Çankırı Karatekin Üniversitesi
Discipline

Forest Industry Engineering

Çankırı Karatekin Üniversitesi

42

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

42 Theses
Master'sOpen AccessTR

Bir mobilya fabrikasında süreç analizi ve süreç iyileştirme

Değişen ve her geçen gün gelişen dünyada müşteri talep ve beklentilerini yerine getirerek müşteri memnuniyetini sağlamak firmaların en önemli amaçlarından bir tanesi, müşteri memnuniyeti ise firmaları başarıya ulaştırabilecek en önemli araçlardan biridir. Rekabet koşullarının sürekli değiştiği ve rakiplerin sürekli arttığı rekabetçi piyasada, firmalar sürdürülebilirliğini sağlamak ve başarıya ulaşabilmek için süreçlerini dinamik tutmalıdır. Bir sürecin iyileştirilebilmesi için o sürecin analiz edilmesi gerekmektedir. Bu noktada ise sürecin performansını etkileyen etmenlerin belirlenmesinde ve ortadan kaldırılmasında yalın üretim tekniklerinden faydalanılmaktadır. Bu çalışmada; literatürde bulunan süreç analizi ve süreç iyileştirme yöntemlerinin ışığında, bir mobilya firmasında süreç analizi ve süreç iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Müşterilerden gelen 8 aylık arıza bildirimleri incelenmiş, hataların çözümü için çalışmaya paketleme bölümünden başlanılmıştır. Final kalite kontrol bölümünün tespit ettiği 9 aylık hatalar raporlanmış ve hangi hata türüne öncelikle yoğunlaşılması seçiminde pareto analizi kullanılmıştır. Belirlenen hataların A3 yöntemiyle mevcut durumu analiz edilerek, balık kılçığı diyagramı ve 5N1K yöntemiyle hataların kök nedeni analizleri yapılmıştır. İMM (ilk madde ve malzeme) deposunda planlanan yenileme ve geliştirme çalışmalarında İMM depo ve diğer depolarda 5S çalışmaları yapılmıştır. Depo süreçleri analiz edilerek adresleme, kanban hazırlama gibi proseslerin sürelerinin azaltılması amacıyla süreç iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Sonuçta, final kalite kontrol bölümünde tespit edilen farklı malzeme kullanılması hatası (61 adet) balık kılçığı diyagramı yöntemiyle insan, makine, malzeme ve metot kaynaklı meydana geldiği, eksik malzeme kullanılması hatası (62 adet) 5N1K kök neden analizi yöntemiyle paketleme öncesi proseslerden, malzeme deponun modül kanban hazırlamasından ve örümcek adamın istifleri karıştırmasından meydana geldiği tespit edilmiştir. İMM depo tamamen yenilenerek 4600 olan adres sayısı 3 katına çıkarak yaklaşık olarak 14000'e ulaşmıştır. Yüz ölçümü olarak depo alanı 875 m²'den, 1650 m²'ye çıkartılmıştır. Malzemeler çeşitli kriterlere göre gruplanarak adresleri belirlenmiştir. Bu adresleme sayesinde kanban hazırlama süresinde %33 oranında iyileştirme sağlanmıştır. Metal profil deposunda arabalı sistemden konveyörlü sisteme geçilerek depolama alanında %6 oranında iyileştirmeler gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, paketleme bölümünde meydana gelen hataların diğer proseslerden süregeldiği saptanmıştır.

Ahşap endüstrisiOrman endüstrisi
Veli Çelik
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Biyolojik ekstrakt içerikli uyarıcı pasta hazırlanması ve akma reçine üretiminde kullanılması

Ülkemizde reçine üretimine elverişli türler, özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesinde başta kızılçam (Pinus brutia Ten) ve sahil çamı (Pinus pinaster) olmak üzere yüksek reçine oranı olan zengin ibreli ağaç envanterimiz bulunmaktadır. Ancak ne yazık ki ülkemizde reçine üretimi son derece kısıtlı olup, ilgili sanayiler bu kalemde dışa bağımlı durumdadırlar. Kullanım alanlarının genişliği ile de dikkat çeken reçinedeki terebentinden; dezenfektan parfüm, yapıştırıcı, böcek ilaçları, zamk, temizlik kimyasal katkıları ve tekstil katkı kimyasallarına kadar çok sayıda ürün elde edilmektedir. Kolofandan, kâğıt, sabun, deterjan, kozmetik, boya, vernik, kauçuk ve yüzey parlatma endüstrisinde de faydalanılmaktadır. Planlamadaki yetersizlikler, üretim metotlarının geliştirilememesi, ürün kalitesinin yükseltilememesi ve yüksek maliyetler gibi sebeplerle ülkemizde reçine üretimi istenilen ölçüde yapılamamaktadır. Akma reçine üretiminde kullanılan uyarıcı nitelikteki kimyasallar, çoğunlukla verimi arttırmak ve yara donmasını geciktirmek için tatbik edilmektedir. Terebentinin uçarak açık yaraların hızla donması ve reçine akışının durması reçine üretiminde istenmeyen bir durumdur. Bu durumda yaraların işçiler tarafından tazelenmesi ve stimulant (uyarıcı kimyasal) uygulamasının tekrar tekrar yapılması gerekir ki bu doğal olarak işçilik maliyetlerini yükseltmekte ve bu alana yatırımı engellemektedir. Asit pasta metodunda kullanılan asitli kimyasalların işçi ve çevre sağlığına zararlı etkileri bulunmaktadır. Ayrıca asitli bileşenler reçine kanallarını tahrip ederek kanallarda reçine birikmesine (çıralanma), koyu kırmızı renk oluşmasına neden olduğu bilinmektedir. Çıralanma reçine üretildikten sonra sanayide kullanılacak odunun kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada kullanılan kızılçam zararlısı olan kabuk böcekleri, Orthotomicus erosus (Akdeniz çam kabuk böceği) ve Ips sexdentatus'un (Oniki dişli çam kabuk böceği) ergin bireyleri Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü'nde yürütülen bir çalışmadan temin edilmiştir. İbreli ağaç zararlısı olan kabuk böcekleri ağaçlara arız oldukları ve reçine salgısını tetikleyebildikleri doğal ortamlarında saldırdıkları ağaçların yakınlarına kurulan türe has feromon tuzaklarına çekilerek toplanmış ve kısa sürede laboratuvar ortamına getirilerek toz haline getirilmiştir. Kabuk böcekleri kullanılarak yeni bir biyolojik pasta üretilmiş ve kızılçam ağaçları üzerinde açık yaralar üzerinde uygulanarak reçine salgısına etkileri gözlemlenmiştir. Kabuk böcekleri kullanılarak hazırlanan ekstrakta, etil alkol ve gliserol katkısı ile biyolojik katkılı stimulant 3 farklı konsantrasyonda hazırlanarak standart asit pasta ile verim, safsızlık, terebentin yüzdesi, terebentinde GC-MS analizi ve kolofan örneklerinde FTIR analizi gerçekleştirilerek reçine ve bileşenleri kimyasal içerik karakterizasyonu karşılaştırması yapılmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda biyolojik pasta formülasyonlarının kullanılmasıyla ticari asit pasta örneklerinde görülen yaralı bölgeyi çok tahrip edip koyu kırmızı renk oluşumunun görülmediği, reçine verim sonuçlarında biyolojik pasta kullanılan örneklerde pozitif artışlar olduğu, biyolojik pasta formülasyonunda kullanılan gliserinin başarılı sonuçlar verdiği, reçine safsızlığı için reçine üretimi yapılacak alanların işletme amacına uygun şekilde hazırlanması gerektiği görülmüştür. GC-MS analizleri sonucunda üç farklı stimulant tipinde, terebentinde en fazla bulunan bileşenler α-pınene, delta3-carene, 2-β-pınene, limonene, alpha-terpineol, camphene ve caryophyllene olarak bulunmuştur. Kabuk böcekleri ile geliştirilen biyolojik pastanın geleneksel ticari asit pasta yerine kullanabileceğine inanılmaktadır. Kabuk böceklerinin feromon tuzaklarda toplanması ve faydalı bir ürüne dönüştürülmesi çalışmanın dikkat çeken diğer önemli ve inovatif çıktısı sayılabilir. Bununla birlikte bu çalışmanın konu hakkında çok sayıda ve detaylı yeni araştırmalara da yol açabileceğine inanılmaktadır.

Zuhal Karademir
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Zıvanalı birleştirmelerde dayanıklılığın yoğunlaştırılmış masif malzeme ile iyileştirilmesi

Bu çalışmada, dayanımı düşük olan kavak odunlarının yoğunlaştırılarak, mobilya endüstrisinde dayanıksız olduğu için tercih edilmeyen kavak odunun dirençli hale getirerek mobilya endüstrisi için katma değeri yüksek bir ürün olarak sunulması amaçlanmıştır. Bu amaç ile kavak odunları %10, 20, %30 oranlarında yüzey yoğunlaştırılması yapılmış olup, çerçeve konstrüksiyonlarında sıklıkla kullanılan gürgen odunu ile eğilme direnci, elastikiyet modülü ve liflere paralel basma direnci gibi bazı mekanik özellikleri karşılaştırılmıştır. Ayrıca, gürgen ve kavak odunlarından elde edilen T-tipi zıvanalı ve domino birleştirmelerin moment kapasitesi de karşılaştırılmıştır. Domino birleştirmelerde gürgen, kavak ve yoğunlaştırılmış kavak odunları kullanılmıştır. Gürgen odunun eğilme direnci 100,86 N/mm2 ve elastikiyet modülü 11211,22 N/mm2 iken kavak odununda bu değerler sırasıyla 56,22 N/mm2 ve 5775,65 N/mm2 bulunmuştır. Kavak odunun yoğunlaştırma miktarı %10 olduğunda 67,58 N/mm2 ve 7906,07 N/mm2, %20 olduğunda 74,90 N/mm2 ve 7873,47 N/mm2 ve %30 olduğunda ise 66,64 N/mm2 ve 7043,38 N/mm2'dir. Liflere paralel baralel basma direncinde de gürgen odunu 52,45 N/mm2 iken kavak odunu için 29,30 N/mm2 bulunmuştur. Yoğunlaşma miktarı %10 olduğunda liflere paralel basma direnci 32,75 N/mm2, %20 olduğunda 38,19 N/mm2 ve %30 olduğunda ise 43,17 N/mm2'dir. Yoğunlaştırma oranı %20 iken eğilme direnci, %10 iken elastikiyet modülünde yoğunlaştırmanın etkisi en fazladır. Liflere paralel basma direncinde ise %30 yoğunlaştırma miktarında gözlemlenmiştir. Yoğunlaştırma etkisinin en yüksek olduğu durumlarda bile kavak odunun mekanik özellikleri gürgen odununun daha düşüktür. T-tipi birleştirme örneklerinde gürgen odunundan yapılan zıvanalı birleştirmelerin moment kapasitesi (259,49 N.m) en yüksek iken yine bu odundan yapılan domino birleştirmenin moment dayanımı (194,53 N.m) onu takip etmektedir. Yoğunlaştırma etkisinin en fazla görüldüğü domino birleştirme ise 186,19 N.m ile %20 yoğunlaştırma oranıdır ve kavak odunundan yapılan zıvanalı birleştirmelerden (175,56 N.m) daha yüksek moment kapasitesine sahiptir. Yapılan çalışma sonuçlarına kavak odununun yoğunlaştırma etkisi hem masif malzemede hem de mobilya birleştirmelerinde %20 yoğunlaştırma miktarının uygun olduğunu göstermiştir. Ancak, bu yoğunlaştırma miktarınında bile dayanım özelliklerinin gürgen oduna göre daha düşük bulunmuştur. Yine de %20 yoğunlaştırılmış kavak odunu kullanılan domino birleştirmenin moment kapasitesi gürgen odunu kullanılan domino birleştirmelerinin moment kapasitesi ile arasında istatiksel bir fark olmaması, çalışma çıktılarının başarılı olduğu ve yoğunlaştırma ile mobilya birleştirmelerinin dayanımının iyileştirilebilidği gösterilmiştir. Anahtar kelimeler: Yoğunlaştırılmış odun, T-tipi mobilya birleştirme, Domino birleştirme, Zıvanalı birleştirme, Odunun mekanik özellikleri, Mobilya mekaniği,

Ahşap mobilya
Gizem Sayar
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ülkemizdeki coğrafi iklim bölgelerine göre denge rutubet miktarı haritasının çıkarılması

Türkiye'deki coğrafi iklim bölgelerine göre en çok kullanılan ağaç malzemelerin Denge Rutubet Miktarlarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Ülkemizdeki 7 farklı coğrafi iklim bölgesini kapsayacak şekilde 9 farklı il seçilmiş ve ülkemizde ahşap sektöründe en çok tercih edilen 6 farklı ağaç türü deneme kapsamında ele alınmıştır. Örnekler 1 yılı kapsayacak şekilde, 4 farklı mevsimde belirlenmiş olan illere bırakılmış ve her grup bırakıldıktan 1 ay sonra örnekler hava almayacak şekilde paketlenip denge rutubet miktarı tayini için Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Laboratuvarına getirilmiştir. Burada standartlara uygun şekilde Denge Rutubet Miktarı tayinleri belirlenmiştir. Örneklerin denge rutubet miktarları bina içi ve yağmurdan arındırılmış bina dışı olacak şekilde iki ayrı sonuç ile ele alınmıştır. Sonuç olarak tüm iklim bölgeleri ele alındığında ve tüm ağaç türlerine bakıldığında bina içi denge rutubet miktarı ağaç türlerinde farklı olmak üzere %11,5 – 5,9 arasında bulunmuş, bina dışında ise; %12,4 – 7,3 arasında bulunmuştur. İklim bölgelerine ve ağaç türlerine göre sonuçlar farklılıklar göstermektedir.

