
1,571
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Türk ve Portekizli sınıf öğretmeni adaylarının kaynaştırma eğitimine yönelik duygu, tutum ve kaygıları
Araştırmanın amacı, Türk ve Portekizli sınıf öğretmeni adaylarının kaynaştırma eğitimine yönelik duygu, tutum ve kaygılarını belirlemektir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2014-2015 öğretim yılında Türkiye ve Portekiz'de sınıf öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 241 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanması Forlin, Earle, Loreman ve Sharma (2011) tarafından geliştirilen "Kaynaştırma Eğitimi ile İlgili Duygular, Tutumlar ve Kaygılar Ölçeği"nin Türkçe ve Portekizce uyarlamaları ile gerçekleştirilmiştir. Ölçme araçlarının güvenirlik katsayıları (cronboach alpha) Türkçe uyarlama için .88, Portekizce uyarlama için .74 olarak hesaplanmıştır. Verilerin analizi SPSS programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistiklerinin yanında bağımsız t testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Türk ve Portekizli sınıf öğretmeni adaylarının kaynaştırma eğitimine yönelik duygu, tutum ve kaygı düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmuştur.
Kaynaştırma öğrencisi ebeveynlerinin eğitim sisteminden beklentileri
Araştırmanın amacı kaynaştırma öğrencisi ebeveynlerinin eğitim sistemi hakkındaki düşüncelerini ve beklentilerini tespit etmektir. Araştırma Burdur ilindeki ilkokullarda eğitim gören 30 özel gereksinimli öğrencinin ebeveynleri ile yapılmıştır. Ebeveynlerin beklentileri nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile belirlenmiştir. Görüşme formundaki sorular uzman görüşü alınarak araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Soruların tümü açık uçlu olarak oluşturulmuştur. Sorulardan ilk dört tanesi çocuğun demografik özelliklerini belirlemeye yönelik olup, beş soru eğitim sistemi bileşenlerinden beklentileri, son soru ise genel görüş ve önerileri belirlemeye yöneliktir. Verilerin yorumlanmasında söylem analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları ebeveynlerin verdiği cevaplarla ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Araştırma ile kaynaştırma eğitiminde alanında uzman kişilerin yer alması, şiddet, gurur incitici davranışların önlenmesi ve ulaşım sıkıntılarının çözülmesi sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kaynaştırma Eğitimi, Ebeveyn, Kaynaştırma Öğrencileri, Sınıf Öğretmeni
Du-TE modeli çerçevesinde tasarlanan hizmet içi eğitimin etkililiğinin incelenmesi
Bilgi iletişim teknolojileri kullanılarak matematik öğretimi konusunda yıllardan beri süregelen çalışmalar, matematik öğretimi ile ilgili yazılımların artması ve gelişmesi ile çok daha farklı seviyelere ulaşmıştır. Bu değişim ve gelişim matematik öğretmenlerinin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını da beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada teknoloji entegrasyon modellerinden biri olan Du-TE Modeli çerçevesinde matematik öğretmenlerine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitimin etkililiği incelenmiştir. Bu amaçla veri toplama aracı olarak bilgisayar destekli matematik öğrenme inanç ölçeği, yazılım bilgi düzeyi anketi ve açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Bunun yanında çalışma yaprakları ve bilgisayar ekran görüntülerinden yararlanılmıştır. Araştırma 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Batı Karadeniz Bölgesinde MEB'e bağlı ortaokul ve liselerde görev yapmakta olan matematik öğretmenleri ile yürütülmüştür. Özel durum çalışması metodolojisinin benimsendiği bu araştırmanın çalışma grubunu 9 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Hizmet içi eğitim etkinlikleri haftada 3 saat olmak üzere toplam 10 hafta sürmüştür. Bu süreçte CABRİ II, GEOGEBRA, CABRİ 3D, DERİVE, TİNKERPLOTS yazılımları yanında STARBOARD akıllı tahta yazılımı kullanılmıştır. Bu yazılımlar çalışma yaprakları ile birlikte kullanılarak matematik yönelik etkinliklere yer verilmiş ve teknolojinin derslere entegre edilmesine yönelik farkındalık oluşturulmaya çalışılmıştır. Uygulama öncesi ve uygulama sonrası toplanan veriler nitel ve nicel olarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulardan Du-TE Modeline göre tasarlanan hizmet içi eğitimin öğretmenlerin matematik öğretiminde teknoloji kullanımına yönelik inançlarını olumlu yönde etkilediği ve kursa katılan öğretmenlerin kurs hakkındaki görüşlerinin çok olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra öğretmenlerin yazılım bilgi düzeyleri önemli derecede yükselmiştir. Bu sonuç doğrultusunda okullardaki teknoloji kullanımının artması için öğretmenlerin teknolojinin kullanımı ve derslere entegresi konusunda eğitilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hizmet içi eğitim, Matematik öğretmenleri, Bilgisayar ve iletişim teknolojileri, Bilgisayar destekli matematik öğretimi, Du-TE teknoloji entegrasyon modeli.
İlköğretim matematik öğretmen adaylarının matematiksel modelleme becerilerinin geliştirilmesine yönelik öğrenme ortamının hazırlanması ve değerlendirilmesi
Araştırmanın amacı ilköğretim matematik öğretmen adaylarının matematiksel modelleme becerilerini geliştirilmeye yönelik hazırlanan bir öğrenme ortamını değerlendirmektir. Araştırma, 2015-2016 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, Batı Karadeniz Bölgesi'nde yer alan bir devlet üniversitesinin İlköğretim Bölümü Matematik Öğretmenliği Anabilim Dalı 2. sınıfta öğrenim gören 24 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Hem nitel hem de nicel veri toplama ve veri analiz yöntemleri kullanıldığından araştırma, karma araştırma modeli niteliği taşımaktadır. Çalışmanın nicel kısmı tek gruplu ön test-son test tasarımına göre yürütülmüştür. Bu kısımda, matematiksel modelleme ile yapılan öğretimin, öğretmen adaylarının matematiksel modelleme becerileri üzerinde etkisi olup olmadığı incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, öğretmen adaylarıyla haftada 3 saat olmak üzere 13 haftalık süre boyunca matematiksel modelleme ile öğretim yapılmıştır. Öğretmen adayları ikişerli gruplara ayrılmıştır ve her hafta her gruba iki adet matematiksel modelleme etkinliği verilerek çözmeleri istenmiştir. Ardından her grubun çözümünü sınıfla paylaşması ve tartışma yapılması sağlanmıştır. Son olarak her gruba yapılan her bir etkinlik için iki ayrı öz-değerlendirme formu verilerek modelleme sürecini değerlendirmeleri istenmiştir. Araştırmanın veri toplama araçları ön ve son matematiksel modelleme beceri testleri, öz-değerlendirme formları, öğrencilerin sınıf içinde yaptıkları etkinliklerin çözümleri ve araştırmacı günlükleri ve gözlem formundan oluşmaktadır. Matematiksel modelleme beceri testlerinin puanlandırılması Özer-Keskin (2008) tarafından geliştirilen analitik dereceli puanlama anahtarına göre yapılmıştır. Ön ve son matematiksel modelleme beceri testlerinden elde edilen verilerin analizinde SPSS 20 paket program kullanılarak eş örneklemler t testi yapılmıştır. Bunun yanında, betimleyici istatistikten yararlanılmıştır. Öğretmen adaylarıyla yapılan matematiksel modelleme ile öğretim sürecinden yansımaları değerlendirmek amacıyla öz-değerlendirme formları, öğretmen adaylarının çözümleri ve araştırmacı günlüklerinden elde edilen veriler betimsel analiz yöntemine göre çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarının uygulama sonrasında yapılan son matematiksel modelleme beceri testi puanlarının uygulama öncesi yapılan ön matematiksel modelleme beceri testi puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür. Dolayısıyla, öğretmen adaylarının matematiksel modelleme becerilerinde gelişim olduğu söylenebilir. Testten aldıkları toplam puanlar her bir modelleme basamağına göre ayrı ayrı ele alındığında, öğretmen adaylarının uygulama öncesinde, modelleme sürecinin ilk basamağı olan problemi anlama konusunda ve diğer aşamalarda zorluk yaşadıkları görülmüştür. Buna karşın, uygulama sonrasında öğretmen adaylarının her bir modelleme basamağına ilişkin puanlarına artış görülmüştür fakat çözümü gerçek hayata yorumlama basamağında yaşadıkları zorlukların uygulama sonrasında da devam ettiği görülmüştür. Matematiksel modelleme ile yapılan öğretim sürecinden yansımalar incelendiğinde, öğretmen adaylarının süreç içerisinde de zorluklar yaşadığı, modelleme etkinliklerinin uzun ve karmaşık olduğunu ifade ettikleri ve dolayısıyla verilen problemleri anlamada zorluk yaşadığı görülmüştür. Uygulama sürecinin sonuna doğru bu zorlukların azalarak devam ettiği araştırmada elde edilen sonuçlar arasındadır.
Eğitim fakültelerinde uygulanan fen eğitimi programı konusunda, aynı alanda öğrenim gören 1. ve 4. sınıf öğretmen adaylarının algıları
Günümüzde bilimsel ve teknolojik gelişmeler büyük bir hızla ilerlemektedir. Bu gelişmelere paralel olarak fen algıları yüksek nitelikli fen bilgisi öğretmeni yetiştirmek ülkemizin geleceği açısından önemli bir yer teşkil etmektedir. Bu bağlamda üniversitelerimizin eğitim fakültelerine büyük görevler düşmektedir. Bu çalışmada eğitim fakültelerinin fen bilgisi öğretmenliği bölümünde öğrenim görmekte olan fen bilgisi öğretmen adaylarının fen algıları tespit edilmeye çalışılmıştır. Uygulama Fırat Üniversitesi, Muş Alpaslan Üniversitesi, Dicle Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi olmak üzere 5 üniversitenin eğitim fakültelerinin fen bilgisi bölümünde öğrenim gören 930 fen bilgisi öğretmen adayının katılımlarıyla yapılmıştır. Veriler anket yoluyla toplanmıştır. Anket CLES( 23 madde) ve kişsel bilgi formu (7 made) olmak üzere toplam 30 maddeden oluşmuştur.Elde edilen verilerin istatistiksel hesaplanmasında SPSS 17.0 for Windows paket programı kullanılmıstır. F testi( ANOVA) uygulanmıştır. Bu analizle birlikte üniversite, sınıf, öğretim şekli, cinsiyet, aile eğitim durumu ve aylık geliri gibi değişkenlere göre anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla t testi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı Yaklaşım, Sınıf Ortamları,Fen Eğitimi, Fen Algısı, Öğretmen Adayları
Ülkemizdeki kaynaştırma eğitiminin matematik eğitiminde yeri ve önemi
Bu araştırmanın amacı Türkiye?de uygulanan kaynaştırma eğitiminin günümüzdeki durumunu literatür taramasıyla ortaya çıkarıp ortaokul matematik eğitimi alanındaki yerini ortaya koymaktır.Çalışma var olan durumu tespit etmek amacıyla yapıldığından araştırmada betimsel bir çalışma takip edilmiştir. Araştırmanın evrenini Elazığ ilinden rastgele seçilen merkez, ilçe ve köy okullarındaki 30 öğretmen ve 11 kaynaştırma öğrencisi oluşturmaktadır.Veriler 3 aşamada toplanmıştır. 1.aşamada öğretmenlerin kaynaştırma eğitimi uygulamalarındaki bilgileri, kaynaştırma eğitimi ile ilgili herhangi bir eğitim alıp almadıkları, eğitim alındıysa bunun ne düzeyde olduğu ve kaynaştırma eğitimi hakkındaki tutumları incelenmiştir. Bunun için öğretmenlerle yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. 2. aşamada ortaokul matematik öğretmenleri seçilip onlarla ayrı bir mülakat yapılmıştır. Bu bölümde 8 tane matematik öğretmeniyle yarı yapılandırılmış mülakat yapılmış olup öğretmenlerin kaynaştırma öğrencilerinden matematikte ne kadar verim aldıkları, en çok zorlandıkları konular ve öğretmenin gözünde öğrencilerinmatematiğe olan tutumları incelenmiştir. Son aşamada kaynaştırma öğrencileriyle yapılandırılmamış mülakat yapılmış olup bu bölümde de kaynaştırma öğrencilerinin matematiğe karşı tutumları, en çok zorlandıkları konular ve bu eğitimin kendileri için yararlı olup olmadığı incelenmiştir.Görüşme formundan elde edilen veriler, uzmanlar yardımıyla içerik analizi ile analiz edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda öğretmenlerin kaynaştırma eğitimi konusunda bilgilerinin yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Matematik öğretmenleriyle yapılan mülakat sonucunda öğretmenlerin somutlaştırmaya ve görselliğe ihtiyaç duydukları ortaya çıkmıştır. Öğrencilerle yapılan mülakatlar sonucunda ise, öğrencilerin okulu çok sevdikleri ama matematik dâhil işlenilen konuları çok çabuk unuttukları sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kaynaştırma Eğitimi, Özel Eğitim, Matematik, BEP
Fen ve teknoloji dersi öğretmen adaylarının çevresel geri dönüşüm konusundaki duyarlılıklarının belirlenmesi
Bu araştırmada; İlköğretim Fen ve Teknoloji dersi öğretmen adaylarının çevresel geri dönüşüm konusundaki duyarlılıklarının; adayların cinsiyetleri ve üniversiteye gelmeden önceki yaşadıkları çevreye göre değişip değişmediği ölçülmek istenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2012-2013 eğitim öğretim yılında Fırat ve Dicle Üniversitelerinin Fen Bilgisi Öğretmenliği programında okuyan, öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmaya,221?i bayan (%71) 91?i erkek (%29) toplam 312 öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen, 5?li likert tipten oluşan `Geri Dönüşüm Duyarlılık Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçeğin cevap seçenekleri; 1?den (Kesinlikle katılmıyorum) 5?e (Kesinlikle katılıyorum) kadar derecelendirilmiş olup, olumsuz olan ifadeler ters çevrilerek kodlanmıştır. Kapsam geçerliliği için Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesinde görev yapan öğretim üyelerinin görüşü alınmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Aritmetik ortalamalar, frekans ve yüzdeler belirlenmiş, karşılaştırmalarda t-testi, tek yönlü varyans (ANOVA) çözümlemelerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarında; cinsiyet faktörünün adayların çevresel geri dönüşüm konusundaki duyarlılıklarında anlamlı bir fark teşkil etmediği tespit edilmiştir. Ayrıca üniversiteye gelmeden önceki yaşadıkları çevrenin de adayların duyarlılıkları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevresel Geri Dönüşüm, Cinsiyet, Çevresel Geri Dönüşüm Ölçeği, Fen ve Teknoloji
Fen eğitimindeki kimya konularının öğretiminde ilköğretim II. kademede yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri
Bu çalışmada; 7. sınıf öğrencilerine bir önceki yılın kimya dersi konusu olan ?Maddenin Tanecikli Yapısı? 8. Sınıf öğrencilerine bir önceki yılın kimya dersi konusu olan ?Maddenin Yapısı ve Özellikleri? ünitelerinde verilen doğru cevaplara göre; cinsiyet, ailenin gelir durumu, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu ve yaşanılan yer değişkenleri için öğrencilerin bilişsel alan basamaklarında gösterdikleri başarı ve kalıcılığın belirlenmesi, ayrıca bu üniteler için seçilen kazanımların verilen doğru cevaplara göre bilişsel alan basamaklarında gerçekleşme durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.Çalışma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Elazığ?da 9 il merkezi, 6 ilçe ve 2 köy ilköğretim okulu olmak üzere toplam 17 ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Örneklemi 7. sınıftan 670 ve 8. sınıftan 584 öğrenci olmak üzere toplam 1254 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma 6. sınıf ?Maddenin Tanecikli Yapısı? ve 7. sınıf ?Maddenin Yapısı ve Özellikleri? üniteleri için 7. ve 8. sınıflara uygulanmak üzere Bloom?un Bilişsel Alan Taksonomisine göre, her soru en az bir kazanımı ölçecek şekilde 15?er soru halinde hazırlanmıştır. Kazanımların bilişsel alan basamaklarında gerçekleşme durumlarını ve hangi basamakta kalıcılığın fazla olduğunu belirlemek için sorular seçilirken uzman görüşü alınmıştır. Milli Eğitim Bakanlığının belirlediği öğrenci kazanımların Bloom Taksonomisinin ilk üç basamağı olan bilgi, kavrama ve uygulama basamaklarında oldukları, daha üst basamaklarda kazanımlara yer verilmediği uzman görüşü de alınarak belirlenmiştir. Bu nedenle sorular bu üç basamağa göre seçilmiştir.Analizler yapılırken SPSS programı kullanılmıştır. Araştırma için yapılan analizlerde Bağımsız Örneklem t-tesi (Independent Sample t-test) ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır.Elde edilen verilere göre 7. sınıflar için başarı testinin güvenirliği 0,73, ortalama güçlük indeksi 0,52 ve ayırt edicilik indeksi 0,34 olarak; 8. sınıflar için başarı tersinin güvenirliği 0,73, ortalama güçlük indeksi 0,49 ve ayırt edicilik indeksi 0,47 olarak hesaplanmıştır. Bu sonuçlar başarı testlerinin ayırt edicilik, güçlük ve güvenirlik açısından iyi tasarlanmış testler olduklarını göstermektedir. Araştırma bulguları 0,05 anlamlılık durumuna göre yorumlanmıştır.7. sınıflar için bilgi ve uygulama basamaklarındaki kazanımlar, verilen doğru cevap yüzdelerine göre belirlenen %70 sınırının altında kaldıklarından kazanılmamıştır. Kavrama basamağında Soru 1?de ölçülen K.4.1.; K.4.4., Soru 7?de ölçülen K.1.3.; K.1.5. ve Soru 9?da ölçülen K.1.2. doğru cevaplar için belirlenen %70 sınırının üstünde olduklarından kazanılmışlardır.bilişsel alan basamaklarında kalıcılığın ve başarının en yüksek olduğu basamaklar sırasıyla kavrama, uygulama ve bilgi basamaklarıdır. Kalıcılığın en yüksek olduğu kavrama basamağında şehirde yaşayan, aile gelir durumu 2250 TL üzeri olan ve anne ve babaları üniversite mezunu kız öğrencilerin oluşturduğu grup en başarılı grup olmuştur.8. sınıflar için kavrama basamağındaki kazanımlar, doğru cevap yüzdeleri belirlenen %70 sınırının altında kaldıkları için kazanılmamışlardır. Bilgi basamağında Soru 2?de ölçülen K.6.3. ve uygulama basamağında Soru 4?te ölçülen K.2.5. ise doğru cevap yüzdeleri %70 sınırının üstünde oldukları için kazanılmışlardır. Bilişsel alan basamaklarında kalıcılığın en yüksek olduğu basamaklar yaşanılan yer değişkeni hariç (köy değişkeninde başarının ve kalıcılığın en yüksek olduğu basamak uygulama basamağıdır.) bilgi, uygulama ve kavram basamakları olarak sıralanmaktadır. Kalıcılığın en yüksek olduğu bilgi basamağında şehirde yaşayan, aile gelir durumu 2250 TL üzeri olan, anne eğitim durumu diğer grubunda; baba eğitim düzeyi üniversite mezunu olan kız öğrencilerden oluşan grup en başarılı grup olmuştur. Anahtar Kelimeler: Kazanımlar, Bloom Taksonomisi, bilişsel alan basamakları, 6. sınıf Maddenin Tanecikli Yapısı ünitesi, 7. sınıf Maddenin Yapısı ve Özellikleri ünitesi.
