Eskişehir Teknik Üniversitesi
Discipline

Architecture

Eskişehir Teknik Üniversitesi

1,505

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Tasarım kavramının liderlik bağlamında mimarlığa yansıması

Toplumların temsil görevini üstlenen liderler, kendilerine tanınan meşru güç aracılığıyla, ekonomi, savaş, siyaset, sağlık, çevre, kent, sanat ve kültür gibi, yaşamın her alanında, kitlelerin geleceğini belirleyebilecek nitelikte kararlar verebilmektedirler. Bu bakımdan, sosyal yaşamın zorunlu kıldığı ve aynı zamanda köklü bir geçmişi olan liderlik kavramının, günümüz bilgi ve iletişim çağında da son derece önemli olduğu görülmektedir. Diğer yandan; toplumsal yaşayış biçimlerini değiştirebilme potansiyeline sahip olan mimarinin de geçmişte olduğu gibi günümüzde de liderler tarafından ideolojik bir araç olarak kullanılmaya devam edildiği görülmektedir. Toplumsal belleği yansıtan anıtsal tasarımın yanı sıra; yaşam alanları ile ekonomik ve sosyal ilişkilerin genel niteliklerinin belirlendiği kentsel tasarım da liderlerin ideolojilerine hizmet etmektedir. Bu bakımdan, lider ve liderlik tarzı, ideoloji ve liderlerin mimari tasarım yaklaşımları arasındaki ilişki, önem arz etmektedir. Bu çalışmada, demokratik ve baskıcı liderlik tarzlarının mimariye yansımasının, demokratik liderler olarak Mustafa Kemal Atatürk ve Thomas Jefferson; baskıcı liderler olarak Napolyon Bonapart ve Adolf Hitler örnekleri üzerinden somutlaştırılarak anlaşılabilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda; ilk olarak, liderlik ve ideoloji, sonrasında ise demokratik ve baskıcı liderlik kavramları eşliğinde, Mustafa Kemal Atatürk, Thomas Jefferson, Napolyon Bonapart ve Adolf Hitler'in ideolojileri ile mimari tasarım yaklaşımları arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur. Son olarak; lider ve tasarım ilişkisi, liderler bağlamında karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Böylelikle demokratik ve baskıcı liderlerin mimari tasarımı ele alış biçimleri ile liderlik anlayışları arasındaki ilişkinin anlaşılabilmesinde yeni yaklaşımlar ileri sürülmüştür.

BaskıcılıkDemokrasiDemokratik liderlik+7
Sertan Bakar
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Merzifon amerikan board misyoner yerleşkesinde yer alan yapıların değişim analiz ve değerlendirmesi

Merzifon, Amerikan Board Misyonerlik Örgütü'nün Batı Türkiye Misyonu'ndaki önemli istasyonlarından birisidir. Merzifon; eğitim, sağlık, yetimhane, kendine yardım atölyeleri gibi bu örgüte bağlı pek çok kurumu ve bu kurumlara hizmet veren yapıları içermektedir. Merzifon'da bu örgüte ait yapılar, zamanla artarak büyük bir yerleşke halini almıştır. Merzifon'da yer alan bu yerleşkedeki yapılar tek tek belgeler, krokiler, fotoğraflar vb. ile tespit edilmiş ve dönem içinde yaşadığı gelişim, değişim ve dönüşümleri analiz edilerek hem yapı hem de yerleşke ölçeğinde değerlendirilmiştir. Hazırlanan bu tez beş bölümden oluşmaktadır. Bunlar; giriş, materyal ve yöntem, araştırma bulguları ve araştırma sonuçları ve tartışma ve öneriler bölümüdür. Birinci bölüm olan giriş bölümünde, tez çalışmasının amacı, kapsamı ve çalışmada geçen temel kavramlara yer verilmiştir. İkinci bölümde materyal ve bu materyalin tez çalışmasında sürecinde kullanılma yöntemi açıklanmıştır. Üçüncü bölümde yer alan araştırma bulgularında Merzifon'daki Amerikan misyonerlerinin yerleşke alanındaki yapıların ayrı ayrı konum, fotoğraf vb. üzerinden gelişim, değişim ve dönüşümlerinin analizi yapılmıştır. Dördüncü bölüm olan araştırma sonuçlarında yerleşke alanına ait tüm krokilerin birleştirilmesi ile yerleşkeye ait genel değerlendirme yapılmıştır. Son bölümde ise tartışma ve öneriler yer almaktadır.

Büşra Saatci
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Unesco dünya miras alanlarini tehdit eden riskler üzerine bir araştırma: Göreme Milli Parkı ve Kapadokya

Evrensel değere sahip doğal ve kültürel miras alanları her geçen gün deprem, sel, erozyon gibi doğa kaynaklı; kentleşmenin, turizmin, altyapı gelişiminin olumsuz etkileri gibi insan kaynaklı riskler ile karşı karşıya gelmektedir. Bu riskler, çok sayıda miras alanının özgünlüğünü ve bütünlüğünü olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple, miras alanlarının korunması ve miras değerlerinin geleceğe aktarılması için risklere yönelik stratejilerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda bu tez çalışmasında, miras alanlarını tehdit eden risklerin oluşumuna etki eden faktörlerin tanımlanması, analiz edilmesi ve risk seviyelerinin belirlenerek değerlendirilmesi amaçlanmış; risklerin azaltılması ve önlenmesi için öneriler geliştirilmiştir. Çalışma kapsamında ilk olarak UNESCO Dünya Mirası ve risk kavramının uluslararası çağdaş yaklaşımlar bağlamda nasıl ele alındığının örnekler üzerinden ortaya konması amacıyla UNESCO Tehlike Altındaki Miras Alanları üzerinde inceleme yapılmıştır. Risk yönetimi için gerekli uluslararası standartlar, analiz ve değerlendirme araçları tanımlanmıştır. İkinci olarak, sıra dışı kültürel ve doğal peyzaj alanları ile 1985 yılında Dünya Miras Listesi'ne alınan Göreme Milli Parkı ve Kapadokya Kaya Sitlerinin doğal-kültürel yapısının ve değerlerinin sürdürülebilir olarak korunması için yasal ve yönetsel uygulamalar araştırılmıştır. Çalışma alanı özelinde doğa ve insan kaynaklı riskler tespit edilerek haritalandırılmış; riskler bütüncül olarak ele alınarak risk seviyeleri değerlendirilmiştir. Son olarak bu haritaların risk yönetimi amacıyla kullanılmasına ve güncellenmesine yönelik öneriler geliştirilmiştir Yöntem olarak, literatür incelemesi, arşiv taraması ve arazi çalışmasından elde edilen verilerin analiz edilmesi ve yorumlanması için Coğrafi Bilgi Sistemi ve risklerin istatiksel olarak değerlendirilebilmesi için Çok Kriterli Analiz Yöntemlerinden Analitik Hiyerarşi Süreci kullanılmıştır. Bu şekilde, risklerin azaltılması için alınması gereken önlemler, öncelikli müdahale alanları ve yapılacak koruma çalışmaları için öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: UNESCO Dünya Mirası, Doğa ve İnsan Kaynaklı Riskler, Risk Yönetimi, Göreme Milli Parkı ve Kapadokya Kaya Sitleri.

Özge Ceylin Yıldırım
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eleştiri aracı olarak mimari temsil (1960-1990)

ÖZET ELEŞTİRİ ARACI OLARAK MİMARİ TEMSİL (1960-1990) Tuğçe DEMİRHAN Mimarlık Anabilim Dalı Bina Bilgisi Yüksek Lisans Programı Anadolu Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Nisan 2019 Danışman: Prof. Dr. Nuray ÖZASLAN İnsanın fiziksel, sosyolojik ve kültürel bağlamını, değişen koşullara uygun olarak, temsil eden yapılar inşa ederek varlık kazandıran mimarlık genel tanımıyla bir yapı yapma faaliyetidir. Ancak rasyonel bilginin belirleyici olduğu 15. yüzyıldan itibaren mimarlık faaliyetleri sadece şantiye alanı ile sınırlı olmaktan çıkmaya başlamıştır. Bunun yanında yapıların temsiliyetleri de gelişerek mimarlığın düşünsel bir eylem olarak yeni bir kimlik kazanmasına yol açmıştır. Buna bağlı olarak mimar sadece yapı inşa eden değil aynı zamanda temsiliyet araçlarıyla tasarlama eylemini yapan kişi veya otorite olarak statü kazanmıştır. Ancak mimarın tasarlama eylemini gerçekleştiren kişi olarak kazandığı bu güç bir illüzyondur. Çünkü, mimarın inşai dünyaya katkıda bulunmak amacıyla ürettiği her tasarım, yalnızca mimar tarafından değil, tasarımın inşa edileceği coğrafya ve zamanda etkili olan kontrol mekanizmaları tarafından da şekillendirilir. Modern dönemde ekonomik ve siyasi kontrol mekanizmalarının gücünü ve etkinlik alanını arttırmasıyla sosyoloji, felsefe ve sanat alanlarında eleştirel bir tavır ortaya çıkarken, mimarlık eleştiri gücünü kaybederek araçsallaşmıştır. 20. yüzyılın ilk yarısında yaşanan iki dünya savaşının yıkıcı sonuçları neticesinde, 1960'dan itibaren sanat ve diğer alanlarda olduğu gibi mimarlık alanında da araçsallaşan mimarlığın aktörleri olmayı reddeden bir takım sanatçı ve mimarlar, inşa sürecinden kendilerini soyutlayarak, sanatsal ve mimari temsil arakesitinde yeralan eleştirel üretimleriyle öne çıkmışlardır. Doğrudan inşaya yönelik olmayan, mimarlığın kendisine ya da olup bitene karşı duruşlarıyla anti-mimarlık çerçevesinde değerlendirilen bu üretimler, mimarlığı tehdit etmenin aksine mimarlığın özüne dair tartışmaları zenginleştirmiş ve ilerletmiştir. Anahtar Sözcükler: Sanat, Mimarlık, Temsiliyet, Eleştiri, Anti-Mimarlık

Tuğçe Demirhan
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The sensible and intelligible approach to communication and spatial sensibility in islamic architecture:examination of Damascus madrasas

The issue of meaning is considered to be one of the extremely polarized issues in dealing with the field of Islamic architecture, especially the role of theology in its own construction. An approach seems to be shunned away from design considerations in contemporary Islamized architecture, this approach could be manifested through the relationship of Al Hissi-Al Aqli (The Sensible-Intelligible) and spatial sensibility in Islamic architecture. this relationship was put under the scope of perennial philosophy as the timeless language that embodies the abstract to comprehend the esoteric, it was totally ignored in the researches of orientalists and was opposed by the rationalist approach. This thesis discusses the problem of Hissi-Aqli by deeply examining the bond between the metaphysical presence of the divine (metaphors of distance-transcendence) and the spatial archetype in Islamic Madrasas during successive periods (11th to 13th century) in Damascus, where both the socio-cultural and theological aspects have witnessed significant changes in the religio-political exchange. the proposed methods associate spatial ordering analysis, perceptual processes "Space, Shape, Surface, Matter and color investigations to define the "Hissi" and (semiotics study) for tracing the relation to hidden theological attributes. Keywords: Hissi-Aqli "Sensible-Intelligible", Communication, Spatial Sensibility, Space Ordering, Semiotics.

Areej Alchalabı
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Mimari tasarlama yaklaşımı olarak anlatıyı araçsallaştırmak

Bu tez çalışması, anlatıyı kullanarak mimarlık öğrencilerine yönelik yeni bir mekansal düşünme ve mimari tasarım yaklaşımı önermektedir. Anlatının temelinde yer alan, zaman ve mekanın karakterin öyküsüne hizmet etmesi durumu bozularak, bu üçlü ilişki mekansal üretimi önceleyecek şekilde yeniden kurgulanmıştır. Alt bileşenler ve görselleştirme araçları aracılığıyla da mimari tasarlama eyleminin gerçekleşmesi sağlanmıştır. Tezin içeriğinde ilk olarak mimarlık eğitimindeki konvansiyonel tasarım yaklaşımları ve stüdyo kültürü üzerinde durulmuş ve tasarım sürecinde araçların ve temsiliyetin öneminden bahsedilmiştir. Devamında, anlatı ve mekan ilişkisi çift yönlü şekilde ele alınarak geniş bir teorik arkaplan oluşturulmuştur. Anlatıda mekan bölümünde, yazınsal ve görsel çok sayıda anlatı formundaki mekan temsilleri farklı örnekler üzerinden tartışılmıştır. Mekanda anlatı başlığı ise farklı tasarımcı ve kuramcıların fiziksel mekandaki anlatı kavrayışlarını açıklamaktadır. Anlatıyı mimari tasarım için araçsallaştıran literatürdeki başka çalışmalardan da bahsedilerek, kurgulanan yaklaşım önerisi son bölümde ele alınmıştır. ESOGÜ Mimarlık birinci sınıf öğrencilerine yazınsal ve grafik anlatı aracılığıyla mekan tasarımı yaptırmayı amaçlayan "Anlatının Mekanı" uygulaması bu bölümde bütün bileşenleriyle açıklanmış ve gerçekleştirilen çalışmanın sonuç ürünleri üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Önerilen mimari tasarlama yaklaşımın ileride nasıl geliştirileceğine dair veriler de bu çalışmalardan elde edilmiştir.

