
3,856
Archived Theses
1
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Tiyofen halkalı sülfadiazin Schiff bazı ve bazı birinci sıra geçiş metal komplekslerinin sentezi ve yapısal aydınlatılması
Heterosiklik bileşiklerden tiyofen ve sülfadiazin halkalı ligandlar, önemli biyolojik aktivite göstermeleri nedeniyle bu alandaki çalışmalara daha fazla ilgi çekmektedir. Bu tez çalışması, tiyofen halkalı bir Schiff bazı ve bu ligandın 1. sıra bazı geçiş metal komplekslerinin sentezini ve yapılarının aydınlatılmasını içermektedir. Ligand olarak kullanılacak bileşik, tiyofen-2,5-dikarbaldehit ile 4-amino-N-(pirimidin-2-il) benzensülfonamidin tepkimesinden sentezlendi. Ligandın yapısı, NMR, FT-IR, UV-Vis, elementel analiz (CHNS), ve erime noktası gibi spektroskopik ve analitik tekniklerle belirlendi. Ligandın Cu(II), Ni(II) ve Co(II) asetat tuzları ile 1/1 stokiyometrik tepkimesinden (MLX2) yapısında kompleksleri sentezlendi. Sentezlenen komplekslerin yapıları, FT-IR, UV-Vis, elementel analiz (CHNS), elektrolit iletkenlik, manyetik duyarlık testleri gibi spektroskopik ve analitik tekniklerle belirlendi.
Kanser protein biyobelirteçlerinin tespiti için yüzeyde zenginleştirilmiş raman saçılmasına dayalı yeni yöntemlerin geliştirilmesi
Yüzeyde zenginleştirilmiş Raman saçılması (YZRS) deneylerinde kullanılan aktif platformların geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. YZRS aktif yüzeylerde yüksek zenginleştirme faktörü, iyi tekrarlanabilirlik, düşük maliyet, sağlamlık, kolay hazırlanabilirlik ve farklı örneklerle uyumluluk tercih edilen özelliklerdendir. Bu tezde, katman katman bir araya gelme yöntemiyle sağlam, esnek ve tekrarlanabilirliği yüksek diatom bazlı YZRS platformlar hazırlandı. Hem etiketsiz hem de etiketli yaklaşımlar kullanılarak kanser protein biyobelirteçlerinin tekli ve çoklu tespiti gerçekleştirildi. Tekrarlanabilirliği yüksek YZRS aktif platformlardan maksimum aktiviteye sahip olan 5 katmanlı gümüş nanoparçacıklar (AgNPs) içeren diatom yüzeyin YZRS zenginleştirme faktörü en az 105 olarak belirlendi. Temel bileşen analizi (PCA) analizi, elde edilen spektrumların etiketsiz biyobelirteç tespitinde kullanılabilir olduğunu göstermektedir. Ayrıca YZRS aktif şerit sabit faz olarak kullanılarak biyobelirteç karışımının kromatografik ayrımı gerçekleştirildi ve sonra YZRS'ye dayalı çoklu tespiti yapıldı. Etiketli yaklaşımda ise proteinlere spesifik antikorlar kullanılarak YZRS'ye dayalı immünosensörler hazırlandı ve Raman problar ile kanser biyobelirteçlerinin hem tekli hem de çoklu tespiti gerçekleştirildi. Tekli yaklaşım ile her bir biyobelirteç derişimi 0,1 ng/mL kadar tespit edildi. Çoklu tespit içinde iki farklı yaklaşım uygulandı ve her yaklaşım için Raman haritalama işlemi yapılarak başarı ile biyobelirteçlerin tespiti yapıldı.
İtakonik asit-kitosan bazlı hidrojellerin sentezi, karakterizasyonu ve uygulamaları
Bu çalışmada, kitosan bazlı itakonik asit (IA)-Akrilamit(AAm)-N-t-bütil akrilamit(N-t-BAAm) semi-IPN hidrojelleri sentezlendi. Çözelti polimerizasyonu tekniğiyle yapılan sentezde başlatıcı olarak amonyum persülfat ve çapraz bağlayıcı olarak metilen bisakrilamit kullanıldı. Sentezlenen hidrojellerin şişme davranışı ve şişme kapasitesine etki eden parametreler (sıcaklık, kullanılan monomerlerin mol oranları, kitosan, farklı pH ortamı ve çapraz bağlayıcı derişimi) incelendi. Yapılan çalışmalar, Sıcaklık arttıkça hidrojelin şişme kapasitesinin azaldığı ve sentezlenen hidrojelin negatif sıcaklık duyarlı jel olduğunu, ortam pH'ı arttıkça hidrojelin şişme hızı ve kapasitesinin de arttığını gösterdi. Hidrojellerin şişme kinetiği ve difüzyon kinetiği çalışmaları da gerçekleştirildi. Fick difüzyon yasasından faydalanılarak yapılan difüzyon çalışmalarından difüzyon üstelinin (n) tüm jeller için 0,5
Modifiye glukoz bağlı yeni aminometilfosfin ve bunların metal komplekslerinin sentezi, antibakteriyel etkinliklerinin incelenmesi
Bu çalışmada modifiye glukoza bağlı aminometilfosfin ligandları (N,N-bis(Asetato-α-D-Glukozfenilfosfinometil)aminometil, ([(AcO-α-D-glukozPhPCH2)2NCH3]) (dglupam) ve N,N-bis(AcO-α-D-glukoz-fenilfosfinobütil) aminometil ([(AcO-α-Dglukoz)2PCH2)2NBu)]) (dglupab) ligandları ve bu ligandların Pt(II), Pd(II), Au(I), Co(II) uygun metal fosfin kompleksleri diklorometan içerisinde Schlenk metoduna göre inert azot atmosferinde sentezlenmiştir. Sentezlenen metal komplekslerin ve ligandların karakterizasyonu için, elemental analiz teknikleri, FT-IR, NMR spektroskopisi(1H,13C,31P ) kullanılmıştır. Sentezlenen dglupam ve dglupab ligandlarinin metal kompleksleri bazi bakteri türleri üzerinde (500-1000 mg/l)derişimde disk difüzyon yöntemi ile antibakteriyel özellikleri incelenmiştir. genel olarak metal komplekslerinin incelenen bakteri türü üzerinde standart antibiyotikler kadar etkinlik gösterdiği Pt(II) komplekslerinin en yüksek antibakteriyel aktiviteye sahip olduğu ve Au(I) bütün bakteri türleri üzerinde etkin olduğu görülmüştür.
Lantanit katkılı borat taneciklerin sentezi karakterizasyonu ve lüminesans özellikleri
Bu çalışmada son yıllarda üzerinde bir çok araştırma yapılan lantanitleri (Eu, Dy, Nd, Ce) kullanarak borat tanecikler sentezlenmiştir. Lantanit katkılı lüminesans maddelerin sentezlenmesi için kolay, ucuz ve verimli olan yanma yöntemi kullanılmıştır. Sentezlenen maddelerin yanısıra, lantanit elementlerin derişimlerinin, ışıma şiddeti üzerine etkileri incelenmiştir. Elde edilen fosforesans tozların X-ışını kırınımı (XRD) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile yapıları incelenmiştir. Ana kristal yapıda değişiklik olup olmadığı katkılanan lantanitlerin derişimine göre elde edilen örgü parametreleri ile değerlendirilmiştir. Fotolüminesans spektroskopisi ile katkılanan lantanitlerin (aktivatör ve ko-aktivatörlerin) ışıma şiddeti üzerine etkileri incelenmiştir.
Synthesis and characterization of novel precursors for the deposition of nanoparticle metals on multi-walled carbon nanotubes in supercritical carbon dioxide
Pd(II), W(VI) and Ni(II) metal complexes with ligands derived from fluorous Schiff bases and oximes were synthesized in order to determine their use as precursors in the deposition of metal nanoparticles. Their structures were determined as well as their use in deposition onto multi-walled carbon nanotubes in scCO2. The Schiff base ligands were made by reacting various aniline derivatives with aldehydes. The oxime derivatives were synthesized by reacting various diones with hydroxyl ammonium hydrochloride. In order to increase the solubility of the complexes in scCO2, all of the ligands were synthesized with fluorine, some with long fluorous chains. All ligands were characterized by FT-IR and 1H NMR. The complexes were also characterized via FT-IR and 1H NMR. The metal complexes were qualitatively determined to be soluble in supercritical medium. The synthesized metal complexes were used as precursors for the deposition of the metals onto multiwalled carbon nanotubes, resulting in the synthesis of nano-sized metal catalysts. The synthesized nanocatalyst composites were analyzed by SEM and XRD. The Pd particles ranged from 3.8-13.8nm, the Ni nanoparticles ranged from 1.9-4.0nm, and the W nanoparticles were 0.9-3.0nm.
Piridazin halkası içeren Schiff bazı metal komplekslerinin template etki ile sentezi ve karakterizasyonu
Piridazin türevleri ve metal kompleksleri çeşitli farmakolojik etkinliklere sahiptir. Özellikle son yıllarda biyolojik faaliyetleri ile yoğun çalışmalar olmuştur. Piridazin türevleri ve bunların komplekslerinin üzerine yapılan artan çalışmalar (antibakteriyel, antifungal, antibiyotik, anti-depresan, anti-diyabetik, antihipertansif, analjezik, anti-tümör, antiviral, nefrotropik, anti-ınflamatuvar, anti-viral, anti-kanser, anti-agrega, anti-epileptik vb.) bizi bu çalışmayı yapmayı teşvik etmiştir. Bu çalışmada template etki tepkimesi ile piridazin Cu(II), Co(II), Mn(II), Ni(II) ve Zn(II) metal kompleksleri sentezlendi ve yapıları element analiz, FT-IR, TGA ve UV-Vis spektroskopi, elektrolitik ve manyetik duyarlılık ölçümleri ile karakterize edildi. Yeni piridazin Schiff bazı metal komplekslerinin yapısının binükleer olduğu bulunmuştur.
