
67
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Milton Glaser ile Gürbüz Doğan Ekşioğlu'nun yaratma aşamasındaki kesişme ve ayrılma noktaları
Bu araştırmada Amerikalı Grafik Sanatçısı Milton Glaser ile Türk Grafik Sanatçısı Gürbüz Doğan Ekşioğlu?nun yaşam öyküleri, aldıkları eğitimler, meslek hayatları, sanat anlayışları ve eğitimci yönleri incelenmiştir. Ekşioğlu, çevreye, toplumsal olaylara cesur ve mizahi yaklaşımı ile Türk Grafik sanatında önde gelen bir sanatçıdır. Yurt içindeki başarıları kadar yurtdışında da başarılara imza atmış, ABD?nin en ünlü, trajı haftada bir milyonu aşan New Yorker dergisinde eserleri altı kez kapak olmuştur. Özellikle Osama Bin Ladin?in öldürülmesi üzerine yaptığı kapak çalışması ?Amerika tarihine geçen dünyanın en başarılı kapak? çalışmalarından biri olmuştur. Glaser dünyaca ünlü çok değerli bir tasarımcıdır. Milton Glaser, ?Çağımızın yaşayan en büyük grafik sanatçısı?, ?Sevecen cömert rönesans adamı?, ?Kâşif insan? gibi lakaplarla anılır. New York şehrinin tanıtımı için tasarladığı ?I Love New York? logosu ile dünya çapında bir başarıya imza atmıştır. Bu çalışmada; her iki sanatçının kişilik yapıları, yaşadıkları ortamlar, bireysel ve kurumsal çalışmaları, etkilendikleri sanatçılar ve sanat anlayışları incelenerek birleşen ve ayrılan yönleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.Bu araştırmaya başlarken öncelikle Gürbüz Doğan Ekşioğlu ile Milton Glaser?in yaşam öyküleri, meslek hayatları, sanatçı ve sanat eğitimci yönleri ele alınmıştır. Daha sonra her iki sanatçının yaşam hikâyelerinden çıkarılan sonuçlarla, eserlerini yaratma süreçlerindeki kesişme ve ayrılma noktaları ayrıca ele alınarak irdelenmiştir. Araştırmanın başlangıcında Türkiye?de ve Amerika?daki Grafik Sanatının gelişimi tarihsel süreçleriyle kısaca açıklanmakta ve ?Kavramsal Görsel Anlatım? üzerine kısa açıklamalar yer almaktadır. Araştırmanın birinci bölümünde, Gürbüz Doğan Ekşioğlu?nun Türk grafik sanatı içindeki yeri, hayatı, sanatı, sanatçı ve eğitimci kimliği araştırılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde, çizgi roman firması DC Comics için tasarladığı DC Bullets logosu, Bob Dylan posteri ve New York?un tanıtımı için tasarladığı ?I love New York? logosuyla dünya çapında üne kavuşan Milton Glaser?in hayatı, sanatı, iş yaşantısı ve eğitimci kimliği araştırılmıştır. Araştırmanın üçüncü ve son bölümünde ise, bu iki sanatçının sanatlarını yaratma aşamasındaki kesişme ve ayrılma noktaları verilmeye çalışılmıştır. Gürbüz Doğan Ekşioğlu?nun eğitimi ve meslekî hayatı boyunca etkilendiği ve örnek aldığı Amerikalı çizer Milton Glaser?le örtüşen ve ayrılan yanları ile ilgili bir araştırmaya rastlanmayışı araştırmanın çıkış noktası olmuştur.
İran ve Türkiye'de çay ambalajında tasarım sorunlarının analizi ve karşılaştırılması
Günümüzde gıda ambalajları, ürünün raf ömrünün artırılmasında, taşınabilirliğinde, tüketicinin dikkatini çekme noktasında ve ürünün içeriği hakkında bilgilendirilmesinde kilit bir role sahiptir ve genel olarak ürün satışları üzerinde önemli bir etkisi vardır. İran ve Türkiye gibi ülkelerde, çay ürünlerinin yoğun tüketimi ve bu topraklardaki insanların eski kültürleriyle çayın bağlantısı nedeniyle bu çalışmada, İran'daki Ahmad Çay ve Türkiye'deki Çaykur Çay ambalajlarının karşılaştırmalı bir çalışması yapılarak Gestalt teorisi ve görsel sanatlardaki işlevleri araştırmanın teorik temelleri olarak kabul edilmiştir. Aslında bu çalışmanın amacı, ürün ambalajı ile çay tüketicilerin arasında doğru ve verimli bir ilişki kurmak, İran ve Türkiye'deki çay ürünlerinin ambalajlarında Gestalt ilkelerine dayalı bir plan sunmaktır. Bu nedenle, İran ve Türkiye'deki çay tüketicilerinin çay ürünlerinin ambalajları hakkındaki görüşlerini değerlendirmek üzere benzer iki anket (Farsça ve Türkçe) tasarlanmış ve dağıtılmıştır. Elde edilen sonuçlar SPSS yazılımı aracılığıyla analiz edilmiştir. Bu araştırmada yapılan çalışmaların sonuçları, Çaykur Çay ve Ahmad Çay markalarına ait ürünlerin ambalaj tasarımında Gestalt ilkelerinin tasarımcılar tarafından farklı açılardan ele alındığını ve uygulandığını göstermektedir. Gestalt'ın temellerine bakıldığında Ahmad Çay ürünlerinin ambalajlarının, Çaykur Çay ürünlerinin ambalajlarından daha net ve daha entegre bir görsel kimliğe sahip olduğu görülmektedir. Buna karşılık Çaykur Çay ürünlerinin ambalajları daha çeşitli renk düzenine sahiptir. Ayrıca iki ürün arasındaki ambalaj tasarımları incelendiğinde çayın geleneksel ve nostaljik etkilerine atıf, Ahmed Çay ürünlerinin ambalajlarında daha belirgindir.
Sosyal mesaj içeren konularda etkileşimli "Google Doodle"
Bu araştırmada, dünyaca tanınmış arama motoru Google'ın, Google Doodle çalışmalarının geçmişten günümüze tarihsel süreci, tasarımların yıllara göre konu ve teknikler bakımından dağılımının incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum analizinden yararlanılmıştır. Araştırma (https://www.google.com/doodles) sitesinde yer alan çalışmaların başlangıcından günümüze kadar olan sürecin tamamı alınmıştır. Tasarımlar "Doğum Günü", 'Özel Günler', "Bağımsızlık Günü", "Milli Günler ve Bayramlar", "Uluslararası Oyunlar", "Kutlamalar", "Yıl Dönümü", "Sosyal Mesaj İçeren Konular", "Google Doodle Oyunları", "Mevsimler ve Gökyüzü Olayları" olmak üzere toplam 10 konu başlığı altında toplanmıştır. Sosyal mesaj içeren konular ise, "Dünya Su Günü", "Dünya Günü", "Dünya Kadınlar Günü", "Ağaç Dikme Günü" ve "Covid- 19 Salgını" olmak üzere beş başlık altında incelenmiştir. Google Doodle tasarım teknikleri sabit, hareketli ve etkileşimli olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Etkileşimli tasarım teknikleri ise, slayt, video, tıklama/sürükleme ve oyun olmak üzere dört gruba ayrılarak incelenmiştir. 1998-2021 yılları arasında tasarlanan tüm Google Doodle tasarımları yıllara göre, konu ve tasarım teknikleri bakımından incelenerek elde edilen veriler doğrultusunda tablolar ve grafikler oluşturulmuştur. Tablo ve grafiklerde, tasarım konusunun yıllara göre kullanılan tekniklerin sayısal veri ve oranlarına yer verilmiştir. Google Doodle'ın sitesindeki konular incelendiğinde, "Sosyal Mesaj" içerikli tasarımlara diğer tasarım konularına göre çok az yer verildiği görülmüştür. Tezin uygulama çalışması "21 Eylül Alzheimer Günü" konusu ile sınırlandırılmıştır. Google Doodle tasarım konularından en çok "Doğum Günü" içerikli tasarımlar yapılırken, en az ise, "Mevsimler ve Gökyüzü Olayları", "Google Doodle Oyunları" ve "Sosyal Mesaj" içerikli konulardır. Yıllara göre en çok doodle 2018 yılında tasarlanırken, en az doodle ise, 1998 ve 1999 yılları arasında olduğu gözlemlenmiştir. Google Doodle tasarım teknikleri bakımından en çok sabit doodle tekniği yapılırken, en az etkileşimli doodle tasarım tekniği kullanılmıştır. Etkileşimli doodle tasarım tekniği en az, tıklama /sürükleme özellikli ve slayt tekniği ile oluşturulurken, en çok oyun ve video özelliğine sahip tasarımlar yapılmıştır. Sosyal mesaj içeren konularda ise, en az "Dünya Su Günü" konulu özel tasarımlar yapılırken, en çok "Covid-19 Salgını" konulu doodle tasarlanmıştır. Alzheimer konusu ile ilgili iki sabit, iki hareketli ve iki etkileşimli olmak üzere toplamda altı tane Google Doodle tasarımı yapılmıştır. Etkileşimli doodle tasarımlarında, oyun ve tıklama özelliğinden yararlanılmıştır.
