Discipline

Philosophy and Religious Studies

Fırat University

1,322

Archived Theses

2

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Harputlu Yusuf Şükrü Efendi'nin hayatı, eserleri ve felsefi görüşleri

Harputlu Yusuf Şükrü Efendi, Anadolu'nun önemli ilim ve kültür merkezlerinden biri olan Harput'ta öğreniminin bir kısmını tamamladıktan sonra İstanbul'a giderek geriye kalan eğitimini burada başarıyla tamamlamıştır. Yüksek başarı ve gayretlerinden dolayı takdir toplayan Harputlu Yusuf Şükrü Efendi, dönemin en önemli ilim merkezlerinden biri olan İstanbul Vefa Medresesi müderrisliğine atanmıştır. Harputlu Yusuf Şükrü Efendi, buradaki görev süreci içersinde yapmış olduğu ilmi çalışmalardan dolayı kısa zamanda şöhret bularak Medine'deki Mahmudiye Medresesine müderris olarak tayin edilmiştir.Harputlu Yusuf Şükrü Efendi, burada gerek ilmi kimliğiyle gerekse tasavvufi kimliğiyle döneminin siyasi ve ilmi problemlerine duyarsız kalmamış, çözüm üretme noktasında çaba harcayarak Arapça ve Osmanlıca olmak üzere çeşitli eserler kaleme almıştır. Toplumu birbirine bağlayan ve onu ayakta tutan birlik ve beraberlik gibi dinamiklerin anlamını yitirmesinin bir iman problemi olduğunu ileri süren Harputlu Yusuf Şükrü Efendi, felsefenin tartıştığı Varlık, Tanrı, Ruh, Bilgi ve Ahlak gibi problemleri Vahdet-i Vucut nazariyesi perspektifinden bakarak değerlendirir.Anahtar Kelimeler: Harputlu Yusuf Şükrü, Osmanlı Düşünürü, Osmanlı Düşüncesi, Rumûzü't- Tevhid, Nasihatname, Namûsü'l- İkân.

BiyografiHarputlu Yusuf Şükrü EfendiNasihatname+4
Hasan Hüseyin Çeloğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ ili Keban ilçesi halk inanışları

Elazığ ili Keban ilçesi Halk İnanışları? adlı çalışmamız giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında; ilçenin tarihi, coğrafi konumu, sosyal yapısı, eğitim ve ekonomik durumu hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Keban?daki geçiş dönemleriyle ilgili inanışlar gözlem ve mülakat yoluyla araştırılmış ve değerlendirilmesi yapılmıştır. İkinci bölümde ise Keban?daki tabiatla ilgili inanışlar ve değerlendirilmesi ele alınmıştır. Bu çalışma bibliyografya ve ekler kısmı ile son bulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Keban, Doğum, Sünnet, Ölüm, Tabiat ile ilgili inanışlar.

DoğumElazığ-KebanGelenekler+5
Şevki Doğan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın Hak Dini Kur'an Dili eseri'nde Yahudilik ile ilgili bilgilerin dinler tarihi açısından değerlendirilmesi

Bu tez çalışmasında Elmalılı'nın tefsirinde Yahudilik konusunu ele aldık. Çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın hayatı, eserleri, ilmi kişiliği ve tefsiri hakkında genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölüm Yahudiliğin tarihi hakkındadır. Elmalılı'nın Tefsirinde Yahudi tarihi ile ilgili verilen bilgiler dinler tarihi kaynakları açısından değerlendirilmiştir. İkinci bölüm Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat hakkında karşılaştırmalı olarak bilgi verilmiştir. Elmalılı tefsirinde Tevrat'ın mahiyeti, Yahudilik kültüründeki yeri, Kur'an Kerim'de Tevrat'ın ilahiliği ile ilgili konular işlenmiştir. Ayrıca, özellikle Müslüman ve Yahudi dünyasında Tevrat ile ilgili yapılan tartışma konularına yer verilmiştir. Üçüncü bölüm Elmalılı'nın tefsir eserinde Yahudilik hakkındaki bilgilerden bahsedilmiştir. Esrede, Yahudiliğin inanç esasları, Yahudiliğin eleştirilen yönleri ve Yahudilerin karakterleri yine mukayeseli olarak dinler tarihi kaynakları açısından incelenmiştir. Sonuç kısmında ise genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Elmalılı Tefsiri, Kur'an-ı Kerim, Yahudilik, Tevrat, İsrailoğulları.

Dinler tarihiElmalılı Muhammed Hamdi YazırHak Dini Kur`an Dili+6
İbrahim Ethem Aydın
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Nimri Dede'nin hayatı, eserleri ve felsefi görüşleri

Nimri Dede Aşık edebiyatı içinde değerlendirilen ve tekke edebiyatı yönü ağır basan bir halk ozanıdır. O günümüz ozanlarındandır. Çalışmamızda, Nimri Dede?nin hayatı, ilmi kişiliği ve eserleri hakkında bilgilere yer verildi. Nimri Dede?nin şiirlerine baktığımızda, onun İslam?ın temel inanç ilkelerine sahip olduğu ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra o, bu ilkeleri Hak-Muhammed-Ali ve Muhammed-Ali nuru gibi Alevi/Bektaşiliğe has birtakım anlayışlarla harmanlamıştır. Ayrıca İslam?ın temel ibadetlerini, yapılması gereken birer kulluk görevi olarak benimsemiş, tasavvufun temel kavramlarını şiirlerine yansıtmıştır. Nimri Dede?de genel dünya görüşü, insan-ı kâmil mertebesine ulaşmak için her türlü kötü huylardan arınma ve bütün güzel huyları elde etmek için gösterilen ciddi bir gayret olarak kendini göstermiştir. İnsanı, varlığın özü olarak kabul eden Nimri Dede, onu manevi boyutuyla yüceltir. Birlik beraberlik isteyen Nimri Dede, ülkenin gelişmesi ve refahı için çeşitli reçeteler sunmayı ve kendince halkı uyarmayı da ihmal etmemiş bir ozandır. Anahtar Kelimeler: Tanrı, Evren, Ruh, Bilgi, Ahlak.

13. yüzyılBilgi felsefesiBiyografi+7
Haydar Kalman
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Erzincan Kemaliye ilçesindeki yaygın halk inanışları

"Erzincan Kemaliye İlçesindeki Yaygın Halk İnanışları" adlı tezimiz Giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında; Kemaliye ilçesinin coğrafi konumu, tarihi gelişimi ve ilçenin günümüzdeki durumu hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde Kemaliye ilçesinde görülen doğum, evlenme ve ölüm ile ilgili halk inanış ve uygulamaları Dinler Tarihi açısından gözlem ve mülakat yoluyla tespit edilmiş ve Eski Türklerde görülen inanışlar ile ilgili bağlantısı değerlendirilmiştir. İkinci bölümde ise Kemaliye ilçesindeki tabiat, su, ağaç, taş kültleri, ziyaret yerleri ve hayvanlar ile ilgili inanışlar ve bu inanışların Dinler Tarihi açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Tezimiz bibliyografya ve ekler kısmıyla sona ermektedir. Anahtar kelimeler: Kemaliye, Halk İnanışları, Ziyaret Yerleri, Tabiat Kültü

Dinler tarihiErzincan-KemaliyeEvlilik+4
Hüseyin Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Red ve İsbât adlı eseri çerçevesinde Harpûtizâde Hacı Mustafa Lütfi Efendi'nin felsefi görüşleri

İslam düşünce tarihine bakıldığında ilim adamlarına, düşünürlere oldukça değer verildiği görülecektir. Düşünce denilince Batıda akla felsefe ve dolayısıyla da filozof gelir. İslam dünyasında ise genelde din âlimleri (ulema) akla gelmektedir. Bazıları İslam düşünce tarihini dogmatik olmakla, akla, felsefeye önem vermemekle suçlarlar. Ama bu hiç de doğru değildir. Bu çalışmamızda, XIX. yy.?da yaşamış Osmanlı düşünürlerinden Harpûtizâde Hacı Mustafa Efendi?nin hayatını, eserlerini ve fikirlerini ele alıp düşünce dünyasına sunmaya çalıştık. İncelemelerimiz sonucunda Mustafa Efendi?nin bir din âlimi olup müderrislik ve müftülük yapmasına rağmen felsefeye değer verip, akıl, mantık ve bilimselliğe oldukça önem verdiğini gördük. O, bilimle dini uzlaştırmaya çalışmış ve bunların çatışmadığını savunmuştur. Mustafa Efendi ve onun gibi birçok din âliminin hayatı ve eserleri incelendiğinde Osmanlılarda felsefenin olduğu ve Osmanlılarda felsefe yoktur eleştirisinin haksız olduğu görülecektir.Çalışmamızda, İslam filozof ve kelamcıları ve batılı düşünürlerin de görüşlerine yer verilip, Mustafa Efendi?nin fikirleriyle olan benzerlikler ve farklılıklarına da değinilmiştir. Bu çalışmamızın sonunda geniş bir kaynakçaya yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Harpûtizâde, Buchner, materyalizm, isbat-ı vacip, fikir hareketleri

