Dicle University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Dicle University

727

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Ulusal siyaset ve yerel hizmet ikileminde Demokratik Bölgeler Partili belediyeler: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi üzerine bir inceleme

"Ulusal Siyaset ve Yerel Hizmet İkileminde Demokratik Bölgeler Partili Belediyeler: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Üzerine Bir İnceleme" başlıklı tezimiz dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın temel kavramlarını oluşturan kent, büyükşehir, yerel yönetim ve belediyelerin yüklenmiş oldukları anlamlar ve belediyelerin ortaya çıkışı ile tarihsel süreç içinde ülkemizde geçirmiş olduğu değişim ve dönüşüm anlatılmıştır. İkinci bölümde ise günümüzde büyükşehir belediyelerinin ilgili mevzuat ve kanunlar içerisinde yapısı ve işleyişi açıklanmıştır. Üçüncü bölümde önce siyaset kavramı açıklanmış daha sonra çalışma ile ilgisi nedeniyle Kürt Meselesi ve Kürt Siyasi Hareketi arasındaki ilişki irdelenmiş, devamında Diyarbakır ilinin sosyo ekonomik yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Son bölümde tezin esas konusunu oluşturan yerel hizmet ve ulusal siyaset ikileminde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin belirlenen beş yıllık dilimde ulusal basına nasıl yansıdığına bakılmıştır. Bu çerçevede örnek olarak seçilen Hürriyet, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinin 2009-2013 yılları arasındaki nüshaları taranmış, DBB hakkında çıkan haberler tespit edilerek çeşitli sınıflara göre tasnif edilmiş, ayrıca DBB'nin 2009-2013 yıllarındaki faaliyet raporlarına incelenmiş, internet sitesinde çıkan haberlere yine bu kapsamda bakılmıştır. Diyarbakır hem Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) hem de Kürt Siyasi Hareketini temsil eden diğer partilerin merkezi konumundadır. DBB de yaklaşık 20 yıldır bu siyasal düşünceyi temsil eden partiler tarafından yönetilmektedir. Bu süre içerisinde belediye ve belediyenin başkanları pek çok kez ulusal siyaset haberleri ile medyada yer almışlardır. Oysa belediyeler çoğunlukla yerel kamusal hizmetleri üretmek üzere oluşturulan kamu tüzel kişilikleridirler. Buradan hareketle bu tez çalışması DBB'nin belirlenen zaman aralığında ulusal basına hangi yönü ile yansıdığını konu almaktadır. Başka bir anlatımla geçen sürede belediye klasik belediyecilik hizmetleriyle mi yoksa ulusal siyasete dair söylem ve etkinlikleriyle mi daha çok ön plana çıkmıştır sorusunun cevabı bu tezde cevaplanmaya çalışılmaktadır. Yapılan inceleme ve analizlerde belediyelerin………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..belirlenmiştir. Bu bilgiler ışığında hazırlanan bu tez büyük ölçüde ilgili alan yazınına dayalı olarak hazırlanmış olmakla birlikte özelikle DBB'nin incelenmesinde yazılı basından istifade edilmiştir. Tez tarihsel betimsel bir yöntemle ele alınmıştır.

BelediyelerDemokratik Bölgeler PartisiDemokratik değerler+7
Ercan Sucan
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimat'tan günümüze belediye ve belediye başkanlığı uygulamaları

