
22
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde teknoloji kullanımının kaygı üzerine etkisi
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde teknoloji kullanımının kaygı üzerine etkisinin belirlenmesini amaçlayan bu çalışmada, araştırma modeli olarak tek grup ön-test- son-test desenli deneysel model kullanılmıştır. Araştırma, 2019 – 2020 öğretim yılında Bartın Üniversitesi Dil Eğitim ve Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde (BÜDEM) ve İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi'nde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen 26 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama amacıyla Kişisel Bilgi Formu ve Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenme Kaygısı Ölçeği kullanılmıştır. Bu çalışmanın uygulama sürecine 6 haftalık bir süre ayrılmıştır. Öğrencilerle ilk hafta ön-test kaygı ölçeği uygulanmış ve kaygı düzeyleri belirlenmiştir. Altı hafta boyunca uzaktan eğitimle konu anlatımı yapılmış ve öğrencilerin mobil uygulamaları kullanmaları teşvik edilmiştir. Altı haftanın sonunda son-test ile son kaygı düzeyleri belirlenmiştir. Öğrencilerin Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenme Kaygısı Ölçeğinden aldıkları puanlar SPSS programına aktarılmış, verilerin normal dağılım gösterip göstermemesine uygun olarak parametrik veya non-parametrik testlerden uygun olanları kullanılmıştır. Sonuçlar p<0,005 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırma sonunda yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin kaygı düzeylerinin orta düzeyde olduğu, verilen eğitimin, öğrencilerin demografik özelliklerini ve bilişim teknolojilerini kullanmalarının kaygı düzeylerini etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yabancı dil olarak Türkçe, Yabancı dil olarak Türkçe öğrenme kaygısı, Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde teknoloji kullanımı
Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan okuma metinlerinin Türkçenin sesletimi edinimine etkisi (Bosna Hersek örneği)
Bu çalışmada, Türkçe öğrenen temel seviyedeki Bosna Hersekli öğrencilerinin sesli okuma etkinlikleri sırasında sesletim hatası yapmış oldukları sesbirimlerin tespit edilmesinin ardından yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan okuma metinlerinin Türkçenin sesletimi edinimine olan etkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Boşnak öğrencilerin seslendirdiği okuma metinlerindeki sesbirimler, sesbilgisel çevrede farklı niteliklere sahip ünsüzlerle birlikteliklerindeki konumları göz önünde bulundurularak Praat (Boersma ve Weenink, 2020) programı ile çözümlenmiş, R dilinde IPA değerleri ile şekillendirilmiş ve katılımcıların Türkçe ünlüleri üretimleri R programlama dili çerçevesinde incelenmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu temel dil yeterlilik seviyesindeki Türkçe öğrenen 15-20 yaş aralığındaki 25'i kadın ve 15'i erkek olmak üzere toplam 40 Boşnak öğrenci oluşturmuştur. Katılımcıların seçiminde öğrencilerin her birinin ana dilinin Boşnakça olması kriteri aranmıştır. Araştırma, okuma metinlerinin yabancı öğrencilerin Türkçe sesletim becerilerine olan etkilerinin tespit edilmesi amacıyla karma araştırma modeli kullanılmıştır. Buna göre Praat (Boersma ve Weenink, 2020) ses analizi programı ile elde edilen verilerin niceliksel çıktıları betimsel analiz modeline uygun olarak yapılandırılmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonuçları, temel seviyedeki Boşnak öğrencilerin Boşnak alfabesinde bulunmayan Türkçeye özgü /ı/, /ö/, /ü/ sesbirimlerini doğru seslendiremediklerini; özellikle ötümlü ses çevresindeki ünlüleri olması gerekenden daha geride eklemlediğini; cümle ve sözcük vurgularının ise Türk konuşurlarından farklı gerçekleştirildiğini göstermektedir. Buna göre, /ı/, /ö/, /ü/ gibi Türkçeye özgü sesbirimlerin A1 düzeyinden itibaren farklı sözcük ve cümleler ile sıklıkla örneklendirildiği okuma metinlerinin Türkçe sesletim ediniminin kazandırılması için faydalı olacağı sonucuna ulaşılmıştır.
İkinci dil ediniminde hedef ve kaynak dilin sözlüksel alt kategorilenme uyumsuzluğu
Bir dilde yer alan sözcükler olay, olgu, kavram veya nesneleri soyut ya da somut anlam düzeyinde ifade eder. Bir ya da birden çok ses biriminden oluşan sözcükler bu bağlamda kendilerine ait alt anlam alanlarını da içerir. Sözcükler bu kullanımlarla birlikte değişik biçimbirimler alabilir. Söz konusu biçimler dilin söz varlığı ile dolaysız bir ilişki içerisindedir. Söz varlığı ise dile ait sözcüklerin, sözcük türlerinin, sözcüklere ait kavramların, kalıp sözlerin vb. de olduğu soyut bir sözlüktür. Bir yabancı dili öğrenen bireylerin öğrenmek durumunda olduğu sözcük bilgisi aslında hedef dilin soyut sözlüğüdür. Bu anlamda hedef ve kaynak dil arasındaki sözcük bilgisinin ve bu sözcüklerin gösterge değeri sunduğu anlam alanının ortaya konulması gerekmektedir. Zira yabancı dil öğrenimde görülen sorunlardan biri de tam olarak bu noktada karşımıza çıkmaktadır. Hedef dilde bulunan bir sözcük-kavram eşleşmesi anadilde bulunmayabilir. Bunun sebebi genellikle kaynak dilin bir üst kavramı dilselleştirmiş olması, kullanıcıların hedef dildeki altkavram için de bu sözcüğü kullanıyor olmasıdır. Öğrenici, bu tür sözcüklerin farkına varma, bağlamında kullanma, eş dizimli sözcükleri öğrenmeye ilk günden itibaren başlamaktadır. Temel seviyeden itibaren öğretilen temenni sözcükleri de dâhil olmak üzere öğrencinin bu sözcüklerin farkına varması gerekmektedir. Dolayısıyla dil öğretiminde de bu tür eşleşme uyumsuzluklarının öğretilmesi temel seviyeden başlanarak öğretim programının içerisinde yer alması gereken önemli bir kavramdır. Bu çalışma Türkçeyi ikinci dil olarak öğrenen öğrencilerin anadillerinde bulunmayan eşleşmelerin Türkçe kullanımlarına etkisini araştırmaktadır. Anadili İngilizce olan; yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi konularında homojen bir şekilde oluşturulmuş katılımcılar üzerinde yapılan çalışma, literatür taraması ile tespit edilen cümleler üzerinden çalışmanın evrenini oluşturmuştur. Araştırma hakkında bilgilendirilen üç dil düzeyindeki katılımcıların eşleşme uyumsuzluklarını anlayamadıkları ve Türkçedeki anlam farklılıklarını tespit edemedikleri araştırılmıştır. Ortaya çıkan veriler eşleşme uyumsuzluklarının dil öğrenimindeki etkisini göstermektedir. Ortaya çıkan veriler neticesinde eşleşme uyumsuzluklarının dil öğreniminde dikkat edilmesi gereken unsurları ortaya konulmuş, gerekli öneriler sunulmuştur.
Yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarındaki okuma metinlerinin diller için Avrupa Ortak Başvuru Metnine uygunluğu
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kitap odaklı ve okuma metinleri merkezli çalışmalar yeterli düzeyde değildir. Bu sebeple Yeni İstanbul Uluslararası Öğrenciler İçin Türkçe öğretim setindeki okuma metinleri tüm düzeylerde Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programı'na uygunluk bakımından ele alınmıştır. Ders kitaplarının niteliği referans metne göre saptanmaya çalışılmıştır. Böylece alandaki kitap çalışmalarına fikir sunabilmek, kitapların niteliği hakkında daha iyi çalışmaların ortaya çıkmasına katkı sunmak amaçlanmıştır. A1, A2, B1, B2, C1 düzeyindeki okuma metinleri, Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programı'ndaki kazanımlara, metin türlerine, metin işlevlerine ve dil kullanım alanlarına uygunluk açısından incelenmiştir. Çalışmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Öğretim setinde "Kültürden Kültüre" bölümleri hariç toplam seksen dokuz okuma metni bulunmaktadır. Bu metinlerden seksen yedisi Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programı'nın okuma kategorileri ve kazanımlarıyla örtüşürken yalnızca iki metnin örtüşmediği saptanmıştır. Seksen dokuz metinden elli yedisi özel geliştirilmiş metinken, otuz ikisi özgün metindir. Metinlerde kamusal ve kişisel alanların ön planda olduğu, meslek alanınınsa en çok ihmal edilen alan olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Dil işlevleri açısından ise, bilgiyi açıklama ve araştırma işlevinin en çok tekrar eden işlev olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda öğretim setindeki metin sayısının ve söylem çeşitliliğinin artırılması gerektiği, öğretim setinde dilin farklı işlevlerine ve kazanımlarına yer verilmesi gerektiği şeklinde öneriler paylaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, ders kitabı, okuma metinleri, Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programı
Yabancı dil olarak Türkçe eğitiminde yazma becerisini değerlendirmeye yönelik dereceli puanlama anahtarı geliştirme çalışması
Bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yazma becerisini değerlendirmede geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmek amaçlanmıştır. Kurumlarda yazma sınavlarının puanlanmasında yaşanan sorunlar ve standart bir dereceli puanlama anahtarının alanda bulunmayışı bu çalışmanın çıkış noktası olmuştur. Araştırma Bartın Üniversitesi Dil Eğitim Merkezinde eğitim vermekte olan öğretmenler üzerinden yürütülmüştür. Veri toplamak için hazırlanan uzman değerlendirme formları ilgili alanyazın ve konu ile ilgili benzer ölçekler incelenerek geliştirilmiştir. Ayrıca veri toplama sürecinde uzmanlara yöneltilen görüşme soruları sonucunda elde edilen nitel bulgulardan yararlanılmıştır. 30 maddeden oluşan anket form ile alanında uzman 30 öğretmenden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler analize tabi tutulmuştur. Araştırmada ölçeğin kapsam geçerliliğini incelemek için uzmanların görüşleri alındıktan sonra anket formlarının frekans dağılımına bakılarak %49,75'i değerlendirme sorularına katıldığını, %40,25'i tamamen katıldığını ifade ederken %8,46'sı katılmadığını, %1,54'ü hiç katılmadığı şeklinde sonuçlar elde edilmiştir. Ölçeğin güvenirliği, puanlayıcıların verdikleri puanlar arasındaki uyumun tutarlığı incelenerek yapılmıştır. Güvenirlik tespiti için Kendall W uyuşum kat sayısı yöntemi kullanılmıştır. Analiz sonucunda geliştirilen ölçeklerin uyum katsayısı A1 seviyesi için .700, A2 seviyesi için .801, B1-B2 seviyeleri için .828, C1 seviyesi için .807 olarak bulunmuştur. Sonuçlar doğrultusunda tutarlılık katsayısı değerlerinin 1'e yaklaşması geliştirilen DPA'ların güvenirliğine kanıt oluşturmaktadır. Yapılan analizler sonucunda A1, A2-, B1-B2, C1 seviyelerine uygun geliştirilen dereceli puanlama anahtarlarının geçerli ve güvenilir ölçme araçları olduğu yazma sınavlarını değerlendirmede kullanılabileceği söylenebilmektedir.
İstanbul yabancılar için Türkçe B1 ders kitabı okuma metinlerinin değerler eğitimi bakımından incelenmesi
Bu çalışmada İstanbul Yabancılar İçin Türkçe B1 Ders Kitabındaki okuma metinleri 2019 senesinde yayımlanan Türkçe Öğretim Programı içerisinde bulunan on adet kök değere göre incelenmiştir. İncelemeler, metinde değerlerin varlığına ve kullanım sıklığına göre yapılmış olup sonuçlar tablo haline getirilmiştir. İstanbul Yabancılar İçin Türkçe B1 Ders Kitabı'ndaki on sekiz metin sırayla verildikten sonra değerler bakımından her biri tek tek ve sırayla incelenmiş olup sonuçlar her metinden sonra belirtilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda İstanbul Yabancılar İçin Türkçe B1 kitabında değerlerden bahsedildiği görülmüştür. Verilen değerlerin ise tam aktarılabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Ders kitabı bünyesinde bulunan 18 farklı metinde toplam 76 değerin işlendiği gözlemlenmiştir. En çok dürüstlük ve özdenetim değerine, en az vatanseverlik değerine rastlanmıştır. Diğer değerler olan adalet, dostluk, özdenetim, sabır, saygı, sevgi, yardımseverlik metinde gözlemlenmiştir. Dürüstlük, adalet, öz denetim, sorumluluk, saygı, dostluk, sevgi, sabır, yardımseverlik, vatanseverlik terimlerinden 2018 yılında yayımlanan Türkçe Öğretim Programı'nda değerler şeklinde bahsedilirken aynı 2019 yılında yayımlanan Türkçe Öğretim Programı'nda kök değerler şeklinde bahsetmiştir. İki farklı öğretim programında da terimler aynı isimdeyken tek farklılık değerler/kök değerler başlığı olmuştur. İstanbul Yabancılar İçin Türkçe B1 Ders Kitabı'ndaki on sekiz metin Türkçe Öğretim Programı'nda yer alan on farklı değer/kök değere göre incelenip metinlerde hangi değerlerin bulunduğu belirtildikten sonra tüm değerler başlıklar halinde verilmiş olup hangi metinde bulunduğu tablolar haline getirilmiştir.
Yabancılara türkçe öğretiminde drama tekniğinin kullanımı üzerine yapılan çalışmaların incelenmesi