Abdulkadir Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın Marifetname'sindeki kozmolojik görüşlerinin analizi ve günümüz bilimi açısından değerlendirilmesi

Kozmoloji, insanlığın başlangıcından günümüzekadar tarihsel sürecin her döneminde filozofların,düşünürlerin, din adamlarının ve hatta halkın dikkatin çekmiş, bu konuda değişik teori ve düşünceler iler sürülmüştür.Biz bu çalışmamızda 18. yy. Osmanlı coğrafyasında ki kozmolojiye bakışı, Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın nazarında tahlil edip, İbrahim Hakkı'nın marifetname'sinde bahsettiği Batlamyus Sistemi, Kopernik Sistemi ve İslam Astronomisi başlığı altında ki kozmolojiyle ilgili teorilere 18.yy. Osmanlısında ki müslümanların nasıl baktıklarını anlamaya çalıştık. Ayrıca 20.yy. başlarında ortaya atılan ve günümüzde en geçerli teori olan ve bilimsel olarak temellendirilen Big Bang (Büyük Patlama) teorisinden bahsederek, kozmoloji biliminin günümüze kadar ki gelişim sürecini incelemeye çalıştık.

18. yüzyılKozmolojiMarifetname+1
Arif Ünal
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Meşşai filozofları ile modern filozoflara göre zaman kavramının karşılaştırılması

Zaman kavramı, birçok felsefi sistemlerin ve İslam Filozoflarının ilgisini çeken bir konudur. Evrenin var oluşu ile yakından ilgili olan zamanı, tanımlanması gereken bir kavram olarak görmüşlerdir. Biz ise İslam Filozofları ve Batılı Filozoflar arasında zaman felsefesi anlayışlarından yola çıkarak hazırladığımız karşılaştırma ile zaman felsefesinin üzerinde durmaya çalışacağız.Anahtar Kelimeler: Evren, Zaman, Hareket, Mekân.

EvrenHareketMekan+1
Havva Ekşinar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Hz. Muhammed Döneminde putperestlik

Hz. Muhammed Döneminde Putperestlik adlı yüksek lisans çalışmamız, giriş ve üç bölümden oluşmaktadır.Giriş bölümünde putperestliğin doğuşu ve önemli putperest medeniyetler hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde İslam'dan önce Arap Yarımadasında putperestlik, ikinci bölümde Hz. Muhammed döneminde putperestlik, üçüncü ve son bölümde ise Hz. Muhammed'in putperestlerin ibadet ve dini pratiklerine bakışı incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Putperestlik, Hz. Muhammed, İslam

Serap Kaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kuluncak'ta yaşayan alevilerde dini hayat ve yaygın halk inanışları

?Kuluncak'ta Yaşayan Alevilerde Dini Hayat Ve Yaygın Halk İnanışları? adlı yüksek lisans çalışmamız, giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde ilçenin tarihi ve coğrafyası hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Alevilik ile ilgili temel kavramlar ve Kuluncak yöresinde bu değerlerin kullanımı ve yüklenilen anlamlar, ikinci bölümde Kuluncak'ta yaşayan Alevilerin inanç ve ibadet hayatları, üçüncü bölümde Kuluncak'ta yaşayan Alevilerde yaygın halk inanışları konu ile ilgili kaynak eserlerden de faydalanılarak gözlem ve mülakat yoluyla tespit edilmiştir.

Dini hayatHalk inançları
Yunus Gürer
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sinemasında din adamı tiplemesi

Araştırma, Türk sinemasında gözlemlenen din adamı tiplemelerinin oluşumu ve bu oluşumu besleyen unsurları ortaya koymak amacı ile yapılmıştır.Söz konusu amaçla hazırlanan araştırma, giriş kısmı hariç üç bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın giriş kısmında araştırmanın konusu, amacı, sınırları, varsayımları ile araştırmada kullanılan teknikler üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde araştırmanın temel kavramları, ikinci bölümde Türk sineması üzerinde etkili olan akımlar ve bu akımların en önemli filmsel örnekleri incelenmiş ve nihayet üçüncü ve son bölümünde de araştırmanın bulguları üzerinde durulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sinema, Din adamı, Karakter

Handan Karakaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İslâm filozoflarının tıp bilimine katkıları (İbn Sînâ örneği)

Kendi tarihimize, değerlerimize ve bilim adamlarımıza sahip çıkıp onları gün yüzüne çıkartmak, tüm dünyaya anlatmak ve tanıtmak asli görevlerimizden olsa gerek. Tarihde önemli buluşlarla tıp bilimine önemli katkılarda bulunmuş çok sayıda Türk-İslam alimi bulunmaktadır. Bunların içinde en çok göze çarpanlardan biri İbn Sînâ'dır. Bu şahsiyetleri anlamayı, onların tıp sahasındaki buluşlarını ve görüşlerini derleyip toparlayarak sunmayı amaçladık.Tıp tarihinde önemli yeri olan filozoflarımızı özelliklede İbn Sînâ'yı batılı bilim adamları bizden daha iyi incelemiş ve onlardan yıllarca faydalanma yoluna gitmişlerdir. Bizim bu noktadaki eksikliğimizi giderip onlara hak ettiği yeri ve değeri vermemiz gerektiği kanaatindeyiz. Amacımız eksiksiz ve mükemmel bir çalışma yapmaktan çok bu konuyu ele alıp daha geniş ve daha iyi çalışmalara önayak olmaktır. Bugün hala geçerliliğini koruyan birçok tıbbi buluşun altında Müslüman filozofların imzası vardır. Mesela İbn Sînâ'nın el- Kanun'da anatomi, fizyoloji, ilâç bilimi ve klinik bilimler ile ilgili tesbitleri dikkat çekicidir. Biz bunları çalışmamızda kısmen irdeledik.tıp tarihi ve deontoloji ile ilgilenen ülkemiz bilim adamları başta olmak üzere temel tıp ve klinik bilim dallarında çalışan bilim adamlarımızın özellikle İbn Sînâ'nın el- Kanun'unu iyice inceleyip modern tıp ile karşılaştırarak yeni yaklaşımlar sergilemelerinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyoruz.İnanıyoruz ve umuyoruz ki önümüzdeki zaman dilimi Türk-İslâm âlimlerinin tarihteki yerlerinin daha iyi anlaşılacağı ve görüleceği yıllar olacaktır.

Mehmet Göksu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Hıdır Abdal Sultan tekkesine bağlı Ocak köyü halk inanışları

"Sultan Hıdır Abdal Tekkesine Bağlı Ocak Köyü Halk İnanışları" adlı tezimiz Giriş kısmı dışında iki bölümden oluşmaktadır.Giriş kısmında; Ocak Köyünün tarihi, coğrafi konumu, sosyal yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Ocak Köyü geçiş dönemleri ile ilgili halk inanışları ve bu inanışların Dinler Tarihi açısından değerlendirilmesi, ikinci bölümde ise Ocak Köyü'ndeki tabiat ve gündelik yaşamla ilgili inanışlar ve bu inanışların Dinler Tarihi açısından değerlendirilmesi yapılmıştır.Bu tezimiz bibliyografya ve ekler kısmıyla sona ermektedir.

Şaban Yılmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Abdunnafi İffet Efendi'nin Mizani Şerh-i Mütercimi Burhan adlı eserinin tahlil ve değerlendirilmesi

1823 yılında doğan Abdunnafi İffet Efendi. Ramazan oğullarından mensuptur. Mizan'ul burhan diye bilinen bu eser, Gelenbevi'nin mantık ilmine dair kaleme almış olduğu meşhur ?Burhan? adlı eserin geniş bir tercümesidir. 1297 ? 1880 tarihinde İstanbul'da basılmıştır.Aristo mantığının daha iyi anlaşılabilmesini sağlamıştır. Bilimsel mantığa yeni kapılar açmıştır.

Faruk Kılıç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İbrahim Ethem Giridi'nin ?Makalat-ı Hikemiyye? adlı eserinin sadeleştirilmesi ve Ddğerlendirilmesi

İbrahim Ethem Giridi Osmanlı Döneminde yaşamış bir düşünürdür. Eserinde ileriSürdüğü fikirler birçok İslam filozofu ve diğer filozofların görüşleriyle kendi benzerlikler göstermekle beraber kendine özgü fikirler de ortaya koymuştur. Sadeleştirmesini ve değerlendirmesini yaptığımız bu eser Osmanlı döneminde ahlaki çalışmaların yanı sıra felsefi çalışmaların da yapıldığını ortaya koymaktadır.

