Bingol University
Discipline

Department of Management Information Systems

Bingol University

293

Archived Theses

7

DOIs Assigned

2%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Covıd-19 krizinin insan kaynakları yönetimi uygulamalarına etkisi: Ankara ilinde farklı sektörlerdeki insan kaynakları çalışanları üzerine inceleme

Çin'in Wuhan kentinde, Aralık 2019 tarihinde ortaya çıkan, COVID-19 kriz sürecinin etkisi küresel ölçekte ve birçok alanda görülmektedir. Bu yeni süreç, çalışma alanında yeni yönetim uygulamalarının geliştirilmesini zorunlu kılmakla birlikte bazı uygulamalarda değişikliklere yol açmaktadır. Bu yüzden, insan kaynakları uygulamalarına COVID-19 krizinin etkilerinin ortaya koyulması, bu sürecin nasıl yönetilmesi gerektiğini anlamak açısından önem arz etmektedir. Dolayısıyla pandemiden kaynaklanan krizin, kontrol altında tutulması ve insan kaynakları yönetimi uygulamalarında iyileştirmelerin gerçekleştirilebilmesi için önce etkilerinin incelenmesi ve bu doğrultuda gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada; işletmenin insan kaynakları yönetimi (İKY) uygulamalarına COVID-19'un etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, farklı sektörlerdeki İnsan Kaynakları çalışanlarının COVID-19 kriz deneyimleri incelenmiştir. Çalışmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup, yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak veriler toplanmıştır. İlgili çalışma, COVID-19 krizinin işletmelerin İKY uygulamaları üzerindeki etkisini inceleyerek, bu alandaki düzenlemelerin iyileştirilmesine ışık tutmayı ve gelecekte meydana gelebilecek krizlere yol gösterici olmayı amaçlamaktadır. Araştırmada; kriz yönetimine, İKY uygulamalarına ve COVID-19 krizinin İKY uygulamalarına etkisine dair literatür taraması yer almaktadır. Araştırma sonuçları, konuya ilişkin insan kaynakları çalışanları ile görüşülerek elde edilen bulgulara göre oluşturulmuştur. İnsan kaynakları çalışanlarından elde edilen verilere göre, COVID-19 krizinden ağırlıklı olarak etkilenen insan kaynakları yönetimi uygulamaları; "İşgücü Planlaması ve İşe Alım Süreci", "Ücret Yönetimi ve Yan Haklar" ve "İş Güvenliği ve İş gören sağlığı" şeklindedir. Bu bilgilerden hareketle, COVID-19 krizinin belirtilen insan kaynakları yönetimi uygulamaları üzerinde ağırlıklı olarak etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

İlçin Barutcu
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital teknolojiler ve aktivizm

İnsanlık tarihi boyunca bir devri kapatıp diğer devri başlatan pek çok gelişme yaşanmıştır. Teknoloji dünyasında da bilgisayarların ortaya çıkması ile başlayan bu serüven beraberinde internetin keşfedilmesine önayak olarak yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. İnternetin varlığı teknoloji dünyasının dijitale açılan kapısı olmuştur. İnternetin ilk yıllarından günümüze kadar geçen sürede dijital teknolojiler gelişim göstermişlerdir. Günümüzde ise dijital teknolojiler aracılığıyla insan hayatının her alanında dijitalleşme yaşanmaktadır. Artık insanlar kendilerini ifade etmek ve faaliyetlerini gerçekleştirmek için fiziksel mekanlardan ziyade dijital platformları tercih etmektedirler. Toplumsal olaylar karşısında değişime destek olmak veya tam tersi yönde tepki göstermek eylemi olarak tanımlanan "aktivizm" ise dijital dünyada yeni versiyonu ile yerini almaktadır. İnsanlar, toplumun genelini veya bir kısmını rahatsız eden olaylar karşısında tepki göstermek, kendini savunmak, fikirlerini ifade etmek amacıyla örgütlenerek değişim yaratmak istemektedirler. Bu noktada devreye aktivistler girmektedir. Aktivistler, kitlelere hitap ederek eylemler düzenleyip bir etki oluşturmayı hedeflemektedirler. İstedikleri etkiyi oluşturmak için geleneksel eylem biçimlerini bırakan aktivistler, dijital teknoloji araçlarını tercih etmektedirler. Bu çalışmada günümüz dijital teknolojileri ve dijital teknolojilerin aktivizm faaliyetleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Anahtar kelimeler: dijital teknolojiler, aktivizm, dijital aktivizm, internet, internet teknolojileri

AktivizmDijital teknolojilerTeknoloji+1
Şeymanur Arslan Doğan
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların bireysel performansına ve ücret beklentisine etki eden faktörler: Araştırma altyapı merkezlerine yönelik bir uygulama

Bu çalışmada, insan kaynakları yönetiminin en önemli işlevlerinden biri olan "performans değerleme" ve "ücret yönetimi" kavramları üzerinden araştırma altyapı merkezlerinde yürütülen uygulamalar ve ihtiyaçlar çerçevesinde bir model geliştirilmeye çalışılmıştır. Araştırma kapsamında araştırma alt yapı merkezinde görev alan 21 katılımcı ile nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme yöntemi kullanılarak veriler elde edilmiştir. Katılımcılardan alınan örnek ifadeler çerçevesinde araştırmanın amacı kapsamında temalara ulaşılmıştır. Sonuç olarak yapılan çözümlemelerde iş tanımının performansa etkisi, kurumlardan beklentinin performans ve ücrete yansıması, çalışanlardan beklentinin performansa etkisi, riskin performans ve ücret beklentisine etkisi ve istihdam politikası-ücret dengesi şeklindeki temalarda iş tanımı vurgusunun ön plana çıktığı belirlenirken her temada buraya referans verilmektedir. Dolayısıyla araştırma alt yapı merkezindeki performans ve ücret ilişkisinde temel belirleyicisinin iş tanımı olduğunu söylemek mümkündür. Bir diğer önemli sonuç ise risklerin varlığıdır. Risk arttıkça çalışanların performansında dengesizlikler olduğu ancak ücret olgusunun devreye girmesiyle risklerin göz ardı edilebileceği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Performans Değerleme, Ücret Yönetimi, Performans Yönetimi, Araştırma Altyapı Merkezleri.

Derya Sivri
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Proje yönetimi bilgi birikim kılavuzu'nun (PMBOK 7'nci sürüm) uyarlanması üzerine bir araştırma

Proje yönetimi alanı, geçmişte olduğu gibi gelecekte de birçok akademik disiplin, endüstri, iş dünyası ve toplumsal hayat için önemini koruyacak bir çalışma ve araştırma alanıdır. İlk olarak detaylı planlama ve süreç kontrolu ile sıralı ilerlemeyi gerektiren geleneksel proje yönetimi benimsenmiş ve genel kabul görmüştür. 1996 yılında ilk sürümü yayımlanan PMBOK (Proje Yönetimi Bilgi Birikim Kılavuzu) söz konusu geleneksel yaklaşımı temel almış, o tarihten günümüze kadar proje yönetimi alanında en iyi uygulamalar arasında ön sırada yer almıştır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, yazılım mühendisliği ve bilişim uygulamalarına da yansımıştır. Geleneksel proje yönetimi hızlı değişen, dinamik ve karmaşık yazılım projelerinin ihtiyaçlarını karşılamada çeşitli güçlükler ortaya koymuştur. Bu bağlamda 2000'li yılların başından itibaren çevik proje yönetim modelleri yazılım projelerinde yaygın olarak kullanılmaya başlamış ve çevik yaklaşım günümüzde göreceli olarak standart hale gelmiştir. Öte yandan geleneksel süreç odaklı yaklaşım PMBOK Sürüm-6'ya kadar devam ettirilmiştir. Ancak, donanım, yazılım ve en önemlisi yapay zekadaki baş döndürücü gelişmeler 2021 yılında sunulan PMBOK Sürüm-7'de değer teslimine odaklı, ilke tabanlı, dinamik ve esnek bir çerçevenin temel alınmasını, yapısı ile felsefesinin değişimini zorunlu kılmıştır. PMBOK, dünya ve ülkemiz genelinde kamuda ve özel sektörde yaygın kullanılan proje yönetim çerçeveleri arasında önde gelenlerden biri olduğunu söylemek mümkündür. Bu durum ve söz konusu köklü değişiklikler dikkate alındığında, proje yönetimiyle ilgili endüstri uygulamaları ve bilimsel araştırma alanı için yeni ve önemli problem sahaları oluşturduğu söylenebilir. Geleneksel, çevik ve hibrit proje yönetim modellerinin projeye ve organizasyona nasıl uyarlanacağı konusu bu problemlerin başında gelmektedir. PMBOK'ta uyarlama kavramı; proje yönetim metodu, yönetişim ve süreçlerin hem proje ekibi hem de organizasyon açısından projeye uygun hale getirilmesi olarak (PMI, 2021a) tanımlanmaktadır. Her ne kadar PMBOK Sürüm-7'de uyarlamaya yönelik bir bölüm ve öneriler sunulsa da içerik, yapı ve yöntem bağlamında mevcut önerilerin ülkemiz bağlamında ve bilimsel çerçevede araştırılma gerekliliği ortaya çıkmıştır. Literatür incelediğinde, söz konusu probleme yönelik araştırmaların son derece sınırlı olduğu gözlenmektedir. Dolayısıyla bu araştırmanın temel amacı, PMBOK Sürüm-7 kapsamındaki sekiz proje performans alanı doğrultusunda proje yönetiminin uyarlamasındaki yaklaşımları, kullanılan yöntem, teknik, araç ve uyarlama güçlüklerini belirlemektir. Çalışma karma araştırma yaklaşımı doğrultusunda, yöntemsel üçgenlemeyle nicel ve nitel araştırma teknikleri kullanılarak iki aşamada yürütülmüştür. Anketle toplanan veri araştırmanın nicel bileşenini ve birinci aşamasını; yarı yapılandırılmış mülakatlarla toplanan veriler araştırmanın nitel bileşenini ve ikinci aşamasını oluşturmuştur. Araştırmanın tasarımı, benimsenen felsefe ve bilişim sistemleri literatürü dikkate alındığında, bu çalışmanın bir kuramı açıklamayı ve test etmeyi amaçlayan bir araştırma olduğunu söylemek mümkündür. Sekiz performans alanına yönelik elde edilen bilimsel bulgular PMBOK Sürüm 7'de yer alan kimi önerileri desteklemekte, ancak bazıları ile farklılık göstermektedir. Çalışmada elde edilen bulgular yorumlanarak gelecekteki araştırmalar ve endüstri uygulamalarına yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Ersin Aktürk
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara Ticaret Odası web sitesinin kullanılabilirliğinin karşılaştırmalı uzman sezgisel değerlendirmesi

Bu çalışmada, Ankara Ticaret Odası (ATO) web sitesinin kullanılabilirliği, İstanbul Ticaret Odası (İTO), Berlin Ticaret ve Sanayi Odası (IHK Berlin) ve Londra Ticaret ve Sanayi Odası (LCCI) web siteleri ile karşılaştırmalı olarak sezgisel değerlendirme yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Karşılaştırma için web sitelerinde ortak olan sayfalar belirlenmiş ve Nielsen ile Tognazzini'nin belirlediği sezgisel kriterlerin birleşimi, üç uzman tarafından uygulanarak değerlendirilmiştir. Veri toplama aracı olarak belirlenen kriterlere dair oluşturulan formlar kullanılmıştır. Sorulara verilen cevaplar doğrultusunda puanlandırma yapılarak nicel veriler elde edilmiştir. Ayrıca uzmanlara verilen geri bildirim formlarında uzmanların değerlendirme ve yorumları vasıtasıyla nitel veriler toplanmıştır. Çalışma sonucunda, ticaret odalarının web sitelerinin güçlü ve zayıf yönleri belirlenmiş ve ATO web sitesinin kullanılabilirlik kriterlerine uygun hale getirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.

Esra Avşar
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk bankacılık sektörü mobil uygulama erişilebilirlik değerlendirmesi

Günümüzde dijital bankacılık hizmetleri, bireylerin finansal işlemleri kolayca gerçekleştirebilmesi açısından vazgeçilmez bir rol oynamaktadır. Ancak bu hizmetlerin toplumun tüm kesimleri, özellikle de engelli bireyler tarafından eşit şekilde erişilebilir olması, dijital kapsayıcılığın sağlanabilmesi için kritik öneme sahiptir. Bu tez çalışmasının amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların mobil uygulamalarının erişilebilirlik düzeylerini değerlendirmek ve bu düzeylerin banka türü, aktif büyüklüğü, müşteri sayısı, kamu/özel statüsü ve yerli/yabancı sermaye çoğunluğu gibi faktörlerle olan ilişkisini incelemektir. Çalışma kapsamında Türkiye'de faaliyet gösteren 8 bankanın mobil uygulamaları seçilerek erişilebilirlik testlerine tabi tutulmuştur. Testlerde, iOS işletim sistemi üzerinde mobil uygulamaların arayüzleri WCAG 2.2 AA yönergeleri temel alınarak test edilmiştir. Bu testleri gerçekleştirirken Browserstack üzerinden otomatik Mobil Uygulama Erişilebilirlik Test Aracı kullanılmıştır. Test sonucu saptanan erişilebilirlik hatalarına dayanarak elde edilen veriler analiz edilerek, erişilebilirlik düzeyleri ile banka özellikleri ve sayfa türleri arasındaki olası ilişkiler ortaya konmuştur. Bu tez, Türkiye'deki bankaların mobil uygulamalarının erişilebilirlik açısından zayıf yönlerini belirlenmiş ve mobil bankacılığın erişilebilirlik kriterlerine uygun hale getirilmesine yönelik öneriler sunmuştur. Türkiye'deki dijital finansal kapsayıcılığın artırılması açısından erişilebilirlik konusuna dikkat çekerek ve mobil bankacılık uygulamaları üzerinde erişilebilirliğin ölçülmesine yönelik kapsamlı bir çalışma yapılmıştır.

