Aydın Adnan Menderes University
Discipline

Agricultural Structures and Irrigation

Aydın Adnan Menderes University

205

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Van yöresi aile işletmelerinde büyükbaş hayvan barınaklarının yapısal durumu ve geliştirilme olanakları

ÖZ DOKTORA TEZİ VAN YÖRESİ AİLE İŞLETMELERİNDE BÜYÜKBAŞ HAYVAN BARINAKLARININ YAPISAL DURUMU VE GELİŞTİRİLME OLANAKLARI ADİLAKYÜZ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABÎLİMD ALI Danışman : Prof. Dr. Yıldırım KUMOVA Yıl : 1998, Sayfa : 187 Jüri : ProfDr. İrfan GİRGİN : Doç.Dr. Taner ALAGÖZ Et ve süt insan beslenmesinde önemli protein kaynaklarıdır. Besi ve süt sığırlarından elde edilecek verim, bakım, besleme ve ıslah gibi önlemlerin yanında hayvanların teknik ilkelere uyularak yapılmış barınaklarda yetiştirilmesi ile artırılabilir. Hayvancılık işletmelerinde ilk yatırım giderlerinin büyük bir kısmı barınak yapımı için kullanılmaktadır. İlk yatırım kaynaklarının bilinçsiz ve amaca uygun olmayan biçimde kullanılması nedeniyle, barınaklardan beklenen yarar sağlanamamakta, gereğinden fazla yatırımlar, işletmenin ekonomik olmasını engellemektedir. Herhangi bir bölgeye yapılması düşünülen hayvan barınakları planlanırken o yörenin iklimi, yapı sistemleri, yöreye uygun yapı malzemeleri ve bu malzemelerin yöreden kolay ve ucuz bir şekilde sağlanma olanakları ile yetiştiricilik sistemleri göz önünde bulundurulmalıdır. Ülkemizde iklim koşullarının farklılık gösterdiği bölgelerde barınak planlaması ile ilgili yeterli bilgilerin bulunmaması, ön çalışmaların yeterli detayda yapılmaması ve özellikle hayvan-çevre ilişkisine gereken önem verilmemesi nedeniyle, farklı yöreler için aynı özellikte barınaklar önerilmiştir. Bu araştırmada, halkın büyük bir kısmının geçimini hayvancılıkla sağladığı Van yöresi süt ve besi sığırcılığı işletmelerinde barınakların yapısal yönden mevcut durumları saptanarak, bu barınakların geliştirilme olanakları incelenmiştir. Araştırma sonucunda yörenin iklim koşullarına uygun olarak değişik kapasitelerde 3 adet kapalı duraklı (bağlı) süt, 3 adet kapalı duraklı (bağlı) besi sığırı olmak üzere toplam 6 adet örnek olabilecek barınak planı hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler : Barınak Planlaması, Besi Sığırı Barınakları, Süt Sığırı Barınakları, Barınaklarda Çevre Denetimi,

Hayvan barınaklarıTarımsal yapılarVan
Adil Akyüz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Antepfısığı çöğürlerinde farklı sulama programlarının gövde gelişmesi ve su tüketimine etkilerinin irdelenmesi

Antepfıstığının sulanması ülkemizde oldukça yeni bir konudur. Günümüze kadar bu konuda yapılan çalışmaların tamamı verim çağındaki antepfıstığı ağaçlarında yapılmıştır. Bu çalışmada tohumun çimlendirildikten ve tüplere şaşırtıldıktan sonra daha erken aşı kalınlığına ulaştırılması amaçlanmıştır. Bu nedenle 2 anaç türü, 4 bitki-pan katsayısı ve 4 sulama aralığından oluşan sulama programlan ele alınmıştır. Çalışma sonunda, en iyi gövde gelişimi gösteren anaç türü P. vera olmuştur. Yedi günde bir sulanan ve Kcpı = 0.50 katsayısının kullanıldığı konuda en fazla gövde gelişimi elde edilmiştir. Önerilen konunun mevsimlik su tüketimi, 491 mm olmuş; en yüksek su tüketimi ise Temmuz ayında 230 mm olarak saptanmıştır. Anılan konuda gerçek Kcpı katsayısının, 0.46 olduğu saptanmıştır.

Antep fıstığıBitki gelişimiDamla sulama+1
Yusuf Yükçeken
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Konya-Ilgın Ovasında kullanılan yağmurlama sulama sisteminin etkilerinin değerlendirmesi

DOKTORA TEZİKONYA-ILGIN OVASINDA KULLANILAN YAĞMURLAMA SULAMA SİSTEMLERİNİN ETKİNLİKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİAli Fuat TARIÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALIDanışman :Attila YAZAR Yıl: 1998, Sayfa: 152 Jüri: Prof. Dr. Attila YAZAR : Prof. Dr. Rıza KANBER : Prof. Dr. Ruhi BAŞTUĞBu çalışma Konya Ilgın Ovasında kullanılan yağmurlama sulama sistemlerinin performanslarını değerlendirmek, bu sistemlerin ne denli etkin çalıştıklarım ortaya koymak ve sistem performanslarını iyileştirmek için ne gibi önlemlerin alınması gerektiğini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla ovayı temsil edecek şekilde seçilen dokuz yağmurlama sulama sisteminin değerlendirme çalışmasında Christiansen türdeşlik katsayısı (CU), dağılım türdeşliği (DU), su uygulama randımanı, yağmurlama başlık basıncı ve değişimi, yağmurlama başlık debisi ve değişimi, sulama öncesi toprak nem açığı, sulama suyu miktarı, sulama aralığı ve sulama sayılan her bir sistem için değerlendirilmiştir.Her bir sulamanın su dağılım türdeşliği tekil lateral su dağılım testleri yapılarak belirlenmiştir. Sulama sırasında doğrudan buharlaşma ve rüzgarla sürüklenme miktarları ampirik eşitliklerle saptanmıştır. Çalışma sonucunda DU değerlerinin %36,8 ile %81,5 arasında; CU değerlerinin de %58,0 ile %82,0 arasında değiştiği belirlenmiştir. Ayrıca, değerlendirme çalışması yapılan sistemler üzerinde basınç ve debi değişimlerinin izin verilen sınırların üzerinde olduğu gözlenmiştir.Anahtar kelimeler: Yağmurlama Sulama, Performans, Christiansen Eşdağılım Katsayısı, Kayıplar, Şekerpancarı

Ilgın OvasıKonyaYağmurlama sulama
Ali Fuat Tarı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Damla sulama sistemleriyle pamuk bitkisinin sulama olanakları

Bu çalışma, damla sistemleriyle pamuk bitkisinin sulanma olanaklarını araştırmak amacıyla; Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Deneme Alanında, 1994-95 yıllarında yapılmıştır. Araştırmada Çukurova-1518 pamuk çeşidi kullanılmıştır. Lateraller sıra aralıklarıyla uyuşumlu olarak (0.7 m ara ile) yerleştirilmiştir. Sulama suyu miktarının belirlenmesinde açık su yüzeyi buharlaşma değerlerinden yararlanılmıştır. Çalışmada, iki farklı sulama aralığı (Sl= 5 ve S2= 10 gün), üç bitki katsayısı (Kcp1 = 0.75, Kcp2 = 0.90 ve Kcp3 = 1.05) ve iki ıslatma yüzdesi (Pl = 0.70 ve P2= bitki örtüsü yüzdesine göre değişen) kullanılmıştır. İlk sulama, 120 cm toprak derinliğindeki elverişli nem % 40 düzeyine düştüğünde yapılmış ve mevcut nemi tarla kapasitesine getirecek miktarda su uygulanmıştır. Deneme konularına uygulanan sulama suyu miktarları 322 - 472 mm; mevsimlik su tüketimi miktarları 449 - 615 mm; konulardan elde edilen kütlü miktarları ise, 197 - 422 kg/da arasında değişmiştir. Analiz sonucu, sulama aralıkları ve ıslatma yüzdesinin verime etkileri önemsiz, ilk yıl Kcp'nin, ikinci yıl P-Kcp etkileşiminin % 5 düzeyinde önemli olduğu saptanmış ve mevsimlik verim-tepki etmeni (Ky) 0.70 olarak bulunmuştur. Bitki boyu, yaprak alan indeksi (LAI), örtü gelişimi ve kuru madde miktarı ile bitki su tüketimi arasında önemli ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Etkili kök derinliği konulara göre 88 - 111 cm arasında değişmiştir. Toplam su kullanma randımanı (TWUE) 0.58-0.62 kg/da/mm, sulama suyu kullanma randımanı (IWUE) 0.755-0.94 kg/da/mm ve I/ET oranı % 67-72.5 arasında saptanmıştır. Damlatıcıdan 15 cm uzakta tuz yığışımının genellikle üst katmanlardan aşağıya doğru azaldığı ve alt katmanlarda tekrar arttığı gözlenmiştir. Damlatıcıdan 30 cm uzaklıkta, ıslak cephe sınırına doğru tuz yığışımı artış göstermiştir. Sonuçta; Çukurova koşullarında, pamuğun damla sistemiyle sulanması durumunda, sulama aralığının 10 gün, Kcp'nin 1.00 ve ıslatma yüzdesinin bitki örtü gelişimine bağlı olarak değiştirilmesinin uygun olacağı anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler : Pamuk, damla sulama, verim - tepki etmeni, kök gelişimi, sulama programı

PamukSulama sistemleriSulu tarım
Ahmet Ertek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Adıyaman yöresi süt sığırcılığı işletmelerinde ahırların yapısal yönden mevcut durumları ve geliştirilme olanakları üzerine bir çalışma

Herhangi bir bölgede yapılacak olan hayvan barınağı, iklim, yapı sistemleri, yapı malzemesinin yöreden sağlanma olanakları ve yetiştiricilik sistemi gibi kriterler gözönünde bulundurularak planlanmalıdır. Bu araştırmada Adıyaman yöresindeki barınakların yapısal yönden mevcut durumları saptanmış ve yöreye en uygun sistemin serbest duraklı açık barınak olduğu belirlenmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda iklim koşullan ve barınak planlama kriterleri dikkate alınarak iki adet farklı kapasitede serbest duraklı açık barınak planı çizilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hayvan Barınağı Planlanması, Süt Sığırcılığı Barınağı, Süt Sığın

AdıyamanAhırlarSüt sığırcılığı işletmeleri+1
Ali Beyhan Uçak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili ve çevresindeki hayvancılık tesislerinde ortaya çıkan atıkların yarattığı çevre kirliliği üzerinde bir çalışma

Bu çalışmada, Adana ili ve çevresinde bulunan hayvancılık tesislerinin özellikle de süt ve et üretimi yapan büyükbaş hayvancılık tesislerinde oluşan hayvansal katı ve sıvı atıkların durumları, depolama sorunları ve atık depolama sistemleri, ilgili yapıların yer seçimlerinde gerekli yasal ve teknik kriterlerin uygulanma dereceleri, bu olumsuz koşulların neden olduğu sorunlar, yarattığı çevre kirliliği faktörleri kapsamında irdelenmiş ve elde edilen sonuçlar konuyla ilgili literatür bilgileri ile kıyaslanarak ifade edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Çiftlik Yerleşimi, Çiftlik Atık Depolan, Hayvansal Atıklar, Katı ve Sıvı Hayvansal Atık Depoları.

AdanaAtık depolama alanlarıAtıklar+4
Atilla Mutlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
Master'sOpen AccessEN

The Effects of different irrigation methods and different nitrogen doses and forms on the yield and quality of watermelon

ABSTRACT MSc THESIS THE EFFECTS OF DIFFERENT IRRIGATION METHODS AND DIFFERENT NITROGEN DOSES AND FORMS ON THE YIELD AND QUALITY OF WATERMELON Ulaş ŞENYIGIT DEPARTMENT OF AGRICULTURAL STRUCTURES AND IRRIGATION INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF ÇUKUROVA Supervisor: Prof. Dr. Rıza Kanber Year: 1999, Pages:60 Jury : Prof. Dr. Rıza Kanber : Prof. Dr. Attila Yazar : Assis. Prof. Dr. Harun Koksal Different irrigation methods (S: Sprinkler; D: Drip), nitrogen forms (L: Liquid; G: Granule) with various amounts (based on applied line source sprinkler, Nı; N2; N3 kg/da) and two varieties of watermelon (P: Paladin; M: Madera) were studied. Based on the results, irrigation water amounts applied to the treatments ranged from 1 19.2 mm (first year) to 350.5 mm (second year). Nitrogen applications ranged from 5.1 kg/da (SL) to 10 kg/da (SG) in the all treatments. Total yield changed between 1325 kg/da (first year) and 5013 kg/da (second year) depending on year and treatments. Although the highest yield was taken from treatments in which liquid fertilisers were applied for both of the varieties in the first year. The varieties have different response to form and amounts of nitrogen in the second year. In this year, the highest yield was observed from SG treatments in Paladin variety. In Madera variety, the highest yield was taken from SGL treatments that granule and liquid fertiliser were applied together. The effects of irrigation methods and nitrogen levels on some quality parameters of watermelon were not important. However, fruit diameter of Madera was larger than Paladin variety. The longest fruit length was measured in Paladin-DL treatment. Key words: Watermelon, irrigation, fertigation, sprinkler. II

NitrogenFertilizationFertilizers+2
Ulaş Şenyiğit
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğu Akdeniz akarsu havzalarında frekans analiz yöntemleri ile ölçümü olmayan alt havzalar için sediment taşınım tahminleri üzerine bir araştırma

Türkiye akarsulannda sediment ölçüm istasyonlarının ve gözlemlerinin yeterli olmaması nedeniyle, taşınan sediment miktarları kesin olarak bilinmemekte, ancak amprik olarak tahmin edilmeye çalışılmaktadır Bu çalışma ile; sediment ölçümü olmayan alt akarsu havzaları için, genel sediment tahmin denklemi ve olasılıklı debi- alan-sediment grafiklerinin hazırlanmasını amaçlamaktadır. Çalışma alam olarak Doğu Akdeniz Bölgesi'nde yer alan havzalar seçilmiş (17-Müteferrik Doğu Akdeniz Suları, 18-Seyhan Havzası, 19-Hatay Sulan, 20-Ceyhan Havzası) ve 16 istasyonda gözlenen sediment ve debi değerlerinin istatistiksel kullanılabilirlikleri incelenmiş ve buna bağlı olarak bölgesel sediment ve debi frekans analizleri hazırlanmış, Doğu Akdeniz Bölgesi için, bölgesel bazda 2.33 yıl yinelenmeli sediment tahmin denklemi ve bölgede ölçümü olmayan alt akarsu havzaları için genel sediment tahmin denklemi ile olasılıklı debi- alan-sediment (ODAS) grafikleri geliştirilmiştir. Sonuç olarak çalışma alanında ölçümü olmayan alt havzalarda sediment tahmini için en uygun yöntemin bölgesel sediment frekans analizi olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hidrolojide Tahmin, Sediment Tahmini, Debi Tahmini, Havza Karakteristikleri, Doğu Akdeniz Bölgesi