Ebru Şahin Koç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Menzil Nakşîliği kadın cemaati üzerine sosyolojik bir araştırma: Adıyaman örneği

Menzil Nakşîliği Kadın Cemaati Üzerine Sosyolojik Bir Araştırma: Adıyaman Örneği adlı bu çalışmada tarikat geleneğinde bayan mürideler arasındaki günlük yaşam pratiği ve bu pratikteki sonuçları doğuran inanca bağlı temel dinamikleri anlamaya çalıştık. Bu bağlamda ?Nasıl yaşıyorlar??, ?Nasıl algılıyorlar?, Nasıl hissediyorlar??, Nasıl uyguluyorlar??, ?Yaşama nasıl bakıyorlar?? gibi pek çok soruya yanıt aramaktayız. Buradan hareketle yapılan çalışma, esas itibariyle bir din sosyolojisi çalışmasıdır.

Tasavvuf
Sunay Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Şemseddin Sami'nin Esatir adlı eserinin transkripsiyonu ve dinler tarihi açısından değerlendirmesi

Şemseddin Sami'nin Esatir adlı eseri ülkemizdeki ilk Dinler Tarihi eseridir. Eserin konusunu Yunan ve Roma Mitolojisinden Peru Mitolojisine kadar birçok milletin mitolojisi oluşturmaktadır. Şemseddin Sami ele aldığı milletlere ait mitolojilere ana hatlarıyla değinmiştir. Esatir'in günümüzde yazılan mitoloji eserlerine göre eksiklikleri olsa da daha sonra yazılan eserler için örnek teşkil etmesi açısından önemlidir.

Ali Durmuş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Büyüsel işlemler üzerine bir din sosyolojisi araştırması (Malatya örneği)

Gerek geleneksel gerek dinî motiflerin içinde varlık bulabilen mistik inanışlar, toplumun beklentilerinin ve yaşantılarının bir yansımasıdır. Toplumumuz son yıllarda hızlı bir değişim süreci içerisine girmiştir. Bu değişim süreci manevî boşlukları ve farklı arayışları beraberinde getirmiştir. Psikolojik, ekonomik kaygılar kişiyi büyüye yöneltirken, bu anlamdaki çıkar arayışları günlük hayatın masumane bir parçası şeklinde kabullenebilir farklı isimler altında büyüye yaygınlık kazandırmıştır. Çalışmamız sömürüye açık olan tam anlamıyla açıklanamamış olan büyü olgusuna bir nebze de olsa açıklık getirmeyi hedeflemiştir.

Nihal Aladar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığı merkeze bağlı Tadım köyü Alevîlerinin halk inanışları ve bunların dinler tarihi açısından değerlendirilmesi

``Tadım köyündeki Alevîlerinin halk inançları ve bunların Dinler Tarihi açısından değerlendirilmesi'' adı altında gerçekleşen ve büyük bölümü alan çalışmasına dayanan bu çalışma giriş haricinde iki bölümden oluşmaktadır.Giriş bölümü; Elazığ merkeze bağlı Tadım köyünün tarihi ve coğrafyası hakkında bizi aydınlatır. Tezin giriş bölümünde; Tadım köyünün sosyal, sosyo-politikal, kültürel, nüfus yapısı ekonomik ve tarihsel yapısı üzerinde açıkça bilgi verilmiştir. Özellikle nüfus, ekonomik ve tarihsel durum katılımlı gözlem metodu ve yazılı kaynaklar taranarak değerlendirilmiştir.Birinci bölümde, Tadım köyündeki Alevîlerin geçiş dönemiyle (doğum sünnet ölüm... v.s) ilgili inanışlarını ve bunların değerlendirilmesini verdikİkinci ve son bölümünde, Tadım köyündeki Alevîlerin tabiat ( yağmur duası, ağaç su....v.s.) ile ilgili inanışlarını ve bunların değerlendirilmesini verdik.Çalışmamız sadece Tadım köyünde yaşayan Alevîlerle değil ayrıca Tadım köyündeki Sünnilerle bire bir görüşülerek tamamlanmıştır. Bilgilerin toplanmasında mülakat ve gözlem metotları kullanılmıştır.Araştırmamızın sonucunda doğum evlenme ölüm ve çeşitli uygulamaların Tadım köyündeki sadece Alevîlerde değil ayrıca Sünnilerde de olduğunu buluyoruz. Ayrıca bazı inanç ve uygulamalarda eski Türk inançlarının izleri olduğunu gördük.Son olarak, gözlemlerimiz sonucu Tadım köyündeki Alevîlerin genel halk inançlarının, geçmişten kalan inanç ve geleneklerinin devamı mahiyetinde günümüze kadar devam ettirdiklerini gözlemledik. Bu çalışma bibliyografya ve ekler bölümüyle sona ermiştir.

İbrahim Köseoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Fatma Aliye ve Tedkik-i Ecsâm isimli eseri ve batı düşüncesini tenkidi

Fatma Aliye 1862?1936 yılları arasında yaşamıştır. Yaşadığı dönemin şartlarına göre çok iyi bir eğitim almıştır. Fatma Aliye Osmanlı döneminin kadın yazarıdır. O, felsefeye ilgi duyan tek kadın yazardır. Aynı zamanda kendi döneminin tek roman yazarıdır. Felsefe ve roman dışında pek çok makale, kitap ve çevirileri bulunmaktadır. Çalışmamız Fatma Aliye'nin Felsefeyle ilgili iki eserinden biri olan ''Tedkik-i Ecsâm'' ile ilgilidir.

Nimet Karaçorlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Salnamelere göre Sivas vilayetinde dini ve sosyal yapı

XVI. yüzyılda beylerbeyi merkezi, daha sonra Osmanlı vilayet sistemi içerisinde önemli bir vilayet merkezi olan Sivas, Anadolu medeniyetine ev sahipliği yapmış bünyesinde, İslam, Yahudilik ve Hıristiyan mezheplerine mensup inanlıları barındırmıştır.Salnamelere göre Sivas vilayetinde Müslümanların dini ve sosyal kurumlarının yanında gayri müslimlerin de kendilerine ait dini ve sosyal kurumları bulunmaktadır. Sivas vilayet genelinde gayri müslimlere ait okullar ve ibadethaneler her dönem varlığını sürdürmüştür.Sivas vilayetinde yaşayan toplam nüfusu Müslim, gayri müslim oranlamasıyla merkezden başlamak üzere sancak ve kazalar şeklinde tablolar halinde vererek, bölgede yaşayan dini grupların nüfusları ortaya konmuştur.

Erol Genç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya'da yaşayan Balkan göçmenlerinin halk inanışlarının dinler tarihi açısından değerlendirilmesi

Kütahya'da Yaşayan Balkan Göçmenlerinin Halk İnanışlarının Dinler Tarihi Açısından Değerlendirilmesi? adlı tezimiz Giriş kısmı dışında iki bölümden oluşmaktadır.Giriş kısmında; ilin tarihi, coğrafi konumu, sosyal yapısı, eğitim ve ekonomik durumu, Türklerin Balkanlardan Anadolu'ya göçü ve Kütahya iline bağlı Balkan göçmen köyleri hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Kütahya'da Yaşayan Balkan Göçmenlerindeki geçiş dönemleri ile ilgili halk inanışları ve bu inanışların Dinler Tarihi açısından değerlendirilmesi, ikinci bölümde ise Kütahya'da Yaşayan Balkan Göçmenlerindeki tabiat ile ilgili inanışlar ve bu inanışların Dinler Tarihi açısından Değerlendirilmesi yapılmıştır.Bu tezimiz bibliyografya ve ekler kısmıyla sona ermektedir.

Balkan TürkleriBalkanlarDinler tarihi+7
M. Kürşad İmren
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı bilginlerinden Muhyiddin el-Kafiyeci'nin felsefi görüşleri

On beşinci yüzyılda yaşamış olan Kâfiyeci, çağının temel özelliği olan tedvin ve şerhçi anlayışa rağmen, usulcü kimliğinin kendisine vermiş olduğu özgüvenle, geçmişi, çağın bilgisiyle harmanlayıp, metodolojik bir anlayışla, tekrar üreterek kendine özgü bir şekilde ortaya koyma becerisini göstermiştir.Felsefenin temel konularından biri olan ruh kavramını, kendine özgü bir yaklaşımla ele alarak, meseleyi insanın ontolojik bütünlüğü ve ahlak felsefesine bağlayarak, insanın sorumluluğuna dikkat çekmiştir Yine bu bağlamda olmak üzere berzah kavramını da, belirli bir disipliner açıdan ele alarak, kendine özgü bir şekilde inceler. O her iki kavram (ruh ve berzah) ile ilgili olarak bizlere yeni bir yöntembilim teklif eder. Nitekim Kâfiyeci berzah düşüncesini belli bir sistem dâhilinde bir ilim dalı olarak ele alıp inceler. Bu ortaya koyduğu yaklaşımı ?Berzah ilmi? olarak ifade eder.Kâfiyeci'nin bilgi felsefesine olan ilgisini de burada belirtmek gerekir. Zira onun felsefi yetkinliğine vurguda bulunmamızın temel sebeplerinden biri de varlık ve bilgi felsefesindeki kabiliyetidir. Kâfiyeci bilgi felsefesi açısından vahiy, ilham ve rüya kavramlarını ele alarak bunların birer bilgi kaynağı olduğunu belirtir. Ayrıca bunlara tefekkür kavramını da ekler.Kâfiyeci'nin dikkat çeken diğer önemli özelliklerinden biri de ahlakçı bir anlayışa sahip olmasıdır. Ahlakçı yönü ağır olan bu İslam bilgini pratik/ameli ahlaka önem vermiş, davranışa dönüşmeyen ahlaki bilgilerin önemsiz olduğunu belirterek, ahlakın bireysel ve toplumsal boyutlarına dikkat çekmiştir.Kâfiyeci'nin felsefi görüşlerini bir bütün olarak değerlendirdiğimizde daha çok Gazali ve tasavvuf çizgisine yakın durduğunu söyleyebiliriz.

