Fırat University
Discipline

Teknoloji ve Bilgi Yönetimi Anabilim Dalı

Fırat University

35

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

35 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Teknoloji geliştirme bölgelerini etkileyen yenilik ekosistem modeli

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB) bilgi ve teknoloji temelli üretimlerin gerçekleştiği, üniversiteler başta olmak üzere ilgili yerel ve ulusal yapı ve aktörler ile karşılıklı etkileşim içerisinde faaliyetlerini yürüten yeni nesil üretim alanlarıdır. Bu üretim alanlarında küresel pazarın talep ettiği ürünleri üretmeyi hedefleyen ve küresel alanda rekabet imkânlarının sürekliliğini sağlamak isteyen girişimciler bulunur. Söz konusu girişimciler akademik alanda geliştirilen bilgiyi ticarileştirmeyi ve kendi yenilik fikirlerini akademik bilgi ile geliştirip rekabet gücü yüksek yenilikçi ürün ve hizmetler ortaya çıkarmayı hedefler. Bu anlamda, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri birer yenilik üretim merkezleridir. Yenilik olgusu, bir canlı organizma gibi uygun bir çevre ve içerikte ortaya çıkar ve gelişir. Yenilik olgusunun doğup olgunlaşması; sosyal, siyasal ekonomik ve kültürel yapılar, kanuni düzenlemeler ve ilgili yerel ve ulusal aktörler ile ilişkisini kapsayan bir sistem çerçevesinde gerçekleşir. Bu karmaşık, çok boyutlu, çok aktörlü ve sürekli karşılıklı etkileşimin olduğu sistem yenilik ekosistemi olarak ifade edilir. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri bir yenilik üretim merkezi niteliğinde oldukları için yenilik olgusu gibi uygun bir yenilik ekosisteminde doğar ve olgunlaşır. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin yaşam niteliğini Teknoloji Geliştirme Bölgesinin kurulduğu yerin yenilik ekosistemi doğrudan etkiler. Bu nedenle Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin yeterli nitelik ve yetkinlikte yenilik ekosistemine sahip yerlerde planlanması gerekmektedir. Teknoloji ve bilgi temelli üretimler ulusal ve yerel kalkınmanın en önemli unsuru haline gelmiş ve yenilik olgusu günümüz küresel kapitalizminin temel dinamiği olmuştur. Bu bağlamda yenlik üretim alanları olan Teknoloji Geliştirme Bölgeleri dünyanın gelişmiş diğer ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde de son elli yılda sayıları artarak yaygınlaşmaya başlamışlardır. Özellikle yerel idareler kendi bölgelerinin sosyal ve ekonomik gelişimine katkı sunmak maksadı ile bölgelerinde Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulmasına yönelik faaliyetler yürütmektedir. Ülkemizde bu kuruluş talepleri 4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ve yönetmelikleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Ancak yapılan değerlendirmelerde Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin yaşam niteliğini belirleyen yenilik ekosistem olgusunu temel alan bir yöntem söz konusu değildir. Bu çalışmada Teknoloji Geliştirme Bölgelerini etkileyen yenilik ekosistemi unsurları irdelenerek, yedi ana kriter başlığı altında yer alan 38 kriterden oluşturulan veri seti, Çok Kriterli Karar Verme tekniklerinden Entropi ve PROMETHEE yöntemleri kullanılarak 81 ilin yenilik ekosistem endeks sırası ortaya çıkarılmıştır. Ortaya çıkarılan yenilik ekosistem endeksi ve diğer yedi alt endeks sıralamaları ile ülkemizde Teknoloji Geliştirme Bölgesi bulunmayan 26 ilin Teknoloji Geliştirme Bölge kuruluş önceliklerini değerlendiren bir model oluşturulmuştur. Söz konusu model 81 ilin yenilik ekosistem özelliklerini karşılaştırma imkânı sunacak, yeni Teknoloji Geliştirme Bölgesi kuruluş taleplerinin objektif kriterler ile değerlendirilmesine katkı verecek ve böylece kamu yatırımı niteliğinde olan Teknoloji Geliştirme Bölgesi yatırımlarının atıl kalma riskleri önceden değerlendirilmiş olacaktır. Anahtar Kelimeler: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Yenilik, Yenilik Ekosistemi, Kuruluş Yeri Kararı, Çok Kriterli Karar Verme Teknikleri

Abdulvahap Yoğunlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik belge yönetim sistemlerine ilişkin kullanıcı görüşlerini belirlemeye yönelik bir çalışma: Fırat Üniversitesi örneği

Gelişen teknolojilerle beraber Elektronik Belge Yönetim Sistemleri kurumların bilgi ve belge yönetimlerinde önemli bir yere sahip olmuştur. Her geçen gün teknolojinin yeni imkânları ile karşılaştığımız günümüzde, kurumların teknolojinin kendilerine yarar sağlayacak her türlü imkânından faydalanması günümüz bilgi ve belge yönetimi koşullarına ayak uydurabilmesi açısından bir zorunluluk halini almıştır. Bu çalışmada, Fırat Üniversitesinde Elektronik Belge Yönetimi Sistemi (EBYS)'nin kullanımı, kullanım açısından elverişliliği, kurum çalışanları tarafından ne kadar benimsendiği, varsa eksiklikleri ve kuruma ne gibi faydalar sağladığı araştırılmıştır. Fırat Üniversitesinde akademik, idari ve yönetici olarak çalışan 348 personelin Elektronik Belge Yönetim Sistemine ilişkin tutumlarını açıklamaya ve EBYS sistemini kullananların demografik özelliklerine göre etkilerini belirlemeye yönelik nicel araştırma yaklaşımı ile veriler yüz yüze anket yöntemiyle toplanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, demografik değişkenler incelendiğinde Eğitim Durumu, Günlük İnternet Kullanımı, Sosyal Medya Kullanımı, Hizmet İçi Eğitim Alma değişkenlerinde farklı gruplar arasında anlamlı istatistiksel farklılıklar görülmüştür. Hizmet içi eğitim alanların almayanlara göre EBYS'nin otomasyon ve yönetim işlevleri anlamında istatiksel olarak daha yüksek memnuniyet düzeyinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Fırat Üniversite'nde EBYS adaptasyonunun yüksek olduğu, teknoloji okuryazarlığı yüksek ve hizmet içi eğitim almış personelin bu bağlamda pozitif ayrıştığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Belge, Elektronik Belge Yönetim Sistemi, Elektronik İmza (E-İmza), Otomasyon, Akıllı Sistemler

Celal İncir
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik veri tabanları: Türkiye ve Azerbaycan örnekleri analizi

Akademik veri tabanı kavramının temeli, akademik alanda ihtiyaç duyulan güncel ve güvenilir bilginin, telif haklarının korunmasıyla yetkili kullanıcılara en kısa zamanda iletilmesidir. Akademik veri tabanları içerdiği bilgi ve teknik imkanlarına göre farklı türlere ayrılmaktadır. Bu türlere bibliyografik, özet, alıntı ve tam metin akademik veri tabanları aittir. İsimlerinden de belli olduğu gibi her veri tabanının kendine özel içeriği bulunmaktadır ancak bu tezin ana teması olan akademik veri tabanları diğer veri tabanlarında olan özelliklerin bir çoğunu kendinde barındırıyor. Tam metinli akademik veri tabanlarına, üniversite yönetimi, kütüphaneler, yayın evleri ve yazarların yaklaşımları da araştırılmış ve genel olarak her grubun bu teknolojiden faydalandığı ortaya çıkmıştır. Bu teknolojinin faydaları daha özel grup olan görme veya bilişsel engelli insanlar için de araştırılmıştır. Araştırmada akademik veri tabanının önemi ile bu teknolojik aracın teknik altyapısı da incelenmiştir. Bu aracın oluşturulmasında gerekli olan teknolojiler, veri tabanı sistemleri, indeksleme, depolama, meta veriler, arayüz, filtreleme ve arama motoru detaylı ele alınmıştır. Akademik veri tabanları sadece teknik işlemlerden ibaret değildir, aynı zamanda lisanslama, erişim metotları, yayımcı ve yazar haklarının korunması da teknik altyapı yapı kadar önemlidir. Araştırma amacını ortaya koymak için Türkiye ve Azerbeycanda kullanılan ve geniş içeriğe sahip olan veri tabanlarından olan JSTOR, Ebook Central, Taylor & Francis ve Turcademy analiz edilmiştir. Değerlendirme ve karşılaştırma analizi, içerik, platform, içerik formatları, bilgi işlem, arama imkânları, erişim yöntemleri, kimlik doğrulama, işlevsellik ve güvenirlik, satıcı desteği ve pazarlama kriterlerine göre yapılmıştır. Yapılmış literatür araştırmaları, şahsi tecrübe ve veri tabanı analizleri sayesinde veri tabanlarının daha da geliştirilmesi için sonuç kısmında, analiz tablosu yapılmış, değerli önerilerde bulunulmuş ve yeni fikirler üretilmiştir.

İltifat İbrahimov
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası ilişkilerde siber güvenlik kavramı ve uygulamaları

Uluslararası ilişkiler sistemi özünde güç, aktör, güvenlik gibi unsurları içermektedir. Soğuk savaş sonrası dönemde teknolojik gelişmelerin hızlı bir şekilde ilerlediği yeni dönemde yeni bir alan olan siber uzay eklenmiştir. Siber uzayın kullanım oranı arttıkça eski güvenlik kavramı dönüşerek yeni modern güvenlik anlayışı hakim olmuştur. Bu bağlamda uluslararası sistemin üzerinde durduğu askeri güvenlik konusunun da alanı genişleyerek siber güvenlik kavramı uluslararası ilişkiler sistemine dâhil olmuştur. Siber güvenlik stratejilerinde önemli çalışmaları olan NATO, AB, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası kuruluşlar siber saldırılar konusunda önemli çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmada uluslararası ilişkiler açısından görece yeni olan siber güvenlik kavramı üzerinde durularak çeşitli uluslararası kuruluşların bu alanda yaptığı çalışmalar, aldığı tedbirler, uygulama ve düzenlemeler irdelenecektir. Devletlerarası ilişki ve mücadelenin taşındığı bu yeni düzlemin bir işbirliği düzlemine dönüşmesinde uluslararası kuruluşların payı araştırılacaktır.