Dikkat eksikliği olan çocuklar için terapi sürecinde kullanılan materyallerin görsellerinin incelenmesi
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukların akademik performansını, sosyal etkileşimlerini ve kişisel gelişimlerini olumsuz etkileyen yaygın bir nörogelişimsel bozukluktur. DEHB'li çocuklara yönelik terapötik müdahalelerde görsel materyallerin kullanımı, tedavi sonuçlarında önemli bir rol oynar. Bu çalışmanın amacı, bu görsel materyallerin özelliklerini ve DEHB'li çocukların tedavisindeki etkililiğini incelemektir. Çalışmanın ilk bölümünde, DEHB'nin tanımı, belirtileri ve tanıda kullanılan yöntemler detaylı olarak açıklanmakta, bu bilgiler ışığında görsel materyallerin DEHB'li çocukların ihtiyaçlarına nasıl uyarlanabileceği tartışılmaktadır. Takip eden bölümde, görsel araçların tasarım özellikleri analiz edilerek bu araçların çocukların dikkatini çekme ve öğrenme süreçlerini geliştirme konusundaki önemi vurgulanmaktadır. Araştırmanın merkezinde, DEHB tanı ve tedavisinde kullanılan çeşitli görsel materyallerin kapsamlı bir analizi bulunmaktadır. Bu analizde, çocukların ilgisini çekme, öğrenme süreçlerini destekleme ve terapötik hedeflere ulaşma kriterleri göz önünde bulundurulmuştur. Renk, şekil, boyut, tipografi ve içerik gibi temel görsel özellikler, materyallerin çekiciliği ve uygunluğu açısından değerlendirilmiştir. Çalışma, bu tasarım öğelerinin çocukların dikkatini ve tedavi sürecine katılımını nasıl etkilediğini değerlendirmektedir. Ayrıca, mevcut görsel materyallerin etkinliğini artırmaya yönelik örnek tasarımlar sunulmaktadır. Bu örnekler, daha etkili tedavi araçlarının geliştirilmesi için bir rehber olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın sonuç bölümünde, elde edilen bulgular özetlenmekte ve DEHB tedavisinde görsel materyallerin etkinliğinin artırılmasına yönelik öneriler sunulmaktadır. Çalışmanın nihai amacı, tasarımcılara ve terapistlere DEHB'li çocuklar için terapötik sonuçları önemli ölçüde iyileştirebilecek daha etkili görsel yardımlar oluşturma konusunda rehberlik etmektir
Sosyolojik bir çalışma: 20. yüzyılda popüler kültürün bir göstergesi olarak çizgi romanları
The intention of this study is to analyze the sociological structure of the comics within its relation to the social phenomena of the 20th century. Therefore, the concept of popular culture is taken as the key word that opens up the sociological formation of the modern -and even the post modern- man of the late 20th century. The evolution in the formal and conceptual structure of the comics throughout the century is also indicated eventually in this study. The main focusing point is on the genre of "super heroes" which fully indicates this evolution of comics up to this day. Key Words: Comics, sociology, popular culture m
Rengin yiyecek ve içecek ambalajları üzerindeki kullanımı ile yaratılan tepisel etkiler: Yiyecek ve içeceklerin sembolik anlamları ile alan ilişkileri
ABSTRACT THE IMPULSIVE EFFECTS CREATED BY THE USE OF COLOR ON FOOD AND BEVERAGE PACKAGES: Their Relations with the Symbolic Meanings of Foods and Beverages îrem Petek Tonak M. F. A. in Graphic Design Supervisor: Doç. Emre Becer February, 1994 The intention of this study is to analyze the role of symbolic meanings and physical attributes of foods and beverages reflected by the use of color on their packages in the creation process of impulsive effects. Key Words: Food and beverage packages, color, symbolic meanings, impulsive impact. iii
George Bataille`in ihlal kavramı: Sanat ve felsefe açısından olanaklı bir deney (im) sorusu
ABSTRACT GEORGES BATAILLE'S NOTION OF TRANSGRESSION: THE QUESTION OF A POSSIBLE EXPERIENCE CONCERNING ART AND PHILOSOPHY. Mehmet Şiray M. F. A in Graphical Arts Supervisor: Assist. Prof. Dr. Lewis Keir Johnson May, 2000 This study aims at analysing George Bataille's notion of transgression. In this respect, the concepts of Bataille's discourse such as 'general economy', 'sovereign operation', 'inner experience', 'impossible', 'absence of myth' and 'sacred', are taken into consideration within the context of some recent post-structuralist texts. In addition, this study focuses on transgression in Bataille's discourse reading it as a passage from interior to exterior. For this purpose, this study aims at showing that the transgression implied in Bataille's discourse transgresses itself. In that manner, this thesis brings two readings of Bataille's notion of transgression together: one is the reading of surrealism through George Bataille's and Andre Breton's approaches, and the other is the reading of the notion of transgression through some recent post- structuralist texts. In the final analysis, this study discusses the discourse of transgression in Bataille with respect to both philosophy and art considering the problem of representation. Keywords: Transgression, general economy, impossible, inner experience, sacred, absence of myth, sovereign operation, representation, surrealism, post-structralism. m
Sanatta ve felsefede ölüm teması
This study takes the theme of death in philosophy and art as its explicit focus, concentrating mainly of contemporary French philosopher Maurice Blanchot's literary and philosophical texts. The 'aporias' in the discourses of death are examined through an aporetic experience of the concepts, possible- impossible, absence-presence, finite, infinite involving in a discussion concerning the concepts of limit and representation. Keywords: Death, aporia, impossible, image, experience
Figüre ve et: Francis Bacon`un batı gigüratif geleneğine meydan okuyuşu
When figuring the body is at stake within the Western tradition of art, figuration comes up as a question of framing and controlling the mass of body (flesh, bones, body liquids etc...). The apparent obsession of Western art with perfect body figures might be understood as an attempt to make safe the permeable boundary between the inside and outside of the body; between the inner self and outside world. Yet the depictions of human body in Francis Bacon's paintings reveal a disobedience to the conventional norms proposed by the figurative tradition and demonstrate a deliberate failure in controlling the mass of flesh. This thesis aims at a critical discussion on the dualist premises that lie at the core of figurative tradition in Western art by mainly following the path of Deleuze's examination of Francis Bacon's work. Key words: Figuration, figure, body, representation, vision in
Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümünde bir tipo baskı atölyesi önerisi
Günümüzde pek çok alanda olduğu gibi, çağdaş grafik tasarım da hızlı bir sayısallaşma akıntısına kapılmış durumdadır. Bu hızlı ve baş döndürücü akış, tasarımcılar açısından yarattığı korkuların yanında birçok kolaylık sağlasa da sorgulanması ve kontrol edilmesi gerekliliği açıktır. Bu sorgulama içinde yer alan çağdaş tasarımcılar ve düşünürler, sayısallaşmanın faydalarını göz ardı etmeden bu hızlı akışın olası zararlarına, neden olabileceği kayıplara bir set çekmek amacıyla yüzü geleceğe dönük çağdaş grafik tasarımın geçmişle de bağını koparmaması gerekliliğine dikkat çekmektedirler. Tipo baskı, geçmişle bu bağın kurulmasında en önemli araçlardan biri olarak görülmektedir. Dünya genelinde grafik tasarım alanında tipo baskıya olan yönelim özellikle tasarım eğitimi alanında dikkat çekmektedir. Bu çalışmada tipo baskının çağdaş grafik tasarım eğitimine dahil edilmesi ve üniversite bünyesinde bir tipo baskı atölyesinin kurulum aşamaları konusunda öneriler sunulmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde matbaanın güç kaybettiği döneme kadar tipo baskının yaşadığı değişimler özetlenmiştir. İkinci bölümde Enformasyon Teknolojisi Devriminin grafik tasarım alanına ve tipo baskıya etkileri detaylarıyla açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde tipo baskı alanında çalışan dünyadan ve Türkiye'den önemli örnekler hakkında bilgiler verilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü bünyesinde oluşturulan tipo baskı atölyesinin tüm detayları aktarılmıştır.
Glitch'i yorumlamak; dijital kültürün görünümü: Çağdaş ses tasarımı ve dijital tipografi arasındaki ilişki üzerine bir çalışma
This research probes into the concepts of designing and consumption of digital typography that manifest the logic of digital media by following an analogy of the patterns in contemporary sound design which act on the developments within computer technologies as part of digital culture. When a technological system malfunctions and no longer executes its function it loses its essence and we fully became conscious of it. In many of these such cases noise and glitch occur. Therefore, this study tries also to conceive the concepts of noise and glitch within a visual framework following an analogy of the aural designs as used in Sound Art. Departing from the conclusions reached at the end of the investigation and analysis of a parallelism within the design patterns in both spheres through systems approach, it proposes that the emerged patterns demonstrate the manifestation of digital culture and the culture functions depending on its operational logic and productions.
Yarım uykular, soluksuz kayıplar: Fotoğraf, bellek ve anlam üzerine görsel bir yolculuk
As Henry Bergson points out, memory images that we have stored in our minds throughout our lives trigger our past experiences and help form the moment we live in. This thesis is an attempt to challenge my perception about the issues that are bodily disturbing for me in my memories. It is related with the level of intimacy and the blurred line between private and public that makes me uncomfortable. This thesis explores this point through a photo-text project consisting of different sets of photographs that trigger my own memories through wandering on the body and outside.The project aims to activate in the viewer an inner journey with the help of close-up body images and photographs taken outside. These images, which come from different time, space and bodies, are grouped into sets that form new wholes. These visual sets are accompanied by lines from various unpublished poems in order to simulate the audience to activate them with their own memories and create new readings.
Tipografi ve ideoloji: Bir ifade biçimi olarak yazı tipi tasarımı
The aim of this thesis is to investigate the theories and methodologies of type design within the context of ideology. It questions the role of typefaces in communication and whether ideologies are embedded in typefaces, culturally, socially or due to their designers? intention. This work follows the discussions on the neutrality of typefaces as they are more than a tool in communication; instead, they are individual message bearers. The project aims to depict the typefaces as personal artistic statements. The project concludes with four different typeface designs which emphasize form, content, synthesis and context respectively; thus, the project establishes different ways of communication with the audience.
Marka kimliğinin revizyon nedenlerinin ve logo tasarım sürecinin incelenmesi: Atıştırmalık grubu cips ürünleri
Gerçekleştirilen bu araştırma ile atıştırmalık grubu cips ürünlerinin ilk piyasaya sürüldüğü dönemlerden bu zamana kadar ambalaj ve logolarında yaşanan değişimler incelenmiştir. Atıştırmalık grubu cips ürünlerinin devamlı olarak logolarının ve ambalajlarının döneme ayak uydurabilmek amacı ile revize edildiği anlaşılmaktadır. Bu araştırma ile tüketicilerin cips tercihlerinde logo, marka ve ambalajın etkisi öğrenilmek istenmektedir. Araştırmada cips markalarından Lay's, Doritos, Pringles ve Cipso markaları incelenmiştir. Bu markaların geçmişten günümüze logo ve ambalaj revizyonları ele alınmıştır. Ancak araştırmayı destekleyebilmek amacı ile tüketicilerin gözünde atıştırmalık grubu cips ürünlerinin ambalaj ve logolarının satın almalarını etkileyip etkilemediklerinin araştırılması ile gerçekleştirilen taramanın desteklenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma evreni olarak İstanbul Anadolu Yakasında yaşayan ve 18 yaşından büyük katılımcılar tercih edilmiştir. İstanbul Anadolu Yakasının nüfusunun elde edilen bilgilerden hareketle 5.300.000 kişi olduğu öğrenilmiştir. 18 yaşından büyük katılımcılar evreni oluşturduğundan 1.300.000 kişi çıkartılarak asıl evren olan 4.000.000 sayısına ulaşılmıştır. Örneklemin tespitinde basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır. İstanbul Anadolu Yakasında yaşayan ve belirlenmiş olan örnekleme yöntemine uygun olarak 1.000 kişiye anket formu on-line olarak iletilmiştir. Geri gelen cevaplar değerlendirildiğinde araştırmaya uygun olan 499 verinin olduğu belirlenmiştir. Bu sebeple araştırmanın örneklemini 499 kişi oluşturmaktadır. Bu örneklem evreni temsil gücüne sahiptir. Araştırmada kullanılmak istenen anket formu toplamda 2 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgilerini ölçmeye yönelik 5 soru yer almaktadır. Anket formunun ikinci bölümde ise cips tercihlerini etkileyen hususların tespit edilebilmesine yönelik hazırlanmış olan 9 soru yer almaktadır. Anket formunun ikinci bölümünde yer alan ifadeler konuda uzman olan kişiler ile yapılan görüşmeler sonucunda şekillendirilmiştir. Araştırma kapsamında toplanan veriler ile çeşitli grafikler oluşturulmuş ve grafiklerden hareketle katılımcıların kişisel bilgileri ile atıştırmalık grubu cips tercihlerini etkileyen hususlar karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmaların yapılmasında frekans ve yüzde değerlerinden faydalanılmıştır. Ayrıca araştırma kapsamında katılımcıların kişisel bilgileri ile cips tercihleri arasındaki farklılıkları belirleyebilmek için t-testi ve Anova testinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda atıştırmalık grubu cips tercihlerinde logo ve ambalaja önem veriliyor sonucuna ulaşılmış olsa da tüketicilerin çoğunlukla tercihlerini fiyatın belirlediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Atıştırmalık Grubu, Cips, Marka, Revizyon, Kimlik
E-ticaret sitelerinin grafik arayüz öğelerinin kullanıcı deneyimi açısından incelenmesi ve Amazon, Wildberries karşılaştırılması
Teknolojinin gelişmesi ticaretin yapılış şekillerini de değiştirmiştir. Her geçen gün internet üzerinden yapılan ticaret hacmi artmaktadır. Klasik ticaret yerini önemli şekilde e-ticarete bırakmıştır. E-ticaret sitelerinin kullanıcı arayüzleri ve kullanıcı deneyimi dikkat çekmektedir. Potansiyel müşterilerin alternatif e-ticaret sitelerine yönelmelerini önleyebilmenin yolunun, kullanıcı arayüzlerine ve kullanıcı deneyimine gereken önemi vermek olduğu anlaşılmıştır. E-ticaret siteleri kullanıcı arayüzleri, kullanıcı deneyimi açısından karşılaştırılması ve incelenmesi yapılarak sağladıkları avantajları ve dezavantajları araştırılmıştır. Bu çalışmada; e-ticarette kullanıcı arayüzü, kullanıcı deneyimi yönünden temel bilimsel yasalar karşılaştırmalı olarak incelemesi yapılmıştır.
