
827
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Bankacılıkta risk yönetimi ve COVİD-19 pandemisinin Türk bankacılık sektörüne olası etkileri
İlk etapta Çin'in Wuhan şehrinde görülen covid-19 virüsü kısa bir sürede tüm dünyaya yayılarak başta sağlık sektörü olmak üzere tüm sektörleri sekteye uğratmıştır. Salgının etkilediği önemli sektörlerden biri de finansal sektördür. Dünya genelinde ülkelerin merkez bankaları genellikle para basarak piyasalara likidite desteği sağlamış, mevcut kredileri yapılandırmış, düşük faizli krediler ve sosyal yardımlarla hane halkı ve reel sektörü salgının olumsuz ekonomik etkilerine karşı korumaya çalışmıştır. Türkiye'de ise yine benzer şekilde finansal piyasaların lokomotifi konumundaki bankalar aracılığıyla kredi takip vadelerinin uzatılması, reel sektör ve hane halklarına mevduat bankaları üzerinden düşük faizli kredi verilmesi gibi uygulamalar hayata geçirilmiştir. BDDK tarafından covid-19 salgınının, piyasalar ve Türk ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltma amacıyla olağandışı önlemlere başvurulmuş, Yurtdışında faaliyet gösteren finansal kuruluşların TL borçlanıp döviz talebi yaratmalarının önüne geçmek amacıyla TL-YP swap işlemleri banka özkaynaklarının belli bir yüzdesi ile sınırlandırılmıştır. Kredi hacmini arttırma amacıyla aktif rasyosunun hesaplanış katsayılarında değişikliğe gidilmiştir. Bu çalışmanın amacı Covid-19 pandemisinin ve bu kapsamda hayata geçirilen düzenlemelerin bankacılıkta yer alan temel riskler üzerinden finansal tablolara olan etkilerini incelemektir. Çalışmanın ilk bölümlerinde risk yönetimi, sermaye düzenlemeleri ve sektörün maruz kaldığı risk çeşitleri incelenmiş, son bölümde ise virüsün etkin olduğu dönemde uygulanan mevcut düzenlemeler ve pandemi öncesi dönem ile pandemi sürecinde elde edilen sektör rasyoları karşılaştırılarak Türk bankacılık sektörünün maruz kaldığı etkiler tablo ve grafikler yardımıyla analiz edilmiştir.
Leveraging big data analysis to enhance customer experience: A comparative study of Apple, Airbnb, Starbucks, Netflix and Amazon
This thesis aims to investigate the utilization of big data by industry leaders such as Amazon, Airbnb, Netflix, Apple, and Starbucks, with a primary focus on its impact on enhancing the customer experience and facilitating informed decision-making processes. Employing a comprehensive case study methodology involving SWOT analyses and surveys, the research uncovered valuable insights into the strategies employed by these companies. Findings reveal that big data empowers organizations to offer highly personalized products and services, streamlines decision-making, and enhances customer satisfaction. However, ethical considerations and data governance emerge as significant challenges. In conclusion, this study underscores the pivotal role of big data in contemporary business practices and offers actionable recommendations like using blockchain for better data protection, or focusing on VR content for streaming platform for companies striving to elevate customer experiences while navigating the complex landscape of data-driven strategies.
Corporate social responsibility (CSR) and its impact on customer loyalty: A case study of Zain Iraq from a post-conflict country point of view
This thesis explores the nuanced relationship between Corporate Social Responsibility (CSR) and Customer Loyalty (CL) within the telecommunications sector, focusing on Zain Iraq's initiatives in post-conflict Iraq. Despite the growing body of literature on CSR and CL, few studies delve into the dynamics of a single company within the context of a post-conflict environment. This study aims to assess the impact of Zain Iraq's CSR initiatives on customer loyalty by surveying its customers. The survey, structured around one main hypothesis and five variables, seeks to understand customers' perceptions of Zain Iraq's social services. Anticipated findings are expected to contribute to three potential outcomes: demonstrating the positive impact of CSR on customer loyalty, indicating indifference towards CSR initiatives, or revealing potential detractors from customer loyalty. These insights are particularly significant for Zain Iraq and other telecommunications companies operating in similar post-conflict environments, guiding their CSR strategies and enhancing customer satisfaction and loyalty. Through its unique focus on a single company within a post-conflict country, this research aims to fill a gap in the existing literature and offer valuable insights into the role of CSR in shaping customer loyalty in fragile environments.
