Dicle University
Discipline

Department of Educational Sciences

Dicle University

13

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

13 Theses
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda görülen şiddetin kaynaklarına ilişkin öğretmen görüşleri

Araştırmanın amacı, ortaokullardaki şiddetin kaynaklarını belirlemek için öğretmen görüşlerini belirlemektir. Son zamanlarda okullarda meydana gelen şiddet, kaygı verici düzeyde arttığı gözlemlenmiştir. Okullarda meydana gelen bu şiddet olaylarının önüne geçilmesi için şiddetin kaynağının bilinmesi gerekir. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Mardin iline bağlı ilçelerde bulunan ortaokul ve imam hatip ortaokullarında çalışan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, bu okullardan basit seçkisiz yöntemle belirlenen 555 öğretmenden oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Parladır (2009) tarafından geliştirilen şiddet kaynaklarını belirleme ölçeği kullanılmıştır. Ölçek beşli likert tipi derecelendirme ölçeğine göre hazırlanan 44 maddeden oluşan 'Ortaokullarda Şiddet ve Şiddetin Kaynakları' isimli veri toplama aracıdır. Ölçek yoluyla toplanan verilerin analizinde ve yorumunda yüzde, standart sapma, t- testi, varyans analizi (ANOVA) ve Scheffe anlamlılık testleri uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi 'p < .05 ' kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda öğretmenlerin görüşleri sonucunda, 6. Boyut 'Teknolojiden kaynaklanan' ve 3. Boyut olan 'Aileden kaynaklanan' boyutlarını okulda yaşanan şiddetin kaynakları arasında en önemli şiddet kaynağı olarak görmüşlerdir. Öğretmen görüşlerinde, cinsiyet, kıdem yılı, okulun türü, öğrenim durumu ve okulun büyüklüğü değişkenlerine göre anlamlı farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Öğretmen görüşlerinde, 'okulun büyüklüğü' değişkeninde, 'okulun fiziki yapısı ve yönetiminden kaynaklanan' boyutunda ; 'öğretmenin öğrenim durumu' değişkeninde 'öğretmenden kaynaklanan' , 'aileden kaynaklanan' ve 'teknolojiden kaynaklanan' boyutlarında; "cinsiyet" değişkeninde 'öğretmenden kaynaklanan' ve 'öğrenciden kaynaklanan' boyutlarında ; 'kıdem yılı' değişkeninde ise 'okulun fiziki yapısı ve yönetiminden kaynaklanan' boyutlarında anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. 'Okulun türü' değişkeninde anlamlı farklılık ortaya çıkmamıştır. Bu araştırma ile ortaokullarda eğitimin kalitesini olumsuz yönde etkileyen şiddetin çözüm yollarının belirlenmesi ve elde edilen verilerin ışığında yetkililere ve araştırmacılara öneriler sunulması amaçlanmıştır.

Aile içi şiddetBireysel şiddetMardin+5
Mahmut Öner
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nasreddin Hoca fıkralarının eğitim yönünden değerlendirilmesi