Yeni bir piridazin Schiff baz ligand ve metal komplekslerinin sentezi ve karakterizasyonu
Piridazinlerin metal kompleksleri çeşitli biyolojik, manyetik ve elektrokimyasal özelliklere sahiptir. Piridazin yapılı Schiff bazlarının biyolojik aktivitesi üzerine son yıllarda yapılan çalışmalar artmıştır. Bu bileşiklerin farklı kullanım alanlarında uygulama alanına sahip olabileceği düşüncesi bizi bu alanda çalışmaya yöneltmiştir. Bu çalışmada 5-Benzoil-4-hiroksi-2-metil-6-fenil-2H-piridazin-3-on ile 1,3-diaminopropan reaksiyonundan Schiff bazı ligand elde edilmiştir. Bu ligand ile Cu(II), Co(II), Ni(II) ve Pd(II) geçiş metal tuzları tepkimesinden yeni metal kompleksleri sentezlenmiştir. Piridazin yapılı ligand ve geçiş metal kompleksleri UV-Vis, 1H- NMR, 13C-NMR, FT-IR gibi spektroskopik ve TGA gibi termal yöntemlerin yanı sıra elementel analiz, manyetik duyarlılık, elektrolitik iletkenlik yöntemleriyle karakterize edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Cu(II) kompleksi için karedüzlem geometri, diğer kompleksler için ise oktahedral geometri önerilmiştir.
Naftil türevi rodamin boyar maddelerin sentezi, deneysel ve DFT yöntemlerle spektral karakterizasyonu
Çeşitli alanlardaki kullanımları nedeniyle rodamin boyar maddelerin sentezi önem arz etmektedir. Bu çalışmada, rodamin boyar madde türevi olan 9-[2-(etoksikarbonil)fenil]-Netil-6-(etilamino)-2,7-dimetil-3H-ksanten-3-iminyum klorür (Rodamin 6G) ile etilendiamin reaksiyonuyla literatürde daha önceden sentezi yapılan 2-(2-aminoetil)-3',6'- bis(etilamino)-2',7'-dimetilspiro(izoindolin-1,9'-ksanten)-3-on (Rh-EN) başlangıç maddesi sentezlenmiştir. Daha sonra Rh-EN bileşiğiyle üç farklı naftaldehit türevi bileşiklerin (1- naftaldehit, 4-metoksi-1-naftaldehit ve 2,3-dimetoksi-1-naftaldehit) uygun koşullar altında reaksiyonları sonucu yeni naftil türevi rodamin boyar maddeler (SAD-1, SAD-2 ve SAD3) elde edilmiştir. Sentezlenen tüm bileşikler uygun metot kullanılarak saflaştırılmış ve moleküler yapıları HR-MS, IR, Raman ve NMR spektroskopik yöntemler kullanılarak aydınlatılmıştır. Sentezi gerçekleştirilen bileşiklerin teorik hesaplamaları Yoğunluk Fonksiyonel Teori (DFT) yaklaşımı olan B3LYP metodu ve 6-31G (d,p) taban seti kullanılarak yapılmıştır. Bileşiklerin esnek bağlarının torsiyon açı taramasıyla konformer analizleri yapılarak en kararlı optimize yapılar elde edilmiş, elektronik özellikleri (HOMO & LUMO, MEP, küresel reaktivite tanımlayıcıları) hesaplanmış ve Potansiyel Enerji Dağılımları (PED) yardımıyla titreşim spektroskopik analizleri gerçekleştirilmiştir. Hesaplanan titreşim spektroskopik veriler deneysel değerleriyle karşılaştırılarak korelasyon grafikleri çizilmiş ve birbirleriyle uyumlu oldukları korelasyon katsayısı (R2) değerlerinin 0,9999 olarak hesaplanmasıyla ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Rodamin, naftaldehit, DFT, IR, Raman, NMR
Fenoksi grubu içeren schiff bazları ve bazı metal komplekslerinin sentezi, karakterizasyonu ve katalitik özelliklerinin incelenmesi
Bu çalışmada, 2-hidroksibenzaldehit ve bazı aromatik aminlerin (anilin, 4-kloranilin, 3,4-dikloranilin, 4-nitroanilin, 4-metilanilin) kondenzasyonundan ara ürün olarak kullanılacak Schiff bazları, litaratüre uygun olarak sentezlenmiştir. Sentezlenen Schiff bazları ile 1,2-bis(bromometil)benzen'in reaksiyonundan ligand olarak kullanılacak olan yeni fenoksi-imin ligandları sentezlenmiştir. Bu ligandların Fe(III), Cr(III) ve Ru(III) klorür tuzlarıyla metal kompleksleri elde edilmiştir. Ayrıca 2-hidroksibenzaldehit ve 2-hidroksi-3-metoksibenzaldehid ile 1,2-bis(bromometil)benzen'nin reaksiyonundan litaratüre uygun olarak dialdehitler sentezlenmiştir. Bunların 2-aminofenol ile kondenzasyonundan yeni fenoksi-imin ligandları ve metal kompleksleri elde edilmiştir. Gerçekleştirilen tüm reaksiyonların, takibi İnce Tabaka Kromatografisi (İTK) ile yapılmış ve hedeflenen ürünler uygun çözücülerde kristallendirilerek veya farklı organik çözücülerde yıkama işlemiyle saflaştırılmıştır. Sentezlenen bileşiklerin yapıları elementel analiz (C,H,N), FT-IR, UV-Vis, 1H-NMR, 13C-NMR, LC/MS/MS gibi spektroskopik yöntemler ve TGA/DTA gibi termal tekniklerin yanında molar iletkenlik, magnetik duyarlılık ölçümleriyle aydınlatılmıştır. Sentezi gerçekleştirilen kompleks bileşiklerin katalitik özellikleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Schiff baz, Metal kompleks, Sentez, Spektroskopik yöntem, Katalitik aktivite.
Aromatik içerikli halkalı fosfor kükürt bileşiklerinin sentez ve karakterizasyonu
Bu tezde, bir adet Ferrosenil Lawesson Reaktifi (FcLR), iki adet ferrosenil ditiyofosfonik asit ([FcLn] (n=1,2) n = 1; 4-tert-butilsiklohegzil-, n=2; 2-fenil-1-propil-) ve iki adet amonyum tuzları (Fc-DTPOA) sentezlendi. Daha önceden sentezlenmiş bu ligandların etil alkol ortamındaki reaksiyonundan dört koordinasyonlu iki adet yeni Ni(II) kompleksi ([Ni(FcLn)2]) ve çift metal merkezli Cd(II) ([Cd2(µ-FcLn)2(FcLn)2]) kompleksi sentezlendi. Sentezlenen komplekslerin yapıları element analizi, kütle spektrometresi (ESI), FT-IR, NMR (1H, 13C, 31P) spektroskopisi ile karakterize edildi. Ayrıca, tez kapsamında sentezlenen bileşiklerin in vitro sitotoksik aktivite çalışması da yapılmıştır.
İzatin grubu içeren yeni bir bileşiğin sentezi,karakterizasyonu, kuramsal analizi ve admeözelliklerinin incelenmesi
zatin türevleri; farklı biyolojik etkiler gösterebilmeleri ve yapısal çeşitlendirilebilirlikleri nedeniyle ilaç keşfi ve fonksiyonel molekül tasarımında öne çıkan bir sınıftır. Bu tez kapsamında, izatin iskeleti içeren MH bileşiği ((Z)-3-((4-(fenilamino)fenil)imino)indolin-2- on) sentezlenmiş ve yapısal karakterizasyonu kütle spektrometrisi (LC-MS), 1H/13C-NMR, FT-IR, Raman ve UV-VIS spektroskopileri ile gerçekleştirilmiştir. Reaksiyon koşulları altında oluşan yapının tek olası ürün olarak MH-1A tautomerine karşılık geldiği belirlenmiş; iki olası konformer ve üç farklı dimer modeli kurgulanarak, en kararlı dimerik yapı (D-A11) dâhil tüm yapılar için geometri optimizasyonları gerçekleştirilmiştir. Deneysel spektrumlar, uygun kuramsal düzeylerde hesaplanan IR/Raman frekansları (PED analizi), CIS tabanlı UV-VIS uyarılma sonuçları ve NMR kimyasal kaymalarıyla karşılaştırılarak doğrulanmıştır. Hidrojen bağı incelemeleri, konformerlerde molekül içi etkileşimlerin (C-H∙∙∙O); dimerik yapılarda ise ek olarak moleküller arası hidrojen bağlarının (N-H∙∙∙O) belirginleştiğini ortaya koymuştur. Mulliken yük dağılımları ve MEP haritaları, bileşikteki elektron yoğunluğu ile elektrostatik potansiyelin uzaysal dağılımını ortaya koyarken; HOMO-LUMO dağılımları ve küresel reaktivite tanımlayıcıları elektronik yapı, kararlılık ve reaktivite eğilimlerini nicel olarak değerlendirmeye olanak sağlamıştır. Son olarak ADME öngörüleri, MH-1'in yüksek gastrointestinal emilim potansiyeline sahip olduğunu ve P-gp substratı olmadığını göstermiş; temel fizikokimyasal parametreler bileşiğin "ilaç benzeri" bir profile uyumlu olabileceğine işaret etmiştir. PASS analizinde antikanser, anti-inflamatuvar ve analjezik etkiler açısından potansiyel öngörülmekle birlikte bazı toksisite riskleri de belirlenmiş; bu nedenle biyolojik etkinlik ve güvenliliğin ileri deneysel çalışmalarla doğrulanması önerilmiştir.
Plazmonik nanokubbeler üzerinde yüzeyde zenginleştirilmiş raman saçılmasına dayalı protein tayini
Yüzeyde zenginleştirilmiş Raman saçılması (YZRS) günümüzde kimyasal ve biyolojik moleküllerin ve yapıların tespiti ve karakterizasyonu için kullanılan güçlü bir tekniktir. Proteinlerin hızlı, hassas ve doğru tespiti hem klinik uygulamalarda hem de endüstriyel uygulamalarda son derece önem arz etmektedir. Bu tezde plazmonik nanokubbeler üzerinde YZRS dayalı protein tespiti araştırıldı. Bu amaç için öncelikle plazmonik gümüş nanokubbeler (AgNDs) elde edildi. AgNDs hazırlamak için öncelikle 1600 nm büyüklüğünde latex parçacıkları iletim derleme yöntemi ile cam lam yüzeyine düzenli bir şekilde biriktirildi. Oluşan latex parçacıkları filminin üzerine polidimetilsiloksan (PDMS) dökülerek sıcaklıkla polimerleşmesi sağlandı. Polimerleşen PDMS film yüzeyinden sökülerek PDMS üzerinde nanoçukurçuklar elde edildi. Elde edilen PDMS nanoçukurcuklar AgNDs hazırlamak için kalıp olarak kullanıldı. PDMS nanoçukurcuklar elektrokimyasal kaplama ile Ag ile doldurularak AgNDs elde edildi. Elde edilen AgNDs Taramalı Elektron Mikrokopu (SEM) ve Atomik Kuvvet Mikroskopu (AFM) ile karakterize edildi. Hazırlanan AgNDs protein tayininde YZRS substratı olarak kullanıldı. AgNDs protein tespitinde kullanılabilirliğini test etmek için model proteinler kullanıldı. Bu amaç için farklı derişimlerdeki proteinler AgNDs üzerine damlatılarak YZRS spektrumları alındı. Elde edilen YZRS spektrumlarının tekrarlanabilirliğinin iyi olduğu belirlendi. En düşük tespit derişimi belirlemek için azalan derişimlerdeki protein çözeltilerini AgNDs üzerine damlatarak YZRS spektrumları alındı. Elde edilen sonuçlar, proteinlerin yükünden ve büyüklüğünden bağımsız 0.05 µg/mL'ye kadar proteinlerin tespitinin yapılabileceğini gösterdi.
