
365
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Ortaokul Türkçe ders kitaplarının değer iletimi açısından incelenmesi
Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin giderek arttığı günümüz toplumunda insani değerler giderek azalmaktadır. Akılcılığa önem verirken sevgi, saygı, hoşgörü, çalışkanlık, dürüstlük gibi değerleri yitirmeyen bireylerin yetişmesi hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük bir önem arz etmektedir. Bireysel ve toplumsal açıdan gelişimin sağlanabilmesi için kültürel ve evrensel değerlere verilen önemin artması gerekmektedir. Eğitim-öğretim sürecinin vazgeçilmez birer parçası olan ders kitapları değer iletimi konusunda önemli bir yere sahiptir. Ders kitaplarında yer alan ve Türkçe'nin her türlü imkânından ve söz varlığı zenginliğinden yararlanılarak oluşturulmuş olan edebi eserler yoluyla milli ve evrensel değerlerin kazanılması sağlanmaktadır.Değer iletiminde önemli bir işleve sahip olan okulun, öğretim programının, örtük programın ve programın yansımaları olan ders kitaplarının değer iletimi açısından incelenmesi gerektiği düşünülmektedir. Buna dayanarak Türkçe ders kitaplarının değer iletimi açısından incelenmesinin bireysel ve toplumsal gelişim açısından önemini belirlemek gerekmektedir. Bu çalışmada Milli Eğitim Bakanlığına ait ortaokul Türkçe ders kitaplarının değerler iletimi açısından incelemesi yapılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ders kitaplarının seçilmesinin sebebi ülke genelinde birçok okulda bu kitapların kullanılması ve Türkçe ders kitaplarının öğretim materyali olmasının yanında değer iletimini sağlayan önemli kaynaklardan olmasıdır. Çalışmada Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak hazırlanmış ders kitaplarındaki metinler Schwartz'ın Değerler sınıflandırmasına göre incelenmiştir. Metinler doküman analizi ve betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler; giriş, ilgili yayın ve araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorumlar ve sonuç bölümüdür.
Mevlana'nın Mesnevi'sinden ilköğretim okulları için seçilen öykülerin eğitsel yönünün incelenmesi
Araştırmamız, Mevlâna'nın Mesnevî'sinden ilköğretim okulları için seçilen hikâyelerin eğitsel yönünün incelenmesi ile ilgilidir.Yaptığımız çalışmada: Mehmet Zeren'in hazırladığı ?Mevlâna'nın Mesnevisinden Seçme Hikâyeler? , Emine Sevim'in hazırladığı ?Mesnevî'den Seçme Hikâyeler?, Sadık Yalsızuçanlar'ın hazırladığı ?Mesnevî'den Hikâyeler? adlı eserler incelenmiştir. Her kitapta, çoğunluğu aynı olmakla birlikte, Mesnevî'deki hikâyelerin seçimi konusunda farklılıklar olduğu görülmüştür.Çalışmamızın başında Mevlâna'nın hayatı, eserleri, eğitim anlayışı ile hikâye türü ve Mesnevî hakkında gerekli açıklamalar yapılmış, çalışmamızda yaptığımız değerlendirmelerin dayandığı temeller ortaya konulmuştur.Hikâyeler üslûp, varlık ve şahıs kadrosu, vurgulanan kavramlar ve kullanılan yöntemler açısından incelenmiş, hikâyelerde kullanılan eğitsel unsurlara değinilmiştir. Her konu, en uygun örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır. Eğitsel cümleler de, uygun konu başlıklarıyla birlikte sunulmuştur. Mevlâna'nın hikâyelerinde gizli olan mesajlara ulaşılması için ufak ipuçları verme ve hikâyelerin anlaşılırlığını destekleme amacı güdülmüştür. Hikâyelerdeki her unsurun kullanım amacı açıklanarak eğitime sağladığı katkıya da değinilmiştir.Çalışmamızda ulaştığımız sonuçlar, tüm bu bilgi ve değerlendirmeler sonucu elde edilmiştir.
İlköğretim 8. sınıf Türkçe kitaplarındaki olaya dayalı metinlerin, öğrencilerin söz varlığını geliştirmedeki etkisi
Ana dili öğretiminin en önemli aracı, ders kitaplarındaki metinlerdir. Metinler de, öğrencilerin söz varlığı için son derece önemlidir. ?Olaya dayalı metinlerdeki söz varlığının öğrencilerin söz varlığına etkisi?nin ele alındığı bu araştırmada, ilköğretim 8. sınıf öğrencileri hedef alınmıştır. Bugüne kadar yapılan söz varlığı araştırmalarıyla hangi kelimenin, ne kadar ve nasıl öğretileceği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Böylece, daha çok, zihin faaliyetlerinden oluşan eğitim ve öğretim sürecine nereden başlanacağı bilinecektir.Bu çalışmada; söz varlığına açıklık getirilip, söz varlığının Türkçe Eğitimi Programındaki yerinden söz edilmiştir. Daha sonra temel dil becerilerindeki söz varlığı incelendi, en sonunda da söz varlığında metinlerin rolü ve söz varlığını geliştirme yolları etkinliklerle pekiştirilmiştir.Bulgular değerlendirilmiş, ulaşılan sonuçlar dikkate alınarak öneriler sıralanmıştır.
Şiirde ?gibi? edatının işlevi ve ilköğretim II. kademe Türkçe öğretiminde kullanılma boyutu
Araştırmamız şiirde gibi edatının işlevi ve gibinin ilköğretim ikinci kademe Türkçe eğitiminde kullanılma boyutu ile ilgilidir.Yaptığımız çalışmada gibinin halk şiirinde, divan şiirinde, çağdaş şiirde ve ilköğretimin ikinci kademesinde okutulan Türkçe ders kitaplarında yer alan şiirlerde, ne görev yaptığı incelenmiştir. Bunun için Necâtî ile Nedim'in gazelleri, Karacaoğlan, Erzurumlu Emrah, Turgut Uyar ve Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın şiirleri ele alınmıştır. Bu altı şairin şiirlerinde, gibi hususunda ortak kullanımlar tespit edildiği gibi farklı kullanımlar da ortaya konmuştur.Çalışmamızın başında, yaptığımız değerlendirmelerin dayandığı temeller ortaya konmuş, edatlar ve gibi hakkında bilgi verilmiş, şiirlerin incelemesine geçilmeden önce şairlerin hayatlarına değinilmiş ve edebiyat anlayışları açıklanmıştır.Şiirlerin incelenmesinde ilk önce gibi edatının geçtiği yerler tespit edilmiş, ?gibi? nin anlatıma olan katkısı incelenmiş, gibinin benzetme öğesi olma özelliği üzerine durulmuştur. Daha sonra bu benzetmelerde gibiye bağlanan sözcüklerin somut/ soyut/ cins/ özel olma durumları incelenerek, gibinin şiirdeki işlevi ortaya konmuştur. İlköğretimin ikinci kademesinde okutulmuş olan Türkçe ders kitaplarındaki şiirler için de aynı inceleme yapılarak ?çocuk, şiir, benzetme, gibi? arasındaki bağ ortaya konmuş, çocuğun bilişsel gelişim süreci dikkate alınarak okutulan şiirlerdeki benzetmelerin somut/ soyut algılayışlarına uygun olup olmadıkları ortaya konmuştur.Çalışmamızda ulaştığımız sonuçlar, tüm bu bilgi ve değerlendirmeler sonucu elde edilmiştir.Anahtar kelimeler: gibi edatı, şiir, işlev, çocuk, somut, soyut, özel, cins
Yaratıcı yazma tekniklerinin öğrencilerin Türkçe dersine ilişkin tutumlarına ve Türkçe dersindeki başarılarına etkisi
Bu araştırma, Yaratıcı Yazma Tekniklerinin öğrencilerin Türkçe dersine ilişkin tutum ve akademik başarıları üzerindeki etkililiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Araştırma, deneme modellerinden kontrollü ön test- son test modele göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya 2007-2008 öğretim yılı 2. döneminde İzmir Buca Hüseyin Avni Ateşoğlu İlköğretim Okulu'na devam eden öğrenciler katılmış, deney grubunda 34, kontrol grubunda 34 olmak üzere toplam 68 öğrenci üzerinde yürütülmüştür.Araştırmada veri toplama aracı olarak geliştirilen Türkçe Dersi Başarı Testi (TDBT) Türkçe Dersi Tutum Ölçeği (TDTÖ) ve yaratıcı yazma etkinlik yaprakları kullanılmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin Türkçe ders başarılarını ve Türkçe dersine yönelik tutumlarını geliştirmek amacıyla haftada 2 ders saati olmak üzere 12 hafta boyunca yaratıcı yazma uygulamaları yapılmıştır. Kontrol grubunda ise geleneksel yazma çalışmaları yapılmıştır. Araştırma verileri, Türkçe Dersi Başarı Testi (TDBT) ve Türkçe Dersi Tutum Ölçeği (TDTÖ)'nin ön test ve son test olarak uygulanması ile elde edilmiştir. Veriler, SPSS 12.0 for Windows paket programı kullanılarak çözümlenmiştir.Araştırmada toplanan verilerin istatistiksel çözümlemesi sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:1. Yaratıcı yazma tekniklerinin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin Türkçe Dersi Tutum Ölçeği (TDTÖ)'den aldıkları son test puanları ile geleneksel yazma öğretiminin yapıldığı kontrol grubu öğrencilerinin son test puanlarının ortalamaları arasında anlamlı düzeyde farklılık saptanmıştır. Deney grubunun son tutum ortalaması 94,05 olup, kontrol grubunun son tutum ortalaması olan 85,67'den büyüktür. İstatistiksel analiz sonucunda, deney grubunun Türkçe dersine yönelik son tutum ortalamasının anlamlı düzeyde (p= 0,08; p< 0,005) farklılaştığı belirlenmiştir. Buna göre yaratıcı yazma tekniklerinin kullanılması öğrencilerin Türkçe dersine ilişkin olumlu tutumlarını arttırmıştır.2. Deney grubunun Türkçe Dersi Başarı Testi (TDBT)'nden aldıkları son test başarı puanları ortalaması 16,79 olup, kontrol grubunun Türkçe Dersi Başarı Testi (TDBT)'nden aldıkları son test başarı puanları ortalaması olan 9,55'ten daha büyüktür. Ancak istatistiksel analiz sonucunda, kontrol ve deney grubunun Türkçe dersi son test başarı puanı ortalamasının anlamlı düzeyde (p= 0,753; p>0,05) farklılaşmadığı saptanmıştır. Bu durum, deney grubunda uygulanan yaratıcı yazma çalışmalarının, öğrencilerin Türkçe dersine ilişkin başarılarını kabul edilebilir düzeyde etkilemediğini, başarılarını kabul edilebilir düzeyde artırmada etkili olmadığını göstermektedir.3. Deney grubunun son uygulamadaki sözvarlığı aritmetik ortalaması 295 kelime olup, kontrol grubunun son uygulamadaki sözvarlığı aritmetik ortalaması olan 265 kelimeden fazladır. Kontrol ve deney gruplarındaki öğrencilerin söz varlığı aritmetik ortalamalarının son uygulamada farklılaştığı; kontrol grubunda söz varlığı aritmetik ortalaması fazla değişmezken, deney grubunda söz varlığı aritmetik ortalamasında 30 kelimelik bir artış olduğu görülmektedir. Buna göre yaratıcı yazma çalışması uygulamasının yapıldığı deney grubunun sözvarlığı artmış; geleneksel yazma çalışmasının yapıldığı kontrol grubunun sözvarlığında fazla bir artış kaydedilmemiştir. Yaratıcı yazma çalışmaları öğrencilerin söz varlığını geliştirmelerinde önemli bir etki yapmaktadır.Anahtar Sözcükler: Türkçe Eğitimi, Yaratıcı Yazma Teknikleri, Tutum, Akademik Başarı, Sözvarlığı
6. ve 7. sınıflarda okutulan Türkçe ders kitaplarındaki düzyazı metinlerinin değerlendirilmesi
Bu çalışma 2007/2008 eğitim öğretim yılında okutulan altıncı ve yedinci sınıf ders kitaplarındaki düz yazı metinlerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır.Bu amaçla, öncelikle, Türk eğitim tarihinde Türkçe ve okuma-yazma eğitimi, ilköğretim yıllarındaki gelişimsel dönemler ve kişilik gelişimi, çocuk yayınlarında bulunması gereken özellikler ve MEB İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı'nın kuramsal çerçevesi hakkında kuramsal bilgiler verilmiştir.Daha sonra, metinlerin biçimsel incelemesi yapılmıştır. Biçimsel incelemede, metinlerin paragraf sayısı, cümle sayısı, sözcük sayısı ve metinlerde yer alan mecaz, deyim gibi özel kullanımlar bulunmuştur. Daha sonra Veysel Sönmez tarafından geliştirilen Sönmez Modeli kullanılarak metinlerin, sözcük oranı, güçlük oranı ve anlaşılırlık oranı tespit edilmiştir.Metinlerin biçimsel incelemesinin ardından, metinlerle ilgili değerlendirmeler yapılmıştır. Değerlendirme yapılırken, kuramsal çerçeveyi çizerken belirlediğimiz ilkeler ve metinlerin anlaşılırlık düzeyi göz önünde bulundurulmuştur.Araştırma sonuçlarına göre, ders kitaplarındaki metinler genel olarak anlaşılabilir çıkmıştır. İncelenen metinler, içinde yer aldıkları temaya ve alt temalara uygunluk içindedirler.Kimi metinler, önyargılı yaklaşımlar ya da yanlış bilgiler içermektedirler. Metinlerin türlere göre dağılımı çeşitlilik göstermekle beraber altıncı sınıf ders kitabında daha çok öykü türünde metinler; yedinci sınıf ders kitabında ise daha çok deneme, makale türündeki metinler yer almaktadır. Her iki ders kitabında da roman türüne ait örnek ise bulunmamaktadır.Anahtar Sözcükler: Türkçe ders kitaplarında yer alan düz yazı metinler, metinlerin değerlendirilmesi, ilköğretim Türkçe ders kitapları.
