
24
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Havacılıkta kullanılan akıllı teknolojilerin performans değerlendirmesi ve gelecek önerileri
Savunma Havacılığı konusunda Wright kardeşler tarafından 1903 yılında gerçekleşen ilk uçuştan bu yana uçakların hızları, kullandıkları iletişim araçları, yön bulma sistemleri, uçak arıza sistem ve göstergeleri, pilotların kullandığı kıyafetler vb. konularda hızlı bir gelişme yaşanmıştır. İçerisinde bulunulan 21'inci yüzyılda ise bu gelişmelerin artık dakikalara kadar indirgenebilmiş olduğu görülmektedir. Yaşanan bu gelişmelerde ise akıllı teknolojilerin önemli bir rolü vardır. GPS, kablosuz ağlar ve kızılötesi görüş gibi sistemler savunma havacılığında kullanılan en temel akıllı teknolojilerden bazılarıdır. Bu sistemler ile birlikte yapay zekâ konusu da bu alanda büyük bir öneme sahiptir. Yapay zekânın savunma havacılığında kullanımı ise sistemlerin matematiksel olarak modellenerek MATLAB, PHYTON ve C++ gibi çeşitli yazılım programları vasıtasıyla hayata geçirilmesi ile mümkün olmaktadır. Savunma havacılığı alanında ilk askeri savaş uçağı, 1912 yılında Osmanlı-İtalya arasında gerçekleşen Trablusgarp savaşında keşif amaçlı kullanılmıştır. Günümüzde askeri uçaklar keşif, önleme, himaye, bombalama, nakliye ve arama kurtarma gibi çeşitli görevlerde kullanılmaktadır. Tüm bu görevlerde yukarıda belirtilen ve tez içerisinde bahsedilecek olan diğer akıllı teknolojileri ve bu teknolojilerin gelişimi için ise yapay zekâyı kullanılmaktadır. Bu tez ile Türkiye'nin bulunduğu coğrafi koşullar değerlendirilerek dün, bugün ve gelecekte yapay zekânın ve akıllı teknolojilerin savunma havacılığındaki rolünü çeşitli enstrümanlarla ortaya koymak hedeflenmiştir.
Kent içi yolcu taşımacılığında akıllı ulaşım sistemleri uygulamaları
Bugün gelişmiş ülkeler başta olmak 1960'lı yıllardan beri birçok ülkede Akıllı Ulaşım Sistemleri konusunda hızla çalışmalar yapılmakta ve politikalar geliştirilmektedir. Akıllı Ulaşım Sistemleri Japonya, Amerika, Avustralya gibi gelişmiş ülkelerde başlamıştır ancak teknolojik gelişmelerin de etkisiyle günümüzde Hollanda, Singapur, Almanya, Güney Kore, İngiltere gibi ülkeler de Akıllı Ulaşım Sistemleri konusunda çalışmalar yürütmektedir. Tüm dünyada yaşanan teknolojik gelişmelerin etkisiyle Akıllı Ulaşım Sistemleri önemli bir pazar alanı oluşturmuştur ve bu da ülkeler arasında rekabet ortamı oluşmasına sebep olmuştur. Bu çalışmada, toplu ulaşım araçlarıyla erişim konusunda yaşanan problemlerin minimize edilmesi amacıyla akıllı ulaşım sistemleri teknolojileri ve yapay zekâ teknolojileri birlikte kullanılmıştır. Bu kapsamda öncelikle BURULAŞ'tan alınan ve 2019 yılı ocak ve haziran ayları arasında gerçekleşen yolculukları kapsayan veriler büyük boyutlu veriler Microsoft SQL Server ve Spyder programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Bu kapsamında 2019 yılı ocak ve haziran ayları içerisinde gerçekleşen Bursa Uludağ Üniversitesi varışlı yolculuklar bilet ve hat tiplerine göre belirli takvim günleri baz alınarak ay, gün, saat kriterlerine göre analiz edilmiştir. Analiz sonucunda hangi hattı en çok hangi bilet tipinin hangi zamanda kullandığı bilgisi elde edilmiştir. Elde edilen bu farklı hat ve bilet tiplerine ait yolcu sayısı verileri, Spyder aracılığıyla yolcu sayısı tahmini (forecasting) yapmak için kullanılmıştır. Böylelikle Bursa Uludağ Üniversitesi varışlı istenilen otobüs hatlarına ait farklı zamanlardaki yolcu sayısı tahminleri elde edilmiştir.
Ulusal düzeyli hava taşımacılığı işletmelerinde optimizasyon örneği: Bölgesel havacılık kapsamında değerlendirme
Havayolu ulaşımı, dinamik ve evrensel yapısı ile diğer ulaşım türlerinden farklı bir konumda bulunmaktadır. Bu yönüyle sürekli yenilenmekte ve farklılaşmaktadır. Farklılıkların yönünü, işletme gereksinimleri ve yolcuların beklentileri belirlemektedir. Son 20-25 yılda değişen yolcu pazarı ve istekleri ile daha belirgin bir uçuş tipi haline gelen bölgesel havayolu taşımacılığı, çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Sahip olduğu operasyonel özellikler ile diğer havacılık faaliyetlerine entegre olması ve tamamlayıcı görev üstlenmesi, bölgesel havayolu taşımacılığını önemli kılmaktadır. Bu çalışmada, bölgesel taşımacılık yapmayı hedefleyen bir havayolu işletmesi için operasyonel etkinliğini sağlayacak iki aşamalı bir karar verme yöntemi benimsenmiştir. Öncelikli olarak bölgesel hava taşımacılığı yapılacak havalimanı seçimi yapılarak uçuş rotasını saptamak amaçlanmaktadır. İkinci karar aşamasında, bu uçuşların gerçekleştirileceği ve bölgesel havacılıkta kullanılan uçak türleri arasından uçak tipini belirlemek hedeflenmektedir. Bu karar verme aşamalarında; ÇKKV yöntemlerinden AHP, TOPSIS ve CODAS kullanılmıştır. Çalışmada, karar verme yöntemlerine yeni bir bakış açısı olan ve 3boyutlu bulanık küme yaklaşımlarından Küresel Bulanık Kümeler ile söz konusu karar verme yöntemlerinin entegrasyonu kullanılmıştır. Hem havalimanı seçimi hem de uçak seçimi adına hibrit bir karar verme sistemi olarak Küresel Bulanık AHP-TOPSIS ve Küresel Bulanık AHP-CODAS yöntemleri benimsenmektedir. Her iki yöntemin karşılaştırmalı analizi yapılarak, alternatifler arasında amaca en uygun seçimi yapmak hedeflenmektedir.
