
27
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sporda psıikolojik ihtiyaçlarının sportif hedef bağlılıklarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sporla ilgili psikolojik ihtiyaçlarını ve sportif hedef bağlılıklarını anlamak ve bu ihtiyaçların hedeflere olan bağlılıkları nasıl etkilediğini incelemektir. Katılımcıların bilgilerine ulaşmak üzere yaş, cinsiyet, sınıf düzeyi, bölüm, gelir durumu, spor geçmişi ve spor branşı gibi 7 sorudan oluşmaktadır. Araştırmada ilk bölüm araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, ikinci bölümde Bhavsar (2020) tarafından geliştirilen Türkçeye uyarılması Bülbül ve Akyol (2020) tarafından yapılan sporda Psikolojik İhtiyaçlar Durum Ölçeği (SPİDÖ) ve Hollenbeck ile Williams Klein (1989) tarafından 9 madde olarak geliştirilen ölçek daha sonra Klein Wesson, Hollenbeck, Wright ve DeShon (2001) tarafından yeniden 5 madde olarak düzenlenen Türkçeye uyarılması Şenel ve Yıldız (2016) tarafından yapılan Hedef Bağlılığı Ölçeği (HBÖ) oluşturmuştur. Araştırmamızda verilerin analizi katılımcılardan elde edilen bilgiler doğrultusunda SPSS 25.0 paket programı ile %95 güven aralığına göre yapılmıştır. Verilerin dağılımında basıklık çarpıklık katsayısına bakılmış ve verilerin ±2 arasında dağılmadığı görülmüş ve verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Analizde frekans yüzde hesaplamaları, Cronbach Alpha katsayısı, Kruskal Wallis H, Man Witney U, Spearman Korelasyon analizi yapılmıştır. Sonuç olarak araştırmada katılımcıların hedef bağlılıkları ile psikolojik ihtiyaçlar arasında orta düzeyde anlamlı ve pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Spor, Psikolojik İhtiyaç, Hedef Bağlılığı.
Futbolcularda spor yaralanmalarının kaygı düzeyleri ile kas iskelet rahatsızlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma Aydın'da bulunan Futbolcuların antrenman ve müsabakalarda yaralanmalarının kaygı düzeylerinin kas iskelet rahatsızlığı ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırma, analitik-kesitsel olarak, Aydın ilinde bulunan 1200 futbolcuların katılımcı olmasıyla gerçekleşmiştir. "Kişisel Bilgi Formu", "Spor Yaralanması Kaygı Ölçeği(Caz ve ark 2019) " ve "Kornell Kas İskelet Sistemi Rahatsızlıkları Anketi" araştırmada veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Lisanslı SPSS 25,0paket programında %95 güven aralığında ve 0,05 anlamlılık düzeyindeelde edilen veriler değerlendirildi.Tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kolerasyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın istatistiki analizinde spor yaralanma kaygı düzeylerinin yeteneğini kaybetme kaygısı, hayal kırıklığına uğratma kaygısı, zayıf algılanma kaygısı, yeniden yaralanma kaygısı, acı çekme kaygısı, sosyal desteği kaybetme kaygısı alt boyutlarının yaş, sporcu yaşı, mevki, oynadığı lig değişkenlerine göre karşılaştırıldığında anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır. Kas iskelet rahatsızlıkları düzeylerinin alt ekstremite, üst ekstremite ve Kas iskelet rahatsızlıkları toplam alt boyutlarının yaş, sporcu yaşı, mevki, oynadığı lig değişkenlerine göre karşılaştırıldığında anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır.Araştırmada istatistik analizlerden elde edilen bulguların neticesinde kaygı düzeylerinin artması sonucunda kas iskelet sistemi rahatsızlıklarını artacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Rekreasyonel yerel parkların sahip olması gereken özelliklerin uzman görüşlerine göre belirlenmesi: Eskişehir ili örneği
Boş zaman değerlendirme alışkanlıkları toplumsal kalkınma için önem arz etmektedir. Parklar, herhangi bir ücrete tabi olmaması, insanların yaşadıkları bölgede açık alan rekreasyon faaliyetlerine uygun olması, kolayda boş zaman aktivitelerinin yapılabileceği ve bireye sportif, sanatsal, kültürel aktiviteler gibi birçok alanda herhangi bir aktivitenin ve etkinliğin parçası olabilme olanağı tanıyacak şekilde düzenlenme imkânına sahip rekreasyonel alanlar olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle mahalle arasında bulunan parklar, aktivitelere ulaşım ve katılım noktasında kolaylık sağlar. Parklarda, zorlama olmadan gönüllü olarak geçirilen zaman dilimi bireye ve dolaylı olarak topluma katkı sunmaktadır. Yapılan incelemeler neticesinde parkların birbirinin benzeri olduğu, farklı aktivite imkânları sunmadığı gözlemlenmiş ve bir standartlaşmanın olmadığı görülmüştür. Kaliteli parklar için standartlaşma önemli görülmüş ve araştırmanın amacı; rekreasyonel yerel parkların sahip olması gereken özelliklerin uzman görüşlerine göre belirlenmesi olarak şekillendirilmiştir. Bu amaçla öncelikle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan yirmi mahalle/komşu parkı gözlem tekniği ile incelenmiş ve Eskişehir'de yaşayan alan uzmanları ile odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Literatür, odak grup görüşmesi ve gözlem neticesinde elde edilen otuz beş maddelik özellik havuzu, delfi tekniği ile Türkiye'deki alan uzmanlarına ulaştırılarak tekrar uzman görüşüne iki tur halinde başvurulmuştur. Alan uzmanları, on beş özelliği mahalle/komşu parklarının olmazsa olmaz özelliği, altı özelliği ise parkların temalarına, alan büyüklüklerine ve kullanıcı profillerine göre şekillenebilecek özellikler olarak belirlemiştir. Araştırmanın son aşamasında, belirlenen bu özelliklerin gözlem yapılan yirmi mahalle/komşu parkındaki mevcut durumu incelenmiş ve parkların belirlenen özelliklere sahip olma durumunun yeterli düzeyde olmadığı saptanmıştır. Belirlenen bu özellikler standartlaşma sürecine katkı sağlayacak ve kaliteli parkların oluşumuna zemin hazırlayacaktır. Anahtar Sözcükler: Boş Zaman, Rekreasyon, Park, Yerel Parklar, Belediye.