Özge Güleç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi okul öncesi öğretmenliği öğrencilerinin yaratıcılık düzeyleri

Araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenliği bölümü öğrencilerinin kendi algılarına göre yaratıcılık düzeylerini, yaratıcılık düzeyi ile değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın örneklemini Elazığ İli Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği öğrencilerinden 236 katılımcı oluşturmaktadır. Raudsepp (1977) tarafından geliştirilen ve Çoban (1999) tarafından türkçeye uyarlanan "Ne Kadar Yaratıcısınız?" (How Creative Are You?) ölçeği uygulanmıştır. Yapılan güvenirlik analizi sonucunda uygulanan ölçekteki 50 soru için Cronbach's Alpha değerinin 0.837 sonucuna ulaşılmış ve ölçek yüksek güvenilirlikte değerlendirilmektedir. Ölçekten elde edilen puanlar cinsiyet, yaş, sınıf, kardeş sayısı, yaşadığı şehir, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi gibi değişkenlere göre farklılaşma düzeyleri incelenmiştir. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, sig, t-testi, Anova ve Tukey testlerinden yararlanılmıştır. Çalışmamızda elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin yaratıcılık düzeylerinin genel ortalamasına bakıldığında 38,936 değer aldığı ve yaratıcılık düzeyinin ortalamanın altında bir değer olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin yaratıcılık düzeyi ile sınıf düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin yaratıcılık düzeylerinin cinsiyet, yaş, kardeş sayısı, yaşadığı şehir, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyine göre yaratıcılık düzeylerinde istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Çalışmamızda yaratıcılık düzeyi sonuçlarında ki genel ortalamaya bakıldığında öğrencilerin genel yaratıcılıklarının, yaratıcılık düzeyinin ortalamanın altı olduğu sonucuna ulaşılmış. Sınıflara göre sonuçlara tek tek bakıldığında yaratıcılık düzeyi sonuçlarının 1. sınıf, 3. sınıf ve 4. sınıf öğrencilerinin yaratıcılıklarının, yaratıcılık düzeyi ortalamanın altında olduğu ve 2. sınıf öğrencilerinin yaratıcılık düzeyi sonuçlarının ise yaratıcılık düzeyinin orta seviyesinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yaratıcılık, Yaratıcılık Düzeyleri, Okul Öncesi Öğretmen Adayları

Serkan Aksüt
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal bilgi güvenliğinin örgütsel iletişim, örgütsel bilgi paylaşımı ve kişisel bilgi güvenliği farkındalığı açısından değerlendirilmesi

Teknolojide yaşanan gelişmeler, bilgi varlıklarında yaşanan artış kurumsal bilgi güvenliğinin giderek önem kazanmasına neden olmaktadır. İlgili alan yazın incelendiğinde kurumsal bilgi güvenliğinin sağlanmasında yalnızca teknik önlemlerin alınmasının yeterli olmadığı görülmüştür. Kurumsal bilgi güvenliğinin sağlanmasında örgütsel ve bireysel özellikler de dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda tez çalışmasının amacı, üniversitede görev yapan akademik ve idari personelin kurumsal bilgi güvenliğinin, örgütsel iletişim, örgütsel bilgi paylaşımı ve kişisel bilgi güvenliği farkındalığı açısından değerlendirilmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Ayrıca veri madenciliğinin tahmin edici modelleri kullanılmıştır. Tez çalışmasında Kurumsal Bilgi Güvenliği (Gerçeker, 2012), Bilgi Güvenliği Farkındalık Düzeyi Belirleme (Keser ve Güldüren, 2015), Örgütsel Bilgi Paylaşım (Aslan, 2014) ölçekleri ve standardizasyon işlemleri araştırmacı tarafından gerçekleştirilen Örgütsel İletişim Envanteri (Tuna, 2008) kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini Türkiye'nin doğusunda yer alan bir üniversitede görev yapan akademik ve idari personel oluşturmaktadır. Türkiye'nin doğusunda yer alan bir üniversitede görev yapan 479 akademik ve idari personelden alınan veriler üzerinden analizler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerle doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon, regresyon ve yapısal eşitlik modeli analizleri gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda veri madenciliğinin tahmin edici modellerinden, Destek Vektör Makineleri, Yapay Sinir Ağları, K-En Yakın Komşu ve Rastgele Orman algoritmaları kullanılmıştır. Verilerin normal dağılımını belirlemek için basıklık ve çarpıklık değerleri hesaplanmış, normal dağılımın olması nedeni ile Bağımsız Gruplar t-Testi ve Anova testi gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen Bağımsız Gruplar t-Testi ve Anova testi sonucunda anlamlı farklılığın etki büyüklüğünü belirlemek amacı ile eta-kare (η2) ve Cohen d değerleri hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda, üniversitede görev yapan akademik ve idari personelin kurumsal bilgi güvenliği, bilgi güvenliği farkındalığı, örgütsel iletişim ve örgütsel bilgi paylaşım düzeyinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Demografik bilgilere göre yapılan farklılık analizi sonucunda, kurumsal bilgi güvenliğinin İnternette/ sosyal ağ sitelerinde gizlilik/güvenlik ayarlarını kontrol etme sıklığı değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği; bilgi güvenliği farkındalığının yaş, hizmet süresi, İnternette/ sosyal ağ sitelerinde gizlilik/güvenlik ayarlarını kontrol etme sıklığı değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği; örgütsel bilgi paylaşımının ise yaş, hizmet süresi, İnternette/ sosyal ağ sitelerinde gizlilik/güvenlik ayarlarını kontrol etme sıklığı değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Gerçekleştirilen regresyon analizi sonucunda kişisel bilgi güvenliği farkındalığının, örgütsel iletişimin ve örgütsel bilgi paylaşımının kurumsal bilgi güvenliğini anlamlı şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma değişkenlerinin kurumsal bilgi güvenliği ile ilişkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen yol analizi sonuçları da regresyon analizi sonucuna benzerlik göstermektedir. Bu sonuçlara göre üniversitelerde bilgi güvenliği farkındalığı düzeyinin ve örgütsel iletişimin yüksek olması kurumsal bilgi güvenliğini olumlu yönde etkilemektedir. Ayrıca örgütsel iletişim, örgütsel bilgi paylaşımının kurumsal bilgi güvenliği üzerinde aracılık etkisi bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Üniversitelerde görev yapan akademik ve idari personelin kişisel bilgi güvenliği farkındalığını arttırmaya yönelik yapılacak planlamaların, kurumsal bilgi güvenliğine olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Aynı zamanda kurum içerisindeki formel iletişimin teşvik edilerek kurumsal bilgi güvenliğinin sağlanmasını olumlu etkileyeceği söylenebilir. Kurum içerisindeki formel iletişimin arttırılarak örgütsel bilgi paylaşımının teşvik edilmesi; böylelikle kurumsal bilgi güvenliğinin sağlanmasına olumlu katkıda bulunacağı düşünülmektedir. sonra doldurulacaktır.

Bilgi güvenliğiKurumsal bilgi güvenliğiÖrgütsel bilgi+1
Ebru Polat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Teknokentlerin yerel ekonomiye katkılarının Fırat teknokent çalışanları açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Türkiye'nin teknolojik gelişiminde teknokentlerin yerel ekonomiye katkılarının olup olmadığı Elazığ Fırat Teknokent bünyesinde incelenmekte ve firma çalışanlarının bu etkiye yönelik algı farklılıklarını ortaya koymak amacıyla oluşturulmuştur . Geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış ölçekten yararlanılarak bir anket çalışması hazırlanmıştır. Hazırlanan anket Fırat Teknokent bünyesinde istihdam eden firma çalışanları üzerinde uygulanmış ve 92 katılımcıdan elde edilen verilerin analizi SPSS-22.0 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi için; frekans dağılımı, aritmetik ortalama, standart sapma, güvenilirlik analizi, iki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi ve ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (One way) varyans analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda; teknokent çalışanlarına ilişkin algı farklılıkları cinsiyet, yaş, eğitim ve unvan faktörü değişkelerine göre anlamlı farklılık gösterdiği ancak işletmelerin hukuki yapısı, faaliyet süresi ve personel sayısı değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir.