Türkiye'de belediyelerin tarihi yüz elli yıllık bir geçmişe dayanır. Osmanlı devletinde Tanzimat'tan önce yerel hizmetleri yerine getiren geleneksel kurumlar bulunmasına rağmen bu kurumlar birer yerel yönetim geleneği oluşturamamıştır. Tanzimattan sonra ise modern anlamda yerel yönetimler ve bunun içinde belediyeler kurulmuştur. Ancak belediyeler halkın katılımını sağlamak, demokratikleşme ve özerk bir yerel yönetim oluşturmak amacıyla kurulmamıştır. Aksine devletin amacı merkezi güçlendirmek, merkezi yönetimin ülkenin tamamına hâkim olmasını sağlamak ve merkeze yardımcı örgütler kurmak olmuştur. Bu durum gelenekselleşerek cumhuriyet dönemi belediyeciliğini de etkilemiştir. Belediye başkanları ilk belediye teşkilatından 1963'e kadar atama yoluyla göreve gelmiştir. Bu tarihten sonra belediye başkanlarının doğrudan halk tarafından seçilmesine olanak sağlanmışsa da günümüze kadar hem belediyeler hem de belediye başkanları üzerinde idari vesayet denetimi uygulanmış ve bazı durumlarda bu vesayet belediye başkanlarının görevlerinden uzaklaştırılmalarına da yol açmıştır. Ayrıca Türkiye'de belediyelerde alınan kararların daha hızlı ve etkin bir şekilde uygulanması için de güçlü belediye başkanlığı uygulaması günümüze kadar devam etmektedir. Bu durum da belediyelerin organları arasında yarı idari vesayet diyebileceğimiz bir duruma yol açmaktadır.

Belediye başkanlığıBelediyelerCumhuriyet Dönemi+4
Veysi Kılıç
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki üniversitelerde muhasebe eğitiminin etkinliği üzerine bir araştırma

Araştırmanın amacı, öğrencilerin, akademisyenlerin ve meslek mensuplarının muhasebe eğitimine yönelik yönlendirilen ortak ifadelere bakış açılarındaki benzerliklerin ve farklılıkların tespitini yapabilmek ve çıkan bulgular doğrultusunda da tespitler ve öneriler getirmektir. Uygulama sonucunda elde edilen veriler üzerinde hipotezlerin tespiti açısından SPSS programı ile t-testi ve Anova analizleri yapılmıştır. Bu araştırmada literatür taramasının yanında, üç ayrı alan araştırması yapılmıştır. Öğrenciler, akademisyenler ve meslek mensuplarının her birine muhasebe eğitiminin etkinliğine yönelik farklı anket çalışmaları uygulanmıştır. Her üç anket çalışmasında da ortak ifadeler belirlenmiş olup, bu doğrultuda hipotezler geliştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi sonucunda anlamlı bulgular elde edilmiştir. Bu bulgulara göre muhasebe eğitiminde teorik eğitim, ders içeriklerinin güncel mevzuata uygunluğu, müfredat, öğrencilerin belge düzenleyebilmeleri, bilgisayarlı paket programlarının kullanılabilirliği, mentorla eğitim konusunda akademisyenler, öğrenciler ve meslek mensuplarının görüşleri arasında farklılıklar tespit edilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda muhasebe eğitiminin etkinliği konusunda eksik uygulamaların varlığından söz edebiliriz. Araştırma kapsamında elde edilen verilerle çalışmada ortaya konulan hipotezler destekler niteliktedir. Ayrıca literatür de yapılan benzer araştırmalarla sonuçların paralellik gösterdiği görülmektedir.

EtkinlikEğitimEğitim etkinliği+4
Yasemin Ezin
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