İbrahim Yıldırım
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Devops proje yönetimine yönelik uyarlama modelleri: Savunma sanayiinde uygulama

Son yıllarda yazılım, donanım ve teknolojide gözlenen hızlı ve baş döndürücü gelişmeler yazılım geliştirme süreçleri, yöntem ve tekniklerinde de önemli değişiklikleri gündeme getirmiştir. Bunlar arasında kurumsal ve işletme ihtiyaçlarının karşılanması ile yazılım geliştirme, operasyon ve sürekli iyileştirme süreçlerinin hızlandırılması olduğunu söylemek mümkündür. Bu kapsamda, yazılım geliştirme ve operasyon süreçlerinin birleşimine dayanan DevOps (Development and Operations) Proje Yönetim Modelinin ön plana çıktığı gözlenmektedir. DevOps, yazılım geliştirme süreçleri ve bilişim teknolojileri (BT) operasyonları arasındaki iş birliğini artırmayı, süreçlerin otomasyonu ile yazılım teslimat sürelerinin kısaltılmasını hedefleyen bir yazılım geliştirme yaklaşımıdır. Sürekli entegrasyon (CI), sürekli teslim (CD) ve otomasyon temelli çalışma kültürüne dayanan DevOps'un, modern yazılım projelerinin hız, verimlilik, kalite vb. ihtiyaçlarının karşılamada önemli roller üstleneceği değerlendirilmektedir. Ancak, DevOps'un standart yazılım süreçleri ile kurumsal BT operasyonlarına farklı yaklaşımı beraberinde çeşitli güçlükleri de getirmektedir. Söz konusu güçlükleri yazılım geliştirme süreçleri, ihtiyaç yönetimi, takım yönetimi, risk yönetimi, kalite yönetimi, otomasyon vb. alanlarda gruplamak mümkündür. Bu araştırmanın temel amacı, savunma sanayiinde yer alan ve yüksek teknoloji ürünlerini geliştiren bir kurum için DevOps Proje Yönetim Modelinin uyarlanmasına yönelik modeller geliştirmek ve uygulama önerilerini ortaya koymaktır. Çalışma nitel araştırma yaklaşımı doğrultusunda Eylem Araştırması ve doküman incelemesi yöntemleri kullanılarak iki aşamada yürütülmüştür. Birinci aşamada yazılım geliştirme uzmanlarıyla yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilerek veri toplanmış ve analiz edilmiştir. Mülakatlarda, DevOps kapsamında ihtiyaç yönetimi, takım yönetimi, risk yönetimi, kalite yönetimi ile yapay zekâ kullanımı konuları, karşılaşılan güçlükler, kullanılan yöntem, teknik ve araçlara ilişkin görüşler alınmıştır. Araştırma verisi tümden gelim (dedüktif) ve tüme varım (endüktif) tematik analiz yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. İlk aşamada, araştırma soruları ve kuramsal çerçeve temel alınarak dedüktif kodlama yapılmış ve kod katalogları oluşturulmuştur. Daha sonra endüktif tematik analiz yöntemiyle yeni temalar ve desenler araştırılmıştır. Veri analizi sürecinde dedüktif yaklaşım araştırmanın kuramsal çerçevesini oluştururken, endüktif yaklaşım ise toplanan veriden yeni bulguların ortaya çıkarılmasını sağlamıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında, birinci aşamada elde edilen bulgular doğrultusunda UML diyagramları kullanılarak DevOps uyarlama modelleri geliştirilmiştir. Söz konusu uyarlama modelleri, ana temalara (kod kataloglarına), kullanıcıların işlevsel ve işlevsel olmayan ihtiyaçlarına ve UML kurallarına uygunluk bakımından senaryo analizi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak bu çalışmanın çıktılarının, araştırmanın yapıldığı ilgili kuruma olduğu kadar yazılım mühendisliği ile proje yönetimi uygulama ve araştırma alanlarına da önemli katkılarda bulunabileceği değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: DevOps, Proje Yönetimi, Uyarlama, Uyarlama Modelleri.

Pınar Kıcır
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Medikal nesnelerin internetinin (IoMT) bibliyometrik analizi

Medikal Nesnelerin İnterneti (IoMT), IoT teknolojisinin sağlık alanına uyarlanmış bir alt kümesi olup, uzaktan teşhis, tedavi ve hasta takibini mümkün kılmaktadır. Giyilebilir ve vücuda yerleştirilebilir medikal sensörler, ağ cihazları ve bulut sistemleri aracılığıyla hasta verileri sürekli toplanarak analiz edilmekte ve sağlık uzmanlarına iletilmektedir. Ancak, IoMT alanındaki akademik çalışmaların büyük bir kısmı teknik konulara odaklanmış olup, bibliyometrik analizler açısından metodolojik çeşitlilik ve güncellik sorunları barındırmaktadır. Bu çalışma, IoMT alanındaki araştırma eğilimlerini, akademik iş birliklerini ve literatürdeki eksiklikleri belirlemek amacıyla kapsamlı ve güncel bir analiz sunmaktadır. Bu kapsamda, bibliyometrik performans analizi, bibliyografik eşleşme, anahtar kelime eş oluşum ve ortak yazar analizi yöntemleri kullanılarak Web of Science veritabanındaki son beş yılın makaleleri analiz edilmiştir. VOSviewer ve Biblioshiny yazılımlarıyla yapılan görselleştirme ve veri analizi sonucunda, IoMT alanındaki araştırma eğilimleri ortaya konmuş ve gelecekteki çalışmalara katkı sağlayacak bulgular elde edilmiştir. Analizler sonucunda ulaşılan bulgulara göre IoMT alanındaki bilimsel üretim oranı, 2020'den 2023'e kadar artış eğiliminde olup en yüksek seviyesine 2023'te ulaşmış, ancak 2024'te %27,7'lik bir düşüş yaşanarak azalma eğilimine girdiği tespit edilmiştir. En etkili dergi IEEE Access, en çok doküman üreten kurum King Saud Universitesi, en çok atıf alan ülke Çin olduğu anlaşılmıştır. En çok iş birliği Suudi Arabistan ve Pakistan arasında gerçekleşirken, bu alandaki üretim ve iş birliği oranının en yüksek Asya ülkeleri arasında olduğu belirlenmiştir. Ortak yazar analizine göre en çok doküman üreten yazar Taher M. Ghazal, en yüksek atıf alan Bashir Ali Kashif idi. Çalışma Lotka yasası ile ılımlı uyum göstermekle birlikte Bradford yasasının uygulanamaz olduğu tespit edilmiştir. Bibliyografik eşleşme analizi sonucu tespit edilen kümelerin en yüksek atıfa sahip yayınlarında COVID-19 ile ilgili çalışmalar ağırlıktayken, makine öğrenmesi, blokzincir ve kimlik doğrulama diğer tematik alanlar olarak belirlenmiştir. Çalışma, literatüre önemli bir katkı olarak, IoMT alanında teknik odaklılığın baskın olduğunu, buna karşın sosyoteknik boyutların ihmal edildiğini ortaya koymakta ve sosyal bilimler odaklı, disiplinlerarası çalışmalara duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır.

Abdulkadir Kayacan Ural
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital varlık farkındalığı ölçek geliştirme çalışması

Teknolojinin hızla gelişmesi, gündelik yaşamda ve ekonomide dijital varlık olarak adlandırılan yeni bir kavramı ortaya çıkarmıştır. Sosyal medya hesapları, kripto paralar, çevrimiçi oyun karakterleri ve dijital içerikler gibi geniş bir yelpazeyi kapsayan bu varlıklar hem bireysel hem de ticari düzeyde önem kazanmaktadır. Bu varlıkların yaygınlaşmasına rağmen, akademik literatürde kavramsal bir çerçeve ve bireylerin bu konudaki farkındalık düzeyini ölçecek araçlar konusunda önemli bir eksiklik bulunmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, dijital varlık farkındalığını ölçmek üzere geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. Bu doğrultuda, nicel araştırma yöntemlerinden yararlanılarak bir ölçek geliştirme çalışması yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, Türkiye'nin Ankara ilinde bulunan, farklı demografik özelliklere sahip 573 kişi oluşturmaktadır. Ölçek geliştirme süreci, kapsamlı literatür taraması, madde havuzu oluşturma, uzman görüşü alma, pilot uygulama ve ardından istatistiksel analizleri (içerik ve yapı geçerliliği, güvenirlik testleri) içeren sistematik adımları takip etmiştir. Araştırma sonucunda, "Dijital Varlık Farkındalığı Ölçeği" adıyla, yüksek geçerlilik ve güvenirlik değerlerine sahip, çok boyutlu bir ölçme aracı geliştirilmiştir. Geliştirilen bu ölçek, dijital varlıklar alanında gelecekte yapılacak akademik çalışmalara temel oluşturacak, bireylerin ve toplumun bu yeni varlık türüne yönelik algı, tutum ve bilgi düzeylerini ölçmek için standart bir araç sunmaktadır.

Bilgesu Resenerol
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kişi – örgüt uyumunu yakalamada kişilik testleri: Özel okullarda çalışan öğretmenler üzerinde bir araştırma

İKY seçme ve yerleştirme süreçlerinde kullanılan psikometrik testler, örgüt içi pek çok farklı değişkenleri etkileyebilmektedir. Değişkenlerden biri olan uyum; kişinin katıldığı örgütle olan bağını incelemektedir. Kişi – örgüt uyumunu etkileyen faktörlerden biri olan iş tatmini, psikometrik testler aracılığıyla ölçülmektedir. Bu çalışmanın amacı, çalışanların kişilik özelliklerinin psikometrik testler aracılığıyla ölçülerek iş tatminlerini nasıl etkilediğini incelemektir. Çalışmada, Ankara ilinin Çankaya bölgesindeki 13 farklı özel okulda çalışan 219 öğretmene, Büyük Beş Faktör Kişilik Testi ve İş Doyum Ölçeği uygulanarak; örneklemin beş farklı kişilik boyutunun, dokuz farklı iş tatmin boyutuna olan etkisi ölçülmüştür. Ayrıca, çalışanların yaş, cinsiyet, kıdem ve eğitim seviyeleri gibi demografik bilgileri de bu bağlamda incelenmiştir. Kişilik boyutlarından öz disiplin ve uyumluluğun iş tatminini pozitif etkilediği, açıklık ve dışa dönüklüğün ise negatif etkilediği sonucuna varılmıştır. Yaş ve kıdemin de, iş tatmini üzerinde pozitif etkileri olduğu bulunmuştur.

Fırat Can Derman
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

QR Kod güvenlik farkındalığı üzerine Ankara ilinde bir araştırma

İlk olarak 1994 yılında üretim alanında kullanılmaya başlayan QR Kodlar (Quick Response Code - Kare Kod), günümüzde mobil cihazların QR Kod okuyucu olarak kullanımı ile hayatın birçok alanına (pazarlama, reklam, bankacılık, eğitim, nesne tanımlama, ürün izleme vb.) yayılmıştır. QR Kod kullanımı, kolay üretilişi ve dağıtımı, geniş depolama kapasitesi ve hızlı okunabilirliği nedeniyle hızla yaygınlaşmıştır. Popülaritesi gün geçtikçe artan QR Kodların bu denli sık kullanımına karşın, (i) kullanıcılar arasında herhangi bir güvenlik açığı algısı yaratmaması ve aksine merak uyandırması, (ii) QR Koda kaydedilebilen veri miktarının azımsanmayacak kadar fazla (saldırı düzenlemek için yeterli) olması QR Kodu saldırılara hedef haline getirmiştir. Zararlı kod çalıştırılması, güvenli olmayan web adreslerine yönlendirme, kullanıcıların gizliliğinin ihlal edilmesi gibi birçok güvenlik problemi ve riski mevcuttur. Bu çalışmada toplumsal yaşamda bireylerin QR Kodların olası güvenlik zafiyetleri ve yaratacağı sorunlar hakkındaki farkındalık seviyelerinin tespit edilmesi üzerine bir çevrimiçi anket uygulanmıştır. Teknolojiyi okur-yazarı ve yeni teknolojilere adaptasyonu hızlı olan genç nesil hedef kitle olarak seçilmiştir. Çalışma kapsamında üç farklı QR Kod (Sade, Talimatlı ve Resimli) tasarlanarak afişler hazırlanmıştır. Bu afişler Başkent Üniversitesi Bağlıca Kampüsündeki ve Hacettepe Teknokent'teki birçok panoda 40 gün süresince asılı kalmıştır. QR Kodları taratan kullanıcılar çevrimiçi anketin bulunduğu web bağlantısına yönlendirilmektedir. 834 kişi QR Kod afişlerinin yönlendirdiği web adresini ziyaret etmiş, çevrimiçi anket ise 262 kişi tarafından cevaplanmıştır. Anket cevaplarından toplanılan veriler, kullanıcıların QR Kodu taratma motivasyonlarının esas olarak merak duygusundan ileri geldiğini göstermektedir. Bunun yanı sıra kullanıcıların potansiyel tehditler ve kendilerini koruma yolları hakkında bilgi eksikliğine sahip oldukları sonucuna varılmıştır. Ayrıca bir sosyal mühendislik deneyi olarak da düşünülebilecek bu çalışma sonunda QR Kod ile düzenlenen saldırılar ve bu saldırılara karşı alınabilecek önlemler de sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: QR Kod, Kimlik Avı saldırıları, QR Kod güvenliği.

Mert Ogün Bilir
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Derin öğrenme yöntemiyle kapalı alanlarda suç davranışlarının tespitine yönelik bir uygulama

Suç ve suça ilişkin olaylar doğası gereği, geçmişte insan ve toplum hayatı için her zaman önemli olgular içerdiği gibi gelecekte de önemli etkilerinin olacağı açıkça gözlenmektedir. Hukuki yaptırımlara ek olarak sınırlı düzeydeki teknolojik uygulamalar suçla ilgili olayları belirli oranlarda azaltsa da beklenen gereksinimleri karşılamaktan uzak olduğunu söylemek mümkündür. Bunun en önemli nedenlerinden birisi, suç teşkil eden olayların gerçekleştikten sonra asenkron ve manuel olarak incelenmeleri, teknolojik araçların ise çoğu zaman bu olaylara ait verinin kaydı ve işlenmesi için kullanılması olduğu söylenebilir. Dolayısıyla, olayları gerçek zamanlı izleyecek, otomatik biçimde analiz ederek suça ilişkin davranışları anında tespit edecek akıllı teknolojik çözümlerin suç davranışlarını azaltacağı gibi suçun caydırıcılığını da artıracağı değerlendirilmektedir. Bu kapsamdaki çalışmanın temel amacı, kapalı alanlarda güvenlik kameralarından (CCTV) elde edilen video görüntülerini kullanarak suç davranışlarını gerçek zamanlı belirlemeye yönelik akıllı bir çözüm üretmektir. Araştırma, Tasarım Bilimi Araştırma Yöntemi (Design Science Research) çerçevesinde derin öğrenme yöntem, teknik ve araçları kullanılarak bütünleşik bir yapıda yürütülmüştür. Araştırmanın kuramsal temelleri, suç ve suç tespit yöntemleri, yapay zeka, yapay sinir ağları, derin öğrenme ile görüntü işleme bilgi alanlarıdır. Çalışmanın ana çıktısını, gerçekleştirilen derin öğrenme çözümü ile onun içerdiği özgün modeller ve algoritmalar oluşturmaktadır. Araştırma probleminin çözümü için suç davranışları belirlenmiştir. Bunlar kavga, koşma, silah doğrultma, atlama, el kaldırma, yerde uzanma, eylemsizlik ve diğer olmak üzere sekiz alt kategoriye ayrılarak, güvenlik kameralarından alınmış 617 gerçek video görüntüsünden oluşan Güvenlik Kamerası Suç Veri Seti oluşturulmuştur. Çalışma sonucunda gözetimsiz öğrenme modellerinin gözetimli öğrenme modellerine nazaran suç tespitinde daha etkili olduğu bulunmuştur. Elde edilen bulgular ve gözlemler doğrultusunda, derin öğrenme ile geliştirilen çözümün araştırmanın amaç ve hedeflerini karşıladığını söylemek mümkündür. Ancak, araştırma sınırlılıkları dikkate alındığında ise gelecekteki çalışmalarla iyileştirilmesi gereken yönlerinin bulunduğunu da belirtmek gerekmektedir.