GrafiklerGüneş ışığıSıcaklık haritası+2
Halil İbrahim Akdi
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bir fidanlık işletmesinde pazarlama başarısına etki eden unsurların karar destek sistemleriyle irdelenmesi

Bu tez çalışmasında, fidanlık işletmelerinde pazarlama başarısını etkileyen temel faktörlerin belirlenmesi ve bu faktörlerin karar destek sistemleri aracılığıyla değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Artan kentleşme, peyzaj uygulamalarındaki yaygınlık ve çevresel duyarlılıkla birlikte fidanlık sektörü, stratejik bir üretim alanı haline gelmiştir. Sakarya ili ve bağlı ilçelerinde (Sapanca, Arifiye, Serdivan) yürütülen saha araştırmaları sonucunda sektör uzmanlarıyla gerçekleştirilen anket verileri analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında, saha çalışmaları ve uzman görüşleri doğrultusunda belirlenen dokuz pazarlama kriteri (fidan kalitesi, bitki pasaportu, ürün çeşitliliği, sürdürülebilirlik, ulaşılabilirlik, güvenilirlik, fiyat uygunluğu, ödeme kolaylığı, nakliye hizmeti) çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemlerinden AHP ve TOPSIS ile değerlendirilmiştir. AHP yöntemiyle kriter ağırlıkları belirlenmiş, en yüksek ağırlık %19 ile "fidan kalitesi" kriterine verilmiştir. Bu bulgu, kalite odaklı üretimin sektördeki pazarlama başarısı üzerindeki etkisini açıkça ortaya koymaktadır. TOPSIS yöntemiyle işletme türlerinin karşılaştırılması sonucunda, büyük ölçekli özel fidanlıkların pazarlama açısından en ideal profil olduğu tespit edilmiştir (C* = 0,96985). Kamuya ait küçük ölçekli işletmelerin ise en düşük başarı düzeyine sahip olduğu gözlemlenmiştir (C* = 0,21374). Araştırma sonuçları, özel sektör işletmelerinin pazarlama stratejilerinde daha başarılı olduğunu ortaya koymakta ve kamu işletmelerinde bu yönde iyileştirici adımlar atılması gerektiğine işaret etmektedir. Bu bağlamda çalışma, fidanlık sektöründe stratejik karar verme süreçlerinin bilimsel temellere dayandırılmasına katkı sunmayı hedeflemektedir.

Çiğdem Takır Özdemir
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mobilya eğitiminde karşılaşılan sorunların üç farklı eğitim programında irdelenmesi (Düzce ili örneği)

Mesleki ve teknik eğitim, ülkelerin ekonomik kalkınmasına ve istihdam politikalarına doğrudan etkileri nedeniyle üzerinde yoğun tartışmaların yaşandığı bir eğitim türüdür. Özellikle ülkemiz gibi genç işgücü potansiyeline sahip ülkelerde mesleki eğitimin önemi çok daha ön plana çıkmaktadır. Yapılan bu çalışma ile Düzce ili için oldukça önemli bir sektör olan ve çok sayıda kişiye istihdam sağlayan mobilya sektörü üzerine eğitim veren farklı düzeyde (ortaöğretim, önlisans ve lisans) eğitim kurumlarındaki öğrencilerin eğitsel sorunlarının belirlenmesi, gelecek beklentilerinin ve meslek algılarının ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Çalışmada, 3 farklı eğitim düzeyinden yani ortaöğretim düzeyinde meslek liselerindeki mobilya ve dekorasyon bölümlerinde okuyan öğrencilerden, önlisans düzeyinde yüksekokullarda yer alan mobilya ve dekorasyon bölümü öğrencilerinden ve lisans düzeyinde de orman endüstri mühendisliği ile ağaç işleri endüstri mühendisliği bölümleri öğrencilerinden veri elde edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada veri elde etme aracı olarak araştırmacılar tarafından literatüre bağlı kalınarak hazırlanan anketten yararlanılmıştır. Çalışma kapsamında üç farklı eğitim düzeyinden toplam 247 öğrenciye ulaşılmıştır. Elde edilen veriler irdelendiğinde ilgili bölümlerde ağırlıklı olarak (%89,1) erkek öğrencilerin olduğu belirlenmiştir. Katılımcı öğrencilere göre ilgili bölümleri seçmelerinde en etkili faktör ailelerinin yönlendirmesidir. Eğitim kademesi yükseldikçe öğrencilerin bilgisayar destekli tasarım yapma becerilerinin arttığı ancak üretim becerilerinin azaldığı belirlenmiş ve bu durumlar istatistiksel olarak da ilişkili tespit edilmiştir. Katılımcı öğrencilere göre eğitim kademesi yükseldikçe ders materyallerinde de iyileşmelerin olduğu ancak fiziki alan yetersizliğinin arttığı görülmüştür ve bu durumlarında istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Yapılan istatistiksel değerlendirmelerde teorik-pratik uyumun iyi olmamasında eğitim kademesi arttıkça sorunların arttığı belirlenmiştir. Eğitim kademelerine göre mesleki öğrenme noktasında en istekli olan grup önlisans öğrencileri olurken, lise düzeyinde mesleği öğrenme isteği diğer eğitim kademelerine göre en düşüktür. Ancak, lisans ve önlisans düzeyindeki öğrencilere göre mezun oldukları bölümle ilgili bir işte çalışmayı daha yüksek oranda isteyenlerin lisans mezunu oldukları tespit edilmiştir.

Zehra Gürel
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Isıl işlem görmüş ladin ağaçlarından üretilen masif panellerin vernik etkilerinin incelenmesi.

Bu çalışmanın amacı, ısıl işlem uygulanan Doğu Ladini (Picea orientalis) odunun endüstriyel üretim koşullarında masif panel levhalar haline getirdikten sonra üzerlerine üst yüzey işlemleri uygulamak ve uygulama sonucunda oluşan etkileri araştırmaktır. Bu kapsamda Doğu Ladini (Picea orientalis) odunu örnekleri Thermowood metodu ile 190°C'de 1.5 saat ve 212°C'de 2 saat ısıl işleme tabi tutulmuşlardır. Thermowood sonrası Doğu Ladini (Picea orientalis) odunları endüstriyel üretim koşullarında masif panel levhalar haline getirilmiştir. Levha haline getirilen malzeme yüzeylerine su bazlı, akrilik, U.V ve tik yağı olmak üzere dört farklı türdeki vernikler, üretici firma önerileri doğrultusunda endüstriyel uygulamalara uygun olacak şekilde tatbik edilmiştir. Elde edilen örneklerin; renk (Δa*, Δb*, ΔL* ve ΔE), parlaklık, yüzey yapışma direnci, salınımsal sertlik, çizilme direnci ve ısı iletkenliği değerleri belirlenmiştir. Araştırma sonucuna göre; Su bazlı, Akrilik, U.V. ve Tik Yağı vernik türüne bağlı olarak parlaklık, yüzey yapışma ve çizilme değerleri azalmıştır. Toplam renk değişim değerleri ise artmıştır. Akrilik vernik ile Tik yağı uygulanmış numunelerde salınımsal sertlik değerinde artış gözlemlenirken su bazlı vernikli numunelerinde azalma tespit edilmiştir.

Ahşap levhaIsıl işlemLadin+1
Muharrem Mıdıroğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kızılcık (Cornus mas L.) odununun bazı fiziksel, mekanik ve teknolojik özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, Kızılcık (Cornus mas L.) odununun bazı fiziksel, mekanik ve teknolojik özellikleri belirlenmiştir. Deneylerde kullanılan Kızılcık odun örnekleri Kastamonu ve Taşköprü Orman İşletme Müdürlüklerinden seçilmiştir. Deneyler, Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği ve Karabük Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Mobilya ve Dekorasyon Eğitimi bölüm laboratuarlarında gerçekleştirilmiştir. Fiziksel özelliklerden; rutubet, lif doygunluğu rutubeti, odunun içine alabileceği en yüksek su miktarı, hava kurusu özgül ağırlık, tam kuru özgül ağırlık, hacim-yoğunluk değeri ile hacmen daralma ve genişleme yüzdeleri belirlenmiştir. Mekanik özelliklerden; liflere paralel basınç direnci, eğilme direnci, elastikiyet modülü, şok direnci ile birlikte teknolojik özelliklerden Brinell sertlik, yapışma direnci ve çivi tutma direnci değerleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, kızılcık odununun fiziksel özelliklerinden rutubet miktarı % 13.341, lif doygunluğu rutubeti % 26.211, odunun içerisine alabileceği en yüksek su miktarı % 70,970, hava kurusu özgül ağırlığı 0.947 g/cm3, tam kuru özgül ağırlığı 0.904 g/cm3, hacim-yoğunluk değeri 0.726 g/cm3, hacmen daralma % 18.41, hacmen genişleme ise % 22.16 olarak bulunmuştur. Mekanik özelliklerden liflere paralel basınç direnci 579.88 kg/cm2, eğilme direnci 978.737 kg/cm2, elastikiyet modülü 59320.13 kg/cm2, şok direnci 0.769 kgm/cm2, teknolojik özelliklerden ise Brinell sertlik liflere paralel yönde 11.16 kg/mm2, radyal yönde 6.49 kg/mm2, teğet yönde 7.64 kg/mm2, yapışma direnci Polivinilasetat (PVAc) tutkalı ile 9.96 N/mm2, Desmodur-VTKA (D-VTKA) tutkalı ile 6.88 N/mm2, çivi tutma direnci liflere paralel yönde 1361.49 N, radyal yönde 1383.04 N, teğet yönde ise 1405.94 N olarak bulunmuştur. Özgül ağırlığı ve elastiklik özelliği yüksek olan kızılcığın el sanatlarında, sandalye ve baston yapımında, ayrıca elastiklik istenen yerlerde kullanımı uygun görülmektedir.

Fiziksel özelliklerKızılcıkMekanik özellikler+1
Şemsettin Sancak
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Mobilya endüstrisinde müşteri memnuniyet analizi: İstanbul ili örneği

Mobilya sektöründe müşterilere kaliteli hizmet verme müşteri memnuniyetini üst seviyeye ulaştırmada önemli bir unsurdur. Günümüzde müşteri memnuniyetinin önem kazanması, mobilya sektöründe artan çeşitlilik, müşterilerin en iyi hizmet veren işletmeleri seçmesi, işletmelerin seçkin ve tercih edilebilir olmak için yaptıkları çalışmalar önem kazanmıştır. Artan rekabet koşullarında, işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri ve büyüyerek bulundukları pazarda konumlarını güçlendirmeleri giderek zorlaşmaktadır. İşletmelerin temel beklentileri yüksek satış rakamlarına ulaşmaktan ziyade, öncelikle eldeki mevcut müşteri portföyünü korumak, ardından yeni müşteriler kazanarak büyüme yollarını aramaya dönmektedir. Bu çalışmada mobilya sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik yaptıkları çalışmaların incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma sonucunda; işletmelerin sosyal medyayı iletişim kanalları olarak aktif bir şekilde kullanmayı tercih ettikleri belirlenmiştir. Bu durumun en önemli sebebi olarak müşteriye doğru ve etkili bir şekilde ulaşılması, yeni ürünlerden ve kampanyalardan müşterilerin hızlı bir şekilde bilgi sahibi olması yer almaktadır. Ayrıca işletmelerin ürün kalitesini müşterileri beklentilerinin üstünde tuttukları, satışta vaat edilen sözlerin yerine getirilmesi ve satışta verilen hizmetin müşteri beklentilerini karşılamasının önemli olduğu belirlenmiştir.

Merve Delihasanoğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni ürün geliştirme sürecinde müşteri odaklı yaklaşım ve pazar araştırması: Sakarya ili mobilya sektöründe örnek bir uygulama

Küreselleşen dünya piyasalarında yoğun rekabetin artması, işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri için müşteri beklentilerini yüksek düzeyde karşılamaları gerektiğini göstermiştir. Müşteri beklentilerine cevap verecek kaliteli ürünler geliştirerek müşteri memnuniyetini sağlamak mümkündür. Müşterilerin talep ve ihtiyaçlarını en hızlı ve doğru bir şekilde müşteri odaklı olarak belirleyen ve bu bilgileri mümkün olan en kısa zamanda ürün geliştirme sürecine yansıtabilen firmalar, ürünlerini rakiplerinden önce pazara sunarak, günümüzün rekabetçi ortamında başarılı şirketler olabilirler. Günlük yaşantının vazgeçilmezlerinden birisi olan mobilya, insanlık tarihi boyunca her dönemde farklı moda akımlarından etkilenerek, tasarım ve işlevsellik açısından çeşitlilik arz etmiştir. Teknolojinin ilerlemesi ve herkes tarafından ulaşılabilir bir hale gelmesi, tüketicilerin taleplerinde ve alışkanlıklarında değişmelere yol açmıştır. Türkiye istatistik kurumundan alınan 2017 verilerine göre Türkiye genelinde insanların yaklaşık %60'ı günün 1-3 saatini, yaklaşık %30'u 4-6 saatini televizyon izleyerek geçirmektedir. Tüketicilerin yaşamında önemli bir yeri olan televizyon, TV odası ve TV ünitesi kavramlarının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde daha önceleri yapılan çalışmalarda tüketicinin mobilya satın alma kararını etkileyen faktörler incelenmiş ve birçok sonuç çıkarılmıştır. Mobilya Sektöründe ve farklı sektörlerde yeni ürün geliştirme süreci ile ilgili araştırmalar yapılmış ve önemli sonuçlar elde edilmiştir. Yapılan bu çalışmada, diğer çalışmalardan farklı olarak, TV odaları ve TV ünitelerinin tasarımı ve bunların özellikleri odak noktası olacaktır. Planlama aşamasında; tasarım ekibinin kurulması, tasarım amacının belirlenmesi, tasarım özelliklerinin belirlenmesi, hedef müşterilerin tespiti, müşteri istek ve ihtiyaçlarının tespiti, anket oluşturma ve uygulama, müşteri isteklerinin matrise yerleştirilmesi ve uygulama aşamaları takip edecektir. Yapılan araştırmada, tüketicilerin talepleri doğrultusunda özgün bir tasarım oluşturularak, mobilya sektöründe tasarım ve teknoloji olarak daha ileri gitmenin yolları araştırılmıştır.