Sekizinci sınıf Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi Dersinde örnek olay yöntemiyle öğretimin öğrenme düzeyine ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırmanın amacı; sekizinci sınıf Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi Dersi?nde örnek olay yöntemiyle öğretimin öğrenme düzeyine ve kalıcılığa etkisini ortaya koymaktır. Araştırmada deneysel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desenin (quasi-experimental design) ön test-son test, bir deney ve bir kontrol gruplu deneme modeli kullanılmıştır. Deney grubunda demokrasi kültürü temasının her kazanımı için ayrı bir örnek olay tespit edilerek ?örnek olay yöntemi ile öğretim?; kontrol grubunda ise ?yapılandırmacı öğretim? yaklaşımına göre hazırlanmış mevcut öğretim uygulanmıştır. Deneysel işlem sonrasında her iki gruba da son test uygulanmıştır. Son test uygulamasından 56 gün sonra ise gruplara kalıcılık testi uygulanarak, deneysel işlemin öğrenilenlerin hatırlanması üzerinde etkililiğini ölçmek için gerekli veriler elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 17.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotları (Ortalama, Standart Sapma) kullanılmıştır. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup arasındaki farkı t-testi, grup içi tekrarlı ölçümlerin arasındaki farkın anlamlılığının testinde eşleşmiş grup t-testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında, %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırmadan çıkan sonuçlar bütünsel olarak ele alındığında; dokuz kazanımım ikisinde deney grubu öğrencilerin son test sonuçları kontrol grubundan daha olumlu, ikisinde de kalıcılık testi sonuçları daha olumludur. Araştırmaya katılan öğrencilerin ön test puanları ortalamalarının gurup değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan t-testi sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır (t=0,257; p=0,798>0,05). Araştırmaya katılan öğrencilerin son test puanları ortalamalarının gurup değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan t-testi sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (t=-2,180; p=0,034<0,05), deney grubunun son test puanları (x=1,956), kontrol grubunun son test puanlarından (x=1,640) yüksektir. Araştırmaya katılan öğrencilerin kalıcılık testi puanları ortalamalarının gurup değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan t-testi sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (t=-2,498; p=0,016<0,05), deney grubunun kalıcılık testi puanları (x=1,840), kontrol grubunun kalıcılık testi puanlarından (x=1,489) yüksektir. Diğer bir ifade ile örnek olay yöntemi ile işlenen derslerin öğrencilerin kazanım düzeylerine yapılandırmacı yaklaşıma göre işlenen derslerden daha fazla olumlu etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örnek Olay Yöntemiyle Öğretim, Örnek Olay Yöntemi, Demokrasi ve Eğitim, Vatandaşlık ve Eğitim, Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi
Harmanlanmış öğrenme temelli özel öğretim yöntemleri-II ve okul deneyimi derslerinin Fen Bilgisi öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgileri ve sınıf içi uygulamaları üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, yüz yüze öğrenme ortamına kıyasla harmanlanmış öğrenme ortamına göre düzenlenen Özel Öğretim Yöntemleri II (ÖÖY-II) ve Okul Deneyimi (OD) derslerinin, Fen Bilgisi (FB) öğretmen adaylarının fen konuları (fotosentez ve hücresel solunum, asit yağmurları ve elektrik) kapsamındaki, Pedagojik Alan Bilgisi (PAB), Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) ve sınıf içi öğretimleri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Araştırmaya 2010-2011 eğitim-öğretim yılı, İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Programı 4. sınıfta öğrenim gören 58 öğretmen adayı katılmıştır. FB öğretmen adaylarından 28'i kontrol ve 30'u deney grubuna rastgele seçimle atanmıştır. ÖÖY-II ve OD dersleri, kontrol grubunda sadece yüz yüze öğrenme ortamında gerçekleştirilirken, deney grubunda aynı dersler harmanlanmış öğrenme ortamına dayalı yürütülmüştür. Öğretmen adaylarının fen öğretimini bilimin doğası ve bilimsel araştırma bakış açısıyla nasıl gerçekletirebileceklerini öğrenmeleri amacıyla, ÖÖY-II ve OD derslerinin öğretim tasarımının temel öğeleri bilimin doğası ve bilimsel araştırma ile ilgili temalardan oluşturulmuştur. Her iki gruptaki yüz yüze dersler sosyal yapılandırmacılığa dayalı argümantasyona dayalı işlenmiştir. Deney grubu için tasarlanan harmanlanmış öğrenme ortamının çevrim içi kısmı, Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi (MÖYS) üzerinden yapılan haftalık eşzamanlı ve eşzamanlı olmayan tartışma forumları, e-portfolyo, bilgi paylaşım formu ve çevrim içi değerlendirme ve dönüt uygulamalarından oluşturulmuştur. Öntest-sontest kontrol grup desenli bu çalışmada, hem PAB/öğeleri ve TPAB hem de sınıf içi öğretim becerileri için veri toplama süreci 2010-2011 eğitim-öğretim yılı güz döneminin başında ve sonunda olmak üzere iki kez gerçekleştirilmiştir. Yüz yüze öğrenme ortamına kıyasla harmanlanmış öğrenme ortamının, PAB/öğeleri ve TPAB üzerindeki etkisini araştırmak için vignetteye dayalı yarı yapılandırılmış mülakatlar ve ders planları; sınıf içi uygulama becerileri üzerindeki etkisini araştırmak için ise Geliştirilmiş Öğretim Gözlem Protokolü (GÖGP), gözlem notları ve ders video kayıtları kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin istatistiksel analizleri (MANCOVA), PAB, TPAB ve sınıf içi öğretim becerileri kapsamında kontrol ve deney grupları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğunu göstermiştir. Araştırmadan elde edilen nitel verilerin analizleride, nicel bulguları destekler niteliktedir. Çalışmanın sonuçları, Türk öğretmen yetiştirme sistemi açısından tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi Öğretmen Adayı, Harmanlanmış Öğrenme, Pedagojik Alan Bilgisi, Sınıf İçi Uygulama, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının teknopedagojik eğitim yeterliklerinin bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanmalarındaki etkisine ilişkin görüşleri
Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının teknopedagojik eğitime yönelik yeterlik düzeylerinin ve bu düzeylerinin bilgi ve iletişim teknolojilerini (BİT) kullanım düzeyleri açısından farklılaşma durumunun belirlenmesidir. Bu amaçla birlikte, fen bilgisi öğretmen adaylarının BİT kullanım düzeyleri ve teknopedagojik eğitime yönelik yeterlik durumlarının bazı demografik değişkenler açısından anlamlı farklılaşmanın olup olmadığı ve bunun yanında BİT'in öğrenme-öğretme sürecine entegrasyonu hakkındaki görüşleri araştırılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2012-2013 öğretim yılı güz döneminde Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği 3. ve 4. sınıfta okuyan 144 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma verileri "Teknopedagojik Eğitime Yönelik Yeterlik Ölçeği", "Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kullanım Düzeyi Anketi" ve yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Elde edilen veriler, betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t Testi, tek yönlü varyans analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Görüşmeler ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Görüşmelerin analizinde içerik ve betimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi sonucunda, fen bilgisi öğretmen adaylarının teknopedagojik eğitim yeterlikleri açısından kendilerini ileri düzeyde gördükleri, BİT kullanım düzeyleri açısından ise kendilerini orta düzeyde yeterli gördükleri belirlenmiştir. Ayrıca fen bilgisi öğretmen adaylarının teknopedagojik eğitim yeterliklerinin BİT kullanım düzeylerine göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan bazı demografik değişkenler açısından da anlamlı bir şekilde farklılaşmanın olduğu saptanmıştır. Ayrıca fen bilgisi öğretmen adayları BİT?in öğrenme-öğretme sürecine entegrasyonunun çok faydalı olduğunu, kendilerine zaman kazandırdığını, işlerini kolaylaştırdığını ve öğrencilerin derse olan ilgisini artıracağını belirtmişlerdir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak uygulamaya ve gelecekte yapılabilecek araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar sözcükler: Teknolojik pedagojik içerik bilgisi, teknopedagojik bilgi, teknopedagojik eğitim, bilgi ve iletişim teknolojileri, B?T entegrasyonu
Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlık düzeylerinin matematik başarılarına etkisi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlık seviyelerini belirlemek için 5?li likert tipi bir ölçme aracı geliştirmek ve geliştirilen bu ölçekle öğrencilerinin matematik okuryazarlık düzeylerini belirleyip matematik başarıları ile matematik okuryazarlıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ayrıca matematik okuryazarlığının matematik başarısını hangi düzeyde yordadığı da araştırılmıştır.İlk olarak literatürden ve uzman görüşlerinden faydalanarak 83 maddelik taslak ölçek formu oluşturulmuştur. Bu form 500 ortaokul 8. sınıf öğrencisine uygulanarak elde edilen veriler doğrultusunda ölçeğin faktör analizleri yapılmıştır. Yapılan faktör analizleri sonucunda 43 madde ölçekten çıkarılarak 40 maddeden oluşan nihai ölçek formu elde edilmiştir. Elde edilen ölçeğin faktör yapısını doğrulamak için doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda faktör yapısının birbiriyle uyumlu maddelerden oluştuğu belirlenmiştir. İkinci olarak öğrencilerin başarı düzeylerini belirlemek amacıyla, TIMSS-2007 matematik sorularından faydalanılarak oluşturulan ve 25 sorudan oluşan Matematik Başarı Testi hazırlanmıştır. Hazırlanan bu testin iç güvenirlik katsayısı hesaplanmış ve KR-20 güvenirlik katsayısı 0.899 olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu amaçla 334 ortaokul 8. sınıf öğrencisiyle uygulama yapılmıştır. Yapılan uygulamalar öğrenci seviyelerinin orta düzeyde olduğunu göstermiştir. Ayrıca öğrencilerinin matematik okuryazarlıkları ile matematik başarıları arasındaki ilişkinin pozitif yönde ve yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Matematik okuryazarlığının matematik başarısını yordama düzeyi incelendiğinde ise matematik okuryazarlığının matematik başarısının %73?ünü açıkladığı görülmüştür. Öğrencilerin matematik başarısında oldukça önemli olan matematik okuryazarlığı kavramına yönelik olarak öğretmenlerin bilgilendirilmesi, derslerin verimli bir şekilde geçmesi için büyük önem taşımaktadır. Öğrencilerin matematik okuryazarlık seviyelerini artırmak için matematik konularını diğer derslerle ilişkilendirilip günlük yaşamdaki örnekleriyle açıklamanın oldukça faydalı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Matematik Başarısı, Matematik Eğitimi, Matematik Okuryazarlığı, Ölçek Geliştirme.
Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin rasyonel sayılar konusunu günlük hayat problemlerinin çözümüne olan transfer düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin rasyonel sayılar konusunu günlük hayat problemlerinin çözümüne olan transfer düzeylerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Eylem araştırması şeklinde desenlenen araştırmanın örneklemini 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Elazığ merkez Koç Ortaokulu ve merkez Tevfik Yaramanoğlu Ortaokulu?nda okuyan 202 7. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veriler 2010 ve 2011 de yapılmış olan SBS sorularından seçilerek oluşturulan Seviye Belirleme Testi (SBT) ve araştırmacı tarafından geliştirilen Rasyonel Sayılar Transfer Testi (RSTT) ile elde edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen veriler iki aşamalı olarak ele alınmış, birinci aşamada öğrencilerin seviye belirleme testi ve rasyonel sayılar transfer testi puanları arasındaki ilişkiye bakılmış, ikinci aşamada ise öğrencilerin rasyonel sayılar konusunu günlük hayat problemlerinin çözümüne olan transfer düzeyleri belirlenmiştir.Araştırmada yapılan analizler sonucu öğrencilerin seviye belirleme testi puanları ile rasyonel sayılar transfer testinden aldıkları puanlar arasında pozitif yönde, anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. İkinci aşamada ise öğrencilerin rasyonel sayılar transfer testinin ?NEDEN A/B/C/D?? kısmında verdikleri yanıtlar dört kategoride incelenmiştir. Tüm bu araştırmalar sonucunda ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin rasyonel sayılar konusunu günlük hayat problemlerine olan transfer düzeylerinin orta düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgi transferi, Günlük hayat problemleri, Matematik eğitimi, Rasyonel sayılar.
Ortaokul 6. sınıfta geometri ve matematik derslerinin bir proğram içinde öğreniminin öğretmenler açısından değerlendirilmesi
Fırat Üniversitesi Eğitim Enstitüsü İlköğretim Ana Bilim Dalı?nın yüksek lisans programı gereği olarak hazırlanan bu araştırma, ?Ortaokul 6.Sınıfta Geometri ve Matematik Derslerinin Bir Program İçinde Öğreniminin Öğretmenler Açısından Değerlendirilmesi? ne ilişkin Öğretmen görüşlerini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.Bu araştırmanın amacı, 2011-2012 eğitim öğretim yılında ortaokul 6.sınıf matematik dersine giren öğretmenlerin geometri ve matematik öğrenme alanının bir program içinde öğreniminin değerlendirilmesine ilişkin öğretmen görüşlerinin alınıp, programın geliştirilebilmesi için önerilerde bulunmaktır.Verilerin çözümlenmesinde SPSS (Statical PackageFor Social Science) programından yararlanılmıştır Anahtar Kelimeler: Matematik, Geometri, Öğretim, Öğrenim
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin iletişim becerilerinin belirlenmesi ve bazı değişkenler açısından incelenmesi.