Legionella pneumophila'nın yüzeyde zenginleştirilmiş raman saçılmasına dayalı hızlı, hassas ve doğru tanısı için yöntem geliştirilmesi
Yüzeyde zenginleştirilmiş Raman saçılımı (YZRS) biyolojik yapıların tespiti ve tanımlanması için güçlü bir tekniktir. YZRS dayalı immunoassay yöntemleri, özellikle bakterilerin spesifik tespiti ve tanımlanması için kullanılmaktadır. Bu çalışmada Legionella pneumophila'nın tespiti için yeni bir YZRS'ye dayalı immünobiosensör geliştirildi. İlk olarak, YZRS substratı, derişik yuvarlak gümüş nanoparçacıkların (AgNPs) bir cam slayt üzerine iletim derleme yöntemi kullanılarak biriktirme suretiyle hazırlandı. İkinci olarak, yüzey 4-aminotiyofenol (4-ATP) ile modifiye edildi. 4-ATP, sadece L. pneumophila için antikorun yüzeye bağlamak için değil, aynı zamanda Raman piklerinin frekansındaki değişiklikleri izlemek için de kullanıldı. Daha sonra antikor, 4-ATP ile modifiye edilmiş yüzeye amid bağı ile bağlandı. Son olarak, modifiye edilmiş yüzey, bakterilerle inkübe edildi ve yüzeylerden YZRS spektrumları elde edildi. Bakterileri tespit etmek için 4-ATP molekülünün Raman piklerinin frekanslarındaki değişiklikler izlendi. Sonuçlar, L. pneumophila'nın, 4-ATP molekülünün Raman piklerinin frekanslarında meydana gelen değişikliklere dayanarak YZRS'ye dayalı immünobiosensör ile tespit edebileceğini gösterdi.
Alaşım nanokubbelerin hazırlanması ve karakterizasyonu
Yüzeyde zenginleştirilmiş Raman saçılması (YZRS), biyolojik ve biyolojik olmayan moleküllerin ve yapıların karakterizasyonu için ortaya çıkan analitik bir tekniktir. Ayarlanabilen plazmonik nanoyapıların üretilmesi, elektromanyetik zenginleştirmenin YZRS zenginleştirme mekanizmasına önemli katkıları nedeniyle yeni YZRS substratlarının tasarımı için odak noktasıdır. Bu tezde, metal türleri ve metal derişimleri değiştirilerek ayarlanabilir plazmonik özelliklere sahip Au-Ag, Au-Cu ve Ag-Cu alaşım nanokubbelerin hazırlanması için yeni bir yaklaşım gösterildi. İlk olarak, polidimetiksiloksan (PDMS) yüzeyinde bir kalıp elde etmek için, iletim derleme yöntemi ile bir cam lam üzerine düzenli bir şekilde lateks partikülleri (1600 nm) biriktirildi. Daha sonra PDMS yüzeyinde nanoçukurcuklar elde etmek için lateks ince film üzerine PDMS döküldü. PDMS üzerinde elde edilen nanoçukurcuklar alaşım nanokubbelerin hazırlanması için kalıp olarak kullanıldı. Farklı metaller ve metal derişimlere sahip alaşım nanokubbeleri, ilgilenilen metallerin elektrokimyasal olarak birlikte çöktürülmesi ile nanoçukurcuklar doldurularak elde edildi. Hazırlanan tüm alaşımlarının yapısal özellikleri, taramalı elektron mikroskopu (SEM) ve atomik kuvvet mikroskopu (AFM) kullanılarak karakterize edildi. YZRS hazırlanan alaşımların optiksel karakterizasyonunda kullanıldı. Elde edilen sonuçlar, alaşımların YZRS performansları, alaşımdaki hem metalin türüne hem de metal derişimine bağlı olduğunu gösterdi Anahtar Kelimeler: YZRS, Alaşımlar, Bimetalik, Nanokubbeler, Elektrokimyasal Kaplama
Beyaz, sarı ve kırmızı soğanda çeşitli organik asitlerin yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (HPLC) ile tayini
Bu çalışmada okzalik, maleik, sitrik ve krotonik asitlerin eş zamanlı tayini için kromatografik yöntem geliştirilmiştir. Bu amaçla LiChrospher-100, RP-18e (5µm) HPLC sistemi kullanılmıştır. Her bir türün duyarlılığını arttırmak için sistemin tüm parametreleri optimize edilmiştir. Kırmızı, Beyaz ve sarı soğan örnekleri okzalik, maleik, sitrik ve krotonik asit içerikleri için analiz edilmiştir. Kırmızı, beyaz ve sarı soğan örneklerinde okzalik asit derişimleri sırasıyla 1162,18±119,55 mg/Kg, 1260,33±7,64 mg/Kg, 3736,10±416,44 mg/Kg olarak bulunmuştur. Analiz edilen tüm örneklerde maleik, sitrik ve krotonik asit gözlenmemiştir.
Bazı furan türevi bileşiklerin heterohalkalı diaminlerle reaksiyonları
Bu araştırma on dokuz yeni bileşiğin sentez ve karakterizasyonu ile sonuçlanmıştır. Çalışmamızın ilk aşamasında, etil-2-(4-metoksifenil)-4,5-diokso-4,5-dihidrofuran-3-karboksilat (1b) bileşiğinin Wittig reaktifleri (2a-b) ile çözücü (benzen veya tolien) ortamında reaksiyonlarından etil-(5E)-5-(2-metoksi-2-oksoetiliden-2-(4-metoksifenil)-4-okso-4,5-dihidro-furan-3-karboksilat (3c) ve etil-(5E)-5-(2-etoksi-2-oksoetiliden-2-(4-metoksifenil)-4-okso-4,5-dihidrofuran-3-karboksilat (3d) bileşikleri sentezlendi. İkinci aşamada elde edilen bu iki yeni bileşik (3c-d) ve literatürde daha önce sentezlenmiş olan metil[4-(4-metoksibenzoil)-5-(4-metoksifenil)-3-oksofuran-2(3H)-yiliden]asetat (3a) ve etil[4-(4-metoksibenzoil)-5-(4-metoksifenil)-3oksofuran-2(3H)-yiliden]asetat (3b) bileşikleri ile bazı heterohalkalı diamin türevi nükleofillerin (5a, 5b, 5c ve 7) reaksiyonları yapılmıştır. Bu reaksiyonların sonucunda literatürde yer almayan pirrol-3-on türevleri (8a-h ve 9a-d) elde edildi. Son aşamada, 4-benzoil-5-fenilfuran-2,3-dion (4a) ve 4-(4-metilbenzoil)-5-(4-metilfenil)furan-2,3-dion (4b) bileşiklerinin (5a-c) nükleofilleri ile reaksiyonlarından kinoksalin türevleri sentez edildi. Sentezlenen bu yeni bileşiklerin yapıları elementel analiz, IR, 1H-NMR, 13C-NMR ve MS spektrumları yardımıyla aydınlatılmıştır. Ayrıca, 8c bileşiğinin X-Ray analizi de yapılarak açık formül kesinlik kazanmıştır. Sonuçlar, reaksiyonlarda kullanılan nükleofillerin ve sentez edilip kullanılan substratların yapı ve özellikleri yönünden mukayeseli olarak tarkışıldı.
Nitril grupları içeren metakrilamit polimerlerinin sentezi ve karakterizasyonu
Bu çalışmada, N,N'-dipropiyonitril metakrilamit (DPMAAm) monomeri 0-5 oC'de trietilamin yanında N,N'-iminodipropiyonitril ile metakriloilklorürden sentezlendi. Monomerin yapısı FTIR, 1H-NMR ve 13C-NMR spektroskopik teknikleri kullanılarak karakterize edildi. DPMAAm'nin stiren (St) ve p-klormetilen stiren (ClM-St) ile değişik oranlardaki kopolimerleri 1,4-dioksan çözeltisinde %1 oranında AIBN başlatıcısı kullanılarak 70 oC'de %10'un altındaki dönüşümlerde hazırlandı. Kopolimer bileşimleri elementel analiz ile belirlendi. Monomer reaktivite oranları Fineman-Ross (F-R) ve Kelen-Tüdös (K-T) lineer metotlarıyla ve lineer olmayan değişkenlerdeki hata metodu modeli bilgisayar programı RREVM ile hesaplandı. Kopolimerlerin FTIR, 1H-NMR ve 13C-NMR spektrumları yorumlandı. Polimerlerin yumuşama sıcaklıkları DSC ile ve termal kararlılıkları TGA ile belirlendi.
Magnezyotermik indirgeme ile EuB6 sentezi
Bu çalışmada, açık havada direkt magnezyotermik indirgeme ile nano ve mikro ölçekli EuB6 sentezlenmiştir. Yöntem sıcaklığı ve reaksiyon süresine göre optimize edilmiştir. Çalışmada hammadde olarak Eu2O3 ve B2O3, indirgen madde olarak da magnezyum metali kullanılmıştır. Reaksiyonlar kül fırınında farklı sıcaklık ve sürelerde açık havada gerçekleştirilmiştir. Optimum sıcaklık ve reaksiyon süresi 600oC ve 4 saat olarak belirlenmiştir. Ürünler X-ışınları kırınımı (XRD) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile analiz edilmiştir. XRD analizleri ile saf EuB6'nın sentezlendiği ispat edilmiştir ve numunelerin morfolojilerinin ve yapılarının karakterizasyonu için SEM analizleri kullanılmıştır. X-ışınları kırınımı analizleri saf EuB6'nın sentezlendiğini göstermiştir. Elde edilen EuB6 numunesinin nano ve mikro ölçekte heterojen morfolojide olduğu görülmüştür.