Ahmet İlhan
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Yat ve tekne mobilyalarında kullanılan bazı ağaç türlerine uygulanan termal modifikasyon ve UV yaşlandırma işlemlerinin vernik katman performansları üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, yat ve tekne imalat sektörü ile mobilya ve dekorasyon endüstrisinde yaygın olarak kullanılmakta olan ağaç malzemelere uygulanan ısıl işlem (ThermoWood) ve hızlandırılmış yaşlandırmanın farklı vernik katmanları üzerine ektisini belirlemektir. Bu amaca yönelik; Türkiye'de doğal olarak yetişen dişbudak (Fraxinus angustifolia Vahl.), ile egzotik bir tür olan ıroko (Chlorophora excelsa) deney malzemesi olarak belirlenmiştir. Deney örneklerine 190°C'de 1,5 saat ve 212°C'de 2 saat süreyle ısıl işlem uygulanmıştır. Daha sonra tek ve çift bileşenli su bazlı vernikler ile çift bileşenli solvent bazlı akrilik ve poliüretan vernikler uygulanarak, vernik film katmanı UV-B 313 EL tipi florasan lambaların kullanıldığı QUV Accelerated Weathering Tester cihazında; 144, 288, 432 ve 576 saat süre boyunca (ISO 11507-A) maruz bırakılmıştır. Her hızlandırılmış yaşlandırma periyodu sonrasında; renk değişimi (a*, b*, L* ve ΔE*) (ASTM-D 2244-3), liflere paralel ve dik olmak üzere parlaklık (ISO 2813), yüzey pürüzlük (Ra*, Rq* ve Rz*) (ISO 4287), salınımsal sertlik (ANS/ISO 1522) ve yüzeye yapışma direnci (ASTM D 4541) değerleri araştırılmıştır. Sonuç olarak 190ºC'de 1,5 saat ısıl işlem gören malzemelerde; b*, L*, ΔE*, parlaklık ile Ra* pürüzlülük değerlerinde azalırken, a*, yüzey sertliği, yüzeye yapışma direnci değerlerinde ise artış belirlenmiştir. 212ºC'de 2 saat ısıl işlem gören malzemelerde ise a*, b*, L*, ΔE*, parlaklık değerlerinde azalma; yüzey sertliğinde ise artış tespit edilmiştir. 576 saat yaşlandırma sonunda a*, L* ve ΔE* değeri artmış; sertlik, pürüzlülük, adezyon ve b* değerleri azalmıştır. Yat ve tekne mobilyaları imalatında thermowoodlu ahşap ve su bazlı verniklerin kullanılmasıyla katma değeri yüksek ve çevreci ürünlerin ortaya çıkarılabileceği düşünülmektedir.

Göksel Ulay
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ahşap kapı üretiminde müşteri tercihi ve satış sonrası memnuniyeti: Düzce ili örneği

Çalışma ile ahşap kapı üretiminde müşteri memnuniyeti ve satış sonrası hizmetin belirlenmesi amaçlanmıştır. Belirlenen bu amaç doğrultusunda Düzce'de ahşap kapı üretimi yapan iki firmanın izinleri doğrultusunda müşterileri olduğu 160 daire sahibi çalışmanın kapsamını oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında anket çalışması Düzce ilinde ikamet eden daire sahiplerine Mart-Temmuz 2017 döneminde uygulanmıştır. Çalışma sonucunda; katılımcıların yaş aralığının 22 ile 65 arasında değiştiği, %38,7'sinin 36-45 yaş aralığında toplandığı, %75,6'sının evli, %15'inin bekar olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların %45'inin kapıların üretimi ve model tercihi hakkında araştırma yapmadıkları, %31,9'unun melamin kapı, %27,5'inin panel kapı, %23,8'inin mobilya kapı, %16,9'unun lake kapı tercih ettikleri belirlenmiştir. Kapı modeli belirlenirken katılımcıların %90,6'sı kalite, %83,8'i fiyat, %41,3'ü estetik, %5,6'sı diğer faktörlerin önemli olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca katılımcıların %26,9'unun kapıları satın aldıkları firmanın satış sonrası hizmetinden memnun oldukları, %24,4'ünün memnun olmadıkları belirlenmiştir. Katılımcıların %43,1'i firmanın müşterilerine karşı gerekli özeni ve hassasiyeti gösterdiğini, %40,6'sı şikayet durumunda geri dönüşlerin hemen yapıldığını, %33,8'i satış sonrası hizmet için ekstra bir ödeme yaptıklarını belirtmişlerdir. Anahtar sözcükler: Ahşap, Düzce, Kapı, Müşteri tercihi, Satış sonrası memnuniyet.

Ercüment Hüseyin Demiröz
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Orman ürünleri endüstrisinde örgütsel çatışmanın öncülleri ve sonuçları (Bolu, Düzce ve Bartın ili örneği)

Hem iş hayatında hem de sosyal hayatta varlığını önemli derecede hissettiğimiz bir kavram olarak tanımlanan çatışma, özelliklerde örgütlerde üzerinde durulması ve irdelenmesi gereken bir konudur. Çalışma kapsamında Bolu, Düzce ve Bartın illerinde faaliyette bulunan orman ürünleri sanayi işletmelerinde çalışanların yaşadıkları örgütsel çatışmanın performans ve verimliliği üzerine etkileri araştırılmaya çalışılmıştır. Araştırma esnasında Bolu, Düzce ve Bartın illeri Ticaret ve Sanayi Odalarına üye ve çalışan sayısı 10 ve daha fazla olan 173 işletme ve toplam 4345 çalışan, çalışmanın evrenini oluşturmuştur. Çalışma kapsamında da toplam değerlendirilebilir 280 anket üzerinden istatistiksel değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışma kapsamında veri elde etmek için 5 kısım, 13 farklı soru ve 61 yargıdan oluşan anket formundan yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda işletmede çalışanların pozisyonları ile tutum ölçekleri arasında istatistiksel olarak farklılıklar tespit edilmiştir. Yönetici konumunda olanların daha yüksek oranda ölçeklere olumlu katıldıkları belirlenmiştir. Mesleki deneyim açısından da 5 yıl ve daha az çalışanların tutum ölçeği 2'ye daha düşük oranda katılım gösterdikleri belirlenmiştir.

Şeyma Çet
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Nanoparçacıklar ile modifiye edilmiş su bazlı verniklerin ısıl işlem uygulanmış bazı ağaç malzemelerde uv yaşlandırma etkisine karşı direncinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, nanoparçacıklar ile modifiye edilmiş su bazlı verniklerin ısıl işlem uygulanmış bazı ağaç malzemelerde hızlandırılmış UV yaşlandırma etkisine karşı direnç özelliklerinin belirlenmesidir. Bu amaçla, Amerikan dişbudak (Fraxinus americana) ve sarıçam (Pinus sylvestris Lipsky) odunları 190 °C'de 1,5 saat ve 212 °C'de 2 saat sıcaklık ve sürede ısıl işleme tabi tutulmuştur. Daha sonra örnek yüzeylerine %1, %3 ve %5'lik oranlarda ZnO ve seramik kürecik naoparçacıkları ile modifiye edilen ticari kodu D70 ve D99 olan çift bileşenli su bazlı vernikler uygulanmıştır. Ardından, örnekler ASTM G 154 esaslarına göre 240 saat hızlandırılmış yaşlandırmaya maruz bırakılmıştır. Örneklerde FTIR ve SEM analizleri yapılmış olup, vernik katmanlarının sertliği ASTM D4366, yüzey pürüzlülüğü TS 6956 EN ISO 4287/A1, çizilme direnci TS EN 15186, yüzeye yapışma direnci ASTM D4541, ısı iletkenliği katsayıları ASTM C1113/C1113M ve toplam renk değişimi ASTM D2244 esaslarına göre belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, ZnO ve seramik kürecik nanoparçacıkların, sertlik ve çizilme direncini D99 vernikte arttırdığı, D70 vernikte ise azaltığı tespit edilmiştir. D99 vernikte kullanılan nanoparçacıklar nedeni ile yüzeye yapışma direncinin azaldığı, D70 vernikte ise sadece %5'lik ZnO ile %1'lik seramik kürecik katkılarında arttığı belirlenmiştir. Su bazlı verniklerde kullanılan nanoparçacıkların genel olarak yüzey pürüzlülüğünü azalttığı, sadece %5'lik seramik küreciğin D99 vernikte, %1'lik ZnO'in ise D70 vernikte arttırdığı tespit edilmiştir. Verniklerin modifikasyonunda kullanılan nanoparçacıkların genel olarak ısı iletkenliği katsayısına etkisi olumsuz, sadece %5'lik seramik kürecik katkısının D99 vernikte olumlu etkisi olmuştur. Nanoparçacık katkısının toplam renk değişimi değerlerini genel olarak azalttığı, sadece %1'lik ve %3'lük ZnO katkılarının D70 vernikte artışa sebep olduğu tespit edilmiştir.

Mehmet Karamanoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Orman ürünleri sanayiinde endüstri 4.0'a geçiş için AHP ve TOPSIS yöntemleriyle sektörlerin sıralanması; Kastamonu bölgesi örneği

Dünyada teknolojinin gelişmesi ve dijital dönüşümle birlikte işletmeler için temel amaç üretimde hızın ve kalitenin artması aynı zamanda esneklik ve ucuzluğun sağlanmasıdır. Küresel rekabetinde artmasıyla işletmeler için dijital dönüşüm gerekli hale gelmiştir. Dijital dönüşüm denildiği zaman ilk akla gelen örnek Endüstri 4.0 kavramıdır. Endüstri 4.0 dönüşümüyle birlikte işletmeler robotları, otomasyon sistemlerini, yapay zeka teknolojilerini ve siber fiziksel sistemleri kullanarak üretimde ve hizmette daha verimli hale gelmeyi hedeflemektedir. Türkiye'de Endüstri 4.0 dönüşümü fikri henüz farkındalık aşamasındadır. Türkiye'de bazı sektörler Endüstri 4.0 dönüşümüne uygun, bazı sektörler ise daha hazır değildir. Bu çalışmada, Türkiye'deki orman ürünleri sektörlerinin Endüstri 4.0 dönüşümü için ne durumda olduğu incelenmiştir. Çalışmanın uygulanacağı bölge olarak Kastamonu ili seçilmiştir. Kastamonu'da bulunan bazı orman ürünleri sektörleri, AHP ve TOPSIS yöntemleri kullanılarak Endüstri 4.0'a geçiş için sektörel olarak sıralanmıştır. Sektörel sıralamanın gerçekleştirilmesi için orman ürünleri sektörlerine hakim olan 11 kişiye yüz yüze anket yöntemi uygulanmıştır. Anket çalışmasında belirlenen 6 kriterin önem dereceleri belirlenmesi için ikili karşılaştırma yapılmıştır. Daha sonra bu kriterlerin, Endüstri 4.0'a geçiş için orman ürünleri sektörlerine uygunluğu değerlendirilmiştir. Kriterler önem derecesine göre sıralandığında en önemli kriter entegrasyon kriteridir. İkinci önemli kriter ise bilgi kriteridir. Bu kriterleri önem sırasına göre fonksiyonellik, iletişim, varlık ve işletme kriteri izlemektedir. Kriterlerin ağırlıklarından faydalanılarak belirlenen sektörlerin Endüstri 4.0'a geçiş sıralaması gerçekleştirilmiştir. Uygunlukları incelendiğinde ilk sırada parke sektörü karşımıza çıkmaktadır. Bunları sırasıyla lif levha, yonga levha ve mobilya sektörleri takip etmektedir.

Analitik hiyerarşi süreciEndüstri 4.0Orman ürünleri endüstrisi+2
Oğuz Şafak
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kızılçam (Pinus brutia Ten.) ve Sahil çamı (Pinus pinaster Ait.)'ndan asit-pasta ve oyma delik yöntemleriyle reçine üretimi ve terebentin analizi

Reçine, kolofan ve terebentin verimi ve kimyasal bileşimi üzerine üretim yöntemi (asit-pasta ve oyma delik), bölge (Kocaeli, Yalova, Muğla ve Mersin), ağaç türü (Pinus brutia Ten., Pinus pinaster Ait.), ağaç çapı (26-30 cm, 32-36 cm ve 38 cm üzeri) ve yükseklik (0-100 m,100-200m, 200-300m, 300-400m ve 500-600 m) değişkenlerinin etkisi 2 yıl (2015-2016) araştırılmış, elde edilen terebentinler GC-MS ile analiz edilmiştir. Asit/pasta oranı, asit pasta yönteminde 1/9, oyma delik yönteminde 9/1 alınmıştır. Yükselti olarak Kocaeli'nden 3, Yalova'dan 2, Muğla ve Mersin'den 6'şar rakım seçilmiş, toplamda sahil çamından 375 ağaç ve kızılçamdan 540 ağaç üzerinde çalışılmıştır. Reçine ortalama verimleri, asit-pasta yönteminde, sahil çamı için 2015 ve 2016 verimleri sırasıyla Kocaeli'nde 1457-2042,4 gr/ağaç, Yalova'da 2200-2497,5 gr/ağaç, kızılçam için Muğla'da 448-615 gr/ağaç, Mersin'de 723-919 gr/ağaç, oyma-delik yönteminde ise, sahil çamı için Kocaeli'de 290 gr/ağaç iken kızılçam için Muğla'da 138.2 gr/ağaç ve Silifke'de 580 gr/ağaç olarak bulunmuştur. Sahil çamı, kızılçama göre daha yüksek reçine verimi vermiştir. Reçine verimi ağaç çapı arttıkça artarken, yükseklik artışıyla genel olarak azalmıştır. En fazla reçine verimi her iki tür ağaç için 0-100 metre yükseklikte ve 38 cm ve daha yüksek çap kademesinden elde edilmiştir. Oyma delik yönteminde verim, ağaç çapı ve yükseltiyle orantılı değişmemekte ve asit pasta yöntemine göre daha düşük, reçinesi daha temiz ve terebentin oranı daha yüksektir. Bu çalışma, ülkemizde sahil çamından reçine üretimi ile ilgili ilk araştırma çalışması özelliği taşımaktadır.