İlköğretim 8. sınıf Türkçe dersi uygulamalarında çoklu zekâ ile sunuş yönteminin öğrenci başarısındaki etkisi
Türkçe derslerinde öğrencilerin, okuduğunu anlama ve yazma becerilerinin ilköğretimden başlayarak aşamalı olarak geliştirilmesi, öğrenmenin etkililiğinin arttırılmasının bir ihtiyacı olarak görülmektedir. Bu nedenle okuduğunu anlama ve yazma becerilerinin kazandırılmasında öğrenciyi merkeze alan yeni yaklaşımlara gereksinim duyulmaktadır.Anlama ve yorumlamayı geliştirmeyi amaçlayan Türkçe dersi, birçok bilgi ve ilkeyi içeren beceri ve ifade dersidir. Bilgiler öğrenciler için bir kazanım durumuna getirilmezse, tüm yaşamları boyunca iletişim kurmada, duygu ve düşüncelerini ifade etmede sorunlarla karşılaşırlar. Bu sebeple, öğrencilere anlama ve anlatım becerileri kazandırmada, onların ana dilleri olan Türkçeye karşı tutumları da oldukça önemli bir yere sahiptir.Çoklu zekâ yöntemi ile Türkçe derslerinde okuma, yazma, konuşma, dinleme ve görsel okuma gibi beş temel becerinin kazandırılması ve öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarında anlamlı farklılık bulunmuştur. Öğretimin nasıl gerçekleştirildiği, bireysel farklılıkların dikkate alındığı çoklu zekâ yöntemi ile öğrencilerin Türkçe dersine karşı olumlu tutumlara sahip olduğu ve özgüvenlerinin arttığı gözlenmiştirÖğrencilerin birbirleriyle işbirliği becerileri ve liderlik yönleri artmıştır. Sunuş yoluyla öğretimde sadece (öğretmene ve verilen bilgiye) bağımlı oldukları gözlemlenirken çoklu zekâ yöntemi ile farklı yorumlar yapabilme becerilerini geliştirmişlerdir. Çoklu zekâ yöntemi Türkçe dersi uygulamalarında öğrencilerin ezbercilikten kurtulmalarını sağlamıştır. Bu araştırmanın amacı, ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin çoklu zekâ yöntemi ile sunuş yolu öğretimini karşılaştırarak başarılarına etkisini belirlemektir. Araştırma 2006?2007 öğretim yılı bahar döneminde Şanlıurfa iline bağlı Siverek ilçesinde bulunan bir ilköğretim okulunun 8A-8E sınıfı öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya toplam 44 öğrenci katılmıştır. Araştırma verileri öğrenci kompozisyonları, test sonuçları olmak üzere farklı veri toplama araçlarıyla toplanmıştır. Araştırma verileri betimsel analiz yoluyla çözümlenmiş, daha sonra araştırma soruları temel alınarak bilgiler tanımlanmış ve yorumlanmıştır.İlköğretim 8.sınıf öğrencileri, Türkçe dersi konuşma sürecinde çoklu zekâ yöntemi ile dil becerileri daha gelişmiş, öğrencilerin daha çok kelime kullandıkları anlaşılmıştır. İlköğretim 8.sınıf öğrencilerinin Türkçe dersi yazma sürecinde öğrencilerin ilgilerini çeken konularda daha istekli ve yaratıcı yazılar yazdıkları görülmüş ilköğretim 8.sınıf öğrencilerinin Türkçe dersi okuma sürecinde vurgu ve tonlamalara dikkat ettikleri ve metni anlayarak okudukları görülmüştür. İlköğretim 8.sınıf öğrencilerinin Türkçe dersi dinleme sürecinde dinlemeyi öğrendikleri ve not almaya yönelik dinleme süreci kazandıkları görülmüştür.Öğrencilerin okuma, yazma, yaşantı ve durumları onların sözcük kullanımını etkilemektedir. Okul dışı zamanlarını dil becerileri açısından daha zengin geçiren öğrencilerin, birbirleriyle iletişimlerini etkilediği diğer öğrencilere göre daha çok aktif oldukları sonucuna ulaşılmıştır.21.yüzyıl çağdaş eğitim ortamında davranışsalcı kuram, yerini yapısalcı kurama bırakırken çoklu zeka merkezli araştırmalara hazırlamış olduğum bu tezimin kaynaklık yapmasını umuyorum.
Düşünce yazılarının ilköğretim 2. kademe öğrencilerine öğretilmesi üzerine bir inceleme
Bu çalışmanın amacı; ilköğretim ikinci kademede kullanılan Türkçe ders kitaplarındaki düşünce yazılarının niteliğini incelemek ve düşünce yazılarının temel özelliklerini kavratmaya yönelik hazırlanan etkinlikleri değerlendirmektir.Bu amaç doğrultusunda, 2007-2008 eğitim-öğretim yılında ilköğretim ikinci kademede kullanılan bütün Türkçe ders kitaplarına, çalışma kitaplarına ve öğretmen kılavuz kitaplarına ulaşılmış, söz konusu kitaplardaki düşünce yazıları ve düşünce yazılarının temel özelliklerini kavratmaya yönelik etkinlikler belirlenmiştir. Daha sonra, bu metinler ve etkinlikler, nicelik ve nitelik açısından incelenmiştir. Nitelik açısından yapılan incelemede, düşünce yazıları kapsamına giren her tür için ayrı bir ölçüt geliştirilerek metinler ve etkinlikler bu ölçüte göre değerlendirilmiştir.Yapılan incelemeler sonucunda; ilköğretim ikinci kademe Türkçe ders kitaplarında, düşünce yazılarının seçiminde kimi sorunların olduğu, bazı metinlerin tür özeliklerini yeterli ölçüde yansıtmadığı görülmüştür.Yeni program çerçevesinde hazırlanan 6. ve 7. sınıf Türkçe ders kitaplarında, eski programdan farklı olarak, metinlerin türüne ilişkin çalışmalara ayrı bir bölümde yer verilmediği görülmektedir. Bu tutumun, ilköğretim döneminde Türkçe dersine ilişkin temel amacın; öğrencilerin anlama (okuma, dinleme) ve anlatma (konuşma, yazma) becerilerini geliştirmek olduğu göz önünde bulundurulursa doğru olduğu görülmektedir. Ancak, bu kitaplarda da bir okuma stratejisi olarak metnin yapısından hareket etmenin kullanılmadığı görülmektedir.İlköğretim ikinci kademe Türkçe ders kitaplarında, düşünce yazılarının temel özelliklerinin öğretimi amacıyla hazırlanan etkinliklerde, genellikle metnin konusu ve ana düşüncesine ilişkin soruların yer aldığı ancak, metnin dil özelliği, yazarın konuya bakış açısı ve metnin biçimsel özeliğine yer verilmediği görülmektedir.Bu çalışmada, öğrencilerin, düşünce yazılarının tür özelliklerini kavramasının önemli olduğu, metnin tür özelliklerini kavratmaya yönelik etkinliklerin metnin daha kolay anlaşılmasını sağlayacağı görüşü benimsenmiştir. Bu doğrultuda düşünce yazıları kapsamına giren deneme, makale, fıkra, sohbet ve eleştiri türlerinin öğretimi ile ilgili örnek etkinlikler geliştirilmiştir.
Eğitimde gelenekçilik bakımından günümüz şiirine Şeyh Galib etkisi
Bu çalışma, ?Eğitimde Gelenekçilik Bakımından Günümüz Şiirine Şeyh Galib Etkisi? başlığını taşımaktadır. Çalışma, Okşan ÇAĞLAK tarafından hazırlanmıştır.Eğitimin temel amaçlarından biri de, bireye farklı alanlarda çok yönlü bakış açısı kazandırabilmektir. Eğitim yoluyla kendi kültürel değerlerinin farkına varan birey, hem ait olduğu toplumu daha yakından tanıyacak hem de o toplumun kültürüne daha fazla sahip çıkacaktır. Böylece, sahip olduğumuz kültürel değerler korunacak ve genç kuşaklar tarafından geliştirilecektir.Bu amaçla çalışmamıza konu ettiğimiz Şeyh Galib, klâsik şiirimizin son döneminde yetişmiş büyük bir şairdir. Onun büyüklüğü, kendinden önce kurulmuş olan divan şiiri geleneğini çok iyi tanıması ve bu geleneksel çizgiyi modern bir bakışla yeniden yorumlamasından kaynaklanır. Şeyh Galib bu özgün yönüyle, kendisinden sonra gelen şairler için de bir yol açıcı olmuştur. Denilebilir ki, o bir köprüdür. Hem geleneksel olanı modern olanla birleştirmiş hem de klâsik şiir geleneğinin günümüzde de devam etmesini sağlamıştır.Bu çalışmada öncelikle, Şeyh Galib'in yaşamı ve edebî kişiliği ele alınmıştır. Ardından Türk şiirinde gelenek olgusuna genel olarak değinilmiş ve Şeyh Galib çizgisini günümüz şiirinde sürdüren şairler konu edilmiştir. Şiirlerinde Şeyh Galib'in izlerini sürmeye çalıştığımız şairler Hilmi Yavuz ve Sezai Karakoç'tur. Çalışmada, bu iki şairin de şiir anlayışları belirtildikten sonra, Şeyh Galib'in onların şiirlerindeki etkileri saptanmaya çalışılmıştır.Günümüz şiirinde, 18. yüzyıl şiirinin etkilerinin somut olarak gösterilmesi, kültürün taşınabilir ve geliştirilebilir bir kavram olduğunun kanıtıdır. Yetişmekte olan bireylerin bunu fark etmesi; kültümüzün gelecekte daha sağlam temeller üzerinde yükselmesini sağlayacaktır.Anahtar sözcükler: eğitim, gelenek, etki, şiir.
Muzaffer İzgü'nün "Anneannemin Akıl Almaz Maceraları" serisindeki "aile" kavramının çocuk gelişimi açısından değerlendirilmesi
Çocuk edebiyatı, ülkemizde özellikle Cumhuriyet döneminde büyük gelişme göstermiştir. Öncelikle ?çocuk?, ?birey? olarak düşünülmüş ve eserler çocukların ilgi, hayal gücü ve seviyesine göre hazırlanmaya başlamıştır. Bu dönemde çıkan pek çok eser klasikleşmiş, yazarları da bu alanda kendilerini kanıtlamışlardır. Edebiyat yaşamına öykü türüyle başlayan Muzaffer İzgü de bu yazarlardandır. Önceleri kara mizah tarzında eserler veren yazar, sonraları çocuk edebiyatına yönelmiştir. Çocukları güldürürken eğitmeyi amaçlayan İzgü'nün eserlerinde, çocuklara kültürel değerlerimizle birlikte sevgi, paylaşma, fedakârlık gibi evrensel değerler de verilmeye çalışılır.İzgü'nün eserlerinde ?aile? ve ?çocuk? kavramları ön plandadır. İzgü, eserlerinde yer verdiği aile örnekleri ile hayatı yansıtmaya ve çocuklara çeşitli değerler kazandırmaya çalışır. Anneannemin Akıl Almaz Maceraları dizisindeki öykülerde de ?aile? ön plana çıkmaktadır. Bir Türk ailesinin yaşamının anlatıldığı öykülerde kişilerin ve yaşanan olayların gerçeğe yakın oldukları görülmektedir. Öykülerde Türk insanının gelenek ve göreneklerine, kültürel miras ögelerine de yer verilmektedir. Aile bireylerinin birbirlerine saygı, sevgi ve anlayışla yaklaştıkları seride, iletilerin birçoğu aynı zamanda büyüklere de yöneliktir.Bu çalışmanın temel amacı; Muzaffer İzgü'nün ?Anneannemin Akıl Almaz Maceraları? serisinde ?aile? kavramının ele alışını, seride yer alan aile yoluyla verdiği iletileri ve bunların çocuk gelişimine etkilerini ortaya koymaktır.Nitel bir çalışma olan bu araştırma için önce literatür taraması yapılmış ve araştırmanın evrenini oluşturan 19 kitaptaki 78 öykü incelenmiştir. Öykülerde yer alan olaylar ve aile bireylerinin ilişkileri, verilen iletiler göz önünde tutulmuş ve aile kavramının nasıl işlendiği, iletilerin çocukları nasıl etkileyebileceği belirlenmeye çalışılmıştır. Ardından çeşitli sonuçlara ulaşılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur.