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin günümüzde oldukça yaygınlaştığı görülmektedir. Gerek siyasi, gerekse ekonomik ilişkilerin yanı sıra; Türkçenin eski ve köklü bir dil olmasının da Türkçe öğrenen yabancı sayısının gün geçtikçe artmasında ve bu dili öğrenmeye güdülemede önemli etkenler olduğu düşünülmektedir. Eğitim öğretimde yöntem olarak kullanılan yaratıcı drama tekniği bireyi merkeze almaktadır. Dil öğretimine; öğrenciye bilgi yüklemekten çok, bir beceri kazandırma olarak bakmak daha doğru olacaktır. Bunun için de, ders sürecinde öğrencilerin aktif katılımlarına yönelik çalışmalar yapılması, tekdüze anlatımlar yerine uygulamaya yönelik eğitim-öğretim süreçlerine önem verilmesi oldukça önemlidir. Öğrenilen bir şey kullanılmadığı zaman unutulmaktadır. Drama ile öğrenmeyi kalıcı hale getirilebilecektir. Dramada sonuç ya da dramanın mükemmelliği önemli değildir. Asıl olan süreçtir. Drama seyirciler için oynanmaz. Önemli olan öğrencinin kendi isteğiyle ve istediği oranda katılımıdır (Önder, 2012). Dramda bireylere özgür ortamlar tanınmaktadır. Bu sebeple öğrencilerde dil öğrenmeye karşı isteklilik uyandırılabilmektedir. yapar (Morgül, 1999:15, Akt. Özcan,2013).Yaratıcı drama etkinliklerinde, genel olarak bir kavram, bir davranış, bir düşünce ya da bir olay, tiyatro etkinliklerinden yararlanılarak canlandırılır (Yalçın ve Aytaş, 2007:24).Yaratıcı drama, doğaçlama, rol oynama vb. tiyatro ya da drama tekniklerinden yararlanarak bir grup çalışması içinde bireylerin bir yaşantıyı, bir olayı, bir fikri, bir eğitim ünitesini kimi zaman da soyut bir kavramı ya da davranışı eski bilişsel örüntülerin yeniden düzenlenmesi yoluyla ve gözlem, deneyim, duygu ve yaşantıların gözden geçirilmesiyle "oyun" süreçlerinden geçirilerek anlamlandırılması, canlandırılmasıdır (San, 1990, Akt. Özcan,2013). Yaşamda karşılaşılan problemler bu etkinliklerle yeniden canlandırılmaktadır. Geleneksel eğitim yöntemlerindeki pasif konumdaki öğrenci yaratıcı drama yöntemi ile yerini, etkin konumdaki öğrenciye bırakır. Yaratıcı dramada, rol oynama, pandomim, doğaçlama gibi teknikler kullanılarak, bireylerin bir yaşantıyı, bir fikri, bir olayı, bir kavramı, gözlem ve yaşantıların düzenlendiği etkinliklerle canlandıracaktır. Türkçe eğitimde bu teknikle ilgili birçok çalışma bulunmaktadır fakat yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde bu teknikle ilgili yeterli çalışmaların olmadığı gözlenmiştir. Alanda yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde drama tekniğiyle oluşturulmuş yeterli miktarda tez, makale bulunmamaktadır. Yaratıcı drama alanında yapılan alan yazın taramasında konu hakkında yapılmış tezlerin incelemesine yönelik çok az sayıda çalışmaya ulaşılmıştır. Lisansüstü çalışma yapacaklara yaratıcı drama alanında yapılan çalışmalarla birlikte çalışılacak konu, yöntemi ve grubu seçerken alternatif destek sağlayacağı düşünülmektedir. Yapılmış çalışmaların bir arada bulunması bireylerin çalışmalarına yol gösterici olabileceği gibi yeni ve farklı bakış açılarına sahip çalışmalarının da ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde alınyazında drama tekniğiyle oluşturulan makale ve lisansüstü tezlerin sayısı az olduğu gibi çeşitlilik açısından da eksik olduğu görülmektedir. Alanda yaratıcı drama tekniğiyle ilgili araştırmaların artırılmasının gerektiğiyle ilgili çalışmaların mevcut durumundaki yetersizliğini vererek arttırılacağı düşünülmektedir. Alandaki çalışmaların yetersiz olduğunu betimleyerek yaratıcı drama tekniğinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde artırılması gerektiği konusunda araştırmacılar tarafından dikkatini çekmesini amaçlanmıştır. Alanda bu konuyla ilgili tezler oldukça az ve bu yapılan bu çalışmaların hangi konular üzerinde çalışıldığını belirlemek araştırmacılara yol göstereceğini düşünülmektedir. Böylece yapılan bu çalışma yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yaratıcı drama yönteminin alınyazındaki konumu ve kapsamını ortaya koymak amacıyla ve bu alanda yapılabilecek çalışmalara yol göstermesi açından önemli görülmektedir. Yapılan bu çalışma ile yaratıcı drama tekniğiyle yapılmış makale ve lisansüstü çalışmalarının incelenmesiyle alana bütüncül bir bakış açısı kazandırmak amaçlanmaktadır. İncelenen makale ve lisansüstü tezler içerik (sonuç, sorun ve öneriler) olarak hem de bibliyometrik özellikler(yıl, yöntem, teknik, tür, vb.) bakımından incelenecektir. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde drama tekniği alanında yapılmış lisansüstü tezler ve makalelerin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amacıyla hazırlanan bu çalışmada, YÖK ulusal tez Merkezinde yer alan izinli tüm lisansüstü tezlerin çeşitli değişkenleri göz önüne alarak yaratıcı drama alanına genel bir bakış açısı sağlanmaya çalışılacaktır. İlgili alan yazında konu ile ilgili çalışmaların çeşitli değişkenler açısından yazılan lisansüstü tezlerin ve makalelerin değerlendirildiği herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Bu araştırmanın amacı Yabancı Dil Olarak Türkçe öğretiminde drama alanında lisansüstü tezlerin ve makalelerin bibliyometrik özelliklerini ve içerik özelliklerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde drama tekniği alanında yapılmış makale ve lisansüstü çalışmalarının eğilimlerini ortaya çıkarmaktır Araştırmanın kuramsal çerçevesinde yaratıcı dramanın eğitimdeki yeri ve önemi, dil öğretimine katkısı incelenecektir. Ardından drama uygulama basamaklarından bahsedilerek çeşitli drama teknikleri ve özellikleri değerlendirilecektir. Araştırma nitel araştırma yöntemiyle yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak doküman analizinden faydalanılacaktır. Bu lisansüstü tezler ve makaleler içerik analizi yöntemi ile analiz edilerek yorumlanacaktır. Araştırma kapsamında lisansüstü tezler yazıldıkları yıl, türleri, araştırma yöntem ve desenleri, örneklem grubu ve örneklem seçimleri, veri toplama araçları, veri analiz teknikleri, çalışılan temalar ve disiplinlerine göre analiz edilerek yorumlanmıştır. Bununla birlikte lisansüstü tezlerde belirtilen sorunlar, sonuçlar ve öneriler bölümleri ayrıca incelenecektir.
Yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarının 21. yüzyıl becerileri açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarında yer alan okuma metinlerini 21. yüzyıl becerileri açısından incelemektir. Bu amaç doğrultusunda yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarında yer alan metinler, 21. yüzyıl becerileri çerçevesinde "yaşam ve kariyer becerileri, öğrenme ve yenilikçilik becerileri, bilgi, medya ve teknoloji becerileri" esas alınarak incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesiyle gerçekleştirilen araştırmanın veri setini Yeni İstanbul Uluslararası Öğrenciler İçin Ders Kitabı B1, B2, C1 ve Yedi İklim Türkçe Ders Kitabı B1, B2, C1 seviye ders kitapları oluşturmaktadır. Yeni İstanbul kitap setlerindeki toplam 53 ve Yedi İklim kitap setlerindeki toplam 233 okuma metni araştırma kapsamında ele alınmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre Yeni İstanbul kitap setindeki okuma metinlerinde yer verilen 21. yüzyıl becerisi sayısının B1 seviyesi ders kitabında 162, B2 seviyesi ders kitabında 126 ve C1 seviyesi ders kitabında da 80 olmak üzere toplam 368 olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında Yedi İklim kitap setindeki okuma metinlerinde yer verilen 21. yüzyıl becerisi sayısının B1 seviyesi ders kitabında 197, B2 seviyesi ders kitabında 146 ve C1 seviyesi ders kitabında da 131 olmak üzere toplam 474 olduğu belirlenmiştir. Yeni İstanbul ve Yedi İklim ders kitaplarında incelenen seviyelerin tümünde en fazla yer alan becerinin "öğrenme ve yenilikçilik" ana becerisi olduğu, bu beceriyi "yaşam ve kariyer becerileri"nin takip ettiği, "bilgi, medya ve teknolojileri" becerilerinin ise okuma metinlerinde en az yer alan ana beceri olduğu ortaya çıkmıştır. 