Pinus brutiaPinus pinasterReçine+2
İsmail Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin orman ürünleri dış ticaretinin çekim modeli ile incelenmesi

Küreleşmenin ekonomik sınırları aşması ile birlikte birçok ülke ticarette oluşan engelleri azaltarak, Dünya ticaret hacminden daha fazla pay almak istemektedir. Ürün grupları genelinde yapılan ihracat ve ithalat, ticaret ortakları tarafından doğru analiz edildiği takdirde ekonomik büyüme ve kalkınmaya katkı sağlayacaktır. Orman ürünleri sanayi sektörü Türkiye'nin dış ticaret hacmi içerisinde olması gereken konumundan oldukça uzak bir yapıdadır. Yapılacak incelemelerle bu eksiklik giderilebilecek ve dış ticaret içerisinde hak edilen yer sağlanabilecektir. Bu çalışmada Türkiye'nin Dünya genelinde sahip olduğu orman ürünleri ihracat ve ithalat miktar ve hacminin iki farklı aşamada belirlenmesi amaçlanmıştır. Bunun için 2003 ? 2008 dönemine ait orman ürünleri panel veri seti çekim modeli yöntemiyle incelenmiştir. İhracat ve ithalat miktarları bağımlı değişken olmak üzere, ülkelerin sahip olduğu endüstriyel odun miktarları, ticaret yapılan ülkenin ekonomik büyüklüğü, ülkenin nüfusu, başkentler arası uzaklığı, konuşulan dili ve ülkelerin sınır komşuluğu bağımsız değişken olarak kullanılmıştır.Yapılan analiz sonuçlarına göre, ihracatçı ve ithalatçı ülkelerin GSYİH'larının ticaret akımları üzerindeki pozitif etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Ülkelerin ekonomik ve nüfus büyüklüklerinin ticaret hacmini olumlu, aradaki uzaklıkların ise olumsuz etkilediğini görülmektedir. Ampirik bulgular Türkiye'nin orman ürünleri ticareti ile dış ticaret arasında pozitif ve güçlü bir ilişki bulunduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Orman Ürünleri, Ticaret, Türkiye, İhracat, İthalat, Çekim modeli

Orman ürünleri endüstrisi
Ali Sait Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yonga kurutma sıcaklığının yonga levhanın fiziksel, mekanik ve yüzey özellikleri üzerine etkisi

Bu çalışmada; yonga kurutma sıcaklığının yongalevhanın fiziksel, mekanik ve yüzey özellikleri üzerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla yongalar 100°C, 125°C, 150°C ve 180°C olmak üzere 4 farklı sıcaklık değerinde kurutulmuştur.Kurutma sıcaklığındaki artışın özgül ağırlık ve rutubet üzerinde etkili olmadığı, kalınlığına şişme oranında ise belirgin bir iyileşmeye sebep olduğu görülmüştür. Eğilme direnci, elastikiyet modülü ve yüzeye dik çekme direnci değerlerinin kurutma sıcaklığındaki artıştan olumsuz yönde etkilendiği belirlenmiştir. Kurutma sıcaklığının kademeli olarak artırılmasıyla temas açısı değerinin ve yüzey pürüzlülüğünün arttığı tespit edilmiştir. Bu durum ıslanabilmeyi olumsuz etkilemiştir.Kurutma sıcaklığının artırılmasıyla %1'lik NaOH ve alkol-benzen çözünürlüğünün arttığı, pH ve holoselüloz miktarının azaldığı, soğuk su ve sıcak su çözünürlükleri ile lignin ve selüloz miktarının etkilenmediği görülmüştür.100°C, 125°C ve 150°C sıcaklıklarda kurutulan yongalardan üretilmiş levhaların genel kullanım ve mobilya üretimi için öngörülen şartları taşıdığı belirlenmiştir. 180°C sıcaklıkta kurutulan yongalardan üretilmiş levha ise sadece genel kullanım amacına uygun olduğu tespit edilmiştir.

Fiziksel özelliklerKimyasal özelliklerMekanik özellikler+4
Bünyamin Sarı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Isıl işlemli sarıçam ve dişbudak odunlarından üretilmiş l-tipi mobilya birleştirme yerlerinin yorulma performanslarının incelenmesi

Bu tez çalışmasında, kontrol ve ısıl işlem görmüş sarıçam ve dişbudak odunlarından üretilmiş L-tipi mobilya birleştirme yerlerinin statik ve tekrarlı yorulma yüklemesi altında davranışı araştırılmıştır. Sonuçlar, zımba sayısının ve ağaç yoğunluğun artmasıyla genellikle 8-zımbalı L-tipi birleştirme yerlerinin statik eğilme dirençlerinin arttığını göstermiştir. Sarıçamdan üretilmiş gerek kontrol ve gerekse ısıl işlemli L-tipi birleşme yerlerinin statik eğilme direnç değerleri arasında istatistiki bir fark yokken dişbudaktan üretilmiş birleşme yerleri arasında istatistiki bir fark gözlemlenmiştir. Isıl işlemli odundan üretilen L-tipi birleştirme yerlerinin yorulma dirençleri, genellikle kontrol örneklerinden üretilenlerle aynı yükleme aşamalarından geçmiş ve aynı yükleme aşamalarında başarısız olmuştur. Bu, hem kontrol ve hemde ısıl işlemli L-tipi birleştirme yerlerinin aynı hizmet alanında kullanılabileceği göstermektedir. Statik ve yorulma yükleri altındaki L-tipi birleştirme yerleri ayrılma biçimi olarak çoğunlukla zımbaların eğilerek ağaç malzemeden çıkması şeklinde gözlemlenmiştir. L–tipi birleştirme yerleri için statik eğilme yüklemesinin tekrarlı yorulma yüklemesine genel oranı 2,85 olarak elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Statik yorulma, Tekrarlı yorulma, Isıl işlem, L-tipi birleştirme yeri, Zımba, Dişbudak, Sarıçam.

Rüveyda Şen Er
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çeşitli emprenye maddelerinin Kızılağaç odununun (alnus glutinosa (L.) gaertn. subsp. barbata (C.A.Mey.) yalt) wood

Bu çalışmada; Çeşitli emprenye maddelerinin kızılağaç odununun (Alnus glutinosa (L.) Gaertn. subsp. barbata (C.A.Mey.) Yalt) fiziksel ve mekanik özellikleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışma kapsamında; öncelikle Kızılağaç odunundan hazırlanan odun-polimer kompozitlerinin bazı teknolojik özellikleri araştırılmıştır. Odun-polimer kompozitlerinin hazırlanmasında Stiren, Metil metakrilat ve Stiren+Metil metakrilat (70/30) karışımı olmak üzere üç farklı monomer ve tam ve yarım yükleme olarak iki farklı polimer miktarı kullanılmış olup fiziksel özelliklerden tam kuru özgül ağırlık, su alma oram, su itici etkinlik, mekanik özelliklerden ise liflere paralel basınç direnci değerleri belirlenmiştir. Tüm monomerlerde tam yükleme düzeyi en yüksek sonuçlan vermiştir. Özgül ağırlık 0.710-0.950 gr/cm3, su itici etkinlik %39.45-85.78, liflere paralel basınç direnci ise 338.78-645.13 kp/cm2 olarak belirlenmiştir. İkinci olarak kızılağaç odununun borlu bileşikler, su alımını azaltıcı ve boyutsal kararlılık sağlayıcı maddeler ve doğal sepi maddeleri ile bunların farklı kombinasyonlanyla emprenye edilmesi suretiyle yanmaya karşı gösterdikleri etkinlikler belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlan, kızılağaç odununda uygulanan borlu tuzlar ve su itici maddeler ile ardışık emprenye işlemlerinde; borlu bileşiklerin su itici maddelerin yanmayı arttıncı etkisini engelledikleri gözlemlenmiştir. Aynca borlu tuzlar ve doğal sepi maddeleriyle ikili emprenyesinde ise; borlu bileşikler doğal sepi maddelerinin yanmayı arttıncı özelliklerini azaltabilmişlerdir. Çalışmada yanmaya karşı gösterdikleri etkinlik bakımından en uygun kimyasal madde yanmayı önleyici etkisi ile bilinen Fosforik asit göstermiştir. Anahtar kelimeler: Kızılağaç, Emprenye, Bor, Yangın Önleyiciler, Su İtici Maddeler, Odun-Polimer Kompozitleri, Fiziksel ve Mekanik Özellikler, VII

BorEmprenyelerFiziksel özellikler+3
Ali Temiz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
DoctorateOpen AccessTR

Emprenye edilmiş yongalardan üretilen yongalevhaların bazı teknolojik özellikleri

Bu çalışmada; laboratuvar şartlarında, emprenye edilmiş yongalardan yatık yongalı-genel amaçlar için üretilen yongalevhalarda çeşitli emprenye maddelerinin levhanın bazı teknolojik özellikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Levhaların üretimi için odun hammaddesi olarak % 70 oranında kızılçam, karaçam ve sedir karışımı, % 30 oranına kavak odunu ve toplam yonga içerisinde de % 5 oranında kabuk bulunan endüstriyel yongalar; yapıştırıcı madde olarak üre-formaldehit tutkalı (% 65); sertleştirici madde olarak amonyum klorür (% 33); emprenye maddeleri olarak kolofan (% 10), alkit reçinesi (% 20), amonyum sülfat (% 7), borik asit (% 5), tanalith-CBC (% 1 0), boraks (% 5), immersol-WR 2000 (% 1.76), borik asit I boraks (% 2. 5 / 2.5), tanalith-CBC I borik asit /boraks (% 5 / 2.5 / 2.5) kullanılmıştır. Tam kuru yonga ağırlığına oranla dış tabakalar için % 10 ve iç tabaka için % 8 üre­ formaldehit tutkalının harcandığı levha üretiminde her iki tabaka için tam kuru tutkal ağırlığına oranla % 10 sertleştirici kullanılmıştır. Diğer yandan, tutkallama makinasında gerçekleştirilen emprenye işlemlerinde her iki tabaka için tam kuru tutkal ağırlığına oranla % 1, 1.5 ve 3 kolofan, % 1, 1.5 ve 3 alkid reçinesi, % 1, 1.5 ve 3 amonyum sülfat, % 0. 5, 0. 75 ve 1.5 borik asit, % 0.5, 0.75 ve 1.5 boraks, % 0.5, 0.75 ve 1.5 borik asit / boraks, % 0.6, 0.9 ve 1.8 tanalith-CBC, % 0.6, 0. 9 ve 1.8 tanalith-CBC / borik asit / boraks, % 0.3, 0.45 ve 0.9 immersol-WR 2000 uygulanmıştır. Deneme levhaları, pres sıcaklığı 150 °C, pres süresi 6 dk (pres kapandıktan sonra), pres basıncı 25-28 kp / cm2, levha kalınlığı 20 mm, dış tabakalar levha kalınlığının % 35'ini, orta tabaka ise % 65'ini oluşturacak şekilde ve 56 x 76 cm boyutlarında 28 tip levha olarak üretilmiştir. Üç hafta süre ile 20 ± 2 °C sıcaklık ve % 65 ± 5 bağıl nem şartların kondisyonlanan levhalardan deneyler için standardlarda verilen boyutlarda deneme örnekleri hazırlanmıştır. Örnekler üzerinde yoğunluk, rutubet miktarı, 2, 24 ve 48 saatlik süreler için su alma ve kalınlık artışı oranları, eğilme direnci, eğilmede elastikiyet modülü, levha yüzüne dik çekme direnci, alev kaynaklı ve alev kaynaksız (alevli ve kor halinde) yanma mukavemetleri ile yanma sonrası ağırlık kaybı deneyleri yapılmıştır. Deneylerde elde edilen değerler varyans analizi, duncan testi ve korelasyon analizine tabi tutulmuş (p < 0. 05), standard ve literatur bilgeleri ile de karşılaştırılmıştır. Yapılan istatistiksel değerlendirmelere göre; bütün levha grupları için emprenye maddesi kullanım oranına bağlı olarak yoğunluk, rutubet miktarı, eğilme direnci, eğilmede elastikiyet modülü, levha yüzüne dik çekme direnci, alev kaynaklı ve alev kaynaksız yanma mukavemetleri ile yanma sonrası ağırlık kaybı iyileşmiştir. Bununla beraber, 2, 24 ve 48 saatlerdeki su alma miktarı ve kalınlık artışı kolofan ve alkid reçinesi grubu levhalarda azalırken, diğer levha gruplarında ise yükselmiştir. Diğer yandan, levhaların su alma miktarları ve kalınlık artışları suda bekletme suresinin uzaması ile artmış, fakat bekletme suresi ilerledikçe su alımı ve kalınlıktaki artış yavaşladığı gibi, bu artışları engelleyen kimyasalların etkileri de azalmıştır. Anahtar Kelimeler: Su itici Maddeler, Suda Çözünen Maddeler, Organik Çözücülü, Maddeler, Borlu Bileşikler, Mantar ve Böcek Tahribatını Önleyici Maddeler, Yanmayı Geciktirici Maddeler, Emprenye, Emprenyeli Yongalar, Yongalevha, Fiziksel Özellikler, Mekanik Özellikler, Yanmaya Dayanıklılık, Çürümeye Dayanıklılık, Böceklere Dayanıklılık.