Kalkınma planlarıTeknokentlerTeknoloji
Ceren Bakal
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Savunma teknolojileri ve ticareti: Uluslararası silah ticaretini etkileyen faktörlerin analizi

Bir ulusun egemenliğini devam ettirebilmesi, iç ve dış tehditlere ve karışıklıklara karşı hazırlıklı olmasına ve gerektiğinde kendini savunabilecek kabiliyet ve kapasitede olmasına bağlıdır. Toplumların kendilerini savunma gerekliliği tarihsel olarak silah üretimini ve kullanmayı da zorunlu hale getirmiş ve silah teknolojilerinin zaman içerisinde gelişerek günümüzde kullanılan modern silahların ortaya çıkmasına sebep teşkil etmiştir. Devletlerin savunma ve kimi zamanda saldırı maksatlı yaptıkları askeri harcamaları çeşitli faktörlerden kaynaklı artırmaya başlamıştır. Dolayısıyla günümüzde devletler, silahlanma için tarihte eşi görülmemiş bir yarışa girmiş ve ekonomik gelirlerinden savunma harcamaları için çok büyük paylar ayırmaya başlamışlardır. Bu yarış dolayısıyla uluslararası silah ticaretini de etkilemiştir. Bu çalışmada silah teknolojilerinde meydana gelen gelişmeler ve bu gelişmelerin uluslararası silah ticaretine etkileri incelenmiştir. Silahlanmayı ve dolayısıyla da uluslararası silah ticaretini etkileyen faktörler de anlaşılmaya çalışılmıştır. Ekonomik ve siyasal etkenler, bölgesel faktörler ve ülkeler arasındaki bloklaşmaların ne derecede etken oldukları istatistiki ve ekonometrik analizlerle incelenmeye çalışılmıştır. Analizler neticesinde hem literatürle hem de dünya gerçekleri ile örtüşen sonuçlar elde edilmiştir.

Savunma harcamalarıSilah ticaretiSilahlar
Mustafa Ali Güler
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Proje ekiplerinde bilgi yönetimi uygulama stratejileri

Teknolojinin hızına, mevcut teknolojiyi geliştiren insanların bile yetişemediği global dünyada bilgi ve bilgiyi yönetmek, bir kenara atılamayacak kadar önemlidir. Organizasyonlar bilgiyi elde etmek kadar, sahip oldukları bilgiyi kullanmak ve doğru bir şekilde yönetmek konusunda da çeşitli stratejiler geliştirmek zorundadırlar. Bu sebepten ötürü, bilgi yönetimi kavramı son zamanlarda en çok araştırılan ve tartışılan konuların başında gelmektedir. Bu çalışmanın amacı, kâr amacı gütmeyen proje ekiplerinde bilgi yönetimi uygulama stratejilerini ortaya çıkarmaktır. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda proje yöneticiliği yapan öğretmenlerin kendi proje ekiplerinde uyguladıkları bilgi yönetimi uygulama stratejilerini ve deneyimlerini derinlemesine araştırarak, bundan sonra yapılacak çalışmalarda proje yöneticilerinin kullanımına sunmak da hedeflenen bir diğer amaçtır. Çalışmada nitel yöntemler kullanılmıştır. Araştırma kapsamında, Elazığ İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda görevli dokuz proje yöneticisi ile görüşme tekniği kullanılarak, Ar-Ge ofisi çalışanlarıyla ise odak grup görüşme tekniği kullanılarak veri toplanmıştır. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde, iletişimin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesinin ve teknolojinin aktif kullanımının, bilgi yönetimi uygulama stratejilerinin uygulanması safhalarının tümünde öne çıktıkları görülmüştür. Proje ekiplerinin kendi ekiplerine yönelik eğitim ve geliştirme faaliyetleri ile örgüt içi iletişim ve bilgi paylaşımı ortamını oluşturdukları, bilgilendirme toplantılarıyla da bilginin örgüt içinde doğru ve etkin dağıtılmasının ve kullanımının sağlandığı görülmüştür.

Bilgi hiyerarşisiBilgi paylaşımıBilgi yönetimi
Bahadır Durgut
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

E-ticaret şirketlerinin sosyal medya kullanımlarını analiz etmeye yönelik bir araştırma

ÖZET E-TİCARET ŞİRKETLERİNİN SOSYAL MEDYA KULLANIMLARINI ANALİZ ETMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA Hatice Ela AYAZ Yüksek Lisans Tezi FIRAT ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimleri Enstitüsü TEKNOLOJİ VE BİLGİ YÖNETİMİ ANA BİLİM DALI Teknoloji ve Bilgi Yönetimi Programı Mayıs 2022, Sayfa: XI + 129 Günümüzde iletişim teknolojilerinin hızlı gelişimi ve internetin yaygın kullanımı ile sosyal medya en etkili iletişim araçlarından biri haline gelmiştir. Eğlenceden alışverişe, haberleşmeden büyük topluluklara hızlı şekilde erişim gibi imkânlar sunması ve birçok eylemi ücretsiz gerçekleştirmesi sosyal medya gelişimine önemli bir katkı sağlamıştır. Gerçekleştirdiğimiz yüksek lisans çalışmasının temel amacı yüksek ciro rakamlarına sahip e-ticaret sitelerinin sosyal medya kullanımlarının nasıl şekillendiğini araştırmaktır. Bu doğrultuda Türkiye'de faaliyet gösteren ve yüksek ciroya sahip 20 şirketin sosyal medya paylaşımları incelenmiştir. İnceleme konusu veriler şirketlerin belirlenen iki ay boyunca Twitter sosyal medya hesabında yaptıkları tüm paylaşımlar kayıt altına alınmış ve belirlenmiş olan kriterler doğrultusunda analize tabi tutulmuştur. Araştırma bulguları incelendiğinde şirketlerin sosyal medyayı genel olarak tutundurma faaliyetleri kapsamında kullandığı, şirketlerin genel olarak bir paylaşım periyodu olmadığı ve paylaşım sıklığının şirket cirosu ile orantılı olduğu gibi sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: E- Ticaret, Sosyal Medya, İçerik Analizi, Sosyal Medya Paylaşımı, İletişim

Elektronik ticaretSosyal medyaİletişim+1
Hatice Ela Ayaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ab akıllı uzmanlaşma stratejisi çerçevesinde Türkiye modeli için karşılaştırmalı analiz ve yol haritası: TRB-1 bölgesi örneği

AB Bölgesel Politikaları, birçok ülkedeki bölgesel politika mimarisinin temelini oluşturan benzersiz çok uluslu ve ortak bir yasal çerçeveye sahiptir. Bu ortak mimari, genellikle herhangi bir ülkenin iç politikası tarafından yönlendirilmeksizin uygulanışı esas almaktadır. Bu çerçevede akıllı uzmanlaşma, bölge ekonomisini daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekonomiye dönüştürmeyi amaçlayan bilgi, yenilik ve girişimciliğe dayanan bölgenin mevcut yetenekleri ve bölgesel inovasyon sistemlerinin üzerinde geliştirilen sürdürülebilir bir sonuç odaklı bölgesel kalkınma yaklaşımı olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada, AB akıllı uzmanlaşma çerçevesinde Türkiye için uygulama modeli oluşturmak amaçlanmıştır. TRB-1 Bölgesi örneğinde bu kapsamda bölgedeki paydaşlar arasında yer alan işletmelerin Akıllı Uzmanlaşma Stratejisinin geliştirilmesi ve uygulanmasında gerekli yeteneklere sahip olup olmadıkları yarı yapılandırılmış anket ile yüz yüze görüşme tekniği ile incelenmektedir. Bu çalışmada SWOT ve uzman görüşü analizi ile bölgenin genel durumu ortaya koyulmaya çalışılmıştır. TRB-1 Bölgesi akıllı uzmanlaşmaya yönelik gerekli yeteneklerinin eksikliği bölgesel inovasyon sisteminin zayıf olmasından kaynaklanmaktadır. Bölgenin inovasyon, teknolojik, girişimcilik ve ağ yeteneklerini oluşturmak ve geliştirmek için bölgesel inovasyon sistemini oluşturacak mekanizmaya ihtiyacı vardır. Orta gelir tuzağına sahip bir ülkenin inovasyon ve akıllı uzmanlaşma sürecindeki açmazlar, TRB-1 Bölgesinde de kendini göstermektedir. TRB-1 Bölgesinin mevcut kaynakları ile Endüstri 4.0.'a geçiş sürecinde girişimci keşfi ve inovasyonu esas alan Akıllı Uzmanlaşma Stratejisi, Bölgesel Dijital İnovasyon Merkezi ile birlikte geliştirilmeli ve uygulanmalıdır.

Akıllı uzmanlaşmaAkıllı şebekelerBölgesel kalkınma+2
Aıday Kasmalıeva Kara
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya bağımlılığının kuşak farklılıklarına göre incelenmesi

İnternetin gelişmesi ile birlikte bilgi ve iletişim teknolojilerinde de değişimler yaşanmıştır. Bu değişimlerin en çok yaşandığı alanlardan biride sosyal medya kullanımlarıdır. İnternet kullanımı geleneksel medyanın yanında yeni medya olarak bilinen sosyal medyanın meydana gelmesini sağlamıştır. Özellikle bilgisayar ve telefon gibi akıllı cihazların hayatımızın çok önemli bir parçası olması ve bu cihazlara sağlanan hızlı mobil alt yapı sayesinde iletişimin sosyal medya ile yapılması kolaylaşmıştır. Küreselleşmenin artması ve teknolojinin hızla gelişmesi ile birlikte sosyal medya sadece teknoloji ile barışık genç kuşakları değil farklı yaş gruplarının da ilgi odağı haline gelmiştir. Baby Boomer, X,Y ve Z kuşaklarının internet sayesinde binlerce sosyal medya uygulamalarını kullanması, sosyal çevreyle daha hızlı iletişim kurmaları, kişilere avantaj ve kolaylık sağlamış, yaygın bir şekilde kullanımına sebebiyet vermiştir. Bu açıdan incelenen literatürde Baby Boomer X, Y ve Z kuşaklarının sosyal medya kullanımına ve düzeyine yönelik çeşitli çalışmalara rastlanmaktadır. Bu çalışmada, Elazığ ilinde ikametgah eden Baby Boomer, X, Y ve Z kuşaklarının sosyal medyaya ilişkin bağımlılıklarının incelenecek olması bu çalışmayı diğer benzer çalışmalardan farklı kılmaktadır. Ayrıca bu çalışma Baby Boomer, X,Y,Z kuşaklarının sosyal medya kullanım düzeyinden beklentilerinin ve bakış açılarının ölçülmesi açısından önem arz etmektedir. Her kuşak katılımcılarından 100 olmak üzere toplamda 400 kişi araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırmada verilerin toplanması anket çalışmasıyla gerçekleşmiştir. Verilerin analizinde Sosyal Bilimler İstatistik Programı (SPSS) kullanılmıştır Bunlara ek olarak yapılan çalışmada Sosyal Medya Bağımlılık Ölçeği ve Sosyal Medya Kullanım Amacı Ölçeği olarak 2 ölçek kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre katılımcıların sosyal medya kullanım nedenleriyle sosyal medya bağımlılığı arasında farklılık olduğu elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Medya Bağımlılığı, Kuşaklar, Kuşakların Sosyal Medya Bağımlılığı