Geleneksel basılı reklamlar ile dijital reklamların karşılaştırması
Tüketimin çok olduğu ve markaların rekabette birbirinin önüne geçmeye çalıştığı günümüzde reklam etkinliği tartışılan ve göz önünde tutulan bir konudur. Bu çalışmada da geleneksel basılı reklamlar ile dijital reklamlar ele alınarak bu reklamların etkinliğinin araştırılması ve grafik tasarımcıya tasarım yaparken yol gösterecek bilgiler sunulmaktadır. Günümüz teknolojileri ile gelişen ve gelişmekte olan dijital reklamların geleneksel basılı reklamların etkinliğinin yerini alması ve bununla birlikte dijital reklamların markalar için reklam etkinliğini her yönüyle inceleme olanağı sunması ayrıca her iki reklam mecrasındaki yenilikler, özellikler ve farklılıklara değinilmiştir. Yayınlanan reklam tasarım örnekleriyle geleneksel basılı reklamlar ile dijital reklamların karşılaştırılması somut verilere dayanarak yapılmış. Bu araştırmadan çıkarılan sonuçlarla birlikte hızla gelişmekte olan reklam türleri karşısında grafik tasarımcının bu süreçteki yapması gerekenler, bakış açısı ve gelişime açık olması gerekliliği vurgulanmıştır.
İkinci Dünya Savaşı döneminde Nazi ve Nazi karşıtı afiş tasarımlarının karşılaştırmalı analizi
Bu çalışma II. Dünya Savaşı sırasında grafik sanatçıların propaganda sürecinde, grafik tasarımı nasıl bir iletişim aracı olarak kullandıkları hakkında bilgi vermektedir. Savaş süresi boyunca ve sonrasında kullanılan afişler karşılaştırmalı olarak yorumlanmış, görsel, sözel retorikler ve tasarım ilkeleri açısından değerlendirilmiştir. Kitle iletişimi açısından çok büyük öneme sahip olan propaganda kavramı detaylı bir şekilde incelenmiştir. Propaganda tarihi, araçları ve yöntemlerinin detayına inilmiştir. Propaganda afişlerinin üretilmesinde etkin rol oynayan grafik sanatçılarının kitleleri ne derece etkilediğine değinilmiş, sanatın gücünden bahsedilmiştir Bu araştırmanın sonucunda II. Dünya Savaşı'nda kullanılan propaganda afişlerinin savaşın ilerleyişini ve sonucunu eklediği gözlemlenmiştir. Propaganda afişleri konularına göre benzerlik göstermektedir. Bu konular sırasıyla ulusal sembol ve bayrak temalı, tasarruf temalı, çocuk temalı, Hitler temalı, yıkım ve inşa temalı afişler olarak gruplandırılmıştır. Son olarak Nazi afişlerine bakıldığında Yahudi karşıtlığı (Antisemitizm) gözlemlenmektedir. Bu konu diğer gruplardan farklılaştırılarak ayrı bir başlıkta incelenmiştir.
Küratöryel pratik ve sergileme tasarımı yaratım süreçlerinin karşılaştırılması
Sergileme tasarımı geçmişten günümüze birçok uzmanın tasarım sürecine dahil olduğu disiplinlerarası çalışma gerektiren yaratıcı bir sunum pratiğidir. Bu çalışmanın amacı küratöryel pratik ve sergileme tasarımının gelişim sürecinde yaşanan kritik noktaları başlıklar altında toplamak, disiplinlerarası yürütülen sergi tasarımında küratör ve sergileme tasarımcısının birlikte çalışma süreçlerini ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda yazılı ve görsel materyal açısından oldukça zengin içeriğe sahip sosyokültürel sergiler olarak bilinen, arşiv, arkeoloji, etnografya sergileriyle birlikte kişisel-karma-grup ve retrospektif sergiler inceleme açısından değerli görülmüştür. Bu sergilerin sunumlarında, grafik tasarımın mesajı iletmedeki etkin gücünden yararlanıldığı görülmektedir. Küratöryel pratikte sergi tasarım süreçlerinde küratör, sergi fikrini araştırma ve kavramsal çerçeve etrafında belirler ve sanatçı-eser-nesne seçimi, eser-mekân arasında kurulan ilişkiler bütünüyle oluşturduğu hikâye anlatı kurgusunun, mekân içi düzenleme aşamasında ziyaretçiye sunulmasında sergileme tasarımcısıyla birlikte çalışmaktadır. Sergileme tasarımcısının ise ayrı bir tasarım süreci bulunmaktadır. Ön anlatım ve fikir geliştirme ile başlayan süreç grafik tasarımcının sergileme tasarımı yaratım sürecinin ilk aşamasını oluşturur. Bu aşamalar arasında grafik tasarımda kullanılan sergileme öğeleri, renk, tipografi, illüstrasyon, fotoğraf, harita-şema ve yönlendirme başlıklarıyla sınırlı tutulmuştur. Bu bağlamda İstanbul'da bulunan Yapı Kredi Kültür Sanat galerisinde 2020 yılında ziyaretçiyle buluşturulan Milat ve Kulis sergilerinin tasarımları, küratöryel pratik ve sergileme tasarımı yaratım süreçleri üzerinden incelenmiş, karşılaştırmalı analizi yapılmış ve sergileme tasarımcısının dahil olduğu sergilerin güçlü bir etki bıraktığı sonucuna varılmıştır.
Bilgilendirme tasarımında teknoloji kullanımı: Çağdaş sanat müzesi uygulama önerisi
Gelişen teknoloji sayesinde, günümüzde bilgiye erişim kolaylaşmıştır fakat doğru bilinen yanlış bilgiyi hızla kabullenmek ve sınırsız bilgi arasında bilgi kirliliğiyle karşılaşmak da mümkündür. Bu durum bilgiyi tasarlama ihtiyacı oluşturmaktadır. Toplumun her kesimine hitap eden kurumların bilgilendirme tasarımlarına daha fazla ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Bu kurumlar tarafından aktarılan bilgi gereksiz metinlerden ve görsellerden arındırılarak, sıralı ve sistemli bir şekilde tasarlanmalıdır. Bu doğrultuda bilgilendirme tasarımına ihtiyaç duyan en önemli kurumlardan biri de müzelerdir. 20. yüzyılın ortalarından itibaren çağdaş müzeler bilgiyi koruma, düzenleme ve sergileme çalışmalarına ek olarak eğitim etkinlikleriyle tüm topluma ulaşmayı hedefleyerek müzeleri yaşayan mekânlar haline getirmiştir. Bu doğrultuda tezin son bölümünde örnek bir çağdaş sanat müzesi oluşturulmuştur. Bilgilendirme tasarımında teknoloji kullanımı sayesinde eğitim odaklı ve yaşayan bir mekâna uygun olarak Töz çağdaş sanat müzesi üzerinden hem kendisi hakkında genel bir bilgilendirme hem de yaptığı sergiler, atölye çalışmaları, etkinlikler gibi alanlarda bilgilendirme tasarımları sunulacaktır. Gerçek dünyayla eş zamanlı olarak dijital dünyada da konumlandırılması için öneriler ortaya konulacaktır.
1960-1970 yıllarında Türkiye'de ve Fransa'da toplumsal değişimlerin afiş tasarımına olan yansımaları: Atelier Populaire ve ODTÜ Devrimci Afiş Atölyesi örnekleri
Tarihsel süreç içerisinde toplumsal hareketler bulundukları döneme ve koşullara göre farklı biçimlerde de olsa daima var olmuşlardır. Ezen ve ezilen ilişkisinin bir sonucu olarak kişisel hak ve özgürlük talepleri doğrultusunda çeşitli ideolojiler açığa çıkarken beraberinde karşıt görüşlü ideolojiler de olmuştur. İkinci Dünya Savaşı'nın açığa çıkardığı büyük buhran ve yıkımla birlikte çeşitli toplumsal hareketler açığa çıkmıştır. 1945 sonrasında dünyada hâkim olan iki kutuplu sistem (ABD ve SSCB) ve bu iki gücün politik çıkarlarına göre hareket eden çevre ülkeler olmuştur. ABD ve SSCB'nin politikalarına karşı oluşan tepkiler, beraberinde gelişen ekonomik kriz ve dikta rejimlerinin yarattığı baskı ortamının sonucunda dünyada birçok ülkede 68 hareketleri açığa çıkmıştır. 68 hareketleri her ülkenin kendi özgün koşulları içerisinde farklılıklar gösterir. Özellikle 68'in fitilini ateşleyen Fransa ve Türkiye'de etkileri büyük olmuştur. Bu çalışmada 1968 hareketleri dünyada patlak verirken, bu hareketlerin açığa çıkmasında etkili olan faktörler, Fransa ve Türkiye'de gençlik isyanları ve toplumsal hareketlerin ışığında kurulan iki afiş atölyesine ait görsel üretimler incelenmiştir. Afiş tasarımları sentaktik ve semantik açıdan irdelenmiş, sonuç kısmında ise Atelier Populaire ve ODTÜ Devrimci Afiş Atölyesi afişlerinin farklılıkları ve benzerlikleri değerlendirilmiştir.
Mobil arayüz tasarımlarında kullanılan hareketli grafiklerin kullanıcı memnuniyetine etkisinin incelenmesi
Teknolojinin gelişmesiyle tasarımlar dijital ortamlara taşınmış ve hareketli grafikler tasarlayabilmemize olanak sağlamıştır. Kullanıldığı alanlardan biri de mobil arayüzlerdir. Hareketli grafikler bir uygulamanın benzerlerinden ayrılması için ona ayırt edici özellikler ve işlevsellik kazandırır. Mobil uygulama arayüzlerdeki hareketli grafikler hem kullanıcıların uygulamada daha fazla kalmasını sağlamak, hem de geribildirim sağlamak için önemli bir unsurdur. Tezde, kullanıcılar için arayüz tasarımında hareketli grafiklerin kullanıcı memnuniyeti üzerindeki etkisi araştırılmış, gönüllü kullanıcılar ile sistem kullanılabilirlik ölçeği ve A-B testi çalışmaları gerçekleştirilip ortaya çıkan sonuçlar değerlendirilmiştir.
