerisinden nicel verilerden elde edilen sonuçlara göre alt, orta ve üst düzeyden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemine uygun olarak 8 öğrenci seçilmiştir. Nitel veriler 8 öğrenciden elde edilmiştir. Nitel verileri toplamak amacı ile çalışma grubunda uygulamalar süresince yer bilimi alan uzmanı ve fen bilimleri öğretmeni tarafından "Gözlem Formu" kullanılarak gözlemler yapılmıştır. Etkinlikler sürecinde ise, öğrenciler tarafından hazırlanan "Bilim defterleri" kullanılmıştır. Ayrıca, etkinlikleri değerlendirme amacı ile öğrencilere her etkinliğe ait çalışma kağıtları ve değerlendirme soruları uygulanmıştır. Uygulamaların tamamlandıktan sonra ve 8 haftalık uygulama sürecinde haftalık olarak belirlenen öğrencilerle (8) yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışmadan nicel ve nitel verilerden elde edilen sonuçlar, yer bilimi eğitiminin 7. sınıf öğrencilerinin yer bilimi konularındaki kavramsal anlamalarını olumlu etkilediğini göstermiştir. Ayrıca yer bilimi eğitimine katılan öğrencilerin sürdürülebilir çevre bilinci düzeylerinin de arttığı görülmüştür. Öğrencilerin YBKBT ön test, son test, kalıcılık testi, bilim defteri verileri, öğrencilerle yapılan haftalık görüşmeler ve son görüşmeler neticesinde, yer bilimi eğitiminde uygulanan öğrenme öğretme sürecinin yer bilimine yönelik YBKBT sonuçlarındaki akademik başarılarını olumlu etkilediği ortaya çıkmıştır. Yer biliminin sürdürülebilirlikle ilişkilendirilerek, 7. sınıf programlarında bulunmasına ve kazanımların bu eğitime uygun olarak belirlenmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Güneş Keskin Çevik
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin geometrik düşünme alışkanlıklarının belirlenmesi ve geometrik düşünme alışkanlıklarının beceri temelli geometri problemlerine yansımalarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin sahip oldukları geometrik düşünme alışkanlıklarının neler olduğu, öğretim esnasında ve beceri temelli problemlerde bu alışkanlıkları nasıl yansıttıklarını incelemektir. Araştırma nitel bir araştırma olup veri toplama ve analizi için case study (durum çalışması) deseni benimsenmektedir. Veri toplama sürecinde birden fazla veri toplama aracına başvurulmuştur. Öğretmenlerin geometrik düşünme alışkanlıkları testine (GDAT) ve MEB beceri temelli problemler testlerine (BTPT) verdikleri yanıtlar, öğrenci dokümanları ve öğretmenlerin bu dokümanları değerlendirmeleri, araştırmacı gözlem notları, görüşmeler ve görüşmelerdeki video kayıtlardan elde edilen veri betimsel analiz ve içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. İlk olarak, öğretmenlere GDAT ve BTPT uygulanmış ve daha sonra öğretmenler bu testleri öğrencilere uygulamış ve gerçek bir sınıf ortamında bu problemlerin çözümünü gerçekleştirmişlerdir. Veri 2022-2023 eğitim öğretim yılı ikinci yarıyılda Mersin'de MEB'e bağlı okullarda çalışmakta olan beş matematik öğretmeninden toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin zihnin geometrik düşünme alışkanlıklarını yeteri kadar kullanmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin en çok kullandıkları alışkanlıklar sırasıyla ilişkilendirme, keşfetme ve yansıtma, değişmezleri araştırma, özel durumları düşünme ve genellemedir. Öğretmenlerin beceri temelli problemlerde kullandıkları alışkanlıklar incelendiğinde tüm öğretmenlerin birbirleriyle aynı çözümleri uyguladıkları gözlenmiştir. Öğretmenler beceri temelli problemlerde bir problem dışında sadece ilişkilendirme alışkanlığından yararlanmışlardır. Öğretmenlerin diğer alışkanlıkları kullanmamaları ve sınıf ortamında anlatımlarında aynı çözüm yollarını kullanmaları beceri temelli problemlerin geometrik düşünme alışkanlıkları kullanımına hizmet etmediğini düşündürtmüştür. Öğretmenlerin her iki teste kendi cevapları ve sınıf ortamındaki anlatımları geometrik düşünme alışkanlıkları çerçevesinde incelenmiş ve öğretmenlerde farklılıklar gözlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre katılımcılar gelişen geliştiren öğretmen, değişen öğretmen, kendini tekrar eden öğretmen olarak üç farklı tipte gruplandırılmış ve tanımlanmıştır. Sonuç olarak, matematik öğretmenlerinin geometrik düşünme alışkanlıkları açısından geliştirilmesi ve öğretimlerinin bu bağlamda zenginleştirilmesi gerektiği iddia edilebilir.

Tuğçe Üner
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerinin biyoçeşitlilik okuryazarlıkları ve çevre sorunlarına yönelik davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi: Mersin ili örneği

Biyoçeşitliliğin korunmasıyla ilgili çevre bilincinin oluşturulması, küçük yaşlarda aile ortamından başlayıp hayat boyu devam eden bir süreç olmalıdır. Hızla artan çevre problemleriyle birlikte tehlikeli boyutlarda azalan biyolojik çeşitlilik konusunda yeteri kadar etik değerlerin oluşmamasının temelinde, etkili bir eğitim verilememesi yatmaktadır. Çevre eğitimi, farkındalık kazandırmaktan daha öte, sorunların çözümünde aktif olan ve sorumluluk sahibi bireylerin yetişmesini hedef almalıdır. Çevre sorunlarının çözümünde, eğitimde yer verilmesinin yararları iyi anlaşılmasına rağmen öğrenciler üzerinde yüksek etki alanına sahip olan öğretmenlerin çevre sorunlarına yönelik tutumlarını belirlemede yapılan çalışmalarda eksiklikler tespit edilmiştir. Bu çalışmada öğretmenlerin biyoçeşitlilik okuryazarlık düzeyinin çevre sorunlarına yönelik davranışlarında etkisinin olup olmadığına bakılmıştr. Cinsiyet, mesleki kıdem ve çalışılan yerleşim yeri gibi değişkenlerin biyoçeşitlilik okuryazarlık düzeylerine ve çevre sorunlarına yönelik davranışlarına olan etkisi araştırılmıştır. Çalışmaya Mersin ilinde görev yapan 87 kadın, 63 erkek toplam 150 fen bilimleri öğretmeni katılmıştır. Katılımcılar Biyoçeşitlilik Okuryazarlık Ölçeği ve Çevre Sorunlarına Yönelik Davranış Ölçeği olmak üzere iki ölçeği anket üzerinden cevaplamışlardır. Elde edilen veriler, betimleyici istatistikler, t testi ve korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Biyoçeşitlilik okuryazarlık düzeyi ile çevre sorunlarına yönelik davranışlar arasında orta seviyede, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Cinsiyet, biyoçeşitlilik okuryazarlık düzeyiyle anlamlı bir farklılık gösterirken çevre sorunlarına yönelik davranışlarda anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Kıdem ve çalışılan yerleşim yerine göre ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Fen bilimleri öğretmenlerini çevre sorunlarına karşı bilinçlendirmek için, eğitim olanaklarını ve okuryazarlık düzeylerini arttırmak, öğretmenlerin çevre sorunlarına yönelik davranışlarına olumlu bir katkı sağlayabilir.

Gizem Cavlım
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Altıncı sınıf tam sayılar konusunun eğitsel oyunlarla öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına, kavram yanılgılarına ve inançlarına etkisi

Bu çalışmanın amacı; altıncı sınıf tam sayılar konusunun eğitsel oyun etkinlikleriyle öğretiminin matematik başarısına, matematiğe yönelik inanca, kavram yanılgılarını gidermeye ve öğrenci görüşlerine etkisini araştırmaktır. Çalışma grubu Niğde ilinde bulunan iki farklı ortaokuldaki 29'u deney ve 24'ü kontrol grubu olmak üzere 53 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma modellerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmacının görev yaptığı okuldaki 29 öğrenci deney grubu, farklı bir ortaokuldaki 24 öğrenci ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmaya başlanmadan önce iki gruba da Tam Sayılar Başarı Testi (TSBT) ile Matematiğe Yönelik İnanç Ölçeği (MYİÖ) uygulanmış, bağımsız örneklem t-testi ile grupların denkliği kontrol edilmiş ve denk oldukları görüldükten sonra gruplar çalışma grubu olarak belirlenmiştir. Sonrasında tam sayılar konusunun öğretimi deney grubunda eğitsel oyun etkinlikleriyle yapılırken kontrol grubunda ise herhangi bir müdahalede bulunulmadan öğretim programı kapsamında eğitim verilmiştir. Ders anlatımı bittikten sonra iki gruba da TSBT ve MYİÖ tekrar uygulanmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerine derslerden hemen sonra öğrenci mektupları yazdırılmış ve uygulama bittikten sonra öğrencilerle öğrenci görüşmeleri yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 27 programı kullanılmıştır. Kavram yanılgısını gidermeye etkisini araştırmak için öğrencilerin TSBT'de yanlış yaptıkları seçenekler incelenmiş ve bu inceleme sonuçları öğrencilerin yaptıkları çözümlerle desteklenmiştir. Öğrenci görüşmelerinden ve öğrenci mektuplarında elde edilen veriler içerik analizine tâbi tutularak araştırmanın nitel kısmını temsil etmiştir. Araştırmanın sonucuna göre, altıncı sınıf tam sayılar konusunun eğitsel oyunlarla öğretiminin akademik başarıda ve kavram yanılgılarını gidermede deney grubu lehine olumlu yönde bir etkisi olmuştur. Fakat matematiğe yönelik inançta deney grubu lehinde daha fazla artış olsa da iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık oluşturacak düzeyde bir artış olmamıştır. Buradan eğitsel oyun etkinlikleri ile matematik öğretimi yapmanın matematiğe yönelik inanca bir etkisi olmadığı sonucuna varılmıştır. Deney grubu öğrencileriyle yapılan görüşmeler ve öğrenci mektuplarına göre eğitsel oyun etkinlikleri öğrenci görüşlerini olumlu yönde etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: Tam Sayılar, Eğitsel Oyunlar, Kavram Yanılgıları, Kavram Yanılgısının Giderilmesi, Matematiğe Yönelik İnanç

Esra Kendigelen
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Proje tabanlı çevre eğitiminin ortaokul öğrencilerinin çevre bilinci üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırma, 2022-2023 Eğitim Öğretim yılı bahar döneminde, Niğde ilinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı Yıldıztepe Zeynep Erden Ortaokulu'nda yapılmıştır. Araştırmada bu okulda öğrenim gören 36 öğrenci çalışma grubu olarak belirlenmiştir. 8. sınıf öğrencilerinden oluşan çalışma grubunda 8/A sınıfı öğrencilerinin oluşturduğu 16 kişilik deney grubuna, proje tabanlı öğrenme yöntemiyle çevre eğitimi verilmiş, yine aynı sınıf düzeyinde 8/B sınıfı öğrencilerinden oluşan 20 kişilik diğer sınıfa ise geleneksel öğrenme yöntemi ile çevre eğitimi verilmiştir. Bu amaç doğrultusunda oluşturulan rastgele olmayan daha önceden belirlenmiş gruplardan seçilen, yarı deneysel yönteme göre deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Çalışma, Bilim Uygulamaları dersinde haftada iki ders saati olmak üzere uygulanmıştır. Çalışmanın amacı kırsalda yaşayan öğrencilerin proje tabanlı öğrenme yöntemi ile çevre eğitiminin, süregelen düz anlatım ile çevre eğitimi verilen diğer öğrenciler arasındaki çevre bilgi düzeyleri, çevre duyuş ve çevre davranış düzeyleri arasındaki farklılıkları ölçülmek ve değerlendirmektir. Her iki grupta bulunan öğrencilere çalışma öncesinde ön test uygulanarak, 10 hafta boyunca deney grubunda yer alan öğrencilere farklı çevre konularıyla ilgili proje çalışmaları yapılmıştır. Kontrol grubunda bulunan öğrencilere ise proje çalışmalarının konu başlığını oluşturan çevre konuları düz anlatımla öğrencilere aktarılmıştır. Çalışma tamamlandığında her iki gruptaki öğrencilere son test uygulanarak, proje tabanlı öğrenme ve geleneksel öğretim yöntemiyle çevre eğitimi verilen öğrencilerin çevre bilgi düzeyleri, çevresel duyuş ve çevresel davranışlarındaki değişim ölçülmüştür. Testlerin analizinde SPSS 26 programından yararlanılmış, ilişkili iki ölçüm setine ait puanlar arasındaki farkın istatistiksel açıdan anlamlı olup olmadığını test etmek için Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılmıştır. İki ilişkisiz örneklemden elde edilen puanların birbirinden istatistiksel açıdan anlamlı bir şekilde farklılık gösterip göstermediğini test etmede de Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda çevre bilgi testinde proje tabanlı çevre eğitiminin verildiği deney grubunun, geleneksel öğretim ile çevre eğitimi verilen kontrol grubuna göre test puanlarında artış gözlenmiştir. Çevre duyuş testi analizlerinde her iki grup düzeyinde anlamlı farklılık oluşmamıştır. Çevre davranış testi analizlerinde ise deney grubunda olumlu geri bildirimler alınmış olsada, istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Çalışma süresi daha geniş tutularak öğrencilerin çevresel duyuş ve çevresel davranış yönünden gelişmelerine imkân verilebilir. Çalışmada nicel ölçme araçları kullanılmıştır. Nitel ölçme araçlarıyla çevresel duyuş ve davranış düzeylerinde daha fazla veri sağlanarak farklı sonuçlar elde edilebilir. Anahtar sözcükler: Proje Tabanlı Yaklaşım, Geleneksel Öğretim, Çevre Eğitimi, Çevre Okuryazarlığı, Çevre Bilinci, Çevresel Duyuş, Çevresel Davranış, Bilim Uygulamaları Dersi, Kırsal Bölge.