AkarsularDebi tahminiDoğu Akdeniz bölgesi+3
Ali Yücel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
DoctorateOpen AccessTR

Plastik seralardaki ısıtmanın bitki gelişimine etkisi ve ısıtma ekonomisinin belirlenmesi

oz DOKTORA TEZİ PLASTTK SERALARDA ISITMANIN BİTKİ GELİŞİMİNE ETKİSİ VE ISITMA EKONOMİSİNİN BELİRLENMESİ ZEYNEP ZAİMOĞLU (KOCABAŞ) ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Nafi BAYTORUN Yıl: 1999, Sayfa: 136 Jüri : Prof. Dr. Bahri ÇEVİK : Prof. Dr. Aydın ÖNEŞ Seraların ısıtılması verimde kalite ve kantite açısından büyük artışlar sağlamaktadır. Türkiye'de ürün fiyatlarının ısıtma giderlerini karşılayamaması, üreticiyi soğuk seracılığa yönlendirmiştir. Bu çalışmada Çukurova iklim koşullarında ısıtmanın verime etkisi ve plastik seralarda ısıtma ekonomisinin belirlenmesi amacıyla Akdeniz sahil şeridinde yaygın aynı özelliklere sahip iki serada farklı sıcaklık değerleri (Min 5°C - Min 13°C) ve farklı dikim tarihleri oluşturularak domates bitkisi yetiştirilmiştir. Arazi koşullarında elde edilen sonuçlar Fransa'da INRA tarafından geliştirilen "Simulsera La Tomate" adlı bitki büyüme modelinin sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Modelden hesaplanan verim değerleri ile arazi uygulaması sonucu elde edilen verim değerleri arasında %14.7'lik bir fark belirlenmiştir. Modelin uyumu belirlendikten sonra Çukurova iklim değerlerinin yüklendiği model yardımı ile elde edilen verilerden, sıcaklık ve CO2 gübrelemesi verimi olumlu yönde, çift katlı örtü malzemesi ise olumsuz yönde etkilemiştir. Yapılan hesaplamalar sonucunda en yüksek verimin 16/24°C (gece/gündüz) sıcaklık değeri ve 1000 ppm C02 gübrelemesinin yapıldığı koşullarda elde edildiği belirlenmiştir. IAncak ürünün yıl içerisindeki pazar fiyatları dikkate alındığında en yüksek karlılığın tek katlı plastik ile örtülmüş plastik serada CO2 gübrelemesinin yapılmadığı ve gece gündüz sera iç sıcaklığının 13°C'de tutulduğu koşullarda elde edildiği belirlenmiştir. Ayrıca modelden elde edilen sonuçlara göre üretim periyodunun uzaması verim olumlu yönde etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: Sera, Domates, Simulsere La Tomate Modeli. II

Bitki gelişimiDomatesIsıtma+3
Zeynep Zaimoğlu Kocabaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
DoctorateOpen AccessTR

Fertigasyon uygulamalarının içten geçik (in-line) damlatıcılarda tıkanmaya etkileri

oz DOKTORA TEZİ FERTİGASYON UYGULAMALARININ İÇTEN GECİK (IN-LINE) DAMLATICILARDA TIKANMAYA ETKİLERİ Sefer BOZKURT ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Bülent ÖZEKİCİ Yıl: 2003, 240 Sayfa Jüri:Prof.Dr.Bülent ÖZEKİCİ ProfDr.RızaKANBER Prof.Dr.İbrahim ORTAŞ Prof.DrAttila YAZAR Doç.Dr.Sermet ÖNDER Bu çalışma, Samandağ yöresi kuyu suları ile yapılan farklı fertigasyon uygulamalarının içten gecik (in-line) damlatıcılarda tıkanmaya olan etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Deneme M.K.Ü. Samandağ Meslek Yüksekokulu uygulama serasında 2001-2002 yıllarında yürütülmüştür. Üç farklı damla laterallerine üç farklı gübre (gübresiz, MKP+Ca(N03)2 +KNO3+KSO4+NH4NO3 ve NH4NO3+KSO4+MKP), formları, basınçlı yıkama (flushing) yapılan ve yapılmayan gruplar halinde üçer yinelemeli olarak uygulanmıştır. Araştırmada, tıkanıklığı belirlemek amacıyla her dönem başı ve sonunda damlatıcı debi testleri yapılmıştır. Sonuçta, farklı formlardaki gübrelerin damlatıcı tıkanıklığına farklı etkileri olduğu; özellikle kalsiyum ve sülfatlı gübrelerin tıkanmaya daha çok neden olduğu ve tıkanmadan en çok, en düşük debiye sahip damlatıcılann etkilendiği saptanmıştır. Asit uygulamaları ve yıkamalar, damlatıcı tıkanıklığını azaltmış; ancak, bu durum, istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Damla Sulama, Fertigasyon, Tıkanma, Yıkama

Damla sulamaSulamayla gübrelemeTıkanma+1
Sefer Bozkurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Antepfistığında farklı su ve azot düzeylerinin verim ve periodisite üzerine etkileri

Bu çalışma 1999-2002 yıllan arasında Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü deneme alanında yürütülmüştür. Çalışmada farklı sulama aralıkları (SAı=7 gün ve SA2= 14 gün), azot dozları (Ng, ND, Nı,N2 ve N3) ile bitki katsayıları (Kcpî=0.60 ve Kcj^^O^O) ele alınmıştır. Azot konulan, 0, 10, 15, 20 mg/1 olarak düzenlenmiştir. Ng konusunda geleneksel olarak Şubat başında her bir ağaca 500/600/400 NPK (saf madde, g) olarak verilmiştir. Diğer gübre dozları fertigasyon tekniği kullanılarak sulama suyu ile birlikte uygulanmıştır. Sulama suyu açık su yüzeyi buharlaşmasına göre hesaplanmıştır. Sulama uygulamalarında arazinin % 30' u ıslatılmıştır. Deneme yıllarında konulara farklı miktarlarda sulama suyu uygulanmıştır. Sulama suyu, sulama aralıklarına bağlı olarak 311-1164 mm arasında değişmiştir. Bitki su tüketimleri de deneme yıllan boyunca farklı değerler almış, en yüksek ve en düşük su tüketimleri sırasıyla 1228-467.6 mm olarak bulunmuştur. En yüksek aylık bitki su tüketimi, 7N390 konusunda Temmuz ayında 290 mm ve bu ayda çim kıyas bitki su tüketimi 166 mm olarak hesaplanmıştır. Anılan konuya ilişkin Ko değeri, Temmuz ve Kasım aylarında, 1.51-0.39 olarak saptanmıştır. Buna karşılık olarak elde edilen en yüksek verim değerleri, 2000 ve 2001 yıllarında, 14 günlük sulama aralığı kullanılan konulardan sırasıyla 18.32 ve 12.02 kg/ağaç olarak elde edilmiştir. Denemede kullanılan Uzun çeşidi, genetik özelliğine bağlı olarak kısmi periyodisite göstermiştir. Sulanan ve azot uygulanan konularda en yüksek periyodisite indeksi, 0.766; geleneksel konuda ise 0.627 olarak saptanmıştır. Antepfıstığında verim tepki etmeni (Ky) 0.95 olarak hesaplanmıştır.Anahtar Kelimeler: Fertigasyon, damla sulama, antepfıstığı, evapotranspirasyon, verim tepki etmeni

Yusuf Aydın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Mersin ili ve ilçelerinde bulunan plastik seraların yapısal yönden incelenmesi ve geliştirilme olanakları üzerine bir araştırma

ÖZYÜKSEK L SANSMERS N L VE LÇELER NDE BULUNAN PLAST K SERALARINYAPISAL YÖNDEN NCELENMES VE GEL ŞT R LME OLANAKLARIÜZER NE B R ARAŞTIRMABurak SALTUKÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARIMSAL YAPILAR ve SULAMA ANAB L M DALIDanışman: Prof. Dr. Taner ALAGÖZYıl:2005, Sayfa: 79Jüri : Prof. Dr. Taner ALAGÖZProf. Dr. Yıldırım KUMOVAYrd.Doç. Dr. Atılgan ATILGANBu çalışma, Mersin yöresindeki plastik örtülü seraların yapısal yöndenmevcut durumunu, yapısal özelliklerini ve sorunlarını belirlemek amacıylayapılmıştır. Araştırma yöresi olarak Tarsus, Erdemli, Silifke ve Merkez ilçeleriseçilmiştir. Araştırma yöresinde seracılık yapan işletmelerdeki sera büyüklükleri,tipleri ve örtü malzemeleriyle ilgili bilgiler istatistiksel verilerden ve Tarım lMüdürlüğünde görevli teknik elemanların görüşlerinden yararlanılarak; incelenecekişletmeler ise tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Anket ve gözlem sırasındadoğru bilgilere ulaşabilmek için Tarım l Müdürlüğü'nün teknik elemanları ile yöredebulunan yetiştiricilik alanları gezilmiştir. Daha sonra yörenin, plastik örtülü serapotansiyelleri, sera yapım tipleri ve yapısal durumları ortaya konulmuştur. Plastikörtülü seraların mevcut durumdaki yapım tekniği ile kuruluşundaki konstrüksiyonşekli ve özellikleri seralarda yapılan anket, ölçme, kroki, gözlem ve fotoğraflarlabelirlenmiştir. ncelen plastik seraların %53.5'inde projesiz imalat görülmektedir.Yetiştiricilerin % 55'i serasını çevrede imalat yapan ustalara kurdurmaktadır.Seracıların %88.7'sinin eğilimi seralarını blok sera şeklinde yapmaktır. Seralarınana taşıyıcı malzemesi genellikle çelik boru veya çelik profildir. şletmelerin%71.8'inde ana taşıyıcı malzeme olarak çelik kullanılmıştır. Özellikle yöredekiseracılar havalandırmanın gerekliliğini anlamamışlardır. Sonuçta, yörede yaygınolarak kullanılan çelik konstrüksiyonlu, yay çatılı, plastik örtülü seraların yapısalihtiyaçları belirlenmiş ve sera üreticilerine önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sera, Plastik örtü malzemesi, Konstrüksiyon,

Burak Saltuk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Mersin yöresindeki büyükbaş hayvancılık tesislerinin mevcut durumu ve bu tesislerde ortaya çıkan atıkların yarattığı çevre kirliliği üzerinde bir araştırma

ÖZYÜKSEK L SANSMERS N YÖRES NDEK BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIK TES SLER N NMEVCUT DURUMU VE BU TES SLERDE ORTAYA ÇIKANATIKLARIN YARATTIĞI ÇEVRE K RL L Ğ ÜZER NDE B RARAŞTIRMAMüge ERKANÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANAB L M DALIDanışman: Prof. Dr. Taner ALAGÖZYıl : 2005, Sayfa: 96Jüri : Prof. Dr. Taner ALAGÖZProf. Dr. Yıldırım KUMOVAYrd. Doç. Dr. Atılgan ATILGANBu çalışmada, Mersin yöresinde bulunan büyükbaş hayvancılık tesislerininözellikleri, hayvansal katı, yarı katı ve sıvı atıkların durumları, atık depolamasorunları ve atık depolama sistemleri, işletme planlamasında gerekli yasal ve teknikkriterlerin uygulanma oranları, bu olumsuz koşulların neden olduğu sorunlarirdelenmiş ve elde edilen sonuçlar konuyla ilgili literatür bilgileri ile kıyaslanarakgerekli önerilerde bulunulmuştur.Etüt edilen 57 adet hayvancılık işletmesinin %43.9' nu besi, %42.1' ni süt,geri kalan %14 ü ise hem besi hem süt sığırcılığı yapılan işletmeler oluşturmaktadır.şletmelerde en fazla kapasite 350 baş en düşük kapasite ise 3 baş olarakbelirlenmiştir. şletmelerin %63.2' si projesiz olarak inşa edilmiştir. 57 adetişletmenin 48 tanesinde (%84,21) gübre deposu bulunmadığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler : Hayvansal Atıklar, Katı ve Sıvı Hayvansal Atık Depoları,Çiftlik Atık Depoları, Atık Yönetimi.