İbn Ebî Hâtim er-Râzî ve Cerh ve Ta'dîl'deki metodu

Hadis râvilerinin güvenilirliğini inceleyen cerh-taʻdîl ilmine dair çok sayıda eser telif edilmiştir. Bu konuda eser yazan âlimlerden biri de el-Cerh ve't-Taʻdîl adlı eserin müellifi İbn Ebî Hâtim'dir. Bu çalışmada, İbn Ebî Hatim'in yaşadığı dönem özet bir şekilde sunularak eserleri tanıtılmış, el-Cerh ve't-Ta'dîl adlı eserin İbn Ebî Hâtim'e ait olduğu konusu izah edilerek İbn Ebî Hâtim'in el-Cerh ve't-Ta'dîl adlı eseri ile Buhârî'nin et-Târîhu'l-Kebîr'i mukayese edilmiştir. Ayrıca İbn Ebî Hâtim'in bu eserinin, râviler konusunda kendisinden müstağni kalınamayacak bir ansiklopedi mesabesinde olduğu ortaya konulmuştur. Cerh-ta'dîlde kullanılan lafızların tespit ve anlamları büyük bir önem arz ettiğinden İbn Ebî Hâtim'in, râvilerin değerlendirilmesinde çok ve az kullandığı lafızlar tespit edilerek münekkidlerin bu tabirlere yüklediği anlamlar ortaya konulmuştur. İbn Ebî Hâtim'in, cerh-taʻdîl lafızları için yaptığı taksim ve râvi mertebeleri hakkındaki yaklaşımı da tespit edilmiştir. Aynı şekilde İbn Ebî Hatim'in, özgünlüğü, öznelliği ve cerh-ta'dîl bilgilerini alış şekli konuları işlenerek onun cerh-ta'dîl metodu ortaya konulmuştur. Öznelliği bağlamından çelişkileri ve değerlendirmelerinde öne çıkan mezhebi taassup gibi faktörlere dikkat çekilmiştir. Ricâl kitaplarının temel hedefi râvilerin durumlarına bir netlik kazandırmak olsa da müellifler, zaman zaman râvilerden söz etmiş; ancak râvilerin güvenilir olup olmadığına dair herhangi bir ifadede bulunmamışlardır. Bu bağlamda İbn Ebî Hâtim'in haklarında sükût ettiği râviler konusuna da değinilerek onun bu sükûtunun, cerh veya taʽdîl olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hadis, Râvi, Cerh-Taʽdîl, İbn Ebî Hâtim.

Cerh-tadil yöntemiEbu Hatim Ahmed bin Hamdan Er-RaziHadis+4
Fikret Özçelik
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği göç politikaları bağlamında Türkiye'nin göç politikası

Temel olarak mekan değişikliğini içinde barındıran göç olgusu ekonomik, siyasi, toplumsal ve coğrafi olaylar neticesinde meydana gelmektedir. Uluslararası göç, hem göç gönderen hemde göç alan ülkeleri etkileyen önemli bir olgudur. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra birçok Avrupa ülkesinin yeniden yapılanmasında göçmen işçilerin büyük katkısı olmuştur. Ancak ilerleyen dönemler yaşanan ekonomik krizlerden dolayı göçmen işçi alımı durdurulmuştur. Avrupa Birliği bu defa yoğun mülteci hareketleri ile karşı karşıya kalmıştır. Avrupa Birliği'nin göçmenler için önemli bir hedef olmasından dolayı AB birlik düzeyinde göç politikaları geliştirmiştir. Türkiye uzun yıllar Avrupa ülkelerine göçmen işçi göndermesinden dolayı geleneksel göç veren bir ülke olarak algılanmıştır. Ancak 1980'li yıllardan itibaren Türkiye'ye yönelen mülteci ve düzensiz göç hareketleri Türkiye'yi hem hedef hemde transit ülke durumuna getirmiştir. Türkiye'nin AB'ye adaylığı sürecinde göç politikaları önemli bir konu haline gelmiştir. AB, Türkiye'den göç politikalarını AB göç politikalarına uyumlulaştırmasını şart koşmuştur. Türkiye, AB göç politikalarına uyum sağlamak amacıyla 2013 yılında 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nu çıkarmıştır.

Avrupa BirliğiAvrupa Birliği hukukuGöçler+7
Turan Toprak
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın eserlerinde rüya ve musiki