Hakan Keleş
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Turkish social sustainable building certification model: TÜSSBİSER

This thesis study is based on the aim of "to encourage and improve the social sustainability through building/built environment in Turkey". The production and formation of a building/built environment that will encourage and improve the social sustainability depends only on the design decisions to be made during the architectural design process. That is why ensuring that the social sustainability issues are taken into account during the architectural design process through a specific systematic approach is important. On the other hand, it is possible that the zoning legislation, as well as the architectural design process, plays an important role in encouraging and improving the social sustainability by means of building/built environment as well. In this context, the potential of providing data support to the architectural design process of the social sustainability approach of the legal regulations related to built environment in our country has been regarded as important and analyzed. Since it has been found that the social sustainability content of the regulations scrutinized is quite limited, developing a unique certification model was considered to be both important and required. During the development of this model, because of their comprehensive framework and rich data support, the social sustainability approach of international certification systems has been used as a basis. In this thesis, a model called Turkish Social Sustainable Building Certification (TÜSSBİSER) Model has been developed in order to integrate the social sustainability issues into the building/built environment production processes in our country. The TÜSSBİSER model evaluates the social sustainability approaches of both the international green certification systems LEED, BREEAM ve DGNB and the regulations related to the built environment that are referred as the national legal framework within the scope of this thesis together. Thus, TÜSSBİSER is a unique model with highly comprehensive content.

Gülşah Doğan
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişmiş doğal aydınlatma sistemleri ve uygulama örnekleri

Doğal aydınlatma, tüm sınırlı ve sınırsız ortamlarda öncelikli olarak iyigörme koşullarının sağlanması için vazgeçilmez bir öğedir. Büyükoranda aydınlatma tekniğine dayalı olarak elde edilebilen iyi görmekoşulları, aydınlatma konusunun özelliklerine göre de mimari vesanatsal açıdan, bir anlamda estetik yönden başarılı görüntülersunmalıdır.Bilindiği gibi aydınlatma yapı içi ve yapı dışı konularını kapsamakta,gün ışığından ve lamba ışığından yararlanılarak yapılmaktadır. Gün ışığıile yapı içini aydınlatmada mimari tasarımın vazgeçilmez öğelerindenolan çeşitli nitelikteki pencereler ve / ya da ışıklıklar yapı kabuğundakibiçimlenişlerine göre mimariyi etkilediği gibi aydınlatma tasarımını daetkilemede temel rol oynamaktadır.(1) Çalışmanın amacı, binalardadoğal aydınlatma yöntemlerinin incelenmesi için öncelikle aydınlatmave doğal aydınlatma kavramlarının ele alınması, uygulama örneklerinindeğerlendirilmesidir.Bu çalışmada, aydınlatmanın tanımı, şekilleri, sistemleri ele alınacak;doğal ve yapay olarak ikiye ayrılan aydınlatma şekillerinden doğalaydınlatmanın kullanıldığı örnek uygulamalar incelenecektir. Buuygulamalar içinde kullanılan yeni sistemler, gün ışığından daha fazlayararlanabilme ve yapay aydınlatmayı daha az kullanmayı amaçlayansistemler ele alınacaktır.Anahtar Kelimeler : Günışığı, Aydınlatma, Doğal Aydınlatma

Çiğdem Öztürk
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Binalarda yangın güvenliği bağlamında kaçış yollarının risk analizi ve bir örnek çalışma

Hulusi Fatih Kapancı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Yangınla ilgili mevzuatlar çerçevesinde toplanma amaçlı yapılarda kaçış yollarının analizi ve bir örnek çalışma

Toplanma amaçlı yapılar, yangın güvenliği açısından oldukça tehlikeliyapılardır. Kullanıcı yoğunluğunun fazla olması, kullanıcıların yapıya alışıkolmaması, yapıların genellikle büyük ölçekte ve karmaşık planlamaya sahipolması, atriumlu olabilmesi, akustik ve dekorasyon amaçlı tutuşabilir özelliktekaplama malzemelerinin çok yaygın olarak kullanılması, bu yapılardaki yangıngüvenlik önlemlerinin yüksek derecede olmasını gerektirmektedir.Bu bağlamda tezde toplanma amaçlı yapıların karakteristik özellikleri ortayakonmuş, bu konuda ulusal ve uluslar arası mevzuatlar incelenmiş vekarşılaştırmalı analizleri yapılmıştır.Yapılan analizler sonucunda performans kriterleri oluşturularak, seçilen örnekproje değerlendirilmiş ve söz konusu örnek projenin boşaltım modellemesigerçekleştirilmiştir. Modellemede kullanılan yazılım, başka bir projenin yapılantatbikat ve modelleme sonuçlarıyla karşılaştırılarak güvenilirliği test edilmiş veolumlu sonuç elde edilmiştir.Seçilen örnek proje üzerinde de modellemeler yapılmıştır. Bütün bu çalışmalarışığında, performansa dayalı yangın güvenliği tasarımının önemi vurgulanmışvve modelleme yönteminin tasarım sürecinde uygulanmasının gerekliliği ortayakonmuştur.Bilim Kodu : 804.1.099Anahtar Kelimeler : Toplanma amaçlı yapı, yangın güvenliği, kaçış yolları,tahliye süresi, mevzuatlar, boşaltım modelleri,Sayfa Adedi : 259Tez Yöneticisi : Doç. Dr. Füsun Demirel

Fatma Sevindi
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye derece gün bölgelerinde ısıtma gerektiren dönem için alçak katlı konut binalarında uygun cam tiplerinin saptanmasına yönelik bir yöntem

Yapılan çalışmada Türkiye'de derece gün bölgelerine göre, alçak katlıkonut binalarında, ısıtma gerektiren dönemde uygun cam tiplerininseçilmesi ve pencere derecelendirme (rating) sisteminin geliştirilmesinebaz oluşturulması hedeflenmektedir. Bu amaçla pencerelerin enerjiperformanslarının etüdüne yönelik hesaplama yöntemleri, ilgilistandardlar, derecelendirme sistemleri incelenmiştir.Analizler sonucunda performans göstergeleri saptanmış, buna bağlıolarak incelenecek cam tipleri belirlenmiştir. Modelin çerçevesi çizilmiş,sınırlar, kabuller detaylandırılmıştır. Çalışmada seçilen referans binada,cam tiplerinin ısıtma gerektiren dönem için enerji tüketimini etkileyenfaktörler saptanmış, net enerji dengesi denklemi oluşturulmuş, 4 derecegün bölgesi için Qnet değerlerini etkileyen A ve B katsayıları eldeedilmiştir.Referans binada farklı cam tiplerinin performansları hazırlanan excelformulasyonu yardımı ile hesaplanmıştır. Sonuçlardan elde edilengrafikler değerlendirilerek her derece gün bölgesinde ısıtma gerektirendönem için uygun cam tipleri önerilmiştir.Bilim Kodu : 804.1.144Anahtar Kelimeler : Pencere, cam, konut binaları, enerjiperformansı, enerji derecelendirme sistemi,ısıtma gerektiren dönemSayfa Adedi : 149Tez Yöneticisi : Prof. Dr. Gönül UTKUTUĞ

İdil Ayçam
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Büyükdere Çayırbaşı Caddesi 99 numaralı Dr. Ferda Zafer Yavuz evinin restorasyon önerisi

Bu çalışma, stanbul'un Boğaziçi yerleşimlerinden biri olan Büyükderemevkiinde bulunan barok üsluplu konut mimarisi örneklerinden ÇayırbaşıCaddesi 99 kapı numaralı yapıyı konu etmektedir.Çalışma kapsamında, öncelikle yapı ve yapının yakın çevresi incelenerekbugünkü durum tespiti yapılmıştır. Araştırmalar sonucu elde edilen bilgi vebelgeler yorumlanarak, geçmiş ile bugünün karşılaştırılması yapılmıştır. Özgünhalini çoğunlukla koruduğu tespit edilen yapının restorasyon projesihazırlanmıştır.Bilim Kodu : 803.1.101Anahtar Kelimeler : stanbul, Büyükdere, Barok, Batılılaşma, RestorasyonSayfa Adedi : 347Tez Yöneticisi : Prof. Dr. Can Mehmet HERSEK

Başak Yavuz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Ulaşım gürültüsü kontrolünde bariyer kullanımı ve bio-bariyer uygulamaları

Karayolu gürültüsü; kent yapılanmasını oluşturan karayolu ağının kentsel mekâna yayılımı nedeniyle en yüksek maruziyetin gözlendiği çevresel gürültü kaynağıdır. Kent içi alanlarda, karayolu ağının kullanıcıyla yakın teması nedeniyle maruziyet seviyesi artmakta; gürültü kontrolü zorunluluk olarak kendini göstermektedir. Etkili gürültü kontrolü, gürültü oluşumuna etki eden bileşenler üzerinde alınacak önlemlerin uygulama alanının genişletilmesiyle sağlanabilir. Gürültü bariyerleri; kaynak ve alıcı arasında bağımsız olarak konumlanabilmesiyle geniş uygulama alanına sahip olması ve hesaplama ilkeleri doğrultusunda mevcut ihtiyaca yönelik uygulanabilmesiyle gürültü kontrolünde etkili bir çözüm sunmaktadır. Bariyer tasarımlarında ahşap, metal, beton, blok, plastik, cam gibi yapay ya da toprak dolgu, bitki örtüsü gibi doğal malzemeler kullanılabilir. Kent içi alanlarda yüksek yapılaşma yoğunluğunda olumsuzluklar gözlenen çevresel koşulların iyileştirilmesi için bitkilerin işlevsel özelliklerinden faydalanılarak yaşam kalitesinin yükseltilmesi sağlanabilir. Doğal malzemelerin gürültü kontrolünde etkin sonuç vermesi için uygulanacağı alan ihtiyacının yapay malzemelere göre fazla olduğu bilinmektedir. Kent içi alanlarda geniş boşluklar bulunmadığından; bitkileri kendi yapılarına dâhil etmek üzere tasarlanmış bio-bariyerler; bitkisel materyal kullanımına alternatif bir çözüm sunmaktadır. Bio-bariyer uygulamalarında; yapısal eleman ve bitkisel materyal katmanlarının birlikte kurgulanmasına yönelik yapım sistemleri kullanılmaktadır. Araştırmalar sonucunda; akademik çalışmalarda bio-bariyer yapım sistemi sınıflamalarına ilişkin farklılıklar bulunduğu ve sistem türlerinin bütünsel olarak ele alınmadığı belirlenmiştir. Bio-bariyerlerle ilgili bilgi karışıklığı, bu sistemlerin sadece estetik amaçlı kullanılmasına neden olmakta ve uygulamaların yaygınlaşmasını engellemektedir. Çalışmanın amacı; bio-bariyer uygulama alanlarının genişletilmesi için yapım sistemlerinin sınıflandırılmasıyla ilgili karışıklığın giderilmesi ve uygulamaların sistematik bir biçimde sınıflanmasıdır. Çalışma kapsamında; bio-bariyer yapım sistemlerinin referans kaynaklarda tanımlanmış olan içerikleri değerlendirilerek, yapım sistemleri ortak başlıklarda toplanmış; akademik çalışmalarla birlikte endüstriyel ürünlerin araştırılmasıyla sistem kapsamları geliştirilmiştir.