1NASREDD N HOCA FIKRALARININ EĞ T M YÖNÜNDENDEĞERLEND R LMESHazırlayan: Hakan DEDEBAĞIÖZETAraştırmanın genel amacı; Nasreddin Hoca'nın eğitimci yönünü ortaya koyarak,onun mizahın kendisi haline gelen varoluşsal benliğinden coşmuş fıkralarından, gençkuşağın öz benindeki doğal yetileri uyandırma bağlamında nasıl yararlanılabileceğisorusuna cevap aramaktır. Bu amaçla araştırma; kaynak taramaya dayalı olarak, geneltarama tekniği ve içerik çözümlemesi ile elde edilen bilgilerin yorumlanmasıylayürütülmüştür.1 Birinci derecede kaynak olarak "Nasreddin Hoca Fıkraları" diye bilinennükteler esas alınmıştır. Onun fıkraları Türk'ün zekâ inceliğini, nükte gücünü ve hayatfelsefesini en güzel biçimde yansıtmaktadır. Türk halkının mizah dehasının başta gelentemsilcilerinden biri Nasreddin Hoca'dır. Birçok sanatkâr, yazar ve karikatüristin ilhamkaynağı da o olmuştur.Araştırma sonucu ulaşılan kritik bulgular şöyle özetlenebilir:*Nasreddin Hoca, kelimenin tam anlamıyla eğitimci bir millû şahsiyettir.Yediden yetmişe her yaştaki Türk halkı onu tanımakta, sevmekte, onun fıkralarını kendimizahına vasıta yapmaktadır. Nasreddin Hoca'nın bu derece gönülden sevilmesinin anasebebi, onun nüktelerinde ele alınan konuların hayatla iç içe olması ve hiçeskimemesidir. Çünkü bu nükteler, Türk'ün bilinçaltı/bilinç/bilinç ötesi sezgiselyetilerini kendi dönemi itibariyle belli ölçüde yansıtmaktadır.*Nasreddin Hoca'nın fıkralarına gülünür, ama asıl amaç güldürme değil,düşündürerek insan davranışlarında müspet yönde değişiklik meydana getirmekmaksadıyla insanları kılavuzlamaktır. lk bakışta Nasreddin Hoca fıkralarında birmantıksızlık, bir düzensizlik ve bir tutarsızlık göz önüne serilir. Nasreddin Hoca buyolla; insan zihnindeki kaotik durumu ve öz benin içerdiği kozmosu deneyimlemekte veyansıtmaktadır. Bu bağlamda; Nasreddin Hoca'nın fıkralarının ilk bölümünde doğalzekâ ve sezgisel yetiler yerine zihinsel karmaşa görünümü hâkimdir. Bunun önemli birsebebi, her bilinçlilik düzeyi ile bağlantı halinde olma yani bütünlük vizyonudur.1Hasan Akgündüz, ?Eğitime Dair Kurumsal ve Tarihsel Çözümlemeler? Yüksek Lisans Ders Notları,Diyarbakır, 2007.(Araştırmanın özet/amaç/varsayımlar/sınırlılıklar kısmı bu yapıttan yararlanılarak veöğretim üyesinin doğrudan katkılarıyla raporlaştırılmıştır.)2Fıkraların ikinci bölümü ise, insanın yüksek benliğini yansıtan doğal zekâ ışımasıniteliğindedir.*Nasreddin Hoca'nın fıkralarında tabiat ve toplum unsurları çoktur. Onunnüktelerinin ayırt edici özelliği, zamana, mekâna, olaylara ve problemlere uygunluk arzetmesidir. Bu yönüyle Nasreddin Hoca, büyük bir eğitimcidir. Bu nüktelerin bir özelliğide, her zaman vukû bulması muhtemel olan sade olayları konu edinmesidir. Bu se-bepten nüktelerdeki dersler, her zaman tazeliğini koruyacak niteliktedir.*Nasreddin Hoca'nın eğitime en yaratıcı katkısı insan bilincini bloke edenciddiyet ve lakaytlık ikileminde özdeşleşme zincirini kırması, insan varoluşuna mizahve kutsama temelinde oyun bilinci ile yaklaşma farkındalığı getirmesi ve insanın yüksekbenliğini/sezgisel yetilerini öne çıkarmasıdır.*Araştırmada Nasreddin Hoca'nın fıkraları, eğitim açısından bir tasnife tabitutulmuş, fıkralarla farklı alanlarda verilen eğitsel mesajlar tek tek değerlendirilmiş vefıkraların dil duyarlılığı kazanımına katkıları incelenmiştir. Konunun daha iyianlaşılması için, yeri geldikçe bazı gözlemlerle, başka fıkra ve nüktelere de yerverilmiştir. Ancak az da olsa, bir kaç fıkra, birden fazla konuya misal teşkil ettiğinden,birkaç yerde kullanılmak zorunda kalınmıştır.*Nasreddin Hoca, sadece bir eğitim nazariyecisi olarak görülmeyeçalışılmamıştır. Yalnız Nasreddin Hoca'nın temsil ettiği bu kültürün, nasıl bir insanyetiştirmek istediği hususunda önemli ipuçları elde edilmiştir.*Dikkat çekmek istenilen bir konu da, Nasreddin Hoca fıkralarının, genellikle,çocuklar için olduğu kanaatinin yaygın oluşudur. Aslında bu nüktelerden ders almasıgerekenler, öncelikle büyüklerdir.Anahtar Sözcükler: Nasreddin Hoca, Nasreddin Hoca Fıkraları, NasreddinHoca'nın Eğiticiliği, Nasreddin Hoca Fıkralarının Eğitsel Değeri, Türkçe Sevgisi.

Hakan Dedebağı
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının etkili okul kavramı açısından değerlendirilmesi (Batman ili örneği)

ÖZETGünümüz dünyasında eğitimin vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu bilinen birgerçektir. Hayatımız boyunca devam eden eğitimin sistemli bir şekilde yürütüldüğüyerler okullardır. Eğitim ve öğretimin en önemli alt sistemi olan ve belirli amaçlarıgerçekleştirebilmek için faaliyetlerini sürdüren okullar, harcanan bunca emek ve çabasonucunda acaba amaçlarına ne kadar ulaşabilmektedirler? Bu sorunun cevabı etkiliokul araştırmalarıyla aranmaktadır.Bu araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan yönetici ve öğretmenalgılarına göre; yönetici, öğretmen, okul ortamı (kültürü), öğrenciler ve veliler (çevre)boyutlarında ne derece etkili olduklarını; ayrıca yönetici ve öğretmenlerin her birboyuttaki algılarının mezun olunan eğitim kurumu, kıdem, cinsiyet, çalışılan okul türüve cinsiyet değişkenlerine göre aralarında anlamlı fark olup olmadığını saptamakamaçlanmıştır. Araştırmada ?betimleme-survey? yöntemi kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini 2003-2004 öğretim yılında Batman il merkezinde 35resmi, 3'ü özel ilköğretimlerde görevli 1676 yönetici ve öğretmen; örneklemini ise 82yönetici ve 635 öğretmen oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında 69 maddelik `etkiliokul anketi'nden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerinçözümlenmesi, SPSS (Statistical Pakcage for the Social Science) for Windows 12.0programından yararlanılarak yapılmıştır. Verilerin analiz ve yorumunda, t-testi, varyansanalizi (one-way) ve scheffé testinden faydalanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0.05 olarakalınmıştır.Verilerin analizi sonucunda özetle şu sonuçlar elde edilmiştir:1- Mezuniyet değişkenine göre, ilköğretimde yönetici ve öğretmen algılarıarasında ?okul ortamı?, ?öğrenciler? ve ?veliler? boyutlarında anlamlı fark saptanmıştır.2- Mesleki kıdem değişkenine göre, ilköğretimdeki yönetici ve öğretmen algılarıarasında ?okul ortamı?, ?öğrenciler? ve ?veliler? boyutlarında anlamlı fark yansımıştır.3- Okul türü değişkenine göre, ilköğretimdeki yönetici ve öğretmen algıları(?okul müdürü?, ?öğretmenler?, ?okul ortamı?, ?öğrenciler? ve ?veliler? boyutları)arasında anlamlı fark saptanmamıştır.4- Cinsiyet değişkenine göre, ilköğretimdeki yönetici ve öğretmen algıları?öğrenciler? boyutunda anlamlı fark bulunmuştur.5- Çalışılan kademe değişkenine göre, ilköğretimdeki I. kademe ve II. kademeöğretmen algıları (?okul müdürü?, ?öğretmenler?, ?okul ortamı?, ?öğrenci? ve ?veliler?boyutları) arasında anlamlı fark saptanmamıştır.6- Okuldaki konum değişkenine göre, müdür ve müdür yardımcısı algıları ?okulmüdürü? boyutunda anlamlı fark görülmüştür.7- Yönetici ve öğretmen algıları karşılaştırıldığında ?okul müdürü?, ?okulortamı? ve ?öğrenciler? boyutlarında anlamlı fark tespit edilmiştir.8- lköğretimdeki yönetici ve öğretmen algılarına göre, ilköğretim okullarınınetkililiği genel olarak orta düzeyde çıkmıştır.