Ahmet Hamdi Tanpınar, farklı türlerde vermiş olduğu eserlerle Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Tanpınar'ın çok yönlü kişiliği ve kültürel zenginliği, eserlerine türlü şekillerle aksetmiştir. Bu çalışmada Tanpınar'ın sanat estetiğinde "rüya" ve "musiki" unsurlarının yeri tespit ve tahlil edilmeye çalışıldı. Tanpınar'ın eserlerinde "rüya" ve "musiki" unsurları üzerine yapılan bazı çalışmalar bulunmakla beraber bu çalışmalar çoğunlukla tek eser üzerinde yoğunlaşmıştır. Tanpınar'ın şiir dünyasında "rüya" ve "musiki" unsurlarını ayrı ayrı tespit eden, Huzur romanını "musiki" unsurları yönünden inceleyen bazı çalışmalar mevcuttur. Ancak Tanpınar'ın bütün eserlerinde "rüya" ve "musiki" unsurlarını bir arada detaylı bir şekilde inceleyen bir çalışma bulunmamaktadır. Çalışmada öncelikle Tanpınar'ın hayatından, edebî kişiliğinden ve eserlerinden kısaca bahsedildi. Rüyanın edebiyatla ilgili olan kısmı bizi Freud'a ve dolayısıyla rüya ile ilgili yapılan bazı bilimsel çalışmalara yönlendirdiğinden psikanaliz ve bazı çalışmalar hakkında özet bilgiler verilmeye çalışıldı. Ardından "rüya" unsurunun birçok sahada tesirini görüp geçmişten günümüz çeşitli din ve kültürlerdeki rolü hakkında bilgi verildi, sinema ve resim gibi sanat dallarına konu olmasından söz edildi. Musiki bölümünde ise edebiyat ve müzik arasındaki etkileşimi, edebiyatı merkez alarak açıklanmaya çalışıldı. İncelemeler neticesi Tanpınar'ın "rüya" ve "musiki" unsurlarını sanatında çeşitli amaçlarla kullandığı görüldü. Tanpınar, "rüya" ve "musiki" unsurlarını; edebî sanat, güzellik unsuru, kompozisyon örneği, medeniyet mukayesesi ve kimlik oluşturma vasıtası olarak kullanmaktadır. Tanpınar'ın bazı eserlerinin isimleri, doğrudan "rüya"dan ve "musiki"den gelmektedir. Tanpınar'ın ilk eserlerinde olduğu gibi son eserlerinde de gözlemlenebilen bu durum, "rüya" ve "musiki" unsurlarının O'nun sanat estetiğindeki yerini sarih bir şekilde gösterirler.

EdebiyatMüzikRüya+3
İbrahim Çalan
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Selâhaddîn-i Eyyûbî'nin tasavvufî yönü ve tarikatlar ile münasebeti

Bu çalışmamızda "Salâhü'd-dünya ve'd-dîn" lakabına mazhar olmuş, tarih sahnesinin önemli şahsiyetlerinden olan Selâhaddîn-i Eyyûbî'nin tasavvufî yönünü detaylı bir şekilde incelemeye çalıştık. Çalışmamızın giriş bölümünde Selâhaddîn-i Eyyûbî'nin iktidarı devraldığı Zengîler ile Fâtımîler'in tasavvufa bakış açılarını irdeledik. Birinci bölümde Selâhaddîn-i Eyyûbî'nin kısaca hayatını ve İslâm esaslarına bağlılığını anlattıktan sonra onun tasavvufî yönünü, Fâtımîlerle mücadelede mutasavvıflardan nasıl yararlandığını ve mutasavvıflara verdiği önem üzerinde durmaya çalıştık. İkinci bölümde Selâhaddîn-i Eyyûbî döneminde ortaya çıkan tarikatları ve onlarla olan irtibatlarını, Selâhaddîn-i Eyyûbî'nin Şâm, Mısır ve Hicaz'da inşâ ettiği hânkâhları ele aldık. Üçüncü bölümde ise Selâhaddîn-i Eyyûbî'nin görüştüğü ve istifâde ettiği mutasavvıfları kaleme aldık.

Dinler tarihiFatimilerSelahaddin-i Eyyübi+6
Ömer Tay
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu hükümleri uyarınca yabancıların sınır dışı edilmeleri