GürültüGürültü azaltmaGürültü denetimi+5
Ceren Ünver
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Binalarda yangın güvenlik önlemlerinin analizi ve yangın güvenlikli bina tasarımına ilişkin performans kriterlerinin ortaya konulması

Yangın güvenlik önlemlerinin genel çerçevede incelemesinin yapıldığıçalışmada; planlama aşamasında yangın güvenliğine ilişkin alınması gerekenkararların belirlenmesi amaçlanmaktadır. Tezde öncelikle yanma ve yangınkavramları analiz edilerek temel bilgilerin oluşması sağlanmıştır. Daha sonrayangının bina üzerindeki etkisi ve tasarım aşamasında binalarda alınacakönlemler incelenmektedir. Binalarda alınacak yangın güvenlik önlemleri tezde;yapı malzemesi, yapı elemanları, bina ölçeği ve yerleşim ölçeğinde ele alınmıştır.Ayrıca tezde; mimarın tasarım aşamasında yangın güvenliğine ilişkin kararları,tasarımına aktarması için BYKHY doğrultusunda hazırlanan kontrol listelerioluşturulmuştur. Sonuç ve öneriler bölümünde ise; tasarımcıya yangıngüvenlikli bina tasarım kararlarına ilişkin bir akış şeması verilmiştir.

Emel İplikçi
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Kent mimarisinde değişen sınır kavramı: Amasya örneği üzerinden bir inceleme

Mimari mekânın sınırları; mekânı şekillendiren unsurların bir araya gelmesiyle çok katmanlı bir hal almıştır. Tezin kuramsal altyapısı oluşturulurken geniş ve çoklu anlamları bünyesinde barındıran sınır kavramı; tarihi ve doğal öğeleri olan kentte sınırın bir engel olarak tanımlanmaktan çıkıp etkileşimin odağı haline gelerek; fiziksel, sosyal ve psikolojik sınırlar aracılığı ile yeni bir bakış açısı sunmaktadır. Kamusal alanlarda meydana gelen ve konut tipolojilerinde görülen toplumsal, kültürel ve sosyal sınır açılımlarının zamanla şekil değiştirmesi durumunun kamusal-özel genelinde açıklanıp, kavramsal açılımlar üzerinden değerlendirilerek farklı disiplinlerce yorumlanması hedeflenmektedir. Çalışma alanı olarak Amasya kenti seçilmiştir. Tarihi ve doğal öğeleri olan bu kentte, yeni planlama anlayışında sınır kavramı insan etkisiyle de yeni açılımlara sebep olmaktadır. Kentin morfolojik gelişimini ve sınırlarını mekânlar üzerinden okumak ve mekânsal yapılarda meydana gelen değişimleri yorumlayarak; kentin dönüşüm sürecini anlamamıza yardımcı olmaktadır. İnsan ve kentin etkileşime ve iletişime girdiği noktalar önemli alanlar tanımlamakta ve tezin konusunu oluşturmaktadır. Kentin önemli bir aktörü olan insan mekânsal ve toplumsal eylemlerle kentin yapısını değişim ve dönüşüme uğratmaktadır. Kentteki sınır açılımları; kentsel morfolojik haritalar, imajlar ve kesitler üzerinden yapılan kullanım ve kamusallık değerlendirmeleri doğrultusunda Amasya örneği üzerinden incelenip; sınırın yapılı çevre ile kurduğu ilişkilerin kentsel bağlamda yorumlanması beklenmektedir.

Arife Koca
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Arkeolojik alanlarda çağdaş tasarımlar: Eskişehir Karacahisar kalesi koruma ve sergileme önerisi

Yapım tarihi tam olarak belli olmayan Karacahisar Kalesi, Eskişehir'e 7 km uzaklıkta, Karacaşehir köyünün güneybatısında, 1010 rakımlı bir alanda bulunmaktadır. Kale hem Bizans hem de o zamanlar Beylik olan Osmanlı Devleti için konum itibarı ile önemli olmuştur. Bizanslılara ait olan kale Osmanlılar tarafından ele geçirildikten sonra burada Osman Bey adına hutbe okutulmuştur. Bu Osmanlı Beyliğinin bağımsızlığının ilan edilmesi olarak yorumlanmıştır. 1999 yılı itibariyle Karacahisar Kalesi'nde araştırmalar ve kazı çalışmaları başlamış olup; halen devam etmektedir. Bu çalışmada Karacahisar Kalesi için koruma ve sergileme önerileri geliştirilmiştir. Öncelikle arkeolojik alanlarda koruma için oluşturulmuş tüzük ve yönetmelikler incelenmiş, arkeolojik alanlarda koruma sorunlarının ve yöntemlerinin neler olduğu açıklanmıştır. Daha sonra çeşitli koruma ve sergileme uygulamaları seçilmiş ve özelliklerine göre sınıflandırılarak Karacahisar Kalesi önerilerinin geliştirilmesi için kaynak oluşturulmuştur. Son olarak seçilen örneklerin ışığında Karacahisar Kalesi'nin durumu değerlendirilmiş ve kalenin korunması, sergilenmesi ve tanıtımının sağlanması için öneriler oluşturulmuştur.

Cemre Su Abacı
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

20. yy. sonu mimari tasarım stratejilerindeki değişim: Değişimin nedenleri ve yönü

Bu tez çalışmasında, dünyadaki gelişmelere paralel olarak değişen tasarımstratejileri incelenmektedir. Tezde incelenen konu çerçevesinde, girişbölümünde amaç belirlenmiştir. İkinci bölümde, gerekli ana kavramlara ilişkinkabul edilen tanımlar verilmiştir. Üçüncü bölümde, ekolojik/enerji etkinyaklaşımlar araştırılmıştır. Dördüncü bölümde, teknolojik gelişim paralelindemalzeme ve yapı bileşenlerinin kullanım olanakları incelenmiştir. Son bölümde,yapılan araştırmalar ve incelenen örnek binalar kullanılarak 20. yy. sonutasarım stratejilerinin yönü belirlenmiştir. ünümüzde çevre kirliliğinin enönemli nedenlerinden biri, geleneksel enerji üretim yöntemleridir. Geleceğinbinaları az enerji tüketmeli ve tasarımları ekolojik/enerji etkin ilkelerdoğrultusunda düşünülmelidir.

Safiye Pınar Çakmak
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa Hançerli (Hanzade) Hamamı restorasyon önerisi

Bu çalışma, Bursa'da 16. yy. Osmanlı yapılarından olan HançerliHamamı'nı konu etmektedir. Yapının korunarak gelecek nesilleresağlıklı bir şekilde aktarılabilmesi için; bugünkü durumunun tespitirestorasyon imkanlarının tespiti ve uygun işlev araştırması; çalışmanınamacını oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında Hançerli Hamamı'nıngünümüzdeki durumu incelenmekte, tarihi araştırma ve karşılaştırılmalıçalışmalar yardımı ile özgün durumu araştırılmakta ve elde edilenbilgilerin değerlendirilmesi ile uygun bir işlev belirlenerek birrestorasyon projesi önerilmektedir

Zafer Kocakaya
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Erişilebilirlik kavramı ve erişilebilirliğin mevzuatlar açısından değerlendirilmesi

Geçmişten günümüze doğru bir okuma insan odaklı ya da kullanıcı odaklı planlama ve tasarım yaklaşımlarının yakın zamanlara kadar tasarımcıların gündeminde olmadığını göstermektedir. İnsan odaklı tartışmaların değer kazandığı günümüzde insanlara, özellikle de kapsayıcı olmayan tasarımlar nedeniyle engellenen insanlara verilen önem çağdaşlık göstergelerinden biri olarak kabul edilmekte, gündelik yaşama bağımsız ve herkesle birlikte tam katılım devletlerin yasal düzenlemeleriyle garanti altına alınmaktadır. Günümüzde yaşanabilir kentler için çağdaş ulaşım planlamasının ve yaşama bağımsız olarak tam katılımın temel koşulu olan erişilebilirlik, insan hakları yazınında gündemin özel temalarından biri haline gelmiştir. Bu durum, insanın haklarını kullanabilmesinin bir aracı olmasının yanı sıra özgür kıldığı insana hayatı bağımsız yaşama olanağı sunmasından dolayı erişilebilirlik temel bir hak olarak nitelenmiştir. Bu çalışma, etkileşimde oldukları çevre erişilebilir olduğu sürece yaşam kalitesi artacak olan insanların mekânsal erişilebilirliğini mevzuat üzerinden değerlendirmekte, mevzuatın yasal dokümanları arasındaki çelişkileri ortaya koymakta, mevzuatta uyulması zorunlu olarak nitelenen TS 9111 "Özürlüler ve Hareket Kısıtlılığı Bulunan Bireyler için Binalarda Ulaşılabilirlik Gerekleri" başlıklı standart ile ona atıf yapan yasal dokümanlar arasındaki ilişkiyi analiz etmekte, tartışmakta ve değerlendirmektedir.

Melek Mankan
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir kenti bağlar semti özelinde stüdyo tipi konut dönüşümünün incelenmesi

Eskişehir kentinin "günümüz söylemiyle" bir öğrenci kentine dönüşmesiyle birlikte, kentsel ölçekte kentin üniversitelere yakın bölgelerinde konut mekanlarının, zamanın ruhu ile birlikte bir dönüşüme girdiği gözlemlenmektedir. Bu dönüşüm, mimarlığın her dönem gündeminde olan konut tartışması ile ele alınabileceği gibi, yaşanan mekansal dönüşümün Bağlar semtini (Eskibağlar ve Yenibağlar) bir öğrenci yerleşimine dönüştürmesi sebebiyle, "konut" başlığının ötesinde, içerisinde gündelik hayat ve üretim ilişkilerini de barındıran toplumsal bir vaka olarak ele alınmasını zorunlu kılmıştır. Bu tez çalışmasında, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü (AÜYEK) civarında yer alan Eskibağlar ve Yenibağlar (Bağlar) semtlerinde 2000'li yıllarda gerçekleşmeye başlayan stüdyo daire üretimi (1+1, 1+0); mimarlığın meta olarak ürettiği mekanların nitelikleri ile birlikte bu konutlar üzerinden gelişen kentin sermaye üretimi ve gündelik hayat ilişkileri ile ele alınmaktadır. Mimarlık literatürüne geçici konaklama mekanları olarak giren "apart daire" kullanımı, çalışma alanı içerisindeki stüdyo tipi konutların geneli için yerel bir isim halini almıştır. Bu çalışma ile birlikte kentin gündelik hayatı ile birlikte gündelik dilinde de yer edinen konut dönüşümünün neden ve sonuçları aranmaya çalışılmaktadır. Bu kapsamda çalışma alanı içerisinde yer alan örnek yapılarda ve alanın genelinde, mimarlık bilgisi ve pratiğinin üretimleri tartışılırken, bir yandan da toplumsal hayatın, gündelik hayat ilişkilerinin ve kentsel aktörlerin dönüşen mekan üzerindeki etkileri, tarihsel veriler ve imar alanındaki düzenlemeler ışığında aktarılmaktadır. Öğrenciler tarafından yerleşim alanı olarak benimsenen çalışma alanının, olumlu/olumsuz yönleri tespit edilerek gelecekte de öğrenci yerleşkesi olarak sürdürülebilmesinin mekansal karşılıkları öneriler şeklinde geliştirilmektedir. Anahtar Sözcükler: Eskişehir, Stüdyo Daire, Küçük Konut, "Apart", Gündelik Hayat

Eşref Taner İlerde
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çift kabuk cephelerin ekonomik etkinliğinin yaşam dönemi maliyeti analiziyle irdelenmesi

Günümüzde devamlı artmakta olan enerji ihtiyacını karşılamak üzerekullanılan fosil yakıtların ve doğal kaynakların azalması, dünya enerjitüketiminde büyük bir paya sahip olan bina endüstrisini daha az enerjitüketmeye ve doğal kaynaklardan maksimum düzeyde faydalanmaya olanaksağlayan yeni yapı kabuğu sistemlerinin tasarlanmasına yöneltmektedir. Ancakbu çalışmalar sonucunda oluşturulan cepheler bina enerji maliyetine ek yükgetirmekte ve kullanıcılarda iklimlendirme kullanımından dolayı hasta binasendromuna neden olmaktadır.Enerji etkin tasarımlara duyulan ihtiyacın gitgide artmasıyla birlikteoluşturulan yeni tasarımlar, binaların değişen iklim koşullarına karşı en azenerji kullanarak optimum koşulları sağlamak üzere nasıl hareket edebileceğinitahmin edebilen sistemler olarak tasarlanmaktadır. Bu çalışmalar sonucundageliştirilen çift kabuk cepheler, ilk yatırım maliyetleri yüksek olmakla birliktebinanın enerji tüketimini azaltarak kullanım sürecindeki enerji maliyetlerinindüşmesine ve mekanik sistemlerin kullanımını azaltması nedeniyle dahakonforlu mekanlar oluşturmasına yardımcı olmaktadır.Bu çalışmada çift kabuk cephelerin enerji tüketimi ve yaşam dönemi maliyetiaçısından nasıl bir etkinlik sağlayabileceğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Buamaçla yaşam dönemi maliyeti analizi yöntemi kullanılmış ve bu yöntemçerçevesinde kullanılabilirliğinin saptanması için stanbul'da olduğu varsayılanbir ofis binasının güney cephesi için analiz yapılmıştır. Bu analiz çalışması tekkabuk cephelerle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir.Sonuç olarak ilk yatırım maliyeti tek kabuk cephelere oranla daha yüksekolmasına rağmen enerji tüketim maliyeti ve yaşam dönemi maliyeti açısındandaha etkin sistemler olduğu sonucuna varılmıştır. Şu an ülkemizde çok fazlatercih edilmemekle birlikte gelecekte yaşanması muhtemel fosil kaynaklarıntükenmesiyle oluşacak enerji arayışına bir çözüm olma amacındadır.