Emel Bağdatoğlu Yılmaz
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi paylaşımı ve boyutlarının algılanan firma yenilikçiliğine etkisi: Teknoloji firmaları üzerine ampirik bir çalışma

Bu çalışmanın amacı, bilişim teknolojileri (BT) firmalarında bireysel, örgütsel ve teknolojik faktörlerin bilgi paylaşımı ve boyutlarının firma yenilikçilik düzeyine olan etkisini sınamaktır. Özellikle yüksek teknolojiye bağımlı konumda olan BT firmalarında bilgi paylaşımı ve yenilikçi odaklı örgüt ikliminin oluşturulması, dinamik bir çevrede faaliyet gösteren bu örgütler için çok daha önemlidir. Zira teknoloji bağımlı örgütler için hayatta kalmanın formülü gerek örgüt içinde gerekse de örgütler arası ilişkilerde rekabet avantajı sağlayacak stratejik bilgilere hızlı ulaşmaktan geçmektedir. Bu kapsamda Ankara bünyesinde yer alan dört büyük teknokent (Gazi, ODTÜ, Hacettepe ve Cyberpark) merkezinde faaliyetini sürdüren 120 BT firmasında çalışan 166 kişi üzerinde anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar bireysel (başkalarına yardım etmekte mutlu olma ve bilgi öz yeterliliği), örgütsel (üst yönetim desteği ve örgütsel ödüller) ve teknolojik (bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanabilme becerisi) faktörlerin bilgi bağışlama ve bilgi toplama değişkenlerini önemli ölçüde ve anlamlı etkilediğini göstermiştir. Ayrıca yine çalışmada bilgi bağışlama ve bilgi toplama değişkenlerinin de algılanan firma yenilikçiliği düzeyini istatistiksel olarak anlamlı şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Bu bulgular, özellikle yüksek teknolojik bağımlılığı olan sektörlerde, bilgi paylaşım davranışı ve faaliyetlerinin, firma yenilikçilik kabiliyetini geliştirmede kolaylaştırıcı bir etki unsuru olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: BT firmaları, Bilgi paylaşımı, Bilgi paylaşımı boyutları, Firma yenilikçilik kapasitesi, Örgütsel yenilik.

Türkan Öncül
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sayısal sağlık verilerinde farkındalık

Elektronik Sağlık Kayıtları (ESK) sistemleri, kişilerin, geçmiş ve şimdiki fiziksel ve ruhsal sağlık durumlarıyla ilgili tüm bilgilerin bilgisayar ortamında toplanmasını, kayıt altına alınmasını, saklanmasını, iletilmesini, erişilmesini, ilişkilendirilmesini, işlenmesini ve gerektiğinde kullanılmasını sağlayan sistemlerdir. İnsanların en mahrem bilgilerini ihtiva eden, hassas olarak adlandırılan sağlık verilerinin hukuka aykırı bir biçimde ele geçirilmesi, işlenmesi veya paylaşılması ayrımcılık başta olmak üzere ilgili kişinin ciddi zararlara uğramasına sebep olabilmektedir. Bu bilgilerin paylaşılması kişinin özel hayatının gizliliğine, hastanın mahremiyet hakkının korunmasına ve doktorun hastasına karşı sır saklama yükümlülüğünün ihlal edilmesine sebep olmaktadır. Kişisel Elektronik Sağlık Kayıtları (KESK)'nın tutulduğu sayısal sistemlerin donanım veya yazılımlarında bulunan güvenlik zafiyetleri, sistemleri siber saldırılara açık hale getirmesi bir başka sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Sistemlere sızmayı başaran saldırganlar, burada tutulan sağlık verilerinde değişiklikler yapabilmekte ya da verileri başka amaçlarla kullanılmak üzere üçüncü şahıslara satabilmektedirler. Kişisel sağlık verilerin yitirilmesi veya yanlış şekilde anonimleştirilmesi diğer zafiyetler olarak değerlendirilmektedir. Oluşabilecek tüm bu zafiyetler konusunda gerek bireyler ve gerekse toplumsal hassasiyetler artmakta, tartışmalar ve çalışmalar kamuoyunun gündeminde gittikçe artan bir şekilde yer almaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de yaşayan ve anket çalışmasına katılan farklı demografik özelliklere sahip bireylerin kişisel sağlık verileri ile ilgili farkındalık ve beklentilerinin ölçülmesi ve değerlendirilmesi istatiksel olarak incelenmiştir. Çalışma kapsamında elde edilen sonuçlara göre, katılımcıların büyük çoğunluğu, iletişim, özlük, aile sağlık bilgileri, muayene sonuçları, geçirdikleri operasyonlarını kişisel bulduklarını ifade etmişlerdir. Aynı kapsamda aile hekimlerinin, uzman doktorlarının ve iii sağlık kurumlarının adlarını ise kişisel bulmadıklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların büyük çoğunluğu, bu bilgilerinin sayısal ortamlarda kayıt altına alındığını bildiklerini belirtmişlerdir. Katılımcılar sağlık verilerinin kötü amaçla kullanılabileceği ve verilerin gizliliğinin korunması konularında büyük oranda endişeli olduklarını belirtmişlerdir. Katılımcılar, sağlık verilerini ve sağlık harcamalarının kimlerin görebileceğinin yetkilendirmelerini kendileri yapmak istemektedirler. Sağlık bilgilerinin sayısal ortamda saklanması konusunda katılımcılar genel olarak sayısal ortamda saklanan sağlık bilgilerinin ve sayısal ortamları güvenilir bulduklarını belirtmişlerdir. Katılımcılar bu bilgilerin sağlık kuruluşları ve doktorlar tarafında kendi tedavileri için kullanılmasını yararlı bulduklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların büyük çoğunluğu sağlık verilerinin güvenliğini sağlamaktan devletin sorumlu olduğunu ve sağlık verileri ile ilgili tüm hakların kendilerine ait olduğunu belirtmişlerdir. Sağlık verilerinin özel nitelikli kişisel veri olduğunu belirten katılımcıların oranı bir hayli yüksek olsa da KVKK kapsamından kişisel verilerinin korunduğunu bilen ve veri ihlaline uğradıklarında ne yapacağını bilen katılımcı oranı bu oran kadar yüksek değildir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular değerlendirildiğinde genel olarak sağlık sektöründe çalışan bireylerin kişisel sağlık verileri ile ilgili farkındalıklarının yüksek olduğu, diğer katılımcılarda ise eğitim seviyesinin yükselmesi ile birlikte farkındalığın arttığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: YBS, Bilgi Güvenliği, Kişisel Sağlık Verileri, Sayısal Sağlık Verileri, Sağlık Verileri Farkındalık ve Beklentileri

Denizhan Yılmaz
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kuşaklar arası farklılığın işgören davranışı üzerindeki etkisi

Tutku Topcu, Kuşaklar Arası Farklılığın İşgören Davranışı Üzerindeki Etkisi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yönetim Bilişim Sistemleri Anabilim Dalı, İnsan Kaynakları Yönetimi Tezli Yüksek Lisans Programı, Yüksek Lisans Tezi, 2021. Bu çalışmanın temel amacı, X ve Y kuşağına mensup işgörenlerin, iş hayatındaki davranışları ile bu davranışların örgütsel bağlılığa etkisindeki farklılığın tespit edilmesidir. Çalışmada örgütsel bağlılık ve kuşaklar arası farklılıkların incelenmesine yönelik bir model oluşturulmuştur. Bu modele göre; kişi-örgüt uyumu, kariyer geliştirme, ücret ve örgütsel adalet algıları ile örgütsel bağlılık ilişkilendirilmektedir. Bu doğrultuda 18 yaşından büyük aktif çalışma hayatı olan 174 X kuşağı, 96 Y kuşağı olmak üzere toplamda 270 bireyden, anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 21.0 ve AMOS 21.0 programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; kuşaklar arasında kariyer geliştirme, ücret ve örgütsel adalet algısının örgütsel bağlılığa etkisindeki farklılık tespit edilirken, kişi-örgüt uyumunun örgütsel bağlılığa olan etkisinde anlamlı bir etki olduğu fakat kuşaklar arası farklılaşmanın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yapılan t testi sonucunda örgütsel bağlılık, kişi-örgüt uyumu, kariyer geliştirme, ücret adaleti ve örgütsel adalet algısının kuşaklara göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Türkiye kapsamında az çalışma bulunması ve sonuçların literatür ile büyük çoğunlukta uyum göstermesi bu çalışmayı önemli kılmaktadır. Anahtar Kelimeler: X ve Y Kuşağı, Örgütsel Bağlılık, Kişi-Örgüt Uyumu, Kariyer Geliştirme, Ücret ve Örgütsel Adalet Algısı

Tutku Topcu
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye telekomünikasyon sektöründe sahtecilik sorunu için düzenleyici öneriler

Sahtecilik, insanlığın var oluşu ile birlikte sürekli yaşanan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde teknolojik anlamda pek çok alanda önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Sahtecilik de bu gelişimleri takip etmekte ve günden güne değişen ve gelişen şekillerde devam etmektedir. Özellikle telekomünikasyon sektöründe 2000'li yıllarında başlarından itibaren mobil teknolojilerin de gelişimiyle birlikte önemli dönüşümler yaşanmıştır. Telekomünikasyon sahteciliğinin de bu dönemde önemli oranda arttığı, çok ciddi gelir ve itibar kayıplarına yol açtığı gözlemlenmektedir. Bu bağlamda tüm sektörlerde olduğu gibi telekomünikasyon sektöründe de sahtecilikle mücadele ve sahteciliği önlenmesi önemli bir faaliyet olarak görülmektedir. Bu çalışma kapsamında, sahteciliğe ilişkin yaklaşımlar ve telekomünikasyon sahteciliği özelinde konu detaylı şekilde ele alınmıştır. Dünya'da telekomünikasyon sahteciliği konusunda yaşananlar ve sahteciliğin azaltılması ve önlenmesi kapsamında gerçekleştirilen faaliyetler incelenmiştir. Türkiye'de faaliyet göstermekte olan iki mobil işletmeci ile odak grup çalışması gerçekleştirilerek ülkemizdeki telekomünikasyon sahteciliğine ilişkin sektörün mevcut durumu ve beklentileri öğrenilmiştir. Edinilen tüm bu bilgiler ve yapılan tüm çalışmaların değerlendirilmesi neticesinde çalışmanın sonucunda Türkiye telekomünikasyon sektöründe sahteciliğin azaltılması ve önlenebilmesi amacıyla çeşitli düzenleyici öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sahtecilik, Telekomünikasyon, Düzenleme, CLI Manipülasyonu

Arayan hat bilgisi (CLI)DüzenlemeSahtecilik+1
Süleyman Bayram
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Spektrum paylaşımı yaklaşımı-Türkiye modeli önerisi

Spektrum kıt ve değerli ulusal bir kaynaktır. 5G ile birlikte spektruma olan talebin giderek artacağı öngörülmektedir. Artan veri trafiği sorunu ve bağlantı ihtiyaçlarının üstesinden gelebilmek için spektrumun olabildiğince verimli kullanılması gerekmektedir. Veri trafiğindeki artışı desteklemenin ne kadar önemli olduğu literatürde yer alan çeşitli çalışmalarda ortaya konulmuştur. 5G için hayati öneme sahip olan 6 GHz altında yer alan spektruma mevcut spektrum tahsis yöntemleri ile erişmek oldukça zordur. Geleneksel spektrum yönetimi yaklaşımı ile spektrumun sunduğu olanaklardan yeterince yararlanmak mümkün değildir. Bu kapsamda ortaya çıkan çeşitli spektrum paylaşımı yaklaşımları ile spektrumun daha verimli kullanılması amaçlanmaktadır. Bu çalışma kapsamında spektrum ve spektrumun önemi ve geçmişten günümüze spektrum yönetim yaklaşımları incelenmiştir. Ardından ülkemizde yerleşik bulunan üç ana mobil operatörler ile odak grup çalışması kapsamında görüşmeler gerçekleştirilmiş olup, sektörün konuya yaklaşımı hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. Bununla birlikte yeni ortaya çıkan spektrum paylaşımı yaklaşımı hakkında Avrupa ve Amerika'da yenilikçi spektrum yönetimi uygulamaları incelenmiş ve e- posta yolu ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakat çalışması ile spektrum paylaşımı hakkında Avrupa ülkelerinin güncel uygulamaları hakkında mevcut durum ortaya konmuştur. Bahsi geçen çalışmalar kapsamında ülkemizde spektrum yönetiminde yeni bir bakış açısı geliştirilerek spektrum paylaşımı uygulamalarının ülkemizde uygulanabilirliği araştırılmıştır. Mevcut mevzuatta yapılabilecek değişikliklere ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca spektrum paylaşım uygulamalarını mümkün kılacak teknik altyapının ülkemizde kurulmasına ilişkin çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Spektrum Paylaşımı, License Shared Access, Telekomünikasyon, 5G

5GErişim yöntemleriSpektrum+1
Gürkan Gebiç
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir insan kaynakları yönetiminde insan kaynakları bilgi sisteminin yeri üzerine bir araştırma