KuşaklarSosyal medyaSosyal medya bağımlılığı
Fetanet Işılay Varlık
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektronik devlet: Türkiyedeki belediyelerinin web sitelerinin analizi

Küreselleşme, bilgi iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, kamu hizmetlerinin sunumundaki değişim ihtiyacı ve vatandaşların değişen beklentileri, devletleri klasik yapıdan ayırarak işlemlerin daha kaliteli, hızlı, verimli şeffaf ve daha az maliyetle yürütüldüğü e-devlet denilen yeni bir yapıya geçmesini zorunlu kılmıştır. Kamu yönetimi alanında modernleşmeyi ve ilerlemeyi sağlayan temel bir reform olarak algılanan e-devlet, özellikle toplumların refah düzeyinin belirleyici unsuru olarak görülmekte ve ülkelerin gelişmişlik göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu doktora tezinde bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemeler sonucunda ortaya çıkan ve devletin hizmet sunuş biçimlerini değiştiren elektronik devlet kavramı irdelenmeye çalışılmıştır. E-devlet uygulamaları kapsamında şehir belediyelerinin web siteleri aracılığı ile sundukları kamu hizmetleri 15 ana ölçüt ve bunlara bağlı alt ölçütlere göre analize tabi tutulmuş, belirlenen ölçütler bağlamında 51 şehir belediyesinin web sitelerinin içerik analizi yöntemi ile yeterliliği sergilenmeye çalışılmış ve eksiklikler noktasında belediyelere önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Elektronik Devlet, Bilgi İletişim Teknolojileri, Kamu Yönetimi, E-Belediyecilik.

BelediyelerBilgi teknolojisiElektronik devlet+2
Bilal Alat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tıp'ta veri madenciliği uygulamaları: Yenidoğan sepsisi veri seti analizi

Gelişen Teknolojiler ile birlikte eskiden ölçülemeyen veya ölçülebilir olup da kayıt altına alınmayan birçok veri günümüzde kayıt altına alınarak veri tabanlarında saklanmaktadır. Klasik istatistik bilimi az sayıda veri içerisinden anlamlı veriyi çıkarmamıza imkân tanıyordu fakat modern teknoloji ile klasik istatistik metotlarının birleşmesi ile veri madenciliği yöntemleri ortaya çıkmıştır. Veri madenciliği yöntemleri ile artık birçok veri yığını arasından anlamlı veriyi tespit etmek, elde edilen anlamlı veriler ile karar destek sistemleri oluşturmak daha kolay bir hal almıştır Bu çalışmanın amacı veri madenciliği yöntemlerinin sağlık hizmetleri ile olan ilişkisine değinmektir. Hekimler adına karar verecek bir sistem, metot veya yöntem geliştirmek değildir. Sonuçta en iyi kararı hekimin kişisel gözlemleri ve tecrübesi oluşturmaktadır. Yoğun iş temposu ve veri karmaşası arasından hekime karar verme noktasında destek olacak akıllı bir sistem geliştirmek anlamında çalışmalar olacaktır. Bundan hareketle Yenidoğan Sepsis veri setine KNN Algoritması uygulanmış, toplam 128 Örnek içerisinde 121 örnek doğru sınıflandırılmıştır. KNN algoritmasının doğruluk oranı bu veri seti için %94.53 'dir. Yenidoğan Sepsis veri setine Naive Bayesian algoritması uygulanmış ve doğruluk oranı %93.73 olarak hesaplanmıştır.

Sağlık hizmetleriSepsisTıp+1
Aytaç Tekin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Video kanalı üzerinden çevrimiçi asenkron tutumlu inovasyon uygulaması

Bu çalışmada; YouTube platformunda beş yıl süren video içerik uygulaması, Tutumlu İnovasyon bakış açısı ile ele alınmıştır. Araştırmanın kuramsal boyutunun oluşturulmasında, ilk olarak araştırmayı temellendirme amacıyla konu ile ilgili literatür taranmış ve araştırmada veri toplama aracı olarak YouTube Analytics'ten yararlanılmıştır. Araştırmanın verileri; 180 farklı ülkeden elde edilmiştir. İlk olarak YouTube Analytics'ten elde edilen veriler analiz edilmiştir. Daha sonra bu veriler 12 özelliğin olduğu nominal tabloya dönüştürülerek Veri Madenciliği Yöntemi (weka programı) ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde Sınıflandırma Modeli ve Birliktelik Kuralı Modelinden yararlanılmıştır. Sınıflandırma Modelinde J48 algoritması kullanılarak sınıflandırmalar yapılmıştır. Yapılan sınıflandırmalar ROC Area değerine göre ele alınmıştır. Birliktelik Kuralı Modelinde Apriori algoritması kullanılarak destek ve güven değerlerine göre değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; beş yıl süren bu uygulama, Tutumlu İnovasyonun "daha az ile daha fazlasını daha çok insan için yapmak" olarak ifade edilen hedefine ulaştığı sonucu çıkmıştır. YouTube platformu; kişisel amaçlar için kullanıldığı gibi özel ve kamu kurumlarının rahatlıkla kullanabileceği, sürdürülebilir ve olumlu etkisi küresel olan günümüzün çok boyutlu platformlarından biri olarak görülmektedir.

VideoYouTubeİnovasyon
İdris Kızılboğa
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletmelerin dijital dönüşüm (endüstri 4.0) farkındalık ve algı düzeyinin değerlendirilmesi: Elazığ OSB örneği

Ülkelerin temel amaçlarının başında vatandaşlarının yaşam kalitelerini artırmak gelmektedir. Refah düzeyini artırmanın en önemli aracı ekonomik açıdan güçlü bir konuma gelmektir. Ülke ekonomilerini ayakta tutan temel unsur imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerdir. İşletmeler rekabetçi konumlarını korumak ve daha üst seviyelere çıkarabilmek için teknolojik yeniliklere önem vermelidir. Bu teknolojik yeniliklerin en önemli basamağını dijitalleşme oluşturmaktadır. İşletmeler açısından dijital dönüşüm, sadece kârlılığa yaptığı katkı nedeniyle değil aynı zamanda rekabet avantajı elde etmek için de kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, Elazığ Organize Sanayi Bölgesi içerisinde faaliyet gösteren işletmelerin, Dijital Dönüşüm (Endüstri 4.0) olarak adlandırılan yeni üretim modeli hakkındaki bilgi seviyelerini ölçmek ve mevcut alt yapılarının dijital dönüşüme ne kadar uygun olduğunu belirlemektir. Bununla birlikte üretimdeki teknolojik değişimin getireceği faydaların işletmeler tarafından ne kadar bilindiği konusu da araştırılmıştır. Elazığ Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren 9 farklı sektörden, 82 işletmeye hazırlanan anket uygulanmıştır. Anket sonucunda elde edilen değerler istatiksel araçlar ile analiz edilmiştir. Toplanan veriler üzerinde yapılan normallik analizi sonucunda verilerin normal dağılım göstermemesinden dolayı parametrik olmayan istatiksel yöntemler kullanılmıştır. Anketi oluşturan sürekli değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için Spearman korelasyon testi uygulanmıştır. Sürekli değişkenler ile kategorik değişkenler arasındaki ilişkiler ise Kruskall Wallis H ve Mann Whitney U testi ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, işletme yetkililerinin Endüstri 4.0 konusunda yetersiz bilgiye sahip oldukları ve Endüstri 4.0'a yönelik herhangi bir hedef ve amaçlarının bulunmadığı tespit edilmiştir. Endüstri 4.0'a genel yaklaşım ile Endüstri 4.0'a strateji ve organizasyon boyutunda yaklaşım arasında anlamlı ve güçlüye yakın bir korelasyon ilişkisi tespit edilmiştir. Şirketlerin müşteri sayısı, çalışan sayısı ve yıllık cirosuna göre Endüstri 4.0'a yaklaşımları arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmemiştir. Araştırma Elazığ Organize Sanayi Bölgesi'ndeki farklı sektörlerin Sanayide Dijitalleşme hazırlıklarını ve beklentilerini analiz edebilmek için yapılmış ilk çalışmadır.