Gülay Ertan Tatlı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Mimarlıkta strüktür ve süsleme ilişkisinin irdelenmesi

Bu tez strüktür ve süsleme ilişkisini irdelemektedir. Strüktür ve süsleme ayrıayrı ele alınarak kavramsal olarak çözümlenmektedir. Fellow Kerr 1869'daR.I.B.A.'da yaptığı konuşmasında mimarlığı bina+architecturesque olarakdenkleme dökmüştür. Kerr'in konuşmasında arkitekturesk mimari tasarımelemanlarının kullanımı belirlediği anlamlar olarak tanımlanmakta ve 4düzeyde ele alınmaktadır. 1- Süsleşmiş strüktür, 2-Strüktürleşmiş süsleme, 3-Süslenmiş strüktür, 4-Süsleşmiş konstrüksiyon. Bu düzeyler tez içindemimarlıkta strüktür ve süs ilişkisinin yorumlanması ve tartışılması için temelyaklaşımlar olarak ele alınmakta ve benimsenmektedir. Çağdaş mimarlıkeserleri ile ele örneklenmesinde kullanılmaktadır. Belirlenen düzeylerdeilişkilenemeyen çağdaş mimarlık örnekleri, incelendiğinde beşinci birilişkilenme düzeyi elde edilmektedir. Biçim ile süsleme olarak adlandırılan budüzey strüktür ve süsleme ilişkisini mimari kütlesel biçimlenme bağlamında elealmaktadır.

Özlem Demirkan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Alüminyum giydirme cephe sistemlerinde tasarım ve uygulama ilkeleri: Polonya örnekleri üzerinden bir araştırma

Son yüzyıldaki teknolojik gelişmeler yapı sektörünü oldukça etkilemiştir. Taşıyıcı sistem olarak çerçeve sistemlerin bulunması yapı sektöründe köklü değişikliklere yol açmış, geleneksel yığma duvar yerine taşıyıcılık işlevi olmayan dış duvar sistemleri kullanılmaya başlanmıştır. Sanayi Devrimi ile alüminyum ve cam üretimi kolaylaşmış, alüminyum giydirme cephe olarak adlandırdığımız sistemler ortaya çıkmıştır. Günümüzde alüminyum giydirme cephe sistemleri neredeyse her bina tipi için tercih edilmektedir. Alüminyum giydirme cephe sistemleri, tasarımcı, üretici ve mal sahibinin farklı tasarım, üretim, montaj, maliyet ve fonksiyonellik konularında artan talepleri doğrultusunda gelişmektedir. Seçilen giydirme cephe sistemi binanın yapısal özelliklerine uygun olmalı, aynı zamanda kullanıcı, işveren ve tasarımcı taleplerine de cevap verebilmelidir. Giydirme cepheler kullanıcı konfor ihtiyaçlarını karşılamalı değişen dış etkenlere uyumlu olmalıdır. Binadan beklenen performans kriterlerinin sağlanması doğru cephe sisteminin seçilmesiyle gerçekleştirilebilir. Bu noktada en önemli rol cephe danışmanlarına, giydirme cephe üreten ve uygulayan firmalara düşmektedir. Bu araştırmada; ilk olarak alüminyum giydirme cephe sistemlerin yapı teknikleri ve tasarım yöntemlerin üzerinde literatür taraması yapılmıştır. Sonra yapılarda kullanılabilecek en uygun tipleri uygulama açısından, ankraj sistemine, gürültü kontrolu ile güvenlik, ekonomi ve çevre gibi temel faktörlerle göre değerlendirilip belirlenmiştir, bu doğrultusunda polonya arasından son yıllarda yapılmış sekiz alüminyum giydirmeli cephe binaları seçip, incelenen örnekler üzerinden karşılaştırmalı bir değerlendirmede bulunulmuştur.

Giydirme cepheler
Ahmad Kaveh Shams
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kentlerin ses kimliğinin işitsel peyzaj yaklaşımı ile belgelenmesinde alan seçim modeli önerisi: Eskişehir örneği

Kent kimliği; en basit şekilde 'bir kenti diğer kentlerden ayıran özelliklerin ifadesi' olarak tanımlanmaktadır. Kent kimliği; kent kimliği türlerinden ve bu türleri oluşturan belirleyicilerden oluşmaktadır. Kent kimliği belirleyicilerini; doğal, yapay ve sosyal faktörler oluşturmaktadır. Kent kimliği araştırmalarına yeni kent kimliği belirleyicileri dâhil olmaktadır. Bu belirleyiciler genel olarak kent algısını etkileyen duyusal faktörlerdir. Duyusal faktörler (koku, ses vb.) UNESCO'nun "Somut Olmayan Kültürel Miras" listesinde de yer almaktadır. Buna rağmen literatürde, duyusal faktörlerin oluşturduğu duyusal kimliği, kent kimliği türlerine dâhil eden bir araştırma bulunmamaktadır. Bu sebeple kent kimliğinin kapsamının genişletilmesi gerekmektedir. Duyusal faktörlerden sesin, kentte araştırma konusu olduğu çalışma alanlarından biri olan işitsel peyzaj yaklaşımı ile yapılan çalışmalarda işitsel peyzaj bileşenlerinden sembol sesler üzerinden ses kimliğinin korunması ve belgelenmesi gerekliliği öne çıkmaktadır. Fakat işitsel peyzaj çalışmalarında belgeleme yapılacak alanlar net değildir. Literatürde belgeleme için çalışma konusuna göre tarihi alanlar, kıyı alanları, kent parkları vb. alanlar seçilmektedir. Seçilen bu alanlara bakıldığında, alanların kent kimliği belirleyicilerinin karşılıkları ya da yoğunlaştığı alanlar olduğu ve bu özellikli alanların seçiminde kentin; araştırmacıyı kullanım yoğunluğu, kaynak çeşitliliği vb. gibi sebeplerle kendiliğinden yönlendirdiği görülmektedir. Buradan hareketle çalışma kapsamında kent kimliği belirleyicilerinden faydalanarak; Eskişehir örnekleminde, işitsel peyzaj yaklaşımıyla kentlerde ses kimliğinin belgelenebileceği alanların seçilmesi için bir model önerilmiştir. Önerilen bu modelin ses kimliği belgelemesi yapılacak alanların seçiminde temel olması ve aynı amaçla yapılan çalışmalarda kullanılması beklenmektedir.

Hanife Ayça Doğan
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Camilerde konuşma anlaşılabilirliğinin Türkçe ve Arapça dilleri üzerinden incelenmesi

Camiler İslam dinine mensup insanların ibadet ettiği, konuşmaya ve müziğe dayalı ritüellerin gerçekleştirildiği yapılardır. Ritüeller sırasında aktif olarak iki farklı dil (caminin bulunduğu bölgenin ana dili ve Arapça) kullanıldığından dolayı, cami çok dilli mekân olarak da nitelendirilmektedir. Ritüeller sırasında bilgi aktarımı ve müzik performanslarının icra edilmesi, konuşmanın anlaşılabilirliğine ve müzik netliğine bağlı olan bu mekânlarda akustik konfor koşullarının sağlanması gerektirmektedir. Literatürde, buna yönelik çalışmaların yapıldığı ancak konuşmanın anlaşılabilirliği üzerine öznel değerlendirme çalışmalarının az sayıda olduğu ve caminin çok dilli mekân olarak hiç incelenmediği fark edilmiştir. Bu tespit üzerinden, örnek Çağdaş Türk Cami (Ç.T.C.) modeli kullanarak camilerdeki konuşmanın anlaşlabilirliğini Türkçe ve Arapça dilleri üzerinden incelemek amacıyla kapsamlı bir araştırma başlatılmıştır. Bu çalışmanın kapsamında, Eskişehir ilindeki 2000 yılından bu yana yapılmış olan tüm camiler çalışma alanı olarak seçilmiş ve camilerin fiziksel (boyut, biçim, iç mekân malzemeleri ve kapasite gibi) özellikleri açısından veriler toplanmış; elde edilen verilerin karşılaştırmalı analizler kullanılarak Ç.T.C. ortalama fiziksel özellikleri belirlenmiş ve belirlenen özelliklere uygun örnek cami modeli oluşturulmuştur. Belirlenen amaç doğrultusunda konuşmanın anlaşılabilirliği belirlemek için literatürde önerilen optimum akustik koşulları sağlayan örnek Ç.T.C. modelinde tek heceli Türkçe ve Arapça kelimelerin oralizasyonu elde edilmiş ve oluşturulan denek grubuna dinletilmiştir. Çalışmanın sonucunda örnek Ç.T.C.'nin akustiği, Türkçe ve Arapça dillerinin konuşmanın anlaşılabilirliği açısından yetersiz bulunmuştur. Ayrıca SNR oranına bağlı olarak Arapça dilinde konuşmanın anlaşılabilirliği oranının fazla değişmediği, fakat Türkçe dili için ilgili durumun tam tersi olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.

Elma Alıc
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafapaşa, Aios Konstantinos ve Eleni kilisesi restorasyon önerisi

Bu çalışmada Nevşehir İli, Ürgüp İlçesi, Mustafapaşa Köyü'nde yer alan Aios Konstantinos ve Eleni Kilisesi çalışma konusu olarak seçilmiştir. Yapının tarihsel sürecinin incelenmesi, güncel durumunun belgelenmesi ve korunarak yaşatılması amacıyla restorasyon önerisinin hazırlanması amaçlanmaktadır. Tez konusu kilisenin değerlendirilebilmesi için gözlem, sözlü görüşmeler, alan çalışması, kurum arşiv çalışması, belgeleme ve kaynak taraması yapılmıştır. Eski adı Sinasos olan Mustafapaşa Köyü, Kapadokya Bölgesinde yer almasının yanı sıra 20. yy.ın ortalarına kadar Rum Ortodoks, Ermeni ve Müslümanların birlikte yaşadığı bir alanda yer almaktadır. 1924 yılında yapılan mübadele ile gayrimüslüm halk bölgeden ayrılmıştır. Bu değişim ile tez konusu kilise özgün işlevini yitirmiştir. Hazırlanan tez, giriş bölümü de dâhilsekiz bölümden oluşmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde, tez çalışmasının amaç, kapsam, sınırlılıkları, literatürdeki yeri ve materyal/yönteminden bahsedilmiştir. İkinci bölümünde, Kapadokya Bölgesi'nin genel tanımı, tarihi ve fiziki özellikleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde kilise yapısı, bölümleri ve mimari elemanlarına değinilmiştir. Dördüncü bölümde tez konusu kilisenin yer aldığı Mustafapaşa Köyü'nün konumu, tarihsel süreçte 1924 yılında gerçekleştirilen mübadeleden önceki ve sonraki durumundan bahsedilmiştir. Beşinci bölümde tez konusu kilisenin rölöve çalışmaları ve belgelenmesi yapılmıştır. Altıncı bölümde restitüsyon çalışması bağlamında yapının tarihsel araştırması ve karışılaştırmalı çalışması yapılmıştır. Yedinci bölümde restorasyon çalışması için yapılan analizlerle birlikte öneri geliştirilmeye çalışılmıştır. Sekizinci bölümde ise sonuç ve öneriler kısmı sunulmuştur.