Günümüzde örgütler küreselleşmenin bir etkisi olarak sadece yerel örgütler ile değil dünya üzerindeki benzer alanda faaliyet gösteren diğer örgütler ile bir yarış içerisindedirler. Teknolojik değişimlerin hızı, firmaların oyun dışı kalmamaları ve yeni olana uyum sağlayıp hız kesmemeleri için yönelinen her alanda faaliyeti aksatmadan çalışabilecek insan kaynağına ihtiyaç duyulur. Bu sebeple örgütlerde insan kaynakları yönetimi olgusunda sürdürülebilirlik kavramı ortaya çıkmakta ve günümüzde daha çok önem kazanmaya başlamaktadır. Bu gelişmeler ile örgütler nitelikli ve yetkin insan kaynağını bünyelerine dahil etmeye, örgüt aidiyetini sağlamaya, insan kaynağına mutlu bir çalışma ortamı oluşturarak iş gücü devir hızını optimal bir oranda tutmaya çalışırlar. Tüm bunları yönetebilmeleri için ise bilgi sistemlerine ihtiyaç duyarlar. İnsan kaynakları bilgi sistemleri insan kaynağı ile ilgili yöneticilere hızlı, doğru ve kaliteli bilgi akışını sağlamaya yardımcı olmaktadır. Bu sayede insan kaynağının verimliliği arttırılarak örgüte rekabet üstünlüğü sağlanabilmektedir. Bu çalışmada Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Yönetiminde İnsan Kaynakları Bilgi Sisteminin yeri, insan kaynakları uygulamaları üzerinden tartışılarak, Türkiye'de faaliyet gösteren bir kamu bankasında sürdürülebilir insan kaynakları yönetiminin insan kaynakları bilgi sistemleri üzerinden sağlandığı fayda araştırılmıştır. Çalışma kapsamında nitel araştırma yapılmış ve kamu bankası insan kaynakları yöneticileri ile mülakat yapılarak veriler toplanmış ve toplanan veriler analiz edilmiştir. Bu çalışma sonucunda görüşülen insan kaynakları yöneticileri insan kaynakları yönetiminin sürdürülebilir kılınması için insan kaynakları bilgi sistemlerinden rekabet üstünlüğü, verimlilik/düşük maliyet ve ölçülebilirlik olmak üzere toplam üç ana tema üzerinden faydalandıklarını ifade etmişlerdir. Çalışmanın ilk bölümünde "İnsan Kaynakları Bilgi Sistemi", ikinci bölümde "Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Yönetimi" ele alınmış, son bölümde ise "Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Yönetiminde İnsan Kaynakları Bilgi Sisteminin Yeri" değerlendirilerek literatüre katkı sağlaması amaçlanmıştır.

Sürdürülebilirlikİnsan kaynakları bilgi sistemleriİnsan kaynakları yönetimi
Aycan Tekin
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Metaverse'ün çalışma hayatı üzerine etkisi: Bir Delphi çalışması

İnsanlığın bazı kadim alt metinleri, evrensel endişeleri, merakları, korkuları ve umutları vardır. İnsanlık doğduğu ilk dönemlerden itibaren bir teknoloji ile karşılaştıkları zaman kendilerine sordukları ve tartıştıkları konular birbirine benzemektedir. Bugün bizi dönüştüren teknoloji, yaşadığımız evlerden kullandığımız otomobillere, tükettiğimiz yiyecek ve giyeceklerden, evcil hayvanlarımızla olan ilişkilerimize, şirketlerin vizyonlarından, ülkelerin anayasaları, toprak bütünlüklerine kadar birçok yaşam alanını, davranışlarımızı ve alışkanlıklarımızı temelden dönüştürecek bir güce sahiptir. Tıpkı çağlar öncesinde olduğu gibi büyük dönüşümler çok büyük sosyolojik, ekonomik, psikolojik ve benzeri değişimleri de beraberinde getirmektedir. Teknolojinin her gün baş döndürücü bir hızla değişmesi ve gelişmesi ile ortaya çıkan Metaverse gibi teknolojiler özellikle pandemi sonrasında toplumun yaşam şekillerini ve alışkanlıklarını kökünden değiştirmeye başlamıştır. Bu değişimin ekonomik ve sosyolojik birçok etkisi olmaktadır. Bu etkiler hem olumlu hem olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. İnsanların çalışma hayatı da bu değişimlerden ciddi oranda etkilenmiş ve yepyeni bir boyut kazanmıştır. Milyonlarca insan işinden olmuş aynı zamanda milyonlarca insana yeni iş olanağı sağlamıştır. Yaratıcı ekonomi gibi kavramlar ortaya çıkarmış ve insanların hem çalışan hem de girişimci olabilmelerine olanak sağlamıştır. Bu çalışma ile ortaya konan günümüz teknolojik gelişmelerinden belki de en önemlisi olan Metaverse'ü anlayarak kabaca teknoloji ve yenilikler özünde, dünyanın ve içindeki yaşayan insanların hangi yöne gittiğini ilgili ve meraklı olanlara aktararak insanların çalışma hayatındaki değişikliğin dününü, bugününü ve yarınını tartışmaktır. Yapılan araştırmada Metaverse ile çalışma hayatındaki ilişki sorgulanmıştır. Araştırma modeli olarak Delphi tekniği kullanılmıştır. Alanında uzman 11 kişi ile üç tur yapılan Delphi analizinin ilk turu SWOT analizi ile derinleştirilmiş, ikinci turda, ilk turda belirlenen uzmanların anahtar kelimelerindeki uzlaşma oranları tespit edilmiştir. Üçüncü turda uzlaşılamayan sorular tekrar uzmanlara gönderilerek ölçümlemeler yapılmıştır. Sonuç olarak büyük fırsat ve tehditleri bir arada barındıran Metaverse, birçok iş alanını ortadan kaldırırken yeni bir ekonomi yaratacağından yeni iş sahası ve meslekleri yaratacaktır. Örneğin Sanal emlak uzmanları, blockchain uzmanları ve geliştiricileri, vr oyun tasarımcıları ve geliştiricileri, risk yönetim uzmanları ve pazarlama yöneticileri gibi hem önceden olmayan meslekler doğacak hem de önceden var olup evrilen meslekler olacaktır. Anahtar Kelimeler: Metaverse, Çalışma Hayatı, Yapay Zekâ, SWOT, Delphi

Delphi tekniğiSWOT analiziYapay zeka+1
Muzaffer Can Atak
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi döneminde hemşirelerin hata yapma eğilimleri: Bir vakıf hastanesi araştırması

Sağlık çalışanları arasında önemli bir çoğunluğa sahip olan hemşireler, genellikle hastalarla yakın ve sıklıkla iletişim kuran sağlık personeli grubu oldukları için psikososyal sağlığı, çalışma motivasyonu ve iş doyumu gibi hasta ile ilişkilerini doğrudan etkileyen kapsamda değerlendirilmiştir. Mart 2020 sonrasında Covid-19 virüsünün ülkemizde görülmesiyle gerek sosyal hayatımız gerek çalışma hayatımız yeniden düzenlendi. Çalışma şartları en çok etkilenenler ise sağlık çalışanlarıdır. Çalışma koşulları, çalışma süreleri, pandemi ile ağırlaşan hemşireler de bu çalışma koşul ve şartlarındaki değişimden etkilenmiştir. Bu araştırma da bir araştırma hastanesinde çalışmakta olan hemşirelerin pandemi dönemiyle birlikte hata yapma sebepleri nicel bir çalışma ile incelenirken, literatür araştırması ile de bunun sebeplerini bulunmaya çalışılmıştır. Çalışmada Covid-19 süreci ile hemşirelerin değişen sosyal yaşamları ve çalışma koşulları ele alınmıştır. Niceliksel olarak bir araştırma hastanesinde çalışmakta olan hemşirelere uygulanmıştır. Söz konusu ölçekler katılımcılara yüz yüze uygulanmış olup bu sayede veri toplanması sağlanmıştır. Çalışma sonucu değerlendirildiğinde sağlık sektörünün önemli unsurlarından biri olan hemşirelerin pandemi dönemiyle birlikte artan iş yoğunlukları ve stresin hem sosyal hem de iş hayatlarında bazı olumsuzlukları beraberinde getirdiği görülmektedir. Bu araştırmada hemşirelerin ihtiyaçlarının ve taleplerinin belirlenmesi ve sonrasında ise ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından bu ihtiyaç ve taleplerin giderilmesi halinde hemşirelerin meslekte yaptıkları hatalar azalacak ve bu hatalara bağlı olarak yaşanabilecek hasta kayıplarının önüne geçilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: hemşire, tıbbi hata, sağlık çalışanlarının ihtiyaçları, pandemi

HemşirelerPandemilerTıbbi hatalar
Şükriye Nur Özdemir
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İşten ayrılma niyeti ve iş tatmini arasındaki ilişkiler: örgütsel bağlılığın aracılık rolü

İşten Ayrılma Niyeti ve İş Tatmini Arasındaki İlişkileri ve Örgütsel Bağlılığın Aracılık Rolü oluşturmasında bağlılık bileşenlerinin incelenmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu kapsamda araştırmanın evren ve örneklemini Ankara İlinde yer alan bir Vakıf Üniversitesi beyaz yaka çalışanlarından 316 kişi katılım sağlamıştır. Anketler katılımcılara Google Form aracılığı ile uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi Smart PLS programında yapılmış olup katılımcılara ilişkin Demografik Bilgiler, Normallik Dağılımına Dair Bulgular, Faktör Analizine Dair Bulgular, Ölçeklerin Güvenilirlik, Birleşik Güvenilirlik ve Çıkarılan Ortalama Varyans Analizi, R² Analiz Bulguları ve Ölçekler Arası Etkileri incelenmiştir. Araştırma sonucunda örgütsel bağlılık, işten ayrılma niyeti ve iş tatmini ölçeklerinin direkt etkileri incelenmiş ve örgütsel bağlılık ölçeği devam bağlılığı alt boyutu işten ayrılma niyeti arasında düşük düzeyli ve pozitif yönlü, örgütsel bağlılık ölçeği duygusal bağlılık alt boyutu işten ayrılma niyeti arasında orta düzeyli ve negatif yönlü, iş tatmini ile devam bağlılığı arasında yüksek düzeyli ve pozitif yönlü, iş tatmini ile duygusal bağlılık arasında yüksek düzeyli ve pozitif yönlü, iş tatmini ile işten ayrılma niyeti arasında orta düzeyli ve negatif yönlü ve normatif bağlılık ile işten ayrılma niyeti arasında düşük düzeyli ve pozitif yönlü etki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada ölçekler arası dolaylı etkiler çalışmanın içeriğinde bulunan detaylı tablolarda yer almaktadır. Sonuç olarak; örgütsel bağlılık, işten ayrılma niyeti ve iş tatmini ölçeklerinin dolaylı etkilere sahip olduğu görülmüştür. Buna göre, iş tatmini, işten ayrılma niyeti ve devam bağlılığı arasında pozitif yönlü ve düşük düzeyli etki olduğu, iş tatmini, işten ayrılma niyeti ve normatif bağlılık arasında negatif yönlü ve düşük düzeyli etki olduğu, iş tatmini, işten ayrılma niyeti ve duygusal bağlılık arasında ise negatif yönlü ve orta düzeyli etki olduğu tespit edilmiştir.

Örgütsel bağlılıkİş doyumuİşten ayrılma niyeti
Gamze Çoban
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları yönetimi uygulamalarının örgütsel performansa etkisi

Günümüz rekabet koşulları altında insan kaynakları yönetimi ister akademik gözle ister piyasa gözüyle bakılsın örgütler için ayırt edici bir unsur olarak düşünülmektedir. Ülkemiz de yeni yeni adını ve uygulamalarını duyduğumuz bu yönetim birçok ülkede yıllardır araştırılmakta ve uygulanmaktadır. Düzgün yapılan insan kaynakları yönetiminin yapılan birçok araştırmada örgüt performansına doğrudan olumlu katkılarının olduğu görülmüştür. İnsan kaynakları yönetimi uyguladığı politikalar ve uygulamalar ile bireysel performansı güçlendirip, örgütteki insan gücünü birbiri ile sekron şekilde işleyerek örgütün hedeflerine ulaşmasında etkili bir rol oynar. İnsan kaynaklarının rekabet avantajı, örgüt hedeflerine ulaşmada etkili olması, performansı arttırması konusunda literatürde birçok araştırma yapılmış ve insan kaynakları uygulamalarının bu olumlu yönde etkileyen unsurlarının, performansı arttırmak için örgütün beşeri sermayesini geliştirmek için oluşturulmuştur. Peki, bu uygulamalar çalışanlar tarafından nasıl karşılanıyor, somut veriler çoğu zaman evet örgüt verimli ve başarılı diyor bu ne kadar objektif ve doğru, çalışanlar için insan kaynakları uygulamaları gerçekten uygulanıyor mu, uygulanıyorsa yine çalışanlar tarafından performansa bir etkisi olduğu düşünüyor mu? Kısacası Türkiye'de insan kaynakları yönetimi ne kadar uygulanıyor ve performansa ne kadar etkisi var çalışanlar gözünden bakılmaya çalışıldı araştırmada. Araştırmanın çıkış noktası Türkiye'de insan kaynakları yönetimi bir moda mı? Yoksa gerçekten uygulanıyor mu? Türkiye'de 18 yaşını doldurmuş, bordolu özel sektör çalışanları insan kaynakları yönetimi uygulamaları hakkında gerçekten olumlu bir bağlantı etki olduğunu düşünüyorlar mı? Bunun için en çok kullanılan yedi insan kaynakları uygulaması ve demografik sorulardan oluşan 41 soruluk bir elektronik bir anket oluşturuldu, Türkiye genelinde 78 bin kişi ye mail atıldı. Daha sonra anket verileri dört aşamada istatiksel olarak analiz edildi.