Müge Erkan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova koşullarında damla yöntemiyle sulanan ikinci ürün mısır bitkisinde optimum lateral aralığının belirlenmesi

ÖZYÜKSEK L SANSÇUKUROVA KOŞULLARINDA DAMLA YÖNTEM YLE SULANAN K NCÜRÜN MISIR B TK S NDE OPT MUM LATERAL ARALIĞININBEL RLENMESYeşim BOZKURTÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANAB L M DALIDanışman : Prof. Dr. Attila YAZARYıl : 2005, Sayfa: 70Jüri : Prof. Dr. Attila YAZARProf. Dr. Ahmet Can ÜLGERProf. Dr. Bülent ÖZEK CBu çalışma, Çukurova koşullarında damla sulama yöntemiyle sulananikinci ürün mısır bitkisinin su-verim ilişkilerini, su kısıntısının ve farklı lateralaralıklarının verime ve verim unsurlarına etkilerini belirlemek amacıyla 2003 yılındayapılmıştır. Araştırma, denizden yüksekliği ortalama 20 m olan, 39ο 59' N, 35ο 18'enlem ve boylamlarında yer alan Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve SulamaBölümü Deneme alanında killi mutlu serisi topraklarında Pioneer-3394 mısır çeşidikullanılarak yürütülmüştür.Denemede üç farklı lateral aralığı (A1: 0.70, A2: 1.40 ve A3: 2.10m ) ve ikifarklı sulama düzeyi ( I100, I67 ) konuları ele alınmıştır. Bunlardan, I100 konusunda, 90cm profil derinliğinde 7 günlük sulama aralığında mevcut nemi tarla kapasitesinegetirecek kadar sulama suyu uygulanmıştır. Kısıntılı sulama konusunda ise (I67) %33oranında kısıntı uygulanmıştır. En yüksek su tüketimi her mısır sırasında bir lateralinolduğu tam su alan A1I100 konusunda 758 mm; en düşük su tüketimi iki mısır sırasınabir lateralin yerleştirildiği kısıntılı sulama konusunda (A2I67) 573 mm olmuştur. Enyüksek verim A2I100 konusundan (979 kg/da), en düşük verim ise A3I67 konusundan(710 kg/da) elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre mısır bitkisi için en uygunlateral aralığı 1.4 m (iki bitki sırasına bir lateral) olarak saptanmıştır.Dane verimi (Y) ile sulama suyu (I) arasında Y=-0.0037I2 + 5.835I-1397.7(R2=0.6214**) şeklinde ikinci dereceden bir ilişki bulunmuştur. Dane verimi (Y) ilesu tüketimi (ET) arasında Y=-0.0039ET2 + 5.926ET-1365.1 (R2=0.5438*) şeklindeikinci dereceden bir ilişki belirlenmiştir. En yüksek su kullanım randımanı A2I100konusunda 1.40 kg/m3, en düşük su kullanım randımanı A1I100 konusunda 1.13 kg/m3olarak hesaplanmıştır.Anahtar Kelimeler : Damla sulama, optimum lateral aralığı, kısıntılı sulama, mısır

Yeşim Bozkurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Kahramanmaraş yöresinde kasaplık piliç barınaklarının yapısal yönden durumlarının incelenmesi ve uygun barınak tiplerinin geliştirilmesi

Araştırmada Kahramanmaraş ilinin Akdeniz iklim koşullarının etkin olduğu kesimlerinde kurulacak kasaplık piliç üretim sistemlerinde kullanılacak barınak tiplerinin planlama ve projeleme kriterlerinin irdelenmesi amaçlanmış; barınakların yapımında kullanılacak malzemeler incelenmiş, ilk yatırım giderleri düşük olan teknik ve yetiştiricilik yönünden kritik olan dönemlerde istemleri karşılayabilecek alternatif planlar ortaya konulmuştur. Çalışmada, öncelikle Kahramanmaraş ilinde mevcut olan kasaplık piliç işletmelerindeki barınakların çevresel, yapısal ve işletme içindeki konumlan anket yapılarak saptanmıştır. Barınak proj elemede etkili olan iklim parametreleri ve ortaya çıkma olasılıkları kavramı içinde analiz edilmiştir. Barınak içinde uygun çevre koşullarının oluşmasını sağlayacak ısı ve nem dengeleri, yıl içindeki kritik yetiştirme dönemleri de göz önüne alınarak 10.000 kapasiteli bir kasaplık piliç barınağında araştırılmıştır. Bu projede seçilen yetiştirme tekniği ve barınak kapasitesi göz önüne alınarak barınağı oluşturan yapı elemanları, yapı malzemeleri ve kombinasyonlarıyla 18 farklı alternatif barınak tipi geliştirilmiştir. Yapılan analiz sonucunda, barınak maliyeti yönünden Tip- 17 (çatı örtü malzemesi kiremit, çatı eğim açısı 19°, çatıda 5 cm'lik polistren köpüğü yalıtımlı, pencere alanı %10 ve duvarlar 20 cm'lik briket) alternatifi en düşük ilk yatırım gideriyle inşa edilebileceği belirlenmiştir. Barınaklarda çatı maliyeti toplam maliyetin %60'ını oluşturmakta; Bu maliyetlerin % 12- 13 'ünü çatı örtü malzemesi, %1 0-11 'ini çatı yalıtım malzemesi, %77-81'ini de ahşap kafes kiriş giderleri oluşturmaktadır. Çatı maliyetinin büyük bir kısmını kafes kiriş yapımında ahşap yerine çelik profil kullanımı maliyeti %33 oranında düşürmektedir. Tip- 17 barınak projesinin ekonomik analizi yapılmış 25 yıllık üretim süresi dikkate alınarak iç karlılık oranının %35 olması durumunda, sermayenin geri dönüş süresi 2.88 yıl olduğu saptanmış, bu koşullarda kurulacak bir işletmenin uygulamaya konulabilir olduğu ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kasaplık Piliç, Barınaklarda Çevre Denetimi, Barınak Planlaması

BarınaklarEtlik piliçKahramanmaraş+3
Serpil Gençoğlan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı nitelikteki sulama sularının ve yıkama oranlarının pamuk bitkisinin değişik gelişme dönemlerindeki etkilerinin irdelenmesi

Bu çalışma, elektriksel iletkenlikleri farklı sularla yapılan sulamaların pamuğun su-tuz- yıkama oranı- verim ilişkileri ile kuru madde miktarlarına bağlı olarak tuza dayanım düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Deneme 1997 ve 1998 pamuk yetişme döneminde Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Deneme Alanında yürütülmüştür. Araştırmada, çizgi kaynaklı yağmurlama sistemi kullanılmış; bitkilere sulama sırasında farklı düzeylerde su ve tuz uygulanmıştır. Pamuk üç gelişme dönemine (vejetatif, çiçeklenme ve koza oluşumu, kozaların açılması) ayrılmış, her dönemde farklı düzeyde sulama suyu verilmiş ve değişik yıkama oranlarının oluşması sağlanmıştır. Araştırmada, 7 ana konuda ilk yıl 28, ikinci yıl 21 alt konu ele alınmıştır. Sonuçta, farklı nitelikteki sulama suları dikkate alınarak yapılan sulamaların pamuk kuru madde ve kütlü miktarlarına etki ettiği; özellikle gelişme dönemlerinin su ve tuz düzeylerinden daha fazla etkilendiği saptanmıştır. Sulama suyu tuzluluğu arttıkça bitki su tüketimi ve kütlü miktarları azalmıştır. Sulama uygulamalarında artan tuzluluk düzeyleri toprakta tuz birikimine neden olmuş ancak hem yıkamalar hem de kış yağışlarının etkisiyle tuzluluk düzeyleri azalmıştır. Yıkama oranlarının yüksek olduğu konularda topraktan arındırılan tuz miktarlarının azaldığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tuzluluk, Sulama suyu, Drenaj suyu, Pamuk, Yıkama Oranı

Drenaj suyuGelişmePamuk+2
Berkant Ödemiş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Topçu deresi alt havzasında yağış-sediment ilişkilerinin belirlenmesi ve benzer havzalara uygulama olanaklarının araştırılması

YÜKSEK LİSANS TEZİ TOPÇU DERESİ ALT HAVZASINDA YAGIŞ-SEDIMENT İLİŞKİLERİNİN BELİRLENMESİ VE BENZER HAVZALARA UYGULAMA OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI Kadir KUŞVURAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Kazım TÜLÜCÜ Yıl: 2001, sayfa: 57 Jüri Prof. Dr. Kazım TÜLÜCÜ Doç.Dr. Mahmut ÇETİN Yrd.Doç.Dr. İsmail ÇELİK Bu araştırmanın amacı, çiftçi koşularında işlenen bir hidrolojik alt havzadan taşınan sedimentin doğrudan ölçülmesi, değerlendirilmesi, yağış-sediment ilişkilerinin saptanması, bunun USLE sonucu ile kıyaslanması ve ölçümü olmayan benzer havzalara uygulama olanaklarının araştırılmasıdır. Bu amaçla Tarsus-Topçu deresi alt havzasında 2000 su yılında havzaya düşen yağışlardan oluşan sediment verileri H savağı ile ölçülmüş, değerlendirilmiş sediment-debi (S = 0.0007. Q1,7923 ), sediment-erosiv yağış indisi (S = 0.0061. R13609 ) ilişkileri belirlenmiştir. Çalışma alanından USLE denklemi parametreleri elde edilmiş ve denklem ile sediment tahmini yapılmıştır. Ölçülen sediment değerine bağlı olarak tahmin edilen sonuçlar kıyaslanmış ve USLE ile tahmin edilen sonucun, ölçülmüş değerlerden büyük sapma gösterdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yağış, Sediment, Havza, Topçu Deresi

Mersin-TarsusTopçu deresiYağışlar+1
Kadir Kuşvuran
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

İklim değişiminin belirlenmesinde uzman programlarının geliştirilmesi ve GAP alanında uygulanması

ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ İKLİM DEĞİŞİMİNİN BELİRLENMESİNDE UZMAN PROGRAMLARININ GELİŞTİRİLMESİ VE GAP ALANINDA UYGULANMASI Burak ŞEN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIMSAL YAPBLAR VE SULAMA ANABİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Sevilay TOPÇU Yıl : 2002, Sayfa: 171 Jüri : Doç. Dr. Sevilay TOPÇU : Doç. Dr. Mahmut ÇETİN : Yrd. Doç. Dr. Fuat BUDAK Bu çalışmada, iklim değişikliğinin belirtene bilmesi için Meteoroloji Genel Müdürlüğünden sağlanan meteorolojik verilerin zaman serilerinin parametrik ve parametrik olmayan yöntemlerle analizini yapacak uzman bir bilgisayar programı hazırlamak ve hazırlanan programla GAP'ın uygulandığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve civarındaki meteoroloji gözlem istasyonlarının verilerini analiz ederek bölgede inşa edilmiş baraj ve sulama işletmelerinin bölgenin iklimi üzerine etkisinin olup olmadığını belirlemektir. Hazırlanan bilgisayar programında (USV1.0) gözlem verileri zamana karşı grafiklenerek trend, süreksizlik ve sıçramalar görsel olarak saptanmıştır. Görsel analizi takiben verilerde gidiş olup olmadığı; Kendal Sıra Korelasyon, Spearman Sıra Korelasyon testleri ve Basit Doğrusal Reğresyon analiziyle incelenmiştir. Gözlem verilerinin varyanslarının durağanlığı; F testiyle, ortalamalarının durağanlığı; Student t testleriyle incelenmiştir. Gözlem serilerindeki bağımlılık; Otokorelasyon Katsayısının Önemlilik testi ve Wald-Wolfowitz metodu ile incelenmiştir. Gözlem verilerinin homojenliği Kruskal-Wallis Homojenlik, Gidiş (Runs) ve Mann-Whitney U testleriyle incelenmiştir. Analiz sonuçlarında bölgede genel olarak günlük ortalama oransal nemin yıllık ortalama değerlerinde belirgin bir artış, günlük minimum sıcaklıkların yıllık ortalama değerlerinde ise neme göre daha az belirgin bir artış bulunmuştur. Günlük maksimum sıcaklıkların yıllık ortalama ve yıllık toplam yağış değerlerinde önemli bir değişime rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: İklim değişimi, Uzman sistem versiyon 1.0, Parametrik ve parametrik olmayan yöntemler, GAP, Barajların ve büyük sulama sistemlerinin iklim üzerine etkisi.

GAPTarımsal yapılarUzman sistemler+1
Burak Şen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı sulama yöntemlerinin pamukta verim ve su kullanımına etkileri

Denemeler farklı sulama yöntemlerinin pamuğun verim ve su tüketimine etkisinin araştırılması amacıyla 1990 ve 1991 yıllarında yapılmıştır. Çalışmalar, Ç.ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar Sulama Bölümü Araştırma ve Uygulama Alanında, tesadüf blokları deneme desenine göre ve 3 yinelemeli olarak düzenlenmiştir. Araştırmada Çukurova 1518 pamuk çeşidi kullanılmıştır. Denemede karık, damla ve yağmurlama olmak üzere 3 farklı sulama yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca her sulama yönteminin farklı sulama biçimleri de araştırmaya dahil edilmiştir. Buna göre, karık sulama yöntemi; göllendirmeli ardışık karık (GAK), serbest drenajlı karık (BK) ve göllendirmeli sürekli sulanan karık (GSK) olmak üzere 3 ayrı biçimde uygulanmıştır. Damla sulama yöntemi ise 30 ve 60 cm almak üzere iki ayrı damlatıcı aralığı ile geleneksel ve çift sıralı ekim olmak üzere farklı iki ekim şekli kullanılmıştır. Buna göre damla sulama yönteminde 4 alt konu oluşmuştur. Bunlar tek sıralı ekim, 30 cm damlatıcı aralığı (Dtto); tek sıralı ekim 60 cm damlatıcı aralığı (DT*o); çift sıralı ekim 60 cm damlatıcı aralığı (Dç&o) ve çift sıralı ekim 30 cm damlatıcı aralığı (D^to). Yağmurlama sulama yönteminde, farklı son sulama tarihleri ile farklı su alma düzeyleri ele alınmıştır. Böylece anılan yöntemde 24 alt konu oluşturulmuştur. Deneme parsellerinde ilk sulama, 120 cm toprak derinliğindeki kullanılabilir nem kapasitesi %40 düzeyine düştüğünde tüm konularda aynı anda yapılmıştır. Karık ve yağmurlama sulama yönteminde sulama zamanına serbest drenajlı karıkta yapılan nem gözlemlerine göre karar verilmiştir. Sulama suyu miktarı anılan konuda mevcut nem açığını tarla kapasitesine getirecek şekilde hesaplanmıştır. Damla sulama yönteminde sulama aralığı 7 gün olarak alınmıştır. Sulama suyu miktarı, 7 günde oluşan serbest su yüzeyi buharlaşmasının, gölgeleme oranı (%P) ve bitki gelişim katsayısı (kc) ile düzeltilmesi sonucu bulunmuştur. Toprak profil indeki nem değişimleri gravimetrik ve nötronmetreyöntemi birlikte kullanılarak izlenmiştir. Karık sulama yönteminde ilerleme ve çekilme verileri karık içirişinde her 10 m de bir oluşturulan istasyonlarda izlenmiştir. Serbest drenajlı parsellerde oluşan yüzey akış karık sonuna yerleştirilen bir parshall savağı kullanılarak ölçülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlar aşağıda özetlenerek verilmiştir. - Konulara denemenin her iki yılında da farklı miktarlarda su uygulanmıştır. 1990 yılında, 894 mm ile en fazla sulama suyu SK konusuna ve en az 181.5 mm ile Dt60 konusuna verilmiştir. 1991 yılında yine aynı konulara en çok 1398 mm ve en az 168 mm su uygulanmıştır. - Mevsimlik su tüketimi yıllara göre değişim göstermiştir. Karık sulama yönteminde 1990 yılında 610 ile 885 mm arasında değişirken 1991 yılında 609 ile 972 mm arasında değişmiştir. Damla sulama yönteminde, ilk yıl 619-865 mm arasında ve ikinci yıl 456-646 mm arasında değişmiştir. Yağmurlama sulama yönteminin yeterli su alan konusunda ilk yıl 985 mm, ikinci yıl 938 mm su tüketimi oluşmuştur. - Karık sulama yönteminde sulamalardan elde edilen gerçek infiltrasyon parametreleri kullanılarak her sulama için düzeltilmiş infiltrasyon denklemi hesaplanmıştır. - En yüksek nem depolanması karık sulama yönteminde göllendirmeli sulanan konularda meydana gelmiştir. - Karık sulama yönteminde mevcut nem eksiğinin ilerleme ve çekilme fazlarını etkilediği anlaşılmıştır. - En yüksek verim, iki yıllık ortalamaya göre 326 kg/da ile GSK konusunda alınmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde sulama yöntemlerinin verime etkileri arasında önemli farklar bulunamamıştır. - Deneme sonuçlarında elde edilen su tüketimi ve verim değerlerinden yararlanarak su-üretim fonksiyonları elde edilmiştir.Belirlenen fonksiyonlardan, konuların su. tüketimi değerleri ile verimleri arasında doğrusal bir ilişki olduğu saptanmıştır. - Konulara ait verim fonksiyonları kullanılarak oransal verim tepki etmenleri (Ky) hesaplanmıştır. Ky değeri, karık sulamada 0.93 olurken damla sulamada 0.86 olarak bulunmuştur. Yağmurlama sulama yönteminde sulama sayısına göre 0.448 ile 0.852 arasında; su alma düzeylerine göre 0.281 ile 3.002 arasında değişmiştir.