Şehmus Oral
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında çalışan psikolojik danışman/ rehber öğretmenlerin iş doyumuna ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi Güneydoğu Anadolu bölgesi örneği

IÖZETBu ara rma ile, Güneydo u Anadolu Bölgesindeki ortaö retim kurumlar naatanan psikolojik dan man /rehber ö retmenlerin ki isel nitelikleri, mesleki ko ullar ,hizmet öncesi ve hizmet içi e itim durumlar ile i doyum düzeyleri aras ndaki ili kilerirdelenerek, elde edilen somut veriler ile gelecekte bu alanda daha verimli hizmetverilmesi maksad yla al nabilecek tedbirlerin ve uygulanacak politikalar ngeli tirilmesine k tutmak amaçlanm r.Ara rman n evren ve örneklemi, 2005-2006 ö retim y nda Güneydo uAnadolu Bölgesinde bulunan Ad yaman, Batman, Diyarbak r, Gaziantep, Kilis, Mardin,Siirt, anl urfa ve rnak il merkezlerindeki genel ortaö retim okullar nda görev yapanpsikolojik dan man/ rehber ö retmenlerden olu maktad r. Ara rman n örneklemini100 psikolojik dan man/ rehber ö retmen olu turmaktad r. Ara rmada; Kuzgun,Sevim ve Hamamc `n n 1999 y nda geli tirdi i 20 maddelik Mesleki Doyum Ölçe ikullan lm r.Ara rmada, öncelikle Güneydo u Anadolu bölgesindeki 9 ilden toplananveriler kay t alt na al nm , daha sonra kaydedilen veriler, SPSS paket programkullan larak analiz edilmi tir. statistiksel analiz yap rken; iki de kenli ba ms zde kenlerin kar la lmas durumunda (cinsiyet, ö renim düzeyi ve medeni durum)t-testi, ikiden fazla ba ms z de kenlerin kar la lmas nda ise tek boyutlu varyansanalizinden yararlan lm r. Anlaml k düzeyi 0,05 olarak al nm r.Ara rma bulgular na göre; Güneydo u Anadolu Bölgesindeki genel liselerdegörevli psikolojik dan manlar n görü lerine göre i doyum düzeylerinin; ki iselözellikler (cinsiyet, medeni durum, memleketinin bulundu u bölge), hizmet öncesi /hizmet içi e itim düzeyleri (ö renim düzeyi, mezun olduklar bölüm, mesleki k dem,hizmet içi e itim faaliyetlerine kat lma s kl ) ve mesleki ko ul (çal klar okulunbulundu u il, gelir düzeyi, görev yapt klar ortaö retim kurumu türü) boyutlar ndaanlaml farkl k göstermedi i görülmü tür.Ayr ca elde edilen bulgular nda, ortaö retim kurumlar nda psikolojikdan manl k ve rehberlik mesle ini icra edecek olan uzmanlar n hizmet öncesi vehizmet içi e itim düzeylerinde geli tirmeler yap labilece i ve mesleki ko ullar n dahaiyi hale getirilebilmesi maksad yla gerekli düzenlemelerin yap labilece ide erlendirilmektedir.

Hakan Bayrı
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen yetiştirme geleneğinin güncel duruşuna ilişkin öğretmen/öğretim elemanı görüşlerinin değerlendirilmesi-Diyarbakır-Ergani Anadolu öğretmen liseleri ve Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi örnekleri