15. yüzyılAhlaki değerlerBilgi felsefesi+6
Ahmet Pirinç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Salnamelere göre Van ve Bitlis vilayetlerinde dini- sosyal yapı

Yüzyıllar boyunca birçok medeniyeti bünyesinde barındıran Van ve Bitlis, Türklerin Anadolu'yu fethe başlamasında önemli bir yere sahip olduğu gibi ilk Türkleşen bölgelerdendir. XVI. yüzyıla gelindiğinde bölgede Müslüman nüfus çoğunlukta olmak üzere içerisinde Süryani, Protestan, Katolik, Ermeni, Keldani, Kıpti, Yahudi ve Yezidi mezheplerine mensup insanların birlikte yaşadığı birer yerleşim yeri olmuştur.Salnamelere göre, Van ve Bitlis vilayetlerinde Müslümanların yanı sıra yukarıda saydığımız gayrimüslimlerin de birçok dini ve sosyal kurumları bulunmaktadır.Van ve Bitlis vilayetlerinde yaşayan Müslim ve gayri Müslimlere ait dini ve sosyal kurumları ve bölgede yaşayan Müslim ve gayrimüslim nüfus yapısını, merkezden başlayarak sancak, kaza ve nahiyeler şeklinde, tablolar da hazırlayarak sunduk.Anahtar Kelimeler: Van, Bitlis, Müslüman, gayrimüslim, dini ve sosyal kurum, nüfus.

19. yüzyılBitlisDini yapı+6
Hatice Keleş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlahiyat fakültesi öğrencilerinde kimlik bilinci ve mesleki formasyonun oluşumu: Fırat Üniversitesi örneği

Bu çalışma, çeşitli değişkenler baz alınarak oluşturulan tablolar eşliğinde Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencilerinde kimlik bilinci ve mesleki formasyonun oluşumu konusunu aydınlatmak üzere ortaya konmuştur. Çalışma genel itibariyle nicel bir araştırmadır. Bununla birlikte araştırmada, anket tekniğinin yanı sıra mülakat tekniğinden de yaralanılmıştır.Anahtar Kelimeler: İlahiyat, Formasyon, Kimlik, Araştırma, Tablo.

Din eğitimiFormasyonKimlik+4
Gazel Çiftçi
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ ve çevresinde yaşayan zazalardaki halk inanışlarının dinler tarihi açısından değerlendirilmesi

Elazığ ve Çevresinde Yaşayan Zazalardaki Halk İnanışlarının Dinler Tarihi Açısından Değerlendirilmesi? adlı tezimiz Giriş kısmı dışında iki bölümden oluşmaktadır.Giriş kısmında; ilimizin tarihi, coğrafi konumu, sosyal yapısı, eğitim ve ekonomik durumu, Zazaların kökenleri ile ilgili iddialar ve Zazaca hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Elazığ ve çevresindeki geçiş dönemleri ile ilgili halk inanışları ve bu inanışların Dinler Tarihi açısından değerlendirilmesi, ikinci bölümde ise Tabiat ile ilgili inanışlar ve bu inanışların Dinler Tarihi açısından Değerlendirilmesi yapılmıştır.Çalışma bibliyografya ve ekler kısmıyla sona ermektedir.Anahtar kelimeler: Elazığ, Zaza, Doğum, Evlenme, Sünnet, Ölüm, Tabiat ile ilgili inanışlar

Dinler tarihiElazığHalk inançları+2
Ömer Kahraman
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Diyanet İşleri Başkanlığı ve eğitim faaliyetleri

Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye'ye mahsus bir kurum değil, aksine kökenleri Osmanlı tarihine kadar uzanan bir yapıdır. Kültür ve uygarlığımızın modern bir ifadesi olan Başkanlık, bu yönüyle geçmişle de ilişkilendirilebilir. Başkanlık, tam olarak Osmanlı devletindeki Şeyhülislamlık kurumunun bir devamı sayılmaz. Çünkü başkanlık, temel çalışma alanları din eğitimi, dini idare ve yargı olan Şeyhülislamlıktan yapısal olarak farklılaşır. Cumhuriyet döneminde Şeyhülislamlığın bütün bu fonksiyonları farklı alanlara kaydırıldı. Din işleri için ilk dönemlerde, Şer'iye ve Evkaf Vekaleti kuruldu.Diyanet İşleri Başkanlığı, 3 Mart 1924'te kuruldu. Başkanlık, Kurtuluş Savaşı boyunca, Cumhuriyet rejiminin temel prensipleri çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kurulan ilk ve öncelikli kurumlardan biridir. Kurumun ilk amacı, dini konularla ilgili ilk elden bilgilerle insanları iyi bir şekilde bilgilendirmek ve kamu düzenini sağlamanın yanı sıra sağlıklı bilgiyle dini hizmetleri gerçekleştirmektir.Günümüzde Başkanlık, birçok etkinlik gerçekleştirmekte ve dini konularda kamu hizmeti sağlamaktadır. Özellikle de eğitim alanında Başkanlık, cami, Kur'an kursu, hapishane vb. yerlerde genel din eğitimi hizmetlerini yürütmektedir.Bu tez, Başkanlığın kurumsal yapısı ve eğitim çalışmalarını konu edinmektedir. Çalışmanın ilk bölümü, Başkanlığı kuruluşundan günümüze kadar incelemeyi hedefler. Bu açıdan, Osmanlı devleti dönemindeki din hizmeti, başkanlığın kuruluşu, günümüze kadarki aşamaları ve kurumsal yapısı incelenmeye çalışıldı.İkinci bölümde cami, Kur'an kursu, eğitim merkezleri, ceza evleri ve yurtdışında gerçekleştirilen temel dini eğitim hizmetleri incelendi.Anahtar Sözcükler: Diyanet İşleri Başkanlığı, din eğitimi, din hizmeti.

Din eğitimiDin hizmetleriDiyanet İşleri Başkanlığı
Celal Sürgeç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Aristoteles ve İbn Miskeveyh'in ahlâk felsefeleri (mukayeseli bir araştırma)

İslam filozoflarını derinden etkileyen Yunan filozoflarından Aristoteles(M.Ö. 374-322)'in ahlak konusundaki Nikomakhos'a Etik adlı eseri, İbn Miskeveyh'in Tehzibü'l-ahlak'ına büyük ölçüde etkisi olmuştur. İbn Miskeveyh, ahlaka dair bu eseri-ni Aristoteles'den aldığı düşüncelerle İslam kültürü çerçevesinde sentezleyerek kendi ahlak sistemini oluşturmuştur. Tezimizin içeriği,a Aristoteles ve İbn Miskeveyh'in ortak ele aldıkları dört büyük erdem (Hikmet, İffet, Şecaat ve Adalet), ahlak, mutluluk, dost-luk, çocuk eğitim gibi konulardan oluşmaktadır.Anahtar Kelimeler: Aristoteles, İbn Miskeveyh, Ahlâk, Dört Fazilet (Hikmet, İffet, Şecaat, Adalet).

Ahlak felsefesiAristotelesİbn Miskeveyh
Habibe Akçaoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Pir Sultan Abdal'ın şiirlerinde felsefi ve tasavvufi temalar

16.yüzyılda Sivas'ta yaşadığı tahmin edilen, Alevîlerin 7 büyük ozanından biri olarak kabul edilen Pir Sultan Abdal'ın şiirlerinde felsefi ve tasavvufi temaları irdelemeye gayret ettik. Yapmış olduğumuz bu çalışmada şair ile ilgili kavramsal çerçeve başlığı altında O'nun mensup olduğunu ifade ettiği Alevîlik ile Bektaşîlik kavramlarına ve kendi hayatına kısaca değindik.Araştırmamızda Pir Sultan Abdal'ın Felsefi görüşlerine genellikle Tanrı, insan ve âlem görüşlerine yer verdik. Bu konularda ortaya atılan fikirleri Şairin bütün eserlerini göz önünde bulundurarak yorumlamaya çalıştık. Ayrıca Dört Kapı Kırk Makam, yol ve manevi şahsiyetler ile Nübüvvet ve velayet gibi tasavvufi görüşlerine de değinmeye gayret ettik.