Bitki su tüketimiDamla sulamaPamuk+4
M. Yetiş Yavuz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ilinin sıcaklık verilerinin stokastik ve olasılık yöntemlerle incelenmesi

Adana Meteoroloji istasyonu uzun yıllık günlük maksimum, ortalama ve minimum sıcaklık değerleri zaman serisi kavramı içinde gidiş (trend), periyodik ve stokastik bileşenleri incelenmiştir. Gidiş (Trend) bileşeninin analizinde dönen nokta ve kendall sıra korelasyon testleri, periyodik bileşende varyans ile fourier analizleri ve stokastik bileşende ikinci derece markov zinciri çalışması yapılmıştır. Bu kışımın sonunda periyodik bileşenli deterministik ve stokastik yapıda bir denklem elde edilmiştir. Daha sonra, oluşturulan modelle üretilen verilerin farklı olasılık dağılım yöntemleri ile frekans (olasılık) analizleri yapılmış, uygunluk testleri yapılmış ve uygun frekans dağılımları saptanmıştır.

AdanaSulamaSıcaklık+1
Ali Yücel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Orta Anadolu koşullarında faosu tüketim modellerinin irdelenmesi

ÖZ Bu çalışmada bitki su tüketiminin belirlenmesinde kullanılan yöntemlerden. Radyasyon, Penman, Blaney-Criddle, Pan-Evaporasyon yöntemlerinin Ankara koşullarında kullanılma olanakları araştırılmıştır. Bu amaçla Ankara Merkez Topraksu Araştırma Enstitüsünde tartılı tip lizimetre ile 1972-1985 yılları arasında Buğday. Pancar. Ayçiçeği, Patates. Yonca, Mısır. Fasulye, Çilek bitkilerinden doğrudan ölçülen su tüketim değerleri, söz konusu yöntemlerin tahmin edilen değerleri ile karşı laştırılmıştır. Hesaplamalar günlük periyod da yapılmıştır. İncelenen bitkilerde gerçek bitki su tüketim değerleri ile en yakın ilişkileri Pan-Evaporasyon yönteminin sağladığı belirlenmiştir.

Orta Anadolu bölgesiSulamaTarımsal yapılar
H. Merih Tucel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarla fasülyesinde tuz-su ve verim ilişkilerinin irdelenmesi

ÖZ Bu çalışma, tarla fasulyesinin su-tuz-verim ilişkileri ile bitkinin tuza dayanım düzeyleri ve toprakta tuz birikiminin belirlenmesi amacıyla, 1992 ve 1993 yetişme dönemlerinde Konya Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü arazisinde yürütülmüştür. Araştırmada, Üçlü Lateral Yağmurlama Sistemi kullanılmış, bitkilere sulama sırasında farklı düzeylerde su ve tuz uygulanmıştır. Elde edilen verilerden, çamur süzüğü tuzluğu ile fasulye dane verimi arasında; Yr=100-32.15(ECe-0.810) eşitliği ile gösterilen bir ilişki elde edilmiştir. Konya koşullarında ECe:0.810 dSm"1 tuzluluk düzeyinden sonra, dane verimi azalmaya başlamış; ve 4.0 dSm"1 de hiç verim alınamamıştır. SAR ve iyon konsantrasyonları ile dane verimi arasında, tuz-verim ilişkilerine benzer bağıntıların olduğu saptanmıştır. Artan tuz konsantrasyonu, dane iriliğini önemli düzeyde azaltmıştır. Sulama suyu tuz konsantrasyonunun artmasına bağlı olarak, toprakta tuz yığılması da artmıştır. Ancak, kış yağışlarının önemli düzeyde tuz yıkaması sağladığı belirlenmiştir. Toprağın tuz konsantrasyonu ve iyonik bileşimine bağlı olarak, kimi iyonların bitkinin gövde, kapsül ve yapraklarında birikmesi ile ilgili eşitlikler elde edilmiştir. Toprak tuzluluğu ile gövde ve kapsül tuz içerikleri arasında pozitif ilişkiler bulunmuştur. Tarla fasulyesinin yaprak ve kapsül Na içeriklerinin, toprağın Na içeriğinin artışına bağlı olarak artığı görülmüştür. Bitki gövdesindeki Na ile toprak Na'u arasında ise, önce artan zamanla azalma eğilimi gösteren ilişkiler bulunmuştur. Toprak Cl içerikleri ile bitki organlarının Cl içerikleri arasında da başlangıçta artan zamanla azalan ilişkiler saptanmışta-. Tarla fasulyesinin su-verim ilişkisi belirlenmiş; verim tepki etmeni (ky) 1.33 ve mevsimlik su tüketimi 500 mm olarak bulunmuştur. Elde edilen sonuçlara göre su tüketiminde oluşacak eksilişlerin verimde daha büyük oranda düşüşlere neden olacağı belirlenmiştir.

FasulyeSulamaTarla bitkileri+2
İdris Bahçeci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğu Akdeniz Yöresi iklim koşullarına uygun sera tiplerinin geliştirilmesi üzerine bir araştırma

oz Ülkemizde mevsimlik meyve ve sebze tüketim miktarları büyük değişiklikler göstermekle birlikte, genel olarak yaş sebze ve meyveye karşt tüketim talebi yüksek düzeyde olmaktadır. Yaş sebze talebinin devamlı artış göstermesi dört ana etkene bağlı bulunmaktadır. Bu etkenler nüfus artışı, yaş sebze ve meyvenin beslenme açısından öneminin daha iyi anlaşılması, dış satımdaki gelişmeler, bireylerin gelir seviyesinin yükselmesidir. Belirtilen bu etkenlerin etkisiyle son yıllarda sebze tüketim taleplerinde yıllık olarak % 10-15 kadar artışın gözlendiği söylenebilir. Talebin artması sonucunda sebze fiyatlarında ortaya çıkan yükselmeler sebze ekim alanlarının gelişmesini ve üretimi teşvik etmektedir. Yaş sebze fiyatlarının yüksek olması yetiştiricileri üretim dönemi dışında da tarım yapmalarına zorlamaktadır. Mevsim dışı sebze üretimi ise yetiştirme ortamını kontrol altında tutabilecek bitkisel üretim yapılarının ( seraların ) gelişimine neden olmaktadır. Bu araştırmada Doğu Akdeniz Yöresi seracılık işletmelerinde seraların yapısal yönden mevcut durumları saptanarak, seraların gelişme olanakları incelenmiş ve yörenin iklim koşullarına uygun farklı yapılarda 5 plastik örtülü sera ile bir cam sera planı hazırlanmıştır.

Doğu Akdeniz bölgesiSeralarTarımsal yapılar
Hanifi Tokgöz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

Arazi toplulaştırma projelerinde bilgisayarlarda yararlanma olanakları ve Çayırköy uygulaması

Bu çalışmada, geleneksel yöntemlerle bir arazi toplulaştırması uygulaması yapılırken, uygulamanın her aşamasında bilgisayarlardan hangi oranlarda yararlanılabileceği araştırılmıştır. Çalışma Malatya Yeşilyurt Çayırköy köyü arazilerinde uygulanmıştır. Çalışmada bilgisayarlardan iki farklı biçimde yararlanılmıştır. Birincisi, çiftçilerle ve parsellerle ilgili bilgilerin depolandığı ve işlenebildiği veri tabanlarının oluşturulmasıdır. Bu bilgiler, çiftçilerin, ad, soyad gibi kimlik bilgileri, parsel alanları, hisse oranlan, parsel dereceleri gibi sayısal-alfasayısal bilgiler ve haritaların sayısallaştırılarak saklandığı coğrafî bilgilerdir. Sayısal ve alfasayısal bilgiler Basıc programlama dili kullanılarak hazırlanan uygun bir yazılımla doğrudan erişimli kütüklere kaydedilerek kolay bir şekilde kullanılmıştır.. Hazırlanan veri tabam ile projenin her aşamasında bilgilere ulaşım ve gerekli değişiklikler kolaylıkla yapılabilmiştir. Bu sayede olumlu bulunan değişiklikler uygulamanın her aşamasında gerçekleştirilmiştir. Projede kullanılan haritalar bir CAD program aracılığı ile sayısallaştırılmıştır. Böylelikle, blokların oluşturulması, tasarlanan yeni parsel deseninin bloklara yerleştirilmesi gibi işlemler bilgisayar ortamında kolaylıkla ve son derece duyarlı olarak yapılabilmiştir.. Ayrıca eski mülkiyet ve toprak haritası bilgisayar ortamında çakıştırılarak her bir parselin hangi toprak gurubunda ne kadar alana sahip olduğu belirlenmiştir.. Bu işlev parsel dağıtım esnasında da kullanılmıştır.Yine aynı yöntemle eski mülkiyet haritası ile blok haritası ilişkilendirilerek parsellerin eski durumda hangi bloklarda oldukları belirlenmiştir.93 Aynca CAD programının çıktısı veri tabanlarının oluşturulması için hazırlanan program tarafından, bu programın çıktısı da CAD tarafından okunabilmektedir. Bu sayede CAD ile, anılan program ardışık çalışan bir gurup oluşturmaktadır. Toplulaştırma uygulamalarında yeni parsel deseninin belirlenmesi en önemli aşamalardan birini oluşturmaktadır. Çalışmada bilgisayar ikinci olarak yeni parsel deseninin belirlenmesi amacı ile kullanılmıştır. Bu amaçla bir model oluşturulmuştur. Oluşturulan model çiftçi istekleri doğrultusunda, parsel taşınmasını minimize ederek çözüme ulaşmaktadır. Bu amaçla katılımcı istekleri değerlendirilerek her bir bloğa olan talepler toplamı hesaplanmakta ve bu sayılara "Blok Talep Öncelik Sayısı" denilmektedir. İkinci olarak blok haritası ile eski mülkiyet haritası çakıştnılarak her işletmenin sahip olduğu her bir parsel alanı, işletmenin toplam alanına bölünerek eski durumda parselin bulunduğu blok için "Blok Öncelik Sayılan" hesaplanmaktadır. Dağıtıma, "Blok Talep Öncelik Sayısı" en büyük olan bloktan başlanmakta ve blok alanının talep olunan alandan küçük olması durumunda, dağıtıma "Blok Öncelik Sayısı" büyük olan kişilerden başlanılmakta ve büyükten küçüğe doğru sıra ile devam edilmektedir. Böylelikle parsel taşınmaları daha çok işletmenin büyük parselinin yanma doğru olmakta ve taşınma en aza indirilmektedir. Bu model Çayırköy Köyü arazilerinde uygulanmış ve oluşturulan veri tabanlarının yeterli olduğu gözlenmiştir. Dağıtan algoritması, toplam blok alanlarının, toplam talep olunan alanlardan büyük olması durumunda çok rahat kullanılabilmekte ancak anılan alanların eşit olması durumunda katılımcı isteklerine bağlı olarak model zorlanabilmektedir. Bu durumda,94 çözüm tekrarlanarak her defasında kesinleşen çözümler ayıklanmakta ve böylece problemin çözümü basitieştirilmektedir. Sonuç olarak hazırlanan model Çayırköy uygulamasında kabul edilebilir bir çözüm ortaya koyabilmiştir. Ancak ulaşılan her çözüm çiftçiler tarafından değerlendirildiğinde bir takım katkılarla çözümün daha kabul edilebilir bir duruma geldiği gözlenmiştir. Projenin uygulanmasıyla önce 943 olan parsel sayısı toplulaştırma ile 381'e inerken, ortalama parsel büyüklüğü de 1,7 hektardan 4,2 hektara çıkartılmıştır. Sulama projesinde toplulaştırma uygulamalarıyla devlet yatırımlarında yaklaşık %25 oranında bir ekonomi sağlanırken sabit tesisler için kamulaştırma bedeli ödenmemiştir. Parsellerin tümü yol ve kanallara doğrudan bağlanmıştır. Projeden elde edilen en önemli yararlardan birisi de büyük ölçüde hisseli olan parsellerin bu durumlarına bir çözüm getirilmiş olmasıdır. Bütün bu elde edilen yararlar için ek bir yatanı gerekmediği gibi toplulaştırma ile ayrıca yatırımlardan tasarruf sağlanarak, tanın işletmelerinin teknik ve ekonomik yönden tarım yapılabilir en uygun duruma getirilmesi mümkün olmuştur.