Spor politikalarına yönelik hizmetlerin incelenmesi: Aydın Büyükşehir Belediyesi örneği
Çalışmada yerelde büyük etkiler oluşturabilecek ekonomik ve siyasal güce sahip olan belediyelerin spor alanında yapılan çalışmaları incelenerek eksik olduğu düşünülen spor politikalarının nedenleri araştırılarak çözüm önerisinde bulunmak amaçlanmıştır. Bu çalışma, genelde yerel yönetimlerin özelde ise Aydın Büyükşehir Belediyesi'nin sürdürmekte olduğu spor politikalarının istenilen düzeyde olma-olmamasının belirlenmesi ve yetersiz olduğu düşünülen spor politikalarının iyileştirilmesi için belediyeye yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Aydın Büyükşehir Belediyesi, büyükşehir olmadan önceki belediye yönetiminde spor ile ilgili ayrı bir birim bulunmamaktadır. Spor alanında faaliyetlerini başta Sosyal İşler Müdürlüğü olmak üzere farklı birimlerin çatısı altında dağınık bir şekilde faaliyetleri yürütülmüştür. Aydın Belediyesi Büyükşehir statüsünü kazandıktan sonra (2015) yılında ''Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı'' adı ile yeni bir birim kurulmuş spor alanında faaliyet ve politikalar bu birim altında devam ettirilmiştir. Stratejik Planların incelenmesi sonucunda belediyenin belirli bir spor politikasının bulunmadığı, 2017 yılında Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı bütçesinin oluşturduğu görülmektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Spor, Belediye, Spor Politikası, Hizmet.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin internet temelli uzaktan eğitime yönelik görüşlerinin mutluluk düzeylerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet temelli uzaktan eğitime yönelik görüşlerinin mutluluk düzeylerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. çalışmanın evrenini Spor Bilimleri Fakültelerinde eğitim alan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise 2020-2021 eğitim öğretim döneminde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri oluşmaktadır. Veriler Google Formlar üzerinden katılımcılara ulaştırılmış ve gönüllü olarak araştırmaya katılımı esas alınmıştır. Araştırmada ilgili verilerin toplanması için kullanılan anket üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde demografik bilgiler, ikinci bölümde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği, üçüncü bölümde Oxford Mutluluk Ölçeği oluşturmuştur. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak istatistiksel analiz yapılmıştır. Veri setindeki uç değerler ve çok değişkenli normallik varsayımının karşılanıp karşılanmadığı Mahalanobis uzaklık değerleri yardımıyla incelenmiş aykırı uç değerler gösteren 3 veri, veri setinden çıkartılmıştır. İkili değişkenler için Bağımsız Örneklem T testi, ikiden fazla değişkenler ise Anova Testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular istatistiksel olarak p<0,05 düzeyinde anlamlılık düzeyi ile test edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik, korelasyon analizi ve parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmada %95 güven aralığına göre analiz yapılmıştır. Ölçeğin güvenirliliği Cronbach's Alpha katsayısı ile belirlenmiştir. Uzaktan eğitimde kişisellik boyutunda x̄= 15,1607 ile çok düşük düzeyde; Uzaktan eğitimde etkililik boyutunda x̄= 11,1567 ortalama ile çok düşük düzeyde; Uzaktan eğitimde öğreticilik boyutunda x̄= 9,4365 ortalama ile çok düşük düzeyde; Uzaktan eğitimde yatkınlık boyutunda x̄= 6,0317 ortalama ile çok düşük düzeyde; uzaktan eğitime yönelik görüşleri x̄= 41,7857 ortalama ile orta düzeydeyken mutluluk düzeyleri x̄= 22,9504 ile düşük düzeyde olduğu görülmektedir. Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet temelli uzaktan eğitime yönelik görüşlerini ve mutluluk düzeyleri ile katılımcıların yaş değişkeninde eğitimde yatkınlık ve Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği arasında olarak anlamlı farklılık olduğu (p<0.05); Cinsiyet değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve tüm alt boyutlarında; Sınıf değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve tüm alt boyutlarında; Bölüm değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve tüm alt boyutlarında; Gelir değişkeninde Oxford Mutluluk Ölçeğinde; İnternette günlük geçirilen zaman değişkeninde uzaktan eğitimde öğreticilik boyutunda; İnternet sorunu yaşama değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve kişisel uygunluk, etkililik ve öğreticilik boyutlarında ve Oxford mutluluk ölçeğinde; Uzaktan eğitimden memnun değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve kişisel uygunluk, etkililik ve öğreticilik boyutlarında ve Oxford mutluluk ölçeğinde; Kullanılan cihaz değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve kişisel uygunluk, etkililik ve öğreticilik boyutlarında ve Oxford mutluluk ölçeğinde; Gelecekte de uzaktan eğitime katılma isteği değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve kişisel uygunluk, etkililik ve öğreticilik boyutlarında ve Oxford mutluluk ölçeğinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Mutluluk, Spor Bilimleri Fakültesi, Uzaktan Eğitim.
Taekwondo sporcularının öz yeterlilik ve duygusal zeka düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada Taekwondo sporcularının öz yeterlilik ve duygusal zeka düzeylerinin incelenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 yılı Antalya ilinde lisanslı olarak Taekwondo sporu yapan 18 yaş üstü sporcular oluşturmuştur. Yaklaşık evren büyüklüğü bilgisine, Antalya Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü Bilgi Yönetim Sisteminin veri tabanı araştırılarak ulaşılmış olup örneklem büyüklüğü hesaplamasında bu çalışmanın 0,95 güvenirlik ve 0,05 örneklem hatası ile temsil yeterlilikleri ölçülmüştür. Veriler atılımcılara yüz yüze ulaştırılacak ve gönüllü olarak araştırmaya katılımı esas alınacaktır. Araştırmada ilgili verilerin toplanması için kullanılan anket üç bölümden oluşturmuştur. Birinci bölümde demografik bilgiler, ikinci bölümde Sherer ve arkadaşları (1982) tarafından geliştirilen, Yıldırım ve İlhan (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan, 17 maddeden oluşan Genel Özyeterlilik ölçeği ve üçüncü bölümde Shutte ve diğ. (1998) tarafından geliştirilen Lane vd. (2009) tarafından revise edilen Türk kültürüne uyarlaması Adiloğulları ve Görgülü (2015) tarafından yapılan Duygusal zeka ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak istatistiksel analiz yapılmıştır. İkili değişkenler için Mann Whitney U testi testi, ikiden fazla değişkenler içi Kruskal Wallis H testi yapılmıştır. Elde edilen bulgular istatistiksel olarak p<0,05 düzeyinde anlamlılık düzeyi ile test edilmiştir. Katılımcıların Duygusal Zekâ düzeyleri ve Genel Öz yeterlilik düzeylerinin ölçek toplamlarında ve alt boyutlarında genel olarak yüksek olduğu görülmektedir Ayrıca duygusal zeka ve tüm alt boyutları ile genel öz yeterlilik ve tüm alt boyutları arasında 0.01 düzeyinde anlamlı ve pozitif ilişki bulunmaktadır. Araştırma sonucu cinsiyet değişkeninde, başkalarının duygularını değerlendirme ve ölçek toplamında, Genel öz yeterlilik ölçek toplam puan ve tüm alt boyutlarında, yaş değişkeninde hem duygusal zeka, hem de genel öz yeterlilik ölçek toplam puan ve tüm alt boyutlarında, eğitim durumu değişkeninde hem duygusal zeka hem de genel öz yeterlilik ölçek toplam puanları ve tüm alt boyutlarında, medeni durum değişkeninde duygusal zeka toplam puanı, sosyal beceriler ve duyguların kullanımı ve genel öz yeterlilik ölçeğinin Sürdürme Çabası-Israr alt boyutunda, spor geçmişinde duygusal zeka ölçeği başkalarının duygularını değerlendirme alt boyutu harici, hem duygusal zeka hem de genel öz yeterlilik ölçek toplam puanları ve tüm alt boyutlarında, lisanslı olma geçmişinde duygusal zeka toplam puanı, duyguları düzenleme, sosyal beceriler ve duyguların kullanımı alt boyutları, genel öz yeterlilik ölçeği yılmama alt boyutunda, haftalık spor yapma sıklığı değişkeninde genel öz yeterlilik ölçek toplam puanı ve başlama alt boyutunda, istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı görülmektedir. (p<0.05)
Kız öğrencilerde olimpik değerler eğitim programı (ODEP) uygulamalarının "Saygı" ve "Arkadaşlık" algısı üzerindeki etkisi
Araştırmada Van ilinin Edremit ilçesindeki Edremit Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde (EMTAL) öğrenim gören, kız öğrencilerde Olimpik Değerler Eğitim Programı (ODEP) uygulamalarının "Saygı" ve "Arkadaşlık" algısı üzerindeki Etkisinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji (olgu bilimi) yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, 2018-2019 Eğitim Öğretim yılı, EMTAL 9. Sınıf öğrenciler olup 1 kişi fiziksel engelli 1 kişide kaynaştırma eğitiminde, toplamda 71 kız öğrenci oluşturmuştur. ODEP uygulamaları, 2018-2019 Eğitim Öğretim yılında Beden Eğitimi ve Spor Dersleri, Okul İçi Ders Dışı Etkinlikler ve Okul Dışı Etkinlik kapsamında planlanarak yapılmıştır. Araştırma, gözlem ve odak gurup görüşmesinden yararlanılmıştır. Okul müdürü, müdür yardımcısı, rehber öğretmeni ve beden eğitimi öğretmeni gözlemci olmuştur. Katılımcılardan veri toplamak için uygulamaların içinde aktif yer alan bir (1) engelli toplamda 11 kişi ile odak grup görüşmesi yapılmıştır. Katılımcılardan ses kaydı ile görüşleri alınmış ve düz yazı haline getirilmiştir. Görüşmelerin çözümlenmesi ve kodlanması alanında uzman 3 kişi tarafından yapılmıştır. Güvenlik hesaplaması sonucunda kodlayıcılar arasındaki uyum r=0.76 bulunmuştur. Araştırma bulgularında, katılımcıların ODEP uygulamaları ile birlikte saygı ve arkadaşlık değerleri yanında mutluluk, özgüven, farkına varma, başarı, tanışma, katılım, istek ve örnek olma alt temalarına ulaşılmıştır. Öğrenci deneyimi temelli bu program ile birlikte hem sporcu sayısı ve spor branşlarında çeşitlilikte artış gözlenmiştir. Sonuç olarak, katılımcıların saygı ve arkadaşlık değerlerine yönelik kazanımların kapsamı genişlediği, ders ve sporu gündelik yaşamlarına adapte ettikleri, disiplin problemlerinin hiç kalmadığı tespit edilmiştir. Katılımcı öğrenciler okulu sahiplenmiş, yeni spor branşların katılmış ve okullarını hem bölgesel hem de ulusal müsabakalarda temsil ederek başarılar kazanmışlardır. ODEP uygulamalarının beden eğitimi ve spor ders müfredatına ve ders dışı etkinliklerde kullanılması ve yaygınlaştırılması önerilmektedir.