Deniz Kızıl
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul fen bilimleri ders kitapları ve yardımcı kaynak kitapların metin madenciliği ile analizi: Fiziksel olaylar konu alanı örneği

Bu çalışmanın amacı, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ortaokul fen bilimleri ders kitapları ile konu anlatımlı yardımcı kaynak kitaplarının, fiziksel olaylar konu alanında metin analizi ile incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda belirlenen alt problemlerin analizi için kitaplara ait metin dosyaları oluşturulmuş, doğal dil işleme (DDİ) ve metin madenciliği yöntemleri kullanılarak analizler yapılmıştır. Doğal dil işleme sürecinde Zemberek DDİ Uygulama Programlama Arayüzü kullanılarak JAVA programlama dilinde hazırlanmış olan NKod yazılımı yardımıyla ilgili metin dosyalarının kelime frekans listelerine ulaşılmıştır. Kelime frekans listelerine ait dosyalar R Stüdyo programına aktarılmış ve çeşitli paketler kullanılarak gerekli analizler yapılmıştır. Birinci alt problemin analizinde, DK'ları ve YKK'lara ait isim köklü kelime frekans listelerinden ilk 20 kelimeye bakılmıştır. İkinci alt problemin analizinde ise DK'ları ile YKK'lara ait isim köklü kelime frekansları arasında istatistiksel olarak farklılaşan kelimeleri bulmak için ki-kare testi yapılmıştır. Üçüncü alt problemin analizinde ise DK'ları ile YKK'lara ait dokümanlar arasındaki benzerliğe bakılmıştır. Bunun için veri analizinde sıklıkla kullanılan kosinüs benzerliği hesaplanmış ve doküman kümeleme işlemi yapılmıştır. Dokümanlar arasında altı küme oluştuğunda kaliteli kümelenmelere ulaşılmıştır. Ayrıca bu analize ek olarak DK'ları ve YKK'lara ait isim köklü kelime frekans listeleri arasında kitap, sınıf ve ünite düzeyi bakımından benzerlik değerleri hesaplanmıştır. Sonuç olarak kitaplar ait isim köklü kelime frekans listelerinde ilk 10 kelimede farklılaşma olmayıp farklılaşmanın daha az frekansa sahip kelimelerde olduğu, ki-kare testine göre DK'larının genellikle etkinlik/deney malzemeleri, YKK'ların ise kavramlar bakımından farklılaştığı tespit edilmiştir. Kümeleme çalışmasında ise dokümanlara ait kosinüs benzerlik değerlerine bakıldığında genel olarak DK'ları ile YKK'lar arasındaki benzerliğin DK'ları arasındaki benzerlikten daha fazla olduğu belirlenmiştir. DK'ları ile YKK'ların fiziksel olaylar konu alanına ait içeriklerin tamamında 0.956, 5.sınıf düzeyinde 0.89, 6.sınıf düzeyinde 0.904, 7.sınıf düzeyinde 0.918, 8.sınıf düzeyinde ise 0.935 benzerlik değerlerine ulaşılmıştır. DK'ları ile YKK'lar arasındaki benzerlik değerlerinin yüksek çıkması kitapların isim köklü kelime frekansları bakımından çok da farklı olmadığını göstermektedir.

Mehmet Yalçın Güngör
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel ısınma ve iklim değişikliği konusuna ilişkin bilgi düzeyleri ve kavram yanılgıları tanı testi geliştirilmesi

Amaç: Araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin küresel ısınma ve iklim değişikliği konularına ilişkin bilgi düzeylerini ve kavram yanılgılarını belirlemektir. Bu kapsamda, öğrencilerin bu konulara dair sahip oldukları yanlış anlamaları tespit edebilecek bir tanı testi geliştirilmiştir. Çalışma, küresel iklim değişikliğine karşı farkındalığın artırılması ve eğitim programlarının bu yönde iyileştirilmesine katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Yöntem: Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Karma yöntemin nicel kısmında betimsel tarama yöntemi ile veriler toplanmıştır. Nitel kısmında ise açık uçlu sorulardan yararlanılmıştır. Veri toplama sürecinde, Ankara'nın Sincan ilçesinde bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 1126 öğrenciye araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan tanı testi uygulanmıştır. Test, uzman görüşleri doğrultusunda hazırlanmış, ön uygulama sonrasında nihai şekli verilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler hem nicel hem de nitel analiz yöntemleriyle değerlendirilmiştir. Bulgular: Elde edilen bulgular, öğrencilerin küresel ısınma ve iklim değişikliği konularındaki bilgi düzeylerinin sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, cinsiyet, ebeveyn eğitim durumu ve bilimsel olayları takip etme durumuna göre bilgi düzeylerinin değişiklik göstermediği, sevdikleri dersin ise bilgi düzeylerini etkilediği saptanmıştır. Öğrencilerin sera etkisi, küresel ısınma ve iklim değişikliği kavramlarını sıklıkla ozon tabakasının incelmesi ile karıştırdığı, özellikle sera etkisi hakkında ciddi bilgi eksiklerine ve kavram yanılgılarına sahip olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca küresel ısınmayı asit yağmurları ve depremler gibi doğrudan ilişkisi olmayan olaylarla ilişkilendirme, belirgin bir kavram yanılgısı olarak öne çıkmıştır. Sonuç ve Öneriler: Araştırma, öğrencilerin sera etkisi, küresel ısınma ve iklim değişikliği konularında ciddi bilgi eksiklikleri ve kavram yanılgıları bulunduğunu göstermektedir. Bu durum, öğrencilerin bu konuları anlamada güçlük çektiğini ve mevcut öğretim programlarının yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, çevre bilinci ve farkındalığı artırmaya yönelik yenilikçi öğretim yaklaşımlarına ihtiyaç olduğu açıktır. Çevre eğitimine daha fazla önem verilmesi ve bu kapsamda görsel ve etkileşimli materyallerin geliştirilmesi önerilmektedir. Fen bilimleri öğretmenlerine yönelik hizmet içi eğitimlerin artırılması, öğrencilere daha etkili bir öğretim sunulmasını sağlayabilir. Ayrıca, öğrencilerin bilimsel olaylara olan ilgilerinin artırılması için çeşitli etkinlikler düzenlenmesi yararlı olacaktır. Gelecekte yapılacak çalışmalarda karma yöntemlerin kullanılması, bu alanda daha kapsamlı ve derinlemesine sonuçlar elde edilmesine katkıda bulunabilir.

Burcu Uysal Atalay
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Veriden olasılığa istatistiksel araştırma sürecinde ortaokul öğrencileri ve matematik öğretmenleri tarafından kullanılan dijital teknolojiler

Amaç: 21. Yüzyılın getirdiği teknolojik dönüşüm, matematik eğitiminin geleneksel sınırlarını aşarak öğrenme ve öğretme süreçlerini yeniden şekillendirmiştir. Son dönemde öne çıkan yapay zekâ araçları, öğrencilerin verileri analiz etme, örüntüleri keşfetme ve olasılıksal çıkarımlar yapma becerilerini destekleyerek üst düzey düşünme süreçlerini desteklemektedir. Bu araştırmanın amacı; ortaokul matematik öğretmenleri ve öğrencilerinin veriden olasılığa istatistiksel araştırma sürecinde yararlandıkları dijital teknolojileri bütüncül bir şekilde değerlendirmektir. Materyal ve Metot: Araştırma nitel desenli durum çalışması türündedir. Araştırmanın verileri araştırmacılar tarafından geliştirilmiş Görüşme Formları (GF) yardımıyla toplanmış, veriler içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırma, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ile seçilen Malatya ili Battalgazi ilçesinde bulunan matematik öğretmenleri ve öğrencileri ile yürütülmüştür. Çalışmada ortaokul öğrencileri ve matematik öğretmenlerinin görüşleri karşılaştırmalı bütüncül bir şekilde analiz edilmiştir. Araştırma verileri MAXQDA nitel veri analiz programında değerlendirilmiş, kod haritaları yardımıyla görselleştirilmiştir. Bulgular analiz edilirken kodlar yardımıyla kategoriler, kategoriler yardımıyla da temalar şekillendirilmiştir. Bulgular: Ortaokul seviyesinde matematik derslerinde olasılık ve istatistik konularının öğretiminde öğretmenlerin sınıf ortamında kullandıkları dijital teknolojiler incelenmiştir. Bu bağlamda, özellikle hangi fiziksel teknolojik araçların daha yoğun biçimde tercih edildiği belirlenmiştir. Kullanılan dijital teknolojilerin öğrencilerin motivasyonuna, ders başarısına ve aynı zamanda kavram yanılgılarının oluşumunun engellenmesine etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. İçinde bulunduğumuz teknoloji çağının sunduğu yapay zekâ uygulamalarının olasılık öğretimindeki rolü araştırmada ayrıca değerlendirilmiştir. Yapay zekâ destekli öğrenme ortamlarının, istatistiksel düşünme süreçlerini destekleme potansiyeli üzerinde durulmuştur. Bunun yanı sıra, veriden olasılığa istatistiksel araştırma süreci kapsamında hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin bir proje ödevi tasarlamaları durumunda hangi dijital teknolojileri kullanabilecekleri ve bu doğrultuda olası araçlar tespit edilmiştir. Sonuç: Öğretmen ve öğrencilerin teknoloji kullanımında farklı yönelimler sergiledikleri görülmektedir. Dijital teknolojiler kapsamında öğrenciler EBA, arama motorları ve e-kitap gibi platformları yoğun biçimde kullanırken, öğretmenler daha çok özel öğretim sistemleri ve simülasyonlara yönelmektedir. Fiziki teknolojik araçlar açısından sınıf içi kullanımda akıllı tahta hem öğretmenler hem öğrenciler için en belirgin araç olurken, sınıf dışı kullanımda öğrenciler tablet, bilgisayar ve mobil telefonları daha aktif tercih etmektedir. Yazılımlar incelendiğinde öğretmenlerin SPSS ve Excel gibi veri analizi programlarını öne çıkardığı, öğrencilerin ise daha erişilebilir olan Excel'i yoğun biçimde kullandığı görülmektedir. Veri görselleştirme sürecinde ise her iki grubun da GeoGebra'ya yöneldiği dikkat çekmektedir. Yapay zekâ araçları kullanımında öğrencilerin ChatGPT, Gemini ve Copilot gibi çok amaçlı sistemleri daha fazla benimsediği, öğretmenlerin ise daha sınırlı düzeyde kullandığı anlaşılmaktadır. Öğretimsel amaçlı Canva ise özellikle öğrencilerde öne çıkmaktadır. Proje kaynakları açısından öğrenciler mobil cihazlar, bilgisayarlar ve yapay zekâ tabanlı araçları yoğun biçimde tercih ederken, öğretmenler daha çok düzenleyici ve analiz edici yazılımlara yönelmektedir. Genel olarak bulgular, öğretmenlerin teknolojiyi daha çok pedagojik düzenleme, ölçme ve değerlendirme odaklı kullandığını; öğrencilerin ise öğrenme sürecini bireyselleştirme, sınıf dışına taşıma ve yapay zekâ entegrasyonuna daha açık olduklarını ortaya koymaktadır.

Fatma Erikçioğlu
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan Eğitim Hakkında Öğretmenlerin ve Öğrencilerin Görüşleri

Bu çalışma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Malatya'daki ortaokul öğretmenleri ve öğrencilerinin uzaktan eğitime yönelik algılarını incelemektedir. Karma modeline dayanan ve hem nitel hem de nicel yöntemleri içeren araştırmanın örneklemi, kamu ve özel okullardan 385 öğrenci ve 65 öğretmenden oluşmaktadır. Veriler, "Ortaokul Öğrencileri Uzaktan Eğitim Algıları Ölçeği" ve "Öğretmenlerin Uzaktan Eğitime İlişkin Görüşlerini Belirleme Ölçeği" ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Bulgular, öğrencilerin cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü ya da kırsal/şehir okulunda öğrenim görme durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermediğini ortaya koymuştur. Ancak, kırsal bölgelerdeki öğrencilerin deneyimlerinin, teknolojik altyapı eksikliklerinden önemli ölçüde etkilendiği gözlemlenmiştir. Öğrencilerin çoğu uzaktan eğitimin esnekliğini takdir etmekle birlikte, sosyal etkileşim ve motivasyonun daha iyi olduğu yüz yüze eğitimi tercih etmiştir. Öğretmenler de benzer kaygılar ifade etmiş, kadın öğretmenlerin erkeklere göre daha olumlu görüşlere sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırma bulgularına göre, İngilizce öğretmenleri dijital içeriğe daha kolay erişebildikleri için uzaktan eğitime daha olumlu yaklaşıyorlar. Ancak genel olarak, sınırlı etkileşim, motivasyon eksikliği ve yetersiz altyapı gibi sorunların uzaktan eğitimin etkinliğini olumsuz etkilediği gözlemlendi. Bu durum, uzaktan eğitim uygulamalarında hedefli ve sürdürülebilir iyileştirmelerin gerekliliğini ortaya koyuyor.

Fadime Temelli
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik okuryazarlığını geliştiren soruların ilkokul düzeyinde uygulanması ve başarı üzerindeki yansımaları

Bu çalışmada, ilkokulda matematik okuryazarlığına yönelik soruların kullanılmasının, öğrencilerin matematik okuryazarlığı üzerindeki etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Bu bağlamda, matematik okuryazarlığı sorularının ilkokul düzeyindeki öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarılarına olan katkısını değerlendirmek için deney-kontrol grupları karşılaştırılmıştır. Bunun için deney grubundaki öğrencilere matematik dersleri, matematik okuryazarlığı konuları ve ilgili sorularla zenginleştirilmiş bir öğretim programı çerçevesinde sunulurken, kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Malatya ilinin Yeşilyurt ilçesindeki bir ilkokulun 4. sınıf düzeyindeki öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma örneklemi, deney grubu (25) ile kontrol grubunda (28) bulunan öğrenciden meydana gelmektedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Şenol'ün (2022)'de geliştirdiği "Matematik Okuryazarlığı Başarı Testi" ile Önal'ın (2013)'te geliştirdiği "Matematik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Söz konusu ölçme araçları, ön-son test olarak deney ve kontrol gruplarına ayrı ayrı uygulanmıştır. Elde edilen verilere, gerekli analizler yapılarak detaylı bir şekilde incelenmiş ve yorumlanmıştır. Bu kapsamda, deneysel öğretim yaklaşımının matematik okuryazarlığı başarısına ve tutumlarına olan etkileri bilimsel olarak değerlendirilmiştir. Veri toplama araçlarının analizine dayanarak, deney-kontrol gruplarının ön-son test puanları arasında matematik başarısı ve ders tutumları açısından anlamlı bir farklılık olup olmadığı istatistiksel yöntemlerle incelenmiştir. Araştırma bulguları, matematik okuryazarlığı sorularına dayalı öğretim yaklaşımının, öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarılarını ve matematik dersine yönelik olumlu tutumlarını, geleneksel yöntemlerle öğretim yapılan kontrol grubuna kıyasla anlamlı bir şekilde artırdığını ortaya koymuştur. Elde edilen sonuçlar ışığında, gelecekte yapılacak araştırmalar ve bu alanda çalışma yürüten araştırmacılar için çeşitli önerilerde bulunulmuş, matematik okuryazarlığını geliştirmeye yönelik uygulamaların önemine dikkat çekilmiştir. Anahtar Kelimeler: Matematik okuryazarlığı, İlkokul matematik eğitimi, Matematik başarısı, Matematik tutumu

Esra Cilvez Kaya
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin dijital materyal oluşturma becerilerinin incelenmesi

