Recently Added Theses
View AllDağlık arazideki ladin meşcerelerinde farklı bölmeden çıkarma yöntemlerinin çevresel açıdan irdelenmesi üzerine bir araştırma
Ormancılıkta odun hammaddesi üretimi, piyasanın odun hammaddesi talebinin karşılanması ve orman işletmelerince gelir elde edilmesi amacıyla kesim çağına ulaşan dikili ağaçların kesilerek depolara kadar taşınması sürecinde uygulanan faaliyetlerin bütününü kapsamaktadır. Ülkemizde odun hammaddesi üretimi faaliyetlerinin bölmeden çıkarma aşaması, insan, hayvan ve makine gücüne dayalı tekniklerin kullanılmasıyla gerçekleştirilmektedir. Bu süreçte üretilen ürün, orman toprağı, dikili ağaçlar ve fidanlar ile yaban hayatı ve su kaynakları üzerinde çeşitli şekil ve düzeylerde zararlar ortaya çıkmaktadır.Bu araştırmada insan gücü, traktör ve hava hatlarıyla yapılan bölmeden çıkarma çalışmalarının zarar üzerine olumsuz etkilerinin tespiti ve birbiriyle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla değişik bölmeden çıkarma çalışmalarının uygulandığı farklı üretim bölmelerinden alınan 15 deneme alanında; fidanlar, dikili ağaçlar ve taşınan ürünler üzerinde meydana gelen fiziksel zararlar tespit edilmiştir.Sonuç olarak, 3 değişik bölmeden çıkarma tekniğinin dikili ağaçlar, fidanlar ve taşınan ürünlerde çeşitli fiziksel zararlar oluşturduğu ve bölmeden çıkarma tekniklerinden kaynaklanan zararların kullanılan tekniklere göre önemli derecede birbirinden farklı olduğu tespit edilmiştir. İnsan gücü ile bölmeden çıkarma her üç unsur üzerinde de en yüksek derecede zarara neden olmuş, bunu traktörle bölmeden çıkarma ve hava hatları ile bölmeden çıkarma izlemiştir. Bu sonuca dayalı olarak uygun bölmeden çıkarma tekniğinin kullanılması ile dikili ağaçlarda, fidanlarda ve taşınan ürünlerde oluşan zararların en aza indirilebileceği kanaatine varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Dağlık arazi, bölmeden çıkarma, fiziksel zararlar, Ladin meşceresi, Artvin yöresi
Doğu ladini (Picea orientalis L. Link.) dikim zamanının genişletilebilmesi olanakları üzerine çalışmalar
Bu çalışmada, yapay gençleştirme ve ağaçlandırma alanlarında dikim zamanının genişletilebilmesi olanakları araştırılmıştır. Artvin yöresinde, 2007 yılında Haziran Sonu, Soğuk Hava Deposunda Bekletilip Haziran Sonu, Haziran Sonu, Temmuz Sonu, Ağustos Sonu ve Ekim Sonu dikimlerinin, fidan boyu, kök boğazı çapı gelişimi ve yaşama yüzdeleri değerlendirilmiştir.Deneme alanları tesadüfi tam bloklar deneme desenine göre üç yinelemeli olarak kurulmuş, her bir yinelemede 30 adet, tepsi saksıda yetiştirilmiş Doğu Ladini fidanı kullanılmıştır. Deneme alanlarında, fidanların boyu ve kök boğazı çapı dikim esnasında, 2007 yılı vejetasyon dönemi sonunda ve 2008 yılı vejetasyon dönemi sonunda olmak üzere üç defa ölçülmüş, yaşama yüzdeleri belirlenmiştir.Deneme alanlarında yapılan ölçümlerden elde edilen verilerin istatistik analiz sonuçlarına göre, ortalama boy artımı bakımından Soğuk Hava Deposunda Bekletilip Haziran Sonu dikimleri hariç tüm dikim zamanları aynı gelişimi göstermiştir. Kök Boğazı Çapı yönünden yapılan analizlerde 2008 yılı vejetasyon dönemi sonu itibarıyla Haziran Sonu dikimleri en iyi ortalama kök boğazı çapına sahiptir. Yaşama yüzdesi bakımından 2007 yılı vejetasyon dönemi sonunda Ağustos Sonu ve Temmuz Sonu dikimleri en iyi yaşama yüzdelerine sahiptir. 2008 yılı vejetasyon dönemi sonunda Ekim Sonu, Ağustos Sonu ve Temmuz Sonu dikimlerinde en iyi yaşama yüzdeleri elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Doğu Ladini, Picea orientalis, dikim zamanı, fidan gelişimi, yaşama yüzdesi
Artvin-Murgul yalancı akasya (Robinia pseudoacacia) ağaçlandırma sahasında ve bitişiğindeki çayırlık alanda toprak solunumunun belirlenmesi