KiliselerNevşehir-Kapadokya
Emre Eranıl
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Alışveriş merkezlerindeki akustik konforun irdelenmesine yönelik iç mekan işitsel peyzaj çalışması: Eskişehir Espark Avm örneği

Alışveriş merkezlerinde; alışveriş yapma, eğlenme, yeme-içme ve çalışma gibi ticari tüm taleplerin yerine getirilebilmesi için; aydınlatma, iklim, bitki örtüsü, su öğeleri, yaya-taşıt aksları, toplanma birimleri, satış birimleri, açık-kapalı eğlence birimleri ve yeme-içme birimleri bir araya gelmektedir. Bunun sonucunda oluşan yoğunluk; kullanıcıların yapıda rahat vakit geçirmesi amacıyla optimum düzeyde sağlanması gereken işitsel konfor, ısıl konfor, aydınlatma, iç hava kalitesi ve doğal havalandırma gibi konfor gereksinimlerinin yönetiminde zorlukları beraberinde getirmiştir. Son yıllarda konfor gereksinimlerine göre işitsel konfor düzeyini tespit etme-sağlama amaçlı çalışmalarda "işitsel peyzaj" yaklaşımı ön plana çıkmaktadır. İşitsel peyzaj; ses kaynakları ile çevresel etkileşim sonucunda oluşan ses ortamın, olumlu-olumsuz fikirlerden bağımsız olarak belirlenmesi şeklinde tanımlanabilmektedir. Bu yaklaşımla; gürültüden bağımsız algılanan ses ortamı oluşturan seslerin ortam kullanıcıları üzerindeki etkisi öznel/nesnel yöntemlerle birbirlerinden ayrılmaktadır. Ancak bu öznel/nesnel yöntemler için standartlaştırma çalışmaları olmasına karşın, sağlanması gereken memnuniyet değerleriyle ilgili standart henüz oluşturulamamıştır. Bu bağlamda kentsel işitsel peyzaj çalışmaları için üretilmiş yöntem, kapalı mekanlardaki kullanılabilirliği incelenmek üzere, mekânsal kurgu açısından kentle benzerlik gösteren AVM yapılarından Espark AVM'de iç mekân işitsel peyzaj çalışması ile değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında öznel veri eldesi için alan anket çalışmaları ile sembol ses, "sembol ses/ses ortam" memnuniyeti ve ses ortam kalitesi belirleme, nesnel veri eldesi için ses yürüyüşü ve sabit noktalarda ses düzey ölçmeleri, binaural ses kayıtlarının alımı, ses kayıtlarının metrik analizlerinin hesaplanması, metrik açıklayıcılığı bulunan her sıfat çifti için listelenen denklemlerin kullanımı aşamaları uygulanmıştır. Sonucunda temel kaynakta üretilmiş yöntemin, genel itibariyle temel kaynak kapsamında önerilen çalışma alanlarındaki total verilerin analizi ile kullanılabilirliği, çalışma alanlarının ayrı ayrı analizinde ise kullanılamayacağı teyit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Alışveriş merkezleri, İç mekân işitsel peyzajı, Sembol ses, Ses ortam kalitesi, Ses ortam memnuniyeti

Şahan Iraz Korkmaz
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir sanayi mirasının kentin işitsel peyzajındaki yeri, dönüşümü ve etkileri

Sesler kentlerin ayrılmaz parçalarıdır. Kent sesleri de görünümleri gibi zamanla değişmektedir. Kentlerin akustik ortamlarındaki değişimlerin dönüm noktası ise sanayileşme hareketi ile kurulan fabrikalardır. [1] Kentin gelişmesinde ve çok fonksiyonlu bir görünüm kazanmasınında etkili olan, günümüzde de sanayi mirası olarak nitelendirilen bu fabrika alanları kent kimliği oluşumunda etkili bir rol oynamaktadırlar. Kent kimliğinin bir parçası olan kent sesleri sanayileşme sürecinde değişmiş, bu süreçte kent akustik ortamına yeni sesler eklenmiştir. Kent işitsel kimliğinin oluşmasında doğrudan etkileri olan sanayileşme süreci birçok alanda incelendiği gibi kent akustiğine etkileri konusunda da incelenmelidir. Ses kaynakları, alıcı ve kent ortamı arasındaki ilişkilerin geçmişten günümüze kapsamlı olarak araştırılmasını gerektiren bu çok yönlü değerlendirme ise işitsel peyzaj yaklaşımı ile mümkündür. İşitsel peyzaj birden fazla ses kaynağının ve çevrenin etkileşiminin –olumlu ya da olumsuz yargılardan bağımsız- olarak ele alınmasıdır.[2] Sanayi mirası yapıların kent akustiği üzerindeki etkilerinin işitsel peyzaj yaklaşımı ile belirlemek, belgelemek ve akustik miras olarak koruma altına almak gerekmektedir. Çünkü her kentin sahip olduğu sesler, o kentte özgüdür. Kentlerin işitsel kimlikleri, kent kimliklerinin bir parçasıdır. Eskişehir 1894 Bağdat-Berlin Demiryollunun açılmasıyla başladığı sanayileşme sürecine Cumhuriyetin ilanı sonrasında da devam etmiş ve dönem içerisinde sanayi merkezi konumunda olan bir kent haline gelmiştir. Eskişehir kent kimliğinin önemli bir parçası olan bu sanayi mirası yapıların kentin akustik ortamına etkilerinin araştırıldığı bir çalışmanın olmaması sebebiyle Eskişehir sanayi mirası yapılarının kentin işitsel peyzajındaki yeri, dönüşümü ve etkileri üzerine kapsamlı bir tez çalışması hazırlanmıştır. Bu tez çalışmasında Eskişehir kentindeki fabrika yapıları ve demiryolunun kentte eklemledikleri sesler, bu seslerle bölgenin kazandığı işitsel kimlik, işitsel kimliğinin kent kimliği içerisindeki yeri ve geçirdiği dönüşümler yapılan arşiv taramaları, görüşmeler ve anketlerle ortaya konmuştur. Böylece sanayi mirası olarak nitelendirilen alanların kent işitsel peyzajının şekillenmesinde önemli bir yere sahip olduğu, ayrıca bölge kimliğinin bir parçası olan ses gibi somut olamayan ögelerinin de korunması ve sürekliliğinin sağlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Özlem Gök Tokgöz
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültür merkezlerinin tasarımını etkileyen kriterler: Türkiye örneği

Kültür merkezleri, dünyada meydana gelen büyük toplumsal ve kültürelhareketler sonucunda ortaya çıkmıştır. Yapılan çalışmada Türkiye'deuygulanmış ve kullanımda olan kültür merkezleri arasından seçilen örneklerincelenmektedir. Bu tezin amacı, kültür merkezlerinin mimari tasarımözelliklerinin çözümlenerek etkin olarak kullanılmaları için öneri geliştirilmesive ileride yapılacak tasarımlara kaynak ve rehber oluşturmasıdır. Girişbölümünde, tezin amacına uygun olarak hipotezler ortaya konulmuştur.Çalışmanın içeriğinde stanbul, Çankırı, Ankara, Samsun, Edirne, Konya,Nevşehir ve Bitlis illerinde bulunan kültür merkezleri ile ilgili gerekli tümbilgilerin toplanmasına çalışılmıştır. Bu kültür merkezlerinin konumu ve kentleilişkileri, mimari biçimlenmeleri ile yaklaşımları, fonksiyon ilişkileri, kullanılanyapım teknolojisi ve malzeme seçimleri incelenmektedir. Örneklerikarşılaştırmak için yöntem olarak analiz tabloları kullanılmıştır. Sonuçbölümünde ise, incelenen kültür merkezleri üzerinden yapılan karşılaştırmalardeğerlendirilmekte, hipotezler sınanmakta ve öneriler getirilmektedir.

Tuba Ulu Yılmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

20.yüzyıl çağdaş cami mimarisine Ankara örnekleri üzerinden bir yaklaşım

İslam dininin dini yapısı câmilerdir. Câmiler Müslümanların toplu olarakibadet yapmak üzere toplandıkları kutsal mekânlardır. slam dininin Kutsalkitabı Kuran'da, câmi mekânının şekillenmesi konusunda herhangi bir kuralya da yönetmelik bulunmamakla birlikte, Müslüman toplumlar yüzyıllardıribadetin gerektirdiği ihtiyaçlar, toplumsal ve dini gereklilikler doğrultusundakendi ibadet mekânları olan câmileri tasarlamışlar, günümüzde detasarlamaya devam etmektedirler.Ülkemiz câmi mimarisi konusunda oldukça önemli bir mirasa sahiptir. slamülkelerinde 20. yüzyıla gelindiğinde câmi mimarisinde farklı eğilimleroluşmuş, klâsik tavrın devamı yanında modern tasarım arayışlarınagirişilmiştir. Bunun yanı sıra Türkiye'de az sayıda modern câmi tasarımlarıoluşturulmakla birlikte, son yıllarda yapılan câmilerde geleneksel tarzdanuzaklaşılamamış, daha çok 16. yüzyıl Klâsik Osmanlı Câmilerine öykünenyapılar tasarlanıp uygulanmıştır.Bu çalışmamızda, ülkemizde neden hâlâ Klâsik Osmanlı Câmisi stilinde câmiyapma eğiliminin ne derecede devam ettiği araştırılmış, günümüz câmimimarisini şekillendiren, yönlendiren faktörler tespit edilmeye çalışılmıştır.Bu faktörlerden yola çıkılarak günümüzde insanların ne tür câmilerde ibadetetmekten hoşnut oldukları ve nasıl bir câmi tasarımının hem fonksiyonel hemde estetik açıdan tatmin edici olduğu hakkında kullanıcı memnuniyetleri vekullanıcı tercihleri araştırılmıştır.Çalışmamızda öncelikle, geleneksel câmide var olan bölümlerin tanımı vekullanım amaçları üzerinde durulmuştur. Tarihsel süreç içinde câmimimarisindeki değişimler incelenerek, günümüz câmi mimarisinin geldiğinokta sorgulanmıştır. Ayrıca günümüzde kurumsal ve kamusal alandaAnkara özelinde modern ya da klâsik tarzda yapılan câmilerde, gelenekselcâmide bulunan mihrap, minber, minare gibi belirleyici mimari öğelerin neşekilde kullanıldığını da incelenmiştir.Sonuç olarak günümüz câmi mimarisinin eksiklikleri, câmi tasarımlarındayapılması ve yapılmaması gereken unsurlar, toplumun câmi mimarisinebakışı ve değer yargılarının câmi tasarımındaki olumlu-olumsuz etkileri,câmi yapısı hakkında toplumun beğeni ve istekleri, ortaya çıkarılmayaçalışılmıştır. Ayrıca çağdaş câmi tasarımında karşılaşılan güçlükler vemimarın bu tasarım sürecindeki rolü de tanımlanmıştır.

Sezin Haseki
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Betonarme yapılarda bozulma süreçleri ve beton sınıfının yapının durabilitesine ve maliyetine etkileri

Beton/betonarme yapılar, servis ömürleri boyunca karşılaşacakları iç vedış yıpratıcı etkiler nedeniyle de hasar görmekte, büyük bakım veonarım masrafına yol açmaktadır.Bu tür problemlerin yaşanmaması için mühendis ve mimarların ilk öncebeton, betonu oluşturan malzemeler ve betonarme yapıların zamanlabozulmasına yol açan etkenler konusunda temel bilgilere sahip olmalarıve gerekli önlemleri yapı daha tasarım aşamasında iken almalarıgerekir. Alınacak bu önlemler sonucunda beton, başlangıçta sahipolduğu özelliklerini zaman içerisinde devam ettirebilecektir. Bu dadurabilitenin sağlanması anlamına gelmektedir.Durabiliteyi etkileyen önemli faktörlerden biri de beton sınıfı seçimidir.Beton sınıfı seçilirken, yapının servis ömrü boyunca maruz kalacağıyıpratıcı etkilerin ve yapısal ihtiyaçların birlikte değerlendirilerekyapılması en doğru yaklaşımdır. Birçok durumda, yıpranma koşullarıdikkate alınarak betonun su/çimento oranına ve çimento dozajınasınırlama getirilmesiyle kullanılması gerekli en düşük beton sınıfıkendiliğinden C30 ve üzerine çıkmaktadır.Bu tezin amacı; beton, betonu oluşturan malzemeler ve betonarmeyapıların zamanla bozulmasına yol açan etkenleri açılayarak beton sınıfıseçiminin durabiliteye etkisini irdelemek ve beton sınıfı değişikliğininyapı maliyetine etkisinin düşünülenin aksine ne kadar az olduğunu birörnek üzerinde göstermektir.