Bu araştırma, matematik öğretmenlerinin dijital materyal oluşturabilme öz yeterliliklerini ve öz yeterliliklerinin cinsiyet, mesleki kıdem ve görev yeri değişkenine göre incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Elazığ ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ve özel ortaokullarda görev yapan 234 matematik öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılmış ve veriler, "Öğretmenlerin Dijital Materyal Oluşturabilme Öz Yeterlilikleri Ölçeği" ile toplanmıştır. Yüksek güvenirlik düzeyine sahip (Cronbach Alfa = 0.98) bu ölçek, 26 maddeden oluşmaktadır. Elde edilen bulgular, matematik öğretmenlerinin dijital materyal oluşturabilme öz yeterlilik düzeylerinin genel olarak orta seviyede olduğunu ve matematik öğretmenlerinin dijital materyal oluşturabilme öz yeterliliklerinin cinsiyet, mesleki kıdem ve görev yapılan yerleşim alanına göre anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koymuştur. Cinsiyet değişkenine göre, erkek öğretmenlerin öz yeterlilik puanlarının kadın öğretmenlerden anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiştir. Mesleki kıdem değişkeninde ise, kıdemi düşük olan öğretmenlerin dijital materyal oluşturma becerilerinde daha yüksek bir öz yeterlilik algısına sahip oldukları gözlemlenmiştir. Ayrıca, görev yeri değişkenine göre, il merkezinde görev yapan öğretmenlerin kırsal bölgelerde çalışan öğretmenlere kıyasla daha yüksek öz yeterlilik düzeyine sahip oldukları belirlenmiştir. Dijital materyallerin etkili kullanımının öğretim süreçlerine entegrasyonu ile öğrencilerin öğrenme motivasyonlarının ve başarılarının artırılabileceği önerilmektedir. Bu çalışma, dijital teknolojilerin eğitimde daha etkin kullanımını sağlamak amacıyla öğretmenlerin profesyonel gelişimlerini desteklemek için önemli bir referans sunmaktadır. Araştırma sonuçlarından hareketle ilgili çalışmalara ve araştırmacılara çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Dijital Öğretim Materyali, Öz yeterlilik, Matematik Eğitimi

Büşra Altuntaş
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

5. sınıf alan ölçme konusunda eğitsel oyunların kullanılmasının öğrencilerin akademik başarısı ve tutumuna etkisi

Bu araştırmanın amacı beşinci sınıf alan ölçme konusunun eğitsel oyunlarla öğretiminin öğrencilerin matematik dersi akademik başarısına ve tutumuna etkisini incelemektir. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim-öğretim yılında beşinci sınıfta öğrenim gören iki şubedeki 26 öğrenci oluşturmaktadır. Beşinci sınıflardan seviyeleri birbirine yakın olan iki sınıf seçilerek, biri deney diğeri kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubundaki 11 öğrenciye eğitsel oyunlarla desteklenerek öğretim gerçekleştirilirken, kontrol grubundaki 15 öğrenciye mevcut öğretim programı yöntemleri ile öğretim gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak başarı testi, tutum ölçeği ve deney grubu öğrencilerine uygulanmak üzere görüşme formları kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen başarı testi verileri SPSS-22 programında analiz edilmiş, normal dağılım göstermediğinden Mann-Whitney U ve Wilcoxon işaretli sıralar testi ile analiz yapılmıştır. Tutum ölçeğinden elde edilen veriler normal dağılım gösterdiğinden bağımlı ve bağımsız gruplar için t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Öğrenci görüşme formlarından elde edilen verilerin çözümlemesi ise içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda öğrencilerin matematik başarısında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunurken, tutum puanlarında gruplar arası anlamlı bir fark bulunamamıştır. Öğrenci görüşme formlarından elde edilen bulgulara göre; deney grubundaki öğrencilerin olumlu görüşler belirttiği görülmüş, eğlenerek öğrendiklerini ve derse ilgilerinin arttığını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Matematik, Oyun, Eğitsel Oyun, Dijital Oyun, Matematiğe Yönelik Tutum, Alan Ölçme

Kübra Gül
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin mesleği tercih etme eğilimleri ve mesleki kişilik tiplerinin incelenmesi

Bu araştırmada fen bilimleri öğretmenlerinin kişilik tipleri, Holland Kişilik Ölçeği kullanılarak ölçülmüş ve bu kişilik tiplerinin demografik özelliklerle ilişkileri incelemiştir. Araştırmada tarama tipi çalışma deseninden yararlanılmıştır. Araştırmaya Bingöl ilinde bulunan okullarda görev yapan 43 kadın ve 15 erkek olmak üzere toplam 58 fen bilimleri öğretmeni katılmıştır. Veri toplama sürecinde kişisel bilgi formu ile "Holland Kişilik Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analizinde SPSS 25.0 programından yararlanılmıştır. Analiz aşamasında Bağımsız Örneklem T-testi Tek Yönlü ANOVA Analizi ve Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Holland'ın mesleki kişilik kuramına göre, insanların ilgi alanları ve mesleki tercihlerine göre altı farklı kişilik tipi bulunmaktadır: Gerçekçi, Araştırmacı, Sanatçı, Sosyal, Girişimci ve Geleneksel. Öğretmenler genel olarak araştırıcı, sosyal ve gerçekçi kişiliklere yüksek eğilim gösterir. Cinsiyetin kişilik tipleri üzerinde bir fark yaratmadığı bulunurken, eğitim düzeyi yaş ve mesleki kıdem gibi faktörler kişilik tiplerini anlamlı şekilde etkilemektedir. Ayrıca, kişilik tipleri arasında da anlamlı ilişkiler mevcuttur. Girişimci ile Geleneksel kişilik tipi, Sanatçı ile Sosyal kişilik tipi arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Sonuç olarak, öğretmenlerin kişilik profillerinde demografik değişkenlerin belirleyici rol oynadığı ve bu durumun eğitim ve kariyer gelişiminde dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır.

Betül Kaymazalp
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmenlerinin üstün ve matematiksel üstün yetenekli öğrencilerin eğitimine ilişkin algıları ve görüşleri

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmenlerinin üstün yetenekli öğrencilere yönelik algı düzeylerini saptamak, algılarının sosyo-demografik, eğitsel ve mesleki değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Aynı zamanda, ilköğretim matematik öğretmenlerinin üstün ve matematiksel üstün yetenekli öğrencilerin eğitimine ilişkin algılarını derinlemesine incelemek amaçlanmıştır. Karma yöntemle yürütülen araştırmanın nicel boyutu kesitsel tarama (N=205), nitel boyutu betimleyici fenomenolojidir (N=19). Nicel veriler Üstün Yetenekli Öğrencilere Yönelik Öğretmen Algısı Ölçeği ile toplanırken nitel veriler için yarıyapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel veriler betimsel ve çıkarımsal istatistiklerle, nitel veriler tematik analizle çözümlenmiştir. Sonuçlar, öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilere yönelik algılarının yüksek düzeyde olduğunu göstermekle birlikte, bu algılar belirli eğitsel ve mesleki değişkenler tarafından anlamlı şekilde etkilenmektedir. Özellikle ileri eğitim düzeyi, bilgi kaynaklarını takip etme ve üstün yetenekli öğrenci deneyimi gibi faktörler öğretmenlerin algılarını güçlendiren önemli unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Bulgular, öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencileri genellikle bilişsel üstünlük, yaratıcılık ve problem çözme becerileriyle tanımladığını; ancak sosyal ve duygusal farklılıkların da önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Araştırma, bireyselleştirilmiş eğitim programlarının, erken tanılama süreçlerinin ve öğretmen yeterliliklerinin artırılmasının, üstün yetenekli öğrencilerin potansiyellerini geliştirmede kritik öneme sahip olduğuna işaret etmektedir.

Pelin Güler
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan eğitimde ortaokul matematik öğretmenlerinin sanal manipülatifleri kullanma süreçlerinin incelenmesi

Eğitim – öğretim faaliyetleri kimi zaman geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi mecburi sebeplerden dolayı uzaktan eğitim yoluyla gerçekleştirilmiş olsada kimi zaman da bazı eğitim – öğretim programları daimi olarak uzaktan eğitim yoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmada uzaktan eğitim sürecinde ortaokul matematik öğretmenlerinin derslerini zenginleştirmek amacıyla neler yaptıkları araştırılmış ve öğretmenlerin derslerinde sanal manipülatif kullanma süreçleri incelenmiştir. Bu çalışmada öğretmenlerin sanal manipülatif kullanma süreçleri incelenecek olduğundan dolayı nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırma üç aşamadan meydana gelmektedir. Problem durumu kapsamında ilk aşamada öğretmenler (dokuz katılımcı) ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve ikinci aşamada bu görüşmeler dahilinde derslerinde sanal manipülatif kullanma deneyimine sahip olmayan üç öğretmen ile ders uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Üçüncü aşamada ise ders uygulamalarından sonra hem üç öğretmenle tekrar yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiş hem de öğrencilerden sanal manipülatif etkinlikleri kullandıkları derslere ilişkin matematik günlükleri yazdırılmıştır. Araştırmanın verileri ses/video kayıtları ve yazılı metinler ile toplanmış ve içerik analizi yoluyla analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda öğretmenlerin yüz yüze ve uzaktan eğitim sürecinde en çok kullandıkları yöntem/strateji/tekniğin düz anlatım yöntemi olduğu ve diğer kullanılan yöntem, teknik ve stratejilerin hemen hemen aynı olduğu ve hem yüz yüze hem de uzaktan eğitimde kullanlan materyallerin arasında farklılık olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerle yapılan ilk görüşme neticesinde öğretmenlerin sanal manipülatiflerin tanımının ve sınırlarının tam olarak farkında olmadığı görülmüştür. Öğretmenler sanal manipülatif kullanma deneyiminden sonra sanal manipülatif kullanımının düşündüklerinin aksine öğretmenin iş yükünü artırıcı faktörlere sahip olduğunu fark etmişlerdir. Ayrıca bazı öğretmenler ve öğrenciler sanal manipülatiflerin derste daha fazla örnek, alıştırma yapmalarına imkan sağladığını görmüşlerdir. Öğrencilerin hemen hemen tamamı sanal manipülatif kullanarak gerçekleştirilen dersleri eğlenceli, faydalı, öğretici bulduklarını ve bu etkinlikleri beğendiklerini ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin neredeyse tamamının sonraki derslerinde sanal manipülatif kullanmak isteyecekleri ve sanal manipülatiflerin tanıtıldığı bir hizmetiçi eğitim programı düzenlense katılmak isteyecekleri sonuçlarına ulaşılmıştır.

MatematikOrtaokul öğretmenleriSanal manipülatifler+1
Esma Nur Özdoğan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının sosyobilimsel bir konu olan sokak hayvanlarının bakımı ile ilgili ahlaki muhakemelerinin incelenmesi

Son yıllarda dünya genelinde birçok kentin çözüm arayışında olduğu tartışmalı bir mesele olan sokak hayvanları özelinde öğretmen adaylarının ahlaki muhakemelerini incelemek bu konuda üretilen bilgi birikimine katkıda bulunacaktır. Öte yandan bireylerin böyle canlı bir ahlaki mesele üzerindeki profillerinin incelenmesi fen eğitimi-ahlak-bilim okuryazarlığı ilişkisinin şekillendirilmesinde önemli katkılar sağlayabilir. Bu bağlamda araştırmanın amacı Bursa Uludağ Üniversitesi'nde öğrenim gören Fen bilgisi öğretmen adaylarının sosyobilimsel bir konu olan sokak hayvanlarının bakımı ile ilgili ahlaki muhakemelerinin incelenmesidir. Mevcut araştırma, farklı sınıf düzeyinde eğitim gören 92 Fen bilgisi öğretmen adayıyla nicel araştırma desenlerinden betimleyici durum tespiti kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak, sokak hayvanları ile ilgili ahlaki muhakemeyi ortaya çıkarabilecek açık uçlu soruların 50 kişilik katılımcı gruba uygulanıp sonuçlarının içerik analizine tabii tutulmasıyla oluşturulan ahlaki muhakeme ölçeği kullanılmış olup; ölçeğin geçerlilik ve güvenirliği uzmanlar tarafından sağlanmıştır. Sokak köpeklerini besleyen bir kişinin beslediği köpeklerden birinin bir bireye saldırması sonucunda bu yaralanmadan sorumlu tutulup tutulamayacağının sorgulandığı senaryoda, katılımcıların 'vakayı izleyen biri olarak', 'hayvanları besleyen birey olarak' ve 'saldırıya maruz kalan birey olarak' olmak üzere üç farklı pozisyonda sorumluluğun besleyen kişide olup olmadığını değerlendirmeleri istenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesinde, pozisyon içi frekans dağılımları ve pozisyonlar arası temalar incelenmiştir. Senaryodaki pozisyonların değişmesiyle birlikte kullanılan argümanların da farklılıklar gösterdiği ve buna bağlı olarak ahlaki muhakemelerinde de farklılıklar oluştuğu tespit edilmiştir. Ayrıca elde ettiğimiz veriler bize Fen bilgisi öğretmen adaylarının sokak hayvanlarının bakımı ile ilgili olarak yeterli bilgiye sahip olmadığını ve bu konudaki muhakemelerinin çoğunlukla sınırlı argümanlara dayalı olduğunu da göstermiştir. Bu nedenle eleştirel düşünmenin ve ahlaki muhakeme becerisinin artması için sosyobilimsel konulara dayalı öğretimin hedeflenmesi, bu konudaki bilgi eksikliklerinin giderilmesi için de sokak hayvanları konusunun GDO, nükleer santraller gibi sosyobilimsel bir konu olarak programa dahil edilmesi önerilmektedir. Bireylerin koşullar değiştikçe iyi ve doğrularının değiştiği ya da çeşitli ahlaki temalara odaklandıkları bir profilden ziyade her koşulda değiştirmeyecekleri iyi ve doğruları oluşturabilmeleri için öncelikle öğretmen adaylarının bu tip bir değişkenlik barındıran ahlaki muhakemelerinin farkına varmaları önemlidir. Bu farkındalık için sokak hayvanları dahil çeşitli sosyobilimsel konular kullanılarak bireylerin ahlaki anlamda değişmeyen iyi ve doğruları seçmeleri noktasında pratikler yapmaları ve bu durumu gerçekleştiremedikleri durumlarda değişkenlik göstermeyen akranları ile diyalog ortamında tartışmalara girmeleri zengin bir ahlaki muhakeme ortamının oluşmasını sağlayabilir. Bu şekilde yetişen öğretmen adayları ise öğretmen olduklarında benzer ortamları öğrencilerine sağlayabilir. Anahtar sözcükler: Ahlaki muhakeme, fen bilgisi öğretmen adayları, sokak hayvanları, sosyobilimsel konular

Aday öğretmenlerFen bilgisiSokak hayvanları+1
Nisa Şen
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik dersi öğretim programlarının veri işleme öğrenme alanına ilişkin karşılaştırmalı analizi

Bu araştırmada 2005, 2013 ve 2018 yıllarına ilişkin ortaokul matematik öğretim programlarının genel yapısı ile veri işleme öğrenme alanına ilişkin alt öğrenme alanları ve kazanımların program geliştirme çalışmaları açısından değişiminin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında ilgili içeriğin öğretim programlarında nasıl güncellendiği belirlenmeye çalışılmıştır. Bu araştırmanın modeli doküman incelemesidir. Bu çalışmada, veri işleme öğrenme alanına ilişkin içeriklerin analizi gerçekleştirilmiştir. Öğretim programlarına ilişkin alan yazın ve uzman görüşlerine dayalı olarak analiz çerçevesi oluşturulmuştur. İlgili içerik incelemesine yönelik temalar şunlardır: (1) programın genel yapısını düzenleme, (2) içerik düzenleme, (3) kazanım düzenleme, (4) öğrenme alanı düzenleme. İncelemeler sonucunda öğrenme alanı isim değişikliği, alt öğrenme alanı birleştirme, alt öğrenme alanı sadeleştirme, içerik sadeleştirme, içerik genişletme, kazanım birleştirme, kazanım ayrıştırma, kazanım zenginleştirme yapıldığı görülmüştür. Elde edilen bulgular ve bulgulara ilişkin örnekler her bir tema altında tablolar halinde sunulmuştur. Çalışmada kazanımları sınıflandırma düzeyinde güncellemeler yapıldığı tespit edilmiş ve bu durum alan yazındaki araştırmalarla ilişkilendirilmiştir. Program güncelleme çalışmalarına ilişkin kopuklukların olduğu yapılan çalışmada belirlenmiştir. Bu araştırma sonucunda, güncellenen programların eğitim sürecini detaylı bir şekilde yönlendirmediği, içeriği genel hatlarıyla sunduğu görülmektedir. Öğretim programlarının incelenmesi sonucunda program yoğunluklarının azaldığı ancak veri işleme öğrenme alanının program içerisindeki yerinin arttığı tespit edilmiştir.