21. yüzyıl becerilerine ait alt becerilerin ders kitaplarında yer alma durumunda ise eleştirel düşünme ve problem çözme becerisinin metinlerde en fazla yer verilen beceri olduğu tespit edilmiştir. Yeni İstanbul B1 ders kitabında en az yer verilen becerinin medya okuryazarlığı olduğu, bilgi okuryazarlığı becerisine ise yer verilmediği görülmüştür. Yeni İstanbul B2 ders kitabında medya okuryazarlığı ve işbirliği becerilerinin en az yer alan beceriler olduğu, bilgi okuryazarlığı becerisine ise yer verilmediği; Yeni İstanbul C1 ders kitabında sosyal ve kültürlerarası beceriler, bilgi iletişim teknolojileri okuryazarlığı, iletişim ve işbirliği becerilerinin en az yer verilen beceriler olduğu, bilgi okuryazarlığı, esneklik ve uyum, medya okuryazarlığı becerilerinin ise metinlerde yer almadığı tespit edilmiştir. Yedi İklim B1 ders kitabında en az yer verilen becerinin liderlik ve sorumluluk becerisi olduğu; Yedi İklim B2 ders kitabında bilgi okuryazarlığı becerisinin, Yedi İklim C1 ders kitabında ise medya okuryazarlığı becerisinin en az yer alan beceri olduğu ortaya çıkmıştır.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi A2 kuruna yönelik okuma sınavı geliştirme
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde ölçme ve değerlendirme önemli ve üzerine çalışılması gereken alanlardan biridir. Sağlıklı bir şekilde ölçme-değerlendirme yapabilmek için ölçme araçlarının geçerli ve güvenilir olması ve öğreticilerin bu alanda yetkin olması şarttır. Aksi hâlde öğrenicilerin yanlış düzeylere yerleşmesi, Türkçeden uzaklaşması, dile karşı önyargılı yaklaşması kaçınılmaz olur. Öğrenicilerin yanlış değerlendirme sonucunda bir alt kura yerleşmeleri bildikleri yapıları tekrar görecekleri için dilden uzaklaşmalarına, bir üst kura yerleşmeleri akademik anlamda eksiklikler yaşamalarına neden olmaktadır. Tüm bu sorunların önüne geçebilmek için, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde öğrenicilerin madde yazma ilkelerine ve düzeyin kazanımlarına uygun geçerli ve güvenilir bir sınava girmeleri elzemdir. Bu araştırmanın amacı yabancılara Türkçe öğretiminde A2 kurunda kullanmaya uygun, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış okuduğunu anlama sınavı geliştirmektir. Araştırma, A2 düzeyine yönelik okuduğunu anlama sınavı geliştirme alanında ilk çalışma olacağı için literatürdeki boşluğu dolduracak olması ve örnek bir okuduğunu anlama sınavı olması sebebiyle önem arz etmektedir. Araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Bartın Üniversitesi TÖMER'de A2 düzeyi Türkçe kurunu tamamlayıp A2 kur atlama sınavına girecek 54 öğrenici oluşturmuştur. Bu süreçte sırasıyla testin amacını belirleme, ölçülecek özellikleri saptama, maddelerin yazılması, madde redaksiyonunun yapılması, deneme formunun hazırlanması, deneme sonuçlarının puanlanması, madde analizi ve madde seçimi ve nihai testin istatistiklerinin kestirilmesi adımları izlenmiştir Araştırmanın nitel boyutunda Avrupa Ortak Dil Ölçütleri Çerçeve Metni okuma tür ve kazanımları ile Gazi TÖMER ve İstanbul Yabancılar İçin Türkçe ders kitaplarının kazanımları doküman incelemesi yöntemiyle incelenmiştir. İnceleme sonucunda belirtke tablosu oluşturulmuş ve sorular hazırlanmıştır. Belirtke tablosunun hazırlanması Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi A2 düzeyi okuma tanımlayıcıları, Ankara Üniversitesi TÖMER tarafından hazırlanan Yabancı Dil olarak Türkçe Programı ve Maarif Vakfı tarafından hazırlanan Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Programı ile de ilişkilendirilmiştir. Hazırlanan sorulara madde ve test analizleri yapılmıştır. Maddelerin güçlüğü doğru cevap yüzdesi ile belirlenmiştir, madde ayırt ediciliği üst ve alt grupların karşılaştırılması ile analiz edilmiştir. Testin güçlüğünü belirlemek için betimsel analizler (test ortalaması, standart sapma, test çarpıklık ve basıklık katsayıları) yapılmıştır, testin güvenirliğini belirlemek için Cronbach Alfa ve Spearman Brown iki yarı korelasyonuna bakılmıştır, testin kapsam geçerliğini belirlemek için uzman görüşleri alınmıştır. Son aşamada seçilen metinlere ve hazırlanan sorulara yönelik öğrenici görüşleri alınmıştır. Öğrenici görüşleri nitel betimsel analiz yapılarak incelenmiştir. Maddelerin seçimi ve düzenlemesi yapılarak geliştirilen okuduğunu anlama testi kullanıcılar için hazır hale getirilmiştir.
Sabahattin Ali'nin "Değirmen" hikâyesinin metindilbilimsel ölçütler çerçevesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B1 düzeyindeki öğrenciler için uyarlanması
Özgün metinler ana dili kullanıcıları için oluşturulduğundan dilin farklı kullanımlarını örnekleyen, kültür boyutunu gözler önüne seren bir içeriğe sahiptir. Ancak bu özellikler yabancı dil öğrencileri için dili çeşitli boyutlarda görme fırsatı sunduğu gibi dilsel yetersizlik hissi de yaratmaktadır. Metinlerin özgün kullanımı ileri düzey öğrenicilerinde başarı sağlarken temel ve orta düzeyde hedef dili öğrenenler için aynı derecede başarıyı sağlayamamaktadır. Edebî metinlerin öğrenici düzeyine uygun hale getirilmesi, metinlerin anlaşılırlığını artırmaktadır. Dil öğreniminde edebî metinler ileri düzeyde özgün şekliyle yer almaktadır. Edebî metinler her ne kadar dili doğal bir biçimde kullansa da estetiğe önem vererek farklı düşünce, algılama ve imge oluşturan hayal dünyası yapıtları arasında yer almaktadır. Edebî metinlerin oluşturulma amaçları arasında yabancı dil öğretmek yer almamaktadır. Söz konusu bu yapıtlar ana dili konuşucularına göre yazılmaktadır. Yabancı bir dili henüz yeni öğrenmeye başlayan öğreniciler için edebî metinleri özgün biçimleriyle öğretmek öğrenicilere faydadan çok zarar getirebilir. Öğrenici yeni bir dili öğrenirken karşılaştığı zorluklar karşısında anlaşılamayan bir şeyden uzak durma eğilimine girebilir. Bu bağlamda edebî metinlerin öğrenicinin düzeyine uygun hale getirilmesi ve metinlerin anlaşılabilirlik ile okunabilirlik düzeylerinin yükseltilmesi düşüncesi ortaya çıkmaktadır. Edebî metinlerin uyarlanması ise anlaşılırlığı arttıran bir uygulama olarak görülmektedir. Metin uyarlama çalışmaları artarak devam etmektedir. Ancak ders dışı okuma yapmak isteyen öğreniciler için halen sınırlı sayıda düzeye uygun okuma materyalleri bulunmaktadır. Bu çalışmada, Sabahattin Ali'nin "Değirmen" hikâyesi yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B1 düzeyindeki öğrenciler için metindilbilimsel ölçütler çerçevesinde uyarlanmıştır.
Yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarındaki kök değerlerin incelenmesi
Yabancılara Türkçe öğretiminde değerler eğitimi, Türk toplumunun kültürel değerlerinin tanıtılması ve dil öğrenicisinin içinde bulunduğu toplumla uzlaşım sağlaması açısından önemli görülmektedir. Bu çalışmanın amacı yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarındaki okuma metinlerinin kök değerler açısından durumunun incelenmesidir. Nitel araştırma yönteminde doküman incelemesiyle gerçekleştirilen araştırmanın veri setini Yedi İklim, Gazi TÖMER ve Yeni İstanbul yayın evlerine ait bağımsız dil seviyesinde ders kitaplarındaki okuma metinleri oluşturmaktadır. Ölçüt örneklem yöntemine göre seçilen kitaplarda toplam 124 metinde kök değerler incelenmiştir. Çalışmanın verileri içerik analiziyle çözümlenmiştir. Metinlerde kök değer cümleleri Talim ve Terbiye Kurumu tarafından 2017 yılında belirlenen kök değerler ve alt tutumları gösteren tabloya uygun şekilde her yayınevi için B1 ve B2 düzeyinde belirlenmiş ve kitap setlerinin kök değer sayıları hazırlanan grafikler aracılığıyla açıklanmıştır. Aynı yayınevine ait kitaplara ait veriler birlikte sunulduktan sonra kitap setlerinin bağımsız dil düzeyinde kök değer sayılarına ulaşılmış bu sayılardan hareketle yabancılara Türkçe öğretiminde bağımsız dil düzeyinde okuma metinlerinin kök değer sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmanın sonucunda Yedi İklim (f=246), Yeni İstanbul (f=243), Gazi TÖMER (f=234)kitap setlerinde toplam 723 değer tespit edilmiştir. Yardımseverlik (f=91), dürüstlük (f=88) öz denetim (f=78) metinlerde en sık yer verilen değerlerken adalet (f=64), sabır (f=63), sevgi (f=62) en az işlenen kök değerlerdir. Yayınevlerinin kendi içinde düzeyler arası incelemesinde kök değerlerin Yeni İstanbul ders kitabı dışında dil düzeyi arttıkça artış gösterdiği görülmüştür. Bununla birlikte değerlerin dağılımında yayınevlerinin kendi düzeyleri arasında ve üç yayınevinin birlikte kıyaslanması ile elde edilen bulgulara göre incelenen her kitapta öncelik verilen değerlerin birbiriyle benzer olmadığı belirlenmiştir. Kök değerlerle ilgili yayınevlerinin B1-B2 düzeyleri arasındaki ve farklı yayınevlerin bağımsız dil düzeyindeki sonuçlarının çeşitlilik göstermesinden hareketle bu farklılığı en aza indirmek amacıyla alan uzmanları, yayınevleri, kitap yazarları arasında ortak planlamaların yapılması, değerler eğitiminin nasıl yapılması gerektiğiyle ilgili program hazırlanması ve metin seçiminde metinlerde en az yer verilen kök değerlerin göz önünde bulundurulması gibi öneriler sunulmuştur.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde dijital öykülerin yazma motivasyonuna etkisi
Bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dijital öykü kullanımının öğrencilerin yazma motivasyonuna etkisi ve öğrencilerin dijital öykülere yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma nitel ve nicel veri toplama ve analiz yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma metot ile yürütülmüştür. Araştırmanın temelinde nicel yaklaşım kullanılmış olup verilerin desteklenmesi için de nitel yaklaşım kullanılmıştır. Nicel veri toplama kapsamında zayıf deneysel desenlerden tek grup ön test/son test desenine göre çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel veri toplama kapsamında ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Bartın Üniversitesi TÖMER'de B1 seviyesinde öğrenim gören 20 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin yazma motivasyonlarını belirlemek amacıyla "Yabancı Dil Olarak Türkçe Yazma Motivasyonu Ölçeği" ön test/son test olarak uygulanmıştır. Çalışma kur sınavlarından dolayı öğrencilerin gönüllü uygunluğuna göre dört haftaya yayılmış ve sekiz ders boyunca sürmüştür. Öğrenciler verilen etkinliklerdeki konu üzerinden dijital öykülerini oluşturmuşlardır. Çalışma bitiminde öğrencilerin dijital öykü materyaline yönelik motivasyonlarını belirlemek için "Öğretim Materyalleri Motivasyon Anketi (ÖMMA)" uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda dijital öykülere yönelik öğrenci görüşleri belirlenmiştir. Ön test/son test karşılaştırması için bağımlı gruplar t testi yapılmıştır. ÖMMA ise nicel betimsel analiz ile analiz edilmiştir. Öğrencilerin dijital öykülere yönelik görüşlerinin belirlenmesinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda deney grubuna uygulanan yazma motivasyonu ölçeğinin ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. ÖMMA ve öğrenci görüşmelerinde ise deney grubunun dijital öykülerle yazmayı sevdikleri, ilginç buldukları, zevk aldıkları ve motive oldukları belirlenmiştir. Bu konuda kararsız ve motive olmayan öğrencilerin de olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Dijital öykü, yazma becerisi, yabancı dil olarak Türkçe, yazma motivasyonu
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde deyimlerin yapay zekâ destekli animasyonlarla öğretimi
Dilimiz, kültürümüzün bir parçası ve en iyi yansıtıcılarından biridir. Dilimizin zenginliklerinden ve kültür aktarıcılarından olan deyimler, kalıplaşmış sözlerdir ve bir dili tam anlamıyla bilmek o dilin deyimlerini de bilmekten geçer. Mecaz anlamlı ve genelde soyut olan deyimler, öğrenilmesi ve akılda kalması zor ögelerdendir. Türkçenin ana dil ve yabancı dil olarak öğretiminde deyimler sadece ders kitaplarında geçtiğinde, anlamları verilerek öğretildiğinde bu öğrenmeler kalıcı ve etkili olmayabilir. Bu nedenle deyim öğretiminde çeşitli materyaller kullanmak ve deyim öğretimine gereken özeni göstermek etkili, eğlenceli ve kalıcı öğrenmeler sağlayacaktır. Bu çalışmayla hem Türk kültürünü yansıtan ve kültürlerarası etkileşime katkı sağlayan deyimlerin B2 seviyesinde öğretimi sağlanmış hem de yapay zekâ desteği ile özgün bir ders materyali olan animasyon filmleri oluşturulmuştur. Araştırmada karma yöntemin açıklayıcı deseni kullanılmıştır. Nicel veriler toplandıktan sonra nitel veriler toplanmıştır. Bartın Üniversitesi TÖMER'de öğrenim gören 11 öğrenci kontrol, 11 öğrenci deney grubunu oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Deyim Başarı Testi hazırlanmış ve ön test- son test olarak öğrencilere uygulanmıştır. Uygulama 5 hafta sürmüştür. Aynı zamanda uygulama sonunda deney grubu öğrencilerine uygulanmak üzere yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS27 paket programı kullanılırken nitel veriler içerik analizi yoluyla analiz edilmiştir. Başlangıçta deney ve kontrol grupları arasında deyim bilgileri bakımından anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Araştırma sonunda deyimleri animasyonlar ile öğrenen deney grubu ile deyimleri ders kitabından öğrenen kontrol grubu arasında deyim başarısı bakımından anlamlı fark olduğu görülmüştür. Yaş, cinsiyet, ülke faktörünün deyim öğrenme başarısında anlamlı fark oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerle yapılan nitel görüşme sonuçlarına göre öğrenciler bu uygulamayı eğlenceli bulmuş, hem göz hem kulağa hitap eden animasyonları beğenmiş ve daha sonra da deyim öğretiminde animasyonların kullanılmasını istemiştir. Bu çalışma; yapay zekâ destekli animasyonlarla deyim öğretiminin öğrencilerin daha etkili ve eğlenerek öğrenmelerinde etkili olduğunu göstermektedir. Çalışma farklı seviyelerdeki öğrenci grupları ile daha büyük gruplarda uygulanabilir ve böylece etkili ve kalıcı öğrenmeler sağlanabilir.
Doğrudan ve dolaylı geri bildirimin yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin yazma başarısına etkisi
Bu çalışmada, öğrenci kompozisyonlarına doğrudan ve dolaylı geri bildirim vermenin yazma başarısına etkisi ve öğrencilerin bu geri bildirime yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmanın yöntemi açımlayıcı karma desendir. Araştırmanın nicel verileri yarı deneysel desenlerden olan öntest sontest eşitlenmemiş karşılaştırma gruplu modelle toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise öğrencilerin karşılaştıkları geri bildirim türüne yönelik olarak hazırlanmış doğrudan ve dolaylı geri bildirimlere yönelik görüşme formu ile toplanmıştır. Çalışmanın örneklemini Bartın Üniversitesi TÖMER'de B1 seviyesinde öğrenim gören 37 öğrenci oluşturmaktadır. B1 seviyesi iki sınıf arasında araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu iki sınıftan birinin yazma kompozisyonlarına doğrudan geri bildirim, diğer sınıfın yazma kompozisyonlarına ise dolaylı geri bildirim verilmiştir. Çalışmaya başlamadan önce, B1 seviyesine geçmiş öğrencilerin yazma beceresindeki başarılarını saptamak amacıyla ilk derste A2 ve B1 seviyesine uygun bir yazma konusu verilerek öntest gerçekleştirilmiştir. Bir kur dönemi (6 hafta) boyunca öğrenciler normal ders süreçlerinde kullanılan kitaba bağlı kalarak aynı yazma çalışmalarını yapmışlardır. Sınıflar arasında yazma konuları, yazma süreleri ve yazma kriterleri aynı tutulmuştur. Değişken yalnızca öğrencilere verilen geri bildirim türü olmuştur. Kur başında öğrencilere verilen kompozisyon konusu sontest olarak öğrencilere kur sonunda yeniden verilmiş ve öğrencilerin aldıkları geri bildirim türüne bağlı olarak yazma becerisindeki gelişimleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda doğrudan ve dolaylı geri bildirimlere yönelik öğrenci görüşleri belirlenmiştir. Gruplar arası karşılaştırmalar için bağımsız gruplar t testi, grup içi karşılaştırmalar için eşleştirilmiş gruplar t testi yapılmıştır. Öğrencilerin doğrudan ve dolaylı geri bildirimlere yönelik görüşlerini belirleme aşamasında, görüşme formlarına betimsel analiz uygulanmıştır. Araştırma sonucunda geri bildirim alan grubun yazma başarısının dolaylı geri bildirim alan gruptan daha yüksek olduğu görülmüştür ancak aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Öğrenci görüşmelerinde ise doğrudan geri bildirim alan grubun aldıkları geri bildirimden memnun oldukları, dolaylı geri bildirim alan grupta memnun olan öğrencilerle birlikte kararsız ve memnun olmayan öğrencilerin de olduğu görülmüştür.