IIÖZETBu araştırmada, Ergani ve Diyarbakır Anadolu Öğretmen Liseleri ile DicleÜniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi örneklerinde Diyarbakır'da güncel öğretmenyetiştirme duruşunu karakterize eden ortaöğretim/lisans programlarınınişlerliği/uygunluğu öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının görüşlerine dayalı olarakbelirlenmeye çalışılmıştır. lişkisel tarama modeli niteliğinde olan araştırmanın evrenini2005-2006 öğretim yılında Diyarbakır ve Ergani Anadolu Öğretmen Liselerindeki 60öğretmen ile D.Ü. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi'nde görevli 102 öğretim elemanıoluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Diyarbakır ve Ergani AnadoluÖğretmen Liselerindeki 48 öğretmen ile D.Ü. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi'nde görevyapan 56 öğretim elemanı oluşturmaktadır.Verilerin toplanmasında 24 maddeden oluşan envanterden yararlanılmıştır.Araştırmada elde edilen veriler, SPSS (Statiscal Package for the Social Science) forWindows 12.0 programından yararlanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analiz edilmesive yorumlanmasında t-testi ve varyans analizi (one-way)'den yararlanılmış, anlamlılıkdüzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir.Dört boyutta (amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme değerlendirme)incelenen öğretmen/öğretim elemanı görüşlerinden elde edilen verilerin analizisonucunda özetle şu sonuçlar elde edilmiştir.1. Diyarbakır-Ergani Anadolu Öğretmen Liselerinde görev yapan öğretmenlerinöğretmen yetiştirme programının uygunluğuna ilişkin görüşleri arasında tüm boyutlardaanlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır.2. Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi öğretim elemanlarınınöğretmen yetiştirme programının uygunluğuna ilişkin görüşleri arasında ise, cinsiyetdeğişkenine göre ?değerlendirme? boyutunda, mesleki kıdem değişkenine göre de?amaç ve değerlendirme? boyutlarında anlamlı farkın olduğu saptanmıştır.3. Öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının öğretmen yetiştirme programlarınınuygunluğuna ilişkin görüşleri arasında da sadece ?süreç? boyutunda anlamlı farkınolduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Öğretmen Yetiştirme, Anadolu Öğretmen LisesiProgramları, Eğitim Fakültesi Programları.

Cemal Aküzüm
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim programlarının etik bilinci uyandırma yeterliliğine ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi Diyarbakır örneği

ÖZETBu araştırmanın genel amacı, Türkiye'de uygulanan güncel ilköğretimprogramlarının insan varoluşunu çerçeveleyen etik koordinatları dıştan oluşturmacı biryaklaşımla mı, yoksa proaktif bilinçteki doğal değerler skalasını uyandırma tarzında mıkılavuzladığı ve her iki durumdaki amaç gerçekleştirme başarısını Diyarbakır örneğindeöğretmen görüşleri çerçevesinde betimlemektir. lköğretimin, bütün eğitim kademeleriiçindeki stratejik önemi bilinciyle araştırmanın genel amacı doğrultusunda etik değerleriuyandırmaya yönelik olarak ilköğretim programlarında izlenen etik eğitimi yöntemi,Türk Milli Eğitim Sistemi içerisindeki ilköğretim programlarının değişim tarihçesi ilegüncel ilköğretim programı irdelenmiş ve etik eğitiminin hangi çalışmalarla daha yararlıhale getirilebileceğinin saptanmasına çalışılmıştır.Araştırma, Diyarbakır il merkezindeki ilköğretim okullarında görev yapan 335öğretmeni kapsamaktadır. Verileri analiz etmek için, frekans, yüzde dağılımı ileIndependent-Sampels T-testi ve One -Way ANOVA testleri kullanılmıştır. Elde edilenbulguların ortaya çıkardığı güncel tablo; öğretmenlerin, etik kavramının önemine vekavramsal boyutuna bakışlarında ?doğuştan masumiyet? yaklaşımına paralel birperspektif ortaya koyduklarıdır. Etik bilincin uyandırılması konusunda ise, etikkavramında sağlanan fikir birliğinin sağlanamadığı, hatta çeliştiği söylenebilir. Etikbilincin uyandırılması sürecinde davranış kazandırma; bilişsel, psikomotor ve duyuşsalboyutta incelenmiştir. Öğretmenler, etik davranışların kazandırılmasında dışarıdaneğitime ihtiyaç olduğunu ifade ederek bilişsel dönüşüme gerek duyduklarını ortayakoymaktadırlar. Bilişsel öğrenmelerin ders dışı aktivitelerle desteklenmesi gerekliliğinekatılmaları psikomotor davranışlara, etik davranışların kazandırılmasında modeldavranışların etkili olduğuna inanmaları ise duyuşsal öğrenmelere verdikleri önemin birgöstergesidir. Davranış kazandırmanın bu boyutlardan sadece biriyle mümkünolamayacağı konusunda ki mutabakat da, öğretmenlerin eğitim konusunda yüksek bilinçdüzeyine sahip olduklarına işaret etmektedir.Anahtar Sözcükler: Ahlak, Etik, Etik Eğitimi, Eğitim Etiği.

Rıdvan Uysal
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Alman yükseköğretiminde değişime karşı direncin altında yatan korkulara ilişkin akademisyen görüşleri