Akıllı fabrikalarDönüşümElektronik dönüşüm+5
Serkan Metin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektronik ticaret sitelerinin nöropazarlama açısından EEG ve eye-tracking yöntemleri ile incelenmesi

Günümüzde, firmalar arası rekabetin artması e-ticaret sitelerinin hem kendi aralarında hem de tüketiciye karşı olan tutumlarını gözden geçirmeleri gerekliliğini zorunlu hale getirmiştir. Dışarıdan bakıldığında çok kolay görünen e-ticaret prosedürü; lojistik, stok, ödeme yöntemleri, tedarik yönetimi ve teslimat gibi birçok değişkenle birleştiğinde içerisinden çıkılmaz bir hale gelmektedir buna artan rekabet de eklenince tüketiciyi satın almaya ikna etme kısmında, bir takım düzenlemeler yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Artan rekabetle birlikte sayıları da gittikçe artan e-ticaret siteleri farklılaşma konusunda bazı sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunlar genelde tasarım ve pazarlama faktörlerinin gözardı edilmesinden kaynaklanmaktadır. Web sitesi tasarımlarında etkili bir pazarlama stratejisi oluşturup tüketicinin satın alma eğiliminde neleri tercih edeceğinin belirlenmesi için Nöropazarlama yöntemlerinin web siteleri tasarımında kullanılması gerekmektedir. Bu çalışma; Fırat Üniversitesi Pazarlama ve Nöropazarlama Araştırma Merkezi kapsamında yaş, cinsiyet, meslek, gelir düzeyi gibi demografik özellikleri bakımından farklı gruplardan oluşan 30 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada katılımcılara en çok tercih edilen otuz web sitesi içerisinden beş tanesi gösterilmiştir. Katılımcılar tarafından elektronik web sitelerinin etkinliği ve nasıl algılandığı elektro beyin grafisi (Electroencephalography-EEG) ve Eye-Tracking nörogörüntüleme teknikleriyle tespit edilmiştir.

ElektroensefalografiElektronik ticaretGöz izleme+4
Pınar Coşkun
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji geliştirme bölgesindeki şirketlerin etkinliğinin veri zarflama analizi ile değerlendirilmesi: Fırat Teknokent örneği

Teknolojideki hızlı değişim ve gelişimle ortaya çıkan rekabet, yenilik ve değişimi takip etmek yerine, yenilikleri üreten olmayı zorunlu hale getirmiştir. Bir ülkede yenilik üretiminin lokomotifi ise üniversitelerdir. Bu durumun farkına varan gelişmiş ülkeler, üniversite ve sanayilerini işbirliği içinde hareket ettirmektedir. Bu işbirliği sonucunda teknoloji ve katma değeri yüksek ürünler üreterek, bilgiyi ve teknolojiyi toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürmektedir. Bu faydaların elde edilebilmesi için üniversitelere gerekli desteğin verilmesi, teknoloji üretiminde üniversitelerin ön planda tutulması oldukça önemlidir. Teknokentler, üniversitelerde gelişen bilimin, sanayide kullanılabilecek teknolojiye dönüşmesine imkân sağlamaktadır. Aynı zamanda kuluçkalık, risk sermayesi fonları gibi araçlarla girişimciliği desteklemektedir. Yapılan bu çalışmada, Fırat Teknokentin de faaliyet gösteren şirketlerin etkinliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, Teknokent şirketlerinin daha etkin bir duruma gelmesi için yapılması gerekenler belirlenmeye çalışılmıştır. Şirketlerin etkinlik ölçümünde Veri Zarflama Analizi metodu kullanılmış, analiz sonucu elde edilen sonuçlar doğrultusunda toplam 47 şirketten etkin olmayan 28 şirketin etkinliğini arttırmaları için gerekli düzeltme çalışması da yapılmış, yapılan değerlendirme sonucunda firmaların daha etkin ve daha iyi duruma getirilmesi için gerekli öneriler geliştirilmiştir.

Mehmet Şerif Yeşilkaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

MEB yönetim bilgi sistemi olarak DYS uygulamalarının değerlendirilmesi

Eğitim kurumları bilgi teknolojilerini kullanma konusunda en son gelişmeleri yakından takip eden, teknolojik gelişmelere paralel olarak yeni ve güncel bilişim uygulamalarını bünyelerine taşıyan örgütler olmuşlardır. Ülkemizde de Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bu bahsedilen bilişim sistemi gelişimini yakından takip edebilme anlamında 2012 Ekim ayından itibaren Bakanlık merkez teşkilatında kullanılmaya başlanan Doküman Yönetim Sistemi 2017 Mayıs ayı itibari ile tüm MEB kurumlarında uygulanmaya başlamıştır. DYS, okul içi süreçlerin hızlandırılması, eğitimdeki gelişmeleri daha yakından takibini sağlama, özelliklede okul yönetiminin var olan iş yüklerini yönetimsel süreçler içerisinde kolaylaştırma ve hızlandırma adına geliştirilmiş bir yönetim bilgi sistemidir. Bu araştırmanın amacı; Elazığ ili merkez ilköğretim okullarındaki yöneticilerin Doküman Yönetim Sistemine ilişkin görüşlerini belirlemek ve sistemin bir değerlendirmesini yapmaktır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Doküman Yönetim Sistemine İlişkin Görüşler Anketi kullanılacaktır. Ankette katılımcıların Cinsiyet, Eğitim Durumu, Kıdem, Mesleki Görev gibi bilgilerinin istendiği bir kişisel bilgi formu ile toplamda 26 maddeden oluşan görüş formu yer almaktadır. Hazırlanan ölçeğin uygulanması aşamasında araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Elazığ il merkezinde bulunan ilköğretim kurumu yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini bu evren içerisinden tesadüfi olarak seçilen yöneticiler oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen verilerin statiksel analizleri için özel bir veri analizi paket programı kullanılacaktır. Verilerin çözümlenmesi için Levene Testi, Kruskall Wallis Testi,Mann-Whitney U Testi, frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma,"t-testi" ve Tek Yönlü Varyans Analizi testlerinin kullanılacak araştırmada, hata payı üst sınırı 0,05 olarak kabul edilmiştir. Bu araştırma sonucuna göre yöneticilerin DYS 'ye yönelik algıları belirlenip gerekli düzenlemelerin yapılması teşvik edilecektir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Yönetimi Bilgi Sistemi, DYS, Yönetim Bilgi Sistemleri

Yönetim bilgi sistemleri
Ayhan Güler
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi güvenliği açısından bir değerlendirme: E-devlet uygulamaları

e-Devlet günümüzde en sık kullanılan ve birey-devlet etkileşiminin verimli bir şekilde yürütülmesi için sıklıkla başvurulan bir sistemdir. Teknolojinin hızla gelişmesi, e-Devlet kullanımını yaygınlaştırmıştır. e-Devlet sistemleri yaşayan organizmalardır ve birçok modülden oluşurlar. Bu organizmayı sağlıklı bir şekilde yaşatabilmek ve maksimum seviyede verim sağlayabilmek sosyal bilimler ve fen bilimlerinin çalışma alanı haline gelmiştir. Sosyal bilimler açısında e-Devlet birey-birey, birey-kurum ve kurum-kurum ilişkilerinin efektif hale getirirken, toplumsal yaşamda bir çağın kapılarını aralamaktır ve bu çağ sayısal çağ olarak adlandırılmaktadır. Sağladığı toplumsal katkılarının yanı sıra teknik bir alt yapıya sahip olan e-Devletin bilgisayar bilimleri ve bilgi güvenliği açısından da ele alınması gerekmektedir. Çünkü mahrem veriler herkese açık bir ağda depolanmaktadır. Bu verilerin mahremiyetinin sağlanması günümüzün en önemli problemleri arasında yer almaktadır. Bu problemi çözebilmek için kriptoloji kullanılmaktadır. Kriptoloji temel olarak 3 ana dalda incelenmektedir. Bunlar gizli anahtarlı, açık anahtarlı ve anahtarsız şifreleme algoritmalarıdır. Temel olarak internet üzerinde güvenilir haberleşmenin ve bilgi alışverişinin sağlanması için üç ana dalda bulunan en güçlü algoritmaların bir araya gelmesiyle oluşturulan kriptolojik protokollerin kullanılması gerekmektedir. Bu nedenle e-Devlet sistemleri kriptolojik protokoller kullanarak fiziksel güvenliklerini sağlamaktadır. Ancak bireylerinde e-Devlet uygulamalarına güvenmeleri de gerekmektedir. Güven unsuru sağlandığında e-Devletin efektif kullanımı tam olarak sağlanabilmektedir. Bu nedenle bu tez çalışmasında hem Ortadoğu ülkelerinin e-Devlet kullanımı hem de gelişmiş ülkelerin e-Devlet kullanımı incelenmiştir. Gelişmiş ülkelerde sistemlere olan güven sağlandığı için e-Devlet uygulamaları her alanda kullanılmaktadır. Ancak gelişmekte olan veya siyasi istikrarın sağlanmadığı bölgelerde e-Devlet kullanımı yaygın değildir. Bu sebepten dolayı bu tez çalışmasında e-Devlet yapısı bilgi güvenliği açısından ele alınmıştır. Öncelikle e-Devlet tanımı ve e-Devlet bileşenleri tanımlanmıştır. Ardından e-Devlet bilgi güvenliği açısından ele alınmış ve bilgi güvenliğine bağlı bileşenlerden (kriptoloji, bilişim hukuku) bahsedilmiştir. Özetle, bu tez çalışmasıyla e-Devlet kavramı teknoloji ve bilgi yönetimi açısından kapsamlı olarak ele alınmıştır ve bilgi güvenliği hususları tartışılmıştır.