Söylem belirleyicilerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde B1-B2 seviyelerinde kullanımı
Bu araştırmanın amacı Türkçe öğretim sınıflarında sınıf içi söylemde Türkçe öğreten öğretim görevlilerinin Söylem belirleyicisi (SB) [discourse marker (DM)] kullanımı ve SB'lerin öğretimine dair düşünceleri, SB'lerin ikinci/yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B1 seviyesinden B2 seviyesine geçen öğrenciler tarafından kullanımı ve SB kullanım sıklığını ortaya koymaktır. Araştırma, öğrencilerin SB kullanım sıklığı nasıl bir dağılım göstermektedir ve SB kullanımında seviyeler arasında anlamlı fark var mıdır, sorularını soran ilk çalışma olacağı ve literatürdeki boşluğu dolduracağı için önem arz etmektedir. Araştırmanın yöntemi nitel araştırma desenlerinden durum (örnek olay) çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu Hacettepe Üniversitesi TÖMER'de öğrenim görmekte olup B1 seviyesinden B2 seviyesine geçen öğrenciler (n=10) ve Bartın Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Amasya Üniversitesi ve Hitit Üniversitesi'nde çalışan öğretim görevlileri (n=10) oluşturmaktadır. Bu süreçte sırasıyla Hacettepe Üniversitesi TÖMER'de yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B1 kurundan B2 kuruna geçen öğrencilere (n=10) Öğrenci Görüşme Formu (ÖGF) kullanılarak öğrencilerin 12 hafta boyunca her hafta SB kullanım verilerinin ses kaydı alınmıştır. CHAT çeviriyazı formatıyla yazılarak biçimbirimsel olarak kodlanmıştır ve öğrencilerin edimlerinde konuşmanın akışını ve bilgi akışını düzenleyen SB'ler önceden oluşturulan kod listelerine göre CLAN programında hesaplamak için Python'da yeni bir program yazılmıştır. Verilerin dağılımı Matplotlib çerçevesi kullanılarak, farklı seviyelerde ve haftalarda her öğrenci için kelime sıklıklarını gösteren grafikler oluşturulmuştur. Nihai sonuçların anlamlı olup olmadığı betimsel analiz edilmiştir. Bartın Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Amasya Üniversitesi ve Hitit Üniversitesi'nde çalışan öğretim görevlileriyle (n=10) yapılan görüşmelerde Öğretim Elemanı Görüşme Formu (ÖEGF) kullanılarak yazıya aktarılmış ve daha önceden belirlenen temalar çerçevesinde betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda WB, MM, MA, KK, AD, AK, OA, MZ, NS, SZ adlı öğrencilerin edimlerinde çeşitli SB'lerin farklı işlevde kullanımına rastlanmıştır. Bunların içinde sayıca en fazla olan DUR (ee, aa, ıı, ıımm, başka), duraksama belirleyicileridir. Duraksama belirleyicilerinden sonra en çok kullanılan SB'ler: AMA (ama), KUR (ve), EVT (evet), YNI (yani) olarak tespit edilmiştir. Bazı öğrencilerin ise BOY (böyle), OYL (öyle), İLŞ (o yüzden, bu yüzden), SON (ondan sonra, bundan sonra), FAL (falan, filan), AHH (ahh), YNI (yani), TAB (tabi, tabi ki) SB'leri hiç kullanmadıkları ya da az kullandıkları gözlenmiştir. Öğretim görevlileriyle görüşme sonucunda öğretim programında ve derslerde SB'lere doğrudan yer verilmediği tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda SB'lere ve işlevlerine ikinci/yabancı dil olarak Türkçe öğretim programlarında ve derslerinde yer verilmesi önerilmektedir.
Yabancılara Türkçe öğretiminde çizgi filmlerden yararlanma: Şirinler örneği
İnsanlar doğası gereği birbiriyle iletişim kurma ihtiyacı duyar. Birbiriyle kurdukları iletişim sayesinde kendilerini geliştirir ve hayatta bir yere sahip olurlar. İnsanların iletişim kurmasını sağlayan en yetkin araç dildir. Dil, insanların birbirini anlamasını ve kendini diğer insanlara anlatmasını sağlayan, farklı ve birden çok sesle örülmüş anlaşma biçimidir. Dil insanların duygu, düşünce ve fikirlerini ifade etmesine, dış dünya ile iletişime geçip sosyalleşmesine ve insanların yaşadıkları deneyimleri sonraki kuşaklara aktarmasına yardım eder. Bu gibi önemli nedenlerden ötürü, modern dünya devletlerinde dil ve zihinsel beceri eğitimleri küçük yaştan itibaren başlar ve devletler bu eğitimlere büyük önem verir. 21. Yüzyıl dünyasında, özellikle Avrupa'da "tek dil yerine "çok dil" anlayışı rağbet görmeye başlamıştır. Bunun bir sonucu olarak, ülkemizde de yabancı dil eğitiminin önemi her geçen gün artmaktadır. Dünyada yaşanan gelişmeler, uygulanan politikalar ve siyasi aktörlerin kararları sebebiyle, son on yıldır ülkemizdeki yabancı nüfus azımsanmayacak derecede artmıştır. Bunun bir getirisi olarak da ülkemize gelen yabancılarda Türkçe öğrenimine yönelik ilgi artmıştır ve bu da Türkçeyi daha kolay ve doğru öğretebilmek için Türkçe öğretim materyallerinin artmasına sebep olmuştur. Dünyadaki birçok örnekte gördüğümüz gibi, Türkçe öğretiminin temel kaynağını da ders kitapları oluşturmaktadır. Dil eğitiminin doğru bir şekilde yapılması için dört temel dil becerisi, kültür aktarımı ve ünite standartları büyük bir ehemmiyete sahiptir. Öğrencilerin örgün eğitim-öğretim sürecinde de oldukça büyük bir yere sahip olan ders kitapları, yabancı dil eğitiminde de aynı derecede öneme sahiptir. Dil bilgisi dilin ses şekil ve cümle yapılarını inceleyen ve bunların arasındaki ilişkileri saptayan bütüncül bir ögedir. Dil bilgisi yapıları dili var eden kuralların parçalar halinde ele alınması olarak adlandırılabilir. Bir dilin yetkin olarak kullanımı dil bilgisi yapılarına tam anlamıyla hâkim olmaktan geçmektedir. Yabancılara Türkçe öğretiminde dil bilgisi yapıları kısıtlı materyaller üzerinden öğretilmektedir. Bir dilin dil bilgisi yapılarının görsel işitsel bir materyalde sunulması öğrenciye ham bilgiye sahip olmanın yanında sesletim, doğru telaffuz ve bağlamda kullanım açısından katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde çizgi filmlerden yararlanılabilir mi sorusuna yanıt aranacaktır. Tarama yöntemi ile ilgili yayın ve araştırmalara bakıldığında Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde materyallerin içeriğinde eksikliklerin olduğu ve materyal çeşitlerinin yeterli olmadığı kanısına varılmıştır. Çok dillilik, çok kültürlülük ve iletişimsel boyut göz önünde bulundurulduğunda kültürler arası etkileşimden hareketle çizgi filmlerin her kültürde kendine yer bulması, evrensel nitelik taşıması onları dil öğretiminde etkili materyaller haline getirmektedir. Öğrenme ortamını tekdüzelikten kurtarmak adına basılı materyallerin yanında görsel işitsel materyallere de yer verilmelidir görsel işitsel bir materyal, dilin dört temel becerisine hizmet etmesi bakımından (dinleme, anlama, konuşma, yazma) basılı bir materyale oranla çok daha fazla etki yaratacaktır. Bu doğrultuda, Şirinler adlı çizgi filmin yabancılara Türkçe öğretiminde materyal olarak kullanılabilmesi için Yeni İstanbul Kitabı'nın A2, C1 seviyeleri dil bilgisi yapıları baz alınarak bölümlerin içerik analizi yapılacak ve düzeylere uygunluğuna bakılacaktır. Anahtar Kelimeler: Çizgi film diyalogları, dilbilgisi öğretimi, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, Yeni İstanbul uluslararası öğrenciler için Türkçe ders kitabı
TÖMER dil öğretim programlarının Avrupa dilleri ortak çerçeve programı becerilerine uygunluğunun değerlendirilmesi: Bartın Üniversitesi TÖMER örneği