Trafik kuralları ihlal tespit sistemleri
Büyük nüfus artışı ve ulaşım ağlarının aşırı yoğunlaşması nedeniyle trafik kazaları da artmaktadır. Bu kazalar çok büyük maddi ve manevi kayıplara neden olmakta ve kalkınmanın önünde bir engel olarak kabul edilmektedir. Kazalar sıklıkla tek bir nedenden ziyade değişkenlerin bir kombinasyonu tarafından tetiklenir. Bu kazaları azaltmanın en etkili yollarından biri, kontrol sistemlerini devreye sokmak, trafik kurallarını ihlal edenleri anında tespit etmek ve olası ihlalleri caydırmaktır. Trafik kuralları ihlal tespit sistemleri (TKİTS), trafik yönetimi yetkililerine yardımcı olmak için etkili bir çözümdür. TKİTS, kırmızı ışıkta geçme ve aşırı hız yapma gibi birçok trafik kuralı ihlallerini tespit edebilir. Bu nedenle, trafik kazalarının önlenmesi için oldukça önemli unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, TKİTS oluşturmak için kullanılan tekniklerin kapsamlı bir analitik koleksiyonunu önermeye odaklanmıştır. Bu çalışma, TKİTS fikirlerini organize etmek ve araştırmaları umut verici bir doğrultuda yönlendirmek için başvurulabilecek bir kaynak sağlamayı amaçlamaktadır. Günümüzde TKİTS oluşturmak için birçok teknik kullanılmaktadır. Bununla birlikte, Araç Tasarsız Ağlar olarak (VANET), Radyo Frekansı Tanımlama (RFID) ve Yapay zeka (AI) gibi en önemli ve umut verici olanlar bu projede ayrıntılarıyla tartışılmış, analiz edilmiş ve karşılaştırılmıştır.
Trafiğe ilişkin seslerin makine öğrenmesi yöntemleri ile sınıflandırılması
Sürücülerin güvenlik ve konforu, sürücü davranışlarını tahmin etme anlayışını genişleten yeni teknolojiler ve sürücü modelleme çalışmaları yoluyla on yıllar boyunca iyileştirilmiştir. Otonom sistemler ve etkileşimli sistemlerdeki kayda değer gelişmelere rağmen, yolcuları ve aracı dinamik bir vibro-akustik sistemin bileşenleri olarak ele alan yaklaşımlarda önemli ölçüde eksiklik bulunmaktadır. Araçlardaki ses, yalnızca aracın durumu ve çevre hakkında bilgi vermekle kalmaz, aynı zamanda sürücünün performansını, dikkatini ve sürüş keyfini de etkileyebilir. Bu tez, bir aracın algılanan sesleri ile psikoakustik rahatsızlık ölçütleri arasındaki etkileşimi araştırmayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Psikoakustik Metrikler, Akustik Yönelimli, Derin Takviyeli Öğrenme, Güvenlik
Bir otomotiv ana sanayi işletmesinde kaliteyi etkileyen faktörlerin veri madenciliği ile incelenmesi
Bu çalışmada, bir otomotiv ana sanayi işletmesinde zamana bağlı olarak oluşan değişimler sonucu meydana gelen hatalar analiz edilmiştir. Son muayene ve deney kontrollerinde tespit edilen hatalar incelenerek, sorumlularının tespiti, hata oluşumlarının nedenleri, hata oluşumuna sebep olan dış etkenlerin sonuçlarının analiz edilmesi tezin temel amacını oluşturmaktadır. Analizler yapılırken veri madenciliği teknikleri kullanılmıştır. Yapılan araştırmalar veri madenciliğinin kalite kontrol konusunda önemli yararlar ortaya koyduğunu göstermektedir. Veri madenciliği teknikleri içerisinde birçok algoritma kullanılmakta ve bunların içerisinde Apriori Algoritmasının birliktelik analizi konusunda ön plana çıktığı görülmektedir. Tezde, hataların oluşumuna etki eden faktörlerin bir birliktelik halinde hatayı oluşturup oluşturmadığının tespiti amaçlandığından, kullanılacak veri madenciliği tekniği olarak Apriori Algoritması seçilmiştir. Bu tez çalışmasında, bir otomotiv ana sanayi işletmesinde yapılması planlanan analizler sonucunda elde edilecek verilerin hata oluşumunun engellenmesinde ve oluşmuş hataların da ürün müşteriye sunulmadan tespit edilmesine katkıda bulunacağı düşünülmektedir.
Kamçı etkisinin akıllı talep tahmin yöntemleri ile incelenmesi
Piyasalardaki makro ve mikro değişikliklerin son tüketiciden tedarikçinin tedarikçisine olan zincirde talep değişiklikleri olarak yansımakta ve bu değişikliklerin etkisi gösterilmektedir. Bu etkiyi tahminlemek ve bunun etkisi azaltmak için çok farklı teknikler bulunmaktadır. Bu tez çalışmasında kamçı etkisinin etkilerine bakılırken daha iyi tahminleme modeli için yapay sinir ağları gibi akıllı tahmin yöntemleri kullanılarak bir uygulama yapılmıştır. Burada amaç iyi ve akıllı bir tahminleme ile kamçı etkisini azaltarak şirketlere değer katmaktır. Önerilen bu modeller sayesinde daha iyi tahminleme yaparak mevcut verimsizlikleri giderirken, termin sürelerinde ve envanter yönetiminde iyileştirmeler görülmüştür
Otoyollarda kullanılan akıllı ulaşım sistemi uygulamaları: Ankara-Niğde otoyolu ve Kuzey Marmara otoyolu arasında akıllı ulaşım sistemlerinin karşılaştırılması
İnsan nüfusunun artmasıyla, kişisel araç sahipliliği ve toplu ulaşımda kullanılan araç sayısı da artmaktadır. Trafik yoğunluğunun artması özellikle nüfus yoğunluğunun fazla olduğu kentlerde insanların yaşamını zorlaştırmaktadır. Günlük yaşamda hemen hemen her bireyin iş, okul, gezi vb. nedenlerle kullandığı ulaşım günlük yaşamlarının önemli bir zaman dilimini oluşturmaktadır. Ulaşım alanında bireylerin ulaşımda geçirdikleri kayıp zamanı, trafik kazalarını, tüketilen yakıt ve zararlı gaz salınımını azaltmaya yönelik verimli ve kaliteli yeni yollar yapılmaktadır. İhtiyaç duyulan yeni yollar sadece beton, çelik altyapısıyla değil akıllı ulaşım sistemi altyapısı ile donatılarak projelendirilmektedir. Çalışmaların bir kısmı da daha çok şehirlerarası ulaşımda hızlı ve güvenli yolculuğu sağlayan otoyollarda yapılmaktadır. Otoyollar araçların yüksek hızlarda seyrettiği, trafiğin yoğun olsa dahi trafik akışının sağlanması gereken karayollarıdır. Ülkemizde; ulaşım sektöründe içinde bulunduğu çağa ayak uydurmakta, modern karayolları inşa etmektedir. Trafik hacminin yüksek olduğu kesimlerde hızlı, güvenilir, konforlu ve akıllı otoyollar yapılmaktadır. Ülkemizde karayolu ulaşım projeleri kapsamında otoyollarda akıllı ulaşım sistemleri uygulamaları yapılmaktadır. Bu çalışmada ülkemizde yapımı tamamlanan Ankara-Niğde Otoyolu ve Kuzey Marmara Otoyolu'nun akıllı ulaşım sistemleri uygulamaları incelenmiştir. Otoyollar kendi aralarında akıllı ulaşım sistemleri yönünden karşılaştırılmıştır. Karar verme aşamasında ÇKKV yöntemlerinden AHP, TOPSIS ve ELECTRE kullanılmıştır. Akıllı ulaşım sistemlerini oluşturan kriterlerin ağırlıklandırılması için ilk olarak AHP yöntemi ile uygulama yapılmıştır. Bulunan sonuçlar neticesinde TOPSIS ve ELECTRE yöntemi ile de karşılaştırmalı analiz yapılarak, alternatiflerden en uygun olanın seçiminin yapılması amaçlanmaktadır.