Karşılaştırmalı analizMatematik öğretimiProgram geliştirme+2
Fatma Betül Aytar
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin etkinlik süreçlerine dair değerlendirmeleri

Bu çalışmada ortaokul matematik öğretmenlerinin etkinlik süreçlerine dair değerlendirmeleri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama deseni benimsenmiştir. Çalışmanın verileri 119K773 nolu TÜBİTAK projesi kapsamında toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini lisansüstü öğrenim gören 16'sı kadın, 8'i erkek olmak üzere toplamda 24 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmuştur. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. İçerik analizinde kodlar oluşturulurken bazıları literatürde bulunmakla birlikte bazı kodlar öğretmenlerin yargılarını yansıtacak şekilde oluşturulmuştur. Elde edilen kodlar uygun kategoriler altında toplanmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre katılımcıların etkinlik kavramına dair sınırlı bir algıya sahip oldukları görülmüştür. Etkinlik temelli öğrenmeye olumlu baktıkları ve etkinliklerin aktif katılımlı sınıf içi uygulamalar ve materyal ile yapılan aktiviteler şeklinde ifade etmişlerdir. Katılımcı öğretmenlerin uygulama yapacakları etkinlikleri seçerken öğrencilerin hazırbulunuşluk seviyeleri ve uygulama süresini göz önünde bulundurdukları belirlenmiştir. Etkinlik yönergelerin açık ve anlaşılır olması konusunda ise kısıtlı bilgi sunmuşlardır. Öğretmenler etkinlik seçme ve tasarlama konusunda ise geniş yelpazede değerlendirmeler yapmışlardır. Etkinlikleri değerlendirirken öznel yargılar kullandıkları görülmüştür. Katılımcı öğretmenler, yapılandırmacı yaklaşım doğrultusunda kazanımların etkinlikler yardımı ile öğretildiğinde öğrencilerin dersi daha eğlenceli bulacaklarını ve aktif katılımları ile dersin işleneceğini belirtmişlerdir. Bu sayede kazanımların daha kalıcı bir şekilde öğrencilere aktarılacağını belirtmişlerdir. Anahtar kelimeler: Matematiksel etkinlik, Etkinlik değerlendirme, Etkinlik uygulama

Taha Memiş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul matematik ders kitaplarının kök değerler açısından incelenmesi

Araştırmanın amacı, ilkokul matematik ders kitaplarının matematik dersi öğretim programında yer alan kök değerler açısından incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma desenlerinden doküman analizi yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın veri toplama sürecinde, 2022-2023 yıllarında okullarda kullanılan Milli Eğitim Bakanlığı'na ait 1, 2, 3 ve 4. sınıf matematik ders kitapları incelenmiştir. Ders kitaplarından toplanan veriler, nitel araştırma veri analizi yöntemlerinden olan betimsel ve içerik analizi ile ifade edilmiştir. Betimsel analiz aşaması ile kitaplarda yer alan kök değerler belirlenmiş ve bu kök değerlerden hangi ünitelerde, ne kadar bahsedildiği, kök değerlerin nasıl yer aldığı tespit edilmiştir. Bu süreçte veriler, içerik analizine tâbi tutulmuştur. Araştırma kapsamında öğretim programında yer alan kök değerler çerçevesinde (adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverlik) ilkokul matematik ders kitaplarında bulunan; konular, konuşma balonları, bilgi kutusu, oyun zamanı, birlikte yapalım, sıra sizde, ünite değerlendirme, hatırlayalım, çalışalım, öğrenelim, acaba öğrendik mi? , eğlenelim, etkinlik, örnek, yapalım, bölüm değerlendirme) bölümleri incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda toplamda 856 bölüm belirlenmiş ve bu bölümler içerisinde en çok kök değerin; 1. sınıfta 'birlikte yapalım' , 2. sınıfta 'öğrenelim' , 3. sınıfta 'bölüm ve konu başlıkları' , 4. sınıfta ' hatırlayalım ve çalışalım' kısımlarında olduğu saptanmıştır. Ayrıca incelenen ilkokul matematik ders kitapları içerisinde en çok sevgi kök değerine; en az ise dostluk, dürüstlük ve vatanseverlik kök değerlerine vurgu yapıldığı görülmüştür. Sınıf düzeylerine göre ise; 1. sınıfta 'vatanseverlik ve dürüstlük'; 2. sınıfta 'vatanseverlik ve dostluk'; 3. sınıfta 'saygı, vatanseverlik ve dostluk'; 4. sınıfta 'dostluk ve dürüstlük' değerlerine ait mesaj iletimine rastlanılmamıştır. Buna bağlı olarak araştırmanın sonucunda, incelenen 2022-2023 MEB yayınları ilkokul matematik ders kitaplarının kök değerleri, istenilen yeterlilikte yansıtmadığı görülmüştür. Aynı zamanda, içerik kapsamında bulunan kök değerlerin ders kitaplarına dağılımının yeterli eşitlikte yapılmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Özge Üreyen Çimen
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı başarı düzeyindeki ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin örüntü genelleme görevlerindeki kullandıkları stratejilerin ve yaklaşımların incelenmesi

Bu çalışmada farklı başarı düzeyindeki öğrencilerin örüntü genelleme görevlerindeki kullandıkları stratejilerinin, yaklaşımlarının ve cebirsel genelleme düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca uygun olarak nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi tercih edilmiştir. Yozgat ili Sorgun ilçesinde yer alan beş farklı ortaokulun her birinden 6 öğrenci(2tanesi yüksek başarılı, 2 tanesi orta başarılı, 2 tanesi düşük başarılı) olmak üzere 30 öğrenci ile çalışılmıştır. Veri toplama aracı 3 adet şekil örüntü sorusu ve altındaki şıklar ile yakın genelleme görevlerindeki ve uzak genelleme görevlerindeki becerileri ölçmektedir. Çalışmanın verileri 2022-2023 eğitim-öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Verilerin analizinde MAXQDA programı kullanılmıştır. Betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Öğrenciler yakın genelleme görevlerinde genellikle yinelemeli stratejiye başvurmuşlardır. Uzak genelleme görevlerinde öğrencilerin kullandıkları stratejiler farklılaşmıştır. Bazı öğrencilerin kural kullanarak sonuca ulaştıkları da elde edilmiştir. Öğrencilerin görsel yaklaşımı yakın genelleme görevlerinde kullanırken sayısal yaklaşımı hem yakın genelleme görevlerinde hem de uzak genelleme görevlerinde kullandıkları elde edilmiştir. Birkaçı da iki yaklaşımı bir arada uzak genelleme görevlerinde kullanmıştır. Öğrencilerin uzak genelleme görevlerinde cebirsel genelleme düzeyleri incelendiğinde yüksek başarılı ve orta başarılı öğrencilerin yakın sayıda cebirsel düzeyde cevap verdikleri elde edilmiştir. Düşük başarılı öğrencilerin verdikleri cevaplar cebir öncesi düzeyde kabul edilmiştir.

Halime Mert
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ters yüz öğrenme modelinin, 6.sınıf cebir öğretimi üzerine etkisinin incelenmesi

Günümüz de yapılandırmacılık yaklaşımı ile birlikte öğretmen ve öğrencilerden beklenen görev ve sorumluluklar da değişim göstermiştir. Öğretmenler sınıfta bilgi aktarmak yerine rehberlik yaparak öğrencilerin kendi öğrenme sorumluluklarını ele almaları amaçlamaktadırlar. Yapılandırmacılık yaklaşımı doğrultusunda ortaya çıkan öğretim modellerinden bir tanesi de harmanlanmış öğrenmenin alt dallarından biri olan ters yüz öğrenme modelidir. Ters yüz öğrenme modeli dersin teorik kısmını sınıf dışında, uygulamaya yönelik olan kısmının ise sınıf içerisinde öğrenilmesini temele alan bir modeldir. Bu çalışmada ters yüz öğrenme modelinin altıncı sınıf cebir öğretimi üzerindeki etkisini görmek amacıyla öğrencilerin akademik başarısı, matematik tutumları ve ters yüz öğrenme modeline yönelik görüşleri incelenmiştir. Araştırmada ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Gruplara çalışma sonunda yapılan başarı test puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır(p=,811; p>,05). Bu sonuca benzer bir sonuçta matematik tutum ölçeği son test puanları arasında gözlemlenmiştir(p=,362; p>,05). Yapılmış olan görüşmelerden elde edilen bulgular sonucunda ise öğrencilerin modele yönelik olumlu görüşlere sahip olduğu görülmüştür. Sonuç olarak ters yüz öğrenme modeli öğrencilerde olumlu görüşler geliştirmelerini sağlasa da akademik başarı ve matematik tutum puanları noktasında anlamlı bir fark oluşturmamıştır.

Mustafa Mert
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Performansa dayalı etkinliklerin öğrencilerin akademik başarı ve fene yönelik tutumlarına etkisi: Basınç konusu

Bu araştırmanın amacı, performansa dayalı etkinliklerin Fen bilimleri dersi 8. sınıf basınç konusunda kullanılmasının öğrencilerin başarısı ve öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına etkisini araştırmaktır. Çalışmada nicel araştırma yaklaşımının yöntemlerinden deneysel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Deneysel araştırma yönteminin yarı deneysel desenler modelinin ön test-son test eşitlenmemiş kontrol grup modeli kullanılmıştır. Araştırmamız Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı iç anadolu bölgesinin büyük bir ilinde bulunan bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 8. sınıf öğrencilerinden seçilen 45 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmamızda veri toplama aracı olarak Basınç Akademik Başarı Testi (ABT) ve tutum ölçeği, kullanılmıştır. ABT 44 sorudan oluşmaktadır. ABT'nde bulunan sorular 8. sınıf basınç konusu MEB yıllık planında yer alan kazanımlar dikkate alınarak oluşturulmuş özgün sorulardır. Tutum ölçeği geçerliliği ve güvenirliği kanıtlanmış Fen Bilimleri dersine yönelik tutumları ölçen bir testtir. Öğrencilerin Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarını ölçmek için Geban vd. hazırlamış olduğu "Fene Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır (Geban vd., 1994). Veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Araştırmada performansa dayalı etkinliklerin Fen Bilimleri dersinde kullanılmasının geleneksel yöntemlere göre öğrenmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Performansa dayalı etkinlikler kullanılarak yapılan bu çalışmada öğrencilerin konuyu daha iyi öğrendikleri ve akademik başarı testinden çıkan sonuçlara göre öğrencilerin akademik başarılarının ve Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarının arttığı tespit edilmiştir.

Ceylan Tükel
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
10
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin denklemler konusundaki görsel ispat süreçlerinin incelenmesi

İspat yapma, matematiğin özünü ifade eder. Bunun nedeni, ispat kavramının akıl yürütme, muhakeme yapma, tahminlerde bulunma, başkalarını ikna etme ve kanıt sunma gibi birçok beceriyi kapsamasıdır. Buna göre, ispat oluşturabilen bireyler, bu alanlarda gelişmiş becerilere sahip olanlardır. Anlaşılacağı üzere, matematik eğitiminde ispat yapabilmenin önemi hafife alınamaz. Bu çalışma, öğrencilerin denklemler konusuyla ilgili görsel ispat süreçlerini incelemeyi ve desteklemeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya ortaokul 7. sınıfta okuyan 8 öğrenci katılmıştır. Çalışma, belirli bir bağlamda özel durumların incelenmesi olarak tanımlanan bir durum çalışması olarak desenlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda denklemler konusuyla ilgili 9 soru içeren çalışma kâğıtları hazırlanmıştır. Uygulama sırasında öğrencilerin görsel ispat süreçlerinin gelişimini incelemek için odak grup görüşmeleri, araştırmacı gözlemi ve alan notları kullanılmıştır. Veri kaybını önlemek için süreç ses kayıt cihazları kullanılarak kaydedilmiştir. Uygulama sürecinde elde edilen veriler MAXQDA yazılımı kullanılarak analiz edilmiş, raporlanmış ve görselleştirilmiştir. Çalışmanın analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Çalışmanın veri analizinde kodlama-puanlama anahtarı kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular sonucunda öğrencilerin görsel ispat oluşturmada zorluk çektikleri görülmüştür. Bunun yanı sıra görsel ispat geliştirmeye çalışan öğrencilerin süreç boyunca ilişki kurma ve genelleme yapma gibi matematiksel becerilerinde gelişme kaydettikleri görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin görsel ispatları ilgi çekici, açıklayıcı ve farklı buldukları anlaşılmıştır. Bu bulgulara dayanarak görsel ispatların matematik eğitiminde kullanılmasının yararlı olacağı sonucuna varılmıştır.