Ahmet Ali Var
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Orta yoğunlukta lif levha (MDF) üretiminde kalite kontrol

ÖZET Çoğu istatistiksel proses kontrol teknikleri gözlemlerin birbirinden bağımsız ve normal dağıldığı varsayımına dayanır. Bununla beraber, istatistiksel proses kontrolün uygulamalarında bu kabul, verilerin birbirine bağımlı olmasından dolayı gerçeklerden bir hayli uzaktır. Ancak istatistiksel kalite kontrol ile çabuk ve etkili bir muayene düşük bir masrafla güvence altına alınabilir. Bu çalışmanın amacı, X kontrol grafikleri, tek aşamalı kabul örnekleme planı, çalışma karakteristiği, çıkan ortalama karakteristik ve ortalama toplam muayene sayısı eğrilerinin oluşturulmasıdır. Bu bağlamda orman ürünleri sanayi alanında uygulamalar örnekleri ile incelenmiştir, incelemeler orman ürünleri sanayinde faaliyet gösteren SFC ve Divapan işletmeleri tarafından üretilen MDF levhaları üzerinde yapılmıştır. Her iki işletmenin ürettiği 18 mm MDF (orta yoğunlukta lif levha) levhaları için kalınlık, yoğunluk, eğilme direnci, yüzeye dik çekme direnci ve 24 saat suda bekletme ile kalınlığına şişme değerleri hesaplamalarda kullanılmıştır. Çalışma karakteristiği eğrisi ve diğer karakteristik eğrilerin oluşturulmasında 4 farklı yol ayrı ayrı incelenmiş ve poisson dağılımına göre gerekli hesaplamalar ile eğriler oluşturulmuştur. SFC ve Divapan' m işletme verilerinden yararlanılarak oluşturulan X kontrol grafikleri ve karakteristik eğrilerden her iki işletmenin üretim aşamalarının ve ürünlerinin kontrol altında olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Orman Ürünleri Sanayi, MDF (Orta Yoğunlukta Lif Levha), İstatistiksel Kalite Kontrol, X Kontrol Grafiği, Çalışma Karakteristiği Eğrisi VI

Tarık Gedik
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Sahil çamı (Pinus pinaster Ait.) ibrelerinin yongalevha endüstrisinde değerlendirilebilmesi imkanları

ÖZET Bu çalışmada; Sahil çamı (Pinus pinaster Ait.) ibreleri ve Okaliptüs {Eucalyptus globulus Labill.) odunu yongaları kullanılarak üretilen yongalevhaların fiziksel (özgül ağırlık, rutubet miktarı, kalınlık artışı (şişme) oram) ve mekanik (eğilme direnci, eğilmede elastiklik modülü, yüzeye dik çekme direnci) özellikleri araştırılmıştır. Ayrıca; hammaddelerin anatomik ve kimyasal (pH, alkol-benzende çözünürlük, %1'lik NaOH'ta çözünürlük, sıcak su çözünürlüğü) özellikleri belirlenmiştir. Yongalevha üretiminde Sahil çamı (Pinus pinaster Ait.) ibrelerinin kullanılması sonucu mekanik özelliklerde bir azalma görülürken, kalınlığına şişme miktarı önemli derecede iyileşmiştir. Yapılan çalışmalar; sonucu Şubat ayında toplanan ibrelerin % 50 oranında orta tabaka odun yongalarına karıştırılabileceği belirlenmiştir. Ayrıca; Eylül ayında toplanan ibrelerden üretilen yongalevhaların kalınlığına şişme oranlan ve mekanik özellikleri Şubat ayında toplananlarınkinden daha düşük bulunmuştur. Anahtar Kelimeler; Yongalevha, İbre, Fiziksel Özellikler, Mekanik Özellikler, Anatomik Özellikler, Kimyasal Özellikler VII

Aytaç Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Sülfat pişirmesinde açığa çıkan toplam indirgenmiş kükürt (TRS) bileşiklerinin oksijenle yükseltgenmesi

ÖZET Sülfat yönteminin diğer yöntemlere göre en önemli sakıncaların dan biri toplam indirgenmiş kükürt (TRS) bileşiklerinin neden oldu ğu hava kirliliğidir. TRS bileşikleri H2S, CH3SH, CH3SCH3 ve CHqSSCHo den meydana gelen bir karışım olup pişirme sırasında çözü nen ligninden açığa çıkan metoksil gruplarından ileri gelmektedir. Bu^güne kadar sülfat yönteminde görülen hava kirliliğini azalt mak için çeşitli yöntemler denenmiştir. Denenen yöntemlerin önemli lerinden elektrostatik toz tutucuların kullanılması, boşaltma ve basınç düşürme gazlarının yoğunlaştırılması ve arta kalanlarının yakılması, siyah çözeltinin oksitlenmesi ve absorplayıcı maddelerin atık gazlara katılması sayılabilir. Bu çalışmada ise pişirmeye çeşitli aşamalarda belli miktarda oksijen gazı ilave edilip değişik sürelerde etki ettirilerek kayna ma noktası düşük olan metil merkaptanm kaynama noktası yüksek ci lan dimetil disülfüre yükseltgenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla hem kayın hem de sarıçam yongaları kullanılarak gerçekleştirilen dene melerden elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda, oksijen le TRS bileşiklerini yükseltgemek için iki alternatifin var olduğu belirlenmiştir. Bunlardan biri, TRS bileşiklerinin kapalı bir orta ma alınarak ortam sıcaklığını 130°C veya 150°C, etkime süresini 30 2 2 dak., ortama ilave edilen oksijen miktarı ise 5 kg/ cm veya 10 kgAcm olarak alınıp TRS bileşiklerinin yükseltgenmesidir. TRS bileşikleri ni yükseltgemek için diğer bir yol ise pişirme tamamlandıktan sonra pişirme kazanının sıcaklığı belli dereceye kadar düşürülerek pişir me kazanına oksijen ilave etmektir. Bu şekilde yapılacak bir yük- seltgemede yükseltgeme değişkenleri etkime süresi 13 dak., etkime sıcaklığı 130°C veya 150°C, ortama ilave edilen oksijen miktarı 5 2 2 kg/ cm veya 10 kg/cm olarak uygulanabilir. Fakat, bu uygulama oksijen ilavesiyle kağıt hamurunun fiziksel ve optik özelliklerinde meydana gelebilecek düşmelerin az olması durumunda geçerli olabilir. VII

Kağıt hamuruSülfat yöntemi
Mustafa Usta
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1989
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz zararlılarına maruz kalmış iğne yapraklı odunların fiziksel ve kimyasal yönden incelenmesi

Odun materyali geçmişten günümüze deniz ortamında, araç ve yapı malzemesi olarak kullanılan bir malzemedir.Deniz ortamında kullanılan odunlar, odun delici zararlı organizmalar tarafından tahribata uğrayarak, kullanım süresinde azalma ve maddi hasara yol açabilmektedir. Doğal dayanımı yüksek olan türler ve odun koruyucular ile emprenye edilen türler istenmeyen tahribatlara karşı dayanım ve kullanım ömründe artış sağlayabilmektedirler.Bu çalışmada, ülkemizde doğal yayılış gösteren ve endüstriyel açıdan öneme sahip olan Sarıçam (Pinus sylvestris L.), Karaçam (Pinus nigra Arn. subps. pallasiana var. pallasiana) ve Göknar (Abies nordmanniana subsp. bornmuelleriana) türlerinden hazırlanan odun örnekleri Batı Karadeniz'in Amasra Bölgesi'nde 7 ay ve 14 ay süreyle deniz testine maruz bırakılmıştır.Bu amaçla, odun materyallerinden TS EN 275 standartlarına uygun olarak hazırlanmış olan örnekler, suda çözünen tuzlardan Tanalith-E emprenye maddesi ile emprenye edilmiştir. Tanalith-E emprenye maddesi %2,36 konsantrasyonda kullanılmıştır. Kontrol grubu ve emprenyeli gruptan oluşan ahşap paneller TS EN 275 standartlarına uygun deney düzeneği ile deney alanına yerleştirilmiştir.Retensiyon sonuçlarına göre, Göknar odununun en iyi emprenye edildiği, karaçam odunun ise zor emprenye edildiği ortaya çıkmıştır.Deniz testleri sonucunda, Teredo navalis odun delici organizmasının teşhisi yapılmıştır. Tanalith-E ile empreyeli 7 ve 14 aylık panellerden sarıçam ve göknar örneklerinde sadece 4 panelde yok denecek kadar az tahribat meydana gelmiş, diğer panellerin hepsinde tam koruma sağlandığı görülmüştür. Tanalith-E ile emprenyeli 7 ve 14 aylık karaçam panellerinde ise dikkate alınacak derecede tahribat meydana gelmiştir. Tüm kontrol panelleri tam tahribata uğramıştır.Teredo navalis'in bölgede önemli bir odun zararlısı olduğu sonucuna varılmıştır. Organizmaya ait en büyük ortalama kabuk çapı sarıçamda (4,79 mm), en uzun palet ise karaçamda (4,71) elde edilmiştir. Ortalama ağırlık kaybı en fazla göknar da (%66,54) en az ise sarıçamda (%33,13) görülmüştür.Kimyasal analiz sonuçlarına göre, karaçamda selüloz oranı %56 dan %50 ye düşerken, holoselüloz %76 dan %71 e düşmüştür. Diğer sonuçlar ise benzerlik göstermiştir. Meydana gelen tahribat sonucu tüm örneklerde alkol çözünürlüğü düşmüş, sıcak su ve soğuk su çözünürlükleri ise artmıştır.

Deniz biyolojisiDenizel canlılarKimyasal analiz+1
Hakan Çetin
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Zonguldak ili mobilya sektöründe satış sonrası hizmet üzerine bir araştırma

?Zonguldak İli Mobilya Sektöründe Satış Sonrası Hizmet Üzerine Bir Araştırma? başlıklı bu çalışma Bartın Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Orman Endüstri Mühendisliği Anabilim Dalı, Orman Endüstri Makineleri ve İşletme Programında Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanmıştır.Son yıllarda dünyada ve Türkiye'de mobilya sektöründe artan rekabet ortamı şirketleri satış sonrası hizmetlere önem vermeye yöneltmiştir. Özellikle `toplam kalite' kavramı şirketlerin gündemine girdikten sonra satış sonrası hizmete verilen önem daha da artmıştır.Mobilya sektöründe bu olumlu gelişmeler yanında, asıl önemli olan konu; satış sonrası hizmet zihniyetinin çağdaş hizmet anlayışına ve zamana göre değiştirilmesidir. Gelişen sektörde, değişen müşteri beklentilerini karşılayabilmek için satış sonrası hizmet çalışanlarıkendilerini geliştirmek zorundadır. Bu nedenle hızla değişen sektörel koşulların gereklerine ayak uyduramayan firmalar, üretim ve rekabet koşullarına ayak uyduramayacaktır.Bu çalışmanın kapsamında Zonguldak ilinde mobilya tercihi ve satış sonrası hizmet ile ilgili faktörler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma materyali olarak Zonguldak ili merkez ilçe dahil olmak üzere altı ilçe seçilmiştir. Metot olarak karşılıklı görüşme ile uygulanan anket yöntemi seçilmiştir. Anket uygulanan tüketici sayısı 383'dür.Tüketicinin mobilya tercihi ve satış sonrası hizmet ile ilgili bulgular yanında gelir seviyesi, eğitim durumu, meslek dağılımları, yaş grupları, medeni halleri gibi demografik faktörlerde elde edilen bulgular arasındadır.