Yabancılara Türkçe öğretiminde üniversite düzeyinde genel kabul görmüş bir dil eğitimi programı bulunmamaktadır. Bu sebeple kurumlar, Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı'nda belirtilen kur seviyeleri ve ilgili seviyelere uygun temel dil becerilerini dayanak alarak kurslarda uyguladıkları dil öğretim programını kendileri hazırlamaktadırlar. Bu çalışmada örneklem olarak alınan Bartın Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi B1 düzeyinde uygulanan dil öğretim programının, öğrencilerin Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı'nda belirtilen yeterlikleri kazanmasında ne düzeyde etkili olduğu, buna bağlı olarak programın yeterliği ve varsa geliştirilmesi gereken program bileşenlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bartın Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde B1 düzeyi 95 öğrenciden ve aynı kur düzeyinde görev yapan 11 öğretim görevlisinden veri toplanmıştır. Nicel veriler, 27 maddeden oluşan Temel Dil Becerileri Değerlendirme Ölçeği ve 30 maddeden oluşan Kurs Merkezi/ Öğretim Programı Değerlendirme Ölçeği uygulanarak toplanmıştır. Nitel veriler, öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak ve öğrencilere uygulanan ölçeklerin yer aldığı forma 4 açık uçlu soru eklenerek toplanmıştır. Nicel veri analizleri için betimsel istatistik, nitel veri analizleri için de içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, ortak bir program olmamasına rağmen Bartın Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi kurs programının Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı yönergelerine uygun olarak yürütüldüğü belirlenmiştir. Uygulanan programın genel olarak öğrencilerin ihtiyaçlarına hizmet ettiği, öğrencilerin kendilerini bulundukları kur düzeyi becerilerine göre yeterli buldukları ve program, kurs merkezi ve öğreticilere dair bazı zayıf yönlerden bahsedilse de çoğunlukla olumlu görüşe sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Buna ek olarak yazma ve konuşma derslerine daha fazla ağırlık verilmesini istedikleri belirlenmiştir. Öğreticilerin görüşleri de öğrenci görüşlerini destekler niteliktedir. Öğreticiler, yazma ve konuşma ders sürelerini yetersiz bulduklarını, ortak program olmadığı için kitaba bağlı işleyiş gerçekleştirdiklerini ve becerileri daha iyi edindirebilme amacıyla kitap dışı etkinlikler yapıldığını belirtmişlerdir. Ayrıca kurs merkezinde dil öğretiminin yanı sıra kültürel unsurlara da önem verildiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Avrupa dilleri ortak çerçeve programı, program değerlendirme, yeterlik.
Yabancı dil olarak Türkçe sınıflarında oyunlaştırılmış konuşma etkinliklerinin iletişim istekliliğine etkisi
Bu araştırmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe sınıflarında oyunlaştırılmış konuşma etkinliklerinin iletişim istekliliği üzerindeki etkisini incelemektedir. Nitel araştırma yaklaşımının kullanıldığı bu araştırmaya A2 ve B2 seviyelerinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen 16 uluslararası öğrencinin katılım sağlamış ve geliştirilen etkinliklerin uygulanması sonucunda yarı yapılandırılmış görüşmeler ve gözlemler gerçekleştirilmiştir. İçerik analizinin ardından ortaya çıkan bulgular tematik tablolarla yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar oyunlaştırılmış etkinlik kullanımının konuşma istekliliğini artırdığını, öğrencilerin kelime dağarcığındaki gelişimi ve sosyal etkileşimi desteklediğini, ayrıca öğrencilerin dil öğrenme motivasyonunu yükselttiğini göstermektedir. Diğer taraftan, oyunlaştırılmış konuşma etkinliklerinin öğrencilerin telaffuz becerilerinin gelişimini destekleyebileceği de bulgulardan ortaya çıkmaktadır. Bu sonuçlar, oyunlaştırılmış etkinliklerin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde etkili bir yöntem olarak kullanılabileceğini ortaya koymaktadır.
Yabancı dil olarak Türkçe öğrenicilerinin yazılı metinleri ile ChatGPT tarafından yazılan metinlerin niteliklerinin karşılaştırılması
ChatGPT, kullanıcının yazılı veya sözlü cümleleri ve sözcükleri gibi girdilerini alıp bunları yapılandırılmış dil komutlarına dönüştürerek çalışır. Bu komutlar daha sonra, dilin gramerini ve yapısını tanımanın yanı sıra bağlamsal olarak uygun bir şekilde anlayıp yanıt verebilen bir yapay zekâ öğrenimi algoritması aracılığıyla gönderilir. Araştırmalar yabancı dil öğretiminde, konuşma ve yazma becerisinin geliştirilmesinde ChatGPT'den yararlanmanın birçok olumlu özelliğine vurgu yapmaktadır. Bununla birlikte kullanıcıların etik bir anlayışla kullanması, elde edilen bilgilere eleştirel yaklaşması gerektiği de dikkate sunulmaktadır. Yapay zekâdan dil öğretim ortamında nasıl yararlanılabileceği, güvenilir bilgiler sunup sunmadığı konularının araştırılması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı yabancılara Türkçe öğretiminde yazma becerisini geliştirmede ChatGPT'den yararlanıp yararlanılamayacağını belirlemek ve yabancı dil olarak Türkçe öğrenen bireylerin yazılı anlatım becerileriyle ChatGPT tarafından oluşturulan metinlerin karmaşıklık, doğruluk, akıcılık ve işlevsel yeterlik açısından karşılaştırılmasını sağlamaktır. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırma kapsamında A2 ve B2 düzeyinde Türkçe öğrenen 43 öğrenicinin, ders kitabındaki yönergelere göre üç farklı konuda yazdıkları metinler incelenmiştir. Ardından aynı yönergelerle aynı konularda birer metin ChatGPT kullanılarak araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Ortaya çıkan metinler karmaşıklık, doğruluk, akıcılık ölçütleri ve işlevsel yeterlilik dereceli puan anahtarı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgulara göre; karmaşıklık bakımından ChatGPT metinleri genel olarak daha yüksek karmaşık cümle oranlarına sahiptir ancak bu oran düzeylere göre tutarlılık göstermemektedir. Doğruluk açısından ChatGPT, hem cümle hem de sözcük düzeyinde öğrenici metinlerine kıyasla oldukça yüksek doğruluk oranlarına sahiptir. Akıcılık boyutunda farklı sözcük kullanımı açısından ChatGPT'nin ortalamaları daha yüksek bulunmuş, ancak anlamlı sözcük oranı bakımından öğrenici metinleri bazı konularda daha yüksek değerlere ulaşmıştır. İşlevsel yeterlik açısından ise ChatGPT metinleri, özellikle görev gereksinimleri ve tutarlılık ölçütlerinde öğrenici metinlerinden daha yüksek puanlar almıştır. Ancak A2 düzeyindeki bazı öğrenici metinlerinin B2 düzeyindekilere göre daha nitelikli olduğu da dikkat çekmiştir. Bu sonuçlar, yabancılara Türkçe öğretiminde yazma becerisini geliştirme sürecinde ChatGPT'nin dil bilgisi açısından cümle ve sözcük düzeyinde doğruluğu geliştirmede ve metnin işlevsel yeterliğinin sağlanmasında destek sağlayabileceğini göstermektedir. İşlevsel yeterlik metnin anlamı açısından yeterli ve konuyla ilgili bir içerik sunmasını, görev gereksinimlerini karşılamasını, amacı ve fikirleri açıkça anlaşılan bir metin yazmayı, metni geçiş ve bağlantı ifadeleriyle tutarlı bir bütün haline getirmeyi kapsamaktadır. Yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin dil bilgisi açısından doğru, anlam açısından türe uygun bir içerik düzenlemelerini desteklemek için ChatGPT'den metni planlama veya yazılan metni gözden geçirme aşamalarında yararlanılması önerilmektedir.