Amidoksim destekli poliester liflere metal adsorpsiyonu
Bu çalışmada, sulu çözeltide benzoil peroksit (Bz2O2) başlatıcısı kullanılarak, PET lifler üzerine glisidil metakrilatın (GMA) aşı kopolimerizasyonu ile, çift amidoksim grup içeren lifli bir adsorban hazırlandı. Sonra, GMA aşılı PET lifler, 80 oC'de etanol içerisinde iminodiasetonitril (IDAN) ile modifiye edildi. Daha sonra, metanol çözeltisindeki hidroksilamin hidroklorür kullanılarak, nitril grupları amidoksimlendi. Aşılanmış ve modifiye edilmiş lifler FTIR, SEM ve TGA analizleri ile karakterize edildi. Cr (VI) iyon alınımına; pH, başlangıç iyon konsantrasyonu, adsorban miktarı, temas süresi ve sıcaklık gibi önemli parametrelerin etkisi araştırıldı. Şelatlaştırıcı liflere, sulu çözeltiden Cr (VI) iyonlarının tüm adsorpsiyon deneyleri, kesikli adsorpsiyon metodu kullanılarak çalışıldı. Sonuçlar gösterdi ki Cr (VI) iyonlarının adsorpsiyon miktarı, başlangıç iyon konsantrasyonu, temas süresi ve sıcaklık artışı ile artmış; fakat ortam pH'nın artışı ile azalmıştır. Adsorpsiyon davranışını açıklamak için; Langmuir, Freundlich ve Dubinin-Radushkevich (D-R) izoterm modellleri kullanılmıştır. Amidoksimlenmiş lif üzerine Cr (VI)' nın adsorpsiyon izotermi, en iyi Langmuir izotermi ile tanımlanmıştır ve Langmuir izoterm modelinden maksimum adsorpsiyon kapasitesi, 125 mg/g olarak hesaplanmıştır. Ayrıca serbest enerji (?G0), entalpi (?H0) ve entropi (?S0) gibi termodinamik parametreler hesaplanmıştır.Amidoksimlenmiş liflerin, 2M KOH ile yenilenebilir olduğu ve Cr, Pb, Co, Ni, Cd, Cu' nun karışık çözeltisinde pH=2'de Cr (VI) iyonlarına daha seçici olduğu gözlenmiştir.Anahtar kelimeler: Aşılama, Modifikasyon, Amidoksim, Adsorpsiyon, Cr (VI) iyonları
Bazı hidrazit türevi bileşiklerin kuramsal ve titreşim spektroskopik incelenmesi
Bu çalışmada bazı hidrazit türevi bileşiklerin kuramsal ve titreşim spektroskopik incelenmesi FT-IR ve RAMAN spektrumu ölçülüp bu bileşiklere ait titreşim spektrumu SPSIM paket programı kullanılarak teorik olarak hesaplanmış; bilinmeyen bantlar aydınlatılmaya çalışılmıştır. Ayrıca bileşiklerin geometrileri Gaussian programında DFT metodu kullanılarak konformer analizi yapılmış, bileşiklerin minimum enerjileri hesaplanmış ve yapılarda hidrojen bağları NBO analizi ile araştırılmıştır. Daha sonra bileşiklerin geometrisi, her bir bağın uzunluğu, bağ açısı ve kuvvet sabiti gibi veriler kullanılarak titreşim frekansları, atom yarıçapları ve elektronegatiflikler kullanılarak da IR ve RAMAN aktiflikleri hesaplanmıştır. Bileşiklere ait nokta grubu simetrisi belirlenip normal koordinat analizi yoluyla da spektrumlar yorumlanmıştır. Hesaplamalarda Wilson'un GF Matris yöntemini temel alan SPSIM paket programı kullanılmıştır.
Potansiyel herbisit olarak yeni 1,2,4-triazin ve pirazin-2,3-dikarbonitril türevi heterohalkalı bileşiklerin sentezi
Bu çalışmada potansiyel herbisit olarak yeni 1,2,4-triazin ve pirazin-2,3-dikarbonitril iskeletine sahip heterosiklik bileşikler sentezlenmiştir. Metot başlangıç maddesi olan bazı furan-2,3-dionların, S-metilizotiyosemikarbazit ve diaminomaleonitril ile yeniden halkalaşma reaksiyonuna dayanır. Buna ilave olarak sentezlenen pirazin-2,3-dikarbonitril bileşiklerinin hidrolizi edilerek bu bileşiklerin bazı türevleri elde edilmiştir.Sentezlenen yeni bileşikler moleküler spektroskopik metotlarla karakterize edilmiştir.
N,n'-diasetonitril metakrilamit ile alkil metakrilatların kopolimerlerinin sentezi ve spektroskopik karakterizasyonu
Bu çalışmada, N,N'-Diasetonitril Metakrilamit (DAMAAm) monomeri 0-5 oC'de trietilamin yanında N,N'-iminodiasetonitril ile metakriloilklorürden sentezlendi. Monomerin yapısı FTIR, Raman, 1H-NMR ve 13C-NMR spektroskopik teknikleri kullanılarak karakterize edildi. DAMAAm'nin alkil metakrilatlar [ metil metakrilat (MMA), etil metakrilat (EMA) ve n-bütil metakrilat (n-BuMA) ] ile değişik oranlardaki kopolimerleri 1,4-dioksan çözeltisinde % 1 oranında AIBN başlatıcısı kullanılarak 70 oC'de yüksek dönüşümlerde ~ % 75 hazırlandı. Kopolimerlerin FTIR, Raman, 1H-NMR ve 13C-NMR spektrumları yorumlandı, yumuşama sıcaklıkları DSC ile belirlendi. Kopolimer bileşimleri elementel analiz ile belirlendi. Monomer reaktivite oranları Fineman-Ross (F-R) ve Kelen Tüdös (K-T) metodlarıyla ve lineer olmayan değişkenlerdeki hata metodu modeli bilgisayar programı RREVM ile hesaplandı. Üç metot ile elde edilen r1 ve r2 değerleri birbiriyle uyum içinde görünmektedir, örneğin, DAMAAm-MMA kopolimer sistemi için monomer reaktivite oranları rDAMAAm = 4.6438 ve rMMA = 1.2372; DAMAAm-EMA kopolimer sistemi için monomer reaktivite oranları rDAMAAm = 3.6454 ve rEMA = 1.2456; DAMAAm-n-BuMA kopolimer sistemi için monomer reaktivite oranları rDAMAAm = 4.6085 ve rn-BuMA = 1.0008 dir. Üç kopolimer sistemi için de r1(rDAMAAm) >> 1 ve r2(rMMA, rEMA, rn-BuMA) ? 1 dir ve kopolimerlerdeki monomer birimlerinin blok yapıda düzenlendiği görülmüştür.
Yeni pirrol-3-on türevlerinin sentezi
Bu çalışmada, furan-2-yiliden asetat (furan-3-on) bileşiklerinin (2a-f) L-Fenilalanin (1a), 3-Nitro-L-Trozin (1b) ve L-Triptofan (1c) aminoasitleri ile reaksiyonlarından, literatürde yer almayan on altı yeni pirrol-2-yiliden asetatların (pirrol-3-on) (3a-p) sentezi ve karekterizasyonu yapılmıştır. Tüm reaksiyonlar piridin katalizörlüğünde ve metanol çözücü ortamında geri soğutucu altında optimum sürede gerçekleştirilmiştir. Metot aminoasitlerin (1a-c), furan-2-yiliden asetatlar ile Michael Katılması sonucunda pirrol-2-yiliden asetatlara dönüşümünü kapsamaktadır. Sentezlenen bu yeni bileşiklerin yapıları elementel analiz, IR, 1H-NMR ve 13C-NMR spektrumları yardımıyla aydınlatılmıştır. Sonuçlar, reaksiyonlarda kullanılan nükleofillerin ve sentez edilip kullanılan substratların yapı ve özellikleri yönünden mukayeseli olarak tartışılmıştır.
Yeni bir adsorban kullanılarak katı faz ekstraksiyonu ile krom türlemesi
ÖZETBu çalışmada, Cr(III) ve Cr(VI)'nın türlemesi, ayrılması ve zenginleştirilmesi için yeni bir katı faz ekstraksiyon metodu geliştirildi. Bu amaçla katı faz ekstraksiyonunda adsorban olarak kullanmak üzere poli(1,3-tiazol-2-il metakrilamid-ko-4-vinil piridin-ko-divinilbenzen) kopolimeri sentezlendi. Sentezlenen kopolimer elementel analiz ve FT-IR ile karakterize edildi.Model çözelti kullanılarak geliştirilen zenginleştirme yönteminin optimum parametreleri pH:2 elüent türü ve derişimi: 4M NH3, elüent hacmi: 20 mL, örnek akış hızı: 2 mL/dk, elüent akış hızı: 1 mL/dk, örnek hacmi: 150 mL olarak belirlendi. Metodun zenginleştirme faktörü 30, gözlenebilme sınırı 2.4 µg/L olarak bulundu. Yöntemin adsorpsiyon kapasitesi ve bağlanma denge sabiti sırası ile 80.03 mg/g ve 0.018 L/mg olarak hesaplandı. Geliştirilen yöntem dere suyu ve atık su örneklerine uygulandı. Polimer aynı zamanda geliştirilen yöntemin doğruluk kontrolü için standart referans madde örneğine (SRM) (TMDA-52.3) uygulandı ve kantitatif sonuçlar elde edildi (R ? 95%).
Tiyazol halkası içeren perimidin tipi yeni boyar maddelerin sentezi
Bu çalışmada tiyazoloperimidin tipi bazı boyarmadeler, [1,3]tiyazolo[3,2-a]perimidin-9,10-dion bileşiğinin Wittig tepkimeleri temel alınarak sentezlenmiştir. Reaksiyon metodu özgündür ve hem yer-seçici hem de stereo-seçici olarak meydana gelmiştir. Sentezlenen yeni bileşikler moleküler spektroskopik metotlarla karakterize edilmiştir.
Yeni perinon türevi boyarmaddelerin sentezi ve karakterizasyonu
Bu çalışmada, öncelikle başlangıç bileşiği olarak kullanılacak olan hetero halkalı keten aminaller, naftalin-1,8-diamin ile ß-ketoester bileşiklerinden elde edilmiştir. Perimidin iskeletine sahip hetero halkalı keten aminallerin maleik anhidrit ile reaksiyonundan yeni pirrolo perimidin bileşikleri, en- mekanizması üzerinden sentezlenmiştir.Sentezlenen yeni perinon tipi boyarmaddelerin yapısı UV, IR, NMR gibi moleküler spektroskopik metotlarla karakterize edilmiştir.