AlevilikFelsefi düşüncePir Sultan Abdal+3
Mehmet Ali Çetinkaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Dinî gruplar sosyolojisi açısından Alevîlik -Fethiye Kasabası örneği-

Araştırma, hızlı bir sosyo-kültürel değişim ve dönüşüm sürecinden geçen ülkemizde, söz konusu değişimin etkilerinin, kendisini Alevî olarak nitelendiren vatandaşlarımızın dinî ve sosyal hayatları üzerinde ne gibi değişimleri zorunlu kıldığını ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.Söz konusu amaçla hazırlanan araştırma, giriş kısmı hariç üç bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın giriş kısmında araştırmanın konusu, amacı, sınırları, varsayımları ile araştırmada kullanılan teknikler üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde araştırmanın temel kavramları, ikinci bölümde Malatya ve Fethiye kasabasında Alevîlik ve nihayet üçüncü ve son bölümünde de araştırmanın bulguları üzerinde durulmuştur.Anahtar Kelimeler: Din, Alevîlik, Kültür, Değişim, Modernleşme

AlevilerAlevilikDin sosyolojisi+3
Mustafa Doğan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya Kale yöresi Alevi-Bektaşi inançlarının tespit ve değerlendirilmesi

?Malatya Kale Yöresi Alevi-Bektaşi İnançlarının Tespit ve Değerlendirilmesi? adlı yüksek lisans çalışmamız, giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde ilçenin tarihi ve coğrafyası hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Kale'de yaşayan Alevilerin inanç ve ibadet hayatları, ikinci bölümde ise Kale'de yaşayan Alevilerde yaygın halk inanışları hakkında bilgi verilmiştir.Araştırmamızda konu ile ilgili kaynak eserler, gözlem ve mülakat yoluyla tespitlerden faydalanılarak elde edilmiştir..Anahtar Kelimeler: Kale, Alevi İnancı, Halk inanışları, Dini hayat

AlevilerAlevilikBektaşiler+4
Akın Özbakır
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İmam-hatip lisesi öğrencilerinin sorun ve beklentileri (Batman ili örneği)

İmam-Hatip Liselerinin tarihi, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilan edilmesinden 5 ay gibi kısa bir süre sonra 3 Mart 1924'te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanununa dayanmaktadır. Açıldığı tarihten bu güne kadar kapalı kaldığı yıllar olmasına rağmen, daima Türk milli eğitim Sistemi içindeki yerini korumuştur.İşte biz de, bu çalışmamızda bir eğitimci gözüyle İmam-Hatip Liselerinin kuruldukları yıldan günümüze kadar Türk milli eğitimi sistemi içerisinde geçirdikleri tarihi süreci tespit ederek; bu okullarda okuyan öğrencilerin sorun ve beklentilerini tespit etmeyi amaçladık.Bu araştırmanın evreni Batman Anadolu İmam-Hatip Lisesinde öğrenim gören öğrencilerden oluşturmaktadır.İmam-Hatip Lisesi öğrencilerinin sorun ve beklentilerini tespit etmek için araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu 194 öğrenciye uygulanmıştır. Anket vasıtasıyla elde edilen veriler SPSS For Windows Paket Programı ile çözümlenmiştir. Anket verileri, öğrenciler ile yapılan görüşmelerle desteklenmiştir.Araştırmamız sonunda, sınıfların kalabalık olması, programın yoğun olması; öğrencilerin barınma problemleri, yükseköğrenime geçişte katsayı uygulanması gibi sorunlar tespit edilmiş ve öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: İmam-Hatip Liseleri / Okulları, Öğrenci, Eğitim, Beklenti, Sorun

BatmanDin eğitimiEğitim+6
Tuncay Karateke
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Din eğitimi açısından Kur'an'da emri bil maruf ve nehyi anıl munker

Emri bil Maruf ve Nehyi anil Münker, İslam Tarihi boyunca önemli bir prensip olmuş, üzerinde çokça tartışılmış hatta ayrılıkların ve kavgaların da sebebi olmuştur. Fakat bu prensip daha çok bir itikadi ve inanç meselesi olarak görülmüş ve bu yönü ön plana çıkarılmış, Mutezile mezhebinin de ilkelerinden birini oluşturmuştur. Bu çalışmada hem Emri bil Maruf ve Nehyi anil Munker ilkesi Kuran ayetleri çerçevesinde ele alınmış hem de ilke içerisinde geçen kavramların kökenine inmeye çalışılarak din eğitimi ile ilişkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte hadislerde de maruf ve münker kavramlarından ne kastedildiği açıklanmaya çalışılmıştır.Emri bil Maruf ve Nehyi anil Münker genel olarak iyiliği yaymaya çalışmak ve kötülükten alıkoymaya, engellemeye çalışmak anlamına gelmektedir. K. Kerim'deki maruf ve münker kavramlarının geçtiği ayetler ise çeşitli anlamlarda kullanılmakla beraber din eğitimi açısından da değerlendirilebileceği ifade edilmektedir. Aynı şekilde hadislerde de iyiliği emretme ve kötülükten alıkoyma prensibinin eğitim ile ilişkisi ortaya konulmaktadır. Konunun daha iyi anlaşılması için de hem Kuran'da hem de hadislerde Maruf ve Münker kavramları ile yakın anlamlı diğer kavramların açıklanması yapılmış, eğitimde iyilik ve kötülük kavramlarının değerler eğitimi çerçevesinde davranış haline dönüştürülmesi üzerinde durulmuştur.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Din Eğitimi, Maruf, Münker, Emir, Nehiy.

Din eğitimiEmr-i ma`rufKur'an-ı Kerim+2
Kenan Oy
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim ve din hizmetleri bağlamında Almanya Diyanet İşleri Türk İslam Birliği

Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler çok eskilere dayanmaktadır. Tarih boyunca her iki ülke politik, ekonomik, kültürel ve eğitim sahalarında iş birliği içerisinde olmuşlardır.Almanya'ya çalışma amacıyla giden ilk Türkler çok zor şartlar altında çalışmak ve yaşamak zorunda kalmış olmalarına rağmen kendi kültür ve değerlerini muhafaza etmek ve başka kültürel değerleri de tanımak amacıyla zamanla bir araya gelme ihtiyacı hissetmişlerdir. Almanya'daki ilk Türk işçiler, bu ülkede yetişen çocuklarına dini, örfi, geleneksel, göreneksel ve kültürel değerleri öğretmek amacındaydılar. Bu bağlamda bir birinden farklı teşkilatlar ve dernekler kurarak bir takım etkinliklerle Türk-İslam örf ve adetlerini, geleneklerini ve yaşama tarzını Almanya'da yetişen yeni nesillere öğretmek ve yaşatmak istiyorlardı. Ayrıca bir araya gelerek Türkiye'ye ait manevi kimliklerini daha güçlü bir şekilde muhafaza düşüncesindeydiler. Zamanla Almanya'da kalıcı hizmetlerin verilmesi için daha organizeli ve teşkilatlanmış derneklere ihtiyaç duyulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığının desteği ile Almanya`nın Köln şehrinde dini, sosyal ve kültürel faaliyetleri desteklemek amacıyla Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği (DİTİB) kurulmuştur.Anahtar Kelimeler: Din, Dil, Eğitim, Entegrasyon, Diyalog.

AlmanyaBütünleşmeDin eğitimi+6
Hasan Yerkazan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sümerlerin dini tarihi

Sümer dininin, taşıdığı birçok unsur verimlilik, bereket, büyü, nazar, kötülüklerden korunma ve tedavi gibi kültlerle, halk inanışlarıyla, mimari ve sanat alanlarıyla ve zihin tasavvurlarıyla günümüze kadar gelmiştir.Sümer toplumunda tarım, ticaret, seyahat, hukuk, doğum, evlilik, ölüm, cenaze merasimleri, yönetim, savaş, barış, sağlık, hastalık, bilim, astronomi, büyü, insan ilişkileri gibi birçok konu dini inanç ve uygulamalar etrafında şekillenmiştir.Dini inançlar, tabiat ve evrenle sıkı bir ilişki içerisindedir. Diğer taraftan, İnanç, ibadet ve ahlak esasları konularında Sümerlerle Orta Asya Anav medeniyeti arasında büyük bir yakınlık bulunmaktadır. Kullanılan kelimelerden uygulanan ritüellere kadar Sümer dininin bütün unsurlarında Geleneksel Türk dinine ait unsurların etkisi hissedilmektedir.Sümer toplumu, uygarlık alanında ortaya koymuş olduğu yenilikler vasıtasıyla inanç sistemlerinin hızlı bir şekilde yayılmasını sağlamışlardır.Anahtar Kelimeler: Mezopotamya, Sümer Dini, Tanrılar Panteonu, Ritüel, Ahlak