Muhammet Mithat Özgen
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Son Dönem Osmanlı mimarlığında batılı klasik oranların kullanımı üzerine bir araştırma: Sultan II. Abdülhamid devri (1876-1909) hükümet konaklarında sütun düzeni analizi

Osmanlı Mimarlığında 18. yy ile birlikte başlayan batılaşma, 19.yy'ınsonlarında doruk noktasına ulaşmıştır. Bu kapsam içinde Osmanlı'da varolanKlasik mimarlık, özellikle Sultan II. Abdülhamid döneminde (1876-1909),üstlendiği merkezi devleti tüm imparatorlukta temsil etme misyonuyla ayrı birönem kazanmıştır. Merkezi devlet tarafından tercih edilen Klasik mimarlıklataşrada birçok hükümet konağı, okul, askeri bina, hapishane, hastane vs. inşaedilmiştir. Klasik mimarlığın belirli kurallar, düzenler ve oranlardan oluşan birsistematiğe dayanması, bu ?mimari yorumlamayı? incelemeyi daha ilginç halegetirmiştir. Klasik mimarlığın temel prensiplerinin Osmanlı'da uygulanıpuygulanmadığını analiz etmek, Osmanlı mimarlığının batıyı ithal ediş biçiminianalitik bir biçimde ortaya koymak anlamına gelmektedir. Bu tez çalışması,güçlü bir geleneğe sahip olan Osmanlı mimarlığının, batılı Klasik mimarlığıntemel prensiplerinden uzaklaşmadan, kuralları olan ve belli oran yasalarınariayet eden bir klasisist yorumu uyguladığını ispatlamayı amaçlamıştır. Çalışmaalanı olarak, Osmanlı taşrasının en nitelikli temsil yapıları olan hükümetkonakları seçilmiştir. Bu dönemden günümüze kalan Anadolu örnekleriüzerinde, sütun düzenlerinin öncelikle biçimsel olarak varlığının araştırılması;sonrasında ise yapılan ölçüm ve hesaplamalarla, Klasik mimarlıkkuramcılarının belirledikleri sütun düzeni kural ve oranlarının sayısal olarakanaliz edilmesi, tezin yöntemi olmuştur. Tez çalışmasında, 19.yy sonu Osmanlımimarlığının, incelenen örnekler bazında, batılı Klasik sütun düzen veoranlarını, orijininden uzaklaşmayarak yorumladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Önder Aydın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bulgaristan Hacıoğlu Pazarcığı'ndaki (Dobriç) camiler ve çeşmeler

Bu çalışmanın konusu, Bulgaristan Dobruca Bölgesi'ndeki HacıoğluPazarcığı'nda günümüze ulaşan camilerin ve çeşmelerin incelenmesi,böylece Türk mimarlık tarihi ile koruma ve restorasyon faaliyetlerinekatkı sağlayacak verilerin tespit edilmesidir. Tezin giriş bölümündeçalışmanın amacı anlatılarak, incelenen yapıların yerleri hakkında bilgiverilmiştir. kinci bölümde Dobruca bölgesinin tarihi gelişimiincelenmiştir. Üçüncü bölümde yapılarla ilgili kaynaklardan sözedilmiştir. Katalog bölümünde, rölöve çizimlerine dayanılarak eserlerinanalizleri yapılmış, her bir yapı için restitüsyon önerileri hazırlanmıştır.Kataloğa alınmayan ve günümüze ulaşmamış eserler ise beşincibölümde incelenmiştir. Genel değerlendirme ve sonuç bölümlerinde,elde edilen bilgiler tartışılarak incelenen cami ve çeşmelerin önemi vedeğerleri konusunda somut veriler elde edilmiştir.

Mehmet Emin Yılmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu yapıları üretiminde yap-işlet-devret modelinin irdelenmesi havalimanı terminal binaları örneklemesi

Türkiye'de havaalanları kamu tarafından finanse edilmekte ve işletilmektedir.Kamusal yapı olarak havaalanı terminal binalarının elde edilmesinde farklımodeller bulunmaktadır. Bu tezde Kamusal yapıların elde edilmesinde bütçedenkarşılanan finansman modelleri ile bütçe dışı kaynaklarla uygulanmakta olanYap- şlet-Devret Modellerinin karşılaştırılması yapılarak Yap- şlet-Devretmodelinin uygulamaları irdelenmiştir. Bu kapsamda, Yap şlet Devret Modeli(Y. .D.) modeli ile ihale edilerek yapımı tamamlanan ve işletmeye alınan AntalyaHavalimanı II. Dış Hatlar Terminali ve Mütemmimleri projesinin teknik,ekonomik ve sosyal fizibilitesi ile yapım aşaması yapım yönetimi açısından analizedilmiştir. Antalya Hava limanı 2.dış hatlar örneklemesinde olduğu gibi çok hızlıyapım sürecinin gerektiği koşullardan dolayı seçilen yöntemler bütünleştiriciyönetim anlayışıyla tüm aşamalar birbiriyle ilişkili olarak incelenmiştir.Fizibilite, planlama, uygulama ve denetim aşamaları ele alınarak, yapımyönetimi sistematiği yönünden incelemesi yapılmak suretiyle,Y D modeli ileyapımın durum analizi yapılarak ileriye dönük çıkarımlar elde edilmeyeçalışılmıştır.Yap şlet Devret Modeli ile önemli uygulamalar gerçekleştiren DHM GenelMüdürlüğü, yaptığı çalışmalar ile bu modelin yasal altyapısının oluşmasındaönemli katkılar sağlamıştır. Kurumda çalışmayla edilen tecrübeler buçalışmanın en önemli dayanağıdır. Uygulamalarda aktif çalışılan süreçiçerisindeki araştırmalar ve izlenimler, gözlemler çalışmaya girdi sağlamıştır.Kurumda ilk uygulamalarda bulunan ve gerek yasal gerekse sözleşmeler ileşartnamelerin hazırlanmasında bulunan yöneticilerle yapılan görüşmelerle, bukişilerin deneyimlerinden yararlanılmıştır. Yüklenici Firma yöneticileri ve projeyürütücüleri ile proje müellifleriyle yapılan ortak çalışmalar önemli bir katkıolarak bu çalışmaya dayanak teşkil etmiştir. Yapılan literatür çalışmaları ilekonu desteklenmeye çalışılmıştır.

Mehmet Cemil Acar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir Odunpazarı Hasan Şefik Evi restorasyon önerisi

Bu çalışmanın konusu, Eskişehir Odunpazarı semti sit alanı içerisinde yer alanHasan Şefik Evi'nin restorasyonudur. Çalışmanın amacı; değerli bir kültürvarlığı olan Hasan Şefik Evi'nin özgün özellikleri ile sürdürülebilirkorunmasının sağlanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda; yapı analiz edilerekbelgelenmiş, restitüsyonu yapılmış ve bu çalışmalardan elde edilen bilgilerebağlı restorasyon önerileri ortaya konmuştur. Çalışma; belgelemedenrestorasyon önerilerinin oluşturulmasına kadar çağdaş koruma kurallarınıngerektirdiği bilimsel ve sistematik araştırma yöntemleri ile ele alınmıştır.Fiziksel ve işlevsel koruma müdahalelerini içeren uygulanabilir restorasyonönerilerinin hayata geçirilmesi ile, değerli bir kültür varlığı korunarak geleceknesillerin bilgilerine sunulacak ve önemli bir sorumluluk yerine getirilmişolacaktır.

Zübeyde Özer
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye yüksek hızlı demiryolu projesi: Çok merkezli yeni dünyada kent aglomerasyonu/yığılımı ve kentsel ağlar

Küreselleşme, bölgelerin rolünü artırarak, büyük mesafeleri kapsayan ağlarda sosyal ve ekonomik ilişkileri yeniden yapılandırmıştır. Yüksek hızlı demiryolu (YHD), şehirleri uzun mesafelerde karşılıklı destekleyici ağlara entegre etme ve aynı zamanda daha sürdürülebilir kalkınma biçimlerini destekleme potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte, YHD'nin sürdürülebilir bir yatırım haline gelmesi için, ulusal yönetim seviyeleri arasında ve bir projenin yaşam döngüsünün farklı noktalarında koordineli politika çabaları gerekmektedir. Bu araştırma, fiziksel çevrenin ve kurumsal alanın birçok ölçeğini kapsar, kurumsal değişimi teknolojik değişimle birleştirmenin yollarını inceler ve belirsizliğin sistem davranışının itici gücü olarak önemini ele alır. YHD hizmetleri ile büyük bir metropole günlük olarak seyahat edilebilecek küçük orta şehirlere özel önem verilerek, yetkiler arası ilişkilere odaklanılmaktadır. Hem Türkiye hem de Birleşik Krallık orta mesafeli hizmet (<250 km) sağlayacak YHD sistemlerini planlamaktadır. Bu tezde bölgesel yeniden yapılandırma hedefleri, YHD ile olması öngörülen Türkiye demiryolu-banliyö kentlerinden Afyonkarahisar incelenmekte ve Türkiye ile Birleşik Krallık'taki YHD planlaması karşılaştırılmaktadır. YHD'nin kentleşme, bölgesel bağlantı ve yönetişim hakkında yeni düşünme yolları yaratabilme potansiyeli araştırılmaktadır. Yerel bilgi ve politikanın, YHD ile mevcut kentsel mobilite sistemleri arasında yumuşak arayüzler sağlanmasına yardımcı olarak, YHD tasarım ve uygulamasını geliştireceği düşünülmektedir. Coğrafi ölçekler, kurumsal yapılar ve uzun vadeli belirsizlikler arasında çalışacak karar verme yapılarının geliştirilmesi, YHD'nin 3E (Ekonomi, Ekoloji ve Eşitlik) sürdürülebilirliği elde etmesinde kritik öneme sahip olacaktır.

Demir yollarıKalkınmaSürdürülebilirlik+2
Zehra Zeren
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluating the significance and advancement of three-dimensional Islamic architectural geometric patterns: Muqarnas

Geometry is a formative idea for art and architecture. Focusing on Islamic architecture as the topic of this research, it can be said that Muslims had a complex understanding of Non-Euclidean geometry shown in their arts and architecture. Geometric patterns have a great significance in Islamic architecture. The thesis starts with the aim of research and continues with a chapter about the mathematical aspects of geometry and patterns giving a technical view on the principles of their application in art and architecture. Geometric patterns are the most consistent part of Islamic architecture all over the world how they have been adapted and changed or developed through time and technology to contemporary Islamic architecture shows the development level and complexity of the Islamic world in modern days. The evolution and advancement of two and three-dimensional Islamic geometric patterns are reflected focusing on Muqarnas. The continuity of Islamic geometric patterns especially Muqarnas as a lively theory that is not only copy and passed from previous works but can be advanced with technology to integrate it in contemporary works is the aim of this research. The way to do that is by studying it in pieces or parts to be developed rather than a complete object by itself. Keywords: Geometry, Islamic Geometric patterns, 2D Islamic geometric patterns, Muqarnas

Samıa Ibrahım Ahmed
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Video oyunlarında tarihi mekânların gerçek halleri ile karşılaştırılması

Video oyunlarının gelişmesi ile birlikte sanal mekân, sanal gerçeklik gibi sistemler günlük hayatımızda yer edinmiş ve kullanım alanları artmıştır. Bu sistemler günlük hayatımızın hemen hemen her aşamasında yer aldığı gibi mimari alanına da etki etmiştir. Bu yüksek lisans tez çalışmasında amaç, video oyunlarında tasarlanan kurgu içinde tarihi mekânlar arka plana atılmasını önlemek ve kültürel mirasın içinde geçen oyunların kurgularında amaç kültürel mirası öğretme ve farkındalık oluşturmanın ve video oyunlarında tarihi mekânları korumaya dikkat çekmek için bunu alanında uzman 3 kişi tarafından tarihi mekânları gerçekleri ile karşılaştırmak ve değerlendirmesini yapmaktır. Alanında uzman 3 kişi tarafından video oyunlarında kurgulanan tarihi mekânların gerçek halleri ile yapılan karşılaştırma ve değerlendirme göz önünde tutularak çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan tez, toplam beş bölümden oluşmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde, tez çalışmasının amaç, kapsam, sınırlılıkları ve literatürdeki yerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümünde, çalışma kapsamında kullanılan materyal ve izlenilen yöntemden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise alanında uzman 3 kişi tarafından video oyunlarında kurgulanan tarihi mekânların gerçek halleri ile yapılan karşılaştırma değerlendirmeleri yapılmıştır. Dördüncü bölümde ise elde edilen tüm verilerden çıkarılan sonuçların değerlendirilmesi ve kendi aralarında karşılaştırılması yapılmıştır. Son bölümde ise değerlendirmeler göz önünde tutularak sonuç ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Video oyunları, Mekân, Sanal mekân, Sanal gerçeklik, Koruma bilinci