Polimer-kil kompozitlerinin sentezi ve karakterizasyonu
Bu çalışmada, sentezlemiş olduğumuz N-(4-bromofenil)-2-metakrilamit (BrPMAAm) ve N-(4-florofenil)-2-metakrilamit (FPMAAm) monomerleri serbest radikal polimerizasyonu ile polimerleştirildi. Montmorillonit (MMT) içerikli ham kil (NaMT), saf kil (SMT) ve sentezlenen organokil (OSMT) için yapı aydınlatılması Fourier transform infrared spektroskopisi (FTIR) ve tabakalar arası uzaklıkları X-ışını kırınımı (XRD) analizleri ile belirlendi. Daha sonra BrPMAAm ve FPMAAm monomerlerinin kil kompozitleri % 2, 4, 6 ve 10 organokil kullanılarak yerinde (in-situ) polimerizasyonla elde edildi. Sentezlenen polimer-kil kompozitler FTIR, XRD ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) analizleriyle karakterize edildi. Heksadesiltrimetilamonyum bromür (CTAB) ile modifiye edilen organofilik kille üretilen polimer-kil kompozitlerin dağılmış bir yapı gösterdiği XRD ile ortaya konmuştur. Jel geçirgenlik kromotografisi (GPC) ile homopolimer ve % 10 organokil katkılı polimerlerin molekül ağırlıkları belirlendi. Polimerlerin termal özellikleri termogravimetrik analiz (TGA) ve diferansiyel taramalı kalorimetre (DSC) cihazları kullanılarak incelendi. Ayrıca polimerlerin termal özelliklerinin geliştiği gözlendi.
1,3,2,4 ditiyafosfetan-2,4 disülfür'lerin katılma reaksiyonları ürünlerinin sentezi ve yapılarının aydınlatılması
Bu çalışmada ferrosenil ditiyofosfonik asitlerin (Fc(RO)P(S)S-NH4+; R= -(CH2)3-C6H5), FcL1; R= -CH-(Ph)(C2H5), FcL2; R= -CH2-CH2-CH-(CH3)2, FcL3; R= -CH-(C2H5)2, FcL4) amonyum tuzları ve bu tuzların metal katyonları ile kompleksleri elde edildi ([M(Fc(RO)P(S)S)2]n, n= 1, M= Ni2+ ; n= 2, Cd2+, Hg2+ ; R= -(CH2)3-C6H5), [Ni(FcL1)2]; R= -CH-(Ph)(C2H5), [Ni(FcL2)2]; R= -CH2-CH2-CH-(CH3)2, [Ni(FcL3)2]; R= -CH-(C2H5)2, [Ni(FcL4)2]). Yeni ferrosenil Ditiyofosfonik asitler, Ferrosenil Lawesson reaktifinin alkollerle reaksiyonundan sentezlendi. Bu asitlerden amonyum tuzları izole elde edildi. Amonyum tuzlarından dört koordinasyonlu yeni kare düzlem nikel kompleksleri sentezlendi. Nikel komplekslerinden ayrıca piridin (Py) ile yeni oktahedral (altı koordinasyonlu) kompleksleri sentezlendi ([Ni(Fc(RO)P(S)S)2Py2]; [Ni(FcL1)2(Py)2], [Ni(FcL22(Py)2], [Ni(FcL3)2(Py)2] ve [Ni(FcL4)2(Py)2]). Ferrosenil ditiyofosfonik asit tuzlarının ve komplekslerinin yapıları element analizi, MS, FT-IR, Raman spektroskopisiyle beraber ayrıca 1H-, 13C-, 31P-NMR analiz tekniği ile aydınlatıldı. [Ni(FcL3)2] kompleksinin yapısı X-ışınları kırınım metresiyle aydınlatıldı. Anahtar Kelimeler: Ferrosenilditiyofosfonat, Ferrosenilditiyofosfonat kompleksleri, heterobimetalic kompleks, Ferrosenil Lawesson Reaktifi, Lawesson Reaktifi.
Bazı rodamin türevi boyar maddelerin sentez ve karakterizasyonu
Bu çalışmada, ksanten halkası ihtiva eden Rodamin B ve Rodamin 6G boyar maddelerinin etilendiamin ile reaksiyonları sonucu başlangıç reaktiflerini oluşturan amin türevleri literatüre göre sentez edilmiştir. Nükleofilik özelliği artan bu boyarmaddelerin, indol-3-karbaldehit türevleri ile reaksiyonları gerçekleştirilmiş ve yeni ondört adet bileşik elde edilmiştir. IR, NMR ve HRMS metotları kullanılarak sentez edilen bileşiklerin karakterizasyonu yapılmıştır.
Multifonksiyonel yeni heterosiklik bileşiklerin sentezi
Son yıllarda pirimidin bileşikleri ile ilgili heterosiklik bileşikler kimyası alanında yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Çok sayıda pirimidin bileşiği organik kimyacılar tarafından sentezlenmiş ve işlevselliği ön plana çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla organik kimya, farmasötik kimya ve tıp anabilim dallarını kapsayan disiplinler arası çalışmalarla çok sayıda bilimsel makale ve patent yayınlanmıştır. Ayrıca pirimidin bileşikleri DNA'nın yapısını oluşturan ve genetik kodlarımızı belirleyen şifrelerin de kodlarıdır. Bu nedenle canlılarda genetik yapının gizli kalmış detaylarını bulmak için pirimidin halkasının yapısının ve özelliklerinin çözümlenmesine fazlasıyla ihtiyaç duyulmaktadır. Pirimidin bileşikleri ile ilgili çalışmalar bu özellikleri nedeniyle oldukça önem taşımaktadır. Çalışmamızda beş basamakta gerçekleştirilen seri reaksiyonlar sonucunda pirimidin halkası içeren yeni amit türevleri sentezlenmiştir. Bu sentezde literatüre göre elde edilen pirimidin asit klorür bileşiği ile aromatik aminlerin reaksiyonu gerçekleştirilmiş ve hedef bileşikler olan pirimidin karboksamit türevleri sentezlenmiştir. Sentezlenen bileşiklerin yapıları Elementel Analiz, FT-IR, 1H-NMR ve 13C-NMR spektroskopisi teknikleri kullanılarak aydınlatılmıştır.
Pirimidinil açiltiyoüre bileşiklerinin sentezi ve karakterizasyonu
Çok yönlü ve eşsiz fizikokimyasal özellikleriyle birlikte günümüzde pazarlanan çoğu farmasötikte bulunan heterosiklik bileşikler, tıbbi kimyanın temel taşları haline gelmişlerdir. Bu bileşiklerin içinde de pirimidinin önemi büyüktür. Pirimidinler, DNA ve RNA'nın yapısında yer almalarının yanında birçok ilacın etken maddesi olarak ta kullanılmaktadırlar. Bu sebepten, bu çalışmada 2,3-furandion bileşiğinden yola çıkılarak on adet yeni açiltiyoüre grubu içeren pirimidin türevi sentezlenmiştir. Sentezi gerçekleştirilen hedef bileşiklerin yapıları elementel analiz, FT-IR, 1H-NMR ve 13C-NMR yöntemleri ile aydınlatılmış, antikanser özellikleri ise disiplinler arası çalışmalarla araştırılmıştır.
Poli(itakonik asit-co-glisidil metakrilat)kopolimerlerinin sentezi ve karakterizasyonu
Bu çalışmada, hidrofilik yapıdaki itakonik asidin (IA) hem yapışkanlık özelliği kazandırabilen hem de çapraz bağlama özelliği olan glisidil metakrilat (GMA) ile olan kopolimerlerinin sentezi ve karakterizasyonu gerçekleştirilmiştir. Poli(IA-co-GMA) kopolimerleri, farklı monomer oranlarıyla 1,4-dioksan çözücüsünde azot atmosferi altında benzoil peroksit (BPO) başlatıcısı kullanılarak çözelti fazında 70°C'de sentezlendi. Polimerler, dietil eter ile çöktürüldükten sonra çözüp tekrar çöktürme tekniğiyle saflaştırıldı ve 40°C'de vakum altında kurutuldu. Sentezlenen kopolimerlerin yapıları, FT-IR, 1H-NMR, 13C-NMR ve elementel analiz yöntemleriyle aydınlatılmıştır. Kopolimerlerin 25+0.1°C'deki vizkozimetrik davranışları takip edildi ve kopolimerin bileşiminin vizkoziteye olan etkisi belirlendi. Kopolimerlerin termal davranışları, TGA metoduyla belirlendi. Poli(IA-co-GMA) kopolimerlerinin bileşimi elementel analiz metoduyla belirlendi. Elde edilen sonuçlarla birlikte çok iyi bilinen Kelen-Tüdös ile Finemann-Ross eşitliklerinden yararlanarak monomer reaktiflik oranları hesaplandı. Monomer reaktiflik oranlarının her iki monomer için de 1'den büyük çıkması sentezlenen kopolimerlerin blok-kopolimer yapısında olduğunu ortaya koymuştur.
Beta-dikarbonil bileşiklerinin multikomponent-domino reaksiyonları ile çeşitli pirimidin türevlerine dönüşümleri
Pirimidin ve pirimidinlerin kaynaşmış türevleri olan kinazolin bileşikleri bazı ilaçların ve alkaloitlerin yapısında yaygın bir şekilde bulunur. Bu nedenle, bu tip heterohalkalıların yeni sentez metotları sentetik kimya alanında önemli bir araştırma konusudur. Bu tez çalışması ile literatürde sentez yöntemi bulunmayan bazı pirimidin ve kinazolin türevlerinin genel sentezi için orijinal metotların keşfi amaçlanmıştır. Yeni yöntem için başlangıç bileşiği olarak amit grubu ihtiva eden beta-dikarbonil bileşikleri kullanılmıştır. Bu türevlerin siyanamit ve dimetilformamit dimetilasetali ile çok-bileşenli domino tepkimesinden 5-açil-2-aminopirimidin-4-on ve 1H-pirimido[1,2-a]kinazolin-1-on türevleri elde edilmiştir. Reaksiyonlar için katalizör DBU kullanılmıştır. Yeni geliştirilen metot ile bir 5-açil-2-aminopirimidin-4-on türevi ve dokuz adet 1H-pirimido[1,2-a]kinazolin-1-on türevi hazırlanmıştır. Sentezlenen tüm yeni maddelerin moleküler yapıları, 1H ve 13C-NMR, IR, elementel analiz ve HRMS cihazları yardımı ile belirlenmiştir.