İlknur Tuncer
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilik yönetiminde temel kavramlar: Yenilikçilik, girişimcilik, yaratıcılık

Son zamanların en çok konuşulan kavramlarının başında yenilikçilik, girişimcilik, yaratıcılık geliyor. Bu terimlerin üretim odaklı toplumların gelişimine gösterdikleri katkı inkâr edilemez elbet. Girişimciliğin temelinde yatan ve fikir gelişimini sağlayan en önemli unsur olan yaratıcılık, kişilerin eğitim, sosyal, kültürel durumları ile yakından bağlantılıdır. Buradan yola çıkarak söyleye biliriz ki, yenilikçiliğin de temelinde bireyin karakteri, cesareti, her türlü farklı fikre açık olması ve içinde bulunduğu durumun şartlarının uygunluğu yatıyor. Tez çalışmamızın amacı bu 3 kavramın birbiriyle ilişkisini irdelemek, onlara farklı bakış açısıyla yorum katmaktır. Ana temel sorun taşra kültürünün çoğunlukta olduğu toplumumuzda her türlü yenilikçi değişime karşı önyargının hala mevcudiyetini sürdürmesi, bu nedenle ortaya çıkan yeni ve yaratıcı fikirlerin girişime dönüşememesidir. Güçlü ve teknoloji bazlı ekonomilerin (Batı ve Uzak Doğu ülkeleri) en önemli kriterlerinden birisi yaratıcı girişimcilik örneklerinin sayısının hızla artmasıdır. Anahtar Kelimeler: Yenilik Yönetimi, Yenilikçilik, Girişimcilik, Yaratıcılık

Ilaha Aghayeva
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Siber aylaklık davranışlarının bir kamu kurumu özelinde incelenmesi: Log analizine dayalı bir çalışma

Bu çalışma, işgörenlerin hangi siber aylaklık faaliyet/ davranışlarıyla ne kadar süreyle meşgul olduğunu etkin şekilde tespit etmek mümkün müdür?" sorusundan hareketle, işgörenlerin siber aylaklık olarak görülen web sitelerinde geçirdiği süreyi ve hangi kategorilere ne kadar zaman ayırdığını log analizi yoluyla tespit etmeyi ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda bir yönetim sorunun çözülmesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır. İstenen amacı gerçekleştirebilmek için bir kamu kurumuna ait güvenlik duvarı logları kullanılmıştır. Çalışmada kurumu tanılayacak herhangi bir bilgiye yer verilememektedir. İlgili kayıtlar, 2017 Eylül-2018 Eylül zaman aralığındaki bazı ayların bazı günlerini kapsamaktadır. Verilerin sınıflandırılıp filtrelenmesi ve sonuçların görüntülenmesi için C# ve MSSQL kullanılarak hazırlanan "SLog Analiz Yazılımı" adı verilen yazılım kullanılmıştır. Hipotezler, bu yazılımdan elde edilen hesaplama sonuçlarının aritmetik ortalaması alınarak test edilmiştir. Çalışma bulgularında: İş yoğunluğuna göre ortalama siber aylaklık sürelerinin farklılaştığı; İş yoğunluğuna göre tercih edilen siber aylaklık faaliyetlerinin değişmediği; ortalama siber aylaklık süresinin günlere göre küçük farklılıklarla da olsa değişim gösterdiği; ortalama siber aylaklık süresinin yine küçük farklılıklarla da olsa mesai saatlerinin farklı zaman dilimlerine göre farklılaştığı, en çok öğleden sonra 13.00-15.00 aralığının tercih edildiği; ortalama siber aylaklık süresinin birimlere göre farklılaştığı; siber aylaklık faaliyet türlerinin birimlere göre değişim göstermediği; iş karakteristiği farklı olan birimlerin -kullanıcı sayılarının da etkisiyle- ortalama siber aylaklık sürelerinin farklılaştığı ve bu sonuçlarda ortalama kullanıcı sayılarının etkili olduğu; merkez birimler ile taşra birimlerine ait ortalama siber aylaklık sürelerinin -kullanıcı sayılarının da etkisiyle- birbirinden farklı olduğu görülmüştür. Çalışma temel iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, siber aylaklık ve log yönetimine ait kavramsal çerçeve ortaya konmuştur. Siber aylaklık başlığında, siber aylaklığın tanımına, sınıflandırmalarına, nedenlerine, sonuçlarına ve yönetimine yer verilmiştir. Log yönetimi ise, log kavramı, log toplama, log kaynakları ve türleri, log dosyası formatları ve log yönetiminin önemi ve gerekliliği başlıkları altında sunulmuştur. İkinci bölümde, araştırmanın yöntemi ve bulguları bulunmaktadır. Araştırmanın önemi ve amacı, problemi, sınırlılıkları, metodolojisi ve hipotezler belirtilmiş, bulgular değerlendirilerek sonuç ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Siber Aylaklık, Sanal Kaytarma, Siber Aylaklık ve Log Analizi, Log Analizi

Seda İşgüzar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yapay sinir ağları metodu ile Türkiye tavukçuluk sektörü ihracattahmini uygulaması

Tavuk eti insan beslenmesi açısından değerli bir gıdadır. Ülkemizde etçi tavuk sektörü, son yıllarda ilerleme kaydederek dünyada önemli bir yere gelmiştir. Üretim, tüketim ve ihracat rakamlarına bakıldığında ülkemizin dünyada belli bir yere sahip olduğu ve giderek ön sıralara yerleştiği görülmektedir. Önümüzdeki yıllarda da tavuk ürünlerindeki üretim artışları devam edecektir. Ülkemiz açısından tavuk eti sektörü önem arz etmektedir. Çalışmada tavuk eti ihracat miktarı yapay sinir ağları yöntemi kullanılarak tahmin edilmiştir. Bu kapsamda yapay zekâ tabanlı çözümler araştırılmıştır. Çalışmada; öncelikli olarak tavuk eti sektöründe talebi etkileyen faktörler belirlenmiştir. Geliştirilen YSA modeli ile tahminin hata testleri yapılmış, elde edilen sonuçlara göre, modelin yaptığı tahminlerin güvenilir ve tutarlı olduğu tespit edilmiştir. Sinir ağlarının eğitiminde, ileri beslemeli geri yayılımlı ağ mimarisi kullanılmıştır. Yapılan hata testleri sonuçları, modelin yaptığı tahminin hata oranının düşük olduğu ve yapılan tahmin performansının yüksek olduğunu belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre tavuk eti ihracat tahmininde yapay sinir ağları metodunun geçerli ve güvenli sonuçlar ürettiğine kararı verilmiştir.

Kamil Abdullah Eşidir
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomi haberlerinin BİST 100 Endeksine etkisinin veri madenciliği ile incelenmesi

Bu tez çalışmasında BİST 100 borsa endeksindeki değişimler ile ulusal bazda yayımlanan haberler arasında bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Bu doğrultuda Dünya Gazetesinin resmi internet sitesi üzerinden 01.04.216 - 01.10.2016 tarihlerinde yayınlanan ekonomi haberleri kullanılmıştır. Haber metinleri kullanılarak elde edilen veri setine metin madenciliği yöntemleri uygulanmıştır. Oluşturulan veri seti çok büyük olup üzerinde işlem yapmayı zorlaştırmasından dolayı veri seti üzerinde bazı işlemler yapılarak veri boyutu küçültülmüştür. Öznitelik vektörleri oluşturulduktan sonra sınıflandrma işlemine tabi tutulmuştur. Sınıflandırma işlemini yapmanın temel amacı kelimelerin hangi gruba ait olduğunu belirlemektir. Kelimeler pozitif, negatif ve nötr olmak üzere 3 etikete sahiptir. Oluşturulan veri setlerine makine öğrenme algoritamaları uygulanmıştır. Bu uygulamanın sonucunda kelimelere hangi gruba ait olduklarını gösteren etiketler atanmıştır. Bu etiketlendirme sonucunda kelimeler Tf – Idf ağırlıklandırma yöntemleri uygulanarak kelimelerin ağırlık tablosu oluşturulmuştur. Bu tablodaki değer ve etiketlere bakılarak piyasanın durumu karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: BİST 100, Veri Madenciliği, Metin Madenciliği

Borsa İstanbulEkonomiEkonomi basını+7
Özlem Alpay
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim ve öğretimde uzaktan eğitim sistemleri ve gerekliliği: 2010-2016 dönemi lisansüstü çalışmalar analizi

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin, bilginin işlenmesinde yoğun şekilde kullanılmasının bir neticesi olarak bilgi çağı ve bilgi toplumu tanımları ortaya çıkmıştır. Bilginin akış hızı, özellikle geçen yüzyılın ortalarından itibaren bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaşanan değişim ve gelişim hızına paralel olarak artmış, bunun sonucunda eğitim kurumları aracılığıyla kazanılan bilgi ve beceriler kişiler için ileriki dönemlerde geçerliliğini ve yararlılığını yitirmiştir. Günümüzde geleneksel eğitim sistemi bilginin akış hızını yeterince yakalayamamakta ve farklı öğrenme biçimlerine sahip olan bireylere nitelikli ve uygun maliyetle hizmet verememektedir. Geleneksel eğitim sistemindeki bu sorun, kitlelere değişim hızında eğitim hizmeti götürerek sorunu çözüme kavuşturmayı amaçlayan yeni bir yapıyla aşılabilecektir. Bu yeni yapının oluşması da ancak ileri teknolojiye sahip araçları, eğitim amaçlı kullanmakla mümkün olacaktır. Teknolojide yaşanan hızlı değişimin neticesinde geleneksel eğitim sistemine sahip olan günümüz eğitim ve öğretim sistemi, teknolojinin kullanılması suretiyle yeni bir yöntem olan uzaktan eğitim sistemini de zorunlu kılmış ve böylece eğitim sistemine yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu bağlamda uzaktan eğitim sistemi; eğitim kurumlarındaki teknolojik gelişmelere, modern insanın kendini yenileme ihtiyacına cevap vermede, fırsat eşitliği sağlamada, uzaklığın eğitim almaya engel olabileceği durumlarda etkin kullanılmaktadır. Uzaktan eğitim sisteminin kullanılması, eğitim hizmetlerine ilişkin maliyetleri düşürmüş, daha fazla kişiye eğitim ve öğretim hizmeti sunma olanağını ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla maliyetlerin düşürülmesi ile ülke ekonomisine katkı sağlanırken daha fazla kişiye eğitim hizmeti sunulmak suretiyle eğitimli, kalifiyeli ve vasıflı işgücü oluşturulmuştur. Ancak geleneksel eğitim sistemde olduğu gibi uzaktan eğitim sisteminde de olumlu, olumsuz ve eksik birtakım unsurlar bulunmaktadır. Bu sistemin olumlu, olumsuz ve eksik yanlarını ortaya koyabilmek için Türkiye'de yapılmış olan lisansüstü çalışmalar ele alınıp değerlendirilmiş ve çalışmanın amacına ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın amacı, eğitim ve öğretimde uzaktan eğitim sistemleri ve gerekliliği göz önünde bulundurularak, 2010-2016 dönemi lisansüstü çalışmalarını analiz etmek ve değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de uzaktan eğitim ile ilgili 2010-2016 yılları arasında yapılmış 258 adet lisansüstü çalışma ele alınmıştır. Bu çalışmalardan 14 adet yüksek lisans ve 11 adet doktora tezi olmak üzere toplam 25 tez değerlendirilmiş ve çalışma bu doğrultuda yürütülmüştür.