PerformansÖrgütsel performansÖzel sektör+1
Belkıs Kuzutürk
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları yönetimi uygulamalarının örgüt performansı üzerindeki etkisinde insan kaynakları bilgi sistemleri kullanımının rolü üzerine araştırma

Bu araştırmanın amacı, işletmelerin gerçekleştirdikleri İKY uygulamalarının örgütsel performansa etkisinin olup olmadığını, İKY uygulamalarının örgütsel performans göstergeleri (işgücü devir hızı oranı, satış oranları ve finansal performans) üzerinde İKBS kullanımının biçimlendirici rolünün olup olmadığı ve işletmelerin İKBS uygulamalarının örgütsel performans göstergeleri üzerinde ki etkilerin nasıl farklılaştığını bulmaktır. Çalışmanın evrenini ağırlık Ankara ve Gaziantep olmak üzere Türkiye'nin çeşitli illerinde birbirlerinden bağımsız orta ve büyük ölçekli 70 örgüt oluşturmaktadır. Söz konusu amaçlar doğrultusunda yapılan analizlerde İKY etkililiğinin işletme satış artış oranları üzerinde etkisi yoktur. Öte yandan, İKY etkililiğinin işletme finansal performansı olumlu etkilediği, işgücü devir hızını ise negatif yönlü etkilediği görülmektedir. İKBS etkililiğinin çalışması 3 bağımlı değişkeni üzerinde de anlamlı etkisi bulunmaktadır. İKBS işletme finansal performansı ve işletme satış oranlarını olumlu etkilerken işgücü devir hızını negatif yönlü etkilemektedir. Bu araştırma sonuçları işgücü devir hızını yönetme de İKY ve İKBS etkililiğinin ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır.

Finansal performansPerformansSatış+5
Ece Özden Saraç
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İşveren markası ve insan kaynakları yönetimi uygulamalarının işten ayrılma niyetine etkileri: Turizm sektörü üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı insan kaynakları yönetimi uygulamaları, sosyal sorumluluk odaklı insan kaynakları yönetimi uygulamaları uygulamaları ve algılanan işveren markasının çalışanların işten ayrılma niyeti üzerindeki etkileri oluşturulan bir model çerçevesinde araştırılmasıdır. Ankara'da faaliyet gösteren 12 farklı 5 yıldızlı konaklama işletmesinin 209 çalışandan elde edilen veriler ile oluşturulan örneklem üzerinden görgül bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (20.0) ve AMOS programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde, çalışanların işten ayılma niyetleri üzerinde insan kaynakları yönetimi uygulamalarının ve işveren markasının yorumlanan örgütsel kimlik imajı boyutunun kısmen, sosyal sorumluluk odaklı insan kaynakları yönetimi uygulamalarının ise tamamen etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Oluşturulan model üzerinden sosyal sorumluluk odaklı insan kaynakları yönetimi uygulamaları ve işveren markasının yorumlanan örgüt kimlik imajı değişkenlerinin insan kaynakları yönetimi uygulamaları ve işten ayrılma niyeti arasındaki aracılık rolü de incelenmiştir. Bunun sonucunda işveren markasının yorumlanan örgüt kimlik imajı boyutunun insan kaynakları yönetimi uygulamalarının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde herhangi bir aracı etki bulunamamışken sosyal sorumluluk odaklı insan kaynakları yönetimi uygulamalarının kısmi aracı etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir.

MarkaOtellerSosyal sorumluluk+4
Hazal İçirgen
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları yönetimi uygulamalarının etkiliğinin çalışan norm dışı davranışları üzerindeki etkisinde bireysel kültürel eğilimlerin rolü üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı İKY uygulamalarının norm dışı davranış üzerindeki etkilerinin yanı sıra, örgüte ve bireye yönelik olan kültürel eğilimlerin bu ilişkide biçimlendirici etkileri oluşturulan bir model çerçevesinde araştırılmasıdır. Ankara'da faaliyet gösteren çeşitli sektörlere ait 230 çalışandan elde edilen veriler ile oluşturulan örneklem üzerinden bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (20.0) ve AMOS programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde, İKY uygulamalarının norm dışı davranışlar üzerinde etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Oluşturulan model üzerinde kültürel eğilimlerinde örgütsel ve bireysel olarak aracılık rolü de incelenmiştir. Kültürel eğilimlerin örgütsel olarak İKY uygulamalarının çalışan norm dışı davranışları üzerindeki etkisi, bireysel olarak ise kültürel eğilim boyutu olan bireyselcilik- toplulukçuluk ve güç mesafesinin norm dışı davranış üzerinde ki etkilerinin olduğu gözlemlenmiştir.

Bireysel kültürNorm dışı davranışİnsan kaynakları yönetimi
Ezel Aydın
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kariyer yönetimi: Bir güvenlik kuruluşunda sistem modellemesi

Günümüzde, İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY)'nin stratejik rolü genişledikçe ve örgüt yöneticilerinin, insan kaynaklarının örgüte bir değer katması gerektiğine olan inançları arttıkça, insan kaynaklarının yapısı da bu oranda büyümüştür. İKY'ye verilen önemin artması, birçok alt dalların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ücret, terfi sistemi, kariyer yönetimi vb. gibi bu alt dallar İKY ile sürekli bir etkileşim içinde olmuştur. Böylelikle örgütler personel temini, eğitimi, istihdamı gibi hususları bünyesinde etkin bir şekilde kullanabilmek için, çağdaş bir kariyer yönetim sisteminin varlığına ihtiyaç duymaktadır. Bu noktada da Kariyer Yönetimi devreye girmektedir. Son yıllarda bu konu, araştırmacıların odak noktası haline gelmiştir. Araştırmalar daha çok özel sektördeki kurum ve kuruluşlar üzerinde yapılmıştır. Ancak kamu sektöründe, özellikle de güvenlik kurumlarında bu konuyla ilgili çalışmalar çok kısıtlıdır. Pek çok sektörde olduğu gibi güvenlik kurum ve kuruluşlarında istenen düzeyde bir kariyer yönetiminin varlığı mevcut değildir. Oysaki değişen teknolojik, demografik, çevresel vd. koşullar değişimi gerekli kılmakta ve bu değişime elastikiyet gösterecek bir sisteme ihtiyaç duyulmaktadır (Örgütsel değişim). Personel politikaları geleceğin güvenlik kurumları için çok önemlidir. Özellikle batı ülkeleri, yakın geçmişteki güvenlik konseptlerini, ilgilerini, güvenlikle ilgili görevlerini, ulusal ve örgütsel askeri yeteneklerini, sürekli değişen bilgi teknolojilerine göre süratli bir şekilde yeniden tasarlamıştır. Bu değişimler, güvenlik bağlamında ihtiyaç duyulan personelin daha nitelikli ve kalifiye olması yönünde etkilemektedir. Bu araştırmanın temel amacı; İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik kurum ve kuruluşlarındaki kariyer yönetim sistemini Amerika'nın güvenlik kuruluşlarından birisi ile karşılaştırarak, değişen teknolojik ve çevresel koşullara ve güvenlik konseptimize uygun bir model oluşturmaktır. Çalışmada, mülakat ve açık uçlu sorulardan oluşan anket teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın geçerlilik ve güvenilirliğini arttırmak için, farklı kaynaklardan veri alınmış ve farklı veri toplama araçları kullanılmıştır. Verilerin sayısallaştırılmasında Harvard Üniversitesi tarafından geliştirilen Yoshikoder programı (v. 0.6.3) kullanılmıştır. Çalışmada, amaçlı örneklem tekniği kullanılmak suretiyle İçişleri Bakanlığında görevli güvenlik personelleri seçilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kariyer Yönetimi, Kariyer Planlaması, Koçluk, İnsan Kaynakları Yönetimi

Güvenlik şirketleriKariyerKariyer yönetimi+3
Uğur Güngör
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu işletmelerinde insan kaynakları yönetimi fonksiyonlarının çalışan memnuniyeti üzerine bir araştırma: Ankara Çankaya Belediyesi örneği

Ekonomik gelişme, sosyal refah, ekonomik büyüme gibi makroekonomik değişkenlerin iyileşmesi noktasında, sosyal devlet anlayışının ve katılımcı demokrasi ilkelerinin tabana yayılması açısından yerel yönetimler önem arz etmektedir. Yerel yönetimler, kendi yerel sınırları içerisinde yaşayan yerel halka yönelik sürdürdükleri görev, yetki ve sorumlulukları etkin ve verimli bir şekilde yaptıkları durumda hem mikro ekonomik olarak yerel refahın sağlanması hem de makroekonomik boyutta devlete ekonomik katma değer sağlanması mümkün olmaktadır. Dolayısıyla yerel yönetimlerin amaç ve hedeflerine ulaşması noktasında en önemli kaynağı olan insan kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde belirlenen amaç ve hedeflere hizmet etmesi sağlanmalıdır. Bu çalışmanın konusu, yerel yönetimler içerisinde en önemlilerinden olan belediyelerde var olan insan kaynakları yönetim sisteminin fonksiyonel açıdan incelenmesidir. Çalışmanın temel amacı, belediyelerin en önemli kaynaklarından biri olan insan kaynağının insan kaynakları yönetimi fonksiyonlarına yönelik sahip oldukları tutumun ortaya çıkartılmasıdır. İnsan kaynakları yönetimi fonksiyonlarına yönelik tutumların demografik değişkenler kapsamında farklılaştığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, belediye özelinde yürütülen insan kaynakları yönetimi fonksiyonlarının alan yazın kapsamında bazı durumlarda farklılaştığı görülmüştür.

Ankara-ÇankayaBelediyelerKamu işletmeciliği+5
İsmet İlkay Süer
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışan iş performansının değerlendirilmesinde insan kaynakları yönetimi uygulamalarının etkililiği ve kişilik özelliklerinin rolü

Globalleşen dünyada firmalar, rekabet üstünlüğü sağlayabilmek ve sürdürebilirliğini devam ettirmek için değişim ve başarının anahtarı olan insanı ve insana yatarım yapmanın önemini anlamışlardır. Son yıllarda insan kaynakları yönetimi firmalar için en önemli fonksiyonlardan biri olmuştur ve insan kaynakları yöneticileri de firmaların tepe yönetimlerinde yerlerini alarak, firmaların stratejilerinin belirlenmesinde önemli katkı sağlamaktadırlar. Bu çalışmanın temel amacı çalışan iş performansının İKY uygulamalarının üzerindeki etkililiğinin kişilik özellikleri üzerinde nasıl bir ilişkisi olduğunu, kişilik özelliklerinin çalışanlar iş performansını nasıl etki ettiğini tespit etmektir. Çalışmanın evreni Ankara'da havacılık sektöründe faaliyet gösteren 240 çalışandan elde edilen veriler doğrultusunda bir araştırma yapılmıştır. Araştırma verilerine göre İnsan Kaynakları Uygulamalarından iş gücü seçme yerleştirme, performans değerlendirme, eğitim, ücretlendirme, iş güvenliğinin algılanan iş performansı ile anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ancak ilişki gücü alt seviyede görülmektedir. Bununla birlikte, uyumluluk, sorumluluk, duygusal denge ve yeniliğe açıklık kişilik özelliklerinin algılanan iş performansı ile anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Uyumluluk, duygusal denge ve yeniliğe açıklık ile olan ilişkilerin pozitif olduğu görülmektedir. Araştırmanın sonucuna göre, uyumluluk, duygusal denge ve yeniliğe açıklık artıkça iş performansında da artış görülmektedir. Ancak sorumluluk arttıkça iş performansında azalma görülmektedir. Bu bağlamada çalışan iş performansında bireye verilen sorumluluk bireyin daha fazla stres altında çalışması verilen görevi yapamama ya da yetiştirememe endişesinden dolayı performansında olumsuz bir etkiye neden olmaktadır. Dışa dönüklük ile algılanan iş performansı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır. Araştırma bulgularına göre, performans değerleme, eğitim, ücretlendirme ve iş güvenliği alt alanları ile algıları ile algılanan iş performansı arasında anlamlı bir ilişki bulunmasına rağmen, iş performansını etkilememektedir. Sadece seçme yerleştirme etkilemektedir. Anahtar Kelime, İnsan Kaynakları Uygulamaları Ve Kişilik Özellikleri, İş Performansı,Çalışan Kişilik Özellikleri

Kişilik özellikleriPerformansPerformans değerlendirme+4
Burcu Gürkaynak
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma hayatında tükenmişlik ve iş-yaşam çatışması ilişkisinde cinsiyetin rolü üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı iş-yaşam çatışması ve boyutlarının, tükenmişlik ve boyutları üzerindeki etkisi ve bu etkide cinsiyetin rolünün ne şekilde farklılaştığının araştırılmasıdır. Ankara'da farklı kurumlarda faaliyet gösteren kadın ve erkek çalışanlardan oluşan toplamda 350 kişinin oluşturduğu bir örneklem üzerinde anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (20,0) paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde; tükenmişliğin alt boyutları olan duygusal tükenme ve duyarsızlaşma boyutlarında, kadın ve erkekler arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Analiz sonuçlarına göre, tükenmişliğin bir diğer alt boyutu olan kişisel başarı boyutunda, kadınların erkeklere göre daha fazla tükenmiş olduğu istatistiksel olarak kanıtlanmıştır. İş-yaşam çatışması değişkeninin cinsiyete göre farklılaşması incelendiğinde ise; alt boyutlar olan iş-aile ve aile-iş çatışmalarında, kadınların iş-aile çatışması alt boyutunda erkeklere göre daha yüksek ortalamaya sahip oldukları, ancak; erkeklerin ise aile-iş çatışması boyutunda kadınlara oranla daha yüksek ortalamaya sahip oldukları gözlenmiştir. Cinsiyet unsurunun iş-yaşam çatışması boyutlarının ve tükenmişlik ve boyutları üzerinde anlamlı bir farklılık yaratmadığı gözlenmiştir.

CinsiyetCinsiyet rolleriTükenmişlik+6
Gamze Buse Kapusuz
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel değerlere göre karanlık lider algısının çalışan iş performansı etkisi üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı, iş motivasyonu, bireysel kültürel değer boyutlarından olan kolektivizm, güç mesafesi ve algılanan karanlık lider davranışlarının iş performansı üzerindeki etkilerini oluşturan bir model çerçevesinde araştırılmasıdır. Ankara'da faaliyet gösteren büyük ve orta ölçekli işletmelerde çalışan 245 kişiden elde edilen veriler ile oluşturulan örneklem üzerinden bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde, çalışanların iş performansı üzerinde karanlık lider algısının etkisi olduğu istatistiksel olarak kanıtlanmıştır. Kolektivizmin güç mesafesiyle, içsel ve dışsal motivasyon boyutlarının da birbiriyle ilişkisi olduğu gözlemlenmiştir. Karanlık lider davranışları ile iş motivasyonu arasındaki ilişki incelendiğinde ise analiz sonuçlarına göre anlamlı bir ilişki kurulamamıştır.