Sanal gerçeği entegre etmek görsel iletişim tasarım eğitimi
Visual communication design has evolved throughout the ages, the digital revolution not only brought more responsibilities to designers but also brought new mediums for communication. Extended Reality (XR) technologies provided new possibilities for many disciples, however, visual communication design education did not get the best of Extended Reality although they include a high potential for design and creativity, there are a few studies related to using Extended Reality for visual communication design education and there are no educational games in 3D or for Virtual Reality, therefore, this practice-based research used a creation tool to design and develop the world's first educational game for visual communication design education to raise the awareness of the importance of Extended Reality for both the education and profession of visual communication design. The study used mixed methods to collect data from 8 design academics, 5 design practitioners, 2 Virtual Reality developers, and 40 visual communication design students, the results of the educational Virtual Reality game were positive, and the majority of the interviewees asserted that Extended Reality technologies have high potentials for the education and the profession of visual communication design.
2005 yılından günümüze Türkiye'deki e-dergi kapak tasarımlarının incelenmesi ve "Grafik tasarım dergisi" için e –dergi kapak tasarımı önerisi
Bu tez çalışmasında amaçlanan; basılı ve elektronik mecraların birlikte var olduğu günümüzde dergilerin basılı ve elektronik basımlarının arasında görsel kimlik devamlılığını her iki mecrada tutarlı bir biçimde sağlayıp /sağlayamadığı ya da ne ölçüde sağladığını araştırmaktır. Çalışmada basılı ve elektronik yayınların gelişim süreçleri, elektronik yayın türleri ve formatları literatür taraması yapılarak araştırılmıştır. Basılı ve elektronik dergi tasarımında görsel kimliği oluşturan unsurlar incelenmiş, seçilen beş dergi (National Geographic Türkiye, Skylife, Harvard Business Review Türkiye, Log, Wired Magazine) logo, biçim ve kapak, sayfa yapısı, tipografik kararlar ve renk kullanımı açısından analiz edilmiştir. Bu analiz sonucunda elde edilen verilerin ışığında Grafik Tasarım Dergisi için yeni bir tasarım önerisi sunulmuştur. Grafik Tasarım Dergisi için öncelikle akıllı telefonlar için bir tasarım dili oluşturulmuş ve görsel kimliği tutarlı olarak devam ettirecek bir biçimde basılı edisyona aktarılmıştır.
Modernist tasarım ilkelerinin günümüz sayısal tipografisi üzerindeki etkisi
Modernizm, çeşitli yenilikleri, düşünceleri ve birçok sanatsal faaliyeti bünyesinde barındıran geniş kapsamlı bir harekettir. Modernizm, toplumda yaşanan yenileşme hareketleri sonucunda sınırlarından kurtulup ortaya yeni bir anlayış koymuştur. Sanayi Devrimi ile beraber toplumda yaşanan sosyokültürel değişimlerin yanı sıra sanatçıların sanat ve kültür anlayışında büyük değişimler meydana gelmiştir. Sanayi devrimi ile değişen sanat anlayışı, gelişen teknoloji ile beraber tasarımcıların kullanıldıkları teknik ve imkânları da artırmıştır. 20. yüzyılda yaşanan bu gelişmeler sonucunda, yeni sanat akımları ortaya çıkmıştır. Bunlar; Kübizm, Fütürizm, Dadacılık, Konstrüktivizm, De Stijl, Bauhaus ve Yeni Tipografi Hareketi'dir. Bu sanat akımları modernist bakış açısından büyük ölçüde etkilenmiştir. Modernizm'in getirdiği ilkeler ile şekillenen grafik tasarım ve tipografi teknoloji ile beraber evrilmiştir. Bu süreçte elle dizgi, linotipi, fotodizgi gibi çeşitli baskı teknikleri, sayısal dizginin gelişim basamaklarını oluşturmuştur. Masaüstü yayıncılığı döneminde, ilk bilgisayarın üretilmesi grafik tasarımın ve tipografinin alanını genişletmiştir. Bununla beraber çeşitli yazılımlar, programlar ve uygulamalar geliştirilmiştir. Bu araştırma, modernist tasarım ilkelerinin günümüz sayısal tipografisi üzerindeki etkilerini konu almaktadır. Modernizm'in farklı sanat akımları ile olan ilişkisi ve bu sanat akımlarının ilkeleri doğrultusunda, sayısal tipografinin günümüze kadar olan evrimi eser analizleri ile beraber bilimsel metotlarla incelenmiştir.
Mezopotamya mitolojisinin fantastik illüstrasyon sanatına etkisi ve Gılgamış Efsanesinin yeniden illüstratif yorumu
İllüstrasyon; bir düşünceyi, metni, kelimeyi, durumu ya da kavramı geleneksel, deneysel ya da dijital teknikler ile resimleyen sanattır. İlk çizgili ve renkli anlatı örnekleri mağara resimlerinde görülmektedir. Bu ilkel çizgili alıntılar, mağara dışında yaşanan günlük av maceraları, başka kabilelerle yaşanan çatışma sahneleri, yolculuk serüvenleri gibi olayları, mağara içinde yaşayan koruma altındaki ailelere bir tür duvara çizilmiş masal anlatıyor diyebiliriz. Hem dışarıda olanlar anlatılıyor hem de tehlikelere dikkat çekiliyor. İllüstrasyon tanımına uyan bu ilkel örnekler, tarihin ilk illüstrasyon örnekleri olarak yerlerini almışlardır. Daha kapsamlı ve gelişmiş olarak, günümüze kadar ulaşmış olan Mısır hiyeroglifinin keşfi, iletişimle illüstrasyon sanatını kaynaştırmıştır. Mezopotamya'da ise her türlü iletişime rağmen, çivi yazısı tabir edilen bir anlatı kültürü gelişmiş ve kil tabletler kullanılmıştır. Asur, Babil, Sümer ve Hitit uygarlıkları, bu olanaklar içerisinde kültürlerini günümüze taşımışlardır. Gılgamış efsanesi, bu kültürün ürünü olarak günümüze kadar gelebilmiştir. Daha batıda Yunan ve Roma uygarlıkları daha da ileri gidip ilk alfabeyi keşfetmiş, iletişime bambaşka bir boyut kazandırmıştır. Dilden dile dolaşan mitolojik destan ve hikayeler yazıya dökülmüş, günümüze kadar gelen önemli edebi kaynakları oluşturmuşlardır. Homeros'un İlyada'sı bu örneklerden biridir. Bu geniş coğrafyanın kültür birikimleri çok renkli ve zengin mitolojik kaynaklara neden olmuştur. Çeşitli efsaneler, masallar, kahramanlıklar birbirleriyle kaynaşarak, fantastik sanatta muhteşem eserler yaratan sanatçılar yetiştirmiştir. İllüstrasyon gerçek anlamda, Orta çağda kitap resimlemelerinde tutucu ve baskıcı bir dönem geçirdi. Rönesansla birlikte illüstrasyon sanatı, sanatçılarına, bütün geçmişin birikimiyle, özgürlük kapılarını ardına kadar açtı ve sanat her boyutuyla zirveye ulaştı. O zamana kadar yazılan ve yaşayan bütün metinli eserler, illüstrasyon sanatıyla görselleştirildi ve fantastik illüstrasyon, ilk eserlerini bu metinlerin teşvikiyle vermeye başladı. Bütün bu fantastik kültür birikimlerinden sadece biri olan Gılgamış destanını yeniden illüstre edebilmiş şansını yakalamış olmak ve başarmak, benim için büyük bir gurur ve ödünçtür.
Ambalaj tasarımlarında sürdürülebilirlik alanında sosyal farkındalık yaratma amacıyla artırılmış gerçeklik kullanımı: Bir kozmetik ambalajı önerisi
Artırılmış Gerçeklik teknolojisi etkili mesajı iletmek amacıyla ambalaj tasarımda kullanılmaktadır. Ambalaj üzerinden yola çıkılan bir Artırılmış Gerçeklik deneyiminde, kullanıcılar ürünün yaşam döngüsünü takip edebilir, doğru geri dönüşüm adımları konusunda bilgi alabilir, yeniden kullanıma uygun ambalajları keşfedebilir, ileri dönüşüm seçenekleri konusunda teşvik edilebilir. Bu tez, Artırılmış Gerçeklik teknolojisi ve ambalaj tasarımına getirdiği yenilikçi yaklaşımın sürdürülebilirlik alanında sosyal farkındalık yaratmadaki etkisini incelemektedir. Sürdürülebilirlik alanında çözüm üretmenin en etkili yolu sosyal farkındalık yaratmaktır. İlk iki bölümde bu konu üzerinde yapılan literatür taraması sonucunda önceki çalışmaların derlemesi yapılmıştır. Araştırmanın üçüncü ve dördüncü bölümünde, Artırılmış Gerçekliğin kullanım alanları ve sürdürülebilirlik ilişkisinin incelenmesi sonucunda sosyal farkındalık yaratmadaki potansiyelinin yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmanın bulguları, ambalaj tasarımında Artırılmış Gerçeklik kullanımının sürdürülebilirlik konusunda farkındalığı artırmak için nasıl kullanılabileceğine dair öneriler geliştirmek için kullanılmıştır. Araştırma sonunda, sürdürülebilirlik alanında sorumlu bir sektör olan kozmetik alanında bir uygulama prototipi önerilmektedir. Uygulama önerisiyle, AG'nin sürdürülebilirlik konusunda toplumsal farkındalık yaratma potansiyelini inceleyerek bu boşluğa işaret etmek amaçlanmıştır.
Disleksi tanılı 6-8 yaş arası çocuklara yönelik yardımcı eğitim materyallerinde grafik tasarımın etkisi
Disleksi, bilişsel zorluklara sebep olan ve kişinin öğrenme sürecini olumsuz yönde etkileyen bir öğrenme güçlüğüdür. Disleksisi olan çocuklara yönelik belirli öğrenme metodları ve stratejileri geliştirilmiştir. Bu stratejiler, çoklu duyulara hitap eden bir takım materyallerle sağlanır. Öğretim materyallerinin görsel algıya tesir edebilmesi için temel tasarımın belli ilke ve yöntemlerinin kullanılması gerekir. Bu ilkeler, tipografi, illüstrasyon, sayfa düzeni gibi grafik tasarım elemanlarıyla sentezlenerek uygulanır. Kabul edilmelidir ki tasarım denildiğinde tek bir doğru yoktur fakat öğrenmeyi olumsuz yönde etkileyebilecek hatalı uygulamalar vardır. Her çocuk özeldir, her çocuğun farklı öğrenme stili olabilir. Doğru stile yönelik uygun yaklaşımların incelenmesi, öğrenme güçlüğünü aşmaya yardımcı olabilir. Disleksinin okuma, yazma, sözlü anlatım gibi temel iletişim alanlarında güçlük yaşatan doğasını, grafik tasarım prensipleriyle hafifletmek, doğru materyal kullanımıyla sağlanabilir. Bu çalışmada disleksili çocuklar için özel hazırlanan öğretim materyalleri tasarım unsurları açısından incelenmekte, disleksiye yönelik tavsiye edilen tasarım unsurları ele alınmaktadır. Bu incelemeler sonucunda da disleksi için tasarlanan bir öğretim materyalinin nasıl olması gerektiğine dair öneriler sunulmakta, bir öğretim materyali için tasarım prototipi sergilenmektedir.