Bilgi teknolojisiBilgisayar destekli eğitimEğitim sistemi+5
Sıdık Bulut
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Estimation of electric consumption of the firms operating in different sectors with machine learning algorithms

Firms or companies need to be able to draw a sustainable and effective roadmap and to estimate the electricity consumption amounts at the best level. The more successful the electricity consumption estimation is, the lower the cost of the companies. That's why it's so important in today's world. Accurate consumption estimating real-time imbalances will provide a competitive advantage with other retail sales companies. In this study, Machine Learning (ML) methods are proposed to make short-term consumption estimation and to test the accuracy of the methods, hourly consumption estimations of firms (companies) from various sectors in Turkey are made and the results are evaluated. Even if different methods perform well at different times, they cannot consistently perform the same. In this thesis study, we evaluate the results of mean absolute error (as performance measurement indicator) using Extreme Gradient Boosting Regression (XGBR) and Gradient Boosting Regression (GBR) methods and interpreted the results. The programming codes are written in Python programming language. It is observed that it is a suitable to use ML methods for the estimation of electricity consumption for future periods and similar studies.

Support policiesElectric consumptionMachine learning+3
Mert Ensari
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılım sektörü kritik başarı faktörlerinin AHS yöntemi ile karşılaştırılması

Oldukça geniş bir pazar alanına sahip olan yazılım sektöründe gerçekleştirilen her proje başarılı şekilde tamamlanarak müşteriye ulaşamamaktadır. Standish'in "KAOS" raporuna göre 2020 yılı itibari ile yazılım projelerinin %31'i başarı ile sonuçlanmasına rağmen %19'u başarısızlık ile sonuçlanırken %50'lik bölümünde ise proje için planlanan bütçe ve(ya) teslim zamanında aşımlarla karşılaşılmaktadır. Yazılım projelerinin başarılı olmasında önemli birçok faktör vardır. Kritik Başarı faktörleri (KBF) olarak tanımlanan bu faktörler yazılım sektörü için "İnsanlarla İlgili Faktörler", "Süreçle İlgili Faktörler" ve "Teknikle İlgili Faktörler" olmak üzere 3 ana kriter altında toplanmaktadır. Bu çalışmada Türkiye'deki yazılım mühendislerinin bu 3 ana kriterin altında olan Kritik Başarı Faktörlerine yönelik önceliklendirmelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Düzenlenen karşılaştırma çalışması sonucunda katılımcılardan elde edilen veriler Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) tekniği ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda literatürün aksine Türkiye'deki yazılım mühendislerinin teknikle ilgili faktörlerin proje başarısında diğer faktörler kadar önemli olduğunu değerlendirdikleri gözlemlenmiştir. Çalışmanın sonunda, gelecekte yapılacak akademik çalışmalar için literatüre önerilerde bulunulmuş ve ayrıca yazılım sektörüne yönelik öneriler sunulmuştur.

Mustafa Buğra Çiğdem
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Metaverse dünyasının üniversitelere entegrasyonu: Bir Delphi çalışması

Metaverse kavramı 1992 yılına dayansa da, son zamanlarda özellikle Facebook'un ismini Meta olarak değiştirmesi, Metaverse dünyasına dair tanımlamalar ve çalışmalar yapmasıyla bilinirliği artmış oldu. Günümüz ekonomik koşulları çerçevesinde, işletmeler fiziki alanlarla birlikte, sanal alanlarda da faaliyetlerini yürütmektedir. Dijitalleşmenin bir getirisi olarak birçok sektör kendi alanlarında bu değişime adapte olmaya başladı. Bunlardan biri de eğitim sektörüdür. Bu çalışmada Metaverse dünyasının üniversitelere entegrasyonu yakın çerçeveden incelenmiştir. Dünyada ne tür değişimler ve gelişimler olduğu, öncesindeki ve sonrasındaki süreç bir arada değerlendirilerek, üniversiteleri bu süreçte nelerin beklediği değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler ve izlenimler sonucunda, Türkiye'de ne tür gelişimlerin olduğu ve bundan sonrasında da Türkiye'deki üniversitelerin Metaverse dünyasına katılımları hakkında eksiklikler, durum değerlendirmesi ve geleceği hakkında da önerilerde bulunulmuştur. Yapılan çalışmada araştırma modeli olarak Delphi tekniği kullanılmıştır. Alanlarında uzman 77 akademisyenle ilk turda yapılan Delphi analizi, SWOT analiziyle birlikte ayrıntılandırılmış olup, ilk turda elde edilen bulgulardan anahtar kodlar elde edilmiştir. İkinci turda bu anahtar kodların beşli Likert tipi ölçme aracıyla akademisyenlere tekrar yönlendirmesi yapılmıştır. Sonuç olarak oldukça farklı tehdit ve fırsat potansiyeli olan Metaverse kavramı, üniversiteler açısından farklı tecrübeler ve eğitimde yeni bir işleyiş olanağı yaratacaktır.

Tenin Çolak
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of Turkish technology transfer offices' impact on local economic growth: A quantitative approach

As Schumpeter argues, societies are transitioning into a knowledge-based economic system where innovation is crucial for progress. The relation between innovation and economic development has become the focus of many scholars and policy-makers. With the growing number of studies and research on innovation and growth, the perspective on innovation which considered capital and high-skilled labor as only determinants of innovation, has faded. The innovation process includes commercialization of knowledge to create an economic value. Recent studies emphasize that innovation process relies on producing new knowledge as well as recombining existing knowledge. Therefore, it is essential to support knowledge sharing between actors within a knowledge-based economy to increase innovation creation. Literature identifies the main actors of a knowledge-based economy as university, industry, and government. To define the framework of our study, we follow the Triple Helix Model. The Triple Helix Model is a theoretical framework that models the interactions between these agents and the dynamics of a knowledge-based economy. The growing awareness on the transfer of technology in innovation ecosystems led universities to establish Technology Transfer Offices to mediate collaborations with industry. By bringing together academia and industry and acting as a knowledge broker, TTOs encourage technology transfer. Turkey started improving its innovation ecosystem to adapt to knowledge-based economy in late 1990s and started its technology transfer initiatives in early 2000s. As a part of these initiatives, many TTOs were established all around Turkey. This study focuses on the impact of Technology Transfer Offices on local economic growth at city-level. Since the conditions differ from city to city, we follow a two-way two-step Sys-GMM approach, a dynamic panel data analysis method, to identify the impact and to reach a generalizable result for Turkish innovation ecosystem. Our results indicate that there is a positive limited effect of TTOs.

Altay Oğulcan Dalkılıç
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
11
Master'sOpen AccessTR

Kültürel mirasın dijitalleştirilmesinde sanal gerçeklik teknolojilerinin rolü: pandemi döneminde farkındalık ve erişilebilirlik

Günümüzde teknolojinin kültürel mirasla kurduğu ilişki giderek derinleşmekte, sanal gerçeklik uygulamaları bu etkileşimin en yenilikçi örneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu araştırma, özellikle pandemi süreciyle ivme kazanan dijital dönüşüm bağlamında, sanal gerçekliğin kültürel mirasa erişim ve bu alandaki farkındalık üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma deseniyle yürütülen çalışmada, Ankara'daki çeşitli müze ortamlarında, yaş ve meslek açısından çeşitlilik gösteren 30 katılımcıyla yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiş; elde edilen veriler QDA Miner 2024 yazılımı aracılığıyla içerik analizi yöntemiyle incelenmiş ve temalar doğrultusunda sınıflandırılmıştır. Analiz sonuçları, sanal gerçeklik teknolojilerinin kültürel mirasa erişimi artırma, dijital koruma sağlama, farkındalık yaratma ve eğitim süreçlerini destekleme gibi alanlarda kayda değer imkânlar sunduğunu göstermiştir. Buna karşın, gerçek deneyim hissinin sınırlılığı, altyapı eksiklikleri, yüksek maliyetler ve görsel kaliteye dair yetersizlikler, teknolojinin kültürel alana tam anlamıyla entegre olmasını zorlaştıran başlıca engeller olarak öne çıkmaktadır. Katılımcıların aktardığı deneyimler, sanal gerçekliğin basit bir sunum aracından öte, kullanıcıyı içine çeken ve kültürel mirası yeniden hissettiren bir etkileşim ortamı sunduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda çalışma, sanal gerçeklik tabanlı uygulamaların teknik kadar içerik açısından da geliştirilmesinin, kültürel sürdürülebilirlik adına önemli bir adım olduğunu savunmaktadır.