Hilal Türedi
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni bir yanma düzeneğinin hazırlanması ve ısıl işlem görmüş ağaç malzemelerin yanma özelliklerinin belirlenmesi

Ağaç malzeme insanların kullandığı çeşitli yapı malzemeleri içerisinde en eski olanlardandır. Çağımızın getirdiği teknik yeniliklere ve çok sayıda yeni malzemenin var olmasına rağmen sahip olduğu üstün özellikleri nedeniyle günümüzde de önemini korumaktadır. Ağaç malzeme bu özellikleri yanı sıra istenmeyen bazı özelliklere de sahiptir. Bunlardan en önemli olanı yanmasıdır. Ağaç malzeme bileşiminde karbon ve hidrojen içermesi nedeniyle yanmaya müsaittir. Ağaç malzemenin yanma özelliklerinin belirlenmesi, yapıda kullanım yeri ve amacına uygunluk bakımından önemlidir. Bu nedenle ağaç malzemenin yanma özellikleri konusunda farklı yanma düzenekleriyle birçok çalışma yapılmıştır. Ancak ağaç malzemenin yanma özelliklerinin literatürdeki önemi göz önüne alındığında mevcut yanma düzenekleri gelişen teknolojiye ve artan isteklere cevap verememektedir. Bu sebeplerden dolayı bilgisayar kontrollü yanma düzeneğine gerek duyulmuştur. Bu çalışmada, yeni bir yanma düzeneği hazırlanmış ve ısıl işlem görmüş sarıçam, kayın ve meşe ağaç malzemelerin yanma özellikleri belirlenmiştir. Yanma sonucu elde edilen ölçümlerin ve yanma sürecinin en hassas şekilde izlenmesi bilgisayar üzerinde gerçek zamanlı olarak gerçekleştirilmiştir. Elle yapılan ölçme kaynaklı hataların en aza indirilmesi amaçlanmıştır.Yanma sonucu elde edilen parametrelerin arttırılması ve bu parametreler üzerinde daha hızlı işlemler yapılması sağlanmıştır. Yanma işlemi boyunca ve bitiminde elde edilen verilerin işlenmesi ve analizlerin yapılması yine bilgisayar ortamında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler tablo ve grafiklerle sunulmuştur. Ölçüm sonucu kaydedilen tüm verilerin daha sonra yapılacak yanma çalışmalarında faydalanılmak üzere depolanması sağlanmıştır. Geliştirilen yanma düzeneğinde; yüzde ağırlık kaybı, üst sıcaklık, orta sıcaklık, alt sıcaklık, kül miktarı, nem miktarı parametrelerin ölçümü yapılmıştır.Isıl işlemle ilgili yapılan çalışmalar daha çok bu malzemenin fiziksel ve mekaniksel özellikleri üzerine yoğunlaşmıştır. Isıl işlem görmüş ağaç malzemenin yanma özellikleri üzerine yeterli çalışma yoktur. Bu çalışma da ısıl işlem görmüş ağaç malzemelerin yanma özellikleri belirlenmiştir.Gerçekleştirilen örnek yanma deneyleri sonucunda tasarlanan sistemin veri kayıplarını önlediği, hassas ölçümlerle daha iyi sonuçlar verdiği ve özellikle zaman ve iş gücünden tasarruf sağladığı görülmüştür. Veri kayıplarının önlenmesi daha az deney tekrarın neden olmuştur. Bu sayede hazırlanan düzenek, ağaç malzeme koruma teknolojisi ve ağaç malzemenin yanma özelliklerinin belirlenmesi alanında kullanılabilme özelliklerine sahip olmuştur.Yanma sonuçlarına göre, ısıl işlem görmüş ağaç malzemenin ağırlık kaybı değerleri, genel olarak kontrol ağaç malzemeden düşüktür. Isıl işlem görmüş ağaç malzemenin üst sıcaklık ve baca sıcaklık değerleri, kontrol ağaç malzemeden yüksektir. Isıl işlem görmüş ağaç malzemenin karbon monoksit, azot monoksit ve oksijen kaybı değerleri, genel olarak kontrol ağaç malzemeden yüksektir.

Cemal Özcan
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bahçe mobilya konstrüksiyonlarında ısıl işlem uygulanmış ağaç malzemenin kullanım imkanlarının mühendislik tasarımı yaklaşımıyla incelenmesi

Bu çalışmada; karaçam (Pinus nigra L.), sarıçam (Pinus slyvestris L.), doğu ladini (Picea orientalis L.), ırocco (Choropher excelsa) ve dişbudak (Fraxinus excelsior L.) odunlarından hazırlanan T-tipi lamba zıvana ayak-kayıt birleştirmelerinin mekanik performansları üzerine, ağaç türü, birleştirme tipi ve ısıl işlem muamelesinin etkileri araştırılmıştır. 5 ağaç türü x 2 birleştirme tipi (açık zıvana ve kör zıvana) x 2 ısıl işlem özelliği x 2 yükleme tipi (eğilme direnci ve çekme direnci) x 6 tekerrür olmak üzere toplam 240 adet T-tipi birleştirme örnekleri hazırlanmıştır.Eğilme deneyi sonuçlarına göre; ısıl işlem uygulanmış örneklerde iğne yapraklı ağaç türlerinden Sarıçam türü açık zıvanalı birleştirmeleri, yapraklı ağaç türlerinden Irocco türü kör zıvanalı birleştirmeleri yüksek eğilme direnci değerleri göstermiştir. Birleştirme yerindeki sertlik değerinde, en yüksek performansı Karaçam türü kör zıvanalı birleştirme ile Sarıçam türü açık zıvanalı birleştirme göstermiştir. Birleştirme yeri rijitlik analizinde, en yüksek performansı Karaçam türü kör zıvanalı birleştirme göstermiştir.Çekme deneyi sonuçlarına göre, ısıl işlem uygulanmış örneklerde iğne yapraklı ağaç türlerinden Karaçam türü kör zıvanalı birleştirmeleri, yapraklı ağaç türlerinden Irocco türü açık zıvanalı birleştirmeleri yüksek çekme direnci değerleri göstermiştir.Sonuç olarak, ısıl işlem uygulanmış bahçe oturma mobilya konstrüksiyonlarında kullanılacak olan ağaç malzemelerin mekanik performansları açısından hem eğilme hem de çekme direnci etkileşimleri incelendiğinde, ağaç türü, birleştirme tipi ve ısıl işlemin T-tipi lamba zıvana ayak-kayıt birleştirmelerinin üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Genel olarak bakıldığında, üretilecek olan bahçe oturma mobilya konstrüksiyonlarında, karaçam türü kör zıvanalı birleştirmeler kullanıma daha uygun görülmektedir.

Gerinim parametreleriIsıl işlemMobilya endüstrisi+1
Mustafa Zor
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Birincil liflere atık kağıt lifi ve kuru sağlamlık maddesi ilavesinin kağıdın özelliklerine etkisi

Bu çalışmada, birincil (karışık çam) liflerin süspansiyonuna %10, %20, %30, %40 ve %50 oranlarında atık kağıt lifi ilave edilerek elde edilen kraft liner kağıtlarının sağlamlık ve optik özellikleri üzerine atık lif ilavesinin etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, farklı oranlarda atık kağıt lifi içeren ve atık kağıt lifi içermeyen (kontrol) lif süspansiyonlarına ayrı ayrı %0,75 katyonik nişasta (KN) ve %0,75 luredur ilave edilerek elde edilen kağıtların özellikleri üzerine kuru sağlamlık maddesi türünün etkileri belirlenmiştir. İlave olarak, birincil ve atık kağıt liflerinin boyutları ve viskoziteleri tespit edilmiştir. Karışık çam kraft hamurunun viskozitesinin atık kağıt hamuru viskozitesinden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan, birincil liflerin atık kağıt liflerinden daha uzun olduğu görülmüştür. Karışık çam kraft ve atık kağıt hamuru karışım oranlarının belirli oranlarda değiştirilmesi ile elde edilen deneme kağıtlarının kopma indisi, uzama, TEA, patlama indisi ve hacimlilik değerlerinin atık kağıt lifi ilave oranının artmasıyla azaldığı belirlenmiştir. Yırtılma indisi ve parlaklık değerlerinin atık kağıt lifi ilave oranının artmasıyla arttığı görülmüştür. Opaklık değerinin ise homojen bir artış veya azalış göstermediği tespit edilmiştir. Kağıtların kopma indisi, uzama, TEA, patlama indisi ve parlaklık değerleri üzerinde KN'nin luredurdan daha etkili olduğu görülmüştür. Yırtılma indisi, hacimlilik değerleri ve opaklık değeri üzerinde ise luredurun KN'dan daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, lif süspansiyonuna KN ve luredur gibi kuru sağlamlık maddesi ilave edilerek kontrol kağıt örnekleri ile aynı direnç özelliklerine sahip kağıtlar daha fazla atık kağıt lifi katılarak elde edilebilir. Anahtar Kelimeler Atık kağıt lifi, birincil lif, KN, luredur, kağıt özellikleri, kraft liner

Atık kağıtKağıtKağıt endüstrisi+7
Şaduman Erentürk
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı bor bileşiklerinin sarıçam yongalarından üretilen kraft kağıt hamuru ve kağıt özellikleri üzerine etkileri

Bu çalışmada, sarıçam (Pinus sylvestris L.) yongalarından pişirme koşulları sabit alınıp NaBH4, KBH4, Etibor-48, Etidot-67 ve kolemanit oranları %2 ve %4 alınarak yapılan kraft, kraft-KBH4, kraft-NaBH4, kraft-Etibor 48, kraft-Etidot 67 ve kraft-kolemanit pişirmelerinden elde edilen kağıt hamuru ve kağıtların özellikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, tüm kağıt hamurlarının lif süspansiyonlarına %0,75 oranında katyonik nişasta (KN) ilave edilerek KN'nın farklı bor bileşiği ve oranında elde edilen kağıtların sağlamlık ve optik özelliklerine etkileri belirlenmiştir. Hamurların kappa numaraları karşılaştırıldığında %2 KBH4, %2 NaBH4, %2 ve %4 Etibor-48 ilaveli pişirmeler hariç diğer pişirmelerden elde edilen hamurların kappa numarasının kontrol örneğinden daha yüksek değerlerde olduğu tespit edilmiştir. Hamurların viskozite değerleri karşılaştırıldığında tüm bor bileşiği ilaveli pişirmelerden elde edilen hamurların viskozite değerlerinin kontrol örneğinden daha düşük değerlerde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, tüm bor bileşiği ilavelerinin kağıt hamurlarının elenmiş ve toplam verimlerinde artışlara neden olduğu tespit edilmiştir. Kontrol ve bor bileşiği ilaveli kağıt hamurlarının lif süspansiyonlarına %0,75 oranında KN ilave edildiğinde bu ilavenin kağıtların yırtılma indisi ve parlaklık değerlerinde azalışa, patlama indisi, kopma indisi, TEA ve uzama değerlerinde ise artışa neden olduğu görülmüştür. Ayrıca, KN ilavesinin kağıdın opaklığını etkilemediği tespit edilmiştir. KN ilaveli ve ilavesiz kağıtların sağlamlık özellikleri incelendiğinde pişirme çözeltisine ilave edilen bor bileşiği oranının artmasıyla kağıtların yırtılma indisi, patlama indisi, kopma indisi, TEA, uzama ve parlaklık değerlerinin bazı bor bileşiği türlerinde azaldığı, bazı bor bileşiği türlerinde ise istatistiki olarak anlamsız (P>0,05) bir değişime neden olduğu belirlenmiştir. Kağıtların opaklıklarında meydana gelen değişimler istatistiki olarak anlamlı (P<0,05) olsa da kağıtçılık açısından anlam ifade etmediği düşünülmektedir. Bu sonuçlara göre, kağıt hamurlarının elenmiş ve toplam verimleri bakımından NaBH4 ve KBH4'ün diğer bor bileşiği türlerinde daha iyi sonuçlar verdiği tespit edilmiştir. Kağıtların sağlamlık özellikleri bakımından Etibor-48 ve Etidot-67'nin, optik özellikleri bakımından ise NaBH4 ve KBH4'ün diğer bor bileşiği türlerinde daha iyi sonuçlar verdiği belirlenmiştir.

KağıtKağıt endüstrisiKağıt hamuru+7
Süleyman Kuştaş
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Göknar ve sarıçam odunlarından nanokil ilaveli çapraz lamine kereste üretim olanaklarının incelenmesi

Bu çalışmada, Göknar ve Sarıçam odunlarından nanokil takviyeli çapraz lamine kereste (ÇLK) üretim olanaklarının incelenmesi çalışması yapılmıştır. Gerekli literatür araştırması ve ön çalışmalar yapıldıktan sonra PVAc D-3 tutkalı ile kontrol ve tutkala nanokil ilaveli olarak, % 1, % 2 ve % 4 oranlarında karışım yapılarak tutkal hazırlanma işlemi tamamlanmıştır. Epoksi tutkalı ile kontrol amaçlı olarak örnekler incelenmiş ve PVAc ile karşılaştırma işlemi yapılmıştır. Hazırlanan ÇLK'lar 3x6x44 ve 2,5x6x44 cm abatlarındaki örneklerde Eğilmede kayma deneyi yapılmıştır. Ayrıca 2,5x6x44 cm ebatlardaki örneklerin % 50 si suda bekletilerek Eğilmede Kayma Deneyi yapılmış ve çıkan sonuçlar incelenmiştir. Eğilme direnci deneyinde; 2x6x36 cm ebatlarındaki örnekler, rutubet miktarı ve yoğunluk tayini için ise 2x2x10 cm ebatlarındaki örnekler ve basınç direnci deneyleri ise 2x2x6 cm ebatlarındaki örnekler kullanılmıştır. Deneyler sonucunda; 3x6x44 cm Göknar ve Sarıçam kerestelerinin eğilmede kayma deneylerine ait bulgular incelendiğinde Göknar için tutkala ilave edilen nanokil miktarına bağlı olarak eğilmede kayma değerlerinde % 21, Sarıçamda ise % 15 oranında artış göstermiştir. Ancak Epoksi tutkalı için her iki ağaç türünde de aynı değerlerde sonuçlar ortaya çıktığı tespit edilmiştir. 2,5x6x44 cm örneklerde ise eğilmede kayma miktarları Göknar için % 22, Sarıçam % 21 oranında artış olduğu hesaplanmıştır. Suda bekletme sonucunda örneklerin % 50 sinin tutkal hattından ayrılma işlemi olmuştur ve çıkan değerler normal değerlerin % 10- % 15 daha düşük çıktığı belirlenmiştir. Eğilme deneylerinde çıkan sonuçlara göre nanokil ilaveli ÇLK numune dirençlerinin kontrol örneklerine göre Göknar için % 12 ve Sarıçam için ise %31 oranında fazla çıktığı gözlemlenmiştir. Basınç dirençlerinde ise; Göknar örneklerine ilave edilen nanokil miktarına bağlı olarak % 100 arttırdığı, Sarıçam ÇLK numunelerinde ise % 52 oranında artış olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan deneyler ve çıkan sonuçlar doğrultusunda tutkala ilave edilen nanokil miktarına bağlı olarak eğilmede kayma değerlerinin ve basınç değerlerinin arttığı sonucu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak; ÇLK üretimi sırasında tutkalla birlikte nanokil kullanıldığı takdirde daha yüksek dayanım ve yük taşıma potansiyeline sahip ahşap yapı panel sistemleri elde edilebileceği sonucuna varılmıştır. Buda nanokil ilaveli ÇLK üretiminin yapı sektöründe kullanım olanaklarının mümkün olabileceğini ifade etmektedir.