Arazi toplulaştırmasıBilgisayar destekli denetimMalatya-Çakırköy
Gürsel Küsek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

Jeoistatistiksel yöntem ile nokta ve alansal yağışların saptanması ve stokastik olarak modellenmesi:Örnek havza uygulamaları

Ill purpose, trend, periodic and stochastic components of these series have been tried to be determined mathematically. By using Kendall's rank correlation test, no trend has been detected in the original series. The periodic component in the mean and standard deviation of the series has been identified by Fourier analysis. Cumulative periodogram has been performed for the parameters fitted mean and standard deviation of all series. It is concluded from these test results that the periodic component in monthly rainfall series may be best described by Fourier series with the 12-month cycle and two subharmonics for both means and standard deviations. The ratio of variance explained by the periodic component to the total variance of monthly rainfall series has been found over 98 %. Standardized series have been obtained by parametric standardization. The resulting series have not shown second order stationarity. So, one further transformation has been made and standardized fitted series (stationary stochastic component) with mean zero and standard deviation unity were obtained. Besides, autocorrelation and partial autocorrelation coefficients of both standardized and fitted series have been calculated to determine serial dependence and the order of AR(p) model for stochastic components. The hypothesis of no serial dependence is tested by the ANDERSON test of the correlograms. It was deduced from this test results that stochastic components of all series show no serial dependence and the length of the memory of AR(p) model of stochastic component is zero. So standardized fitted series have been considered as independent stochastic processes, those series could not be modelled with a p th order AR model. The empirical frequency distribution of independent stochastic processes is determined as well as the fitted Log-Normal probability function. By using Log-Normal probability distribution, monthly point and areal rainfall depths have been calculated for standard return periods such as 2, 5, 10, 25, 50 and 100-year. The magnitude of T-year event was always found maximum in December, but minimum in August.110 Monthly semivariograms have been found discontinuous at the origin, in virtue of poor continuity of the monthly rainfall over the study area. The amount of nugget effect ranges from month-to-month, minimum 0.9 % in January and maximum 28.6 % in July. The magnitudes of stochastic components of semivariograms were found very high in January (99. 1 %) and very low in July (71.4 %). After a carefull examination of semivariograms, it is found that the rainfall observations within a radius of maximum 273.2 km are spatially dependent in October, but 25.4 km in August. The monthly semivariograms differ much more in the coefficients range, sill and structural variance than nugget effect from month-to-month. Generally, in summer time, these parameters considerably reduce to certain levels. Cross validation of fitted semivariograms has been performed by the so called jack- knifing procedure. It is inferred from the test results that fitted semivariograms can represent the spatial dependence of monthly rainfall in the study area and can be used in optimal estimation. Monthly punctual and block kriged rainfall, and standard deviation of estimation maps have been drawn for study area. Additionally, as an example, two sample points and areas, Tarsus Experimental Research Institute Rainfall Observation Station (Tarsus A.E) and Tarsus plain in the Seyhan river basin, Serinyol Meteorological Observation Station and Amik plain in Asi river basin, have been chosen in order to estimate point and areal rainfalls by using geostatistical techniques. Pretending the monthly rainfall observations were not available at the observation stations, point and areal rainfall series have been generated at the aforementioned points and areas by kriging techniques. The generated and observed series are paired and tested to figure out whether they come from the same population. At 5 % confidence level, it is concluded that the series do not show any difference about mean and variance. On the other hand, observed, generated point and block kriged rainfall series (original series) for Tarsus A.E. and Tarsus plain have been investigated to detect whether these series can be modeled stochastically and have any differences in model parameters. For this

JeoistatistikStokastik modellemeYağışlar
Mahmut Çetin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
DoctorateOpen AccessTR

Mısır bitkisinin su-verim ilişkileri, kök dağılımı ile bitki su stresi indeksinin belirlenmesi ve CERES-maize bitki büyüme modelinin yöreye uyumluluğunun irdelenmesi

öz Bu çalışma, Çukurova koşullarında yetiştirilen I. ürün mısır bitkisinin su-verim ilişkilerini, su kısıntısının verim ve verim unsurları ile kök dağılımına etkilerini belirlemek; infrared termometre (IRT) ve porometre gözlemlerinden saptanan bitki su stresi indekslerinden (CWSI) yararlanarak sulama programım hazırlamak ve CERES-Maize bitki büyüme modelinin yöreye uyumluluğunu test etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, denizden yüksekliği ortalama 20 m olan, 36° 59' N, 35° 18' E enlem ve boylamlarında yer alan Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme alanında 1993 ve 1994 yularında killi Mutlu serisi topraklarında TTM-815 mısır çeşidi kullanılarak yürütülmüştür. Bu çalışmada, sulama konulan her 10 günde bir 120 cm'lik toprak profilinde tüketilen suyun %100 (îm), %80 (I*,), %60 (Ieo), %40 (!«,), %20 (I20) ve %0'ı (Io) uygulanması şeklinde oluşturulmuştur. Araştırmada Iı«> konusuna denemenin birinci yılında 6, ikinci yılında ise 7 kez olmak üzere, sırasıyla toplam 752 ve 823 mm su uygulanmıştır. Anılan konuya ilişkin su tüketimi birinci yıl 999 mm, ikinci yıl ise 1052 mm olarak belirlenmiştir. Sözkonusu sulama konusunda dekara verim 1993 yılında 1001.5 kg; 1994 yıkıda ise 1003.4 kg olmuştur. Dane verimi (Y) ile sulama suyu (I) ve su tüketim (ET) miktarları arasında denemenin ilk yılında sırasıyla Y = - 0.00191 f + 2.9 I - 139.34 ( r2 = 0.98** ) ve Y = 1.623 ET - 500.45 (^=0.88**); ikinci yılında ise sırasıyla Y = - 0.0012 I2 + 1.9 I + 222.49 (1^=0.97**) ve Y= 1.042 ET - 14.10 (^=0.88**) şeklinde önemli ilişkiler bulunmuştur. Çalışmada verim etmeninin (ky), 1.08 ile 1.61 arasında değiştiği saptanmıştır. Konulara göre sulama suyu kullanım randımanı (IWUE), 1.0-2.43 kg/da-mm; su kullanım randımanı (WUEet) ise 0.22 ile 1.25 kg/da-mm arasında değişmiştir. Yaprak alan indeksi (LAI), kuru madde miktarı, bitki boyu, bitki basma yaprak sayısı, koçan boyu, koçan basma verim, koçandaki dane dayısı, bitki basma koçan sayısı, bitki başına dane verimi ve sayısı bitkide su stresi arttıkça azalmıştır. Çalışmada, mısır dane veriminin düşmeye başladığı, sulamadan önceki infrared termometre gözlemlerinden belirlenen eşik CWSI değeri 0. 19; porometre gözlemlerinden belirlenen eşik değeri ise 0.26 olarak bulunmuştur. Su stresi arttıkça, toprak profilinde mısır köklerinin daha derinlere doğru gittiği gözlenmiştir. Mısır köklerinin 0-40 cm'lik toprak katmanında yoğunlaştığı ve etkili kök derinliğinin ise 100 cm olduğu saptanmıştır. CERES-Maize bitki büyüme modelinin tarla kapasitesi, solma noktası su içeriklerine ve sulama randımanına duyarlı olduğu; bazı konularda kimi verim ve verim unsurlarım tam olarak kestiremediği belirlenmiştir.

Bitki büyümeBitki su stres indeksiMısır+1
Cafer Gençoğlan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

İçten geçik (in-line) damlatıcılarda yapım farklılıklarının eş su dağılımına etkileri

VIII öz Damla sulama sistemlerinin randımanı, damlatıcılardan çıkan suyun türdeşliğine bağlıdır. En iyisi, sistemdeki tüm damlatıcıların eşit miktarlarda debiye sahip olması gerekir. Ancak, yapım farklılıkları nedeniyle aynı özelliklerdeki iki damlatıcı arasında bile debi farklılıkları görülür. Bu çalışmada, farklı tiplerdeki içten gecik (in-line) damlatıcılarda yapım farklılıklarının su dağıtım türdeşliği üzerine etkileri incelenmiştir. Sonuçlar, basınç gideren damlatıcıların yapım farklılık katsayılarının basınç gidermeyenlere göre daha yüksek olduğunu göstermiştir. Yapımcı verilerine dayanılarak tasarlanan sistemlerin, düşük su dağılım türdeşlikleriyle sonuçlanması beklenebilir.

Damla sulama sistemiDamlatıcılar
Sefer Bozkurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
DoctorateOpen AccessTR

Gediz havzası örneğinde sulama birliklerinin sorunları ve çözüm yolları

ÖZDOKTORA TEZİGEDİZ HAVZASI ÖRNEĞİNDE SULAMA BİRLİKLERİNİNSORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARISultan KIYMAZÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Bülent ÖZEKİCİYıl : 2006, Sayfa: 211Jüri : Prof. Dr. Bülent ÖZEKİCİProf. Dr. Rıza KANBERProf. Dr. Oğuz YURDAKULProf. Dr. Selim KAPURProf. Dr. Sermet ÖNDERBu çalışma Gediz Havzası kapsamında yer alan İzmir ve Manisa illerindeki sulamabirliklerinde yürütülmüştür. Çalışmada, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından işletilen ve GedizHavza'sında yer alan sulama tesislerinin fiziksel, ekonomik, kurumsal işletme, bakım ve yönetimetkinliklerini devir öncesi (DSİ) ve devir sonrası olmak üzere iki ana grup esas alınmış, sulamabirliklerinde üreticilerin ve birlik yöneticilerinin karşılaştığı teknik, yasal, ekonomik, eğitim, sosyal veçevresel sorunlar irdelenmeye çalışılmış ve değinilen sorunların çözümüne yönelik uygulanabiliröneriler ortaya konulmuştur. Bunun yanısıra, Gediz Sulama Projesi üzerindeki mevcut 14 sulamabirliğinden örnek olarak seçilmiş Menemen Ovası sulamasının devir öncesi ve devir sonrası tabansuyu durumu karşılaştırılmıştır.Elde edilen sonuçlara göre, sulama sistemlerinin sulama birliklerine devredilmesi sonucu,işletme giderleri azalmış; sulama ücreti toplama oranı artmış; Manisa ve İzmir İli kapsamındakisulamalarda devirden sonra DSİ işletme ve bakımında görevli personel sayısında sırasıyla %57 ve%65 oranında azalma gerçekleşmiştir. Bu değer, devlet sulama işletmeciliğinde sulama sistemlerininbirliklere devrinde mali yükün azaltılması yönünde çok büyük önem taşımaktadır. Sulamabirliklerinde personel sayısında azalış beklenirken, artış olmuştur. Sulama birlikleri, sulama sisteminingeliştirilmesi ve işletme kararlarını verme aşamasında bu güne kadar çok iyi bir deneyim kazanmıştır.Anketlerden elde edilen sonuçlara göre, sulama birlikleri, makine ve ekipman yetersizliği nedeniylebakım ve onarım hizmetlerinin zamanında ve yeterince yapılamaması, teknik personelin yetersizliğive iş güvenliğinin sağlanamaması, üreticilerde aşırı su kullanma eğilimi, sulama tesislerininkorunmasına yeterli katkıları olmaması, kaçak sulamaların yapılması ve bunlarla ilgili yaptırımlarınuygulanmaması, çiftçi eğitim eksikliği gibi çeşitli sorunlar nedeni ile sulama tesislerinin işletilmesi,bakımı ve onarımlarında yeterli olamamaktadır. Bu bakımdan sulama birliklerinin çalışma ilkeleri,yasal ve kurumsal yetersizlikleri ve sorunları bu konuda yapılan çeşitli araştırmalar ile ortayakonulmalı ve araştırma sonuçlarına uygun olarak, ulusal sulama politikalarının yenidenyapılandırılması sağlanmalıdır.Anahtar Kelimeler: Gediz Havzası-Türkiye, katılımcı sulama yönetimi, performansdeğerlendirilmesi, performans göstergeleri, sulama birlikleri sorunlarıI

Sultan Kıymaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova yöresinde kasaplık piliç işletmelerinde, barınakların üç boyutlu tanıtım simülasyonu

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİÇUKUROVA YÖRESİNDE KASAPLIK PİLİÇ İŞLETMELERİNDE,BARINAKLARIN ÜÇ BOYUTLU TANITIM SİMÜLASYONUSırrı KÜÇÜKARSLANÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARIMSAL YAPILAR ve SULAMA ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Yıldırım KUMOVAYıl:2006, Sayfa: 85Jüri : Prof. Dr. Yıldırım KUMOVAProf. Dr. Taner ALAGÖZProf. Dr. Mehmet Arslan TEKİNSOYBu çalışmada, Çukurova yöresine ait kasaplık piliç üretimi yapan tarımsal işletmeleryapısal yönden incelenmiştir. Örnek olarak belirlenmiş bir işletmenin, yapısal özelikleri,detayları üç boyutlu olarak benzetimi (simülasyon) yapılmıştır.Araştırmalar sonucunda, incelenen kümeslerin taşıyıcı yapılarının betonarme olarak,çatıların ise kafes kiriş olarak projelendirildiği görülmüştür. Yetiştiricilerin büyükbölümünün, çevrede var olan diğer kümeslerin benzeri olacak şekilde, kümeslerini yaptıklarortaya çıkmıştır. Bu durumun yetiştiricilerin kümes yapımı konusunda eksik bilgilere sahipolduklarını ortaya koymuştur. Bu çalışma, bilgi eksikliklerini belirlemek ve bunlarıngiderilmesi amacıyla planlanmıştır.Çalışma sonucunda ortaya çıkan kasaplık piliç kümeslerinin planlanması CD(CompacDisc- Sıkıştırılmış Disk) nin Tarımsal Yapılar alanında görev yapacak teknik elemanlara,öğrencilere ve yetiştiricilere yardımcı olacağı düşünülerek hazırlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Simülasyon, Eğitim teknolojisi, 3d tasarım, inretaktif, yapı