Spor alanında özel yetenek sınavına giren adayların sosyal destek algılarının stresle başa çıkma tarzlarına etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; spor alanında özel yetenek sınavına giren adayların sosyal destek algılarının stresle başa çıkma tarzlarına etkisinin incelenmesidir. Çalışmanın araştırma grubunu 2016-2017 eğitim öğretim yılında Adnan Menderes Üniversitesi'nde düzenlenen BESYO özel yetenek sınavına giren adaylar oluşturmaktadır. Araştırmaya 542 kişinin gönüllü katılımı sağlanmıştır. Araştırmanın veri toplama araçlarını Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanmış olan Kişisel Bilgi Formu oluşturmaktadır. Verilerin analizinde; t testi, varyans analizi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırmanın istatistiksel bulguları, SPSS 23TM paket proğramı aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırma sonucunda cinsiyet ve yaşın stresle başa çıkma ve algılanan sosyal destek üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yarattığı bulgusuna ulaşılmıştır. Spor branşı ve lisansa sahip olma durumunun stresle başa çıkma ve algılanan sosyal destek üzerinde anlamlı bir farklılık yaratmadığı ortaya çıkmıştır. Sosyal destek algısının stresle başa çıkma tarzlarına etkisinin analizi sonucunda, arkadaştan algılanan sosyal desteğin, kendine güvenli yaklaşım iyimser yaklaşım ve sosyal destek arama yaklaşımlarını pozitif yönde etkilediği, boyun eğici yaklaşımı ise negatif yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Aileden algılanan sosyal desteğin sosyal destek arama ve boyun eğici yaklaşımı pozitif yönde etkilediği, özel kişiden algılanan sosyal desteğin iyimser yaklaşım üzerine pozitif yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Algılanan Sosyal Destek, Stresle Başa Çıkma, Spor Alanında Özel Yetenek Sınavları
Rekreasyon Bölümü mezunlarının istihdam durumunun belirlenmesi
Günümüzde Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunlarının istihdam sorunu ile karşı karşıya bulundukları ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarının mevcut yapısı ve eğitim anlayışının devam etmesi halinde çok yakın gelecekte bu sorunun istihdam krizine dönüşeceği anlaşılmaktadır.Milli Eğitim Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunlarının kamu kuruluşu olarak en fazla istihdam edildikleri kurumlar olması yanında en çok işe başlamayı talep ettikleri kamu kuruluşlarıdır. Ancak bu kurumların Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunlarını her yıl yüklü sayıda istihdam edemeyecekleri de kabul edilmelidir. Artık Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları' nın alternatif istihdam alanlarına yönelik eğitim programları için eğitim programlarında düzenlemeler yapmaları kaçınılmaz hale gelmiştir.Sonuç olarak, İlgili kamu ve özel sektör kuruluşlarından Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunlarının istihdam sorunlarına yönelik yapılacak çalışmalar ve düzenlemeler beklenirken, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarının ilk sınıfından itibaren müfredatlarında ve bölümlerinde yeni alternatif eğitim programların hazırlanmasının gerekliliği; acilen bu konularda da üniversitelerin çalışmalara ve düzenlemelere başlamasının önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.Şu da bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır ki; ülkemizde aslında alan ve sektör itibariyle istihdam olanakları en geniş olan meslek gruplarının başında Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunları gelmekte iken istihdamın kriz noktasına yaklaşması da bu konuda Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarının iletişim kopukluğundan, kamu ve özel spor sektörlerinde çalışan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunlarının yeterince alternatif üretme becerisini gösterememesinden, sporun popülaritesinden dolayı bu sektörlerde çalışan başka meslek gruplarından insanların Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunlarını yeterince yanlarında istememesinden kaynaklandığı önemli bir yaklaşım olarak tartışmamız gerektiği düşünülebilir.
Futbol antrenörlerinin etkili iletişim becerilerinin antrenör-sporcu ilişkisine etkisi
Bu çalışmanın amacı futbol antrenörlerinin etkili iletişim becerileri ile antrenör-sporcu ilişkisi düzeylerinin belirlenerek, demografik değişkenlere göre karşılaştırılması ve futbol antrenörlerinin etkili iletişim becerilerinin, antrenör-sporcu ilişkisine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Antrenörlerin etkili iletişim becerilerini ölçmek için Buluş, Atan ve Erten Sarıkaya (2017) tarafından geliştirilmiş ''Etkili İletişim Becerileri Ölçeği (EİBÖ)'' ile antrenör-sporcu ilişkisi düzeyini ölçmek için Jowett ve Ntoumanis (2012) tarafından geliştirilen ''Antrenör-Sporcu İlişkisi Ölçeği (CART-Q)'' antrenör formu ve demografik bilgilerin yer aldığı kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma evrenini Türkiye Futbol Federasyonu tarafından lisanslandırılmış futbol antrenörleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 276 futbol antrenörü oluşturmaktadır. Verilerin analizinde SPSS yazılımı ile t testi, tek yönlü varyans analizi, tukey testi ve korelasyon analizi yapılmıştır. Futbol antrenörlerinin etkili iletişim becerilerinin antrenör-sporcu ilişkisine etkilerinin belirlenmesi amacıyla oluşturulan regresyon modelinde antrenörlerin ''kendini tanıma-kendini açma'' becerisi ile ''bağlılık'' ilişkileri arasında ve ''empati'' becerisi ile ''tamamlayıcılık'' ilişkileri arasında negatif yönde bir ilişki tespit edilmiştir. Katılımcıların antrenör-sporcu ilişkisi ve etkili iletişim becerileri demografik bilgilere göre incelendiğinde ise anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Futbol antrenörlerinin lisans derecesi, eğitim kademesi ve sosyo-ekonomik statüsü ile etkili iletişim becerileri arasında pozitif bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Futbol antrenörlerinin etkili iletişim becerileri yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Futbol antrenörlerinin perspektifinden ''yakınlık'' ve ''tamamlayıcılık'' ilişkisinin de yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Ayrıca antrenörlerin etkili iletişim becerileri ile antrenör-sporcu ilişkileri arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmektedir.
Düzce ve Bolu illeri merkez okullarında görev yapan okul yöneticilerinin çatışma yönetim yaklaşımları ve beden eğitimi öğretmenlerinin bu konuya ilişkin algıları
Bu araştırma; Bolu ve Düzce illeri merkezlerinde yer alan ilköğretim ve ortaöğretim okullarında çalışan okul idarecilerinin çatışma yönetimi stillerini ve beden eğitimi öğretmenlerinin çatışma yönetimine ilişkin algılarını saptamayı amaçlamaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Veri toplamak için Ural (1997) tarafından geliştirilen çatışma anketi kullanılmıştır.Verilerin analizinde yüzde , Frekans, t test, tek yönlü varyans analizi ve teknikleri kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda, yöneticilerin çatışma yönetim stillerinden sırasıyla problem çözme, uzlaşma, ödün verme, kaçınma ve hükmetme stillerini kullandıkları ortaya çıkmıştır. Kişisel özellikler dikkate alındığında yaş, kıdem yılı değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu, kadro durumu ve okuldaki idari pozisyonu değişkenlerinde ise anlamlı bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Beden eğitimi öğretmenlerinin yöneticilerinin çatışma yönetimi stillerine algılarına bakıldığında sırasıyla problem çözme, uzlaşma, ödün verme, kaçınma ve hükmetme silerlini kullandıklarını algıladıkları ortaya çıkmıştır. Kişisel özellikler dikkate alındığında kıdem yılı değişkeninde istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu, yaş kadro durumu ve cinsiyet değişkenlerinde ise istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Çatışma, Çatışma Yönetimi, Okul İdarecisi, Beden Eğitimi Öğretmeni.