Muzaffer İzgü'nün "Anneannemin Akıl Almaz Maceraları" serisinde "arkadaşlık" kavramının çocuk gelişimi açısından değerlendirilmesi
Çocuk edebiyatı; çocukların ruhsal, ahlaki, zihinsel gelişimine, anadili yeterliliklerine uygun, olumsuzluklardan uzak, yorumlamaya, düşünmeye imkan tanıyan ürünlerden oluşan bir bütündür. Çocuk üzerindeki etkisi bu denli fazla olan edebi eserlerin çocuğun dünyasına uygun iletiler sunması da son derece önemlidir.Okul çağındaki çocuk yaşam alanını genişletir ve zamanının önemli bir bölümünü okuldaki ya da ikamet ettiği çevredeki arkadaşlarıyla geçirir. İşte bu dönemde akranları ile olumlu ilişkiler geliştirme, çocuğun sosyal çevreye dahil olması ve gelişimi için büyük önem taşır.Ülkemiz çocuk edebiyatı, cumhuriyetin ilanı ile birlikte büyük gelişme göstermiştir. Bu alanda oldukça fazla eser ortaya koymuş yazarlarımızdan biri de Muzaffer İzgü'dür. Yazarın on dokuz kitaptan oluşan ?Anneannemin Akıl Almaz Maceraları? adlı serisi, bünyesinde taşıdığı iletiler itibariyle incelemeye değerdir. Söz konusu seride arkadaşlık kavramı ile ilgili çocukları yönlendiren, paylaşmanın, yardımlaşmanın, kalıcı arkadaşlıkların önemini ortaya koyan pek çok ileti bulunmaktadır.
Türkiye Türkçesindeki türemiş adların aldıkları yapım eklerine göre anlam ve görev özellikleri, bu konudaki bilgi ve blguların ilköğretim 2. kademe Türkçe (dilbilgisi)derslerinde kullanılışı
Bu çalısmada, Türkiye Türkçesindeki türemis adların aldıkları yapımeklerine göre anlam ve görev özellikleri incelenerek; bu konudaki bilgi vebulguların ilkögretim 2. kademe Türkçe (dilbilgisi) derslerinde nasıl kullanıldıgıarastırıldı.Türkiye Türkçesindeki türemis adlar, Türkçe Sözlük'ten (TDK,Ankara,2005) ve Yazım Kılavuzu'ndan (TDK yay.,2005) tarama yöntemiyle tespitedildi. Türemis adların listesi olusturuldu.Belirlenen sözcükler, eklerine göreayrılarak fislere yazıldı. Adlardan ad yapan ve fiillerden ad yapan ekler tespit edildi.Arastırmamızda, 72'si addan ad yapım eki, 58'i eylemden ad yapım ekiolmak üzere toplam 130 adet ad yapan ek saptanmıstır. Görüldügü gibi ?addan adyapan ekler? sayıca fazladır ve addan ad yapmak en çok tercih edilen üretmebiçimidir.lkögretim 2. kademe Türkçe Dersi Müfredat Programı incelenerek;Türemis adlar konusunun nasıl islendigi incelendi.Arastırma sırasında edinilen bilgi ve bulguların ilkögretim 2. kademeTürkçe (dilbilgisi) derslerine daha verimli kullanılabilmesi, gençlere ve çocuklaradil bilinci kazandırılması için önerilerde bulunuldu.Anahtar Kelimeler: Türemis Adlar, Yapım Ekleri, Türkçe Ögretimi
19.yy halk şiirindeki gelenek, eğitim ve etkileşimin sosyal yaşama etkisi
Bu çalışmada, tarihte çok önemli bir yere sahip olan on dokuzuncu yüzyıl devrinde halk edebiyatına katkıda bulunan âşıklardan yol çıkarak gelenek, etkileşim ve eğitim unsurları ele alınmıştır.Çalışmada o dönemdeki siyasî olaylar hakkında ön bilgi verilerek dönemin şartları ortaya konulmuş, daha sonra ise siyasî olaylardan sosyal yaşamın nasıl etkilendiği ve Anadolu halkının o dönemdeki durumu hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Dönemin siyasî ve sosyal şartları anlatıldıktan sonra ise on dokuzuncu yüzyılda halk edebiyatının durumu ve bu yüzyıla damgasını vuran önemli âşıklar ve eserleri verilmiştir. Tüm bu bilgiler ışığında on dokuzuncu yüzyıldaki âşık şiirleri incelenerek şiirlerdeki gelenek öğeleri sayesinde halk edebiyatındaki gelenek incelenmiş, ardından âşıkların birbirlerini nasıl etkiledikleri konusu üzerinde durulmuştur.Halk edebiyatının en önemli görevlerinden biri olan eğitim de bu yüzyıldaki eserlerde sıkça karşımıza çıkmaktadır. Halkın eğitiminde önemli bir yere sahip olan âşıkların şiirlerindeki eğitim unsurları hakkında da bu yüzyıldaki şiirlerden yola çıkarak örnekler verilmiştir.Çalışmanın son bölümünde ise on dokuzuncu yüzyıl bağlamında incelenen gelenek, etkileşim ve eğitim olgularının günümüz sosyal yaşama etkileri incelenmiştir.
Gülten Dayıoğlu'nun "Fadiş" romanında sözcük gruplarının tespiti ve Türkçe öğretimi bakımından değerlendirilmesi
?Gülten Dayıoğlu'nun ` Fadiş' Romanında Sözcük Gruplarının Tespiti ve Türkçe Öğretimi Bakımından Değerlendirilmesi? adlı tez çalışması beş bölümden oluşmaktadır.İlk bölüm giriş bölümüdür. Bu bölümde Gülten Dayıoğlu'nun hayatı, edebî kişiliği ve eserler hakkında bilgi verilmiştir. Ardından araştırmanın problem durumu, amacı, önemi, problem cümlesi, alt problemleri, Sayıltılar, sınırlılıklar, tanımlar ve kısaltmalar sunulmuştur.İkinci bölüm ilgili yayın ve araştırmaların yer aldığı bölümdür. Bu bölümde yapılan araştırmayla ilgili olarak ulaşılabilen araştırmalara yer verilmiştir.Üçüncü bölüm araştırmanın yöntem kısmıdır. Bu bölümde; araştırmanın modeli, evren ve örneklem, veri toplama araçları, veri çözümleme teknikleri gibi hususlara yer verilmiştir.Dördüncü bölüm araştırmadan çıkarılan bulguların ve yorumların yer aldığı bölümdür. Bu bölümde isim tamlamaları, sıfat tamlamaları, karma tamlamalar, fiilimsi grupları, edat grupları, bağlaç grupları, ünlem grupları, ikilemeler, fiil grupları ve unvan grupları tespit edilerek gerekli alt başlıklara yer verilmiştir.Beşinci bölümde ise çalışmadan çıkarılan sonuçlar yer almıştır. Sözcük gruplarıyla ilgili değerlendirmelerin yan sıra yazarın dil ve üslûp özelliklerine de yer verilmiştir. Son olarak eğitimcilere yönelik önerilerle araştırma sonuçlandırılmıştır.Ele alınan çalışmada toplam 6775 adet sözcük grubu tespit edilmiştir. Sözcük gruplarının yer aldığı cümlelerin sonunda sözcük gruplarının kaçıncı sayfada ve satırda geçtiği belirtilmiştir. Her sözcük grubu geçtiği cümlede koyu şekilde gösterilmiştir.Tez, ?Fadiş? romanın Şubat 2005'te basılan 33. baskısı esas alınarak hazırlanmıştır.
Gazete dilinin son 60 yılda geldiği yer ve bunun Türkçe ders kitaplarının diliyle karşılaştırılması
Bu çalışmada gazete dilinin son altmış yılda geldiği yer ve bunun Türkçe ders kitaplarının diline yansımaları araştırıldı.Araştırmamızda 26 Eylül 1946 günlü gazetede 2502, 26 Eylül 2006 günlü gazetede 6071 birim belirlendi. 26 Eylül 1946 günlü gazetedeki 2502 birimin 86'sı deyim, 21'i kurum-kuruluş adı, 1'i atasözü, 2394'ü ise sözcük ve sözcük öbeğidir. 26 Eylül 2006 günlü gazetedeki 6071 birimin ise 331'ini deyimler, 99'unu kurum-kuruluş adları, 2'sini atasözleri, 5639'ini sözcük ve sözcük öbekleri oluşturmaktadır.Gazetelerde geçen bu ögelerin kökenlerine göre oranlanması, sözcük ve sözcük öbeklerinin sayısına göre yapıldı. Şu halde 26 Eylül 1946 günlü gazetede 2394 ögenin, 26 Eylül 2006 günlü gazetede ise 5639 ögenin kökenleri saptandı. 60 yıl içinde, Türkçe kökenli sözcüklerin kullanım oranının %45'ten %64'e çıktığı sonucuna varıldı.1945-1946 ile 2005-2006 eğitim ve öğretim yıllarında kullanılan birer adet Türkçe ders kitabının dili incelendi. Türkçe ders kitaplarının dilinde, gazete diline oranla Türkçe kullanımı açısından sözcük seçiminde çok daha özenli olunduğu görüldü.Tezin sonunda, dilin varsıllaşması, öğrencilerin Türkçenin gücünün ayırdında bireyler olarak yetişmeleri için yapılabileceklerle ilgili önerilerde bulunuldu.Anahtar sözcükler: Dil, gazete dili, genel dil, Türkçe ders kitaplarının dili, sözcük, sözcük öbeği
1980-2000 yılları arasında Türk romanında çağdaşlaşma ve eğitim sorunu
Bu çalışma, 1980-2000 yılları arasında, Türk romanlarında çağdaşlaşma ve eğitim sorununu ele almayı amaçlamaktadır. Bu dönemde ürün veren on iki romancının elli romanı örneklem olarak seçilmiştir. Örneklem seçiminde, Türk romanının biçim ve içerik bakımından farklı eğilimlerine yer verilmiştir. Geleneksel anlayışla yazılan romanların yanında postmodernizm etkisinde verilen romanlar; sol tezlerin savunulduğu romanların yanında muhafazakâr, milliyetçi tezlerin savunulduğu romanlar da incelenmiştir.Giriş bölümünde çalışmanın kapsadığı dönem ve ele aldığı kavramlar irdelenmiştir. Bu bölümde ilk olarak 1980-2000 yıllarında Türkiye'nin siyasî, sosyal ve kültürel durumu ana hatlarıyla anlatılmıştır. İkinci bölümde çağdaşlaşma, eğitim ve Türk romanı ele alınmıştır. Bulgular ve yorumlar bölümü yedi başlık altında toplanmıştır. Bu başlıkların belirlenmesinde romanlardan elde edilen veriler esas alınmıştır. Bu başlıklar sırasıyla, çağdaşlaşmanın başlatıcıları ve uygulayıcıları olarak bürokrasi ve siyaset; çağdaşlaşmanın savunucuları olarak aydınlar; çağdaşlaşmanın muhatabı olarak halk; çağdaşlaşmaya karşı geleneğin direnç noktası olarak din; çağdaşlaşmanın yönü olarak Batı; çağdaşlaşmanın araçları olarak eğitim, bilim, sanat ve kıyafet; çağdaşlaşmanın ürünü olarak Türk kimliği ve Türk milliyetçiliği şeklindedir.Yeni biçim arayışlarına giren Türk romanının, bu dönemde de Türkiye'nin sosyal, siyasî, kültürel meselelerini ele aldığı görülmüştür. Eğitim, yeni bir insan modeli yaratma anlamında ele alınmıştır. Böylece, çalışmaya uygun olarak, eğitim bir çağdaşlaştırma çabası olarak değerlendirilmiştir. Türk romanının toplumu çağdaşlaştırmayı, değiştirmeyi, dönüştürmeyi amaçlamaya devam ettiği görülmektedir. Türkiye'nin yakın tarihindeki önemli gelişmeler ve Türk toplumu ile düşünce hayatında tartışılan kavramlar, olgular, problemler, Türk romanına yansımıştır.Anahtar kelimeler: Türk romanı, çağdaşlaşma, eğitim
İlköğretim 3. sınıflarda Türkçe derslerinde tekerleme kullanımının öğrencilerin konuşma becerilerine etkisi