AhlakDin adamlarıDin anlayışı+7
Abdullah Altuncu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Sina'nın nübüvvet vahiy ve mucize anlayışı

İbn Sina, Ortaçağın en büyük filozof ve bilim adamlarından biridir. O, dönemin felsefî düşünce ve bilim dünyasına damgasını vurmuş, gerek İslam dünyasında gerekse Avrupa'da etkisini yüzyıllarca hissettirmiştir.İbn Sina birçok eserinde ?vahiy, nübüvvet ve mucize? konularını işlemiştir. Öncellikle dinî kavramlar olan bu konuları felsefî bir bakış açısıyla ele almıştır. Ona göre peygamberlik, gerek toplumsal gerekse siyasal olarak zorunlu bir kurumdur. Peygamber, ?Faal Akıl? ile iletişim kurarak Allah'tan bilgi alan kişidir. Vahiy ise, peygamberin ?Faal Akıl? ile iletişime geçmesi sonucu ilahî bilginin peygamberin kalbine inmesi olayıdır. İbn Sina'ya göre mucize ise peygamberlerin göstermiş olduğu olağanüstü olaylardır. Mucize nübüvvete delalat olması açısından önemli bir hadisedir. İbn Sina ?vahiy, nübüvvet ve mucize? konusunda Farabi'den etkilenmiştir; ancak O, konuyu daha da geliştirerek bu alanda kendi sistemini oluşturmuştur.Bu çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, ?vahiy, nübüvvet ve mucize? kavramlarının felsefî arka planı üzerinde durduk. Burada ilk önce Yahudilik ve Hristiyanlık dinine göre konumuzu ele aldık. Daha sonra İslam dünyasındaki İbn Sina'dan önce yaşamış olan ?Kindî, İhva-ı Safa ve Farabi,? gibi filozofların bu konulardaki görüşlerini açıklamaya çalıştık.Çalışmamızın ikinci ve esas bölümünde ise İbn Sina'ya göre ?vahiy, nübüvvet ve mucize? kavramalarını ayrı ayrı ele aldık. Bu bölümde ilk önce İbn Sina felsefesinde geçen ?akılları? açıkladık. Nübüvvet bölümünde; nübüvvetin gerekliliği, ispatı, nebilerin özellikleri ve görevleri üzerinde durduk. Vahiy bölümünde; vahiy tasavvuru, vahiyle bağlantılı olan ilham, rüya ve içgüdüsel vahyi ve vahiy-akıl, nübüvvet-hikmet ilişkisini ele aldık. Son kısımda ise mucize, keramet ve mucizenin nübüvvete delaletini açıkladık.Anahtar Kelimeler: Vahiy, Nübüvvet, Mucize, İbn Sina, Akıl

Din felsefesiMucizelerPeygamberlik+3
Haci Sağlık
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Mevlânâ'nın Mesnevi'sinde ahlâk felsefesi

Mevlânâ, 13. asırda yaşamış olan büyük bir düşünürümüzdür. Mesnevî isimli eseriyle, döneminde meydana gelen Moğol istilalarına karşı halka ümit aşılayan Mevlânâ, diğer taraftan Mu'tezilî ve Cebrî düşüncelere karşı da mücadele etmiştir. Mesnevî'ye bir bütün olarak baktığımızda, onun aslında güzel ahlâkı anlattığını görürüz. Bu bakımdan Mesnevî, Ahlâk Felsefesi açısından son derece önemli bir eserdir. Mevlânâ bu eserinde, Ahlâk Felsefesinin hem teorik hem de pratik birçok problemlerine temas etmiştir. Biz de bu çalışmamızda Mesnevî'de geçen bazı Ahlâk Felsefesi problemleri üzerinde durmaya çalışacağız.

Ahlak felsefesiMesneviMevlana Celaleddin-i Rumi+1
Muhammet İkbal Şen
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sarıoğlan ve çevresi halk inanışları

Bu araştırmada, verilerin tespiti esnasın gözlem, mülakat ve anket gibi derinlemesine yaklaşım içeren saha araştırma metotlarını kullandık. Elde ettiğimiz verileri deskriptif metot kullanarak tasnif ettikten sonra dinler tarihi açısında değerlendirdik.Giriş kısmında; ilçenin tarihi, coğrafi konumu, sosyal yapısı, eğitim ve ekonomik durumu hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Sarıoğlan ve çevresindeki geçiş dönemleri ile ilgili halk inanışları ve bu inanışların dinler tarihi açısından değerlendirilmesi, ikinci bölümde ise Sarıoğlan ve çevresindeki tabiat ile ilgili inanışlar ve bu inanışların dinler tarihi açısından değerlendirilmesi yapılmıştır.Sonuç bölümünde ise tez hakkında öne çıkabilecek hususlara kısa örnekler vererek temas ettik. Tezimiz kaynakça ve ekler kısmıyla sona ermektedir.Anahtar kelimeler: Sarıoğlan, Doğum, Evlenme, Sünnet, Ölüm, Tabiat ile ilgili inanışlar

DoğumEvlilikGelenekler+7
Seyit Gezer
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an kursu öğreticilerinin mesleki yeterlikleri: Diyarbakır örneği

Genel eğitimde temel unsur öğretmen olduğu gibi Kur'an Kursu öğretiminde de temel unsur, Kur'an Kursu öğreticisidir. Kur'an öğretiminde öğretim unsurlarına işlerlik kazandıran ve Kur'an eğitim öğretiminde belirlenen hedeflere ulaştıran öğe Kur'an Kursu öğreticisidir.Bu çalışmada Kur'an Kursu öğreticilerinin yeterlikleri, yapılan anketlerle ve Kur'an Kursu öğreticilerinin kendi ifadeleri çerçevesinde belirlenmiş ve değerlendirilmiştir.Giriş bölümünde araştırmanın konusu, önemi, amacı, evren ve örneklemi üzerinde duruldu aynı zamanda araştırmada kullandığımız yöntem ve teknikler hakkında bilgi verildi. Birinci bölümde, Kur'an öğretiminin Hz. Peygamber döneminden günümüze kadar uzanan tarihi gelişimi hakkında bilgi verildi. Ayrıca Kur'an Kursu öğreticisinin yeterlikleri ile ilgili teorik bilgiler verildi. İkinci bölümde ise uygulamış olduğumuz anketlerin analizi ve yorumlarına yer verildi. Sonuç ve öneriler bölümünde ise araştırmanın sonucu oluşturuldu ve bu sonuca bağlı öneriler geliştirildi.Araştırmaya katılan Kur'an Kursu öğreticileri, mesleki bilgi (özel alan) açısından kendilerini yeterli gördüklerini ve özel alan bilgisinin eğitim öğretim etkinliklerinde ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olduğunu belirtmişlerdir.Kur'an Kursu öğreticilerinin sorulara verdikleri cevaplardan, eğitim öğretim süreci (pedagojik formasyon) etkinliklerinde genel itibariyle yeterli olmadıkları anlaşılmaktadır. Bununla birlikte öğreticiler, pedagojik formasyon alanında kendilerini geliştirme konusunda herhangi bir gayret göstermemektedir. Kur'an Kursu öğreticilerinin öğretim strateji, yöntem ve teknikleri tanıma ve kullanma, eğitim teknolojisinden faydalanma, materyal hazırlama ve geliştirme konularında oldukça önemli eksiklikleri vardır.Kur'an Kursu Öğreticilerinin Mesleki Yeterlikleri (Diyarbakır Örneği) adlı çalışmamız sonucunda Kur'an Kursu öğreticileri mesleki özelliklerine (yeterliklerine) sahipken pedagojik formasyon bilgisine yeterli düzeyde sahip değildir. İdeal bir öğreticinin özellikleri dikkate alındığında, Kur'an Kursu öğreticilerinin pedagojik formasyon ile ilgili eksiklerinin olduğu ortaya çıkmaktadır.Araştırmamızın sonucunda Kur'an Kursu öğreticilerinin kursları ve öğrencileri ?ile ilgili farklı problemleri olduğu tespit edilmiştir. Kur'an Kurslarının bir kısmı fiziksel bakımdan eğitim öğretimin yapılmasına yeterli düzeyde elverişli olmadığı, Kur'an Kurslarının istikbal vaat etmemesi gibi problemler öğrenciler arasında motivasyon eksikliğine ve devamsızlık problemine sebep olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Kur'an Kursu öğreticilerinin öğrencileriyle ilgilenip ilgilenmeme durumunu tespit etmek amacıyla sorduğumuz sorular sonucunda öğreticilerin öğrencileriyle ders dışında da ilgilendiği ve özel günlerine (düğün, sünnet, taziye gibi) iştirak ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.Kur'an Kursu öğreticilerinin eğitim öğretimle uğraşan diğer insanlar gibi birçok problemleri bulunmaktadır. Bu problemlerin giderilmesi için DİB'in yapması gereken bazı yasal düzenlemeler olduğu gibi öğreticilerin de eğitim seviyesinin yükseltilmesi için bireysel gayretleri gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Kur'an Kursu öğreticisi, Kur'an Kursu öğreticisinin yeterlikleri ve problemleri, özel alan bilgisi, pedagojik formasyon.