Bu çalışma ile Artvin-Murgul yöresinde dikimle oluşturulmuş yalancı akasya meşcerelerinde ve bitişiğindeki çayırlık alanlarda, farklı bakıda toplam 12 adet deneme alanının yerleri tespit edilmiş ve bu deneme alanlarında toprak solunumu, toprak nemi, toprak sıcaklığının zamana göre değişimi, toprak altı kılcal kök miktarının değişimi, toprak özellikleri üzerinde olan etkileri ortaya konmaya çalışılmıştır.Bu nedenle akasyalık alandan ve bitişiğindeki çayırlık alandan solunum örneklemesi, kök örneklemesi ve toprak örneklemesi yapılarak bu çalışma sonunda elde edilen sonuçlar kısaca aşağıda sırlanmıştır.?Toprak solunumunun belirlenmesi amacıyla 10 dönemde örnekleme yapılmıştır. Kök kütlesi ve toprak özelliklerinin belirlenmesi için 2 dönemde örnekleme yapılmıştır. Alınan topraklarda toprak tekstürü, toprak organik maddesi ve toprak asitliği incelenmiştir. Elde edilen veriler üzerinde SPSS.11.0 programı yardımıyla varyans, korelasyon ve regresyon analizi yapılmıştır.?Toprak solunumu ortalama olarak, akasyalık ağaçlandırma alanında 0,73 g C m-2. gün, çayırlık alanda, 1,02 g C m-2. gün olarak bulunmuştur. Sıcaklıkla birlikte toprak solunumunda bir artış gözlenmiştir. Çayırlık alanlardaki solunum miktarının akasyalık alandakine oranla daha olduğu ortaya çıkmıştır.?Sonuç olarak, yörede yapılacak ağaçlandırmalarda, erozyonu önleme, odun üretimi ve karbon depolama birincil amaç ise yalancı akasya ağaçlandırması tercih edilmeli, toprak ıslahı ve toprağın biyolojik aktivitesinin arttırılması amaç ise çayır örtüsü tercih edilmelidir.Anahtar Kelimeler: Yalancı Akasya (Robinia pseudoacacia), toprak solunumu, kök kütlesi, toprak ıslahı, Artvin
Farklı yetiştirme ortamlarının kapari (Capparis ovata Desf.) fidanlarının kalitesi üzerine etkisinin araştırılması
Kapari (Capparis ovata Desf.) ormanlar üzerinde sosyal baskının yoğun olduğu yerlerde, halka geçim kaynağı sağlayarak ormanların tahrip olmasını engellemek ve erozyonla mücadele etmek için önemli bir bitki türüdür. Ağaçlandırma ve erozyon kontrol çalışmalarında kullanılan fidanların sağlıklı ve kaliteli olması başarı için önemli faktörledir. Fidanın morfolojik özellikleri kaliteli fidanı belirlemede önemli ve sık kullanılan belirteçlerden birisidir. Bu çalışmada üç farklı boyutta (12-22 cm, 15-23 cm, 19-30 cm) hazırlanan polietilen tüplerde, dört farklı yetiştirme ortamı, şev toprağı + kum (1:1), orman toprağı, orman toprağı + ahır gübresi + kum (3:1:1), şev toprağı kullanılmıştır. Kullanılan bu yetiştirme ortamı ve tüp boyutlarının sürgün boyu (SB), kök boğazı çapı (KBÇ), gövde taze ağırlığı (GTA), gövde kuru ağırlığı (GKA), kök taze ağırlığı (KTA) ve kök kuru ağırlığı (KKA) gibi bazı morfolojik fidan karakterleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışma açık alan koşullarında, tesadüfi bloklar deneme desenine göre üç yinelemeli (her bir yinelemede 30 adet tüp) olarak gerçekleştirilmiştir. İstatistik analiz sonuçlarına göre (?=0.05), en iyi FB (167.30 mm) ve KBÇ gelişimi (2.01 mm), orman toprağı + ahır gübresi + kum (3:1:1) karışımından oluşan yetiştirme ortamı ile 19-30 cm boyutlarındaki tüplerde elde edilmiştir. En iyi KTA (3.4540 gr), GTA (1.2819gr), KKA (1.3617gr) ve GKA (0.4387gr) ise orman toprağı + ahır gübresi + kum (3:1:1) karışımından oluşan yetiştirme ortamı ile 15-23 cm boyutlarındaki tüplerde meydana gelmiştir.Anahtar Kelimeler: Kapari, Capparis ovata Desf., fidan kalitesi, yetiştirme ortamı
Gümüşhane Torul yöresi saf sarıçam meşcerelerinde kalın kök kütlesi değişiminin ve bazı toprak özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Gümüşhane ili Torul yöresi saf sarıçam meşcerelerinde kalın kök (kök çapı > 5 mm) kütlesi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada çeşitli meşcere ve mevki özellikleri yanında bazı toprak özellikleri de ölçülmüştür. Bu amaçla Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü, Torul Orman İşletme Müdürlüğü, Zigana Şefliği sınırları içerisinde 2. (20-40 yıl) yaş sınıfından 8, 3. (40-60 yıl) yaş sınıfından 11, 4. (60-80 yıl) yaş sınıfından 10 ve 5. (80-100 yıl) yaş sınıfından 6 olmak üzere rasgele yöntemle toplam 35 adet deneme alanı seçilmiştir. Seçilen bu