Spor Toto Süper Ligde yer alan spor kulüplerinde kurumsallaşma açısından bir inceleme
Bu araştırmada Türkiye Spor Toto Süper Lig'de yer alan spor kulübü yöneticilerinin bakış açısıyla, mevcut yapı içinde spor kulüplerinin kurumsallaşmaya yönelik düşünceleri, çalışmaları ve sorunları incelenmiştir. Araştırma ile spor kulüplerine kurumsallaşma çalışmaları için bir takım öneriler sunulması amaçlanmıştır.Bu araştırma nitel bir araştırmadır. Nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında açık uçlu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın örneklem yöntemi olarak amaçlı örneklem yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi tercih edilmiştir. 2011-2012 sezonunda TFF Spor Toto Süper Ligde yer alan 18 spor kulübünden 5 spor kulübü yöneticisine ulaşılarak görüşmeler yapılmıştır.Görüşmeler yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizinden yararlanılmıştır. Bu analizlerde veriler düz yazı haline getirilerek sorulara verilen cevaplar sırasıyla alt alta getirilmiş ve tablolaştırılmıştır. Yapılan düzenlemenin ardından içerik analizi uygulanmıştır. Bu analizler sonucunda veriler kodlanarak birbirine benzeyenler bir araya getirilmiş ve temalar bulunmuştur. Analizlerde alanında uzman, birbirinden bağımsız üç araştırmacı yer almıştır.Araştırma sonucunda katılımcıların kurumsallaşma konusunda bilgi sahibi oldukları ve bu çerçevede yapılacak çalışmalara yönelik istekli oldukları hatta kurumsallaşmayı spor kulüplerinin örgüt yapısında zorunlu bir yönetim sistemi olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Spor kulüplerinde kurumsallaşmaya yönelik bir takım çalışmaların var olduğu, ancak yapılan çalışmaların tam olarak uygulanmadığı ve işletmeler de gerçekleştirilen kurumsallaşma çalışmaların spor kulüplerinin mevcut yasal ve yapısal özelliklerinden dolayı farklı şekillerde gerçekleştiği de ortaya çıkmaktadır.Spor kulüplerinin kuruluş statüleri, farklı üst yapılara karşı sorumluluklarının olması, yapısal ve yasal sorunlar, kulüpler arasında haksız rekabet ve gelir eşitsizliğinden kaynaklanan sorunlar, kurumsallaşma anlayışındaki sorunlar, kişiye bağlı yönetimden kaynaklı sorunlar, maddi gelir elde etmede yaşanan sorunlar ve sportif sonuçlara endeksli olmaktan kaynaklanan sorunlar gibi başlıca nedenlerden dolayı kurumsallaşma sürecinde bir takım sıkıntılar yaşadıkları ortaya çıkmaktadır. Ayrıca özellikle UEFA kriterlerinin uygulanması ile başlayan spor kulüplerinde yeniden yapılanma çalışmalarına spor kulüplerine özgü yasal ve kanuni düzenlemeler ile katkı sağlanması gerektiği, kurumsallaşmayı yasalara bağlayarak kulüpler için zorlayıcı bir özellik olarak oluşturulması, spor kulüplerinde görev alacak kişilerin alanlarında uzmanlaşmış, bilgi ve deneyim sahibi olması gerektiği ve başkan veya yönetim kurulunun maddi gücüne dayalı olan kulüp yönetim sistemi yerine sürdürülebilir bir yönetim sisteminin spor kulüplerinde var olması gerektiği görülmüştür. UEFA kriterlerinin bu gerekliliklere yönelik bir düzenleme olarak düşünüldüğü de ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Kurumsallaşma, Spor Toto Süper Lig, Spor Kulüpleri
Spor bilimleri fakültelerinde görev yapan akademik personelin örgütsel adalet algıları ile örgütsel sinizm tutumlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, spor bilimleri fakültelerinde görev yapan akademik personelin örgütsel adalet algılarını ve örgütsel sinizm tutumlarını demografik değişkenlere göre incelemek ve aralarındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırmanın evrenini, spor eğitimi veren yüksekokul/fakülte/eğitim fakültelerinde çalışan akademik personel oluştururken; örneklem grubunu 275 erkek ve 65 kadın olmak üzere 340 akademik personel oluşturmuştur. Araştırmada katılımcıların örgütsel adalet algılarını ölçmek için Niehoff ve Moorman (1993) tarafından geliştirilen; Türkçeye Polat (2007) tarafından uyarlanan "Örgütsel Adalet Ölçeği", örgütsel sinizm tutumlarını ölçmek için Brandes, Dhalwadkar ve Dean (1999) tarafından geliştirilen; Türkçeye Kalağan (2009) tarafından uyarlanan "Örgütsel Sinizm Ölçeği" kullanılmıştır. Verileri analiz etmek için frekans analizi, betimsel istatistik, bağımsız değişkenlerde t-testi, tek yönlü varyans analizi, Tukey HSD testi, pearson korelasyon analizi uygulanmış ve anlamlılık düzeyi (p<0,05) olarak alınmıştır. Veriler bilgisayar ortamında SPSS programında analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, katılımcıların örgütsel adalet puan ortalamalarının "orta" düzeyde, örgütsel sinizm puan ortalamaları "orta" düzeyde tespit edilmiştir. Yapılan pearson korelasyon analizi sonucuna göre ise katılımcıların örgütsel adalet algıları ile örgütsel sinizm tutumları arasında negatif yönde, güçlü düzeyde ve anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Sinizm, Örgütsel Adalet, Beden Eğitimi ve Spor, Personel
Araştırma görevlilerinin örgütsel sinizm algılarının işten ayrılma niyetine etkisi
Bu çalışmada araştırma görevlilerinin örgütsel sinizm algılarının belirlenmesi ve var olması durumunda bu algının işten ayrılma niyetine etkisi saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında ayrıca araştırma görevlilerinin demografik özelliklerine göre işten ayrılma niyeti ve örgütsel sinizm düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Bu bağlamda araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde düzenlenmiştir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılında Türkiye'de devlet üniversitelerinin beden eğitimi ve spor ile alakalı bölümlerinde görev yapan 323, vakıf üniversitelerinde görev yapan 17 olmak üzere toplam 340 araştırma görevlisi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında devlet üniversitesinde görev yapan 191, vakıf üniversitelerinde görev yapan 15 olmak üzere toplam 206 araştırma görevlisine ulaşılmıştır. Araştırmada üç bölümden oluşan bir veri toplama aracı kullanılmıştır. Birinci bölümde katılımcılara ait kişisel bilgilere yer verilmiştir. Veri toplama aracında ikinci bölümde kullanılan örgütsel sinizm ölçeği Brandes (1997) tarafından geliştirilmiş 14 maddeden oluşan örgütsel sinizm ölçeğinin gözden geçirilmiş formu olan ve Brandes, Dharwadkar ve Dean (1999) tarafından geliştirilen ölçektir. Örgütsel sinizm ölçeğinin ülkemizde faktör yapısının ve psikometrik özelliklerinin incelenmesi, ilk olarak Erdost ve arkadaşları (2007) tarafından gerçekleştirilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise Wayne ve arkadaşları (1997) tarafından geliştirilmiş, Türkçeye uyarlaması Küçükusta (2007) tarafından yapılan işten ayrılma niyeti ölçeği kullanılmıştır. "İşten Ayrılma Niyeti Envanteri"nin Cronbach‟s Alpha katsayısı r = 0,839, "Örgütsel Sinizm Ölçeği"nin ise r = 0,928 bulunmuştur. Araştırma kapsamında devlet ve vakıf üniversitelerinde görev yapan araştırma görevlilerinden veriler yüz yüze veya elektronik posta yoluyla toplanmıştır. Araştırma görevlilerinden alınan veri toplama araçları öncelikle SPSS 20.0 programına aktarılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, Pearson korelasyon katsayısı, parametrik testlerden bağımsız örneklemler için t-testi, bağımlı örneklemler için t-testi, bağımsız örneklemler için tek yönlü varyans analizi ile parametrik testlerin sayıltılarının karşılanamaması durumunda non-parametrik testlerden Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, araştırma görevlilerinin işten ayrılma niyetleri ile örgütsel sinizm düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırma görevlilerinin işten ayrılma niyetleri ile bilişsel, duyuşsal ve davranışsal sinizm düzeyleri arasında pozitif yönde ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Alt boyutlar bazında incelendiğinde araştırma görevlilerinin işten ayrılma tutumlarıyla en yüksek ilişki duyuşsal sinizm alt boyutu ile bulunmuştur. Daha sonra bilişsel ve en son davranışsal sinizm düzeyleri ile işten ayrılma niyetleri arasında ilişki olduğu saptanmıştır. Pozitif düzeyde bulunan ilişkiler araştırma görevlilerinin örgütsel sinizm düzeyleri arttıkça işten ayrılma niyetlerinin de artış gösterdiğini ifade etmektedir. Anahtar Kelimeler: Araştırma Görevlisi, Sinizm, Örgütsel Sinizm, İşten Ayrılma Niyeti
Atatürk Üniversitesi öğrencilerinin boş zaman tutumları ile boş zaman aktivitelerine katılımını engelleyen faktörlerin incelenmesi
Amaç: Bu çalışmanın amacı Atatürk Üniversitesinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin boş zaman aktivitelerine karşı tutumları ile boş zamanlarda yapılan aktivitelere engel olan faktörler arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Materyal ve Metot: Çalışmanın evrenini Atatürk Üniversitesinde öğrenim gören lisans öğrencileri oluştururken; örneklem grubunu ise 11 farklı fakülteden rastgele yöntemle seçilmiş 409' u kadın, 341' i erkek olmak üzere toplam 750 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri elde etmek amacıyla; Ragheb ve Beard (1982) tarafından geliştirilen ve Akgül ve Gürbüz (2010) tarafından Türkçe geçerlik ve güvenirliği yapılan "Boş Zaman Tutum Ölçeği" ile Alexandris ve Carrol (1997) tarafından geliştirilen, Karaküçük ve Gürbüz (2007) Türkçe geçerlik ve güvenirliği yapılan ayrıca Gürbüz ve ark. (2012) tarafından revize edilen "Boş Zaman Engelleri Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 20.0 istatistik programı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin normallik dağılımına uygunluğu test edilerek verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda parametrik testlerden Independent-Samples T-Testi ve One-Way ANOVA testleri uygulanmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi incelemek için ise Pearson Korelasyon testi uygulanmıştır. Bulgular: Yapılan çalışmada katılımcıların boş zaman engelleyicileri ve boş zaman tutumları arasında anlamlı ilişki olduğu (p<0.01) saptanmıştır. Sonuç: Araştırmanın sonucunda katılımcıların boş zaman aktivitelerine karşı tutumları ile boş zaman aktivitelerini engelleyen faktörler arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. (p<0.01). Ayrıca rekreatif faaliyetlerin yapılacağı tesislerdeki eksikliklerin, yapılacak olan faaliyet hakkında bilgi seviyesi yüksek olan bireylerde faaliyete katılımı engelleyici bir faktör olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Boş Zaman Tutumu, Boş Zaman Engelleri, Rekreasyon, Spor.