Ulaşım problemleri ve akıllı kent talepleri: Bandırma örneği
Yaşam koşullarının ve kamu hizmetlerinin kentlerde daha iyi olması nedeni ile kırsal alanlardan kent merkezlerine göç eden insanlar kentlerde var olan işsizlik, barınma, ulaşım, eğitim, vb. sorunların daha da artmasına neden olmaktadır. Yaşam kalitesini yükseltmek amacı ile kentlere göç eden insanlar kentlerde var sorunların bir parçası haline gelmekte ve bu sorunlardan olumsuz olarak kendileri de etkilenmektedir. Kentlerde yaşanan sorunlardan biri de hiç kuşkusuz ulaşımdır. Özel araç sahipliğindeki artışa bağlı olarak kentte yaşanan trafik kazaları ile yoğunluğu, trafikte bekleme sürelerinin uzaması buna bağlı olarak stresin artması, otopark yetersizliği, gürültü ve hava kirliliği, araçların/esnafların kaldırım işgali vb. sorunlar kent içi ulaşımda karşılaşılan başlıca sorunlardır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan değişimler ve yenilikler son zamanlarda daha da hız kazanarak gündelik yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Önemi her geçen gün artan akıllı ulaşım sistemleri kent içi ulaşımda yaşanan sorunlara bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığı çözümler sunmaktadır. Bu çözümler arasında denetim sistemleri (hız, kırmızı ışık vb.), bilgilendirme ekranları, akıllı durak, elektronik ücret ödeme, mobil uygulama, vb. gelmektedir. Akıllı ulaşım sistemlerinin temel amacı trafik kazalarının önüne geçerek insanların can ve mal güvenliğini korumaktır. Bunun yanında çevrenin korunması, seyahat sürelerinin kısaltılması, yakıt miktarının azaltılması vb. amaçları da bulunmaktadır. Akıllı ulaşım sistemlerinin kent içi ulaşımda sunduğu çözüm önerileri (yeşil dalga, akıllı kavşak vb.) ve sağladığı kolaylıklar (akıllı durak, mobil uygulama vb.) ile kent yaşamında kent sakinlerinin yaşam kalitesi yükselmektedir. Bu sayede trafikte sürücü, yaya ve yolcu konumundaki kent sakinlerinin ulaşımları daha da kolay hale gelmektedir.
Hayvan taşımacılığında refahı artırmak için optimum rotanın belirlenmesi
Et ve et ürünlerine ihtiyacın artması, hayvanların yetişdirilerek kesilmesinin artmasına neden olur. Hayvanlar çiftliklerde büyütülerek nakliye araçlarıyla kesimhanelere taşınıyor. Taşıma sırasında hayvanların eski yerlerinden ayrılma ve yeni gruplarla karışma, taşıma süresi, araç titreşimi, gürültü gibi farklı streslere maruz kalıyor. Bu stresler hayvanların refahını etkiler ve kesim sonrası et kalitesinin düşmesine neden olur. Bu çalışmada, taşıma sırasında hayvanların metabolizmasını etkileyen faktörler incelenmiştir. Et kalitesini olumsuz etkileyen faktörlerin azaltılması için en kısa yol problemiyle ilgili bilgiler edinmiştir. Düğümler arasındaki en uygun yol bulma problemi, yeni dünya teknolojisi yılında bilgisayar bilimleri ve yapay zeka alanlarında daha kolay çözümlenebilir. En uygun yolun bulunması için farklı algoritmalarla ilgili araştırmalar yapılmıştır. Graflar hakkında bilgiler edinmiştir. Çalışmanın son bölümünde Dijkstra algoritması ve hızlı algoritma kullanılarak Matlab programında problem çözümü için uygulama yapılmıştır. Yapılan çalışmada algoritmalar karşılaştırılmış ve iki algoritmaya göre yol uzunlukları çıkarılmıştır. Dijkstra algoritmasıyla yapılan en uygun yolun bulunması için çiftlikten birinci kesimhaneye kadar olan mesafe 28.300, ikinci kesimhaneye kadar olan mesafe 39.800, üçüncü kesimhaneye kadar mesafe 42.900 olarak bulunmuştur. Hızlı algoritma ile yapılan en uygun yolun bulunması için birinci kesimhaneye kadar mesafenin 28.300, ikinci kesimhaneye kadar 43.700, üçüncü kesimhaneye kadar mesafe 42.900 olarak bulunmuştur.