Doğrusal denklemlerGörsel ispat
Elif Canlı
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel sosyobilimsel konulara ilişkin geliştirilen argümantasyon tabanlı öğretim etkinliklerinin sosyobilimsel muhakeme yeteneğine etkisi: Kızılırmak deltası

Bu çalışmanın amacı, Kızılırmak Deltası'na yönelik argümantasyon temelli yerel sosyobilimsel öğrenme etkinlikleri tasarlamak ve bu etkinliklerin fen bilimleri öğretmen adaylarının sosyobilimsel muhakeme becerileri üzerine etkisini incelemektir. Ayrıca çalışma, argümantasyon temelli yerel SBK öğrenme etkinliklerinin uygulamasına yönelik öğretmen adaylarının görüşlerini belirlemeyi de amaçlamaktadır. 20 fen bilimleri öğretmen adayının katıldığı çalışmada, Tasarım Tabanlı Araştırma (TTA) yöntemi kullanılmıştır. Kızılırmak Deltası'na yönelik argümantasyon temelli yerel sosyobilimsel öğrenme etkinliklerinin tasarlanma sürecinde öncelikle yerel sosyobilimsel konular hakkında hem ulusal hem de uluslararası literatür incelenmiştir. İkinci aşamada Kızılırmak Deltası'na alan gezisi gerçekleştirilmiş ve burada yürütülen faaliyetler (alan gözlemi, yerel paydaşlarla görüşme, yerel haber kaynaklarını tarama vb) sonucunda yerel sosyobilimsel konu bağlamları ve öğrenme etkinliklerine rehberlik edecek bir çerçeve planı oluşturulmuştur. Daha sonrasında, belirlenen yerel bağlamlar dikkate alınarak argümantasyon temelli sosyobilimsel öğrenme etkinlikleri tasarlanmıştır. Araştırmanın verileri, Sosyobilimsel Muhakeme Yeteneği Ölçeği ve Uygulama Değerlendirme Formu kullanılarak toplanmıştır. Son aşamada ise argümantasyon temelli yerel sosyobilimsel öğrenme etkinlikleri uygulanarak fen bilimleri öğretmen adaylarının sosyobilimsel muhakeme yetenekleri üzerine etkisi incelenmiştir. Ayrıca, uygulama değerlendirme formu aracılığı ile öğretmen adayların görüşleri belirlenmiştir. Sosyobilimsel Muhakeme Yeteneği Ölçeğinden elde edilen veriler betimsel istatistik ile Uygulama Değerlendirme Forumu'ndan elde edilen veriler ise MAXQDA programıyla detaylı bir biçimde analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, fen bilimleri öğretmen adaylarının sosyobilimsel muhakeme yeteneklerinde uygulama sonrasında az da olsa bir artış olmakla birlikte sosyobilimsel muhakeme yeteneklerinin düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Argümantasyon temelli yerel SBK öğrenme etkinliklerin fen öğrenme ortamında uygulanması, öğretmen adaylarına farklı bakış açılarını dikkate alma, problem çözme, araştırma, karar verme, eleştirel düşünme, sorgulama, sorumluluk alma ve iletişim kurma gibi becerilerini geliştirdiği belirlenmiştir. Ayrıca, öğretmen adaylarının kendi görüşleriyle çelişen rolleri savunmaları gerektiğinde tartışmayı yönetmekte zorlandıkları tespit edilmiştir. Ek olarak, araştırma süresinin yeterli olmadığını ve öğrenme etkinliklerinde ek bilgi/kaynak olmasını dile getiren öğretmen adaylarının yeterli/güvenilir kaynak araştırması yapmadıkları ve bilimsel kaynakları kullanmayı bilmedikleri öngörülmektedir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, yerel sosyobilimsel konuların öğretimine yönelik bazı öneriler sunulmuştur.

Edanur Gül
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Araştırma sorgulama destekli REACT stratejisinin ortaokul öğrencilerinin kavramsal anlamaları üzerine etkisinin incelenmesi: Ses konusu örneği

Bu araştırmanın amacı araştırma sorgulama destekli REACT stratejisiyle oluşturulmuş öğrenme ortamının 6.sınıf ortaokul öğrencilerinin "Ses ve Özellikleri" konusunu kavramsal anlamaları üzerine etkisini incelemektir. Bununla birlikte araştırma sorgulama destekli REACT stratejisinin fen derslerinde kullanılmasıyla ilgili öğrencigörüşlerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır.Araştırma yarı deneysel yönteme göre gerçekleştirilmiştir. 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Yozgat ili Sarıkaya ilçesinde bulunan Mehmet Akif Ersoy İmam Hatip Ortaokulu'ndaki 6. sınıfta okuyan 65 öğrenci katılımcı grubunu oluşturmaktadır. 24'ü deney grubu, 21'i 5E öğrenme modeli, 20'si ise düz anlatım uygulanan kontrol grubunu oluşturmuştur. Öncelikle ortaokul 6. sınıf fen bilimleri dersinin 'Ses ve Özellikleri' konularıyla ilgili araştırma sorgulama destekli REACT stratejisine dayalı öğretim materyalleri geliştirilmiştir. 5E öğrenme modeli, düz anlatım ve araştırma sorgulama destekli REACT stratejisi ile uygulamalar yapılmıştır. Çalışmanın verileri"Ses ve Özellikleri Kavramsal Anlama Testi"ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" aracılığıyla toplanmıştır. Nicel verilerIBMSPSS 23 programı ile istatistiksel olarak analiz edilirken, nitel verilerbetimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda ses ve özellikleri konusuna yönelik tasarlanan araştırma sorgulama destekli REACT stratejisine dayalı öğrenme ortamının öğrencilerin kavramsal anlamalarını anlamlı şekilde arttırdığı ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte araştırma sorgulama destekli REACT stratejisinin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin süreci eğlenceli, daha kalıcı şekilde öğretici, günlük hayatla ilişkili ve grup çalışmalarıyla daha fazla sosyalleşmeye teşvik edici olarak değerlendirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda bazı öneriler sunulmuştur.

Turgut Aydoğan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Web 2.0 araçları kullanımının ortaokul 5. sınıf öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik öz yeterlik inançlarına ve bilimsel tutumlarına etkisi

Bu araştırmada, ortaokul 5. Sınıf öğrencilerinde fen bilimleri dersinde Web 2.0 uygulamaları kullanılmasının öğrencilerin öz-yeterlik inançlarında ve bilimsel tutumlarında meydana gelen değişimlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2023- 2024 eğitim-öğretim yılı Kayseri ili Kocasinan ilçesinde bulunan Şehit Üsteğmen Mustafa Şimşek Ortaokulu 5. sınıf öğrencilerinden oluşan iki sınıf ile gerçekleştirilmiştir. Bu sınıflardan birisi kontrol grubu (25) diğeri ise deney grubu (25) olmak üzere basit rastgele atama yöntemi ile seçilmiştir. Bu iki gruptan kontrol grubuna geleneksel yöntemler kullanılarak, deney grubuna ise Web 2.0 araçları kullanılarak 5 hafta boyunca fen bilimleri dersi yürütülmüştür. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Sürecin başında "Öz-Yeterlik İnanç Ölçeği" ve "Bilimsel Tutum Ölçeği" uygulanmıştır. 5 haftalık sürecin sonunda aynı ölçekler tekrar uygulanmış, veriler istatistik programına aktarılmıştır. Veriler analiz edildiğinde; kontrol grubunda her iki ölçek için anlamlı fark ortaya çıkmadığı, deney grubunda ise öz-yeterlik inançlarında anlamlı fark oluşurken, bilimsel tutumlarında anlamlı fark oluşmadığı görülmüştür.

Yavuz Selim Dönmez
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli bireylere yönelik fen öğretim programında bulunan sosyobilimsel konulara ilişkin karar verme becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Fen Öğretim programı içerinde bulunan yaşam becerileri kısmında yer alan karar verme becerilerinin özel yetenekli bireyler kapsamında incelenmesidir. Özel yetenekli bireylerin fen öğretim programında yer alan sosyo-bilimsel konulara ilişkin kazanımlardan yola çıkarak yaşam becerileri kapsamında bulunan karar verme becerilerinin incelenmesi, programın uygulanabilirliği ve karşılaşılan güçlüklere yönelik öğretmen görüş ve önerilerinin değerlendirilmesi ve programa yönelik yeni öneriler geliştirilmesi hedeflenmiştir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılarak tasarlanmıştır. Çalışmanın yapıldığı alan İzmir'de bulunan Bilim ve Sanat Merkezleridir. Ulaşılmak istenen hedef; özel yetenekli bireylere yönelik hazırlanan fen bilimleri öğretim programı içerisinde bulunan sosyo-bilimsel konuları kapsayan kazanımlarının özel yetenekli bireylerin yaşam becerileri başlığı altında incelenen karar verme becerileriyle ilişkili olarak incelenmesidir. Elde edilen bulgulara göre, özel yetenekli bireylerin fen öğretim programında bulunan konu ve kazanımlar incelendiğinde 21 konunun SBK ile ilişkili olduğunu, bu konular içinde bulunan kazanımlardan 33 tanesinin karar verme becerileri ile ilişkili olduğunu ve bu kazanımların program içinde dengesiz dağılım sergilediği gözlemlenirken öğretmenlerin sosyobilimsel konuların karar verme becerilerini olumlu yönde etki ettiği fikrinde oldukları saptanmıştır

Fen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+5
Öykü Ecem Polat
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çok kültürlü projelere katılan fen bilimleri öğretmenlerinin dijital okuryazarlık, öğretim sürecindeki kaygı ve tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, çok kültürlü projelere katılan Fen Bilimleri öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeyleri, öğretim sürecine ilişkin kaygıları ve çok kültürlü eğitime yönelik tutumlarını çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama (betimsel) deseni ile yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini, eTwinning ve Erasmus+ projelerinde aktif görev alan 47 Fen Bilgisi, Fizik, Kimya ve Biyoloji öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcılar, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniği ile belirlenmiştir. Veriler, üç ölçek aracılığıyla toplanmıştır: Çok Kültürlü Eğitim Tutumları Ölçeği (Yazıcı vd., 2009), Dijital Okuryazarlık Ölçeği (Bayrakçı vd., 2021) ve Öğretmen Kaygısı Ölçeği (Kahraman ve Polat, 2017). Ölçeklerin güvenirlik analizleri sonucunda, Dijital Okuryazarlık Ölçeği'nin iç tutarlık katsayısı 0.91, Öğretmen Kaygısı Ölçeği'nin alt boyutlarına ilişkin Cronbach Alfa katsayıları ise Fen ve Laboratuvar 0.95, İletişim 0,91, Sınıf Yönetimi 0,88 olup Cronbach Alfa katsayıları yüksek düzeyde (α>0,80) güvenilir bulunmuştur. Çok Kültürlü Eğitim Tutumları Ölçeğinin Cronbach Alfa iç tutarlık katsayısı ise 0.74 olmakla birlikte orta düzeyde (α>0,70) güvenilir bulunmuştur. Verilerin analizinde SPSS 26.0 paket programı kullanılmış, tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra Bağımsız Örneklem T-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) ve LSD Post Hoc testi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, öğretmenlerin çok kültürlü eğitim tutumlarının genel olarak yüksek düzeyde olduğunu; bilgisayar ve internet kullanım süresi, eğitim kademesi, okul konumu ve görev süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Web 2.0 araçlarını aktif kullanan öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeyleri anlamlı biçimde daha yüksek bulunmuştur. Bu fark Cohen (1988) sınıflamasına göre orta düzeyde etki büyüklüğü taşımaktadır. Görev süresi değişkeninde "günlük kullanım" ve "gizlilik–güvenlik" alt boyutlarında 6–15 yıl arası öğretmenler lehine anlamlı farklar saptanmıştır. Mezun olunan ana bilim dalı değişkeninde Fen Bilimleri, Kimya ve Biyoloji öğretmenlerinin "sosyal boyut" puanları Fizik öğretmenlerine göre daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca yüksek lisans mezunu öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeyleri, lisans mezunlarına göre anlamlı biçimde daha yüksektir. Proje türü değişkenine göre yapılan karşılaştırmalarda, eTwinning projelerine katılan öğretmenlerin çok kültürlü eğitim tutumlarının, Erasmus katılımcılarına göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca eTwinning katılımcılarının "günlük dijital araç kullanımı" ve "gizlilik–güvenlik farkındalıkları" da Erasmus öğretmenlerine göre daha yüksek bulunmuştur. Buna karşın, dijital okuryazarlığın diğer alt boyutları ve öğretim süreci kaygısı açısından proje türüne bağlı anlamlı bir fark saptanmamıştır. Bu bulgular, eTwinning projelerinin öğretmenlerin dijital farkındalık ve kültürlerarası duyarlılık gelişiminde önemli bir rol oynadığını, Erasmus projelerinin ise uluslararası etkileşim boyutunda farklı deneyimsel katkılar sunduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgular, öğretmenlerin genel olarak yüksek dijital yeterlilik düzeyine, olumlu çok kültürlü tutumlara ve orta düzeyde öğretim süreci kaygısına sahip oldukları belirlenmiştir. Bulgular, dijital yeterliliklerin yalnızca teknoloji kullanım süresine değil, aynı zamanda pedagojik farkındalık, eğitim düzeyi ve proje deneyimi gibi faktörlere bağlı olarak geliştiğini göstermektedir. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak, öğretmenlerin dijital pedagojik becerilerini geliştirecek hizmet içi eğitimlerin artırılması, Web 2.0 araçlarının çok kültürlü eğitim ortamlarına entegrasyonu ve dijital etik–veri güvenliği farkındalığının güçlendirilmesine yönelik uygulamaların desteklenmesi önerilmektedir

Gülderen Ocak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

2024 fen bı̇lı̇mlerı̇ dersı̇ öğretı̇m programında dı̇jı̇tal yetkı̇nlı̇klere yer verilme durumları

Günümüzün koşulları göz önüne alındığında 21.yüzyılda insanlar için sadece bilgiyi almak ve kullanmak yeterli olmayabilir. Bilgiyi doğru kaynaklardan elde edebilmek, bilginin güvenilirliğini sorgulayabilmek, alınan bilgiyi yorumlayıp işleyebilmek ve günlük hayata aktarabilmek çok önemli hale gelmiştir Toplumsal yaşamın ve çağın gerekliliklerine bilimsel ve teknoloji açıdan uyum sağlayabilen bireylerin yetiştirilmesinde önemli bir rolü olan fen bilimleri ders içeriklerinin de 21. yüzyılın getirmiş olduğu yaşamsal beceriler, teknolojik gelişmeler ve eğitimde dijitalleşme süreçleri açısından güncel olması gerekmektedir. Bu açıdan 21. yüzyıl becerileri ve dijital okuryazarlık bağlamında öğrencilere kazandırılması gereken önemli bir yetkinlik türü olan dijital yetkinliklerin fen bilimleri dersi öğretim programı içerisinde yer alması oldukça önemlidir. 2024 yılında yayınlan Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı içerisinde öğrencilerin dijital yetkinliklerini geliştirme odaklı önerilen öğrenme-öğretme uygulamalarının incelendiği bu çalışma doküman incelemeye dayalı betimsel analizin yapıldığı bir araştırmadır. Çalışmada doküman olarak 2024 Yılı Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı (3., 4., 5., 6., 7., ve 8. sınıflar) kullanılmıştır. Öğretim programında yer alan öğrenme-öğretme uygulamalarının betimsel analizi yapılmıştır. Betimsel analizde elde edilen veriler önceden belirlenmiş temalara uygun olarak yorumlamıştır. Elde edilen bulgular; yüzde ve frekans vb. verileri barındıran tablolar ile sunulmuştur. Araştırma sonucunda Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında yer alan öğrenme çıktısı ve süreç bileşenlerinin her sınıf düzeyi için %60,71 ile %81,40'ında değişen ağırlıklarda öğrenme-öğretme uygulamaları bölümünde; dijital yetkinlikler kazandırmaya yönelik birtakım öneriler getirildiği tespit edilmiştir. Tüm sınıf düzeylerinde dijital yetkinlik kazandırmaya yönelik programda yer verilen öğrenme-öğretme uygulamaları önerileri arasında ilk üçte tercih edilenlerin; dijital ürün oluşturma, dijital kaynaklardan bilgi toplama ve dijital görsellerden yararlanma olduğu görülmüştür. Bu 3 öğrenme-öğretme uygulamasının tüm sınıf düzeyleri için önerilen ve dijital yetkinlikleri geliştirmeye odaklı olan tüm öğretim yöntem ve tekniklerine göre ağırlığının %77,36 ile 94,11 arasında değişen değerlerde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin dijital yetkinliklerini geliştirmeye odaklı olarak önerilen ancak ilk üçte yer alan öğrenme-öğretme uygulamalarına göre programda daha az sıklıkla yer verilen yöntem ve tekniklerin ise; dijital bilgi güvenilirliği, sanal laboratuvar, dijital iletişim araçlarını kullanma, e-TGA ve sanal müze olduğu tespit edilmiştir. Araştırma öğretim programlarında ve öğrencilere dijital yetkinlikler kazandırma süreçlerinde yapılabilecek iyileştirmelere yönelik öneriler sunularak tamamlanmıştır.