DeğerlerKaranlıkKaranlık liderlik+6
Ezgi Kızıldaş
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları yönetimi uygulamalarında örgütlerdeki kültürel değişim, çok uluslu işletmelerde kültürel yaklaşımlar ve etkileri üzerine keşifsel bir çalışma

Kültür olgusunun yönetim ve örgüt yazınında önemli bir yer tutmasında ve yaygınlık kazanmasında dünyadaki hızlı değişim ve gelişmeler de önem oluşturan bir unsur şeklinde görülmektedirler. Son yüzyılda evrenin her yerinde politik ve ekonomik olan işletmelerin zamanla birbirlerinin aynısı olmakta ve işletmelerdeki farklılıklarda azalmaktadır. Gerek bu farklılıkların minimize edilmesi, gerekse de globalleşme sebebiyle kişilerin ve işletmelerin karşı karşıya kalmaları, değişik ulusal anlayışların bir araya gelmesi ve birbirlerini çok yakından tanıma olanağı doğurmaktadır. Bu gelişme sürecinde bir taraftan yönetim ve işletme eylemlerinin zaman içinde birbirine benzeşmesi gündeme gelirken öte taraftan değişik kültürlerde yönetim ve örgütlemeyle alakalı değişikliklerde ortaya konmaktadır. Bu durumda kültürü kavramının yönetim ve işletme literatürün de yaygınlaşmasını hızlandırmaktadır. Bu bilgiler ışığında, çalışmada öncelikle kültür kavramının açıklanması ve örgüt kültürünün oluşum gelişim ve özelliklerinden bahsedilmiş olup, İnsan Kaynakları Yönetimi uygulamalarında örgütlerdeki kültürel değişiminin ve buna ek olarak; kültürel değişim ve kültürel değerlerinin ve farklılıklarının İKY'nin kültürel değişim sürecindeki rolünü anlamaya yöneliktir. Kültür kavramının çok uluslu şirketlerde İKY açısından ne düzeyde önemli ve geçerli olduğunu araştırmak ve kavramak, verilere dayalı ve farklı kaynaklardan incelemelere yer verilmiştir. Örgüt kültürü yaklaşımları, teorileri literatür taraması yapılıp incelenmiştir. Yapılan bu çalışmanın araştırması ise çok uluslu işletmelerin yöneticilerine çeşitli sorular sorulmuş ve Kültürel değişimin yönetim ve çalışanlar üzerine etkileri incelenmiştir. Ayrıca işletmelerin yönetim modeli ele alınarak kültür uygulamalarının insan kaynakları yönetimini ne yönde etkilediğini gözlemlemiştir. Kültür ve Örgüt kültürünün boyutları ve tanımları doğrultusunda, insan kaynakları yönetimi uygulamasında örgütlerdeki kültürel değişimin araştırılması ve buna ek olarak, kültürel değer ve kültür farklılıklarının insan kaynakları açısından çok uluslu işletmelerdeki yabancı çalışanların bulundukları yabancı ülkelerdeki iş ortamlarına uyum, işi yapabilme ve diğer çalışanlarla örgütlerdeki kültürel değişim sürecini araştırmak.

KültürKültürel değişimKültürel farklılık+3
Burçin Balduk
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik sermayenin, İKY uygulamalarının ve hat yöneticileri iky etkililiğinin çalışanların iş performansına etkileri üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı, İKY uygulamalarının etkililiğinin çalışanların iş performansı üzerindeki etkilerinin yanı sıra hat yöneticilerinin İKY uygulamalarının etkililiği ve psikolojik sermayenin bu ilişkide biçimlendirici etkileri oluşturan bir model çerçevesinde araştırılmasıdır. Ankara'da faaliyet gösteren çeşitli sektörlere ait 207 çalışandan elde edilen veriler ile oluşturulan örneklem üzerinden bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (20.0) ve AMOS programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde, araştırma modelinde bağımsız değişken olarak yer alan İKY uygulamaları etkililiğinin, hat yöneticilerinin İKY etkililiğinin ve psikolojik sermayenin, bağımlı değişken olan algılanan iş performansı üzerinde anlamlı etkisi olduğu görülmüştür. İş performansı üzerinde en güçlü etkiye sahip olan değişkenin hat yöneticilerinin İKY etkililiği olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: insan kaynakları yönetimi uygulamaları, psikolojik sermaye, iş performansı, hat yöneticilerinin İKY etkililiği

PerformansPsikolojik sermayeÇalışanlar+2
Begüm Baytaş
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Etik liderliğin örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetine etkisi

Modern liderlik davranışlarından biri olarak kabul edilen etik liderlik davranışı diğer liderlik davranışları ile kıyaslandığında oldukça yeni bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir. Günümüzde sıklıkla tercih edilen bir liderlik davranışı olması nedeniyle, bu liderlik davranışının örgütün insan kaynaklarının örgüte yönelik olarak geliştirdiği tutum / davranışlar üzerindeki etkisinin araştırılması bu çalışmanın temel konusunu oluşturmaktadır. Bu temel konu kapsamında, insan kaynaklarının örgüte yönelik olarak geliştirdiği iki zıt tutum; (i) örgüte bağlılık [olumlu tutum] ve (ii) işten ayrılma niyeti [olumsuz tutum] ile etik liderlik davranışı arasındaki ilişkinin araştırılması çalışmanın amacıdır. Etik liderlik davranışı ile çalışanların örgüte yönelik olarak geliştirdikleri davranışlar arasındaki ilişkiyi ölçümlemek amacı ile geliştirilen anket üç ölçek yardımı ile yapılmıştır; işten ayrılma niyeti ölçeği, örgütsel bağlılık ölçeği ve etik liderlik ölçeği. Örgütsel bağlılık ölçeği, çalışanların örgütlerine yönelik olumlu tutumlarını ölçmek amacı ile işten ayrılma niyeti ölçeği ise çalışanların örgütlerine yönelik olumsuz tutumlarını ölçmek amacı ile kullanılmıştır. Etik liderlik ölçeği ise çalışanların yönetim kademesindeki yöneticilerinin liderlik davranışlarını değerlendirmesine yöneliktir. Elde edilen anket bulguları, etik liderlik davranışı ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin ve etik liderlik davranışı ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkinin kurulmasına yönelik olarak geliştirilmiştir. Hipotezlerin geliştirilmesinde örgütsel bağlılık alt boyutları da dikkate alınmıştır. Analiz bulguları kapsamında elde edilen sonuçta; etik liderlik davranışının işten ayrılma niyeti ve örgütsel bağlılık üzerinde etki sahibi olduğu görülmüştür. Etik liderlik davranışı işten ayrılma niyeti ile negatif yönlü anlamlı ilişki içerisindedir. Örgütsel bağlılık ile etik liderlik davranışının ilişki yönü ise anlamlı ve pozitiftir. Bu kapsamda, etik liderlik davranışının benimsenmesi ile paralel olarak çalışanların örgütlerine bağlılık tutumlarının ve bağlılık tutumları artan çalışanların performans, verimlilik gibi pozitif katma değer düzeylerinin arttığı görülmüştür. Aynı zamanda işten ayrılma niyeti gibi olumsuz getiri getirecek tutum ve davranışlarının da azaldığı sonucuna varılmıştır.

Etik liderlikLiderlikLiderlik modelleri+2
Ecem Uranbey
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetim danışmanlığı ve insan kaynakları yönetimindeki etkileri: Alan araştırması

Günümüzde tüm dünyada hızlı bir gelişim gösteren küresel iletişim, ekonomik, teknolojik, sosyal, politik vb. nedenlerden dolayı işletmelerin çoğu, yaygın olarak yönetim danışmanlığı hizmeti almaktadır. Ülkemizde, ekonomide tam rekabet sistemine geçilmesi ve işletmelerin dünyaya açılarak diğer ülkelerdeki işletmelerle işbirliği yapmaya başlamaları nedeniyle, istenen üretimin ve kalitenin sağlanabilmesi için yönetim danışmanlığı hizmeti dikkat çekici olmaya ve kullanılmaya başlanmıştır. Bu nedenle, dünya çapında hizmet veren danışmanlık firmaları Türkiye'de şube açmaya ya da ortaklık kurmaya başlamışlardır. Zaman içinde gelişen ekonomik ve endüstriyel koşullarla birlikte, yerel danışmanlık firmaları da yaygınlaşmaya başlamıştır. Bütün bu gelişmelere rağmen, sanayisinin çoğunu küçük ve orta ölçekli işletmelerin oluşturduğu ülkemizde hala çoğu yönetici, hem danışmanlık hizmetinin içeriği hakkında ve hangi durumlarda gerektiği konusunda yeterli bilgi sahibi değildir, hem de isteksizdir. Bu çalışma, yönetim danışmanlığı hizmetinin önemi, tanınması, yaygınlaştırılması ve insan kaynakları yönetimine olumlu etkisinin gösterilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya farklı şehirlerden, farklı sektörlerden ve farklı çalışan sayılarına sahip beş işletme ile hepsi Yönetim Danışmanları Derneği (YDD) üyesi ve CMC (Sertifikalı Yönetim Danışmanı) unvanlı altı danışman katılmıştır. Yarı yapılandırılmış mülakat ve e-posta yoluyla sağladıkları katkılar sonucunda, danışmanlık hizmeti nedenleri ve en çok kullanılan modeli, insan kaynakları yönetimi için alınan danışmanlığın öncelik sırası, yarattığı değişiklikler ve en çok hangi işlevi etkilediği hakkında bilgi toplanmıştır. Derlemesi yapılan cevapların yorumlanmasıyla, danışmanlık hizmetine ancak son dakika çözümü olarak yaklaşıldığı ve insan kaynakları konusundaki danışmanlık hizmetine gereken ilginin gösterilmediği belirlenmiştir. İşletmelerin yararı açısından; yönetim danışmanlığı hizmetlerinin doğru tanıtımı ve yaygınlaştırılması, işletme için stratejik öneme sahip insan kaynaklarına yönelik danışmanlık çalışmalarının yoğunlaştırılması ve bölüm yönetiminin işletme yönetimiyle birlikte strateji çalışmalarına katılması, hızla uygulanabilir hale getirilmelidir.

DanışmanlıkDanışmanlık hizmetleriYönetim danışmanlığı+1
Işıl Haberal
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal sosyal sorumluluk ve İKY uygulamalarının çalışanların örgütsel özdeşleşme düzeylerine etkileri üzerine bir araştırma

Çalışmanın temel amacı işletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk uygulamaları ve sosyal sorumluluk odaklı insan kaynakları yönetimi uygulamalarının çalışanların örgütsel özdeşleşme düzeylerine etkilerini bir model oluşturarak araştırmaktadır. Bu kapsamda Ankara ve İstanbul'da çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren kuruluşlarda çalışan 207 kişiden elde edilen veriler, SPSS ve AMOS paket programları aracılığıyla oluşturulan testler ve modeller kapsamında değerlendirilmiştir. Söz konusu değişkenlere yönelik öncelikle faktör analizleri yapılmış, daha sonra etki analizi kapsamında yapısal eşitlik modellemesi ile bağımlı değişken üzerindeki etkiler istatistiki olarak test edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgulara göre işletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarının (ekonomik, yasal, etik ve gönüllü) ve kurumsal sosyal sorumluluk odaklı İKY uygulamalarının çalışanların örgütsel özdeşleşme düzeyleri üzerinde pozitif etkisi bulunmaktadır. Buna göre, kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarının, sosyal sorumluluk odaklı İKY uygulamalarına göre çalışanların örgütsel özdeşleşme düzeyleri üzerinde daha yüksek seviyede etkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Kurumsal sosyal sorumlulukSosyal kimlikÖrgütsel özdeşleşme+1
Merve İmamoğlu Özgür
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek liseleri için web tabanlı staj yönetim sistemi tasarım ve uygulaması

Mesleki eğitim veren okullarda, 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu esas alınarak yürütülen işletmelerde beceri eğitiminin takibi için herhangi bir web tabanlı yönetim bilgi sistemi kullanılmadığı, çeşitli yazılım şirketlerinden satın alınan masaüstü uygulama yazılımlarının kullanıldığı tespit edilmiştir. Koordinatör müdür yardımcısının denetiminde kullanılan bu staj takip programları, işletmelerdeki mesleki eğitimin öğrenci, koordinatör öğretmen ve işletme taraflarının sürece etkin katılımını sağlayamamaktadır. Mevcut sistemin işleyişinde işletmelerden stajyer öğrenci talebinin alınması, öğrencilerin işletmelere yerleştirilmesi gibi konularda aksaklıklar yaşanmaktadır. Bu tez kapsamında okul, öğretmen, öğrenci ve işletme kullanıcılarının rollerine göre istedikleri bilgiye istedikleri zaman erişebilecekleri, yetkili oldukları işlemleri gerçekleştirebilecekleri web tabanlı bir staj yönetim sistemi geliştirilmiştir. Bu sistemi kullanarak işletme, okullardan istediği özelliklerde stajyer öğrenci talep edebilmekte; öğrenci staj başvurusunda bulunabilmekte; koordinatör öğretmen, görevlendirildiği işletme, işletme yetkilisi ve sorumlu olduğu öğrenci bilgilerine kendi hesabından istediği zaman ulaşabilmekte ve okul yöneticisi de staj sürecini daha etkin yönetebilmektedir. Bu sistem sayesinde okul-işletme-öğrenci-öğretmen arasındaki iletişimin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Beceri eğitimiEğitim yönetim sistemleriMeslek liseleri+7
Sultan Yıldız Demir
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları bilgi sistemlerinin örgütsel performansa etkileri: Delone&Mclean bilgi sistemleri başarı modeli bağlamında bir değerlendirme

İnsan kaynakları bilgi sistemlerinin işletmelerde yaygın kullanılmaya başlanmasıyla bu sistemlerin verimliliğini, başarısını ve firmalara sağlayacağı net faydaları somut şekilde ortaya koyabilmek önem kazanmıştır. Bu araştırma insan kaynakları yönetimi alanında gerçekleştirilen faaliyetlerde kullanılan bilgi sistemlerinin öncelikle ne derece etkin kullanılabildiğini ölçmek amaçlıdır. Bilgi sistemleri başarı ölçme modellerinden biri olan Delone& McLean Bilgi Sistemleri Başarı Modeli çalışmada insan kaynakları bilgi sistemlerinin başarısını ölçmeye yönelik model olarak kullanılmıştır. Nihayetinde bulmak istenen kullanılan İKBS dolayısıyla firma düzeyinde algılanan net faydaların, algılanan İKBS başarısı ve örgütsel performans ilişkisinde nasıl farklılaştığıdır. Çalışmanın evrenini Türkiye'nin herhangi bir kurumunda "birim yöneticisi" veya "insan kaynakları uzmanı" olarak "yönetsel" pozisyonda çalışan "insan kaynakları bilgi sistemleri" kullanan 229 kişi oluşturmaktadır. Elde edilen veriler SPSS ve AMOS paket programları aracılığıyla değerlendirilip yorumlanmıştır. Söz konusu amaç doğrultusunda yapılan analizlerde örgütsel performans boyutlarından biri olan kalitenin; bilgi, sistem ve hizmet kalitesi özelinde İKBS kullanımına pozitif etkileri gözlenmiş; sistem kullanımının ve kullanılan İKBS' nin başarılı algılanmasının da örgütsel performansa olumlu etkileri ortaya koyulmuştur. Bunların dışında hizmet kalitesinin, İKBS kullanımından doğabilecek kullanıcı memnuniyetine anlamlı ve olumlu etkileri yine ortaya koyulmuş; fakat bilgi ve sistem kalitesinin kullanıcı memnuniyeti üzerine anlamlı ve olumlu etkileri gözlenmemiştir. Son olarak kullanıcı memnuniyetinin örgütsel performans üzerindeki etkileri görülmek istendiğinde de aynı şekilde önemli bir etki tespit edilememiştir.