Otonom araçların kavşaktan güvenli geçişi için oyun teorisine dayalı bir yöntem
Günümüzde insan emeğinin minimuma düşürülmesi yönünde bir çok işlerin hayata geçirildiği ve kendi karar verebilen teknolojilerin geliştiği görülmektedir. Ulaşım alanı da şu gelişim akımı ile ilerlemektedir. Otonom araçlar, artık ABD, Çin, İngiltere, Güney Kore, Yeni Zelanda gibi ülkelerde ulaşım, ticari, askeri ve s. alanlarda çokyönlü amaçlar için kullanılmaktadır. İnsan kaynaklı hataları, zaman kayıpları ve doğa kirliliği gibi sorunların düşürülmesi yönünde olağanüstü avantajlar sağlacak olan otonom araçların gelecekte çok sayıda piyasa sunulacaı ve insanlar tarafından tercihedileceği öngörülmektedir. Fakat, günümüzde altyapı ve texnik yetersizlik, güvenlik ve emniyet sorunları, satınalma, ulaşım ve işletme maliyetinin yüksek olması, otonom araçların yaygınlaşmasının önünde zorluklar oluşturmaktadır. Trafik sinyali ve dur işareti kontrolü gibi geleneksel trafik kontrol yöntemleri, literatürde gösterildiği gibi tüm talep seviyeleri için optimal değildir. Son zamanlarda, çok sayıda araştırma çalışması, kavşak kapasitesini artırmak ve dolayısıyla tıkanıklığı azaltmak için Akıllı Ulaşım Sistemi (AUS) uygulamalarını önerdi. Bu çalışmada, kontrolsüz kavşaklarda Kooperatif Adaptif Hız Kontrolü (CACC) sistemleri ile donatılmış otonom araç hareketlerini kontrol etmek için oyun teorisi tabanlı bir algoritma öneriyoruz. Anahtar Kelimeler: otonom araçlar, kontrolsuz kavşaklar, 5G teknolijisi, V2X teknolojisi, oyun teorisi
Sinyalize kavşakta ortalama taşıt gecikme sürelerinin optimizasyonu
Kentlerde ve kentler arası yollarda trafik hacminin artması nedeniyle yol ağlarının artmasına sebep olmaktadır. Yol ağlarının artması farklı türlü trafik akımlarının çarpışmasına yol açmaktadır. Bu çarpışmaları önlemek amacıyla eşdüzey ve farklı seviyeli kavşaklar yapılmaktadır. Kavşaklar sinyalize ve sinyalize olmayan kavşaklar olarak düzenlenir. Trafik yoğunluğu fazla olan yollarda sinyalizasyona ihtiyac olmaktadır. Bir kavşağın genel olarak güvenlikten sonrakı en önemli performans kriterlerinden biri ortalama taşıt gecikmeleridir. Kavşağın performansının yükselmesini etkileyen ortalama taşıt gecikmelerinin azaltılmasıdır. Bu tez çalışmasında, Azerbaycanın başkenti olan Bakü ilinde bulunan Badamdar-İsmayıl Qutqaşanlı kavşağı incelenmiştir. Bu kavşaktan elde edilen verilerle Webster yöntemi kullanılarak kavşak analizler yapılmış ve azalizler sonucunda kavşağın devre süresi mevcut devre süresi olarak belirlenmiştir. Bu devre süresine göre kavşağın performans kriterleri kapasite, yeşil süre, kuyruk uzunluğu ve ortalama taşıt gecikmeleri hesaplanmıştır. Sonra parçacık sürü optimizasyon algoritması kullanılarak ortalama taşıt gecikmeleri ve kapasite değeri tahmin edilmiş ve çözümleme sonuçları karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda parçacık sürü optimizasyonu algoritmasıyla hesaplanan ortalama taşıt gecikmeleri ve kavşak kapasite değerleri Webster yöntemine göre en iyi çözümleri vermiştir. Anahtar Kelimeler: Sinyalize Kavşaklar, Webster (Ingiliz) yöntemi, PSO, Kavşak Kapasitesive Ortalama Taşıt Gecikmesi
Derin öğrenme ile trafik işaretlerini tanıyan bir sürücü destek sistemi
Günümüzde toplumun ve ekonominin hızla gelişmesiyle birlikte otomobiller neredeyse her hane için uygun ulaşım modlarından biri haline gelmiştir. Bu, karayolu trafik ortamını giderek daha karmaşık hale getiriyor ve insanlar, sürücülere trafik işareti bilgileri sağlayan, sürücü işlemlerini düzenleyen veya yol güvenliğini sağlamak için araç kontrolüne yardımcı olan akıllı görüş destekli uygulamalara sahip olmayı önemli hale getiriyor. Daha önemli işlevlerden biri olan trafik işareti algılama ve tanıma, yurtiçinde ve yurtdışında araştırmacıların sıcak araştırma yönü haline geldi. Esas olarak, gerçek zamanlı yol görüntülerini yakalamak ve daha sonra yolda karşılaşılan trafik işaretlerini tespit etmek ve tanımlamak için araç kameralarının kullanılmasıdır, böylece sürüş sistemine doğru bilgi sağlanır. Ancak, gerçek sahnedeki yol koşulları çok karmaşıktır. Uzun yıllar süren yoğun çalışmalardan sonra, araştırmacılar tanıma sistemini henüz pratik hale getiremediler ve daha fazla araştırma ve iyileştirmeye hala ihtiyaç bulunmaktadır. Geleneksel olarak trafik işaretleri, standart bilgisayarlı görme yöntemleri kullanılarak algılanır ve sınıflandırılır, ancak görüntünün önemli özelliklerini manuel olarak işlemek de oldukça zaman alır. Bilim ve teknolojinin gelişmesi ve ilerlemesiyle birlikte, giderek daha fazla bilim insanı bu sorunu çözmek için derin öğrenme teknolojisini kullanmaktadır. Derin öğrenme algoritmaları, sınıflandırma görevlerinde son teknoloji performanslar göstermiştir. Sonuç olarak, derin öğrenmeye dayalı nesne algılama algoritmaları, bilgisayarla görme görevlerinde popüler hale geldi. İki ana kategoriye ayrılabilirler: İki aşamalı algılama algoritmaları ve tek aşamalı algılama algoritmaları. İki aşamalı algılama algoritmaları, tek aşamalı algılama algoritmalarına kıyasla konum belirleme ve tanıma doğruluğu açısından daha iyi performansa sahiptir. Ancak, tek aşamalı algılama algoritmaları daha hızlı olacak şekilde tasarlanmıştır, bu da onları algılama süresinin çok önemli olduğu gerçek zamanlı uygulamalar için uygun hale getirir. Bu projede, esas olarak son teknoloji tek aşamalı algılama algoritmalarından bir trafik işareti algılama algoritması sunulmaktadır. Yol trafik işareti algılama ve tanıma uygulamasına dayanan, algılama ve tanımanın doğruluğuna ve yüksek verimliliğine odaklanmaktadır. Açık kaynaklı çerçeve olan YOLOv3 ve YOLOv7 kullanarak ile veri tabanı GTSDB (Alman Trafik İşareti Algılama Kıyaslaması) iki model oluşturuldu ve sırasıyla YOLOv7 97.3% ve YOLOv3 99.46% başarım değerleri elde edilmiştir. Trafik işaretlerini sınıflandırabilecek bir model elde etmek ve bu trafik işaretlerinden en kritiklerini öğrenip tanımlamak için bir derin evrişim sinir ağı algoritması önerilmiştir.