Sırrı Küçükarslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Damla yöntemi ile sulanan sırta dikim narenciye bahçesinde kök dağılımının belirlenmesi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİDAMLA YÖNTEMİYLE SULANAN SIRTA DİKİM NARENCİYEBAHÇESİNDEKİ KÖK DAĞILIMININ BELİRLENMESİUğur KEKEÇÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALIProf.Dr. Bülent ÖZEKİCİDanışman:2006 Sayfa : 49Yıl :Prof.Dr. Bülent ÖZEKİCİJüri :Prof. Dr. Rıza KANBERProf. Dr. Sermet ÖNDERBu çalışma Adana ili Yüreğir ilçesi Zağarlı Köyünde bulunan 364 dekarlık3x7 m aralıklarla 6 yıl önce tesis edilmiş, damla sulama sistemiyle sulanan, farklıturunçgil çeşitlerinden oluşan sırta dikim narenciye bahçesinde yapılmıştır.Çalışmada damla sulamanın, sırta dikim yapılmış narenciye bahçesindeki kökdağılımına olan etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmada incelenecek olan kök örnekleri, araziyi temsil edecek şekildetesadüfi olarak seçilen ağacların, lateral geçen ve geçmeyen tarafından 4 farklınoktadan ve dört farklı derinlikten alınarak incelenmiştir. Araştırma bulgularındanincelenen çeşitlere göre (Nova, Okitsu, Valencia) bitki köklerinin yoğunluğunun,toprakta derinlere inildikçe ve ağaç gövdesinden uzaklaştıkça azalan bir dağılımgösterdiği saptanmıştır. Aynı bulgular incelendiğinde, lateralin geçtiği yöndeki bitkikök dağılımlarının, lateralin geçmediği yöndeki bitki kök dağılımlarına oranla dahafazla ve düzgün bir dağılım gösterdiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Kök dağılımı, turunçgil, sırta dikim.I

Uğur Kekeç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Sırta dikim yapılmış narenciye bahçesinde kurulu bulunan damla sulama sisteminin performansının değerlendirilmesi

Damla sulama, gerek doğal kaynaklar gerekse tarımsal girdiler içerisinde çokönemli bir yere sahip olan ve dünyada ise önemi giderek artan, ancak miktarı azalansuyun verimli kullanımını hedefleyen bir sulama yöntemidir. Verimliliğinsağlanabilmesi için ise öncelikle iyi bir sistem projelemesi ve sonrasında ise buprojenin performansının değerlendirilmesi gerekir. Bu çalışmada sırta dikim yapılmışnarenciye bahçesinde kurulu bulunan damla sulama sisteminin performansınındeğerlendirilmesi amaçlanmıştır.Çalışma sonucunda damla sulama sisteminin su dağılım türdeşliğinin (EU)%92-95, alt çeyrek potansiyel uygulama randımanının (PELQ) %85, alt çeyrekgerçek uygulama randımanının (AELQ) %94 ve ıslak alan yüzdesinin %20 olduğubelirlenmiştir.Anahtar Kelimeler : Damla Sulama, Türdeşlik, Sulama Randımanı, SulamaSistemlerinin Değerlendirilmesi.I

Veli Alaç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Geleneksel kısıntılı ve yarı ıslatmalı sulama uygulamalarına bazı mısır çeşitlerinin verim tepkileri

Jüri : Prof. Dr. Cevat KIRDA: Doç. Dr. Sevilay TOPÇU: Prof. Dr. Ahmet Can ÜLGER: Prof. Dr. Cafer GENÇOĞLAN: Prof. Dr. Mahmut ÇETİNBu araştırma, üç sulama programı altında beş mısır çeşidinin verim tepkilerinibelirlemek amacıyla bir tarla çalışması olarak yapılmıştır. Araştırma, ÇukurovaÜniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme alanında2004 ve 2005 yetişme mevsiminde yürütülmüştür. Araştırmada: (1) Tam sulama(TS), A-Sınıfı buharlaşma kabına göre hesaplanan, bitkinin gereksindiği sudan kısıntıyapılmaksızın uygulanan kontrol konusu; (2) Yarı ıslatmalı sulama (YIS), TSkonusuna uygulanan su miktarının %65'inin her sulamada ardışık olarak köklerin biryarısını ıslatacak şekilde uygulanan sulama konusu ve (3) Geleneksel kısıntılı sulama(KS), TS konusuna uygulanan su miktarının %65'inin bitki köklerinin her iki tarafınauygulandığı geleneksel kısıntılı sulama konusu olmak üzere üç sulama konusu elealınmıştır. Bitki materyali olarak P.31.G.98, P.3394, Rx:9292, Tector ve Tietar mısırçeşitleri kullanılmıştır. Araştırma dört yinelemeli olarak bölünmüş parseller denemedeseninde kurulmuş ve sulama uygulamaları damla sulama yöntemiyle yapılmıştır.Sulama uygulamaları haftada bir olacak şekilde planlanmıştır. Araştırmanın her ikiyılında dokuz sulama uygulaması gerçekleşmiş ve toprak su içeriği değişiminötronmetre ile izlenmiştir. Sulama mevsimi boyunca bitki boyu, yaprak alanindeksi, kuru madde üretimi, kök yoğunluğu, yaprak su potansiyeli ölçümleri vb.gözlemler yapılmıştır. Hasatta, verim ve verim parametreleri değerlendirilmiştir.Araştırma süresince gerçekleştirilen gözlem ve ölçümleri sonucunda, mısırçeşitlerinin sulama programlarına gösterdikleri tepkilerde farklılıklar saptanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre; sulama suyunun kıt veya pahalı olduğu koşullarda mısırbitkisi için, kısıntılı sulama uygulamasının YIS tekniği ile yapılması ve Tector veyaTietar çeşitlerinden birinin kullanılmasıyla verim avantajının elde edilebileceğibelirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Mısır, kısıntılı sulama, kök yoğunluğu, su kullanım randımanı,yaprak su potansiyeliI

Harun Kaman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı su ve gübre sistemelerinde pamuk bitkisinde su stres indeksinin değişiminin incelenmesi

Bu çalışma 2005 yılı pamuk yetişme mevsiminde, Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme alanında yürütülmüştür.Denemede farklı su ve gübre sistemlerinin pamuk bitkisinde su stres indeksinin değişimi araştırılmıştır. Çalışmada üç farklı sulama konusu ele alınmıştır. Yaprak su potansiyel değerleri baz alınarak yapılan ilk sulamalar, topraktaki eksik nem değeri tarla kapasitesine getirilecek şekilde uygulanmıştır. Diğer sulamalar açık su yüzeyi buharlaşma kabından (class A pan) elde edilen yaklaşık birer haftalık yığışımlı buharlaşma değerlerinin % 100 nün I1 konusuna, %70 inin I2 konusuna ve %50 sinin I3 konusuna uygulanmasıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada I1, I2 ve I3 deneme konularına sırasıyla 493, 316 ve 163 mm sulama suyu uygulanmıştır. Söz konusu sulama konularında kütlü verimleri sırayla 312, 349 ve 334 kg/da olmuştur.Çalışma sonucunda deneme konularından elde edilen CWSI değerleri; I1 için 0.06, I2 için 0.15 ve I3 için 0.30 olarak hesaplanmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda en yüksek verim I2 konusundan elde edilmiş olup, sulama zamanının belirlenmesinde yararlanılabileceği ve bu amaçla CWSI=0.30 değerinin ölçüt olarak alınacağı saptanmıştır.

Bitki yetiştirme
Mücahit Musa Kaçar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Akdeniz bölgesinde farklı soğuklama yöntemleri kullanılarak olasılıklı soğuklama süre haritalarının çıkarılması

Doğu Akdeniz bölgesinde yürütülen bu araştırmada, bölgenin farklı yöntemlere göre soğuklama sürelerinin saptanması ve %50, %80 ve %95 olasılıklı soğuklama haritalarının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Soğuklama değerleri, 26 adet meteoroloji gözlem istasyonunun uzun yıllar günlük saatlik sıcaklıkları, günlük maksimum ve minimum sıcaklık değerleri kullanılarak Aron, klasik ve soğuk birimi yöntemlerine göre geliştirilen bir bilgisayar programı yardımıyla hesaplanmıştır. Aron yöntemi ile Klasik yöntem arasındaki korelasyon incelenmiş ve haritalanarak alansal dağılımı elde edilmiş; Afşin meteoroloji istasyonu hariç çalışma alanının tamamında yüksek oranda benzerlik saptanmıştır (P=0.05). Yöntemlere göre saptanan soğuklama değerleri serilerinin frekans analizleri yapılmış, en uygun olasılık dağılım modelleri bulunmuştur. Kullanılan istasyonların çoğunun Gumbel ve log-normal dağılıma uyduğu belirlenmiştir. İstasyonların farklı yöntemlere göre soğuklama süreleri ve soğuklama değerleri %95, %80 ve %50 olasılık düzeylerinde tahmin edilmiştir. Olasılıklı soğuk süre değerlerinin haritaları çizilmiş ve alansal dağılımları belirlenmiş; haritalar yorumlanmıştır. Soğuklama değerlerinin kıyı kesimlerden iç kesimlere gidildikçe hızla arttığı saptanmıştır. Anamur, Silifke, Mersin, Karataş ve Yumurtalık'ın yörede soğuklama süreleri en kritik olan istasyonlar olduğu sonucuna varılmıştır.

Hüseyin Yelmen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı sulama uygulamaları altında mısır çeşitlerinin sulama suyu ve gübre kullanım etkinliği

Günümüzde tarım alanlarını geniletme olanaı kalmadıı için üretimi artırmanın yolu birim alandan alınan verimliliin yükseltilmesidir. Sulama ile bitkisel üretimi 5 kat artırmak mümkündür, ancak su kaynaklarının azalması ve hızlı büyüme nedeniyle kalitesinin bozulması tatlı su kaynaklarının en büyük kullanıcısı olan tarımda su kullanımını kısıtlama yoluna gidilmesini zorunlu kılmaktadır. Su tasarrufu salayan sulama teknikleri ve kuraklıa dayanıklı bitki çeitlerinin seçilmesi toprak ve su kaynaklarının korunumu ve artan nüfusun gıda ihtiyacının karılanması için vazgeçilmez stratejilerdendir. Bu çalıma, farklı mısır çeitlerinin deiik kısıntılı sulama teknikleri altında verim ve gübre kullanım etkinliklerinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Damla sulama yöntemi ile sulanan dört mısır çeidinin (P.31.G.98, P.3394, Rx:9292 ve Tietar) deiik sulama uygulamalarına gösterdikleri fizyolojik tepkilerin de incelendii aratırma sonucunda mısır çeitlerinin sulama uygulamalarına tepkileri farklı bulunmu ve en yüksek verim P.3394 den elde edilirken, en düük verim Rx:9292'de gözlenmitir. Bununla birlikte tüm çeitler için kısıntılı sulama konuları arasında istatistiksel anlamda bir farklılık belirlenmemitir. Ancak yarı ıslatmalı sulama uygulaması konularından elde edilen verim geleneksel kısıntılı sulama uygulamasına kıyasla daha fazla olmutur. Mısır çeitlerinin gübre azotunu kullanım etkinlikleri sulama konularına balı olarak farklılık göstermitir. Çeitlerin tam sulama konusunda azot kullanım etkinliklerinin genel olarak yüksek, kısıntılı sulama konularında ise daha düük olduu belirlenmitir. Bununla birlikte çeitlerin azot kullanım etkinlikleri yönünden su kısıntısının uygulanma yönteminden etkilenmeleri ise zayıf olmu ve yıldan yıla farklılık göstermitir. Anahtar Kelimeler: Yarı ıslatmalı sulama , mısır çeitleri, gübre kullanım etkinlii

Gülşen Sarımehmetoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili ve ilçelerindeki seraların yapısal özelliklerinin incelenmesi ve TSE standartlarına uygunluğunun araştırılması

Bu çalışma, Adana ilindeki seraların yapısal yönden mevcut durumunu, yapısal özelliklerini ve T.S.E standartlarına uygunluğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma alanı olarak, sera potansiyelinin %97'sini temsil etmesi nedeniyle, Seyhan, Yüreğir, Ceyhan, Yumurtalık ve Karataş ilçeleri seçilmiştir. Araştırma yöresindeki işletmelerin sera alanları, tipleri ve örtü malzemeleriyle ilgili bilgiler yapılan anket çalışmalarıyla, incelenecek işletmeler ise gayeli örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Seraların mevcut durumdaki yapım tekniği ile kuruluşundaki konstrüksiyon şekli ve özellikleri seralarda yapılan ölçme, kroki, gözlem ve fotoğraflarla belirlenmiştir. İncelenen seraların %1,6'sı cam, %98,4'ü ise plastik örtü malzemesi ile kaplıdır. Seraların %9,7'si teksel sera, %90,3 'ü ise blok sera şeklindedir. Araştırma yapılan seraların %62,9'unda projesiz imalat görülmektedir. Yetiştiricilerin %51,6'sı serasını çevrede imalat yapan ustalara kurdurmaktadır. İşletmelerin %74,2'sinde ana taşıyıcı malzeme olarak çelik kullanılmıştır. Sonuçta cam ve plastik örtülü seraların T.S.E standartlarına uygun ve teknik yönden uygulanabilir projeler haline getirilmesi için, örnek sera planları AutoCad paket programı ile çizilerek yöredeki üreticilere ışık tutulması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sera, Örtü malzemesi, Konstrüksiyon,

Fırat Güllüler
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye yağış verilerinin trend analizi ve nehir akımları üzerine etkisi

Hidrolojik değişkenlerin gidiş analizi küresel iklim değişimi nedeniyle günümüzde daha fazla önem kazanmıştır. Hidrolojik zaman serilerindeki gidişin varlığı parametrik ve parametrik olmayan testlerle belirlenebilir. Bu çalışmada Türkiye'de bulunan yağış gözlem istasyonlarına ait aylık ve yıllık toplam yağış verilerinin istatistiki anlamda eğilimlerinin Mann-Kendall ve t-testi ile noktasal olarak (1932?2002) ve Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesi için bölgesel olarak (1968? 1997) yeni geliştirilmiş Bölgesel Ortalama Mann-Kendall test istatistiği ile gidiş içerip içermediği belirlenmiş ve elde edilen sonuçlar bölgesel ölçekte daha önce bölgesel gidiş analizi yapılmış akım verileri sonuçları (1968?1997) ile kıyaslanmıştır. Sonuç olarak göre noktasal ölçekte Türkiye'nin yedi bölgesi için yağış verilerinde özellikle kış aylarında azalma eğiliminin olduğu belirlenmiştir. Diğer yandan sonbahar, ilkbahar ve yaz aylarında ise yağış verilerinde artma eğilimi belirlenmiştir. Bölgesel ölçekte ise yağış verilerinde Güney Doğu Anadolu Bölgesi'nde genel olarak bir azalma, diğer bölgelerde ise yıl içinde artma ve azalma eğilimleri birbirine yakın çıkmıştır. Ayrıca yağışlardaki gidişin Güney Doğu Anadolu Bölgesi hariç genel olarak nehir akımlarını etkilemediği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Trend, Yağış, Türkiye, Mann-Kendall, Bölgesel Mann-Kendall