İnsan hayatında önemi tartışılmaz olan iletişimin, insanların eğitim hayatında da önemi oldukça büyüktür. O halde eğitim hayatımızın en önemli unsurlarından olan öğretmenlerimizin iletişim becerileri oldukça iyi olmalı ki eğitim-öğretim faaliyetleri amacına ulaşsın. Bu çalışma ile Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin iletişim becerileri belirlenerek, bu becerilerin cinsiyet, mesleki kıdem, mezuniyet branşı ve daha önce iletişim becerileri ile ilgili eğitim alıp almadıkları değişkenlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evreni 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Malatya ilinde bulunan ilköğretim okullarındaki Sosyal Bilgiler öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında tanımlanan bu evrenden 135 öğretmene ulaşılmıştır.Öğretmenlerin iletişim becerilerini belirlemek amacıyla Fidan KORKUT tarafından geliştirilen, İletişim Becerileri Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ) (Korkut, 1996a) kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların cinsiyet, mesleki kıdem, mezuniyet branşı ve daha önce iletişim becerileri ile ilgili eğitim alıp almadıkları vb. ile ilgili bilgi toplamak için oluşturulmuş olan kısa bir kişisel bilgi formundan yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin analiz edilmesinde SPSS 16 programı kullanılmıştır. Kişisel bilgiler yüzde ve frekans, likert tipi maddelerde ise aritmetik ortalama ve standart sapma teknikleri kullanılmıştır. Öğretmen görüşleri arasında değişkenler açısından fark olup olmadığının belirlenmesi için parametrik maddeler için t- testi ve tek yönlü varyans analizi (Anova), non-parametrik maddeler için MWU ve KWH testleri kullanılmıştır. Gruplar arası anlamlı farklılığın belirlenmesinde ise parametrik maddeler için Scheffe, non-parametrik maddeler için de Mean Rank testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularına genel olarak bakıldığında Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin iletişim becerilerinin yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Bu durum çalışma grubunun öğretmen olması, ilköğretimde görev yapıyor olmaları ve Sosyal Bilgiler dersi gereği iletişimle ilgili önemli becerilerde kazandıracakları bir alanı öğretecek olmaları dolayısıyla oldukça önemli ve istendik durumdur Anahtar Kelimeler: İletişim, Etkili İletişim, İletişim Becerisi
6. ve 7. sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışma, ilköğretim 6. ve 7.sınıf öğrencilerinin sosyal bilgilere olan tutumlarını çeşitli değişkenlere göre incelemek amacı ile yapılmıştır.Araştırmada, öğrencilerin sosyal bilgilere yönelik tutumlarını tespit etmek amacı ile Demir ve Akengin?in hazırladığı ve 26 maddeden oluşan sosyal bilgiler tutum ölçeği kullanılmıştır. Tutum ölçeğindeki 26 maddeden 11?i olumlu ve 15?i olumsuz durumları ifade etmektedir. Tutum ölçeği, öğrencilerden tutum maddeleri ile ilgili görüşlerini ?tamamen katılıyorum?, ?katılıyorum?, ?kararsızım?, ?katılmıyorum? ve ?hiç katılmıyorum? şeklinde ifade etmelerini istemektedir. Toplanılan veriler veri analiz programında araştırmacı tarafından çözümlenmiştir. Araştırmada cinsiyet, okulun bulunduğu bölge, sınıf düzeyi gibi çeşitli değişkenlerin, öğrencilerin sosyal bilgilere yönelik tutumlarına etkisini test etmek amacıyla t-testi, Mann-Whitney U testi ve Anova testi yapılmıştır.Araştırmanın evrenini 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Elazığ ilinde bulunan ilköğretim okullarında öğrenim gören 6. ve 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemi ise tesadüfî yöntemle Elazığ merkez, ilçe ve köylerinden seçilen 12 okul ve bu okullarda öğrenim gören 740 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerin sosyal bilgilere yönelik tutumlarının genel itibari ile olumlu olduğu ve erkek öğrencilerin sosyal bilgilere yönelik tutumlarının kız öğrencilere göre daha olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca taşradaki okullarda (ilçe ve köy) öğrenim gören öğrencilerin sosyal bilgilere yönelik tutumlarının, merkezde öğrenim gören öğrencilerin tutumlarına göre daha olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. 7. Sınıf öğrencilerinin sosyal bilgilere yönelik tutumları da 6.sınıf öğrencilerinin sosyal bilgilere yönelik tutumlarına göre daha olumludur. Anahtar kelimeler: Başarı, Öğrenme, Sosyal Bilgiler, Tutum
Harmanlanmış öğrenmenin fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusundaki teknolojik pedagojik alan bilgisi ve sınıf içi öğretim becerilerinin geliştirilmesi üzerine etkisi
Boylamsal-deneysel desenli bu çalışmanın amacı, yüz yüze öğrenme ortamına kıyasla harmanlanmış öğrenme ortamının Fen Bilgisi (FB) öğretmen adaylarının küresel ısınma (KI) konusundaki Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) ve sınıf içi öğretim becerileri üzerine etkisini araştırmaktır. Bu amaçla, FB Öğretmenliği Lisans Programı 4. sınıfında yer alan Özel Öğretim Yöntemleri-II (ÖÖY-II), Okul Deneyimi (OD) ve Öğretmenlik Uygulaması (ÖU) dersleri, bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızlı gelişimiyle eğitim alanında değişen şartlara dayalı olarak ortaya çıkan, yüz yüze ve çevrimiçi öğrenme ortamlarının güçlü yönlerinin bir araya getirildiği harmanlanmış öğrenme ortamına göre tasarlanmıştır. FB Öğretmenliği Programı 4. sınıfta öğrenim gören toplam 69 öğretmen adayı 34'ü kontrol ve 35'i deney grubu olmak üzere rastgele iki gruba ayrılmıştır. ÖÖY-II, OD ve ÖU dersleri, kontrol grubunda sadece yüz yüze öğrenme ortamında gerçekleştirilirken, deney grubunda aynı dersler harmanlanmış öğrenme ortamına dayalı olarak yürütülmüştür. Her iki gruptaki sınıf içi yüz yüze öğrenme, sosyal yapılandırmacı bakış açısıyla argümantasyona dayalı işlenmiştir. Deney grubu öğretmen adayları için oluşturulan harmanlanmış öğrenme ortamı; Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi (Moodle-ÖYS), Web-Otantik Değerlendirme Sistemi (Web-ODS), İşbirlikli Tartışmacı Öğrenme Nesne Ambarı (İTÖNA) ve Mahara Elektronik Portfolyo (Mahara E-Portfolyo) sistemi olmak üzere dört ana ve 18 alt çevrimiçi bileşeninin, yüz yüze öğrenme ortamı ile etkili bir şekilde harmanlanması sonucu oluşturulmuştur. Üçgenleme yaklaşımına dayalı yürütülen veri toplama sürecinde; TPAB ve öğeleri için vignette tekniğine dayalı yarı-yapılandırılmış bireysel mülakatlar ve İçerik Sunumları Tekniği (İST); sınıf içi öğretim becerileri için gözlem ölçeği, ders video kayıtları ve gözlem notları kullanılmıştır. Her iki gruptaki öğretmen adaylarının TPAB ve öğeleri ile sınıf içi öğretim becerilerindeki değişimi belirlemek için veri toplama süreci, nicel boylamsal-deneysel desene uygun olarak akademik yılın başında, ortasında ve sonunda olmak üzere üç kez gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinde Doubly-MANOVA analizi kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları, TPAB/öğeleri ve sınıf içi öğretim becerileri kapsamında kontrol ve deney grupları arasında ön ve orta test sonuçları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olmadığını (p>0.05), fakat orta ve son test sonuçları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir artışın olduğunu göstermiştir (TAB bileşeni hariç) (p<0.01). Elde edilen verilerin nitel analizleri de, araştırmanın nicel sonuçlarını desteklemektedir. Çalışmanın sonuçları, Türk öğretmen yetiştirme sistemi açısından tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Harmanlanmış Öğrenme, Küresel Isınma, Öğretmen Yetiştirme, PAB, Sınıf İçi Öğretim, TPAB.
Sınıf öğretmeni adaylarının matematik alan eğitimi bilgisi yeterliklerinin incelenmesi
Bu çalışmada, öğretmen adaylarının Matematik alanında alan bilgisine ilişkin öz-yeterlikleri, alan eğitimi bilgisine ilişkin öz-yeterlikleri ve genel mesleki bilgisine ilişkin öz-yeterliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye' de eğitim veren öğretmenler ile öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Fırat Üniversitesinde öğrenim gören 100 sınıf öğretmeni adayı ile Elazığ ve Türkiye'nin değişik bölgelerindeki okullarda görev yapan 42 sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 142 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir:Öğretmen adaylarının alan bilgisine ilişkin öz-yeterlikleri ile alan eğitimi bilgisine ilişkin öz-yeterlikleri incelendiğinde çoğunlukla "büyük ölçüde yeterliyim" şeklinde ifade etmişlerdir. Ancak mesleki genel kültür bilgisine ilişkin öz-yeterliklerinin "Mesleğiyle ilgili kanun yönetmelik ve tüzükleri bilme" ve "Öğretmenlik mesleği ile ilgili etkinlikleri izleme" ye yönelik yeterlikleri incelendiğinde; öğretmen adaylarının (% 24,3) ve (% 19,4) "çok az yeterliyim" e yöneldikleri saptanmıştır. Bu bulgu öğretmen adaylarının mesleklerine henüz başlamamış olmaları nedeniyle mesleki tecrübelerinin hiç olmaması açısından mesleğiyle ilgili iş ve işlemlerin yapılmayışı, mesleki özlük hakları bilgisinin verilmeyişi ve mesleki gelişimiyle ilgili seminer, etkinlik, konferans gibi bilgi aktarımın yapılmayışından kaynaklandığı şeklinde yorumlanabilir. Yapılan araştırmada elde edilen bulgulara dayalı olarak, Öğretmen adaylarının algılarına dayalı olarak yetersiz olduklarını düşündükleri alanlara uygun olarak öğretmen yetiştiren kurumlar programlarını gözden geçirmelidir. Öğretmen yetiştiren kurumlarda okutulan derslerin içeriği öğretmen yeterliklerine uygun olarak düzenlenmelidir. Öğretmen adaylarına hizmet öncesi eğitimleri sırasında sosyal ve kültürel faaliyetler ile konferans seminerlere katılmalarını teşvik edecek uygulamalar yapılmalıdır. Anahtar Sözcükler:Yapılandırmacı Yaklaşım, Matematik Alan Bilgisi, Matematik Alan Eğitimi Bilgisi, Mesleki Genel Kültür Bilgisi
Sınıf öğretmeni adaylarının yeterlik algıları ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları (Doğu Anadolu Bölgesi)
Bu çalışmanın amacı, Doğu Anadolu Bölgesindeki sınıf öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ve yeterliklerini çeşitli değişkenler açısından incelemek ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ile yeterlik arasındaki ilişkinin olup olmaması durumunu belirlemektir. Araştırmanın evrenini, 2012-2013 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Doğu Anadolu Bölgesindeki Üniversitelerin Eğitim Fakültelerinde öğrenim gören Sınıf Öğretmenliği öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, 2012-2013 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Fırat Üniversitesi ve Muş Alparslan Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümlerinin, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören, araştırmaya gönüllü olarak katılmak isteyen 451 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın belirlenen amaca ulaşması için kullanılan veriler, Özgür (1994), tarafından geliştirilen "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği", Gibson ve Dembo (1984) tarafından geliştirilen, daha sonra Guskey ve Passaro (1994) tarafından yeniden gözden geçirilen ve Diken (2004) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan "Öğretmen Yeterlilik Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen ''Kişisel Bilgi Formu''ndan elde edilmiştir. Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlemeleri bilgisayarda istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde, normallik varsayımı sağlanmadığı için nonparametric testler kullanılmıştır. Araştırmaya katılan sınıf öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının; cinsiyet, sınıf düzeyi, bölüm tercih sırası, mevcut transkript not ortalaması, anne öğrenim düzeyi, bölümlerinden memnun olma durumu, hayallerinde öğretmenlik mesleğinin olması durumu, ilkokul öğretmenlerinden memnuniyeti ve ailelerinin aylık ortalama geliri değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Araştırmaya katılan sınıf öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik yeterliklerinin; bölümlerinden ve ilkokul öğretmenlerinden memnun olma durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ve yeterlik ölçeklerinden elde edilen toplam puanların analizleri sonucunda, sınıf öğretmeni adaylarının tutum ve yeterlikleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tutum, Yeterlik Algısı, Öğretmenlik Mesleği.
Üstün yeteneklilerde zeka ile ortalama üstü genel yetenek, yaratıcılık ve göreve adanmışlık ilişkisi: Bir meta-analiz çalışması
Bu araştırmanın amacı üstün yeteneklilerde zeka ile ortalama üstü genel yetenek, yaratıcılık ve göreve adanmışlık ilişkisini incelemektir. Bu doğrultuda 2000-2023 arasında yapılan korelasyonel çalışmaların meta-analizi yapılmıştır. Korelasyonel çalışmalar araştırmaya dahil edilme kriterleri çerçevesinde belirlenmiş ve rastgele etkiler modeline göre analiz edilmiştir. Analizlerde Comprehensive Meta-Analysis programı kullanılmıştır. Ortalama etki büyüklüğüne yönelik analizlerde uç değer, yayım yanlılığı ve heterojenlik durumları araştırılmıştır. Meta-analize dahil edilen çalışmalara ait kodlanan moderatör değişkenler ile alt grup analizleri (Analog ANOVA) ve meta-regresyon analizleri yapılmış ve raporlanan etki büyüklüklerinin heterojen dağılımının altında yatan sebepler test edilmiştir. Üstün yeteneklilerde zeka ile ortalama üstü genel yetenek ilişkisine ait ortalama etki büyüklüğü yüksek düzeyde bulunmuştur. Meta-analize dahil edilen çalışmalarda raporlanan etki büyüklüklerinin heterojen dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Alt grup analizi, zeka ile ortalama üstü genel yetenek ilişkisine ait ortalama etki büyüklüğünün insani gelişmişlik düzeyi (HDI) ve ortalama üstü genel yetenek testi gruplarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. Meta-regresyon analizlerine göre etki büyüklükleri içerisindeki gerçek varyans HDI, yayın yılı ile birlikte HDI, ortalama üstü genel yetenek testi ve ortalama üstü genel yetenek testi ile birlikte bu testin orijinal veya adaptasyon olması değişkenleri tarafından açıklanmaktadır. Üstün yeteneklilerde zeka ile yaratıcılık ilişkisine ait ortalama etki büyüklüğü düşük düzeyde bulunmuştur. Meta-analize dahil edilen çalışmalarda raporlanan etki büyüklüklerinin heterojen dağılım gösterdiği görülmüştür. Alt grup analizi sonuçlarına göre üstün yeteneklilerde zeka ile yaratıcılık ilişkisine yönelik ortalama etki büyüklüğü zeka testi, zeka testinin orijinal veya adaptasyon olması ve yaratıcılık testi/ölçeği gruplarında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılıklar göstermektedir. Meta-regresyon analizleri, etki büyüklükleri içerisindeki gerçek varyansın zeka testi, zeka testinin orijinal veya adaptasyon olması, zeka testi ile birlikte bu testin orijinal veya adaptasyon olması, yaratıcılık testi/ölçeği ve yaratıcılık testi/ölçeği ile birlikte yaratıcılık testinin/ölçeğinin orijinal veya adaptasyon olması değişkenleri tarafından açıklandığını göstermiştir. Üstün yeteneklilerde zeka ile göreve adanmışlık ilişkisinin ortalama etki büyüklüğü düşük düzeyde bulunmuştur. Meta-analize dahil edilen çalışmalarda raporlanan etki büyüklüklerinin homojen dağılım gösterdiği görülmüştür. Bulgular tartışılmış ve gelecek araştırmalara ilişkin öneriler sunulmuştur.