Engelliler için ulaşım önerileri: Balıkesir ili örneği
Kırsaldan kentlere göçün artışı nedeniyle şehirdeki nüfus artışı, ekonomik gelir artışı ve buna bağlı olarak araç sahipliliğinin artışı trafik yoğunluğunu ve ulaşım sorunlarını etkileyen en önemli unsurlar olmuştur. Bununla birlikte engelli bireyler için ulaşım sorunları toplumdaki engelli artışı nedeniyle daha da önemli hale gelmiştir. Özellikle engelli bireyler için ulaşımda düşünülmesi ve çözülmesi gereken çok önemli sorunlar gittikçe artmaktadır. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için gerek özel sektör gerek kamu sektörü ve ilgili bakanlıklar çeşitli çözümler ve ürünler sunmaktadır. Fakat bunların uygulanması mevzuatı yasal sorumlulukların yaygınlaştırılması, ticarileştirilmesi önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun en önemli göstergelerinden biri ulaşımda fırsat eşitliğinin kullanılamamasıdır. Ayrıca bu fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak için engelli bireylerin sorunlarını ele alan yeterli çalışmalar bulunmamaktadır. Bu boşluğu doldurmak ve benzer çalışmalara zemin hazırlamak için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi özelinde engelsiz ulaşım çalışması olarak bu tez yapılmıştır. Balıkesir'in seçilme sebebi tezin yapıldığı üniversitenin Balıkesir Büyükşehir Belediyesi sınırlarında olması, değişik ulaşım türlerine sahip olması, turizm açısından önemli bir yere sahip olması, göç alan şehirlerden olması bunun yanı sıra sürekli nüfus artışı olmasıdır. Bu amaçla engelli bireylerin kentçi ulaşımda karşılaştıkları sorunlar, beklentileri farkındalıkları ve kendilerine sunulan hizmetlerden memnuniyetlerini belirlemek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla anket çalışması yapılmıştır. Bu anket çalışması sonucunda edilen verilerin istatistik analizleri yapılarak sonuçlar yorumlanmış ve Balıkesir özelinde Türkiye genelinde çıkarımlar yapılmıştır.
Paylaşımlı e-skuter kullanımı ve yolculuklarının analizi: Bursa örneği
Son yıllardaki teknolojik gelişmeler ışığında kullanımı hızla artan akıllı telefonlarla birlikte paylaşım sistemleri yaygınlaşmaya başlamış ve bu sistemin ekonomik karşılığına ise paylaşım ekonomisi adı verilmiştir. Paylaşım sistemlerinden en çok etkilenen sektörlerin başında ise ulaşım sektörü gelmekte ve paylaşımlı hareketlilik kavramı ortaya çıkmasına neden olmuştur. Paylaşımlı hareketlilik ise kullanıcıların ihtiyaç duyduklarında skuter, bisiklet vb. ulaşım modlarına kısa süreli erişme imkanı sağlayan ve genellikle toplu taşıma gibi diğer modlara ilk veya son kilometre bağlantısı sağlama amacıyla hizmet veren bir aracın, bisikletin veya diğer düşük hızlı modların ortak kullanımı olarak tanımlanmaktadır. Paylaşımlı mikromobilite son yıllarda paylaşımlı e-skuter hizmetlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte dünya genelinde oldukça hızlı bir şekilde yaygınlaşmıştır. Henüz yeni bir mod olması nedeniyle paylaşımlı e-skuter hizmeti ile ilgili araştırmalar sınırlı ve yetersiz kalmaktadır. Bu eksikliği gidermek ve bu hizmetin kullanımlarını daha iyi anlayabilmek adına bu çalışmada Bursa ilinde paylaşımlı e-skuter kullanımı incelenmiştir. Bu kapsamda Bursa ilinde faaliyet gösteren bir paylaşımlı e-skuter hizmet sağlayıcısından elde edilen veriler ışığında paylaşımlı e-skuter yolculuk verilerinden yararlanılmıştır. Çalışmada Eylül 2020 ile Kasım 2022 tarihleri arasında toplam 27 aylık periyotta 26.492 kullanıcı tarafından gerçekleştirilen 195.720 yolculuk Microsoft Excel aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda paylaşımlı e-skuter kullanıcılarının ve yolculuklarının her yıl büyük bir artış göstermektedir. Yolculukların %78'inin 30 yaş altı genç kullanıcılar gerçekleştirildiği görülmektedir. Yolculukların %82'si toplam 100 adet yolculuktan daha az yolculuk gerçekleştiren kullanıcılar tarafından gerçekleştirilmiştir ve ortalama yolculuk süresi 11 dakika olarak gerçekleştiği görülmektedir. Haftanın günlerine göre yolculukların dağılımda anlamlı bir fark olmadığı ancak Cuma ve Cumartesi günlerindeki yolculukların daha fazla gerçekleştiği görülmektedir. Yolculuklar günün saatlerine göre incelendiğinde ise sabah mesai ve ders başlangıç saatleriyle yolculukların artmaya başladığı, yolculukların zirve saati ise 17.00 olarak gerçekleştiği ve zirve saatin ardından yolculukların azalmaya başladığı sonuçlarına ulaşılmıştır.
Paylaşımlı hareketliliğin yeni nesil ulaşım anlayışına etkisi
Son yıllarda ulaşım çözümlerindeki en iyi argümanlardan birisi olan Akıllı Ulaşım Sistemlerinin (AUS) yükselişine tanıklık ediyoruz desek hiç yanlış bir ifade olmayacaktır. Tüm dünyada en ilgi çekici ve gelişmeye en açık alanlardan olan AUS, artık bir sektör olarak görülmekte ve kabul edilmektedir. Uygulama yelpazesi oldukça geniş olan AUS'da özellikle pandemi döneminde paylaşımlı hareketlilik çözümleri herkesin oldukça dikkatini çekmiştir. Bu tez çalışmasında kendisinden oldukça fazla söz ettiren paylaşımlı hareketlilik üzerine bir araştırma ve sistematik inceleme yapılmıştır. Öncelikle Akıllı Ulaşım Sistemlerinin tanımı, bileşenleri, dünyadaki ve ülkemizdeki tarihçesi, uygulama alanları, faydaları, ekonomisi ve geleceğine dair genel bir çerçeve çizilmiştir. Ardından AUS mimarisi bölümünde, birlikte çalışabilirlik, mimarinin yapısı ve bileşenleri, AB ve ABD AUS mimarisi ile Türkiye'de bu konuda yapılan çalışmalara değinilmiştir. Paylaşımlı hareketlilik başlığında AUS mimarisi ile bağlantı ortaya konulmuş ve başlıca uygulamalar olan araç paylaşımı, yolculuk paylaşımı, bisiklet paylaşımı, skuter paylaşımından ve bu uygulamaları bünyesinde barındıran MaaS (Mobility as a Service) çözümünden bahsedilmiştir. Daha sonra paylaşımlı hareketliliğe ilişkin Avrupa Birliği, Kuzey Amerika, Asya ve Türkiye'den konuya dair görseller ve sayısal verilerle örnekler verilmiştir. Sondan bir önceki başlıkta ise paylaşımlı hareketliliğin yeni nesil ulaşım tercihleri üzerindeki etkisi açıklanmıştır. Genel hatlarıyla konu hakkında bilgiler verildikten sonra değerlendirmeler ve çıkarımlar yapılmıştır. Ayrıca ülkemizde de gelişmeye en açık alanlardan birisi olduğu için sonuçlardan yola çıkılarak birtakım öneriler sunulmuştur.