Müge Özkumur Karaca
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

'saf madde ve karışımlar' konusunda ikili yerleşik öğrenme modelinin öğrencilerin sorgulayıcı öğrenme becerilerine, bilimsel süreç becerilerine ve kavramsal başarılarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, 'Saf Madde ve Karışımlar' konusunda İkili Yerleşik Öğrenme Modelinin öğrencilerin sorgulayıcı öğrenme becerilerine, bilimsel süreç becerilerine ve kavramsal başarılarına etkisini incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve uygulanan modelin etkililiği konusunda bilgi edinmek için görüşme yapılmıştır. Araştırmanın uygulama alanı, 2023-2024 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar il merkezindeki bir ortaokulda bulunan 7. sınıf öğrencilerinden oluşturulmuş deney ve kontrol gruplarından toplamda 29 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma, fen bilimleri dersi kapsamında, "Saf Madde ve Karışımlar" konusuna odaklanmıştır. Nicel veriler, fene yönelik sorgulayıcı öğrenme becerileri algısı ölçeği, bilimsel süreç becerileri ölçeği ve saf madde ve karışımlar kavram testi kullanılarak toplanmıştır. Uygulama öncesi yapılan ön test ve uygulama sonrasında yapılan son testler, SPSS analiz programı ile analiz edilip tablo haline getirilmiştir. Nitel veriler, deney grubundaki gönüllü öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmıştır. Görüşme verileri, içerik analizi kullanılarak olumlu ve olumsuz görüşler, benzerlikler ve farklılıklar şeklinde temalarla kategorize edilmiştir. Bu temalara uygun kodlar belirlenip, öğrenci ifadeleri tablolarla sunulmuştur. Nicel verilerin normal dağılım göstermediği saptandığından deney ve kontrol grubunun ön test - son test sonuçlarını karşılaştırmak için ilişkisiz örneklem t-testi karşılığı olan Mann-Whitney U testi; deney grubu ön test-son test ve kontrol grubu ön test-son test sonuçlarını karşılaştırmak için ise ilişkili örneklem t-testi karşılığı olan Wilcoxon Signed Ranks testleri kullanılmıştır. Bilimsel süreç becerileri ölçeği, fene yönelik sorgulayıcı öğrenme becerileri algısı ölçeği ve kavram testi sonuçlarına göre, deney grubunda anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme soruları aracılığıyla elde edilen nitel verilerde ise öğrencilerin çoğunluğu uygulanan modelle ilgili olumlu görüş bildirmiştir. Sonuç olarak, 'Saf Madde ve Karışımlar' konusunda İkili Yerleşik Öğrenme Modelinin öğrencilerin sorgulayıcı öğrenme becerilerine, bilimsel süreç becerilerine ve kavramsal başarılarına olumlu etkileri olduğu söylenebilir. Bu çalışma, ilgili alanda araştırma yapmayı planlayan eğitimcilere ve bilim insanlarına rehberlik edebilir.

Seda Dere
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı zı̇hı̇nsel becerı̇lere sahı̇p öğrencı̇lerı̇n güncel fen konularındaki beyı̇n aktivasyonlarının elektroensefalografı̇ (EEG) yoluyla ı̇ncelenmesi

Bu araştırmada, farklı zihinsel becerilere sahip öğrencilerin, güncel fen konularına yönelik hazırlanmış test sorularını çözerken ortaya çıkan beyin aktivasyonlarının elektroensefalografi (EEG) yoluyla incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu, ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen yedi normal gelişim gösteren, yedi üstün yetenekli ve yedi hafif düzey zihinsel yetersizliğe sahip toplam 21 ortaokul öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma, karşılaştırmalı araştırma deseni benimsenerek yürütülmüştür. Test soruları Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'nin (YBT) hatırlama, anlama, çözümleme ve değerlendirme basamakları dikkate alınarak, etkileşimli ve animasyonlu görsel içerikler oluşturmasını sağlayan web tabanlı bir araç ile hazırlanmıştır. EEG verileri, uluslararası 10-20 sistemine göre yapılandırılmış 19 kanallı Mitsar EEG cihazı ile toplanmış, elde edilen veriler SPSS 29 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada delta dalga bandı sonuçları incelendiğinde, hatırlama basamağında temporal lobda, anlama basamağında oksipital lobda, çözümleme basamağında frontal lobda ve değerlendirme basamağında merkezi lobda üstün yetenekli öğrenciler lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Teta dalga bandı sonuçları incelendiğinde, çözümleme basamağında temporal lobda üstün yetenekli öğrenciler lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Alfa dalga bandı sonuçları incelendiğinde, değerlendirme basamağında temporal ve parietal loblarda üstün yetenekli öğrenciler lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Beta 1 dalga bandı sonuçları incelendiğinde, hatırlama basamağında parietal lobda ve değerlendirme basamağında merkezi lobda üstün yetenekli öğrenciler lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Beta 2 dalga bandı sonuçları incelendiğinde, değerlendirme basamağında frontal lobda hafif düzey zihinsel yetersizliği olan öğrenciler lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Gama dalga bandı sonuçları incelendiğinde ise YBT'nin hatırlama, anlama, çözümleme ve değerlendirme basamaklarının hiçbirinde gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Araştırmanın sonucunda, alt düzey bilişsel basamaklarından üst düzey bilişsel basamaklarına doğru, öğrencilerin bilişsel düzeylerinin beyin aktivasyonlarına daha belirgin şekilde yansıdığını ve üst düzey bilişsel basamakların daha yoğun beyin aktivasyonu ile ilişkili olduğu belirlenmiştir.

EEGFen bilgisi eğitimiÖzel eğitim+1
Tuğba Ulusoy
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

7. ve 8. sınıf öğrencilerinin grafik becerilerinin incelenmesi: sütun, çizgi ve daire grafikleri

Araştırmanın amacı 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin grafik becerilerinin sütun, çizgi ve daire grafikleri üzerinden belirlenmesidir. Öğrencilerin grafik becerilerine yönelik var olan becerilerinin ortaya koyulması amaçlandığından tarama araştırması desen olarak seçilmiştir. 2023–2024 eğitim-öğretim yılında Kırıkkale il merkezinde yer alan 207 öğrenciye alanyazında ve uluslararası sınavlarda bulunan sorulardan oluşan bir "Grafik Beceri Testi" uygulanmıştır. Öğrencilerin grafik becerileri sütun, çizgi ve daire grafikleri üzerinden araştırılmış olup veri okuma, veriler arasını okuma ve verileri ötesi okuma becerilerine göre becerilerin araştırılması yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin grafik üzerinden direkt veriyi okumada sorun yaşamadıkları görülürken verilerle işlem yaparak veri okumanın gerektirdiği sorularda başarısız oldukları görülmüştür. Öğrencilerin veriler arasını ve veriler ötesini okuma düzeylerinde veri okuma düzeyine göre daha başarısız oldukları gözlemlenmiştir. Öğrencilerin veriler arasını okuma düzeyinde işlem hataları yaptıkları ve veriyi nasıl kullanacaklarını bilemedikleri belirlenmiştir. Aynı zamanda veri okuma ve veriler arasını okuma düzeylerindeki hatalarından dolayı veriler ötesini okuyamadıkları görülmektedir. Öğrencilerin grafik oluşturma becerileri incelendiğinde öğrencilerin oluşturmaya çalıştıkları hiçbir grafiğe başlık koymadıkları ve uygun grafik türü seçiminde başarılı olamadıkları gözlemlenmiştir. Sütun ve çizgi grafiklerinde eksenleri isim vermedikleri, nicel ve nitel verili ekseni veriye uygun düzenleyemedikleri ve verileri grafiğe aktarmada sorunlar yaşadıkları belirlenmiştir. Sütun grafiklerinde sütunları birleşik çizen öğrencilere rastlandığı ve öğrencilerin ikili çizgi grafiği oluşturamadığı ortaya çıkarılmıştır. Daire grafiklerinde öğrencilerin daire dilimlerine isim vermedikleri ve daire dilimlerini merkez açıya uygun oluşturamadıkları gözlemlenmiştir. Grafiklere yönelik yapılan tanımlarda öğrencilerin daha çok sözel olarak tanım yapmayı tercih ettikleri, sözel olarak tanım yapmadıkları durumlarda örnekle ve çizim yaparak tanımlama yapmaya çalıştıkları görülmüş olup tanımlamada başarısız oldukları belirlenmiştir.

İstatistiksel grafikler
Mertcan Esen
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Mitoz ve mayoz hücre bölünmeleri konusunun öğretiminde kullanılan öğrenme kutuları destekli stem yaklaşımının 10.sınıf öğrencilerinin akademik başarısı ve biyolojiye yönelik tutumu üzerine etkisi

Bu çalışmada, 5E modeli ile yapılandırılmış biyoloji derslerinde STEM yaklaşımına dayalı olarak hazırlanıp kullanılan öğrenme kutularının, 10.sınıf öğrencilerinin 1.Ünitesi olan hücre bölünmeleri konularında uygulanması sonucunda STEM yaklaşımının öğrencilerin akademik başarısı ve biyoloji dersine yönelik tutumları üzerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Böylece STEM yaklaşımına dayalı olarak hazırlanan öğrenme kutularının biyoloji öğretiminde anlamlı bir fark yaratıp yaratmadığının genel bir değerlendirilmesi ortaya konmaya çalışılmıştır. STEM yaklaşımına dayalı olarak hazırlanan öğrenme kutularının uygulamasının öğrencilerin tutumlarına ve öğrenmelerine etkisi incelenirken nicel araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. Çalışma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili Kocaköy ilçesine bağlı Kocaköy Çok Programlı Anadolu Lisesinde yer alan iki 10. sınıf ile yapılmıştır. Bu sınıflardan 10/E sınıfında öğrenim gören 22 öğrenci deney grubu olarak 10/B sınıfında öğrenim gören 22 öğrenci ise kontrol grubu olarak yansız atama ile seçilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan kontrol deney gruplu deneysel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada 10/E sınıfına STEM yaklaşımına dayalı olarak hazırlanan öğrenme kutuları destekli öğrenme yöntemi, 10/B sınıfına ise mevcut programın öngördüğü öğretim yöntemi uygulanarak ders anlatımı yapılmıştır. Uygulama biyoloji dersi kapsamında "Hücre Bölünmeleri" konusunda yapılmış ve 9 hafta sürmüştür. Araştırmada veri toplama amacıyla iki ölçek kullanılmıştır. Öğrencilerin biyoloji dersine yönelik tutumlarını ölçmek için güvenirlik katsayısı 0.82 olarak hesaplanan ''Biyoloji Dersine Yönelik Tutum Ölçeği'', bilimsel başarı süreçlerini ölçmek için ise güvenirlik katsayısı 0.737 olarak hesaplanan ''Akademik Başarı Testi'' uygulanmıştır. Araştırmanın başında her iki grupta da yer alan öğrencilere ''Biyoloji Dersine Yönelik Tutum Ölçeği'' ve ''Akademik Başarı Testi'' ön test olarak uygulanmıştır. Araştırma sonunda ise her iki gruba ''Biyoloji Dersine Yönelik Tutum Ölçeği'' ve '' Akademik Başarı Testi" son test olarak bir kez daha uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen ön test ve son test verilerin analizini yapmak için SPSS.28 paket programında yer alan analizler kullanılmıştır. Son testlerden elde edilen istatistiksel veriler sonucunda, ön bilgilerinin denk olduğu belirlenen iki grup arasından STEM yaklaşımına dayalı olarak hazırlanan öğrenme kutuları ile desteklenen öğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubu lehine anlamlı farklar tespit edilmiştir. Deney grubunda yer alan öğrencilerin biyoloji dersine yönelik tutumlarının ve bilimsel süreç becerilerinin pozitif yönde gelişim gösterdiği belirlenmiştir. STEM yaklaşımına dayalı olarak hazırlanan öğrenme kutuları ile desteklenen öğrenme yaklaşımının uygulaması öğrencilerin öğrenme sürecini olumlu etkilemiş ve öğretmenin öğrenme sürecini gözlemlemesine imkân vermiştir. Öğrenciler genel olarak STEM öğrenme kutularının uygulaması hakkında olumlu görüşler belirtmişler ve bazı becerilerinin gelişmesine yardımcı olduğunu açıklamışlardır. Öğrenme ortamlarında öğretmenlerin, kazanımlara uygun materyaller içeren, STEM yaklaşımına dayalı olarak hazırlanan öğrenme kutuları geliştirmeleri ve bu öğrenme kutularını öğrencilerin derslerde kullanmalarına yardımcı olunması bu çalışma için eğitimcilere yapılabilecek öneriler arasında yer almaktadır. Anahtar kelimeler: STEM, Biyoloji Öğretimi, Biyoloji Dersine Yönelik Tutum, Akademik Başarı, Öğrenme Kutusu

Burcu Bozdemir
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Geometri maddelerinin şekilli ve şekilsiz sunulmasının testin psikometrik özelliklerine ve öğrencilerin test puanlarına etkisi

Bu çalışmada geometri maddelerinin şekilli ve şekilsiz sunulmasının testin psikometrik özelliklerine ve öğrencilerin test puanlarına etkisi incelenmiştir. Araştırma 2023–2024 Eğitim Öğretim Yılı'nda Mardin ilinde toplam 480 sekizinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Çalışma kapsamında biri şekil içeren ve diğeri şekil içermeyip sadece sözel ifadelerden oluşan iki geometri testi hazırlanmış, her iki test de çoktan seçmeli 15 maddeden oluşmuştur. Veri toplama sürecinde karşıt dengelenmiş desen takip edilmiş, iki test öğrencilere üç hafta arayla uygulanmıştır. Analizler her iki uygulamaya da katılan ve cevapladığı test formları eşleştirilebilen 405 öğrenci üzerinden gerçekleştirilmiştir. Faktör analizinde ulaşılan sonuçlar, maddelerin faktör yüklerinin ve beraberinde açıklanan varyans oranının şekilli formda şekilsiz forma kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Şekilli teste ait Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı şekilsiz form için hesaplanandan anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Madde güçlüklerine göre şekilli soruların şekil içermeyen sorulara kıyasla öğrencilere daha kolay geldiği belirlenmiştir. Nokta çift serili korelasyon katsayısı ile %27'lik alt-üst grup karşılaştırmalarına dayalı ayırt edicilik indeksleri açısından neredeyse maddelerin tamamında şekilli test lehine fark gözlenmiştir. Buna paralel olarak testin geneline ilişkin bir ayırt edicilik ölçüsü olan Ferguson delta istatistiği de şekilli testte daha yüksek çıkmıştır. Korelasyon analizinde iki testteki öğrenci puanları arasında pozitif yönde, güçlü ve istatistiki bakımdan anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte, bağımlı gruplar t-testi sonucunda öğrencilerin şekilli ve şekilsiz testten aldıkları puanlar arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, şekilli sorulardan oluşan geometri testi ile soruların şekilsiz sunulduğu testin hem psikometrik özellikler hem de öğrenci puanları açısından farklılaştığını, dolayısıyla aynı kazanımı yoklamaya dönük olsalar bile bu testlerin paralel formlar olarak nitelendirilemeyeceğini göstermektedir.