Representation of LGBTQ in South Asian cinema (Pakistan & India)
Media, despite being the fourth pillar of society, is often controlled by governmental policies. Literature, art, and culture are often disregarded. In the case of the South Asian cinema industry (India and Pakistan), the government mainly controls the narratives. They use cinema to show a positive image and do not want to appreciate taboo topics, whether it's liberalism, gender discrimination, gender identity, rape (sexual crimes), etc. South Asian countries like India and Pakistan are considered conservative countries. However, the media industry is changing gradually across the globe. The result obtained from this research is that people and their mindsets are changing in the South Asian media industry. The artists and filmmakers are willing to make or produce content that educates and creates societal awareness through art, films, cinema, and theaters through their body of work, their views, and their storytelling. The world is changing, and the wave of new filmmakers is the new change to society (are the greatest asset to convey medium to spread this change to enable acceptance. The change is good to be appreciated. As they say, "Art knows no boundaries."
İnşaat sözleşmelerinde borçlu temerrüdü nedeniyle sözleşmeden dönmede olumsuz zararın tazmini
İnşaat sözleşmelerinde yüklenicinin yapıyı teslim borcu sözleşme kapsamında asli edim olarak belirlendiğinde, yapının tesliminin kararlaştırılan zamanda ve sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirilmesi büyük bir öneme sahiptir. İnşaat sözleşmelerine ilişkin uygulamaya ve günümüze kadar uzanan içtihatlara bakıldığında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın genel olarak yüklenicinin temerrüdünden kaynaklandığı görülmektedir. Yüklenicinin temerrüdü halinde ise iş sahibinin sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanmayı tercih ettiği hallerde olumsuz zararın inşaat sözleşmeleri kapsamında talep edilebileceği kabul edilmektedir. Olumsuz zarar ise temel olarak uyulacağına ve yerine getirileceğine inanılan sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarar olarak tanımlanmaktadır. Tez çalışmamızda, yüklenicinin yapıyı teslim borcunda temerrüdün gerçekleşmesi halinde iş sahibinin sözleşmeden dönme ile olumsuz zararın tazmini üzerine araştırma ve inceleme yapılmaya çalışılmıştır. Tez çalışmamız iki ana bölümden oluşmakta, birinci bölümde yüklenicinin temerrüdünün şartları, iş sahibinin temerrütten doğan hakları ve bu haklardan sözleşmeden dönme; ikinci bölümde ise olumsuz zarar kavramının inşaat sözleşmeleri kapsamında talebi, zarar kalemleri, zararın hesaplanması ve sınırlandırılması hususları açıklanmaya çalışılmıştır.
Türk siyasetinde gençlik hareketleri ve kapsayıcı yönetişim: Ak gençlik örneği
Bu çalışma, Türkiye'deki gençlik hareketlerini ve siyasal yaşamda gençlerin rolünü kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Gençlerin siyasal katılımının tarihsel süreçleri, bu süreçlerde etkili olan sosyal, kültürel ve ekonomik faktörler detaylı bir şekilde incelenmiştir. Avrupa ve Amerika'daki gençlik hareketleriyle kıyaslanarak Türkiye'deki gençlik hareketlerinin benzersiz yönleri ortaya konulmuştur. Ayrıca, Türkiye'deki siyasal partilerin gençlik teşkilatlarının yapılanması ve işleyişi ayrıntılı olarak analiz edilmiştir. Özellikle AK Parti'nin gençlik kolu olan AK Gençlik'in örgütsel yapısı, ideolojik duruşu, siyasal katılıma getirdiği dinamikler ve kapsayıcı yönetişim anlayışı özel olarak incelenmiştir. Bu çerçevede, AK Gençlik'in seçim süreçlerindeki rolü, sosyal projeleri ve toplumsal etkileri değerlendirilmiştir. Çalışma, Türkiye'de gençlerin siyasal katılımının artırılması için eğitimin yaygınlaştırılması, siyasi farkındalığın artırılması, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğinin güçlendirilmesi ve demokratik süreçlere gençlerin daha aktif dahil edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, gençlerin karar alma mekanizmalarına katılımının demokratik yönetişim açısından kritik bir öneme sahip olduğu ortaya konulmuştur.
Türk ceza kanununda dava zamanaşımı
Ceza yargılamasında suçluların cezalandırılması ile bozulan toplumsal düzenin yeniden sağlanması amaçlanır. Dava zamanaşımı ise devletin cezalandırma hakkının sona ermesi sonucunu doğurur. Milli hukukumuzda dava zamanaşımı kurumu Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bunun yanında bazı özel ceza kanunları da zamanaşımına ilişkin düzenlemeler içermektedir. Her suçun toplum üzerindeki etkisi aynı nitelikte değildir. Bu nedenle farklı nitelik ve ağırlıktaki suçlar için kanunda öngörülen zamanaşımı süresi eşit değildir. Ağırlığı nazara alınarak bazı suçlar kanun koyucu tarafından dava zamanaşımının kapsamı dışında tutulmuştur. Dava zamanaşımı şartları oluşması halinde ortaya çıkan sonuçların etki ve önemi karşısında bu kurum incelenmeye değer bulunmuştur.