Ankara için engelsiz toplu ulaşım mobil uygulaması
Bugün gelişmiş ülkeler başta olmak 1960'lı yıllardan beri birçok ülkede Akıllı Ulaşım Sistemleri konusunda hızla çalışmalar yapılmakta ve politikalar geliştirilmektedir. Artan akıllı ulaşım sistemleri ile birlikte Dünya'da ve ülkemizde engellilere yönelik çalışmalarda hız kazanmaktadır. Engelli bireylerin ihtiyaçları analiz edilerek toplumsal yaşamda etkin rol oynamaları büyük önem taşımaktadır. Günlük hayattaki temel işlevlerini yürütmede karşılaştıkları sorunların azaltılması ile toplumsal hayata katılımlarına fayda sağlaması kaçınılmazdır. Bu çalışmada, Ankara' da yaşayan ve toplu ulaşım araçlarıyla bir yerden başka bir yere ulaşım sağlamak isteyen engelli bireylerin etkinliğini arttırabilmek için mobil uygulama tasarım ve önerisi yapılmıştır. Dünya'da ve ülkemizde engelli bireyler için tasarlanmış mobil uygulamalardan örnekler verilmiştir. Engelli tanımı, çeşitleri ve yaşadığı sorunlar anlatılmıştır. Ankara toplu ulaşım sistemleri hakkında genel bilgiler verilmiş ve engelli kart kullanımına dair veriler EGO Genel Müdürlüğü tarafından sağlanmıştır. Mobil uygulama tasarımı ve geliştirme önerisi Flutter programlama dili aracılığıyla yapılmıştır.
Trafik yönetim tekniklerinin incelenmesi: Akıllı ulaşım sistemleri bağlamında trafik yönetiminin geleceği
Son yıllarda, Türkiye de dahil olmak üzere dünya genelinde şehir içi ve şehirlerarası yollarda araç sayısı ve hareketlilik taleplerindeki artış, yol altyapısı kullanımının optimize edilmesine ve trafik yönetimin iyileştirilmesine yönelik çözüm arayışlarını hızlandırmaktadır. Ayrıca, trafik talebindeki arz-talep dengesini korumak ve ulaşımdan kaynaklanan olumsuz çevresel etkileri azaltmak için etkili trafik kontrol yöntemleri araştırılmaktadır. Bu doğrultuda, Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) hizmetleri, uygulamaları ve faaliyetleri, trafik yönetimi ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunmak için önemli bir potansiyele sahiptir. Bu tez çalışması; "trafik yönetimi", "trafik yönetimi ve AUS arasındaki ilişki" ve "trafik yönetimi için AUS uygulama önerileri" ana başlıklarını incelemektedir. İlk olarak trafik yönetimi, kontrolü, denetimi ve veri toplama için kullanılan teknolojiler avantaj ve dezavantajlarıyla birlikte incelenmiştir. Ardından, etkin trafik yönetimi için AUS çözümleri analiz edilmiştir. Trafik sıkışıklığını önlemeye yönelik trafik talep yönetimi stratejileri özetlenerek AUS'un bu stratejiler üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Tüm analiz ve değerlendirmelerin sonuçlarına dayanarak Türkiye için etkin trafik yönetimi çözüm önerileri listelenmiştir. Bu süreçte, literatür ve iyi dünya örnek uygulamaları üzerinde yapılan araştırma ve incelemelerden elde edilen sonuçlar kullanılarak Türkiye'nin yeni dönem Ulusal AUS Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın hazırlanmasına girdi olabilecek hususlar ortaya koyulmuştur. Ayrıca bu tez çalışması ile dünyada öne çıkan trafik yönetimi uygulamaları incelenerek Türkiye'de ulaşım faaliyetlerinin etkin ve verimli yürütülmesinde referans alınabilecek kaynak bir dokümanın temel çerçevesi oluşturulmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda, bu tez çalışması, trafik yönetiminin gelişiminde AUS'un etkilerini kapsamlı olarak inceleyerek Türkiye için Karayolu Kapasite El Kitabı niteliğinde bir referans dokümanın oluşturulmasında öncü olmayı hedefleyen ilk araştırmalar arasındadır. Sonuç olarak elde edilen bulgular doğrultusunda hazırlanan bu çalışma, karayolu trafik yönetimi ile ilgili faaliyet gösteren kuruluşlar ve yerel yönetimler gibi organizasyonlara, trafik yönetimi ve AUS alanında yapacakları çalışmalarda referans niteliğindedir. Aynı zamanda kent içi ve kentler arası etkili ulaşım planları hazırlanması, bu planların uygulanması, karar verme süreçlerinin iyileştirilmesi ve yol ağı ihtiyaç ve sorunları belirlenerek çözümler bulunması gibi hususlara katkı sağlamayı hedeflemektedir.