Araştırmanın Adı: İlköğretim 3. Sınıflarda Türkçe Derslerinde Tekerleme Kullanımının Öğrencilerin Konuşma Becerilerine EtkisiBu araştırmanın genel amacı, tekerleme içerikli etkinliklerin ilköğretim 3. sınıf öğrencilerinin Türkçe derslerinde konuşma becerisine etkisini araştırmaktır.Araştırmanın çalışma grubu 2008?2009 eğitim öğretim yılında Kütahya ili Atakent İlköğretim Okulundan rastgele (random) örnekleme yoluyla belirlenen 3. sınıf öğrencilerinden 36 kontrol, 35 deney olmak üzere 71 öğrenciden oluşmaktadır.Deneysel modellerden ön test son test kontrol gruplu model uygulanan bu araştırmada öncelikle öğrencilerin konuşmak istedikleri konuları belirlemeleri sağlanmıştır. Her öğrencinin konuşmak isteyeceği konuları yazmaları istenerek, her grup için belirlenen konuların frekansları hesaplanmıştır. Kontrol ve deney grubundaki öğrencilerin bu şekilde belirlenen üçer konudan birini seçerek konuşma hazırlamaları sağlanmıştır. Öğrencilerin yaptıkları bu konuşmaların kayıtları incelenerek ?Konuşma Değerlendirme Formu? aracılığıyla değerlendirilmiştir. Değerlendirmenin ardından deney grubuna Türkçe Dersi Öğretim Programı kazanımları göz önünde bulundurularak hazırlanan tekerleme içerikli etkinliklerin sekiz hafta süresince, 24 ders saati içersinde uygulanması gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubu ise geleneksel öğretimine devam etmiştir. Daha sonra öğrencilerden aynı konularda hazırlıklı konuşma yapmaları tekrar istenerek, konuşmaları ?Konuşma Değerlendirme Formu? aracılığıyla tekrar değerlendirilmiştir. Ayrıca deney grubu öğrencilerinin her etkinlik sonrasında düşüncelerini ifade ettikleri yazılı belgelerden yararlanılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda tekerleme içerikli etkinlikler uygulanmış ve uygulanmamış gruplar (deney-kontrol) arasında anlamlı farklılık olup olmadığı belirlenmiştir. Konuşma Değerlendirme Formu ile elde edilen veriler, SPSS paket programında değerlendirilmiştir.Konuşma değerlendirme formu aracılığıyla SPSS paket programında ulaşılan bulgular ve deney grubu öğrencilerinin her etkinlik sonrasında düşüncelerini ifade ettikleri yazılı belgelerden elde edilen bulgular değerlendirilerek yorumlanmıştır.Araştırmada, tekerleme içerikli etkinliklerin deney grubu öğrencilerinin konuşma becerilerinin gelişmesine olumlu yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmanın sonunda bazı önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Tekerleme, Konuşma Eğitimi, Konuşma Becerisi
Türk kadın yazarların romanlarında işledikleri(1980-2000) konular ve eğitim kavramına yaklaşımları
Toplumsal hayat kadın erkek bütünlüğü üzerine kurulmuştur. Yüzyıllardan beri bu iki cins arasındaki iletişim ve etkileşim sosyal yapının ve kültürel birikimin bir çok bileşeni üzerinde derin izler bırakmıştır. Bu bileşenlerden biri de edebiyattır. Başlangıçtan beri sözlü edebiyat dairesi içerisinde kadının etkin bir rol üstlendiği görülür. Ancak aynı durum yazılı edebiyat için geçerli değildir. Kadınlar ancak 19. yüzyıldan itibaren yazılı edebiyat dairesi içerisinde varlık göstermeye başlamışlar ve günümüze kadar niteliklerini artırarak erkek meslektaşları ile aynı düzeye ulaşmışlardır.1980-2000 dönemi dünya ve Türkiye açısından önemli bir zaman dilimidir. Küreselleşmenin bu dönemde etkisini artırdığı, kültür ve edebiyat alanında da farklı akımların doğmasına neden olduğu görülür. Postmodernizm ve Büyülü Gerçeklik akımları 1980 sonrası Türk ve dünya edebiyatında etkili olmuş iki sanat akımıdır. Bu iki akımın 1980 sonrası kadın yazarların eserleri üzerinde de etkili olduğu bilinmektedir. Bu dönemde Türk kadın yazarlar olgunluk dönemlerini yaşamaktadırlar. Tanzimat'tan itibaren Türk edebiyatında eser veren kadın yazarların oluşturduğu birikim, 1980 sonrasındaki kadın yazarların başarılı eserler ortaya koymasına katkı sağlamıştır. Bu dönemde kadın yazarların sadece kadının bireysel ve toplumsal sorunlarını yazmakla kalmadıkları, 1980 sonrası Türk toplumunda gözlemledikleri değişimleri, sorunları, küreselleşmenin etkilerini, din ve evlilik gibi sosyal kurumlara yönelik eleştirilerini de eserlerine yansıttıkları gözlenmektedir.Bu çalışmada 1980 -2000 döneminde Türk kadın yazarların romanlarında işledikleri konuların ve eğitim kavramına yaklaşımlarının belirlenmesine çalışılmıştır. Çalışmada alfabetik olarak Adalet Ağaoğlu, Alev Alatlı, Ayla Kutlu, Ayşe Kulin, Buket Uzuner, Elif Şafak, Emine Işınsu, İnci Aral, Latife Tekin, Nazlı Eray, Pınar Kür ve Sevinç Çokum'a ait toplam altmış roman incelenmiş ve ortaya geniş bir veri listesi çıkmıştır. Bu dönemde kadın yazarların daha çok aile, aşk, Atatürk devrimleri, aydın, birey ve toplum, cinsellik, din, devlet, eğitim, evlilik, kadın, ölüm, sanat, siyasal olaylar, şehirleşme, şiddet ve toplumsal yapı kavramları üzerinde durdukları görülmüştür. Elde edilen verilerin Türk toplumsal hafızasına ve alana katkı sağlaması umut edilmektedir.Anahtar Sözcükler: Kadın edebiyatı, Türk romanı
Nur İçözü'nün eserlerinde çocuksu duyarlılık, aile kurumu ve informal eğitim durumları
Günümüzde çocuklar için birçok kitap yazılmaktadır. Bu durum çocuk edebiyatı için sevindirici olsa da yazılan eserlerin niteliği her zaman tartışılabilir. Bu bağlamda, kitapların çocuğun düzeyine uygunluğu, çocuksu nitelikler taşıyıp taşımadığı, değerler eğitimi açısından çocuğa neler verebildiği incelenebilir ve bu eserlerin çocuk edebiyatına katkısı sorgulanabilir.Çocuklar için kitaplar kaleme alan yazarlarımızdan birisi de Nur İçözü'dür. Nur İçözü, çocuklar için farklı türlerde eserler ortaya koymuştur. Bu çalışmada Nur İçözü'nün çocuklar için yazdığı eserler incelenmiştir. Eserlerde çocuksu duyarlılık aranmış, çevresine meraklı gözlerle bakan ve çeşitli maceralara atılan çocukların durumları tespit edilmiştir. Aile çocuk eğitiminde önemli bir yere sahiptir. Çalışmanın aile kısmında İçözü'nün eserlerinde anne-baba ilişkileri, ebeveynlerin çocuğa karşı olumlu veya olumsuz tutumları, ailenin çocuk eğitimine verdiği önem incelenmiştir. Çocuk edebiyatı ürünlerinin çocuk eğitimi üzerindeki etkisi yadsınamaz. Okuduğu kitaplarla edebî ve ahlaki yönden birçok kazanım elde eden çocuk, metin içinde verilen bilgilerle de bilişsel yönden kendisini geliştirmektedir. Nur İçözü'nün eserlerinde informal eğitim durumlarını incelediğimiz bölümde ise bu bilgilere dair tespitler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nur Ġçözü, Çocuksu Duyarlılık, Aile, Ġnformal Eğitim
Kazakistan'da 7. sınıf ders kitabı üzerinden ana dili öğretimi üzerine bir inceleme
Bu çalışma, Kazakistan Cumhuriyetinde 7. sınıf ders kitabı üzerinden ana dili öğretiminin incelenmesi için hazırlanmıştır. Kazakistan Cumhuriyetinde, Rus okullarında ve Kazak okullarında olmak üzere iki farklı şekilde ana dili eğitim-öğretimi yapılmaktadır. Kazak dili ve Kazak edebiyatının ayrı birer ders olarak okutulduğu Kazakistan'da; ders kitapları, ders saatleri ve ders konuları farklılık göstermektedir. Çalışmanın daha verimli olabilmesi için edebiyat kısmı araştırmaya dâhil edilmeyip sadece Kazak okullarında okutulan 7. sınıf Kazak dili dersinin eğitim-öğretimi incelenmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde ana dili ve öğretimi hakkında genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Kazakistan'daki genel eğitim sistemi ele alınıp Kazak dilinin bu eğitim sistemindeki yeri değerlendirilmiştir. Sovyetlerden günümüze Kazak dilindeki eğitim politikaları, eğitim sisteminin temelini oluşturan şahsiyetler ve bu şahsiyetlerin eğitim alanında yapmış olduğu çalışmalar da bu bölümde belirtilmiştir. Üçüncü bölümde Kazakistan'da 7. sınıf ders kitabı üzerinden ana dili öğretiminin nasıl yapıldığı yer almaktadır. Bu bölümde Kazak dili dersinde kullanılan kitapların tanıtımları yapılmış ve kitaplar biçim ve içerik yönlerinden incelenmiştir. Ayrıca ders kitabı eğitim-öğretim metotları açısından incelenerek kazanımlardan yıllık plana, kitap içerisindeki tablo ve şemalardan ders planı örneğine ve fiil zamanlarından fiil kiplerine kadar pek çok konu bu kısımda değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde, ders kitabı ayrıntılı olarak incelenmiş ve kitapta yer alan konular, alıştırmalar ve ödevler örnekleriyle açıklanmıştır. Daha sonra kitap içerisindeki kazanım, konu, alıştırma, ödev ve sınav ödevlerinin tasnifi yapılarak istatistiksel veriler ortaya konulmuştur. Sonuç ve Öneriler kısmında ise Kazakistan'da 7. sınıf ana dili öğretiminin nasıl yapıldığına dair tespitler ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kazak Türkçesi, Ders Kitabı, Ana Dili Öğretimi
Çocuk edebiyatı yazarı ve çizeri olarak Feridun Oral'ın çocuk edebiyatımızdaki yeri ve eğitsel değerler
Çalışmada; Feridun Oral'ın yazarı ve çizeri olduğu çocuk kitapları, çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından incelenmiştir. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Bu bağlamda örneklemde yer alan on beş çocuk kitabı, doküman analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Bu çözümleme, tasarım özellikleri ve içerik özellikleri ana başlıkları altında gerçekleştirilmiştir. Tasarım özellikleri başlığı altında sayfa, punto, boyut, kapak – cilt, resim; içerik başlığı altında ise konu – kurgu, izlek – tema, çevre, ileti, karakter, dil ve anlatım, yazınsal ve eğitsel ilkeler alt başlıkları altında gerçekleştirilmiştir. Çözümlemeler çerçevesinde Feridun Oral'ın çocuk edebiyatımızdaki yeri ve kitaplarında yer alan eğitsel değerler ortaya konmuştur.
Arkadaş Adlı Çocuk dergisi (çeviriyazı-inceleme)
Edebiyat, malzemesi dil olan güzel söz söyleme sanatıdır. Edebî ve estetik değeri olmayan sözlü ve yazılı kullanımlar edebiyatın konusu olamaz. Edebiyat, dil vasıtası ile insanların duygu ve düşüncelerini ifade etmesini sağlar. Aynı zamanda edebiyat toplumun bir ifadesi ve aynasıdır. Toplum, edebiyatın iyi kullanılmasıyla eğitilir ve terbiye edilirse temelleri sağlam olan bir uygarlık ortaya çıkacaktır. Çocuk edebiyatı ise çocuklarımızın yetiştirilmesinde, onların duygularına, düşüncelerine ve zevklerine seslenmeye çalışan, çocuğa görelik kavramını benimseyen ve çocukları eğitirken eğlendiren bir alandır. Eski harfli çocuk dergilerimizden olan "Arkadaş" 5 Kânûn-ı Sânî 1325/ 18 Ocak 1910 tarihinde otuz iki sayfalık yüklü hacmiyle yayımlanmaya başlamış ve on dört nüsha yayımlanarak 15 Temmuz 1326/ 28 Temmuz 1910 tarihinde yayın hayatını uzunca bir veda yazısı ile sonlandırmıştır. "Arkadaş Adlı Çocuk Dergisi" ismini taşıyan çalışmamız ile üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen Latin harflerine aktarılmamış olan söz konusu çocuk dergisi tanıtılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Edebiyat, çocuk, çocuk edebiyatı, eski harfli çocuk dergisi, Arkadaş.
Marshall yardımı çerçevesinde yayımlanan eserlerin çocuk edebiyatı açısından incelenmesi
Çocuk edebiyatı, çocuğun duygu, düşünce ve eğitim dünyasında oldukça önemli bir işleve sahiptir. Çocuklara seslenirken çocuk bakış açısını yakalayan, özgün bir konuyu özenli bir biçemle işleyen edebî ürünler, okuyucularını düşündürüp eğlendirirken onların kişilik gelişimleri üzerine de önemli katkılarda bulunur.