Yeni geliştirilen deneysel bir eğitim-öğretim programının Ürdün-Amman'daki görsel iletişim öğrencilerinin mobil kullanıcı arayüzü tasarımı eğitimindeki etkisi
It is becoming more and more essential to use mobile applications as consumers are more comfortable reading and interacting with soft-form information. Therefore, user interface designers have become increasingly relevant as mobile applications become more popular. Despite its importance, UI Mobile apps are not a part of all graphic design syllabi at Jordanian universities. In addition, UI Mobile App courses are not included in the curriculum, resulting in graduates with scant knowledge of the subject. Thus, it is common for newly graduated students to self-educate through free online programs or to be trained by expensive specialized companies, which are often non-academic-commercial in nature. Thus, the purpose of this study is to develop a novel proposed experimental educational syllabus for teaching user interface mobile app design to students of visual communication design at Jordanian universities. To achieve this, the current study followed a methodological approach of design-based research where we used an iterative, bottom-up approach to developing syllabus programs. This methodology allowed for several iterations of the syllabus. The first draft was based on a content analysis of 13 prominent syllabi available online from top-ranked universities and commercial online course providers. Then the first draft was refined based on the perceptions of five experts. As a result, this study provided a comprehensive examination of the need for specialized courses on UI mobile app design as part of the bachelor's degree. The proposed syllabus is divided into four parts: introduction, UI process, UI case studies and best practices, and a final project. The introduction covers the basics of UI and UX design and the process of mobile app design. The UI process section covers theory and practice, tools, and publishing. The case studies and best practices section focuses on medical UI mobile app design and includes a UI checklist tool. The final project requires students to use free materials to present their work and present and review their projects with the class after completion. This syllabus was evaluated by students and experts in the field and received positive feedback. The results of this study are applicable to the field of education, curriculum development, and UI mobile app design, as well as providing evidence of the value of involving experts and practitioners in the design process. This study also has implications for improving existing teaching methods and informing future syllabi, which may help to bridge the gap between theory and practice in the field of UI mobile app design.
Artırılmış gerçeklik destekli etkileşimli infografik tasarımı: İstanbul Rahmi M. Koç Müzesi örnek uygulaması
Tarih süresince insanlık, merak etme içgüdüsü ile yaşamını sürmüş ve daima bilgi kavramının üzerinde yoğunlaşmıştır. Bilgi sahibi toplumlar, bilgiyi diğer toplumlara karşı güç faktörü olarak kullanmıştır. Bilgi, kâinatın işleyişini, gerçekleşen veya gerçekleşebilecek olayların kontrol altına alınmasını sağlamaktadır. Dijital çağda ise bilgi, toplumun tamamına ulaşabilmekte iken ayrıca bireyin kapasitesini aşabilen veri alımına sebep olmaktadır. Bu nedenle bilginin doğru bir şekilde kavranabilmesi için bilgi tasarımı süreci önemli bir aşamadır. Bilgi tasarımı türlerinden olan infografikler, farklı disiplinlerde geleneksel anlatımların yetersiz kaldığı durumlara çözüm olarak görülmekte, mesajın doğru aktarılmasını ve verilerin derlenmesini sağlamaktadır. Dijitalleşme sürecinde, hız unsuru, infografiklerin bilgiyi iletmesinde dikkat edilmesi gereken önemli bir unsurdur. Nitekim günümüzde akış içerisinde gözden kaçan, anlaşılamayan bilgi işlevini yerine getirememektedir. Bu durum infografiklerin bilgi tasarım sürecinde çözümlenmelidir. Bu nedenle tezin amacı, dijital çağın yarattığı problemlere çözüm olarak, yeni nesil hibrit özelliklere sahip bir infografik uygulaması olan artırılmış gerçeklik destekli etkileşimli infografik ile çözüm sunmaktır. Çalışmanın hipotezi ise, dijital çağda kritik öğrenme süreci içerisinde, geleneksel infografiklerin temel özellikleri muhafaza edilerek, artırılmış gerçeklik destekli etkileşimli infografiklerin tasarlanması gerektiği savıdır. Bu tez, simülasyon kavramı, infografiklerin ve artırılmış gerçekliğin ilk kullanımları, kullanım alanları, sınıflandırmaları ile sınırlandırılmıştır. Tezin yönteminde, nitel araştırma yöntemi olan derleme kullanılacak olup, grafik tasarım unsurları çerçevesinde İstanbul Rahmi M. Koç Müzesi örnek infografik çalışmalarıyla sunulacaktır. Bu çalışma, geleneksel infografikten etkileşimli infografiğe geçiş sürecinin literatüre eklenmesi açısından büyük önem taşımakta ve infografiği aktif olarak kullanan alanlar için, bilginin aktarımını ilgi çekici, merak uyandırıcı ve kolay anlaşılır hale getirmeyi hedeflemektedir.
Dadacı sanat dili ve pratiklerinin 21.yüzyıl grafik tasarımı üzerindeki etkileri
19.yüzyılın ikinci yarısından 20.yüzyılın ikinci yarısına kadar olan süreçte etkisini hissettiren modern hareketin ortaya çıkışı birçok sanat akımının temelini oluşturmuştur. Sanayi Devrimi, endüstrinin gelişmesi, fotoğraf makinesinin icadı ve diğer teknolojik gelişmeler sanatta büyük değişimlerin gerçekleşmesine sebep olmuştur. Özellikle 20.yüzyılda ortaya çıkan iki farklı dünya savaşı, dönemin dünya toplumunu sosyokültürel, ekonomik ve siyasi açıdan etkilemiştir. Yaşanan gelişmeler sadece halk üzerinde etkili olmakla kalmayıp dönemin sanatçılarını da derinden etkilemiştir. Sanatın sadece yağlı boya ve tuval ikilisine bağlı olmadığı görüşü modern sanatçılarda yaygınlaşmaya başlamıştır. Geleneksel resim tekniklerinin değişmeye başlamasıyla birlikte Dada sanatçıları bu başkaldırıya dahil olmuşlardır. Resim ve heykel sanatını farklı bir biçimde ele alan Dadacılar, birçok yeni sanat fikrinin oluşmasına öncülük etmişlerdir. Bu başkaldırının etkilediği bir diğer disiplin de grafik tasarımdır. Dada felsefesinin ve Dadacı sanat pratiklerinin etkisi altında kalan grafik sanatçılar; farklı sanatsal tarzlarda afiş, poster, kampanya, albüm ve kitap kapağı gibi alanlarda tasarım yapmışlardır. Siyasi ve toplumsal eleştirilerini topluma iletmek isteyen sanatçılar için Dada bir araç haline gelmiştir. Tasarlanan birçok grafik eserde Dadacı görselleştirme tekniklerinin ve Dada felsefesinin izleri hissedilmektedir. Günümüz grafik sanatında, Dada ile özdeşleşen kolaj tekniği, tipografi ve fotoğraf işleme biçimlerinin yanı sıra Ready-Made (Hazır Nesne) felsefesi de kullanılmaktadır.
Grafik tasarım aktivizmi bağlamında döngüsel tasarım ve tasarım eğitimine etkisi
Döngüsel Ekonomi (DE) ve Tasarım kavramı, Avrupa ülkelerindeki birçok akademik eğitim kurumunda öne çıkan bir konu haline geldi. Grafik tasarımın da daha sürdürülebilir bir dünya için DE.'ye geçişin ürün ve üretim kalitesi boyutunu desteklemesi ve hizalanması gerekir. Bununla birlikte, literatürde DE kavramını lisans düzeyinde grafik tasarım müfredatına dahil etmeye yönelik bir girişime rastlanmamaktadır. Bu tez, bir güzel sanatlar fakültesinde, Döngüsel Ekonomi ve Tasarıma yönelik yapılandırılmış grafik tasarım öğretimi aktivitelerinin ilk sonuçlarını sunmaktadır. Araştırma ve tasarım eğitiminin entegrasyonu, öğrencilere disiplinler arası bir öğrenme ortamı sağladı. Öğrenciler, tasarım sürecinin erken aşamalarında zorlukları bütüncül ve sistematik bir bakış açısıyla ele almaları gerektiğini anladılar. Ayrıca durum çalışması kapsamında öğrenciler tarafından geliştirilen döngüsel çözümlerin paydaşlar tarafından sürdürülülebilirlik hedeflerine ulaşmak için etkili birer seçenek olarak görüldüğüne dair kanıt sağladı.
Türkiye'deki sanat politikaları ile Avrupa Birliği ülkelerindeki sanat politikalarının karşılaştırılması
Kültür ve sanat politikaları, bir ülkede sanatın ve sanat eserlerinin korunması ve geliştirilmesi için kültür ve sanattan sorumlu devlet organlarının; bakanlıkların, yerel yönetimlerin, derneklerin, vakıfların, üniversitelerin kültür ve sanat alanlarında izledikleri programlı yönelimlerdir. Toplumun sanatsal yaşama katılabilmesi için uygun olanakların yaratılması, yani toplumdaki her bireyin yaratıcılığını ortaya koyması ve geliştirmesi için alınan önlemler, kurulan örgütler, sağlanan ekonomik ve sosyal kolaylıklara sanat politikası denilmektedir. Avrupa Birliği (AB) ülkelerindeki gibi entegrasyona ihtiyacı olan farklı yerlerde farklı biçimlerde yaşayan insanların anlaşmalarında ve ortak değerler etrafında birleşmelerinde sanatın kaynaştırıcı rolü oldukça etkindir. Bu yüzden sanat alanındaki AB politikaları da, AB'nin sahip olduğu ve övündüğü kültürel zenginliğini korumayı ve bu değerlere herkesce ulaşılabilmesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır. AB çeşitli sanat endüstrilerini desteklemek üzere programlar yönetmekte ve tek pazar ve dijital teknoloji fırsatlarını yakalamaları yönünde desteklemektedir.AB adayı olan Türkiye'deki sanat politikaları ile AB ülkelerindeki sanat politikalarının karşılaştırılması üye ülkeler ile aday ülkeler arasındaki entegrasyon açısından önemlidir. Bu yüzden bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma da genel anlamda hem AB ülkelerinde hem de Türkiye'de sanatın ve sanatçının desteklendiği görülmüştür. Sanat öğrencisi bakımından en fazla öğrenci İngiltere'de %6.8 iken bu oran Türkiye'de %1.4'dür. Yine müze ve ören yeri sayısı Almanya/Türkiye 6500/324, 2010 yılında sanat ve kültür için ayrılan bütçe Almanya/Türkiye; kamu 9.19 milyar/85.8 milyon Euro'dur. Sanat eğitimi genel olarak Türkiye de dâhil eğitim bakanlığı sorumluluğundadır. Elde edilen sonuçlara göre sanat politikaları üzerine önerilerde bulunulmuşturAnahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Türkiye, Sanat, Kültür, Sanat Politikaları
Kozmetik reklam görsellerinde tasarım unsurların algı yönetimi üzerindeki etkisi
Global kozmetik reklam postlarında kullanılan görsel tasarım unsurlarının hedef kitlenin algısını nasıl yönlendirdiğini açıklamak amacıyla hazırlanmıştır. Tipografi, renk ve kompozisyonun tüketici zihninde oluşturduğu ilk izlenim ve marka algısı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Algı yönetimi, görsel iletişim, tasarım ilkeleri ve gestalt kuramıyla açıklanmıştır. Bulgular, görsel tasarım kurallarının, tüketici kararlarını stratejik olarak rolü olduğunu açıklar. Reklamlarda idealize edilmiş güzellik temsillerinin tekrar yoluyla standart hâline getirilmiştir. Tüketicinin üründen ziyade, temsil edilen imajla özdeşleşmesi satın alma davranışları üzerinde doğrudan etkilidir. Reklamlarda kullanılan renklerin duygusal etkisiyle, tipografinin mesajı iletmesi ve kompozisyonun öncelik sıralamasını düzenlediği gözlemlenmiştir. Araştırma sonuçları, grafik tasarımın algı oluşturarak tüketicinin üzerinde önemli rolü olduğunu göstermektedir. Görsel unsurlar psikolojik olarak tüketicinin o ürüne karşı bağ kurmasına neden olmaktadır. Çalışma, görsel iletişim tasarımı ve pazarlama alanlarında teorik ve uygulamalı katkılar sağlamayı hedeflemektedir. Çalışma da nitel araştırma kullanılmıştır.