Otonom araçlar için trafikteki hareketli nesnelerin rotasının derin öğrenme tabanlı uçtan uca sistemle tahmin edilmesi
Otonom araç teknolojileri, trafik güvenliğinin artırılması ve ulaşımın daha verimli hale getirilmesi açısından kritik bir rol üstlenmektedir. Bu tez çalışmasında, otonom araçlar için trafikteki hareketli nesnelerin rotalarını, nesne algılama ve takip süreçlerini de içerecek şekilde uçtan uca tahmin eden Uçtan-Uca Rota adlı yeni bir yöntem ile rota tahmin aşaması için geliştirilen derin öğrenme tabanlı ROTA adlı model önerilmiştir. Çalışmada, LiDAR sensörlerinden elde edilen veriler kullanılarak trafikteki hareketli nesneler algılanmış; bu nesneler ardışık nokta bulutu çerçeveleri arasında takip edilerek kimlik numaraları atanmış ve izleri oluşturulmuştur. Nesne algılama ve takip aşamalarında, açık kaynak kodlu ve önceden eğitilmiş derin öğrenme modelleri kullanılmıştır. Her bir hareketli nesne için algılama süreci sonucunda elde edilen üç boyutlu çevreleyen kutular aracılığıyla konum, hız, ivmelenme ve yönelim bilgileri çıkarılmış; bu bilgiler doğrultusunda zaman içindeki izleri ve kimlikleri belirlenmiştir. Rota tahmini aşaması için heterojen çizge yapısını zamansal-uzamsal derin öğrenme modelleri ile birleştiren ROTA modeli geliştirilmiştir. Bu model, trafikteki nesneler arasındaki etkileşimleri ve hareket dinamiklerini öğrenerek, nesnelerin gelecekte izleyebilecekleri olası rotaları yüksek doğrulukla tahmin etmeyi hedeflemektedir. Önerilen yöntem ve model, araçlar, yayalar ve bisikletliler gibi farklı türdeki hareketli nesnelerin rotalarını tahmin etmede başarılı sonuçlar ortaya koymuştur. Gelecek 8 saniyeye yönelik rota tahminlerinde, ortalama 1,64 m Ortalama Yer Değiştirme Hatası (ADE) ve 3,91 m Son Yer Değiştirme Hatası (FDE) değerleri elde edilmiş; bu sonuçlar mevcut yöntemlere kıyasla sırasıyla %12,5 ve %18 oranında iyileşme sağlamıştır. Elde edilen bulgular, geliştirilen yöntemin ve modelin doğruluk ve etkinlik açısından güçlü bir alternatif sunduğunu ortaya koymaktadır.
Toplu taşıma ücretlendirme değişkenleri ve ücretsiz toplu taşıma sistemlerinin uygulanabilirliği; Ankara örneği
Bu çalışmada, Ücretsiz Toplu Taşıma (ÜTT) sistemlerinin sosyal, çevresel ve ekonomik boyutlarını kapsamlı bir şekilde ele alarak, bu politikaların dünyadaki ve Türkiye'deki uygulamalar üzerinden değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Ücretsiz toplu taşıma uygulamaları, ilk olarak 1960'lı ve 1970'li yıllarda gelişmiş ülkelerde, özel otomobil kullanımını azaltmak, kent içi ulaşımı daha sürdürülebilir hale getirmek ve toplu taşıma sistemlerini teşvik etmek amacıyla otomobil kullanımının artan yoğunluğuna tepki olarak ortaya çıkmıştır. Zamanla, kentleşme sürecinde ortaya çıkan trafik yoğunluğu, hava kirliliği, gürültü kirliliği ve fosil yakıt tüketimi gibi sorunlara çözüm üretme potansiyeli taşıdığı için birçok yerel yönetim tarafından ÜTT politikaları benimsenmiş ve farklı ölçeklerde uygulanmıştır. ÜTT sistemlerinin etkinliğini artıran faktörler öncelikle yerel dinamiklerin, kentsel altyapı ve ulaşım taleplerinin doğru analiz edilmesi, kaynak planlamasının yapılarak söz konusu sistemlerin finansal sürdürülebilirliğinin sağlanması, hizmet kalitesinin korunması ve kullanıcı memnuniyetinin sağlanmasıdır. Ücretsiz ulaşım politikalarının, yalnızca ulaşım sektörüyle sınırlı olmayan, kentlerin sosyal yapısını ve çevresel sürdürülebilirliğini de doğrudan etkileyen çok boyutlu politikalardır. Bu nedenle söz konusu politikaların, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda; çevresel duyarlılık, ekonomik verimlilik ve toplumsal adalet ilkeleriyle uyumlu olacak şekilde tasarlanması gerekmektedir. ÜTT sistemlerinin başarılı şekilde uygulanması durumunda; kent içi hareketliliğin arttırılması, bireysel araç kullanımının azaltılması yoluyla trafik sıkışıklığının hafifletilmesi, hava kalitesinin iyileştirilmesi ve toplumsal eşitliğin güçlendirilmesi gibi çeşitli faydalar sağlanabilecektir. Ancak bu faydaların elde edilebilmesi için sistemin planlama, uygulama ve izleme süreçlerinde karşılaşılabilecek zorluklara yönelik stratejik çözümler geliştirilmesi gerekmektedir. Bu açıdan çalışma, Türkiye'nin başkenti Ankara ili özelinde bir ücretsiz toplu taşıma modeli geliştirmeyi ve bu modele ilişkin çeşitli senaryolar oluşturmayı hedeflemektedir. Ankara ilinin mevcut toplu taşıma altyapısı ve kullanıcı profili dikkate alınarak geliştirilen senaryolar, sürdürülebilir bir ÜTT sisteminin kente entegrasyonu açısından yol gösterici niteliktedir. Çalışma sonucunda önerilen modelin, Ankara'da daha kapsayıcı, erişilebilir ve çevre dostu bir ulaşım sistemi kurulmasına katkı sağlaması amaçlanmaktadır.