Haşim Akdağ
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okan Alpar Konağı restorasyon önerisi

ivSİNOP OKAN ALPAR KONAĞI RESTORASYON ÖNERİSİ(Yüksek Lisans Tezi)Süheyla YILMAZGAZİ ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜHaziran 2006ÖZETBu çalışma Sinop ili Merkez ilçesinde yer alan sivil mimari örneklerden OkanAlpar Konağını konu etmektedir. Çalışmanın amacı, yapının mevcutdurumunun ve restorasyon imkanlarının incelenerek yapının korunmasıvegelecek nesillere iletilebilmesi için uygun restorasyon müdahaleleri ve işlevinaraştırılmasıdır. Çalışma kapsamında, Sinop ili, konağın yakın çevresi vebugünkü durumu incelenmekte, karşılaştırmalı çalışma ve tarihi araştırmalarile konağın özgün durumu araştırılmaktadır. Elde edilen sonuçlardeğerlendirilip, kriterler belirlenerek bu kriterlerin uygulamaya geçişsafhasında yeni işlev ile birlikte düşünüldüğü bir restorasyon projesiönerilmektedir.Bilim Kodu : 803.1.085Anahtar Kelimeler : Sinop, Okan, Alpar, Konak, Analiz, Rölöve,Restitüsyon, Restorasyon.Sayfa Adedi : 417Tez Yöneticisi : Prof. Dr. Işık AKSULU

Süheyla Yılmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Mudurnu geleneksel ticaret dokusu koruma önerisi

Tezin konusu, Bolu İline bağlı Mudurnu İlçesinin içerisinde yer alan Mudurnu Tarihi Ticaret Dokusu'dur. Çalışmanın amacı bu dokuyu belgelemek ve gelecek nesillere iletilebilmesi için koruma ve sağlıklaştırma önerilerinin oluşturulmasıdır. Çalışma, giriş ve sonuç bölümleri de dahil olmak üzere toplam altı bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde konunun tanıtılması, ikinci bölümde Mudurnu'nun genel analizi, üçüncü bölümde çevresel özellikleri, dördüncü bölümde Mudurnu Geleneksel Ticaret Dokusu'nun incelenmesi yapılmıştır, Beşinci bölümde ise elde edilen bütün bu bilgilerin sentezlenmesiyle Mudurnu Ticaret Dokusu'nun yaşatılması için gerekli olan fiziksel müdahale önerilerini içeren koruma ve geliştirmeye yönelik kararlar oluşturulmuştur. Sonuç bölümünde ise, elde edilen sonuçların çalışma alanı, Mudurnu ve Türkiye genelinde benzer alanların özgün haliyle korunup yaşatılabilmesi için çalışmanın örnek alınabilmesi konusu üzerinde durulmuştur. Bu tezin amacı, Cittaslow listesinde ve UNESCO geçici miras listesinde yer alan fakat buna rağmen ülkemizde istenilen bilinirliğe kavuşamamış olan Mudurnu kentinin ve geleneksel ticaret dokusunun koruma sorunlarının tespit edilmesi, belgelenmesi ve bütün bu çalışmalar sonucunda tespit edilen sorunların değerlendirilerek çeşitli önerilerin geliştirilmesidir. Anahtar Kelimeler: Mudurnu, Geleneksel ticaret dokusu, Çarşı

Enes Emre Alemdar
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeniden işlevlendirilen endüstri mirasının değerlendirilmesi için bir model önerisi

Erken Cumhuriyet Dönemi'nde, Ankara'da ülke kalkınmasına hizmet eden sanayi yapıları ve bu yapılara bağlı sosyal tesislerin ilk örnekleri inşa edilmiştir. Bugün endüstri mirası olarak önem kazanan bu yapıların yaşatılması, kent kültürünün sürdürülebilirliği konusunda önemli rol oynamaktadır. Üretim-tüketim sisteminin değişmesi, iktisadi, siyasi, teknolojik gelişmelerin getirdiği zorunluluklar, mekânsal ve işlevsel eskimeler gibi nedenlerle yetersiz hale gelen endüstri yapılarının yeniden işlevlendirilmesi kent hayatına kazandırılmalarına katkı sağlamaktadır. Mevcut yapıların yeniden kullanımı ve dönüşümünü kapsayan yeniden işlevlendirme uygulamalarında farklı yaklaşımlar görülmektedir. Tarihi, ekonomik ve kültürel değeri olan yapıların yeniden işlevlendirilmesine yönelik farklı nitelikte uygulamalar ve müdahaleler; yapının değerine, fonksiyonuna, strüktürel özelliklerine ve tasarımı yapan mimarın yaklaşımına göre değişiklik göstermekte, kimi zaman yapının özgün kimliği ve sahip olduğu değerleri olumsuz etkileyecek sonuçlar doğurmaktadır. Yeniden işlevlendirilecek endüstri mirasının değerlerinin korunmasında; müdahalelerin ölçülebilen sayısal verilerle seçilmesine imkân veren Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP)'nin kullanılmasıyla uygun yaklaşımlara karar verme sürecine katkı sunmak hedeflenmiştir. Ankara'da Erken Cumhuriyet Dönemi'nde inşa edilen, günümüzde farklı işlevle kullanılan iki endüstri yapısı çalışma alanıdır. Bunlar Atatürk Orman Çiftliği Şarap Fabrikası ve Demiryolu Hangarlarıdır. Yapıların, yeniden işlevlendirme kararıyla sahip oldukları endüstri miras değerlerinin ilişkisini sayısal verilerle elde etmeyi amaçlayan çalışmada, yapıların özgün ve günümüzdeki durumlarına ilişkin yazılı ve görsel kaynaklara ulaşılmıştır. Elde edilen verilerle, uzman mimar ve iç mimarlardan oluşan 10 farklı karar vericiye sunulmak üzere sanal ortamdan erişilebilen değerlendirme modeli hazırlanmıştır. İki aşamadan oluşan modelde, yapıların özgün ve günümüzdeki durumu değerlendirilmiştir. Sunulan çalışmada endüstri yapılarının özgün kimlikleriyle yeniden işlevlendirme doğrultusunda geliştirilen koruma uygulamaları arasındaki ilişkiye yönelik sayısal veriler üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Endüstri Mirası, Miras Değerleri, AHP, Erken Cumhuriyet Dönemi, Ankara

Büşra Bulut
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kamuda yapı üretimine yönelik bir risk yönetim modeli

ivKAMUDA YAPI ÜRET M NE YÖNEL KB R R SK YÖNET M MODEL(Yüksek Lisans Tezi)Suat ÇUBUKÇUGAZ ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜHaziran 2006ÖZETYapım süreci ile yapı ürününe ait maliyet, süre ve kaliteye ait mevcutbelirsizliklerin yanında ülkemizin henüz sosyo-ekonomik ve politik gelişmesinitamamlayamamış olmasından dolayı belirsizlikler ve riskler daha daartmaktadır. Ülkemizde yapı sektöründeki en büyük ve en kapsamlı inşaatyatırımlarının kamu tarafından yapılması, kamu yapılarının kritik ve önemlialanlarda hizmet vermeleri, kanun ve yönetmelikler çerçevesinde yapımlarınınyürütülmesi ve finansmanın kamu kaynaklarından karşılanması nedeniyle kamuişvereninin inşaat konusunda topluma karşı olan sorumluluğu artmakta ve yaşananolumsuzluklar toplumun yakın ilgisini çekmektedir. Ancak ülkemizde kamuyapılarının üretimi sürecinde risk yönetim faaliyetleri önemsenmemiş ve az daolsa yapılan risk yönetim faaliyetleri sezgisel varsayımlara dayandırılarakgerçekleştirilmiştir. Bu anlamda ülkemizde kamunun gereksinim duyduğu veyetkili kamu kurum ve kuruluşlarınca yapımı sağlanan inşaatlar kapsamındameydana gelebilecek risklerin en aza indirilmesi için etkili ve kararlı bir riskyönetimi yaklaşımı gerekmektedir.Bu çalışmada; literatür araştırmasıyla risk yönetimi ve yapı üretimine yönelikkavram ve aşamalar, kamuda yapı üretimine dair mevzuat ve uygulamalarirdelenmiş, risk doğuran proje özellikleri belirlenmeye çalışılmış ve uluslararasıihale kanunları ile ülkemizde yürürlülükte olan kanunlar arasında birvkarşılaştırma yapılmıştır. Beşinci bölümde ?risk yönetimi? ve ?yapı üretimikavramları?, ?kamuda yapı üretimine yönelik mevzuat ve kurumlar?, ?yapıüretimi sürecine katılan taraflar (kamu işvereni-teknik müşavir-tasarımcı-yüklenici)? açısından ele alınarak, proje ve risk yöneticileri için belirsizliklerinen aza indirilmesi ve risklerin fırsata dönüştürülmesi amacıyla bir modelkurgulanmıştır. Bu model, algoritmik bir yapıda, yapı üretim süreci temelalınarak yapı üretim risklerini tanımlayan kontrol listeleri ile oluşturulmuştur.Oluşturulan modelde izlenecek yöntemler oldukça basit, kamuya ve yükleniciyefazla külfet getirmeyecek yöntemler olmalarına rağmen kazanımları oldukçafazladır.Modelin başarıya ulaşabilmesi için özellikle mal sahibi ve yüklenicinin katılımısağlanmalıdır. Konunun uzmanı kişilerce sistematik risk yönetimi politikasıoluşturulması, süreçte görev alan bütün çalışanların takım ruhu içerisindebelirlenen kural ve yöntemlere yeterince duyarlı olması büyük önem taşır.Bilim Kodu : 804.1.119Anahtar Kelimeler : Kamu inşaatları, yapı üretimi, risk yönetimiSayfa Adedi : 112Tez Yöneticisi : Prof Dr. A.Tanju GÜLTEK N

Suat Çubukçu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Nevşehir ili, İbrahimpaşa (Papayanni) Köyü, Hacı Mahmut Ağa Konağı restorasyon önerisi

ivNEVŞEH R L , BRAH MPAŞA (PAPAYANN ) KÖYÜ,HACI MAHMUT AĞA KONAĞI RESTORASYON ÖNER S(Yüksek Lisans Tezi)Ülkünur DEM RGAZ ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜHaziran 2006ÖZETBu çalışma brahimpaşa (Papayanni) Yukarı mahallesi'nde yer alangeleneksel konut mimarisi örneklerinden Hacı Mahmut Ağa Konağı'nıkonu etmektedir. Çalışmanın amacı yapının günümüzdeki durumununve restorasyon imkanlarının incelenerek fiziksel ve işlevsel bağlamdasürdürülebilir korunmasının sağlanması için veri oluşturulmasıdır.Çalışma kapsamında, brahimpaşa (Papayanni) Köyü Yukarı Mahalle'siile konağın yakın çevresi ve bugünkü durumu incelenerek,karşılaştırmalı çalışma ve ardışık zamanlı analizler ile konağın özgündurumu araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirilip, korumaölçütleri belirlenerek, bu ölçütlerin uygulamaya geçiş safhasında yeniişlev ile birlikte düşünüldüğü bir restorasyon projesi önerilmiştir.Bilim Kodu : 803Anahtar Kelimeler : Nevşehir, brahimpaşa, Papayanni, Hacı Mahmut,Konak, RestorasyonSayfa Adedi : 385Tez Yöneticisi : Doç. Dr. Z. Gediz URAK

Ülkünur Demir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessEN

Re-thinking creativity in architectural design education

The stages of architecture and architectural education depend on the phases of human being's changing interpretation in the creative processes. The concept which is called "creativity" today and which has been discussed in the past through various definitions such as inspiration, imagination, production, or mimesis is determined by our ways of perceiving the world and ourselves. On the one hand, the sequence of events that contextually affect each other, and on the other hand important thresholds that emerge in some periods, produce world views that explain how architecture is represented. In this context, the stages and thresholds undergone until the 21st century, have an important place in the conceptual foundation of the thesis. Regarding the contextual parameters, the variable, volatile, ambiguous and complex structure of contemporary perspectives is underlined. Another highlight is the potential of the tools of the age. These findings provide an important reason for reconsidering architectural design studios that have embraced certain traditions from Bauhaus to the present. The critical value of both design and creativity in the 21st-century brings together the concepts of creativity and design in this reworking of the studio. This thesis associates the concept of the transformative concept of architectural design education and creativity through a historical analysis. It carries this association to the design studio ground from past to present on the axis of creativity. Thus, an architectural education process in which creativity is decisive is put forward in the conceptual framework obtained. It is discussed how the accumulation of architectural education determined from this point can be handled on the base of the architectural design studio of the century. In order to achieve a specific goal, inferences are made about how creativity, defined as the application of knowledge and skills in new ways, can be coincided with the architectural design studio's contemporary theoretical, practical, technological and pedagogical approaches and historical development.