Web tabanlı araştırma-sorgulamaya dayalı fen öğretiminin öğretmen adaylarının kavram öğrenmeleri ve bilimsel süreç becerilerinin geliştirilmesi üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, araştırma-sorgulama ve web tabanlı araştırma-sorgulama yaklaşımının Fen Bilgisi Bölümü öğretmen adaylarının biyoloji konularındaki kavramsal başarıları, bilimsel süreç becerileri, fen öz-yeterlikleri ve fen deneylerine yönelik tutumlarına etkisini belirlemektir. Araştırmanın diğer bir amacı ise öğretmen adaylarının teknoloji bilgi ve becerilerini incelemektir. Bu araştırma, araştırma-sorgulama yaklaşımının uygulandığı Genel Biyoloji Laboratuvarı ve web tabanlı araştırma-sorgulama yaklaşımının uygulandığı Fen Bilimleri Öğretimi Laboratuvarı Uygulamaları derslerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, rehberli araştırma-sorgulama aşamasının yürütüldüğü deney I grubu (20 öğretmen adayı), açık araştırma-sorgulama aşamasının uygulandığı deney II grubu (23 öğretmen adayı) ve yapılandırılmış araştırma-sorgulama aşamasının uygulandığı kontrol grubundan (35 öğretmen adayı) oluşmuştur. Bir karma yöntemler araştırması olan bu çalışma, 2012-2013 ve 2013-2014 (Güz Dönemi) eğitim-öğretim yıllarında fen bilgisi öğretmen adayları ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma, iki bölümden oluşmuştur. Birinci Uygulama aşamasında basit araç gereçlerin kullanıldığı ellerle yapılan fen etkinliklerinin ağırlıklı olduğu araştırma-sorgulama ve İkinci Uygulama aşamasında ise teknolojinin ve web araçlarının kullanıldığı web tabanlı araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme ortamlarından oluşmuştur. Web tabanlı araştırma-sorgulama süreci yüz yüze sınıf, eş zamanlı sanal sınıf (Blackboard öğrenme yönetim sistemi) ve çeşitli web araçlarının kullanımından oluşmuştur. Ayrıca araştırma sorgulamaya dayalı fen öğretiminde öğretmen adaylarının bilimsel araştırma sürecini kolaylaştırmak amacıyla teknoloji kullanımları sağlanmıştır. Karma yöntemler araştırması olan bu çalışmanın veri toplama araçları olarak, araştırmanın nicel aşamasında kavramsal başarı testi, bilimsel süreç becerileri testi, fen öz yeterlik ölçeği ve fen deneylerine yönelik tutum ölçeği ve web tabanlı araştırma-sorgulama yaklaşımına ilişkin katılımcı anketi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel aşamasında ise yapılan uygulamalarla ilgili deney gruplarında yer alan öğretmen adayları ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde ölçeklere ait ön test, orta test ve son test puanları arasında anlamlı fark olup olmadığını ortaya koymak için bağımlı örneklemler için tek faktörlü ANOVA (one-way repeated measures ANOVA) ve bağımsız örneklemler için tek faktörlü varyans analizi (One way between groups ANOVA) kullanılmıştır. Genel Biyoloji Kavram Testi ve Bilimsel Süreç Becerileri Testi orta test ve son test sonuçlarına göre kontrol grubu ile deney grubu I arasında deney grubu I lehine; kontrol grubu ile deney grubu II arasında deney II grubu lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Fen Öz-Yeterlik Ölçeği orta test ve son test ortalama puanları bakımından ise kontrol grubu ve deney II grubu arasında deney II grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Grupların Fen Deneyleri Amaçlarına Yönelik Tutum Ölçeği orta test sonuçlarına göre kontrol grubu ve deney I grubu arasında deney I grubu lehine; kontrol grubu ve deney II grubu arasında ise deney II grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Web tabanlı araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme ortamlarında deney I ve deney II grubu öğretmen adaylarının web araçlarını kullanma becerilerinde gelişme gösterdikleri belirlenmiştir. Açık araştırma sorgulama ve rehberli araştırma sorgulama yaklaşımlarının öğretmen adaylarının kavramsal başarı, bilimsel süreç becerileri, öz yeterlikleri ve fen deneylerine yönelik tutumlarında yapılandırılmış araştırma sorgulama yaklaşımına göre daha fazla gelişme gösterdikleri bulunmuştur. Ayrıca araştırmanın öğretmen adaylarına fen bilgisi dersinde web ortamlarından faydalanma ve teknolojiyi kullanma becerisi kazandırdığı belirlenmiştir. Deney grupları ile yapılan mülakatlarda öğretmen adayları web tabanlı araştırma-sorgulama yaklaşımı uygulamalarına yönelik olumlu görüş belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Araştırma sorgulama yaklaşımı, Web tabanlı araştırma-sorgulama yaklaşımı, Öz-yeterlik, Bilimsel süreç becerileri, Blackboard öğrenme yönetim sistemi, Açık araştırma sorgulama, Rehberli araştırma sorgulama, Yapılandırılmış araştırma sorgulama
Bilgisayar destekli öğretimin fen bilgisi öğretmen adaylarının tutum ve akademik başarılarına etkisi
Bu araştırmanın genel amacı; Genel Biyoloji Dersi Hücre Bölünmesi ve Kalıtım Konusunda, öğretmen adaylarının akademik başarıları arasında Bilgisayar Destekli Öğretim (BDÖ) ile Geleneksel Öğretime (GÖ) göre anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemektir. Ayrıca BDÖ ile öğrenim gören öğretmen adaylarının bilgisayara yönelik tutumlarının belirlenmesi de araştırmanın amaçları arasındadır. Çalışma, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Anabilim Dalı Fen Bilgisi Öğretmenliği 2. Sınıf I. ve II. öğrenimde okuyan toplam 105 öğretmen adayı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Yarı deneysel modelde yürütülen çalışmada dersler, Deney Grubunda BDÖ ile ve Kontrol Grubunda ise geleneksel yöntemle işlenmiştir. BDÖ uygulamasının gerçekleştirilmesi için konuya uygun yazılımlar kullanılmıştır. Bu yazılımlar, öğretmen adayları tarafından kullanılmak suretiyle uygulanmıştır. Araştırmada veriler, toplam sekiz hafta süren deneysel işlem sonunda elde edilen akademik başarı puan ortalamalrı ile öğretmen adaylarının tutum ölçeğine yönelik görüşlerinden elde edilmiştir. Bu veriler, betimsel istatistiksel tekniklerle çözümlenmiştir. Çalışmada ilgili verilerin analizinden, BDÖ'in, GÖ göre, öğretmen adaylarının akademik başarılarına katkı sağladığı ve bilgisayar kullanımına yönelik tutumlarını desteklediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fen Öğretimi, Bilgisayar Destekli Öğretim, Geleneksel Öğretim, Hücre Bölünmesi, Kalıtım.
Astronomi dersinin öğretiminde bilgisayar destekli eğitim yönteminin öğrenci başarısına etkisi
Bu çalışmada, Bilgisayar Destekli Öğretim (BDÖ) materyalleri ile gerçekleştirilen öğretimin, öğretmen adayı öğrencilerin akademik başarılarına ve öğrenme etkinliğine yönelik tutumlarına olan etkisini incelenmiştir. Çalışma, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği I. ve II. Öğretimde 2011-2012 eğitim öğretim yılında öğrenim gören son sınıf öğretmen adayları üzerinde yürütülmüştür. Deneysel ve betimsel olmak üzere karma modelde yürütülen çalışmaya toplam 109 öğretmen adayı katılmıştır. Bunların 57'si deney ve 52'si de kontrol grubunu oluşturmuştur. Çalışmadan önce denklikleri sağlanan her iki gruptan deney grubuna dersler, BDÖ ile ve kontrol grubunda ise geleneksel yöntemlerle işlenmiştir. Toplam bir dönem süren uygulamadan sonra veriler, öğretmen adaylarının akademik başarı testinden elde ettikleri puanlar ile BDÖ Tutum Ölçeğine yönelik görüşlerinden sağlanmıştır. Bu veriler %, f, aritmetik ortama ve "t" testi gibi betimsel istatistiksel tekniklerle analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, BDÖ ile öğrenim gören deney grubu öğretmen adaylarının akademik başarıları ile BDÖ'e ilişkin tutumlarının, derslerin geleneksel yöntemlerle işlendiği kontrol grubuna göre anlamlı şekilde arttığı belirlenmiştir. Bu bulgu, fen öğretiminde Astronomi Dersinde BDÖ'in öğretmen adaylarının akademik başarısı ile tutumlarını olumlu yönde desteklediği şeklinde değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Öğretim, Geleneksel öğretim, Astronomi dersi, Öğretmen adayı tutumu, Öğretmen adayı başarısı.
Fen bilgisi öğretmen ve öğretmen adaylarının "ışığın kırılması" konusundaki teknolojik pedagojik alan bilgilerinin ve sınıf içi uygulamalarının belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı, Fen Bilgisi Öğretmen (FBÖ) ve FB Öğretmen Adaylarının (FBÖA) ışığın kırılması konusu ile ilgili TPAB/öğeleri ve sınıf içi öğretim beceri seviyelerini belirlemektir. FBÖ ve FBÖA'ların alan bilgisi (AB), pedagojik alan bilgisi/öğeleri (PAB) ve TPAB'ının araştırıldığı bu çalışmada, AB; kavramsal bilgi, bilimin doğası ve bilimsel araştırma bileşenlerinden, PAB; program bilgisi, öğrencilerin öğrenme güçlüğü bilgisi, öğretim stratejisi ve yöntem bilgisi ve değerlendirme bilgisi bileşenlerinden; TPAB ise teknolojinin PAB bileşenleri ile bütünleştirildiği beş alt bileşenden oluşmuştur. Bu amaçla, çalışmaya dört farklı ilde görev yapan 15 FBÖ (13 kız ve 2 erkek) ve 2012-2013 eğitim öğretim yılı FB Öğretmenliği programında öğrenim gören 23 FBÖA (17 kız ve 6 erkek) katılmıştır. Çalışmada, öğretmen ve öğretmen adaylarının TPAB'ı ve sınıf içi öğretimleri nitel ve nicel veri toplama araçlarının birlikte kullanıldığı üçgenleme yaklaşımı ile araştırılmıştır. FBÖ ve FBÖA'ların AB'sini belirlemek için açık uçlu sorulardan oluşan Işığın Kırılması Kavram Testi, Bilimin Doğasına İlişkin Görüş Anketi (BDİGA), Bilimsel Araştırmaya İlişkin Görüş Anketi (BAİGA); PAB ve TPAB'ını belirlemek için İçerik Sunumları Tekniği (İST) ve vignetteye dayalı bireysel yarı-yapılandırılmış mülakatlar kullanılmıştır. FBÖ ve FBÖA'ların, ilköğretim fen sınıflarındaki öğretim becerilerinin değerlendirilmesinde ise veri toplama aracı olarak gözlem notları, ders video kayıtları ve Likert yapıdaki Geliştirilmiş Öğretim Gözlem Ölçeği (GÖGP) kullanılmıştır. Nitel ve nicel yaklaşımların birlikte kullanıldığı veri analizinde, nitel veriler daha önceki çalışmalarda kullanılan bir yaklaşımla nicel hale dönüştürülmüştür. FBÖ ve FBÖA'lar arasında yapılan istatistiki karşılaştırmalarda, Ki-Kare testi ve Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi; öğretmen ve öğretmen adaylarının kavram testi, bilimin doğası ve bilimsel araştırma ile ilgili genel olarak kısmen bilimsel düzeyde yeterli bilgiye ve bazı alanlarda ise kavram yanılgılarına sahip olduklarını göstermiştir. FBÖ ve FBÖA'ların PAB ve TPAB seviyelerinin kısmen bilimsel düzeyde yeterli olduğu, özellikle PAB'ın alt bileşenlerinden ilköğretim öğrencilerinin konuya özgü öğrenme güçlükleri ve değerlendirme bilgi seviyelerinin oldukça yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Öğretmen ve öğretmen adaylarının TPAB'ın tüm bileşenlerinde ve özellikle teknoloji destekli değerlendirme bilgisi kapsamında yetersiz oldukları belirlenmiştir. Sınıf içi öğretim becerileri açısından, ışığın kırılması konusunun öğretimine ilişkin GÖGP'den elde edilen veriler, FB öğretmenlerinin başarı yüzdesinin % 59,75 ve öğretmen adaylarının başarı yüzdesinin ise % 49,30 olduğunu göstermiştir. FBÖ ve FBÖA'ların AB, PAB ve TPAB seviyeleri açısından Ki-Kare Testi analizi sonucunda, AB kapsamında; kavramsal bilgi açısından FBÖ'lerin FBÖA'lara göre genellikle daha başarılı oldukları ve bilimin doğası açısından önemli bir fark bulunmazken, bilimsel araştırma açısından FBÖA'ların FBÖ'lere göre daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. PAB kapsamında ise program bilgisi ile ilgili FBÖ'lerin daha başarılı oldukları belirlenmiştir. Mann-Whitney U Testi analizleri ışığın kırılması konusunda; AB kapsamında kavramsal bilgi ve sınıf içi öğretim becerileri açısından FBÖ'lerin lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğunu (p<0,001) göstermiştir. Elde edilen sonuçlar, Fen Bilgisi Öğretmen Eğitimi açısından tartışılmıştır.
Beyin temelli öğrenme tasarımlarının öğrencilerin akademik başarı, tutum ve öğrenmelerinin kalıcılığı üzerine etkisi
Beyin temelli öğrenme, hem beyin nasıl çalışır, hem de beyin en iyi nasıl öğrenir, sorularına dayanır. Bu çalışmanın amacı, beyin temelli öğrenme yaklaşımının ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji dersindeki başarı, tutum ve öğrenmelerinin kalıcılığı üzerine etkisini incelemektir. Araştırmada, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında, bir deney grubu ve iki kontrol grubu ile Elazığ Gazi Kamil Ayhan Ortaokulunda yapılmıştır. Bu çalışmaya, deney grubunda 37, kontrol gruplarında 72 öğrenci olmak üzere toplam 109 yedinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Araştırmanın uygulaması fen ve teknoloji dersindeki "Kuvvet ve Hareket" ünitesinin öğretiminde gerçekleştirilmiştir. Deney grubundaki öğrencilere beyin temelli öğrenme yaklaşımıyla, kontrol gruplarındaki öğrencilere ise yürürlükteki fen ve teknoloji öğretim programı (kısmen yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı) ile öğretim yapılmıştır. Araştırma, haftada 4 saat olmak üzere toplam 24 ders saatini kapsayan süre içerisinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma için ayrıca, "Fenagacim" adlı internet sitesi tasarlanmış ve Kunena Joomla forum bileşeni kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacı ile "Dikkate alınıyorum formu", akademik başarı testi, tutum ölçeği, "Beyin baskınlığım testi", internet üzerindeki bilgi paylaşımları ile tartışmalar ve mülakat formları kullanılmıştır. Deneysel işlem öncesinde deney ve kontrol gruplarının denkliğini belirlemek amacı ile akademik başarı testi, tutum ölçeği ve öğrencilerin fen ve teknoloji karne notları kullanılmıştır. Son test olarak ise akademik başarı testi ve tutum ölçeği uygulanmıştır. Uygulama sürecinin sonunda, deney grubundan 36 öğrenci ile görüşme yapılmıştır. Ayrıca, uygulamanın bitiminden yaklaşık dört hafta sonra akademik başarı kalıcılık testi I ve fen bilimlerine yönelik tutum kalıcılık ölçeği I, bir yıl sonra ise tüm öğrencilere akademik başarı kalıcılık testi II ve fen bilimlerine yönelik tutum kalıcılık ölçeği II uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 17 programı ile analiz edilmiştir. İstatistiksel veri analizinde, tek faktörlü varyans analizi (ANOVA) ve t-testi kullanılmıştır. Yapılan analizlerden elde edilen sonuçlar şunlardır: Başarı son test puanlarında, deney ve kontrol grupları arasında, deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir fark vardır. Tutum son test puanlarında, deney ve kontrol grupları arasında, deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir fark vardır. Başarı kalıcılık testleri puanlarında, deney ve kontrol grupları arasında, deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir fark vardır. Deney grubu öğrencilerinin beyin baskınlık düzeylerinde değişim gözlenmiştir. Beyni dengeli bir biçimde (her iki beyin hemisferi denk düzeyde) çalışanların oranı % 24 artmıştır. Ayrıca, deney grubu öğrencileri mülakatlarda beyin temelli öğrenme tasarımlarını sevdiklerini ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Beyin Temelli Öğrenme, Fen Bilimleri Öğretimi, Kalıcı Öğrenme, Akademik Başarı, Tutum.