Balıkesir ilinde pandemi dönemi ve sonrasında trafik yoğunluğu ve araç kullanım alışkanlıklarının değişimi
COVID-19 pandemisi, dünya genelinde bireylerin yaşam biçimlerini ve sosyal dinamiklerini derinden etkilemiştir. Bu çalışmada, pandeminin Balıkesir ili özelinde şehir içi trafik yoğunluğu ve bireylerin araç kullanım alışkanlıkları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Pandemi dönemi ve sonrasında trafik dinamiklerindeki değişimlerin analiz edilmesi, bu değişimlerin gelecekteki ulaşım politikalarına nasıl yön verebileceğini anlamak adına önemli bir çerçeve sunmaktadır. Çalışmada, Balıkesir il merkezindeki 19 sinyalize kavşakta pandemi dönemi (2021-2022) ve pandemi sonrası dönem (2023-2024) arasındaki araç geçiş yoğunlukları analiz edilmiştir. Kavşaklarda gözlemlenen trafik yoğunluğu dalgalanmaları, doğrusal regresyon modelleri ile değerlendirilmiş ve bireysel araç kullanımındaki artış ile toplu taşıma tercihlerindeki düşüşler detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Özellikle, sanayi bölgeleri gibi ekonomik faaliyetlerin yoğun olduğu alanlardaki trafik akışlarının pandemiden daha az etkilendiği, buna karşın ticari ve sosyal merkezlerde trafik yoğunluğunun belirgin şekilde azaldığı tespit edilmiştir. Bu çalışma, pandemi sürecinde elde edilen verilerin sürdürülebilir trafik yönetimi ve ulaşım planlaması açısından önemini ortaya koymaktadır. Çalışma sonunda, akıllı trafik sistemlerinin benimsenmesi, çevreci ulaşım modlarının teşvik edilmesi ve toplu taşıma sistemlerinin cazibesinin artırılmasına yönelik öneriler sunulmuştur. Elde edilen sonuçların, şehir içi trafik dinamiklerinin iyileştirilmesi ve gelecekte benzer kriz durumlarına hazırlık yapılması noktasında katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Toplu taşımacılıkta kiralama modeli: Ankara ili örneği
Ülkemizde toplu taşıma hizmetlerinin koordinesi karmaşık bir yapıya sahip olmakla merkezi hükümet; politika, stratejik hedef, yatırım kararları ve mevzuat düzenlemelerinde rol oynarken; yerel yönetimler uygulama, denetim ve hizmet sunumu süreçlerinde sorumluluk almaktadır. Toplu taşıma hizmetlerinin sadece kamu eliyle sunulduğu şehirler mevcut iken kamu ve özel işletmecilerin birlikte çalıştığı toplu taşıma sistemleri de bulunmaktadır. Ülkemizde toplu taşıma hizmetlerinin ana omurgasını lastik tekerlekli toplu taşıma sistemleri oluşturmaktadır. Dünya genelinde toplu taşıma sistemlerinde raylı sistemlerin kullanılmadığı pek çok kent var iken lastik tekerlekli toplu taşıma sistemlerinin kullanılmadığı kent neredeyse yoktur. Geçmiş dönemlerde toplu taşıma hizmetlerinin sunulmasında kamu idarelerinin yetersiz kalması sonucunda özel işletmecilerin kentsel toplu taşıma hizmetlerine katılması kolay hale gelmiştir. Yerel idarelerden aldıkları yetki doğrultusunda özel toplu taşıma işletmecileri; minibüs, dolmuş, özel halk otobüsü ve özel toplu taşıma araçları ile toplu taşıma hizmeti sunmaya başlamışlardır. Bu çalışmada, toplu taşıma hizmetlerinde kullanılan işletme modelleri incelenerek literatüre katkı sağlanması ve toplu taşıma hizmetlerinin sunulması esnasında uygulanan işletme modellerine alternatif bir kiralama modeli önerisi getirilerek yerel idarelerin kentsel toplu taşıma hizmetlerine ayırdıkları kaynakların daha etkin ve verimli şekilde kullanılmasını sağlamak amaçlanmaktadır. Bu modelde, özel işletmeciler gelir riskini üstlenmedikleri için sundukları hizmetin niteliğini iyileştirebilecek ve farklı hatlarda çalışan özel işletmeciler arasında meydana gelen gelir adaletsizliği giderilmiş olacaktır. Ayrıca özel işletmeciler; bu model ile birlikte ücretsiz ve indirimli yolcu almaktan kaçınamayacak ve keyfi davranışlara bağlı olarak sefer gerçekleştirmeme yapamayacaktır. Böylece daha düzenli, sürdürülebilir ve yönetilebilir bir toplu taşıma hizmeti sağlanabilecektir.
Büyükşehir ulaşım koridorlarında emisyon yönetimi için yerel bitki dokusuna dayalı bir model önerisi: D-100 Karayolu Göztepe kavşağı örneği
Günümüzde kontrolsüz kentleşme ve motorlu taşıt mobilitesi, ulaşım kaynaklı emisyonları (PM₂.₅, NOₓ, CO, CO₂) kentsel ekosistem ve halk sağlığı üzerinde temel bir tehdit unsuru haline getirmiştir. Bu tez çalışması, söz konusu kirleticilerin sönümlenmesinde yol kenarı bitkilendirme stratejilerinin etkinliğini, veri temelli ve çok boyutlu bir karar destek modeli çerçevesinde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın temel özgünlüğü, biyolojik ekosistem servislerini teknik karar mekanizmalarıyla entegre eden disiplinlerarası bir metodoloji sunmasıdır. Araştırma kapsamında, i-Tree Eco tabanlı karbon tutma verileri ve IPCC Tier 1 emisyon envanter protokolü; SWARA, DEMATEL ve Shannon's Entropy yöntemlerinden oluşan hibrit bir ağırlıklandırma yaklaşımıyla birleştirilmiştir. Geliştirilen bu model aracılığıyla; ağaç, çalı ve yer örtücü formundaki 32 alternatif tür, 12 farklı çevresel ve ekonomik kriter doğrultusunda TOPSIS algoritması ile optimize edilmiştir. İstanbul D-100 Karayolu Göztepe Kavşağı ekseninde yürütülen saha analizleri sonucunda; Robinia pseudoacacia, Nerium oleander ve Hedera helix türleri en yüksek performans indeksine sahip taksonlar olarak belirlenmiştir. Ayrıca İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa illerinin hava kalitesi verileri üzerinden yapılan projeksiyonlar, önerilen modelin bölgesel uygulanabilirliğini doğrulamıştır. Araştırma bulguları, "çok katmanlı bitkilendirme" stratejilerinin kentsel mikroklima ve hava kalitesi üzerinde sinerjik bir iyileştirme sağladığını kanıtlamaktadır. Bu çalışma, yeşil altyapı çözümlerinin ulaşım planlama politikalarına entegrasyonu için ölçeklenebilir ve özgün bir metodolojik yol haritası sunmaktadır.
Otonom trafik ışıkları kontrolü ve optimizasyonu
Akıllı ulaşım sistemleri ve akıllı şehircilik kavramlarının en önemli uygulama alanlarından olan, aynı zamanda hem araç hem ilgili trafik sistemlerinin entegrasyonuna odaklı konular içerisinde "Otonom Trafik Işıkları Kontrolü ve Optimizasyonu" yüksek öneme sahiptir. Trafik ışıklarının sabit zamanlama kurgusuyla çalıştırılması yaşanılan trafik deneyiminde olumsuz sonuçlara sebebiyet verebilmektedir. Bu çalışmada görüntü işleme teknolojisinin kavşak trafik ışıklarını trafik yoğunluğunun tespitiyle tetikleyen, proaktif ve dinamik bir yapıya büründüren, araç yoğunluğunun olduğu yola öncelik verilerek farklı senaryolardaki sonuçlarının karşılaştırmalı analizinin yapılması amaçlanmıştır.