Din adamlarıDin eğitimiDin eğitimi kurumları+5
Emine Balbay
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed İkbal felsefesinde benlik kavramı (Zihin felsefesi açısından bir tahlil)

Üç ana bölümden oluşan çalışmamızın birinci bölümünde, konumuza düşünsel bir temel olması bakımından Zihin Felsefesini, bu yeni felsefe dalının bilinen yaklaşımlarını ve temel kavramlarını ele aldık. Bu bölümdeki temel hedefimiz genç bir felsefe dalı olan Zihin Felsefesi hakkında bilgi vermek ve İkbal'in benlik kavramını tahlil etme sürecinde, gerekli kavram, düşünce ve bilgileri sağlamak için yöntemimizi ortaya koymaktır.Tez çalışmamızın ikinci bölümünde ise, ?benlik? kavramının Tanrı ile ilişkisini, İkbal'in sürekli vurguladığı ?organik zat? fikrini, ayrıca Tanrı'nın varlığına ilişkin sunulan kanıtları ve İkbal'in dini tecrübe kanıtını organik zat fikrine ve Tanrı'nın varlığı fikrine kanıt yapışını ele aldık. Böylece İkbal'in, ?benlik? kavramını sadece insan için değil evren, Tanrı ve tüm varlıklar için kullandığını ifade etmeye çalıştık. Devamında ise İkbal'in insan anlayışı hakkında bir ön bilgi verdik.Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise, İkbal'in önem atfettiği ?benlik? kavramının diğer tanımları ve İkbal'in vurguladığı şekliyle bir tahlilini, devamında ise İkbal'in ?benlik? kavramının bir nevi uzantıları ve kendileriyle varolduğu sayılan benliğin ölümsüzlğü, insan hürriyeti ve bunun benlikle ilişkilerini, ve benlik için ifade ettiği anlamın ne kadar önemli olduğunu, benlik kavramının, ruh-beden ilişkisi söz konusu olduğunda, bütünlüğünü nasıl sağladığını ve benliğin kendi varlığının bilincinde olarak toplumla kaynaşarak, nasıl yeni bir bütün oluşturduğunu ifade etmeye çalıştık.Bu bölümün ikinci kısmında ise, İkbal'deki ?benlik? kavramının Zihin Felsefesindeki yaklaşık ifadesini ve benliğin Zihin Felsefesindeki yaklaşımlarla netleşen çeşitli özelliklerini ve İkbal'in benliği tüm uzantıları ve hususiyetleri ile indirgenemez bir bütün olarak nasıl kabul ettiğini ve bu bütünlğü sağlamada çözüm olarak sunduğu ?organik benlik? tasavvurunu ele almaya gayret gösterdik.

1-naftol
Tahsin Yurttaş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Sabri Fehmi Ülgener'in ekonomi politik anlayışı ve Türk düşüncesine katkıları

Sabri Fehmi Ülgener'in Ekonomi Politik Anlayışı Ve Türk Düşüncesine Katkıları, Yüksel Lisans Tezi, Ankara, 2008İktisat, İktisat Ahlakı, İktisat Zihniyeti, İktisat ve Din gibi kavramların çok yaygın olarak bir arada kullanılmadığı bir dönemde yaşıyoruz. Günümüz ekonomi verilerine bu kavramlar penceresinden bakarak ülkemiz ve insanlık açısında çok farklı kazanımlar elde edebiliriz.Türkiye'de bu kavramları Türk dünyamıza kazandıran ve bu konuda bize kaynak olabilecek nitelikte eserler bırakan Sabri Fehmi ÜLGENER olmuştur. Ülgener, İktisat teorisinin insan-madde ilişkisine sıkışan açıklamaya dayalı yöntemi yerine, somut olgular karşısında, insan-insan ilişkisine yönelmenin daha sağlıklı sonuçlar elde edileceğini göstermektedir. Bu yaklaşım tarzı ile Türkiye Cumhuriyetinin nereye gideceğinden çok nereden geldiğinin daha önemli olduğunu, insan karşısında insanı farklı cephelerden kuşatarak, her birinin toplum üzerindeki tesirlerini incelerken dinin yapısal özerkliğini ve onun politik toplum, ekonomi ve kuramsal dünyadaki yaptırım gücünü eserlerinde bize aktarmaktadır.Bu çalışma ile günümüz iktisadi gelişmelerine farklı bir perspektiften bakmanın, Türkiye'nin kronikleşmiş ekonomik sorunlarının gerçek nedenlerini görmekle birlikte bu güne kadar yapılan hataların arka planındaki zihniyet yaklaşımının ne kadar hatalı olduğunu ortaya koymaktadır. Toplumsal dinamikleri göz ardı ederek, yerli olmayan ithal programlar ile sürdürülebilir bir gelişen/büyüyen ekonominin mümkün olamayacağını göstermektedir.Ancak toplumun örf ve adetleri, tarihsel geçmişi, ahlaki yapısı, dinamikleri, zihniyeti vb. unsurları göz önünde bulundurarak kalıcı bir çözüme ulaşılabilir

Lütfü Şahin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi edinme sürecinde Platon ve Farabi'nin idealar kuramının rolü

Birey yaşadığı müddetçe her an bilgi ile etkileşim içerisinde bulunur. Bilgi edinmek, insanın var oluş anlamı ve amacıdır. Bu bilginin nerede başlayıp nereye kadar ulaşabileceği, nelerin bilgi sayılıp nelerin sayılamayacağı bilgi edinme sürecindeki bireyin temel sorularıdır. Önemli bir soru da bilginin sınırlılığı ya da sınırsızlığı meselesidir. Felsefe tarihi, bu soruların birbirinden farklı hatta birbirine zıt yanıtlarını taşımaktadır. Sistematik olarak ilk yanıt Platon tarafından gelirken, İslam düşüncesinde İslami gelenekle bağdaştırılarak verilmiş olan ilk yanıt ise Farabi tarafından gelir. Bu nedenledir ki çalışmamız, felsefe tarihinin çok önemli iki şahsiyeti olan Platon ve Farabi kapsamında olmuştur. Platon ve Farabi'nin bilginin nihai noktasını mantığın ve aklın ötesinde tanrısal bir alana bağlamışlardır. Bundan dolayı Platon, idealar kuramını ileri sürerken, Farabi de suretler anlayışını ileri sürmüştür. Bu nedenle çalışmamızda, Platon ve Farabi örneğinde, bilgi ediniminin ilk basamağı olan duyusal bilgiden başlayarak bilginin nihai noktası olan tanrısal alanı, idealar âlemini yahut tanrıdaki suretleri kavrama derecesine kadar devam eden bir süreçten bahsettik.İki ana bölümde topladığımız çalışmamızın ilk bölümünde önce, genel hatlarıyla bilginin imkânı, kaynağı ve sınırı problemine sonra da Platon ve Farabi'de bilginin kavram, dil, ahlak ile olan ilişkisine; bilgide yanlışın söz konusu olabilirliğine, bilgi sanı ilişkisine ve bilginin dereceleri ve ölçütü meselesine değindik. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise duyusal bilgiden akılsal bilgiye ve nihayetinde sezgisel bilgiye doğru bir geçiş sürecinde idealar ve suretler kuramının rolüne değindik.Anahtar sözcükler:1.Platon2.Farabi3.Duyusal bilgi4.Kesin bilgi5.İdealar kuramı

BilgiFarabiPlaton
Tuba Köksal
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın roman ve hikayelerinde din ve toplum ilişkisi

Ahmet Hamdi Tanpınar, yazdığı roman ve öykülerinde toplumun ortak şuur altından, medeniyet anlayışından, dini hayatından, medeniyete yüklediği anlamdan, siyasi çalkantılarından, milli unsurlardan, içinde yaşadığı dönemin şartlarından bahsederek toplumun geleceği üzerine düşünen bir aydınımızdır.Çalışmamızda ortaya koyduğumuz gibi Tanpınar dinin, içinde yaşanılan hayat ile birlikte yeni bir çehre kazandığını ve yeni bir huviyete büründüğünü ele almıştır. Bu düşüncesini de hayatın din üzerindeki etkisini anlattığı örneklerle temellendirmiştir.Eserlerinde din ile ilgili konulara ve örneklere başvuran Tanpınar, toplum içerisinde anlam bulan topluma anlam veren dini anlatır. Din, hayat devam ettikçe, topluma ait hayat var oldukça devam edecektir, mesajını verir. Özellikle toplumlara göre değişen dinin ifade biçimlerinin müslümanlığımıza, Türk toplumunun islamiyete kattığı ruhaniyetin derinliğini net bir şekilde ifade eder.Anahtar Sözcükler:ToplumMedeniyetDinDeğişimHayat

DinDin sosyolojisiDin-toplum ilişkileri+6
Lokman Erdoğan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Baskil ve çevresinde yaygın halk inanışları

ÖZETYüksek Lisans TeziBASKİL VE ÇEVRESİNDE YAYGIN HALK İNANIŞLARIAbdulkadir KIYAKFırat ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüFelsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim DalıDinler Tarihi Bilim Dalı2005, Sayfa: 93+XII.?Baskil ve Çevresindeki Yaygın Halk İnanışları? adlı çalışmamız giriş ve ikibölümden oluşmaktadır.Giriş kısmında ilçenin tarihi ve coğrafyası hakkında bilgi verilmiştir. Birincibölümde, Baskil ilçesindeki Yaygın Halk İnanışları gözlem ve mülakat yoluylaaraştırılmıştır. İkinci bölümde ise bu yaygın halk inanışlarının Eski Türk İnancıylabağlantısı ortaya konmuştur.Bu çalışma bibliyografya ve ekler kısmıyla sona ermektedir.