Araştırma ve sorgulamaya dayalı fen öğretiminin öğrencilerin bilimsel süreç becerilerine ve tutumlarına etkisi
Bilim ve teknolojinin çok hızlı bir şekilde ilerlediği günümüzde gelişmeleri takip edebilen, araştıran, sorgulayabilen, gelişmelerle birlikte yeniliklere uyum sağlayan, çok yönlü bireylere ihtiyaç artmaktadır. Bu özelliklere sahip yani bilimsel okuryazar bireyler yetiştirmek, öğrencilerin öğrenme ortamlarına etkin katılımlarını, yenilikler yapmalarını, yeni tasarımlar geliştirmelerini sağlamak, öğretim programlarının hedefleri arasında yer almıştır. Ülkemizde de 2004 yılında fen bilgisi öğretim programı değiştirilmiştir. Yapılandırmacılığın esas alındığı programın vizyonu fen okuryazarı bireyler yetiştirmek olarak belirlenmiştir. 2013 yılında Fen ve Teknoloji öğretim programı tekrar değiştirilmiştir. Vizyonu değişmeyen yeni programda araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme stratejisi benimsenmiştir. Bu çalışmada, araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme stratejisine göre işlenen Fen ve Teknoloji Dersinin, araştırma-sorgulama kullanılmadan işlenen Fen ve Teknoloji Dersine oranla 5. ve 6. sınıf ortaokul öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerine, bilimsel tutumlarına ve fen ve teknolojiye karşı tutumlarına etkisini tespit etmek amaçlanmıştır. Uygulama 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı 1. ve 2. döneminde üç aşamalı olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmada 5. ve 6. sınıflar kendi içerisinde deney ve kontrol grubu olarak ayrılmıştır. 5. sınıf deney grubu, 5. sınıf kontrol grubu, 6. sınıf deney grubu, 6. sınıf kontrol grubu olmak üzere toplam 4 şubede uygulama gerçekleştirilmiştir. Deney grubundaki öğrenciler sırasıyla; 1. Öğretmenin çalışmayı planladığı ve uyguladığı yapılandırılmış araştırma-sorgulama (structured inquiry), 2. Öğretmenin ve öğrencinin çalışmaları nasıl yapacaklarını birlikte planladıkları rehberlikli araştırma-sorgulama (guided inquiry), 3. Öğrencilerin çalışmalarını planladıkları bağımsız araştırma-sorgulama (open or independent inquiry) uygulamalarına katılmışlardır. Çalışmanın verileri; Bilimsel Süreç Değerlendirme Testi, Bilimsel Tutum Ölçeği, Fen ve Teknoloji Tutum Ölçeği, deney grubu öğrencileri ile yapılan mülakatlar ve öğrenci günlükleri ile toplanılmıştır. Verilerin nicel analizinde SPSS 21 paket programı kullanılmıştır. Çalışmanın hipotezlerini test etmek için, MANCOVA ve devamında ANCOVA analizleri gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerle yapılan görüşmeler betimsel analiz ile değerlendirilmiştir. Öğrenci günlükleri içerik analizi ile nitel olarak değerlendirilmiştir. MANCOVA sonuçlarına göre ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin, toplam 5. ve 6. sınıf öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerinin, bilimsel tutumlarının ve fene karşı tutumlarının, araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme stratejisine göre işlenen Fen ve Teknoloji Dersine bağlı olarak anlamlı bir şekilde değiştiği ancak 5. sınıf öğrencileri için anlamlı bir şekilde değişmediği görülmüştür. ANCOVA sonuçlarına göre ise araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme stratejisine göre işlenen Fen ve Teknoloji Dersi, araştırma-sorgulama kullanılmadan işlenen Fen ve Teknoloji Dersine oranla öğrencilerin bilimsel süreç becerilerinin geliştirilmesinde etkili olduğu, bilimsel tutumlarına ayrıca fen ve teknolojiye karşı tutumlarında etkili olmadığı görülmüştür. Bu çalışmada gerçekleştirilen uygulamalar öğrencilere kendilerini birer bilim insanı gibi hissettirmiştir. Öğrenciler bilim insanlarında bulunan özelliklerin kendilerinde de olduğunu fark etmiştir. Araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme stratejisinin uygulanmasıyla öğrenciler olaylara daha bilimsel bakabilecek, fen okuryazarı bireyler olarak yetişebilecektir. Anahtar Kelimeler: Araştırma Sorgulamaya Dayalı Fen Yaklaşımı, Araştırma Sorgulamaya Dayalı Öğrenme
60-72 aylık çocukların ilkokula başlama durumlarının incelenmesi
Bu araştırmada 6287 nolu ilköğretim ve eğitim kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunu uygulayan 1 ve 2. sınıf okutan sınıf öğretmenlerinin görüşleri saptanarak, 60 aylık çocukların okula başlamaları ve 60-72 aylık çocukların aynı sınıfta bulunmalarının ortaya çıkardığı sorunları belirmek amaçlanmıştır. Ayrıca 60-72 aylık çocukların okula adaptasyon güçlüğü ile ilgili yaşanılan sorunları tespit etmek de amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 6287 nolu ilköğretim ve eğitim kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunu uygulayan Bitlis ilinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na ait ilkokullardaki 1. ve 2. Sınıf öğretmenleri (350 sınıf öğretmeni) ile yapılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılarak toplanmıştır. Nicel verilerin (anketin tümü) analizi bilgisayar ortamında yapılmış ve bazı verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama gibi betimsel istatistiklere yer verilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen görüşlerine göre 60-72 aylık çocukların gelişim durumları incelendiğinde okula başlamada takvim yaşının yeterli olmadığı bunun yanında çocukların zihinsel, sosyal, bedensel, duygusal açıdan olgunlaşması gerektiği, okul öncesi eğitime devam eden çocukların daha başarılı oldukları ve ailelerin çocuk gelişimi hakkında bilgilendirilmesi gerektiği tespit edilmiştir. 60-72 aylık çocukların okula uyum konusunda öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iletişim sıkıntısı yaşadıkları, ailelerinden zor ayrıldıkları, yazma becerisi ve kendini ifade becerisi konusunda zorlandıkları, 1. Sınıf uyum kitapları ve 1. Sınıf programının çocukları zorladığı, bu yaştaki çocukların öz bakım becerilerini yapamadıkları tespit edilmiştir. 60-72 aylık çocukların öğretim sürecinde sınıf öğretmenlerinin çocukların seviyesine indiği ve çocukların ihtiyaçlarını bildikleri, bu dönemdeki çocukların okula iyi başlamaları gelecekteki eğitimlerini etkilediği, sınıflarda aynı yaş grubunun bulunması gerektiği, 2012'de uygulanan ayrı yaş grubunun aynı sınıfta bulunmasının sıkıntılara sebep olduğu, 60 aylık çocukların anasınıfına gitmesi gerektiği belirlenmiştir. Ayrıca ilkokula başlarken okul olgunluk testleri ile öğrencilerin hazır bulunuşluk durumlarının değerlendirilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
Materyal destekli matematik öğretiminin ortaokul 6. sınıf öğrenci başarısına, tutumuna, kaygısına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi
Bu araştırmanın amacı, materyal destekli matematik öğretiminin ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin başarılarına, tutumlarına, kaygılarına olan etkisini incelemektir. Araştırmada, yapılan uygulamaların öğrencilerin başarı seviyesine, başarılarının kalıcılık düzeyine etkisi ve öğrencilerin tutum ve kaygı durumlarına olan etkisi incelenmiştir. Yarı deneysel türde olan bu çalışma 2013-2014 eğitim öğretim yılı Elazığ ili merkeze bağlı bir köy ortaokulu olan Kuyulu ortaokulunda gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu bu okulda öğrenim gören 60 öğrenci oluşturmaktadır. Ayrıca kümeler başarı testinin pilot çalışmaları için seçilen çalışma grubunu ise Elazığ ilindeki iki ortaokulda öğrenim gören 7. sınıfta olan 158 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kümeler konusu kazanımlara uygun olarak deney grubunda geliştirilen materyaller ve çalışma yaprakları kullanılarak, kontrol grubunda ise normal öğretim ile işlenmiştir. Çalışmaya başlamadan önce gruplara uygulanan kümeler başarı testi, matematik tutum ölçeği, matematik kaygı ölçeği çalışma sonunda tekrar uygulanmıştır. Ayrıca çalışmanın bitiminden sekiz hafta sonra başarının kalıcılık düzeyine etkisini incelemek amacıyla kümeler başarı testi tekrar uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin materyaller ve hazırlanan çalışma yaprakları ile desteklenmiş öğretime ilişkin görüşlerine ulaşmak amacıyla uzman görüşüne başvurularak hazırlanmış olan öğrenci görüş formu kullanılarak öğrencilerin görüşlerine ulaşılmıştır. Verilerin analiz edilmesi ile elde edilen sonuçlarda, yapılan uygulamalar sonunda deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin ön test ve son test puanları arasında anlamlı farklılık bulunmuş her iki grubunda başarılarında artış görülmüştür. Ancak gruplar karşılaştırıldığında deney grubundaki öğrenmelerin kontrol grubundaki öğrenmelere oranla anlamlı derecede daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca materyallerle işlenen derslerin hatırlamayı daha olumlu yönde etkilediği ortaya çıkmıştır. Grupların son test tutum puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Yani kümeler konusunun materyal destekli olarak işlenmesi deney grubundaki öğrencilerin matematik tutumunu olumlu yönde etkilemiştir. Yapılan çalışmadan elde edilen bulgulara göre deney grubunda bulunan öğrencilerin kaygı düzeylerinin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çalışma Yaprağı, Kümeler, Matematik, Materyal Destekli Matematik Öğretimi, Somut Nesne.
Tam sayıların tarihçesi ve tam sayılar konusunun öğretimine ilişkin öğretmen görüşleri
Dünyada ve Türkiye'de pek çok öğrenci matematiğin zor olduğunu ve matematiği başaramayacağını düşünerek kaygılanmakta ve matematiğe karşı olumsuz tutum geliştirmektedirler. Daha da kötüsü, matematiği öğrenecek kadar zeki olmadıkları, matematiğin onların uğraşacağı konular arasında bulunmadığı kanaatine varmaktadırlar. Bu durum ilköğretimde başlamakta, okul yılları ilerledikçe ne yazık ki artarak devam etmektedir (Baykul, 2002). Dünyada olduğu gibi ülkemizde de değişim ve gelişim hızlı bir şekilde devam etmektedir. Yaşanan bu değişimler öğretim programlarını da etkilemektedir. 2005 yılından itibaren yürürlüğe konulan yeni ilköğretim programında diğer alanlarda olduğu gibi matematik öğretim programında da yeniliklere uygun değişimler meydana gelmiştir. Yeni programın içeriği incelendiğinde tam sayılar konusunun öğretiminde ve veriliş yönteminde bazı değişikliklerin olduğu görülmüştür. Ülkemizde de tam sayılar konusu üzerine sınırlı sayıda araştırma vardır. Tam sayılar konusu ile ilgili çalışmalar incelendiğinde, araştırmaların genellikle farklı öğretim yöntem ve teknikleri üzerinde yoğunlaştığı görülür ve bu araştırmalar sınırlı sayıdadır. Tam sayılar konusu ortaokul matematik öğretimi programında geniş bir şekilde yer almaktadır. Bu çalışmada tam sayılar konusunun tarihsel gelişimi ve günümüze kadar olan sürecin incelenmesinde ortaokul matematik öğretmenlerinin görüşleri incelenmiştir. İlgili literatür taramasında bu alanda bu tür bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu da çalışmanın önemini ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın, ileride bu konuda yapılan çalışmalara önemli bir veri kaynağı sunacağı ve matematik eğitimine önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada ortaokul matematik öğretmenlerinin tam sayılar konusuna ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, 2013-2014 öğretim yılında, Bingöl il merkez okullarında görev yapan toplam 30 ortaokul matematik öğretmenlerinden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmada toplanan verilerin analizi iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamada; tarihçeye ve müfredata ulaşmak amacıyla tarama modeli kullanılmıştır. İkinci aşamada ise araştırmada toplanan verilerin, araştırma problemine ilişkin olarak, neleri söylediği ya da hangi sonuçları ortaya koyduğunu ön plana çıkarmak, yani "ne" sorusuna yanıt aramak için betimsel analiz kullanılmıştır. Çalışma sonucunda tam sayılar konusunun tarihsel olarak çok ciddi bir geçmişe sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Ortaokul matematik öğretmenlerinin tam sayılar konusunu öğretirken genel olarak yapılandırmacı sistemden pek yararlanmadıkları, tam sayılar konusunda modellemeden yararlandıkları, tam sayılar konusuna yönelik ellerinde herhangi bir görsel materyalin mevcut olmadığını bundan dolayı materyali genelde kendilerinin temin ettiğini, kazanımların veriliş sırası açısından uygun olduğunu ifade etmişlerdir. Tam sayılar konusu ders kitaplarına yönelik olarak pek uygun bulunmadığı etkinliklerin zaman alıcı olduğunu, müfredattaki yeniliklerin uygun bulunduğu tespit edilmiştir. Genel olarak ortaokul matematik öğretmenleri matematik müfredatındaki son yenilikleri olumlu bulduklarını dile getirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Tam sayılar, tam sayıların tarihçesi, tam sayıların gelişim süreci.