Türkiye'de düzenlenen uluslararası spor organizasyonlarının pazarlama ve kalite algılarının karşılaştırılması
Çalışmanın amacı, Türkiye'de düzenlenen Uluslararası Spor Organizasyonlarının pazarlama faaliyetlerinin nasıl yapıldığını araştırmak ve bu organizasyonların marka yönetim yaklaşımlarını ortaya koyarak imaj yönetiminin kamuoyu üzerinde bıraktığı etkileri tespit etmek, bu organizasyonların tanıtım ve pazarlama hedeflerine ne düzeyde ulaşıp ulaşmadığını belirlemektir. Araştırmanın evrenini; Türkiye'de düzenlenen Uluslararası Spor Organizasyonları ve bu organizasyonlara aktif ya da pasif olarak iştirak etmiş seyirciler oluştururken; örneklem grubunu Erzurum 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları, Trabzon 2011 Avrupa Olimpik Gençlik Festivali ve Mersin 2013 Akdeniz Oyunları'na aktif ya da pasif olarak iştirak etmiş, toplam 2039 seyirci oluşturmaktadır. Araştırmada kuramsal çerçeveden yararlanılarak, yerel izleyicilerin demografik özelliklerini ve organizasyonlar sonrasında tanıtım faaliyetlerini nasıl algıladıklarını ölçen 11 soruluk bir anket çalışması yapılmıştır. Organizasyonun şehir üzerindeki genel etkilerini araştırmak için Mega Organizasyon Etkisi adlı ölçek kullanılmıştır. Ayrıca, spor organizasyonları sürecinde yapılan faaliyetlerin ve organizasyonların, izleyiciler üzerinde bıraktığı kalite algısının değerlendirebilmesi amacıyla çalışma için geliştirilen 25 soruluk, dört boyuttan oluşan "Spor Organizasyonlarında Algılanan Kalite-İmaj Ölçeği (SOAKİ)" ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sürecinde 2039 kişiye ait veri seti üzerinde istatistiksel işlemler bilgisayarlı istatistik programı kullanılarak yüzde ve frekans çıkarma, bağımsız örneklemler için t testi, tek faktörlü varyans analizi-ANOVA ve Post HocTukey testi, korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizleri yapılarak araştırmanın alt problemlerine cevap aranmıştır. Çalışmada çeşitli değişkenler açısından mega organizasyon etki ölçeği alt boyutlarının ve spor organizasyonlarında algılanan kalite-imaj ölçeği (SOAKİ) alt boyutlarının anlamlılık düzeyine bakılmıştır. Daha sonra regresyon analizi ile iki ölçeğin uyumu araştırılmıştır. Bunların yanında çeşitli soruların frekans değerlerine bakılarak pazarlama faaliyetlerinin etkililiği hakkında yorumlar yapılmıştır. Sonuç olarak, pazarlama faaliyetleri kapsamında organizasyon komitelerinin resmi raporlarda belirtilen yöntemleri uygulandığı fakat seyircilerin bu pazarlama ve imaj çalışmalarını farklı düzeylerde algıladıkları tespit edilmiştir. Bu bağlamda spor organizasyonlarının reklam yapma, tanınırlık ve bilinirliği artırma gibi temel amaçlarının istendik düzeylerde gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Spor organizasyonlarında, sportif başarılar hangi düzeyde olursa olsun organizasyonun akıllarda kalıcı olumlu etkiler bırakabilmesi için yeterli düzeyde profesyonelce planlanmış marka ve imaj çalışmaları yapılması, uygulanması ve en önemlisi bunların seyircilere üst düzeyde arz edilmesi gerekmektedir. Çalışmadaki bulgulardan hareketle bu faaliyetlerin kısmen yerine getirilmediği, seyirciler üzerinde olumlu etkiler bırakabilmek için tanıtım, marka, imaj vs faaliyetlerine daha yüksek düzeyde önem gösterilmesi gerekliliği sonucuna ulaşılmıştır.
Erzurum ilinde bulunan özel beden eğitimi ve spor tesislerinde sunulan hizmet kalitesinin incelenmesi
Hizmet kalitesi kavramı hizmet ve kalite kelimelerinin birleşiminden oluşan ve kısaca "verilen hizmet düzeyinin müşterinin beklentisini ne oranda karşıladığının bir ölçüsü" olarak tanımlanan bir kavramdır. Bugün hemen her alanda kullanılan bir kavram olan hizmet kalitesinin önemli olduğu alanlardan birisi de spor hizmetleridir. Bu çalışmada, "Erzurum ilindeki fitness ve spor merkezlerinin hizmet kalitesinin tespit edilmesi" amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2017 yılı içerisinde Erzurum ilindeki fitness ve spor merkezlerine devam etmekte olan toplam 202 kişi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, Hizmet Kalitesi Değerlendirme Ölçeği aracılığıyla bizzat araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yapılarak toplanmıştır. Sonuç olarak, fitness ve spor merkezlerinden beklenen hizmet kalitesi ortalaması 7 üzerinden 6,51 puan (%93) olarak bulunmuştur. Personel, program, soyunma odaları ve tesisten beklenti puanları 6,38 – 6,63 (%91-95) arasında değişmiştir. Algılanan hizmet kalitesi ortalaması ise 7 üzerinden 5,66 puan (%81) olmuştur. Personel, program, soyunma odaları ve tesisler ile ilgili olarak algılanan hizmet puanları 5,59 – 5,81 (%80-83) arasında değişmiştir. Erzurum ilindeki fitness ve spor merkezlerinden alınan hizmetin kalitesi ile ilgili algılar beklentilerin 0,85 puan (%14) altında kalmıştır. Algılanan hizmet ile verilen hizmet arasında tespit edilen fark alt boyutların tamamında ve genel ortalamada istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Çalışmada ayrıca beklenen ve algılan hizmetler detaylı olarak sunulmuştur.