Cumhuriyet Dönemi sonrasında gelişen Türk tipografisi
?Cumhuriyet Dönemi Sonrasında Gelişen Türk Tipografisi? adlı çalışmada yazının bulunmasıyla başlayıp günümüze kadar devam eden tipografinin gelişimi anlatılmıştır. Ayrıca tarih boyunca Türklerin benimseyip kullandığı alfabeler incelenmiştir. Son olarak Cumhuriyetin başlangıcından günümüze kadar gelen dergi, gazete, kitap gibi süreli ve süresiz yayınlar incelenerek tipografinin gelişimi gözlemlenmiştir.Cumhuriyetin ilanından günümüze bakıldığında, ilk basılan dergi, gazete ve kitaplarda Arap ve Latin alfabesinin beraber kullanılması herkes tarafından anlaşılmasını sağlamış ve alışma sürecini hızlandırmıştır. Batının etkisi ile basılan ilk gazete, dergi ve kitaplarda, birbirinden farklı yazı karakterleri aynı sayfada kullanılmıştır. Zaman içinde bu yayınların çeşitliliğinin artması ve seçim şansının çoğalmasıyla birlikte tipografi daha doğru kullanılmaya başlanmıştır.Yapılan çalışmada, Cumhuriyet Dönemi sonrasında Türkiye'de basılan gazete, dergi ve kitaplarda kullanılan tipografinin bugüne kadar olan gelişimi örneklerle incelenip değerlendirilmesi yapılmıştır. Sonuç olarak tasarlandıkları dönemde, yayıldıkları coğrafi alanların sosyal, kültürel ve ekonomik durumları tipografinin gelişimi hakkında bize bilgi vermektedir.
Iran street art: Style, technique and meaning
The main subject of this research is street art in Iran which investigates techniques, styles, and meaning that is used in artworks of artists in large cities of Iran. Graffiti and street art is analyzed as an art revolution, which is related to the young generation and sub-cultures at different social levels, by different points of view. Because of the nature of this art, protesting against colonization and government imperialism, it was primarily introduced as a destructive factor all over the cities. So was invaded not only by many governments but also by ordinary people. Over time, passing years, developing technology and increasing knowledge of people about this kind of art in different societies, it had started to get known as a powerful tool used by different classes of society even if it was used to protest. The influence of this artistic revolution as a multidimensional media was successful in detecting public opinion and achieving its own goals. In last 50 years, Iran was an important country in the Middle East that have met so many conflicts and of course, the presence of artists in this period was effective in transferring anti-imperialist, colonialism or internal political struggles believes. This research tried to study the role of street art in political and social contemporary history and created masterpieces in large cities of Iran like Tehran, Isfahan, and Shiraz... This research also tried to pay a great deal of attention to subjects like" used concepts ","importance of colors in historical eras ",different styles in different areas", "role of young generations in street art" and "powerful tool for government and protestors" and "direct exhibition to a great number of audience ". In this research by choosing artworks of different era's artists, collecting data and images of different styles the phenomena studied. Keywords: Contemporary art, Iran Street art History, Street art Styles, Street art Concepts, Graffiti, Iran
Türkiye'de moda illüstrasyonunun gelişimi
Bu araştırmada, Türkiye'de moda illüstrasyonunun gelişimi başlığı altında; illüstrasyon, Türkiye'de illüstrasyonun tarihçesi, illüstrasyonun çeşitleri örnekler ile desteklenmiş olup, günümüzde etkin çalışmaları ile önemli Türk illüstrasyon sanatçılarından bazıları incelenmiştir. Ek olarak; moda ve moda illüstrasyonu, moda illüstrasyonunda kullanılan yöntemler, farklı silüet tipleri, basılı kaynaklardan silüet elde etme yöntemleri, insan vücudunda ölçü ve oran, moda illüstrasyonunda baş, portre, el, ayak çizimleri, klasik oranlardaki silüet çizimleri ve moda siluetlerinin karşılaştırılması konuları yer almaktadır. Üçüncü bölümde; moda illüstrasyonunun moda ile bağlantılı bir şekilde değişip, gelişeceği düşünülerek geçmişten günümüze giyim modasından bahsedilerek, Türkiye'de Moda İllüstrasyonunun Gelişimi başlığı desteklenmiştir. Günümüzde etkin çalışmaları ile önemli Türk moda illüstrasyon sanatçılarından bazıları incelenmiştir. Ek olarak; araştırmanın nitel bulgularına ulaşabilmek için, 6 soruluk görüşme formu 5 kişiden oluşan moda illüstratörleri ve akademisyen katılımcılara gönderilerek, kayıt altına alındıktan sonra döküm haline getirilmiş, düzenlenerek yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Moda illüstrasyonu, illüstrasyon, moda illüstratörü, moda.
İdeal vatandaş yaratma sürecinde resmi ideoloji ve afiş (Nazi Almanyası, Sovyetler Birliği ve Türkiye örneği)
1789 yılında Fransız Devrimiyle tohumları atılan modern milliyetçi düşünce, 19. yüzyılda Avrupa'yı, 20. yüzyıla girildiğinde de bütün dünyayı etkisi altına almıştı. Yaşanan bu gelişmelerin temelinde, babadan oğula değil, ulusun ortak iradesine dayanan bir iktidar fikri yatıyordu. Bu noktada ulusu tanımlama düşüncesinin yarattığı sıkıntı, yeni bir tarih yazıcılığına, destanlar ve mitler aracılığıyla hayali kökler oluşturmaya, ulusal bir kültür ve dil yaratmaya, neticede milli bir kimlik oluşturmaya kadar gitmiştir. İktidar ve halk arasındaki yeniden inşaa edilen ilişki hükümdar-tebaa ekseninden çıkıp devlet-vatandaş ilişkisine dönüşmüş, bu kavramlar anayasa olarak addedilen bir toplum sözleşmesiyle tanımlanmış ve güvence altına alınmıştır. Öte yandan, bu gelişmelerin ekseninde, 20. yüzyıl aynı zamanda ideolojiler çağıdır da... Bir yanda savaş sonrası Almanya ve İtalya'da yükselen faşizm akımları, öte yanda Rusya'da gerçekleşen Marksist devrim ve yükselen sosyalizm. İdeoloji, devletlerin yeniden yapılanmasında ve ulusların inşaa süreçlerinde etkin bir rol oynamıştır. Toplumda çoğunlukça kabul edilmiş bir amaç ve aidiyet duygusunun varlığı, sadece iktidarların meşruiyeti açısından değil, devletin devamlılığı ve geleceği açısından da önemlidir. Bu doğrultuda, iktidarların geniş halk yığınlarının kalbine girmek, ortak bir ülkü / ortak bir düşman etrafında kitleleri birleştirerek yönetmek ve devlet aygıtının resmi ideolojisi doğrultusunda biçimlenmiş, devletin temsili ideal vatandaşlar yaratmak amacıyla, Birinci Dünya Savaşı'nda etkisini kanıtlamış bir propaganda yöntemine yani afişlere başvurduklarını görürüz. İş bu tezin amacı, afişin tanımı noktasından başlayarak zamanla bir propaganda aracına dönüşmesi ve bu bağlamda da resmi ideoloji doğrultusunda yeniden inşa süreçlerinde devlet aygıtının elinde ideal, makbul vatandaş yaratma ve 'terbiye etme' aracı olarak nasıl kullanıldığını örnekleriyle birlikte tarihsellik içerisinde incelemektir. Bu sebepledir ki, bu zamana kadar birçok kez farklı tez ve kaynaklarca, alışılagelmiş ele alınış biçiminin aksine afişlerin teknik okumasından ziyade, nedensellik ilişkisi gözetilerek dönemsel okuması yapılmak istenmiştir. Tezin inceleme alanı, her ülkenin kendi içinde farklı uluslaşma süreçleri, tarihsel dinamikleri ve kültürel altyapıları barındırması nedeniyle, görece daha büyük değişimlerin yaşandığı üç ülkeyle (Almanya, Sovyetler Birliği ve Türkiye) sınırlı tutulmuş, ayrı ideolojik yapılar taşıyan bu ülkeler arasında, konu bağlamında benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Afiş, ideolojiler, vatandaşlık, ideal vatandaş, milli kimlik, ulusun inşaası
2017-2018 tiyatro sezonunda İstanbul'da sahnelenen 3 özel tiyatro afişinin işlevinin yönetmen-tasarımcı-seyirci ilişkisi üzerinden incelenmesi ve bu doğrultuda 20 adet oyun afişinin tasarlanması
Grafik Tasarım Bölümü yüksek lisans tezi kapsamında yapılan bu araştırma grafik sanatların en yaygın türü olan afiş tasarımının kültürel afişler kategorisinin bir kolu olan oyun afişleri üzerinedir. Günümüzde bir oyun afişinin iletişim aracı olarak işlevini koruyup koruyamadığını, afişin tiyatro seyircisi üzerinde bir etkisi olup olmadığını yönetmen-tasarımcı-seyirci ilişkisi üzerinden ölçmeyi hedeflemekte, bu bağlamda çıkan sonuçları grafik tasarım literatüründe tartışmaya açmaktadır. Araştırmanın amacı yaklaşık yedi yıldır araştırmacı tarafından gözlemlenen afiş-seyirci ilişkisindeki problemleri bir temele oturtarak bu araştırma sayesinde elde edilen bulgular üzerinden çözüm önerisi sunmaktır. Bunu yaparken "Bir tiyatro afişi günümüzde bir iletişim aracı olarak işlevini ne kadar yerine getirebilmektedir?", "Oyun afişi-seyirci ilişkisi nasıldır?", "Bir oyun yönetmeni oyun afişinden ve afiş tasarımcısından ne beklemektedir?", "Afiş tasarımcısının oyun afişlerine yaklaşımı nasıldır?", "Afiş tasarımcısı-yönetmen ilişkisi nasıldır?", "Tasarımcı ve yönetmenin birbirlerinin beklentilerini karşılaması sonucu tasarlanan afiş, seyirci üzerinde işlevini ne kadar yerine getirir?" gibi sorular üzerine araştırmanın temelini oturtmuştur. Üç oyun seçilmiş ve bu sorular temelinde oyunların yönetmenlerine ve afiş tasarımcılarına yarı yapılandırılmış görüşme, seyircilerine ise anket formu uygulanmıştır. Sonuç olarak nitelikli afiş üretilmesinin önemi vurgulanmış ancak bunun öncesinde temel problemin tiyatro seyircisinin afiş ile kurduğu ilişkiyle ilgili olduğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda seyirci-afiş ilişkisinin gelişmesi ve bölümlerde vurgulanan ideal ilişki sürecine ulaşılması için birtakım öneriler getirilmiştir. Yapılan araştırma oyun afişlerinin konumunu, kullanıldığı yeni mecraları, bugünkü işlevini, seyirciyle olan ilişkisini ortaya koymuş, bundaki sonraki süreç için dikkate değer bir kaynak olmuştur. Bunlara ek olarak yüksek lisans tezinin proje ayağı kapsamında 15 adet basılı, 5 adet hareketli olmak üzere toplam 20 adet oyun afişi tasarlanmıştır. Bu afişler tasarlanırken çalışma boyunca vurgulanan nitelikler doğrultusunda ilerlenmiştir.