Mavisel Yener'in masal kitaplarının değerler eğitimi açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, çocuk edebiyatında önemli bir yere sahip olan Mavisel Yener'in masallarında verilmek istenen değerleri tespit etmek; incelenen masalların değerler eğitimindeki önemini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada Mavisel Yener tarafından kaleme alınan otuz dört masal incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden görüşmeden faydalanılmış, literatür taraması ve içerik analizi yapılmıştır. Değerleri saptamak için otuz dört masal tek tek kodlanmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kuramsal çerçeveden bahsedildikten sonra ikinci bölümde Mavisel Yener'in hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise masallardan elde edilen bulgular örneklerle sunulmuş, grafik ve tablolarla desteklenmiştir. Son olarak araştırmadan elde edilen sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Araştırma sonucunda Mavisel Yener tarafından kaleme alınan otuz dört masalda on dokuz değer tespit edilmiştir. Bu değerler şunlardır: Sabır–kararlılık-inanç, özgüven, özdisiplin– çalışkanlık– zamanı verimli kullanma, dostluk-vefa, hoşgörü, sevgi, alçakgönüllülük, duyarlılık, sorumluluk, dürüstlük, güvenilirlik, saygı, adalet, cesaret, iyilik, yardımseverlik, paylaşma, merhamet, tutumluluk–kanaatkârlık.
Üzeyir Gündüz'ün çocuk kitaplarındaki eğitsel değerler
Çocuğun kişiliğinin, ruhunun ve bilincinin gelişmesinde çocuk kitaplarına büyük pay düşmektedir. Çocuğun gelişmeye başlaması anne karnında başlar. Yani çocuk ilk eğitimini aileden alır. Kişiliği, ruhu, bilinci ve yapısı ailenin temel taşlarıyla inşa edilir. Daha sonra ise bu şekillenme okulla beraber devam eder. Eğitim sayesinde çocuk yeni bir dil öğrenir ve yeni bir kimlik kazanır. Bu dil ve kimliğin kazanılmasında Türkçe kitapları, edebiyat ve çocuk kitapları büyük öneme sahiptir. Çocuk, aileden ve kitaplardan edindiği değerler aracılığıyla hayatına yön verir. Bu çalışmada günümüz çocuk edebiyatçılarından olan Üzeyir Gündüz'ün on dört kitabındaki eğitsel değerler; evrensel, millî, dinî, kişisel ve ahlaki değerler olarak sınıflandırılmış ve ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Üzeyir Gündüz, çocuk edebiyatı, değer, değerler eğitimi
Çocuk edebiyatı açısından Ülker Köksal'ın romanlarında değerler eğitimi
Bu araştırmanın temel amacı Ülker Köksal'ın romanlarının değerler eğitimi açısından incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde değerin tanımı, işlevi, özellikleri, sınıflandırılması, değerler eğitimi, değerler eğitimi yaklaşımları, Türk Millî Eğitim Sisteminde değerler, Türkçe dersinde değerler eğitimi, edebiyatın değerleri aktarmadaki rolü, roman türünün özellikleri, Ülker Köksal'ın hayatı, edebî kişiliği ile ilgili kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Bu çerçeve içerisinde de kavramların birbiriyle olan ilişkileri saptanmıştır. Araştırmada betimsel nitelikte tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini yazarın 1995-2007 yılları arasında yayınlanan sekiz romanı oluşturmaktadır. Değerler eğitimiyle ilgili yapılan araştırmalar göz önünde bulundurularak yirmi beş değer belirlenmiştir. Romanlar, belirlenen bu değerler noktasında tek tek taranmıştır. Tarama sonucunda elde edilen verilerin notları alınmıştır. Değerler de ayrı başlıklar halinde ele alınarak tanımlanmıştır. Değerlerin nasıl işlendiği romanlardan alıntılarla ortaya çıkarılmış ve sonuçlara ulaşılmıştır. İncelenen eserlerde en çok sevgi değerine yer verildiği tespit edilmiştir. Bu değerden sonra en çok dayanışma, arkadaşlık ve yardımseverlik değerleri işlenmiştir. Romanlarda iffetli olmayla ilgili hiçbir değere rastlanılmamıştır. Eserlerde en az işlenen değerler sırasıyla; vatanseverlik, hoşgörü, sağlıklı olmaya önem verme ve alçakgönüllü olma değerleridir. Romanlarda değerler eğitimi açısından olumsuz örnek teşkil edebilecek iletilere rastlanılmamıştır. Anahtar Kelimeler: Değer, Değerler Eğitimi, Ülker Köksal, Roman, Türkçe Eğitimi
Tanımlama biçiminin öğrencilerde sözcüğün kullanımına etkisi: Afyonkarahisar il örneği
Bu çalışmanın amacı, sözlüklerdeki tanımlama biçimlerinin öğrencinin sözcüğü kullanmasına etki edip etmediğini tespit etmektir. Eğer tanımlamaların etkisi varsa, bu etkinin hangi yönde ve ne derece olduğunu da ortaya koymaktır. Tezin birinci bölümü, sözcük öğretimi, sözlükler ve tanımlamalar ile ilgili bilgiler içermektedir. İkinci bölümde ise çalışmanın yöntemi anlatılmaktadır. Çalışmamızın örneklemini 2016-2017 eğitim-öğretim yılında, Afyonkarahisar ilinde üç farklı sosyoekonomik düzeye sahip okuldaki 5. ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu çalışmaya toplam 180 öğrenci dâhil edilmiş ve her sınıf düzeyinden otuzar öğrenci tesadüfî(random) yöntemle seçilmiştir. Çalışmaya başlamadan önce örneklemi oluşturacak öğrencilere ön test uygulanarak -dildeki kullanım sıklığı düşük 50 sözcük arasından- anlamını bilmedikleri 10 sözcük belirlenmiştir. Hazırlanan yönergede, sözcüklerin her biri farklı tanımlama biçimini örnekleyecek şekilde tanımlanıp, öğrencilerden bu sözcükleri cümle içinde kullanmaları istenmiştir. Bu çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden tarama modellerinden "ilişkisel tarama" modeli kullanılarak yapılmıştır. Öğrenci cümleleri olarak elde edilen veriler, SPSS 21 programı kullanılarak çözümlenmiştir. Veriler sosyoekonomik düzey, cinsiyet, sınıf düzeyi değişkenleri dikkate alınarak incelenmiş ve sonuçlara ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre sözlüklerdeki tanımlama biçimlerinin öğrenci cümleleri üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Çalışma, sözlüklerdeki tanımlama biçimleri konusunda önerilerle son bulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Söz Varlığı, Sözlük, Okul Sözlüğü, Tanım, Tanımlama Biçimi
Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin yazma kaygıları üzerine bir araştırma
Yazma, Türkçe dersinin öğrenme alanlarından birisidir. Bir anlatma becerisi olan yazma, öğrencilerin kazanmakta en çok zorlandığı ve buna bağlı olarak en çok kaygı yaşadığı beceridir. Türkçe Eğitiminin yazma alanı ile ilgili olarak yapılan bu araştırmanın amacı, Afyonkarahisar il merkezinde bulunan ortaokullarda öğrenim görmekte olan 7. sınıf öğrencilerinin yazma kaygılarını ve nedenlerini belirleyip incelemektir. Bu amaç doğrultusunda verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasında nitel ve nicel araştırma desenlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntem (mixed method) kullanılmıştır. Araştırma, Afyonkarahisar il merkezinde bulunan Abdurrahim Mısri Ortaokulu, Osmangazi Ortaokulu ve Şemseddin Karahisari Ortaokulunda öğrenim görmekte olan 7. sınıf öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veriler "Yazma Kaygısı Ölçeği" ile nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS paket programından, nitel verilerin analizinde ise içerik analizinden faydalanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yazma, kaygı, ortaokul, öğrenci, 7. sınıf
12 – 15 yaş grubu çocuklarına ana dili öğretiminde Türkiye ve İngiltere'nin karşılaştırılması
Dil, insan topluluklarını millet yapan önemli bir iletişim aracıdır. Dilin sosyal hayatta, bilimde, sanatta, toplumların ilerlemesindeki etkisini göz ardı etmemek gerekmektedir. Bu nedenle ana dili öğretimi ve ana dili öğretim programı hazırlamak önemli ve millî bir görevdir. Dünya üzerindeki ülkeler, çeşitli dönemlerde kendi eğitim sistemlerine ait öğretim programları hazırlamışlardır. Hazırlanan programlar, zamana ayak uydurmak için, gelişebilmek için sürekli yenilenmiş ve güncellenmiştir. Türkçenin öğretimine ilişkin toplam 8 program hazırlanmıştır. Son program 2018 yılında uygulanmaya başlanmıştır. İngilizcenin öğretimine yönelik ulusal müfredat ise en son 2014 yılında güncellenmiş, halen o program kullanılmaktadır. Bu çalışmada, geleneksel yapısını sürdüren, yerel odaklı ve üst düzey insan yetiştirmeyi başarabilen İngiliz öğretim programının, Türkçe öğretim programı ile 4 temel dil becerisi ve ana dili ders kitapları incelenmiştir. Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kavramsal çerçeve; ikinci bölümde, Türk eğitim sistemi ve ana dili öğretimi/Türkçe öğretimi ile İngiltere eğitim sistemi / ana dili öğretimi; üçüncü bölümde ise bulgular ve yorumlara yer verilmiştir. Çalışmada kullanılan kaynaklar "Kaynakça" bölümde; ekler ise "Ekler" bölümünde gösterildi. 12 – 15 yaş arası öğrencilere verilmek istenen bilgi, beceriler öğretim programları temel alınarak karşılaştırılmıştır.
Yavuz Bahadıroğlu'nun çocuk kitaplarının 2018 Türkçe öğretim programındaki temalar yönünden incelenmesi
Türkçe dersi, çocukların milli kültür ve değerlerinin oluşması için okullarda verilen eğitimde önemli yere sahiptir. Türkçe derslerinde; okuma becerisinin geliştirmesi ve okuma kültürünün oluşturulabilmesi için çocuk edebiyatı eserlerinden yararlanılabilir. Çalışmada; Yavuz Bahadıroğlu'nun çocuk kitapları,2018 Türkçe öğretim programında yer alan temalara göre incelenmiştir. Çalışma betimsel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Bu bağlamda örneklemde yer alan on altı çocuk kitabı, doküman analizi yöntemiyle özetlenmiş. Kitaplarda yer alan hikayeler 2018 Türkçe öğretim programındaki zorunlu ve seçmeli temalar yönünden incelenmiştir. İncelenen bölümlerde yer alan konular farklı tema başlıkları altında değerlendirilmiştir.
Gülten Dayıoğlu'nun hikâye ve romanları ile ortaokul 6. sınıf öğrencilerine kelime öğretimi: Kahramanmaraş Elbistan örneği
Bu çalışma, planlı okuma etkinliklerinin öğrencilerin söz varlığını arttırmada etkisinin olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma Kahramanmaraş İli Elbistan İlçesi'nde 6. sınıfa devam eden 30 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Ön test ve son teste dayalı kontrol gruplu araştırma desenin benimsendiği çalışmada, Dayıoğlu'nun beş eserinden belirlenen kelimelere yönelik kelime testi geliştirilmiştir. Kelime testi deney ve kontrol grubundaki öğrencilere uygulanmıştır. Deney grubuna, verilen okuma planı doğrultusunda eserler on hafta içinde okutulmuş, kontrol grubuna ise eserler okutulmamıştır. Çalışmada elde edilen verilerin anlamlılığını belirlemek amacıyla SPSS istatistik programı aracılığıyla Mann-Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıra Farkı testleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin son test puanları arasında anlamlı bir fark olduğu yani planlı okuma etkinliklerinin kelime öğretimine katkı sağladığı; deney grubundaki öğrencilerin kalıcılık testi ile son test puanı arasında fark olmadığı yani öğrenilen kelimelerin kalıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okuma, kelime öğretimi, kelime hazinesi, söz varlığı, planlı okuma etkinlikleri.