Bölgesel Amatör Lig'de oynayan futbolcuların antrenör-sporcu ilişkilerinin kendine güven düzeyine etkisinin incelenmesi: Aydın ili örneği
Bu araştırma, Aydın ilinde bulunan Bölgesel Amatör Lig'de oynayan futbolcuların antrenörlere karşı güven düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın verileri katılımcılara Google formlar aracılığıyla ulaştırılmıştır. Çalışmaya katılım aşamasında gönüllük esas alınmıştır. Toplamda 164 katılımcıya ulaşılmış ve analiz için 164 anket formu değerlendirilmiştir. Katılımcılara araştırmacı tarafında oluşturulan Araştırmacılar tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" Jowett ve Ntoumanis (2004) tarafından geliştirilen; Altıntaş ve diğerleri (2012) tarafından Türk kültürüne uyarlanan Antrenör-Sporcu İlişki Ölçeği ve Vealey (1986) tarafından Türk kültürüne uyarlanan Sürekli Sportif Kendine Güven Ölçeği kullanılmıştır. Verilerden elde edilen sonuçlar SPSS 25.0 paket programı kullanılarak istatistiksel analiz yapılmıştır. Veri setindeki değerlerin normallik varsayımının karşılanıp karşılanmadığı Mahalanobis uzaklık değerleri yardımıyla incelenmiş veri setinde herhangi bir aykırı uç değere rastlanmamıştır. İki veya ikiden fazla değişkenin arasındaki farkın incelenmesinde Anova analizi uygulanmıştır. Ayrıca frekans, yüzde ve güvenirlik katsayısı hesaplamaları yapılmıştır. Antrenör-Sporcu İlişkisi ile Sportif Kendine Güven arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla korelasyon analizi uygulanmış daha sonra ise Antrenör-Sporcu İlişkisinin Sportif Kendine Güvene etki düzeyini belirlemeye yönelik basit regresyon analizi yapılmıştır. Analiz yapılırken %95 güven aralığına göre analiz yapılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların Sportif Kendine Güven puanlarının yüksek düzeyde olduğu; Antrenör-Sporcu ölçeği ve alt boyutları puanlarının yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Sportif kendine güven ve antrenör sporcu ilişkisi ve tüm boyutları arasında yapılan korelasyon analizi sonucu istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu görülmektedir (p<0.05). Antrenör-Sporcu İlişkisinin Sportif Kendine Güven Üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir etkisinin olduğu görülmektedir (t=5.657 p<0.05). Sportif Kendine Güven üzerindeki değişimin %16'sının açıklandığı görülmektedir (DüzenlenmişR^2=0.160). Antrenör-Sporcu İlişkisi değişkenindeki 1 birimlik artış Sportif Kendine Güven üzerinde 0.506'lık artışa neden olmaktadır (β=0.506). Antrenör sporcu ilişkisi ölçeğinin uyumlu çalışma ve karşılıklı anlayış boyutları ile yaş değişkeni arasında yapılan analiz sonucu istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu, Yakınlık ve güven boyutu ile boy değişkeni arasında yapılan analiz sonucu istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu, uyumlu çalışma boyutu ile lisans geçmişi değişkeni arasında yapılan analiz sonucu istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu görülmektedir (p<0.05).. Sportif kendine güven ile boy, kilo ve lisans geçmişi arasında yapılan analiz sonucu istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu görülmektedir (p<0.05). Anahtar Kelimeler; Antrenör, Sporcu, Güven, Sportif Kendine Güven.
Örgütsel stres ve örgütsel sessizlik düzeyleri arasındaki ilişki: spor örgütü çalışanlarına yönelik bir uygulama
Bu araştırmada, spor örgütü çalışanlarının örgütsel stres ve örgütsel sessizlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini bir devlet kurumunda bulunan 158 kadın ve 150 erkek olmak üzere 308 spor örgütü çalışanları oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, kişisel bilgi formu, Örgütsel Stres Ölçeği, Örgütsel Sessizlik Ölçeği olmak üzere üç bölümden oluşan soru formu kullanılmıştır. Bu araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli temel alınarak yapılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma ve frekans/yüzde gibi betimsel istatistiklerin yanında, normal dağılım dikkate alınarak, ikili karşılaştırmalarda t-testi, çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü çok değişkenli varyans analizi testi ve korelasyon testi uygulanmıştır. Spor örgütü çalışanlarının örgütsel stres düzeylerinde erkek çalışanlarının, yüksek düzeyde olduğunu bulunmuştur. Çalışmamızda, cinsiyetin spor örgütü çalışanları arasında fırsatçı sessizlik davranışında, erkek çalışanların daha yüksek olduğunu saptanmıştır. Medeni durumunda fırsatçı sessizlik davranışının, bekar çalışanlarda daha yüksek çıkmıştır. Çalışmamızda, örgütsel stres düzeylerinde egzersiz yapan spor örgütü çalışanlarının sosyal destek, iş yükü, beceri kullanımı ve karar verme tutumlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Örgütsel sessizlik tutumlarında egzersiz yapma durumuna göre, anlamlı farklılık olmadığını göstermektedir. Çalışma sonuçlarına göre, spor örgütü çalışanlarının örgütsel stres ile örgütsel sessizlik arasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişki saptanmıştır. Sonuç olarak spor örgütlerinde çalışanların örgütsel stres ve örgütsel sessizlik düzeylerinde orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Örgütlerde sorumluluk alan çalışanların örgütsel stres ve örgütsel sessizliklerinin yüksek olduğu saptanmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Örgütsel stres, örgütsel sessizlik, spor örgütü.
Spor turizmi destinasyonu açısından imaj ve sadakatin Gaziantep'in marka değeri üzerine etkisi
Bu çalışma, spor turizmi destinasyonu olarak Gaziantep'in marka değerini analiz etmeyi hedeflemektedir. Araştırma, marka kimliği, marka imajı, marka farkındalığı, marka çağrışımları, marka sadakati ve marka değeri kavramları üzerinden Gaziantep'in spor turizmi destinasyonu olarak marka değerini değerlendirirken, Gaziantep'in coğrafi, tarihi ve kültürel özelliklerini de dikkate alır. Ayrıca, Gaziantep'in spor turizmi ile diğer turizm türlerini - kültür, inanç, gastronomi, kongre, botanik ve kuş gözlemciliği turizmi gibi - kapsayan bir strateji benimseme potansiyeli incelenmiştir. Çalışmada, Gaziantep'in spor turizmi destinasyonu olarak marka değerini etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla demografik değişkenler (cinsiyet, medeni durum, eğitim seviyesi, yaş, gelir) üzerinde durulmuştur. Veri toplama sürecinde anket tekniği kullanılmış ve toplanan veriler istatistiksel analizlerle değerlendirilmiştir. Bulgular, Gaziantep'in marka değerini etkileyen faktörlerin yanı sıra, spor turizmi destinasyonu olarak Gaziantep'in marka değerini artırabilecek stratejiler hakkında bilgiler sağlamaktadır. Bu çalışma, Gaziantep'in spor turizmi destinasyonu olarak markalaşma sürecinin, hem ulusal hem de uluslararası turizm pazarında daha rekabetçi bir konum elde etmesine yardımcı olabileceğini göstermektedir.
Türkiye Futbol Süper Ligi oyuncuları gözünden spor medyası algısı: Nitel araştırma
Spor, insanların yoğun geçen çalışma hayatının verimli ve sağlıklı bir hale gelmesinde etkin bir rol oynamaktadır. Sporun toplumda gelişmesinde spor medyasının da rolü büyüktür. Medya sayesinde insanlar spor müsabakalarını izleyebilmekte ve spor branşları hakkında bilgi sahibi olabilmektedir. Böylece medyanın etkisiyle spora ilgi artmakta ve bireyi izleyici konumundan çıkartıp spor yapan aktif bir bireye dönüştürmektedir. Bu bağlamda; medyanın spora, sporun da medyaya ihtiyacı vardır. Bu araştırmanın amacı, Türkiye Süper Lig'de oynayan futbolcuların spor-medya algılarını incelemektir. Bu bağlamda, ülkemizdeki spor medyası olgusu içindeki medya algısının profesyonel lig oyuncuları açısından nasıl anlaşıldığı ve nasıl etkilendiği değerlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 sezonunda Türkiye Süper Lig'inde aktif oyunculuk yapan 11 süper lig futbolcusu oluşturmaktadır. Araştırma yöntemi olarak; nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır ve araştırma verileri fenomenoloji deseni kullanılarak, standartlaştırılmış açık uçlu görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı çalışmacılar tarafından hazırlanmıştır ve yaş, deneyim, klasman, eğitim, spor yaşantısı gibi demografik bilgilerin yanı sıra 8 standartlaştırılmış açık uçlu soru katılımcılara yöneltilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur ve her katılımcı K(n) şeklinde kodlanmıştır. Her soru kendi içinde tematik içerik analizine tabi tutulup değerlendirilerek kategorilere ayrılmış olup tablolaştırılmıştır. Belirlenen tablolarda gerekli görülen durumlarda alt kategorilere ayrıştırılıp yorumlanmıştır. Her soru ayrı bir tablo haline getirilip belirlenen kategori ve alt kategorilerde araştırma verisine kanıt niteliği taşıması amacıyla tablolara örnek cevaplar eklenmiştir. Araştırmada Miles ve Huberman (1994) formülü kullanılarak geçerlik ve güvenirlik değeri 100 olarak elde edilmiştir. Sonuç olarak; katılımcıların performansları üzerinde spor medyasının etkisi olmadığı fakat çıkan haberlerdeki çarpıtmalardan dolayı medya mensuplarına karşı olumsuz algıya sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca en sık kullanılan medya unsuru değişkeninin, profesyonel futbolcular gözünden sosyal medya uygulamaları olduğu sonucuna varılmıştır. Geri kalan sonuçlar için de çalışma içerisinde ayrıntılı veriler yer almaktadır.