Çalışmanın amacı, Alman yükseköğretiminde meydana gelen son değişimleri belirlemek, değişime gösterilen bir direnç olup olmadığını saptamak ve değişime karşı direncin altında yatan korkuları betimlemektir. Nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseninde tasarlanan çalışmada ele alınan durum, Alman yükseköğretiminde gerçekleşen değişim süreci olarak belirlenmiştir. Ölçüt örnekleme yöntemiyle 4 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmaya katılımda gönüllülük esas alınmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla katılımcılarla birebir görüşmeler yapılmıştır. Yapılan görüşmeler yaklaşık 50 dakika sürmüştür. Görüşme sırasında katılımcıların yöneltilen sorulara yaklaşımları, jest ve mimikleri gözlemlenerek not alma tekniği ile kayıt altına alınmıştır. Çalışma grubunu kapsayan ilgili yükseköğretim kurumunun bilgisi dahilinde üniversite arşivinden temin edilen veriler doküman incelemesi yöntemine başvurularak veri toplama zenginleştirilmiştir. Görüşmeler sonunda elde edilen verilerin analizi için betimsel analiz kullanılmıştır. Yapılan kodlamalar sonunda bulgular; değişimin bilinmezliği, hızı ve kontrol edilemezliği alt temalarından oluşan (i) değişimin özelliği; mükemmellik girişimi, demografik değişim, acil uzaktan eğitime geçiş ve eyalet kanunu değişikliği alt temalarından oluşan (ii) değişim türleri; inançlar, geleneklerin zorbalığı/ teknolojiyi bilmezlik (yetersizlik hissi) ve psikolojik etki (bilinmezlik korkusu, kaygı, stres) alt temalarından oluşan (iii) değişime karşı direnç olmak üzere 3 ana tema altında toplanmıştır. Çalışmada elde edilen bu bulgular kaos teorisi ile ilişkilendirilmiştir. Ayrıca katılımcıların bireysel deneyimleri derinlemesine incelenerek değişimin yönetimi konusunda önerilerine yer verilmiştir. Özellikle ani değişim durumlarında yükseköğretimde meydana gelebilecek olası direncin ve bu dirence karşı alınabilecek tedbirlerin söz konusu olduğu çalışmada elde edilen sonuçların alana katkı sağlayacağı öngörülmektedir.

Rabia Yılmaz
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tersyüz sınıf modelinin ilkokul matematik dersi öğretimine etkisi: Karma yöntem araştırması

Uzaktan eğitim ile sınıf içi eğitimi bir arada yürütmeye uygun olan Ters yüz eğitim metodu, günümüzde uzaktan eğitim alanında ülkemizde de tercih edilen bir sistem olmaktadır. Mevcut matematik okuryazarlık öğretiminin, müfredatın hedeflerine yönelik eksikliği göze çarparken, eksikliği ortadan kaldıran yeni metotlara gereksinim duyulduğu görülmektedir. Bu araştırmada ters-yüz eğitim metodu ile düzenlenen bir öğrenme ortamında, matematik okuryazarlık konusu ana değişken olarak belirlenmiş; çalışmanın hedef kitlesi, ilkokul 4. sınıf öğrencileri olarak belirlenmiştir. Araştırmada Ters Yüz Sınıf modelinin öğrencilerin matematik okuryazarlığı düzeylerine etkisinin araştırılması hedeflenmektedir. Araştırma için 2021-2022 eğitim öğretim döneminde, Antalya ili Manavgat ilçesinde bulunan bir ilkokulda, 4. Sınıfa giden öğrencilerden oluşan deney ve gözlem grupları belirlenmiştir. Uygulama toplamda 5 hafta 45 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel örneklemini amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen 4. Sınıfa giden 10 öğrenci oluştururken, araştırmanın nitel örneklemini amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen 4. Sınıfa giden 10 öğrenci oluşturmuştur. Deney grubunda ters- yüz sınıf metoduna göre matematik öğretimi yapılırken kontrol grubunda öğretime herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmanın yöntemi karma yöntem olup, nicel ve nitel veriler birlikte kullanılmıştır. Araştırma ana desende karma araştırma olup, iç içe geçmiş karma desende deneysel türde araştırma yapılmıştır. Çalışma grubunun akademik başarılarını ölçmek adına nicel araştırma yöntemi olan, ön test -son test kontrol gruplu yarı deneysel desen tercih edilmiştir. Araştırmanın uygulama sürecinde 4.sınıf 1. Dönem matematik müfredatında bulunan konuların temel alınmasından dolayı ön test ve son test soruları farklılık göstermektedir. Öğrencilerin matematik akademik başarılarını ölçmek amacıyla ön test ve son test sınavları Maya Okullarının Ölçme ve Değerlendirme uzmanları tarafından hazırlanılmıştır. Testlerin madde analizi ve güvenirliği tespit edilmiştir. Madde analizinde, her maddenin güçlük ve ayırıcılık indeksleri hesaplanmıştır. Tan (2008), çok fazla sayıda madde olmamak kaydı ile ayırıcılık gücü çok düşük (0.20‟den küçük) olan maddelerin testten atılmasının, güvenirlik katsayısını önemli ölçüde arttırdığını belirtmektedir. Soruların madde güçlük değerleri ve madde ayırt edicilik değerleri incelenerek tüm maddeler 0.20 den büyük olmasından dolayı tüm sorular nitelikli kabul edilmiştir. Büyüköztürk (2012) madde güçlük derecelerinin farklılık gösterdiği durumlarda, başarı testleri için Kuder Richardson-20 (KR20) güvenirlik katsayısının hesaplanmasının uygun olduğunu belirtmektedir. Testin geçerlik-güvenirlik çalışmalarının ve testlerin analitik verileri için KR-20 değerleri tespit edilmiştir. Her iki testtin KR-20 değeri 0.700 den yüksek olmasından dolayı iki test güvenilir olarak tespit edilmiştir. Öğrencilerin akademik testlerinden elde edilen yanıtları derinleştirmek ve öğrencilerin üst bilişsel becerilerini ortaya çıkarmak için öğrencilere yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanılmış ve veriler nitel yaklaşımla analiz edilerek yorumlanmıştır. İncelemeden elde edilen bulgular doğrultusunda TYS modeli ile öğrencilerin matematik konularını daha iyi kavramakta, konulara yönelik akademik sınavlarda daha yüksek puan aldıkları görülmüştür. Deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencilerin ön test puanları arasında herhangi bir farklılık gözlenmez iken deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencilerinin son test puanlarının arasında yüksek bir farklılık olduğunu bulgusuna ulaşılmıştır. TYS modeli ile dersleri gören deney grubu öğrencilerinin son test puanlarının kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrencilerin matematik dersine yönelik olumsuz tutumlarının değiştiği gözlemlenmiş, öğrencilerde matematik dersinin aslında kolay anlaşılan bir ders olduğu düşüncesi gelişmeye başladığı bulgusuna ulaşılmıştır. Öğrencilerde TYS modeli ile matematik derslerin devam etme isteği hatta bütün derslerin mümkünse bu yöntem ile yapılması isteği oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak TYS modelinin 4. Sınıf matematik öğretimine olumlu bir etkisi olduğu ve öğrencilerin TYS modelini beğendikleri, dersleri bu yöntem ile uygulanılması istedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Ters-Yüz Sınıf, 4. Sınıf, Matematik, Eğitim, Hibrit Eğitim