Didem Kale
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetim bilişim sistemleri disiplininin bibliyometrik analizi

Bu tez çalışmasının amacı, bibliyometrik yöntemleri ile dünyada yönetim bilişim sistemleri disiplininin akademik gelişimi üzerine fikir sahibi olmak ve belgeler yoluyla ilişkisel bağlantıları ortaya koymaktır. Çalışmada ikisi Avrupa'dan, ikisi Amerika Birleşik Devletleri'nden olmak üzere Yönetim Bilişim Sistemleri çalışma alanında yüksek niteliğe sahip toplam dört akademik derginin 2017-2018 yılları içinde yayınladığı tüm makaleler incelenmiştir. Yönetim Bilişim Sistemleri çalışma alanının çok disiplinli yapısı nedeniyle, bu alanda bilimsel yayın üreten üniversitelerin/ekollerin sıklıkla hangi alt konulara yoğunlaştığının sosyal ağ analiziyle bir haritasının çıkarılmasının anlamlı olacağı düşünülmüştür. Bu noktada temel amaç iki farklı akademik çalışma kültürü (Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri) arasında farklılık olup olmadığının tespitini yapmaktır. Bu kapsamda en sık atıf yapılan makaleler, en sık atıf yapılan dergiler, en sık çalışılan alt çalışma konuları ve bu bildirilerin hazırlanması sürecinde faydalanılan makalelerin güncelliği de yine çalışmada çözümlenmiştir. Bu anlamda tez çalışması bulguları, YBS alanının dünyadaki gelişimi ve kıtalar arası rekabeti hakkında önemli karşılaştırma ölçütleri sunmaktadır. Çalışma sonucunda, atıf yapılan dergilerin ve araştırmacıların dağılımı, çalışma konularındaki çeşitlenme, atıf yapılan yayınların güncelliği ve yayın üretmeye gönüllü üniversitelerin sayısı gibi faktörler dikkate alınmış ve ABD ve Avrupa çalışma gelenekleri arasında çalışılan konular çerçevesinde belirgin farklılıklar olduğu, atıf yapılan makalelerin belirli makaleler üzerinde yoğunlaşmasından ziyade farklılaştığı ve atıfların yakın zamana dönük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca YBS alanının bir kimlik oluşturma sürecinde olduğu ve araştırma konusuna dahil edilen dört derginin benzer bir duyarlılıkla hareket edip alanda bir YBS kültürü yaratma çabası içinde olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle mühendislik ve bilgisayar bilimlerine ilişkin konulara yer vermekle birlikte bu alanlardaki dergilere daha az atıf yapıyor olmaları, bu alanlardan ayrı bir disiplin olduklarını ispatlama amaçlarının en önemli göstergesidir.

Teoman Ahmet Kefkir
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Medya yönetimi amaçlı platform tasarımı ve uygulaması

Posterler, bildiriler ve panolar gibi basılı materyaller kullanılarak yapılan klasik bilgilendirme yöntemleri günümüzde etkisini halen korumaktadır. Bu yöntemlerin tercih edilmesinin sonucu olarak baskı, mürekkep, kâğıt ve işgücü girdilerini içeren maliyetler yükselmektedir. Dijital bilgilendirme panoları, birey ve toplumları bilgilendirme ya da davranışlarında teşvik edici değişiklik yaratmak amacıyla ses, video, grafik veya metin gibi dijital içerikler vasıtasıyla iletişim kurmaya yarayan, maliyet etkili dinamik bir iletişim aracı olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışma, geleneksel ve dijital bilgilendirme platformlarının tanımlarını ve çeşitlerini genel bir bakış altında inceleyerek, birbirlerine göre olumlu ve olumsuz yönlerini ortaya koymaktadır. Karşılaştırmalı sonuçlar irdelenerek, geleneksel mecralardan dijital platformlara geçiş süreçlerinin neden ve sonuçları aydınlatılmaya çalışılmıştır. Dijital iletişim araçlarının eğitim kurumlarında ne ölçüde etkili olabileceği, bu etkilerin hangi faktörler tarafından desteklenebileceği örneklerle ortaya konmuştur. Eğitim kurumlarında açık kaynak lisansına sahip içerik yönetimi yazılımı ve mevcut donanımların yeniden kullanılarak medya oynatıcıların düşük maliyet ile yapılandırılması sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dijital Bilgilendirme Ekranları, İçerik Yönetim Yazılımı.

BilgilendirmeBilgilendirme tasarımıMedya+7
Cem Yıldız
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Mini bilgisayarların akıllı kart sistemleri için tasarlanması ve uygulanması: Üniversite örneği

Günümüz toplumunda kurumlar, işletmeler ve yöneticiler bilgiye çok fazla gereksinim duymaktadırlar. Bunun önemli sebeplerinden biri de, bilgiyi oluşturan verinin çeşitliliğinin ve sayısının artmasıdır. Bilgisayar donanım, yazılım ve iletişim sistemlerinde oluşan bilgi teknolojileri de örgütsel mimarinin önemli unsurları arasında yer alır. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak bilgi teknolojilerinin de büyük bir hızla gelişmesi bilgi ihtiyacının daha etkin ve hızlı şekilde giderilmesini sağlamaktadır. Akıllı kartlar ve bunlara bağlı olarak birçok uygulamalar günümüzde bilgi teknolojileri alanında çok önemli rol oynamaktadır. Üniversiteler de artık modern anlamda idari iş akışlarından, yemekhane, kütüphane, öğrenci ve personel devam sistemlerine kadar her türlü hizmette bu teknolojiyi sistemlerine dahil etmeye başlamışlardır. Akıllı kart sistemlerinin sağladığı yararlardan birçok üniversite yararlanmakla beraber, kendi sistemini kuran sayılı üniversite bulunmaktadır. Üniversiteler gibi bilim üreten, teknolojiyi takip eden, teknik imkanları olan kurumlar gerektiğinde farklı isteklere cevap verebilecek, geliştirme imkanı olan akıllı kart sistemlerini kendi bünyelerinde oluşturmaları doğabilecek her türlü ihtiyaca cevap verebilmeleri açısından gereklilik göstermektedir. Bu çalışma, üniversite bünyesindeki yerleşkelerde kullanılmak üzere, mini bilgisayarların tasarlanması ile, her türlü geçiş sistemleri, öğrenci devam kontrol sistemi ve personel devam kontrol sistemi yazılımlarının nasıl geliştirilebileceğini kapsamaktadır. Veri işleme sistemleri (VİS) olarak tasarlanan bu bilgi sisteminin kullanıcıları; geçiş sistemleri için üniversite bünyesindeki akademik ve idari personel ile üniversite öğrencileridir. Öğrenci devam kontrol sisteminin kullanıcıları üniversite öğrencileri, personel devam kontrol sisteminin kullanıcıları ise idari personeldir. Bütün bu sistemlerin yönetici ve kurumun ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde geliştirilen yazılımlarında özellikle farklı pozisyondaki yöneticilerin karar alma sürecini kolaylaştıracak bir YBS oluşturulması hedeflenmiştir. Uygulama alanı olarak Dokuz Eylül Üniversitesi yerleşkeleri dikkate alınarak, sistemin yönetim bilişim sistemleri ve karar destek sistemleri olarak kullanılma olanağı yaratılmıştır. Akıllı Kart Sistemleri tasarlanırken kullanılan yazılımları: Python, Sqlite, Oracle ve PHP'dir. Anahtar Kelimeler: Akıllı Kart Sistemi, Veri İşleme Sistemi, Yönetim Bilişim Sistemi, Dokuz Eylül Üniversitesi

Akıllı kartlarBilgisayar teknolojisiBilgisayarlar+6
Mustafa Yurtsever
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Büyük dil modeli (Llm) kullanarak X (Twitter) verileri tabanlı yerel işlenebilir bir siber tehdit istihbaratı modeli tasarımı

Günümüzdeki siber tehdit istihbaratı (CTI) paylaşımları, çoğunlukla tek başına bir IP adresi veya dosya özeti gibi, tehdidin tam hikayesinden kopuk verilerle sınırlı kalmaktadır. Bu durum, savunma ekiplerinin hangi tehdide öncelik vereceğini belirlemesini zorlaştırmaktadır. X (Twitter) platformu, tehditler hakkında aslında çok daha zengin ve bağlamsal detaylar sunsa da; bu verinin devasa hacmi, gürültülü ve yapılandırılmamış doğası, geleneksel yöntemlerle işlenmesini engellemektedir. Bu tez çalışmasında, X (Twitter) verilerini kullanarak veri egemenliğini koruyan, yerel (onpremise) çalışabilen ve eyleme geçirilebilir sonuçlar üreten, uçtan uca otonom bir CTI modelinin tasarlanması amaçlanmıştır. Geliştirilen Python tabanlı otonom sistem; Selenium kütüphanesi ile veri toplama, Ollama platformu üzerinden yerel olarak çalıştırılan LLaMA 3 modeli ile analiz ve SQLite veritabanında depolama süreçlerini içeren bütüncül bir mimariye sahiptir. Çalışmanın en özgün mühendislik katkısı, Büyük Dil Modellerinin (LLM) deterministik olmayan doğasından kaynaklanan hatalı JSON çıktılarını otonom olarak düzelten "JSON Sağlamlaştırma Protokolü"nün geliştirilmesidir. Elde edilen bulgular, sistemin yapılandırılmamış 62 adet tweet metni üzerinden tehditleri %95'e varan doğruluk oranıyla analiz ettiğini ve tespit edilen içeriklerin %64,5'ini "Yüksek Risk" (High Risk) kategorisinde başarıyla sınıflandırdığını göstermiştir. Yapılan analizlerde "Vulnerability" (13 adet) ve "Threat_Actor" (13 adet) kategorileri en sık rastlanan tehdit türleri olarak öne çıkarken; sistem, CVE numaraları ve tehdit aktörü grupları gibi kritik istihbarat göstergelerini yüksek hassasiyetle ayrıştırmıştır. Bu çalışma, güvenlik açısından kritik verilerin üçüncü taraf sunuculara gönderilmesi riskini ortadan kaldıran, mühendislik açısından dayanıklı ve tam otonom bir CTI çözümünün operasyonel fizibilitesini kanıtlamaktadır.

Büyük Dil Modelleri (LLM)JSONSiber Tehdit İstihbaratı (CTI)+2
Sait Emre Oral
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
31
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.229
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Elektrikli araç politikaları ve toplumsal tepki: Twitter (X) verileri üzerinden bir kamuoyu analizi

Elektrikli Araç Politikaları ve Toplumsal Tepki: Twitter (X) Verileri Üzerinden Bir Kamuoyu Analizi başlıklı bu tez çalışması, toplumun bataryalı elektrikli araçlara (BEV) yönelik algı, tutum ve tepkilerini sosyal medya etkileşimleri üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Elektrikli araç (EV) teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, çevresel sürdürülebilirlik, enerji politikaları ve bireysel tüketim davranışları alanlarında önemli değişimler yaşanmaktadır. Bu doğrultuda, sosyal medya verilerinin analizi, kamuoyunun bu dönüşüme ilişkin görüşlerini anlamada etkili bir yöntem sunmaktadır. Çalışmada, sosyal medya platformu Twitter (X) üzerinden Python programlama dili, Pandas kütüphanesi ve Selenium aracı kullanılarak toplam 30.363 tweet toplanmıştır. Veri temizleme ve ön işleme aşamalarının ardından 28.596 tweetten oluşan nihai veri seti elde edilmiş ve analizlerde kullanılmıştır. Ardından, BERT duygu analizi modeli uygulanarak paylaşımlar olumlu, olumsuz ve nötr olarak sınıflandırılmıştır. Analiz sonucunda, kullanıcı söylemlerinin ağırlıklı olarak ekonomik maliyetler, şarj altyapısı, yerli üretim, teknolojik gelişmeler ve kullanım deneyimi etrafında şekillendiği görülmüştür. Analizler, çevresel faydalar ve enerji tasarrufu gibi konuların kullanıcı değerlendirmelerinde de öne çıktığını göstermektedir. Elde edilen bulgular, toplumun bataryalı elektrikli araçlara (BEV) yönelik yaklaşımında hem yenilikçi teknolojilere duyulan ilginin hem de ekonomik ve altyapısal endişelerin belirleyici olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, Türkiye'de elektrikli araç politikalarına ilişkin kamuoyu algısını sosyal medya verileriyle inceleyen öncü araştırmalardan biri olarak, sürdürülebilir ulaşım politikalarına yeni bir bakış açısı kazandırmayı hedeflemektedir.