Antrenörlerin liderlik yönelimleri ile sportmenlik davranışlarının incelenmesi
Bu çalışma Antrenörlerin Liderlik Yönelimleri İle Sportmenlik Davranışlarının İncelenmesi amacıyla yapılmıştır. Veriler maliyet ulaşılabilirlik gibi unsurlar göz önünde bulundurularak katılımcılara Google Drive üzerinden ulaştırılmıştır. Araştırmaya katılımda gönüllülük göz önünde bulundurulmuştur. Toplamda 254 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmada ilgili verilerin toplanması için kullanılan anket üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde demografik bilgiler, ikinci kısımda Bolman ve Deal (1991) tarafından geliştirilen Liderlik Stilleri Betimleme Anketi Türkçe uyarlaması Dereli (2003) tarafından Liderlik Stilleri Ölçeği, üçüncü kısımda Vallerand ve arkadaşları (1994) tarafından geliştirilen Türkçe uyarlaması Sezen ve Balçıkanlı (2010) tarafından yapılan Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği oluşturmuştur. Çalışmada elde edilen veriler üzerinde doğrultusunda SPSS programı ile yapılmıştır. Veri setine Kolmogorov-Smirnova testi uygulanmış ve anlamlılık düzeyi p<0.05'den küçük olduğundan verilerin normal dağılıma sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Analiz için parametrik olmayan testlerin uygulanmasına karar verilmiştir. Üçten az değişkenler için Mann Witney U testi, üç ve daha fazla değişkenler ise Kruskal Wallis H testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular istatistiksel olarak p>0.05 düzeyinde anlamlılık düzeyi ile test edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik, spearman korelasyon analizi ve parametrik olmayan testler kullanılmıştır. Araştırmada %95 güven aralığına göre analiz yapılmıştır. Ölçeğin güvenirliliği Cronbach's Alpha katsayısı ile belirlenmiştir. Araştırma bulgularında antrenörlerin sportmenlik düzeyleri ile; liderlik yönelimleri arasında yapılan spearman korelasyon analizi sonucu anlamlı ve orta düzeyde pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<0.01). Sonuç olarak Liderlik stilleri ölçeği ortalama puan ve tüm alt boyutlarda katılımcıların puan ortalamalarının yüksek düzeyde olduğu görülürken en yüksek ortalama Yapısalcı liderlik alt boyutunda olduğu görülmektedir Çok boyutlu sportmenlik ölçeği ortalama puanı ve tüm alt boyutlarda katılımcıların puan ortalamalarının yüksek düzeyde görülürken en yüksek ortalama Sporda Sorumluluklara Bağlılık alt boyutunda olduğu görülmektedir Anahtar Kelimeler: Antrenör, Liderlik, Sportmenlik.
Spor lisesi öğrencilerinin akademik öz yeterlilik düzeyleri ile spora yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Aydın ili örneği)
Bu araştırmada spor lisesi öğrencilerinin akademik öz yeterlilik düzeyleri ile spora yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini Spor Liselerinde eğitim gören öğrenciler oluştururken araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim döneminde Aydın İncirliova Spor Lisesinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Veriler katılımcılara Google Formlar üzerinden ulaştırılmış ve katılımda gönüllülük esas alınmıştır. Toplamda 221 kişiye ulaşılmış olup aykırı uç değerler analizi sonucu 3 form değerlendirmeye alınmamış ve toplamda 218 form değerlendirmeye alınmıştır. Veri toplama aracı olarak, birinci kısımda araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgiler, ikinci kısımda Owen ve Froman (1988) tarafından geliştirilen ve Ekici (2012) tarafından Türkçe' ye uyarlama çalışması yapılan Akademik ÖzYeterlik''(AÖY) ölçeği kullanılmıştır. Üçüncü bölümde ise Şentürk (2012) tarafından geliştirilen Spora Yönelik Tutum (SYT) ölçeği kullanılmıştır. Bu çalışmada araştırma bulguları, katılımcılardan elde edilen veriler doğrultusunda SPSS 25.0 paket programı ile değerlendirilmiştir. Katılımcıların cinsiyetleri, yaşları, sınıf düzeyleri, anne baba eğitim durumları, gelir durumları, kardeş sayıları, yaptıkları spor branşları, ailede başka spor yapan birey olup olmadığını tespit etmeye yönelik tanımlayıcı istatistikler ve frekans dağılımları hesaplandı. Verilerin normal dağılım göstermediği belirlemeye yönelik yapılan Kolmogrov Smirnov testi sonucu parametrik test varsayımlarının sağlanmadığı bunun sonucunda ikili değişkenler için Mann Whitney U, ikiden fazla değişkenler için Kruskal Wallis H testi uygulanmıştır. Ayrıca özyeterlilik düzeyleri ile spora yönelik tutumlarının arasında ilişki olup olmadığı spearman korelasyon katsayısından (r) yararlanılmıştır. Ayrıca akademik öz yeterlilik ile spora yönelik tutumları arasındaki ilişki Spearman'ın sıralı bağıntısı (rho) ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların akademik öz yeterlikler toplam puanları, sosyal statü, bilişsel uygulamalar, teknik beceriler boyutlarının orta düzeyde olduğu görülmektedir. Katılımcıların Spora Yönelik Tutum düzeyleri ise ölçek toplam puanında yüksek düzeyde olduğu, spora ilgi duyma ve aktif spor yapma boyutlarında çok yüksek olduğu, sporla yaşama boyutunda orta düzeyde olduğu görülmektedir. Katılımcıların yaş değişkeni ile akademik öz yeterlilik düzeyleri arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu sadece teknik beceriler boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, yaş değişkeni ile spora yönelik tutumları arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu ölçek toplam puanı ve tüm alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, cinsiyet değişkeni ile akademik öz yeterlilik düzeyleri arasında yapılan Mann Witney U Testi sonucu sadece teknik beceriler boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, cinsiyet değişkeni ile spora yönelik tutumları arasında yapılan Mann Witney U Testi sonucu sporla yaşama ve aktif spor yapma boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, sınıf değişkeni ile spora yönelik tutumları arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu ölçek toplam puanı ve tüm alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, anne eğitim durumu değişkeni ile akademik öz yeterlilik düzeyleri arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu sadece teknik beceriler boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, anne eğitim durumu değişkeni ile spora yönelik tutumları arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu sadece aktif spor yapma boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, kardeş sayısı değişkeni ile akademik öz yeterlilik düzeyleri arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu sadece teknik beceriler boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, ailede başka spor yapan olma durumu değişkeni ile spora yönelik tutumları arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu ölçek toplam puanı, spora ilgi duyma ve aktif spor yapma boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir. Katılımcıların akademik öz yeterlilik ile spora yönelik tutumları arasında yapılan Spearman korelasyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucu akademik teknik beceriler ile sporla yaşama arasında istatistiksel olarak anlamlı ve düşük düzeyde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmaktadır ( r=0,194 p<0.05 ). ANAHTAR SÖZCÜKLER: Spor, Öz yeterlilik, Akademik Öz yeterlilik, Tutum, Spora Yönelik Tutum.
Gaziantep'in yetiştirdiği sporcular ve spor adamları üzerine biyografik bir çalışma
Gaziantep tarihi ve konumu itibariyle Orta doğunun ve Mezopotamya bölgesinin en önemli yerleşim yerlerinden biri olduğu ve sürekli fiziksel mücadelelere ev sahipliği yaptığını biliyoruz. Toplumlar arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayan spor, bu sayede spor tarihi biliminin de başlı başına bir çalışma alanı oluşturmasına imkân sağlamıştır Sağlıklı gelişim açısından ruhen ve bedenen iyilik hali olması sebebiyle yerel ve ulusal anlamda önemli bir yere sahip olmuştur. Bu sayede takım ya da bireysel spor alanında yetişmiş, ulusal ya da uluslararası alanda başarılar elde etmiş sporcu ve spor adamları dünya ve ülke tarihlerine yön vermişlerdir Tam da bu sebepten dolayı birçok sporcu ve spor adamı yetişmiştir. Globalleşen dünyada çoğu şeylerin hızla gelişerek yitip gittiğine hepimiz şahit oluyoruz. Ülke sporumuzda buna izin vermemek adına ilimizde yetişmiş değerli sporcu ve spor adamlarımızı, onların hayatlarını ve başarılarını yeni nesillere aktarmak amaçlanmıştır. Bu çalışmada Gaziantep'in yetiştirmiş olduğu spor adamlarının hayatları gerek yüz yüze görüşülerek, gerek yerel kaynaklardan araştırarak, gerekse internet ortamından faydalanılarak toplanıp oluşturulmuştur. Gaziantep ilinde yetişen çeşitli sporcu ve spor insanlarının yaşam öykülerini ortaya koymak amacıyla yapılan araştırmada literatür tarama ve görüşme/mülakat yöntemi kullanılmıştır.