Öğretim üyelerinin uluslararası lisans öğrencilerinden beklentileri
Bu çalışmanın amacı doğrultusunda, öğretim üyelerinin uluslararası öğrencilerden mesleki alana yönelik, dil yeterliliği, uyum süreçleri, eğitim-öğretim süreçlerindeki performansları ile etik ve ahlaki davranışlarına ilişkin beklentileri ortaya konulmuş; sürece yönelik bakış açıları tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma, uluslararası öğrencilerin lisans öncesi hazırlık süreçlerinde edinmeleri gereken yetkinliklere yönelik beklentileri belirleyerek ilerleyen dönemde yapılacak benzer çalışmalara da kaynaklık edebilecek niteliktedir. Bu kapsamda, Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde 2024-2025 eğitim öğretim döneminde görev yapan ve uluslararası lisans öğrencileriyle akademik bağlamda doğrudan iletişim kuran 12 öğretim üyesi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Bu çalışma öğretim üyelerinin deneyimlerinin anlamlandırılmasına dayandığı için nitel araştırma yöntemlerinden fenomonolojik (olgubilimsel) yaklaşımla gerçekleştirilmiştir. Bu sebeple çalışmanın veri toplama sürecinde veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analiz edilmesinde nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak görüşmelerden elde edilen veriler, araştırmanın amacı doğrultusunda kodlanmış, bu kodlar sınıflandırılarak araştırma bulgularını meydana getirecek, bu kodları temsil edecek kategoriler ve temalar oluşturulmuştur. Belirlenen her bir kod doğrudan alıntılarla örneklendirilerek desteklenmiştir. Çalışmada öğretim üyelerinin görüşleri; uluslararasılaşmaya yönelik bakış açıları, mühendislik alanına yönelik beklentileri, dil yeterliliğine ilişkin değerlendirmeleri, öğrenme sürecine yönelik beklentileri, uyum sürecine ilişkin görüşleri, etik ve ahlaki beklentileri sunulmuştur. Elde edilen bulgulara göre, öğretim üyeleri gerekli iyileştirmeler yapıldığı takdirde uluslararasılaşma sürecine yönelik olumlu bir bakış açısına sahiptir. Öğrencilerden; alanlarına yönelik gerekli altyapıya sahip olmaları, Türkçe dil yeterliliklerini tüm becerilerde akademik düzeyde geliştirmeleri, iletişimde çeviri desteğine ihtiyaç duymamaları, eğitim-öğretim süreçlerini hedef odaklı yürütmeleri, akademik bakış açılarını geliştirmeleri, grup çalışmalarına etkin katılım sağlamaları ve öğrenme sorumluluklarını üstlenmeleri beklenmektedir. Ayrıca öğrencilerin lisans eğitiminde yeterli hazırbulunuşluğa sahip olmaları, akademik, sosyal ve kültürel uyumlarını sağlamaları, derslere devam etmeleri, sınavlarda güvenilirliği zedeleyecek davranışlardan kaçınmaları, sınav kurallarına uymaları ve akademik çalışmalarda özgünlüğe, emek ve dürüstlüğe dikkat etmeleri gerektiği vurgulanmıştır.
Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan Yeni İstanbul Türkçe Ders Kitabındaki dinleme metinlerinin dil bilgisi açısından incelenmesi
Bu tez yabancılara Türkçe öğretimi alanında kullanılan ders kitaplarındaki dinleme bölümlerinin o ünitede öğretilmesi hedeflenen dil bilgisi konularını ne derecede temsil ettiğini araştırmayı amaçlamaktadır. Bunun için alanda sıkça kullanılan kitaplardan biri olan Yeni İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabındaki dinleme bölümleri incelenmiştir. Yeni İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı 5 seviyeden oluşmaktadır. Bunlar; A1, A2, B1, B2 ve C1 seviyeleridir. Her bir seviyenin çalışma kitabı bulunmaktadır. Ayrıca her bir ünite üç farklı alt konuya ayrılmış ve ünite başlarında öğretilmesi hedeflenen beceriler, dil bilgisi konuları ve kelime grupları sunulmuştur. Set içerik olarak Avrupa Diller İçin Ortak Başvuru metnine uygun bir şekilde okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerilerini geliştirecek şekilde hazırlanmıştır. Araştırma dinleme bölümlerinin metinlerinin yazımında dil bilgisi öğretimini destekleyecek içerikler hazırlama amacı güdülüp güdülmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu sonuca ulaşmak için ise söz konusu metinlerde geçen dil bilgisi öğelerinin ünitede öğretilen dil bilgisi öğelerini ne kadar içerdiğine, metinlerdeki dil bilgisi öğelerinin ilgili o ünitede öğretilen işlevini taşıyıp taşımadığına ve bu iki özellik açısından ünitelerin birbirleriyle tutarlı olup olmadığına bakılmıştır. Yeni İstanbul Ders Kitabının tüm serileri (A1, A2, B1, B2, C1) incelenmiş olup serinin içinde bulunan 132 tane dinleme metnine (ünite sonu video metinleri dahil) bakılmıştır. Çıkan sonuçlara bakıldığında A1 seviyesinden C1 seviyesine doğru bir düşüş gözlemlenmektedir. A1 kitabında dinleme metinlerinin dil bilgisini barındırma oranı 0,51, A2 kitabında 0,41, B1 kitabında 0,14, B2 kitabında 0,08 ve C1 kitabında 0,04'tür. Bu durum bizlere temel seviyelerde dinleme metinlerinin dil bilgisini daha çok desteklediği orta ve ileri düzeyde ise bu oranın azaldığını göstermektedir.
Yabancılara Türkçe öğretimi alanında kullanılan Yeni İstanbul Türkçe çalışma kitabındaki okuma metinlerinin dil bilgisi açısından incelenmesi
Bu tez, yabancılara Türkçe öğretimi alanında kullanılan çalışma kitaplarındaki okuma metinlerinin o ünitede öğretilmesi hedeflenen dil bilgisi konularını ne derece temsil ettiğini araştırmayı amaçlamaktadır. Bunun için alanda sıkça tercih edilen kitaplardan biri olan Yeni İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Çalışma Kitabı'ndaki okuma metinleri incelenmiştir. Araştırma okuma metinlerinde yer alan metinlerin dil bilgisi öğretimini destekleyecek içerikler sunma amacını taşıyıp taşımadığını ortaya koymayı hedeflemektedir. İncelenen Yeni İstanbul Uluslararası Öğrenciler İçin Türkçe Çalışma Kitabı Seti, A1, A2, B1, B2, C1 olmak üzere beş seviyeden oluşmaktadır. Her seviyeye ait çalışma kitabında üniteler A, B, C olmak üzere üç alt başlık altında toplanmıştır. Her alt konuda bir okuma metni ve her seviyede toplamda 18 okuma metni yer almaktadır. Tüm seviyelerde ise toplam 90 okuma metni incelenmiş olup bulgular tablo halinde sunulmuştur. Bu araştırmada sonuca ulaşmak için, Yeni İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Çalışma Kitabı'nın A1, A2, B1, B2 ve C1 seviyelerindeki toplam 90 okuma metni, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği ile incelenmiştir. Metinlerde geçen dil bilgisi öğelerinin, ünitede öğretilen dil bilgisi konularını ne ölçüde içerdiği, metinlerdeki dil bilgisi öğelerinin ilgili ünitede öğretilen işlevleri taşıyıp taşımadığı ve bu iki özellik açısından üniteler arasında tutarlılık olup olmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, dil bilgisi yapılarına yer verme oranı A1 seviyesinde 0,62, A2 seviyesinde 0,43, B1 seviyesinde 0,27, B2 seviyesinde 0,26, C1 seviyesinde 0,14 oranındadır. Bu doğrultuda A1 seviyesinden C1 seviyesine doğru bir düşüş gözlemlenmektedir. Sonuç olarak başlangıç seviyelerinde dil bilgisi hedeflerinin metinlerle desteklenme düzeyi daha yüksekken, orta ve ileri düzeylerde bu desteğin azaldığı görülmektedir.