Ethics or aesthethics. The mystery of moral choice in video game narrative
The aim of the research is to find the examples of moral choice in video games, what makes it so difficult for players to have this choice. What is more important for players during this choice and how aesthetics affect on this choice. Usually in videogames the moral choice is represented in two ways: to do somehting good, or to do something bad. In 80% of games good choices are supported with NPC's approval (Mass effect trilogy).
A novel approach for hair removal in skin cancer images to enhance segmentation and classification performance.
This thesis focuses on the critical issue of skin cancer, highlighting the importance of early detection for better treatment and outcomes. Exposure to ultraviolet radiation is a significant risk factor, and there is a need for advanced detection methods. Using recent developments in computer vision, our study proposes a new preprocessing technique that specifically removes hair artifacts from skin cancer images. This technique aims to improve the accuracy of segmentation and classification. The method employs image processing techniques, including morphological operations and adaptive filters, to identify and isolate hair-containing regions. Subsequently, a reference mask guides a patch-based inpainting procedure, intelligently filling in hair-affected areas while preserving skin cancer lesion integrity. Evaluation on the International Skin Imaging Collaboration dataset involves comparing our approach with benchmark algorithms like "Dull Razor" and "E-Shaver." Deep learning classifiers, including Convolutional Neural Network based U-Net for segmentation and transfer learning classifiers (VGG16, InceptionV3, and EfficientNet), were trained using our hair-removed skin cancer images. Metrics such as accuracy, recall, precision, and F1-score assess our approach in segmentation, classification, and hair removal quality. Additionally, the quality of the hair segmentation is evaluated using Peak Signal-to-Noise Ratio, Intersection over Union, Mean Squared Error, Structural Similarity Index, and Universal Quality Index. Our proposed method significantly enhances both segmentation and classification, addressing challenges posed by hair artifacts in skin cancer images. These findings underscore the potential of our approach to advance skin cancer image analysis for clinical decision support systems.
Boyun ağrısı olan kişilerde Kayropraktik tedavi ve Mulligan mobilizasyon tekniğinin kıyaslanması
Bu çalışmanın amacı boyun ağrısı olan kişilerde Kayropraktik tedavi ve Mulligan mobilizasyon tekniğinin etkinliğinin araştırılması ve tedavilerin birbirine üstünlüklerinin kıyaslanmasıdır. Yaşları 24-62 yaş arası 36 (20 erkek 16 kadın) katılımcı randomize 3 gruba ayrılmıştır. Katılımcılara tedaviye başlamadan önce Numerik Analog Skala (NAS), Kophenag Boyun Fonksiyon Engellilik Skalası (CNFDS), Beck Depresyon Ölçeği (BDS) ve servikal hareket açıklıkları testleri yapılmıştır. Üç gruba da ev egzersiz programı verilmiştir. Birinci gruba haftada iki sefer kayropraktik manipülasyon (HVLA), ikinci gruba haftada iki sefer Mulligan mobilizasyon teknikleri (NAGS, SNAGS) uygulanmıştır. Üçüncü grup ise sadece ev egzersiz programını uygulamıştır. İki hafta ve dört hafta sonunda aynı testler tekrar yapılıp sonuçlar kaydedilmiştir. Üç grupta da tedavi sonrası ağrı şiddeti, eklem hareket açıklığı ve yaşam kalitesinde iyileşme kaydedilirken (p<0,05), depresyon seviyelerindeki değişimde anlamlı fark bulunamamıştır (p˃0,05). İki grupta da iyileşmeler kontrol grubuna göre daha fazlayken, ağrı şiddetinde azalmanın kayropraktik manipülasyon grubunda daha fazla olduğu fakat istatistiksel olarak fark olmadığı gözlemlenmiştir. Diğer değişimler arasında kayropraktik ve Mulligan mobilizasyon grubu arasında anlamlı fark bulunamamıştır(p˃0,05). Bu çalışma sonucunca boyun ağrılı kişilerde kayropraktik tedavi ve Mulligan mobilizasyon tekniğinin ev egzersiz programı ile uygulandığında, ağrı, fonksiyon ve eklem hareket açıklığına katkı sağlayabileceği görülmüştür.