Ağaç baskı sanatının Almanya ve Türkiye'deki tarihsel gelişiminin incelenmesi
Bu araştırma, tüm baskı çeşitlerinin özgün sayılabilmesi için gerekli olan imlenme kriterlerinin belirlenmesiyle orijinalliği tasdiklenen ve özgün baskıresim tekniklerinden biri olan ağaç baskı üzerine odaklanmıştır. Ağaç baskıda kullanılan malzemeler ve seçim kriterleri, tekniğin uygulanışı ve Uzakdoğu'da Çin ve Japonya'dan başlayarak, dönemlerin sosyo-ekonomik şartları gözetilerek, günümüze kadar olan tarihsel gelişimi yerli ve yabancı teorik literatür taraması yapılarak, mevcut literatürde referanslı benzer örnekler analiz edilmiş ve derinlemesine incelenmiştir. Ağaç baskı tekniğinin tarihsel gelişimi içerisinde önemli yer tutan ve ekspresyonizm akımının ortaya çıktığı Almanya'da eserler vermiş olan Alman sanatçılar ile takip eden yıllarda burada eğitim alan Türk sanatçı, akademisyen ve öğrenciler sayesinde eserler verilmeye başlanan ağaç baskı tekniğinin Türkiye'deki gelişimi sanatçılar üzerinden incelenmiştir. Araştırmanın son bölümünde ise hem sanatçı hem de bir akademisyen olan Prof. Fevzi Karakoç ile üniversitelerdeki özgün baskı atölyesi derslerinin grafik tasarıma katkıları, ağaç baskı-teknoloji ilişkisi ve ağaç baskıresmin çağdaş sanat ortamındaki yeri röportaj yapılarak irdelenmiştir.
Yeşilçam sineması dönemi afişlerinde erkek imgesinin kullanımı ve göstergebilimsel açıdan incelenmesi
Sinema afişleri, temsil ettiğin filmin pazarlanmasını ve tanıtılmasını sağlayan önemli bir iletişim aracıdır. Bu bakımdan Türk Sinemasının önemli bir dönemini kapsayan Yeşilçam Sinema afişlerinde kullanılan göstergeleri ve temsilleri de hem kültürel hem de grafik tasarım ilişkisi çerçevesinde değerlendirmek mümkündür. Araştırmanın kapsamı da döneme ait sinema afişlerinde kullanılan erkek temsillerini ve de ilişkili materyalleri bu açıdan analiz etmektir. Yeşilçam Sinemasında kullanılan bu imgeler, bir anlamda toplumun da göstergesidir. Araştırma, göstergebilim ve de grafik tasarım ilkeleri çerçevesinden gelen bir sınırlılıkla Yeşilçam Sinema Dönemi afişlerinde kullanılan erkek imgesini ve de bu görsellerin filmlerdeki temsilleri ile uyumunu incelemektedir. Bu bakımdan dönem içinde ön plana çıkan belli başlı başrol erkek oyuncular (jönler) tarafından canlandırılan ve de toplum hafızasına etki eden karakterlerin yansıtılma niteliğini, ilgili filmlerin afişleri üzerinden de değerlendirmek mümkündür. Araştırma için literatür ve çevrimiçi kaynaklardan yararlanılması yönünden yorumlamalar yapılmıştır. Bu yorumlamalar, göstergebilim ve de grafik tasarım ilkeleri çerçevesinde analiz edilen jön nitelikli eril temsillerin odağından aynı zamanda dönemin sosyal ve kültürel yansımalarını da içermektedir. Bahsedilen sosyal ve kültürel yansımaları ise geleneksel anlayışın ve de dönemin siyasi atmosferinin açsından da değerlendirmek mümkündür. Neticede hem bir grafik tasarım ürünü olarak hem de Yeşilçam Sinemasının filmlerine bir ön izleme işlevinde olan bu afişlerin iletişimsel etkisini, geleneksel anlayıştan kaynaklanan ataerkillik odağı ile birlikte, aynı zamanda dönem içinde gerçekleşen önemli siyasi ve toplumsal olayların seyircisine yansıtılan özelliğiyle de ele almak mümkündür.
Klasik özgün baskıresim yöntemlerinin endüstriyel baskı tekniklerine katkıları
Klasik özgün baskıresim yöntemlerinin endüstriyel baskı tekniklerine katkıları konulu tez çalışmamın içeriği, günümüzde bilinen endüstriyel baskı yöntemlerinin gelişmesini sağlayan başlıca tekniklerin, temel buluşların teknoloji ile birlikte nasıl gelişime uğrayarak endüstrileştiğinin irdelenmesi ve sonuçlarının belirtilmesidir. Özgün baskıresim çalışmalarında kullanılan teknikler geçmişten günümüze özelliklerine göre dört farklı şekilde sınıflandırılır. Yüksek baskı, (linol baskı-ağaç baskı), şablon baskı, (serigrafi), çukur baskı (gravür) ve düz baskı'dır (litografi). (Atalay, 2002:26) Yüksek baskı (ağaç baskı), zaman içersinde gelişime uğrayarak tipo baskı'yı ortaya çıkarmıştır. Bu tezi araştırma sürecinde tipo baskı yapan matbaalar ziyaret edilmiş, baskı tekniklerinde kullanılan malzemeler incelenmiştir. Şablon baskı başlığı altında serigrafinin tarihçesi ve günümüzde hangi sektörlerde kullanıldığı anlatılmış; tekstil, ambalaj ve elektronik sektörleriyle seramik ve porselen firmalarındaki baskı teknikleri ayrı ayrı incelenmiş, yerinde fotoğraflandırılarak edinilen bilgilere yer verilmiştir. Çukur baskı bölümünde gravür tekniği ve bu tekniklerin teknoloji ile gelişim ve değişim göstererek "Tifdruk baskı"yı ortaya çıkarmasının aşamaları ve kullanılan ekipmanları ayrıntılı şekilde anlatılmıştır. Düz baskı (litografi) ile ilgili araştırmada ise günümüzde birçok matbaa tarafından kullanılan litografinin değişim ve gelişim göstererek ofset baskıyı ortaya çıkarması, malzemeleri ve teknikleriyle birlikte incelenmiş ve yer verilmiştir. Bu endüstriyel teknolojileri kullanan belli başlı kuruluşlar, yerinde ziyaret edilerek röportajlar yapılmıştır.
E-ticaret sitelerinin grafik arayüz tasarımlarının kullanıcı deneyimi ve kullanılabilirlik açısından incelenmesi
İnternetin mobil iletişim araçları (akıllı telefon, dizüstü bilgisayar, tablet vb.) ve diğer teknolojik olan araçların yardımı ile daha yaygın biçimde kullanımı sebebi ile geleneksel olan e-ticaret araçları ile (tv, telefon, fax, atm, radyo vb.) yürütülmekte olan uygulamalara oranla daha fazla tercih edilmeye başlanan web tabanlı e-ticaret, yaşadığımız dönemde oldukça fazla önem kazanmış ve daha yaygın biçimde kullanılmaktadır. Bu çalışmada e-ticaret uygulamalarında arayüz tasarımı ve e-ticaret sitelerinin kullanılabilirlikleri ele alınmıştır. Ayrıca e-ticaret sitelerinin arayüz tasarımını iyileştirme ve kullanılabilirliğini arttırmak amacıyla son kullanıcının davranışlarından nasıl etkilendiği değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bununla beraber kullanıcının davranışlarının öğrenilmesi, incelenmesi ve değerlendirilmesi için gereken teknikler, cihazlar ve yazılımlar araştırılmıştır. Bu çalışmada öncelikle e-ticaret tasarımcıları için bir rehber oluşturmanın yanı sıra kullanıcı davranışlarını dikkate alarak daha etkin, kullanıcı dostu ve kullanılabilir e-ticaret arayüzlerinin nasıl yaratılması gerektiği konusundaki testlerin ve yöntemlerin ele alınması amaçlanmıştır.
1980-2018 yılları arasında İstanbul'daki kültürel afişlerin grafik tasarım öğeleri ve ilkelerine göre incelenmesi
Afiş sanatı, geçmişten günümüze belli bir olayı, durumu ve ya mesajı hedef kitleye ulaştırmak için topluma hizmet eder. Afiş tasarımının etkisi her geçen gün daha da yükselip, önemini arttırmıştır. Bununla birlikte her tasarım zamanla teknoloji ile bağlantılı hale gelerek daha farklı tasarımlar ortaya çıkmıştır. Grafik tasarım ve illüstrasyon öğesi olan afiş tasarımları gelişen teknolojik teknikler ile ele alınmaya başlanmıştır. Kültürel afişler ilk başlarda illüstrasyon tekniği ile yapılırken daha sonra fotoğrafla pekiştirilmiş olup şimdi ise bilgisayar destekli tasarımlarla hedef kitleye daha çok istenilen mesajlar verilebilir hale gelmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkiye , Afiş , Kültürel Afiş , Afiş Öğeleri
1980 - 2013 yılları arasında Türkiye'deki toplumsal yansımaların moda ilanlarında metafor kullanımına etkisi
Moda birçok düzeyde işleyen karmaşık süreçler toplamıdır. Bir taraftan birçok insanı aynı anda etkileyen sosyal bir olaydır; diğer taraftan ise kişisel davranışlar üzerinde bireysel bir etkiye sahiptir. Modern dönemde moda, belirli bir grup insan tarafından, belirli zaman ve mekanda kullanılan ve kabul edilen egemen giyim tarzıdır. Farklı toplumsal gruplar arasındaki katı ayrımın, sosyal ve ekonomik durumun, toplumda var olan hiyerarşik düzenin sembolü olmuştur. Postmodern dönemde ise tarz farklılıkları, sosyal sınıf ve ekonomik gücün açık göstergeleri olmaktan çıkmıştır. Dönemin bir diğer özelliği , ürünlerde reklamlar aracılığıyla moda kodlarının karıştırılması, metafora yer verilmesidir. Dolayısıyla değişen toplumla birlikte reklamlarda da yeni tarzlar geliştirilmekte, tüketiciye ulaşmada algıya önem verilmektedir. Bu inceleme, Türkiye'de 1980-2013 yılları arasında modanın, ideolojisi ve toplum etkileşimi epistemolojik temelleri ile birlikte grafik sanatı ve reklamcılıktan kaynak alınarak yapılmıştır.