Synthesis and characterization of N-carboxamide bearing sulfonamide group and its some metal complexes
In this study, dibenzoylaceticacid-N-carboxyethylamide, which used as output substance, was obtained from the reaction of 4-benzoyl-5-phenyl-2,3-furandione with ethylurethane as reported in the literature. 2-Benzoil-N-( 4-(N-formilsulfamoil) fenil)-3-okso-3-fenilpropanamit (LH) used as the ligand was prepared from the reaction of sulfonamide with this compound. New metal complexes have been synthesized from the reaction of transition metal salts of Cu (II), Zn (II), Co (II), Ni (II) and Mn (II) as well as the ligand synthesized in the thesis. The structures of synthesized compounds were determined using by UV-Vis, FT-IR, ¹H and 13C-NMR, TGA spectroscopic techniques. In addition to spectroscopy techinques used stuctrure determination of compounds elemental analysis (C, H, N, S) method was also used.
Platin iyon baskılı polimer sentezi ve elektronik atıklarda uygulamaları
1-(2-aminofenil) pirol, metakriloil klorür ve 4-Vinilpridin gruplarını içeren yeni bir platin(IV) iyon baskılı polimer sentezlendi. İki basamakta sentezlenen poli (pirolobenzometakrilamid-co-4-vinilpridin-co-divinilbenzen)(Pt-PVD) kopolimeri FT-IR ve elementel analiz ile karakterize edildi. Yüzey morfolojisi için SEM görüntüleri alındı. Sentezlenen polimer platinin katı faz ekstraksiyonu ile zenginleştirilmesinde adsorban olarak kullanıldı ve kantitatif geri kazanım için optimum şartlar belirlendi. Platin analizleri ICP-MS ile yapıldı. Pt-PVD baskılı polimer için optimum şartlar pH:4, elüent akış hızı: 1 mL.dk-1, örnek akış hızı: 1 mL.dk-1, elüent türü: 1M HCI:1% tiyoüre, elüent hacmi: 20 mL ve örnek hacmi:250 mL olarak belirlendi. Yöntemin gözlenebilme sınırı, zenginleştirme faktörü ve adsorpsiyon kapasitesi sırasıyla 22.45 μg.L-1, 12.5 ve 20.50 mg.g-1 olarak bulundu. Sentezlenen Pt(IV) iyon baskılı polimer kullanılarak geliştirilen yöntem cep telefonu (Nokia 3310) ve bilgisayar kartı örneklerine uygulandı.
Aktive edilmiş doğal adsorbanlar ile sulu çözeltilerden boyar maddelerin giderilmesi
Bu çalışmada bölgemizde bol miktarda bulunan kuşburnu çekirdeği doğal adsorban olarak seçildi. Sülfürik asit , fosforik asit ve bu asitlerin hacimce eşit orandaki karışımı ile aktive edilen kuşburnu çekirdeklerinin boya gideriminde adsorban olarak kullanılabilirliği araştırıldı. Boyar madde olarak katyonik boya olan metilen mavisi seçildi. Aktive edilen ve işlem görmemiş kuşburnu çekirdekleri SEM, FTIR, BET, Boehm Titrasyonu, pHpzc ve Element Analizi yardımı ile karakterize edildi. Adsorpsiyon yöntemi olarak kesikli (batch) yöntemi kullanıldı. pH, başlangıç boya derişimi, adsorban miktarı, sıcaklık ve süre parametrelerinin MM adsorpsiyon miktarına etkileri araştırıldı. Adsorpsiyon izotermi Langmuir, Freundlich ve Dubinin- Raduschevich izoterm modelerine göre, adsorpsiyon kinetik verileri yalancı birinci derece, yalancı ikinci derece ve parçacık içi difüzyon kinetik modellerine göre hesaplandı. Termodinamik hesaplamalar yapıldı ve aktive edilen kuşburnu çekirdeklerinin tekrar kullanılabilirliği incelendi. Yapılan karakterizasyon çalışmalarından aktivasyonun adsorbanın yüzey özelliklerini değiştirdiği ve kullanılan aktivasyon ajanının yüzey özeklliklerinde oldukça etkili olduğu gözlenmiştir.Ayrıca aktivasyonun MM'si adsorpsiyonunda ciddi artışa neden olduğu belirlenmiştir. pH'ın adsorpsiyon miktarını çok fazla değiştirmediği sıcaklıklığın ise işlem görmemiş adsorbanın adsorpsiyonunu düşürürken aktive edilen adsorbanların adsorpsiyon miktarında artışa neden olduğu görülmüştür. Adsorpsiyon izoterminin Langmuir izotermine uyduğu ve adsorpsiyon kapasiteleri KÇ, SKÇ ve KKÇ için sırayla 39,53 mg/g; 181,82 mg/g ve 185,19 mg/g olarak hesaplanmıştır. Adsorpsiyon kinetiğinin yalancı ikinci derece kinetik modele uyduğu görülmüştür. Termodinamik çalışmalara göre KÇ'nin MM adsorpsiyonu egzotermik,SKÇ veKKÇ'nin MM adsorpsiyonu endotermik olarak gerçekleşti. Tekrar kullanılabilirlik çalışmalarında beş kez tekrarlanan adsorpsiyon yüzdesinin SKÇ için % 98 den %95 e, KKÇ için % 95 ten % 94 e düştüğü görülmüştür. Bu sonuçlar aktive edilen kuşburnu çekirdeklerinin en az 5 kez metilen mavisi adsorpsiyonu için tekrar kullanılabileceğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Metilen Mavisi, Adsorpsiyon, Aktif Karbon, Kuşburnu Çekirdeği
Hidrofobik etkileşimlere dayalı hidrojellerin sentezi ve karakterizasyonu
Bu çalışmada, farklı oranlarda dekanol ile aşılanmış maleik anhidrit ve akrilamit içeren hidrojellerin sentezlenmesi ve karakterizasyonu amaçlandı. Bu amaç doğrultusunda farklı oranlarda akrilamit, maleik anhidrit türevi ve çapraz bağlayıcı içeren hidrojeller hazırlandı ve bu hidrojellerin jelleşme oranları hesaplandı. Maleik anhidrit türev miktarı arttıkça jelleşme oranlarının azaldığı, akrilamit miktarı arttıkça jelleşme oranlarının arttığı belirlendi. Hidrojellerin şişme davranışları farklı sıcaklık, pH ortamlarında zamana karşı incelendi. Hazırlanan hidrojellerin şişme davranışının yaklaşık 5-20 gün içinde dengeye ulaştığı gözlendi. Çapraz bağlayıcı miktarı arttıkça şişme kapasitesinin azaldığı tespit edildi. 25°C'de AAm miktarı az olan jellerin şişme kapasitesinin yüksek olduğu gözlendi. Hidrojellerin sıcaklığa bağlı olarak şişme davranışı incelendiğinde 70°C ve 80°C'de şişmenin 2 adımda gerçekleştiği gözlenirken diğer sıcaklıklarda şişme davranışının tek adımda gerçekleştiği gözlendi. Ayrıca farklı pH'larda şişme davranışı incelendiğinde yapısında asit grubu bulunduran hidrojellerin bazik ortamda daha fazla şişme gösterdiği gözlenirken, yapısında asit grubu bulunmayan hidrojellerde ise farklı pH'ların şişme üzerinde bir etkisi gözlenmemiştir. Anahtar kelimeler:Akrilamit, Maleik anhidrit, Şişme kinetiği, Hidrofobik, Hidrojel.
Aminopiridin grup taşıyan yeni N-karboksamit ve bazı metal komplekslerin sentezi ve karakterizasyonu
Bu çalışmada furandion bileşiğinin üretan ile tepkimesiyle başlangıç maddesi olan Dibenzoilasetikasit N-karboksietilamid elde edilir. Bu bileşiğin 2,6 diaminopridin ile reaksiyonu sonucu N-(6 aminopridin-2-yl)-2 benzoyl-3-oxo-3 fenilpropanamid ligantı elde edilmiştir. Bu karboksamit ligant N ve O donör atomlarına sahip oluşu nedeniyle kompleks oluşumu kolaydır. Bu tez kapsamında sentezlenen iki dişli ligandın Cu(II), Fe(II), Zn(II), Ni(II), Cd(II) geçiş metal tuzlarıyla tepkimesinden oktahedral geometrik yapıda yeni metal kompleksleri sentezlenmiştir. Bu bileşiklerin yapıları UV-Vis, FT-IR gibi spektroskopik ve TGA gibi termal yöntemlerle belirlenmiştir. Yapı tayininde spektroskopik tekniklerin dışında elemental analiz, magnetik duyarlılık kullanılmıştır.
Paslanmaz çeliğin etilen glikol-su karışımındaki korozyonuna S-(2-hidroksietil)-4 metil-tiyazol bileşiğinin inhibitör etkisinin araştırılması
Paslanmaz çeliğin korozyonuna karşı S-(2-hidroksietil)-4 metil-tiyazol (HEMT) bileşiğinin inhibisyon yeteneği, farklı oranlardaki etilen glikol-su karışımında çeşitli derişimlerde, anodik polarizasyon ve elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) teknikleri kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlardan, etilen glikol-su karışımında (antifriz) paslanmaz çeliğin korozyonunun yüzeyde koruyucu bir film tabakası oluşturan HEMT'in ilavesiyle azaldığı gözlenmiştir. İnhibitör etkinliği HEMT'in artan derişimleri ile artmaktadır. En yüksek inhibisyon etkinliği HEMT'in 1,0x10-2 M konsantrasyonunda gözlenmiştir.
Sulu ortamda siklotrimerizasyon tepkimelerinin araştırılması
Siklotrimerizasyon reaksiyonları üç aynı monomer biriminin birleşmesiyle oluşan halkalaşma tepkimesinin adıdır. Siklotrimerizasyon ürünleri biyolojik aktiviteleri nedeniyle farmakoloji, tarım, kozmetik, gıda nedeniyle alanında kullanılmaktadır. Siklotrimerizasyon reaksiyonlarının sentezi için litaratürde pek çok yöntem mevcuttur. Ancak bu yöntemler , pahalı katalizör kullanımı, uzun süren reaksiyon ortamı ve fazla miktarda kullanılan çözücü gibi dezavantajlara sahiptir. Alternatif yöntemlerle kaynakları korumanın yanı sıra maliyeti düşürerek, organik kimyacıların da yeşil kimya alanındaki konseptine uygun çalışmalar tasarlanmıştır. Bu çalışmada çözücü olarak su kullanılarak 1,3,5-triasteilbenzen sentezlenmiştir. Sentez için optimum koşullar belirlmek için çeşitli parametrelerde değişik aralıklar kullanılmıştır. Bunlar 1-24 saat aralığında değişen reaksiyon süresi, 8-12 ml aralığında değişen su miktarı ve 25-280 oC aralığında değişen sıcaklıktır. Bu koşullarda gerçekleştirilen deneylerde verimleri %27-75 aralığında değişmektedir.