deneme alanlarında kalın kök kütlesi, çeşitli meşcere özellikleri ve bazı toprak özelliklerinin değişimi incelenmiştir.Kalın kök kütlesinin belirlenmesi amacıyla 60x180 cm boyutlarında kök çukurlarından dört derinlik kademesinden (0-15 cm, 15-30 cm, 30-60 cm ve 60-90 cm) kalın kök (kök çapı > 5 mm) örnekleri alınmıştır. Toprak özellikleri için dört derinlik kademesinden (0-20 cm, 20-40 cm, 40-60 cm ve 60-80 cm) örneklemeler yapılmıştır. Alınan toprak örneklerinde toprak tekstürü, toprak organik maddesi ve toprak tepkimesi analizleri yapılmıştır. Meşcere özelliklerinin belirlenmesi için deneme alanlarındaki tüm ağaçların göğüs yüksekliği çapı, göğüs yüksekliği yaşı ve meşceredeki en boylu 3 ağaç boyu değerleri ölçülmüştür. Ayrıca her bir örnek alana ilişkin yükselti, eğim, bakı ve deneme alanı koordinatları belirlenmiştir.Yapılan analizler sonucunda elde edilen veriler değerlendirildiğinde derinlik arttıkça kalın kök kütlesinin azaldığı, yaş artıkça kalın kök kütlesinin arttığı tespit edilmiştir. Bonitet sınıfında çoktan aza doğru kalın kök kütlesi 2, 3 ve 1 şeklinde sıralanmıştır. Kalın kök kütlesi miktarı en yüksek >20 mm çap sınıfında, sonra 5-10 mm çap sınıfında ve en az 10-20 mm çap sınıfında bulunmuştur. Deneme alanlarındaki ortalama kum miktarı üst topraklarda en fazla, ortalama kil miktarı ise üst topraklarda az bulunmuştur. Toprak organik maddesi derinlik arttıkça azalırken, toprak asitliği derinlik arttıkça düzensiz bir değişim göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Kalın kök kütlesi, yaş sınıfı, bonitet sınıfı, Sarıçam, Gümüşhane
Kök ayrışma seyri üzerinde ağaç türü, bakı ve yükseltinin etkisi
Kılcal ve ince kökler karasal ekosistemlerdeki karbon döngüsünde önemli rol oynamaktadır. Çünkü bu kökler yıllık net birincil üretimin önemli bir bölümünü oluşturması yanında, oldukça kısa bir zaman dilimi içinde toprağa katılabilen kısa ömürlü dokulardır. Burada sunduğumuz çalışmada kılcal ve ince köklerin ayrışması üzerinde ağaç türlerinin, topografyanın ve toprak derinliğinin etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla önemli asli ağaç türlerimizden olan Sarıçam (Pinus sylvestris L.) ve Doğu ladini (Picea orientalis L.) ile köklerinde azot bağlayan bakteriler bulundurması ile önem taşıyan Kızılağaç (Alnus glutinosa L.) türlerinin kılcal (<2mm) ve ince kökleri (2-5 mm) kuzey ve güney bakıya, her bir bakının farklı iki yükseltisine (alt yükselti-900 m ve üst yükselt-1260 m) ve her bir deneme alanında iki farklı toprak derinlik kademesine (0-10 cm ve 10-20 cm) bırakılarak ayrışma süreçleri iki yıl süreyle incelenmiştir. Ek olarak, standart kök örnekleri (kimyasal bileşimi aynı) kullanılarak, topografyaya bağlı olarak meydana gelen mikroiklim özelliklerinin kök ayrışmasına olan etkileri ayrıca incelenmiştir. Ayrışma süresi boyunca, kızılağaç kılcal ve ince kökleri en hızlı ayrışmayı gösterirken, bunu sarıçam ve doğu ladini kılcal ve ince kökleri izlemiştir. Güney bakılardaki kök örnekleri kuzey bakılardaki köklere göre daha hızlı ayrışmıştır. Her bir bakının alt yükseltisindeki kökler üst yükseltisindeki köklere göre daha hızlı bir ayrışma göstermiştir. Toprak derinlik kademesi ve kök çap kalınlığının artmasıyla ayrışmanın hızının azaldığı belirlenmiştir. Türler arasındaki ayrışma farklılıklarında türlerin başlangıçta içerdiği kimyasal yapı etkili olurken, kimyasal özellikler sabit tutulduğunda topografyaya bağlı olarak mikroiklim özelliklerinde, özellikle sıcaklıkta (bu çalışmada hava ve meşcere altı sıcaklık) meydana gelen değişikliklerin kök ayrışmasını etkilediği belirlenmiştir. N oranı en fazla olan kızılağaç köklerinin ayrışması en hızlı iken, N oranı en az olan doğu ladininde ayrışma en yavaş gerçekleşmiştir. Bu çalışmada sunulan bilgiler çalışmanın sınırları dikkate alınmak kaydıyla, topografya ve ölü örtü arasındaki ilişkileri araştıran ormancılar, orman ekolojistleri ve diğer araştırmacılarca güvenle kullanılabilecektir.