Bataryalı elektrikli araçBERT duygu analiziElektrikli araç+2
Bahtiyar Yilmaz
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
20
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.228
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan eğitimde içerik geliştirme platformu seçiminde karar verme süreci : AHP uygulaması

Gelişmekte olan teknolojiler birçok alanda yeni kavramlar ortaya çıkarmıştır. Eğitim alanında geliştirilen sistemlerin etkisiyle uzaktan eğitim kavramı hayatımıza girmiştir. Uzaktan eğitim kavramı getirdiği yenilikler ile birlikte zaman içerisinde eğitim alanında tercih edilen bir eğitim türü haline gelmiştir. Yaşamın her anında, yapılan her işlemde bir karar verme durumu söz konusudur. Bu karar verme süreci için birçok yöntem geliştirilmiştir. Bu yöntemler sayesinde karar vericiler en doğru seçimi yapmaya yönlendirilmektedir. Uzaktan eğitim alanında da gelişen teknoloji ile birlikte alternatiflerin çoğalması durumu gerçekleşmiştir. Uzaktan eğitimin en önemli aşamalarından biri olan içerik geliştirme için çok sayıda alternatif platform ile karşılaşılması bir karar verme süreci başlatmaktadır. Bu çalışma kapsamında karar verme işlemine yardımcı olacak nesne tabanlı PLATFORM SEÇİMİ uygulaması geliştirilmiştir. PLATFORM SEÇİMİ uygulaması ile uzaktan eğitimde içerik geliştirme platformu seçiminde karar verme yöntemlerinden biri olan Analitik Hiyerarşi Prosesi kullanılmıştır. Bu uygulama ile uzaktan eğitim birimlerinde içerik geliştirme uzmanlarının belirledikleri kriterler doğrultusunda en doğru alternatif seçimi yapılması sağlanmaktadır.

Analitik hiyerarşi süreciElektronik içerik geliştirmeKarar verme+3
Ebru İnan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sektörlerde bulut tabanlı çok kriterli karar verme süreçlerinin değerlendirilmesi

Günümüz bulut teknolojileri tüm sektörlerde giderek daha fazla yer almaya başlamıştır. Önümüzdeki yıllarda bu teknolojinin kullanımının mevcut durumdan çok daha fazla artacağı birçok uzman tarafından belirtilmektedir. Genel olarak sorun kavramı, planladığımız amaçların bizim belirlediğimiz şekilde ve zamanda gerçekleştirilmesini engelleyen ve çeşitli nedenlerle bir araya gelmiş istenmeyen oluşumlar olarak tanımlanabilmektedir. Sorun kavramı ortaya çıktığı an çözümlenmez ise, zaman geçtikçe bu kavram daha karmaşık hale gelir ve istenmeyen bir kaos ortamına neden olabilir. Birden fazla proje içerisinden hangisinin doğru seçim olduğuna karar verebilmemiz için kaç kriter ile karşılaştırma yaptığımız büyük bir önem taşımaktadır. Eğer seçimi tek bir kritere göre yapıyorsak sorunun çözümü kolay olacaktır. Fakat karşımıza birden fazla kriter çıkmış ise, bu durumda karar verme süreci hiç şüphesiz ki karmaşıklaşacaktır. Bu çok sayıda karar kriterine sahip karar verme sorunlarının çözümünü sağlayan ve soruna tutarlı / mantıklı matematiksel çözümler üreten yöntemlere literatürde ÇOK KRİTERLİ KARAR VERME YÖNTEMLERİ denilmektedir. Çok kriterli karar verme yöntemlerinde 9 tane yöntem bulunmaktadır ve bu 9 yöntemler ile elle bir işlem yapmak çok sürmektedir. Bu yöntemlerin bazılarının yazılımları olmasına karşın birçoğunun yazılımı bulunmamaktadır. Bu tez kapsamında yapılan uygulamanın amacı; karar verme aşamasında zorluk yaşayan kişilere, 8 yöntem arasından istenilen 1 veya 1 den fazla iv yöntemin aynı anda seçilerek işlem yapma olanağını sağlamaktır. Böylelikle 8 farklı yöntemden çıkan 8 farklı sonucun analizi ile karar verme noktalarını arasındaki en optimum olanı bularak, zamandan tasarrufu sağlayacaktır.

Bulut bilişimKarar vermeKarar verme yöntemleri+3
Seçkin Eşer
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Dinamik işletme verilerine göre kısa ve orta vadeli planların yapılmasını sağlayan web tabanlı bir uygulama geliştirilmesi

Teknolojinin gelişmesiyle beraber mevcut verilerden yapılacak çıkarımlarla hızlı ve yerinde stratejik kararlar verebilmek, işletmeler için çok önemli bir hale gelmiştir. Bu kapsamda, tasarlanan teorik bir çerçeve içerisinde, veri kaynaklarını görsel ögeler ve anlamlı listeler ile strateji-hedef haline dönüştürmek, işletmenin kısa ve orta vadede karar vermesine önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Bu çalışma, işletmenin mevcut verilerinin, iş analitiği kapsamında değerlendirilip, karar verme sürecine katkı sağladığını göstermek amacıyla yapılmıştır. İşletme problemleri tespit edildikten sonra, bu problemlerden yola çıkarak araştırma soruları ortaya konulmuştur. Daha sonrasında ise yazılım geliştirme yaşam döngüsü içerisinde ortaya koyulan problemlere dayalı "Pilot" adında web tabanlı bir uygulama geliştirilmiştir. Uygulamanın karar verme sürecine etkileri, işletmelerin yönetim kademeleriyle görüşülerek, anket aracılığıyla analiz edilmiş ve sonuçları tartışılmıştır.

Dinamik analizKarar destek sistemleriVeri analizi+2
Murat Kılınç
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çok kriterli karar verme yöntemi analitik hiyerarşi prosesi (AHP) ile etkin personel seçimine yönelik web tabanlı bir uygulama

Karar verme, kişilerin günlük ya da profesyonel hayatlarında karşılaştığı bir süreçtir. Bu karar verme süreci kişilerin amaçlarına bağlı olarak bir sonuca ulaşmayı hedeflemektedir. Süreç boyunca karar vermeyi etkileyen faktörler ve bu faktörlerin özelliklerine göre birden fazla seçenek ortaya çıkmaktadır. Karar verme sürecini etkileyen bu etmenler karşılaşılan sorunları karmaşıklaştırmakta ve bu aşamada devreye çok kriterli karar verme yöntemleri girmektedir. Belirli hedefler doğrultusuna göre sınıflandırılan karar verme yöntemleri karar vericilere en iyi sonucu vermede hizmet etmektedir. Organizasyonlar için kuşkusuz en önemli amaç, hedefleri doğrultusunda uygun işte doğru kişinin çalışmasını sağlamaktır. İnsan kaynakları yönetiminin bu amacı gerçekleştirirkenki süreçte karşılaştığı sorunlar bir karar verme sorunudur. Personel seçim aşamasında yapılan küçük bir hata organizasyon için uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bu çalışmada insan kaynakları yönetiminin personel seçimi sorunlarına hizmet etmek amacıyla web tabanlı bir uygulama geliştirilmiştir. Bu süreçte karşılaşılan en temel kriterler baz alınarak adaylar arasındaki eliminasyonu sağlayacak bir model belirlenmiştir. Bu personel seçim süreci sorunu, bu türdeki sorunların çözümünde oldukça sık kullanılan çok kriterli karar verme tekniklerinden AHP ile çözülmüş ve AHP çözüm algoritması web tabanlı bir uygulama haline getirilmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciElektronik insan kaynakları yönetimiKarar verme süreci+3
Demet Özbek
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üretim etkinliğinin artırılmasında anlık veri analizi yaklaşımı ve bir uygulama

Geleceğin üretim sektörünü geleneksel olandan ayırt eden otonom robotlar, nesnelerin interneti ve veri analitiği teknolojileri olması düşünülmektedir. Bu hedefler doğrultusunda kurumsal dönüşüm süreçleri gerçekleştirilecektir. Buna karşılık ülkemizde birçok küçük ve orta ölçekli üretici, üretim süreçlerinde üretim verilerini hala kâğıtlara kaydederek sakladığı görülmektedir. Bunun sonucunda tüm bu saklanan veriler karar verme süreçlerine de dâhil edilememektedir. Verilerin otomasyonlar kullanılarak dijital ortamda tutulması ve rapor edilmesine yönelik birçok çalışma bulunmasına rağmen verilerin anlık olarak analiz edilip raporlanmasına yönelik çalışma bulunmamaktadır. Anlık veri analizi kullanarak üretim süreçlerinde takip edilebilirliği arttırmak ve bu sayede üretim performansını ve verimliliğin arttırılması amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında üretim süreçlerinde etkinliğin artırılmasına yönelik gömülü sistemler kullanılmış ve uygulama geliştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre üretim sürecinde iş akışı, zaman yönetimi ve karar alma süreçleri iyileştirilecektir.

Nesnelerin internetiVeri analiziVerimlilik ölçümü+2
Bahadır Aktaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Parmak izi ve yüz tanıma teknolojileri ile web tabanlı personel devam kontrol sisteminin tasarlanması ve uygulanması

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, işletmelerin bilgiye olan gereksinimleri her geçen gün artmaktadır. Artan verinin etkin ve verimli bir şekilde, işletmelerin amacına uygun olarak kullanılması hayati bir önem taşımaktadır. Bu durum da, işletmelerin iş süreçlerini yeni teknolojilere uyumlu bir şekilde tekrardan tasarlamalarını gerektirmektedir. Devam kontrol sistemi kavramı uzun yıllardır var olmasına rağmen, son zamanlarda uygulanma şeklinde değişimler olmuştur. Manuel devam kontrol sistemlerinden kaynaklanan sorunlarla baş etmek zorunda kalan işletmeler, yeni teknolojileri operasyonlarına entegre edebilmek için biyometrik sistemlerden yararlanmaya başlamışlardır. Özellikle parmak izi ve yüz tanıma, benzersizlik açısından en güvenilir yöntemler olarak kabul edilmektedir. Bunun yanında, web tabanlı personel devam kontrol sistemleri, anlık veri akışı ve raporlamayı mümkün kılan ve en hızlı büyüyen teknolojilerden biri haline gelmiştir. Bu çalışma, personel devam kontrol sistemlerinde etkili sonuçlar elde etmek için kullanılan yeni nesil bir teknolojik yapı önermektedir. Bu çalışmanın amacı, parmak izi ve yüz tanıma sistemleri kullanarak idari personeller için web tabanlı bir devam kontrol sistemi tasarlamak ve uygulamaktır. Aynı zamanda uygulamanın, yöneticilerin etkili ve verimli karar alma sürecini desteklemesi amaçlanmaktadır. Tasarlanan bu bilgi sisteminin kullanıcıları idari personellerdir. Uygulama alanı olarak Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi seçilmiştir. v Personel Devam Kontrol Sistemi tasarlanırken kullanılan yazılımlar: C#, SQL ve PHP'dir. Anahtar Kelimeler: Personel Devam Kontrol Sistemi, Üniversite, Biyometrik Sistemler, Parmak İzi ve Yüz Tanıma.

BiyometrikParmak iziPersonel devam kontrol sistemi+2
Ceyda Ünal
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bulanık mantık yaklaşımıyla proje seçimi uygulaması

Günümüz şirketlerinde proje seçimi konusu, yönetsel karar vermede karşılaşılan yaygın problemlerden bir tanesidir. Belirsizlik ve bulanıklık proje seçimi sürecini zorlaştırır, proje seçimi kararlarının eksik bilgiler dahilinde gerçekleşmesine ve böylece projelerin hedeflenen sonuçlara ulaşamamasına neden olur. Projelerin seçiminde kantitatif yöntemler yaygın bir şekilde kullanılsa da, niteliksel verileri gözardı etmek, bir projenin başarısız sonuçlanmasına sebep olabilir. Bulanık mantık yaklaşımı ise bu belirsiz veya kesin olmayan verileri de kullanarak kararlar vermemizi sağlar. Bu çalışmanın amacı, inşaat sektöründeki bir firma için aday projeler arasından bu firmanın amaçlarına en uygun projenin seçilmesi için bir model önermektir. Çalışmada, bulanık mantık kullanılarak proje seçimi için bir sistem geliştirilmiştir. Mevcut nicel verileri gözardı etmeden, belirsiz ve ya eksik bilgiler ele alınarak, bir çok kriterli karar verme modeli oluşturulmuştur. Yaklaşımımız belirsizliğin azaltılmasına dayanmaktadır.

Bulanık mantıkKarar vermeProje seçimi
Khanım Khalıllı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa Celal Bayar Üniversitesi EBYS geçiş süreci ve iş süreçlerine etkisinin incelenmesi

Bu tezin amacı Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde kullanılan Elektronik Belge Yönetim Sistemi'ne (EBYS) geçiş sürecini açıklamak ve önceki durum ile mevcut durum karşılaştırması yaparak bu değişimin iş süreçlerine etkisini araştırmaktır. Önceki durum; fiziksel ortamda hazırlanıp onaya sunulan belgeleri; mevcut durum ise EBYS içerisinden hazırlanıp onaya sunulan belgeleri ve iş takibinin yine EBYS içerisinden yapıldığı durumu ifade eder. Tez kapsamında, "Geçiş Süreci" elektronik belge yönetim sistemi kullanımına başlanmasından önceki hazırlık süreci olarak tanımlanmıştır. Süreç boyunca Kurumda yapılan çalışmalar, yürütülen işler ve düzenlemeler incelenmiştir. Geçiş sürecinde karşılaşılan zorluklar tespit edilmiş ve bu zorluklara karşı üretilen çözümler belirtilmiştir. EBYS geçiş süreci 2015 yılı Ağustos ayında başlamış, 04 Ocak 2016 tarihinde uygulamaya geçilmesi ile son bulmuştur. Yaklaşık 5 ay süren geçiş sürecinde, kurum hiyerarşik organizasyon yapısı yeniden düzenlenmiş, kullanıcı tanımları ve yetkilendirme işlemleri yapılmış, kullanıcı eğitimleri tamamlanmış ve elektronik imza çalışmaları yürütülmüştür. Elektronik Belge Yönetim Sistemine geçilmesi ile süreçlerde yaşanan değişikliği Üniversite personelinin gözünden ölçmek için anket çalışması hazırlanmıştır. Anket, 18 ve 17 adet tutum cümlesinden oluşmakta olup, cevaplar likert tipi ile 1 ila 5 arasında dereceleme ölçeği olarak düzenlenmiştir. 1 puan "Kesinlikle Katılmıyorum"u ifade ederken, 5 puan "Kesinlikle Katılıyorum"u ifade etmektedir. 2 farklı soru tipi içeren 2 çeşit anket; 23 adet idari amir olarak görev yapan personele ve 58 adet idari personele uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Elektronik Belge Yönetim Sistemi, Geçiş Süreci, İş Süreci, E-İmza, E-Belge.

Elektronik belgeElektronik belge yönetimiElektronik imza+2
İlknur Teke
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00