Lantanit ve geçiş metali içeren homoleptik ve heteroleptik koordinasyon polimerlerinin hidrotermal sentezi, katalitik ve lüminesans özelliklerinin incelenmesi
Bu çalışma, Cu(I)-Ni(II)/(Ln(III) (Ln=La, Ce, Pr, Nd, Sm, Eu, Dy)-organik ligand düzenlemesini içeren, yapısal tahmini zor olan metal organik kafes yapılarının (MOF) sentezinin detaylı incelenmesini kapsamaktadır. Stokiyometri, pH ve sıcaklık gibi koşulların, hidrotermal şartlarda bileşiklerin yapısına olan etkileri de incelenmiştir. Araştırma kapsamında 2,3-pydc, 2,5-pydc, 2,6-pydc, 2,3-pzdc ve H2pip ligandları kullanılarak sentezlenen koordinasyon polimerlerinin yapıları elementel analiz, ICP-OES, FT-IR, FIR, TGA, tek kristal X-ray, toz XRD, FESEM ve BET analizleri ile karakterize edilmiştir. Bileşikler başarılı bir şekilde yüksek saflığa sahip kristal fazlarda elde edilmiştir. Bileşiklerin lüminesans özellikleri ve heterojen katalitik aktiviteleri araştırılmıştır. Cu(I) ve lantanit metalleri içeren koordinasyon polimerlerinin 360-670 nm aralığında farklı emisyon değerlerine sahip oldukları belirlenmiştir. Sentezlenen bileşiklerin timolün timokinona oksidasyonunda %100 seçicilik gösterdiği HPLC ve GC/MS analizleri sonucunda belirlenmiştir.
Kenaf'ın ılımlı koşullarda doğrudan katalitik gazlaştırılması ve hidrojen eldesi
Bu çalışmada, kenaf bitkisinin ılımlı sıcaklılarda (250-300ºC) doğrudan gazlaştırılmasıyla hidrojen eldesi konusunda araştırma yapılmıştır. Yüksek verimle hidrojen eldesi için uygun biyokütle/su oranı belirlendi. Katalizörlü ve katalizörsüz yapılan bütün gazlaştırma deneylerinde en yüksek hidrojen 12 ml suyun kullanıldığı deneylerden elde edildi. Suda çözünen ve çözünmeyen çeşitli katalizörlerin gazlaştırma ve hidrojen verimine etkisi incelendi. Katalizörlerin toplam gaz oluşumundaki etkinlik sıraları Fe2O3 < CaO < Na2CO3 < CaCO3 < Ru/C < RaneyNi THF>aseton~metanol>tetralin şeklinde belirlendi. En yüksek hidrojen yüzdesi (%47,7) ise metanolün kullanıldığı deneylerde gözlendi. Hidrojen yüzdesine göre çözücüler metanol>aseton~THF>tetralin>ksilen şeklinde değişmektedir. Deney süresinin gazlaştırmaya etkisi incelendi. Yüksek verimle hidrojen eldesi için deney süresinin 60 dakika olduğu belirlendi.
Poliamid (naylon) elyafı boya fiksatörü sentezi ve kullanılabilirliğinin incelenmesi
Tekstil elyaflarından naylon 6 ve naylon 6,6 yani poliamid elyaflarının asit boyaları ile boyanması sonrası, boyanın kumaşa daha iyi fikse olması ve asit boyaları ile boyanmış olan elyafın yaş haslıklarının iyileştirilmesi çok önem taşımaktadır. Bu çalışma kapsamında naylon yani poliamid elyafı fikse maddesi sentezi yapılmıştır. Naylon boyasını poliamid kumaşına fikse edecek maddeler anyonik yapıda, poliamid yüzeyini kapsayacak yeterlilikte molekül büyüklüğüne sahip, polimerik bazda ve poliamid elyafının azot içeren grupları ile etkileşerek, yüzeyde bir katman oluşturmakta ve boyanın kumaştan dışarıya doğru yayılımını önleyebilmektedir. Bu kapsamda sentezlenen kimyasal fiksatörün çevre ve insan sağlığına da olumsuz etkisi olmaması çalışmada ki en önemli husus olmuştur. Piyasada kullanılmakta olan bisphenol ve formaldehit türevleri, kanserojen ve yasaklı maddeler olduğundan bu maddelerin yerine kullanılabilecek, çevreci, insan sağlığına zarar vermeyecek ve maliyeti de piyasa da kabul görecek, yeni bir madde sentezi yapılmıştır. Karboksilik asit türevleri olarak akrilik asit, maleik asit, v.b. monomerlerin polimerizasyonu ve kopolimerizasyonu ile, polimerizasyonda anyoniklik sağlayacak sodyum vinil sulfonat kimyasal maddesi kullanılmıştır. Karboksilik asit türevli polimer/kopolimer sentezlenmiş ve polimerizasyonda sodyum vinil sülfonat da kullanılarak anyonik yapıda bir ürün elde edilmiştir.
Kloramfenikol'ün tayini için elektrokimyasal sensör geliştirilmesi
Kullanımı AB ve ABD 'de yasaklanan antibiyotik türevlerinden biri de kloramfenikol'dür. Kloramfenikol'ün tayini için çeşitli kromatografik cihazlar (HPLC,LC-MS-MS) ya da tarama cihazları (ELISA) kullanılmaktadır. Ancak, bu yöntemler hem pahalı hem de analiz hazırlık sürecinin uzun olmasından dolayı bu yöntemlere alternatif yöntemler araştırılmaktadır. Bu çalışma ile kloramfenikole karşı duyarlılığı ve seçiciliği geliştirilmiş, hızlı ve güvenilir sonuç veren aynı zamanda da taşınabilir bir uygulamada pratik kullanılabilecek elektrokimyasal sensör geliştirmek amaçlanmıştır. Yapılan deneysel çalışmalarla, Dönüşümlü voltametri ve kare dalga voltametrisi tercih edilmiş olup bu yöntemlerde kullanılacak olan elektrotlar modifiye karbon pasta elektrotlar olarak tasarlanmıştır. Karbon pasta elektrotların temelinde grafit yer alırken modifikasyon işleminde ise modifiye Hummer metodu ile sentezlenen grafen oksit ve ardından hidrazinyum hidroksit ile indirgenmesiyle elde edilen, yüksek iletkenliğe sahip grafen kullanılmıştır. Sentezlenen örneklerin karekterizasyonu FTIR ve XRD analizleriyle ve sensör özelliğinin incelenmesinde ise voltametrik yöntemlerden yararlanılmıştır. Sonuç olarak, 16,15 ppm düzeyinde kloramfenikol tayin edilebilmiştir.
Farklı taşıyıcılar üzerine serine proteaz subtilisin carlsberg immobilizasyonu, karakterizasyonu, hidroliz ve transesterifikasyon reaksiyonlarındaki kinetik özelliklerinin incelenmesi
Subtilisin Carslberg (SC) Bacillus licheniformis'ten fermantasyonla elde edilen alkali serin endoproteaz ailesine ait bir enzim olup alkali koşullar altında doğal veya denatüre proteinleri hidroliz etmektedir. Subtilisin Carslberg disülfit bağı içermeyen tek bir polipeptid zincirinden oluşmaktadır. Ayrıca izolelektrik noktası 9,4 olup bazı organik çözücülerde aktivitesini sürdürebilmektedir. Proteolitik aktivitesinin yanında esteraz aktivitesine de sahiptir. Bu çalışmada Subtilisin Carlsberg iki farklı çapraz bağlayıcı: glutaraldehit ve genipin kullanılarak manyetik kitosan (MK), perlit ve β-siklodekstrin ile modifiye edilmiş perlit (Perlit-CD) üzerine immobilize edildi. İmmobilize Subtilisin Carlsberg in hidroliz aktivitesi ve kinetik özellikleri çalışıldı. Hazırlanan taşıyıcıların yapısı ve yüzey morfolojisi SEM, TGA ve EDX ile karakterize edildi. Serbest Subtilisin Carlsberg aktivitesinin optimum sıcaklık ve pH değeri sırasıyla 50oC ve pH 8,0 olarak belirlendi. Genipin ve glutaraldehit ile aktive edilmiş taşıyıcılar üzerine immobilize edilmiş Subtilisin Carlsberg in aktivitesi için optimum pH ve sıcaklıkta serbest enzime benzerlik gösterdi. Subtilisin Carlsberg in hidroliz aktivitesinin bir uygulaması olarak yapılan enzimatik kıl giderimi çalışmalarında enzimatik ve kimyasal yöntemle gerçekleştirilen kıl giderimi çalışmaları karşılaştırıldı. Enzimatik kıl giderimi ile daha yumuşak ve pürüzsüz bir deri yüzeyi elde edildi. Subtilisin Carlsberg in organik çözücü ortamındaki transesterifkasyon aktivitesi ve kinetik özellikleri araştırıldı Ayrıca liyofilizasyon ortamına metal iyonu ve tuz ilavesinin transesterifikasyon aktivitesi üzerine etkisi incelendi.