Türkiye
Mete Özfidaner
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessEN

Evaluating the effect of micro-catchment water harvesting on water and soil losses in the dryland catchment

Micro-catchment water harvesting (MCWH), by inducing and conserving surface runoff, can alleviate the water stresses in arid environments. It brings the changes in land surface, concentrates local runoff at plant location and reduces the downstream flows. It has serious implications on the water and soil losses as well as survival and growth of vegetative cover. This study evaluated the effects of the MCWH on the water, soil and vegetation in an area with an annual rainfall about 110 mm. A small catchment of 2.5 km2 was equipped with weather station, runoff stage sensors, runoff plots, bridge frames and Gerlach troughs to measure runoff and sediment loss at micro-catchment, site/rill and catchment scales. RUSLE2 model was used to compute the sediment delivery across the ridges. The results revealed that the rainfall is too low to support rainfed agriculture, but with 4 mm threshold value for runoff generation, the MCWH can capture a runoff between 5 and 80% of incidental rainfall that can help in rehabilitation of the range. At microcatchment scale, the annual runoff yield was between 200 and 400 m3 ha-1, which reduced to about half at the site scale and increased to 425 m3 ha-1 at the catchment scale. High contribution of the upper catchment raised the runoff yield at catchment scale. The annual sediment yield was about 1.6 times higher with MCWH (1.2 Mg ha-1 yr-1) than the control (0.77 Mg ha-1 yr-1). However, the sediment delivery across the ridges was less than 1/5th of the sediment loss. At the catchment scale, the annual sediment yield was about 1.5 Mg ha-1, which was due to the contribution of gully erosion. On an average, the sediment yield in the study area was below the soil loss tolerance limits set by the different studies elsewhere. The study estimated the effective life of the MCWH structures between 20 and 30 years. It concluded that the MCWH increased the shrub survival rate from less than 5% for control to about 70% with MCWH. It has been found that Atriplex halimus recorded high survival and growth rates and found best suited for this area. The study showed that the MCWH induced local runoff, but it did not affect the runoff yield at the catchment scale adversely. Keywords: Micro-catchment water harvesting, runoff, soil loss, soil-water, shrub survival and growth.

Akhtar Ali
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Seralarda toprak gözenekliliği, toprak su içeriği ve karbon dioksit uygulamasının solarizasyon üzerine etkisinin araştırılması

Her durumda insan populasyonunun artışı ile önem kazanan global çevre bilinci, tarımda solar enerjinin diğer kullanım alanlarını ve toprak solarizasyonunun önemini arttıracaktır. Toprak solarizasyonunun öncelikli hedefi, toprak sıcaklığını arttırmaktır. Toprakta ısının iletimi, ve depolanmasında ve solarizasyon etkinliğinde termal özelliklerin belirlenmesi önemlidir. Bu araştırmada seralarda toprak işlemesi, su içeriği ve karbondioksit uygulamasının solarizasyon etkinliğine olan etkilerinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme alanında bulunan iki cam serada (SERA-1, SERA-2) ve Mersin ili Kazanlı beldesinde yer alan bir plastik serada (SERA-3) 2004 ve 2005 yılında iki yıl süre ile yürütülmüştür. Dört farklı solarizasyon konusu test edilmişdir: (+İS) toprak işlemesi yapılmış konu; (+İSCO2) toprak işlemesi yapılmış ve CO2 uygulanmış konu; (-İS) toprak işlemesi yapılmamış konu; (-İSCO2) toprak işlemesi yapılmamış ve karbondioksit uygulanmış konu. Solarizasyon 3 ila 4 hafta süre ile yaz mevsiminde yaklaşık 2m×2m boyutlarındaki parsellerde saydam plastik malç örtü kullanılarak uygulanmıştır. Toprak su içeriği değişimi nötronmetre ile izlenmiştir. Toprak sıcaklıkları sürekli olarak 15 dakika aralıklarla 5, 20 ve 35 cm toprak derinliklerinde ölçülmüştür. Termal düfizivite (D), ısı denkleminden çözülerek türetilmiş sıcaklık-genlik denkleminde toprak sıcaklıkları kullanılarak hesaplanmıştır. Termal difüzivite, su içeriğinin (Pv) artışı ile orantılı şekilde artmıştır. Killi toprakta (SERA-1 ve SERA-2) 20 ve 35 cm derinlikler için en yüksek sıcaklıklar Pv'nin 0.28-0.29 cm3 cm-3 ve 0.31-0.33 cm3 cm-3 olduğu koşullarda elde edilmişken, kumlu topraklarda (SERA-3) anılan derinlikler için 0.13-0.15 cm3 cm-3 ve 0.16-0.19 cm3 cm-3 su içeriklerinde sağlanmıştır. En yüksek toprak sıcaklığı kumlu toprakta 55-57 °C arasında değişmiş iken 5 cm derinlikteki maksimum toprak sıcaklıkları karbondioksit uygulanan konulardan elde edilmiştir. Ancak karbondioksit uygulaması toprağın daha derin katmanlarına doğru ısı iletimine arttırıcı yönde bir etki yapmamıştır. Genelde ortalama maksimum sıcaklıkların konulara göre izlediği sıra +İSCO2 > +İS > -İS > -İSCO2 şeklinde gerçekleşmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, yüksek solarizasyon etkinliğinin yüksek su içeriklerinde ve toprağın işlendiği koşullarda başarılabileceği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Toprak solarizasyonu, toprak termal özellikleri, sıcaklık, termal difüzivite, sera

SeralarSolarizasyonSıcaklık+1
Sertan Sesveren
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova koşullarında yarı ıslatmalı ve kısıntılı damla sulama programlarının II. ürün mısır verimi ve su kullanma randımanına etkileri

Bu çalışma, Çukurova koşullarında yarı ıslatmalı (PRD) ve kısıntılı sulama programlarının II. ürün mısır verimi ve su kullanma randımanı üzerine etkilerini belirlemek amacıyla 2006 yılında yapılmıştır.Araştırma Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme alanında killi Mutlu serisi topraklarında Pioneer?3394 mısır çeşidi kullanılarak yürütülmüştür.Denemede A sınıfı buharlaşma kabından 7 günlük sulama aralığındaki yığışımlı buharlaşma miktarları tam su %100 (TS?100), kısıntılı su %50 (KS?50), yarı ıslatmalı %100 (PRD?100), %75 (PRD?75), %50 (PRD?50) olarak damla sulama yöntemiyle uygulanmıştır. Tam su ve kısıntılı sulama konularına 7 günlük sulama aralığında A sınıfı buharlaşma kabından buharlaşan su miktarı sırasıyla %100 ve %50 olarak uygulanmıştır. Yarı ıslatmalı konularda ise laterallerin dönüşümlü olarak çalıştırılmasıyla 7 günlük sulama aralığında A sınıfı buharlaşma kabından buharlaşan su miktarının %100'ü , %75'i ve %50'si uygulanarak yürütülmüştür. Tam su alan konulara 644 mm, kısıntılı su ve PRD?100 konularına 396, PRD?75 konularına 333 mm ve PRD?50 konularına 271 mm su uygulanmıştır.En fazla verim TS?100 konusundan 1040.3 kg/da olarak elde edilirken KS?50 ve PRD?100 konularında elde edilen verimler 772.3 kg/ da ve 774.3 kg/ da olarak benzerlik göstermiş ve konular arasında istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Dane verimi (Y) ile sulama suyu (I) arasında Y=-0.0006I2 + 1.6213I + 296.99 (R2 =0.91**) şeklinde ikinci dereceden bir ilişki elde edilmiştir. Dane verimi (Y) ile su tüketimi (ET) arasında Y=- 0.0027ET2+4.2591ET- 585.65 (R2=0.88**) şeklinde ikinci dereceden bir ilişki belirlenmiştir. En yüksek su kullanım randımanı PRD?75 konusunda 1.77 kg/m3 elde edilirken, en düşük su kullanım randımanı TS?100 konusunda 1.54 kg/m3 olarak hesaplanmıştır.Anahtar Kelimeler: Yarı ıslatmalı sulama, Kısıntılı sulama, Verim, Su Kullanma Randımanı, Mısır

Filiz Gökçel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı su ve gübre sistemlerinde pamuk bitkisinde yaprak su potansiyelinin değişimi

Bu çalışma, 2005 pamuk yetişme mevsiminde Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme alanında yürütülmüştür. Araştırmada, farklı sulama programları ve azot kapsamları altında pamuk bitkisinde yaprak su potansiyelinin (YSP) zaman boyutunda değişimi incelenmiştir. Çalışmada, sulama programlarına bağlı olarak farklı azot miktarlarını kapsayan üç değişik sistem oluşturulmuştur. Diğer sulamalar açık su yüzeyi buharlaşma kabından (class A pan) elde edilen yaklaşık birer haftalık yığışımlı buharlaşma değerlerinin % 100'nün I1 konusuna, %70'inin I2 konusuna ve %50 sinin I3 konusuna uygulanmasıyla gerçekleştirilmiştir. Sulama suyu ile birlikte konulara 40 ppm derişiminde azot uygulanmıştır.Araştırma sonucuna göre I1, I2 ve I3 deneme konularına sırasıyla 493, 316 ve 163 mm sulama suyu uygulanmıştır. Söz konusu sulama konularında kütlü verimleri sırayla 312, 349 ve 334 kg/da olmuştur. Elde edilen hasat indeksi değerleri ise sırasıyla 0.20, 0.29 ve 0.38'dir. Sulamadan önce, tam sulamanın yapıldığı konuda (I1) YSP = -15.5 bar , hafif stres konusunda (I2) YSP = -17.8 bar , orta stres konusunda (I3) ise YSP = -20.1bar olarak ölçülmüştür Denemede en yüksek kütlü verimi, I2 konusundan elde edilmiştir. Anılan konu dikkate alındığında, pamuk sulama zaman planlamasında, YSP = -17.8 bar değerinin kullanılabileceği, söylenebilir. Ayrıca, mevsim içerisinde farklı düzeylerde oluşturulan su stres düzeylerinden, pamuğun olumsuz biçimde etkilendiği; bitki boyu, örtü, yaprak alan indeksi(YAI) ve biyokütle gibi kimi bitki büyüme ölçütlerinin, tam sulama uygulamalarına göre, çok gerilerde kaldığı gözlemlenmiştir.

Fenil Maya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı olasılıklı yağış ve sıcaklıkların CBS ortamında haritalanmasında uygun yöntem belirlenmesi ve M. Turc yüzey akış haritasının geliştirilmesi: Seyhan havzası örneği

Bu araştırma; 21 470.3 km² genişliğindeki Seyhan Havzasında yürütülmüştür. Araştırmada, uzun yıllık sıcaklık ve yağış serileri ile yağış-akım verileri kullanılmıştır. Bu çalışmada, gölet projelemelerinde tesis kapasitesinin en az hata ile planlanabilmesi için farklı olasılıklı yağış ve sıcaklıkların CBS ortamında haritalanmasında uygun yöntem belirlenmesi ve M. Turc yüzey akış haritasının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Havza ve civarında yer alan istasyonların coğrafi konumunu, alan üzerindeki dağılımını ve gözlemler arasındaki korelasyonu dikkate alan Ordinary Kriging, Ordinary Cokriging ve Çoklu Regresyon yöntemleriyle %50, %80 ve %90 olasılıklı toplam yağış ve %50 olasılıklı ortalama sıcaklık haritaları oluşturulmuştur. Minimum hata kriteri ve şahit istasyonların gözlem değerleri dikkate alındığında, %50 olasılıklı ortalama sıcaklıkların Çoklu Regresyon; %50, %80 ve %90 olasılıklı toplam yağışların ise Cokriging yöntemi ile haritalanmasının uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirlenen uygun haritalama yöntemleri kullanılarak Seyhan Havzasının %50, %80 ve %90 olasılıklı M. Turc yüzey akış haritaları üretilmiştir. CBS ortamında hesaplanan M. Turc yüzey akış değerlerinin, geleneksel yöntemle hesaplanan M. Turc havza su verimine kıyasla havzadaki gerçek akım gözlemlerine daha yakın sonuçlar verdiği belirlenmiştir. M. Turc yönteminde, Seyhan Havzası için kullanılan A katsayısının havzayı temsil etmediği sonucuna varılmış; bu kat sayının yeni bir araştırma ile havzaya uyarlanması önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Seyhan Havzası, CBS, Kriging, M.Turc, Yüzey Akış

Ali Demir Keskiner
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Bölgesel iklim modelleri kullanılarak Çukurova yöresinde iklim değişikliğinin 1. ve 2. ürün mısır verimine olası etkilerinin belirlenmesi