Abdulkadir Kıyak
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Teymiyye`nin filozoflara yönelttiği eleştiriler

ÖzetYüksek Lisans Teziİbn Teymiyye'nin Filozoflara Yönelttiği EleştirilerSafinur ECERT.C.FIRAT ÜNİVERSİTESİSOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜFELSEFE ve DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALIİSLAM FELSEFESİ BİLİM DALIÖzgün ve eleştirel yaklaşımlarıyla İbn Teymiyye'nin İslamdüşüncesinde önemli bir yeri vardır. Eleştirilerini yaparken göz önünealdığı temel ölçü Kur'an ve Sünnet olan İbn Teymiyye, bu kaynaklarındışına çıkan her hareketi sapkın bidatler olarak nitelemektedir.İbnTeymiyye Vahdet-i Vücud, Kelam, Felsefe ve tüm batıl itikadlarlaİslam'ın aslından uzaklaştırıldığı kanaatindedir. İbn Teymiyye'ye görefelsefeyi toptan kabul etmek de reddetmek de doğru değildir.İbnTeymiyye filozoflara yönelttiği eleştirilerin temelinde daima şu hususlaradikkat çeker: Filozoflar,tarih boyunca hiçbir konu üzerinde ittifaketmediler, sürekli ihtilaf ettiler. İlahi dinlerin bozulmasında önemli rolleroynadılar. İslam'ın özünde meydana gelen sapmalarda onlarsorumludurlar. Filozofların kullandığı zihni ve felsefi delillere itibaretmeyen İbn Teymiyye Kur-an'ın sadece itikadi hükümlere değil, buhükümlerin akli delillerine de yer verdiğini belirtir. Tevhid, sıfatlar,peygamberlik, bilgi gibi konularda vahiy yol gösterir ve ipuçları verir. Bizbu çalışmamızda İbn Teymiyye'nin filozoflara, özellikle Aristo ve onuntakipçileri Meşşai filozoflara yönelttiği eleştirileri ele alarak, yaptığıeleştirilerinin altında yer alan sebepleri belirtmeye çalışacağız.Anahtar Kelimeler: İslam Felsefesi, filozof, din, nassçı akılcılık

Safinur Ecer
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Kütüb-i Sitte`ye göre Hıristiyanların inanç, ibadet ve sosyal yaşantıları

ÖZETYüksek Lisans TeziHilmi KELEŞFırat ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüFelsefe ve Din Bilimleri Anabilim DalıDinler Tarihi Bilim Dalı2005, Sayfa: 102Hıristiyanlık, çağımızda ilahi dinler arasında en fazla mensubu olan dinlerdenbiridir. Hıristiyanlık, doğuşundan Hz. Muhammed'e kadar değişik evrelerdengeçmiştir. İslam Peygamberi Hz. Muhammed, bu din mensuplarıyla ilgili değişikkonularda bilgiler vermiştir. Tezimiz giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişbölümünde, Hıristiyanlığın kısa bir tarihçesini vermeye çalıştık. l. Bölümde Hz. İsa, Hz.Meryem ve tanrı inancı üzerinde durduk. ll. Bölümde Hıristiyanların sosyal yaşantılarıve ibadetlerini takdim etmeye gayret ettik.ANAHTAR KELİMELER: Hıristiyanlık, Hz. İsa, Hadisler

Hilmi Keleş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Suruç ve çevresi halk inanışlarının dinler tarihi açısından değerlendirilmesi

?Suruç ve Çevresi Halk İnanışlarının Dinler Tarihi Açısından Değerlendirilmesi? adlıtezimiz Giriş kısmı dışında iki bölümden oluşmaktadır.Giriş kısmında; ilçenin tarihi, coğrafi konumu, sosyal yapısı, eğitim ve ekonomikdurumu hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Suruç ve çevresindeki geçiş dönemleri ileilgili halk inanışları ve bu inanışların Dinler Tarihi açısından değerlendirilmesi, ikincibölümde ise Suruç ve Çevresindeki Tabiat ile ilgili inanışlar ve bu inanışların Dinler Tarihiaçısından Değerlendirilmesi yapılmıştır.Bu tezimiz bibliyografya ve ekler kısmıyla sona ermektedir.Anahtar kelimeler: Suruç, Doğum, Evlenme, Sünnet, Ölüm, Tabiat ile ilgili inanışlar

İlhami Atmaca
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. Yüzyılda Elazığ Vilayetinde Teba-i Şahanenin dini ve sosyal yapısı

Doğu Anadolu'nun stratejik bir bölgesinde yer alan Mamurat'ul-Aziz vilayetibugünkü Tunceli, Erzincan, Malatya, Diyarbakır ve Adıyaman illerini de kısmen içinealan bir alana sahipti.Bu bölgede Müslüman ve Ermeni halk bir arada yaşamaktaydı. Ermeni tebaanınOsmanlı Devleti'nin genelinde olduğu gibi bu bölgede de devlet idaresi ve sosyalhayatta aktif bir şekilde faaliyet göstermekteydi. Devlet kademelerinin birçoğundagörev alan Ermenilerin özellikle sandık eminliği görevinin genelinde yer alması dikkatçekicidir.Ermeni cemaatinin Osmanlı Devletinde olduğu gibi, Mamurat'ul Azizvilayetinde de kendilerine ait ibadethanelerinin, okullarının ve hastanelerinin sayılarıazımsanmayacak derecede çoktur.Nüfus sayılarına baktığımızda ise özellikle (1298-1325 H.) yılları arasıMamurat'ul Aziz vilayet salnamelerinde ve diğer yabancı yazarların aynı dönemdeverdiği nüfus bilgileri paralellik arzetmektedir.Anahtar Kelimeler: Mamurat'ul Aziz, Müslüman, Ermeni, nüfus, devletkademeleri

Zafer Şen
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İbni Sina ve Mevlana' nın aşk felsefelerinin karşılaştırılması

Mevlânâ ve İbn Sûnâ, İslam felsefesinin duayenleri olarak, yeni fikir ve akımlargetiren dünyaca ünlü fikir şahsiyetleridir. Onların âlem hakkındaki düşüncelerininyanında aşka dair düşünceleri de çok büyük önem taşımaktadır. Çünkü aşk, İbn Sûnâ veMevlânâ için varlığın özü ve yaratılış gayesidir. İbn Sûnâ ve Mevlânâ İslam Felsefesiaçısından, Allah'a ve aşka farklı bir bakış açısı kazandırmakla beraber, varlıkların vedüzenin kemali için aşk felsefelerini ortaya koymuşlardır. Biz ise İbn Sûnâ veMevlânâ'nın aşk felsefesi anlayışlarından yola çıkarak hazırladığımız karşılaştırma ileaşk felsefesinin önemi üzerinde durmaya çalışacağız.Anahtar kelimeler: İbn Sûnâ, Mevlânâ, Aşk, Aşık, Maşuk, Varlık, Kemal

Hilal Arslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlahi dinlerin hedeflediği ideal insan

İnsan, maddi ve manevi yönüyle en güzel şekilde yaratılmıştır. Birbirine zıt pekçok eğilimleri olan insan, İlahi vahiyle desteklenmek suretiyle her zaman iyiliğeyönlendirilmiştir. Bu yardımlar vasıtasıyla ondan, hatalarını fark edip davranışlarınıdüzeltmesi ve ilahi mesajlarda belirtilen ölçülerde ideal bir insan olması istenmiştir. Buçalışmamızda; Tevrat, İncil ve Kur'an-ı Kerim açısından ideal insanla ilgili tespitleryapmaya ve ideal insanın, ilahi dinler noktasında ortak yönlerini ortaya koymayaçalıştık.Anahtar kelimeler: İdeal insan, Yahudilik, Hıristiyanlık, İslamiyet

Sevinç Şağbanşua
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00