2-(Dietilamino)etil akrilat'ın hidrojellerinin sentezi, karakterizasyonu ve katalitik özelliklerinin araştırılması
Bu çalışmada, trietil amin (TEA)'in yerine katalizör olarak kullanılmak üzere 2-(dietilamino)etil akrilat (DEAEA)'ın hem homopolimer hem de 2-hidroksietil metakrilat (HEMA) ile kopolimer hidrojeli sentezlenmiştir. Her iki hidrojelde başlatıcı olarak amonyum persülfat (APS), çapraz bağlayıcı olarak etilen glikol dimetakrilat (EGDMA) kullanılarak 70˚C'de sentezlenmiştir. Hidrojellerin yapısı FTIR yöntemi ile aydınlatılmış, termal davranışları ise termogravimetrik analiz (TGA) yöntemiyle belirlenmiştir. Ayrıca hidrojelin sudaki şişme davranışı da incelenmiş ve kinetik parametreleri hesaplanmıştır. Hidrojellerin katalitik özellikleri üretan oluşum tepkimesinde, yığın ve heterojen çözelti polimerizasyonu teknikleriyle TEA ile karşılaştırmalı olarak araştırılmıştır. Yığın polimerizasyonu tekniğiyle yapılan katalitik çalışmalarda, katalitik özelliklere hidrojel miktarı ve tanecik boyutunun etkisi araştırılmıştır. Çalışmalarda, tepkimede ulaşılan en yüksek sıcaklık, oluşan ürünün hacmi, tepkimenin süresi ve verimi takip edilmiştir. Heterojen çözelti polimerizasyonu tekniğiyle de üretan oluşum tepkimesinin kinetiği çalışılmış ve tepkimenin derecesi ile hız sabiti belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda her iki hidrojelin de üretan oluşum tepkimesinde heterojen katalizör olarak kullanılabileceği, hidrojellerin bazı parametrelerde TEA'den daha etkin olduğu anlaşılmıştır.
İki Onosma türünün (O. sintenisii ve O. mutabile) fitokimyasal kompozisyonunun ve biyolojik aktivitelerinin analizi
Bu çalışmada,O. sintenisii ve O. mutabile'den elde edilen metanol ekstraktlarının kimyasal bileşimlerini, in vitro antioksidan ve enzim inhibitör aktivitelerinin araştırılması amaçlandı. Spektrofotometrik analizler, O. mutabile'nin toplam fenolik ve flavonoid içeriğinin O. sintenisii'den daha yüksek olduğunu göstermiştir. Kromatografik analizlerden elde edilen bulgular da spektrofotometrik analizleri doğruladı. O. mutabile'nin yüksek oranda apigenin 7-glukozit ve rosmarinik asit içerdiği belirlendi. O. mutabile özütü tüm antioksidan aktivite testlerinde daha yüksek aktivite sergilemiştir. O. sintenisii, α-amilaz dışında diğer enzimler üzerinde daha yüksek inhibitör aktivite sergiledi. Özütlerin antioksidan aktiviteleri ile kimyasal bileşimleri arasında yakın bir ilişki olduğu anlaşıldı. Ancak söz konusu özütlerin enzim inhibitör aktivitelerinden sorumlu fitokimyasalların belirlenmesi için daha detaylı testler yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler:Onosma sintenisii, Onosma mutabile, Kimyasal Kompozisyon, Antioksidan aktivite, Enzim inhibitör aktivite
Onosma demirizii üzerine fitokimyasal bir araştırma
Onosma türleri geleneksel olarak müshil ve antelmintik ajanlar olarak kullanıldığı gibi göz, kan hastalıkları, bronşit, karın ağrısı, boğulma, susuzluk, kaşıntı, lökoderma, ateş, yaralar, yanıklar, basurlar ve idrar taşlarında da kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Onosma demirizii'den elde edilen etil asetat, metanol ve su özütlerinin antioksidan ve enzim inhibisyon aktivitelerini ve kimyasal bileşimlerini sıvı kromatografi-elektrosprey tandem kütle spektrometresi (LC–ESI–MS/MS) kullanarak belirlemektir. Antioksidan kapasite, radikal süpürme, indirgeyici etki, fosfomolibdenyum ve metal şelatlama testleri dahil olmak üzere farklı kimyasal yöntemler kullanılarak analiz edildi. Kolinesteraz, α-amilaz, α-glukosidaz ve tirozinaza karşı enzim inhibisyon etkisi araştırıldı. LC–ESI–MS/MS analizleri sonucunda özütlerin, özellikle metanol özütünün ana bileşenlerinin hesperidin, hiperosit, klorojenik asit, rosmarinik asit ve pinoresinol olduğu bulunmuştur. Demir (II) iyon şelatlama kapasite testi dışında, metanol özütü fosfomolibdenyum, DPPH ve ABTS üzerine radikal süpürüm ve indirgeme gücü (CUPRAC ve FRAP) testlerinde dikkate değer antioksidan aktivite gösterdi. Tirosinaz enzimi hariç etil asetat ekstraktı, asetilkolinesteraz (AChE), butirilkolinesteraz (BChE), α-glukosidaz ve α-amilaz üzerinde en yüksek inhibisyon aktiviteyi sergiledi. Ek olarak, tüm deneysel parametre çiftleri için ayrı ayrı hesaplanan korelasyon katsayılarına dayanarak, özütlerdeki ana fitokimyasallar ile özütlerin antioksidan ve enzim inhibisyon aktiviteleri arasında yüksek korelasyon olduğu bulunmuştur. Sonuçlar, O. demirizii özütlerinin yeni ve alternatif antioksidan ve enzim inhibitör ajanların kaynağı olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Onosma demirizii, Kimyasal Kompozisyon, Antioksidan aktivite, Enzim inhibisyon aktivite
Doğal ürünlerde fosfodiesteraz 5 enzimi inhibitörlerinin tayini
Erektil disfonksiyon, cinsel aktivite için yeterli ereksiyonun sağlanamaması ve/veya sürdürülememesi durumunun süreklilik kazanması biçiminde tanımlanır. Erektil disfonksiyonun tedavisinde vardenafil, sildenafil, avanafil, udenafil, mirodenafil ve tadalafil gibi sentetik fosfodiesteraz 5 (PDE5) enzim inhibitörleri kullanılmaktadır. Bu tez; spektrofotometrik, elektroanalitik ve kromatografik çalışmalar olmak üzere genel olarak 3 farklı bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci bölümünde, PDE5 enzimini inhibe eden doğal inhibitörlerin tayinleri amaçlanmıştır. Spektrofotometrik çalışmalar sonunda PDE5 enzimi ve sildenafil sitrat inhibitörü arasında herhangi bir kimyasal etkileşimin tespit edilememesi nedeniyle PDE5 enzim inhibitörlerinin varlığını tespit edebilecek bir yöntem geliştirilememiş, böylece bitkilerde PDE5 enzim inhibitörü özelliği gösteren türlerin tayinleri gerçekleştirilememiştir. Tezin ikinci bölümünde gerçekleştirilen elektroanalitik deneysel çalışmalarda, sildenafil sitrat ve tadalafilin eş zamanlı tayini için adsorptif sıyırma doğrusal taramalı voltammetrik yöntemi geliştirilmiştir. Voltammetrik çalışma elektrodu olarak çok duvarlı karbon nanotüplerle modifiye edilmiş camsı bir karbon elektrot kullanılmıştır. Sildenafil sitrat ve tadalafil analitlerinin her ikiside adsorpsiyon afiniteleri nedeniyle modifiye yüzeyde kendiliğinden birikmiştir. Sildenafil sitrat ve tadalafilin elektrokimyasal davranışını değerlendirmek için döngüsel voltammetri takip edilmiştir. Geliştirilen yöntem sildenafil sitrat ve tadalafil için sırasıyla 0.9997 ve 0.9985 korelasyon katsayısı ile 0.01-0.50 µM aralığında doğrusaldır. Her iki analit için geliştirilen yöntemin LOQ'ları 0.010 µM olarak belirlenmiştir. Yöntemin gün içi ve günler arası tekrarlanabilirliği tüm durumlarda % 10 RSD'dan düşüktür. Geri kazanım değerleri % 83 ile % 94 arasındadır. Önerilen yöntemin uygulanabilirliği, analitlerin iki farklı katkılı numunede (bir enerji içeceği ve geleneksel bir bitkisel ürün) belirlenmesiyle incelenmiştir. Tezin üçüncü bölümünde gerçekleştirilen kromatografik deneysel çalışmalarda; HPLC-UV sistemi kullanılarak vardenafil, sildenafil, avanafil, udenafil, mirodenafil ve tadalafil türlerinin eşzamanlı tayini üzerine bir yöntem ortaya koyulmuştur. Optimizasyon çalışmaları sonunda, kromatografik şartlar 1.0 mL/dk akış hızı ile hareketli faz A: 0.01 M pH:3.2 formik asit/format tamponu, hareketli faz B: asetonitril, gradient programı (A:B): 0-8.5dk 72:28, 8.5-20dk 50:50 (v:v), enjeksiyon hacmi 50 μL şeklinde belirlenmiş olup, absorpsiyon ölçümleri 230 nm'de gerçekleştirilmiştir. Analit sinyalleri üzerinde matriks etkisinin % 2.00-49.10 aralığında olması, vardenafil, udenafil, mirodenafil, tadalafil sinyallerini güçlendirdiği; sildenafil ve avanafil sinyallerini ise baskıladığı görülmüştür. Bu nedenle, matriks etkisini minimum düzeyde tutmak için kromatografik çalışmaların tamamı matriks ortamında gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen bu kromatografik yöntem vardenafil, sildenafil, avanafil, udenafil, mirodenafil ve tadalafil için sırasıyla 0.9981; 0.9982; 0.9995; 0.9995; 0.9984; 0.9997 korelasyon katsayıları ile 0.5-50 mg/L aralığında oldukça doğrusal olup, yöntemin LOD değerleri 0.10; 0.07; 0.07; 0.09; 0.11; 0.03 mg/L olarak, LOQ değerleri 0.32; 0.23; 0.23; 0.30; 0.38; 0.12 mg/L olarak belirlenmiştir. Yöntemin gün içi ve günler arası tekrarlanabilirliği tüm durumlarda % 2.67 RSD'dan düşüktür. Geri kazanım değerleri % 87.66 ile % 101.47 arasındadır. Doğruluk çalışmasında, 1 ve 25 mg/L konsantrasyonları için sırasıyla en büyük yüzde bağıl hata değeri 5.81 ve 3.30 olarak hesaplanmıştır. Manisa ve İzmir'de yer alan aktarlardan satın alınan geleneksel bitkisel ürünlerde ve marketlerden satın alınan enerji içeceklerinde, geliştirilen HPLC-UV yöntemi ile bu sentetik PDE5 inhibitörlerinin tayini gerçekleştirilmiştir. Ereksiyonu sağlamak amacıyla bitkisel ürünlerin tamamına önemli miktarlarda sildenafil sitratın eklendiği belirlenmiştir. Elde edilen sonuçları karşılaştırmak amacıyla bu ürünlerden bazılarının LC-MS/MS yöntemi ile analizleri gerçekleştirilmiş, HPLC-UV ve LC-MS/MS yöntemleri ile elde edilen sonuçların birbirine oldukça yakın olduğu görülmüştür.