İslim Atçı
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin fen dersi başarıları ile fen konularını günlük yaşamla ilişkilendirme becerileri arasındaki ilişkinin farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, 7. sınıf fen bilimleri dersi yıl sonu karne notu ile 7. sınıf fen bilimleri dersinde öğrendikleri konuları günlük yaşamla ilişkilendirme düzeyleri arasındaki ilişkinin ve günlük yaşamla ilişkilendirme düzeyi ile cinsiyet, anne ve baba eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada yöntem olarak ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Diyarbakır ilinin Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir ilçelerine bağlı ortaokullarda öğrenim gören 334 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmadaki verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen "Günlük Yaşamla İlişkilendirme Testi" kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS 27 paket programı kullanılmıştır. Veri toplama aracındaki soruların doğruluğu ve içerik-kapsam geçerliliği için biyoloji eğitimi alanında iki profesör, fen bilgisi eğitimi alanında bir doktora öğretim üyesi ve iki uzman fen bilimleri öğretmeninin görüşleri alınmıştır. Soruların ölçüm güvenirliğinin belirlenmesi için Cronbach alfa katsayısı kullanılmıştır. 10 sorudan oluşan Günlük yaşamla İlişkilendirme Testi cronbach alfa katsayısı 0,738 olarak hesaplanmıştır. Bu değer veri toplama aracının yüksek bir iç tutarlılığa sahip olduğu göstermektedir. Testten elde edilen veriler ile cinsiyet arasındaki anlamlı farkın varlığını saptamak için "Bağımsız Gruplar t-Testi", anne ve baba eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi arasındaki anlamlı farklılığın belirlenmesinde Anova, 7. Sınıf karne notu arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizi sonucunda öğrencilerin soruların büyük çoğunluğuna uygun bir öneri ve öneri nedeni yazamadığı ve öğrencilerin günlük yaşamla ilişkilendirme testinden almış oldukları puanların aritmetik ortalması =15,365 olarak tespit edilmiştir. Bu durum öğrencilerin günlük yaşamla ilişkilendireme düzeylerinin düşük olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin günlük yaşamla ilişkilendirme düzeylerinin cinsiyet, anne ve baba eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin 7. Sınıf karne notu ile 7. Sınıf fen konularını günlük yaşamla ilişkilendirme düzeyleri arasındaki ilişkinin zayıf düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı olduğu tespit edilmiştir.

Yusuf Güneş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Geogebra destekli problem kurma temelli öğrenme sürecinin öğretmen adaylarının yaratıcı problem kurma becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, GeoGebra destekli problem kurma temelli öğrenme sürecinin ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının yaratıcı problem kurma becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmanın katılımcıları, bir devlet üniversitesinin 2. sınıfında öğrenim gören 9 ilköğretim matematik öğretmen adayıdır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen matematiksel etkinlikler, öğretmen adaylarının GeoGebra dosyaları, uygulama sürecinde alınan ekran ve ses kayıtları kullanılmıştır. Uygulama süreci, beş hafta GeoGebra yazılımının öğretimi ve yedi hafta boyunca öğrenme etkinliklerinin uygulanması olmak üzere toplam on iki hafta sürmüştür. Öğretmen adaylarının yaratıcı problem kurma becerilerine yönelik elde edilen veriler, Leikin ve Elgrably (2020) tarafından araştırmalar yoluyla problem kurma etkinliklerinde yaratıcılığın değerlendirilmesi amacıyla geliştirilen ondalık tabanlı puanlama şemasına göre analiz edilmiştir. Verilerin analizi, öğretmen adaylarının yaratıcılığa yönelik problem kurma etkinliklerinde zorlandıklarını ve yaratıcılık puanlarının düşük olduğunu göstermiştir. Diğer yandan bu matematiksel etkinliklerin öğretmen adaylarını zorlasa da yaratıcı problem kurma becerilerini geliştirdiği çalışmada elde edilen verilerin analizi neticesinde görülmüştür. Bulgulardan hareketle matematiksel etkinliklerin ve genişletilmiş aktif öğrenme çerçevesinin aşamalarının GeoGebra yazılımı ile desteklenmesinin yaratıcı problem kurma becerilerini geliştirmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının yaratıcı problem kurma becerileri yaratıcılık bileşenleri (akıcılık, esneklik ve orijinallik) açısından incelendiğinde bütün gruplar tarafından en yüksek puanın esneklik bileşeninden, en düşük puanın akıcılık bileşeninden alındığı görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda, öğretmen adaylarının yaratıcılık becerilerinin geliştirilmesinde GeoGebra destekli problem kurma sürecinin ve araştırmalar yoluyla problem kurma etkinliklerinin kullanılması önerilmektedir.

Merve Nur Bozkurt
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri fen öğretim programlarının karşılaştırılması

Araştırmanın amacı, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri fen öğretim programlarının Amaç, İçerik, Eğitim Durumları, Ölçme ve Değerlendirme ve ilkokul ve ortaokul düzeyi kazanımlarının karşılaştırmalı analizinin yapılarak benzerlik ve farklılıkların ortaya konulmasıdır. Araştırmanın kaynak ve materyallerini 2018 eğitim öğretim yılında uygulanan Türkiye fen bilimleri dersi öğretim programı ve ABD yeni nesil bilim standartları ile ilkokul ve ortaokul düzeyi kazanımları oluşturmaktadır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi kullanılmıştır. Türkiye ve ABD fen öğretim programlarına yönelik olan bu çalışmada dokümanlara ilgili ülkelerin erişime açık resmi web sayfalarından erişim sağlamıştır. Elde edilen bulgularda, Türkiye Fen Bilimleri Öğretim Programı ve ABD Fen Öğretim Programı genel ve özel amaçlarıyla karşılaştırılmıştır. Kazanımlar, TIMSS ve PISA konu alanlarına göre gruplandırılarak ortak ve farklı kazanımlar incelenmiştir. İçerikler, konu alanları, ünite ve konu başlıkları, kazanım sayıları ve ders saatleri bakımından incelenmiştir. Eğitim durumları öğrenme yaklaşımları, ders ortamları, program geliştirme, bilgisayar destekli öğretim, disiplinler arası bağlantılar ve öğrenci katılımı açısından karşılaştırılmıştır. Ölçme ve değerlendirme yaklaşımları ise programlardaki yönerge ve açıklamalar doğrultusunda ele alınmıştır. İncelenen öğretim programlarının alt öğrenme alanlarında isim olarak farklılıklar olsa da içeriklerinin bazı bölümlerinin birbirine benzer olduğu belirlenmiştir. Türkiye'de kavram ve kazanımlar verilirken araştırma ve deneylerin ABD'de verilen kavram ve kazanımlara göre daha yetersiz kaldığı görülmüştür. Elde edilen bulguların Türkiye Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programına kaynak olup yol gösterebileceği ve alanın geliştirilmesi açısından önemli olabileceği düşünülmüştür. Anahtar kelimeler: Fen Bilimleri Dersi, Öğretim Programı, ABD

İrem Tanriverdi
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi etkinlikleri ile fonksiyon öğretiminin ortaöğretim öğrencilerinin kavramsal ve işlemsel bilgi düzeylerine etkisi

Bu çalışmada, gerçekçi matematik eğitimi etkinlikleri ile fonksiyon öğretiminin ortaöğretim öğrencilerinin kavramsal ve işlemsel bilgi düzeylerine etkisi incelenmiştir. Araştırmada karma yöntemlerinden olan açımlayıcı sıralı desen kullanılmış; nicel kısmı yarı deneysel desen, nitel kısmı ise durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Çalışma grubunu 10. sınıf öğrencilerinden oluşan deney (31 öğrenci) ve kontrol (29 öğrenci) grupları oluşturmuştur. Deney grubuna gerçekçi matematik eğitimi destekli öğretim, kontrol grubuna ise doğrudan anlatım ve soru-cevap yöntemi uygulanmıştır. Öğrencilerin fonksiyon konusundaki ön bilgilerini ölçmek için fonksiyon ön öğrenme bilgi düzeyi testi, uygulama sonrası ise fonksiyon kavramsal ve işlemsel bilgi düzeyi testleri kullanılmıştır. Nicel veriler SPSS programı ile analiz edilmiş, bağımsız gruplar t-testi ve Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanıp betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Yapılan nicel analizler sonucunda kavramsal bilgi düzeyi açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuş ve deney grubu öğrencilerinin çoğunluğu yeterli seviyeye ulaşmıştır. İşlemsel bilgi düzeyi açısından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamış ve her iki grubun çoğunluğu yeterli seviyeye ulaşamamıştır. Korelasyon analizi sonucunda kavramsal ve işlemsel bilgi düzeyleri arasında pozitif, anlamlı ve yüksek düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Öğrenci görüşmeleri, gerçekçi matematik eğitiminin hem kavramsal hem de işlemsel bilgi gelişimine olumlu katkı sağladığını göstermiştir. Son olarak karma yöntem araştırmasının entegre sonuçları ise olumlu nitel dönütlerin kavramsal bilgi düzeyindeki nicel gelişimle uyumlu olduğunu, ancak işlemsel bilgi düzeyindeki nicel gelişimle uyumlu olmadığını ortaya koymuştur.

FonksiyonlarGerçekçi matematik eğitimiKavramsal bilgi+1
Mahmut Gömlekçi
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Biyoloji öğretiminde alternatif değerlendirme yaklaşımlarının fen lisesi öğrencilerinin akademik başarı ve biyoloji dersine yönelik tutumlarına etkisi

Bu çalışma, fen lisesi 11. sınıf biyoloji dersi İnsan Fizyolojisi ünitesinin Üriner Sistem konusunun değerlendirilmesinde alternatif ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarının öğretim sürecine entegre edilmesinin, öğrencilerin akademik başarıları ile biyoloji dersine yönelik tutumları üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma; 2023-2024 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Diyarbakır ili Yenişehir ilçesi Rekabet Kurumu Cumhuriyet Fen Lisesinde öğrenim gören 11. Sınıf öğrencilerine yönelik gerçekleştirilmiştir. Çalışma iki sınıfta öğrenim gören 32 öğrenci ile yürütülmüştür. Sınıflar yansız atama yolu kontrol ve deney grubu olarak belirlenmiştir. Kontrol grubundaki 16 öğrenciye yönelik dersler, ortaöğretim fen lisesi biyoloji öğretim programı doğrultusunda yürütülmüştür. Deney grubundaki 16 öğrenciye ise kavram haritaları, yapılandırılmış grid, tanılayıcı dallanmış ağaç ve Venn diyagramı gibi alternatif ölçme ve değerlendirme tekniklerinin öğretim sürecine entegre edildiği bir öğretim uygulanmıştır. Uygulama, haftada dört ders saati olmak üzere toplam üç hafta sürmüştür. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kapsamında ön test–son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak 25 çoktan seçmeli sorudan oluşan Akademik Başarı Testi ve 32 maddeden oluşan Likert tipi Biyoloji Dersine Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler JAMOVI 2.6.22 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veri analizinde betimsel istatistikler, bağımsız ve bağımlı t-testi kullanılmıştır. Analiz sonuçları, alternatif ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarının öğretim sürecine entegre edilmesinin fen lisesi biyoloji dersinde öğrencilerin akademik başarı düzeylerini ortalama düzeyinde artırdığını; ancak bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olmadığını göstermiştir. Ayrıca, uygulamanın öğrencilerin derse yönelik tutumları üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Sadullah Kendal
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Lise matematik ders kitaplarında matematik tarihinin kullanımı

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim matematik ders kitaplarındaki matematik tarihi ögelerinin sayısını, ele alınış biçimlerini, konumlarını ve öğrenme alanlarına dağılımını incelemek ve sınıf düzeyleri, basım yıllarına göre farklılıklarını araştırmaktır. Nitel araştırma deseni benimsenen çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın veri kaynaklarını 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılında Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Bilişim Ağında yer alan ve ortaöğretim 9,10,11,12. sınıf düzeylerinde kullanılan 17 adet matematik ders kitabı oluşturmuştur. Matematik tarihi ögeleri, 'Matematik Tarihi Ögelerinin Ders Kitaplarında Ele Alınış Biçimleri', 'Matematik Tarihi Ögelerinin Sınıf Düzeylerine Göre Karşılaştırılması' ve 'Matematik Tarihi Ögelerinin Konumu', 2018 ve 2024 ortaöğretim matematik dersi öğretim programlarındaki 'Öğrenme Alanları' sınıflandırmaları kullanılarak analiz edilmiştir. 9-12. sınıf ders kitaplarında matematik tarihi ögelerine en fazla Sayılar ve Cebir öğrenme alanında yer verildiği, konunun işlendiği bölümde sık sık matematik tarihi ögesine yer verilmesine rağmen değerlendirme bölümünde matematik tarihi ögesine yer verilmediği, matematik bilim insanı tarihi ögelerindeki içeriklerde en fazla bilim insanının matematik bilimine katkılarına yer verilmiştir. 12. sınıf düzeyinde kullanılan Temel Matematik ders kitabında matematik tarihi ögesine yer verilmediği gibi önemli bulgulara ulaşılmıştır.