Özge Akman
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yıkıcı teknolojilerin pazarlama alanında örgütsel benimsenmesini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi

Günümüzde dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte, yıkıcı teknolojilerin işletmelerin pazarlama stratejileri üzerindeki etkisi giderek daha belirleyici hale gelmektedir. Bu bağlamda, bu tez çalışması pazarlama alanında yıkıcı teknolojilerin örgütsel düzeyde benimsenmesini etkileyen faktörleri Teknoloji–Örgüt–Çevre (TOE) kuramsal çerçevesi doğrultusunda incelemekte ve bu faktörlerin göreli önemini belirlemek amacıyla Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) yöntemini uygulamaktadır. Dijital dönüşümün derinleştiği günümüz iş dünyasında, yıkıcı teknolojiler geleneksel pazarlama yaklaşımlarını köklü biçimde dönüştürmekte; bu dönüşüm, örgütler açısından hem stratejik fırsatlar hem de yönetilmesi gereken riskler ortaya çıkarmaktadır. Bu kapsamda, TOE modelinin teknolojik, örgütsel ve çevresel boyutları altında toplam 17 alt faktör sistematik biçimde tanımlanmış ve değerlendirilmiştir. AHP yöntemiyle gerçekleştirilen çok kriterli karar analizi sonucunda, "algılanan fayda", "teknolojik kalite" ve "sosyal baskılar" en yüksek öncelik derecesine sahip değişkenler olarak öne çıkmıştır. Boyutlar düzeyinde ise, teknoloji boyutu 0.469 ağırlıkla en baskın faktör grubu olarak belirlenmiş, onu örgütsel ve çevresel boyutlar izlemiştir. Elde edilen bulgular, pazarlama profesyonellerinin yıkıcı teknolojilerin benimsenmesinde özellikle teknolojik fayda beklentilerine ve dış çevreden kaynaklanan sosyal baskılara öncelik verdiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, TOE modelini AHP yöntemiyle entegre ederek mevcut literatürdeki teorik boşlukları sayısal analizle tamamlamakta; böylelikle hem kuramsal katkı sağlamakta hem de dijital dönüşüm sürecindeki işletmelere stratejik karar alma süreçlerinde yol gösterici bir çerçeve sunmaktadır.

Büşra Baykal
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Blok zincir teknolojisinin benimsenmesini etkileyen faktörler: güvenlik açısından ampirik bir çalışma

Bu tez çalışmasının amacı internet bankacılığı işlemlerinde blok zincir teknolojisinin kullanımına karşı kullanıcı niyetlerini etkileyen faktörleri belirlemektir. Çalışmada nicel araştırma yöntemleri takip edilmiş ve çevrimiçi uygulan anket ile veri toplanmıştır. Araştırma evrenini; Türkiye genelinde faaliyet gösteren bankaların müşterileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini internet bankacılığı kullanan basit tesadüfi yöntemle seçilen 356 kişiden oluşmaktadır. Toplanan veriler doğrulayıcı faktör ve Yapısal Eşitlik Modellemesi ile analiz edilerek yorumlanmıştır. Veriler dokuz faktör altında toplanmıştır: 'Davranışsal Niyet', 'Sosyal Normlar', 'Algılanan Fayda', 'Algılanan Güven', 'Algılanan Yenilikçilik', 'Algılanan Kullanım Kolaylığı', 'Bilgi Seviyesi', 'Algılanan Gizlilik' ve 'Algılanan Tatmin'. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre algılanan kullanım kolaylığı ile algılanan fayda ve davranışsal niyet arasında pozitif ilişki olduğu, algılanan fayda ile davranışsal niyet arasında pozitif ilişki olduğu, yenilikçilik ve algılanan fayda arasında pozitif ilişki olduğu, gizlilik ve fayda arasında pozitif ilişki olduğu, güven ve algılanan fayda arasında pozitif ilişki olduğu, sosyal norm faktörü ile algılanan fayda ve davranışsal niyet arasında pozitif ilişki olduğu, tatmin faktörü ile davranışsal niyet arasında pozitif ilişki olduğu son olarak bilgi seviyesi ile davranışsal niyet arasında pozitif ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İnternet, İnternet Bankacılığı, Blok Zincir, Teknoloji Kabul Modeli

Abdulkerim Oğuzhan Alkan
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji ediniminde kullanılan yöntemler: Türkiye, ABD, Almanya ve Çin karşılaştırması

Küreselleşen dünyada teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, firmaların rekabet koşullarına ayak uydurabilmesi git gide zorlaşmaktadır. Bu durum teknoloji yönetimini oldukça önemli bir hale getirmekte ve firmaların rekabet avantajını kaybetmemesi için uygulaması gereken yöntemler arasına sokmaktadır. Firmalar teknoloji yönetimini gerçekleştirmek için stratejilerine uygun kararları almak zorundadır. Bu nedenle yapılan çalışmada teknoloji yönetiminin alt dallarından biri olan teknoloji edinimi üzerinde durulmuştur. Kurum içi teknoloji edinim yöntemi firma dahilindeki AR-GE departmanlarının kurulması olarak belirtilmekte iken; kurum dışı edinim yöntemleri olarak ortak girişimler ile stratejik ittifaklar, AR-GE ortaklıkları, AR-GE sözleşmeleri, üniversite-sanayi iş birlikleri, konsorsiyumlar, birleşmeler ve şirket edinimi ve teknoloji lisanslamaları karşımıza çıkmaktadır. Teknoloji edinimi iç ve dış kanallar aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Türkiye ve seçili ülkelerde teknoloji ediniminin nasıl gerçekleştirildiği merak edilmektedir. Çalışmada Türkiye, ABD, Çin ve Almanya ile ilgili veriler tez içerisinde bahsedilmiş ortamlar aracılığıyla edinilmiştir. Elde edilen veriler yazın taramasının da desteği ile yorumlanmış ve grafikler ile desteklenmiştir. Elde edilen veriler sonucunda Türkiye'nin AR-GE harcamalarının GSYİH oranları, patent başvuruları ve birleşme ve devralmalar açısından ABD, Çin ve Almanya'nın oldukça gerisinde olduğuna ulaşılmıştır. ABD, Çin ve Almanya teknoloji edinim yöntemlerinin birçoğunu yoğun miktarda uygulayarak en çok teknoloji ihraç eden üç ülke olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda; Türkiye'deki teknoloji edinim yöntemlerinin geliştirilmesi ve arttırılması için neler yapılabileceği ile ilgili öneriler sunulmuştur.

İnci Saim Şahin
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

2017-2021 yılları arasında Türkiye'de patent ve faydalı model başvurularının mevcut durum analizleri

Küreselleşen dünyamızda bilgiye dayalı ekonomik ve bilişsel faaliyetlerin önem kazanmasıyla fikri ve sınai haklardan olan patentin önemi giderek artmaktadır. Bu durum da patentin uluslararası alanda anlaşmalarla standart bir biçimde incelenmesini gerekli kılmaktadır. Bu nedenle 1883 yılına uzanan ve Paris Sözleşmesi ile başlayan çok sayıda uluslararası anlaşma imzalanmıştır. Türkiye patent alanındaki anlaşmaların çoğuna üyedir ve 1995 yılından itibaren inceleme standartlarını dünya standartlarına çıkarmaya başlamıştır. Çalışmamızda 2017 yılında incelemesiz patentin kaldırılması ve Türk Patent ve Marka Kurumu'nun kurulmasının ardından dünya standartlarına ulaşan mevcut durumumuz 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarında Türkiye'de yapılan faydalı model ve patent başvuruları yıllara ve aylara göre incelenerek analiz edilmiştir. Araştırma evreni olarak Türk Patent'in internet sitesinden 10.01.2017'den 2021 yılı sonuna kadar elde edilen patent ve faydalı model başvuruları ve tescilleri verileri kullanılmıştır. Ayrıca 2019 yılının sonunda Çin'de başlayıp tüm dünyayı etkisi altına alan ve Türkiye'de 2020 yılının Mart ayında etkisini göstermeye başlayan Covid-19'un başvurulara olan etkisi grafikler çizilerek incelenmiş ve grafikler yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular kuramsal ve uygulamalı olarak sonuç kısmında tartışılmış ve değerlendirilmiştir.

COVID 19Faydalı modelin korunmasıPatentler
Gökçe Üstünsoy
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Döviz kuru tahmini için Türkçe tweetler ile twitter duygu analizi

In developing countries such as Turkey, foreign exchange rates are important in business and daily life decisions. It is important for decision-makers to predict exchange rates accurately and act within the scope of these predictions. Since exchange rates are complex and volatile, it is very difficult to accurately predict exchange rates, and many studies have been carried out in this context in the past. The newest trends in the literature are the research which are performed with machine learning methods. In this thesis study, it was aimed to determine whether more accurate predictions can be performed with the sentiment analysis method or not. Within the scope of the study, the value of Dollar, Sterling and Euro against Turkish Lira was predicted with sentiment analysis of more than 168,000 Tweets related to these exchange rates from Twitter. Sentiment analysis results and exchange rate values were analyzed by the support vector regression method. The time limits of the study were determined as 1 March 2022, starting from 1 November 2019, the beginning of the COVID-19 pandemic outbreak. In order to compare the results of the sentiment analysis method, the same data were predicted with support vector regression, naive forecasting and random walk models, and these data were compared with the values made by sentiment analysis. The results revealed that Twitter sentiment analysis increase the accuracy rate of exchange rate predictions and there is a positive and strong relationship between currency prices and negative Tweets, and there is a negative relationship between currency prices and positive tweets. Also, there is positive relation between number of Tweets posted and currency price.

Sentiment analysisForeign exchangeMachine learning+1
Yusuf Furkan Koç
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00