Ortaokul 6, 7 ve 8. sınıflarda geometrik cisimlerin alan ve hacimlerinin öğretiminde Cabri 3D yazılımının öğrenci başarısı ve tutumuna etkisi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin Cabri 3D yazılımı yardımıyla geometrik cisimlerin alan ve hacim hesabı kazanımını anlamlandırmalarını incelemektir. Bu bağlamda araştırmada Cabri 3D yazılımının öğrenci başarısı ve tutumuna olan etkisi araştırılmıştır. Aynı zamanda araştırmada öğrencilerin geometrik cisimlerin alan ve hacim hesabındaki başarıları ile matematik dersine olan tutumları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını incelemek amaçlanmıştır. Bu çalışma, ortaokul kademesinde matematik dersi kapsamında öğrencilerin geometrik cisimlerin alan ve hacimlerinin öğretiminde Cabri 3D yazılımının öğrenci başarısı ve tutumuna etkisini belirlemeye çalışan bu araştırma yarı deneysel yönteme göre yürütülmüştür. Araştırmanın evreni, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Elazığ ili Maden ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Atatürk Ortaokulu'nda okuyan 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi, evreni temsil niteliğine ve araştırmanın amacına ulaşmasına yardım edecek özelliklere sahiptir. 6. sınıf düzeyinden 30, 7. sınıf düzeyinden 28 ve 8. sınıf düzeyinden 38 öğrenci rastgele seçilmiştir. Her sınıf düzeyinden seçilen bu öğrencilerden de kendi aralarında eşit olacak şekilde yansız atama yoluyla iki grup oluşturulmuştur. Yine yansız atama yoluyla bu gruplardan biri deney diğeri kontrol grubu olarak seçilmiştir. Çalışmaya başlamadan önce gruplara uygulanan geometrik cisimler başarı testi, matematik tutum ölçeği, çalışma sonunda tekrar uygulanmıştır. Deney grubunda bulunan öğrencilere bilgisayar laboratuarında Cabri 3D'nin temel özellikleri hakkında bilgiler verilmiştir. Öğrenciler arası etkileşimin daha fazla olabilmesi için ikişerli gruplar oluşturulmuştur. Öğrenciler çalışma yapraklarını birlikte yapmışlardır. Her etkinliğin sonunda öğrencilerin düşüncelerini yazmaları için yeterli boşluklar bırakılmıştır. Bu araştırma sonucunda ortaokul 6, 7 ve 8. sınıf matematik dersinde yer alan "Geometrik Cisimlerin Alan ve Hacimleri" konularının öğretiminde deney grubuna Cabri 3D ile öğretimin kontrol grubunda uygulanan mevcut programla öğretime göre öğrencilerin matematik başarısı ve tutumunu artırmada etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonuç deney grubunda işlenen öğretim etkinlikleriyle açıklanabilir. Çünkü deney grubundaki öğrenciler dinamik geometri yazılımı Cabri 3D ile çeşitli denemeler yapma, bilgilerini test etme ve sonuçlara kendi çabalarıyla ulaşma imkanı bulmuşlardır. Bunun yanında deney grubunda bulunan öğrenciler çalışma yapraklarıyla desteklenmiştir. Öğrenciler Cabri 3D ile bilgilerini yapılandırma imkanı bulmuşlardır. Ayrıca Cabri 3D, geometrik şekillerde görsellik sağlaması, oluşturulan şekillerin taşınması ve döndürülmesi kolaylığını sağlamaktadır. Derslerde bu program ve yazılımlar kullanılarak öğrencilerin derse güdülenme düzeyleri artırılabilir. Anahtar Kelimeler: Çalışma Yaprağı, Geometrik Cisimler, Matematik, Bilgisayar Destekli Öğretim, Cabri 3D, Tutum
İlköğretim 5. sınıf fen ve teknoloji dersinde alan bağımlılık- alan bağımsızlık bilişsel stil boyutlarına göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin akademik başarı ve tutumlar üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı ilköğretim birinci kademe 5. sınıfta alan bağımlılık-alan bağımsızlık bilişsel stil boyutlarına sahip öğrencilerin özelliklerine uygun olarak hazırlanan öğretim etkinliklerini uygulamanın, Fen ve Teknoloji dersindeki akademik başarı ve tutumlar üzerindeki etkisini saptamaktır.Bu araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda alan bağımlılık-alan bağımsızlık bilişsel stil boyutlarına sahip öğrencilerin özelliklerine uygun olarak hazırlanmış öğretim etkinlikleri kullanılmış, kontrol grubunda ise programın öngördüğü öğretim etkinlikleri uygulanmıştır.Araştırma 2008-2009 öğretim yılının ikinci yarıyılında Sincan İl Genel Meclisi İlköğretim Okulu'nda öğrenim görmekte olan toplam 40 öğrencinin bulunduğu birbirine denk olduğu düşünülen iki sınıf üzerinde sürdürülmüştür. Bu sınıflar alan bağımlılık-alan bağımsızlık bilişsel stillere sahip öğrencilerin özelliklerine uygun olarak hazırlanan öğretim etkinliklerinin uygulandığı deney grubu (20) ve programda belirlenen öğretim etkinliklerinin uygulandığı kontrol grubu (20) olarak belirlenmiştir.Araştırmanın deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilere bilişsel stil boyutlarını belirlemek amacıyla Gizlenmiş Şekiller Grup Testi (GEFT) uygulanmıştır. Öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen modeline uygun olarak Fen Teknoloji Başarı Testi ve Fen Teknoloji Tutum Testi deneysel uygulamanın başlangıcında ve bitiminde olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Sontestin uygulanmasından 4 hafta sonra başarı ve tutum testi deney ve kontrol grubundaki öğrencilere kalıcılık testi olarak tekrar uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir.Bulgular, bilişsel stillere uygun olarak hazırlanmış öğretim etkinlikleri uygulamanın, öğretmen kılavuzunun takip etmeye ve oradaki etkinliklerle ders işlemeye göre anlamlı bir fark yarattığı, deney grubundaki öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarında olumlu değişmeler varken, kontrol grubunda herhangi bir değişimin olmadığı, bütün bunların yanı sıra deney grubunda uygulanan deneysel işlemin öğrencilerin edindikleri bilgilerin kalıcılığında ve derse karşı edindikleri tutumun kalıcılığında etkili olduğunu göstermektedir. Bu bulgular ışığında önemli olduğu düşünülen öneriler sunulmuştur.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerine dünya ve evren öğrenme alanında bağlama dayalı yaklaşımın benimsendiği bir materyalin geliştirilmesi
Bu çalışmanın amacı, Fen ve Teknoloji dersinin temel konulardan biri olan ?Dünya, Güneş ve Ay? ile ilgili bağlama dayalı yaklaşımın benimsendiği bir materyal geliştirmek, geliştirilen bu materyali ilköğretim 5. sınıf öğrencilerine uygulamak ve öğrencilerin alternatif kavramlarının giderilmesini, eksik bilgilerinin tamamlanmasını sağlamaktır.Bu araştırma, öğrencilerle yapılan mülakat ve yarı yapılandırılmış mülakatlar ve gözlemler açısından nitel; ayrıca kavram testinin planlandırılması, ön test, son test ve izleme testi, tutum ölçeği içermesi bakımından nicel bir çalışmadır. Buna göre nicel ve nitel veriler ayrı ayrı toplanmış, analiz edilmiş ve elde edilen veriler değerlendirilmiştir.Araştırma 2008?2009 eğitim-öğretim yılında Çanakkale ili, Bayramiç ilçesi, Menderes İlköğretim Okulunda öğrenim gören, deney ve kontrol grubu olarak belirlenmiş 5. sınıfların iki ayrı şubesine uygulanmıştır. Araştırmadaki veriler kavram testi, tutum ölçeği, gözlem, mülakat ve görüşme ile toplanmıştır. Öğrencilerin anlama düzeylerini ve anlamlı bir öğrenme gerçekleştirip gerçekleştirmediklerini belirlemek amacıyla çeşitli etkinlikler içeren bağlama dayalı materyaller kullanmıştır.Bulgular, bağlama dayalı yaklaşımın öğrencilerin anlatılan konuyla ilgili kavramları öğrenmelerinde geleneksel yaklaşıma göre daha etkili olduğunu (p= 0.001<0.05), öğrenilen bilgilerin kalıcılığı hususunda oldukça önemli bir etkiye sahip olduğunu (t=0.594; p=0.555>0.05) işaret etmektedir. Fene Yönelik Tutum Ölçeğinden elde edilen bulgular ise bağlama dayalı yaklaşım ve geleneksel yöntemin öğrencilerin tutumları üzerindeki etkileri arasında fark olmadığını göstermektedir (t=0.622; p=0.54>0.05). Fakat deney grubuna uygulanan yarı yapılandırılmış mülakatlar sonucunda bağlama dayalı yaklaşımla yürütülen derslerde öğrencilerin fene karşı tutumlarını pozitif yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Elde edilen sonuçlara dayanarak eğitimcilere ve ilerde bu konuyla ilgili yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Fen ve Teknoloji Eğitimi, Dünya ve Evren, Bağlama Dayalı Yaklaşım, Kavram Yanılgısı.
İlköğretim 7. sınıflarda maddenin yapısı ve özellikleri konusunun kavranmasında yapılandırmacı öğretim modeli ve cinsiyetin etkisinin araştırılması
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıflarda maddenin yapısı ve özellikleri konusunun kavranmasında yapılandırmacı öğretim modelinin öğrencilerin anlamalarına, bilgilerinin kalıcılığına ve fene yönelik tutumlarına etkisi olup olmadığını incelemektir. Araştırma, 2008-2009 eğitim öğretim yılında, Ankara ili Kızılcahamam ilçesinde bulunan 7/A (N=34) ve 7/B (N=34) öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada, deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma modeli olarak denk kontrol gruplu öntest-sontest deseni uygulanmıştır. Öntest-sontest-kontrol gruplu deneysel desen modeline göre Maddenin Yapısı ve Özellikleri Başarı Testi ve Fene Yönelik Tutum Ölçeği, uygulamanın başlangıcında ve bitiminde uygulanmıştır. Başarı Testi sontest olarak uygulandıktan üç ay sonra Maddenin Yapısı ve Özellikleri Kalıcılık Testi uygulanmıştır. Kontrol grubuna ağırlıklı olarak geleneksel öğretim yöntemleri (anlatım, soru-cevap, tartışma vb.) kullanılarak ders anlatılmıştır. Deney grubuna ise aynı konu, yapılandırmacı öğretim modeli kullanılarak, çeşitli yöntem ve teknikler kullanılarak anlatılmıştır. Uygulama dört hafta sürmüştür.Uygulama sonunda, her iki gruba da sontest uygulanmıştır. Testlerin uygulamasından elde edilen veriler EXCEL programı ve SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Kontrol ve deney gruplarının ön-sontestleri t testi ile karşılaştırılmış, anlamlı bir farklılık olup olmadığı incelenmiştir.Bulgular, yapılandırmacı öğretim modelinin kullanıldığı grup ile geleneksel öğrenme yöntemi uygulanan grubun başarı testi son test puanları arasında yapılandırmacı öğretim modelinin kullanıldığı grup lehine anlamlı bir fark olduğunu göstermiştir. Deney grubunun uygulama sonundaki başarısı kontrol grubuna göre daha yüksektir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin, uygulama sonrasında tutumları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Deney ve kontrol grubunun başarı testi kalıcılık puanları karşılaştırıldığında, deney grubundaki öğretim yönteminin kontrol grubundaki öğretim yöntemine göre bilgi kalıcılığında daha başarılı olduğu söylenebilir.Araştırma sonunda çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Yapılan çalışmanın bu alanda yapılacak diğer araştırmalara yardımcı olması beklenmektedir.
İlköğretim birinci kademede vatandaşlık eğitimi üzerine bir durum çalışması
Araştırmanın amacı, İnsan Hakları ve Vatandaşlık ara disiplin kazanımları çerçevesinde ilköğretim 5. sınıf öğretmenlerinin vatandaşlık eğitimi, öğrencilerin bu kazanımlara ulaşma düzeyleri ile eğitim programlarındaki vatandaşlık anlayışına yönelik algı ve görüşlerini tespit etmektir. Araştırmada nitel ve nicel veri toplama yönetimi kullanılmıştır. Araştırmanın öğrenciler evrenini 2008-2009 eğitim öğretim yılında, Samsun ili Bafra ilçesindeki 39 resmi ilköğretim okulunun birinci kademesinde eğitim almakta olan 2074 kadar 5. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın öğretmen çalışma grubunu, Bafra ilçe merkezindeki resmi ilköğretim okullarında görev yapmakta olan 28 5. sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada öğretmen çalışma grubu kolay ulaşılabilir durum örnekleme yöntemi (convenience sampling) kullanılarak belirlenmiş ve çalışma öğretmenlerin gönüllü katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Öğretmenlerle ilgili veriler nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Öğrenci verilerini toplamak için başarı testi kullanılmıştır. Öğretmen verilerinin analizinde ?içerik analizi?, öğrenci verilerinin analizinde ?madde analiz? tekniği kullanılmıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşme sonucunda öğretmenlerin İnsan Hakları ve Vatandaşlık ara disiplin kazanımları doğrultusunda vatandaşlık eğitimi gerçekleştirdikleri ve öğrencilerine bu kazanımları kazandırdıkları yönünde görüş bildirmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenler, vatandaşlık bilincinin oluşmasında aile, çevre, medya gibi faktörlerin olumsuz rolü olduğunu ve eğitim sisteminin aktif katılımcı, hak ve sorumluluklarının farkında vatandaşlar yetiştirdiğini belirtmişlerdir. Araştırmada öğrenci başarı testinden elde edilen sonuçlarda 55 kazanımdan 21 kazanıma ulaşıldığı gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Vatandaşlık, vatandaşlık eğitimi, ilköğretim, sınıf öğretmeni
İlköğretim 8.sınıf öğrencilerinin maddenin halleri ve ısı ünitesindeki başarı düzeyleri ve fene karşı tutumlarının araştırılması
Bu araştırmanın ana amaçları, ilköğretim 8.sınıf öğrencilerinin ?Maddenin Halleri ve Isı? ünitesindeki başarılarını araştırmak, fene karşı tutumlarını araştırmak ve Seviye Belirleme Sınavı başarı durumlarını araştırmaktır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evreni, 2008?2009 eğitim-öğretim yılında Antalya'nın Finike ve Kumluca İlçesindeki ilköğretim 8.sınıf öğrencileridir. Araştırmada veriler, Isı-Sıcaklık Başarı Testi ve Fene Karşı Tutum Ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırmada küme örnekleme yöntemi ile iki örneklem kurulmuştur. İlk örneklem (n=84) ile başarı testinin geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları, ikinci (n=179) örneklem ile başarı testinin uygulaması gerçekleştirilmiştir.Elde edilen veriler sonucunda öğrencilerin ?Maddenin Halleri ve Isı? ünitesindeki başarı ortalaması 32 puan üzerinden 21,03 çıkmıştır. Öğrencilerin bu üniteye ait başarı puanları, ortalamanın üzerinde olmasına rağmen hala bazı kavram ve bilgiler noktasında eksik olduğu anlaşılmıştır. Öğrencilerin bu üniteyi anlama düzeyi, bu temelde feni öğrenme ve fene karşı tutumları üzerinde, cinsiyetin ve baba mesleğinin etkisi olmadığı, ancak ebeveynlerinin gelir düzeyinin ve eğitim düzeyinin olumlu yönde etkisi olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin bu ünitesindeki başarı düzeyleri ile Seviye Belirleme Sınavı puanları, Ortaöğretim Yerleştirme Puanları ve özel dershanelerin yaptığı deneme sınavı puanları arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır.Bu bulgular ışığında, ?Maddenin Halleri ve Isı? ünitesindeki başarı düzeyi, bu temelde feni öğrenme ve fene karşı tutumun arttırılması için ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, İlköğretim, Isı ve Sıcaklık, Durum Çalışması, Fene Karşı Tutum, Ortaöğretim Yerleştirme Sınavı
İlköğretim okullarında sosyal bilgiler dersini yürüten 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersi öğretim programında yer alan değerlerin kazandırılmasına ilişkin görüşleri
Bu araştırmanın amacı 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda yer alan değerlerin kazandırılması sürecine ilişkin görüşlerini belirlemektir.Bu araştırma tarama modelinin kullanıldığı nitel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubu 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Kütahya ili merkezindeki 13 ilköğretim okulu ve 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinden, maksimum çeşitlilik örneklemesi yoluyla seçilmiş 22 katılımcı öğretmen oluşturmaktadır.Araştırmada veriler 22 katılımcı öğretmen ile görüşme formu yoluyla, yüz yüze görüşmeler yapılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır.Verilerin analizinden, katılımcı öğretmenlerin, değerleri toplum tarafından kabul edilen, davranışlara ve hayata yön veren, iyi vatandaş yetiştirmede önemli görülen unsurlar olarak tanımladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca katılımcı öğretmenlerin çoğu, öğrencilerde sağlam bir kişilik yapısı oluşturmak, onları geleceğe hazırlamak ve değer yozlaşmasının önüne geçmek gibi nedenlerden dolayı değerlerin açık bir şekilde programa konulmasını uygun bulmaktadır. Katılımcı öğretmenler değer öğretimi sürecinde kendi rollerini model olmak olarak tanımlamış ve kendileri dışındaki en etkili kurumun aile olduğunu belirtmektedir. Katılımcı öğretmenlerin çoğu değerlerin öğrenme alanlarıyla ilişkilendirilmesi yoluyla öğretilmesini, süreci organize ettiği ve kalıcı öğrenmeye neden olduğu için uygun bulmaktadır. Okulda verilen değerler ile ailede, çevrede ve medyada verilen değerlerin çatışması, öğretmenlerin program hakkında eksik bilgi sahibi olması değerlerin öğretimini güçleştiren durumlardır. Katılımcı öğretmenlerin hiçbiri değerler ve öğretimi ile ilgili bir bilgilendirme almamıştır. Katılımcı öğretmenler değerlerin öğretiminde en çok rol oynama, drama, beyin fırtınası gibi yöntemleri kullandıklarını belirtmişlerdir. Ancak katılımcı öğretmenlerin tamamına yakınının değer analizi, değer açıklama gibi değer eğitimi yaklaşımlarından hiç birini kullanmadıkları ve bunlar hakkında bilgi sahibi olmadıkları görülmektedir. Katılımcı öğretmenler öğrencilerin değerleri içselleştirmeleri ve değerlere uygun davranmaları gerektiği düşünmektedir. Bunun için aile ve çevrenin değerleri desteklemesi, öğrencilerin değerin önemini anlaması gerektiğini düşünmektedirler.
Probleme dayalı öğrenmenin fen bilgisi öğretmen adaylarının akademik başarılarına, bilgilerin kalıcılığına ve fene karşı tutumlarına etkilerinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının kazan taşı problemi temelinde; fen akademik başarıları, bilgilerin kalıcılığı, fene karşı tutumları ve bilimsel işlem beceri düzeyleri üzerine probleme dayalı öğrenmenin etkilerinin araştırılmasıdır.Çalışma, öntest-sontest kontrol gruplu deneysel bir çalışmadır ve Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı 3. Sınıf öğrencileri ile (Deney, n=37 ve Kontrol, n=37) 2009 ? 2010 eğitim-öğretim yılı güz dönemi sürecinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri Fen Akademik Başarı Testi (FABT), Fene Karşı Tutum Testi (FKTT) ve Bilimsel İşlem Beceri Testi (BİBT) ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) paket programı ile gerekli istatistiki teknikler belirlenerek analiz edilmiştir.Araştırmanın uygulandığı deney ve kontrol gruplarının birbirlerine göre denklik düzeylerini belirlemek için bağımsız grupların karşılaştırılması (bağımsız gruplar için t-testi), grupların kendi içinde gelişmişlik düzeylerini belirlemek için bağımlı grupların karşılaştırılması (bağımlı gruplar için t-testi) yapılmıştır. Yapılan veri çözümlemelerinden şu sonuçlara ulaşılmıştır:1. Fen eğitiminde, probleme dayalı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun akademik başarıları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır.2. Fen eğitiminde, probleme dayalı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun bilgilerin kalıcılık düzeyi arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır.3. Fen eğitiminde, probleme dayalı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun fene karşı tutumları arasında anlamlı bir fark yoktur.4. Fen eğitiminde, probleme dayalı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun bilimsel işlem beceri düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır.Öğrencilerin fene ve diğer derslere ilişkin başarılarını, bilgilerin kalıcılık düzeylerini, tutumlarını ve bilimsel işlem beceri düzeylerini arttırmada probleme dayalı öğrenme yönteminden yararlanılmalı ve ilköğretimin ilk sınıflarından itibaren örgün eğitimin her kademesinde, eğitim programlarına dâhil edilmelidir.Anahtar kelimeler: Fen Eğitimi, Probleme Dayalı Öğrenme, Öğretmen Adayları, Kazan Taşı, Su Sertliği, Tutum, Kalıcılık, Bilimsel İşlem Becerileri.