Mekanik özelliklerOdunOdun endüstrisi+5
Vedat Hekimoğlu
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Nanopartikül takviyeli polivinil asetat (PVAc) tutkalı ile üretilen mobilya birleştirmelerinin mekanik performansının belirlenmesi ve görüntü analizi

Bu çalışmada; çeşitli nano partiküller (SiO2, TiO2) belirli oranlarda (%1, %2, %4) Polivinil Asetat (PVAc) tutkalına karıştırılmıştır. Hazırlanan nanopartikül takviyeli tutkalların yapışma performansları üzerine, nanopartikül tipinin ve oranın etkileri araştırılmıştır. Transmisyon Elektron Mikroskobu (TEM) kullanarak çeşitli partiküllerin farklı oranlarda fotoğrafları çekilmiş ve mikro yapıda dağılımı gözlenmiştir. Aynı zaman X-Işını Kırınım Analizleri (XRD) gerçekleştirilmiştir. Daha sonra Doğu kayını (Fagus orientalis L.), Saplı Meşe (Quercus robur) ve Lamine ağaç malzeme ile çeşitli nanopartikül takviyeli tutkal kullanılarak oluşturulan mobilya birleştirmelerinin mekanik özellikleri değerlendirilmiş ve görüntü yöntemlerinden yararlanarak deformasyon özellikleri belirlenmiştir. Nanopartikül takviyeli tutkalların performans sonuçlarına göre, düşük oranlarda (%1, %2) nanopartiküllerin PVAc tutkalına eklenmesi ile yapışma performansında artış görülmüştür. Bununla birlikte TEM ve XRD sonuçları incelendiğinde, düşük oranlarda nanopartiküllerin daha iyi dağıldığı gözlenmiştir. Nanopartikül tipinin, nanopartikül oranın ve malzeme türünün mobilya birleştirmelerin eğilme direnci, çekme direnci ve yorulma dayanımı üzerine etkilerini belirlemek için yapılan test sonuçlarına göre, düşük oranlarda SiO2 ve TiO2 nanopartiküllerin ilavesi ile kayın ve meşe odunu kullanılarak oluşturulan birleştirmelerde en yüksek değerler görülmüştür. Deformasyon sonuçları değerlendirildiğinde ise görüntü analizi yönteminden faydalanılarak yapılan ölçümlerin, klasik yöntemler ile hesaplanan değerlere yakın olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, nanopartiküller PVAc tutkalının geliştirilmesinde ve mobilya birleştirmelerinin güçlendirilmesinde etkin bir madde olarak kullanılabilir.

Ahşap mobilyaAğaç tutkalıNanopartiküller+1
Timuçin Bardak
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Test liner kağıtlarının gramajı ile kuru sağlamlık maddesi ilavesi arasındaki ilişki

Bu çalıĢmada, 7 farklı gramajda (85 g/m2 , 90 g/m2 , 95 g/m2 , 100 g/m2 , 105 g/m2 , 110 g/m2 , ve 115 g/m2 ) test liner kağıdı üretilerek kağıdın sağlamlık özellikleri üzerine gramajın etkileri incelenmiĢtir. Ayrıca, katyonik niĢasta (KN) ve karboksimetil selüloz (KMS) %0,75 ve %1,5 oranında kullanılarak her bir gramajda test liner kağıdı üretilmiĢtir. Elde edilen kağıtların sağlamlık özelliklerine kuru sağlamlık maddesi ilavesinin etkileri belirlenmiĢtir. Kağıtların uzama ve TEA değerlerinin gramaj artıĢları ile arttığı tespit edilmiĢtir. Kopma ve yırtılma indisi değerlerinin gramaj artıĢı ile doğrusal olmayan bir değiĢim gösterdiği belirlenmiĢtir. Diğer taraftan, patlama indisi değerlerinin gramaj değiĢiminden etkilenmediği tespit edilmiĢtir. Tüm kağıt gramajlarında, kağıdın sağlamlığının KN ve KMS ilaveleri ile arttığı tespit edilmiĢtir. En yüksek sağlamlık artıĢı %1,5 KN ilaveli örneklerde belirlenmiĢtir. Diğer taraftan, kuru sağlamlık maddesi ilavesinin kağıdın sağlamlık özelliklerine etkisinin düĢük gramajlı kağıtlarda (85 ve 90 g/m2 ) yüksek gramajlı kağıtlardan (110 ve 115 g/m2 ) daha belirgin olduğu tespit edilmiĢtir. vi Anahtar Kelimeler Katyonik niĢasta; karboksimetil selüloz; test liner; gramaj; sağlamlık özellikleri

Serhat Şimşir
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kâğıt kaplama atıklarının yonga levha üretiminde kullanılması ve özelliklere etkisi

Çalışmada, levha fabrikalarında atık olarak ortaya çıkan ham kaplama kağıdı veya reçine emdirilmiş kağıt kaplama atıklarının (M), yonga levha üretiminde hammadde olarak normal yonga ile karışım halinde kullanılmıştır. Atık melamin kâğıt sadece orta tabakada % 1, % 3, % 5, % 7 ve % 9 olmak üzere 5 farklı oranda kullanılmıştır. Tutkal olarak tam kuru yonga ağırlığına oranla yüzey tabakalarında % 13, orta tabakada ise % 7 oranında UF tutkalı kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre kağıt kaplama atık ilavesiyle birlikte levhaların fiziksel ve mekanik özelliklerinde doğrusal olmayan değişimler olduğu gözlemlenmiştir. % 5 ve % 7 kağıt kaplama atık ilavesinde optimum sonuçların elde edildiği görülmüştür.

Enes Öz
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karakavak yongalarından derin ötektik çözücü kullanılarak kağıt hamuru üretimi

Derin ötektik çözücüler (DÖÇ) çevreye dost ve lignoselülozik maddeleri çözebilen kimyasallardır. Bu çalışmada, karakavak (Populus nigra L.) yongalarından DÖÇ kullanılarak kağıt hamuru üretim olanakları araştırılmıştır. Kağıt hamuru ve kağıt özelliklerini karşılaştırmak için, geleneksel kağıt hamuru üretim yöntemlerinden soda ve Kraft yöntemleri ile de kağıt hamuru üretilmiştir. DÖÇ kullanılarak kağıt hamuru üretimi başarıyla gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, DÖÇ ile kavak yongalarından elde edilen kağıt hamurlarının ve kağıtlarının bazı özelliklerinin geleneksel yöntemlerle elde edilenlerle kıyaslanabilir seviyede olduğu tespit edilmiştir.

Ülkü Burcu Gitti
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bükülmüş tabakalı kaplama kereste üretiminde termo-mekanik yoğunlaştırma uygulanması ve mekanik özellikler üzerine etkisi

Bu çalışma kapsamında yüksek sıcaklık ve basınca ihtiyaç duyulan termo mekanik (TM) yoğunlaştırma, laminasyon ve bükme işlemleri birlikte kullanılarak, Kavak kaplamalardan yoğunlaştırılmış ve bükülmüş-yoğunlaştırılmış tabakalı kaplama kereste (yTKK ve byTKK) üretilebilirliği incelenmiştir. Bu sayede, Kavak odununun mekanik özellikleri iyileştirilerek yeni kullanım alanlarının bulunması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle, yTKK ve byTKK'lerin nasıl üretileceği sorusuna cevap aranmıştır. Sağlayabileceği birçok avantajdan ötürü çalışmanın ilk aşamasında, vakum preste önceden yoğunlaştırılmış kaplamalardan yTKK ve/veya byTKK üretimi (ayrık yöntem) üzerinde durulmuştur. Bunun için, düşük pres basıncının yoğunlaştırılmış Kavak kaplamalardan üretilen yTKK'nin yapışma dayanımı üzerine etkisi incelenmiştir. Bu çalışmada, I-214 klonu Melez Kavak (Populus Euramericana cv.) kaplamalar %50, 75 ve 100 olmak üzere üç farklı seviyede sıkıştırılmıştır. Bu kaplamalardan, üre formaldehit (ÜF) ve polivinil asetat (PVAc) yapıştırıcıları kullanılarak, 0,25, 0,50 ve 0,75 N/mm2 basınç altında yTKK'ler üretilmiştir. Sonuç olarak yoğunlaştırılma işleminin yapışma dayanımına olumlu etkisi olduğu, ancak pres basıncı düştükçe yapışma dayanımının da düştüğü gözlemlenmiştir. Diğer yandan, yüksek üretim maliyetleri, uzun işlem süresi ve ön yoğunlaştırma işlemi sonucu yükselen eğilmede elastikiyet modülü (EEM) nedeniyle bükmede yaşanabilecek güçlüklerde dikkate alındığında, ayrık yöntem ikinci plana itilmiş ve birleştirilmiş yöntemin denenmesi kararlaştırılmıştır. İkinci aşamada TM yoğunlaştırma ile laminasyon işlemleri birleştirilerek yTKK üretilmiş ve mekanik özellikleri en iyi yapacak üretim koşulları belirlenmiştir. Bu amaçla Taguchi tabanlı gri ilişkisel analiz kullanılarak yTKK üretiminde sıkıştırma oranı, pres sıcaklığı, pres süresi ve yapıştırıcı miktarı için en uygun seviyeler belirlenmiştir. yTKK'ler, Samsun klonu (I 77/51) Amerikan Kavağı (Populus deltoides) kaplamalardan, ÜF ve fenol formaldehit (FF) yapıştırıcıları kullanılarak üretilmiştir. Çalışma sonucunda, mekanik özellikler üzerine en etkili üretim faktörlerinin sıkıştırma oranı ve pres süresi olduğu belirlenmiştir. En iyi sonuçlar %50 sıkıştırma oranında, ÜF için 3 dakika, FF için ise 7 dakika yoğunlaştırılan yTKK'lerde elde edilmiştir. Mekanik özelliklerdeki %71'e varan iyileşmelerin yanında, üretim süresini ve maliyetleri azaltma potansiyelinden dolayı byTKK üretiminde birleştirilmiş yöntemin kullanılmasının uygun olacağı kararlaştırılmıştır. Çalışmanın son aşamasında ise TM yoğunlaştırma, laminasyon ve bükme işlemleri birleştirilerek Samsun (I-77/51) klonu Amerikan Kavağı (Populus deltoides) kaplamalardan byTKK üretilmiştir. Çalışma kapsamında, üretilen byTKK'lerin statik yükler altındaki moment taşıma kapasitesi ve rijitlikleri belirlenmiş ve yapıştırıcı türü, kaplama kalınlığı ve pres sıcaklığı gibi üretim parametreleri optimize edilmiştir. Son olarak en iyi sonuçların elde edildiği byTKK^lar ile kontrol numuneleri tekrar eden yüklerin altındaki yorulma dayanımlarına göre karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, mekanik özellikler üzerine en etkili üretim faktörünün kaplama kalınlığı olduğu ve kalınlık arttıkça çoklu performansın kötüleştiği belirlenmiştir. En iyi sonuçlar ÜF yapıştırıcısı, 1,8 mm kaplama kalınlığı ve 150 ⁰C pres sıcaklığı kullanıldığında elde edilmiştir. Uygulanan yöntemle, Kavak kontrol grubuna kıyasla diyagonal basmada moment taşıma kapasitesinde %63 oranında iyileşme elde edilirken, diyagonal açmada moment direncinde sınırlı düzeyde artış (%25) gözlemlenmiştir.

Serkan Özdemir
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mobilya sanayinde fason üretim: Ahşap levha ebatlamada optimizasyon örneği

Ahşap esaslı levhaların mobilya üretiminde en az fire ile etkili ve verimli kullanılabilmesi amacıyla ebatlamada optimizasyon programlarından yararlanılmaktadır. Bu çalışmada mobilya üretiminde yaygın olarak kullanılan fason üretimi ve ahşap levha ebatlama optimizasyonunun önemi ortaya konularak örneklerle açıklanmıştır. Mobilya üretim aşamasında hangi malzemelerin kullanıldığı, bu malzemelerin hangi makina ve işlemlerden geçtiği, fason üretimde panel ebatlama optimizasyonun önemi, üreticilerin ve müşterilerin karşılaşabileceği durumlar hakkında bilgi verilmiştir. Tüm üretim aşamalarında hangi malzemenin seçilebileceği konusunda öneriler yapılmıştır. Çalışmada kullanılan örnek dolap ölçülerinin optimizasyonu sonucu göre fire oranları dikkate alındığında düz renk levhalar için 2800x2100x18 mm ebatı uygun olduğu, desenli levha kesimlerinde ise 3660x1830x18 mm ebatı daha uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca tüm levha ebatları için desenli yüzeylerin, düz renk yüzeylere göre daha fazla fire verdiği tespit edilmiştir.