Amatör futbol kulüplerindeki yönetici, antrenör ve sporcuların değişime karşı direnç düzeylerinin başarılı olma durumuna etkisinin incelenmesi
Bu araştırma, amatör futbol kulüplerindeki yönetici, antrenör ve sporcuların değişime karşı direnç düzeylerinin başarılı olma durumuna etkisinin incelenmesi için yapılmıştır. Araştırma, nicel yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiş ve betimsel tarama modeli benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu kolayda örneklem yöntemi kullanılarak gönüllülük esasına göre katılmaları sağlanan Denizli ilindeki amatör futbol kulüplerinin yönetici, antrenör ve sporcuları içerisinden ulaşılan 289 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Oreg (2003) tarafından geliştirilen Değişime Direnç Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek 17 madde ve dört boyutu alt boyuttan (1. Alışkanlık arayışı, 2. Duygusal tepki, 3. Kısa süreli odaklanma, 4. Bilişsel katılık) oluşmaktadır. Araştırmanın verileri 2024 Aralık – 2025 Şubat ayları arasında toplanmış ve araştırmanın giriş ve genel bilgiler bölümü yazılmaya başlanmıştır. 2025 Mart ayında toplanan verilerin istatistiksel analizi yapılmış ve Nisan ayında araştırmanın bulguları yazılmıştır. Ölçek Denizli Süper Amatör Futbol Liginde (SAL) yer alan kulüplerinin yönetici, antrenör ve sporcularına uygulanmıştır. Araştırmaya 16 takım dahil edilmiştir. Çalışmada elde edilen verilerin analizleri yapılırken SPSS 25.0 paket programı kullanılmış, elde edilen verilerin aritmetik ortalamaları, standart sapma ve standart hataları ile minimum ve maksimum değerleri hesaplanmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermedikleri değerlendirilirken çarpıklık (skewness) ve basıklık (kurtosis) değerleri dikkate alınmış, değerlerin -1.5 ile +1.5 aralığında yer aldığı görülerek normallik varsayımının karşılandığı düşünülmüş ve verilerin analizinde parametrik testler kullanılmıştır. Değişkenlerden katılımcıların yaş, eğitim düzeyi ve görev türü değerlendirilmesinde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), gelir durumunun değerlendirilmesinde Pearson Korelasyon analizi uygulanmış, anova testi sonuçlarında anlamlı fark gösteren sonuçlarda farkın nereden kaynaklandığını belirlemek için ise Tukey post-hoc testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarında, yaş değişkenine göre Değişime Direnç Ölçeğinin duygusal tepki boyutunda, görev türüne göre duygusal tepki ve bilişsel katılık boyutlarında, eğitim durumuna göre duygusal tepki boyutunda ve gelir durumuna göre de duygusal tepki boyutunda anlamlı farklılıklara ulaşılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Değişim, direnç, futbol, spor yönetimi.
Beden eğitimi öğretmenlerinin etkili iletişim becerilerinin örgütsel muhalefet davranışlarına etkisinin incelenmesi
Beden eğitimi öğretmenlerinin etkili iletişim becerilerin örgütsel muhalefet davranışlarına etkisini incelenmesi, etkili iletişim becerileri alt boyutları ile örgütsel muhalefet davranışları alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yapılan araştırmada elde edilen veriler ışığında "Dikey Muhalefet" alt boyutu ile "Egoyu Geliştirici Dil" alt boyutu, "Etkin Dinleme" alt boyutu, "Kendini Tanıma/Açma" alt boyutu, "Empati" alt boyutu ve "Ben Dilini Kullanma" alt boyutu arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Yatay Muhalefet" alt boyutu ile "Egoyu Geliştirici Dil" alt boyutu, "Etkin Dinleme" alt boyutu, "Kendini Tanıma/Açma" alt boyutu, "Empati" alt boyutu ve "Ben Dilini Kullanma" alt boyutu arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ortaya çıkan bu sonuçlara göre, katılımcıların yatay muhalefet düzeyleri arttıkça etkili iletişim becerileri de artmaktadır. Sadece "Dışa Aktarılmış Muhalefet" alt boyutu ile "Egoyu Geliştirici Dil" alt boyutu, "Etkin Dinleme" alt boyutu, "Kendini Tanıma/Açma" alt boyutu, "Empati" alt ve "Ben Dilini Kullanma" alt boyutu arasında negatif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ortaya çıkan bu sonuçlara göre, katılımcıların dışa aktarılmış muhalefet düzeyleri arttıkça etkili iletişim becerileri azalmaktadır. Buna göre beden eğitimi öğretmenlerinin etkili iletişim becerilerinin örgütsel muhalefet davranışlarını farklı alt boyutlarla incelendiğinde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir.
Liselerde öğrenim gören kız öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine karşı tutumlarının karşılaştırılıp, gençlik liderlik özelliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışma liselerde öğrenim gören kız öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine karşı tutumlarının karşılaştırılıp, gençlik liderlik özellikleri açısından incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu araştırmada Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği ve Gençlik Liderlik Özellikleri Ölçeği kullanılmıştır. Bu araştırmada Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği ve Gençlik Liderlik Özellikleri Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Aydın İli içerisinde bulunan lise dönemindeki kız öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 245 imam hatip lisesi öğrencisi ve 211 özel lise öğrencisi olmak üzere toplamda 456 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada ilgili verilerin toplanması için kullanılan anket üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde demografik bilgiler, ikinci kısımda Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği, üçüncü kısımda Gençlik Liderlik Özellikleri Ölçeği yer almıştır. Birinci bölümde demografik bilgiler, ikinci kısımda Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği, üçüncü kısımda Gençlik Liderlik Özellikleri Ölçeği yer almıştır. Elde edilen veriler SPSS 21.0 programında ve bilgisayar ortamında değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı istatistiksel analizler (Aritmetik Ortalama, standart sapma, medyan, mod, sıklık, yüzdelik), Student t testi, One Way ANOVA, Pearson Correlation test kullanılmıştır. Post Hock LSD testi kullanılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkenleri bireylerin demografik özellikleri, bağımlı değişkenleri ise Gençlik Liderlik Özellikleri Ölçeği ve Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği puan ortalamalarıdır. Araştırmada değişkenlerin normal dağılıma uyup uymadıkları Gaus Eğrisi, Min-Max değer ve Kolmogorov-Smirnov testi ile değerlendirilmiştir.Sonuç olarak araştırma kapsamına alınan öğrencilerin Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği puan ortalamasının 3,52±0,80 olduğu, beden eğitimi ve spora karşı ortalamanın üstünde bir tutuma sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırmada öğrencilerin Gençlik Liderlik Özellikleri Ölçeği puan ortalaması 3,36±0,39 olup, orta düzeydedir. Anne eğitim durumu lise (mezunu) olan öğrencilerin iletişim kurabilme alt boyutu, grup becerileri alt boyutu ve Gençlik Liderlik Özellikleri Ölçeği puan ortalamaları anne eğitim durumu üniversite (mezunu) olan öğrencilere göre; baba eğitim durumu lise (mezunu) olan öğrencilerin grup becerileri alt boyutu puan ortalamaları anlamlı derecede yüksektir (p<0,05). Yöneticilik, başkanlık, kaptanlık yapma deneyimi olan öğrencilerin olmayan öğrencilere göre grup becerileri alt boyutu ve Gençlik Liderlik Özellikleri Ölçeği puan ortalamaları anlamlı derecede yüksektir (p<0,05). Öğrencilerin Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği ile iletişim kurabilme, grup becerileri, güven duyma ve güvenilir olma, karar verme becerileri, problem çözme becerileri, sorumluluk alt boyutları ve Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği arasında pozitif yönlü düşük düzeyli (p<0,05)bir ilişki olduğu saptanmıştır. Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği ile grup becerileri alt boyutu arasında pozitif yönlü orta düzeyli ilişki bulunmuştur (p<0,05).). Elde edilen bu sonuçlardan hareketle öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine karşı olan tutumlarıyla gençlik liderlik özellikleri arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Kız Öğrenci, Liderlik, Lise.