İlköğretim kurumlarında örgütsel iklim ile iş doyumu arasındaki ilişki (İstanbul il örneği)
Bu araştırmanın amacı ilköğretim kurumlarındaki örgütsel iklim ile iş doyum düzeyleri arasındaki ilişkiyi öğretmenlerin algılarına göre belirlemektir.Araştırma ilişkisel ve nedensel araştırma modelindedir. Araştırmada örneklem seçiminde maksimum çeşitlilik yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan üst, orta ve alt sosyo ekonomik düzeyde yer alan 3 ilçedeki (Bakırköy, Bahçelievler ve Bağcılar) 14 ilköğretim okulu ve buralarda görev yapan toplam 422 öğretmen örneklem grubunu oluşturmuştur. Araştırmada ilköğretim okullarındaki örgütsel iklimi belirlemek için Hoy, Tarter ve Kottkamp (1991) tarafından geliştirilen ?İlköğretim okullarındaki örgüt iklimini tanımlama? anketi, öğretmenlerin iş doyum düzeylerini belirlemek için ise Balcı (1985)' nın geliştirmiş olduğu ?Eğitim Yöneticisinin İş Doyumu? anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik yöntemlerinden aritmetik ortalama ( ), standart sapma (s), yüzde (%), frekans (f) işlemleri ile Pearson moments çift yönlü korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre örneklem grubundaki öğretmenlerin cevapları doğrultusunda örgütsel iklime ilişkin en çok mesleki öğretmen davranışlarını sergiledikleri görülmüştür. Öğretmenlerin en fazla kişiler arası ilişkiler boyutunda, en az ise ücret boyutunda doyuma ulaştıkları tespit edilmiştir. Genel olarak örgüt iklimi ile iş doyumu arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vardır. Buna göre öğretmenlerin okullardaki örgüt iklimini etkileyen faktörlere ilişkin algıları olumlu oldukça iş doyumları da aynı oranda artmaktadır. Örgüt ikliminin boyutları ile iş doyumu arasındaki ilişki incelendiğinde ise iş doyumu ile mesleki öğretmen davranışları, destekleyici müdür davranışları, samimi öğretmen davranışları ve yönlendirici müdür davranışları boyutu arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Ancak iş doyumu ile sınırlayıcı müdür davranışları ve serbest öğretmen davranışları boyutu arasında negatif yönde ve anlamsız bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Müdürün öğretmenlere karşı sınırlayıcı davranışlar sergilemesi öğretmenlerin iş doyumunun azalmasına neden olmaktadır. Aynı şekilde okuldaki meslektaşlarının serbest öğretmen davranışlarını sergilemeleri öğretmenlerin iş doyumlarını azaltmaktadır. Örgütsel iklimin iş doyumunu yordayıp yordamadığını tespit etmek için yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre, yönlendirici müdür davranışları, destekleyici müdür davranışları, mesleki öğretmen davranışları, samimi öğretmen davranışları ve serbest öğretmen davranışları değişkenlerinin iş doyumu üzerinde anlamlı yordayıcılar olduğu görülmektedir. Ancak sınırlayıcı müdür davranışları boyutunun iş doyumunu negatif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır
İlköğretim 7. sınıf fen ve teknoloji dersi yaşamımızdaki elektrik ünitesinin öğretiminde işbirlikli öğrenme yönteminin öğrencilerin başarılarına ve derse olan tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıf Fen ve Teknoloji dersinde ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitesinin sunumunda geleneksel öğretim ile işbirlikli öğretim yöntemi arasında öğrencilerin başarılarında, Fen ve Teknoloji dersine karşı olan tutumlarında ve öğrenilen bilgilerin hatırda kalıcılığında fark olup olmadığını incelemektir.Bu araştırmada nicel araştırma desenlerinden kontrollü ön ve son test modeli kullanılmıştır. Deney grubunda, işbirlikli öğretim yönteminin Jigsaw tekniği, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yaklaşımının düz anlatım ve soru-cevap tekniği kullanılarak uygulama yapılmıştır.Çalışma, İstanbul ili, Pendik ilçesi, bir ilköğretim okulunda 2008-2009 eğitim- öğretim yılında 7. sınıfta öğrenim gören 72 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışmada deney grubu öğrencileri (N=36) ve kontrol grubu öğrencileri (N=36) rastgele belirlenmiştir.Yapılan bu çalışma, dört hafta süren bir uygulama süresini kapsamıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında, deney ve kontrol grubu öğrencileri arasındaki öğrenme düzeyleri, bilgilerin kalıcılık seviyeleri ve Fen ve Teknoloji dersine karşı olan tutumlarını belirlemek ve deney grubu öğrencilerinin jigsaw ile ilgili düşüncelerini tespit etmek amacıyla farklı veri toplama araçları kullanılmıştır. Bunlar; Ön Bilgi Testi, Akademik Başarı Testi, Fen ve Teknoloji Dersi Tutum Anketi ve Jigsaw Görüş Formu' dur.Sonuçlar SPSS paket programında analiz edilmiştir. Bulgulara göre, ilköğretim 7. sınıf Fen ve Teknoloji dersi ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitesinde, işbirlikli öğrenme yöntemi tekniği olan jigsawın, öğrencilerin akademik başarısını ve bilgilerin kalıcılığını arttırdığı saptanmıştır. Jigsaw tekniği, öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine karşı olan tutumlarını değiştirmemiştir.Anahtar Kelimeler: İşbirlikli Öğrenme, Jigsaw, Elektrik, İlköğretim, Tutum, Görüş
Sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere sahip olma düzeylerinin değerlendirilmesi (Afyonkarahisar ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin eğitim-öğretimde planlama, uygulama ve değerlendirme boyutlarında yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere sahip olma düzeylerini belirlemektir. Bu bağlamda, sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere sahip olma düzeylerinin; cinsiyet, kıdem, mezun olunan okul türü, sınıf mevcudu ve sınıf düzeyi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğine bakılmaktadır.Araştırma, tarama modeli benimsenerek gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında nicel ve nitel veri toplama tekniklerinden yararlanılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında; anket, nitel verilerin toplanmasında ise, gözlem yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Afyonkarahisar İli merkez ilçesindeki ilköğretim okullarında görev yapan 390 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Bu öğretmenlerden, 50'si 6 farklı resmi ilköğretim okulunda görev yapan, nitel verilerin toplanması amacıyla gözlemlenen öğretmenlerden oluşmuştur.Araştırmada iki farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Bu araçlardan biri araştırmacı tarafından geliştirilen ?Yapılandırmacı Yaklaşımın Gerektirdiği Öğretmen Niteliklerini Belirleme Anketi?dir. Diğer veri toplama aracı ise, öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere sahip olma konusundaki mevcut durumlarını ortaya koyabilmek üzere araştırmacı tarafından geliştirilen ?Gözlem Formu?dur. Yapılandırmacı Yaklaşımın Gerektirdiği Öğretmen Niteliklerini Belirleme Anketi toplam 59 maddeden oluşmaktadır. Anketin Cronbach's Alpha değeri 0,96 olarak bulunmuştur. Yapılandırmacı Yaklaşımın Gerektirdiği Öğretmen Niteliklerini Belirleme Anketi temel alınarak uzman görüş ve önerileri doğrultusunda hazırlanan gözlem formu ise, 20 maddeden oluşmaktadır.Araştırma sonucunda, ulaşılan verilere göre, örneklemdeki sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere sahip oldukları ileri sürülebilir. Fakat gözlem sonuçlarına göre, öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere yeterince sahip olmadıkları söylenebilir. Sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşımın gerektirdiği niteliklere sahip olma düzeylerinin cinsiyetlerine, kıdemlerine, mezun olunan okul türüne, sınıf mevcuduna ve sınıf düzeyine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı ileri sürülebilir.Anahtar Kelimeler: Sınıf Öğretmeni, Yapılandırmacılık, Öğretmen Nitelikleri.
İlköğretim 7. sınıf fen ve teknoloji dersinde vücudumuzdaki sistemler konusununda işbirlikli öğrenme yöntemini kullanmanın akademik başarı üzerine etkisi
Bu araştırmada, işbirlikli öğretim yöntemi doğrultusunda düzenlenen öğretimin ilköğretim 7. Sınıf öğrencilerinin Fen ve Teknoloji dersindeki akademik başarısına etkisi olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma 2009 ? 2010 öğretim yılı 1. Yarıyılında, Ardahan İli Damal İlçesi Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel İlköğretim Okulunda gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 21, kontrol grubunda 23 öğrenci olmak üzere 44 öğrenci araştırma grubunda yer almıştır. Çalışma 8 hafta sürmüştür. Gruplar öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerine göre eşitlenmiştir. Dersler deney grubunda işbirlikli öğrenme yöntemine göre, kontrol grubunda ise öğretmen merkezli geleneksel öğretime göre hazırlanan ders planları ile gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol gruplarına ?Fen ve Teknoloji Başarı Testi? öntest ve sontest olarak kullanılmıştır.Araştırma süresince başarı testinden elde edilen verilerin, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri betimsel olarak verildikten sonra, kovaryans analizleri yapılmıştır.Sonuç olarak Fen ve Teknoloji Başarı testi son test puanları açısından, işbirlikli öğrenme yönteminin uygulandığı deney grubunun başarı son test puanlarının aritmetik ortalaması öğretmen merkezli geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun başarı son test puanlarından çok az yüksek olmasına karşın deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: İşbirlikli Öğrenme
İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinde milli kimlik geliştirmeye yönelik etkinliklerin okul başarısına etkisi
Bu araştırmanın amacı ilköğretim 8.sınıf öğrencilerinde Sosyal Bilgiler dersinde milli kimlik bilincinin geliştirilmesine yönelik etkinliklerin okul başarısı üzerindeki etkisini belirlemektir.Araştırma deneysel desen modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak başarı testi uygulanmıştır. Geliştirilen ölçme araçları Hüseyin Temizel İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencilerinden 76 kişiye uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde çift yönlü varyans analizi (repeated measures) yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır.Deney ve kontrol grubunun deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam Kurtuluş Savaşına Hazırlık Dönemi ünitesi testi başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin Kurtuluş Savaşına Hazırlık Dönemi ünitesi başarıları ile ilgili olarak, öntest ? sontest ortalama başarı puanları arasında anlamlı bir fark vardır. İki ayrı öğretim modelinin uygulandığı deney ve kontrol grubu öğrencilerinin Kurtuluş Savaşına Hazırlık Dönemi ünitesi testine ait başarı puanlarının deney öncesinden sonrasına anlamlı farklılık gösterdiği, yani farklı işlem gruplarında (deney ve kontrol grubu) olmak ile tekrarlı ölçümler faktörlerinin Kurtuluş Savaşına Hazırlık Dönemi Ünitesi testi başarı düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin anlamlı olduğu bulunmuştur.Kurtuluş Savasına Hazırlık Ünitesi testi puanlarında deney öncesine göre daha fazla artış gözlenen milli kimlik bilinci geliştirmeye yönelik etkinliklere dayalı olarak yapılan öğretimin, ders kitabına dayalı öğretime göre öğrencilerin başarılarını artırmada daha etkili olduğu görülmüştür.
İlköğretim fen ve teknoloji dersi öğretim programının öğrenci kazanımları ve öğretmen görüşleri açısından incelenmesi
Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Araştırmanın ilk aşamasında İlköğretim Fen ve Teknoloji Dersi Öğretim Programı; İngiltere, İrlanda ve Kanada ülkelerinde uygulanan fen dersi öğretim programlarıyla karşılaştırılarak incelenmiştir. Araştırmanın bu bölümünde nitel belge incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri, çalışma kapsamında incelenen İngiltere, İrlanda ve Ontario (Kanada) fen dersi öğretim programlarından ve ilgili alan yazınının taranması sonucunda elde edilmiştir.Araştırmanın ikinci aşamasının örneklemini Ankara İli Şereflikoçhisar İlçesi'nde Fen ve Teknoloji Dersi'ne girmekte olan 21 öğretmen ile Ankara İli Şereflikoçhisar İlçesi'nde altıncı sınıfta öğrenim görmekte olan 121 öğrenci oluşturmaktır. Araştırma kapsamında öğretim programının altıncı sınıf ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitesi kazanımları dikkate alınarak hazırlanan ?Başarı Değerlendirme Ölçeği? öğrencilere, ?Öğretmen Görüşlerini Belirleme Envanteri? ise öğretmenlere uygulanmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklem T-Testi, ilişkili örneklem T-Testi, tanımsal istatistik ve tek örneklem T-Testi, Mann-Whitney U-Testi kullanılmıştır. Sonuçlar .05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda çalışmada incelenen öğretim programlarının kapsadıkları eğitim süreçleri, içerdikleri kazanım ve kavram sayıları, uygulama sürecinde görevli kişi ve kurumlara bakış açısı ve bu kişi ve kurumlara sağladıkları esneklik, konu içerikleri ve konuların eğitim sürecine dağılımı, ölçme ve değerlendirme süreçleri ve amaç cümleleri arasında farklılıklar bulunmuştur.Bununla birlikte ?Başarı Değerlendirme Ölçeği? sonuçlarına göre, Fen ve Teknoloji Dersi ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitesindeki öğrencilerin öğrenmeleri iyi düzeyde gerçekleşiyor olmasına rağmen gerçekleşen öğrenmelerin kalıcılığının olmadığı görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin başarıları üzerinde okulun yerleşim yeri değişkeninin etkili olduğu, ilçe merkezi okullarında öğrenim görmekte olan öğrencilerin kasaba (belde) okullarında öğrenim görmekte olan öğrencilere göre daha başarılı oldukları görülmüştür.Ayrıca ?Öğretmen Görüşlerini Belirleme Envanteri? sonuçlarına göre, Fen ve Teknoloji Dersi ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitesinde öğretmenlerin, öğrencilerin kazanımlara en azından iyi düzeyde ulaştıkları kanaatinde oldukları görülmüştür. Bununla birlikte yerleşim yeri ilçe merkezi olan ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin yerleşim yeri kasaba olan okullarda görev yapmakta olan öğretmenlere kıyasla kazanımların ulaşılabilirliği ile ilgili daha olumlu görüşe sahip oldukları görülmüştür.Araştırma sonunda ortaya çıkan sonuçlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmiştir.
Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersine ilişkin görüşlerinin çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesi
Bu araştırmada Sosyal Bilgilerin amacı, içeriği ve yöntemi konusunda öğretmen görüşleri incelenmiştir. Çalışma tarama modelinde olup nitel ve nicel yöntem bir arada kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın tarama gerektiren bölümü betimsel nitelikte ortaya konulmuştur. Bu bölümde Sosyal bilgilerin amacı, içeriği ve yöntemine ilişkin görüşlere katılım düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Verilerin bir bölümü ise nitel araştırma veri toplama tekniklerinden biri olan görüşme tekniğiyle toplanmış, çözümünde ise betimsel analiz yapılmıştır. Çalışmanın Örneklemini Kayseri ilinde görev yapan Sosyal Bilgiler ve Sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır.Çalışma iki ayrı örneklem grubu üzerinde uygulanmıştır. Araştırmanın nicel bölümünün verileri Kayseri ilinde görev yapan 444 Sosyal Bilgiler ve Sınıf öğretmeninden elde edilmiştir. Araştırmanın nitel bölümünün verileri de yine Kayseri ilinde görev yapan 89 Sosyal Bilgiler ve Sınıf öğretmeninden elde edilmiştir.Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak, Barr, Barth ve Shermiss (1978) tarafından geliştirilen ve Ersoy Kozan'ın Türkçeye uyarladığı 45 soruluk ?Sosyal Bilgiler Dersine Yaklaşım Ölçeği? kullanılmıştır. Nitel çalışma için ise araştırmacının hazırladığı ?8? soruluk görüşme formu kullanılmıştır.Araştırma sonucunda Vatandaşlık Aktarımı Olarak Sosyal Bilgiler, Sosyal Bilimler Olarak Sosyal Bilgiler, Yansıtıcı İnceleme Olarak Sosyal Bilgiler Yaklaşımlarının Amaç İçerik ve Yöntemine ilişkin öğretmenlerin görüşlerinin cinsiyetlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği, ancak Vatandaşlık Aktarımı Olarak Sosyal Bilgiler Yaklaşımının yöntem boyutuna ilişkin öğretmenlerin görüşlerinin cinsiyetine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca Yansıtıcı İnceleme Olarak Sosyal Bilgilerin amaç boyutuna yönelik öğretmen görüşleri benzerlik göstermektedir. Bununla birlikte öğretmenlerin branş, mezun olunan bölüm, mezun olunan okul ve mesleki kıdemlerine göre görüşlerinde anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında bundan sonra yapılacak çalışmalar için öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Sosyal Bilimler, Yansıtıcı İnceleme, Vatandaşlık Aktarımı, İlköğretim.
Oyun destekli matematik öğretimin ilköğretim 6.sınıf öğrencilerin kesirler konusundaki başarı, başarı güdüsü, öz-yeterlik ve tutumlarının gelişimlerine etkisi
Bu araştırma; ilköğretim 6. sınıf matematik dersi kesirler ünitesinin oyun destekli öğrenme yaklaşımı ile öğretiminin öğrenci başarısına ve tutumuna etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır.Çalışma, 2009?2010 eğitim-öğretim yılında, Ankara İli Sincan İlçesi' n de bulunan bir ilköğretim okulun da öğrenim gören toplam 70 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, öntest ? son test ve kalıcılık testi olmak üzere üç tekrarlı ölçüm üzerine kurulu kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. İlköğretim okullarındaki 6. sınıflardan biri deney grubu, diğeri ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir.Deney grubunda dersler oyun destekli öğrenme yaklaşımı ile kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak, matematik başarı testi, matematik başarı güdüsü ölçeği, matematik dersine yönelik tutum ölçeği ve matematiğe ilişkin öz-yeterlik ölçeği kullanılmıştır. Başarı testi araştırmacı tarafından hazırlanmış, diğer ölçekler ise hazır olarak kullanılmıştır. Bu ölçme araçları deneysel süreç öncesinde, süreç bitiminde ve bitimden 3 hafta sonra olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Elde edilen veriler LISREL adlı istatistik programı ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda; oyun destekli öğrenmelerin öğrencilerin kazanımlara ilişkin başarılarını, öz-yeterlik algılarını ve matematik dersine yönelik tutumlarındaki gelişimleri etkilediği görülmüştür. Bununla birlikte başarı gelişimleri ile tutum, öz-yeterlik gelişimleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu görülmüştür
Fen eğitiminde probleme dayalı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarısına, tutumuna, akademik risk alma düzeyine ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırmanın amacı, fen eğitiminde probleme dayalı öğrenme yaklaşımının etkililiğini belirlemekle birlikte, ilköğretim 6. sınıf Fen ve Teknoloji dersinde ?Madde ve Isı? ünitesinin öğretiminde uygulama öncesi ve sonrasında probleme dayalı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarısına, bilgilerin kalıcılığına, fen ve teknoloji dersine yönelik tutumuna ve öğrencilerin akademik risk alma düzeylerine etkisi olup olmadığını incelemektir.Bu araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda probleme dayalı öğrenme yaklaşımı, kontrol grubunda ise geleneksel öğrenme yöntemi kullanılarak Fen ve Teknoloji müfredatı çerçevesinde uygulamalar yapılmıştır. Uygulama, 2007?2008 öğretim yılının ikinci döneminde Eskişehir ili, Alpu ilçesinde bulunan bir ilköğretim okulunda 6. sınıfta öğrenim gören 42 öğrenci ile, haftada 4 ders saati olmak üzere 5 haftada gerçekleştirilmiştir.Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen modeline göre Akademik Başarı Testi, Fen ve Teknoloji dersine yönelik Tutum Ölçeği ve Akademik Risk Alma Ölçeği uygulamanın başlangıcında ve bitiminde olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Sontestin uygulanmasından 10 hafta sonra Akademik Başarı Testi deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilere kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinde SPSS programından yararlanılmıştır.Araştırmada istatistiksel olarak analiz edilen sonuçlar, ?Madde ve Isı? ünitesinde probleme dayalı öğrenme yaklaşımıyla yapılan öğretimin öğrencilerin akademik başarılarını ve fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarını geliştirmede, ayrıca bilgilerin kalıcılığını artırmada etkili olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu bulgular ışığında probleme dayalı öğrenme yaklaşımının uygulamalarına yönelik ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Probleme Dayalı Öğrenme Yaklaşımı, Madde ve Isı, Fen ve Teknoloji dersine yönelik Tutum, Akademik Risk Alma
İkili kodlama kuramı destekli hikâye haritası öğretiminin hikâye analizine ve yazımına etkisi
Bu araştırmada, ilköğretim beşinci sınıf düzeyinde İkili Kodlama Kuramıdestekli hikâye haritası öğretiminin hikâye analizi ve yazımına etkisi araştırılmıştır. Budoğrultuda araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen üzerinemodellenmiştir.Araştırma, 2009-2010 eğitim öğretim yılında, 40 beşinci sınıf öğrencisiyleyürütülmüştür. Araştırmanın deney grubunda (n=20) bulunan öğrencilere hikâye edicimetin analizi ve hikâye edici metin yazma becerilerini geliştirmek amacıyla; 11 haftasüresince, İkili Kodlama Kuramı destekli bir hikâye haritası öğretimi uygulanmıştır.Kontrol grubunda (n=20) ise var olan normal öğretim süreci devam etmiştir.Araştırmanın verileri; öğrencilerin oluşturdukları hikâye haritalarından, hikâye edicimetinlerden, verilerin değerlendirilmesinde kullanılan `Hikâye Haritası Analizi DereceliPuanlama Anahtarı' ve `Hikâye Edici Yazma Dereceli Puanlama Anahtarı' ile eldeedilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız örneklemler için t testi ve içerik analizikullanılmıştır.Verilerin analizi sonucu edinilen bulgular incelendiğinde; deney grubunun hemhikâye haritası oluşturma beceri düzeyinde, hem de hikâye edici metin yazma beceridüzeyinde artış olduğu görülmüştür. Kontrol grubunda ise anlamlı bir artışgözlenmemiştir.Anahtar Kelimeler: İkili Kodlama Kuramı, hikâye haritası, hikâye edici metin
İlköğretim 6. sınıf sosyal bilgiler derslerinde karşılaşılan sorunlara ilişkin öğretmen görüşleri (Ankara ili örneği)
Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim kurumlarında görev yapmakta olan6. sınıf derslerine giren Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin program hakkındaki görüşlerinin ve önerilerinin neler olduğunu araştırmaktır.Araştırma evrenini; 2009-2010 eğitim öğretim yılında Ankara Merkez de bulunan Çankaya, Mamak, Keçiören, Sincan, ve Yenimahalle ilçelerinde bulunan, MEB'e bağlı ilköğretim okullarının 6. sınıflarına giren Sosyal Bilgiler öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini; Ankara Merkez de bulunan Çankaya, Mamak, Keçiören, Sincan, ve Yenimahalle ilçelerinde bulunan, 2009-2010 eğitim öğretim yılında sistematik örnekleme yöntemiyle seçilmiş 50 ilköğretim okulunda, 6.sınıfların dersine giren Sosyal Bilgiler öğretmenleri (108 kişi) oluşturmuştur.Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen veri toplama aracı (anket) yoluyla elde edilmiştir. Öğretmenlere yöneltilen anketlerde; öğretmenlerin kişisel bilgileri, programa ilişkin görüşleri, programın uygulanmasına ilişkin güçlükleri, programa ilişkin değerlendirme önerileri ele alınmıştır. Burada değişkenlere göre, öğretmenlerin görüşlerinin değişip değişmediği, bu görüşlerin arasında anlamlı bir farlılık olup olmadığı incelenmek istenmiştir.Anket sonucu elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 11.5 paket programı kullanılmıştır. Bulguların analizinde, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin programla ilgili görüşleri arasındakifarklar0.05 anlamlılık düzeyinde ?t testi? kullanılarak karşılaştırılmıştır. Frekans (f) ve yüzde (%) dağılımlarına ait tablolar oluşturulmuş ve bunlar yorumlanmaya çalışılmıştır.Araştırma sonunda, ilköğretim okullarında uygulanmakta olan bu program hakkında, genel olarak Sosyal Bilgiler öğretmenleri içerisinde mezun olunan bölüme göre, cinsiyete göre, hizmet yılına göre görüş farklılıkları olduğu ve bu farklılıkların genelde olumlu yönde geliştiği sonucuna varılabilir. Programın değerlendirme öğesine ilişkin olarak, öğretmenlerin diğer öğelere göre daha olumsuz görüş sahibi oldukları göze çarpmaktadır. Sonuçlara dayanılarak öneriler de bulunulmuştur.
İlköğretim fen bilgisi öğretmenlerinin laboratuar yeterliklerinin belirlenmesi
Bu çalışmada; İlköğretim Fen Bilgisi Öğretmenlerinin Laboratuar Yeterliklerinin neler olduğunu ve bu yeterliklerin cinsiyete, mesleki deneyim yılına, mezun oldukları bölüme ve mezun oldukları öğrenim durumlarına göre farklılık olup olmadığı araştırılmıştır.Çalışma; 2009 ? 2010 öğretim yılı Ankara Çankaya ilçesinde bulunan ilköğretim okullarından tesadüfî yöntemlerle seçilen Fen Bilgisi öğretmenlerinden oluşmaktadır. Fen bilgisi öğretmenlerinin yeterliklerini belirlemek amacıyla 80 sorudan oluşan bir anket hazırlanmıştır. Bu anket toplam 70 Fen Bilgisi Öğretmenine uygulanmıştır. Anketlerin istatistiksel analizlerinden elde edilen sonuçlar değerlendirilmiş ve bu alanda yapılan diğer çalışmalarla karşılaştırılmıştır.?Anket çalışmasına katılan öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu ankette yer alan görüşler hakkında ?Katılıyorum? veya ? Çok Katılıyorum? ifade etmişlerdir. Bu sonuç öğretmenlerin fen bilgisi dersi için laboratuarların öneminin farkında olduğunu gösterir.?Anket çalışmasına katılan erkek öğretmenlerin ihtiyaçları ile bayan öğretmenlerin ihtiyaçları arasında anlamlı bir fark yoktur.?Anket çalışmasına katılan öğretmenler, mesleki deneyim yılına göre kategorize edildiğinde elde edilen grupların anketten aldıkları skorlar arasında anlamlı bir fark vardır.?Anket çalışmasına katılan öğretmenler, mezun oldukları bölümlere göre kategorize edildiğinde elde edilen grupların anketten aldıkları skorlar arasında anlamlı bir fark yoktur.?Anket çalışmasına katılan öğretmenler, mezun oldukları öğrenim durumlarına göre kategorize edildiğinde elde edilen grupların anketten aldıkları skorlar arasında anlamlı bir fark vardır.Sonuç olarak; öğretmenler fen bilgisi alanında laboratuar için yeterli bilgiye sahip olmak gerektiğini düşünmekte, laboratuarlar ile ilgili yayın ve gelişmeleri takip etmek gerektiğini savunmakta ve teknoloji ve fen hakkındaki kişisel donanımlarının güncellenmesi gerektiği konusunda hem fikirdir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Öğretmen, Fen Bilgisi Öğretmeni, Laboratuar.
İlköğretim öğrencilerinin küresel ısınma ve sera etkisi konularındaki bilgi düzeylerinin ve yanlış kavramalarının belirlenmesi üzerine bir çalışma
Bu çalışmanın amacı, ilköğretim öğrencilerinin küresel ısınma ve sera etkisi konularındaki bilgi düzeylerini ve yanlış kavramalarını tespit etmektir.Çalışma, karşılaştırmalı nicel bir ?Ex Post Facto? (Geriye Dönük) araştırma olup verilerin toplanmasında tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın genel evrenini 4. sınıftan 8. sınıfa kadar ilköğretim öğrencileri ve çalışma evrenini 2009-2010 öğretim yılında Erzincan ili Tercan ilçesi Mamahatun 17 Şubat ilköğretim okulu 4., 5., 6., 7. ve 8. sınıflarda okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi toplam 200 öğrenciden meydana gelmiştir. Araştırmanın verileri, literatürden alınan `Sera Etkisi Bilgi Testi' (SEBT) ve araştırmacı tarafından geliştirilen `Küresel Isınma Bilgi Testi' (KIBT) (güvenirlik katsayısı, ? = 0.80) ile toplanmıştır. KIBT ve SEBT sırası ile 20 ve 16 maddeden oluşan üç dereceli Likert tipi ankettir.İlköğretim seviyesi (Kademe 1, n = 61 ve Kademe 2, n = 139), Sınıf (Sınıf 4, n = 28, Sınıf 5, n = 33, Sınıf 6, n = 46, Sınıf 7, n = 44 ve Sınıf 8, n = 49) ve Cinsiyet (Kız, n = 92 ve Erkek, n = 108) bağımsız değişkenleri ve iki bağımlı değişken (SEBT ve KIBT başarı puanları) ile ilgili araştırmanın hipotezleri (null hipotezleri), SPSS 10.0 programı kullanılarak İlişkisiz Örneklem t-Testi, Tek Faktörlü ANOVA, İlişkili Örneklem t-Testi ve korelasyonal analiz teknikleri ile test edilmiştir. Analiz öncesi, parametrik hipotez testlerinin normallik varsayımı, Kolmogorov-Smirnov testi veya Shapiro-Wilk testi ile test edilmiştir. Bu varsayım, ya sağlanmış, ya da gruplar yeterince büyük olduğu için gözardı edilmiştir. Hipotez testlerinde anlamlılık düzeyi, geleneksel anlamlılık düzeyi olan ? = .05 olarak belirlenmiştir.İlişkili Örneklem t-Testi sonuçları, ilköğretim kademelerinin hem SEBT ve hem de KIBT başarıları arasında anlamlı farkın bulunduğunu göstermiştir. Bu fark, her iki testte de ikinci kademenin lehinedir. ANOVA sonuçları, sınıfların hem SEBT ve hem de KIBT ortalamaları arasında anlamlı farklara işaret etmiştir. LSD çoklu karşılaştırma testi, her iki test için de sınıf seviyesi arttıkça öğrenci başarısının da arttığını ortaya koymuştur. İlişkisiz Örneklem t-Testi sonuçları, her iki testte de kız ve erkek öğrencilerin ortalama başarıları arasında anlamlı bir farkın olmadığını göstermiştir. Pearson korelasyonal analiz sonuçları, örneklemin SEBT ve KIBT başarıları arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu işaret etmiştir. İlişkili Örneklem t-Testi sonuçları, örneklemin SEBT ve KIBT başarıları arasında anlamlı bir farkın olduğunu göstermiştir. Bu fark, KIBT lehinedir. Bir bütün olarak örneklemin SEBT ortalaması %70.20 ve KIBT ortalaması %74.65 tir ve bu ortalamalar oldukça iyidir.Sonuçların ışığında, örneklemden elde edilen bulgular evrene genellenirse, bu çalışma, ilköğretim öğrencilerinin gerek sera etkisi konusunda ve gerekse küresel ısınma konusunda bazı eksikleri olmasına rağmen, hemen hemen yeterli bir bilgiye sahip olduklarını göstermiştir. Küresel ısınmanın ve sera etkisinin dünyamız için bir tehdit olduğu düşünülürse, daha ilköğretim seviyesinde öğrencilerimizin bu konuda bilinçli olmaları sevindiricidir. Eğitimsel bir çıkarım olarak, başarılı bir fen eğitimi için, fen öğretmenlerinin ve fen programı geliştiricilerinin sera etkisi ve küresel ısınma konularına çok daha fazla önem vermelerinin, fen programlarında daha fazla yer ayırmalarının yerinde olacağı sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Fen Eğitimi, Sera Etkisi, Küresel IsınmaSayfa Sayısı: 123