Basamaklandırılmış ters yüz öğrenme modeliKarma yöntemlerKarşılaştırmalı eğitim+6
Dilek Ilgın Özben
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çift kariyerli öğretmenlerin kariyer gelişimlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı çift kariyerli öğretmenlerin kariyer gelişimlerini incelemek, kariyer hedeflerini ve kariyer beklentilerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Antalya ilinin beş merkez ilçesinde, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan, doktora eğitimini tamamlamış, hizmet süreleri ortalama 17 yıl olan, 2 okul müdürü, 6 müdür yardımcısı, 22 öğretmenin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmanın verilerini elde etmek amacıyla katılımcılara, yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi ile betimsel analiz teknikleri kullanılmıştır. İçerik analizinde nitel araştırma paket programı NVIVO12'den yararlanılmıştır. Analiz aşamasında elde edilen veriler, kodlama listesinde yer alan alt-tema ve ana-tema altına yerleştirilmiştir. Son olarak, alt-tema ve ana-tema altına giren tüm ifadelerin frekans ve yüzdeleri belirlenerek tablo ile sunulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre; çift kariyerli öğretmenlerin kendilerini mesleki açıdan geliştirme çabasının, onları doktora eğitimine yönlendirdiği görülmektedir. Çift kariyerli öğretmen olma sebepleri, kişisel nedenlerden daha çok mesleki nedenlerden kaynaklanmaktadır. Çift kariyerli öğretmenler, lisansüstü eğitimlerinin devamında akademisyen olmayı arzulamaktadır. Çift kariyerli öğretmenler gelişime açık, çok yönlü düşünen, araştırmacı bir kişiliğe sahiptir. Çift kariyerli öğretmen olmanın dezavantajlarının, avantajlarından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Çift kariyerli öğretmen olmanın mesleki açıdan dezavantajları daha fazla iken; kişisel açıdan avantajlarının daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Çift kariyerli öğretmenlerin mesleki açıdan dezavantajlarının; meslektaş kıskançlığı, iki kariyeri birlikte yürütmek, MEB yöneticileri tarafından görmezden gelinmek ve MEB'de kariyer basamaklarının olmaması nedeniyle yükselememek olduğu tespit edilmiştir. Çift kariyerli öğretmenlerin, doktora eğitimi sürecinde daha çok mesleki sorun yaşadıkları görülmüştür. Özellikle kişisel açıdan aileyi ihmal etmek, farklı bir şehirde doktora yapmak ve maddi zorluklar; mesleki açısından ise aynı anda hem öğretmen hem öğrenci olmak ve yönetici engelinin öne çıktığı görülmektedir. Çift kariyerli öğretmenlerin, doktora öğrenimini tamamladıktan sonra mesleki sorunları, kişisel sorunlarından daha fazla olduğu ve kişisel açıdan hayal kırıklığı yaşadıkları tespit edilmiştir. Ancak bu sorunları güçlü bir iletişim kurarak, özverili olarak, fedakârlık yaparak, planlı olarak ve ailesinden hem manevi hem de maddi destek alarak çözdükleri bulunmuştur. Çift kariyerli öğretmenlerin, çift kariyerden mesleki beklentileri kişisel beklentilerden daha fazladır. Özellikle mesleki beklentilerinin üniversitede akademik kadro alıp, mesleğe akademisyen olarak devam etme isteğinin öne çıktığı görülmektedir. Çift kariyerli öğretmenlerin, MEB'den tıpkı üniversitelerde, Sağlık Bakanlığında ve Millî Savunma Bakanlığında olduğu gibi, malî ve özlük hakları da verilerek, unvana ve yükselmeye dayalı bir akademik kariyer bekledikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, kariyer, çift kariyerlilik.