MatematikMatematik başarısıMatematik gelişimi+2
Yüksel Saka
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

2018 fen bilimleri öğretim programı ölçme ve değerlendirme anlayışının Eğitim Bilişim Ağına (EBA) yansımaları: Ortaokul analizi

Bu çalışmada, 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programı ölçme ve değerlendirme anlayışının özellikle son yıllarda kullanımı artan Eğitim Bilişim Ağına (EBA) ne kadar yansıtıldığının araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır ve veri toplama aracı olarak doküman incelemesine başvurulmuştur. Bu bağlamda 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programı esas alınarak 2021-2022 eğitim öğretim yılında geçmiş yıllara göre daha fazla aktiflik gösteren, Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen bir komisyon tarafından hazırlanan EBA'daki fen bilimleri dokümanları içerik analizi ile incelenmiştir. EBA'da 5,6,7 ve 8. sınıfların tüm üniteleri ayrıntılı olarak analiz edilmiş, 2018 fen programında yer alan ölçme değerlendirme anlayışına göre EBA'da bulunması gereken ölçme tekniklerinin kullanım sıklığı Nartgün (2009) tarafından geliştirilmiş ölçme-değerlendirme tablosu dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. Elde edilen bulgular göre; i) kelime ilişkilendirme testi, V-diyagramı, portfolyo, görüşme, akran değerlendirme ve gösteri ölçme tekniklerine hiç yer verilmemiştir. ii) Balık Kılçığı, zihin haritaları, problem çözme, proje değerlendirme, kavram haritaları, anlam çözümleme tablosu ve öz değerlendirme gibi tekniklere çok az yer verilmiştir. iii) süreci ölçen tamamlayıcı (alternatif) ölçme ve değerlendirme tekniklerine oranla ürünü ölçen geleneksel ölçme ve değerlendirme tekniklerine daha fazla başvurulduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programı'nda yer alan ölçme ve değerlendirme anlayışlarının incelenen 5,6,7 ve 8. sınıf EBA fen bilimleri içeriğine yeterince yansımadığı gözlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında, uygulayıcı ve karar vericilere EBA içeriğinin geliştirilmesi noktasında alternatif ölçme değerlendirme tekniklerinin çok daha fazla kullanılması önerisinde bulunulmuştur.

EBAFen bilimleriOrtaokullar+2
Hızır Şahin Sırtlı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler Bilim Dergilerinde Sürdürülebilirlik: Bilim Çocuk Dergisi Örneği

Bu araştırma, 2020-2024 yılları arasında yayımlanan toplam 60 adet "Bilim Çocuk" dergisinin içeriğini inceleyerek, çevresel sürdürülebilirlik temalarının dergide ele alınış sıklığını ve biçimini belirlemeyi amaçlamaktadır. Doküman incelemesi yöntemiyle gerçekleştirilen çalışmada, ilgili alanyazın referans alınarak belirlenen 26 farklı çevresel sürdürülebilirlik temasının görülme sıklığı ve bu temaların ele alınışında kullanılan etkinlik türlerinin (bilgi metni, ne var ne yok, bilim çizgi vb.) frekansları ve yıllara göre değişimleri incelenmiştir. Analizler sonucunda, derginin bu çalışma kapsamında incelenen sayılarında çevresel sürdürülebilirlik temalarından en çok doğal kaynakların kullanımı (f=91), erişilebilir enerji (f=73) ve iklim değişikliğine (f=69) yer verildiği tespit edilmiştir. Buna karşın, çevresel ırkçılık/eşitsizlik (f=0) temasının dergi gündeminde hiç yer almadığı belirlenmiştir. Çevresel sürdürülebilirlik temalarının yıllara göre dağılımı incelendiğinde, 2021 yılının küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi temalarda keskin bir sıklık zirvesi yaşayarak küresel iklim gündemine güçlü bir tepki verdiği; 2024 yılının ise sağlıklı beslenme ve tekstil atıkları gibi yeni alanlara odaklanarak dikkat çekici bir değişim eğilimi gösterdiği bulunmuştur. Etkinlik türleri dağılımında ise bilgi metni ve ne var ne yok formatları (%80'in üzerinde) baskınlığını korumuştur. Çocuklara yönelik popüler bilim dergilerinin çevresel farkındalık oluşturmadaki rolleri göz önünde bulundurulduğunda, çalışmanın bulgularının somut veriler ortaya koyarak, yayın politikaları ve çevre eğitimi literatürüne önemli katkılar sunacağı düşünülmektedir.

Popüler bilim dergileriÇevre eğitimiÇevresel sürdürülebilirlik+1
Sevim Yücesan
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmen adaylarının matematik öğrenme alanlarına ilişkin metaforik algılarının belirlenmesi ve karşılaştırılması

Araştırmanın amacı matematik öğretmen adaylarının matematik öğrenme alanlarına ilişkin metaforik algılarının belirlenip, karşılaştırılmasıdır. Araştırmada fenomenolojik (olgu-bilim) desen tercih edilmiştir. Bu kapsamda Akdeniz Bölgesi'ndeki YÖK'e bağlı bir devlet üniversitesinde 2023-2024 eğitim-öğretim yılında 1., 2., 3. ve 4. sınıfa kayıtlı 25'er matematik öğretmen adayı olmak üzere toplam 100 matematik öğretmen adayı araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Çalışmada farklı sınıf düzeyinde eğitim gören eşit sayıda matematik öğretmen adayları tercih edilmiş ve bu öğretmen adayları not ortalamaları çeşitlilik oluşturacak şekilde belirlenmiştir. Bu doğrultuda araştırmada maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubuna araştırmacı tarafından hazırlanan anket soruları yöneltilmiştir. Veri toplama aracından elde edilen bulgular içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda tema-kod tablosu oluşturulmuştur. Araştırma sonucu ortaya çıkan bulgular ışığında ''eğlence'', ''çeşitlilik'', ''sonsuzluk'', ''parça-bütün ilişkisi'', ''belirsizlik'', ''düzenlilik'', ''değişken'' ve ''ilişki'' gibi temalar öne çıkmıştır.

Hakan Güven
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 PANDEMİSİ SÜRECİNDE FEN BİLİMLERİ DERSİNİN UZAKTAN EĞİTİM İLE VERİLMESİNE YÖNELİK ÖĞRENCİGÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ

Bu araştırma, fen bilimleri dersinin uzaktan eğitim yolu ile öğretilmesi üzerine ortaokul öğrencilerinin görüşlerinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Bu araştırma nitel bir araştırmadır. Çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Ağrı ili Patnos ilçesinde öğrenim gören 7. ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Pandemi döneminde uzaktan eğitim ile fen bilimleri dersine katılmış olma, çalışma grubunun belirlenmesindeki aranan şartlardan bir tanesi olarak belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin değerlendirilmesinde nitel veri analiz tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularında ise öğrencilerin uzaktan eğitim hakkında olumsuz duygu ve düşüncelerinin olumlu duygu ve düşüncelerinden fazla olduğuna, uzaktan eğitimde karşılaşılan en büyük problemlerin başında ise altyapı sorununa, akıllı cihaz eksikliğine, internet sıkıntısına ve iletişim probleminin yer aldığına ulaşılmıştır. Aynı zamanda öğrencilerin büyük bir bölümünün uzaktan eğitim yerine yüz yüze eğitimi tercih etmek istedikleri sonucuna da ulaşılmıştır. 2023, 94 Sayfa Anahtar sözcükler: fen bilimleri, pandemi, uzaktan eğitim, yüz yüze eğitim

Ümmügülsüm Kuzucu
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

LGS hazırlık dönemi öğrenci (8. sınıf) velilerinin matematik kaygıları ile öğrencilerin matematik kaygıları arasındaki ilişki

Bu çalışmada, LGS sınav dönemine hazırlık aşamasında olan sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik kaygı düzeylerinin velilerinin kaygı düzeyiyle ilişkisi olup olmadığı ve bu dönemdeki kaygı düzeylerinin hangi demografik değişkenlerle ilişkili olarak farklılaştığı araştırılmıştır. Araştırmada nicel yaklaşım kullanılmıştır. Nicel olarak betimsel tarama ve ilişkisel tarama yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma, 313 sekizinci sınıf öğrencisi ve bunların araştırmaya katılmayı kabul eden 171 velileri ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin okudukları okul, cinsiyet, okul harici matematik desteği alıp alamadıklarına bağlı olarak farklılaştığı görülürken, okul öncesi eğitim alıp almadıklarına bağlı olarak farklılaşmadığı saptanmıştır. Velilerde ise çocuğun cinsiyeti, velinin cinsiyeti, yaşı, eğitim durumu gibi değişkenlere bağlı olarak kaygı düzeylerinin farklılaşmadığı saptanmıştır. Ancak, gelir durumuna göre matematik kaygısı farklılaşmıştır. Bunlarla birlikte, velinin eğitim hayatında matematik başarısı ve matematiğe olan ilgisi matematik kaygısını farklılaştırmıştır. Ayrıca, velinin matematik kaygısının öğrenci kaygısıyla olan ilişkisi analiz edildiğinde ise velinin kaygısındaki bir birimlik artışın öğrenci kaygısı üzerinde yaklaşık %16'lık bir artış etkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kaygı, Matematik Kaygısı, Veli Matematik Kaygısı

Rıdvan Badem
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin kaynaştırma yoluyla eğitimlerini sürdüren öğrencilere yönelik özyeterliklerinin incelenmesi

Bedensel, duygusal ve zihinsel alanlarda sağlıklı bir gelişim, kendini ifade, etkili bir sosyal iletişim, karar verme, girişimcilik, analitik düşünme gibi temel yaşam becerilerinin edinilmesinde fen bilgisi dersi önemli bir role sahiptir. Normal gelişim gösteren öğrenciler için bu kadar kazanım sağlayan fen bilgisi dersinin, kaynaştırma yoluyla eğitimlerini sürdüren öğrenciler için önemi çok daha fazla olacaktır. Tüm bunlar fen bilgisi öğretmenlerinin bu öğrencilere yönelik özyeterlikleri ile sağlanabilmektedir. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda çalışmanın amacı fen bilimleri öğretmenlerinin, kaynaştırma yoluyla eğitimlerini sürdüren öğrencilere ilişkin özyeterlik düzeylerini ve özyeterliklerini etkileyen faktörleri belirlemektir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Ağrı ili Doğubayazıt ve Diyadin ilçelerindeki okullarda görev yapan yaklaşık 161 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ve öğretmenlerin kaynaştırma yoluyla eğitimlerini sürdüren öğrencilere yönelik yeterlilik inançlarını belirlemek amacıyla "Kaynaştırmada Öğretmen Yeterliliği Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Fen bilimleri öğretmenleri arasındaki farklılaşmayı incelemek için bağımsız gruplar t-testi ve tek faktörlü ANOVA verilerin analizinde kullanılmıştır. Çalışma gruplarında toplanan veriler SPSS 25.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analiz sonuçları incelendiğinde katılımcıların cinsiyetine göre ve sınıfında kaynaştırma öğrencisi olup olmamasına göre özyeterlik puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşmadığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin üniversitede kaynaştırma veya özel eğitim ile ilgili eğitim alma durumunun özyeterlik puanlarına olumlu katkı sağladığı bulunmuştur. Aynı zamanda katılımcıların kıdemi ile özyeterlik puanları arasında ters orantı olduğu gözlenmiştir. Katılımcıların kaynaştırma ve özel eğitim ile ilgili hizmet içi eğitim veya kurs alma durumunun da özyeterliğe pozitif yönde etki ettiği saptanmıştır.

Serpil Kıraç
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiksel modelleme destekli öğretimin ortaokul yedinci sınıf çember ve daire konusunun öğretimine uygulanması

Bu çalışmanın amacı yedinci sınıf öğrencilerine çember ve daire konusunun öğretiminde uygulanan matematiksel modelleme destekli öğretimin akademik başarıya etkisinin ve modelleme yeterliklerinin incelenmesidir. Bu araştırma nicel bir araştırma olup zayıf deneysel desenin statik grup ön test – son test modelinde gerçekleştirilmiş bir deneysel araştırma şeklindedir. Bu çalışmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim döneminde Karadeniz Bölgesi'ndeki bir şehirde 7.sınıf düzeyinde eğitim gören 32 öğrenci oluşturmaktadır. Bu çalışmanın deney grubundaki 16 öğrenciye matematiksel modelleme yöntemi ile öğretim yapılırken kontrol grubundaki 16 öğrenciye okullarda uygulanmakta olan öğretim programına uygun öğretim yapılmıştır. Deney grubundaki 16 öğrenciye araştırmacının kendi hazırlamış olduğu 8 modelleme etkinliği ile öğretim yapılmıştır. Bununla birlikte araştırmacı tarafından oluşturulan çember ve daire başarı testi ön test ve son test olarak uygulanmıştır Deney ve kontrol gruplarında gerçekleştirilen öğretim sonucunda hem modelleme etkinlikleri ile öğretim hem de okullarda uygulanmakta olan alışılagelmiş öğretim akademik başarıyı arttırmıştır. İstatistiksel olarak bu iki öğretim yaklaşımı başarı yönünden ayrışmamıştır. Her iki öğretim yönteminin de akademik başarı üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu görülmüştür.

Merve Şener Orta
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

2018 fen bilimleri programı 5. sınıf ders kitabı 1. dönem etkinlikleri ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli 1. ders kitabındaki etkinliklerin yenilikçilik açısından karşılaştırılması

Bu çalışma, 2018 yılı Fen Bilimleri Dersi 5. sınıf 1. dönem ders kitabındaki etkinlikler ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yayımlanan 1. ders kitabındaki etkinlikleri yenilikçilik boyutunda karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın temel odağını, her iki öğretim materyalinde yer alan etkinliklerin 21. yüzyıl becerileri (yaratıcılık, eleştirel düşünme, problem çözme, iş birliği, dijital yeterlik vb.) ile ne ölçüde örtüştüğü ve bu bağlamda yenilikçi öğrenme ortamlarını ne düzeyde yansıttıkları oluşturmaktadır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden karşılaştırmalı yöntem kullanılarak yürütülmüştür. İlgili ders kitaplarındaki etkinlikler, önceden belirlenen yenilikçilik ölçütleri çerçevesinde analiz edilmiş; veriler, içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Analiz sürecinde, etkinliklerin öğrenci merkezlilik düzeyi, öğrenme ortamının çeşitliliği, teknoloji entegrasyonu, yaratıcı düşünmeyi teşvik etme potansiyeli ve günlük yaşamla ilişkilendirme durumları dikkate alınmıştır. Araştırma bulgularına göre, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde yer alan etkinliklerin, yenilikçi öğretim yaklaşımlarını daha fazla yansıttığı, öğrencilerin aktif katılımını ve üst düzey düşünme becerilerini daha etkili biçimde desteklediği görülmüştür. Bu sonuçlar, yeni öğretim programlarının yapılandırılmasında yenilikçi pedagojik yaklaşımların dikkate alınmasının önemine işaret etmektedir. Elde edilen verilerin, eğitim politikalarının geliştirilmesi ve öğretim materyallerinin hazırlanmasında yol gösterici nitelikte olacağı değerlendirilmektedir.

Hülya Aykut
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00