Sınır dışı etme, kişi dokunulmazlığı ve güvenliği ilkesine yabancılar hukuku açısından getirilmiş olan bir istisnadır. Çalışmamızda yabancıların sınır dışı edilmeleri konusu iki bölümde incelenecektir. İlk bölümde, Türk Hukukunda yabancıların sınır dışı edilmeleri başlığı altında öncelikle genel olarak sınır dışı etme kavramı sınır dışı işlemine karşı geliştirilen koruma mekanizmaları ile benzer kavramlar ile olan ilişkisine değinilerek anlatılacak; daha sonra Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası düzenlemelerde ve iç hukukumuzda konunun düzenleniş şekli Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu öncesindeki dönem de anlatılarak incelenecektir. İkinci bölümde ise, 1 Ekim 2016 tarihinde çıkarılan 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen değişiklikleri de kapsayacak şekilde Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu hükümleri uyarınca yabancıların sınır dışı edilmeleri başlığı altında yabancıların sınır dışı edilmesi sebepleri, sınır dışı edilmeyi önleyici sebepler, sınır dışı kararının alınması ve uygulanması, karara karşı yargı yolu ve nihayet sınır dışı kararının sonuçları incelenecektir. Anahtar Kelimeler Sınır Dışı Etme, Yabancı, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, İdari Gözetim, Geri Gönderme Merkezi.

Geri göndermeSınırdışı etmeUluslararası hukuk+3
Döndü Kuşcu
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Risale-i Nur'da varlık ve mertebeleri

Bu çalışma bir giriş bölümü, daha sonra gelen üç ayrı ana bölüm ve en sonda yer alan sonuç kısmından müteşekkildir. Giriş bölümü çalışmanın kaynakları, konusu, yöntemi ve amacı ile ilgili bir hulâsayı içermektedir. Yanı sıra bu bölümde Risâle-i Nûr müellifinin hayatı ve eserleri hakkında genel bilgilere yer verdik. Giriş bölümünden sonra birinci bölümde vücûd ve vücûd mertebeleri kavramlarını ele aldık. Bunlarla ilgili olan adem, vücûb ve imkân gibi kavramların gerek tasavvuf düşüncesinde gerekse Risâle-i Nûr'da nasıl ele alındığını göstermeye çalıştık. Bu bölümde ayrıca varlık düşüncesinin tevhid telakkîsi çerçevesindeki gelişimine ilişkin bilgilere yer verdik. İkinci bölümde ise bir sonraki bölüme hazırlık babından Risâle-i Nûr'un varlık görüşünün dayanağı olan bazı mühim kâideleri irdeledik. En önemli bölüm olan üçüncü bölümde ise gerekli yerlerde alt başlıklar açmak sûretiyle Risâle-i Nûr'daki ilâhî tecellî sistematiğini ve bu paralelde varlık mertebelerini tespit etmeye ve bunları tasavvuf düşüncesindeki tecellî sistematiği ve mertebeler muvâcehesinde ayrıntılı olarak ele almaya çalıştık. Son olarak sonuç bölümünde çalışma sonunda varılan neticeleri hulâsa ettik.

Kur'an-ı KerimRisale-i NurTasavvuf+3
Abdulvehap Erin
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Safiyyuddîn el-Hillî'nin el-Kâfiyetu'l-Bedî'iyyesi

Bu çalışmada, Arap edebiyatında, bedîiyyâtın ne olduğu ve nasıl ortaya çıktığı açıklanmaya çalışıldı. Bu konudaki görüşlere yer verildi. Sonrasında Safîyyuddîn el-Hillî'nin hayatı, edebi kişiliği ve eserleri incelendi. Bedîiyyât türünde nazmedilen ilk kaside olanSafîyyuddînel-Hillî'nin el-Kafîyyetu'l-Bedî'iyye fî'l-Medaihi'n-Nebeviyye adlımanzumesi, şekil ve içerik bakımından incelendi. Bu kasidedeki her beyitin ihtiva ettiği bedîî sanatlarının lugat ve terim manaları açıklandı. Her beyit, içerdiği sanata örnek verildi. Çalışmanın sonuna ise bu kaside ve Türkçe tercümesieklendi. Anahtar Sözcükler Arap edebiyatı, bedîiyye, bedîiyyât, Safiyyuddîn el-Hillî, el-Kafîyyetu'l-Bedî'iyye, bedîî sanatları

Arap edebiyatıArapçaBedi sanatlar+3
Aziz Yavuz
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00