Eğitim yönetimiKariyerKariyer geliştirme+3
Hakan Bal
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Akdeniz Üniversitesi 2019 Yabancı Öğrenci Seçme Sınavının (YÖS) başarı puanları açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, Akdeniz Üniversitesi Yabancı Öğrenci Seçme Sınavına (2019) ait madde ve test istatistiklerini inceleyip, çeldirici analizleri gerçekleştirip elde edilen puanların farklı dil grupları arasında farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama araştırması ile modellenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu çeşitli ülkelerden katılan 5383 kişi oluşturmaktadır. Araştırmanın ilk aşamasında YÖS'te (2019) kullanılan madde analizleri çerçevesince değerlendirilmiştir. Maddelerin güçlük ve ayırt edicilik değerlerinin literatürde belirlenen kriterlerini karşılayıp karşılamadığı, dağılımlarının nasıl olduğu, maddelerin güvenirlik durumlarının nasıl olduğu üzerinde incelemeler yapılmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında YÖS'e (2019) ait test istatistikleri değerlendirilmiştir. İlgili istatistikler literatürde belirlenen ölçütlerle karşılaştırılarak söz konusu sınavın niteliği belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada bir sonraki aşamada ise maddelere ait çeldirici analizleri gerçekleştirilerek maddelerde çalışan ve çalışmayan çeldiriciler belirlenerek tavsiyeler sunulmuştur. Araştırmanın son aşamasında ise YÖS puanları bireylerin sınava girdikleri dil değişkenin gruplara açısından karşılaştırılmıştır. Araştırmanın sonunda YÖS (2019) sınavının madde ve test istatistiklerinin genel itibarıyla bir başarı testi için yeterli değerlere sahip güvenilir bir test olduğu, sınavdan elde edilen puan ortalamalarının girilen dile göre farklılaştığı bulunmuştur. Araştırmada son olarak gerekli niteliklere sahip olmayan maddeler hakkında öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Başarı testi, Madde Analizi, Yabancı Öğrenci Seçme Sınavı, Çeldirici Analizi

Akdeniz ÜniversitesiBaşarıBaşarı testleri+5
Erhan Çatal
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik doğum sırası ve travma sonrası büyüme arasındaki ilişkide kişilik özelliklerinin aracı rolü

Bu çalışmanın amacı, psikolojik doğum sırası ile travma sonrası büyüme arasındaki ilişkide kişilik özelliklerinin rolünü incelemektir. Araştırma kapsamında psikolojik doğum sırası (büyük çocuk, ortanca çocuk, küçük çocuk ve tek çocuk), Beş Faktör Kişilik Özellikleri ve travma sonrası büyüme değişkenleri arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkiler tespit edilmiştir. Çalışma, ilişkisel tarama modelinde tasarlanmış olup, analizler 293 katılımcıdan elde edilen veriler üzerinden yapılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Psikolojik Doğum Sırası Ölçeği, Beş Faktör Kişilik Ölçeği ve Travma Sonrası Büyüme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS paket programında yapılmış olup; tanımlayıcı istatistikler, korelasyon analizleri, Mann–Whitney U Testi, Kruskal Wallis H Testi, ANOVA, Bağımsız Örneklem T-Testi ve yapısal eşitlik modeli analizleri kullanılmıştır. Yapısal eşitlik analizleri, PROCESS Macro Model 4 aracılığıyla her bir psikolojik doğum sırası grubu için ayrı ayrı yapılmıştır. Korelasyon analizleri sonucunda, büyük çocuk psikolojik doğum sırası puanının dışadönüklük, uyumluluk ve sorumluluk ile pozitif yönde ilişkili olduğu; ortanca çocuk psikolojik doğum sırasının uyumluluk ve sorumluluk ile negatif, nevrotiklik ile pozitif yönde ilişkiler gösterdiği görülmüştür. Küçük çocuk psikolojik doğum sırası ile deneyime açıklık pozitif ilişkilidir. Tek çocuk psikolojik doğum sırasının ise nevrotiklik ile pozitif, sorumluluk ile negatif yönde ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Travma sonrası büyüme toplam puanı ve alt boyutları incelendiğinde, özellikle deneyime açıklık kişilik özelliğinin travma sonrası büyüme ile güçlü ve tutarlı ilişkiler gösterdiği görülmektedir. Yapısal eşitlik modeli analizleri sonucunda, psikolojik doğum sırasının travma sonrası büyüme üzerinde doğrudan ve güçlü bir yordayıcı olmadığı tespit edilmiştir. Büyük çocuk psikolojik doğum sırasında yaşam felsefesinde değişim alt boyutunda anlamlı bir toplam etki bulunmuş; ilişkilerde değişim boyutunda ise özellikle sorumluluk üzerinden dolaylı bir etki gözlenmiştir. Ortanca çocuk psikolojik doğum sırasında, travma sonrası büyümenin ilişkilerde değişim boyutunda uyumluluk ve sorumluluk yoluyla dolaylı etkiler bulunmuştur. Küçük çocuk psikolojik doğum sırasında deneyime açıklık kişilik özelliği üzerinden travma sonrası büyüme ve bazı alt boyutlara yönelik sınıra yakın dolaylı etki eğilimleri görülmektedir. Tek çocuk psikolojik doğum sırasında ise travma sonrası büyüme üzerinde anlamlı doğrudan etkiler gözlenmezken, ilişkilerde değişim boyutunda sorumluluk yoluyla dolaylı bir etki gözlenmiştir. Genel olarak elde edilen bulgular, psikolojik doğum sırasının travma sonrası büyümeyi tek başına yordamadığını; kişilik özellikleriyle etkileşim halinde sınırlı ve bağlama özgü etkiler ortaya koyduğunu göstermektedir. Özellikle deneyime açıklık kişilik özelliği, travma sonrası büyümenin en güçlü ve tutarlı yordayıcısı olarak öne çıkmaktadır. Bu sonuçlar, travma sonrası büyümenin çok boyutlu bir yapı gösterdiğini ortaya koymaktadır.