Design studiosCreativity
Fatma Kolsal
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel morfolojik başkalaşımın üniversite kentleri bağlamında incelenmesi

Kent insanoğlunun toprağa ilk yerleşiminden sonraki evrelerde yaşadığı alan olmakla birlikte, kentin zaman içerisinde genişlemesi onun dokusunu ve morfolojisini değiştirmektedir. Birçok unsuru içinde barındıran kent dinamik bir yapıya sahiptir. Bu yüzden, bu durum günümüzde daha hızlı oluşmaktadır. Kent ile morfoloji ve tipoloji bütünleşik yapıdadır ve kentin değişen diğer unsurlara paralel olarak başkalaşım geçirmesi de kaçınılmaz olmaktadır. Günümüz kentini şekillendiren unsurlardan biri de kentte sürdürülen eğitim faaliyetleridir. Özellikle yeni kurulan üniversiteler ile kentlerin ekonomik, sosyal, kültürel, toplumsal yönleri ile birlikte mimari tipolojisi ve kentsel morfolojisi de değişmektedir. Artan nüfus ile bir yandan kent büyümüş, bir yandan yeni konut tipolojileri oluşmuştur. Bu tezde üniversite kentleri bağlamında Eskişehir, Bursa ve Kütahya'da yaşanan morfolojik ve tipo-morfolojik başkalaşım incelenmektedir. Alan çalışmasına tutarlı bir temel oluşturması açısından birinci bölümde hipotez, amaç, kapsam belirtilmiş; sonrasında çalışmada araç olarak kullanılacak kavramsal çerçeve oluşturulup morfolojik analiz ve kent açılımları yapılmış; çalışmanın konusu olan kentlerde başkalaşım başlığı altında kentlerin oluşumu, gelişimi, değişimleri ele alınmış ve literatürde yer alan üniversite kentlerinde başkalaşım konuları da ayrıca ortaya konulmaya çalışılmıştır. Dördüncü bölümde ise bu kapsamda seçilen üç kentin karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Sonuç bölümünde, üniversite kentlerinde morfolojik ve tipolojik başkalaşımın kaçınılmaz olduğu sonucuna varılmıştır.

Tuğçe Bayer
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mimari tasarımda BIM

Bina Bilgi Modellemesi (BIM), projelerin üç boyutlu ve dijital olarak yönetildiği bir süreçtir. BIM proje süreci (mimari tasarım, uygulama - inşaat ve yapım sonrası aşamalar), mimarlık, mühendislik ve inşaat sektörü için yeni bir dönem açmıştır. Farklı disiplinlerin birlikte kolaylıkla çalışmasını sağlayan BIM sistemi, sadece 3B modellemeyi değil aynı zamanda proje planlaması, maliyet hesabı, sürdürülebilirlik ve tesis yönetimini de desteklemektedir. Projelerde BIM, bina yaşam döngüsü boyunca kullanıldığı gibi aynı zamanda sadece tasarım veya uygulama veya işletme vb. aşamalarda da kullanılmaktadır. Fakat süreçte, tek aşamada kullanılması BIM'in sağladığı avantajları da azaltmaktadır. Bu bağlamda, tez çalışmasında mimari tasarım aşamasında, uygulama ve inşaat aşamasında ve yapım sonrası aşamalarda örnek projeler üzerinden BIM kullanımının avantajları ortaya konmuştur. Çalışma sonucunda, mimari tasarım aşamasında BIM'in kullanıldığı örnekler ile, özellikle büyük ölçekli projelerde disiplinlerarası çalışma yapıldığı ve bilgiler eksiksiz doldurulduğu takdirde, BIM'in ileriki aşamalar için büyük avantajlar sağlayabileceği tespit edilmiştir. Aynı zamanda en etkili kullanım sürecinin yapım aşaması olduğu fakat süreçlerin birbirlerini beslediği gözlemlenmiştir. Böylece yapı yaşam döngüsü boyunca BIM kullanımının süreci kolaylaştırdığı, en karmaşık yapılarda bile tasarımı aynı zamanda da inşaat aşamasında imalatları kolaylaştırmakla birlikte yapım sürecini de disiplinlerin birlikte çalışması ile hızlandırmaktadır. Proje yaşam döngüsünün etkili bir şekilde sürdürülmesi için tüm aşamaların sırasıyla gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Mimari tasarım, BIM-Bina bilgi modellemesi, Tasarım teknolojisi, Teknoloji

Gizem Karaoğlu
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kamusal sanatın deneyselliği üzerine bir irdeleme

Devingen yapısıyla sürekli değişen ve gelişen sanat, dönüşen yapısıyla çoğu tabuyu yıkmış, özellikle 20. yüzyıl itibariyle 'beyaz küp' olarak da bilinen 'sanatın uzaktan seyredildiği düşünce'den sıyrılıp, deneyimlenen bir uygulama alanına dönüşmeye başlamıştır. Kamusal mekânla birleşen bu deneyim kamusal sanata dönüşmüş ve kamusal mekânın giderek deney(im)lenip laboratuvar halini aldığı çalışmalarla sanatın deneysel kamusal sanata evrilmesini sağlamıştır. 21. yüzyıl ile beraber zamanla değişen sosyal ortam kamusal sanata olan ilgiyi artırmış ve toplumsal bir gereksinime dönüştürmüştür. Gelişen teknoloji ile kamusal alandaki sanatsal faaliyetler çeşitlenirken bu faaliyetlere erişim kolaylaşmış ve sanat, kamusal mekânın vazgeçilmezi olmaya başlamıştır. Özellikle iki binli yıllardan itibaren hem süreç hem sonuç odaklı kamusal sanat faaliyetleri pavyon ve enstalasyon gibi deneysellik çalışmalarıyla yeni bir ivme kazanmış, bu durum kamusal sanatı başka bir boyuta taşımıştır. Bu çalışma, 20. yüzyıldan 21. yüzyıla kamusal sanatın geçirdiği dönüşümü deneysel örnekler üzerinden ortaya koymaktadır. Çalışmada 21. yüzyılda pavyon, enstalasyon, heykel gibi disiplinler arası deneysel kamusal sanat ürünleri artan sayıları nedeniyle ortaya çıkan benzerlikleri sonucu prototipleşme ve ekonomik kaygılar üzerinden değerlendirilmekte, sanatın rakamsallaşması sorununa dikkat çekerek sanatın deneyselliğini sorgulamakta ve tartışmaktadır. Anahtar Sözcükler: Kamusal sanat, Deney, Deneyim, Deneysellik, Deneysel kamusal sanat

Cemre Kılınç
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilir mimari tasarım: Az katlı konutlarda esnek bir tasarım modeli

Yapı yaşam döngüsü sürecinde değişen kullanıcı ve ihtiyaçlarına cevap verebilecek aynı zamanda enerji, kaynak, maliyet, geri dönüşüm sağlayabilecek esnek sürdürülebilir konutlara ihtiyaç duyulmaktadır. Yapılan çalışmalar incelendiğinde az katlı konutlarda sürdürülebilirlik ve esnekliği bir arada ele alan çalışma sayısının kısıtlı olması bu araştırmanın yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu kapsamda kullanıcı ve ihtiyaçlarının karşılanması bakımından sürdürülebilirlik ve esnekliğin bir arada olması gereklilik haline gelmiştir. Bu nedenle mimarlıkta, dünyanın sınırlı kaynaklarıyla dengeli bir tasarım ve üretim yaklaşımı öneren, çevresel/ekonomik/sosyal yönden sürdürülebilen, değişen kullanıcı ve gereksinimlerini karşılayabilen, esnek sürdürülebilir az katlı konut tasarım modeli tripodu bağlamında tasarım ölçütleri net bir biçimde ortaya konulmalıdır. Çalışma genel olarak üç aşamada gerçekleşmiş olup, birinci aşamada yerli ve yabancı yayınlar incelenmiş, ikinci aşamada LEED, BREEAM ve DGNB sertifika sistemleri ölçütleri ile esneklik ölçütleri ilişkileri değerlendirilmiş ve sertifika sistemlerinden birisine sahip veya yarışma projesi olan esnek sürdürülebilir az katlı konut örnekleri irdelenerek araştırma bulguları elde edilmiştir. Son aşamada ise elde edilen bulgular değerlendirilerek az katlı konutlar için sürdürülebilirlik ve esneklik ölçütleri belirlenmiş ve model önerisinde bulunulmuştur. Çalışma, esnek sürdürülebilir az katlı konutlar bağlamında yapılacak olan çalışmalara kaynak teşkil etmesi bakımından önemlidir.

EsneklikKonutKonut sertifikaları+1
Halil Yılmaz
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Retorik kavramı ve mimarlık alanında değerlendirilmesi

Bu tezde retorik kavramı mimari tasarım açısından ele alınmıştır. İkna etme ve etkileme sanatı olarak bilinen retorik, iletişimi ve söylemi barındıran tüm disiplinlerle ilgili bir sanattır. Mimarlık alanında ise mimarlık mesleğinin etki alanlarını ve bu alanlarla kurduğu iletişimi içerir. Mimarlık, çok yönlü ilişkilerle kurulu fiziksel, sosyokültürel, ekonomik, teknolojik ve psikolojik boyutları olan bir bilim dalıdır. Retorik kavramı mimarlık mesleğinde insanlığın varoluşundan günümüze kadar önemli bir betimleme aracı olarak değerlendirilmiş ve geliştirilmiştir. Bu araç mimarlık kültüründe, kullanıcı ya da izleyici ile mimarlık ürünü arasında yaşanan etkileşim sürecine odaklanarak mimarlığın dinamik yapısına dikkat çekmektedir. Mimarlık, insan ve çevresi arasındaki ilişkiyi kapsayan sanatsal ve bilimsel faktörlerin bütünü olarak görülebilir. Diğer bilim ve sanat dalları gibi disiplinler arası çalışmalara ağırlık vererek ve bu alanlardan edindiği bilgileri yenileyerek mekânı anlamlandırmaya çalışmaktadır. Mimarlığın gelişim süreci içerisinde düşünsel yönünü anlamlandırmada retoriğin önemli katkısı bulunmaktadır. Bu tez kapsamında ise retorik kavramı fiziksel, kültürel, düşünsel ve paylaşım bağlamında tasarım ve mimarlık üzerinden değerlendirilmiş ve mimarlığa olan etkisi incelenmiştir.

Fatma Yapıcı
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi Tarsus Kırkkaşık Bedesteni'nin sürdürülebilirlik açısından incelenmesi

Tarsus geçmiş dönemlerde Anadolu'nun önemli bir odak noktası ve ticaret merkezidir. Bu kentte Ramazanoğulları Beyliği Dönemi'nde inşa edilmiş olan Kırkkaşık Bedesteni o dönemde Ulu Camii, Yeni Hamam gibi yapılarla beraber kentin ticari odak noktası durumunda iken zamanla bu yapı önemini yitirmiş ve yapıya yeni işlev verilmiştir. Bu çalışmada Kırkkaşık Bedesteni'nin yakın çevresiyle ilişkili olarak verilen işlevin çevresel boyut, işlevsel boyut, yapısal boyut, finansal boyut, süreç algı boyutu ve kültürel algı boyutunda yapı sürdürülebilirliğine olan etkileri değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler yapı kullanıcıları ve yapıda çalışan esnafa yöneltilen anket sorularına verilen cevapların yanı sıra koruma ölçütleri de göz önünde bulundurularak yapılmıştır. Hazırlanan bu tez 7 bölümden oluşmaktadır. 1. bölümde tezin amaç, kapsam ve sınırlılıklarından bahsedilmiştir. 2. bölümde bedesten kavramı ve gelişiminden bahsedilirken 3. bölümde anıtsal yapılarda sürdürülebilirliğin ölçümünde performans analiz değerlendirmesinden bahsedilmiştir. Tezin 4 bölümünde Tarsus coğrafi konumu ve tarihsel süreçte gelişimi açıklanmıştır. 5. bölümde Kırkkaşık Bedesteni'nin sürdürülebilirlik performans analiz değerlendirmesi açıklanırken 6. bölümde araştırmanın sonuçlarından bahsedilmiştir. Tezin 7. bölümünde ise tartışma ve öneriler ifade edilmiştir

Ruşen Ergün
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2020
00