Çukurova Yöresi ülke ekonomisine önemli katkı yapan başlıca tarımsalüretim bölgelerinden biridir. Kuraklık, sel gibi ekstrem hava olaylarının yanı sıraiklim değişikliği nedeniyle daha az ve şiddetli yağışların artan sıcaklıkla birleşmesitarımsal üretimi olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada bölgesel iklim modeliRegCM3 kullanılarak Çukurova Yöresi'nde 2071-2100 yılları arasındaki iklimikestirmek ve iklim değişikliğinin 1. ve 2. ürün mısır verimine etkisini belirlemekamaçlanmıştır. Çalışmada RegCM modelinin Türkiye için kullanılabilirliği çeşitlitest ve doğrulama çalışmalarıyla denenmiş ve modelin referans dönemi için ortalama,ortalama maksimum, ortalama minimum, maksimum, minimum sıcaklıkları sırasıyla2.8 ile -4.3, 9.2 ile -7.5, 14.6 ile -4.3, 8 ile -8.3, 14.3 ile -5.4 (ºC) arasında değişenaralıklarda farklı benzeştirdiği gözlenmiştir. Yağış benzeşim sonuçlarınıntutarlılığının topoğrafik yapıyla yakından ilgili olduğu belirlenmiştir. Gelecekdönemlere ilişkin yapılan kestirimler sonucunda günümüz koşullarına göre ortalama,ortalama maksimum, yıllık maksimum, ortalama minimum, yıllık minimumsıcaklıklarda sırasıyla 3.0 ? 4.5, 2.9 - 4.7, 3.1 ? 6.2, 3.0 ? 4.5, 3.3 ? 8.5 (ºC) arasındadeğişen artışlar öngörülmüştür. Araştırmada iklim değişikliğinin yöredeki başatürünlerden mısır verimine olan etkilerini belirlemek amacıyla WOFOST bitkibüyüme modeli kullanılmış ve modelin uyumluluğu duyarlılık ve ayarlama testleriyleirdelenmiştir. WOFOST bitki büyüme modeli ile kestirilen 1. ve 2. ürün mısır daneverimleri gözlenenlerden sırasıyla % 4.5 ve % -5.0 farklılık göstermiştir. Gelecekteuygulanabilecek değişik kısıntılı sulama uygulamalarının mısır bitkisinin gelişimi veverimine olası etkileri incelenmiştir. Çalışma sonucunda Çukurova Yöresi'ndesulama suyunun kısıtlı olması durumunda 1. ve 2. ürün mısır veriminde % 58 ve %43.4 oranlarında azalma öngörülmüştür.Anahtar Kelimeler: RegCM, WOFOST, bölgesel iklim modeli, bitki büyüme modeli,mısır verimi,

Burak Şen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

İkinci ürün mısır bitkisinde bitki su stresi indeksini (CWSI) kullanarak uygulanacak sulama suyu miktarının kestrimi

Bitkiye dayalı sulama programlama tekniklerinden olan bitki su stresi indeksi (CWSI) yöntemiyle son yıllara kadar yalnızca sulama zamanı belirlenebiliyor ancak ne kadar su uygulanması konusuna somut bir yanıt verilemiyordu. Yöntemin bu eksikliğini gidermek amacıyla yapılan bu çalışmada toprak profilindeki kullanılabilir suyun tüketilen yüzdesini (fDEP) doğrudan bitki su stresi indeksine (CWSI) ilişkilendiren bir yaklaşım incelenmiştir. Araştırmada üç farklı sulama konusu ele alınmış (kök bölgesindeki kullanılabilir suyun %40, 60 ve 80'i tüketildiğinde sulama yapılması) ve Çukurova koşullarında ikinci ürün mısır bitkisinde yukarıda değinilen yaklaşım uygulanmıştır. Kuramsal CWSI ile fDEP arasındaki ilişkiler belirlenerek sulamalar öncesi toprak profilinden tüketilen su miktarı kestirilmiş dolayısıyla sulamada uygulanacak sulama suyu miktarı da belirlenmiştir. Böylece, CWSI yöntemi hem sulama zamanını hem de ne kadar su uygulanması gerektiğini belirleyebilen bir yaklaşım haline dönüştürülmüştür.

Burçin Gençel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Güneydoğu Anadolu bölgesi koşullarında yetiştirilen kimi pamuk çeşitlerinin farklı seviyelerdeki tuz stresine gösterdikleri tepkilerin incelenmesi

Bu çalışma, 2007 yılında Diyarbakır koşullarında, drenaj tipi lizimetre benzeri tank kullanılarak, farklı tuz düzeylerine sahip sulama suyunun farklı pamuk çeşitlerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Denemede 4 farklı tuz düzeyi ( T0: 0.32 dS/m, T1: 5 dS/m, T2: 9 dS/m ve T3: 13 dS/m) ve 3 farklı pamuk çeşidi (P1: Berke, P2: Stonville-453 ve P3: Teks) kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, tüm çeşitlerde artan tuzluluk düzeyi kütlü pamuk verimini önemli düzeyde azaltmıştır. Berke çeşidinin tuzluluğa en dayanıklı çeşit olduğu tespit edilmiştir. Berke çeşidine göre diğer çeşitler kıyaslandığında Stonville?453 çeşidinde % 8.3, Teks çeşidinde ise % 23.1 verim azalışı meydana gelmiştir. Pamuk çeşitlerine göre, sulama suyu eşik değerleri, Berke: Ct=4.45, Stonville-453: Ct=4.32 ve Teks: Ct=3.72 olarak hesaplanmıştır. Toprak tuzluluk eşik değerleri ise Berke: Ct=6.58, Stonville?453: Ct=7.46 ve Teks: Ct=6.84 olarak bulunmuştur. Sulama suyu tuzluluğu 4.45 dS/m'ye kadar olan sulama suyunun kullanılması durumunda olabilecek verim kaybının önemli düzeyde olmayacağı tespit edilmiştir.

Neşe Üzen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye buharlaşma verilerinin bölgesel ortalama gidiş analizi

Hidrolojik değişkenlerin gidiş analizi küresel iklim değişimi nedeniyle günümüzde daha fazla önem kazanmıştır. Hidrolojik zaman serilerindeki gidişin varlığı parametrik olmayan Mann-Kendall Sıra Korelasyon Testi ile yapılabilmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de bulunan, istatistiksel analize imkan verecek ölçüde yeterli olan en az 43, en fazla 66 adet buharlaşma gözlem istasyonlarına ait nisan-ekim aylarının aylık toplam buharlaşma verilerinin istatistiki anlamda eğilimlerinin Mann-Kendall Sıra Korelasyon testi ile noktasal olarak (1975-2006) ve Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesi için bölgesel olarak (1975-2006) yeni geliştirilmiş Bölgesel Ortalama Mann-Kendall Sıra Korelasyon testi istatistiği ile gidiş içerip içermediği belirlenmiştir.Sonuç olarak buharlaşma verilerinde noktasal ölçekte mayıs, haziran, temmuz, ağustos ve ekim aylarında genel olarak artma eğilimi görülürken; nisan ve eylül aylarının azalma eğiliminde olduğu belirlenmiştir. Bölgesel ölçekte ise, Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinde artış söz konusu iken, en fazla artma eğiliminin, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgesi'nde olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Buharlaşma, Gidiş Analizi, Türkiye, Mann-Kendall Sıra Korelasyon Testi, Bölgesel Ortalama Mann-Kendall Sıra Korelasyon Testi.

Buharlaşma
Funda Aydın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Çukurova yöresi için iç ortamı kontrol edilebilen broiler tavuk yetiştirme barınaklarının tarımsal yapılar yönünden projelenmesi

Hayvan barınakları, hayvanları olumsuz çevre koşullarından korumak ve en uygun verimi elde etmek için inşa edilen yapılardır. Sıcaklık stresi broiler yetiştiriciliğindeki en başlıca problemdir. Broiler barınaklarında uygun sıcaklık ve oransal nem koşullarını sağlamak, hayvanlara rahat bir yaşam ortamı elde etmek, yüksek verim alabilmek için önemlidir.Bu çalışmada; Adana ilinde inşa edilmiş olan bir broiler barınağında veri kaydediciler ile sıcaklık ve oransal nem ölçülerek kaydedilmiştir. Barınak içi çevre koşulları, havalandırma ve özellikle broiler barınaklarında evaporatif soğutma konusu teknik açıdan incelenmiştir. Elde edilen bu veriler kullanılarak mevcut barınak çevre koşulları yönünden irdelenmiş ve literatürde verilen değerlere göre uygunluğu araştırılmıştır. Sonuç olarak mevcut barınakta ölçülen bu veriler ile literatürdeki verilerin karşılaştırılması yapılarak yöre barınaklarının planlanmasında kullanılacak veriler belirlenmeye çalışılmıştır.Çukurova yöresinde yapılan çalışma sonucunda, mekanik ve evaporatif soğutma bulunan barınakta, broiler performansına doğrudan etkili olan uygun çevre koşullarının sağlanamadığı saptanmıştır. Ortalama dış ortam sıcaklığı ve oransal nemin kış mevsiminde 13°C ve %74, yaz mevsiminde 28°C ve %77 olduğu yörede, broiler barınaklarının kritik mevsimler dikkate alınarak projelenmesi ve proje kriteri olarak ortalama dış ortam sıcaklığının 13°C ve 28°C ve oransal nemin ise %77 alınması uygun görülmüştür.

Bağıl nemEtlik piliçKümes+3
Zekai Gümüş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Aşağı Seyhan ovası örneğinde sağ sahil sulama birliklerinin sistem performanslarının değerlendirilmesi

Bu çalışma Aşağı Seyhan ovası'nda yer alan Adana ve Mersin illerindeki sulama birliklerinde yürütülmüştür. Çalışmada Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından işletilen ve Aşağı Seyhan Ovası (ASO)'nda yer alan Pamukova, Altınova, Yeşilova, Tarsus-Onköy, Karaisalı, Toroslar, Y.Seyhan, Seyhan ve Çukurova sulama birliklerine ilişkin sulama oranları, sürdürülebilir sulama alanı oranları, şebeke yoğunlukları, su temin oranı, sulama ücretleri toplama oranı, sulama şebekesi personel yoğunluğu, sulama alanı personel yoğunluğu gibi kriterler incelenmiştir.Elde edilen değerler sırasıyla %81.8, %12.37, %9.59, %70.25, %64.66, %13.47, %20.89, olarak bulunmuştur. Yapılan araştırmalar sonucunda ekim alanında artış gözlenmiş olmasına rağmen bitki deseninde bir değişiklik olmamıştır.Ayrıca, sulama birliklerinde üreticilerin ve birlik yöneticilerin karşılaştığı teknik, yasal, ekonomik, eğitim, sosyal ve çevresel sorunlar irdelenmiş ve değinilen sorunların çözümüne yönelik uygulanabilir öneriler ortaya konmuştur.Yapılan anketler sonucunda üreticilerin sulama tesislerinin işletilmesine ve korunmasına katkı yaptıkları bazen de bunu, Devlet Su işlerinden (DSİ) ve birliklerden bekledikleri saptanmıştır.Çalışmada üreticiler açısından sulama ücretlerinin yüksekliği, birlikler acısından sulama ücretlerinin toplanmasında karşılaşılan sorunlar tespit edilmiştir.Sulama birliklerinin gelecekte sürekliliğinin sağlanabilmesi için ulusal sulama politikaları yeniden yapılandırılmalı ve olası çözüm yolları araştırılmalıdır.

Emel Yıldız
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Akdeniz bölgesinde damla sistemiyle tatlı ve tuzlu su kullanılarak uygulanan farklı sulama stratejilerinin quinoa bitkisinin verimiyle toprakta tuz birikimine etkileri ve saltmed modelinin test edilmesi

Bu çalışmada Akdeniz iklim koşullarında damla yöntemiyle tatlı ve tuzlu su kullanılarak uygulanan farklı sulama stratejilerinin quinoa (Chenopodium quinoa Willd) bitkisinin vejetatif gelişimi ve verimiyle bitki kök bölgesindeki tuz birikimi üzerine etkileri araştırılmış; denemeden elde edilen bulgular SALTMED modeliyle kestirilen sonuçlarla karşılaştırılmıştır.Araştırma 2009 yılında, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Deneme Alanında, Q-52 quinoa çeşidi kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmada tatlı su (kanal suyu) ile tam sulama (FIF), %50 geleneksel kısıntılı sulama (DI), %50 yarı ıslatmalı sulama (PRD) ve tuzluluk düzeyi 5 dS/m olan tuzlu su ile tam sulama (FIS) konuları ele alınmıştır.Araştırmada Akdeniz iklim koşullarında quinoa bitkisinin geleneksel kısıntılı sulama veya yarı ıslatmalı PRD sulama uygulanarak tam sulamaya göre %50 daha az suyla yada tuzluluk düzeyi 5 dS/m olan tuzlu su ile sulanmasının istatistiksel olarak verimde azalmalara neden olmadığı saptanmıştır. SALTMED modelinin dane verimleri ve kuru madde verimlerini ölçülen değerlere oldukça yakın tahmin ettiği belirlenmiştir. Tam sulama (FIF ve FIS) konularında ölçülen ve kestirilen bitki su tüketimleri arasında iyi bir uyum olduğu belirlenirken kısıntılı sulama (DI ve PRD) konularında model ölçülen bitki su tüketimi değerlerinden farklı kestirimlerde bulunmuştur. Kısıntılı sulama koşullarında SALTMED modelinin daha güvenilir kestirimler yapabilmesi bakımından modelde bazı değişikliklerin yapılması önerilebilir.

Çiğdem İnce Kaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili ve ilçelerindeki yatay betonarme hububat depo yapılarının mevcut durumu, geliştirme olanakları, planlanması ve lisanslı depoculuk

Bu çalışma, Adana ili ve ilçelerindeki çiftçilerimizin, kooperatiflerin, tüccarların ve TMO'nun sahip olduğu hububat depolarının mevcut durumları incelenerek, önceden yapılmış depoların eksikleri ve yeni yapılacak depolarda ürünlerin en sağlıklı şekilde korunarak depolanabilmesi için inşa edilecek depoların ona göre planlanmasını amaçlamıştır.Araştırma kapsamında farklı yapıda depolarda depolanan mısırların, aylara göre nem oranları ölçülmüştür.Araştırma alanı Adana ili ve ilçelerinde yer almaktadır.Bölgedeki depoların tamamına yakın bir kısmı geleneksel adi depo tipinde yapılmıştır.Araştırma Ceyhan, Kozan ve Karataştaki çiftçilerimizin ve tüccarların; ayrıca TMO'nun Adanadaki hububat depolarında gerçekleştirilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre bu depolarda depolanan hububat ürünlerinin ölçülen nem oranları ile teknik kurallara uygun olarak yapılan depolarda depolanan hububat ürünlerinin nem oranlarında fazla bir değişim olmadığı halde, inşaat kurallarına uygun yapılmayan depolarda depolanan hububat ürünlerinde ürüne zarar verecek şekilde nem oranlarında yükselme olduğu belirlenmiştir.Sonuç olarak; depoların inşa edilmeden önce teknik olarak doğru planlanması ve inşaa edilmesi ile depoda hububata zarar verebilecek en önemli etken olan nem oranının, kontrol altında tutulabileceği belirlenmiştir.

Nem oranıTahıl siloları
Bülent Tutar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00