Psikolojik doğum sırasıPsikolojik travma
Öyküm Altan
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2025
10
Master'sOpen AccessTR

Ders kitaplarında değerler: Osmanlının son yıllarından Cumhuriyet'in ilk yıllarına (1908-1928)

Bu çalışmada, Osmanlının son dönemi (1908-1922) iptidai mektep ders kitapları ile Cumhuriyet'in ilk yılları (1923-1928) ilk mektep ders kitapları içeriklerinde öne çıkan değerler irdelenerek çocuklara kazandırılmak istenen değerler gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmıştır. Nitel bir araştırma olarak tasarlanan bu çalışmada doküman analizi yöntemi ve içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Bu amaca ulaşmak için dönemin iptidai/ilk mekteplerinde okutulan Ma'lûmât-ı Medeniyye; Musâhabât-ı Ahlâkiyye, Sıhhiyye, Medeniyye, Vataniyye ve İnsaniyye ve Yurd Bilgisi adlı toplam 12 ders kitabından yararlanılmıştır. Kitapların seçiminde dönemin müfredatına göre hazırlanmış olmasına ve resmi makamlarca onaylanmış olmasına özen gösterilmiştir. Mevcut çalışmada, bahsi geçen ders kitapları iki tema altında incelenmiştir. Her bir tema; dinî değerler, kişisel değerler, ailevî değerler, millî değerler ve insanî değerler olarak beş kategoriye ayrılmıştır. Her kategoride de çocuklara kazandırılmak istenen ve öne çıkan değerler kodlanarak değerlendirilmiştir. Ders kitaplarında değerler, çocuklara değer aktarımı yaklaşımı ile öğretilmiştir. Osmanlının son döneminde ders kitabı içeriklerinde değerlere daha fazla yer verilirken; Cumhuriyet'in ilk yıllarında Ma'lûmât-ı Medeniyye ve Musâhabât-ı Ahlâkiyye adlı ders kitabı, Yurd Bilgisi adını almış ve içeriği daha ziyade vatandaşlık bilgisine dönüşmüştür. İncelenen ders kitaplarında öne çıkan başlıca değerler şunlardı: Dinî değerler olarak; mütedeyyin bir insan olmak. Kişisel değerler olarak; sağlıklı olmak, ilim tahsili yapmak, güçlü bir iradeye sahip olmak, ahlâklı olmak, cesâret, sabır, metanet ve soğukkanlılık, kendine saygı, ağırbaşlılık, mütevazılık, doğruluk, dürüstlük, çalışmak, özgüven ve girişimcilik, tasarruflu olmak. Ailevi değerler olarak; aile, aile büyüklerine itâat, sevgi, hürmet, hizmet, minnet, şefkat göstermek. Milli değerler; vatan ve millet sevgisi, askerlik yapmak, vergi vermek, kanuna itâat etmek, seçme-seçilme hakkını kullanmak, sancağa ve ecdat yadigârlarına hürmet etmek. İnsani değer olarak da başkalarına karşı sevgi, hoşgörü, saygı, itâat, şefkat ve merhamet, cömertlik, iyilik ve yardımlaşma, adalet, eşitlik, kardeşlik, dostluk, sadakat, fedakârlık, âdâb-ı medeniyeye riâyet etmek, diğer canlılar ve hayvanları sevmek sayılabilir.

Ahlaki değerlerDemokratik değerlerDers kitapları+5
Ali Doğan
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal hizmet alanında çalışan meslek elemanlarının adil dünya inançlarının psikolojik iyi oluşlarına etkisi

Sosyal hizmet alanında görev yapan meslek elemanlarının çalışma alanının büyük bir kısmını dezavantajlı aileler ve kadın, çocuk, engelli bireyler oluşturmaktadır. Meslek elemanlarının çalıştıkları aile yapıları ve vaka detayları göz önüne alındığında psikolojik iyi oluş düzeyleri ile adil dünya inanç düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek çalışmanın temel amacıdır. Yapılan çalışma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır ve kişisel bilgi formu, adil dünya inancı ölçeği ve psikolojik iyi oluş ölçeklerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında bireylerin genel ve bireysel adil dünya inancının ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin cinsiyet değişkenine göre farklılaşmadığı, sosyal hizmet alanında çalışan meslek elemanlarının adil dünya inançlarının psikolojik iyi oluş düzeyleri arasında ilişkinin incelenmesine yönelik yapılan analiz sonucuna göre ise adil dünya inancı ölçeğinden ve psikolojik iyi oluş ölçeğinden alınan puanlar arasında pozitif yönde, orta derecede anlamlı bir ilişkinin bulunduğu, ancak alanda çalışma sürelerinin psikolojik iyi oluş düzeyleri ve adil dünya inanç düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, Adil Dünya İnancı ölçeğinden alınan puanlar ile Psikolojik İyi Oluş Ölçeğinde yer alan 'Geleceğim hakkında iyimserim' ibaresi üzerine yapılan analizde ise pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişki olduğu ve yine Adil Dünya İnancı ölçeğinden alınan puanlar ile Psikolojik İyi Oluş Ölçeğinden alınan 'Amaçlı ve anlamlı bir yaşam sürdürüyorum' maddesi arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sosyal hizmet, adil dünya inancı

Seval Akkuş
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00