Hatice Oğuz
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğal derin ötektik çözücü ile Pinaceae familyasına ait bazı kozalaklardan elde edilen ligninin fizikokimyasal karakterizasyonun ve bazı biyolojik etkinliklerinin belirlenmesi

Bu tez çalışmasında çevreye dost ve yenilikçi bir çözücü olan doğal derin ötektik çözücü (DDÖÇ) kullanılarak Abies nordmanniana (Stev.) Spach. subsp. nordmanniana (Doğu Karadeniz Göknarı), Cedrus libani A.Rich. (Toros Sediri), Picea orientalis (L.) Link. (Doğu Ladini) ve Pinus pinea L. (Fıstık Çamı) kozalaklarından lignin edilmesi ve elde edilen ligninlerin fizikokimyasal analizleri gerçekleştirerek kimyasal bileşimini ve yapısal özelliklerinin ortaya konulması, antioksidan, antibakteriyel ve antikolinesteraz aktivitelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. DDÖÇ hazırlanmasında kolin klorür (ChCl) ve laktik asit (LA) kullanılmıştır. Muamele mol oranı 1:10, katı:sıvı oranı 1:20, sıcaklık 150 °C, süre 1 saat olacak şekilde mikrodalga reaktöründe gerçekleştirilmiştir. Muamele sonrası örneklerin katı (selülozca zengin kısım-SZK) ve sıvı kısımları birbirinden ayrılmıştır. DDÖÇ ile elde edilen lignince zengin kısım (LZK) örnekleri ile karşılaştırma yapmak amacıyla Doğu Ladini kraft lignin üretilmiş ve ticari kraft lignin temin edilmiştir. Herhangi bir kimyasal muamele yapılmayan kontrol ve SZK örneklerinin kimyasal yapılarının belirlenmesi için Termogravimetrik Analiz (TGA), X-Işını Difraktometresi (XRD) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) analizleri gerçekleştirilmiştir. LZK, Doğu Ladini kraft lignin ve ticari kraft lignin örneklerinin fizikokimyasal karakterizasyonu için jel geçirgenlik kromotografisi (GPC), SEM, Fourier transfrom infrared (FTIR), 31P Nükleer Magnetik Rezonans (31P NMR) Spektroskopisi analizleri yapılmıştır. Ayrıca, LZK örneklerinin saflıklarını belirlemek için klason lignin tayini yapılmıştır. Elde edilen LZK, Doğu Ladini kraft lignin ve ticari kraft lignin örneklerinin antioksidan aktivitesi 2,2-Difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) serbest radikal giderim yöntemi, antibakteriyel aktivitelerinin tespiti gram (-) (Klebsiella pneumoniae, Escherichia coli) ve gram (+) (Enterococcus faecalis, Bacillus subtilis) suşları ile sıvı besiyeri mikrodilüsyon yöntemi ve asetilkolinesteraz (AChE) enzim inhibisyonu tayini Ellman yöntemi ile biyoaktivite özellikleri belirlenmiştir. Kontrol örneklerine etil alkol ekstraksiyonu ve ardından klason lignin tayini yapılmıştır. Sırasıyla etil alkol ekstraksiyonu ve klason miktarları Doğu Karadeniz Göknarı %21,1; %46,2, Toros Sediri %24,7; %34,7, Doğu Ladini %13,3; %46,32 ve Fıstık Çamı %2,9; %36,1 olarak tespit edilmiştir. DDÖÇ muamelesi sonrası elde edilen SZK verimleri %42,1-63,5 aralığında bulunmuştur. SZK örneklerinin kristallik indeksleri kontrol örneklerinden yüksek çıkmıştır. LZK örneklerinin saflık değerleri birbirine yakın bulunmuştur (%78,6-%82,8). Lignin verimleri ise Doğu Karadeniz Göknarı LZK %59,2, Toros Sediri LZK %89,3, Doğu Ladini LZK %55,2 ve Fıstık Çamı LZK %41,4 olarak tespit edilmiştir. Mw değerleri 4900 g/mol ile 2400 g/mol aralığında değişmektedir. LZK ve Doğu Ladini kraft ligninin PDI değeri, ticari ligninden düşük olduğu tespit edilmiştir. En yüksek PDI değeri ticari kraft ligninin (4,00) en düşük ise Doğu Ladini kraft ligninin (2,35) olduğu görülmüştür. 31P NMR analiz sonuçlarına göre tüm lignin örnekleriyle karşılaştırıldığında en yüksek toplam fenolik OH (1,57 mmol/g) ve alifatik OH (1,92 mmol/g), en düşük karboksilik OH (0,26 mmol/g) ticari kraft ligninde tespit edilmiştir. LZK ve kraft ligninlerin IC50 değeri sentetik antioksidan BHT'ye göre daha düşük bulunmuş olup, antioksidan etkiliğinin daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Tüm lignin örneklerinin çalışılan konsatrasyonlarda hem antibakteriyel hem de antiasetilkolinesteraz enzim aktivitesine sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak doğal derin ötektik çözücü ile ligninlerin yüksek saflık ve verimde elde edilebildiği ve elde edilen ligninlerin yüksek biyoaktivite etkinliğinin olduğu, gıda, eczacılık ve biyomühendislik gibi birçok alanda kullanım potansiyelinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Biyoaktivite, doğal derin ötektik çözücü, kozalak, lignin, mikrodalga

Özge Özgürlük
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı tutkallarla lamine levhaların üretilmesi ve dijital görüntü analizi yöntemiyle mekanik karakterizasyonu yapılması

Bu çalışmanın amacı, polivinil asetatı (PVA) köpürterek daha verimli bir yapıştırma sağlamak ve böylece ahşap tabakalar arasındaki etkileşimleri artırarak, mekanik özellikleri geliştirilmiş kontrplak paneller elde etmektir. Selüloz nanofibrillerin (CNF'ler) PVA'nın bağlanma mukavemeti ve morfolojik özellikleri üzerindeki etkileri ve cam elyaf (CF) kumaşların ahşap katmanların bağlanma kalitesi üzerindeki etkileri de incelenmiştir. Köpürme işleminde, köpürtücü ajan olarak yumurta akı (EW) kullanılmış ve köpürme, PVA ve EW'nin 1000 rpm'de bir karıştırıcı kullanılarak karıştırılmasıyla sağlanmıştır. Hem köpüksüz hem de köpüklü PVA daha sonra oda sıcaklığında fırça yardımıyla ahşap kaplamaların yüzeyine uygulanmış ve ahşap kaplama katmanları arasına dokuma CF kumaş eklenmiştir. CNF ve CNF'li köpüklü/köpüksüz PVA'nın morfolojik, termal, yapısal özellikleri ve üretilen kontrplak panellerde bağlanma mukavemeti, eğilme mukavemeti, eğilme modülü ve çekme gerilimi altında oluşan gerinim analizi incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar, Selüloz nanofibrillerin SEM, AFM, XRD ve TG-DTA ile karakterize edildiğini ve CNF çaplarının 25 nm ila 35 nm arasında değiştiğini göstermiştir. CNF 15.9°, 22.6° ve 34.5°'de kristalin pikler sergilemiştir. Köpüksüz ve CNF ile köpüklenmiş PVA'nın karakterizasyonu benzer yöntemlerle karakterize edilmiştir. Morfolojik yapı ve hücre boyutu SEM ile belirlenmiştir. XRD paterni 11.9° ile 23.5° arasında tespit edilmiştir. TG-DTA, CNF ilavesinin ve köpürtme işleminin termal kararlılık üzerinde iyileştirici bir etkisi olmadığını göstermiştir. Köpükleme işlemi ve CNF ilavesi bağlanma mukavemetini artırmıştır, ancak hem eğilme mukavemeti hem de modülü CNF ilavesi ve köpükleme işlemi ile genel olarak azalmıştır ve GF eğilme mukavemeti ve modülü üzerinde herhangi bir iyileşme sağlamamıştır. Dijital görüntü korelasyonu (DIC) analizi, CNF ile köpürtülmüş/köpürtülmemiş PVA'lı numunelerde yükleme altında daha fazla gerinim dağılımı olduğunu ortaya koymuştur

Kompozit polimerlerPolivinil asetat
Ünal Farsak
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Orman alanlarında daraltma ve Düzce örneği

Devlet ormanlarını henüz tam olarak kayıt altına almayı basaramadıgından orman alanları tam anlamıyla korunamamaktadır. 1920'den 2005 yılına kadar ormancılıkla ilgili 30'un üzerinde yasa çıkarılmıstır. 6831 sayılı Orman yasası bugüne kadar 20 kez degistirilmistir. Yasal düzenlemeler sonucu 500 bin hektara yakın alan orman kadastro komisyonlarınca orman rejimi dısına çıkarılmıstır. lk kez 1974 yılında 1744 sayılı yasa ile orman içinde ve kenarında yasayan halkın toprak sahibi yapılarak kalkındırılması ve orman üzerindeki baskılarının azaltılması amacıyla orman dısına çıkarılan alanlarının degerlendirilmesi öngörülmüstür. Fakat bu öngörü orman köylülerinin sorunlarının çözümünde önemli bir ilerleme gerçeklestirilemezken orman dısına çıkarılan ve 2B olarak adlandırılan arazilerin degerlendirilmesi sürekli tartısma konusu olmustur. Bu nedenle bu çalısmanın birinci bölümünde Türkiye ormancılıgının gelisimi ve orman alanlarının yasal düzenlemelerle orman dısına çıkarılısı incelenmistir. Çalısmanın ikinci bölümünde ise Türkiye'de ormancılıgın yogun olarak yapıldıgı Düzce ilinde kadastro tutanaklarından örnekleme yapılarak 2B alanları ile ilgili veriler toplanmıstır. Düzce ili genelinde, 2B maddesi uygulamasıyla orman alanlarının yaklasık %7.5'i orman rejimi dısına çıkarılmıstır. l genelinde 2B uygulaması sonucu orman alanları dısarısına çıkarılan alanların yaklasık %95`i fındıklık, kalan kısmı ise bahçe, kavaklık ve yerlesim yeri olarak kullanılmaktadır. Düzce ilinde 2B uygulamasına konu olan arazileri kullanan kisilerin yaklasık %85'i halen köyde oturmakta, geri kalanı ise il ve ilçelerde oturmaktadır. Anahtar Kelimeler: 2B maddesi, orman, orman kadastrosu, orman köylüsü, Düzce.

Şule Bal Yıldız
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Mobilya endüstrisinde tüketici şikayetleri ve analizi: Artvin ili örneği

Bu çalışmada tüketicilerin mobilyaya ilişkin tercihleri, satın alma, kullanım davranışları ve mobilyaya ilişkin sorunlarının incelenmesi amacı ile planlanmış ve yürütülmüştür. İnsanların, ihtiyaçlarım gidermek amacıyla mal ve hizmet satın almaları ve kullanmalarına tüketim denilmektedir. İnsanların tümü tüketici durumundadır. Tüketici davranışları; mal ve hizmetlerin temini ve kullanılması konusunda fertlerin bilgi edinme, etkilenme durumu, nasıl ve niçin satın almaya veya almamaya karar verdikleri, malı kullanırken veya kullandıktan sonraki tutumlarım içermektedir. Ağaç Mobilya; oturma, yemek yeme, çalışma, yatma vb. işlerin yapılmasında kolaylık ve rahatlık sağlayan, parçalarının büyük çoğunluğu masif, lifli, yongalı ve tabakalı ağaç malzemeden yapılan, taşınabilir veya sabit olarak kullanılan eşyadır. Bu çalışmanın amacı, Artvin ili Merkez ilçede tüketicilerin mobilya tercihleri ve kullanımlarım belirlemektir. Tüketici davranışlarını etkileyen faktörler doğrultusunda, mobilya tercihleri ve kullanımı farklılıklar gösterebilmektedir. Çalışma materyali olarak Artvin ilindeki ve 7 ilçe seçilmiştir. Metot olarak yüz yüze anket yöntemi seçilmiştir. Anket yapılan tüketici sayısı 156 'dir. Mobilya tercihi ve kullanımı, aile içinde kadın ve erkeklerin tercihlerine göre değişmektedir. Mal ve hizmet üreten işletmelerin tüketicilerin davranışlarım sağlıklı bir şekilde belirlemeleri gerekmektedir.

Mobilya endüstrisiTüketici doyumuTüketici tutumları+1
Cansu Banu Yazıcı
Artvin Çoruh University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon'da faliyet gösteren orman ürünleri işletmelerinde örgütsel sinizmin örgütsel vatandaşlık davranışı ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisinin araştırılması

Çalışmada, Trabzon'da kereste ve mobilya sektöründe çalışanların örgütsel sinizm tutumları, örgütsel vatandaşlık davranış sergileme düzeyleri ve işten ayrılma niyetleri; örgütsel sinizm, örgütsel vatandaşlık davranış ve işten ayrılma boyutlarının demografik özelliklere (cinsiyet, yaş, medeni durum, işletmedeki pozisyon, gelir, eğitim durumu ve işletmedeki çalışma süresi) göre istatistiksel olarak anlamlı farklılaşma gösterip göstermediği; örgütsel sinizm alt boyutları ile örgütsel vatandaşlık davranış boyutu ve alt boyutları ve işten ayrılma boyutu arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı; ve örgütsel sinizm alt boyutlarının örgütsel vatandaşlık ve alt boyutları ve işten ayrılma boyutuna etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma evrenini, Trabzon ilinde orman ürünleri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerdeki çalışanlar oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında 315 çalışana ulaşılmıştır. 305 anket değerlendirmeye alınmıştır. Yöntem olarak genellikle yüz yüze anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, örgütsel sinizm ve işten ayrılma boyutlarının puan ortalaması düşük ve örgütsel vatandaşlık davranışı boyutu orta düzeyde çıkmıştır. Örgütsel sinizm, örgütsel vatandaşlık davranış ve işten ayrılma boyutları bazı demografik özelliklere göre farklılık göstermektedir. Araştırma kapsamındaki çalışanların örgütsel sinizm tutumları ile örgütsel vatandaşlık davranış ve işten ayrılma niyetleri arasında sırasıyla "zayıf düzeyde ve negatif" ve "orta düzeyde ve pozitif" yönlü bir ilişki bulunmuştur. Örgütsel sinizm örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde negatif yönde etkiye sahipken, işten ayrılma niyetini ise pozitif yönde etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Orman ürünleri sektörü, örgütsel sinizm, örgütsel vatandaşlık davranışı, işten ayrılma

Öner Karayiğit
Artvin Çoruh University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00