Kurgu ve kurgu dışı karakterlerin reklam ilanlarında kullanılmasının göstergebilimsel açıdan değerlendirmesi
Araştırma amacını oluşturan ve yön veren, kurgu ve kurgu dışı olarak tanımladığımız karakterlerin, reklam pazarında yer edinip tüketici tarafından tercih edilmeyi ve tüketiciyi eğlendirme yolu ile ikna edebilmeyi hedeflediği 21. yy. marka stratejilerinde kullanılan imajlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüketiciyi ikna edebilmek ve markayı hatırlanabilir kılmak adına seçilen ve markaya eşlik eden karakterlerin ele alındığı ve özellikle basılı reklam ilanlarında kullanımı ile karşılaştığımız, yaratıcılığın ön planda tutulduğu farklı yaradılış özelliklerine sahip karakterlerin, markaya kattığı değer ve anlamlar irdelenmiştir. Marka ve tüketici arasında güçlü bir iletişim dili olarak kullanılan karakterlerin reklamdaki konumu, iletişime etkisi, ürünü temsil edebilmesi ve markalaşmaya katkısı gibi konular, markanın belirlediği hedeflerin gerçekleşip, gerçekleşmediğini ele alan bir çözümleme metodu belirlenmiştir. Göstergebilimsel çerçevede ele alınan ilanlarda aranan "Karakter-Marka Uyumu", "Karakterin Tüketici Üzerindeki Bilinirliliği", "Karakterin Markada Ele Alınış Yönü", "Karakterin Markaya Getirileri", "Reklamda Hayat Bulan Karakterler" "Karakter Seçimleri" gibi tezin ilanlar üzerindeki temelini oluşturan değerlendirme verileri, tez içerisinde belirlenen 12 farklı karakter kullanımı, göstergebilimsel analiz yöntemi ile değerlendirmeye alınmıştır. Değerlendirmeler sonucunda reklamda kullanılan karakterlerin tüketici üzerinde duygusal bir iz bırakma eylemi göstererek, hedef kitleye geçmiş ve gelecek olguları üzerinden gerçekleştirdiği anlatımların, markaların sıklıkla başvurduğu bir tür popüler ikna yöntemi olarak kabul edilmektedir.
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişte basılı reklam ve ilanlarda yaşanan görsel ve sosyal sorunlar
Avrupa'da Rönesans devrimi ve Gutenberg'in matbaayı icadından sonra sermaye birikimi ve okur yazar oranının artması, ticaretin gelişmesi ve üretilen ürünlere yenipazar arama endişesi reklamcılığın gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Matbaanın bulunması, el ilanları ve duvar afişleriyle gelişme gösteren reklamcılığın, basın ve gazetelerin gerçek anlamda ortaya çıkmasıyla başladığı bilinmektedir. Türkiye'de ise reklam tarihçesini betimlemek için; öncelikle Osmanlı dönemine ardından da Cumhuriyet dönemine geçmek gerekir. Osmanlı'da ilk reklamlar ihtiyaçlar doğrultusunda tellallar, işportacılar ve seyyar satıcılar tarafından tıpkı batıda olduğu gibi çığırma yoluyla ya da dikkat çekebilen başka araç ve mecralar kullanarak yapılıyordu. 18. Yüzyılda baskı imkanlarının gelişmesiyle ilan kullanım alanlarında örnekler artmaya başlasa da, Osmanlı toplumunun kültürel yapısı, savaşlar, teknik yetersizlikler ve genel olarak baskıcı bir yapının olması reklamcılığın gelişim tarihinden Cumhuriyet dönemine kadar bir çok sorun yaşanmasına sebep olmuştur. Cumhuriyet'in ilanından sonra da sorunlar devam etmiştir. Bu çalışmada, basılı reklam ve ilanların Osmanlı'dan Cumhuriyet dönemine geçiş sürecinde geçirdiği serüven ve sorunlara değinilerek anlatılmıştır.
1990 sonrası müzik endüstrisine yönelik grafik tasarım ürünlerinin dijital ortamdaki gelişimi
Müzik endüstrisi, müziği yaratmanın yanında kitlelere ulaşmak ve popüler kültürün bir parçası olmak amacıyla, grafik tasarımla birliktelik sağlamıştır. Ortaya çıkan bu birliktelik, seneler boyunca mevcut imkanları kullanıp, bu imkanların sınırlarını zorlamış olması ve hala da zorluyor olması bu tez için konu olarak ele alınmasında etken oluşturmaktadır. Yapılan bu araştırma ile, popüler kültür hedefli olarak müziğin ve grafik tasarımın birbiriyle olan ilişkisinin nasıl ortaya çıktığı, gelişim sürecinde hangi aşamalardan geçildiği ve günümüzde nasıl şekillendiği konuları incelenmiştir. Müziğin grafik tasarım aracılığıyla pazarlanışının basılı mecrada yaratılmasıyla başlayan süreç, günümüzde dijital mecrada etkinlik kazanmıştır. Bu tezin, müzik endüstrisinin grafik tasarımla olan beraberliğinde geçmişten ilham alıp, dijital ortamın yarattığı mevcut uygulamalarla, gelecek dönemlerde hangi bakış açılarıyla ele alınabileceği ve hangi ortamlarda değer katabileceği konusunda bilgi ve ön görü kaynağı olması amaçlanmaktadır. Anahtar kelimeler: müzik ve tasarım, müzik endüstrisi, grafik tasarım, dijital
Sosyal medya tanıtımlarının görsel iletişim mecrası olarak önemi ve gastronomi fotoğrafçılığı
Teknolojideki hızlı değişim ve gelişmeler birçok alanda olduğu gibi iletişim alanında da değişimlerin yaşanmasına neden olmaktadır. 2000'li yıllara gelindiğinde sosyal medyanın birçok alanda tercih edilen bir iletişim yolu haline geldiği söylenebilir. Her geçen gün sosyal medya mecralarını kullanan kişi sayısı artmakta, buna ek olarak kullanıcılar sosyal medya hesaplarında yoğun olarak görsel içerikler oluşturmaktadır. Akıllı telefonlarla sonsuz çekim yapma şansına sahip olan sosyal medya kullanıcılarının; gezdikleri yerlere ait görselleri, özellikle de yiyecek-içecek görsellerini sosyal medya hesaplarında paylaştığı görülmektedir. İnsanların sosyal anlamda iletişim kurmasına, kültüre anlam katmasına aracı olan yemek görselleri sosyal bir dil olarak değerlendirilebilir. Bu durumun gastronomiye ve gastronomi fotoğrafçılığına olan ilgiyi arttırdığını söylemek yanlış olmaz. Bütün bunlara ek olarak; gıda sektöründeki yeri ve önemi göz önünde bulundurulduğunda gastoronomi fotoğrafçılığının bir reklam aracı olarak kullanıldığı da görülmektedir. Bu nedenle, gastronomi fotoğrafçılığının sosyal medyada doğru kullanımının önemli bir unsur olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmada; sosyal medya mecralarının, gastronomi fotoğrafçılığı ile ilişkilendirilerek görsel iletişim açısından araştırılmasına yer verilmiştir. Çalışmanın amacı, gastronomi fotoğrafçılığında sosyal medya tanıtımlarının görsel iletişim mecrası olarak önemini ortaya koymaktır.
Yer markalaşmasında tipografik uygulamalar
Yer markalaşmasında öne çıkan tipografi, hedef kitleyi harekete geçirici bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğru biçim ve işlev ilişkisi barındıran tasarımlar yer markalarının ulusal ve uluslararası alanlarda fark edilmesine ve diğer markalar arasından sıyrılarak öne çıkmalarına olanak sağlamaktadır. Araştırma kapsamında başta ülkeler ve şehirler olmak üzere, "yer" kapsamına giren tüm yerleşim alanlarına ait markalar ile tipografi arasındaki ilişki incelenmiştir. 9 şehir markası ile 2 ulus markasının, yer markalaşması ve grafik tasarım ilkeleri göz önünde bulundurularak analiz edildiği bu araştırmada, tipografinin yer markaları kapsamında önemi ve faydası açıklanmıştır. Birbirine benzer özellikler gösteren yer markaları, tipografik çözümleme stillerine göre 5 farklı kategoride incelenmiştir. Bunlar; "Şehrin Baş Harfi / Soyutlaştırılmış Harfler", "Çok Dilli Tipografi", "Sabit Tipografi, Değişken İmge", "Hareketli Tipografi" ve "Tipografik Sloganlar" olarak belirlenmiştir. Seçilen tipografik uygulamalara dair kapsamlı literatür taraması yapılıp, tasarım ilkelerine bağlı olarak incelenmesi, örnek karşılaştırması ve uzman görüşü metedolojisi ile daha kapsamlı değerlendirilmeleri yapılarak bir referans tezi oluşturmak amaçlanmıştır. Değerlendirmelerin sonucunda; yer markalarına ait tipografik uygulamaların yapılandırılmasında ajanslara, grafik tasarımcılara ve tipograflara tasarımsal ihtiyaçları doğru bir şekilde saptamak ve değerlendirmek adına büyük görevler düşmektedir. Tezin; grafik tasarımının yanı sıra yer markalaşması, şehir markalaşması, ulus markalaşması, marka iletişimi, turizm, pazarlama gibi alanlarda araştırma yapanlar için katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Sağlık kuruluşlarında kurumsal kimlik araştırmaları
Sağlık kuruluşlarında hedef kitlenin bilgiye kolay ulaşması ve doğru yönlendirilmesi önemlidir. Sağlık kuruluşlarının hedef kitlesi ise hasta ya da hasta yakınları olup, genelde yoğun duygu durumuna sahiptir. Seçeneklerin ve hedef kitle beklentilerinin arttığı günümüzde sağlık kuruluşlarının da kurum kimliğine verdiği önem artmıştır. Artan sağlık turizmi potansiyeli bu önemi arttırmaktadır. Kurum imajı hastanelerin tercih edilme sebeplerinden biridir. Sağlık kuruluşlarında kurumsal kimlik konusunu tasarım açısından inceleyen bir kaynak olmadığından; literatüre, tasarımcı ve yöneticilere kaynak oluşturmak amaçlanmıştır. Ayrıca konu hakkında yapılabilecek yanlış tasarım ve negatif etkenlerin önlenmesi hedeflenmiştir. Araştırmada 800 kişi üzerinde uygulanan anket yöntemi ile sağlık kuruluşlarında kurumsal kimliğin tüketici algısına ve seçimlerine etkisi incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda katılımcıların %73,9'u Türkiye'de bulunan hastanelerin kurum kimliğini geliştirmesinin sağlık turizmini olumlu etkilediğini düşünmektedir. %55,9'u hastane logolarına dikkat edip, hatırladığını belirtmiştir. Logodaki tipografi ve kolay telaffuz edilen hastane isimleri %64,6 oranında hastanenin hatırlanmasını sağlamaktadır. %53,2 oranında kurum renklerinin hatırlanma ve ayırt edilmeyi kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Hastanenin uzmanlık alanına göre renk seçmesi %83 oranında önemli bulunmuştur. Diş hastanesi ve kadın doğum hastanelerinde kırmızı renk kullanımı; tüketiciye %49,6 oranında kan ve acı duygusunu çağrıştırmaktadır. Yönlendirme tasarımlarının net, okunaklı ve dikkat çekici olması %83 oranında tercih edilmektedir. Hastane web siteleri randevu ve bilgi almak için %60 oranında kullanılmaktadır. Broşür, billboard ayrıca gazete ve dergilerdeki hastane tanıtımları da hedef kitle tarafından dikkate alınmaktadır. Sonuç olarak, bu çalışmayla birlikte sağlık kuruluşlarında kurumsal kimliğin, hedef kitlenin tercihleri üzerinde etkili olduğu görülmüş ve sağlık kuruluşlarında kurumsal kimlik tasarımı konusunda dikkat edilmesi gereken önemli noktalar ortaya konmuştur.