Özel yayınevlerince hazırlanan Türkçe öğretim setlerinin "MEB 6-12 Yaş Grubu Yabancılara Türkçe Öğretim Programı"yla uyumluluğu üzerine bir inceleme
Çocuklar için yabancı dil olarak Türkçenin öğretimi, 2010 yılından itibaren ulusal ve uluslararası düzeyde giderek önem kazanmıştır. Bunun yanında Türk eğitim sisteminde öğrenim gören yabancı çocukların sayısında da önemli artışlar görülmektedir. Bu çocukların öğrenim gördüğü derslerde başarılı olması ve kendi gündelik iletişimlerini sorunsuz sağlayabilmeleri için Türkçe öğrenmeleri gerekmektedir. Ortaya çıkan dil öğrenme ihtiyacı çerçevesinde Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Yabancı Diller Yabancılara Türkçe Öğretimi (6-12 Yaş) 1. Seviye, 2. Seviye, 3. Seviye Kurs Programı ile iki adet Türkçe öğretim seti hazırlanmıştır. Ancak hazırlanan bu Türkçe öğretim setleri, nicel ve nitel bakımdan Türkçe öğretimine yeteri kadar katkı sağlayamamıştır. Ortaya çıkan bu sorunun giderilmesi amacıyla özel yayınevlerince hazırlanan Türkçe öğretim setleri önem arz etmektedir. Bu çalışmada, özel yayınevlerince hazırlanan; Yunus Emre Enstitüsü Çocuklar İçin Türkçe (ÇİT), Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğreniyorum, Bahçeşehir Üniversitesi Yeni Dünyam Türkçe, Akdem Türkçeye Merhaba ve ABC Çocuklar İçin Türkçe öğretim setleri incelenmiştir. İncelenen bu setlerin, Yabancı Diller Yabancılara Türkçe Öğretimi (6-12 Yaş) 1. Seviye, 2. Seviye, 3. Seviye Kurs Programı'na göre uygunlukları ortaya çıkarılmıştır. Bu çerçevede betimsel tarama modellerinden doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. İnceleme sonuçları tablo ve grafikler ile açıklanmıştır.
6. sınıf öğrencilerinin derin yapı ve yüzey yapı bağlamında kurdukları cümle yapıları üzerine bir araştırma
Dil, bireyler arasındaki iletişimi sağlayan toplumsal bir araçtır.Dilin işlevini yerine getirmesini sağlayan cümle ve semboller belli zihinsel süreçlerden geçerek üretilir. Bu çalışmada 6. sınıf öğrencilerinin kurduğu cümleler Üretici-Dönüşümsel Dilbilgisi Kuramının kavramlarından olan derin yapı ve yüzey yapı bağlamında incelenmiştir. Üretici-Dönüşümsel Dilbilgisi dili, daha çok zihin açısından inceler. Dilin, görünen ve ortaya çıkan somut yapısının altındaki soyut ve bilinçaltı süreçlerini araştırır.Dilin zihinsel yapısını araştıran bu kuram günümüzdeki önemli dilbilimi kuramlarındandır. 6. sınıf seviyesindeki öğrencilerin kurduğu cümlelerin incelenmesi amacıyla öğrencilere gösterilen görseller sonucunda onlardan cümle yazmaları istenmiştir. Bu cümleler sonucunda elde edilen öbek grupları Chomsky'nin Üretici Dönüşümsel Dilbilgisi Kuramının ilk aşamalarında kullandığı "ağaç çizimleri" ile betimlenmeye çalışılmıştır. Cümlelerin derin yapı ve yüzey yapıları arasındaki ilişki ise "dönüşüm kuralları" çerçevesinde incelenmiştir. Aynı zamanda öğrencilerin yazdığı cümleler sonucunda en çok kullanılan eylemler istem bakımından incelenmiş ve öbeklerin genişleme özellikleri üzerinde durulmuştur. Evrenini 6. sınıf öğrencilerinin oluşturduğu bu çalışmanın örneklemini ise Denizli ili/Kale ilçesinde 6. sınıfta öğrenim görmekte olan 80 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerden elde edilen cümleler doküman incelemesi yoluyla incelenmiştir.
Çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından Behiç Ak'ın kitaplarında görsel tasarım, değerler ve metin ilişkileri
Bu çalışma, çocuk edebiyatında önemli bir yere sahip olan Behiç Ak'ın resimli çocuk kitaplarının tasarım özelliklerini, resimleme tekniklerini inceleyen; resim-metin ilişkisini, hikâyelerdeki ve resimlerdeki değerleri çözümleyen bir araştırmadır. Amaçsal örneklem ile seçilen, Behiç Ak'ın kitapları arasından resim yoğunluğu en fazla olan on dört kitabı betimsel tarama yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Behiç Ak'ın "Bilyeler, Büyükanne ve Miyop Ejderha, Doğum Günü Hediyesi, Gökdelene Giren Bulut, Karadeniz'deki Yunus, Kedi Adası, Rüzgârın Üzerindeki Şehir, Uyurgezer Fil, Yüksek Tansiyonlu Çınar Ağacı" eserleri ile Tombiş Kitaplar Serisinde yer alan "Benim Bir Karışım, Bizim Tombiş Taştan Hiç Anlamıyor, Bizim Tombiş Fiyonk Makarnayı Çok Seviyor, Ben Ne Zaman Doğdum, Tombiş Maskeli Baloya Katılmak İstemiyor" isimli resimli çocuk kitapları incelenen eserlerdir. Bu hikâye kitapları dikkatlice okunmuş; resimleri incelenmiş; kitaplardaki değerler tespit edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılıp değerler tespit edilmiş; resimlerin metin ve değerler eğitimine katkısı yorumlanmıştır. İncelenen kitaplardan elde edilen bulgular örneklerle sunulmuş ve resimlerle desteklenmiştir. Son olarak araştırmadan elde edilen sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Araştırma sonucunda Behiç Ak tarafından kaleme alınan kitapların, çocuklara uygun olduğu; okulöncesi ve temel eğitim seviyesindeki çocukların rahatlıkla okuyabileceği tespit edilmiştir. Kitapların, biçimsel yönden bazı kusurları olsa da barındırdığı değerler ile resimleme teknikleri açısından çocuğun gelişimine katkısı olacağı kanısına varılmıştır. Sanatçının eserlerindeki görseller incelendiğinde, grafik tasarım ilkelerinin göz önünde bulundurulduğu görülmektedir. Kitaplardaki görsellerin çizim teknikleri çocuğa ve çocuk edebiyatına uygun niteliktedir. Kitaplarda tespit edilen "dostluk, sevgi, doğa bilinci, hayvan sevgisi, paylaşma, dayanışma, adalet, sabır, sorumluluk, yardımseverlik, nezaket kuralları" gibi değerlerin resimlerle de çocuğa sezdirildiği, metnin ve değerlerin resimlerle desteklendiği görülmüştür. Tüm kitaplarda ortak olan değerler ise hayvan sevgisi, çevre bilinci, dostluk ve dayanışmadır. Behiç Ak, özellikle doğa ve hayvanlar konusunda çocuklarda farkındalık yaratmak istemiştir.
7. sınıf öğrencilerinin anlatım becerileriyle ilgili metaforik algıları: Siverek ilçesi örneklemi
Bu araştırmada, ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin konuşma ve yazma becerilerine ilişkin algılarını metafor yoluyla ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Nitel araştırma desenlerinden olgubilim deseni ve amaçlı örneklem yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Bu araştırma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılı Şanlıurfa ilinin Siverek ilçe merkezindeki 6 ortaokulun 7.sınıfında öğrenim görmekte olan 434 öğrenci oluşturmuştur. Ancak bazı öğrencilerin metafor üretmemeleri, ürettikleri metaforlara gerekçe yazmamaları ve boş kağıt vermeleri nedeniyle çalışmaya 256 öğrenciyle devam edilmiştir. Öğrencinin 153'ü kız, 103'ü erkek öğrencidir. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmaya katılan 7.sınıf öğrencilerinin konuşma ve yazma becerilerine yönelik düşüncelerini anlamak için, uzman görüşleri doğrultusunda öğrencilere "Konuşma………. gibidir; çünkü………" ve "Yazma……. gibidir; çünkü…………." sorularından oluşan iki soru sorulmuştur. Araştırmada elde edilen veriler, nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda konuşma ve yazma kavramına ilişkin 512metafor üretilmiştir. Öğrencilerin, konuşma kavramına yönelik ürettikleri metaforlar ortak özellikleri dikkate alınarak 17 farklı kategori altında toplanmıştır. Öğrencilerin, yazma kavramına yönelik ürettikleri metaforlar ortak özellikleri dikkate alınarak 21 farklı kategori altında toplanmıştır. Araştırma sonucunda, öğrenciler konuşmayı daha çok iletişim ve ihtiyaç olarak adlandırırken yazmayı ise duygu ve düşüncelerin aktarımında kullanılan bir rahatlama aracı olarak nitelemektedirler. Araştırma sonuçlarına bütün olarak baktığımızda öğrencilerin konuşma ve yazma kavramına ilişkin olumlu algılara sahip oldukları saptanmıştır.
Hasan Aycın'ın çocuk kitaplarında eğitsel değerler
Günümüzde "Değerler Eğitimi" kavramı üzerinde sıkça durulmakta, değerlerimizin çocuklara aktarılabilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Değerler eğitiminde faydalanılabilecek nitelikli eserlere duyulan ihtiyaç da artmaktadır. Bu açıdan bakıldığında çocuk gelişimi için önemli iki tür olan masal ve çizgiyle eserler ortaya koymuş olan Hasan Aycın önemli bir sanatçıdır. Bu çalışmada, Hasan Aycın'ın yazar ve çizer olarak ortaya koyduğu roman ve masalları eğitsel açısından incelenmiştir. Çalışmada kaynak tarama metodu kullanılmıştır. Çözümlemeler sonucunda eserlerin çocuk edebiyatındaki yeri belirlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuk edebiyatı, masal, değer, değerler eğitimi, Hasan Aycın
Cumhuriyet dönemi Türkçe programlarında yazım eğitimi
Her dilin yazılı anlatımında düzeni, birliği sağlamak amacıyla çeşitli kurallar bulunur ve bu kurallar söz konusu dilin yazım (imla) sistemini oluşturur. Yazım eğitimi, bireylere kelimelerin doğru yazımını öğretmek ve noktalama işaretlerini doğru, amaca uygun bir şekilde kullanma alışkanlığı kazandırmak amacıyla verilmektedir. Türkçe dersi öğretim programlarının birçoğunda yazım ve noktalama konusu, çeşitli açıklamalarla verilmiş olsa da programların içeriği incelendiğinde yazım eğitimine dair verilmiş açıklamaların diğer öğrenme alanlarına göre hem daha az hem de ayrıntıdan uzak olduğu görülür. Yazım ve noktalama konusu ile ilgili olarak Türkçe dersi öğretim programlarında yer alan amaçlar, kazanımlar ve açıklamalar ise öğrencilerin anlama/kavrama düzeyine uygun bir şekilde düzenlenmemiştir. Bu çalışmada, 1924 yılından 2018 yılına kadar hazırlanmış Türkçe dersi öğretim programlarının, yazım eğitimi ile özellikleri üzerinde durulmuştur ve bu programlar içerik yönünden değerlendirilmiştir.
Deyimlerin hikâyesini bilmenin yedinci sınıf öğrencilerinin yazılı anlatımlarında deyim kullanımına etkileri
Deyimler; az söz ile çok şey anlatan, kullanıldığında ifade gücümüze güç katan dilimizin cevherlerindendir. Bu nedenle özellikle son yıllarda Türkçe Eğitimi alanında deyimlerin öğretimi eğitimcilerin dikkatini çekmiştir. Söz konusu alanlarda, deyimlerin öğretiminde kullanılabilecek çeşitli yöntem ve teknikler üzerine yapılan araştırmalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır. Bu çalışmada deyim öğretiminde, deyimin hikâyesini ve gerçek anlamını bilmenin yazılı anlatımda söz varlığını artırmaya ve deyim kullanımına etkisi araştırılmıştır. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu seçkisiz desen kullanılmıştır. Veri analizleri neticesinde Türkçe deyim öğretiminde, deyimin hikâyesini ve gerçek anlamını bilmenin söz varlığını artırmaya ve deyim kullanımına etkisinin olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Yapılan bağımlı örneklem t-testi sonuçlarına bakıldığında öğrencilerin ön test puanları ile son test puanları arasındaki farklılığı istatistiksel olarak % 95 güven düzeyinde anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin ön test puanlarının son test puanlarından düşük olduğu, dolayısıyla verilen eğitimin ya da oluşturulan algının öğrenciler üzerinde başarılı olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Deyim, deyimlerin öğretimi, söz varlığı, yazılı anlatım, bağlam.
Ortaokul öğrencilerinin dinleme/izleme öz-yeterliklerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi
Sosyal Öğrenme Kuramı'nın temel kavramlarından biri olan öz yeterlik algısı bireyin öğrenmesini doğrudan etkileyen faktörlerden biridir. Birçok alanda üzerinde çalışma yapılan öz yeterlik algısı, dört temel dil becerisinden en önemlisi olarak görülen dinleme becerisinin geliştirilmesi için de önemli bir faktördür. Buradan hareketle dinleme becerisine yönelik öz yeterlik algısı, bu algının hangi faktörlerden ne düzeyde etkilendiğinin ortaya konulması Türkçe eğitimi açısından oldukça önemlidir. Bu çalışma, ortaokul 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin dinleme/izleme öz yeterlik algı düzeylerini belirlemeyi ve elde edilen sonuçları sınıf düzeyi, cinsiyet, anne-baba eğitim durumu ve Türkçe dersi başarı puanı gibi faktörlere göre incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, "İlişkisel Tarama Modeli"nde betimsel bir çalışmadır. Bu model bağlamında araştırma, nicel araştırmaya bağlı olarak korelasyonel araştırma yönteminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'de MEB'e bağlı ortaokullarda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem ise İzmir ilinde farklı okullardan "basit seçkisiz örneklem" yöntemine göre belirlenmiş 6, 7 ve 8. sınıf düzeyinde 748 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada geçerliği ve güvenirliği önceden kanıtlanmış "Dinleme Öz Yeterlik Ölçeği (Aydın ve diğer., 2015) kullanılmıştır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik sonuçlarına ek kanıt elde etmek için 240 kişilik bir örneklem grubu üzerinde Doğrulayıcı faktör analizi yapılmış, elde edilen analiz sonuçlarına göre ölçeğin yapı geçerliğinin oldukça yüksek olduğu doğrulanmıştır. Araştırma sonucunda örneklemde yer alan ortaokul 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin dinleme öz yeterlik ortalamaları iyi ( =3.87) düzeyde bulunmuştur. Sınıf düzeyine göre 6. sınıf öğrencilerinin en yüksek, 8. sınıf öğrencilerinin ise en düşük dinleme öz yeterliğine sahip olduğu; cinsiyete göre kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha fazla dinleme öz yeterliğine sahip olduğu; anne-baba eğitim düzeylerine göre anne-baba eğitim düzeyi arttıkça dinleme öz yeterliğinin de arttığı; bir önceki yıl Türkçe dersi başarı puanlarına göre başarı puanı ile dinleme öz yeterliği arasında olumlu yönde bir ilişki olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dinleme, İzleme, Dinleme Becerisi, Öz Yeterlik, Dinleme Öz Yeterliği, Dinleme Eğitimi.
Türk dili ve edebiyatı öğretim programlarında dilbilim ve göstergebilim kuramlarının etkileri
Edebiyat insanın sesidir, dil bu sesin aracıdır. Bir toplum, millet ruhunu dil ve edebiyatla kazanır ve varlığını devam ettirir. Bir milletin edebiyatı o milletin yaşam birikimidir. Bu birikimin gelecek kuşaklara aktarımı uygulanabilir edebiyat programlarıyla mümkündür. 1924 müfredat programıyla başlayan edebiyat öğretimi 2005'e gelinceye kadar birçok değişmeye uğramıştır.Bu çalışmada, Türk Edebiyatı öğretiminin 1924 Müfredat Programı'yla başlayan 2005 Müfredat Programı'na kadarki seyri incelenmiştir. Bu süreler içinde uygulanan öğretim programları, bu konuda çalışmaları bulunan araştırmacılarımızın verdiği bilgiler doğrultusunda incelenmiştir. Çalışmamız, 2005 Türk Dili ve Edebiyatı müfredat programı üzerine yoğunlaşmış; çalışma sonucunda, bu programının hazırlanmasında dilbilim, göstergebilim, yorumbilim, alımlama estetiği, metinler arası ilişkiler gibi çağdaş kuramlardan etkilenildiği görülmüştür.
İlköğretim Türkçe dersi 6.sınıf öğretmen kılavuz kitabının Türkçe dersi öğretim programı dil bilgisi alanı açısından incelenmesi
Bu araştırmada İlköğretim 6. Sınıf Türkçe Dersi Öğretim Programı ile Öğretmen Kılavuz Kitabı dil bilgisi öğrenme alanı kapsamında karşılaştırmalı olarak incelenmiş, öğretmenlerin programa ve kılavuz kitaba yönelik görüşleri alınarak değerlendirilme yoluna gidilmiştir. Araştırmanın temel amacı 6. Sınıf Türkçe Dersi Öğretim Programı ile Öğretmen Kılavuz Kitabının dil bilgisi öğrenme alanı kapsamında içerik olarak örtüşüp örtüşmediğini belirlemek ve öğretmen görüşlerine dayalı olarak program ve kılavuz kitabının etkililiğini, verimliliğini ortaya koymaktır. Araştırma tarama modeline göre düzenlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak beşli likert tipi anketten yararlanılmıştır. Ankette 16 soru yer almıştır. Anket 2009-2010 eğitim- öğretim yılında Trabzon ili Of ilçesinde 6. Sınıf Türkçe dersine giren 41 Türkçe öğretmenine uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde frekans analizi ve t testinden yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesiyle İlköğretim 6. Sınıf Türkçe dersi Öğretmen Kılavuz Kitabının Türkçe Öğretim Programı dil bilgisi alanıyla uyumsuz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçtan hareketle İlköğretim 6. Sınıf Türkçe Dersi Öğretmen Kılavuz Kitabının Türkçe Öğretim Programı dil bilgisi alanı dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi ve uyumsuzluğunun giderilmesi gerekliliği bir zorunluluk olarak görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Dil bilgisi, Öğretmen Kılavuz Kitaplarının verimliliği, Öğretim Programı
Çocuk edebiyatında öykü türünün çocuğun kavram gelişimine etkileri üzerine bir araştırma (Gülten Dayıoğlu örneği)
Bu çalışmanın birinci bölümünde, dil, edebiyat, öykü, çocuk ve eğitim kavramlarını, ele aldık. Bu kavramların birbiriyle ilişkilerini açıkladık. Bu ilişkiyi ortaya koyarken, çocuk edebiyatından söz ederek bu alanın sınırlarını çizmeye ve çocuk edebiyatıyla ilgili tartışmalara dikkat çekmeye çalıştık. Dil ve edebiyat eğitimi, öğretimi konusunda bilgi vererek bu eğitimin çocuk için ne kadar gerekli olduğuna değindik. Çocuk edebiyatının eğitim içindeki işlevine, öykü türünün önemine dikkat çektik. Öykü türünü tanıtmayı ve öykü türünün çocuğa olan etkilerini incelemeye çalıştık.İkinci Bölüm'de, yazılı anket çalışmasında uyguladığımız öykülerin çözümlemesini yaptık. Öyküler olay örgüsü, dil ve üslup bakımından, taşıdığı mesaj yönünden çözümlendi. Gülten Dayıoğlu'nun Azat Kuşu, Gökçen Kız Çeşmesi, Annemin Salataları Ninemin Turpları, Neşeli Boyacı adlı öykülerini, genel olarak çözümlememizin amacı belirlenen öyküler ve kavramlar ile ilgili genel bir hükme sahip olmaktır. Aynı zamanda öyküleri okumayanlar için bilgi sahibi kılmak amaçlanmıştır.Üçüncü Bölüm'de öğrencilerin, belirlenen öyküleri okumadan önceki kavramlara bakış açılarını, tutumlarını, görüşleri tablolar halinde gösterdik. Okuma sonrası öğrencilerin bakış açısı, tutumları ve görüşleri tablolar halinde gösterdik. Her iki anket çalışması karşılaştırılarak değerlendirildi ve bir sonuca gidildi. Yine her iki anket arasındaki benzerlikler, farklar ve değişimler tespit edildi. Çıkan sonuca göre, öykü türünün çocuğa katkıları gösterildi. Öykü türünün çocuğun kavram gelişimindeki değişimi ortaya konuldu. İlköğretim 4. ve 5. sınıfların, öykülerden belirlenen kavramları öyküleri okumadan önce ve okuduktan sonra nasıl algıladıkları ortaya konuldu. Uygulamaya dayalı yaptığımız çalışmada öğrencilerin kavramları algılamalarında somut bir değişim meydana geldiğini gözledik. Bu değişiklikleri sayısal olarak tablolar halinde belirtmeye çalıştık.Anahtar Kelimeler: Dil ve edebiyat, çocuk edebiyatı, öykü, eğitim.
İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım becerilerinde zarf kullanımı üzerine bir araştırma (Manisa / Turgutlu İlçesi örneği )
Bu çalışma, çalışma evrenindeki ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım becerilerinde zarf kullanım sıklığının belirlenmesi için yapılmıştır.Öğrencilerin zarf kullanım sıklığını tespit edebilmek için Turgutlu ilçe merkezinde bulunan 3 ilköğretim okulundan random ( rastgele ) yöntemiyle seçilen 90 adet 8. sınıf öğrencisine üç farklı türde ( anı, otobiyografi, mektup ) toplam 270 adet kompozisyon yazdırılmıştır. Elde edilen verilerde geçen kelimeler, öğrencilerin sosyo-ekonomik seviyelerine, cinsiyete ve üç faklı anlatım türüne göre incelenmiştir.Bu inceleme sonucunda toplam 21784 kelime tespit edilmiş olup bu kelimelerden 2858' inin çeşit kelime, 18926'sının ise bu kelimelerin tekrarı olduğu belirlenmiştir.Sosyo-ekonomik seviyeleri üst olan öğrenciler hem toplamda hem de çeşit sayısında daha başarılı olmuşlardır. Cinsiyet açısından baktığımızda hem toplamda hem de çeşit sayısında kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre üstünlüğü vardır. Türlerde ise hem toplamda hem de çeşit sayısında anı türünün diğer türlere göre üstünlüğü vardır.Bu çalışma Sonucunda sosyo-ekonomik seviyeye, cinsiyete ve türlere göre zarf listeleri oluşturulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kelime, kelime serveti, yazılı anlatım, zarf
Çeviri çocuk klasiklerinde eğitici iletiler (MEB'in 2005 yılında ilköğretim öğrencilerine önerdiği 100 Temel Eser örneğinde)
Araştırmada çeviri çocuk klasiklerinde bulunan eğitici iletiler tespit edilmiştir. Çalışmanın temel amacını, çeviri çocuk klasiklerinin hangi değerlerle ilgili eğitici iletiler içerdiğinin ortaya konması oluşturmuştur. Çalışmada aynı zamanda öğrencilerin söz konusu çeviri çocuk klasiklerini okuma oranları ve beğenme düzeyleri de tespit edilmiştir. Eğitici iletilerin tespiti için 2005 yılında MEB'in ilköğretim öğrencilerine tavsiye ettiği 100 Temel Eser içerisindeki çeviri çocuk klasiklerinden yola çıkılmıştır. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin çeviri çocuk klasiklerine yönelik okuma ve beğeni düzeylerini tespit etmek amacıyla bir anket uygulanmıştır. Anket verileri ile ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin çeviri çocuk klasiklerine yönelik beğeni düzeyleri ve okuma oranları ortaya koyulmuştur.Sonuç olarak çeviri çocuk klasiklerinin başta toplumsal ve ahlaki değerlerle ilgili iletiler olmak üzere birçok eğitici iletiyi içinde barındırdığı tespit edilmiş, bazı klasiklerin okunma ve beğenme oranları yüksek çıkarken bazılarının oldukça düşük olduğu belirlenmiştir. Söz konusu nedenlerle çocuklarımıza tavsiye edilen çeviri çocuk klasikleri objektif bir bakış açısı ile değerlendirilmeli, çocuklarımız evrensel kültürü yansıtan bu eserlerin yanı sıra yerli ve orijinal çocuk Edebiyatı eserleri ile de tanıştırılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Çeviri, çocuk klasikleri, eğiticilik, ileti
Türkçe öğretmenlerinin okul sözlüğü kullanma konusundaki tutum ve davranışları
Bu tezin amacı Türkçe öğretmenlerinin okul sözlüğü kullanma konusundaki tutum ve davranışlarını incelemektir. Tezin birinci bölümü, sözlüklerin tanımı ve sınıflandırılmasını ve Türk sözlükçülük tarihini içermektedir. İkinci bölüm ise okul sözlüklerinin sınıflandırma içindeki yerini ve başlıca özelliklerini açıklamaktadır. Tezin amacına ulaşmak için veri toplama aracı olarak anket formları kullanılmıştır. Veriler Afyonkarahisar il merkezindeki ilköğretim okullarında çalışan Türkçe öğretmenlerinin tamamına (80) uygulanmıştır. Veriler analiz edilirken frekanslar, t-testi ve çapraz tablolama kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre Türkçe öğretmenleri sözlük kullanma konusunda olumlu görüşlere sahip olmasına rağmen örnek davranışlara sahip değildir. Çalışma, okul sözlükleri konusunda önerilerle son bulmaktadır.
Yabancılara Türkçe öğretiminde okuma metinleri ve yardımcı okuma kitapları üzerine bir araştırma
Yabancılara Türkçe öğretiminin merkezinde okuma metinleri ve yardımcı okuma kitapları vardır. Okuma metinleri ve yardımcı okuma kitapları, okuma-anlama becerisi yanı sıra, diğer dil becerilerinin de kazandırılmasında temel öneme sahiptir.Bu tez çalışmasında, yabancılara Türkçe öğretimi ile ilgili temel bilgiler verilmiş, okuma metinleri ve yardımcı okuma kitaplarının yabancılara Türkçe öğretimi için önemi belirtilmiştir. Bu alanın en köklü ve sistemli uygulayıcılarından Ankara TÖMER ve Gazi TÖMER'in, okuma metinlerinin en iyi örneklerinin bulunduğu ?Yeni HİTİT? ve ?Yabancılar İçin Türkçe? ders kitapları incelenmiştir.Yabancılara Türkçe öğretimi alanında tam anlamıyla hazırlanmış yardımcı okuma kitapları yoktur. Ancak bu alanda çaba gösterdiği görülen ?Adım Adım Türkçe? öğretim setindeki okuma kitapları incelenmiştir. Ayrıca okuma metinleri ve yardımcı okuma kitaplarının yeterliliği ile ilgili Ankara TÖMER ve Gazi TÖMER'deki Türkçe öğrenen yabancı öğrencilere anket uygulaması yapılmıştır.Yabancılara Türkçe öğretiminde nasıl daha faydalı okuma metinleri oluşturulabileceği, yardımcı okuma kitaplarının mutlaka oluşturulması gereği ve taşıması gereken niteliklerin bulunduğu bu tezin, yabancılara Türkçe öğretimi alanına faydalı olacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Yabancılara Türkçe öğretimi, okuma metinleri, yardımcı okuma kitapları.
2005 ilköğretim ikinci kademe Türkçe dersi öğretim programında eleştirel okuma
Bu çalışma 2005 İlköğretim İkinci Kademe Türkçe Öğretim Programı'nın öğrencilere eleştirel okuma becerisi kazandırma konusundaki yeterlilik düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. ?2005 İlköğretim İkinci Kademe Türkçe Öğretim Programı öğrencilere eleştirel okuma becerisi kazandırma konusunda yeterli midir?? sorusu araştırmanın temelini oluşturmaktadır. Ayrıca eleştirel okuma becerisinin öğrencilerin cinsiyetlerine, içerisinde bulundukları sosyoekonomik duruma göre ve metin türlerine göre değişiklik gösterip göstermediği sorularına da cevap aranmıştır. Bu soruya cevap bulabilmek için, Afyonkarahisar ili Merkez ilçeye ve Merkez ilçeye bağlı ilköğretim okullarında görev yapmakta olan Türkçe öğretmenlerine 2005 İlköğretim İkinci Kademe Türkçe Öğretim Programı'nda yer alan okuma becerisi kazanımları sunulmuş ve kazanımlardan eleştirel okuma becerisi ile ilgili olanları belirlemeleri istenmiştir. Daha sonra elde edilen veriler ışığında İlköğretim 100 Temel Eser içerisinden beş metin hazırlanmış ve araştırmanın örneklemini oluşturan Mareşal Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu, Susuz İlköğretim Okulu ve Ali Çetinkaya İlköğretim Okulu öğrencilerine uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini ise 2010-2011 eğitim-öğretim yılında, Afyonkarahisar ilinde öğrenim görmekte olan sekizinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.Araştırmanın sonucunda 2005 İlköğretim İkinci Kademe Türkçe Öğretim Programı'nın eleştirel okuma becerisi kazandırma konusunda yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Eleştirel okuma becerisi kazanma konusunda kız öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık vardır. Ayrıca sosyoekonomik durum açısından olumlu şartlar içerisinde bulunan öğrenciler eleştirel okuma becerisi konusunda daha yeterlidir.Bu sonuçtan hareketle, Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin ve metinlere yönelik etkinliklerin eleştirel okuma ile daha fazla ilişkilendirilmesi ve öğretmenlerin eleştirel okuma konusunda daha yeterli hâle getirilerek, sınıflarda eleştirel okumaya yönelik etkinliklere daha fazla yer verilmesine çalışılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretim Programı, okuma becerisi, eleştirel okuma becerisi.
Masal türünün çocuktaki kavram gelişimine etkisi üzerine bir araştırma: Cahit Zarifoğlu örneği
İnsan hayatının en kısa ama en önemli dönemlerinden biri olan çocukluk, edebiyat açısından önceleri göz ardı edilse de son yıllarda edebiyatın öznesi konumuna getirilmiştir. Çocuk edebiyatı kavramının yeni yeni önem kazandığı ülkemizde, bu edebiyat alanında ortaya konmuş olan yazınsal ürünlerin en eskisi şüphesiz ki masallardır.Masalların insan hayatına yön veren,kişiliğinin oluşumuna yardımcı olan,insanı eğiten ve eğlendiren,okuma zevki ve edebi haz kazandıran bir tür olması okurunu sadece çocukların değil yetişkinlerin de olmasını sağlamıştır.Çocuk edebiyatı edebi türlerinden olan masal türünün çocuğun kavram gelişimini ne yönde etkilediğinin incelenmesi bu araştırmanın temel konusunu oluşturmaktadır. İşlenen bu konu , çocuk edebiyatı alanında önemli yazınsal eserler vermiş ve bu alanın oluşmasında emeği sinmiş yazarlarımızdan Cahit Zarifoğlu' nun masalları üzerinden inceleme altına alınmıştır.Anahtar Kelimeler : Çocuk, Çocuk Edebiyatı, Çocuk Edebiyatı Türleri, Masal Türü,Kavram,Kavram Gelişimi,Cahit Zarifoğlu,
Drama ile yapılandırılmış sözlü anlatım derslerinin konuşmaya yönelik tutuma ve özyeterlik algısına etkisi
Bu çalışmada yaratıcı drama ile yapılandırılmış sözlü anlatım derslerinin konuşmaya yönelik öz yeterlik ve tutuma olan etkisi araştırılmıştır. Çalışmada ön-test son-test deney ve kontrol gruplu yapılan deneme modelinden faydalanılmıştır. 2017-2018 eğitim öğretim yılının bahar döneminde Dokuz Eylül Üniversitesi Buca eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği 1. sınıf Sözlü Anlatım dersine katılan 90 öğrenci, araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Deney ve kontrol gruplarında 45'er öğrenci yer almıştır. Çalışmanın uygulama süreci haftalık ikişer ders saatinden on iki hafta sürmüştür. Deney grubunda toplam on iki drama ile yapılandırılmış ders planı, kontrol grubunda ise programda yer alan öğretim etkinlikleri uygulanmıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında her iki gruptaki öğrencilere konuşmaya yönelik tutum ölçeği, öz yeterlik ölçeği uygulanmıştır. Çalışma sonunda ortaya çıkan nicel verilerin analizinde SPSS 22 (Statistical Package for Social Sciences) paket programından yararlanılmıştır. İstatistiki yöntemler kullanılarak grup içinde ön-son test değişimlerinde bağımlı t testi kullanılırken, gruplar arası karşılaştırmalarda bağımsız t testi kullanılmıştır. Betimsel istatistik olarak aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde değerlerine yer verilmiştir. Güvenirlik analizinde ise Cronbach's Alpha değerleri kullanılmıştır. Deney grubunda ve kontrol grubunda ön ve son testler arasında gelişim olduğu görülmektedir; ancak deney ve kontrol gruplarının gösterdikleri gelişmeye karşılaştırmalı olarak bakıldığında tutumda da öz yeterlik algısında da deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu anlaşılmaktadır. Bu sonuçlara bakılarak yaratıcı dramanın konuşmaya/sözlü anlatıma yönelik tutuma ve öz yeterlik algısına olumlu katkısı olduğu sonucuna ulaşılabilir. Bu sonuçtan hareketle anadili öğretiminin konuşma alanında, yüksek öğretim düzeyinde sözlü anlatım derslerinde yaratıcı dramadan daha etkin bir şekilde yararlanılması önerilebilir.
Yapılandırmacı yaklaşıma göre dil bilgisi öğretimine yönelik öğretmen görüşleri
Dil, insanın çevresini ve dünyayı anlamlandırma kullandığı önemli varlıklardan biridir. Birey, dil sayesinde öğrenme gerçekleştirir, kendini ifade edebilir, iletişim kurabilir ve dünyayı anlamlandırabilir. Dolayısıyla bireyin tüm yaşamını ve öğrenme alanlarını etkileyen dilin öğrenim ve öğretim süreci büyük önem taşımaktadır. Gelişen bilim ve teknoloji, hayatın tüm alanlarını etkilediği gibi öğrenme ve öğretme sürecini de doğrudan etkilemiştir. Günümüzde bireyin bilgiye sahip olması yeterli değildir, önemli olan elde edilen bilginin yapılandırılıp yapılandırılamadığıdır. Teknolojinin gelişmesi, toplumların bilgiye bakış açılarının değişmesi yapılandırmacı yaklaşımı ön plana çıkarmıştır. Bu doğrultuda Millî Eğitim Bakanlığı 2005 yılında ilk düzenlemeyi yapmış ve yapılandırmacı yaklaşım ışığında öğretim sürecini şekillendirmiştir. Hazırlanan yeni öğretim programı ile bireylerin bilgiye ulaşmaları ve bu bilgiyi yapılandırarak hayatla ilişkilendirmeleri amaçlanmıştır. Buna göre Türkçe ve dil bilgisi öğretimi de yapılandırmacı yaklaşım temelli olarak düzenlenmiştir. Eski öğretim sisteminin temelini oluşturan geleneksel anlayıştan uzaklaşılarak dil bilgisi öğretiminde kuralların ezberletilmesinden vazgeçilmiştir. Yapılandırmacı anlayış temelli yeni dil bilgisi öğretiminde öğretmenin dil bilgisini diğer dil alanlarından ayrı bir alanmış gibi ele almasından kaçınılmıştır. Öğretmenden dil bilgisini dilin diğer alanları ile ilişkilendirerek öğretmesi beklenmektedir. Öğretmen öğrenciye dilin kurallarını doğrudan vermemeli, öğrencinin bilgiye ulaşmasını ve yapılandırması sürecinde rehberlik etmesi beklenmektedir. Birey bilgiyi edindikten sonra onu nerede ve nasıl kullanacağını kavramalı, yaratıcı ve eleştirel olmalıdır. Öğretmen bu rehberlik sürecinde bireylerin isteklerini, ihtiyaçlarını, hazır bulunuşluk seviyelerini, bireysel farklılıklarını göz önünde bulundurmalı; öğretim sürecini ve ortamını da buna uygun düzenlemelidir. Eski öğretim sisteminde aktif olan öğretmenken yenilenen sistemde aktif olan tarafın öğrenci olması beklenmektedir. Çünkü bireyin öğretim sürecine aktif olarak katılması öğretim sürecinin başarısı açısından büyük önem taşımaktadır. Birey sürece aktif olarak dâhil olduğunda "sınıflamak, çözümlemek, belirlemek, eleştirel yaklaşmak, yapılandırma" gibi daha üst düzey bilişsel aktiviteleri yerine getirebilmektedir. Dil bilgisi öğretimi açısından ele alındığında bireyin kuralı sadece ezberlememesi, onu eski deneyimleriyle bütünleştirerek yapılandırdıktan sonra kendine mal etmesi sağlanabilir. Yapılandırmacı anlayış temelli dil bilgisi öğretimi uygulamaya geçirilmiş ancak bu konuda öğretmenlerin düşüncelerini içeren bir araştırmaya rastlanmamıştır. Çalışmanın amacı, mevcut Türkçe öğretim programlarında yer alan kazanımların yapılandırmacı yaklaşıma göre kullanım durumlarını öğretmen görüşlerine dayandırarak değerlendirmektir. Günümüzde dil bilgisi öğretim yaklaşımlarının geleneksel yaklaşım ve modellerden ayrıldığı savunulmaktadır. Geleneksel yaklaşımlar dil bilgisi öğretimini genellikle düz anlatım yöntemine göre gerçekleştirmektedir. Yapılandırmacı anlayış ise bu öğretimin düz anlatım yerine öğrenciye sezdirecek biçimde yapılması gerektiğini savunmaktadır. Geleneksel dil bilgisi öğretimi anlayışına göre eğitim almış ve bu anlayışı yıllarca eğitim sisteminde kullanmış öğretmenlerin yapılandırmacı dil bilgisi öğretimine göre öğretimi düzenleyip uygulamaları beraberinde birtakım sorunları da ortaya çıkarabilir. Bu nedenle çalışmanın temel amacını mevcut dil bilgisi öğretiminin öğretmen görüşlerine dayandırılarak değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşım ile ilgili düşünceleri, uygulamada yaşadıkları sıkıntılar ve yaklaşımın uygulanabilirliğinin artması yönünde önerileri tespit edilmiştir. Öğretmenler, kalıcı ve etkili öğrenme sağlaması, öğrencilerin ilgi ve isteklerine cevap vermesi ve dil bilinci oluşturması bakımından yapılandırmacı yaklaşımı faydalı bulduklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu yapılandırmacı yaklaşım temelli dil bilgisi öğretimini faydalı bulsa da zaman, fiziksel yetersizlikler, sınıf mevcutlarının fazlalığı, ders kitaplarının yetersizliği, müfredatın yoğunluğu gibi etmenlerin uygulamayı zorlaştırdığını düşünmektedirler. Programın uygulayıcısı konumundaki öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşıma göre dil bilgisi öğretiminin daha etkili olması için müfredatın yoğunluğunun azaltılması, okulların fiziksel şartlarının düzeltilmesi, materyal zenginliğinin sağlanması, ezberci anlayıştan uzaklaşılması, farklı öğretim yöntem ve tekniklerinin kullanılması, ders kitaplarının ve merkezi sınavın yaklaşıma uygun şekilde düzenlenmesi gibi önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar Sözcükler: yapılandırmacı yaklaşım, dil bilgisi, dil bilgisi öğretimi, Türkçe öğretmenleri